Yine Aile Faciası

04 Kasım 2017Dr. Sefa Saygılı4 Yorum »

309604“Perişanım, zor durumdayım. Moralim bozuk” diye söze başladı. 35 yaşlarında olmalıydı. 8 yıllık evliymiş. 5 yaşında oğulları, 3 yaşında bir de kızları varmış. Önceleri her şey yolundaymış. Derken her iki tarafın aile büyükleri karışmış, böyle bir problemden karısıyla arasında gerginlikler çıkmış. Bir gün eşi birden bağırmaya başlamış. Ağzına geleni söylüyor, hakaretler yağdırıyormuş.

“Eşimin bağırtısı diğer dairelerden duyuluyordu. Üstelik çocuğumuzun yanında çığlık atıyordu. Susmasını söyledim, dinlemedi bile. Bunun üzerine elimle ağzını kapatmak istedim. Bütün yaptığım bu” dedi.

Eşi hemen soluğu önce karakolda, sonra mahkemede almış. Sonuçta 6 ay evden uzaklaştırma cezası aldığı bildirilmiş. Karara uymazsa cezaevine girebilirmiş. “Babamın evine geçtim” dedi muhatabımız.

Tabii ertesi gün mahkemeye gitmiş ve kararı veren hâkime hanımı bulmuş. Kesinlikle kaba kuvvet olmadığını ifade etmiş. “Yasa fiziksel şiddeti şart koşmuyor, ekonomik ve psikolojik şiddet de uzaklaştırma gerekçesi olur” cevabını almış. “Ama” diyecek olmuş. “Beni dinlemeden karar verdiniz. Olayın nasıl olduğunu anlatamadan, beni dinlemeden üstelik. Ben eşime kötü bir şey yapmadım ki.”

Hâkime hanım yine yasayı hatırlatmış: “Yasa kadının suçlamasını yeterli buluyor. Delil ve belge aranmıyor. Sizi dinlemem şart değil.

“Peki, ben ne yapabilirim? Evimden oldum, çocuğumdan uzaktayım. Haksızlığa maruz kaldım.” Mahkemeye itiraz edebileceği söylenmiş. Dilekçesini vermiş. Eşini darp raporu alması için hastaneye yollamışlar, darp olmadığı şeklinde rapor düzenlenmiş. Dava sürüyormuş. Yani 8 yıllık karısıyla mahkemelik olmuşlar.

“Artık bu evlilik bitti. Bundan sonra bir araya gelmeyi düşünmüyorum” dedi bu dostumuz.

Daha önce de yazdık. Av. Ali Cahit Polat’ın bu konudaki uyarıcı açıklamasını da bu sütunlarda okudunuz. Maalesef her yıl 120 ilâ 130 bin erkek benzer şekilde evlerinden koparılmaktadır. Üstelik bu evliliklerin çoğu da bu kararlar sonucunda bitmektedir. Baba/erkekler itibarsızlaştırılmakta, aile ve özellikle çocukları üzerinde etki ve disiplin hakları yok edilmektedir. 6284 sayılı kadını şiddetten korumak amacıyla çıkarılmasına rağmen kadına şiddeti artırdığı gözlenmektedir. Şiddet, bugüne kadar görülmeyen, tanımlanmayan bir boyuta ulaşmıştır. Sıkıştırılan, ağır tahrike uğrayan fail şiddete başvurarak cinayet işlemekte ve eşzamanlı İNTİHAR etmektedir. Aileler dağılmakta, çocuklar sahipsiz kalmaktadır.

  Yürürlükte bulunan 6284 sayılı özel ceza yasası, hukuk ve ceza genel hükümlerine aykırı yönler barındırmaktadır. Yasanın uygulama sonuçlarında; kötüye kullanıldığı ve ağır mağduriyetlere sebebiyet verdiği olaylarda ve sonuçlarında ortaya çıkmaktadır. Bu yasa sadece aile kapsamından çıkıp kişilerin biri birini uzaklaştırdıkları ve yaptırım uygulattıkları boyuta ulaşmıştır. Kız babasına ve erkek kardeşine; kadın eşine,çalışma arkadaşlarına ve işverenine yönelik uzaklaştırma kararları verdirebilmektedir. Delil ve belge aranmadığından kişiler haksız ağır ithamlarla, hapis ve cezai yaptırımlarla karşılaşmaktadırlar. 6284 sayılı özel ceza yasası yürürlükten kaldırılmalı veya ceza genel hükümlerine uyumlu hale getirilmelidir.

 6284 sayılı özel ceza yasa eşi/erkeği mağdur ettiği gibi toplumsal travmalara da yol açmaktadır. Örneğin bir ilçede hakkında uzaklaştırma kararı verilen bir öğretmen evinden uzaklaştırma/tedbir kararının duyulması ve bilinmesi üzerine mesleğini layıkıyla yapamayacağı gibi ilçe halkı ve öğrencileri nezdinde aşağılanma ve istihzaya sebebiyet uğrayacaktır ve uğramaktadır. Halen binlerce kamu görevlisi polis, öğretmen, hatta hakim ve savcı uzaklaştırma kararına maruz bırakılmıştır. Uzaklaştırma/tedbir kararı ile birlikte ruhsatlı resmi silahlarını da teslim etmek mecburiyeti olduğundan, kolluk ve silahlı kuvvetler mensupları korumasız, silahsız görev yapmak zorunda kalmaktadırlar. 

Hukuk, ailenin ve kişinin özel hayatının içine bu denli girmemelidir. Kişilerin uzlaşma ve barışma imkanını ortadan kaldırmamalıdır. Yargının kadının şikayeti üzerine araştırma yapmadan, tartışmadan, delil ve belge aramadan “ ..bir kadın durup dururken şikayetçi olmaz” önyargısından kurtularak ceza genel hükümleri kapsamında araştırmalı, kesin ve inandırıcı delillere ulaşması sonucu kararını vermelidir.

 Tedbir/Uzaklaştırma Kararları Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Şiddeti İzleme ve Önleme Merkezi, Cumhuriyet Başsavcılıkları ve ilgili mahkemelerde bulunmakta ve iletilmektedir. Kişinin hayatının her safhasında karşısına çıkabilecek, itibarsızlaştıracak bu kararlar geri dönülmez zararlara sebebiyet vereceği aşikârdır. Bakanlığın bu kararları nicelik ve nitelik itibariyle hukukçu, sosyolog, psikolog ve psikiyatri uzmanlarından oluşacak komisyonla incelenip önce verilerin, tespitlerin topluma açıklaması ile birlikte gerekli düzenleme ve tedbirlerin alınması gerekmektedir.

  Acilen bu yanlışları çok olabilen uygulamaya el atılmalı, feminist ve erkek karşıtı düşüncelerin ürünü olan uygulamalardan vazgeçilerek gelenek ve değerlerimize uygun bir şekle dönüştürülmelidir. Aksi takdirde ailelerin içine savcı, hâkim, polis/jandarma ve avukatlar girmeye devam edecek, aile mahremiyeti tarumar olacak ve yıkılan yuvalar artacaktır. 

Yeni Akit Gazetesi

Okunma Sayısı : 1.787

Yorum yapın

“Yine Aile Faciası” için 4 Yorum

  1. mümin diyor ki:

    bu kanun zulumdur kadın cinayet ve boşanmalara bir vesiledir. aynı evde olunca bir ilişki havası oluşur ..insan insana muhtaç siz hiç psikolojide mi bilmiyorsunuz dua etsinler bu ülkede muhalefet yook..uzaklaştırma şaçmalık

  2. ebru diyor ki:

    katılıyorum Rabbim imanla ihlasla yaşatsın zalimin zulmunden kötülerin şerrinden ümmeti müsli alemiyni korusun Rabbim ehli sünnet nuru ilen yaşatsın süfyanın şerrinden deccalin şerrinden ferdun hayyun kayyumun hakemun adlun guddusun isimleri hürmetine korusun hayra döndürsün yoksa küçük cehenneme çevirecekler müslimanlık denilen mübarek dinimizi Rabbim her anımızı hayr etsin

  3. esra diyor ki:

    Nasıl bir adalet sistemimiz olduğunu gerçekten algılayamıyorum bazen, bir yandan kadının tek sözüyle evden uzaklaştırmalar diğer yandan daha önce canına kastettiği çocuğu yine görme hakkı verip ölümüne sebep olanlar. Hakimlerin savcıların tekelinde mi durum anlayamıyorum ne yazık ki. Şahsi kararlar mı veriliyor? Her hakim kendi görüşüne göremi karar veriyor acaba?

  4. İsa diyor ki:

    Aile yıkıldı, İslam bitti..bunu en iyi ilahiyatçı, tarikatçı, cemaatçi tipler başardı..Kız İmam hatip liselerinin tenefüs zamanlarında girip bir gözlemleyin öğrencileri.. Erkek İmam Hatip Liselerinin Cuma namazı yada tenefüs zamanlarında okullarının çevre sokaklarını bir dolaşın..

Dünden Bugüne

Ayşe Askere Git Ali Sofra Kur

(30.9.2015 tarihli bir yazım. Yeni müfredatta cinsiyet eşitliği ne kadar yer aldı bilmiyorum. Bilgi sahibi olan okuyucular yazarlarsa memnun olurum.) Yeni okul dönemi açıldı, Allah sonumuzu hayreylesin. Özellikle "okul dönemi" dedim, ...
Devamını Oku

Güzel Söz

“ Sıkıntılar akıllıca idare edildikleri takdirde karakteri terbiye ederler. “ ( S. Smiles )

Kitap

Çocuğunuzun Sahibi Değilsiniz

“Sormamız gereken soru şu: Geçmişimizin şimdiki yaşamımızı ne kadar süre daha yönetmesine izin vermek istiyoruz? Daha ne kadar başka bir zamanın hayaletleriyle savaşmak istiyoruz?" #drshefalitsabary nin kitabını internette kitap araştırmaları ...
Devamını Oku