Yeni Aile Kanunu

15 Aralık 2014Sema Maraşlı28 Yorum »

7_bYeni Türkiye’nin bazı kanunlarını yenilemesi gerekiyor. Mesela “Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddeti Önleme Kanunu” Kanun aileyi dışarıdan gelecek tehlikelere karşı mı koruyor? Hayır. Kanun, aile bireylerini birbirinden korumak üzerine inşa edilmiş. Daha doğrusu kadını kocasından korumak üzere. Bir kere bu, başlı başına bir hata.

Aileyi koruma adına yapılacak olan her şey, şiddete karşı kadını korumak için erkeği cezalandırmak üzerine kurulmuş. Aile böyle mi korunur? Aileyi korumada ilk görev erkeğindir. Koruyan ve kollayan o olmalı. Yaradan böyle buyurmuş.

Devlet aileyi koruyacak olan erkeğe, sopa sallayarak, ceza ile tehdit ederek aileyi koruyamaz; sadece yıkılmasına katkıda bulunmuş olur. Acilen yeni bir koruma kanunu gerekli. Karı-kocayı birbirinden uzaklaştıran, düşman eden bir kanun değil; karı-kocayı birleştiren bir kanun olmalı.
Aile bir kaledir ve dışarıdan değil içeriden korunur. Bu yüzden de öncelikle içeridekilerin birbirine iyi davranması için bir şeyler yapılması gerekiyor. Devletimizin bunun için çok ciddi çalışmalar yapması lazım. Önce kanunu değiştirerek başlasınlar.

Ben devlet yetkililerimize kolaylık olsun diye bir ön hazırlık yaptım. Biraz da espri kattım, bu yazıdan faydalanabilirler.

Bir kere kanunun adı muhakkak değişmeli.

Kanunun adı: “Ailede Muhabbeti Koruma Kanunu” (olabilir)

Amaç: Devletin bekası aile ile mümkündür; ailenin bekası da muhabbet ile mümkündür. Bu kanun ile karı-koca muhabbetinin korunması esas alınmıştır.

Kapsam: Aile muhabbeti. Ailede aslolan muhabbettir. Muhabbeti koruma bağlamında karı-kocaların dikkat etmesi gereken hususlar:

Temel İlkeler
1-Evin reisi erkektir. Kadınlar, eşlerine karşı saygılı ve nezaketli olmalı; erkekler de eşlerine sevgi ile davranmalı ve adaletle muamele etmeliler.

2-Her gün ailenin “Muhabbet saati” olmalı. Her akşam karı-koca en az yarım saat başbaşa kalmalı, bir saat ise çocukları ile telefon, internet gibi dış iletişim aletlerini kapatarak iç iletişime yönelmeli.

3-Karı-koca her gün birbirine “Seni seviyorum çünkü….”diye başlayan bir cümle kurmalı. (Mesela “Seni Seviyorum çünkü çok tatlı gülümsüyorsun” “Seni seviyorum çünkü iyi bir kocasın…” gibi.)

4-Haftada bir kaç gün karı-koca yatak etkinliği yapmayı ihmal etmemeli. Geceleri başı ağrıyan kadınlar için ağrı kesici, erkenden uykusu gelen kocalar için dinçlik verici ilaçlar sağlık ocaklarından bedava dağıtılacaktır:))

5-Kadınlara haftanın en az dört günü kocalarının yanında elbise ya da etek giyme ve süslenme zorunluluğu vardır. Erkeklerin de eski pijamalarla, rengi atmış eşofmanlarla eşinin yanında durması yasaktır. İki tarafta diş temizliği gibi kişisel bakımlarını ihmal edemezler. Maddi imkanı olmayanlara devletimiz destek verecektir.

6-Erkekler her akşamları çocukları ile ilgilenmeli ve babalık vazifelerini ihmal etmemeliler.

7-İki tarafın aileleri ile iyi geçinilmeli fakat ailelerin onların özel hayatına karışmalarına izin verilmemelidir.

Yasaklar
Muhabbeti bozacak her türlü davranış yasaktır ve takip edilecektir.

Cezalar
Devletimiz muhabbet mağdurlarının yanındadır. Eşini mağdur edenlere; psikolojik ve fiziksel şiddet uygulayanlara en ağır cezalar verilecektir.

Karısına şiddet uygulayan kocalar 2000 mısralık aşk şiiri ezberleyecek ve eşine söyleyecek:)))(Erkeklere evine yaklaşma, git sokaklarda serseri serseri dolaş demekten çok daha ağır bir ceza bu.)

Karısının kalbini kıran; kaba ve sert davranan kocalar, her hatalarından sonra hanımlarına, bir saat içinde 300 adet tatlı söz söyleyerek hatalarını telafi edecekler:)))

Kocasına psikolojik şiddet uygulayan; bağıran, aksi ve ters davranan kadınlar zarafet kurslarına gidecek. Suratı asık kadınlar gülümseme ve hayata pozitif bakma kurslarına gidecek.

Boşanmadan Caydırıcı Önlemler

Boşanmayı düşünen karı-kocalar birlikte bir Afrika ülkesine gönderilecek ve mahrumiyet olan bir bölgede baş başa kırk gün geçirecek, doğa şartları ile mücadele edecekler. Döndüklerinde hala boşanmayı düşünüyorlarsa ancak o zaman dava açılabilecekler.

Not: Biliyorum maddeler alışkın olduğumuz kanun maddelerine benzemiyor. Fakat neden olmasın:))

 

Okunma Sayısı : 10.383

Yorum yapın

“Yeni Aile Kanunu” için 28 Yorum

  1. Malik dedi ki:

    Sema hanım bu yazınız hariç şimdiye kadar okduğum her yazınızın altına aynen imzamı atmaktan bir an bile çekinmem. Ama bu yazıda bazı kusurlar var. Örneğin;
    1. “Devletin bekası aile ile mümkündür” cümlesi. Ben bunu sizin gibi İslami kimliği ve hassaiyeti olan ve gençliğini Üstadın şiirlerini ezberleyerek geçirdiğini söyleyen birine hiç yakıştıramadım. Bizim Müslümanlar olarak batıl, tağuti ve gayri meşru görmemizin farz olduğu devletin bekası içinmi ailemizi koruyacağız.
    2. “Muhabbet saati” meselesinde ise sadece karı-koca değil bütün aile fertlerinin beraber muhabbet etmesi gereklidir. Karı koca zaten herkes odasına çekildiğinde sadece cinsel ilişkide bulunup sonrada uyumaz. Genelde bir muhabbet olur.
    3. “Seni seviyorum çünkü” meselesi ise biraz yapmacık açıkçası. Zaten sen beni, bende seni sevdiğimiz için buradayız. Sevgi söylemekten ziyade birazda göstermekle olur. Eşimin ben anlamıyorum diye Kürt olan akrabalıyla Türkçe konuşması yada sırf benim için kıymetli olduğu için yeğenlerimle ilgilenmesi bana Günde bin beş yüz defa “Seni Seviyorum çünkü” demesinden evladır.
    4. Karı-kocanın birbirine süslenmesi ise bence o kadarda gerekli değil. Hele hele elbise ve etek konusu biraz romantizme kaçmış. Zaten evde çoluk çocuk varsa pek mümkün değil. Ayrıca karı koca birbirlerinin en leş hallerine muhatab olurlar zaten. Evde temiz giyinilmesi ise hem eşlerin birbirine hemde çocuklara saygısıdır zaten. Kişisel bakım meselesine ise aynen katılıyorum.
    5. Karısına şiddet uygulayan erkeklere şiir ezberletme fikri nereden aklınıza geldi bilmiyorum ama pek işe yarıyacağını söyleyemem. Öncelikle neden ve ne ölçüde şiddet uyguladı meselesi var. Untumamak gerekki karısını zina halinde gören erkeğin o an eşini katletmesine dahi İmam Ebu Hanife (r.h) cevaz vermiştir. Elbetteki bu örnek çok uç ama Kadınların nüşuzu halinde hafifçe, iz bırakmadan ve kırmadan bedenine vurmaya cevaz verilmiştir. Bu durumda uygulanan bir şiddete zaten sizinde itiraz etmeyeceğinizi düşünüyorum. Farzı muhal erkek hiçten bir nedenle ölçüyü kaçırarak karısına şiddet uyguladı. Bu duruma gelen eşlerse Peygamberin fiili ve kavli sünnetlerini uygulamalılar. İşim gereği pek çok evlilik biliyorum ve sizi temin ederim bu çözüm olmaz.
    6. Eşine kaba davranan erkeklerin ise bir saatte 300 iltifat fikride buna benzer. Atalarımızın dediği gibi “Lafla peynir gemisi yürümez”. Mesela benim sert bir mizacım var. Kolay parlarım ve çabuk sönerim pek güler yüzlü değilimdir ama mahkeme duvarı gibide surat yapmam. Her erkeğin mizacı farklıdır. Benim eşim bu tavrımın mizac olduğunu ve ona değer verdiğimi bilir dolayısı ile kaba ve “maço” tavrım onu rahatsız etmez. Çoğu zaman gülüp geçer yada yan odaya gider.
    7. Kocasına surat asması ve kabalık etmesi durumunda ise erkek Allah ve Rasülünün ön gördüğü tedbirleri almalıdır. Zerafet ve Pozitiflik kursu ile bu iş olmaz:) Hem her erkek aynı olmayabilir. Mesela benim eşimi seçmemdeki en önemli nedenlerden birisi ağır başlılığı olmuştur. Evlenmeden evvel nadiren tebessümünü gördüm. Evlendikten sonrada durum değişmedi ama hiçbir zaman için bana suratta yapmadı. Genelde dalgın ve düşünceli bir hal olur kendisinde ve bu beni hiç rahatsız etmez aksine dediğim gibi benim onu seçmemdeki en önemli nedenlerden birisi bu. Aksiliğine gelince benimle asla inatlaşmaz ve bana aksilenmez. Dediğim gibi pek çok evli çiftle muhatab oluyorum. Bu durumda olan kadınların eğer dini hassasiyeti varsa nasihat etmek genelde işe yararki zaten Allah ve Rasülünün ön gördüğü ilk tedbir budur. Dini hassasiyeti yoksa bu genelde işe yaramaz ve diğer tedibrler uygulanmalıdır( Yatakları ayırma vb). Darbetmek mevzusuna gelince pek tavsiye etmem zira eşinizin bir anlık öfkesinin neticesinde kanunun gadrine uğrama ihtimaliniz çok yüksektir.
    Başta boşanma tedbiri ve burada yazmadığım diğer hususlara ise katılıyorum:) Selam ve Dua ile.

    • Gulpembe dedi ki:

      Lutfen dikkatli yazin, soyledikleriniz yanlis anlasiliyor. Ebuhanife karisini zina ederken goren kocanin katil olmasini caiz gormemistir. Rasulullah bile bunu ima eden sahabeye cevaz vermiyor ve “Ben senden, Allah da benden kislanctir(yine de olduremezsin)” diye karsilik veriyor.

      Bunun Kurandaki cezasi “mulane” dir. Kadin sucunu kabul etmezse lanetlesirler hakim de esleri bosar. Kabul ederse zina cezasi alir. Koca kendini mahkeme yerine koyamaz. O zaman her karisini katleden arkasindan iftira atip kurtarsin kendini, boyle sey olmaz.

      Durum sudur, zamaninda mezhepler kisas cezasi gerektirecek bu harekete “kisas” verdirmemisler, hapis/tazminat gibi hafifletici cezalar vermisler. Yani hepten cezasiz birakmamislar. Kisas vermemelerine sebep olarak da “boyle bir durumda kocanin aklini kaybetmesi/cinnet getirmesi normaldir” gibi bir sebep sunmuslar. Dogru yada yanlis o zaman icin boyle amel edilmis.
      Selamlar.

  2. Ahir Zamanda Müslüman Olmak dedi ki:

    “bosanmak isteyen kadini oldurup “namusumu temizledim” demekle “kadin oldugu icin oldurdum” demek arasinda hakikatte hicbir fark yok.”

    gülpembe kardeşim hakikaten şu cümleleri inanarak söylüyorsanız bence sizde bir algı problemi olmalı! ne demek namusumu temizledim demekle ,kadın olduğu için öldürdüm demek arasında hiç bir fark yok.!

    bakın siz bu cümlenizle bile feminist söylemin tortularını nasıl üzerinde barındırdığınızı göstermiş oldunuz.hakikaten feminizmin kadınlarımız üzerindeki etkisi güneşin insanoğlu üzerindeki etkisi gibi her yerde hissedilir hala gelmiş.!

    üstad hazretlerinin o cümlesi günümüzün kadının mutlak manada çalışması için kesinlikle delil değildir.hem orda üstad hazretleri evlendikten sonraki bir durumu değil evlenmeden önceki bir durumu söylüyor.eğer serseri,namazsız bir adam size talip olursa onunla maişet için evlenmeyin diyor.köylü kadınlar gibi rızkınızı temin edin diyor.ama aynı üstad hazretleri başka bir yerdede bir vesileyle bu tür erkeklerle evlenen kadınlara da “boşanmayı tavsiye etmiyor sabrı tavsiye ediyor.” kısaca nerden baktığımız önemli siz feminizmin açtığı pencereden olaylara bakarsanız farklı görürsünüz ama ehl-i sünnetin,selefi salihinin,ulemanın,meşayıhın ve nicelerinin bizlere açtığı pencereden olaylara bakarsanız farklı görürsünüz! bakışlarımızın müstakim olması dileğiyle…vesselam…

    • Gulpembe dedi ki:

      Kadinin velevki kabahatli olsa da cezasinin infazi kocasina dusmez. Erkegin kadin uzerinde, kadinin erkek uzerinde haklari bellidir. Ifrat soz konusu olursa bir cinse karsi kiyimin önü goruldugu uzere alinamaz.duaniza da Amin diyorum. Aleykumselam

  3. Seda Vakti dedi ki:

    Sema Hanım; bugüne kadarki (bu yazınız Hariç) bütün yazdıklarınıza katılıyorum.

    Osmanlı’da aileleri korumak için böyle kanunlar yoktu. Çünkü gerek yoktu. Aileleri gerçekten kurtarmak, korumak istiyorsak. Eşlere iman kazandırmalı, imanlarını tekrar gözden geçirmeye teşvik etmeli. Günümüz insani bu satırları okuyunca eminim çok gülecek… Ben bile güldüm… yok artık !

  4. safiye dedi ki:

    Bayıldım bu fikirlere. Hakikaten aileye bu kadar önem verilse dünya degişir muhakkak. Sırf bu zamane kadın hakları yuzunden erkekler evlilikten soğur gibi geliyor bana; Allah korusun, sonumuz güzel olsun.. Şu kadinlar hakkinda yazdiginiz kurslar ve yardimlar çok etkileyici, çok mantıkli. Keşke gerçekleşse devletimizde böyle şeyler…

  5. Ahir Zamanda Müslüman Olmak dedi ki:

    sayın gülpembe hanım ara sıra sizin yorumlarınıza denk geliyorum feministsiniz demiyecem.ama malum feminist kurumlar,kadın örgütlerinin söylemleri belli ki sizi çok etkilemiş gibi görünüyor.!
    şunu söyleyebilirim ki evvela sema hanımın söyledikleri bir kanun şeklini almayabilir ki alamazda zaten.ama onun baktığı zaviyeyle sizin baktığınız zaviye çok farklı.
    Evvela şunu anlayalım türkiyede işlenen aile içi sorunlara dayalı cinayetlere hep bilinçli bir şekilde “kadın cinayeti” denilerek.konu aslından rucu ettirilip sanki bir cinsiyet soykırımı erkeklerden tarafından kadınlara yaptırılıyormuş algısı verilmeye çalışılıyor.oysa bir araştırma yapılsa eşlerini öldüren erkeklerin hemen hemen hepsi belki öldürdüğü eşi için geçmişte ne iltifatlar ne sevgi sözcükleri yapmış ve nice mutlu anlar yaşamıştır.ama daha sonraları yaşanan problemler halledilemediğinden yada fiziki,psikolojik,kumar,içki vb.alışkanlıklarında etkisiyle istenmeyen bir cinayet meydana gelmiş ve yıllarca eşini sevmiş belki bir çok güzel şey yapmış olan erkek öldürdüğü kişi “kadın” olduğundan hemen “kadın katili”,”kadın düşmanı” veya “kadın soykırımcısı” türden ithamlara maruz kalarak toplumsal bir linç kampanyasına maruz kalmıştır.(yanlış anlaşılmasın haklı veya haksız olsun cana kıyma taraftarı değilim.)ama ben burada yapılan kirli bir oyunu gözler önüne sermeye çalışıyorum.ez cümle şunu iddia ediyorum:”eşini öldüren hiç bir erkek (akli dengesi bozuklar hariç) eşini kadındır diye öldürmüyor.hatta öldürdüğü zamanda bir kadını daha temizledim bu dünyadan da demiyor.yaşasın erkeklik,kahrolsun kadınlık ta demiyor.yani bizim toplumumuzda yaşanan kadın cinayetlerinin ardında bu türden sebepler yok, birtakım ailevi sorunların birikmesine dayalı bir türlü iki tarafında ortak noktada birleşememesinden kaynaklı sorunlar nedeniyle bu cinayetler işleniyor.!” ama gelin görünkü bizim medyamız bu işi öyle abartıyor,kadın örgütleri,feminist radikaller bu yangına öyle odun taşıyorlar ki en ufak bir kadın şiddetinde hemen naralar atıp sanki kadınlar soykırıma tabi tutulmuşcasına yaygara çıkarıyorlar!
    peki bunun neticesi ne mi oluyor dersiniz:
    -kadınların bilinç altlarına her erkek kadın öldürür!anlayışı yerleştiriliyor.
    -kadınlara kendi ayaklarınız üzerinde durun kocaya eyvallah etmeyin kocanızla sürekli savaşın deniliyor!
    -erkek üzerinde ki etkisi ise bu denli kışkıştırlan kadınlarla evlenme isteği erkekte köreliyor.
    -netice olarak aile hedef alınıp aile zarar görüyor!

    • gulpembe dedi ki:

      her soforun kaza yapma ihtimali var diye nasil ki arabaya binmekten vazgecmiyorsak,her erkek yada kadin kotu ahlakli cikabilir diye de evlilikten kimse vazgecmiyor.
      aileler kizlarini vatan millet icin okutup harcligini da cikar diyorlar bunda garip bir sey yok.sadece “kocamdir sever de dover de “anlayisinin yerini belki bugun “kocandir eyvallah etme”almis olabilir. bir sabah gozumuzu actik ve aileler artik kizlarina “kocana eyvallah etme demeye basladi”,diye birsey olmaz.cunku bu bir surec ve tecrubedir ;arkasinda baska bir kapi yok diye,yedigi ekmekten olmamak icin yillarca sevmedigi adamla yasayan kadinlar olmus.herkes ne cektigini kendi bilir.
      herkese babasindan daireler dukkanlar kalmiyor,evde cekirdek citlayip zengin koca beklemek de kar degil. kimse kizina ,onu seven ve deger veren kocasi icin” kendini ezdirme”demiyor.ustad hazretleri dahi “serseri bir kocayla yuva kuracaginiza,koylu kadinlar misali harcliginizi cikariniz “buyuruyor.bu bir kiskirtma degil ki..
      en cok cinayet namus algisindan kaynaklaniyor.dinde yeri olmayan orfi bir algi bu.benim aklim almiyor ama pek cok insan kadinin dinde bosanma hakki oldugunu dahi bilmiyor.bosanmak isteyen kadini oldurup “namusumu temizledim” demekle “kadin oldugu icin oldurdum” demek arasinda hakikatte hicbir fark yok.

      • .:. dedi ki:

        Sofor kaza riskini azaltmak icin birazcik arabanin prospektusunu okusa! İhtiyacina göre olan arac alsa, arastirsa. Belli zamanlarda bakimini ve kontrolunu yapsa, aracini tanisa, ozelliklerine ve sartlarina gore gore kullansa, Arabaya hak ettigini verse. Trafik kurallarina uysa. Limitlerini zorlamasa, haddini asmasa. İmanliysa besmele etse.

        “ustad hazretleri dahi “serseri bir kocayla yuva kuracaginiza,koylu kadinlar misali harcliginizi cikariniz “buyuruyor.”

        Bu ustad hazretleri kim? Bekar hanimlara mi bu sekilde demis?

        Evlilik tercihi dahi yapilmadan, boyle demisse yanlis etmis.

        Sanki kocanin serseri olacagi onceden biliniyormus gibi.

        Erkekler icin de birseyler demek lazim gelir.

        Malesef insanlar tercihlerini yaparken yanilabiliyorlar. Bizim dinimize gore ve eskilerde genelde deneme süresi gibi bir uygulama da yok.

        Gunumuzde her sey cok hizli degismekte. Artık pek kimse denemeden bir sey almiyor. Aci ve komik ama bu boyle malesef. Olmayinca sistemine uyduruyorlar. Nasil olsa artik bosanmak cok daha kolaylasti.

        Bakiniz sofor hakkinda yukarida izah etmeye calistiklarim.

        Konunun da icerigi olan aile ile ilgili birseyler soylemek gerekirse. Erkeksiz aileyi dusunmek, geri plana atmak, daha degersiz görmek demek aile harici baska bir sey konusulmaktadir demek. Hatta bu aile kanunu degil de KADIN ve FEMİNİZM kanunu dense daha iyi olur. Erkek sadece tamamlayici unsur olarak ele alinmis.

        Durum bu sekilde olunca , boyle konulari tersten tartismaya basliyoruz. Sonuclari gunumuzde belli ve herkezin malumu.

  6. sebahattin dedi ki:

    sema hanim yazinizi 10 arkadas tahlil ediyoruz. sunumlarimizda kullanacagiz musaadenizle.ufkumuzu actiginiz icin tesekkur etmek istedim.

  7. Uğur dedi ki:

    AB inşallah daha fazla gıcıklık yapar da yöneticilerimiz AB’yle ilişkileri iyice koparır, böylece AB’nin dayattığı bu feminazi kanunlarından kurtulmaya da başlarız.

    • gulpembe dedi ki:

      turkiyenin icine kapanmasi sizi neden mutlu ediyor?rusya ve iran gibi radikal memleketlere yakinlasip krallikla yonetilen tipik bir ortadogu devleti mi olalim.?insan haklari ve ozgurlukte ilerliyelim derken geldigimiz noktaya bak…

      • Uğur dedi ki:

        Rusya da İran da krallıkla yönetilmiyor. Krallıkla yönetilenler, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi AB ve ABD ile dost ülkeler. 🙂 Daha da fazla anlatırdım, ama boşuna niye anlatayım ki?

        • Gulpembe dedi ki:

          Rusya ve Iran krallikla yonetiliyor demedim. “Radikal ” dedim. Ayrica bir NATO ulkesi olarak turkiye de Abd ile ortak hareket etmek durumundadir, muttefiktir. Bence de fazla birsey anlatmayin 2 satirlik soruyu bile kendinize epey Sıkıntı yaptiniz.

          • Uğur dedi ki:

            Siz bana ne demediğinizi değil, ne dediğinizi ve neyi ima ettiğinizi söyleyin. İran ve Rusya’nın krallık olduklarını ima ettiniz mi, ettiniz. Anlaşılan siz itikad etmişsiniz ki ABD ve AB bizim çok merhametli, çok şefkatli ve çok koruyucu efendilerimiz, dualarımızı onlar cevaplıyor. Size kalırsa kadının kocasına itaati gibi 7. yüzyılda kalmış şeyleri bırakalım, ABD ve AB’nin çağdaş feminist kanunlarını kabul edelim. Nasıl olsa rızkımızı onlar veriyor, değil mi (hâşâ, sümme hâşâ)? Siz istediğiniz kadar buna inanın. Ben bir Müslüman olarak Rezzakın da Rahmanın da kim olduğunu Kur’an’dan öğreniyorum ve AB’nin feminist kanunlarına değil, Kur’an’da yazan Allah kanunlarına inanıyorum.

      • Abdullah Bir dedi ki:

        Sayın Gülpembe

        “İNSAN haklari ve ozgurlukte ilerliyelim derken geldigimiz noktaya bak…”

        Cümlenizde SEHVEN yanlış yazdığınızı düşündüğüm bir kelimeni izninizle düzeltmek, doğrsunu aşagıya tekrar yazmak istiyorum.

        ” KADIN hakları ve ozgurlukte ilerliyelim derken geldigimiz noktaya bak…”

        Kullarınızdan birisi olan bu aciz KÖLE’ye gösterdiğiniz anlayış için size teşekkür ederim SAHİP…

  8. Gulpembe dedi ki:

    Ironik bir yazi.. Sema hanimin meshur lafi vardi, kadindan otorite olmaz diye , buna ornek olarak kendi yazdigi yasa tasarisini gostermesinde bence mahsur yok:)
    Hukuk romantizm degildir. Muhabbet ,hukuk degil vicdan isidir. Gunde ortalama 5 kadinin olduruldugu bir memlekette bu yazilanlar ciddiyetsizlik olmasa da konunun ozuyle alakali degil denebilir.
    Dayak atan ,karisinin yuzune siir okusa, vurup olduren arkasindan”yasin” okusa mesele hallolmus olmaz.

    Siddet uygulamak,ogrenilmis bir davranis bozuklugudur.
    Psikolojik rahatsizlik yoksa ancak vicdan egitimi ile duzeltilebilir. Bu baglamda evlilik okullari, anne-baba okullari sayisi arttirilip , katilim mecburi tutulabilir. Ve yine bunun icin altyapi ve para lazim. Devlet kaynaklari carcur edilmese bence turkiyede herseye para bulunur.

    • semamarasli dedi ki:

      Gülpembe hanım, elbette yazıda ironi var, tam zıddıyla bir durumu göstermeye çalıştım. Bir şeyin zıddını görmek ikisinin ortasını bulmak için iyi bir yoldur. Benim yazdığım cezalarda abartı ve espri var. Ben de biliyorum bunlar kanun maddesi olmayacağını fakat şu anki kanunların aileyi korumak için işe yaradığını kimse söylemesin tam aksi şiddet gittikçe artıyor.

      Ayrıca günde beş kadın öldürülüyorsa en az 20 de erkek öldürülüyor. Nasıl oluyor da erkeklerin öldürülmesini kimse problem yapmıyor. Erkekler insan değil mi? Öldüren kendi cinsinden olunca ölenler hak mı ediyor? Bu nasıl mantık ben bunu anlamadım. Ayrıca ölen kadınlar cinsiyetinden dolayı öldürülmüyor aile içi halledemedikleri problemden dolayı öldürülüyor.

      Benim cezalarla ilgili bölümde abartı var fakat aynı zamanda dikkat çekmek istediğim bir şey de var. İnsanın meşgul olduğu şeyler, yaptığı iş ruhunu etkiler. Eskiden kasaplara bahçıvanlık yaptırırlarmış merhamet duyguları ölmesin diye. Şimdi var mı bilmiyorum fakat eskiden cezaevine girenler boncuktan kuş çanta falan yaparlardı. Belki el sanatları devam ediyordur.

      2000 mısra değil elbette fakat 200 mısra şiir ezberlese insanın düşünce yapısı değişmeye başlar. Mehmet Akif, Necip Fazıl şiirleri nice ruhları titretmedi mi, dava bilinci katmadı mı pek çok kişiye. Ezber zaten sabır ve bir disiplin gerektirir. 200 mısra şiir bilen adam zaten derdini vurarak değil konuşarak dil ile halletme bilinci kazanır, diye düşünüyorum.

      • Gulpembe dedi ki:

        ” kadin cinayeti” ifadesi kocasi yada Namus meselesi ile erkek kardes , akraba tarafindan oldurulen kadinlar icin kullaniliyor. Kadinlar erkekleri ayni sebeple oldurseler “erkek cinayeti” olmus olur. Yoksa trafik kazasinda oldurulen kadinlar kastedilmiyor.

        Dunyada bazi hapisanelerde yillik okunan kitaba gore ceza indirimleri oluyor. Turkiyede durum ne bilmiyorum ama durusmaya kravatla gelerek “iyi halden” zaten yeterince indirim aliyorlar. Bir de namus meselesi, tahrik indirimi dedi mi ondan daha ” magdur”u kalmayiveriyor,kiydigi Cana mukabil 3 senede disarida.:(

        • seymen dedi ki:

          10-15 yıl önce ‘namus’ vs. daha az önem verilen birşeymiydi ki de o zamanlar daha az cinayet oluyordu. Tabi ki hayır. O zaman demek ki başka sebepler var, onları araştırmak lâzım. Bir sosyolog bu cinayetlerdeki faillerin ve mağdurların sosyolojik durumları ve olayın gelişimine sebep olan şeyler konusunda bir istatistik çalışması yapsa iyi bir doktora konusu olur gibime geliyor.

    • irmak dedi ki:

      Gulpembe, Fikirleriniz cok dogru, gunde oldurulen bes kadin esleri veya Xesleri tarafindan olduruluyor.
      Olduruldugunden bahsedilen yirmi erkek esleri ya da Xesleri tarafindan oldurulmuyorlar degil mi?
      Sema hanimin yazdiklari da yabana atilir gibi degil eger uygulanirsa, Aile problemlerinin bircogu baslamadan biter.

    • .:. dedi ki:

      “Ironik bir yazi………………

      ………..Gunde ortalama 5 kadinin olduruldugu bir memlekette bu yazilanlar ciddiyetsizlik olmasa da konunun ozuyle alakali degil denebilir.”

      1 X ~5 = ~5
      365 X ~5 = ~1,825

      2013 yilinda oldurulen kadın sayisi haberleri… Google, yahoo, bing.. etc.

      – Aciklama CHP….. 842 kadin.
      – Aciklama Kadin cinayetlerini durduracagiz platformu ….. 237 kadin.
      – Açıklama Milliyet Haber ….. 2 günde bir kadin = 182 Kadın.
      – Aciklama Haberler com av. Sanli ….. 95 kadin. son 10 yilda %1400 artti.
      – Açıklama İhlas son dakika egitim-sen pasayigit….. 240 kadin, son 7 yılda %140 arttı.
      – Açıklama Aksam gazetesi Mor cati dernegi ….. 2012 yilinda 165 kadin.. diger sayilar ornegin 2009 de 1126 kadin.
      – Açıklama t24.com Aile Bakanligi Sayin bakan. Bakanligin elinde guncel veri yok. ?????

      Bu sayilar boyle oldukca var her onune gelen bir sayi bir rakam, vermis. ve hemen hemen hepside abartili, gerceklerden uzak caliskili, somut olmayan ve uyduruk rakamlar. Oylesine bilgi kirliligi var ki, adeta bu sozde renkli catı dernekleri. adeta aline comak almıs su bulandiriyor.

      Rakamlarin buyuk cogunlugu da Kadin derneklerinden cikartilmis. Mor catı, kadın cinayetlerini onleme dernegi v.s.

      Kendi icinde celisen bir cok acıklamalarda var ama net sayi ve dagilim dahi veremiyorlar. bir aciklamada olen kadinlarin % 37 si kocalari tarafından digerleri ise, Dostu, sevgilisi, birlikte yasadıgı, babası, anası, kardesi aile bireyleri v.s. tarafından oldurulmus. Diger baska haberde ise % 70 kocasi ve eski kocasi tarafından oldurulmus. boyle abzurt, sacma sapan rakamlar. Aslinda Amac bellidir ERKEGİN ELİNDEKİ PARAYI ALMAK herkezin tek amacı budur. Herkez bunun pesindedir. Ulkemiz dısındaki ulkelerde de sistem asagı yukari aynıdır. PARAAAAA… Bu bir sektordur.

      Bu konularda acıklama yapanlara Sunu sormak lazim.

      öncelikle sayin Gülpembe size sormak isterim. Memlekette gunde yaklasik bes kadın oldugu haberi kaynaginiz nedir? Bu gercekcimidir?

      Bence hic de gercekci degildir.

      Bakanlik dahil, Rakam aciklayan herkeze sormak isterim. Eger bir rakam aciklayacaksaniz adam gibi açiklayin. İsinizi yapın ki bilelim kim ne yapiyor.

      Ben bu sorulari önceleri de sormustum. Açiklayamayacaklarini biliyorum.

      1-) Türkiyede bu donanıma ve yetkinlige sahip herhangi bir devlet veya ozel kurum sorumlusu veya yetkilisi yoktur. Aciklasa aciklasa ancak yalin ve toplam rakam aciklar. sukadar erkek oldu, su kadar kadin oldu, veya az detay.

      2-) Türkiyede bu donanıma ve yetkinlige sahip devlet yetkilisi varsa da işine gelmez aciklamak. Rakamlarin arttigi gercektir ancak sebebleri ise vahimdir. (En buyuk sebebp Siyasilerin aldiklari kararlar ve devreye soktukları yasalar, politikalar)

      Olen erkek ile kadin sayisi arasinda pek fark yoktur. Aslinda detay analize girince, Olen erkeklerin + ( yani intiharlar dahil sebeplerinin buyuk kismi kadin kaynakli oldugu ortaya çikacaktir. Cesareti olan var ise aciklar. Kadin derneklerinin yaptıgı tek sey RANT olan yerden , pastadan pay kapmaktır. cunku bu bir sektordur.

      Herkeze Dusunmesi icin bir rakam vermek isterim. Son 9-10 yilda sehit olan askeri personel sayisi 601 iken, intihar eden ise 965 evet yanlis duymadiniz intihar eden askeri personel sayisi, hepsi de erkek. veriler savunma bakanliginin acıklamasi. Peki toplam Turkiyedeki rakam nedir biliyormusunuz????? 2013 yilinda 3189 % 73 Erkek ve % 27 Kadin.

      Kimsenin Hedef saptirmasina gerek yoktur. Bunlarin sebebi nedir??? Hep birlikte dusunmemiz gereken önclikle budur. Öyle değil mi?

      • Gulpembe dedi ki:

        Sadece gecen hafta tek gun icinde 4 kadin cinayeti haberini sahsen okudum, biri 3 aylik evliydi, diger ikisi bosanmis kocalari tarafindan konusalim diye kandirilip vurulmus. Yine yakin zamanda bursada bir ogretmen 19 yasindaki oglunun yaninda ayrilmak istedigi esi tarafindan vuruldu, oglu kriz gecirip babasina saldirdi.
        Cesitli kadin orgutleri bu isleri takip ediyor, bakanlikla beraber calisiyor raporlar hazirliyorlar.Verilen rakamlara inanip inanmama meselesi degil sadece, bu cinnet -ben katilmiyorum ama velev ki rakamlarda rant ve abarti var diye -gormezden gelinemez

        • Yasin dedi ki:

          “Bu ülkede bir yönetim varsa?
          Bu yönetim kişilerin huzurunu sağlamaya talipse?
          Bu yönetimin kanun koyucuları birinin geleceğini, diğerinin vicdanına terk etmemelidir!
          Kuralları doğru koymalı, sistemi iyi oturtmalı, kuralları koymak için iştişare yaptığı danışmanlarını doğru seçmelidir!

          Aksi halde…
          HERKES BİR ŞEKİLDE BAŞININ ÇARESİNE BAKAR!
          Ama…! herkes kendi başının çaresine bakmaya başlarsa…? Sistem ortaya çıkanlar hakkında başına gelenlerin bedelini öder!”

          Mehtap Kayaoğlu’nun “Ticari ahlaksızlığın yeni adı:Evlilik (!)” yazısından alıntıdır. http://www.haber7.com/yazarlar/mehtap-kayaoglu/909533-ticari-ahlaksizligin-yeni-adievlilik Yazının tümünü okumanızı tavsiye ederim.

          Kısacası : “KÖTÜ KANUNLAR BÜYÜK SUÇLAR DOĞURUR”

        • .:. dedi ki:

          Sayin Gülpembe,

          O renkli dernekler rakamlar vermislerdir. Bu rakamlar anlattıklari sekilde degil, egzejere edilerek farkli boyuta getiriliyor ki. Sizin de dediginiz gibi birlikte calistiklari Bakanliklar, oturup, uyduruk raporlar hazirliyorlar ve oradan rant elde etmeye calisiyorlar. daha onceleri ben bu rakamlari verdim. Benzer sekilde olen kadinlarla erkekler arasinda oran olarak cok buyuk bir fark yok.

          Bakanlik zaten elinde guncel veri olmadigini soyledi. Bence komik bir aciklama. Yeni kurulmus bir bakanlik, ve devasal bütcesi ve onbinlerce calisani var ve Guncel verisi yok ?????

          Okudugunuz haberleri bende okudum, hatta baska haberde bir adam kizina annesi icin cicek toplamaya gondermis o haberi de okudum. Kocasini aldatani da, baska erkek ile konusani da, barisma teklifiini red edeni de. Yalniz bu ulkede hergun 5 tane kadin kocasi tarafindan cinnet gecirerek karisini oldurmuyor.

          Sebepleri gercekci olarak madem arastirma yapmislar acıklasinlar?

          * Aile yapılarını,
          * Memleketlerini,
          * yaslarini,
          * Calisma durumlarini,
          * Alkol ve sigara, uyusturucu kullanımlarini,

          ve bir kac sebepleri. ozaman ne oldugu net ortaya cıkar. Bu verileri aciklayamazlar. İnsanlar Turkiyeye AB den ithal edilen ve kabul goren yasalara guvenmiyor. Bir kesim bu duruma gore kendi tercihini yapiyor.

          Gormezden gelinen 237 cinayet degildir. Aynı yıl Ölüm sayısı 2013 yılında 372 094 oldu. Yarisi yasliliktan dolayı. Diğer yarısı 160,000 kisi. Neyin önem sayısı? Bebek olumleri? , Trafik olumleri?, İs kazaları?, Alkol, uyusturucu, sigara? İntaharlar?,

          Acaba Gercekte görmezden gelinen nedir???

          kendimize sormaliyız. Cevap aramaliziz.

          Buradan abartılı rant rakamlarını degil tabiki de, soz konusu cinayetleri gormezden gelmek icin yazmadigimin bilinmesini isterim.

          O rakamlar abartılı ve amaci dısında kullanılıyor. Amac aile ile ilgili sorun cozme de degil zaten.

  9. anadolu erkegi dedi ki:

    Insaallah Aile Bakanı siz olursunuz. Bu millete soyadi Degil hayati Islam olan yöneticiler lazim.

  10. Tuğrul dedi ki:

    Sizi aile bakanı yaparak işe başlayalım 😉

    • semamarasli dedi ki:

      Teşekkür ederim Anadolu erkeği ve Tuğrul bey, siyaset bana göre değil diye düşünüyorum bu yüzden bakan olmak istemem fakat danışmanlık babında elimden geleni yaparım.

Dünden Bugüne

Hadis-i Şerif Düşmanlığı

Bizim halkımız Kur’an-ı Kerimi pek bilmez. Bu elbette büyük bir eksikliktir fakat yine de dinimizi Peygamber Efendimizin hayatı ile öğrendiğimiz için halkın inancı sağlamdır. Batılılar yüzyıllar boyunca İslam ülkelerine hoca kılığında ...
Devamını Oku

Güzel Söz

“ Bir eylemin, iyi ya da kötü olduğuna işaret eden tek bir nitelik vardır; eğer dünyadaki sevgi oranını arttırıyorsa iyidir ancak insanları ayırıyor ve aralarında düşmanlığa sebep oluyorsa kötüdür. “ ( Le Tolstoy)

Kitap

Yuvamızda Huzur Bulalım Diye

Huzur, modern dünyada, moda dışı bir kelime gibi duruyor artık. Oysa, Huzur; ne tatlı bir kelimedir. Huzur; ruhun, zihnin ve bedenin sükûnet bulma hâlidir. Huzur; gönlün yatışması, nefsin tatmin olmasıdır. Huzur; baş dinçliği, gönül ...
Devamını Oku