Yormadan Seveceğim Seni (5. Ders Ödev)

“Yormadan, sormadan seveceğim seni sadem” diye bir şarkıdan aklımda kalan, arada bir dilime dolanan sözler var, çok şey ifade eden. Günümüz sevgileri çok yorucu. Sevgi sevinç vermeli; fakat sevgiler artık yorgunluktan başka bir şey vermez oldu nerdeyse. Sevgilerimiz bedenimizi yoruyor, ruhumuzu yoruyor, cebimizi yoruyor. Neden?

Günümüzde materyalist bir dünyada yaşadığımız için, her şeye menfaat ile bakmaya başladık. Reklamlarda gördüğümüz şeyler bilinçaltımıza yerleşiyor. Dikkat ederseniz reklamlarda sevgi her zaman menfaatle bağlantılıdır.

Erkek sevgisini tek taş yüzükle gösterir, kadın savurduğu saçları ya da güzelliği ile erkeği kendine bağlar. Adamın arabası iyiyse mutludur, şarkılar söyler, kadın mobilyalarını değiştirmek isteyen kocasının boynuna atlar. Menfaatını göremediğimiz sevgiyi kabul etmez olduk. Nişanlı kızlar nişanlıları istediği eşyaları almayınca sevilmediklerine inanıyorlar. Erkeğin cebindeki paranın bir limiti olduğunu düşünmüyorlar.

Ya da erkek karısının duygusal ihtiyaçlarını maddi şeylerle karşılamaya çalışıyor. “Maddi bir sıkıntımız yok, cebinde kredi kartın var, ihtiyaçlarını karşılıyorum, mutlu ol, benden ayrıca ilgi, sevgi, bekleme” diyebiliyor.

Çok beklenti içindeyiz, bu da bizi mutsuz yapıyor. “Muhabbet Olsun” kitabımda bir madde vardı “Umma ki küsmeyesin” Çok umduğumuzda çok küsüyoruz. Hep eşimizden beklenti içindeyiz. Beklentilerimiz sevdiğimiz insanı geriyor, yoruyor. Ne zaman ki beklentilerimizi en aza indirip Allah rızası davranmaya başlarsak iki dünya mutluluğumuz için doğru adımları atmış oluruz. Bunun için de önce niyetlerimizi düzeltmemiz, beklentisiz, temiz bir sevgi ile sevmemiz lâzım.

Niyet çok önemli. Biz mutlu olma niyeti ile seviyoruz. Mutlu etme niyeti ile değil. Niyet yaptığımız işe anlam katar. Niyetimizi bozmadan biz bozulmayız. Her şey niyetle başlar. Bir noktada da düşünce gücü dediğimiz şey. Fakat Müslüman olarak “niyet” kelimesi bizim için çok geniş anlamlıdır. Abdeste namaza, oruca her şeye niyetle başlarız. Niyet yoksa ya da bozuksa ibadette yoktur. Gösteriş için sadaka veren kişinin ibadeti yoktur. Sevmeye de iyi bir niyetle başlamamız gerek.

Niyetimizin de ana şartı her şeyden önce “Allah rızası” için olmasıdır. İyi bir niyetle yapılacak olan iş, imkanlar sebebi ile yerine getirilememişse bile sevabını yapmışız gibi gelir bizi bulur.

Günümüzde bize dünya ve ahiret saadetini kaybettiren en önemli şey niyetlerimizin bozulması.Bir mümin olarak yaptıklarımızı önce Allah rızası için yapmamız gerekirken genellikle menfaat için yapıyor olmamız.

Menfaat deyince aklımıza ilk maddi menfaatler geliyor. Fakat duygusal menfaatlerde niyetimizi çok bozuyor. Birine iyilik yapıyoruz, karşılığında hemen iyilik bekliyoruz. İyilik yaptığımızdan iyilik görememişsek hemen tavır almaya başlıyoruz.

Mesela kayınvalidenize iyilik yaptığınız halde o bunu görmezden geliyor. Buna rağmen hâlâ iyi olmaya devam edebiliyorsanız Allah rızası için yapıyorsunuzdur.

Eşinizin huysuzluklarına rağmen Allah rızası için ona iyi davranmaya devam edebiliyorsanız, niyetiniz güzel demektir. “Ben ona iyi davrandım o da bana iyi davransın. Ben ona güler yüz gösterdim o da hemen benimle ilgilensin. Yoksa bir daha yapmam.” Duygusal hayatımızda “al parayı, ver domatesi” şekline dönüştü. Para yoksa domateste yok. Benim istediklerimi yapmazsan ben de senin istediklerini yapmam.

Aslında sevgi ilişkisi olan yerde menfaat ilişkisi olmaması lâzım. Bu haftaki ödevimiz “yormadan sevmek” için gayret sarf edeceğiz.

Yakınlarımızın bize yaptıkları yanlışları, yapan kişi özür dilemediği halde Allah rızası için affedebiliyorsak imanımız olgun bir imandır. Zaten bu imtihanlar da çiğlikten kurtulup, olgunlaşmamız için değil mi?

Madem ki Rabbimiz eş ve evladın bir imtihan olduğunu bize âyetlerinde bildiriyor, bu imtihanı hem kendimizi hem onları yorarak; kavga ederek ve strese girerek kazanmayı nasıl umuyoruz bilmiyorum.

 

 

“Yormadan Seveceğim Seni (5. Ders Ödev)” için 46 Yorum

  1. SÖZÜN ÖZÜ diyor ki:

    Emek çekilmeyen, beslenilmeyen sevgi de insanı yormaz.
    Yormaya fırsatı kalmadan bitiverir, aniden parlayıp hemen sönen “saman alevi! gibi.

  2. SÖZÜN ÖZÜ diyor ki:

    Bay iks çok ama çok acıkmıştı. Aceleyle bir lokantaya girdi. Gördüğü yemekler içine sinmemişti Ama çok açtı ve civarda başka lokanta yoktu.

    Midesinin götürmediği bir yemeği (Allah rızası! adına) yemeğe çalıştı, midesini zorladı, mide bu zorlamaya çok öfkelendi ve yemeği hemen dışarı çıkardı ve bay ikse dedi:

    -Bir yemek iştiha duygusuyla yenir, acıma duygusuyla değil!
    -Ayrıca; “çok açken” yemekler çok aceleye geliyor, ben ise aceleye gelemem! her şeyi sindiremem. Beni depoyla karıştırma.!

    • ABDULLAH BİR diyor ki:

      EYVALLAH :-)

      “”Gördüğü yemekler içine sinmemişti Ama çok açtı ve civarda başka lokanta yoktu.”"

      BAZEN DE ALLAH’tan SAMİMİ DUA İLE NASİBİN HAYIRLISINI VERMESİNİ İSTEDİKTEN SONRA “TAKTİR EDİLENE” TESLİM OLMAK GEREKİR.YEMEĞİN İÇİNE SİNİP SİNMEMESİDE DAHA ÖNCEKİ BESLENME ŞEKLİYLE BAĞLANTILIDIR.

      AÇ İNSANIN YEMEĞİ HANGİ DUYGUYLA YEDİĞİ İLK BAKIŞTA ANLAŞILAMAYABİLİR.

      BEDENİ İÇİN

      MECBURİYRTTEN Mİ? AÇLIKTAN MI?, İHTİYAÇTAN MI?, MAYMUN İŞTAHLILIĞINDAN MI?

      YOKSA GEREÇEKTEN RIZA İÇİN RUHUYLA SEVDİĞİNDEN Mİ?

      BÖLGE LOKANTA SAYISI OLARAK DA ÇOK FAKİR DEĞİL ken, SEÇME ŞANSI VARKEN “MUTLAK İRADEYE TESLİM OLARAK YAPILAN TERCİH” ZORUNLULUK DEĞİL, YARATICIYA VEKALET VERMEDİR.

      BAZEN SAMİMİ DUA İLE TALEP EDİLEN TAKTİR, DÜNYEVİ DUYGULAR KULLANILARAK YAPILAN BİLİNÇLİ (!!!) TERCİHTEN DAHA HAYIRLIDIR KİŞİ İÇİN

      “”"ben ise aceleye gelemem! her şeyi sindiremem”"”

      SAMİMİYET, MERHAMET VE METANET İLE YAPILAN HAYIRLI İŞLERDE “”HIZLI”" DAVRANMAK “”ACELE”" ETMEK DEMEK DEĞİLDİR.

      SELAM VE DUA İLE

  3. SÖZÜN ÖZÜ diyor ki:

    Türk usulü evlilik tiyatroya aktarılsa, tam bir trajikomedi olur.
    Evlenmeden bir ay önce;
    Sevgi sözcüklerinin doruklarında sarmaş, dolaş olan nişanlı çiftler,
    Evlendikten bir kaç ay sonra korkunç bir iktidar savaşına girerler.
    Önce sarmaş dolaş, sonra korkunç bir savaş.

    • SÖZÜN ÖZÜ diyor ki:

      Ve sonuç: 20-25 yıldır sevmeye/sevilmeye susamış insanlar, evlendikten kısa bir süre sonra sevmekten ve sevilmekten nefret eder hale gelirler.

  4. Reyyan diyor ki:

    sema hanım yazılarınızı takip ediyorum. bekarlar eş seçerken nelere dikkat etmeli bir dersde de bunu yazarsanız sevinirim.

  5. yorgun yüreyim diyor ki:

    Kişisel olsun evimizin çocuklarımızın olsun ihtiyaçlarını eşlerimizden hediye olarak almaktan o kadar mutlu olmaya başladık ki hediyenin karşılıksız sevmenin menfatsiz ilişkinin ne demek olduğunu unuttuk halbuki iş dönüşü camlarda babayı beklemek sofrayı kuran hanımın ev içinde huzu saglaması babanın eve gitme telaşı çocuklarla bakışmalar en ufak tebessümler tartışmaların sonundaki uzlaşmalar bile bir hediyedir aslında amma gerçekten ilişkilerimizi menfate çıkar ilişkilerine o kadar dökülmüşki akşam eşimiz eve geldiğinden istediyimiz şeyi yapmak ve yaptırmak içi bin tane entirikalar kuruyoruz kafamızda ve bi şekilde bunu kullaanıyoruz ve ulaşınca bi anlamı kalıyormu ki bence kalmıyor….ne oluyor ben onu yaptırana ulaşana kadar bin takla atıyorum o yapmayı kabulenene kadar bin takla atıyor bi anlamıda kalmıyor.

    • semamarasli diyor ki:

      O kadar takla atana kadar kucaklayın birbirinizi sarılın…gerisi boş. Gerçekten çok da gerekli olmayan şeyler için kendimizi yoruyoruz. Burda hep birlikte önceliklerimizi belirleyip bunları bir yana bırakacağız inşallah.

      • ibrahim diyor ki:

        sema hanım, allah razı olsun yazılarınızı bi titizlikle takip ediyoruz.hiçbir dersi kaçırmamaya çalışıyoruz.sizden ricamız biz evin bir okul olduğuna inanıyoruz,ancak bi türlü evde ders yapmayı başlatamıyoruz.hangi konulardan,nasıl bir plan,hangi saatler arası yapılmalı bununla ilgili bi ders işlerseniz çok memnun olacak ve devamlı dua ettiğimiz gibi tekrar dua edeceğiz inşallah.

    • ABDULLAH BİR diyor ki:

      Yaptığım çok sayıdaki yorumlarımı ve yapılmış yorumlara verdiğim cavaplarımı okuyan Tuğba hanım ve diğer yorumcuların

      “BU ADAMIN İŞİ GÜCÜ YOK MU, KLAVYENİN BAŞINA OTURMUŞ MAHALLE KADINLARI GİBİ GEVEZELİK YAPIYOR”

      dedğini duyar gibiyim. Lütfen böyle düşünmeyin… İçinde bulunduğum süreç beni son derece yıprattı. Burada yazışarak da olsa birşeyleri paylaşmak veya ifade ettiğim fikirlerimin ciddiye alınarak yayınlanması veya diğer yorumcular tarafından cevaplanması benim için sanal da olsa TERAPİ niteliğinde.

      …iş dönüşü camlarda babayı beklemek sofrayı kuran hanımın ev içinde huzuru saglaması…

      Yemin ederim benim evlilikten çok fazla beklentim ve istediğim fazla bir şey yok (TU)

      KOCA OLARAK ÖNEMSENMEK, YORULMADAN SEVİLMEK, BOĞAZINA TASMA TAKILACAK KORKUSUNU YAŞAMADAN KUCAKLANMAK, AİLESİNİ KORUYAN, GÖZETEN, BESLEYEN KOCA OLARAK SAYGI GÖRMEK….

      ÇOK MU FAZLA ŞEY İSTİYORUM…

      • Ali diyor ki:

        Biz Müslümanlar olarak birbirimizi dinlemezsek kimse de bizi dinlemez.Ben kendi adıma böyle düşünmüyorum.Yani yazdıklarınız ve burada yazılanlar size manevi bir kuvvet veriyorsa sorun değil.Ancak şunuda samimi olarak söylüyorum ki bu devirde bu istedikleriniz gerçektende birer lüks.

        • ABDULLAH BİR diyor ki:

          ALİ BEY’e

          “SEVİNÇLER PAYLAŞTIKÇA ÇOĞALIR, SIKINTILAR PAYLAŞTIKÇA HAFİFLER” miş.

          Ben kendi adıma inanıyorum bu cümlenin anlattığına.

          “”bu devirde bu istedikleriniz gerçektende birer lüks.”"

          BEN BİR MÜSLÜMAN OLARAK YERYÜZÜ HALİFESİYSEM HERŞEYİNDE EN LÜKSÜNE, KALİTELİSİNE LAYIĞIM DEMEKETİR.

          Geçmişteki tercihim için “”Kendim ettim kendim buldum”" diyorsam bu aynı zamanda

          Ey Allah’ım ben, benim için hayırlı olanı bilemem, sen bebim için güzel ve hayırlı olanı elbetteki benden daha iyi bilensin. Sana ve taktirine teslim oluyorum.Benim için yaptığın tercih kabulümdür. Sen sana el açarak senden hakkında hayırlı olanı talep edeni boş çevirmez, ona layık olduğu değil senin lutfundan bir eş nasip edersin.(Amennavesaddakna)

          Samimi Duayla yaratıcının kapısına giderek vekalet verdiğimde gerisini düşünmem.Bilirim ki O bana hak ettiğimi değil kendi lütfundan verecektir.

          Buda benim için
          “”KÖRÜN ARADIĞI BİR GÖZ ALLAH VERMİŞ İKİ GÖZ”" misali yeterde artar bile..

          selam ve hürmetle

          • Süheyla diyor ki:

            Benim de son zamanlarda yaptığım dua da aynen böyle,Allah’a vekalet verdim,çünkü beni benden iyi bilen odur.Keşke diyorum daha evvel böyle dua etseymişim.

          • ABDULLAH BİR diyor ki:

            SÜHEYLA HANIM

            Vekaletinizi Allah’a vermekle Kesinlikle en doğru kararı vermişsiniz. Emin olun vekaletinizin gereği yapılacaktır Yaratıcı tarafından. Gönlünüzü ferah tutun.Ara sıra şeytanın vesveseleri dolayısıyla gelen UMUTSUZLUĞA, ÇARESİZLİĞE DÜŞME ATAKLARI na yenilmediğiniz sürece adalet yerini bulacaktır.

            Selametle kalın Efendim

          • Süheyla diyor ki:

            Abdullah Bey,

            Çok haklısınız,Allah kendine tevekkül eden kulunu karşılıksız bırakmaz.Allah’a vekalet vermek hem güven verici hem de rahatlatıcı bir şey.En azından şöyle mi olur,böyle mi olur,ya kötü biriyle karşılaşırsam gibi kuruntuları ve vesveseleri de bir kenara bıraktırıyor bu inanç.

      • SÖZÜN ÖZÜ diyor ki:

        Bir şeyi yanlış yerde aramak, hiç bulamamak demektir.

        • ABDULLAH BİR diyor ki:

          SÖZÜN ÖZÜ
          Seni anlıyor ve mantık olarak sana hak veriyorum
          Keskin Geçiş dönemlerinde bazen “”acaba bulacakmıyım, bulrsam ne zaman bulacağımın” hayecanıyla, umuduyla yaşamak da yetiyor insana. Tabi bulamadında hayal kırıklığına uğramamak kaydıyla…

          Asıl olan aramaktan vazgeçmemektir.

          Arayanın bir gün aradığını bulma şansı vardır.Er veya geç, orada olmazsa burada.Ama aramak için HİÇ çaba göstermeyenin (rabbim önüne koymazsa) bulma şansı kocaman bir SIFIRDIR.

          Ne demiş atalarımız

          ARAYAN MEVLASINI DA BULUR BELASINI DA

          Ben bela sırasını savdım inşaallah.Sıra beni mevlaya götürecek de. onun içinde ararken karşıma çıkacak her türlü belaya karşı yaratıcıyı vekil tayin ederek tedbirimi aldım.

          Rab’bim vekillerin en güzeli ve hayırlısıdır. Ben O’na gerçekten güveniyorum.O kendisine sığınanları yarı yolda bırakmaz.(Amin)

          • SÖZÜN ÖZÜ diyor ki:

            Sevgili Abdullah Bey,

            Zeka merdiveni hızlı tırmanmak, akıl ise merdiveni doğru yere koymakmış.Yanlış hatırlamıyorsam bu tarif Oğuz Saygın’a ait.

            Bana zeki diyerek iltifat etmişsiniz. Eyvallah. Ama sandığın kadar zeki değilim.Sıradan basit bir insanım. Okuduğum yazılara ve yorumlara , Mümin kardeşlerime bir faydası olur diye bildiklerimi kısaca yazmaya çalışıyorum. Yazdıklarım geneldir.Size özel değildir.Ne benim sözlerimin, ne bir başkasının umutlarınızı yıkmasına asla izin vermeyiniz.Zaten benimde böyle bir niyetim yok. Size ve bu sitedeki tüm kardeşlerime şimdi genel bir dua ettim.Rabbim hepimizin sıkıntılarını gidersin, iki cihan saadeti bahşetsin.Amin.

            Bende siz kardeşlerimden yeni, yeni bilgiler öğreniyorum. Bildiklerimide paylaşıyorum.Müminlerin ayakları başımın üzerindedir.Kimseyi kırmamaya gücendirmemeye çok özen gösteriyorum.Ola ki kırdığım kardeşim varsa ondan zerreler adedince özür dilerim. Helallık dilerim.

            Benim çevremde yurt dışından evlenmiş bir çok arkadaşımız var. Çok mutlular.Resmi evliler ve bazılarının eşleri müslüman oldular, bazıları da araştırma safhasındalar. Arkadaşlarımız ısrarla öneriyorlar.

            İnşaallah bende bir yurt dışı seyahat yapmayı düşünüyorum.Ama ne zaman nasip olur onu bilemem.

            Rabbim hepimize göz aydınlığı eşler nasip eylesin.Amin. Muhabbetle kalınız.

  6. mete akyon diyor ki:

    Zeynep liva. Allah yardımcınız olsun. çok sıkıntılar çektiğiniz belli. Eğer yazdıklarını yapmışssanız vede olmamışsa hayret etmemek mümkün değil. Zira eğer sevgi hiç olmamışsa neden evlenildi ki sizle anlamadım.

  7. mihrimah diyor ki:

    sema hanım yorumlara cevab yazmıcakmısnz..sizin düşüncelerinzden istifade etmek istiyoruzz :)

    • semamarasli diyor ki:

      Hanımlar sabırlı olmayı öğrensin diye hemen yorum yapmıyorum:)))) Bu da dersin bir parçası:))

      • mihrimah diyor ki:

        haklısınız sema hanım..aslında değişmek de sabırla olmalı , o zman karşımzdaki kişiyi de üzmeyiz .insanın yerleşmiş olan davranışlarını düzeltmesi zor oluyo ,sanki her defasnda başa dönmüş gbi oluyorm .cenab-ı hak hepimizin yardımcısı olsn..

  8. ÖMER34 diyor ki:

    ‘Hayat ne tuhaf… Tam bir şeyleri yoluna koydum galiba diyorsun, bu sefer oldu işte dediğin an amansız bir rüzgar çıkıp ilmek ilmek ördüğün her şeyi dağıtıyor. Seni önüne katıp sürüklerken, hiçbir şeye acımıyor… Bugün ‘benim’ dediğin yarın ‘başkasının’ oluyor. Bugün ‘canım’ dediğin yarın ‘el’ oluyor. Sonra dönüp bir bakıyorsun, her şey geride kalmış…. Çektiğin acı, yaşadığın mutluluk… Hepsi bitmiş gitmiş. Kala kala sonunda elde var hayat. Bazen ruhuna batan dikenleri bile seviyorsun. Buna da şükür diyorsun, sil baştan diyorsun. Belki bu bir sınavdır diyorsun. Hep çalışmadığın yerden soruyor hayat. Hayat bana fena taktı diyorsun. Girmek zorunda olduğumuz bir sınav. Allahü teala hakkımızda hayırlı olanları nasip etsin.

  9. mihrimah diyor ki:

    bu yazıyı okuduğmda eşimin sevgisini daha iyi anladım..
    Birazck fedakarlık ve beklentilerin az olduğu bi hayat yaşamayı çok istiyorm,sema hanım kadınca olan beklentilerimizi nasl durduracağz ? deniyorum başarabililrmiym bilmiyorm

    • semamarasli diyor ki:

      İnşallah başaracaksınız, dersler ilerledikçe daha çok şey öğreneceğiz kısmetse. Öğrendiklerinizi hayatınıza geçirmeye gayret ederseniz çok şey fark edecektir.

  10. asuman diyor ki:

    Evet Sema hanım niyet çok önemli. Birde Allahın rızası ile gazabını karıştırıyoruz.Allah beni cezalandırmasın diye iyilik yapıyorsak o zaman sıkıntı oluyor.Kalbimizi iyi yoklamamız, korku ile değil sevgi ve muhabbetle yaklaşmak lazım.Bilmem?anlatabildimmi?Cehennemde yanmamak niyeti ile ibadet yapmak gibi..

  11. kardelen diyor ki:

    Aslında dedikleriniz doğru ama hep fedakarlık yapıyorsunuz 3,5 derken bi süre sonra 1kereliğine bile olsa takdir edilmeyi bekliyoruz.Hep karşımızdakinin kalbinde ki ;yüreğinde ki mutluluk kağnağı olmak isterken çok şey kaybediyoruz özümüzden.Bu sadece maddi değil eş az konuşan hanımı beğeniyorsa öyle olmaya çalışmak;iyi yapan biri,temiz ….sürüp gidiyor bazen bi bakıyorum ki sadece eşim için yaşıyorum mutlu olsun diye .Elimde ne var diye bakıyorum hiç bişey yok gönül kırgınlıklarından başka….Allah rızası için sabret sabret ama bi noktada patlıyorum
    Kızmak ,yok sinirlenmek yok,bi kere nazlanayım nazımı çeken yok….
    abartıyormuyum onuda bilmiyorum.Ama sabır tek çare

  12. zeynep liva diyor ki:

    Her zamanki gibi elinize yüreğinize sağlık sema hanım. Ben bir insanı Allah rızası için çok sevmiştim, sevgimi de niyetimi de rabbim çok iyi biliyordu.Mutlu olma niyeti ile sevdim, ama o ise şartlı sevdi, ki bu yüzden de herşey bitti.İkimizin de sevgi anlayışı farklıydı Yüce rabbim şahittir ki ben Allah rızası için sevmiştim.bu şarkıdaki gibi onu yormadan, sormadan sevdim,bazen bazı konularda zıt düşüncelerimiz olurdu,ben tartışmayı pek sevmediğim için tartışmalarımız bile çok güzeldi,seviyeliydi. o ise bi konu da farklı düşünceye sahip olduğumuz da hemen “işte anlaşamıyoruz bitirelim” derdi, zaten istediği de oldu.Gerçektende dediğiniz gibi severken niyet önemli, hangi niyetle seviyorsun?.

    Benim babam çok huysuz, sinirli biridir, ve gerçekten tahammül edilemez biriydi, Anacığım derdi ki sema hanım:bak kızım, ALLAH RIZASI için kocanı seveceksin, onun hiçbir kötü huyunu dışarıya anlatmayacaksın, kocanla sorunlar varsa sorunu yine sen gidereceksin, kocanla münakaşaya seviyeli olarak gireceksin ,kocana kızsanda küssende yatağını ayırmayacaksın, yine başını onun gögsüne koyacaksın,ona kızgın dahi olsan o işten eve geldiğinde kapıyı yine gülümseyerek açacaksın giderken de hep hayır duasıyla göndereceksin, kocanın ailesi senin baş tacındır, onlar evine geldiğinde ne yapacağını şaşıracaksın, onlara hizmette kusur etmeyeceksin, onları evinde rahat ettireceksin,evinde süslenmeyi unutmayacaksın,iktisatı kanaat getirmeyi bileceksin,kocanla inatlaşmayacaksın,kocanla muhabbet saatin olacak,kocan sinirliyse o gün susmayı bileceksin,onu sakinleştirmek sana düşer,toplumda kocanı rezil etmeyecksin, kocan hep bir adım önde olacak,kocanla hep istişareli olacaksın,kocan 1 beden büyük kıyafet mi almanı istiyor o zaman onu alacaksın,yuvayı kadın yapar kızım bunlar benim sana vasiyetimdir demişti.Bunları bana deftere yazdırmıştı anacığım sema hanım.

    Evli arkadaşlarım vardı onlar hep kocaları ile tartışırlardı, bana hep derlerdi, merak etme sen de evlenirsen böyle olursun.Ben de onlara derdim ki, sevdiğin adamla Allah’ın rızası nı kazanmak niyetiyle sevip evlendiysen mutlu olursun.Günümüzd artık sevgi öyle bir değişmiş ki, bunu yapmazsan biter şunu yapmazsan sevgim azalır , sevmek ne kadar da basit olmuş, nerde rabbimin rızasını gözeterek sevmek. Maalesf artık inaçlı kesim bile aşık değilim, artık onu sevmiyorum deyip ayrılmalar oluyor.İstediklerimi yapmadı o yüzden bitti deniliyor, mücadele yok, allah rızasını kazanmak için mücadele yok, yapmazsan eyvallah gülüm deniliyor,ne kadar bencil olmuşuzİşte gerçekten de sema hanım Rabbimizin rızasını gözeterek sevilse, hüsranlar oluşmaz, iki taraftan biri kırılmaz.Mesela bir arkadaşım bir beyle görüşüryordu, bu bey görüşmelerinin hiçbirinde arkadaşıma çiçek getirmediği için arkadaşım görüşmeyi bitirmişti, o kadar basit bir neden di ki, herşeyi bitirdiler al gülüm ver gülüm olayları başladı.kim ne aldıysa onu iade etti.aradan zaman geçmişti biz barıştırma işlemleri yapmıştık, arkadaşımda ağlayarak o beyi aramıştı, o beyin şu sözü çok hoşuma gitmişti, “bu kadar çıkmışlık var ,ortada bir günah var ben onu Allah rızası için affediyorum ve yeniden bir şans veriyorum ve onu ALLAH RIZASI İÇİN SEVECEĞİM demişti,şimdi evliler, 1 çocukları var.İşin içine ALLAH’ın rızasını gözeterek sevmek girince herşey rabbimin izniyle çok güzel oldu.

    Benim yormadan seveceğim kimse yok artık, ama artık lütfen boşanmalar bitsin.Ağabeylerim, ablalarım kardeşlerim inşallah rabbim eşlerinizle nişanlılarınzla aranıza bol bol sevgi muhabbeti koysun.Birbiriniz için mücadele edin, RABBİMİN RIZASINI KAZANMAK için mücadele, varsın toplum size istediğini desin, mücadele edin bırakmayın.Kim size ayrıl bırak bu adamı, bu kızı, başka biri yok mu dünya da tek mi deseler bile, siz devam edin sevginizi, sevdiğini korumaya.Ben mücadele ettimAllah rızası için onu sevmiştim rabbimin rızasını kazanmak için onu hep aradım, fakat olmadı istemedi,belli ki benim sevgime karşılığı yok, zaten artık hayatına başka birini koymuş.Birbirinizi Allahın rızası için yormadan sevin.Sizler bırakmayın birbirinizi, hele de çocuklarınız varsa o gül yüzlü yavrucaklar için mücadele edin.Lütfen artık hiçbir yuva dağılmasın.Evlilik hayali kuran hiçbir gençin kalbi kırılmasın, ALLAH RIZASI İÇİN SEVMEK , SEVİLMEK DİLEĞİYLE..VESSELAM.

    • asuman diyor ki:

      Zeynep Hanım sen ALLAH için sevmişsin ALLAH seni sevdiği için ayırmı, demekki o sana göre değilmiş.Şer gibi görünen şeylerin ardında hayır var.Kalbin ALLAH (C.C)A kırılmasın dikkat et..

    • hüzün diyor ki:

      müslüman kadınların eşlerini sevmesi beni ulvi bir mutluluğa sevk eder , siz kardeşimde de bunu görmek beni mutlu etti.
      eşine sadık , eşini seven , değer veren , itaat eden (Allaha isyanda kula itaat yoktur) bir eş görmek günümüz dünyasında azalsa bile sizin gibi bir kaç kişiyi görüp duymak gerçekten mutluluk verici.
      -gerekli mücadeleyi vermeniz ve sonucunun buna rağmen olumsuz olması beni üzdü.

      • zeynep liva diyor ki:

        Öncelikle yazımda yanlış anlaşılmaya bir sebebiyet verdim sanırım.Ben evlenme niyetiyle bir beyle görüşmüştüm.
        Evlilik hayali kuran hiçbir gençin kalbi kırılmasın diye yazmıştım sonunda.Orda kendimi kastetmiştim.

        Benim bu yazımı yazmam daki niyet,görüştüğüm bu bey bana sevgisinin bittiğini söylemişti, ve ayrıldık,problemimiz sevgiydi daha evlenmeden sevgisi bitmişti.yani maalesf ki yalnızca ben seviyor muşum,tek başıma.Kainatın efendisi peygamber efendimiz(S.A.V) ne güzel de söylemiş hayır işlerinizi uzatmayınız.

        sayın “hüzün” ben başı açık bir bayanım,görüştüğüm beyle birbirimizi sevdiğimizi zannetmiştik, evleneceğimizi düşünmüştüm heeeepp hayal kurdum, hayırlı güzel bir yuvam olsun istemiştim,o bey küçüklükten beri islam ahlakıyla yetiştirilmiş bir beydi, ben öyle değildim, ben sonradan tanıştım,üniversite yıllarımda tanıştım.evlatlarımı islam ahlakıyla yetiştirme hayalim vardı o beyle, evimizde hep kuran mealini inceleyelim derdik,herşey de anlşıyorduk, tek bir şeyimiz kalmıştı, başörtü.Benden başörtüyü hemen yapmamı istemişti ben ise biraz bana zaman ver hemen yapamam demiştim,başörtüyü yapmak istiyordum fakat çalıştığım yerden dolayı hemen yapamıyordum sadece zaman istemiştim,evlendikten sonra yaparım inşallah demiştim, sadece bana destek ol yanımda olduğunu bileyim demiştim, kılık kıyafet olarak öyle açık giyinen biri değilim, sadece başım açık.Başörtüyü hemen yapmazsam bitecek mi dedim ve evet dedi bitti,sadece başörtü de zaman istemiştim..Beni evlenilecek biri olarak görmedi sanırım,zaten sevgisi de bitmiş,Hayallerime öylece kaldım, Benim çok iyi biri olduğumu fakat bana olan sevgisinin artık bittiğini söylemişti, yazın defalarca aradım,çooook çabaladım.Ben ilk ve son olsun istemiştim, gözüm sadece bir haramı görmüş olsun,kalbim sadece bir kişiyi rabbimin rızası için sevmiş olsun istemiştim ama olmadı,o kadar çıkmışlığı,görüşmüşlüğü umursamadı,o benim ilkimdi, ben ise onun ilki değildim.Başkasına olumluymuş, istediği gibi biriymiş. ALLAH RIZASI İÇİN SEVMEZSEN İŞTE BÖYLE BİR ANLIK SEVGİ OLUR O DA GELİP GEÇER.Şu anda ne durumdasın diye sorarsanız, onu öyle bir sevmişim ki, kalbime öyle bir koymuşum ki ordan çıkaramıyorum.Hep bekledim biliyor musunuz, bu kadar inaçlı bir insan bir genç kızı böylece bırakıp gitmez dedim,hep gelir ümidiyle bekledim,diyebilirsiniz daha çok beklersin…

        Diyeceğim şu ki:Bakıyorsunuz inaçlı kesimde maalesefki boşanma fazla, bu da modern hayatın bize zırvaladığı saçmalıkların sonucu,aşık değilim, yok sevgim bitti ,yok seni çirkin görüyorum,gibi kelimeler çıkıyor mü’min, mü’mine kardeşlerimizden.sen eğer karşındaki insanla ALLAH RIZASI İÇİN GÖRÜŞÜP, ALLAH RIZASI İÇİN SEVSEN BAK HERŞEY NASIL GÜZEL OLACAK.Vesselam.

        • zeynep liva diyor ki:

          Anacığımın öğütleri de benim gibi bekar olan,evlenecek olan,veya evli olan ablalarım, kardeşlerim için yazayım dedim.İnşallah bana da hayırlı bir yuva kurmak nasip olur.vesselam.

          • süheyla diyor ki:

            Sevgili Zeynep,bazen islami bir ortamda büyümek kişiliğin gelişmesine yetmeyebilir.Karakter oturmamışsa emin ol yetiştiği islami ortamında pek bir faydası olmayacaktır.Dindar olmakla dini bilince sahip olmak çok ayrı şeylerdir.Yaşadıkların senin imtihanın,buna böyle bak.Eğer isyan etmeyip sabredersen çok daha hayırlısıyla karşılaşacağına inanıyorum.

          • ABDULLAH BİR diyor ki:

            Sayın ZEYNEP LİVA

            BU SİTEYLE VE SİTEDEKİ DEĞERLİ İNSANLARLA TANIŞTIKTAN SONRA Kİ YENİ FELSEFEM.SİZE DE TAVSİYE EDERİM

            HÜKÜMSÜZDÜR…

            GEÇMİŞİMDE NE KADAR BENİ ÜZEN VARSA HEPSİNİ SİLDİM.
            YARINLARIM,BEKLENTİLERİM, UMUTLARIM ARTIK “DÜN”SÜZDÜR
            KAYBETTİĞİMİ SANDIKLARIMA DA YOL VERDİM.
            ARTIK BENİM İÇİN HEPSİ HÜKÜMSÜZDÜR.

            Yakınlarda bir yerlerde belkide henüz tanımadığın ama seni sadece “”Allah rızası için sevecek”" sevdada MAHİR (Maharetli) ve layıkıyla HAKTAN korkan bir kul ile Yeniden yeni bir hayata başlamak için “”ESKİNİN ETKİSİNİ”" silmen gerekir diye düşünüyorum.

            TIPKI ŞAİRİN DEDİĞİ GİBİ…

            Bir gün kaldığın yerden başlayacaksın
            Biri seni bulacak…
            Önce korkacaksın eski acılara yakalanmaktan
            Biraz ürkeceksin!

            Ne kadar dirensen de nafile…
            İnsansın sonuçta, seveceksin..
            Eski acılara bakıp da küsme sevdalara…

            Gâvura kızıp da oruç bozulmaz!
            Sök at kafandan acaba’ları.!
            Bir kemik aynı yerden iki defa kırılmaz…

            *Can Yücel

        • hüzün diyor ki:

          genelde islami kişiliğe sahip erkekler ,açık bir bayanla evlenip onu örtmek yerine ,evlilik öncesi dahi kapalı olan biriyle evlenmeyi tercih ederler.
          -görüştüğünüz kişinin islami kişiliği ister istemez sizi kapalı bir bayan yapmaya sevk etmiştir.sizi kapatma adına çabalamak , gayret sarfetmek ve olumsuz bir sonuç(kapanmamanız) sonrasında sevgi azalması ve mutsuzluk ve bitiş.

          • zeynep liva diyor ki:

            sayın hüzün , keşke sizin dediğiniz gibi çabalayıp, gayret sarfetseydi.Ben ona evlendikten sonra yaparım dedim, ve yüce rabbim bu niyetime şahittir.Eğer yapmayacak olsam gidip kendime başörtüler alır mıyım?, tesettür elbiseleri alırmıyım?Ondan sadece ne istedim biliyor musunuz?sadece biraz zaman,ve hep yanımda olmasını bu süreçte, o ne istedi ise ben yaptım, çok sevdiğim bir yerde çalışma imkanım oldu, o istediği için döndüm, eğer uzarsa bu iş biter dedi, o çalışmamı uzatmamak için sabahlara kadar çalıştım,ve sonra orayı bırakıp geldim onun için.Ben onun isteklerini yaptım, ben de ondan sadece bir şey istedim sadece bu konu da yanımda ol.

            Vesile olmak kötü bir şey değil diye bilirim, bir arkadaşım çok muhafazakar bir aileye gelin gitti, aile çarşaf giyiyor, kız açıktı, oğlan kıza evlendikten sonra kapanmasına vesile oldu, evliliklerinin 2.ayında kız kapandı, şimdi tesetttürlü.O da islami kişiliğe sahip bir erkek.Kızın ailesi açıktı. o arkadaşımın eşi şunu söylemişti o seni ALLAH RIZASI İÇİN SEVMEMİŞ, eğer ALLAH RIZASI İÇİN SEVSEYDİ, uzun bir süre görüştüğü bir kızı öylece bırakmazdı, vesile olmak kötü bir şey değil dedi, sende istiyorsun o da, güzellikle yardımcı olunmalıydı diye bir yorum yaptı.

        • şule diyor ki:

          Zeynep hanım Allah yardımcınız olsun.Sen Allah için sevmişsin.Bundan sonra tevekkül et.Allah’a bırak.Anladığım kadarıyla evlilik niyetiyle görüştüğün beyle çıkmışsın.Günah olduğunu zaten ifade etmişsin.Bu günahtan dolayı ızdırap duyduğunu da belli etmişsin…
          ****
          Ben ilk ve son olsun istemiştim, gözüm sadece bir haramı görmüş olsun,kalbim sadece bir kişiyi rabbimin rızası için sevmiş olsun istemiştim ama olmadı,o kadar çıkmışlığı,görüşmüşlüğü umursamadı,o benim ilkimdi, ben ise onun ilki değildim.
          ****

          Tesettürlü bir kadın olarak şunu söylemek isterim, islami kişiliğe sahip erkeklerin, açık bayanlarla evlenme niyetiyle görüşüp kapanmalarına vesile olması beni mutlu ediyor,iki tarafta hayırlı bir şey yapmaya çalışıyor, fakat görüşme kısmına dikkat edilmeli, helal dairede yapmalısınız.Çevremizde o kadar çok örnek var ki daha önce açık olup evlendikten sonra Kocasının vesilesi ile kapanan bir çok örnek var,hatta örtünen bayanlar, açık olduğu dönemleri cahiliye devrimim diye adlandırıyorlar, ben küçüklükten beri tesettürlüyüm.İnşallah size de nasip olur.Sizin sevginiz belli, ve unutamamışsınız sanırım.Siz günah ızdırabıyla defalarca aradığınızı ifade etmişsiniz bundan sonrası tevekkül edin.Üzüldüğüm nokta hem başörtüyü istemiş hem de sizinle çıkmış, bu iki şey de tezatlık yok mu sizce de?.Baksanıza siz onun ilki de değilmişsiniz,demek ki sizden başka biri de hayatına girmiş.

          Artık günümüzdeki nesil “beş günde alevlenen, on günde sönen yalan aşklardan, sahte sevgilerden” oluşmakta, Siz sakın ola ki Allah’a darılmayın.Eğer hakkınızda hayırlısı ise veya o bey de sizin gibi bu çıkmaktan dolayı ızdırap duyuyorsa size geri döner.Şer gibi görünen herşeyde vardır bir hayır, daraldığınızda bunu aklınıza getirin, ve inşallah başörtüyü takmak nasip olur size de.

          • Uğur Mustafa diyor ki:

            Bir erkek olarak, “İslamî kişiliğe sahip erkekler”in başı açık kadınlarla evlenip onları kapatmak istemelerine ben iyi gözle bakmıyorum. Onlar böyle yaparlarsa ya başı kapalı ve “İslamî kişiliğe sahip” genç kadınlar ne yapacaklar? Evde mi kalsınlar, yoksa onlar da İslamî kişiliğe sahip olmayan erkekleri mi yola getirmeye çalışsınlar? Bazı egzantrik istisnalar dışında ikincisinin olabileceğine inanıyor musunuz?

            Peygamber Efendimiz (s.a.v.) açıkça söylemiştir ki kadının muttaki olanı, dindar olanı seçilmelidir evlilik için. Dolayısıyla açık kadınlarla evlenip onları sonradan dindarlaştırma düşüncesi Peygamberimizin (s.a.v.) emrine aykırıdır. Hâlihazırdaki dindarlığa bakılmalıdır, gelecekte var olacağını hayal ettiğimiz farazi bir dindarlığa değil. Bence bu arkadaşları açık kızlara yönelten şey onları hidayete erdirme düşüncesi değil, başı ve vücudu güzelce örtülü olan kızcağızlardan onların daha seksi ve şuh görünmeleri.

        • SÖZÜN ÖZÜ diyor ki:

          Evlilik öncesi hayaller, balonun içindeki havaya benzer. Minik bir iğne hepsini patlatmaya kafi gelir. Bir gram gerçek, binlerce hayalden üstündür. Kendilerine derin susturucular takılan duygularımız, bu susturucuları gün gelir paramparça eder. Bazı acı gerçekleri görmemeye çalışıp adını değiştirmek, gerçeğin mahiyetini değiştirmez. Gerçekler kabullenilmeli ve gereği yapılmalıdır. İnsanlar kendilerine söylenen yalanlara çok büyük öfke duyarlar.
          Ama aslında en büyük yalanları kendimize bizler söyleriz.

          Acıtan gerçek, uyuşturan hayalden hayırlıdır.

          • ABDULLAH BİR diyor ki:

            SÖZÜN ÖZÜ’ne

            “Bir gram gerçek, binlerce hayalden üstündür.”

            BİR ŞEYİN GERÇEKLEŞMESİ İÇİN ÖNCE GÖNÜLDEN “” TASAVVUR”" EDİLMESİ GEREKİR.BAZEN BİRİSİNİ GERÇEKTEN SEVMEK İÇİM ÖNCE “” HAYALİNİ”" SEVMEK GEREKİR.

            “”Kendilerine derin susturucular takılan duygularımız, bu susturucuları gün gelir paramparça eder.”"

            BU İFADENE KATIIYORUM, ÇOK DOĞRU. AMA UNUTMA Kİ KENDİ İÇİNDE ALINAN HER KARARIN TEBLİĞ VE İFŞA EDİLMESİ İÇİN ZAMANLAMANIN VE ŞARTLARIN UYGUN OLMASINA İHTİYACI VARDIR.”"ÇAKALLAR VE SIRTLANLAR”" CEYLANI ISRARLA KOVALARKEN “”ASLAN”" UYGUN ZAMANI BEKLER.

            “”Gerçekler kabullenilmeli ve gereği yapılmalıdır”"

            TAŞLAR YERİNE OTURDUĞUNDA KİŞİ İSTESEDE İSTEMESE DE GERÇEK “”ACI VEYA TATLI” KENDİNİ GÖSTERİR VE KABUL ETTİRİR ZATEN. ASIL ÖNEMLİ OLAN KİŞİNİN GERÇEĞE OLAN DİRENCİNİN VEYA KABULLENMESİNİN NE KADAR SÜRECEĞİDİR.

            “”Acıtan gerçek, uyuşturan hayalden hayırlıdır.”"

            BU GÜN REELLİĞİNDEN EMİN OLDUĞUMUZ GERÇEKLERİN TÜMÜ BİZİM İÇİN BİR ZAMANLAR HAYAL DEĞİLMİYDİ. NEYİN HAYAL NEYİN GERÇEK OLDUĞU İLK ANDA BELLİ OLMAZ.

            YARINLARA DAİR, HUZURA DAİR, YENİDEN BAŞLAMAYA DAİR, MUTLU BİR YUVA KURMAYA DAİR ÜMİTLERİMİZ VE HEDEFLERİMİZ OLMASA YAŞAMAK ANLAMINI YİTİRMEZ Mİ?

            ÜMİTLERİMİZE ,HAYALLERİMİZE DAİR SONUÇLARI MÜCADELE EDEREK VE BEKLEYEREK GÖRMEMİZ LAZIM.

            ÜMİTERİ VE HAYALLERİ BİLİNMEZLERİN KARANLIĞINA İTEREK VEYA ETKİSİ BALYOZDAN DAHA AĞIR OLAN SÖZLERLE YIKARAK DEĞİL…

            NOT:
            Sanal da olsa senin gibi zeki bir insanı tanımaktan memnunum.Umarım reelde de tanışmak nasip olur.

    • waxum diyor ki:

      Sizi çok takdir ettim Zeynep Liva Hanım. Gerçekten çok samimi ve etkileyici anlatmışsınız. Böyle üzülmenize müteessir oldum. Ama o bey sizin gibi bir hanımefendiyi kaybetmiş. Allah tüm ümmet-i Muhammed’in hakkında hayırlısını verdin.

      • azra diyor ki:

        Arkadaşlar şu “harama tek kişiyle girmek” konusuna takılmayın. ha 30 gün boyunca aynı insanla hergün buluşup harama girmişsiniz, ha 30 gün boyunca 30 farklı kişiyle buluşup harama girmişsiniz. Bunların günahı aynı, gençlerimiz sanıyor ki tek kişiyle harama girince günahı daha az oluyor, lütfen kendinizi kandırmayın.

  13. zeliha diyor ki:

    YORMADAN..SORMADAN.. ALLAH RIZASI İÇİN SEVMEK…

    “SENİ PAMUKLARA SARMALAR SARARIM
    NE BEDEL İSTERİM NE HESAP SORARIM..
    NE SİTEMLE GÜZZEL KALBİNİ YORARIM..”
    BENİM AKLIMA DA BU ŞARISÖZLERİ GELDİ SEZEN AKSU’DAN..

    Yyorgun kalple sevmek mümkünsüz zaten..

  14. hüzün diyor ki:

    bir yandan materyalizmin kapitalist uygulamalarını red ediyor , alışveriş yaparken kapitalizme tavır alarak ürünlerini almıyoruz ama eve giderken televizyonun düğmesine basarak kapitalizmin sadece ürünleri değil aynı zamanda kapitalizmin kendisini toptan olarak tekrar eve sokuyoruz.
    -reklamlardaki kadının saçlarıyla yaptığı kur ile hangi şampuana işaret etmişse yarın o şampuanlardan alınıyor.
    -erkek reklamlarda bayanları cezb eden arabayı görüp , yarın o arabadan almayı düşünüyorsa.durmalı düşünmeli

    -anlaşılan o ki , batı bizi istediği şekilde dönüştürüyor , hemde reklamlar aracılığıyla.

    -onun için dışarıda kadın ve erkek arasındaki ilişkinin menfaate dayanması canımı acı acı yaksada bunu yine kendi elleriyle (kadın-erkek) yaptıklarını düşünüyorum.bu menfaati tavrı silmek istiyorlarsa o DÜĞMEYE basmasınlar…
    herkes kazandığına karşılık rehinedir , ayeti kerimesi bizi uyarıyor…

Yorum yapın