Sizin İçin Vaka Bizim İçin Hayat

03 Haziran 2018Anlat Rahatla7 Yorum »

kalp

Bir Adem Diyor ki…

Eşimle birlikte psikologlar ve aile terapistleri ile yaşadıklarımı anlatmak isterim.

1-Eşimin bir çok garip davranışları yüzünden ilk olarak psikiyatra gittik. Psikiyatr kendisine ilaç verdi bir ay kullandı sonra bıraktı. İlacın faydası olmuştu. Bu psikiyatır beni dinledi ben de yaşadıklarımızı anlattım. Eşim sanırım kapıdan dinlemiş, çıkınca “neden adama yaşadıklarımızı anlattın” diye kavga çıkardı.

 2-İkinci olarak bir  psikolog ile görüştük ikimize de tavsiyelerde bulundu. Ben tavsiyelerine uydum eşim ise uymadı. Aynı psikolog ile tekrar görüşmek için randevu aldık eşim gelmedi. Psikolog “sizin eşinize bir şey yapamam, söz veriyor ama yapmıyor” dedi. Esasen eşim olan olaylarda benim haklı olduğumu biliyor ama “diğer kadınlar haksızken de onların dediği oluyor, benim de olacak” tavırları sergiliyor.
3-Ünlü bir psikiyatrdan randevu aldık fakat eşim bir kavga çıkardık gidemedik.
4. Aile danışmanı bir bey ile konuşmaya gittik. Konuşmanın daha 15 dakikası idi eşime “şu konuda yanlış yapıyorsunuz” dedi eşim bağıra çağıra terk etti ortamı.
5.  Devlet kurumunda bir pisikiyatıra beraber gittik . Artık yaptıklarını anlatınca haksız olduğu belli olduğunu görünce YALANLARA başladı. Ben pisikiyatıra “yalan anlatıyor” deyince “ben bilemem anlattıkları ile hüküm veririm, ikinizde normal görünüyorsunuz” dedi.
6. Boşanma davası açtıktan sonra Aile Bakanlığına bağlı bir aile terapisti ile görüştük. Kadın eşime 30 dakika konuşma hakkı verirken, ben konuşurken sürekli sözümü kesti ve ancak 5-10 dakika konuşturdu.
7- Eşim bir gün bana durduk yere “eve bu gece gelme” dedi sonra ben eve gelince bıçak ile yatak odasının önünde bana saldırdı, evi yıktı, polis çağırdı beni evden attırdı. 6284 sayılı iftira yasası ile “kocamdan korkuyorum” diye beni 6 ay evden uzaklaştırdı. Bir hafta sonra ağlayarak eve geri dön dedi, döndüm.
8-Ben bu olayı terapiste anlatınca eşimde olayı kabul ettiği halde durduk yere “siz halüsünasyon mu görüyorsunuz?” dedi. Ki elimde yıktığı yerlerin kaydı da var. Hatta terapist görüşmesinin bir kısmı da kayıtlı. Kaydettim, çünkü çok iftiraya uğradım.
9-Terapist tamamen yanlı olarak maddi hatalar da barındıran kendi içinde de mantıksal hatalar içeren bir rapor yazdı. Ben bu rapora itiraz ettim. Müfettiş bayanın yanında “fetocu olduğundan şüpheliyim” deyince müfettiş bayanın beti benzi attı. Müfettiş bayan “deliliniz ne var” dedi. Dedim “ne bekliyorsunuz ki görüşmelerin kayıt edilmesi yasak. Rapora olan itirazlarımı da yazdım” dedim. “Haklısınız” dedi.
10-Sonra cevap olarak sadece “Tetkike gerek yoktur, terapist işini düzgün yapmıştır” yazdılar.
Halen o raporun çelişkilerini ve kişinin yanlı olduğunu ispat edebilirim.
Aile Bakanlığı çalışanları genelde bayan ve pisikiyatır, pisikolog, terapistler genelde bayan oluyor  ve bayan bayanı ölümüne tutuyor haksız da olsa tutuyor.
Bediüzzaman Said Nursi bu durumu “güçsüzlerin ittifakı kuvvetli, kuvvetlilerin ittifakı güçsüz olur” diye özetliyor.
Terapistle görüşmemiz esansında terapist bizi psikologa yönlendirdi. Eşim “ben gitmem” dedi. Kadın bunu raporuna yazmadı. Ben kadının dediği pisikolağa gittim ve sıkıntılı bir durumum olmadığını yazdı.
11. Şu an mahkememiz var ve Heyet istedim, eşimin ve çocukların ve benim pisikolojilerinin tespiti için ancak onlarda bir şeyi dinleyip ses kayıtlarına eşimin küfürlerine saldırılarına bakmıyor sadece beni ve onu dinliyorlar. Raporu bekliyoruz. 15-20 dakika dinleyip  rapor veriyorlar halbuki bu durumlarda olan kişilerin düzenli olarak 6 ay takip edilmeden teşhis konması suç teşkil ediyor. Ama bunu yaptıran hiçbir mahkeme yok.
Eşimin binlerce hakareti küfürleri hem yazılı hem sesli kayıtlı. Çünkü sürekli iftira attığı için kayıt etmek zorunda kaldım.

Kısacası bütün her yerde olduğu gibi “kadın mağdurdur, kadın yalan söylemez…” kafa yapısı herkesin kafasında yer etmiş. Sorgusuz sualsiz kadın haklı görülüyor.

Ben her ortamda detaylı olarak delilleri ile eşimin ve kendi durumumu ispatlarım ancak ne hakim ne psikolog dinliyor ya da ilgileniyor.

Terapisteler için biz sadece bir vakayız. Ama onların kararı bizim için bir hayat. Farkında değiller.

 

Okunma Sayısı : 3.551

Yorum yapın

“Sizin İçin Vaka Bizim İçin Hayat” için 7 Yorum

  1. SEÇİLLL diyor ki:

    Allah korkusunun olmaması
    hayatın sadece bu dunya hayatı sanılması
    ölumun unutulması
    çevredekı kotu ornekler
    faız kredılı ev araba alıp yanı Allaha savas acılmıs evler
    bu gıbı sebepler cevredekı ornekler
    bazen çevremde bakıyorum anlasamayan kısılere sankı rahat batıyor.herturlu maddı ımkan var açlık yok savas yok bır gecınmek kalıyor onuda neden basaramıyorlar dıye dusunuyorum. gunahlar ve ahıretın unutulması

  2. Yahya diyor ki:

    Yazık…
    emeğine, vaktine, parana…
    bitmişse bitmiştir…!

    • Feyza diyor ki:

      ..ama nereden bilsin ki Yahya bey, emek vermese ve bittigine emin olana kadar ugrasmasaydi, bu yasam umudu olabilen bir hastaya otenazi yapmaktan farksiz olmaz miydi?
      Bu ugurda gosterilen fedakarliklarin ve cabalarin sonucu husran da olsa bosa degil gibi dusunuyorum, yazik olmaz yine de. Tabi siz tecrubelisiniz, belki de yaniliyorumdur..

      • Yahya diyor ki:

        Feyza Hanım,
        Cumanız mübarek olsun.

        Öncelikle Kuran-ı Kerim’e sıkı sıkı yapışmış ve onu kılavuzu haline getirmiş bir müslümanın psikolojik sıkıntılar, buhranlar, depresyon ve benzeri rahatsızlıklar ile boğuşması pek mümkün gözükmüyor.
        Fizyolojik olarak yaşanan rahatsızlıklar müstesna.

        Bu sebeple huy ve karakter bozukluluklarının tedavisi modern imkanlar ile mümkün değildir. Doktor olanlar ilaç verir gönderir, doktor olmayan uzmanlar ise telkin verir gönderir.

        Günümüzde aile danışmanı/terapisti/uzmanı/psikolog/psikiyatrist hemen hemen hepsi batın seküler eğitim sistemi ile eğitilmiş, yoğrulmuştur. Bir doktora baş ağrısı şikayet ile gittiğinizde, bir Fatiha oku geçer dediğini duyamazsınız.

        Ör. Nevzat Tarhan bu konuda nadir bulunan insanlardandır. İslam ile ilmini harmanlamıştır.

        Diğer bir deyişle; yalanın, iftiranın, kavga çıkartmanın çözümünü bir ademin aradığı şekilde bulamazsınız. Bende birebir yaşadım; “yalan söylüyor” o olay öyle değil, şöyle olmuştur dediğimde, uzman bana *biz danışanlarımızın her söylediğini doğru kabul etmek zorundayız, yalan/doğru mu söylüyor kısmıyla ilgilenmeyiz* demişti.

        Çözüm mü? Ziya paşanın dediği gibi:
        Nush ile yola gelmeyeni etmeli tekdir
        Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir…

        Selam ve dua ile…

        • Feyza diyor ki:

          Yahya bey,
          Haklisiniz, ben de sizin dediginiz gibi “sekuler dunyanin aile danışmanı/terapisti/uzmanı/psikolog/psikiyatrist hemen hemen hepsi batın seküler eğitim sistemi ile eğitilmiş, yoğrulmuş….” aile terapistlerinin bizim inancimiza uygun receteler sunacagina inanmiyorum. Daha once aile danismanlari uzerine Sema hnm. da bir yazi yazmisti.
          Zaten yanilabilirim de demistim ki belki yanlis bir acidan bakiyorum ama cikmadik candan umut kesilmez niyetiyle iste bu yollara da basvuran kisilerin cabasini takdir ediyorum demek istedim. Ola ki isini hakkiyla yapan birine denk gelirler umidiyle, yani ne bileyim…Kopruden onceki son cikislari da denemek istiyor insanlar, sanki inanmasam da boyle bir durum basima gelse her ihtimale karsi ben de denerdim sansimi gibi geliyor, biraz da o yuzden..Ise yarasa da yaramasa da denedik deme adima belki de kendini ve esini tatmin etme adina..
          Ziya Pasa’nin sozunu uygularsaniz akibet parlak gozukmuyor Yahya bey, kotek, tekdir filan, duymasinlar. Tek cozum “nush” ile uslanmayani psikologa goturmek gibi gozukuyor :)malum, evden de gonderemezsiniz..

  3. Sumeyye diyor ki:

    Niye hayalcilik oluyor acaba…beyfendinin yazdiklarini anlamdiniz galiba…adam karisina kotu bisey soylemiyor arkasndan atip tutmuyor..rahtszligini kabul etse beraber tedavi oluruz sorunumz ortadan kalkar dusuncesiyle ugrasmis..sadece haniminin suclu oldugunu dusunse onunla psikologlari gezmezdi..boyle insanlarin dertlerini yuzeysel bilip bi de akil vermiyor musunuz deli oluyorum…adamin tovbe edip dua edip Allah a yonelmedigini nerden biliyorsunuz…devlet memuru dedigin psikolog neden isini hakkiyla yapmiyor…memurdan bisey beklemicekmişiz(!)…ben ne psikolog tanidim adam her hastasi icin gece kalkip hacet kiliyor dua ediyor…nasreddin hocanin dedigi gibi el elin esegini.turku cagirarark ararmis…cok sinirlendim ulkemin insaninin duyarliligi git gide azaliyor:(((((

  4. Darusselam diyor ki:

    Bence bu konuda kader ne diyor, neden bsşınuza gelen musibete fetva verdi…İki taraf ta tevbe istiğfar etsen, yol haritası ortaya çıkar, devletin memurundan sağlam bir şey ummak biraz hayalcilik sayılır..Vesselam her iki tarafta kendi cinsinden büyüklerle istişare etse fayda olur vesselam….Her şeyi götürüp kanunu suçlamakta iradenizden istifa etmek gibi bişey….Allah kolaylık versin….Şuur altları doğru düşünceyle beslenirse iş yoluna girebilir…

Dünden Bugüne

Ayşe Askere Git Ali Sofra Kur

(30.9.2015 tarihli bir yazım. Yeni müfredatta cinsiyet eşitliği ne kadar yer aldı bilmiyorum. Bilgi sahibi olan okuyucular yazarlarsa memnun olurum.) Yeni okul dönemi açıldı, Allah sonumuzu hayreylesin. Özellikle "okul dönemi" dedim, ...
Devamını Oku

Güzel Söz

“ En eğitimli kişi yaşadığı, yaşadığı hayatı en iyi anlayandır. “ ( Hellen Keller)

Kitap

Algı Yönetimi ve Manipülasyon

Algı Yönetimi ve Manipülasyon "Kanmanın ve Kandırmanın Psikolojisi" kitabı nasıl kandırıldığımızı çok iyi gözler önüne seren bir kitap. Mücahit Gültekin kitapta bilimsel açıklamalarla birlikte günümüzden ve İslam tarihinden örneklerle  yalın bir ...
Devamını Oku