Şikâyetim Var Yâ Rab!

08 Ocak 2013Nagehan İpek27 Yorum »

“Şikâyet zayıfların silahıdır.” Hz. Ebu Bekir (r.a)

Ne güzel ifade etmiş Allah’ın kıymetli peygamberimin sıddık dostu. Şikâyet ve şikâyet Son günlerde bu cümle beni ciddi bir şekilde rahatsız eder oldu. Rabbimin sonsuz ve sınırsız bizlere bahşeddiği imkânları ve nimetleri görmezden, duymazdan ve hissetmeden nasılda uzaklaşmışsız.

Hep bir şikâyet hali, her an mutsuzluk durumu içindeyiz. Biz hangi ara bu kadar nankör olduk. Ne yazık ki bu hal içinde olduğumuzu bile bilmez durumdayız. Zaten her birey kendini tanıma erdemliliğine sahip olsaydı karmaşık ve anlaşılmaz insan topluluğu haline gelmezdik.

Her sözümüzün başında şikâyet, dertlenme; dağlar kadar derdimiz, ummanlar kadar sorunlarımız var.

Kocamızdan hiç memnun değiliz. Bekâr isek yalnızlığımızdan memnun değiliz.

Çocuklarımızdan asla razı değiliz.

Evimiz yaşanmaz halde.

Eşyalarımızın modası geçmiş durumda. Asla kullanışlı ve rahat değiller.

Oturduğumuz semt çok sıkıcı.daha lüks bir yerde kodaman insanların içinde pekâlâ yaşayabiliriz

Ailemiz çok suçlu durumda. Asla bizi sahiplenmiyorlar.

Arkadaşlarımız çok ilgisiz. Yeterince bize vakit ayırmıyorlar.

OFFFFF OFFFF!!! ÇOK DERDİMİZ VAR ÇOOOOKKKKK!!!!!

Aslında kendimizi de hiç sevmiyoruz. Aynaya bakıyoruz; bir gün kaşımızı beğenmiyoruz. Ertesi gün ‘Yüzümde ki kırışıklılar gün geçtikçe artıyor mu ne?’ serzenişleri. Çoğunlukla bedenimizle ilgili inanılmaz sorunlarımız var. Yiyip yiyip kilo almayanları bir kaşık su da boğasımız var. “Su içsem yarıyor. İnan çok dikkat ediyorum. Hâlâ istediğim kiloya inemedim.” Bu arada homidi gırtlak yemeye devam hali kısacası Vücudumuzla barışamadık gitti. Bu küslük nereye kadar bilemiyoruz. Çevremizdeki insanlar asla bize göre değildir. İnsanlarla bir türlü ortak bir noktada buluşamıyoruz. “Etrafımda beni sabırla dinleyecek kimsecikler yok.”

Bu kadar sorunla yaşanılır mı hiç? İki sözümüzün biri “Öleyim de kurtulun benden.” Bazen de ‘çekip gideceğim uzaklara’ haykırışları. Ölümümüzle cezalandırıyoruz yakınlarımızı ve çevremizi (Gerçi gidişimiz geride kalanlar için ceza mı ödül mü o da tartışılır ya.) Kendimizi tanımada o kadar eksiğiz ki farkında değiliz yaşarken çevremize verdiğimiz eziyeti. Unutup gafil olduğumuz ebedi âleme bu kadar şükürsüz, nankör, eli boş ve yüzü kara Allah’ın huzuruna nasıl varacağız? İşte bunu da düşünmekten de aciziz.

O başımızı alıp kendimizin bile adını bilmediği diyarlara gitme ne acıdır ki başlı başına bir blöftür.

Hadi bir cesaret gösterip gemileri yakıp gittik uzaklara diyelim. Ahhhh ah. Allah’ım bu nasıl bir gaflet halidir ki her nereye gidersek gidelim değişen zerre bir durum asla olmayacaktır. Çünkü o zayıf ve huysuz kişilik bizimle ayrılmaz bir ikilidir.her daim Dünyada şikâyetlerimiz var. Ahirette de bahanelerimiz var. Onları Rabbimin huzurunda sıraladığımız vakit teknolojinin sonsuz olduğu bu âlemde ahlakımızın nasıl çekilmez olduğunu film şeridi gibi görünce ve azalarımız bir bir dile gelip bizi yalanlayınca acı gerçekle karşı karşıya kalmakta var. Bedelini azapla ödemekte var. “Allah’ım bize yaptıklarımızı çektirme. Şüphesiz bizler çok aciziz.”

Oysa Rabbim bizlere Kuran-ı Kerim’de huzurun, refahın ve mutluluğun anahtarını, formülünü apaçık vermiştir. Allah’ın kelamıyla hemhal olabilsek mesajları bir bir çıkaracağız.

Allah’a teslim olmak teslimiyet duygusuyla hareket etmek kula güven verir.

Güven insana huzur aşılar.

Takdire rıza gösterme duygusu kula sevgiyi öğretir.

İnsan sevgiyle bezenirse beraber olduğu her insanı sevgisiyle sarıp sarmalar.

Hayatın her alanında Allah’ın varlığını, birliğini ve tecellisini görmek kula aczi yetini bildirir.

Benlik duygusuyla her şeyi kendi arzusu üzere yapabilmesinin o doğrultuda düzeltmesinin imkânsız olduğunu gösterir.

Kendi sınırlarını bilen insan hırslarının kölesi olmaz. Bu duygu kulun refah düzeyini arttırır.

Kendini bilen Rabbini bilir.

Rabbini bilen hem bu dünyada hem de ebedi âlemde mutluluğun doruklarındadır.

Gerçekten şükretmeyi bilsek, şikâyet etmeye utanırız aslında. Başımıza gelen tüm sıkıntıları kullara anlatmak yerine dönüp yaptıklarımıza ve iç dünyamıza bir yolculuk yapsak, olanları bir bir denetlesek muhakeme edebilsek nefsimize suçüstü baskın yapabilsek işte o zaman gerçekler nasılda gün yüzüne çıkıverecek…Belki şükretmeyi o zaman öğreniriz. Şimdi Rabbimin bize verdiği iradeyle harekete geçme zamanı.

ŞİKÂYETİM VAR YA RAB! NEFSİMİN BENİ KÖLE ETMESİNDEN.

ŞİKÂYETİM VAR YA RAB! ŞEYTANIN BENİ ELDE ETMESİNDEN.

ŞİKÂYETİM VAR YA RAB! HÂLÂ FARKINDA OLAMAMAKTAN.

 

 

 

Okunma Sayısı : 7.884

Yorum yapın

“Şikâyetim Var Yâ Rab!” için 27 Yorum

  1. Sinan Çayırcı dedi ki:

    Çok güzel bir yazı olmuş istifade etmeyi nasip etsin Yaradan .

  2. ayşe dedi ki:

    evet hocam kesinlikle çok haklısınız. mutlu olmak için çareler aramak yerine sürekli mızmızlanmayı tercih ediyoruz. neden nedenlerle boğuşup duruyoruz. ya nefsimizin esiri oluyoruz ya egolarımıza ağır geliyor yaşadıklarımız. çoğu zaman neden ben neden benim başıma geliyor bunlar hep ben mi böle olacağım diye bugünümüzü kendimize zehir ediyoruz. halbuki yarın ve yarınlar belki çok güzel olacak. lakin biz içinde bulunduğumuz durumun sürekli olacağını düşünerek hep mutsuz olup bugünümüzü mahvediyoruz. hem şükürden beri kalıyoruz hem maddi ve manevi anlamda kötü oluyoruz. inşallah bunun farkına varıp gerçek mutluluğu yakalayabilen ve hep hamdeden kullardan olmayı nasip etsin….

  3. AsLı dedi ki:

    çok haklısınz hocam.. eskiden yokluk varmış ama herkes halinden memnun ve her daim şükür halindelermiş ama biz bol içinde olduğumuz halde yokluktan baksedıyoruz ve bu durumda bile hala şikayet etme durumundayız.. Rabbimiz bizm için o kadar mükemmel şeyler yaratmış ki ama biz bunların farkında bile değiliz!!! ..ve en ufak bir eksiklikte hemen şikayet pozisyonuna geçiyoruz.. Rabbim bizi bu güzel nimetlerin farkında olabilmeyi ve çokça şükredenlerden eylesin inşALLaH..!!!

  4. Elif Yişil dedi ki:

    Allah razı olsun hocam yazınız çok güzel 🙂 kendini bilen insan nefsinin kölesi olmaz demişsiniz çok doğru biz nefsimizin hatta maalesef başka insanlarında nefislerinin kölesi olmuşuz 🙁 Ama şuan bunun farkına varmakta güzel düzltmek için caba göstermek de inşlh Rabbim nefsimize de şeytana da başka kullara da köle olmayı nasip etmesin (AMİN)

  5. selma dedi ki:

    Katılıyorum hocam herşeyden şikayetçi olmaktayız. Şikayetçi olduğumuz yetmezmiş gibi başkalarını da etkiliyoruz. Oysaki Allah bize bütün güzellikleri vermiş ama malesef nankör olduğumuz için bunları farketmiyor ve şükretmiyoruzda. gülünü seven dikenini farketmez bile inşallah Allah bize herşeyi yalnız Allah rızası için yapmayı ve katlanmayı nasip eylesin.

  6. fatma yiğit dedi ki:

    Farkında olmak…gerçekten insan hayatta var oluş nedenini bilse şikayet etmez. Şükretmemiz gereken o kadar çok şey var ki onları görebilsek ve şükretsek şikayet edeceğimiz bir şey olmazdı. Ama bizler bunun ne kadar farkındayız?? Rabbim bizleri gafletten uyandırsın, farkında ve uyanık mü’min olmamızı nasip eylesin (amin)

  7. selda yılmaz dedi ki:

    Aııah Razı Olsun Hocam gerçekkten bizler ne kadarda nankörüz şöyle geriye dönüp baktığımızda niye diyorum niye bizler böyıeyiz bir düşünebilsek etrafımızdaki bütün mahlukatın gayesinde Rabbimizin dokunuşu var ve en büyük sorunda bizim bunların kadrini bilememesi ama bir düşünebilsek ne olduğumuzun farkına bir varabilsek işte o zaman nefsimizin elinden kurtulmuş oıuruz ve baktığımız her şeyde Rabbimizi görürüz.

  8. sema yıldız dedi ki:

    bizler bilmiyoruz , farkında değiliz… aslında , bunca nimeti , güzelliği elimizle bir kenara itip görmemezlikten gelerek onca güzelliğin yanında çok basit şeyler için şikayetlenmemiz biz insanların aczini koyuyor ortaya… biz peygamberimizin(sav) ümmeti olma bilinci ile yaşıyor olsaydık şikayetlenmek yerine her gün bir uzvumuzun şükrünü yerine nasıl getirebilirim diye düşünürdük…bize bunu bir kez daha güzel bir yazınızla hatırlattığınız, bu konuda tefekküre sevk ettiğiniz için çok teşekkür ediyoruz hocam..:) Allah razı olsun . selam , saygı ve dua ile..:)

  9. evet şikayetimiz var hemde çok her şeyden yaşamımızdan ,dünyadan şikayetim var ama hala farkında değilim şükretmesini bilemiyorum . ki bu yazıyı okuyunca şükretmem gerektiğini öğrendim. nasıl şikayetçi olabilirizki rabbimin bu sonsuz nimetlerinden !!!! işte biz aciz kullar hiç bir şeyin farkında değiliz rabbim bizi şükreden kullarından ve bütün nimetlerin kıymetini bilen kullardan eylesin rabbim sizden razı olsun .ç…

  10. Ayşegül Taş dedi ki:

    Var olandan da şikayetçiyiz yok olandan da,nankör insanoğlu işte!ama evet bu bizim zayıflığımız aslında yazıyı okurken düşündüm de hocam buna bende dahil etraf da sürekli her şeyden şikayetlenen insanlar gördüğümüzde ne kadar da boğuluyoruz… çünkü kendimiz,kendi suyumuzda boğuluyoruz!bir tek kendimizi boğmakla da kalmıyoruz 🙁 sizinde değiniz gibi kuranı tam anlamıyla okuyup idrak edebilsek “ŞİKAYET” kelimesi lügatlarımız da kalmicak…
    Yazınz çk güzeldi hcam Allah razı olsun Hz.Ebubekir r.a dında şefatine nail eylesin rabbim inşallah 🙂

  11. Öncelikle Allah sizden razı olsun hocam yazıyı okurken sanki biri bana kendimi anlatıyormus gibi hissettim gerçekten etrafımızdaki sorunlardan önce ilk kendimize bakmalıyız çünkü başta kendimiz büyük bir sorunuz şimdi daha iyi anlıyorum etrafıma nasıl bir negatif enerji aktardığımı inş sizinde tavsiyelerinizle bu sorunu aşacağıma inanıyorum….

  12. Döne KUZU dedi ki:

    ALLAH razı olsun işte insan bu arzularımız zincir zincir olmuş boynumuza dolanıp her zaman bizi rahatsız ediyor.
    İnsan düşünmez ki dolu dizgin yaşarken ölüvermeyi apansız…
    vee hiç düşünmez ki insan öldüğü gibi dirileceğini inşaallah bu yazı insanların zincir zincir olup boynuna dolanan arzularını çıkarıp atmalalarına vesile olur ve dirilişimiz bu arsız arzularımızla olmaz….sevgilerle

  13. RUKİYE ESEN dedi ki:

    ALLAH razı olsun hocammm meğer ne çok şeyin farkında değilmişiz ama şükürler olsun ki zamanında farkedebilmek yada fark ettirebilmek çok önemli bunlara vesile olduğunuz için teşekkürler….
    Aslında hepsi hayatımızda olan şeyler demek ki birilerinin fark ettirmesi gerekiyo bizde bu yollarda yız inşaallah…

  14. Rukiye ESEN dedi ki:

    Öncelikle ALLAH razı olsun hocamm bizi bu güzel düşüncelerinizle aydınlattığınız için…
    Meğer ne çok şeyin farkında değilmişiz insanın sonradan farketmesi ne kadar utanç verici bişey
    hamd olsun ki zamanında fark edebilmişiz yada fark ettirildi teşekkürler hocammm

  15. Nazife Taşer dedi ki:

    “şikayet zayıfların silahıdır ” derken HZ.Ebu Bekir ‘in ne demek istediğini şimdi daha iyi anlıyorum günümüzde olan olaylardan ,yaşantılardan ama herkes bunun yanlış olduğunu biliyor amaaaa maalesef yine yapıyorlar bunu önlemeliyiz ama nasıl?

  16. meryem betül dedi ki:

    s.a öncelikle çok teşekkürler çok güzel bir hususa değinöişsiniz benim bu yazıda en çokı dikkatimi çeken hususGerçekten şükretmeyi bilsek, şikâyet etmeye utanırız aslında. Başımıza gelen tüm sıkıntıları kullara anlatmak yerine dönüp yaptıklarımıza ve iç dünyamıza bir yolculuk yapsak, olanları bir bir denetlesek muhakeme edebilsek nefsimize suçüstü baskın yapabilsek işte o zaman gerçekler nasılda gün yüzüne çıkıverecek…Belki şükretmeyi o zaman öğreniriz inşallah bu yazıyı okutuktan sonra herkes şikayet etmeyi bırakıp şükretmeye bakar.

  17. SÜMEYYE MANAV dedi ki:

    Memnuniyetsizlik insanın fıtratında vardır. Şeytan ve nefiste insanda var olan bu huyu artırmakta ve insanı helake sürüklemektedir. Bize düşen bu iki düşmanın oynuna gelmemek ve memnun olmadığımız halleri azaltmaya çalışmaktır.
    Şükürlerimizin şikayetlerimizden fazla olası dileğiyle….

  18. Havva Gök dedi ki:

    Hz. Ebu Bekir efendimizin de dediği gibi Şikayet zayıfların işidir. Eğer zayıf olmasaydık şikayetlenmezdik zaten bi çok kardeşimizin sorunuda bu. Teşekkürler yazınız gerçekten çok faydalı oldu yüreğinize sağlık.

  19. Canan ISMIK dedi ki:

    Allah Razı olsun. Gerçekten insan sevdiğinin kılığına bürünürmüş bizde Sevdiğimiz Kur’an ve sünnet ehli dostlarımızı hocalarımızı takip edersek bu tür sorunlarla karşılaşmayız Onları örnek alıp yaşamımıza fayda sağlayabilir ve başkalarınada yardımcı olabiliriz. Yazınız beni çok aydınlattı Nagihan İpek Teşekkürler…

  20. sümeyra dedi ki:

    insanoğlu işte her an memnuniyetsizlik içinde çünkü o kadar çok yerleştirmişiz ki hayatımıza memnuniyetsizliği elimizdekilerle yetinmeyip hep daha fazlası diyoruz. Şükretmek geri planda kalıyor yada işimize gelmiyor. Şikayetler sıradanlaşmış artık hayatımızda o yanlışlığı farkedemez hale gelmişiz.
    Şikayetlerden vazgeçmek için öncelikle memnunluk kavramını benimsememiz gerekir.

  21. Hatice Beyza dedi ki:

    Hayatımızın çoğu bölümü elimizdeki nimetlere şikayetlenmekle geçiyor. Ah birde elimizdekilerin kıymetini bilsek! O zaman hayat ne kadar kolay geçecek. Biz Rabbimizin nimetlerinden şikayetlenmek yerine birazda olsa şükretsek hen dünyamız hemde ahiretimiz rahat geçecek. Bir genç olarak şunu itiraf etmek istiyorum: Bende bir şeyim (her ne olursa olsun) eğer mükemmel olmazsa anında şikayetlenirim. Bir bayan olarakta dolabımda bir sürü kıyafetim olmasına rağmen hiç giyeceğim bir şey yok ( 😀 ) diye düşünürüm. çok haklısınız hocam … Her zaman çokkk şikayetimiz var.

  22. Gülnaz Tunç dedi ki:

    ”Rabbin için herşeye katlan”(Müddessir/7) bu ayetin tecellisi ne zman ki bizi buldu.İşte o zaman şikayetsiz yaşayacağız..Sıkıldık,Herşey üst üste geldi,yalnızım vesaireler…vesaireler…vesaireler…bu tepkiler aklımıza gelmeden önce ”Allah deyip Ötesini bırakırsak…o zman orada kalır herşey…Ve biz insanoğlu sanki üzerimize borçmuş gibi şikayet ediyoruz..Ne Garip …!
    vel hasıl-ı: ”En çok şikayet edenler en çok şikayet edilenlerdir” …

    Yüreğinize sağlık hocam dokunmuşsunuz ŞİKAYETlerimizin üzerine …selam ve dua ile..

  23. hasret dedi ki:

    çok güzel bir yazı ..emeğinize sağlık..

  24. AHSEN dedi ki:

    sorunların çözümünü uzaklarda aramaya gerek yok aslında..

    çok düşündüren ve iyi gelen bir yazıydı..Gerçekten böyle bir haldeyiz çevremizde o kadar çok şey varki daha bu yazdıklarınızlada sınırlı değil köleliğimiz.

  25. nurr dedi ki:

    ”Allah’a teslim olmak teslimiyet duygusuyla hareket etmek kula güven verir.

    Güven insana huzur aşılar.

    Takdire rıza gösterme duygusu kula sevgiyi öğretir.

    İnsan sevgiyle bezenirse beraber olduğu her insanı sevgisiyle sarıp sarmalar.”

    işte çözüm bu Allah’a teslim olmak,takdire rıza göstermek daha ne denilebilir ki..
    nefsani duygulardan arınıp( ki bu çok zor yaşadığımız devirde ) sahip olduklarımıza şükredersek eğer
    herşeyin daha bir farkında oluruz o zaman.Rabbim şikayet eden değil şükrden kullarından eylesin inş.

  26. RİFAT DERİNPINAR dedi ki:

    ŞİKAYETLERİMİZİN SEBEBİ;NEDEN YARATILDIĞIMIZIN VE HAYATIMIZIN ANLAMINI KAVRAYAMADIĞIMIZDAN DOLAYI, NEFSİMİZİN ESİRİ OLMAMIZDAN KAYNAKLANIYOR SANIYORUM.ALLAHIN BİZLERE VERMİŞ OLDUĞU NİMETLERİ BİR GÖRE BİLSEK,YAŞANTIMIZDAKİ GÜZELLİKLERİ BİR FARKEDE BİLSEK,BARDAĞIN BOŞ TARAFINI DEĞİL DOLU TARAFINI BİR GÖRE BİLSEK, HERŞEY ÇOK DAHA ANLAMLI OLACAK, AMA….AMA DA YATAN GERÇEK NEFSİMİZİ TERBİYE ETMEKTEN GEÇİYOR.NEFSİMİZİ TERBİYE ETMENİN YOLUDA, TASAVVUF EHLİ OLMAKTAN ,TASAVVUF TERBİYESİ ALMAKTAN GEÇER.
    NAGİHAN HANIM , BU YAZINIZ DA ÇOK GÜZEL,ÇOK KLAS. TAM ZÜLFE DOKUNMUŞSUNUZ.SİZİ TEKRAR TEBRİK EDERİM.EMEĞİNİZE, YÜREĞİNİZE,ELİNİZE VE KALEMİNİZE SAĞLIK.ON NUMARA OLMUŞ.YAZILARINIZ DA HEP KENDİMDEN BİR ŞEYLER BULUYORUM.FARKEDEMEDİKLERİMİZİ BİZE FARKETTİRİYORSUNUZ.ALLAH RAZI OLSUN.İYİKİ VARSINIZ.SELAM VE DUA İLE…

Dünden Bugüne

Hadis-i Şerif Düşmanlığı

Bizim halkımız Kur’an-ı Kerimi pek bilmez. Bu elbette büyük bir eksikliktir fakat yine de dinimizi Peygamber Efendimizin hayatı ile öğrendiğimiz için halkın inancı sağlamdır. Batılılar yüzyıllar boyunca İslam ülkelerine hoca kılığında ...
Devamını Oku

Güzel Söz

“ En eğitimli kişi yaşadığı, yaşadığı hayatı en iyi anlayandır. “ ( Hellen Keller)

Kitap

Yuvamızda Huzur Bulalım Diye

Huzur, modern dünyada, moda dışı bir kelime gibi duruyor artık. Oysa, Huzur; ne tatlı bir kelimedir. Huzur; ruhun, zihnin ve bedenin sükûnet bulma hâlidir. Huzur; gönlün yatışması, nefsin tatmin olmasıdır. Huzur; baş dinçliği, gönül ...
Devamını Oku