Tartışmayı Bilmiyoruz

09 Ocak 2015Evlilik2 Yorum »

26440209

Giderek seslerimiz daha fazla yükselir oldu. Dolayısıyla cümlelerimiz de daha yıkıcı olmaya başladı. Bazen tanımadığımız insanlara gösterdiğimiz özeni evimizdekilere gösteremiyoruz bile. Son dönemdeki boşanma artışlarının sebebi belki de bu üslup probleminden kaynaklanıyor çoğunlukla. Yıllardır aynı şeyleri, aynı tarzda söylemek yerine , karşımızdakini/eşimizi anlamaya çalışsak çok daha yumuşaklıkla halledebileceğiz belli ki problemimizi. Aile Terapisti ve “Unutmak mı Affetmek mi” İsminde bir de kitabı olan Serhat Yabancı’ya tartışma üslubumuzu sorduk. Yabancı , tartışmayı bilmediğimizi söyleyerek bize şu yanıtı verdi;

“Sorunları çözmek için kökenine inmeye gerek yoktur. Bu sadece havada kalacak bir tartışma çıkarır. Tartışmalar çözümsüz biter ve artık tartışmaktan kaçar hale geçirirsiniz. Bu durumda genelde, “konuşamıyoruz” şikayetleri gelir. Aslında sorun insanların birbirleriyle  konuşamamaları değil, nasıl konuşacaklarını bilmemeleri ve sorunu yanlış yöntemlerle çözmeye çalışmalarıdır. Yıllardır aynı yöntem ile konuştuğunuz bir sorunu düşünün. Siz ve eşiniz aynı tarzda tartışıyorsunuz. Sizce bu yöntemler ile sonuca varabilir miyiz? Sizin soru sorma şekliniz, duymak istedikleriniz ve tarzınıza eşinizin verdiği tepkiler değişmediğine göre bu şekilde yol almak mümkün değildir.”

ESAN SORUN ÇÖZÜMÜ BİLMEMEK

“ İnatla direnenin karşısında, inatla ısrar eden vardır. O halde esas sorun, sorunlar değil, çözüm yöntemlerini bilmemektir. Siz sorun çözme yöntemlerini bilmediğiniz sürece boşanıp farklı kişilerle evlenmeniz halinde yine aynı şeyleri yaşamaktan kaçamazsınız. Çevremizde rastladığımız dördüncü, beşinci evliliklerin nedenlerinden biri de budur. Bunun temel nedeni genellikle sorunları çözememek ve çözüm yöntemlerini bilmemektir. Yani hayatınızdan “Ahmet’i” çıkarıp yerine “Mehmet’i” koymanız, “Ayşe’yi” çıkarıp yerine “Fatma’yı” koymanız bir şeyi değiştirmeyecek.”

NE YAPMALI?

Peki ısrarla aynı hataları yapmamak ve konuşmaları tartışmaya dönüştürmemek için ne yapmalı? İşte Aile Terapisti Serhat Yabancı ‘nın bu konudaki önerileri;

* Temel sorun öncelikle üsluptur. Öfkeli, kendini tamamen haklı, eleştirel, sorgulamacı üslubunuz var ise önce bunu değiştirmelisiniz.

* Kendi ısrarcılığınız ile onun direnci arasındaki ilişkiyi görmelisiniz. Siz ısrar ettikçe o da kabul etmemek için direnecektir.

* Haklı çıkmak için değil, çözüm ve düşünceleri aktarmak için iletişim kurmalıyız.

* Kendimizi ifade ettikten sonra onaylanmayı veya kabul edilmesini beklememeliyiz.

* Kendimizi savunmak için kanıtlardan bahsetmek yerine, sorunun ortak çözüme odaklanmalıyız. Tartışmaların uzamasının % 80 nedeni, tarafların kendini haklı çıkarmak için kanıtlarını ortaya koymalarından kaynaklanır.

* Tartışılan konu, sadece yalnız olmalı, başka konularda veya geçmişteki yaşananlar ile bağlantı kurulmamalıdır.

* Her tartışmada bir konunun çözülmesi esas alınmalıdır.

* Tartışmalarda uygun yer, zaman ayarlanmalıdır. Yemekten önce, uykudan önce, tatilde, alışverişte, kalabalıkta, misafirlikte, misafir varken, çocukların yanında, yorgunken, açken, uykusuzken, hastayken, önemli konular ve konuşmalar yapılmamalıdır. Tam tersi ise doğrudur

* Tartışmada, iki taraf birbirini kontrol etmeli, ses tonu, konunun başka yöne çekilmesi durumlarında ise uyarı olmalıdır.

* Tartışmalarda, duygusal kelimeler kullanılmalıdır. O ana kadar canım, hayatım dediğiniz eşinize tartışma esnasında mümkün olduğunca olumsuz kelime ile hitap edilmemelidir.

* Tartışmalarda her zaman amaç belirtilmelidir. “Şu konuyu çözelim-konuşalım”… Ulaşılması istenen nokta karşılıklı seçilmelidir.

*Tartışmalarda sonuç alınamadığında ara verilmelidir. “Daha sonra konuşalım.”

Gazete Vahdet

Okunma Sayısı : 9.596

mavi mavi masmavi için yorum yapın

“Tartışmayı Bilmiyoruz” için 2 Yorum

  1. mavi mavi masmavi diyor ki:

    Beyaz zenci.sizin şurada yaptiginiz gibi serhat beyde tartismayi bilmemekten üslup yanlisligindan bahsediyor.aynen söylediği sebepler ve fazlasi yüzünden evliligim bitiyor tartismayi bilmeyen bir toplumuz maalesef ve buna dikkat çekilmesi de son derece manidar tek sebep budur demiyor zaten kaldiki…bu yorumu yazmadan once kitaplarına ve paylasimlarina göz atsaydiniz ne kadar bizden biri olduğunu gorurdunuz.

  2. beyaz zenci diyor ki:

    Sayın Yabancı soyadı gibi kendisi de ülke sorunlarına yabancı anlaşılan. Tespitler doğru ancak bireysel verilerle elde edilen sorunlar ve sonuçlar gibi geldi bana açıklamalarınızdan. Türkiye de aile içi tartışmayı körükleyen faktör sadece haklılık tartışması değil. Ekonomik ve sosyal boyutu daha fazla. Kimlik ve aidiyet faktörü de tartışmayı körükleyen nedenlerdir. En önemlisi ise tatminsizlik. Sınırlı hayatta sınırsız isteklerin karşılanamaması. Bunların çoğu arka planda tartışıldığı için sen haklısın ben haklıyım tartışmasının gölgesinde kalır. Bütün boyutlarıyla tekrar analiz edilmesi gereken bir konu, tek bir yönünü ele alarak çözüm üretilemez diye düşünüyorum.

Dünden Bugüne

Ayşe Askere Git Ali Sofra Kur

(30.9.2015 tarihli bir yazım. Yeni müfredatta cinsiyet eşitliği ne kadar yer aldı bilmiyorum. Bilgi sahibi olan okuyucular yazarlarsa memnun olurum.) Yeni okul dönemi açıldı, Allah sonumuzu hayreylesin. Özellikle "okul dönemi" dedim, ...
Devamını Oku

Güzel Söz

" Yumuşak muamele kimde bulunursa onu güzelleştirir. Yumuşaklık kimden söküp alınırsa onu çirkinleştirir. (Hadis-i Şerif) "

Kitap

Çocuğunuzun Sahibi Değilsiniz

“Sormamız gereken soru şu: Geçmişimizin şimdiki yaşamımızı ne kadar süre daha yönetmesine izin vermek istiyoruz? Daha ne kadar başka bir zamanın hayaletleriyle savaşmak istiyoruz?" #drshefalitsabary nin kitabını internette kitap araştırmaları ...
Devamını Oku