YARATILIŞA UYGUN YAŞAMA PROJESİ

26 Eylül 2019Sema Maraşlı8 Yorum »

nisan yağmuruAMAÇ:

Aileyi fıtrat şuuruyla yeniden inşa etmek. Yaratılış kodlarımıza uygun, huzur içinde yaşamak.

Bireyi korumak: Cinsiyet kişinin kimliğidir. Kadın-Erkek cinsiyet özelliklerinin pek çok etki ile hızla bozulduğu günümüzde fıtrat özelliklerine sahip çıkarak beden ve ruh sağlığını korumak.

Aileyi korumak: Ailede huzur ve muhabbeti yakalamak için aile hayatını, fıtratla uyumlu, dini esaslara uygun yaşamak.

Bu proje hem bireysel olarak hem ailede hem de STK larda uygulamaya uygun şekilde tasarlanmıştır.

KONU:

Kur’an-ı Kerim’de Nisa suresi 32. âyeti kerimede bildirildiği gibi kadın ve erkek cinsiyeti birbirinden fıtrat olarak farklı yaratılmıştır. İki cinsiyete de birbirinden farklı üstünlükler verilmiştir. İki tarafın da yaratılış özelliklerini koruması ve karşı cinse benzememeye gayret etmesi gerekiyor.

Allah Rasulu “Kadına benzeyen erkeğe ve erkeğe benzeyen kadına” lanet etmiştir.

Fakat günümüzde “cinsiyet eşitliği” politikaları yüzünden iki cinsiyet yaratılış özelliklerini kaybederek hızla birbirine benziyor. Cinsiyet eşitliği zehrinden korunmak, bireyi ve aileyi korumak için cinsiyet özellikleri ve her cinsiyetin kendine mahsus güzelliklerinin öğrenilmesi ve cinsiyet kimliğine sahip çıkılması için çalışmalar yapmak. Cinsiyet farklılıklarının dini ve psikolojik açılımlarını yapmak.

Ailenin çatısı cinsiyet farklığı üzerine kurulmuştur. Bu bağlamda:

Kadın-Erkek yaratılış farklılıklarını öğrenmek,

Kadın ve erkeğin yaratılış özelliklerine uygun davranışlar üzerine farkındalığı artırmak ve geliştirmek.

YAPILACAK ÇALIŞMALAR:

1-Kur’an-i Kavramlar ve Aile Üzerine Çalışmalar

Erkekler için KAVVAM, Kadınlar için SALİHA KADIN OLMAK üzerine çalışmalar yapılması.

Erkeklerin aileyi idare etmesi için liderlik vasıflarının desteklenmesi ve geliştirilmesi. Şefkat ve adaletle sorumluluk almanın metotlarının öğrenilmesi.

Kadınların yaratılışlarına uygun kadınlık vasıflarının geliştirilmesi ve desteklenmesi.

Kadın ve erkeğin yaratılışa uygun iletişim yeteneklerinin desteklenmesi.

2-Fıtrattaki Bozulma Sebepleri Üzerine Farkındalık Oluşturacak Çalışmalar Yapmak

Günümüzde fıtratı bozmaya yönelik çok fazla çalışmalar var ve özellikle çocuklar ve gençler bunlardan etkileniyor. Çocukları ve gençleri korumak için öncelikle ailelere yönelik çalışmalar yapılmalı. Vakıf ve dernek faaliyeti yürüten kurumlar bu eğitimleri yapabilir.

Aileyi bekleyen tehlikeleri görmek ve göstermek gereklidir. Tehlikeye dikkat çekildiğinde farkındalık oluşmaya başlar. Bu konuda  tuzaklar nedir ve bu tuzaklara düşmemek için neler yapılması gerektiği üzerine çalışmalar yapılmalı.

3-Kadın ve Erkeğin Cinsiyet Özelliklerinin Öğrenilmesi ve Yaratılışı Korumak Üzerine Çalışmalar Yapmak

Kadın-erkek cinsiyeti hakkında fizyolojik ve psikolojik faklılıkları anlatan kitaplar, eğitimler.

İki cinsiyetin hormonlarının farklılıkları ve bunların davranışlara yansıması.

Cinsiyet farklılıklardan kaynaklanan iletişim farklılıklarını öğrenilmesi.

Fıtrata uygun cinsiyet rolleri üzerine çalışmalar yapmak.

İZLENECEK YOL

Eğitim bir STK da uygulanacak ise öncelikle eğitim verecek bir ekip kurulmalı. Kurulan ekip bir eğitim almalı ve onlar da eğitim verecek olan kişileri yetiştirmeli.

Eğitimlerde kadın-erkek yaratılış farklılıkları her yönü ile ele alınmalı. Dini ve psikolojik açılımları yapılmalı.

Aileler çocuklarını fıtrata uygun yetiştirsinler diye “fıtrata uygun çocuk yetiştirme” üzerine eğitimler yapılmalı. Kızları kız gibi, erkekleri erkek gibi yetiştirmenin yolları öğretilmeli.

Evlilik ve mahremiyetleri, cinsel konular üzerine eğitimler yapılmalı.

Kadınların; güzel konuşma, giyinme, süslenme, bakım yani yaratılışlarına uygun kadınca hal ve davranışlar edinmeleri için işin uzmanları vakıf ve derneklere çağrılıp dersler alınmalı.

Erkekler öz bakımları, güçlü, adaletli ve şefkatli olmak için dikkat etmeleri gerekenlerin eğitimlerinin yapılması.

Yapılan çalışmaların etkisini ölçmek adına katılımcılara isimlerini yazmadan anketler uygulanabilir. Nelerden memnun kaldılar, hangi konularda eksik kalındı, neleri yapmak zor geldi ve çalışmaların kişiye ve aileye katkısı üzerine kadınlardan ve erkeklerden dönüşüm alınırsa iyi olur.

Sosyal ağlarda kurumlarda yapılan çalışmalar paylaşılıp farkındalık için etkinlikler yapılabilir.

“Cinsiyetimi seviyorum” “Cinsiyetime sahip çıkıyorum” gibi etkinlikler düzenlenebilir.

Yaratılış farklılıkları üzerine drama, tiyatro çalışmaları yapılabilir.

Kahvaltı programları ve büyük paneller yapılabilir.

ARAÇLAR:

Yaratılış üzerine dini kaynaklar

Yaratılış farklılıkları üzerine yazılmış yerli ve yabancı kitaplar

Konu ile ilgili belirlenmiş kaynakların belli aralıklarla okunması, gruplarda kritiğinin yapılması ve kalıcı olması için notlar alınması.

PROJENİN GEREKÇELERİ:

Yapılan araştırmalar kişilerin en az bilgi sahibi olduğu konunun kendi cinsiyet özellikleri olduğunu gösteriyor. Kendi cinsiyetinin yaratılıştan gelen özelliklerini bilmeyen ona sahip çıkamayacağı gibi farkındalığı olmadığı için bu özellikleri kaybetmesi de kolay olur.

Kültürel kodlarımız erkeksi kadın yetiştirmeye yatkınken bir de üzerine güçlü kadın argümanları ve fıtratı bozucu çalışmalar eklenince, kadınlar güçlü olmayı erkekleşme gibi algıladılar ve kadınlarda erkekleşme hızlı bir şekilde artıyor. Bunun karşısında erkeklerde de kadınlaşma hızla yayılıyor. Kişinin kendi cinsiyeti ile barışık olması hiç huzuru için, eşini daha iyi anlaması, anne-babalığın doğru yapması için de önemlidir.

Fıtratını korumak her Müslümanın vazifesidir. Aile noktasından baktığımızda ise ailede huzur ve muhabbet için kişilerin yaratılış özelliklerini taşıyor olması muhakkak gereklidir.

İletişimin bu kadar konuşulduğu ve iletişim bilgilerinin az çok herkesin bildiği bu devirde ailelerin iletişim yetersizliğinden bozulması iletişim kurarken fıtrat farklılıklarına dikkat etmemekten kaynaklanıyor.

Karı-koca arasında muhabbet olması için cinsi çekiciliğin de kaybolmaması gerekir. Cinsler birbirine benzedikçe cinsi çekicilik kaybolur. Karı-koca arasında cinsi çekiciliği sağlayan zıtlıktan kaynaklanan cinsiyet farklılığıdır.

Fıtrat özellikleri bozulmuş, yaratılış farklılıklarını bilmeyen kişilere dinimizin karı-koca hukuku ile ilgili emirlerini ağır geliyor ve dinin aile ile ilgili hükümleri ya görmezden geliniyor ya da çeşitli bahanelerle aile hayatında uygulamıyor. Hatta nefsine ağır geldiği için âyetleri kafasına göre yorarak vebale girenler çok oluyor. Kadın-erkek farklılığını öğrenmek dinimizin bu konuda emirlerinin hikmetlerini anlamak için çok faydalı olur.

Zaten fıtrat konusunda genel bir bilgisizlik var bir de son dönemlerde fıtratı bozmaya yönelik hareketler çok olunca fıtrata sahip çıkmak ve aileleri fıtrat şuuru ile yeniden inşa etmek toplum ve aile huzuru için elzem görünüyor.

Eşcinsellik en büyük tehlike olarak geliyor. Gençleri korumanın yolu onlara kendi cinsiyetlerini sevdirmek, cinsiyet özelliklerini öğretmek ve fıtrat dışı davranışların kişinin manevi hayatında, beden ve ruh sağlığı üzerinde olumsuz etkilerini anlatan çalışmalar yapmak.

FITRATTA BOZULMALARIN ARTMASININ SEBEPLERİ

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Politikaları: Avrupa Birliğine uyum sürecinde kabul edilmiş aile kurumuna dinamit vuran “İstanbul Sözleşmesi” ile kabul edilen “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Politikası” eşitlik adına kadın ve erkek birbirine benzetilmeye çalışılıyor. Feminist dernekler devlet okullarında öğrencilere cinsiyet eşitliği eğitimleri veriyor. Kullandıkları afişlerde kız çocukları erkek, erkek çocukları kız gibi görünüyor. Okullarda derneklerinde yoğun bir şekilde bu faaliyeti sürdürüyorlar.

Mili Eğitimde Hatalar: Milli Eğitim Bakanlığı ETCP “Eğitimde Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin Geliştirilmesi Projesi”  adı altında 2015  bütün ders kitaplarını tarayarak cinsiyet rolleri ile ilgili bölümleri atacağını açıkladı. Her işi iki cinsinden yapması gerekliği üzerine çalışmalar yapma planı ile çalışmaya başlandı. Bu projenin haberi gazetelerde “Ayşeler artık sofra kurmayacak” diye verildi. Bu ve bunun gibi fıtri rollerle ilgili bütün cümleler kitaplardan çıkarıldı ve ne kadın ne erkek olduğu belli olmayan tipler anne ve baba diye ders kitaplarında yer almaya başladı. Zaten sınav sistemi yüzünden evden ve işlerden soğuyan genç kızlar, bu eğitimlerle cinsiyet rollerinden iyice uzaklaşıyorlar.

Aile Bakanlığının Hataları: Son çıkarılan 6284 Aile Kanunu “Kadınlara yönelik pozitif ayrımcılık” gibi, adı güzel, içeriği son derece adaletsiz kanunlar yüzünden aileler ciddi zararlar görüyor. Kadınlar kocalarına karşı baş kaldırmaya teşvik ediliyor. Kadın kocasını şikayet ettiğinde delilsiz olarak kadının beyanı esas alınıyor ve erkeğin savunması dikkate alınmıyor. Kadınlara kocaları onlara seslerin yükseltse bile şikayet etmeleri evden uzaklaştırmaları gibi aile birliğini bozucu teşvikler medya ve kadın dernekleri tarafından yapılıyor. Ayrıca nafaka ve tazminat gibi ağır yüklerle erkekler ömür boyu boşandığı kadına bakmak zorunda kalıyor. Bu da kadınların erkekler üzerinde baskı kurmalarına sebep oluyor. Ayrıca erkekleri evlilikten soğutuyor, evlilikler gittikçe azalıyor.

İÇ VE DIŞ DÜŞMANLARIN DESTEĞİ İLE DEVAM EDEN ÇALIŞMALAR

Günümüzde fıtratı bozmaya yönelik çok fazla çalışmalar var.

Medya organları: Erkeksi kadınlar ve kadınsı erkekler ve eşcinsel tipler dizi ve filmlerde insanlara sevdiriliyor ve bu tipler normalleştiriliyor ve gençler tarafından örnek alınıyor.

Moda sektörü: Moda sektörü eşcinsellerin etkin olduğu bir alan ve sürekli kadınlara maskülen kıyafetler erkeklere feminen kıyafetler tasarlayarak fıtrat bozulmalarında etken oluyorlar. Giyim mağazalarında erkek ve kadın bölümleri arasında pek bir fark kalmadı.

Feminist Hareketler: Feminist dernekler Avrupa birliği fonları ile yaratılışı bozmak için sürekli çalışmalar yapıyor. Feministler, kadınları yüceltirken, her fırsatta erkek düşmanlığı oluşturmak için çalışıyorlar. Ev işi, annelik gibi kadının fıtri rolleri feminist kadınlar tarafından aşağılanıyor. Feministlerin çektiği kamu spotları, videolar, sosyal ağlarda ki çalışmalar genç neslin zihnini zehirlerken, hızlı bir şekilde kendi cinsiyetinden uzaklaştırıyor.

Erkeklere Psikolojik Şiddet Uygulanması: Kadına şiddet, taciz, tecavüz konuları sürekli gündemde tutularak birkaç ferdi olay binlerceymiş gibi “Erkek şiddeti, erkek terörü…” gibi erkekleri şiddet yanlısı, cani, katil, sapık gibi göstermek için bu tarz haberlerin sürekli gündemde tutulmaya çalışılması, genç erkekler üzerinde ciddi bir cinsiyetlerinden utanmaya sebep olduğu gibi kadınlarda da erkeklere karşı düşmanlık oluşturmaktadır. Erkek cinsi psikolojik olarak bitirilmeye çalışılmaktadır. Cinsiyetinden utanan erkeğin kadınlaşma eğilimi artmaktadır.

 AİLEDE YAPILAN HATALAR

Dinin Yanlış Algılanması: Dindar kadınlarımızın pek çoğu kadının fıtratında var olan güzel giyinmeyi, süslenmeyi günahmış gibi algılamakta. Dışarı ve evin içini ayıramamaktadır. Hatta dışarı çıkarken kendine çeki düzen veren giyimine dikkat eden kadınlar, evde eşlerinin yanında son derece bakımsız ve özensiz olabiliyorlar.  Eşlerinin giyinme ve evde süslenmesi ile isteklerini takvasızlık, normal cinsel isteklerini sapıklıkmış gibi algılayan hanımlar çoğunlukta. Kadınlar fıtrat özelliklerini bilseler yaptıklarının takva değil yaratılış özelliklerinden uzaklaşarak ve eş olarak sorumluluklarını yerine getirmeyerek hatalı ve dinen veballi bir hareket olduğunun farkına varabilirler.

Erkeklerde kendi öz bakımını dikkat etmeyen, eşine karşı özensiz davrananların yaptıkları hataları görmeleri düzeltmelerine yönelik eğitimler faydalı olacaktır. Karı-koca muhabbetinin dinimizin bir parçası olduğu ve cinsel hayatın dinimizde bir ibadet olarak görüldüğü anlatılmalı ve iki cinsiyetin de özel hayatlarına özen göstermeleri için muhakkak eğitimler verilmeli.

Evde Kadın Reis Olması: Dinimizde erkek kavvam olarak ailenin reisi tayin edilmiş ve ailenin sorumluluğu erkeğe verilmiştir. Kadın da eşine karşı saygılı ve uyumlu olarak ailede şefkat ve sevginin kaynağı olarak eş ve annelik görevini üstlenmeli. Ailede kadının idarecilik göreve üstlenip reis olması, kadın üzerinde büyük bir yüktür, kadınların narin omuzlarına bu yüz ağır geliyor ve bu onlarda kızgınlık ve öfke olarak kendini gösteriyor.

Fıtratın bozulması kadının erkekleşmesi erkeğin kadınlaşması evde cinsiyet rollerin karışmasına sebep oluyor. Kadın erkekleşince evde reisliği de kocasına bırakmak istemiyor ve genel olarak toplumda evler kadın otoritesinde idare ediliyor. Anneler çocuklarına babalık yaptıkları için çocuklar anneden yeterince şefkat alamıyorlar, sevgisiz büyüyorlar.

Kadın evde reis olunca erkek de içten içe bir küskünlük yaşıyor ve aileye karşı sorumsuz davranmaya başlıyor. Erkekler hanımlarından korkunca, ailenin kızları otoriter anne; pasif, ezilen, saygı görmeyen bir baba ile büyüdüklerinde güven duyguları zedeleniyor ve aynı yanlışı kendi evliliklerinde de devam ettiriyorlar, kocaları üzerinde otorite kurmaya çalışıyorlar.

Kadınların reis olduğu evde büyüyen erkek çocuğu da kadından korkmak gerektiğini öğreniyor, pasif babayı modelliyor ve o da evliliğinde aynı yanlışa devam ediyor. Oysa kadın fıtratı erkeği güçsüz ve korkak görmekten hiç hoşlanmaz. Kadınların dinimizde tavsiye edildiği gibi saliha kadın, erkeklerin kavvam erkek olmaları için teşvik edilmesi ve eğitimler yapılması gerekiyor.

EGİTİM İÇİN KAYNAKLAR

Kur’an-ı Kerim

Hadisler: Kutubu Sitte

Mutlu Evlilik Okulu \Sema Maraşlı

Yuvamızda Huzur Bulalım Diye\Sema Maraşlı

Muhabbet Olsun \Sema Maraşlı

Erkek Beyni \ Dr. Louann Brizendine

Kadın Beyni \ Dr. Louann Brizendine

Genetiğiyle Oynanmış Kavramlar ve Aile Medeniyetinin Sonu \ Saffet Köse

Beni Hiç Anlamıyorsun \ Deborrah Tanen

Beyin ve Cinsiyet \ Anne Moir-David Jessel

Algı Yönetimi ve Manipülasyon\ Mücahit Gültekin

Sema Maraşlı \ www.cocukaile.net

Not: İsteyen herkes projeyi uygulayabilir. İzin almaya gerek yok.

STK ların bu yılı “Aile Yılı” ilan edip cinsiyet farklılıkları üzerine çalışmalar yapması hızla yıkılmakta olan aile kurumuna bir can suyu olabilir. Rabbim hayırlı çalışmalarda yardımcımız olsun.

Okunma Sayısı : 3.484

Salih ozgur için yorum yapın

“YARATILIŞA UYGUN YAŞAMA PROJESİ” için 8 Yorum

  1. Abdullah hasan diyor ki:

    Şer güçlerin ( İslam düşmanlarının) çekirdeğimize saldırdığının ve bu zehirin tesirinin ne olduğunun bilinmeyip uyanamayışımızn büyük sebebi olarak bu şer güçlerin bunu yaparken enterasan ( Hak suretinde görünüşleri) ve yol arkadaşı olarak seçtikleri diye düşünüyorum. SİZ NE DERSİNİZ?

  2. Abdullah hasan diyor ki:

    Tebrik ve teşekkürler . Emeğinize saygı duymamak elde değil. Aile bizim İslam medeniyetin de çekirdek olduğu bu başımızdaki dert ten de anlaşılıyor aslında. Herşeyimiz gitti şimdi sıra aile yapımızda. Fakat İnşallah bu yakın zaman da işler tersine ( Olumluya) dönecek. Çünkü Bizim millet olarak yapımız dertleri son anda çare buluruz. Kurtuluş ve istiklal harpleri bunun iyi göstergesi. Artık dertler son aşamaya gelmiş sıra çekirdekte olduğuna göre bu sefer şer güçler düşünsün, son hamlede neler yapabileceğimiz tahminen biz kendimiz bile bilmiyoruz. Allah ü alem bu Mevlamın insanlığa ibret için bizlere yüklediği bir sır gibi geliyor bana.

  3. Saygın Kantara diyor ki:

    Tebrikler ve Başarılar Sema hanım.

    Malum sosyal medyanın önemi büyük (ki şu an bu platform üzerinden fikir alışverişi yapıyoruz). #AileYili2020 veya #AileYili gibi bir etiket ile sosyal medyadan seslenmeyi öneriyorum.

  4. aadem diyor ki:

    bu arada üniversitelerimiz kendi bünyelerindeki Kadın Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezinin İSİMLERİNİ Kadın ve AİLE Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi olarak değiştirmeye başladılar . Acaba neden?????

    Yoksa yoksa…. büyük bir keşif, icat yaparak AİLE mi bulundu,,,😂😂😂

  5. HÜSEYİN BULUT diyor ki:

    “Toplumun Tutkalı Aile, Ailenin Tutkalı Sevgi”
    “Allah’ın, kiminizi diğerlerinden da¬ha üstün kıldığı ve doğuştan gelen, çalışmakla elde edilemeyen birtakım meziyet ve nîmetleri boş bir kuruntuyla arzu etmeyin. Çünkü Allah sizi, kendisinin verdiği güç, kabiliyet ve imkânlar oranında değil, içinde bulunduğunuz şartlar dâhilinde, bunları ne ölçüde kullandığınıza, bu yolda ne kadar çaba harcadığınıza göre hesaba çekecektir. Dolayısıyla, erkekler de kendi kazandıklarından bir pay alacak¬lar, kadınlar da kendi kazandıklarından —güç ve imkânları oranında — bir pay alacaklardır. Evet, saçma ve anlamsız isteklerde bulunmayın, fakat Allah’ın lütuf ve nimetlerinden size de bahşetmesini, en yüce makamlara çıkarmasını elbette dileyin! Hiç kuşku yok ki Allah, her şeyi bilmektedir. Ve her hak sahibine, hakkını verecektir.
    ((Rasûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz şöyle buyurmuştur: “Sa¬dece iki kişiye gıpta edilir: Biri Allah’ın verdiği malı hak yolunda harcamayı ba¬şaran kimse. Diğeri de Allah’ın kendisine verdiği ilim ve hikmet ile yerli yerince hükmeden ve onu başkalarına öğreten kimse.” (Buhâri, İlim 15, Zekât 5, Ahkâm 3; Müslim, Müsâfirîn 268).
    Yüce Allah (Celle Celalühü), dünya işinde olsun, âhiret işinde olsun, çalışan kimsenin hak ettiği kazanç konusunda kadın-erkek ayırımı yapmamıştır. ))

  6. Ayşe diyor ki:

    Sayın Sema Maraşlı yazınıza katılıyorum ve sizin yazılarınızı sürekli takip ediyorum Bence evlenmeden önce kadın ve erkeğe bu eğitimlerin verilmesi ve hatta bu eğitimlere katılıp geçerli belge almadan evlilik akdinin gerçekleştirilmemesi gerekir Bu tür eğitimlere katılmanın evlilik için çok yararlı olacağı ve daha sağlam temeller üzerine kuralacağı düşüncesindeyim

  7. Salih ozgur diyor ki:

    Biz Hz.muhammed sav Hz.Hatice guzel ahlak dernegi ve kayi obasi kafe olarak rol model olsun diye Hz.hatice ,Hz fatima validelerimizi ve peygamber sav eşlerini kadinlar ve kizlarimiza program yaptik devlet memuru kadinlar fetoyuzunden korktuklarini ve gorevden atiliriz diye cekiniyorlarmiş muminlerin annelerini tanima programlarini iptal ettik korkak samiyetsiz muslumanlarla is yapilamiyacagini gorduk tum aile dini program yapmama karari aldik boyle muslumanlara hizmet bile zilletir yaziklar olsun herkes şikayetçi ama kimsenin umrunda degil din ahlak aile.

    • Aadem diyor ki:

      sayın Salih özgür,
      bizim Anadolu insanı müslümanlık, millet ve namus için gerektiğinde canını verir.verdide.inandığı liderin arkasından kefenini giyer Alparslan olur Malazgirt te Rumlarla savaşır ve Anadolu kapısını Türklere açar. ya ben istanbulu alırım yada İstanbul beni alır diyen Fatih’in arkasında şehit olur ve konstantinapol İstanbul olur, kurtuluş savaşında geldikleri gibi giderler diyen Mustafa Kemal in arkasından giderek ya ölüm ya istiklal diyerek yine bu vatan için şehit olur bu millet..sütçü imam namus için canını ortaya koydu.

      peki şimdi vatan millet, din, diyenler napıyor. adamın karısı aldatıyor kadına hiç bir ceza yok.erkek kadına namussuz derse suç.namussuzluk suç değil. aldatılan erkeğin şerefi ayaklar altında. islam diyenler zinanın suç olmaktan çıkarılmasına ne yaptınız.İslam’da ve Türk milletinde aile olmazsa olmazdır ama ailenin yok edilişi için çabalayanlara ses çıkarmadılar, namus için canını veren bu milletin namusunun ve şerefinin ayaklar altına alınmasına ses çıkarmadılar. din diyerek kul hakkı yiyenlere, ,Türküz diyerek Türk milletinin ailesinin parçalayanlara ses çıkarmayanlara, bu millet artık vatan, millet,devlet ve namus diye bağıran hiç kimseye inanmıyor.bu millet bu türden insanlara inanmıyor.yaptıklarına bakıyor. bazıları iyi şeyler yapmış olabilir onlar istisna ve onlara birşey diyemeyiz.

      bu yüzden bu millet artık din diyenin Müslümanlıkla ilgili yaptıklarına, Türk milleti diyenin Türk milletiyle ilgili yaptıklarına, namus diye bağıranların namusu ve şeref için ne yaptıklarına, vatan diyenlerin bu vatan için ne yaptıklarına bakıyor.

      o yüzden sen iyi niyetli olsan bile insanların inancı kırıldı.bu yüzden üzülme.olay sizinle ilgili değil.toplumsal yapımız inanılmaz saldırı altında.

Dünden Bugüne

Ayşe Askere Git Ali Sofra Kur

(30.9.2015 tarihli bir yazım. Şu an ocak 2019, bu süreçte ders kitaplarından bütün cinsiyet rolleri çıkartıldı ve 162 okul pilot okul olarak seçildi "cinsiyet eşitliğine duyarlı okul" adı altında cinsiyetsiz ...
Devamını Oku

Güzel Söz

" Yumuşak muamele kimde bulunursa onu güzelleştirir. Yumuşaklık kimden söküp alınırsa onu çirkinleştirir. (Hadis-i Şerif) "

Kitap

Algı Yönetimi ve Manipülasyon

Algı Yönetimi ve Manipülasyon "Kanmanın ve Kandırmanın Psikolojisi" kitabı nasıl kandırıldığımızı çok iyi gözler önüne seren bir kitap. Mücahit Gültekin kitapta bilimsel açıklamalarla birlikte günümüzden ve İslam tarihinden örneklerle  yalın bir ...
Devamını Oku