Sizin Ailenizde Bir Üçgenleme Var mı ?

22 Aralık 2016Eyüp Sarı8 Yorum »

eyüp sarıÜçgenleme, sorunlu ailelerde yaygın olarak görülen koruyucu bir iletişim mekanizmasıdır. Burada iki aile bireyi arasında var olan çatışma su yüzüne çıkarılmadan, ihtiyaçların üçüncü bir kişi tarafından tatmin edilmesi yoluyla korunma gerçekleşir. Örnek vermek gerekirse, karı koca arasında duygusal bir uzaklık varsa, koca sevilmeye duyduğu ihtiyacı karşılayabilmek için başka bir kadınla evlilik dışı bir ilişki kurabilir. Eşi bu macerayı keşfettiği zaman bütün suçu ‘öteki kadın’a yükler. ‘Öteki kadın’ üçüncü kişi olur ve üçgen ortaya çıkar.

 

Kadın bütün suçu üçüncü kişiye yüklemiş, kendisini reddedilmekten korumuştur. Bu durumda, asıl sorun ortaya konmamış, evlilikteki çatışma da çözülmeden kalmıştır elbette.

uc

Üçüncü kişi bazen de ailenin iki üyesi arasındaki çatışmayı başka bir yöne çevirmek için araya girer. Çoğu zaman anne babasının tartışmalarında ‘arabuluculuk’ yapan çocuk üçüncü kişiye dönüşebilir. Bu, aşırı narsiszmin söz konusu olduğu veya anne babanın sık sık açıkça kavga ettiği durumlarda tipik olarak ortaya çıkar. Çocuklar anne babalarına öylesine bağımlıdırlar ki ailede uyumu sağlayabilmek için her şeyi yaparlar. Üçgenlemeyle, çocuk anne baba arasındaki çatışma olasılığını azaltır. Çok huzursuz ailelerde, çocuk annesiyle babası arasında çatışma çıkacağını sezdiği anda hastalanabilir. Annesiyle babası arasında kavga tehlikesi ortaya çıktığı zaman astım veya yalancı-sara krizleri yaşayan çocuklarla çalışmalarım oldu. Bu üçgen şöyle bir resim verebilir:

ucken

Karı koca arasındaki veya ebeveynle çocuk arasındaki sorunlara tanık olan kayınvalide-kayınpeder de çoğu zaman üçgen yaratabilir. Ancak aileye müdahale ettikleri zaman, gerçek sorunların açıkça konuşulup bir çözüme kavuşturulmasını engellemiş olurlar. Bu müdahalenin ardında, karı koca arasında uyumlu bir ilişki kurulursa, kayınpeder-kayınvalidenin aileyi denetleme olanağını kaybedeceği korkusu yatmaktadır belki de. Bu nedenle böl ve yönet stratejisi devreye girmiş olabilir. Karı koca dışardakilerin aileye karışmasına engel olmalıdır.

 

Ailenin mimarları olan anne babanın, mutlu bir aile yaratma görevini üstlenmeleri için, bilgiye, birbirlerinin ve başka anne babaların desteğine ihtiyacı vardır. Anne veya baba ya da her ikisi bu  önerileri takip etmekte zorlanıyorsa ve çapraşık hale gelmiş aile ilişkilerini düzeltmek için sürekli bir çaba içindeyse; bir evlilik terapisi ‘ne, anne babaları eğiten bir grup çalışmasına, bir klinik psikoloğa, bir psikoterapiste veya psikanaliste ya da aile konusunda deneyimli bir danışmana başvurarak, dışardan yardım almasında yarar vardır.

Sevgiyle kalın..

Uzm.Psk.Dan.Eyüp SARI

Çift ve Evlilik Terapisti

 

Kaynakça:

  • Aile Terapisi Yöntem ve Teknikleri – Nobel Yayınları
Okunma Sayısı : 2.057

“Sizin Ailenizde Bir Üçgenleme Var mı ?” için 8 Yorum

  1. Büşra diyor ki:

    Yahya bey kusura bakmayin ama asil sorun uzmanlarin yetersizligi degil esinizin terapide yalan soylemeside cok normal bir davranis degil sizin bir aile terapisine gitmekten once esinizin bu durumu duzeltmeye calismasi ve sizinde ona karsi merhametle yaklasmaniz islahina calismaniz gerekiyor biliyorum bu cok kolay degil ama onu sevdiginiz zamanlari hatirlamak onun size yaraticidan bir hediye bir arkadas olarak gonderildigini hatirlamak onu oldugu gibi kabul etmeniz gerekiyor hani diyorya ayette nisa 19 Onlarla iyi geçinin. Eğer onlardan hoşlanmazsanız (biliniz ki) Allah’ın hakkınızda çok hayırlı kılacağı bir şeyden de hoşlanmamış olabilirsiniz diye en azindan bu ayete hurmeten emek vermek gerekir en azindan allahin huzuruna ciktiginiz da ben cabaladim rabbim diyebilirsiniz elbette beraber mutlu oldugunuz cok guzel gunleriniz olmustur bunlari hatirlayin zaten sizin buraya yazmaniz terapiye gitmenizde cabalayan biri oldugunuzu gosteriyor eger haddim astiysam kusura bakmayin ama sizin ve esiniz icin dua edicem

    • Yahya diyor ki:

      Busra hnm,
      niçin kusura bakayım… :)
      öncelikle uzmanların yetersizliğini sorun olarak dile getirmiyorum.
      Uzmanlar bilgi, eğitim, tecrübe olarak çok iyi/yeterli olabilir ancak teşhis ve tedavi noktasında işin içine dini koyamıyorlar. Hani annemiz çorba yaparken içine sevgisini, duasını koymuş deriz; bunun gibi bir şey bu.
      Bir çok şeyi buradan yazmam çok uygun değil ve uzayacak ancak uzmana “şu şu şu benim eşim üzerindeki meşru hakkım”, “bunları eşimin itiraz etmemesi lazım” dediğinizde “o da bir birey, onun kendi tercihi siz karışamazsınız” gibi bir cevap alıyorsunuz ve benzeri onlarca mevzu. Halbuki birebir aynı olaylar için bazı ayet ve hadisler mevcut. Muhafazakar dediğimiz uzmanın önüne bunları koyduğunuzda, size biz olaylara bilimsel yönden bakarız (teknik bir ismi var hatırlayamadım) dini yönüyle ilgilenmeyiz gibi gönüş yapıyorlar.

      Yıllar süren bir süreci benim burada 2-3 satırla anlatmam çok zor. Sanki bir kere bir uzmana gitmişiz ve eşimde yalan söylemiş ertesi günde boşanmışız gibi düşünmeyin.
      Dediğiniz islah, düzetlme, merhametle yaklaşma v.b. yöntemleri hep denendi (hem şahsi, hem de aile büyükleri ile) netice alamadım.
      Ayrıca nasıl netice alayım? Boşanmanın kadın nazarında cazip olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Aklı biraz çelinmiş kadın niçin koca kahrını çeksin?

      Biz bu dünyada yolcuyuz Busra hnm. tek gayemiz Rabbimizin rızasını kazanmak. Bu yolun yolcusu olan bir insanın durduk yere evliliğini bozması, nefsi hırs ve arzularının peşine düşmesi ne kadar doğru?

      Menkıbeyi bilir misiniz bilmem: “bu kabağında sahibi var!…”

    • Yahya diyor ki:

      Düzeltme/ilave:
      Menkıbeyi bilir misiniz bilmem: “bu kaBağın da sahibi var!…”

      Dualarınızı beklerim tabii…

      Selam ve dua ile..

  2. Yahya diyor ki:

    İst. yaşayan ve bir hayli evlilik terapisti/ aile danışmanı/ psikolog vs. denemiş biri olarak;
    benim bu uzmanlara güvenim maalesef kalmadı.
    Dindar olanları ise, can alıcı mevzularda “dini” mevzuya dahil etmiyor; “bilim veya uzmanlar bu olaya böyle yaklaşıyor” vb cevaplar veriyorlar…
    Hiç olmadık mevzularda ise “dinimiz böyle emretmekte” diyerek mevzuyu neticelendiriyorlar.
    Ve bir çok uzman – sormadığım halde – ben feminist değilim veya pozitif ayrımcılık yapmıyorum diyerek söze başlıyorlar – ne hikmetse – uygulamaları / tavsiyeleri tam aksi oluyor.
    Diğer bir sıkıntı ise, “yalan” mevzusu. Eşin dediğin insan uzmanın gözünün içine baka baka yalan söylüyor; uzmana eşinin yalan söylediğini söylüyorsun “biz ifadelerinizin doğru olduğunu kabul ederiz, doğru mu/yalan mı araştıramayız” deyip işin içinden çıkıyor.
    Maalesef bazı uzmanlar ise işi tamamen ticarete dökmüş durumda. Özel uzman ücretleri almış başını gidiyor, biraz ücretten yakınsan “e ama aileyi kurtarıyoruz” oluyor.

    Ayırca üçgenleme örneğinde anlattığınız durumu ben hiç çevremde görmedim. Aldatan kadın genelde erkeğin canını okumuştur ve çevresindeki kadın arkadaşlarından ise “erkeğin hayatı nasıl cehenneme çevrilir” tavsiyeleri almıştır.

    Daha yazılacak çok sıkıntılar var ama… kimseyi üzmeyelim.

    • Feyza diyor ki:

      Iki kisinin mahrem hayatini aile uzmanlari ne bilsin Yahya bey, bu bana da heo mantiksiz gelmisti demek ki gercekten oyleymis. Peki sunu anlamadim, esiniz uzmana neden yalan soyluyor , yani siz bu psikologa bir cozum icin ortak kararla basvurmadiniz mi? Yoksa mahkeme filan mi zorunlu kiliyor, hukuksal sureci cok bilmiyorum. Yani zorunluluk yok da kendi rizasiyla gittiyse neden yalan soyluyor ki kendine faydasi olmayacagini bildigi halde? Oyle ya, karin agrisiyla dr.a gidip midem agriyor demek kadar sacma bir tutum degil mi bu? Gitmis olmak icin gitmek gibi..

      • Yahya diyor ki:

        Feyza hnm,

        İnsanın doktora gidip, muayene olması ve gerektiği miktarınca sırtını açıp doktora dinletmesi uygun ise; aileninde doktora gidip benzer bir şekilde hastalıklarına teşhis koydurması ve tedavi olması normal… olarak düşünmek gerekiyor. (Şahsi kanaatim bu yönde değil)

        Eşim “ya uzmana gideriz yada boşanırız” gibi bir baskı oluşturunca temkinli bir şekilde kabul ettim. Tekrar belirteyim, çevremden olumlu netice alan hiç görmedim, duymadım. Fakat eşimin bunu da bir oyunun parçası olarak planladığını sonradan öğrendim.
        Düşünsenize siz bir uzmansınız sizin karşınıza bir çift geliyor, kadın son derece masumane bir şekilde bir şeyler anlatıyor (bir çoğuda yalan) sonra söz sırası erkeğe geldiğinde sakin sakin kendi sıkıntılarını anlatacakken, önce eşinin anlattığı yalanları izah etmeye çalışıyor… bir yandan uzman biz onları doğru kabul ederiz diyor. Sizde bıraktığı intibayı bir düşünün.
        Bir yandan eşinizin tehditi, bir yandan eşinizin yalan yanlış ifadeler ile sizin tansiyonunuzu yükseltmeye çalışması, bir yandan hatalarınızı ikrar edeceksiniz ve eşiniz bunları delil olarak kayıt edecek. (Uzman size soruyor, sizce hatalarınız neler, neleri yanlış yaptınız, nasıl olsaydı daha iyi olurdu vs.)
        Bu şekilde 4-5 uzmana belki daha fazla ve sayısını hatırlamadığım seanslar gidildi.
        Neticesi daha güzeldi mahkemede sürpriz paket olarak geldi; gidilen uzmanlar şahit, ikrar edilen ifadeler ise ses kaydı oldu. (*)

        Hukuki olarak ise mahkeme taraflara rutinden soruyor, boşanmak istiyor musunuz son kararınız mı, uzmana yönlendirelim mi vs. diye.
        mahkemede yalan beyan, uydurma delil vs. sunulabildiğine göre ve hiç bir cezası olmadığına göre, gerisini siz düşünün.
        ———————————–
        Sen Hakka tevekkül kıl
        Tefviz et ve rahat bul
        Sabreyle ve râzı ol
        Mevlâ görelim neyler
        Neylerse güzel eyler

        • Feyza diyor ki:

          Allah kuvvet versin Yahya bey, soyle dusununce o kadar sinir bozucu bir durum ki anlattiginiz. Ben duz mantikla dusundugum icin, cozum amacli gittinizi ya da gonderildiginizi dusundum ve o yuzden garipsemistim. Aklima boyle bir ihtimal hic gelmezdi, yani mahkemede delil olarak kullanilmasi icin vs..O kadar suistimale acik konular ki, aile uzmanlari her ne kadae duyduklarina itibar etmek zorundaysa da asla iki kisinin arasinda gecen sorunlara tam anlamiyla vakif olamazlae. Ustelik bu aile uzmani neye gore ve kime gore, hangi inanc standardina gore teshis koyup dogru tedaviye yonlendiriyorlar? Cok gecmis olsun, gercekten cok uzuldum, dilden degil kalben uzuldum. Allah yardim etsin, hayirli kapilar acsin ve bu sıkıntıları atlattiysaniz mukafatini versin, sureciniz devam ediyorsa en kolay yoldan kurtulmanizi nasip etsin.

  3. Abdullah hasan diyor ki:

    Herkesin bir fil tarifi gibi. Anne baba ailelere karışmasın , aile anne baba desteği olabilir . Bunlar izah edilmediği müddetçe detaylıca genellikle olumsuz yönde etkisi oluyor, aile danışmanları ne kadar çoğaldı o kadar kavgalar ve boşanmalar arttı. Çünkü Fıkıh alimlerinin meziyeti gibi Aile danışmanlarının çoğu İslam bilgisine sahip olsalar bile islam medeniyetini benliklerin de olmadıkları için FİLİ hep sadece bir organın dan tarif ettiler. Çekirdek aile falan masal şuanki çekirdek aile değil küçülmüş aileler. Çekirdek bünyeyi büyüten ve bütün vücudu sağlıklı olmasını sağlayan özdür. Bizim burda bir söz vardı; Akıl yok fikir neylesin abdi karıyı boşamış bekir neylesin.

Yorum yapın

Röportajlar

Kızların Ölüm Fermanını Anneleri İmzalıyor

Hamit İzol 63 yaşında. İzol aşiretinin ileri gelenlerinden. Onun doğduğu topraklarda hep törenin sözü geçti. Çok insanın canı yandı, çok insan bazen akraba elinden gelen kurşunlarla hayatını kaybetti. Yeri geldi ...
Devamını Oku

Güzel Söz

"İçinizden kendileri ile huzura kavuşacağınız eşler yaratıp aranızda sevgi ve esirgeme var etmesi de O’nun ayetlerindendir. Şüphesiz ki bunlarda düşünen kavim için ayetler vardır.(Rum Suresi 21.ayet)"

Kitap

Çocuğunuzun Sahibi Değilsiniz

“Sormamız gereken soru şu: Geçmişimizin şimdiki yaşamımızı ne kadar süre daha yönetmesine izin vermek istiyoruz? Daha ne kadar başka bir zamanın hayaletleriyle savaşmak istiyoruz?" #drshefalitsabary nin kitabını internette kitap araştırmaları ...
Devamını Oku