Tatlişko Koca

27 Ağustos 2018Sema Maraşlı60 Yorum »

tuhaf çiçeklerAyşegül o gün kocası için hazırlanıp süslenmişti. Dekoltesi bol kırmızı elbisenin içinde son derece çekici göründüğünü düşündü. Aynada kendini süzerken arkasından biri belirdi. Kuvvetli bir çığlık attı.

Sus kız ne bağırıyorsun, benim ben.” diyen ses biraz tanıdık geldi. Dönüp yüzüne baktığında yabancı zannettiği kişinin kocası olduğunu gördü.

Dış kapının açıldığını onun geldiğini duymamıştı. Kocasına baktıkça korkusu büyük bir şaşkınlığa dönüştü.

Kocasının yüzünde tuhaf bir sırıtış vardı. Saçlarının yarısını sarıya boyatmıştı. Üzerinde kırmızı çiçekli gömlek ve sarı pantolon ile çok nonoş görünüyordu.

Sana ne oldu?” diye inler gibi çıktı sesi.

Kocası aynaya bakarak zarif bir el hareketi ile saçlarını düzeltti.

Nasıl olmuşum kız, beğendin mi?” diye sesi ince bir tonda sordu.

Kötü olmuş, beğenmedim, ne biçim giyinmişsin, ne biçim konuşuyorsun sen öyle, kadınsı kadınsı.” dedi.

Bundan sonra böyle şekerim. Ben artık tatlişko bir koca olacağım.” derken kocası salondaki koltuğa oturup bir kadın edası ile bacak bacak üstüne attı.

Ayşegül de onun karşısına otururken ağlamaya başladı. Onun ağladığını gören kocası onu teselli etmek için yerinden kalkıp onun ayaklarının dibine bağdaş kurup oturdu, kafasını da Ayşegül’ün dizlerine dayadı.

Ağlama vallahi ben de ağlarım. İnan ki bundan sonra her şey daha güzel olacak. Bugün ‘Cinsiyet Eşitliği Eğitimi’ne gittim. Meğer kendimi erkek olacağım diye kasıyormuşum. Gerçi farkında değildim kastığımın ama öyleymiş öyle dediler.”

Sen kas yine biraz kas kendini, böyle çok gevşek görünüyorsun” dedi Ayşegül sinirli sinirli.

Yok artık kasmak falan. İnan böyle her şey daha güzel olacak sevgülüşüm. Karınızla arkadaş olun, evde her işi paylaşın dediler.”

Bu duyduğu Ayşegül ün hoşuna gitmişti.

Bu bölüm iyiymiş.” dedi burnunu çekerken.

İyi iyi, hepsi iyi merak etme kız. Bundan sonra bulaşık bir gün senin, bir gün benim. Evin işleri de öyle. Her iş ortak. Yemeği de keki de beraber yapacağız. Sana kek yapacağım kız. Ayrı gayrı yok. Ağdayı bile taklişko kocanla beraber yapacaksın artık.”

Kocası ile beraber ağda yapma fikri Ayşegül’ e korkunç geldi.

Hayır hayır o kadar istemem.” dedi çığlığa benzer bir sesle.

Ay ne var şekerim! Kadın erkek ne farkımız var, toplumun dayatması bunlar. Yok artık kıl tüy; bacaklarımı, göğsümü her yerimi alacağım. Aşkitom sen mecbur musun beni kıllı tüylü çekmeye.”

Ayşegül kocasının üst iki düğmesi açık kırmızı çiçekli gömleğinden içine baktı, kocası sinek kaydı yaptırmıştı göğsünü, tek bir tüy bile görünmüyordu.

Erkekte kıl tüy iyi olur. Ben seviyordum kıllarını.”

Yok artık bebeğim. Eşit olacağız eşit. Sen tatlıysan ben de tatlişko. Birbirimizden farkımız kalmayacak. Beraber gülüp beraber ağlayacağız. Akşamları birlikte çekirdek çitleyip, aşk dizisi izleyip kavuşamayanlar için birlikte göz yaşı dökeceğiz.”

Kocasının söyledikleri Ayşegül’ün gözünde canlandı ve çok korkunç geldi.

Ben seninle dizi izleyip birlikte gözyaşı dökmek istemiyorum, sen istediğin programa bakabilirsin.”

Yok artık eskisi gibi. Haber programı, memleket meselesi, maç, savaş, siyaset…Bunlar beni ilgilendirmiyor. Dünya kötü bir yer bebeğim, biz kendi dünyamızı kurup orada mutlu olalım. Ben masum insanların öldürülmesine artık dayanamıyorum.” derken ağlamaya başladı.

Ayşegül, dizine kapanıp ağlayan kocasına çaresizlik içinde baktı, ne yapacağını bilemiyordu. Kocasının gözyaşları dizlerini ıslatmıştı. Bir saat önce ne hayallerin vardı. Kocası ile romantik bir akşam geçirmek için hazırlanmıştı, şimdi başına bu felaket gelmişti. Bu kadın bozması gibi duran kocayla daha romantizm de olmaz, diye derin bir iç geçirdi.

Ayşegül aşkitom. Ben artık diğer erkekler gibi değilim. Dünyayı hep erkekler kötü hale getiriyor, savaşı erkekler çıkarıyor, ölüyorlar, öldürüyorlar. Ben öyle bir erkek olmak istemiyorum. Savaş istemiyorum. “Savaşma seviş” artık benim sloganım.”

Sevişmek” deyince Ayşegül’ün midesi bulandı. “Ay bu yatakta benim geceliklerimi de giyer bununla sevişilir mi” diye yüzünü ekşitti.

“Erkeklere ‘ağlayın, rahat rahat ağlayın utanmayın’ dediler eğitimde.”

“Tamam bence yeterince ağladın sus artık.”  Ayşegül’ün kızdığını anlayan kocası yerden kalkıp elini yüzünü yıkayıp döndü.

“Giyinin renk renk, hayatın tadını çıkarın.” dediler, diye neşeli neşeli konuşmaya başladı. Sanki az önce ağlayan o değildi.

“Çok mantıklı geldi. Yakışmış mı bu giydiklerim tatlişkom?” diye sorarken kendi etrafında edalı edalı döndü.

Ayşegül ona bakarken ne diyeceğini bilemedi. Hüngür hüngür ağlamaya başladı. O kadar çok ağladı ki gözyaşları odayı kapladı. Kocası onun gözyaşlarında boğulmaya başladı.

Ayşegül aşkitom beni kurtar korkuyorum” çığlıklarına hiç aldırış etmeden daha da çok ağladı. Taa ki kocası onun gözyaşlarının içinde boğulana kadar.

Ayşegül Ayşegül” diye onu sarsan kocasının sesi ile derin uykudan uyandı Ayşegül.

Gözünü açtığında yataktaydı ve kocası da yanında normal görünüyordu.

Ayşegül kabus mu görüyordun canım, çok huzursuz görünüyordun?”

Kocasına baktı; saçlarında sarı yoktu, göğüs kılları da yerinde duruyordu ve eskisi gibi normal bir erkek gibi konuşuyordu.

Allah’ım çok şükür gerçek değilmiş, kabus görmüşüm” diye şükretti.

Hayatım kalkmamız gerekiyor. Kahvaltımızı yapıp hazırlanalım yoksa eğitime yetişemeyiz.”

Ne eğitimi” dedi Ayşegül hâlâ kendine gelememişti.

Unuttun mu! Oysa dün çok istiyor gibi görünüyordun. Cinsiyet eşitliği eğitimi. Dün sen katıldığını ve çok beğendiğini söyledin ya. Bugün de birlikte gitmek için bana söz verdirmiştin. Bir gidelim bakalım. ”

Ayşegül bir gün önce arkadaşının daveti ile bir kadın derneğinde katıldığı “Cinsiyet Eşitliği Eğitimi”nde bayıla bayıla dinlediği şeylerin gerçek halini rüyasında görmüştü. Gerçi eğitimde kıldan tüyden nonoşluktan bahsetmemişlerdi fakat anlattıkları şeylerin gerçek hayata yansıması aslında öyle olacaktı belli ki.

Erkekliği o kadar çok kırparsan ortaya doğal olarak kadınsı bir adam çıkar, diye düşündü. Hiç götürür müydü kocasını artık o eğitime. Hatta o kadın derneğinin önünden bile geçmeyecekti bundan sonra.  Erkekler öyle olursa aileyi, vatanı kim koruyacak acaba, diye içten içe söylendi.

Kocacığım tatil günümüzü ne gerek var orada burada geçirelim, evimizde muhabbet etmek varken. O eğitimi boş ver sen. Düşündüm de pek de faydalı bir şey değilmiş, hatta zararlı. Eşitlikmiş! Ben seninle eşit falan olmak istemiyorum. Farklıyız işte. Farklılık güzel. Farklılığın keyfini çıkaralım.” dedi.

Dün öyle demiyordun, eşitlik falan diye akşam konuşup duruyordun, hatta benim seni ezdiğimi bile söyledin.”

Dünü boş ver kocacığım. Dün bir hataydı. Aslan gibi kocamı hiç götürür müyüm cinsiyet eşitliği eğitimine. Hayatımda yeterince kız arkadaşım var, sen erkek olarak kal kocacığım. Aslanım, yiğidim, evimin direği.”

Kocası güldü. Ayşegül’ün söyledikleri hoşuna gitmişti.

Dün eğitimden gelip akşam bir karış suratla ona bir sürü şeyler dayatmaya çalışan karısını sabah böyle güler yüzlü neşeli görmek çok hoşuna gitmişti. Geceden sabaha ne değişti bilmese de. 

Sema Maraşlı / www.cocukaile.net

Okunma Sayısı : 11.606

Yorum yapın

“Tatlişko Koca” için 60 Yorum

  1. Misafir diyor ki:

    Tarih denilen mazi derelerinden;
    Sodom, Gomora, Pompei cınhırraş feryatlarla haykırır bize:

    Sakın fıtratı bozmayın ve fıtrata taş atmayın,
    Yoksa fıtratın sahibi sizi taşlar ve taşlaştırır diye.

    Göklerden ders alıp, aklını başına almayanlar,
    Göklerden akılsız başına dert alırlar…

  2. Misafir diyor ki:

    BAŞKASINI TAKLİD EDERKEN ÖZÜNÜ KAYBETMEK

    Hayvanlar ormanda bir toplantı yapmışlar. Herkes kendi yeteneğini diğer bütün hayvanlara öğretsin diye karar almışlar. Bülbül güzel ötmeyi, tavşan hızlı koşmayı, bukalemun araziye göre şekil almayı, ördek yüzmeyi, leylek uçmayı vb. öğretmek için aylarca dersler vermişler ve dersler almışlar.

    Sonuç vahim: Karşıdakinin özelliklerini öğrenirken her hayvan kendi ÖZÜNÜ kaybetmiş.Kendi yeteneklerini unutmuş.

    Allah’u Teala kainatta muhteşem bir denge kurmuş ve “sakın bu dengeyi bozmayın” diye emrediyor. ( Rahman suresi)

    Bülbüle bülbüllük çok yaraşır, arslana arslanlık.
    Bülbüle pençe takarsanız o bülbül olmaktan çıkar.
    En mutsuz arslan da kafeslenmiş arslandır.

    Erkek yontuldukça kadına benzer ve ılıklaşır.
    Kadın erkeğini romantizm adına ılıklaştırır, sonra bunu ben icad ettim ama bende beğenmedim der.

    Bu tarz bir zeka tebriğe şayan! bir zekadır.

    Dengeyi bozan insanlar DENGESİZ ve DENSİZ insanlardır.

    • Abdullah Bir diyor ki:

      SÖZÜN ÖZÜ

      “Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az” türünde ve ders niteliğinde ki “kısa ve öz” paylaşımlarınız için size çok teşekkür ederim sayın misafir.

      “Doğru ve İlahi” bilgiye aç dengesizleri ve densizleri seytanın ve nefislerinin elinden kurtarma savaşında sizi de yanımızda görmek bizi daha güçlü yapacaktır.

      Tekrar hoş geldiniz aramıza…

      • Misafir diyor ki:

        Sevgideğer kadim ve eskimez dost Abdullah bir bey kardeşim:-)
        Buram buram hasbilik kokan ve sıcak efşan duygulu mesajınız için Allah razı olsun diyorum. Bilmukabele. Ayda bir, iki ayda bir giriyorum. Bazen arka arkaya yorumlar bırakıyorum. Selam, sevgi ve muhabbetlerimle.

  3. Misafir diyor ki:

    Tren rayından çıkarsa;
    trenle seyahat eden insanlar yaralanır veya ölür.
    Ama “fıtrat rayından” çıkarsa;
    arzın üstündeki bütün insanlar, bütün canlılar ölür.
    Vahşi insanların;
    masum hayvanlara ve
    masum insanlara ve
    ekolojik dengeye ne tür eziyet yaptıklarını görünüz!

  4. Cihad diyor ki:

    Feyza Hanım Kardesime,

    Gıda ve beslenme çok önemsediğim bir konu. Çok dikkat etmek gerekiyor. Ve bu konuda çözümün EVDE olduğuna inanıyorum. Yani raf yerine kiler, şirketler yerine dost ve akraba üzerinden zincirleme ulaşılan küçük üreticiyi tercih etmek.

    Sertifikaların kendisi ticari bir meta artık. Dolayısıyla “eti” yi öcüleştirip “Ülker” i pazarlamak, “Ülker” i kötüleyip “torku” yu öne çıkarmak bir pazarlama stratejisidir. Eskiden bunlar kulaktan kulağa söylenti ile yapiliyordu. Şimdi sertifikalar çıkmış.

    Neyse bu konu çok uzun. Şimdi ben bir kaptirirsam sayfa sayfa yorumlarla buraları işgal edecem. En iyisi size bu konuları İslami ve tıbbi açıdan derinlemesine incelemiş birkaç kitabın ismini vermek istiyorum.

    Şeytan Ye Diyor ( Kemal Özer )
    Deccal Tabakta (Kemal Özer)

    Kemal Bey ömrünü bu işlere vermiş samimi bir mü’min. Yıllarca tüketici hakem birliği başkanlığı yaptı. Şu anda da Gıda güvenliği hareketinin başkanlığını yapmaktadır. Aynı adla sitesi de mevcuttur.

    Kemal Hocanın kitaplarını okuduktan sonra tavuk konusundaki tereddütlerim ortadan kalktı. Köyden temin edebildiklerim haricinde asla tavuk yemiyorum ve eve almıyorum.

    Bu arada yukarıdaki yazı da on numara, beş yildiz olmuş. Aslında gerek aile olsun veyahut gıda olsun meselemiz tektir.

    Muvafakat isteyen fıtrata riayet etsin, yoksa cevab- ı ret alacaktır.

    Selamlar. ..

    • Ahir zamanda Müslüman Olmak diyor ki:

      Cihad abi verdiğiniz bilgiler çok makbule geçti. Dediğiniz yazarın adını yazınca googleye sitesi çıkıyor sitede bayağı makaleleri var. Kitapları var. O kitaplardan bir kaçını inşallah isteteceğim.

      Fırsat buldukça yazmaya çalışın abi burada yokluğunuz belli oluyor.

      selametle kalınız inşallah…

      vesselam….

      Not: Abdullah bir abime, abi geçenlerde arkadaşın biri bana bir facebook hesabı açmıştı seni de takibe almış bir kaç paylaşımını begenmiştim. Hesab adını da arkadaş bırakmıştı “C.. N..” diye. Ama hesapta güvenlik sorunları çıktı. Bende uzun yıllardır kullanmaya kullanmaya unutmuşum bir çok özelliğini birde galiba yeni özelliklerde eklemişler. En son dün gecede arıza verince arkadaşa hesabı kapatmasını söyledim. Yani o hesaba mesaj yazarda cevap alamazsan bil ki o hesabı artık kullanamıyorum bilgin olsun :)

      • Abdullah Bir diyor ki:

        AZMO KARDEŞİM’e…

        Mesaj alınmıştır, eyvallah… Biz oradayız, (yüz kitabı) ne zaman ve hangi isimle gelirsen gel, kapımız açık, yine bekleriz kardeşim. :-)

    • Feyza diyor ki:

      Cihad abi cok tesekkur ederim. Verdiginiz siteyi inceledim abi. Gida konusuna eski arkadaslardan aliskanlik ben de cok ozen gostermeye calissam da kaldigim yerde baskalarina tabiyim. Cok sukur onlar da dikkat etmeye calisiyorlar, ekseri sebze kuru bakliyat vs..yiyoruz. Marketlerdeki janjanli urunlerden uzagiz fakat bu tavuk konusu cok cetrefilli.
      Disarda yemiyorum kesinlikle ve burda temin edilen urunler de yolum, kesim ve yetistirilme acisindan yerel guvenilir bir firmaya ait fakat yem konusu ilgimi cekti. Tavsiye ettiginiz sitede de tavukla ilgili bir makale vardi,simdi onu okudum.
      Insaallah evlilik nasib olunca bu tavuk meselesinde daha ferdi cozumler uretmeye gayret edecegim sizin gibi.
      Ev hanimlarinin bu konuda da daha avantajli oldugunu dusunuyorum. Vakit acisindan..
      Simdi sonbahara giris sezonunda buradaki hanimlari gormelisiniz. Kavanoz kavanoz domates konserveleri, kurutulmus sebzeler, tarhana, eriste, tursu, recel, degisik soslar…😋😊
      Her evde bir telas, cok tatli telaslar bunlar. Hem insani cocukluguna goturuyor hem de bu geleneksel yontemlerin hala kullanildigini gormek insanin azmini ve istahini kabartiyor.
      Ekseri ev hanimlari bunlarla mesgul oluyor ve takdirle izliyorum.
      Tekrar tesekkurler Allah razi olsun.
      Sizin de cok yogun doneminiz okullar acilma asamasinda biliyorum ama vaktiniz oldukca yazin abi.
      Selamlar..

      • Ahir zamanda Müslüman Olmak diyor ki:

        “Ev hanimlarinin bu konuda da daha avantajli oldugunu dusunuyorum. Vakit acisindan..”

        Aslında kadınlar için Ev Hanımlığı eğer kıymetini bilir ve iyi değerlendirebilirler ise öyle büyük bir nimet ki fark edebilene ne mutlu. Ama ne yazık ki bazı ev hanımlarının vurdum duymazlığı vakitlerin çoğunu tv başında kadın programları izleyerek geçirmeleri ev hanımlığının evde oturup tv izleme yada komşuya dedikodu yapmaya gitmesi olarak algılandı. Bu algıyı değiştirmek te ancak sizin gibi islami şuurla yetişmiş kadınlarla olur zannımca feyza kardeşim. Bu nedenle göreviniz büyük ona göre hazırlanmaya bakın :))

        “Simdi sonbahara giris sezonunda buradaki hanimlari gormelisiniz. Kavanoz kavanoz domates konserveleri, kurutulmus sebzeler, tarhana, eriste, tursu, recel, degisik soslar…”

        Merak ettiğim bir husus var. Kızlara yönelik eğitim veren medrese, kurs, dernek vb. yerlerde ev çekip çevirme ve özellikle yemek yapma vb. konularda da bir eğitim veriliyor mu? zannedersem verilmiyor çünkü daha duymadım. Üniversite mezunu kızların ekseriyeti evlenince en çok mutfak konusunda evi çekip çevirme konusunda zorlanıyorlar. Çünkü bildikleri en ağır yemekler ya makarna ya melemen oluyor çoğunlukla:)) aynı şey ne yazıkki medrese tarzı yerlerde islami eğitim alan kızlarda da oluyor. Onlarda evlenince tıpkı ünv. mezunu kızlar gibi mutfak konusunda acemilik yaşıyorlar yemek, börek, çörek repertuarlarında pek bir şey olmuyor. Bu nedenle benim tavsiyem kızlara yönelik eğitim veren bu tip yerlerde 6 ay yada 1 yıl mutfak eğitimi de verilmelidir.

        vesselam…

        • Feyza diyor ki:

          Azmo kardesim insaallah bu algi degisir ama tv.ler ve kadin programlari bu kadar revacta oldugu surece ve her gecen gun biraz daha dev ekran tv ler evlerin bas koselerini susledigi surece bizim cabamiz ne kadar makbul olur bilemiyorum. Acikcasi kadinlarin komsuya gitmesini, kadinlar arasinda sosyallesmesini ise yanlis gormuyorum. Keske komsuluk iliskileri yayginlassa, insanlar birbirinin kapisini bir hal hatir sormak icin arada tiklatsalar. O sohbetin icerigi ve mahiyeti muhim olan.
          Dedikodu olayi aslinda bugun toplumun butun kesimlerinde hakim, tanimi dahi dogru yapilamayan..Yani bu aslinda calisan calismayan, kadin veya hatta erkek farketmiyor fakat ihale ekseriyetle ev hanimlarinin uzerine kaliyor :)
          Bahsettiginiz sekilde egitim veren medreseler varmis. Cihad abi de burada bahsetmisti. Ismi neydi diye dusundum, baktim, hatuniyye medreseleri sanirim Risale-i Nur eksenli bir tedrisat ve ayni zamanda yemek, dikis nakis vs egitimleri de veriyormus. Fakat yalnizca uc ilde var gordugum kadariyla.
          Diger kiz kurs, medrese gibi yerlerde ise bu egitim basli basina verilmiyor. Ya da ben sahsen hic denk gelmedim. Belki munferid yapilanmalar arasinda vardir ama belli basli yerlerde yok bu uygulamalar. Eskiden yani onceki neslin anlattigina gore, yemek, bulasik gibi isler nobet usuluyle yapiliyormus. Bu da ister istemez bir el yatkinligi saglar. Ayni zamanda bicki,dikis gibi kurslara da katilmasi saglaniyormus kizlarin. Bu yuzden eski hocahanimlar cok becerikli oluyorlar ornegin.
          Ama simdi zaten talebeler azaldi. Artik insanlar kiz cocuklarini dunyevi egitime yonlendirmeyi daha makbul ve mecbur goruyorlar. Yeni nesil yani biz ve bizden sonrakiler simdnin cocuklari, daha nazenin..
          Pek o islere bulastirilmiyorlar. Aileler de pek razi olmuyor.
          O yuzden eskisi gibi nobet sistemi yok ve bunun yerine asci ve temizlik icin gorevliler bulunuyor. Kisaca pek bu islere el surdurtulmuyor talebeler zorunlu olarak. Bu anlamda buyuk bir kurs medrese yerine kucuk kucuk evlerde yasamak bir kiz icin daha avamtajli. Yine cemaat evlerinden bahsediyorum.
          Cunku o evlerdemecbur yemek temizlik her isi yapiyorsunuz. Ogreniyorsunuz. Asci tutulamaz.
          Erkek talebelerin dahi bu ogrencilik yasaminda el becerisi ve mutfak kulturu bir nebze gelisiyor.
          Kendim de evde kaldigim zaman bunun faydasini cok gormustum.
          Fakat Azmo kardesim bu biraz da insanin ilgi alaniyla alakali. Siz musait anlarinizda ascinin yanina gidip yardim etseniz,sorsaniz kimse sizi yanindan kovalamaz.
          Bizim Ist.daki asci ablamiz sadece yemek yapmiyordu ornegin, hepimizin annesi gibiydi. Mutfaga da gidince mutlaka bir is tutustururdu hem sohbet hem isbolumu.
          Onun doneminde azicik mutfaga ilgi duyan butun arkadaslar epey birssy ogrendi. Oklavayi dahi tutusturuverirdi elimize. Ilgi duymayanlar zaten mutfaga yemek icin girerler ve cikarlar onlara da zorlama yapilmiyor.
          Bizim bir hocahanim ablamiz vardi biraz da kucuk evlenmis. Evlendiginde oldukca acemilik cekmis sizin dediginiz hususlarda. Mesela anlatirdi. Kendi annesinin evi kalabalik oldugu icin annesi bir kg pirincten yaparmis pilavi, olcusu buymus. Tabi o zamanlar internet de olmayinca annenin bilgileriyle yemek yaparmis genc kizlar aklinda kaldiginca,,Bu ablamiz da yeni evlendiginde yaptigi ilk pilavi annesinin olcusune gore yapmis yani bir kg pirinc, haliyle dugun pilavi gibi olmus ve aldigi dini egitimin hassasiyetiyle pirinci israf etmek de istemeyince gunlerce pilav yemis evde kari koca :)
          O hep nasihat ederdi, ogrenin diyordu cok lazim olur.
          Simdi artik bu gibi isler ogretilmiyor ama bana kalirsa da en azindan bir sene de olsa kizlara mutlaka bu egitim verilmeli. Zaruri goruyorum bunu kesinlikle.
          Simdi yalniz su da var ki, internetin nimetlerinden faydalaniyoruz.
          Yemek siteleri cok fazla olunca bir sekilde ogreniliyor. Ama el yatkinligi ve fitrata uygun kabiliyetlerle donanarak buyumesi icin yine de kiz kurs ve medreselerinde bu egitimlere zaman ayrilmasi dediginiz gibi cok lazim Azmo kardesim.

          • Ahir zamanda Müslüman Olmak diyor ki:

            “Acikcasi kadinlarin komsuya gitmesini, kadinlar arasinda sosyallesmesini ise yanlis gormuyorum. Keske komsuluk iliskileri yayginlassa, insanlar birbirinin kapisini bir hal hatir sormak icin arada tiklatsalar. O sohbetin icerigi ve mahiyeti muhim olan.”

            feyza kardeşim orası öyle de ama oluşan algı çok farklı keşke dediğiniz gibi olsa.

            “Yani bu aslinda calisan calismayan, kadin veya hatta erkek farketmiyor fakat ihale ekseriyetle ev hanimlarinin uzerine kaliyor”

            Bu da çok doğru bir çok çalışan kadında iş yerindeki diğer çalışanların veya amirlerinin dedikodusunu yapıyor. Yani dediğiniz gibi ihale ev hanımlarına kalmış :)

            “Bahsettiginiz sekilde egitim veren medreseler varmis. Cihad abi de burada bahsetmisti. Ismi neydi diye dusundum, baktim, hatuniyye medreseleri sanirim Risale-i Nur eksenli bir tedrisat ve ayni zamanda yemek, dikis nakis vs egitimleri de veriyormus. Fakat yalnizca uc ilde var gordugum kadariyla.”

            Bu medreseleri araştıralım bakalım gerçi henüz evliliğe özellikle maddi anlamda hazır değilim ama en azından bir kenarda bulunsun :)) ama süleyman kardeşimiz okuyorsa o bence bu üç ili araştırsın derim :)

            “Fakat Azmo kardesim bu biraz da insanin ilgi alaniyla alakali. Siz musait anlarinizda ascinin yanina gidip yardim etseniz,sorsaniz kimse sizi yanindan kovalamaz.”

            Orası öyle ama bir kız talebenin bu tip şeylere ilgi duymaması daha da garip bence. Netice de bir gün evlenip barklanacak. Haralde kocasına medresede gördüğü dersleri anlatarak onun gönlünü kazanmayı düşünmüyorlardır. Neticede erkeğin kalbine giden yol midesinden geçer demişler :) bu nedenle kız talebelere bu mutfak işinin özendirilmesi ve bunun olmazsa olmazlardan olduğu anlatılmalıdır.

            “Simdi yalniz su da var ki, internetin nimetlerinden faydalaniyoruz.”

            “Cahide Jibek” diye bir site var tavsiye ederim. Tabi ben kendim yemek tarifi için o siteyi bulmuş değilim :)) cahide hanım aynı zamanda iyi de yazılar yazıyor onun yazdığı yazıları okuyordum kaç yıl öncesinde ara ara hala bakıyorum ama sanırsam artık eskisi gibi yazmıyor.

            Ayrıca ev ile yurt/kurs arasında ki farka da katılıyorum. Çünkü evde nöbet sistemi oluyor dediğiniz gibi. Zaten üniversite okurken yurtta değilde evde kalan kızlar için bildikleri en ağır yemek makarna ve melemen demiştim :)) çünkü onlarda ekseriyetle ağır yemek yapmıyorlar en basitini yapıyorlar öğrenci olduklarından o yüzden anca o tip basit yemekleri biliyorlar. Yurtta kalanlara gelince tahminimce basit yemekleri yapmakta bile bazıları çok zorlanırlar :)

            Neyse inşallah bu tip islami eğitimin verildiği yerlerde dediğimiz gibi genç kızların evlilik hayatları düşünülerek mutfak, dikiş-nakış ve evi çekip çevirme vb. eğitimlerde müfredatlara dahil edilmelidir.

            vesselam…

          • Feyza diyor ki:

            O siteyi ben de takip ediyordum Azmo kardesim. Sizinkinin tersine ben de bu siteye yenek tarifi ararken denk gelmis sonra yazilarini da okuyunca daha cok takdir etmistim ve takipte kakmistim. Ama su aralar hic bakamadim, en sin okudugumda ise sitenin sahibesi hanim, 5.cocugunu dunyaya getirmisti :)
            Ara verdiyse o sebepten olabilir.
            Yalniz birsey dikkatimi cekti, siz zaten uni.bitirmis y.lisans yapmis birisiniz. Maddi anlamda hazir degilim derken ev almayi filan mi kastediyorsunuz, cunku bir mesleginiz zaten var.
            Bana kalirsa maddi anlamda hazir olmayi beklemeyin Azmo kardesim. Yas geciyor. Evi vs.i evlenince de alirsiniz takmayin bunlari kafaniza. Bakin istedikten ve aramaya basladiktan sonra da bir hayli vakit geciyor. O yuzden bana kalirsa siz arama/kurtarma calismalarina baslayin. :)
            Bir de malumunuz simdilik Konya’dayim. Burada altin konusunda bilgi vermek isterim ki, sizin o tafaflar anlattiginiza ve bildigimiz kadariyla abartili taleplerde bulunuyormus fakat burada oyle bir kaide yok. Ortalama bir talep sozkonusu.
            Hatta durumu iyi olmayanlar gayet sade,mutevazi dugunle ,nikahla da evlenebiliyorlar. Gittigim dugunler Islami usullere uygun olmaya gayret edilmesine ragmen biraz abartili olsa da, altin konusunda cok talep duymadim. Yalniz ceyiz konusu abartilabiliniyor.
            Bizim Bati tarafinda ise daha da esnektir. Ceyiz yine kiz tarafi tarafindan abartilsa da ekseri her aile ekonomik durumuna gore talepte bulunuyor. Fakat gozlemledigim kadariyla gorucu usulu evliliklerde bu talep, severek flort ile evlenen ciftlere gore her bolgede daha fazla.
            Flort olunca sanirim kizin gozu birsey gormuyor.
            Daha h.sonu cok sevdigim Izmirli bir arkadasim evlendi. Kur’an kursunda sade bir nikah, bir sohbet ve yemek verildi.
            Ev de ayni sekilde sade ve imkanlara gore kurulmus, hatta damadin henuz isi dahi yok.
            Hakkinizda hayirlisi olsun. Yakin zamanda benim de hayirli bir haberimi alacaksiniz insaallah.

          • Ahir zamanda Müslüman Olmak diyor ki:

            “Yalniz birsey dikkatimi cekti, siz zaten uni.bitirmis y.lisans yapmis birisiniz. Maddi anlamda hazir degilim derken ev almayi filan mi kastediyorsunuz, cunku bir mesleginiz zaten var.

            Hayır feyza kardeşim. Ev almak değil de. En az 1 yıl daha birikim yapmalıyım evliliğe biraz olsun hazır hale gelmek için.

            “Fakat gozlemledigim kadariyla gorucu usulu evliliklerde bu talep, severek flort ile evlenen ciftlere gore her bolgede daha fazla.
            Flort olunca sanirim kizin gozu birsey gormuyor.”

            Aynen öyle oluyor. Bizde flörtü kesinlikle tasvip etmediğimizden haliyle bizlerin ki daha fazla olacak gibi. Ama ünv. okuyup oradan tanışanların duyduğum kadarıyla sizinde dediğiniz gibi kızın gözü bir şey görmüyor ve 15-20 bin tlye bile düğün yapabiliyorlar.

            “Daha h.sonu cok sevdigim Izmirli bir arkadasim evlendi. Kur’an kursunda sade bir nikah, bir sohbet ve yemek verildi.
            Ev de ayni sekilde sade ve imkanlara gore kurulmus, hatta damadin henuz isi dahi yok.”

            Verdiğiniz örnek ne güzel. Ama ne yazıkki çok az kaldı bu tip örnekler.

            “Hakkinizda hayirlisi olsun. Yakin zamanda benim de hayirli bir haberimi alacaksiniz insaallah.”

            sizinde hakkınızda hayırlısı olsun kardeşim.

            selametle kalınız…

            vesselam…

          • Sami diyor ki:

            Tespitinize katılıyorum Feyza Hanım. 28 yaşında evlenme kararı almıştım. 31 yaşında dünya evine girebilmiştim. Süreç yıpratıcı geçti. Bu denli uzun sürmesini aracılık kurumunun kan kaybetmesine bağlıyorum. Yardımcı olmasını umduklarınız; devir değişti, kendisi bulsun deyip ellerini taşın altına koymuyorlar.

            İnşaallah sizin vaziyetiniz farklı olmuştur.

            Hayırda öncülük edenlere, izdivaç için çırpınanlara ne mutlu!

          • Feyza diyor ki:

            Benim vaziyetim farkli oldu Sami bey, araci konusunda problem yasamadim. Benim de kendimce puruzlerim oldu o ayri tabiki.
            Fakat benim yasamamis olmam sosyal sorunlara kor oldugum anlamina gelmez. Dediginiz gibi aracilik artik hakkiyla yalilmadigindan genc kardeslerimiz cok magdur durumda kaliyorlar ve uzuluyorum. Insaallah evlenince sahsen elimden geleni yapmaya calisacagima inaniyorum.
            Siz de sanirim ailenizle beraber genclerin evliligine araci oluyordunuz. Ne mutlu size. Bu konu hakkinda deneyiminiz, paylasiminiz veya izlediginiz bir yol yordam varsa bizimle de paylasin, ilerisi icin isik tutar yazdiklariniz.
            Selamlar..

          • Feyza diyor ki:

            Anladim Azmo kardesim. Sizin insaallah bir cemaat vesilesiyle veya cevreniz vesilesiyle bu konuda zorlanmamanizi umid ediyorum. Cunku Dogu insani daha yardimsever, daha candan geliyor bana ve siz de boyle bir girisimde bulunup etrafa haber ettiginiz zaman, sizin icin elini tasin altina koyup aracilik eden cok insam cikacaktir. Ustelik nerede arayacaginizin da bilincinde olmaniz isinizi insaallah kolaylastirir.
            Rabbim hem doktora, hem maddiyat, hem evlilik hayatinizda yardimci olsun. Hayirli bir refika nasip etsin ve yasaminizi bolusun, size yardimci olsun, destek olsun, yukunuzu agirlastiran degil hafifleten birisi olsun.
            Hem size hem Suleyman beye ortak duamdir.
            Vesselam..

          • Ahir zamanda Müslüman Olmak diyor ki:

            “Sizin insaallah bir cemaat vesilesiyle veya cevreniz vesilesiyle bu konuda zorlanmamanizi umid ediyorum.”

            Ben çok zorlanacağımı aslında düşünüyorum kardeşim. Nedenine gelince bulunduğum ilde kafama göre pek cemaat yok (itikadi olarak) kızlara yönelik varsa da ben bilmiyorum. Belki yakın illere başvurabilirim eğer aracı falan bulabilirsem. Benim durumumda kısaca şu ki, nerede bulacağımı biliyorum belki ama oraya beni götürecek vasıtayı bilmiyorum/bulamıyorum bilmem anlatabildim mi. Tabi bütün bunlardan önce kendimi maddi noktada hazır hissetmem lazım o yüzden en az 6 ay belki 1 yıl daha teşebbüste bulunmam haralde öyle görünüyor.

            “Cunku Dogu insani daha yardimsever, daha candan geliyor bana ve siz de boyle bir girisimde bulunup etrafa haber ettiginiz zaman, sizin icin elini tasin altina koyup aracilik eden cok insam cikacaktir.”

            Doğrudur batıya nazaran daha sıcakkanlıdır bizim bölge. Ama aracılık hususunda bence batıyla pekte fark kalmadı artık. Burada da pek kimse aracı olmak istemiyor. Geçen bir arkadaşa söylemiştim. O da kendi eşine söylemişti eşi aracı olmak istememişti. Yani burada da pek aracılık yok anlayacağınız. Aracı bulsanız bile sizin kafanızdaki hanım tipini tam bilmediklerinden size hiç tahmin etmediğiniz tiplerde bulabiliyorlar. Mesela çalışan hanım istemiyorum dersiniz gider ev hanımı bulur ama kızın okumayla, ilimle ilgisi yoktur. Oysa sizin kafanızda islami ilimleri medrese tarzı yerlerde tedris etmiş, hafızlığını yapmış, az buçukta olsa arapça bilen, çocuk terbiyesinden anlayan kocaya karşı sorumluluğun bilincinde olan bir şablon vardır ama size aracı olacaklara bunların hepsini söylerseniz belki aman bize lazım değil bulsan bize de haber ver derler :)) yani her kriteri de tam söyleyemiyorsunuz dolayısıyla tam kafadaki şablona uygun bir kimseyi de -Allah nasip etmezse kader de yoksa- aracının bulup getirmesi çok zor görünüyor kardeşim. Birde sene boyu çok yoğun tempomuz var malum cihad abi ile aynı meslek grubundayız. Bu nedenle evlilik mevzuuna da çok vakit ayıramıyoruz. Anca tatil vakitlerinde o da ne kadar olursa tabi.

            “Rabbim hem doktora, hem maddiyat, hem evlilik hayatinizda yardimci olsun. Hayirli bir refika nasip etsin ve yasaminizi bolusun, size yardimci olsun, destek olsun, yukunuzu agirlastiran degil hafifleten birisi olsun.
            Hem size hem Suleyman beye ortak duamdir.”

            Bu güzel duanız çok teşekkür ederim kardeşim. :) rabbim size de gönlünüze göre en hayırlısını nasip eylesin. Arada bir bizleri hatırlarsanız dualarınıza ortak etmeyi unutmayın inşallah.

            selametle kalınız…

            vesselam…

          • Feyza diyor ki:

            Azmo kardesim,
            Dusununce gercekten cok zormus. Ben sizi acikcasi belli bir cemaate bagli olarak dusunuyordum. Hem o cenaat vesilesi, hem de Dogu insaninin yardimsever mizaci birlesince bu kardesim daha kolay evlenir diyordum fakat oyle degilmis. Ama Allahu Teala emrettigi vakit gelince zorlar kolay, uzaklar yakin olur. Elhamdulillah ki inancliyiz..
            Kafanizdaki sablonu az cok tahmin ediyorum sizin ve aslinda medrese tarzi yerlerde kolay bulunur bir sablon fakat o sablonun icinde de insanin kalbine dair ufak tefek ayrintilar olabiliyor. Siz de kolay etkilrnemeyen birisiniz bunu hatirliyorum :) Kolay etkilenememe olayi bekarken buyuk nimet olsa da evlilik asamasinda biraz problem oluyor acikcasi. Her ozellik istedjginiz gibi olsa da belki biraz da gonlunuzden ufak tefek carpintilar gelmesini istiyor, kalbinizin de biraz sesi gur ciksin istiyorsunuz insani ve dogal olarak ama olumcul bir sessizlik varsa bu da sizi tatmin etmiyor. Kalp masajiyla da atmiyor ki mubarek et parcasindan ibaret degil :)
            Insaallah siz bunlari yasamazsiniz ve ozellikleri uygun gordugunuz ilk hanima kalben de meyledersiniz,konusma istegi, ulfet, muhabbet peydah olur icinizde. Cunku aksi de zor oluyor kardesim bunu yasadim.
            Duzce’ye giderseniz ordaki cemaatlerden itikadi duzgun bildiklerinizle irtibata gecin. Hem altin sorunu da yasamazsiniz pek bu taraflarda. Yine Duzce-Istanbul arasi cok yakin. Istanbul ise medreseli kizlarla dolu. Mutlaka bulursunuz bu taraflarda.
            Insaallah diyelim.
            Ne insanlar evlendi Azmo kardesim,siz ilminiz ve statunuzle insaallah zorlanmadan bulursunuz ferah tutun gonlunuzu.
            Elbette her daim dua ederim. Siz de edin cunku benim de cok ama cok ihtiyacim olacak. Evlilik burada yorum yazmaya benzemez eminim ve yukumun farkindayim
            Selametle kalin.

          • Feyza diyor ki:

            Azmo kardesim cok ozur dilerim.
            Gecen gun Suleyman beye yazdiginiz yorumda Dicle’yi Duzce diye okumusum. Zannettim ki bizim Bolu tarafta yeni il olan Duzce’ye gideceksiniz :) Siz Dicle yazmissiniz su an tevafuken farkettim. Istanbul filan..yazdigim yorumun o kismina shift+del yapalim olur mu yazmadim farzedin hay Allah :)
            Bu durumda altinda Duzce tarafinda daha az istenebilir kismi, cemaatler ve Istanbul’a yakin olma ihtimalinizle ilgili butun yorumumu geri cekince geriye sadece dua ve temenni kismi kaliyor kusura bakmayin. :)

          • Süleyman diyor ki:

            Feyza Hanım

            Yorumunuzu yeni görebildim. Duanız için çok teşekkür ederim. Görünce çok mutlu oldum.

            Yıllardır evlenemediğime dair sevindiğim taraflardan birisi de bu. Çok kişiden çok fazla dua alıyorum. İnşallah o kişilerin duaları çok güzel bir evlilik yapmama vesile olur.

            Sizlerde inşallah gözünüze aydınlık olacak, sizin için çok hayırlı bir eş ile güzel bir evlilik gerçekleştirirsiniz. Allah razı olsun

          • Hüsna diyor ki:

            Feyza hanım benim yaşadığım şehirde bir medrese var. Çok iyi insanlar, çok takvalılar, Allah hepsinden razı olsun. Ancak sizin de dediğiniz gibi artık medreselerde bu şekilde bir eğitim(yemek, örgü, dikiş nakış) verilmiyor, bir evde ikamet etmelerine rağmen. Ve malesef bu konuda çok şikayetler duyuyoruz. Mesela bir beyefendi kendi kız kardeşlerine örnek olsun diye medreseden bir hanımla evlenmişti. Ancak Allah yardımcısı olsun çok pişman olduğu söylenmişti. Pek tabi ki genellememek gerek bu durumu. Ama insan şaşırıyor nasıl böyle mümtaz bir ortamda bu durumlar oluyor, ancak insanoğlu işte. Bazen çok istediği şeyle imtihan oluyor. Allah teala bu güzel kurumlarımızı ihya etsin,bizi de buna aracı etsin İnşaAllah.

          • Ahir zamanda Müslüman Olmak diyor ki:

            “Dusununce gercekten cok zormus. Ben sizi acikcasi belli bir cemaate bagli olarak dusunuyordum. ”

            Şöyle diyelim kardeşim aslında gönlümdeki cemaate büsbütün gidip gelen biri değilim. Ama üstadımızın eserlerini okumaya çalışan. Arada birde olursa sohbetlere gitmeye çalışan biriyim.

            “fakat o sablonun icinde de insanin kalbine dair ufak tefek ayrintilar olabiliyor. Siz de kolay etkilrnemeyen birisiniz bunu hatirliyorum ”

            evet iyi hatırlamışsınız :))

            “Insaallah siz bunlari yasamazsiniz ve ozellikleri uygun gordugunuz ilk hanima kalben de meyledersiniz,konusma istegi, ulfet, muhabbet peydah olur icinizde. Cunku aksi de zor oluyor kardesim bunu yasadim.”

            İnşallah dediğiniz gibi olur kardeşim. Şu ana kadar zaten hiç görüşme yapmadım kaç tane tavsiye aldım ama gidip görüşmedim. Açıkçası çok fazlada evlilik görüşmesi yapmakta hiç istemediğim bir şey ama nasipte ne varsa o olacak bakalım artık kader kısmet. Ayrıca sizin bence yaş kriterinize uygun biri olursa çok fazla yakışıklılık ve maddiyat beklentiniz de olmadığından itikadi ve diğer kriterleriniz (tabi tüm kriterlerinizi bilemiyoruz:))) uyarsa bence sizin karşınızdakinden daha kolay etkileneceğinizi düşünüyorum. Birde siz talip olunan konumundasınız ve her zamanda karşınıza talipler çıkmıyor. Ama biz erkekler istersek çabalarsak 2 günde bir bir kıza talip olabilir görüşme yapabiliriz. Yani talip olan ve olunan konumundan dolayı aslında sizler daha dezavantajlısınız bu ne denli çok seçici olan kadınlar ekseriyetle evlenemiyorlar.

            “Duzce’ye giderseniz ordaki cemaatlerden itikadi duzgun bildiklerinizle irtibata gecin. Hem altin sorunu da yasamazsiniz pek bu taraflarda. Yine Duzce-Istanbul arasi cok yakin. Istanbul ise medreseli kizlarla dolu. Mutlaka bulursunuz bu taraflarda.”

            Açıkçası istanbul ve düzce gibi bana uzak yerleri hiç düşünmüyorum kardeşim. Siz gerçi diğer yorumda yanlışlıkla yazdığınızı söylemişsiniz :) ama bulunduğum ile yakın illeri daha tercih ediyorum bir kaç akraba uzak illerden gelin aldılar git-gel yapmak sıkıntı oluyor bir saatten sonra bir de kültürel uyumda cabası.

            “Ne insanlar evlendi Azmo kardesim,siz ilminiz ve statunuzle insaallah zorlanmadan bulursunuz ferah tutun gonlunuzu.”

            O sizin hüsnü zannınız kardeşim. Açıkçası ilmim de pek yok zaten statümde. Ne insanlar evlendi dediniz de evlenmek zor değil kardeşim. Ama sırf evlenmiş desinler diye de evlenmek istemez insan. Yani sırf evlilik yapmak için tabi ki bir hafta sonra da evlenebilirsiniz. Ama hayatınızda dönüm noktası olacak hatta biz müslümanlar için ahiret hayatında da devam edeceğine inandığımız bir müesseseyi oluştururken ince eleyip sık dokumak gerekli ve elzem diye düşünüyorum. Pazarda sebze alırken bile didik didik ediyoruz çürüğü denk gelmesin diye illa pazara gittiler sebze aldılar desinler diye yaparsak sepeti çürük sebzelerle doldurmuş oluruz. Bu nedenle hem fikren hemde kalben aynı uyumu sağlayacağına inanmadan evlenmenin çok ta ileride saadet getireceğine inanmıyorum.

            “Elbette her daim dua ederim. Siz de edin cunku benim de cok ama cok ihtiyacim olacak. Evlilik burada yorum yazmaya benzemez eminim ve yukumun farkindayim Selametle kalin.”

            sizin için de hakkınızda hayırlısı neyse o olsun kardeşim.

            selametle kalınız…

            vesselam…

          • Feyza diyor ki:

            Suleyman bey bilmukabil..cok tesekkur ederim.

          • Feyza diyor ki:

            Husna hnm, hangi konuda pismanlik yasadi bahsettiginiz kisi, yemek, ev isi vs mi yoksa itaat ve baska benzeri hususlarda mi?
            Bu islerse eger pisman oldugu nokta, bunlar ogrenilebilinir yine de, muhim olan sevmek ve ogrenmeyi taleb etmek.
            Ama ahlaki anlamda bir problem varsa ya da bu ev idaresi bilgisizlikten degil de tembellikten ve talebeligin getirdigi hazira(hazir yemek gibi) alismanin huy edinilmesi kaynakliysa o zaman durum zor tabiki.
            Aslinda biz hanimlarin fitratina enjekte edilmis bu ev icine dair duzen, tertip, mutfak islerine dair bir istiyak sanki hepimizin icinde bir potansiyel. Cocuklugumuza da inseniz ayniyiz, oyunlarimiz, oyuncaklarimiz..:) hep bunlara yonelik.
            Ama uzun sure bu iskerle hemhal olmayan kisiler belki bu potansiyeli kaybediyordur bilemiyorum. Talebelikte zaman az, dersler gercekten yogun. Mufredatta olmadigi surece ilgi dahi duysa yeni bir talebenin basina buyruk gidip mutfakta vakit gecirmesi mumkun degil. Hem izin vermezler, hem derslerinden geri kalir, telafide zorlanir. Eger ki kucuk yasta direk bubortamdan ciki ev hayati yasamadan da bir izdivac ettiyse durumu daha zordur.
            Bu yuzden egitmenlere cok is dusuyor. Fakat daha ileri yasta yani talebelikte artikbelli bir mesafeyi katedince mutfakla hasir nesir olmaniz daha kolay olur, cok mudahil olunmazsiniz.
            Kendi ablami burada bazen ornek veriyorum cunku ne kadar baskalarini gozlemlesem de benim onumdeki en iyi ornek ablamdi. O okul hayatindan cikip direk evlendi. Fakat bekarken zaten mutfaga girerdi ve o donemler internet yaygin olmayinca kendisine bos vakitlerinde kapsamli, fihristli bir yemek kitabi yazmisti. Bu sayede evlenince problem yasamadigi gibi, esinin yoresine ait yoresel yemekleri de el yatkinligi olunca hizlica ogrendi.
            Bu kitap su an benim elimde,bana hediye etti:))

          • Feyza diyor ki:

            Azmo kardesim,
            Dediginiz gibi biz daha dezavantajliyiz. Armudun saoi uzumun copu dersek yas gecer ve evlenemeyebiliriz bir tereddut var ki bunun gerceklik payi da gercekten var.
            Kriterim burada bildikleriniz disinda yoktu benim. Dogru analiz etmissiniz. Ben en buyuk problemi bir yastan iki itikaddan yasadim. Ama gecti o gunler elhamdulillah. Insaallah darisi basiniza :)
            Severek takip ettiginiz kisinin cemaatindebiraz aktif olarak da boy gosterirseniz sorun yasamadan uygun birini bulurlar size insaallah. Cunku aracilik kurumunun en iyi isledigi ortamlar hala cemaatler kardesim. Icinden olanlara daha iyi yardimci oluyorlar.
            Allah yardimciniz olsun.
            Uzaktan gelin alma konudunda dediginiz gibi problemler yasansa da ben sahsen bu konuda cok esnek davraniyorum. Hatta yeni yerler yeni insanlar gormek hosuma gidiyor,adaotasyonda sorun yasamiyorum. Ama evlilik farkli tabi belki o zor olabilir.
            Selametle kalin. :)

          • Hüsna diyor ki:

            Feyza hanım hani bilirsiniz, bazıları vardır ilimle hemhal olunca diğer insanların ufak bir hareketine dahi inanılmaz tepkiler verirler. Ya da sizi insanların içinde rencide ederler(ki bu durum benim başıma bir başka kişi tarafından gelmişti yaşım küçük olduğu ve bilgisiz olduğumdan dolayı hiçbir şey yapamamış ve diyememiştim) bu yönde damat beyin ailesiyle sorun yaşamıştı. Ayrıca sürekli damadın ailesinin evinde yemek yiyorlarmış. Mesela damat sabah kahvaltı yapmadan evden çıkıyormuş. Ve yine malesef bilirsiniz bazı insanlar vardır, çok şikayet ederler. Yani hiç halim yok, başım ağrıyor vs. gibi şeyler sürekli söylüyormuş. Eşi lütfen böyle yapma diye uyarmasına rağmen malesef devam ediyormuş. Aslında ben bu konuyu da çok merak ediyordum. Erkekler bu şekilde şikayet eden hanımlar hakkında ne düşünüyorlar diye, ayrıca sizce bu konu neden olur Feyza hanım?
            Haşa Allah teala kınamaktan sakındırsın ama bu manzaralar da var bunları duymak (gıybet olmaksızın) tecrübe oluyor. Allah bizleri affetsin vesselam.

          • Ahir zamanda Müslüman Olmak diyor ki:

            “Ben en buyuk problemi bir yastan iki itikaddan yasadim. Ama gecti o gunler elhamdulillah. Insaallah darisi basiniza”

            Sizin anlaşılan işlem tamam haralde feyza kardeşim. Allah mübarek etsin. Darısı burdaki diğer bekar hanımların başına inşallah.

            “Severek takip ettiginiz kisinin cemaatindebiraz aktif olarak da boy gosterirseniz sorun yasamadan uygun birini bulurlar size insaallah. Cunku aracilik kurumunun en iyi isledigi ortamlar hala cemaatler kardesim. Icinden olanlara daha iyi yardimci oluyorlar.”

            Bir önceki yorumda üstadımızın kitaplarını okuduğumdan bahsetmiştim. Siz anlamadınız haralde. Çünkü kastım risale-i nurlar idi. açıkçası pek içli dışlı değilim kardeşim uzaktan takip ediyorum okumaya çalışıp arada birde olursa sohbetlere gidiyoruz. Yani tam olarak içlerinden biri sayılmayız belki de. Ayrıca daha önce söylemiştim bulunduğum ilde benim istediğim tarzda kızlara yönelik bir eğitimleri de yok benim bildiğim.

            Neyse artık kaderde ne varsa o olacak hem ne demişler “kadere iman eden kederden emin olur”

            vesselam…

          • Feyza diyor ki:

            Surekli sikayet eden bir kadindan kimse memnun olmaz tabiki Husna hnm. Surekli sikayet eden ve hicbirseyden memnun olmayan bir erkek de kadini bunaltir. Sukur ve sabir olmazsa sadece evlilik hayatimiz degil ki, yasamimizin her evresi problemli, butun insan iliskilerimiz puruzlu devam eder Allah muhafaza etsin.
            Surekli bas agriyorsa bir tomografi, mr cekilmekte fayda var. Bu agri fiziksel mi, psikolojik mi?
            Bir ara benim de surekli basim agriyordu, artik etrafimdakilere soylemeye utaniyordum. Meger sinuzitmis.Tedavi oldum gecti elh.
            Ama bu basagrisi fiziksel degilse altinda mutlaka birseylerden, bazi vazifelerden kacinma arzusu, isteksizlik vardir. Bu basagrisi gunduz vakitlerinde de devam ediyorsa ev hayatini sevmeme, ev isini yuk gibi gormeve evliligi benimseyememe gibi problemleri sonucu olabilir. Ozel yasamlarinda zaten uyum saglayamayan ciftlerin gundelik yasamlari da sorunlu olabiliyor. Surekli basagrisi, yorgunluk bunlar genc ve saglikli bir insanin siginacagi mazeretler degil.
            Ic dunyalarini bilemiyoruz elbette her aile bir sir..
            Ilim bazi insani kibre de surukler bilirsiniz Husna hnm. Aslindailim tevazuyu beraberinde getirir fakat nefsi de besleyen bir cekiciligi vardir ilmin bir yonununun. Iblisi de yoldan cikaran kibirdi malumunuz, kildan ince kilictan keskin bir yol, Allah c.c’a siginiyoruz.

          • Feyza diyor ki:

            Azmo kardesim, anladim fakat Risale-i Nur okuyanlarin olusturdgu cemaatler de var oldugu icin devam etmenizi tavsiye etmistim. Ama bulundugunuz ilde yoksa kizlara yonelik calismalari, bunu bilemiyorum.
            Aslinda o ile G.dogu’nun Paris’i demiyorlar miydi, vardir gibi dusunuyorum. Kucuk bir il degil ki..
            Tahkikat asamasina gelince iyi arastirin kardesim,
            Allah yardimciniz olsun. Yeni yiliniz hayirlara vesile olsun.
            Selam ve dua ile..

      • Hüsna diyor ki:

        Amin Feyza hanım, dediğiniz gibi Allah teala bizleri sakındırsın, Yani yılınızı tebrik eder bir ömür saadetler dilerim, duanızı beklerim vesselam.

        • kevser diyor ki:

          Feyza hanım bütün yorumları okuyamadım ama yazdığınız yorumda aslında cemaat gibi yerlerin bu konu hakkında ikiyüzlü olduklarını ifşa etmiş oldunuz…benim ailem kendi halinde bir aile.annem ve babam 72 de çocukken istanbula gelmişler.karadenizli bir aileyiz.dinsiz bir aile değiliz ama birşeyleri de çok detaylı olarak bilip uygulamıyorduk hayatımızda.sonra ben uni.ye gidip kitapları okumaya başlayınca.ailemin bir şeyleri tam yapamadığını görüp dini acıdan bir cemaatin içine karışmam gerektiğini düşünmüştüm.24 yaşımda tanıştım da…ama içlerine girince de dediğiniz gibi sadece en yakınlarına senelerce tanışıklığı olanlara yardım ettiklerini gözlerimle gördüm.benden kat be jat çirkin kızlar sırf o ortamda daha popüler diye evlendirildiler.ben evlendirilmedim.niye?çünkü ben sonradan dahil oldum!sırada başkaları vardı😂bazı şeyler parayla değil sıraylaymış😂bunu görmüş oldum.kimin kimle samimiyeti olduğu önemliymiş…belki beni normalde yüz yüze görse sevip beğenebilecek adam yüz yüze bile gelmeden yaşımı duyup görüşmeyi reddediyor.benim yaşım büyükmüş!reddeden adamın yaşı da 30!ben 28.o beyefendilere buradan seslenmek istiyorum:bilseydim 16 yaşında o cemaat mi her neyse onların arasına daha o yaşımda dahil olurdum.ama kader!ben 24 yaşımda dahil olabildim tamam mı?hersey sizin kafanizdaki plana göre olmak zorunda değil.
          Her neyse diğer konu da şu.kimseyle polemiğe girmek derdim değil zaten vaktim de yok ancak bundan aylar önce AZMObeyle bir tartışmamızda beni şöyle susturmuştu.tam hatırlamıyorum ama şu mealde şeyler yazıyordu:ben nasıl biri istediğimi biliyorum.aradigim hatunu nerede bulacağımı da biliyorum.medreseler filan demişti.ne oldu yoksa sizde mi bulamadınız?Allahın yazmış olduğu kaderden kaçış yok.iste bende bütün bu olusumlara kurumlara resti çekip;sizinleiş yürürse hiç evlenemem deyip ulen bende kendim bulacam görürsünüz dedim.simdi birisi bana yolda görüp aşık olsa uygun bi dille evlenmek istediğini söylese inan geri cevirmem.sebebi:işte bu kurt misali kapıcı aracılar.iyi bi aday buldumu hemen en samimi oldukları kıza söyleyiveriyolar.uygunluk arastırıyorlar mı?en büyük uygunluk o kızın onların arkadaşı olması yetmez mi canım!ondan sonra da evlilikler niye uyumsuz oluyo diyolar.zerre kadar hakkaniyet yok çünkü bu tip ortamlarda.bana hakkımı vermediler😂bekar olan erkeklerin uygunu olsam bile samimiyetim yeterli düzeyde olmadığından söylenmiyorum.cemaatlerin bu tip konuda kendi tanidiklarina eşine dostuna torpil geçtiğini ifşa etmeniz iyi olmuş feyza hanım.tesekkur ederim.

          • kevser diyor ki:

            Şaka şaka😂tabikide yolda birisiyle konuşupta bakisipta evlenmem.daha doğrusu yolda görmeyle kimseyi evlilik kıvamına getiremem.yolda yürürken kimsenin gözünün içine uzun uzun bakmıyorum.
            Azmo bey yapacak birşey yok.bu çağın en büyük imtihanlarından biri de evlenmek isteyen temiz gençlerin böyle bir fırsatı kolay kolay elde edememesi.umarım siz ve abdullah bir beyde bizim halimizden anlayıp bizi evde kalmış kız diye damgalamazsiniz artık

          • Feyza diyor ki:

            Kevser hnm hakkinizda hayirlisi olsun. Azmo kardes bulamadigina dair birsey yazmadi kendisi, yazismalari tamamen okursaniz daha iyi anlayabilirsiniz. Henuz arama asamasina dahi gecmedi ki bulsun veya bulmasin. Yani size aylar onceki soyledigi sozu yemis durumunda degil kendisi, yine talip olacagi kisileri belli basli yerlerde aramayi planliyor.
            Dediginiz konuda ifsa ettigim nedir tam anlayamadim, populerlik degil aktiflikti benim soylemeye calistigim. Populerlik nasil oluyor cemaat icerisinde anlayamadim o kismi. Aktiflikten kastim, yani cemaate dahil olma durumu. Bir camiye dahi bes vakit gelen insani imam daha iyi tanir Cumadan Cumaya gelip sair zamanda gelmeyene nazaran..
            Bu durumda aktif hizmet veren, daha cok calisan insanin da cemaat icinde daha fazla tanidigi olur. Aracilar da kiz bulacagi zaman bu kisiye daha kolay yardimci olur,kefil olur. Aksi halde belki siz o cok aktif kisiden daha iyi meziyetlere sahip de olabilirsiniz fakat sizi yeterince tanimadiklari icin fazla yardimci olamayabilirler. Bunu neden farkli yorumladiniz ki?
            Samimi arkadasini onermesi o kisiyi daha iyi tanidigi icin de olabilir mi, ben boyle dusundum yaniliyor da olabilirim. Siz kenarda kalmissaniz sizin guzel meziyetlerinizi bilemiyor olabilirler Kevser hnm. Ama bu, sizin meziyetiniz olmadigi anlamina gelmez.
            Bu durum her alanda boyle, torpil sayilmaz bana kalirsa. Kendinizden pay bicin, surekli gorustugunuz kiz arkadasinizin iyi kotu huy ve beklentilerini mi daha iyi bilirsiniz yoksa haftada bir jez kalabalik ortamda sadece gordgunuz bir kizin mi? Size birisi ornegin ogkuma kiz ariyorum dese beyniniz hemen en yakininizdan itibaren taramaya odakli calisir.
            Hakkinizda hayirlisi olsun..Cani gonulden isterim guzel haberlerinizi almayi. Inanin ki bir kardesim olarak goruyorum sizi ve hayirli haberleriniz beni cok mutlu edecek.
            Vesselam..

          • Ahir zamanda Müslüman Olmak diyor ki:

            “Azmo kardes bulamadigina dair birsey yazmadi kendisi, yazismalari tamamen okursaniz daha iyi anlayabilirsiniz. Henuz arama asamasina dahi gecmedi ki bulsun veya bulmasin. Yani size aylar onceki soyledigi sozu yemis durumunda degil kendisi, yine talip olacagi kisileri belli basli yerlerde aramayi planliyor.”

            Kevser hanım tırnak içine aldığım bölümde feyza kardeşimiz benim yerime zaten gerekeni söylemiş üstüne ek olarak bir şey yazmak istemiyorum.

            Ayrıca sizin bu fevri ve agresif tutumunuzu da feyza kardeşimizin bir evlilik arefesinde olmasına bağlıyorum. Yani kadınsı bir kıskançlık yaşıyorsunuz bence :))

            Kevser hanım size tavsiyem kadere iman etmişseniz bu tür şeylere inanın gerek yok. Yani oraya buraya saldırmak neden böyle neden şöyle? demek çözüm getirmiyor. Kaderinizde varsa bir yuva kurmak inanın kuracaksınız belki 3 ay sonra belki 3 yıl sonra bunu ne siz ne de biz bilebiliriz. Ama benim sizde gördüğüm evlenememenin getirdiği bir hırçınlık oraya buraya saldırma psikolojisi var. Lütfen böyle yapmayın. Sağlam bir tevekkülle herşeyin rabbimizin takdiriyle olduğuna tekrardan tam bir sadaketle teslimiyet gösterin. Bakın göreceksiniz kalbiniz rahatlıyacak gereksiz hırçınlıklardan kurtulacaksınız. Çevremizde görüyor duyuyoruz yaşı 35 ve üzeri nice kadınlar var bekarlar. Bazılarının maaşı var işi var hatta arabası var. Yani Allah her şeyi vermiş ama koca ve çocuk yani aile hayatı vermemiş. Yani kimin kaderinde ne varsa neticede onu yaşıyor. Eğer evliliğin kader olduğuna yakinen iman etmişseniz bence size düşen buna uygun bir tarzda tevekkül etmeniz olacaktır.

            feyza kardeşim bir yorumunuzda yeni hicri yılımızı tebrik etmiştiniz. Bilmukabil bende tebrik ediyorum.

            Bu arada belki uzun bir süre yorum yazmayacağım (çok mecbur kalma durumum hariç) herkes hakkını helal etsin.

            Selametle kalınız…

            Vesselam…

          • kevser diyor ki:

            *******Aracı bulsanız bile sizin kafanızdaki hanım tipini tam bilmediklerinden size hiç tahmin etmediğiniz tiplerde bulabiliyorlar. Mesela çalışan hanım istemiyorum dersiniz gider ev hanımı bulur ama kızın okumayla, ilimle ilgisi yoktur. Oysa sizin kafanızda islami ilimleri medrese tarzı yerlerde tedris etmiş, hafızlığını yapmış, az buçukta olsa arapça bilen, çocuk terbiyesinden anlayan kocaya karşı sorumluluğun bilincinde olan bir şablon vardır ama size aracı olacaklara bunların hepsini söylerseniz belki aman bize lazım değil bulsan bize de haber ver derler :)) yani her kriteri de tam söyleyemiyorsunuz dolayısıyla tam kafadaki şablona uygun bir kimseyi de -Allah nasip etmezse kader de yoksa- aracının bulup getirmesi çok zor görünüyor kardeşim. *******

            bu kısmı ben mi yanlış okudum anlayamadım:(

          • kevser diyor ki:

            Herkes illa ki arar…arıyorum diye ilan verecek hali yok ya.sizi gerçekten anlayamadım azmo bey!ben feyza hanımı size göre kıskanıyor imişim öyle mi?nasıl bi bakış açısıdır bu anlamıyorum.herkes kendi nasibine bu hayatta.neden kıskanayım ki?ben sadece benim “evde kalmam”görüntüm veya huyumdan ya da baska bir sebepten kaynaklanmıyor,çevrem olmadığı için evlenemiyorum demek istemiştim.benden kaynaklı değil demeye çalışmıştım.inanin okul dönemimde kendim bulmak isteseydim mutlaka birini kolaylıkla bulurdum.ama ben diğer hemcinslerime göre her zaman pısırık oldum.yapı meselesi utangaç ve çekingendim.biraz da yetiştirilme tarzı diyelim.ki hala öyleyim

          • kevser diyor ki:

            Ayrıca azmo bey;
            Feyza hanim nişanlanmış mı ne olmuş?benim hiçbiseyden haberim yok.bilmiyordum.bir süredir takib etmiyordum burayı.haberim yoktu😂ben erken yaşta evlenemediğime esasen cokda pişman değilim.aradigim gibi biri olsun da mühim değil.geç olsun güç olmasın 😂tabi aradığım kriterlerde biri de bu yaşına kadar kapan kız olmadıysa bulurum😅kulaga pek gerçekçi gelmese de…
            Işin latifesi bi yana azmo bey ben bu dünyada herşeyin ama herşeyin bir imtihan olduğunun farkındayım.20 yasımda hemen eli yüzü düzgün filinta gibi birini aradığım birini şak diye bulup evlenseydim sizce şimdiki olgunluguma kavusabilir miydim?eşimin kocamın kıymetini şimdiki gibi bilebilir miydim?kendim cevap vereyim:hayır bilemezdim.çünkü o yaşlarda aklım havadaydı.ki bütün kızların öyledir.imtihan olmadan kimin nasıl bi insan olduğu meydana çıkmaz.belki kibirliyim belki bencilim vs…vs.ki zaten herkes kibirlidir.ben kibirli değilim diyen yalan söyler.çünkü hepimizin nefsi var.işte böyle ne bileyim evlenmeye kendine uygun birini bulamamak da aslında bizi imtihan ediyor.bak şimdi feyza hanımı çok kıskandım(!)bakış açınızın darlığını görüp sadece size üzüldüm.eskiden eski dediğim 2 3 sene öncesine kadar yalan değil öyle komplekslerim vardı yalan değil.ama sonra farkettim ki beni beğenmeyen adam zaten benim de tipim değilmiş.bosuna kompleks yapmışım anliycağniz.mesela düğünlere falan giderdik hep o süslüman tarzı kapalı kızlar kendilerine daha kolay ve çabuk talipli bulurlardı.dikkati daha kolay çektikleri için ama sonra farkettim ki onlara talib olan adamlarda ne namaz var ne başka bişey yani ben boşuna üzülüyormuşum 😂😂o adamlar zaten benim dengim değillermiş.

          • kevser diyor ki:

            Benim kaderle ilgili bir zorum yok azmo bey.ama sizin var demek ki ki bana başka bir hemcinsimi kıskandığımı söylüyorsunuz.

          • kevser diyor ki:

            Azmo bey;
            Ben sizin durumunuzu çok iyi anlıyorum.size kendimce naçizane tavsiyede bulunmak istiyorum.niyetiniz çok halis.buna birşey demiyorum.yani dini yönden eğitimli birseyler bilen haramı helali kendi hayatina uygulayan gönlünüzün meyledeceği birini istiyorsunuz.bunu çok iyi anlıyorum.ancak günümüzde bu durum biraz karışık.en iyi yer olarak bilinen yerlerde bile bazı kızlardan inanılmaz şikayetler gelebiliyor.bunu dışarı duyurmamaya çalışıyorlar.benim size anlatmak istediğim şu kişi şuraya bağlı deyip kimseye gözünüz kapalı güvenmeyin.ayni şey kızlar için de geçerli tabi.ben kimseye yok şuraya bağlıymış deyip gözüm kapalı güvenmiyorum artık.ki burada yaşadığım bazı şeyleri de anlattım.yakisikli dediler hiç ama hiç yakışıklı çıkmadı.sanki benim gözüm kör gormiycem!
            Bizim gibi temiz gençlerin karşı cinsle birarada olduğu ortamlar yok gibidir.anlıyorum.ama aradığınız gibi birini görücü usulüyle eğer çok sağlam referanslarınız yoksa bulamazsınız.üzgünüm gerçek bu.yani sizin istediğiniz özelliklerde bir hanımı tavsiye olarak veya görücüyle birilerinin araya girmesiyle filan bulmanız en azından şu an için bana pek olur gözükmedi.birniriyle binbir zorlukla evlenen bizim yaşımızdaki gençler bile kimseyi evlendirmeye bu sevabı almaya yanaşmıyor.öylelerine özellikle hayret ediyorum.çünkü sende görücü usulü evlendirildin.ne çabuk unutuyorlar bazı şeyleri.size benim nacizane tavsiyem siz erkekler sonuçta daha çok dışarıdasınız gördüğünüz insan sayısı bizden daha fazla.hani olur ya bazen hasbel kader (yani çalıştığınız yer neresi bilmiyorumçalıştığınız ortam nasıl bir yer.okul mu bilmiyorum ama)hani bazen birisi çıkar gelir bi bahaneyle.bi işi falan vardır.sizde görünce dersiniz ki hah işte tam da aradığım gibi biri dersiniz.bence eğer dürüst namuslu ve güzel ahlaklı biriyse sonuçta böyle birine de talib olmanızda bir sakınca yok.inanin öyle insanlar var ki,hicnir yere bağlı değil ama siz ona bir kitap verdiğinizde onu okuyor ve inanıyor.butun bunları niye anlatıyorum?bir yere sartlanip kalmayın.eger tesetturune dikkat ediyorsa 5 vakit namazını kiliyorsa ki tesettür bence bu zamanda epey eleyici bir faktör…disarida bu kadar susluman varken…bir kizin tesettürü bile bence pek çok şeyi belirleyici ve açıklayıcı bence.yani kisaca:siz erkek tarafısınız ben kız bulamayan erkeklere çok hayret ediyorum.sonucta talib olan sizsiniz.cemaat gibi yerlerde o ortamin düzgün olan adını kullanan kendine reklam amaçlı kullanan niyeti farklı kisilerde olabiliyor o yüzden uyardım.dedigim gibi çalıştığınız yer nasıl bilmiyorum ama biraz gözünüzü açın 😅😂belki hasbel kader aradığınız gibi biriyle karşılaşırsınız.illa şuraya buraya bağlı olmasına gerek yok.inanin görücü usulü de bundan farklı olmuyor.gene beğenecek olan sizsiniz gene inceleyecek olan sizsiniz.
            Ben biraz da gönlüm zor olduğu için bekarım.taniyanlar benim için:sende de ne gönül varmış kimseyi begenmiyosun derler.haklilarda kimseyi kolay kolay begenemiyorum😂
            Belki günah anlamında değil ama okul yıllarımdan biriyle tanışıp evlenmedigime pismanım.o zaman en azından karşımdaki adamın bana karşı olan sevgisinden emin olurdum.ama simdi ilişkiler biraz maddi boyuta dönmüş durumda.erkekler görücü usulü nde sadece fiziğe odaklı.ve bide yaş tabi.onlara da aslında hak veriyorum.sonucta kimse 35 yaşında doğum yapan bi karısı olsun istemez.bazi kadınlar her ne kadar kabul etmek istemesede belli bi biyolojik saat var anne olmak için ve bildiğim kadarıyla belli bir yaşından sonra kadınlar uçin doğum riskli ve zor.benim zorum bekarlıkla değil azmo bey.hicbir özelliği olmayan bazı kızların sırf evlendiği için evlenebildigi için karşımda uyuz uyuz konuşması bana bu acıdan hava atmasına uyuz oluyorum.ne var ki sanki?senin evlendiğin adam belki senden önce beni görseydi beni alırdı kime bu hava kime bu çalım?insanlar bazen kendini bişey sanıyor gerçekten

  5. mine diyor ki:

    ifrad ve tefrid…. ortasi yok.. kalemine guvenen bir zihniyetin kurgusunda bile… ne olacak halimiz boyle :(

  6. zafer genç diyor ki:

    ben gıda konusunun da davranışlarla ilgisinin olduğunu düşünüyorum. GDO’lu besinlerin özellikle hormonlar üzerindeki etkisinin göz ardı edilemeyecek kadar büyük olduğu bazı bilim insanları tarafında dile getiriliyor. Ülkemizde son on beş yılda iktidarın gafletinden ve konunun ciddiyetini anlayamamasından dolayı bu tür gıdalarda büyük patlama yaşandığı bir gerçek. Hastalıklarda yaşanan rekor artış da tesadüf olmasa gerek. Toplumumuz her yönden büyük bir saldırı altında ama yetkililerin olan bitenin farkında olup önlem aldığı denetim yaptığı da yok. Allah sonumuzu hayr eylesin

    • adigemehmet diyor ki:

      Gıda konusunun davranışlarla ilgisini birazcık açıklayayım size..

      Türkiyedeki tavuk üreticelerinin yemlerini Monşento firması ( Yahudi firmasıdır; tekel konumda olacak kadar da büyüktür ve aynı zamanda gübre de üretiyor) ürettiği yemlerde östrojen (Kadınlık hormonu ) kullanıyor. Kullanma gerekçesi olarak da yumurtadan cicivlerin tavuk olarak çıkmasını gösterir.
      Doğrudur bu yemle beslenen tavukların yumurtaları kuluçkadan % 100’e yakın tavuk olacak civciv olarak çıkar. Köylerde normal şartlarda yetişen tavuk yumurtası %60 & %70 oranında tavuk kalanı horoz olacak şekildedir.
      Siz eğer Östrojen hormonlu gıdalarla beslenen tavuklardan tükettiğinizde bünyenizin dayanıklılığı nisbetinde etkilenirsiniz. Tavuk eti her zaman bir şekilde ucuz tutturularak tüketilmesi sağlanıyor.

      Sonra yeni yetişen Erkek nesil için neden kırmızı pantolon sarı gömlek giyiyor, yürümesi konuşması neden böyle diye bilinmezlikler mi çözülmeye çalışılıyor?
      (Bu sadece kısaca yazdığım tek örnektir…)

      • Darvakit diyor ki:

        Kesinlikle doğru

      • Feyza diyor ki:

        Peki bu kuru yolum yapilarak satilan tavuklarda da bu firmanin yemleri mi kullaniliyor, cok merak ettim. O tavuklarin fiyati piyasadaki ucuz tavuklarin iki misli kadar ve bunlari tuketiyoruz. Bilginiz varsa lutfen yardimci olun. Tesekkur ederim.

        • Yahya diyor ki:

          Feyza hanım,
          mesele yukarıdaki beyefendinin yazdığı gibi değil, teferruatları var.
          ayrıca bir çok marka tavuk firması kendi yemini kendi üretiyor.
          ancak yem katkı maddesi, ilaç, hormon vs. bu firmadan (bayer satın aldı) alıyorlar mı tabii onu bilemiyorum.

          nitekim tavukların kuru yolum yapılarak kesilmesi farklı bir olay, bu tavukların ne şartlarda ve nasıl büyütüldüğü ise bambaşka bir olay.

          marka olmuş malum firmaların “kuru yolma” tavuk satışları daha büyük bir pazar payına sahip olabilme gayretidir. bazılarının kuru yolma yöntemleri bile sıkıntılıdır.

          ancak yerel olan bazı firmalar fabrikasyon yöntemler kullanmadan, serbest dolaşan veya köy tavuğu yetiştirip, hem helal hem de kuru kesim yapıyorlarmış.

          Gimdes helal sert. verirken bütün bunlara bakıyor diye biliyorum ancak açıp sormak belki en doğrusu olur.

          yem hususunda ise GDO hususu söz konusu. o da başlı başına bir uzmanlık…

          • Feyza diyor ki:

            Yahya bey, tesekkur ederim. Kuru yolum konusunda bazi unlu firmalarin sartlarina yeterince riayet etmeden de adini kuru yolum koyarak satusa sunduklarini biliyordum. Benim bahsettigim daha yerel bir iki marka var. Gezen tavuk oldugunu soyluyorlar, ciftliklerini ziyaret edenler de olmus. Yetistirilme ve kesimde sorun oldugunu zannetmiyorum fakat yemleri nasil onu bilmiyorum. Yem de onemli, yemlerini nasil temin ediyorlar bunu arastirmak hic aklima gelmemisti. Insan yedigidir, yedigi hayvanin yedigi de mutlaka tesir eder.
            Ne kadar zor, bunlari dusununce mustakil bir ev alip bahcesinde tavuk ve horoz yetistirmeyi cok istiyorum. Hem saglik hem hobi icin en guzeli. Ama bilmiyorum becerebilir miyim.

          • Yahya diyor ki:

            Sema hanım bize iyi tahammül ediyor…
            tatlışko kocadan, tavuk dönere mevzuyu getirdik ya… :)

            evin bahçesinde bir çift inek… 2-3 meee, diğer bir tarafında bostan iyi olur…

          • Feyza diyor ki:

            Haklisiniz konu bir sekilde yine yemege geldi :)
            O kadsriyla basedemem yalniz, bir yanda mee bir yanda moo bir yanda ingaa :)
            Birkac tavuk horoz hayalim. Yumurta ve tavuk acisindan organik olsun dedim. Azicik da sebze kafi..
            Selamlar..

          • Yahya diyor ki:

            Rabbim hakkınızda hayırlısını versin inşaAllah.
            Hayırlı Cumalar

    • ekrem diyor ki:

      GDO konusuyla ilgili Kemal Özer’in çok çalışmaları var. Gıda Hareketi adlı bir organizasyonları var. Özellikle de bu GDU lu ürünler ve Monsanto şirketi hakkında Deccal Tabakta adlı kitabı çok bilgilendirici. Bir de tavukların östrojen hormonuyla ilgili şişirilmesi hakkında bir konuşması vardı burada östrojen hormonu sayesinde çabuk büyüyen tavukların tüketilmesi ile kadınların meme kanseri olması riskinin çok arttığını ve erkeklerin sperm sayısında çok ciddi düşüş olduğunu özellikle vurguluyordu.

      • Darvakit diyor ki:

        Yakın çevremde henüz yaşı(8/9) küçük kız çocuklarının olağandışı şekilde goguslerinin büyüdüğüne şahit oldum.
        Doktorda bunu tavuk tüketimine bağladı…
        Tavuğun diğer gıdalara etlere göre ucuz olması .Her iki adımda tavuk döner olması çok korkunç.
        Öğle yemeklerini dışarda yiyenler dikkat etsin derim.uzak dursunlar mümkünse.

        • Yahya diyor ki:

          İşte helal sertifikalarıyla bu sıkıntı var.
          Bu tavukcuların ve dönercilerin bir çoğuna gimdes helal sertifikası verdi. (güncel durumu bilmiyorum) ancak helal olmaları sağıklı olmaları anlamına gelmiyor.
          helal gazoz gibi, helal cips gibi, helal döner gibi… evet helal ama sağlıksız!

          bir ara çok ciddi reklamlar yapıldı hatta buna devlette destek oldu; kırmızı et değil, beyaz et tüketin diye… daha sağlıklı, faydalı vs. diye.
          halbuki her her ikisi doğal da olsa; beyaz et, kırmızı etin besleyici değerlerine ulaşamaz.

        • ekrem diyor ki:

          Bir müslüman olarak dışarıda yediğimiz zaman da eve aldığımız yiyecekler konusunda da mümkün olduğu kadar az işlenmiş olmasına dikkat edelim.

  7. meryem61 diyor ki:

    Yemin ederim rüya olduğuna ben sevindim. Okurken stres bastı. Ben evleneceğim adamın erkek gibi erkek olmasını isterim. :) Kadın ve erkeği eşit olarak görmek her şeyden önce kadına zarar. Ah bilseler keşke.

  8. Aadem diyor ki:

    Kadın derneklerinin, pkk nin ve icimizdeki müslüman Türk görünümlü hainlerin istediği işte tamda böyle erkek görünümlü tontişler. erkegi kadınlastiran politikalarin yarattığı (tövbe) kadınımsï erkekler. Vaybe…

  9. Ftm diyor ki:

    Çok guzel kurgulanmis :-)

  10. Feyza diyor ki:

    Kabus 😄

  11. Yahya diyor ki:

    Diyelim ki bunu askere aldılar ve savaş çıktı peki düşmana ne diyeceğiz? 😀

  12. Mustafa Tokat diyor ki:

    Yüreğinize sağlık Teşekkürler Usta Cesur Gazeteci Sema Maraşlı Hanım

Dünden Bugüne

Ayşe Askere Git Ali Sofra Kur

(30.9.2015 tarihli bir yazım. Yeni müfredatta cinsiyet eşitliği ne kadar yer aldı bilmiyorum. Bilgi sahibi olan okuyucular yazarlarsa memnun olurum.) Yeni okul dönemi açıldı, Allah sonumuzu hayreylesin. Özellikle "okul dönemi" dedim, ...
Devamını Oku

Güzel Söz

“ Mutlu bir evliliğin reçetesi gayet basittir: Birbirinize karşı oldukça nazik davranın.” ( Marie France)

Kitap

Algı Yönetimi ve Manipülasyon

Algı Yönetimi ve Manipülasyon "Kanmanın ve Kandırmanın Psikolojisi" kitabı nasıl kandırıldığımızı çok iyi gözler önüne seren bir kitap. Mücahit Gültekin kitapta bilimsel açıklamalarla birlikte günümüzden ve İslam tarihinden örneklerle  yalın bir ...
Devamını Oku