Torunum Katillerin Elinde Kaldı

04 Haziran 2018Haberler10 Yorum »

aglayan-cocukBen Ayla. 32 yaşında gencecik oğlu gelini tarafından öldürülen acılı bir anneyim. Ve torunu katillerin elinde torununa hasret bir babaanneyim. Bir hukuk mücadelesi veriyorum. Ben ve oğlum 6284 mağduruyuz.

Oğlum Murat Allah’a inancı sonsuz, peygamber aşığı bir gençti. Elektronik haberleşme mühendisiydi. Kendine ait patentli cihazları olan ve kabul edilmiş TÜBİTAK projeleri olan bir bilim adamıydı.

Murat 2012 yılında evlendi. Evlendiği hafta gelinim beni düşman listesine aldı. Suçum şu:  Oğlum balayı dönüşü bana dedi ki “Anne kayınvalidem sürekli arayıp ‘bebek yapın’ dedi çok şaşırdım.”  Bende gayri ihtiyari “Biraz evliliğin tadını çıkarın, gezin dolaşın.” Dedim. Çünkü bir haftalık evli çifte “bebek yapın” demek kadar abes bir baskıyı aklım almadı benim. Tek suçum bu.

Beyhan benim bu sözlerimi hemen annesine söylüyor. Annesi “Boşanırsanız arada çocuk kalsın istemiyordur.” demiş.

Çocuk meselesi burada bitmedi. 2 aylık evliyken oğlumu kısırlıkla suçlayıp onu sperm testine mecbur bıraktılar. Evliliğin 1 yılında bebeğimiz dünyaya geldi ama ben mimlenmiş bir babaanneydim.

Sürekli çocuğu göstermeme çabası içindeydiler. Annene ve Beyhan sürekli elimden alıyorlar, yüzünü örtüyorlar…

Bir gün Beyhan Murat’a  “Annen dinsiz mi senin diye soruyor “ Murat “Ne biçim konuşuyorsun” diyor  “ E maşallah demedi çocuğu severken” diyor.

Gelin yoktan yere olay çıkarmayı kendine amaç edinmişti. Sudan sebeplerle sürekli bir huzursuzluk çıkarıyordu..

 Murat’ı diğer aile bireylerinden uzaklaştırmak için elinden ne geliyorsa yapıyordu. Bize be yaparsa yapsın sessiz kalma taraftarıydık çünkü Murat yavrusuna aşık bir babaydı. Çocuğunu başının üstünde gezdiriyor, kollarında uyutuyor, şarkılar söylüyordu…

Hatta bir gün “Anne memem olsa emziririm, Beyhan emzirmek istemiyor” demişti.

Oğlumu ölüme götüren süreç ise gelinin 6284 nolu kanunu kullanması ile  başlıyor.

Bir proje çalışması için karısına “Ben bu aralar sana çok zaman ayıramayacağm, proje başlayacağım, istersen annene bırakayım seni yalnız kalma” diyor o da “tamam” diyor ve Ankara’ya annesine gönderiyor.

Döndüklerinde onları yemeğe davet ettik, Beyhan gelmek istememiş Murat “3 aydır annemi görmedim, ben gideceğim” diyor, çocuğu alıp bize gelmek istediğinde Muratın önüne çıkıyor gidemezsin diye. Murat’ı kollarından tırnaklıyor, Murat ise onu sadece koluyla itiyor, bırak beni diye.

Uğradığı tek şiddet Murat’ın kendini korumak için onu itmesi hepsi bu. Hemen bağırmaya başlıyor “adam öldürüyorlar yetişin” diye. Üst kata komşuya gidiyor. Murat eve döndüğünde kimse yokmuş. Gelin altın, para, bilgisayar, tablet, telefon, ne varsa toplayıp o gece üst kattaki bir başka komşuda kalıyor. Ertesi gün de komşuyu suçluyor, altınlarımı çaldın, diye.

 O gün çocuğu eve bırakıp babasının evine gidiyor.  3 gün sonra evde ne var ne yok kamyon dayayıp evi boşaltıyor ve boşanma davası açıyor.

Çocuğu kendi bırakıp gittiği halde bizi çocuk kaçırmaktan polise şikayet ediyor. Polis geldi, çocuğu teslim ettik.

 2016 yılı haziran ayında mahkeme olacaktı fakat hakim olmadığı için olmadı. Temmuz ayında  ara kararla çocukla ilişkisi tesis edildi.

Şubat ayının dokuzundan, temmuz başına kadar oğlum yavrusunu hiç görmemişti ve çok özlemişti ağlıyordu “dayamıyorum anne çok özlüyorum” diye.

Ara kararla çocuğu haftada 6 saat görmeye başladı. Öglen 12 den akşam 18 kadar. İple bekliyorduk hafta sonunu,  Hafta içi alış veriş yapıp çocuğa  ne lazımsa alıyorduk; kıyafet, oyuncak… Çocuğu alınca parklar, hayvanat bahçesi, oyun alanları, aklınıza ne gelirse. Çünkü bunun için bir hafta düşünüyorduk, ne yapalım diye.

Beyhan, Murat’ı ve çocuğunu çok kıskanıyordu. Eskiden gelmek istemediği yerlere, artık gelmek istiyordu ama gelemeyeceğini biliyor ve bu da kıskançlığını artırıyordu

Murat tatile gidecekken çok yalvardı “çocuğu ver biraz tatil yaptırayım, biraz eğlendireyim” diye ama vermedi. Hatta “hepiniz gelin anneni babanı dayını kimi istersen al da gel” dediği halde.Çocuğun bütün dişleri çürüdü, doktora götürmesine izin vermedi.

Böyle mücadele ederken barışma adına yaptığımız bütün çabalarda kendimizi ya savcıda yada karakolda bulduk.6284 nolu kanuna göre barışmaya çalışmak suçtu.

2 ekim 2016 da hava çok güzeldi, çocuğu aldık pikniğe gittik. Geri dönerken trafiğe takıldık, aradı: “seni polise vereceğim, bi daha çocuğun yüzünü göremeyeceksin, seni tutuklatacağım…” tehdit  etti. Çabuk varalım diye hız yapınca bir kaza atlattık neredeyse hepimi ölüyorduk. çocuk dahil ucuz atlattık.

O hafta içi çocuğun fotoğrafları var çocuk gayet iyi sağlıklı görünüyor. Hafta sonu Murat çocuğu almak için gidiyor.  Her hafta cumartesi izin yapan dayısı o gün pazar günü izin yapıyor ve Murat’ı zorla içeri sokuyor. Anneanne ve Beyhan Murat’a hakaretler yağdırıyorlar, bir hafta önce çocuğu hasta ettin diye.

Murat beşikte yatan çocuğa uzandığı zaman saçlarına dalıyor katil gelinimiz,  annesi Murat’ın kollarını tırmıklıyor. üç kişi çocuğu almak için Muratın kollarından saldırıyorlar.

Murat çok güçlü bir gençti alkol yok sigara içmez Allah yolunda bir genç spor yapıyor gerçekten çok güçlüydü, bir kolunda bebeği tek kolu ile itiyor bunları bunlar hemen 6384 e dayanarak polise şikayet ediyorlar bizi darp etti diye.

Biz bu arada çocuğu hastaneye doktora götürdük  ve doktor çocuk enfeksiyon kapmış dedi biz de rapor aldık. 6 saat dolunca çocuğu teslim vakti geldi ve vaktinde çocuğu teslim etmeye gittik

Murat bizi onların evine elli metre geride bıraktı çünkü bize ağza alınmayacak hakaretler sinkaflı sözler söylüyorlar görünce diye, bizi uzak bırakıyordu.

Çocuğu kucağına aldı bizde arabanın dışından onu izliyorduk eğildi bahçe kapısından çocuğu yere bıraktı tam ayağa kalkacakken kucağında bebeği varken başına baston ile vurarak etkisiz hale getiriyorlar. Bir el silah sesi geldi 1 dakika 17 saniyede oğlumu katlettiler

Beyhan annesi babası dayısı ve gelinin abisi. Koşarak gittik yanına. Bu defa bize kızıma ve bana ateş etmeye başladı Beyhan.Arabaların arkasına saklanarak kurtulduk ama oğlum hayatını kaybetti

6284 nolu yasanın kendisine verdiği bütün yetkiyi kullanarak oğlumu organize olarak katlettiler. Abisi o gün beş saatlik yoldan gelmiş ertesi gün de döndü.

Ben yavrumu kaybettim, torunum babasız kaldı. Diğer yavrularım ağabeylerini.kaybetti.

Sadece Murat değil biz hepimiz öldük acı içindeyiz.

Bu acılar yetmezmiş gibi torunumun velayeti katil ailede kaldı. Henüz cezası kesinleşmedi diye çocuk oğlumu öldürenlerin kanlı ellerinde duruyor, çok mücadele ettim. Ceza davası velayetten sonra bitti 21 yıl ceza aldı, velayet davasını İstinaf mahkemesine taşıdım 8 aydır karar bekliyorum artık her açıdan bittik

Oğlumun katillerinin elinden çocuk teslim alıyorum, aynı tehditlere hala maruz kalıyorum.

Her şeyden çok zoruma giden ise çocuğumuz onun uğruna canını veren babasını kötü bilsin diye içi zehirle dolduruluyor.  Çocuğa, babasının annesini  duvardan duvara vurduğu, ağzından burnundan kan akıttığı ve bizim annesini zehirlendiğimiz için hastanede yattığı gibi aklınıza ne geliyorsa yalan ve iftiralarla torunuma bizlere karşı nefret duyguları aşılıyorlar.

Torunum katillerin elinde kaldı, bu nasıl adalet!

Ben bu 6284 yasasından çektiğim kadar hiç bi şeyden çekmedim. Evladımı kaybettim, acı içinde yanıyorum, yana döne ağlıyorum.

6284 çıkaranlar,  onaylayanlar,  destek olanlar, kanunu kadınların eline böyle silah gibi verip, kadınları şiddete ve cinayete meylettirenler bunu acısını benden çok daha fazla çeksinler.

Okunma Sayısı : 4.563

Yorum yapın

“Torunum Katillerin Elinde Kaldı” için 10 Yorum

  1. zamane diyor ki:

    Rabbim sabır versin, torununuz insallah büyüdükçe doğruyu yanlışı; haklıyı haksızı ayırt edebilen bir genç olur. Allah yardımcınız olsun.

  2. Jalal Jalali diyor ki:

    Rahman ve Rahim olan Allah’ın adı ile,

    Allah sizlere sabır versin. Oğlunuza da gani gani rahmet eylesin.

    Allah’ım 6284 sayılı yasayı acilen hayırlısıyla yürürlükten kaldır. Biz Müslümanlara yardım eyle. Yuvalar dağılmasın. Bize acı, merhamet et. Dualarımızı kabul buyur.

    Selamlar.

  3. Nazif diyor ki:

    Ne iyi ki Ahiret var!

  4. Cetin oz diyor ki:

    Zor durum , Allah yardımcısı olsun annemizin.Yanlız gerçek şu ki , kadının beyanı esas sayıldığından , olumlu bir sonuç olacağını sanmıyorum.Burası Türkiye , bizi ahlaki , ve milli değerlerimizden uzaklaştırıp , Avrupa nın uşağı yapanlar utansın.Yanlız hak Teala büyüktür , toprağın bi de altı var ; tabiki anlayana , bilene vede görene…

  5. Recep Haksever diyor ki:

    Benzer olayları yaşayan çocuklarının ve kendinin canından emin olamayan binlerce kişiden biriyim. Ortada psikolojik hasta milyonlarca kadın var.

  6. Ftm diyor ki:

    Öncelikle son cümledeki duaya gönülden Amin diyorum. Ne zor bir sınav, Rabb’im yardımcısı olsun bu mağdurların.
    Sema Hanım, mücadeleniz için Allah Teâlâ razı olsun. Fakat sizin bu yansıttıklarınızı yetkililer duymuyor mu, bilmiyor mu? Nasıl acil bir çözüm üretemiyorlar anlamıyorum. Hele de şu an KHK çıkarma imkânı varken bunu nasıl değerlendirmiyorlar?

  7. yıldırım öztürk diyor ki:

    ŞİDDETİ GÖRDÜM.. YAŞADIM…BOŞANMA SÜRECİNDEKİ ŞİDDET ÖLÜMLER NASIL BİTİRİLİR?
    6284 DEN EVDEN ATILDIM SÜRÜNDÜM
    Boşanmaya malın mülkün yarısına ve süresiz nafaka göz dikmiş eski karım bazan ıkıde bırde ayrılacam “bıktım senden” derd.. her hafta bi sebep bulup kavga cıkarırdı. bir gün “boşanmak istiyorum” senden dedi.. çalışmayan bır kadındı ev hanımıydı..

    4 çocuk vardı.. eski karım tv lerden kadına pozıtıf ayrımcılıktan etkılenıyor cevreden boşanmıs kadınlardan etkılenıyordu.. aılesı de karektersız ayrılıgı normal karsılayan bı aıleydı.. bende alttan alıyordum.. ben ayrılıp ne yapacaksın cocukların ruhlarını yaralar okul basarılarını etkılersın hayatlarını mahvedersın boşanmayalım,şiddet yok ev geçimi sorunu yok, eve ilgisizlik yok, saglıgımız yerınde halimize şükredelim, insan daha ne ister ki dedim ve

    hayat standardın düşer” dedim. “ben anlamam neden hayat standardım düşecek şimdiye kadar sahip olduğun emlakların yarısı benim dedi ikisini alırım birini de otururum birini kiraya veririm senden de ömür boyu nafaka alırım geçinir giderim” dedi. “seni çekemem artık” dedi..ve “ayrılmaz isen ya kendimi öldürürüm yada seni öldürürüm” dedi..

    bende “çocuklar daha ufak 3-4 sene daha bekle bıra daha büyüsün de, hala kararından vazgecmez isen ayrıl” dedim. “olmaz” dedi. ben “dava acsan bile hiç bir gerekcen yok hakım boşamaz” dedim.. bunun üzerine avukata gitmiş avukat yönlendirmiş..bir gün gönüllü olarak benimle olduktan sonra karakola gidip kocam bana tecavüz etti demiş anında beni evden attılar

    eve yaklaşamadım cocukları göremedim, mısafırhanelerde arkadas evlerınde daah sonra kıraldıgım ımkanları yetersız yerlerde kıs günü ayakta kalmaya calsıtım. çok agırıma gıttı bunalıma girdim yıllarca yasadıgım cocuklarımla bırlıkte oldugum evden atılmıstım. sonra cocukları görmeye geldıgım parklarda bana bagrırp çagırıp polısı arayıp buraya gelmıs bana hakaeret edıo dıye karakollara verdı küfretti dıye yalan beyanla savcılıga verdi defalarca karakollarda sabahladım sonra

    mahkemelerde ceza davaları dvm etti onuruma gruruma yedıremedım bunalımda ınsanın aklından her türlü şiddet geçiyor allah yardım etti kendimi frenledim..

    avukatı bır gun aradı bu kadına ıkı ev ver 800 nafaka ver 30 000 para ver yoksa sıkayetlerın bırınden ceza alırsanız işinizden de olursunuz dıye anlaşama yapmak istediler o kadar bunalımdaydım ki haksız yalanlarla evdenatılmak suclanmalar karkaollar mahkeme salonları cinnet bunalımlar yasadım iyi ki o dönemde aklımdan cok geçmesine ragmen cocuklar ortada kalacak dıye kızlarım ortda kalmasın diye bir şiddet içeren bı avranısda bulunmadı sonra anlaşmalı ne ıstedılerse verdım bosandım tek karım çocukları almak oldu kısacası 6284 sayılı kanun mal ortaklıgı rejimi ömür boyu nafaka nın maduru olan biri oldum,

    Sonuç olarak, Pozitif ayrımcılık sebebiyle yasaların ve bu yasaları silah olarak kullanan keski karım ın bana yaptıklarından bu kadar olaydan sonra şunu anladım “6284 sayılı kanun”, “TMK

    Kanunundaki mal ortaklığı rejimi” ve kadının “süresiz ömür boyu nafaka” alabılıyor olması kadını boşanmaya teşvik ediyor. yuvalar yıkılıyor çocuklar ortada kalıyor ruhları ve gelecekleri kararıyor.

    sonuçta bir örneğini yaşadım. Ayrıca Boşanma sürecinde 6284 sayılı kanunla “suçsuz erkeklerin erkeklerin evden atılması”, “mal ortaklığı rejimi ile haksızca erkeklerin kazanımlarının yarısının kadına verilmesi”, “süresiz nafaka”, “nafaka hapsi” ve “çocuk hapsini” de düşünürsek erkeklerin insan olan birinin bunalım yaşamaması cinnet geçirmemesi mümkün değil yaşayan bilir. Bu cinnet akıl sağlığını kaybetme haline dönüşüyor.

    Toplumdaki özellikle boşanma sürecindeki cinnetin, şiddetin sebeplerinin bu akıl sağlığını kaybetme hali olduğunu düşünüyorum. Boşanma hukukundaki söz konusu uygulamaların acilen düzeltilmesi gerektiğini 6264 saylı kanunun aile içi bireylere uygulanmaması, süresiz nafakanın kaldırılması (kadırılamıyorsa 1 yılı geçmemesi) yerine ağır kusurlu tarafın mali gücü ile orantılı bir defalık tazminat ödeyerek tarafların tam boşanması ve

    aradakı bağın koparılması herkesin yoluna gitmesinin sağlanması, ayrıca çocuk haczinin kaldırılması (Çocuk kendinde olan taraf görme için belirlenen günlerde cocugu göstermiyorsa tazyik hapsi verilmeli) boşanma sürecinde yaşananan şiddetin tamamına yakınını ortadan kaldıracaktır.

    Tüm yetkilileri şiddetin boşanmaların azalması için bu düzenlemeleri yapmaları için göreve davet ediyorum yıldırım öztürk

    • Jalal Jalali diyor ki:

      Rahman ve Rahim olan Allah’ın adı ile,

      Allah size ve diğer mağdurlara sabırlar versin,kolaylıklar ihsan etsin. Hidayette daim eylesin.

      Selamlar…

  8. Erkan diyor ki:

    Böyle olayları okudukça ve çevremde şahit oldukça evlilikten soğuyorum.Ahir zamandayiz evlenecek bayan yada erkek bulmak samanlıkta iğne aramak gibi oldu…

    • Kutalmışoğlu Süleyman diyor ki:

      soğumak mı? ne soğuması kardeşş. vazgeçmek lazım vazgeçmek. günahı bu kanunları çıkaranların, sessiz kalanların ve bu kanunları su-i istismar edenlerin olsun. her gün böyle dua ediyorum sende et.

Dünden Bugüne

Ayşe Askere Git Ali Sofra Kur

(30.9.2015 tarihli bir yazım. Yeni müfredatta cinsiyet eşitliği ne kadar yer aldı bilmiyorum. Bilgi sahibi olan okuyucular yazarlarsa memnun olurum.) Yeni okul dönemi açıldı, Allah sonumuzu hayreylesin. Özellikle "okul dönemi" dedim, ...
Devamını Oku

Güzel Söz

“ Bağışlama menekşenin kendini ezen topuğa anında bulaşan güzel kokusudur. ” (George Roemisch)

Kitap

Algı Yönetimi ve Manipülasyon

Algı Yönetimi ve Manipülasyon "Kanmanın ve Kandırmanın Psikolojisi" kitabı nasıl kandırıldığımızı çok iyi gözler önüne seren bir kitap. Mücahit Gültekin kitapta bilimsel açıklamalarla birlikte günümüzden ve İslam tarihinden örneklerle  yalın bir ...
Devamını Oku