Tanzanya’da Kadın Olmak

13 Ekim 2011Konuk YazarlarYorum Yok »

Betül Demir Karabacak

Tanzanya’da kadın deyince konuyu çok yönlü bir şekilde incelemek gerekiyor. Aynı toplumda farklı kültürleri gelenekleri görenekleri yansıtan farklı gruplara sahip kadın tipleri var. Afrikalı siyahî kadın Tanzanya’nın kadınları arasında en çok sorunları olan kesim. Arap ve Asya kökenli kadınlar refah içindeler.

Sevahili kadınlarında ev dışında çalışanı çok fazla onları her iş alanında görmek mümkün. Enerjinin büyük bir bölümünün elde edildiği kömür, kadınlar ve kızlar tarafından taşınıyor. Halkın yerel ihtiyacı olan su kadınlar tarafından taşınıyor. Üretimde erkeklerden fazla çalışmalarına rağmen aldıkları pay erkeklerin yarısı bile değil. Kadınları kamyon şoförlüğü, hamallık gibi alanlarda görmek mümkün maalesef.

Erkeklerin çogu çalışmıyor işsiz. Nedeni ise maddi yetersizlikten dolayı okuyamıyor üniversite diploması yok ,İngilizce ve bilgisayar kullanmayı da bilmiyor haliyle işsiz kalıyor.

Afrika ülkelerinin tamamında kadınların durumu içler acısı hele kadın Müslümansa durum daha da vahim.

Kadının hiçbir kıymeti yok, çok eşlilik yaygın erkekler kadınları sudan sebeplerle kapının önüne koyabiliyor. Böyle ailelerde çocukların sokağa terk edilmesi çok görülüyor. Kız çocukları aynı cahiliye dönemindeki gibi aileye yük görülüyor. Kızlar çok ufak yaşta evlendiriliyor. Kadınlar ağır işler dâhil her alanda çalışıyor ancak asıl yapmaları gereken şeyler konusunda bir görenek oluşmamış.

İslam’a ilişkin temel bilgiler bilinmiyor, aile bağları çok zayıf. Eğitimsizlik had safhada kızların okula gitme oranı düşük. Lise de bu oran daha da düşüyor. Üniversitede yok denecek kadar az. Dolayısıyla din eğitimiyle meslek eğitimi birleştirilerek yatılı kuran kurslarına çok ihtiyaç var. Cahillik çok yaygın edep, usul, erkân, görgü, nezaket çok zayıf. Tesettür yok gibi. Ezbere dayalı dini bilgiler var. Derinlikli bilgi yok.

Mahrumiyet her yerde evlerin büyük kısmı tek gözlü. Evlerde hemen hemen hiç mobilya yok. Aile hayatı çok zayıf mahremiyet yok gibi çoğunlukla yemekler dışarıdan yeniyor her aile ferdi dışarıdan yemek satın alarak karnını doyuruyor.Evin erkegi ailesinin başında olmadıgından dolayı maddi geçim çok zor hale geliyor.

Bayanlara “Neden evde yemek pişirmiyorsunuz?” diye sordugumda yag, şeker, un, pirinç, tuz, kömür hepsini almaya gücümüz yok bunların birine verecegimiz parayla bir ögün karnımızı doyuruyoruz cevabını veriyorlar.Evde yemek pişirmek daha pahalıya geliyor. Yemek kültürü gelişmemiş Tanzanya da her köşe başında küçük kulubelerde bizim saçlara benzer siyah bir kapta patates kızartmaları, pilav üzeri maharage dedikleri bizim barbunya yemegi satılıyor.

Ugali dedikleri su ve mısır unuyla pişirilen katı bir hamur yemegi de Tanzanya halkının vazgeçemediklerinden. Yine un ve suyla pişirilen içecek kıvamında olan uji adı verdikleri içecekleri meşhur Tanzanya’ da.

Ancak bu yemeklere de durumları iyi olanlar ulaşabiliyor. Açlık çok hırsızlık da çok fazla bu yüzden. Aç olan insanlar ne yiyip ne içiyor çözümü dilenmekte bulmuşlar. Her gün çocuklar saat dört gibi dilenmeye çıkıyor. Bölgede İslam dilencilik dini gibi görülmeye başlamış. İslamın şeref ve izzeti ayaklar altında. Önemli olan Afrikada islamın izzet ve şerefini ayaga kaldırmak.

Temizliğe sağlığa dikkat edilmiyor. Bu sebeple ana ve çocuk ölümleri aşırı yüksek. Ana ve çocuk sağlığı kurumları az. Kilise hastanelerine mecburiyet. Müslümanlar için sıkıntıya sebep oluyor. Yetimler perişan babası ölen çocuğun hayatta kalması çok zor.

Çok büyük problemlerden biriside Müslüman genç kızların hiçbir eğitim almadan erken evleniyorlar. Bu durumda büyük problemler çıkıyor. Yeni evlenen Müslüman kızların çoğu kocasıyla ruh hali uyumsuzluğundan dolayı boşanıyor. Ailesine utanç getirmemek için, geri dönmemek için başka yollar seçiyor. (fuhuş gibi).

Boşanmaların genel sebebi, erkeğin çalışmayıp evine bakmaması, çocuklarıyla ilgilenmeyip aylarca evine uğramaması, karısına ağır işkencelerle eziyet etmesinden kaynaklanıyor.

Kadınlara karşı şiddet konusuna gelince ciddi bir sorun. Kadınlara karşı şiddet ve kadın hakları ihlalleri dünyanın heryerinde var .Amerika da ve Avrupa da bile kadınlara karşı tecavüzler , dayak ve her türlü şiddet kadın hakları arasında cereyan ediyor.

Afrikada ise kadınlara uygulanan şiddet alenen, açık hatta geleneklerin bir parçası gibi toplumsal alanda yer etmiş.

Maalesef fuhuş yapan kadınların %80 i Müslüman. Çünkü Hıristiyan kızlar evlenmeden önce mutlaka eğitim görüyor. Bibliada (incilde) evlenen çiftler kesinlikle boşanamaz hükmü var. Nişanlar kilisede yapılıyor yüzükleri takan rahip evlenen çiftelere “talak yok ancak eşlerden biri ölürse o zaman diger eş evlenebilir.” mantıgını yerleştiriyor. Buna rağmen hiristyanlarda da boşanmalar oluyor.

İnsan her gün yeni bir şeyler duyuyor, burada bazı yerlerde grup evliliği diye bir uygulama var. Bir erkeğin birden fazla kadınla ilişkisi duyulmadık bir durum değil. Fakat bir kadının birden fazla kocayla ilişkisini düşünün. Aynı evde bir kadın iki koca uzun yıllar beraber yaşayabiliyor maalesef.

Senelerdir Tanzanya’ da yaşayan arkadaşım anlattı, bizzat bu olayı yaşayan hanım kendisi anlatmış.Yıllar önce ilk kocası başka bir şehre çalışmaya gitmiş ve uzun süre eve dönmemiş. Bu arada kadın başka bir adamla evlenerek aynı evde yeni kocasıyla yaşamaya başlamış.Yıllar sonra ilk kocası dönüp geldigin de herkes durumu kabullenmiş ve birlikte yaşamaya devam etmişler kadın “bu benim sorunum değil, kocaların sorunu” diyerek kendinde hiçbir sorumluluk görmüyor, anormal bir durum oldugunu düşünmüyor bile.

Evlilikle ve aile hukukuyla ilgili yasal düzenlemeler olmadığından çok eşliliğin ve serbest ilişkinin önünde herhengi bir yasal engel bulunmadıgından toplumda bu tür aşırılıklar görmek çok mümkün.

Buralardaki aile yaşantılarını gördükçe nekadar çok şükretmemiz gerektiğini anlıyor insan. Ceviz kabuğunu doldurmayacak şeyleri sorun yapmamayı, eşine karşı hoşgörülü davranmanın ehemmiyetini kavrıyor insan.

Düşünüyorum, buradaki kadınların suçu ne? Siyah olmaları mı ? Bende, sizde onların yerinde olabilirdik. Bu zamana kadar ezilmiş, horlanmış bir toplum. İkinci , üçüncü sınıf insan olarak yaşamışlar hep. Onların derileri siyah ama kalpleri bembeyaz. Onların diliyle Mungu amesaidia inşallah.(Allah yardımcınız olsun)…

                             Tanzanya’dan  BETÜL DEMİR KARABACAK

Okunma Sayısı : 367

Yorum yapın

Röportajlar

Kız Gibi Kızlar, Erkek Gibi Erkekler Yetiştirmek Mümkün Mü?

Günümüz dünyasının en büyük problemlerinden biri fıtrattan uzaklaşma gözlemim o ki… Tabi insan birden bu değişimi ve dönüşümü yaşamıyor Yetiştirilişimiz, “erkeği” ve “kadını” anlamlandırma biçimimiz,gelenekler, tv dünyası , diziler ve ...
Devamını Oku

Güzel Söz

" Bir evin güzelliği uyumdur. Bir evin tadı bağlılıktır. Bir evin sevinci sevgidir. Bir evin zenginliği çocuklarıdır. Bir evin yasası hizmettir. Bir evin refahı memnun olan gönüllerdir. " (Henry Taylor)

Kitap

Hayatım İbret Aynası

Otobiyografi okumak çocuk gelişimi , roman, kişisel gelişim okumak kadar çok boyutlu bir süreç bence. Ahmet Muhtar Büyük Çınar’ın kendi yaşamını kaleme aldığı Hayatım İbret Aynası kitabı da böyle bir ...
Devamını Oku