Sevgi ve İktidar İlişkisi

03 Mayıs 2016Sema Maraşlı53 Yorum »


b2c61285-faaa-4395-a626-051066faf75d“Horozu çok olan köyün sabahı geç olur.” (Atasözü)

SEVGİ ve İKTİDAR İLİŞKİSİ (“Huzur Bulalım Diye” kitabından)

Sevgi ve iktidar konusunda ülkemizde pek bir çalışma yapılmamış. Avrupa ülkelerinde aile kurumunun neredeyse bitmek üzerine olmasından dolayı evlilikler üzerine çok fazla araştırma ve çalışmalar yapılıyor. Uzun yıllar klinik psikolog olarak çalışan Dr. Michael Vincent Miller “Aşkta Terör” kitabında sevgi ve  iktidar konusu üzerinde uzun uzun duruyor. Şöyle diyor:

İktidar sözcüğünün varlığının açıkça kabul edilmesi sevgi ve demokrasi dışı bir şeymiş gibi görünüyor. İktidar zaten vardır, nasıl kullanılacağı önemli. Karı-koca arasında iktidar bölüşümünü korumanın en iyi yolu böyle bir iktidar bölüşümü olduğunu kabullenmektir. İnsanlar arası yakınlıkta iktidar da sevgi kadar rol oynuyor. Karar verme hakkı kimde? Bir ilişkide sevgi ve iktidarın birbirlerine oranlarını ayırt etmek ilişkinin sağlığı açısından önemlidir.

 “Yakın ilişkilerde insanlar arasında hep eşit olmayan iktidar dağılımı vardır. Eskiden iktidar gizli yürütülürdü. Günümüzde açık açık yürütülüyor. Günümüzde aşk, cinsellik, yakınlık ya da evliliği iktidarı aklımıza getirmeden düşünmemiz neredeyse olanaksız.

“Yakın ilişkilerde kaygı, çaresiz bir kurban ya da yardımsever bir diktatör olarak ortaya çıkıyor. İlişkinin kontrolünü ele geçirme savaşı aralarında mücadele başlatıyor. Çiftler iktidarı ele geçirmek için manevra yapıyor bazen şefkat kılıfında.

“Sevgi hakkında gereğinden fazla duygusallığa kapılmak, insanı saflığa ve bağımlılığa sürükler. İktidara sevgiyi unutacak kadar değer vermek de insanı yalnızlaştırır, paranoyaklaştırır… İktidar hayatın her alanında vardır. Siyasetten anne-baba-çocuk ilişkisine kadar… Karı ile koca arasındaki iktidar bölüşümünü korumanın en iyi yolu, böyle bir iktidar bölüşümü olduğunu yadsımaktır…”

Batılılar yıllarca savundukları kadın-erkek eşitliğinin kendilerine ne getirdiğini gördüler. Eşitlik davasının ortaya çıkardığı kadın-erkek arasındaki iktidar savaşlarının sonuçlarını gördükleri için artık insaf sahipleri gerçekleri göstermeye başladılar.”Herkes kendi cinsiyet rolünü yaşarsa mutlu olur.” diyorlar. Fakat feministlerden korktukları için şu safhaya gelemediler: “İktidar erkekçe bir şeydir, kadınlar erkeklerle mücadele  etmeyin, erkekler siz de iktidarı kadınlara bırakmayın, yoksa mutluluk yüzü göremezsiniz,” diyemiyorlar. “İki insanın ilişkisinde iktidar mutlaka vardır, bunu kimin alacağını konuşun, kabul edin.” diyebiliyorlar ancak.

Bizim güzel dinimiz bize bunu açık açık söylüyor.  “Erkekler, kadınlar üzerine kavvam (yönetici ve koruyucu) dırlar.” buyuruyor Rabbimiz Nisa suresi 34. âyet-i kerîmede. Eve bir reis tayin ediyor ve daha çıkmadan iktidar savaşlarının önüne geçiyor. Kadınlara da “Saliha, kadınlar gönülden itaatli, saygılıdırlar.” buyurarak evin reisine saygı şartı getiriyor. Sonuçta “İki aslan bir posta sığmaz.” Aynı çatının altında bir aslan olur. O da erkek olacak. Zira iktidar kadınca bir sorumluluk değil.

Yaratılan her varlığın bir görevi var. Herkes görevinin gereklerini yerine getirirse hayatta intizam olur uyum olur. Bir Gana atasözü var: “Tavuk günün doğduğunu bilir fakat horozun ağzına bakar.” Zira günün doğumunu duyurmak horozun işidir, tavuk sınırlarını ölçüsünü bilir ve horozu bekler, onun işine karışmaz. Zira tavuğun yaratılış amacı farklıdır.

Günümüzde kadınlar hem kendi cinsiyet özelliklerinin keyfini çıkarıp, hem de bir yandan erkeğin elindeki güçleri almaya çalışıyorlar. Kadınlar hem kadın hem erkek gücüne sahip olmak istiyorlar hem de gücünü sömürdükleri erkeklerle mutlu olmak istiyorlar. Böyle bir şey ise hiç mümkün değil.

Müslümanların bir kısmı dinimizin insan fıtratına uygun olan emirlerini feminizme uymuyor diye kabul etmek istemiyorlar. Hatta bazı dindar görünümlü kişiler, kadın-erkek eşitliğine uygun bulmadıkları sahih hadisleri dine uymuyor diye reddedip, hoşlanmadıkları hadislerin kitaplardan çıkarılmasını istiyorlar. Oysa dine uymayan, sahih olarak günümüze gelen hadis-i şerifler değil, kendi zihniyetleridir.  Cehaletleri ve sığ bakışlarından dolayı hadisleri anlamaktan âciz oldukları için kendiler dine uymayıp, dini kendilerine uydurmaya çalışıyorlar. Kafalarına göre yorumlamaya çalıştıkları âyetler ve inkar etmeye çalıştıkları sahih hadisler huzurun, muhabbetin reçeteleri. Ah bir de samimiyetle okuyabilseler. Zira “Din samimiyettir.” buyuruyor Sevgili Peygamberimiz.

 

 

Okunma Sayısı : 11.118

Yorum yapın

“Sevgi ve İktidar İlişkisi” için 53 Yorum

  1. emin diyor ki:

    benim iki önerim olacak öncelikle siteyi uzun zmandan beri takip ediyorum ve tavslye ediyorm

    birincisi yorum yaz kısmını en üste katın youtubedeki gibi yorum yapmak için 2 kilometre yol geldim

    diğeri artık kitaplardan alıntılar yapmayın biz zaten sizin bütün kitaplarınızı aldık, okuyoruz kitapların haricinde bilgiler istyorz sizden

    bir başka bir şey daha burda bütün yazıları bilgisayara tek bir rar dosyası olrak indirmek içn link katablirmsnz

  2. Abdullah Bir diyor ki:

    ÖN BİLGİLENDİRME ve AÇIKLAMA

    “Şayet ben bir insanın başka bir insana secde etmesini emredecek olsaydım, kadına, kocasına secde etmesini emrederdim.” [Tirmizî, Rada’ 10, (1159)].

    Dinimiz, Allah’tan başkasına secdeyi şiddetle yasaklamış ve haram kılmıştır. Ancak, Resulullah (Aleyhissalâtu Vesselâm) İslamî esaslara göre işleyecek, ailedeki kocanın hanımı karşısındaki hukukunun büyüklüğünü ifade etmek için böyle mübalağalı bir üslûba başvurmuştur.

    İslam’da âile dirliği kocanın hakimiyetine dayandırılmıştır. Ayet-i kerime, âilede erkeğin reisliğini esas kılmıştır, ama bunu nafaka temin etme sebebine bağlamıştır. Nafakanın temini itaati gerektiren bir hukuuda beraberinde getirmektedir.

    Ayet aynen (mealen) şöyle:

    “Erkekler kadınlar üzerine hâkimdirler. O sebeple ki, Allah onlardan kimini (erkekleri) kiminden (kadından) üstün kılmıştır. Bir de (erkekler kendi) mallarından infak etmektedirler. İyi kadınlar itaatli olanlardır…” (Nisa, 4/34)

    Aile dirliği büyük ölçüde itaate dayandığı için, itaat meselesi birçok hadiste tekrar tekrar ele alınarak teyid edilmiştir.

    Tirmizî yukarıdaki hadisi kaydettikten sonra bu mevzuda Mu’az İbnu Cebel, Sürâka İbnu Mâlik, Hz. Aişe, İbnu Abbâs, Abdullah İbnu Ebi Evfâ, Talk İbnu Ali, Ümmü Seleme, Enes ve İbnu Ömer (radıyallahu anhüm ecmâîn)’den de rivayetler olduğunu belirtir.

    Bunlardan birisi şöyledir.

    “Mu’az İbnu Cebel (radıyallahu anh) Şam’dan dönmüştü, Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)’a secde etti.

    “Ey Muaz bu da ne?” diye sorunca:

    “Şam’a gitmiştim. Orada insanların piskopos ve patriklerine secde ettiklerini gördüm. Bunu sana yapmak, içimden geçti.” dedi. Bunu işiten Efendimiz:

    “Sakın bunu yapmayın. Eğer ben bir kimsenin Allah’tan başka birine secde etmesini emretseydim, kadına, kocasına secde etmesini emrederdim. Muhammed’in nefsi kudret elinde olan Zât’a yemin ederim, kadın kocasına olan hakkını eda etmedikçe Rabbine olan hakkını eda edemez. Kocası, nefsini taleb etse, kadın havid (deve semeri) üzerinde bile olsa bunu men edemez.”

    Bir başka hadisinde Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

    “Hangi kadın, kocası kendisinden razı olarak vefat ederse, cennete girer.” [Tirmizî, Radâ 10, (1161)]

    “Şayet kocasının vücudu baştan ayağa iltihapla dolu olsa ve kadın onu dili ile yalasa, yine de kocasının hakkını ödeyemez.”

    “Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in kızlarından birisi, kendisini döven kocasını şikayet için geldi. Resülullah (sav) kızına buyurdu ki;

    “Ey kızım! Kocana ve evine dön! Kadın, kocasının sevdiği şeyi, beli bükülene kadar bile olsa, yerine getirmedikçe saliha bir hanım olamaz. Şayet siyah bir dağı, kızıl bir dağa taşımasını emretse, ona itaat edip yapman gerekir. Eğer ben bir kimsenin diğer bir kimseye secde etmesini emretseydim, kadının kocasına secde etmesini emrederdim.”

    Husayn Bin Mihsan dedi ki; “Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem halama buyurdu ki;

    “Kocan var mı?” o da “evet” dedi. Bunun üzerine şöyle buyurdu; “Kocanın katındaki dereceni gözet. Zira o senin cennetin veya cehennemindir.”

    Aişe radıyallahu anha dedi ki; “Kadın için kocası, Allah’ın halifesidir. Kocası ondan razı olursa, Allah da ondan razı olur. Kocasını kızdırırsa, Allah ve melekleri de ona gazab ederler.”

    “İbni Mes’ud ve Aişe radıyallahu anhuma’dan rivayet edildiğine göre her ikisi de dediler ki;

    “Kocanın, karısı üzerindeki haklarından bazıları şunlardır; kocasına yatak hususunda uyumluluk göstermesi, onu kızdırmaktan kaçınması, razı olduğu hususları gözetmesi, onun kazancında tutumlu davranması, emrine isyan etmemesi ve iffetini muhafaza etmesidir. Böyle yaptığı takdirde kocasıyla beraber cennette olur.”

    Abdulaziz Bin Ravvad’den; Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki; “Şu üç kişinin amellerini Allah kabul etmez; kocası kendisine kızgın olduğu halde akşamı eden kadın, cemaat istemediği halde onlara imam olan kimse ve efendisine dönünceye kadar, firar etmiş köle.”

    Amr Bin el Haris’ten; Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki; “Mü’min bir kimseye karısı eza verdiği zaman Hur-il Iyn’den olan zevceleri ona şöyle derler; “Sana yazıklar olsun! Ona niçin eza ediyorsun? O senin yanında bir emanet olup, bizim yanımıza gelmesi yakındır.”

    Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem, ashabından bir cemaat ile otururken, Ensar’dan Esma (binti Yezid) isimli bir kadın gelerek selam verdi ve dedi ki; “Ey Allah’ın Rasulü! Ben, benim gibi düşünen Müslüman kadınlar cemaatinin sözcüsüyüm. Şüphesiz Allah Teala seni kadın ve erkek bütün insanlara gönderdi. Sana iman edip sana uyduk ve sana indirilmiş olan (Kur’an’ı) tasdik ettik. Sonra, şüphesiz, Allah Teala, erkekleri farklı meziyetler ile kadınlar üzerine daha üstün kılmıştır. Sizler cum’a ve cemaate katılıyor, hasta ziyaretinde bulunuyor, cenazeye katılıyor, hac ve umre yapıyor, Allah yolunda nöbet tutup cihad ediyorsunuz. Ya biz kadınlar? Çocuklarınızı büyütüyoruz, şehvetlerinizi gideriyoruz, evlerinizi bekliyoruz, çocuklarınızı terbiye ediyoruz, elbiselerinizi dikiyoruz, namahrem erkekler ile konuşmuyoruz. Bizim ulaşacağımız ecir nedir ey Allah’ın Rasulü?”
    Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem ashabına döndü ve buyurdu ki; “Siz hiç bu kadın gibi güzel konuşma yapabileni işittiniz mi? Kim bu?” Dediler ki; “Seni peygamber olarak gönderene yemin ederiz ki, hayır ey Allah’ın Rasulü! Biz, kadınların buna akıl erdirebileceğini tahmin etmezdik. Onu tanımıyoruz. (tepeden tırnağa örtülü olduğu için tanıyamadılar.)”
    Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem sonra kadına dönüp buyurdu ki; “Ey kadın! Kavmine dön ve o kadınlara bildir ki, Müslüman bir kadın, kocasını güzel bir muamele ile karşılarsa ve kocasını günün bir saatinde hoşnud ve razı ederse, bu, cihada, nöbete, hacca, umreye, cenazeye katılmaya, hasta ziyaretine, Cuma’ya ve cemaate katılmaya bedel sevap kazandırır. İşte kadınların ulaşacağı ecir de budur.”
    O Esma isimli kadın sevincinden tehlil ve tekbirler getirerek oradan ayrıldı. Sonra Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki; “Kadın ile kocası, baş ile vücud gibidir. Koca baş mesabesindedir. Nasıl ki, başsız vücutta hayır yoksa, kocası olmayan kadında da hayır yoktur.”

    Câbir’in bir rivayeti şöyle:

    “Üç kişinin namazı kabul edilmez ve hiçbir hayırları semaya yükseltilmez:

    * Geri dönünceye kadar, kaçan köle;

    * Ayılıncaya kadar, sarhoş;

    * Râzı edinceye kadar, kocasını darıltan kadın.”

    Yukarıda KOCA HAKKI, HUKUKU, ÜSTÜNLÜĞÜ, DEĞERİ, KOCA RIZASININ ÖNEMİ konularında yukarıda bazılarını verdiğimiz HADİS ve Hz. Resulullah’ın huzurunda ki YAŞANMIŞLIKLAR’a RAĞMEN hala birilerinin söyleyecek sözlerinin ve insanların yüzüne bakacak yüzlerinin olması ne kadar ACI ve KÖTÜ bir sey…

  3. Abdullah Bir diyor ki:

    Meselullezîne hummilût tevrâte summe lem yahmilûhâ ke meselil hımâri yahmilu esfârâ(esfâren), bi’se meselul kavmillezîne kezzebû bi âyâtillâh(âyâtillâhi), vallâhu lâ yehdîl kavmez zâlimîn(zâlimîne)
    (Cuma-5)

    Eşşeği YAR’dan UÇURAN (uçurumdan düşüren, düşmesine sebep olan) bir Tutam OT’dur…

    Bir tutam dünyalık ot (para, kazanç, kar, yıyecek, fayda, ene, enaniyet, haklılık, makam, şan, söhret vb) yüzünden ebedi hayatını satan EŞŞEK’lere yazıklar olsun.

    Onların varacakları (ulaşacakları, gidecekleri yer, karşılaşacakları son, muhtap olacakları sonuç vb) yer GAYYA* KUYUSU’ndan başka bir yer değildir.

    *(Cehennemin dibi, pisliklerin toplandığı en alt tabakası)

    Ateşiniz bol olsun Kitap Yüklü CEHENNEM EŞEKLERİ

    Ayetin Meali;

    “Tevrat’la yükümlü tutulup da onunla amel etmeyenlerin durumu, ciltlerle kitap taşıyan eşeğin durumu gibidir. Allah’ın âyetlerini inkâr eden topluluğun hâli ne kötüdür! Allah, zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.”
    (Kuran Cuma suresi 5.Ayet Diyanet tefsiri)

  4. Gulpembe diyor ki:

    “.. Iste bu gibi ayetler…islamda Adalet ve esitligi ve kadinlara verilen hurriyetin ne kadar genis oldugunu isbat eder. Cunku islamiyette kadin bosanma hakkinda erkekle esit oldugu gibi Kari- koca arasinda gecen muamelelerde , kadinlar erkeklerden daha Fazla haklara sahiptirler. Zira kadinin ev, yeme, Icme sair butun ihtiyaclarinin teminj kocaya vaciptir, koca daima kadina karsi borcludur…

    “Binaaleyh kadin alacakli , ( gulpembenin notu: buraya dikkat!)kocasinin ise butun zorluklara karsi kadindan istedigi; yalniz nefsini tatmin etmesi, sehvet atesini sondurmesi , supheden uzak kalmal icin ortunmesi, ve evini korumasidir. Diger hususlarda kadin, erkekle ESITTIR. ”
    Kaynak: Ruhul furkan, tefsiri, sirac kitabevi,sy.700)

    • mümine diyor ki:

      Kadın ve erkek nasıl eşitmiş diğer konularda?
      mirasta mı?
      çok evlilikte mi?
      yoksa erkeğe farz olan cihadta mı?
      Eşitlik yok farklılıklar var.bu farklılıkların getirdiği haklar var.hâlâ eşitlik sevdasında avutun kendinizi.
      Tefsir ettiğiniz ayeti yazsaydınız da bizde bilgilenseydik :)

      • Gulpembe diyor ki:

        Sonra da bana okuma bilmiyosunuz dediniz diye hayiflaniyosuz ama hadi dikkatsizlik diyeyim bu sefer:) hanfendi konumuz kari- koca hukuku , Miras ve cihad( ki kadina da farzdir cihat, miras ayetlerini de incelerseniz kadin kiz, hanim ve anne olarak toplamda erkekten daha avantajli ve cok alir) su an icin konumuz degil.
        meal kurani kerim in kendisi degildir; insan emegi hatali ve eksik bir yazimdir. Tefsir de ise detayli olarak farkli gorus yaklasimlari icerir. ” iste bu gibi ayetler” diye baslayan baslayan alinti yazi bakara 287 bosanma ayetin in icerisinde Kari-koca hakkiyla ilgili hadis ve ayetleri acillamallariyla sunulduktan sonraki ozet kismidir ki hapsini buraya alamayacagima gore lutfen acip okuyun. Hicbir tefsir kitabinda buna tezat bisey bulamazsiniz zaten..

        Kavvami konustugumuz ayette ise pekcok meal dahi ” allaha itaatkardirlar” olarak cevirir. Arkasindan ise ” allahin koridiculous gibi ifadesi geliyor , bu ne demek sizce? Allah neyi korudu , kadindan da neyi korumasini istiyor olabilir ? Ayet hic gizli kapali bir Anlam icermiyor resmen kadinin namusu ve erkegin onurunun muhafazasi emri uzere gelmis, sonra bu konuda supheli tavirlara giren kadinlar icin uygulanacak metodlari siralamis . Allah bir kulunu diger kulunun insiyatifine birakmaz. Bu kuran ahlakidir. Dolayisiyla bizim dedigimiz siz kabul etmeseniz de zaten saglikli evliliklerde pratik boyle gelisiyor-Kari kocanin soz hakki esitligi vardir. Evlilik haklar bazinda bir anlasmadir . Ayette ” kadinlarla iyi gecinin ” emri vardir. Hadisde ” kadinlara guzel davranmaktan baska yolunuz yok. Cirkin bir is ( iffetsizlik) islemeleri haric. Tabiki guzel gecim icin kadina da ayni tavsiyeler var. evlilik cok guzel birsey oturup bunlari konusmamiz ne kayip! Sordunuz cevap verdim, hicbir ilmi delil getirmeden polemige dokmeye kalkarsaniz size yardimci olamiycam.
        Selam ve dua..

        • Süleyman diyor ki:

          Bakara suresi 286 ayet değil mi? Hangi 287 den bahsediyorsunuz? Kusura bakmayın gülpembe hanım ama ne Zaman böyle konular geçse siz okumalarınızdan ve çevirilerin farklı anlamlarından bahsederek farkında olarak veya olmayarak bir baskı kuruyorsunuz. şu kelime diyorsunuz ayette öyle bir kelime geçmiyor. Bakara 287 diyorsunuz Bakara süresi 287. Ayet yok. Birde modern dünyanın getirdiği şu herşeyde eşitlik, müthiş eşitlik kafasını bırakın artık. Allah kimine bazı nimetleri daha fazla veriyor. Onun karşılığını da soruyor.

          Buyrun Feyzül Furkan açıklamalı Meali Nisa Süresi 34. Ayet’in kısa açıklaması:

          İslâm’da olduğu gibi dünya genelinde aile reisliği, maddî ve mânevî nitelikleri ve ekonomik avantajları dolayısıyla, istisnalar dışında erkeğe verilmiştir. Ailede görevleri bakımından erkek ve kadınların ayrı ayrı sorumlulukları, birbirine karşı hak ve vazifeleri vardır. Birinin diğerine karşı saygısızlık ve serkeşlik etme, ezme ve eziyet etme hakkı yoktur. Aile sevgi, saygı ve müslümanca yaşamakla huzur bulur ve devam eder.

          • mümine diyor ki:

            Süleyman bey benden önce cevabı vermiş:)
            Amnerrasülü diye okuduğumuz ayetler ile son buluyor (285/286bakara )
            Avrupa’da yapılan bir araştırmada erkek ve kadın deneklere, trende bir yaşlı adamla bir zenci adamın kavgasını karikatürize eden bir resim gösteriliyor. Daha sonra deneklere bu resimde bıçağın kimin elinde olduğu soruluyor. Kadınlar hissi davranıp yanılarak bıçağın zencide olduğunu söylerken, erkekler yaşlı adamda olduğunu söylüyorlar. Resimde bıçak, gerçekten yaşlı adamın elindedir. Bu örnekte, İslam’ın kadına şahitlik konusunda yarım pay verilişinin hikmeti görülüyor

            Ayet ve hadisler, kadının idareciliğine açık bir kapı bırakmamıştır. Kadınlar; hislerine yenik düşmeleri, erkeklerin sahip olduğu idrak, fikir ve düşünceye sahip olamayışları, şefkat ve vicdan konularında erkeklerden farklı oluşları sebebiyle aklen de lider olamazlar. Bu sebepleAllah erkeği
            kadının üzerinde koruyucu, yönetici ,söz sahibi yapmıştır.

          • Gulpembe diyor ki:

            Bakara 237. Ayeti kerimesi, yanlis yazilmis. Bosanma ayeti diye belirtmistim, cikarsayabilmeliydiniz.
            Yazdiklariniza aykiri degil, tamamlayici seyler soyledim. Farkli dilleri konusuyoruz sanirim..

          • Gulpembe diyor ki:

            Mumine hn.
            size katilmiyorum tecrube, gozlemlerim ve hayat sizi yalanliyor, bilimsel diye sigindiginiz o makalelerde cok rahat gozlerindeki beyinden gelen ozel genlerle mavi gozlulerin daha zeki; kivircik saclilarin hiperaktif oldugunu okuyabilirsiniz. Daha dune kadar beynin hafif olmasi daha az zekaya isaret ediyordu. Bugun tum bunlar curutuldu ve kabul gormuyor.
            Bu onyargi ve bilimdisi konusmalariniz icin keyfinize gore ayetleri one surmeyin. Ayet hz.belkis in iktidarindan bahsederken onun hukumdarligini over, ama bir kadin olarak kendiniizi nasil bu kadar yerer ve acimasiz olursunuz , bu hurafeleri benimsersinizs bunu bilemiyorum.,Allah yardimciniz olsun, size artik yazmak icimden gelmiyor nedense…

          • Gulpembe diyor ki:

            Hanefiler 1200 yil once en kanli savaslarin oldugu kadinlarin hala kole yapilip eski cahiliyedeki erkek adetlerinin geri geldigi donemde bile kadin devlet baskanligi yapabilir demislerken 22.yuzyilda boyle bir zihniyeti anlamam mumkun degil. cok Sasirdim hic degilse kendi kuruntularinizi islam zamnetmeyin, sizin sorununuz bu. Bu cehalette feminiznin diger kardesi. Cunku kadina boyle ikinci sinif bakislar kadin cinayetkerini de toplundaki ahlaksizlijlari da arttiracak, bu da feminizmin daha cok gundeme gelmesi ve hakkindan fazlasini somurmesine yardimci olacak.

          • mümine diyor ki:

            Gülpembe hanım
            yazmış olduğum makaleden kadınlar geri zekalıdır söylemini mi çıkardınıyüklenilmiş.ümü kadına hakaret olarak algılıyorsunuz buna anlam veremedim.

            arastırma kadınların olaylara duygusal yaklaştığını bir kez daha kanıtlamış.tabi sôyle bir durumda var bugün kanıtladığını yarın ,çüretebilir de bu bir şeyi değiştirmez.doktorlarda bugün yiyin sağlıklı dedikleri yiyecekleri ,daha sonra bu sağlıksız deyip kendi tezlerini çürütürler:)
            gerçek olan islamın bakışı. kadının şahitliğini değiştirmez1erkeğin şahitliği kabul görürken 2 kadının şahitliği aranıyor.bunu ben değil Allah
            İstiyor
            Hz.Belkıs kur anda “sebe melikesi ” diye geçer.
            Hz.Süleyman Sebe krallığına son verdiği ve yönetimi ve İdareyi devraldığı içinde O ülkenin yönetim şeklini (tahtı) değiştirin demiş ve ardından melikeye bu konuda bilgi verilmiş ve oranın yönetim şekli bilinmediği içinde Melikeye senin de Tahtın yani yönetim şeklin buna benziyor mu deyince melikede evet bizimde şura yönetimimiz var ve bizde tek başımıza emir vermeyiz ve ihtiyarlar heyeti var demiştir. Ayetleri okurken de Melikenin savaş kararında ve her konuda Şuraya danıştığını ve onlara danışmadan karar vermediği ayette de geçiyor.

            Siz kabul etmezseniz bile Allah kadının yönetici olmasını istemiyor.bu vasıflar erkeğe yüklenilmiş.peygamberlik,hilafet,imamet erkeğe atfedilmiştir

          • mümine diyor ki:

            Kadınlar ikinci sınıf insan değildir.erkeklerin ve kadınların konumu farklıdır. Kadın islamda değerlidir, İslam sancağını taşır.bu taşıdığı sancağın hakkını vermek içinde mücadele eder/etmelidirde .ama bunu erkeğe savaş açarak değil yanında arkasında ( asla önünde degil)saf tutarak yapmalı siz bunu anlayamıyorsunuz.Kadın değerlidir. biz değerli olanı saklarız zarar görmesin diye işte Allah kadın zarar görmesin diye tesettürü emretmiştir.yine kadın zarar görmesin diye ahzap33 indirilmiş.yine kadına annelik ile cennet kapıları acilmistir.

            Kadından istenen evini cennet bahçesine çevirmek Salih ve Saliha evlatlar yetiştirmektir.kadına yüklenen ömür boyu süren öğretmenlik anneliktir.kur anın bize övdüğü Saliha kadın olmaktır.

            Bu yazdıklarımdan da kadın yerdiğim sonucunu cikaracaksaniz.sizin için yapabilecek bir şey yok.

          • mümine diyor ki:

            Bu arada kadın cinayetleri kadınlrın esitlik söyleminden sonra ayyuka çıkmaya başlamıştır. Ahlaksızlıklar da kadinlarla erkeklerin aynı ortamda bulunmalarından,çalışmalarından ötürü artış göstermektedir.medyanında katkısı eğitim sisteminin karma olması da bu işin cabası.
            Sonuç olarak islamdan uzak hayat yaşanırsa daha çok 2.sayfa haberleri görür ,şahit oluruz.

      • Gulpembe diyor ki:

        Cihad ve Miras konusu kafanizi karistirmasin diye not duseyim; cihad, Allah ve kulu arasina giren seyleri kaldirmaktir; mal, can, ilim , nefs ile yapilir. Sadece savasmak anlamina gelmez ki savas kucuk cihaddir ve duruma gore farzi kifaye olur. Gunumuzde sosyal ve ekonomik sebeplerden sahicilik ve samimiyeti bozuldugu icin en etkili yol degildir. Detay icin ” genc doku/ kadin mucahide” makalesine bakiniz.
        Miras konusunda dedigimiz gibi kadin hayattaki diger es, anne, kiz cocugu olarak toplamda erkekten daha faZla hisse almis olur. Hesaplamlar icin bakiniz: Ali ihsan s.karamanli/ kuran ve modern hukuk.

        • nurdan diyor ki:

          Gülpembe Hanım, farklı fikirlerin korkulmadan söylenemediği bugünlerde, üslubu bozmadan ve eleştirilere rağmen konunun üzerine gittiğiniz için sizi kutluyorum. Her sözünüzü kabul ve red etmiyorum ama ufkumu açtığınızı söylemem gerek. Sadece, bazen hızlı dalıyorsunuz yazmaya, yanlışlıklar yapıyorsunuz, bu da güvensizliğe ve önyargıya yol açabiliyor.
          Sema Hanımı çok seviyoruz fakat onun da her söylediğini mutlak doğru kabul etmemek gerek. Onun da kaynağı Kuran ve sünnet, ondan da Allah razı olsun ama sırf o diyor ve hoşumuza gidiyor diye farklı düşüncelere kapalı olmamalıyız bence. En azından, şu da ne diyor diye düşünebilmeliyiz. Bir insan çevresinde ne tip insanlar varsa, kimlerle muhatapsa, kimlerin yolunda yürüyorsa, kimleri dinliyorsa ufku o kadardır. Muhatap olmadıklarının, kendiyle muhatap olmayanların, kendini ifade etmeyenlerin düşüncelerinden istifade edemez.
          Bugün bekar bir arkadaşıma bu siteden bahsettim. Faydalanabileceğini söyledim. İlgisini çeken bir kaç konuya baktı, yorumlara göz attı, sonra dedi ki: ”Herhalde hep problemli insanlar birleşmiş, bu sitede yorum yapıyorlar. Benim psikolojim bunların ruh halini kaldırmaz.”
          Bense her ortamdan ihtiyacımı karşılayacak özü süzen biriyim.
          Sizin düşüncelerinizi beğenmeyenler var, dikkat ediyorum, acımasızca eleştiriyorlar. Üzülüyorum. Keşke tüm düşüncelerinizi tümden reddetmeseler. Çünkü Allah kullarını tek tip yaratmamış. Genel olarak zor şartlarda sabretmekle, geniş imkanlarda ise şükür eda etmekle mükellefiz fakat hayat tekdüze değil. Başımıza gelenler aynıyla kitaplarda yazmıyor. Aynı imtihanları farklı kurgularla yaşıyoruz. Bazen birkaç imtihanı iç içe yaşıyoruz. Çoğu zaman da imtihanı başaramamaktan korkup mücadeleyi tamamen bırakıyoruz. Boşanmak gibi. intihar gibi.
          Allahın kanunları zaman ve mekan üstüdür. Bunu herkes idrak edemez. Günümüzde sadece Kurandan ”anladıkları” ile konuşanları ve yaşayanları da hoş görmek gerek.
          Kuranı Allah yaratmış. Allah ise bizi yaratıp 14asır önce indirdiği Kuranla başbaşa bırakıp haşa bizi terketmiş değil. Her an alemi yenilemekte, tazelemekte, rızık dağıtmakta, dualara cevap vermekte. Bizim her halimizi bilmekte ve kaydetmekte.
          Kuran başucu kitabımız, hayatı yaşama-ömür sermayesini kullanma rehberimiz, yolumuzu aydınlatan fenerimiz. O yolu verense Allah ve yaşamın içinde Allahın rızasını arıyoruz. Bilemeyiz ki Onun rızası hangi taşın altında? Belki yumuşak huyumuzla, belki sabrımızla, belki haksızlıklara baş kaldırmamızla topluyoruz jokerleri.
          Ben bir şeyi kesin biliyorsam, o da hiç bir şeyi kesin olarak bilmediğimdir.
          Sema Maraşlıdan, kestirip atmadan sizinle münazaraya devam etmesini beklerdim.
          Acımasız dediğim eleştirilerde dayanamadığım şey, kesinlik ifade eden ifadeler. Kuran alime de, cahile de, kadına da erkeğe de, yaşlıya da gence de, evliye de bekara da hitap eder. Burdaki yorumcuların çoğuysa her kadını Sema Maraşlı yapmak istiyor.
          İnsaf…

          • gulpembe diyor ki:

            nurdan hanim, kibar yorumunuz icin tesekkur ederim.

            mobil bir hayatin icinden bilgisayarin basina gecme firsatim pek olmuyor, yorumlarimi ya yemek yaparken yahut parkta cocuklarin peslerinden kostururken yaziyorum, bu da imla ve anlam hatalari yapmama sebep olabiliyor ama boyle olsa da muhatabimin anlayisina, en fazla da iyi niyetine guveniyorum. karsimda sartlanmis, ogrenmeye kapali, tekfirci yahut saldirgan uslub buldugumda yine kirilmiyorum,kabin icindekiymis disina sizan;bazilari cocuksu bazilari icindeki acidan dolayi karsisindakini acitmak isteyen insanlar olabiliyor,bunu anliyorum ve sahsi algilamiyorum.mesela bende burda bir beye “esiniz sizi sevmemis ..”diye baslayan yorumumdan sonra eski esde olsa sevilmedigini duymak onu incitmis,grurunu kirmis olabilir mi diye uzuldum ,cunku yorumu bir kere okuyup sicagi sicagina cevap yazinca herzaman dogru kelimeleri secemiyorsunuz.

            bizde din baski ve korkutma araci goruldugu icin karsindaki insani, ayeti kerimeyi kendi algisina gore yorumlayarak dize getirmeye calisan insanlar oluyor. ben insanlara ,duygularini bastirmayi degil onlari yonetmeyi ogretmekten yanayim. kadin ve erkek birbirlerine saygili ve itaatkar olmak durumunda. gecen gun esim kari-koca turkiyeli musterisine ev gosteriyor, kadin epeyce onlari dinledikten sonra kendi fikrini belirtmis arkasindan da “pek bi ise yaramayacak ama yine de soylemis olayim da ” demis. esim kadinin haline cok uzuldugunu soyluyor. kadinlar icine atiyor ama unutmuyor, kin biriktiriyor bunu erkeklerin bilmesi lazim.kocasindan degersiZlik hissettirilen kadin zamanla adami da degersiz gorur , bir insanin sozu itibar gormezse deger ve sevgiyi nasil hissedecek?ne guzel soylemis geylani hz.leri sevgi itaati, dusmanlik cekismeyi gerektirir.

            Turkiye tarihinin en zor gunlerini geciriyor insanlar gergin, ama umarim bu gunler bizlerin daha akilci,acik goruslu,sorgulayan ve birbiriyle barisik bir toplum olmamiza yardimci olur…

            selam ve sevgiler..

      • Gulpembe diyor ki:

        duzeltme:

        “Kavvami konustugumuz ayette ise pekcok meal dahi ” allaha itaatkardirlar” olarak cevirir.Arkasindan ise ” Allahin korudugu gibi..”ifadesi geliyor ”

        “..
        Bu kuran ahlakidir. Dolayisiyla bizim dedigimiz ( siz kabul etmeseniz de zaten saglikli evliliklerde pratik boyle gelisiyor)kari kocanin soz hakki esitligi vardir.”

  5. Abdullah Bir diyor ki:

    Bir kadının EVLİLİK, BOŞANMA, MİHİR, VELAYET KOCA HAKKI-HUKUKU konularında ALLAH’ın AHKAM(yoruma kapalı, yorumlanamaz) AYETLERİ İLE FARZ KILDIKLARI’nı (emirlerini) ve RESULULLAH’ın UYGULAMALARI’nı (sünnetleri) “OLMAZSA OLMAZ kabul edip KOCAYA İTAAT ettiği için (sözde) KURAN AHLAKI’ na ters düşmesi; özde ise ŞEYTAN’ı ve NEFS’ini İMAM (Lider, itaat edilmesi gereken) kabul edip İMANINI (bununla bağlantılı olarak da dünya ve ebedi ahiret hayatını) Mavf ve perişan etmesinden milyon kez daha EFTAL (daha az zaralı, daha fazla karlı, daha iyi, daha doğru, daha akıllı bir davranış, tercih)dir.

    Tabi Aklı olanlar için…

    Andolsun biz, cinler ve insanlardan, kalpleri olup da bunlarla anlamayan, gözleri olup da bunlarla görmeyen, kulakları olup da bunlarla işitmeyen birçoklarını cehennem için var ettik. İşte bunlar hayvanlar gibi, hatta daha da aşağıdadırlar. İşte bunlar gafillerin ta kendileridir.
    (Kuran- A’raf Suresi Ayet 179- Diyanet Meali)

    içimizden birtakım beyinsizlerin işledikleri günah sebebiyle bizi helâk mı edeceksin? Bu, sırf senin bir imtihanındır. Onunla dilediğin kimseyi saptırırsın, dilediğini de doğruya iletirsin. Sen, bizim velimizsin. Artık bizi bağışla ve bize acı. Sen, bağışlayanların en hayırlısısın”
    (Kuran- A’raf Suresi Ayet 155- Diyanet Meali)

  6. adem diyor ki:

    ben bu gülpembe rumuzlu hanımın yorumlarına yorum yapmayacağımı belki bir sene evvel yazmıştım. eğer sema hanımda bu kanaate vardıysa demek ki doğru karar almışım.

  7. Uğur diyor ki:

    Sema Hanım, ben kadınların zihin yapısını, GERÇEKTE hoşlandıkları erkek tipini filan bilmezken boşuna tartışırdım, artık tartışmıyorum bile. Bu konudaki biyolojik fikri özetleyen akademik makale okudum, her şey ayan oldu. Erkek iktidarına karşı çıkan kadınlar basbayağı yalan söylüyorlar, kendi hislerinin zıddını söylüyorlar da modern görünüp diğer kadınlara hava atmaya çalışıyorlar. Mesele bundan ibaret. Biz erkekleri de arada kandıracaklar. Beni de çok kandırmışlardı, nihayet işin aslını bilimsel araştırmalardan öğrendim ve bana doğru cevab vereceğini bildiğim bir hanımdan da doğruladım.

    Bir defa biyolojik sebeblere dayalı genetik bir gerçektir ki kadınların asıl kendileri iktidar sahibi, sosyal statüsü yüksek, fiyakalı, hükmeden erkekleri arzularlar. Hatta sosyal statüsü kendininkinden üstün olmayan bir erkeği bir kadın beğenemez, be-ğe-ne-mez. Geçenlerde bir yetkili (belki de bakan) açıkladı ki zamanımızda boşanmaların gerekçesi hep saygısızlık olarak ifade ediliyormuş, hem kadınlar hem erkeklerce. Oysa zamanımızdaki erkekler eskisinden çok daha saygılı ve terbiyeli. Babalarımız ve dedelerimizin yaptığı saygısızlıkların onda birini yapsak hayatımız karartılır. Demek ki kadınların saygı beklentisi şöyle elli kat filan artmış ve kendileri de saygı duymayı bırakmışlar. Peki neden böyle yaptılar? Çünkü artık kocalarını beğenemiyorlar, küçük görüyorlar. Neden beğenemiyorlar ve küçük görüyorlar? Çünkü kendi sosyal statüleri yüksek olduğu için, sosyal statüsünü yeter bulabildikleri erkek sayısı çok az. O erkekleri de ancak güzel ve havalı kızlar kapıyor. Bu kadar basit.

    Kadınlar bir yandan erkeklerin işlerini -bilinçli ve bilinçsiz ayırımcılıklardan yararlanarak- kapmak suretiyle sosyal statülerini yükseltirlerken bir yandan da erkeklerden işte böyle yüksek sosyal statü bekliyorlar. Erkeklere sosyal statü getirecek makam ve meslek sizlere verilirken bu erkeklerin çoğu nereden bulacak sizin çoğunuzunkinden üstün olan bu sosyal statüyü be hey aklı karışık insanlar? Hadi birkaç tane kadın böyle yükselse, sıkıntı olmaz. Onları alabilecek gibi zengin ve statülü adam muhakkak bulunur. Ama kadınların çoğu bunu yapınca, artık onların istediği gibi erkeklerin sayısı aşırı yetersiz kalıyor. Sonra ya evlenilemiyor ya da kerhen evlenilip işbu beğenilmeyen ve hor görülen kocaya saygısızlık ediliyor, böylece boşanılıp duruyor.

    Erkeklerin iktidar sahibi olmak istemeleri de büyük oranda kadınları memnun etmek içindir zaten. Yoksa çoğumuza kalsa rahatımızı bozmak istemeyiz. Ondan sonra, muktedir erkek isteyen kadın fıtratını bilmezmiş gibi ataerkil zihniyet diye saçmalayadursunlar. Kadınlar genetik sebeblerle erkek iktidarını kendileri isterler, ama bunu açıkça itiraf etmezler, çünkü o zaman modern görünmezler. Yalnız sorulunca pek çoğu itiraf eder. Özellikle evli olanlar.

    • nılay diyor ki:

      Uğur bey, herkesin bildiği ama dillendirmediği gerçeklerden bahsettiğiniz için teşekkürler. Ayrıca hiç bir kadın, aile terbiyesi almış güzel adam bunu alayımda koruyup kollayayım, safta olsa, çalışmasa da olur, ev işlerinde yardımı olsun yeter demez. Çünkü fıtratları gereği kavvam olamazlar. O his sadece doğurdukları içindir. Fakat erkekler ömrünün ve gücünün yettiğince hem eşine hemde çocuklarına aynı hisleri duyarlar…Kadının güzelliği erkeğin kaba kuvvetini her zaman yenmiştir. (Kadının fendi erkeği yendi)

      • Celal Turan diyor ki:

        Kadinin fendi kelimesi güzellik değil hile ve oyun anlamındadir.yani kadının hilesi oyunu erkeği yendi.

        • ayas diyor ki:

          Haklısınız Celal bey, fakat ben iyi huy ve niyet güzelliği ile yenmesi taraftarıyım.Tabii kocasının kavvamlığını kabul etmiş olarak.

    • Meryem diyor ki:

      Uğur Bey
      Yazdıklarınızın çoğuna katılıyorum . Katılmadığım konu ise şu . Yüksek mevki gerektiren işlerin pozitif ayrımcılık yapılarak kadınlara verilmesi. Buna katılmıyorum . Ülkemizde bu durum mevcut değil olamazda. Bunun en büyük ıspati ise bitip tükenmek bilmeyen sınavlar . LYS öss kpss kurum sınavları vs. vs. Kadınlar bir mevkide geliyorsa çalışıyor ve kendi hakkı ile geliyor . Örneğin bir savcıyi baz aldığımızda “damdan düşme bir kadın savcı olmuyor Çeşitli sınavlar ve aşamalardan geçiyorlar . Sorularla bayanlara ayrı erkeklere ayrı yapılmıyor . Sorular ayni sınavlar aynı şartlar aynı . Eee sorun o zaman ne ? Sizin deyiminizle ben şunu anlıyorum . “Erkekler daha iyi statüye gelsin diye bayanlar için sınırlı kontenjan ayrılsin “demek . Inanin bunu anlıyorum . Bence erkeklerin iyi statüye gelememelerinin sebebi aileleri ve kendi tembllikleridir. Çevremdeki çoğu erkek te bunu Is patlıyor . Onun dışında ben kadının kocasına itaat etmesi saygılı olmaşı taraftarıyim . Size katılmadığım tek nokta statü konusunda savunduğunuz pozitif ayrımcılık . Bu neredeyse her ay bir sınavı olan bu ülkede mümkün değil .

      • Süleyman diyor ki:

        Son yapılan eğitim şurasında alınan kararlardan biri de kadınların müdür ve müdür yardımcılığı görevlerine gelmeleri konusunda pozitif ayrımcılık yapılmasının istenmesi. Bunu ben yorum olarak söylemiyorum direk olarak şura kararında pozitif ayrımcılık kelimesi geçiyor. Yalnız gene de kadınlara bu konuda açık bir destek be ayrımcılık yok. Başka alanları bilemem.

        Bende Meryem hanıma katılıyorum. Bu torpil ve kayırma işi fazla abartılıyor. Hatta millet ne olacak zaten torpil var diye tembelliğine bahane uyduruyor. Çalışsam da torpil olacak diyip tembellik yapıyor.

        Yalnız ben şahsen sınav vb. İşlerde erkeklerin hanımlarla yarışma konusunda eksik kalacağını düşünüyorum. Hanımlar sınavlarda genellikle çok daha başarılılar. Test gibi şeylerde genellikle bilgi ve becerileriniz değil. Düzenli olarak ne kadar çalışabileceğinize bakılıyor. Ben ingilizce den mezunum. ingilizce konuşamadığı halde bu 100 üzerinden 95 alan kişiler biliyorum. Bu da puanları tam ama yaptığı işte beceriksiz kişileri ortaya çıkarıyor.

      • ayas diyor ki:

        Pozitif kadın ayrımcılığı deyimi, son yıllarda AB’nin (gurur kırıcı AB havucu ile )dayatmaları ile çıkarılan ve Türk toplumuna uymayan (feminist) Avrupa’daki gibi aile sisteminin içini boşaltma ( Çekirdek ailenin ve dolayısı ile toplumun direncini kırma ) amaçlı kanunlar sonucu Türk erkeğinin etkisizleştirilerek köşeye sıkıştırılması için kullanılmaktadır. Adamın 25 yıllık karısını koruyormuş gibi yapıp ailelere(kocaya) kesilen para cezaları kadına şiddeti ve boşanmaları artırmıştır.Boşanan kocanın bir daha evlenecek ekonomik potansiyeli de yok edilmektedir.Ufak bir aile tartışması bir komşunun telefonu ve kadının komşu kadına yaptığı gibi bir yakınması işleme konmakta sonradan kadın pişman olmakta 3-5 bin lira ceza alan kocada şaşırmaktadır.Sonuç daha vahim hallere bürünmektedir.Bunları yaşayan bilir çok gezen değil.

        • Meryem diyor ki:

          Bu boşanma ve ailenin tarumar edilmesi konusuna katılıyorum ama iş ve kariyer konusunda ülkemizde pozitif ayrımcılık yok . Çünkü bu mümkün değil .
          Ülkemizde maalesef ki boşanma oranları artıyor . Bu da her iki tarafın ne istediğini bilmemes inden ve tatmin olmamasından kaynaklanıyor . Kadınlar aza kanaat etmiyor itaat etmiyor erkekler sorumsuz ve fazlasıyla toy .
          Herkes fitratina uygun yaşamalı . Dikkatimi çeken şey de şu “son zaman erkekleri kitap okumuyor . Kendini geliştirmiyor ve sığ kalıyor . Kadınlar ise Suse ve lükse fazla önem veriyor . Pahalı kıyafetler kafe vs vakit geçirmeler birde son zaman tesettur trendleri de çabası . Erkeklerin de huy güzelliği değil de dış güzellik ve kıyafeti ile “ben buradayım “diyen kızları eş olarak tercih etmesi sonucu ailede bozulma mevcut . Geçen 92 doğumlu bir kızın evlenmiş boşanmış olduğunu duydum . Bir düşünün . Yani herkes tercihlerinin bedelini ödüyor Vesselam .

    • Sena diyor ki:

      Eşimin her daim evde her seyi yonetmesini beni yonlendirmesini cok istiyorum.Kendi bunu (buyudugu aile seklinden olsa gerek) biraz cekine cekine yapiyor olsa da ilerde daha iyi olacak insaallah.cunku fitratinda var ve ben elimden geldigi kadar onda ki bu kavvamlik ruhunu ortaya rahat rahat cikarabilmesine belli ettirmeden ortaya cikarmaya calisiyorum.keske en basindan bana gerek kalmadan olsaydi ama olsun.

  8. Gulpembe diyor ki:

    Kurani kerimde “koca ” icin kullanilan aklima gelen 3 kelime var bunlar 1. zevc yani turkcedeki karsiligi es,kadin icin zevce..
    2.seyyid yani ” bey” kadin icin karsiligi ” seyyide” yani hanim. ( Yusuf suresinde zuleyhanin kocasi ( beyi) ile kapida karsilastilar ayeti kerimesinde)
    3. Ba’al yani ” koca ” nisa 128 de gecimsiz kocalar icin kullanilir. Bu ifadenin arapca baska bir anlami daha var ki burada allahin gecimsiz kocaya kinayeli bir dokundurmasi sozkonusu o anlami burda yazmiycam:) dileyen baksin.

    Biz kuran ve sunnette kocanin karisi uzerinde pazarlik konusu olmayan hakkinini ” Iffetini muhafaza, kocanin onurunu sayma ve kari- koca munasebeti oldugunu soyluyorsak “bu ” bunlarin disinda canlarini okuyabilirsiniz mi demek oluyor? El- insaf. GuZel gecim iki tarafinda gorevidir ,” kadin hep kocasinin suyundan gidiversin gul gibi gecinirler,” demek insan fitratina aykiridir, nitekim burada yazarnerkek okuyucular bile ” iyi hos soyluyorsunuz da gercekler oyle olamiyorum” diye ifade ediyorlar.

    Erkek ve kadin farkli cins degildir; farkliliklari olan ayni cinsidir. Farkliliklar butunlesmek, paylasim ve terakki icin insana verilmistir. Dolayisiyla sevgili olan ciftlerden bazen koca karisina itaat eder, bazen kadin kocasina…koca yi Allah ve resulunden sonra itaat edilmesi gereken 3. Kisi yapanlar kuran ahlakina ters duserler. Evliliklerin sorunu ego, bencillik ve dunya sevgisidir. Bu kotu huylardan kurtulmak icin kadin- erkek herkes kendi mucadelesini vermelidir.

    • mümine diyor ki:

      Tam bir feminist bakış açısı. Bu da Nefsine göre kur an ayetlerini yorumlama cürretine getirmiş sizi.Allah sizi hidayete erdirsin.

      • Gulpembe diyor ki:

        Nefsimden konustugumu iddia ettigjniz seyler tefsir kitaplarinda da var. bu durumda mufterisiniz. Allah hepimizi hidayete erdirsin insallah..

        • mümine diyor ki:

          Nefsinize göre yorumladığınız ayetler ,aşağıdaki yorumlarınız da var.tekrar gözden gecirmenizi tavsiye ederim.

          Yorumum yukarıda olsa da aşağıdaki yorumlariniza istinaden yazmıştım.

          • Gulpembe diyor ki:

            Sanirim sayfayi kullanmakta zorluk cekiyirsunuz. Hem yukarya hem asagiya bakin lutfen:) ruhul furkan tefsirinde ilgili acillamalari koydum. Ancak akliniz ve ruhunuzu ozgur birakarak kurana samimiyetle yaklasirsaniz yazilanlari anlayabilirsiniz. Fakat Ben okuma anlamam duydugum ve gordugumle yetiniyorum, mukallitlik saglam kapi diyorsaniz devam edin alimler bu musluman tipini de hosgormusler. Ben sorumluluk duygusuyla yazdim, yapabilecegim bisey kaldigini dusunmuyorum , gerisi nasip isiymis.
            Sevgiler …

          • mümine diyor ki:

            Yooo sayfayı kullanmakta zorluk çektiğim filan yok ,aksine bilinçli bir şekilde yazdım :))

            Sizinle aynı görüşte olmayınca okuması olmayan biri olduk hiç güleceğim yoktu :)

            Ruhul Furkan dan tefsir koymuşsunuz.” işte bu gibi ayetler diye”baslamiş.

            Hangi ayetlermiş? belirtilmemiş.sadece tefsir var.sizin sorununuz ne biliyormusunuz ? Yapılan ,söylenen herşeyden kadınları haklı çıkarmaya çalışmak.demek ki yaranız var her konuda ne yapsam da kadın haklarını savunsam diye konuyla alakası olmayan farklı ayetleri getirip nefsinize uyduruyorsunuz.

            Kadının erkeğe itaat etmesi gerektiği ayetler apaçıkken ,siz inkarı seçiyorsunuz.1400 yillik kur anda gecen “itaat” sayenizde “sadakat “oldu .iste tarafsiz bakamayan sizsiniz.arapcada bazı kelimeler aynı olsada kullanildigi ayetlerde anlam farklılığı icerir.sırf muhalefet etmek icin farklı manada kullanılan ayeti getirip yapıstırmışsınız bu sayfada( aşağı /yukarı takıntınız olmasın :) arayıp rahat bulasiniz )

            Ben ayet ve hadis yazmayacağım size, bilmediğimden değil siz yine kafanıza göre yorumlayacaksınız ,anlamayacaksınız.

  9. ayas diyor ki:

    Gülpembe hanım; sizin gibi yorum yapan cemaat hanımları yüzünden tek sorumluluğunun cinsellik olduğunu düşünen eşim, ona itaat etmediğimden (o ilkokul, ben üniversite) o sorumluluğundan da kurtulmak için benden ayrıldı.Çocuklarımın vebali sizin gibilerin üzerine…Aile yapımıza her türlü darbeyi vuran, Türk erkeğine düşman feminizimden çok daha fazla zarar vermektesiniz.Tabii müslümansan (saliha kadınsan )Cemaatlere giden hanımların neden feminist kadınlardan daha gaddar feminist olduğu anlaşıldı.Sayenizde…Müslümana ancak müslüman bu kadar zarar verebilirdi.On yılda aile sistemi iflas etti. inanmıyorsan istatistiklere bak, algı operasyonları yapan medyaya bak.Kadına şiddet , boşanmalar ve fuhuş neden arttı acaba onu sorgula…Sema hanımı bunlar bile haklı çıkarıyor.

    • Gulpembe diyor ki:

      Kariniz sizi sevmemis, guzel gecime yanasmamis sonunda da birakmis; bunun ne konusulan ayeti kerime ile ne benim yazdiklarimla alakasi yok.
      Ben her arkadasimi esi telefon ettigi zaman islerinin yogunlugu dolayisiyla telefonunu acmaz yada mesgule verirse bile uyaririm; ” once kocanin telefonu sonra diger isler..”diye.. Saygi ve sevgi icerden gelir. Siz ayeti “kocaniza kosulsuz koleler olun” diye tercume etsenizde , esinize yaranamazdiniz.
      Medyayla ,feminzmle, istatistiklerle, cemaat insanlariyla,internetten tanimadigi yorumculara beylik laflarla enerji ve vaktinizi oldurceginize, Allahtan ilm, fehm ve hidayet isteyin yoksa bu bakis acisiyla fitne ve imtihanlariniz devam edecege benziyor. Selamlar..

  10. Gulpembe diyor ki:

    “Ek olarak kavvamlık reislik değilse evde bir problem çıktığında yaptırım uygulama hakkı bu ayette neden erkeğe veriliyor? Neden kadınlara huysuzluk eden kocalarına yaptırım uygulama hakkı verilmemiş?” Burayi okumamisim, simdi gordum hep ayak ustu yorum yazdim ama bence anlasilir olmustur yine belirtiyim. Kadin kocasinin onuruyla ilgili problem cikartirsa elbette bu isi kocasi belli terbiye metodlariyla kadini evine ve kendisine bagli kilmaya calisacak. Ayrica erkek icinde ayni kelimeyi “nasiz erkekler ” olarak kullanir kurani kerim.Yani erkek eve gelmez, bakmazsa kadin bu durumda Hakeme basvurur.kendi cozmek istese daha kotu bir tepki alarak zor duruma duser. Bunu anlamayacak bisey yok

  11. semamarasli diyor ki:

    “Allah’ın insanlardan bir kısmını diğerlerine üstün kılması sebebiyle ve mallarından harcama yaptıkları için erkekler kadınların yöneticisi ve koruyucusudur.

    Onun için sâliha kadınlar itaatkârdır.

    Allah’ın kendilerini korumasına karşılık gizliyi (kimse görmese de namuslarını) koruyucudurlar. Baş kaldırmasından endişe ettiğiniz kadınlara öğüt verin, onları yataklarda yalnız bırakın ve (bunlarla yola gelmezlerse) dövün.

    Eğer size itaat ederlerse artık onların aleyhine başka bir yol aramayın; çünkü Allah yücedir, büyüktür.” (Nisa suresi 34.âyet-i kerime Diyanet Vakfının mealinden)

    Gülpembe hanım! Ayette “Saliha kadınlar Allah’a itaat ederler” buyrulmuyor. “Saliha kadınlar itaatkardır” buyruluyor. Bu âyeti çok araştırdım alimlerin görüşleri ile hadisi şerifler ile.
    Pek çok alimin genel görüşü, Allah’a itaat ve kocaya itaat olarak yorumlamışlar zira kadın kocasına Allah rızası için itaat ettiğinde aslında Allah’a itaat etmiş oluyor.
    Allah Rasulü: “Kadın, kocasının hakkına riâyet etmedikçe, Rabb’inin hakkını (emrini) yerine getirmiş olmaz.”(İbn Mâce, Nikâh, 4) buyuruyor.
    “Kadın, namazını kıldığı, orucunu tuttuğu, namusunu koruduğu ve kocasına itaat ettiği zaman, cennet kapılarının dilediğinden girsin.” (Ahmed bin Hanbel, I/191)
    Bunun gibi pek çok hadisi şerifte “kocaya itaat” vardır. Ne yapalım şimdi bütün bu hadisleri inkar mı edelim bazılarının yaptığı gibi.

    Bir de zaten erkek reis ise saygı ve itaat gerekin, erkeğin reis olma sebepleri açıklandıktan sonra itaat ayeti geliyor.
    Hadi ayetin başındaki itaat sadece Allah’a itaat olsun peki âyetin sonunda
    “Eğer size itaat ederlerse artık onların aleyhine başka bir yol aramayın.” “Fe in edağnekum” itaat ederlerse yol aramayın buyruluyor demek ki yukarıdaki ayette de Allah’a ve kocaya itaat kastedilmiş ki ayet sonunda da itaat ederlerse buyruluyor.
    Ek olarak kavvamlık reislik değilse evde bir problem çıktığında yaptırım uygulama hakkı bu ayette neden erkeğe veriliyor? Neden kadınlara huysuzluk eden kocalarına yaptırım uygulama hakkı verilmemiş?

    • Gulpembe diyor ki:

      :) cevabi cok basit, kanitatun kelimesi Ahzab 35 de oldugu gibi ” allaha gonulden itaat eden kadinlar” olarak kullanilmistir.bu kelime bir besere kullanilamaz cunku icinde ” iman ve ask” barindirir, bu da ancak allaha duyulur.
      Ikinci kisimda ise ” ittebu” yani eger size ittiba eder, uyarlarsa kelimesi kullaniliyor. Yani ikisi farkli kelimler , Hangi konuda uyulacagini onceki yorumumda yazdim.
      Yani itaat Allaha, sadakat kocaya ..

      • semamarasli diyor ki:

        Peki kocaya itaat geçen hadisi şerifler için ne diyorsunuz?

        • semamarasli diyor ki:

          Gülpembe hanım
          “:) cevabi cok basit, kanitatun kelimesi Ahzab 35 de oldugu gibi ” allaha gonulden itaat eden kadinlar” olarak kullanilmistir.bu kelime bir besere kullanilamaz cunku icinde ” iman ve ask” barindirir, bu da ancak allaha duyulur.” demişsiniz fakat Ahzap 31 de sadece Allah’a değil peygamber efendimize itaat için de kullanılmış. “Sizden kim de Allah’a ve Resûlü’ne itaat eder, sâlih amel işlerse ona mükâfatını iki kere veririz. Ona bol bir rızık hazırlamışızdır.”

          Zira bu kelime seve seve gönülden bağlanmak ve itaat etmek anlamında bir kelime. Allah rızası için kocasına seve seve itaat eden kadın olarak da kullanılmıştır ki alimler bu manayı da kabul etmişler.

          Bunun için ne dersiniz?

          • Gulpembe diyor ki:

            Allah sevgiyi farz kilabilir mi? Emredebilir mi? Insan kalbinden mesul olabilir mi? Kadin kocasini sevip sevmemek de ozgurdur. Allah bunu sarta baglamaz, ama oyle yada boyle o adamin nikah I altindayken kocanin hakkini korumasini ister.: eger saliha iseniz kocaniza severek uyun???Hayir. Ayetii kerime de mealen”saliha kadinlar Allahi cok sevip emrini tuttugu icin kocasinin hakkini da elbette korurlar “anlami var. en dogrusunu Allah bilir.

          • Gulpembe diyor ki:

            Ahzab 31 de yine kadinlara sesleniliyor ki ; peygamberi sevmek imanin bir cuzudur. “Beni aileniz, maliniz ve caninizdan cok sevmedikce gercek iman etmis olamazsiniz( imanin lezzetini alamazsiniz. ) hadis..diger hicbir insani veya bir isi severek yapmak zorunda degiliz. Anne- babayi bile sevmek zorunda degiliz, ama onlari memnun etmek, ihsan ve iyilikte bulunmak zorundayiz. Kalpler allahin elindedir.

        • Gulpembe diyor ki:

          Hadisin tamami mealen sudur”.. Allahtan baskasina secde emretseydim, kadinin kocasina secdesini emrederdim. Kocasinin hakkini odemeyen kadin, allahin hakkini tam Odemis olamaz. Kadin deve ustunde olup kocasi ondan nefsini istese ona mani olamaz..” Demekki allahin hakkini tam odeyecegi, kocaya secde etmis kadar itaatkar olmus olacagi mesele kadinin cinsi munasebetten kacmamasidir.
          Hadis de buyrulduki” kadin hakkinda allahtan korkun. Onlar sizin yaninizda- sadakat ve baglilik- anlaminda esirler gibidir. Siz onlarin cinsi munasebetleri Harici hicbirseylerine Malik degilsiniz”
          ” kadinlar uZerinizdeki hakkiniz, yataklariniza istemediginiz kisileri oturtmamalaridir. Siz de onlarin rizkindan mesulsunu..l” goruldugu gibi tek tarafli bir itaat yok, haklar bazinda anlasmali birliktelik var. kadin kocasindan daha akilliysa parayi tutar, pekcok meseleye o karar verir ayni hz.belkis gibi. Nasil ki kurbani erkek keser ,kadinda isin ehliyse ve cesursa kurban kesebilir ki bazi erkekler tavuk bile kesemez.Yoneticilik cinsiyete gore degil, liyakate gore dagitilir. Bu Kari- kocanin kendi insiyatifleri, kendi iletisim dilleriyle alakali.

      • semamarasli diyor ki:

        Gülpembe hanım, ayet-i kerime de ittebu değil etagnekum kelimesi geçiyor ve bu da itaat ederlerse demektir. Siz ittebeu demişsiniz fakat ayette öyle bir kelime yok.

        • semamarasli diyor ki:

          Gülpembe hanım, Allah sevgiyi farz kılmıyor, yanlış anlamışsınız. Nefsin hoşuna gitmese de gönülden Allah için seve seve itaat etmek var burada. Zira gönülden yapılanlar gönle ulaşır. Yani erkeğin gönlüne giden yol ona saygılı ve itaatkar davranmaktır. Kadın böyle davrandığında erkek ruh hastası değilse alkolik değilse yani ciddi bir problemi yoksa kadına güzel davranır o da onun gönlünü hoş etmeye çalışır. Zaten ciddi problemler varsa ve kadın itaatkar davrandığı halde erkek zulmediyorsa yaşamasın onunla.

          Ayrıca zorla sevgi olmaz fakat başka ayeti kerimelerde siz Allah için iyilik yaparsanız aranızda düşmanlık bile olsa aranıza sevgi veririm buyruluyor. Yani kadın kocası ile mücadele ederek hiçbir şey kazanmaz sadece kaybeder.

          Bu kadar ayet ve hadis bilmenize rağmen ısrarla “Yoneticilik cinsiyete gore degil, liyakate gore dagitilir. Bu Kari- kocanin kendi insiyatifleri, kendi iletisim dilleriyle alakali” demeniz de çok ilginç.

          Erkek saf ve aptalsa ancak böyle bir durumda bu dediğiniz olabilir. Fakat karısının biraz geri durması ve saygılı davranması ile evin yöneticiliğini yapabilecek pek çok erkek günümüzde bunu yapamıyor.

          Sizin sözünüz hastalık ve istisna durumlarda olabilir, genel kural erkeğin evde reis olmasi ve kadının itaatkar davranmasıdır. Bunun aksini yapabilirsiniz fakat bunun aksini savunarak vebal alıyorsunuz, sorduğum sorulara keyfi cevaplar veriyorsunuz ve çoğu da sorularımın cevabı değil, vebal altında kalmayın diye konuyu kapatıyorum, size artık bu konu ile ilgili cevap vermeyeceğim. Selamlar…

          • Gulpembe diyor ki:

            Her ittiba ayni zamanda bir itaattir, hadislerde itaat icin en cok ” tebe, tevabi, tubba kelimeleri gectigi icin aklima Ilk bu kelime gelmis, kitap yanimda yoktu. Ama dedigim gibi ikisi farkli bir anlam icermez; kadinin kocasina itaat edecegi noktalar belli, eger hukuklarinizi korurlarsa aleyhlerinde yol aramayin buyruluyor, bunu anlamak hic zor degil..

            Sevgiyle ilgili yapilan tevil apacik zorlama ve sahsi bir yorum iceriyor, cunku burda sevmek fiili bile yok resmen ” seven” deniyor. Allah rizasi icin sevsin gibi sonradan Verilmek istenen anlamin butunlesmesj icin katilan I bareler sizi tatmin ediyorsa; pekala boyle yorumlayabilirsiniz.

            Demek kadin yonetici olur dersek yandik, vebal altina girdik:) o zaman trakyalilar yandi:) hepsi oyle olmasa da trakya ve egeli cok arkadasim anaerkil kultur almis insanlar , inanin gayet normal insanlardi. Bu bolgelerde kadina cok saygi duyulur ; erkek calisip parayi teslim eder; kadin pekcok konuda soz sahibidir; ilginc bir sekilde bu kadinlar kocalari tarafindan cok deger gorurler. Karadenizin kadini calisir, erkek parayi toplar onlarda yle bir kultur gelistirmisler kendilerine… Amerkaya gelen rusyali turkler var; kadinlar cok cabuk dil ogrenip tum dis isleri ustlenirler. Erkekler o kadar becerikli olmuyor bu durumda cogu erkegi karisi yonetiyor. Eee gunah mi? Bu onlarin bilecegi is, bizi ilgilendirmez sanirim. Yeterki erkek ve kadin mesuliyetlerini bilsinler, birbirlerine sefkatli ve adil olsunlar..
            Herkese hayirli geceler..

          • Gulpembe diyor ki:

            Belli yorelerdeki Bazi kadinlari ornek verirken, su notu dusmek gerek herhalde; kadinlar otoriter ama cok terbiyeli, orflerine duskun kadinlar. Hani bazilarinin kafasinda yonetici olan kadin saygisiz, ukala olur gibi bir sartlanma varsa bu dogru degil demekki..Mesele insanlik meselesi..

  12. Gulpembe diyor ki:

    ” …saliha( iyi kadinlar) kadinlar, allaha karsi itaatkardirlar.Allah onlarin nikah bagi ile haklarini nasil koruduysa ve -allah mahrem meseleleri koruyup ortaya dokulmesine izin vermediyse iste onlarda oyle kocalarinin haklarini (yataklarini yabanciya cignetmemek, parasindan calmamak, yuzune ve arkadindan onu iyilikleryle anmak, haysiyetini koruyup kucuk dusurmemek, aile sirlarini vermemek) ile koruyan kadinlardir. Nasize kadinlara( bu haklari yerine getirmeyen kadinlara) gelince, ……” (Nisa 34)

    yani cenabi hak buyuruyor ki, kadin goreceli olarak erkegin karsisinda zayif kalsa bile, allah onu erkege ezdirtmedi, nikah bagi ile erkegi kadina karsi sorumluluk altina aldi. Allah nasil nikahla kadinin hakkini koruyorsa, iyi kadinlarda allahin emrini tutar( allaha itaat eder)evlilik ve kocasinin iyiliklerinin kiymetini bilir ve kocasina ” sadakat” gosterir, ona maddi ve manevi ihanet etmez.

Dünden Bugüne

Ayşe Askere Git Ali Sofra Kur

(30.9.2015 tarihli bir yazım. Şu an ocak 2019, bu süreçte ders kitaplarından bütün cinsiyet rolleri çıkartıldı ve 162 okul pilot okul olarak seçildi "cinsiyet eşitliğine duyarlı okul" adı altında cinsiyetsiz ...
Devamını Oku

Güzel Söz

"Bir ev halkı birbirine iyilik ve ikramda bulunduğunda Allah üzerlerine rızık akıtır ve Allah'ın himayesinde olurlar. (Hadis-i Şerif)

Kitap

Algı Yönetimi ve Manipülasyon

Algı Yönetimi ve Manipülasyon "Kanmanın ve Kandırmanın Psikolojisi" kitabı nasıl kandırıldığımızı çok iyi gözler önüne seren bir kitap. Mücahit Gültekin kitapta bilimsel açıklamalarla birlikte günümüzden ve İslam tarihinden örneklerle  yalın bir ...
Devamını Oku