Yuvaları Karıştıran Çırpıcı Anneler

09 Eylül 2013Sema Maraşlı129 Yorum »

430566_308685999187023_1816551280_n3-150x1501“Kaynanam tam bir fitne deposu” diye bitiyordu geçen hafta bir damat adayından gelen e-postanın sonu. Tabii bu konuda gelen tek şikayet değil. Çok fazla damattan “kayınvalidem rahat bıraksa mutlu olacağız.” mesajları geliyor. Son yıllarda dünyadaki her şey tersine döndüğü gibi bu konuda da bir tersine dönüş var. Eskiden kız anneleri kızlarının yuvaları yıkılacak diye korkardı. Şimdinin pek çok kız annesi kızlarının yuvalarını bizzat yıkıyor, ya da yıkılmasına sebep oluyor. “Kızım boşansın çifttetelli oynayacağım.” diyenini bile duydum. Böyle diyen kadının damadı çok mu kötü? Hayır iyi bir adam fakat kayınvalidenin kafasına göre değil.

“Hangi mahallede oturacağıma, çocuğumun hangi okula gideceğine ve akşama ne yiyeceğime kayınvalidem karar veriyor.” diyen damatları da göz önüne alırsak “Ne oluyor bu kız annelerine?” diye sormak ve konuyu irdelemek gerekiyor. Erkek anneleri ile ilgili daha önce yazdığım için bu yazım sadece kız anneleri ile ilgili.

Tabii ki sözümüz tüm kız annelerine değil. Sözümüz kızının evliliğinden ve damadın hayatından elini çekmeyen yuvalarını karıştıran çırpıcı  annelere. Bazen kız kardeşler de dahil olur; onlar da çırpıcı olurlar. Fakat anneler daha etkili oldukları için söze anneler üzerinden devam edeceğiz.

Kızlar genellikle evlenene kadar anneleri ile pek anlaşamazlar fakat ne olursa evlenince olur ve o kızla annesi düğünden sonra yağ bal börek olurlar. Anne ile kız; kızın kocası ve ailesi düşman cepheymiş gibi onlara karşı birlik olurlar. Kız annesine gitmek için ölür, annesi kızın evinden çıkmak istemez, her işine koşturur. İkisinin en çok konuştukları konu kızın kocası ve onlara göre görgüsüz(!) olan ailesidir. Kendilerde zerre kusur yoktur. Söz, nişan ve düğünde yaşanan tatsızlıklar kendi payları göz önüne alınmadan konuşulur da konuşulur. Bu konular tekrar tekrar konuşuldukça kız kocasından soğur; kayınvalidesinden, görümcelerinden nefret eder. Tabii bu durum kızın evliliğini derinden sarsar.

Kız anneleri bunu neden yapıyor? Bir ya da bir çok nedenden dolayı olabilir. En kuvvetli sebepler:

Kıskançlıktan: Kızıma en çok emeği ben verdim, ben taşıdım ben büyüttüm şimdi gidip elin oğlunu ve annesini benden çok sevmesin. En çok beni sevsin, en çok benim sözümü dinlesin.

Menfaatçılıktan: Özellikle okumuş ya da çalışan kızı olan anneler “Kızı biz yetiştirdik; kazancından kocası ve ailesi faydalanmasınlar, olacaksa faydası bize olsun.” diye bakıyorlar.

Bencillikten: Kızım kocasının ailesine gitmesin hep bana gelsin. Aynı eskisi gibi birlikte yiyip birlikte gezelim birlikte yaşayalım, torunlarım en çok bizi sevsin.

Kaybetme korkusundan: Kızı kocasını ve ailesini çok severse onları unutur korkusu.

İyi niyetten: Annenin niyeti kızını mutsuz etmek değildir, mutlu olmasını ister, bunun için kızının evliliğine karışır fakat yanlış yol gösterdiği için kızının mutsuzluğuna sebep olur. İyi niyet her zaman iyi sonuçlar doğurmaz.

Kibirden: Damadı ve ailesini kendi ailesine uygun görmemekten. Damadın tahsilini, işini maaşını, statüsünü beğenmemek ya da ailesini köylü ya da fakir diye hor görmekten.

Cahillikten: Sözlerinin ve davranışlarının kızının evliliğini ne kadar olumsuz etkileyeceğini hesap edememekten. Kız annesi üniversite mezunu da olsa bunu göremiyorsa cahildir.

Kendi yaşadıklarından: Kendinin kocası ve kayınvalidesi tarafından ezildiğine inanır onlarla yaşadıklarında kendi hatasını hiç görmez ve kızı da ezilmesin diye kızına kocasını ve ailesini ezmesi için taktikler verir.

Görgüsüzlükten: Özellikle söz nişan safhalarında ele güne hava atacağım diye karşı tarafın bütçesini zorlayacak isteklerle kızının evliliğini daha başlamadan dinamitlemekte görgüsüzlüktendir.

Otorite hastalığından: Kendi kocasını ve çocuklarını kontrol altında tutmaya alışmış kadınlar aynı şeyi damada da yapmaya çalışıyorlar. Damatta onun emrine göre yaşasın istiyorlar.

Aşırı sahiplenmekten: Çocukları Allah’ın bir emaneti olarak değil de kendi malı zannetmek. Evlenseler de onların hayatını yönetmeye çalışmak, onlara verdiği emeğin kuruş kuruş karşılığını beklemek. Elbette herkes evladını görecek fakat onu mutsuz edecek davranışlardan anne-babaların uzak durması, evladın emanet olduğunu unutmaması gerekir. Verdiği emeğin karşılığını Yaradan’ dan beklemesi lazım. Kim ki O’nun kadar güzel bir karşılık verebilsin.

Akılsızlıktan: Hepsini bir toparlarsak akılsızlıktan maddesi iyi bir özet olur.

Akılsız annenin akıllı kızını alacağına; akıllı annenin akılsız kızını al.” diye bir deyiş var. Yani anne akıllıysa kızını doğru yönlendirir ve doğru davranışa getirir. Fakat anne akılsızsa akıllı kızı da yoldan çıkarma tehlikesi var. Çünkü kızlar annelerinden çok etkilenirler. Tabii istisnalar her zaman vardır. Annesinin akılsızlıklarını görüp ondan ders alan ve aynı hataları evliliğinde asla yapmayan çok akıllı kızlar da biliyorum.

Akıllı bir anne nasıl olur? Akıllı bir anne her şeyden önce kızının yuvasını, mutluluğunu düşünür ve ona göre davranır. Çünkü kızı kocası ve ailesi ile iyi değilse mutlu olamaz. Anne, damat ve ailesinde hata bulmaz tam aksi kızı hata buluyorsa ona onların iyi taraflarını gösterir.

Sık sık yemek yapıp kızını ve damadı davet etmez. Sürekli kendine gelen kızına “Yavrum kayınvalidene de git, onları sev, saygı göster, hizmet et; hem sevaptır hem kocanın çok hoşuna gider.” der. Yaz tatilini gelip annesinin yanında geçirip kayınvalidesine bir gün görünüp gelen kızını onlara daha fazla gidip kalması için teşvik eder. Kendi gelininden beklediği davranışları kızının kayınvalidesine yapmasını ister, iki yüzlülük yapmaz. Damadın ve ailesinin ardından burnunu kıvırarak, hata bularak konuşup kızını onlardan soğutmaz. Hele kızının boşanmasına sebep olmaktan çok korkar. Akıllı bir anne kızı ve damadı için en büyük nimettir. Böyle akıllı anneler de var. Onların da kıymetini bilmek lazım.

Akıllı bir kız nasıl olur? Annesi yanlış davranıyorsa onun sözlerine bakarak kocasına ve ailesine cephe almaz. Kayınvalidesinin hatalarını gördüğü gibi annesinin, kız kardeşlerinin hatalarını da görür. Yuvasını ve mutluluğunu dedikodunun, malın, mülkün, paranın her şeyin önünde tutar. Hatta evlilik öncesi de dikkat eder. Pek çok genç kız takı ve eşya meselesi yüzünden problem çıkaran annesinin etkisiyle nişandan düğünden ayrılıyor, evlenemiyor.

Akıllı bir kız, annesinin gereksiz isteklerinin peşine düşmez. Böyle davranırsam bunun sonucu ne olur? Basit şeyleri problem yapıp eşimi üzersem evliliğimin sonu ne olur? Eşimi bu kadar üzüp bir de onun romantik olup bana tatlı sizler söylemesini beklemeye hakkım var mı? Ben eşime ve ailesine nasıl davranıyorum ki onların bana nasıl davranmalarını bekliyorum. Velev ki onların hatası da olsa onları gözünde büyütmeyip Allah’ın rızası için iyiliği tercih etmek akıllı insanların kârıdır.

Kadın olsun erkek olsun aklı iyi kullanmanın en iyi yolu nefsi terbiye etmek, bencillik ve kıskançlık gibi kötü huylardan mümkün olduğu kadar uzak durmaya çalışmakla olur. Yoksa zeki fakat akılsız yaşayıp gideriz. Sonra da mutlu olamadığımız için etrafımızı suçlarız.

www.cocukaile.net

 

Okunma Sayısı : 39.809

Yorum yapın

“Yuvaları Karıştıran Çırpıcı Anneler” için 129 Yorum

  1. Feyza diyor ki:

    Allah yardimciniz olsun cok zor bir durum Ali kardesim, kimimiz ailenin yokluguyla kimimiz ise varligiyla imtihan olunuyoruz demek ki. Farkli hikayeler dinlemek insanin hayata olan bakisini degistirip, sabrini ve direncini artiriyor..Bu anlamda durumunuzdan cok etkilendim ve kendime yonelik dersler cikarmama vesile oldunuz..Allah yardim etsin insaallah Rabbim ailenizin kalbini yumusatir ama siz esiniz olacak hanimefendi ile istikrarli davranir ve Suleyman beyin de dedigi gibi kizsalar dahi tayininizi uzak bir yerlere isterseniz bu sizin icin en makul cozum olur..Yanlarinda olsaniz da manzara o ki yaranamayacaksiniz hic olmazsa uzak olursaniz etki alanlari azalir ve su bir gercek ki insanlar yaslanip elden ayaktan dustukce gonulleri yumusuyor, hatalarini anlayabiliyorlar..bunu cok kez musahede ettim..o yuzden biraz sabir..yaslanip tek sermayelerinin cocuklari oldugunu anlayip turlu bedensel zorluklara muptela olmaya basladiklari ve ne kadar cabalasalar da cocuklarinin yuvasini bozamayacaklarina ikna olunca cok uzun degil ama bir sure sonra durumu kabulleniyorlar..bu asamaya gelene kadar en guzeli mumkun mertebe uzak durun ve esinizle aranizdaki guveni tesis etmeye gayret edin..zaman herseyin ilacidir buna emin olun..en kati kalpler dahi yumusuyor cunku siz dunyevi degil Allah rizasini gozeten bir yuva kurma gayretindesiniz hic Allah sizin yardimciniz olmaz mi..dilerim cok mutlu olursunuz bir tavsiyem de bu esnada mumkun oldukca esinizin ailesini onore edin fakar busbutun icguveysi konumuna gelmemeye de dikkat edin cunku zaman cogu yarayi kapattigi gibi bazen dengeleri de degistirebiliyor, her zaman tedbirli ve mesafeli olun..kendi aileniz arasinda olan hicbir sorunu esinizin duyma ihtimali olmadikca ona ve ailesine yansitmayip kendi icinizde cozumlemeye calisin, ne kadar bunalsaniz da gun gelir dengeler degisebilir bu ihtimali aklinizdan cikarmayin..selamlar.

    • Ali ercan diyor ki:

      Aleykum selam kardeşim,saolun Allah sizdende razı olsun, inanın umudumu nişanlıma karşı hiç yitirmedim ve hep onu Rabbimden istedim ama o ve onun ailesinin baya canları sıkkın öyle ki hemen her gün bizim konu yüzünden tartışıyorlar bu durumda benim ve nişanlımın canını sıkıyor, tabiki İnşallah Rabbim nasip eder bi evlenirsek her iki ailededen uzaklaşıp biraz başbaşa kalıcaz en azından sular duruluncaya kadar ama bakalım onun aile büyüklerini ikna edebilecek miyim dua edin İnşallah vesselam…

    • Hakan Soydaş diyor ki:

      Yahu nedir bu anasının sözünden çıkmayan kızlar , ailesinin baskısıyla nişan atan erkekler.Tabii en büyük sıkıntı evlatlarının mutluluklarına destek vereceklerine kendilerine uygun damat ve gelin arayan aileler.Bırakın çocuklarınız eğer sizin istemediğiniz biriyle evleniyorsa bile kendi kararlarını versin.Neden kendinizi vicdani bir sorumluluk altına alıyorsunuz ki. Bir insanda aranacak temel özellikler dürüst mü , saygılı mı , içinde ALLAH sevgisi var mı ? Neden sürekli detaylara takılarak insanları huzursuz ediyorsunuz.Ailelerde biz dünyaya getirdik benim ipotekli malım anlayışı var.Evlenenler genellikle 25 yaş arası.Kimin hidayete ereceğini biz ne kadar bilebiliriz ki.Bugün inançsız olan yarın inançlı , bugün inançlı olan yarın inançsız olabiliyor.Nedir bu ayrımcılık.Evlenmek isteyen gençlere tavsiyem pasif olmayın.Kendi kişiliğiniz olsun ve dik duruş sergilemeyi öğrenin ki yarın yuva kurduğunuzda evinizin kontrolü anne ve babalarınızın direktifleriyle ile değil kendi kararlarınızla gerçekleşsin.25 yaşında evlenme kararı alacak kadar kendini büyük hisseden birisi 15 yaşındaki çocuk gibi hareket etmemeli ve hayata dair önemli kararları yarın pişmanlık yaşamamak için kendi vermeli.Yaşadığımız dönem artık görücü usulünü kabul etsek ya da etmesek bile tarihe karışmaya başladı.

  2. Ali ercan diyor ki:

    Sabır her şeyin çözümü …

    • Süleyman diyor ki:

      Ali kardeşim

      Olay tamamen anlattığın gibi ise hakikaten Allah kolaylıklar versin. Herkesin bir sınavı var. Sanırım seninki de ailenle. Tez Zaman’da ailen inşAllah düzelir. Allah annenin gönlüne merhamet nasip etsin.

      Yalnız evlenirsen şu dediklerime dikkat eyle. Eşin ve ailen arasındaki dengeyi kesinlikle koru. Sakın veya sakın ailenin yakınında ve ailenin bulunduğu bir ile tayinini isteme. Baya uzak yerlere gidin. Zor müdahale olur bir süre sonra onlarda unutur inşAllah. Allah kolaylık versin aileyle imtihan pek bir zor.

      • Ali ercan diyor ki:

        Allah razı olsun süleyman kardeşim, tabiiki benim ve nişanlımın tek isteği uzaklara gitmek , ailemlede bir süre daha görüşmeyi düşünmüyorum… Ama İnşallah nişanlımla evlenmeme onun aile büyükleri izin verirse bu iş daha fazla uzamaz

      • Ali ercan diyor ki:

        Ayrıca eş durumunu da kilisten vazgeçtik İnşallah izin verirlerde evlenirsek batmana yapacaz.. Bir süre batman daha sonrada çok daha uzak bir ile geçiş yapmayı düşünüyoruz..

  3. Ali ercan diyor ki:

    Selam aleykum hocam,ben 2yıl önce üniversiteden mezun oldugumda ailemden bana uygun bi kız bulmasını istedim ama ailem ya akrabalardan yada açık saçık kızlardan başka kız bulmadı ve 6ay onların bana kız bulmasını istemem rağmen bi türlü bana uygun dininde bi kız bulamadılar , açıkçası bizimkiler el alem iyi bi gelinleri varmış desinler diye gösterişli yani uzun boylu, mavi göxlü falan yani fiziksel özellikleri ön planda olan bi kız istedikleri için onlarla bi türlü ortak bi noktada buluşamadık bu kız bulma olayının ailemle olmucagını anlayınca ki tek istediğim Allah korkusu olan , dininde bi kızdı neyse bi arkadaşım aracılığıyla ben ayşe i buldum.. Konuştuk anlaştık, dininde abdestli namazlı bi kız ve o da benim gibi mat öğretmeni , ikimizden tanıştıktan 1yıl sonrada atandık çok şükür.. Neyse benim niyetim ciddi olduğundan kızı ilk fırsatta ailemle tanıştırdım, ailem başta bi şey demesede zamanla bu kızın boyunun kısa old ve kendilerine göre güzel bi gelin adayı olmadığını iddaa ederek karşı çıktılar..

    Bu sırada bende ayşenin ailesiyle tanıştım aksine onun ailesi beni çok sevdi ve aileminde kızlarını begenmediklerini bildikleri halde bize sahip çıktılar,arkamızda durdular yani melek gibi insanlar desem yanlış söylemem.. Zaman geçtikçe sorunlar büyüyordu ve ben bu tartışmalara dayanamayıp uzun dönem askerliğe geldim, ben askerde iken ailem yine yumuşamadı ve izne geldiğimde mecburen aile büyüklerini araya koyarak kızı istedik ve nişan yaptık, bizimkilerde tamam deyip kabul ettilerdi.. Ama annem babam ki özellikle annem öylesine inatçıdır ki anlatamam ne yeminler etti idi bu kız gelinim olmucak diye..

    Neyse hocam ben tekrar askere döndüm ailelerin arası iyiydi , sanki daha önce hiç sorun olmamış gibi ailem birden çok iyi oldu karşı tarafa tabii bizde onca zorluktan sonra rahat bir nefes almıştık ve çok mutluyduk sorunların hallolduguna derken düğün salonu tutuldu ve eşya alımlarına başlandı ve 6ay sonra dügünüm olacaktı.. Ben kiliste öğretmenim , ayşe ise batmanda.. Ben düğünden önce askerdeyken eş durumu yapabilmek için nikah kıymak amacıyla tekrar izin aldım ve memlekete antepe gittim işte o sıra anne ve babamın bu düğünün olması için bana 3 şart söylediler ve bunlar olmazsa düğün gerçekleşmez dediler,eş durumunu kilise yapacaktık,yani ikimizin okulu da kiliste olacakdı , ailem kilisde olsun demişlerdi neyse birinci şart kiliste çalışsanızda eviniz antepte olacak her gün gidiş geliş yapacaksınız(maddi anlamda o lardan kopmamamızı ve gündelik hayattada babamın işlerine yardımcı olmam içinmiş) ikinci şart evlendikten sonra birimizin maaşını babama vermeliymişiz, üçüncü şart ise en az 20milyar para bulamazsam bu düğün olmazmış(2yıldır çalıştığım kazandıgım gerek ögretmenliktte gerekse astegmen iken tüm paramı biriktirmesi için onlara vermeme rağmen) adıma kredi de çıkmıyor kısaca bu parayı bulacak imkânın yok ve babamda benim gönderdiği paralarla emekli oldu borçlarını bitirdi ve iki araba aldı hatta ev dahi aldık ona rağmen düğün yapmak için hâlâ benden para istiyor arabaları satalım dedigimde arabasız olmazmış, kısaca bizimkiler kızdan kendileri vazgeçemiyor bu sebeblerle karşının vazgeçmesini bekliyorlardı ,

    bende para yok deyince kız evinden kız dan kredi isteyelim demez mi, ben ne kadar çıldırsamda ayıp desende kız evine söylendi ve kız evide bu kadar fazla deyip ,ayıp bu yaptığınız deyince bizimkilerde zaten nişnı atmaya dünden razılar, ve kısaca annelerin kavgası sonucu bizim işde nikaha 2gün kalasıya aileler arasında bitti, ayrıca annem sadece kızın ailesine değil amcasını falanda arayarak hakaret edip kızınız oglumuzun peşini bırakmıyor demiş,

    bu olaylar üzerine ben karşı taraftan ve kızın amcasından özür diledim onlar sen iyisin ama daha ailenle bu iş olmaz diyorlar , aile büyükleride bu sefer etkisiz kaldı.. Kız ile şuanda hâlâ konuşuyorum , vurdum kapıyı çıktım ve ailemle hiç konuşmadım numaramıda değiştirdim. Gerek diyanet olsun gerekse bi kaçakrabamızla konuyu istişare ettim ve haklı olduğumu söylediler.. Yani annem ayşenin amcasına ve ailesine bunlar evlenseler ve 7çocuklarıda olsa yine bunları ayırırım demiş, ayşenin ailesi annemden çok korkuyordu babam annemin arkasında ama konuyu duyan çogu akrabalar beni destekliyormuş, ben ayşeyi Allah için seviyorum oda. Beni öyle seviyo ama son durumda ben ailemle konuşmuyorum, ailemi 2 yıldır sabırla bekliyorum ikna olmalarını ama hâlâ inatçılık yapıyorlar benim sabrım bitti ve onlar en azından evlenene kadar benim için yoklar ve dahada hiç görüşmücem son derece kararlıyım, diyanetten ailem olmadan düğün yapabilirim diye fetvada verdiler, kızın amcasıyla konuştuğumda bu iş ailenlede olmaz, ailesizde olmaz yapacak bi şey yok demişti..

    Kızın anne babası çok üzgğnler ama bizi ayırmayada kıyamuyorlar, bizimde birbirimizden vazgeçmeye hiç niyetimiz yok, şuan ben sülalemden arkamda durabilecek aile büyüğü bulup kızın ailesinin yanına gitmeyi düşünüyom askerliğimin bitmesine 1hafta kala nelerle ugraşıyorum , ismim Ali dualarınızı bekleriz. Vesselam..

  4. Ali diyor ki:

    Aslında ben bunun aynısını yaşadım eski eşim annesinin gazına geldi yapmadığını bırakmadı ne oldu sema hanımın dediği gibi kendine yaptı davayı açtım nafaka vermeden davayı kazandım aynen benim yaşadıklarımı anlatmış

    • Erdal diyor ki:

      Aynı durum başımda iki çocuğum var napmaliyim karımın ailesi yüzünden 5dakika huzurumuzu kalmadi

  5. Rabia diyor ki:

    Maalesef benim annem de boyle bi kadin ve beni uzun sure kandirdi ama anladimki insanin tek hayat arkadasi kocasiymis. Soylenenlerin bir cogu annemle birebir uyuyor.

  6. alico diyor ki:

    bir kız anneci ve ya babacı ise kusruma bakmayın o evlilik uzun sürmez benim evliliğim 8 sene 1 tane çocuk vardı maddi durumum gayet iyi di ama eşim annem babam dedi evden 20 bin lira parayı eşyları aldı ve kendi ailseine verdi.ve bana 2 adet boşama davası açtı şimdi markete tezgahdar günde 12 saat çalışıp kendi çocugunu bile göremiyor baba çalışmayan anne evde oturan biri demek istiyorumki çatlak bardaktan su içilmez içersen her zaman dudakta kesik olaçak giden gitti o iş orda bitti giden kaybetti ….

    • ceylan diyor ki:

      Bu kadınları evlenmeden önce tanıyamıyor musunuz?
      Aylardır kardeşime , nişanlısının ona iyi bir eş olamayacağını anlatıp durdum. Ailem de anlattı. Düğüne kadar kardeşim mutlu olsun diye kıza da, ailesine de sabırlı davrandık. Hatta madden çok zorladık kendimizi. Kendi de borca girdi.
      Düğünde de boş durmadı ortalığı birbirine kattı. Kızın ablası evli. Takılan altınları annesi almış, vermiyor bunlara. Kardeşiminkini de öyle yapmak istiyor. Anlatamadık kardeşime. Asgari ücretle borç mu ödeyeceksin, ev mi geçindireceksin, bu kızın ve annesinin isteklerine mi yetişeceksin dedik. Ben kızı seviyorum, evlenince ailesine mesafeli olacağım dedi. Düğünde olay çıkardılar, kız bayıldı, annesi kızımı vermiyorum dedi, bizim oğlan kızı aldı götürdü, 1 haftadır haber alamıyoruz…
      Nasıl sevgiymiş arkadaş? Kızın ağzı pis, aile düzensiz, babalarına saygıları yok, anne çirkef..bizimki daha diyor ki ben bu kızı onların elinden kurtaracağım…
      Bu kız kocaya itaat edecek kız değil, kocası işteyken onun yolunu akşama kadar bekleyecek bi kız değil. Zaten annesi de rahat bırakacak biri değil. Gözü paradan başka bişey görmez olmuş.
      Giden gidiyor evet, ama çocuğuna ana olacak kadını iyi seçmek, iyi tanımak gerekmez mi?
      Etrafın ne dediğini, konu komşunun nasıl tanıdığını araştırmak gerekmez mi? Evlilik bu, evcilik değil ki.

      • süleyman diyor ki:

        İnsanın nefsi bir kez yoldan çıktımı geri koyması çok zor. Burada kimsede kendini ve nefsini aklayamaz. Kim olursa olsun karşı cinsle 3-4 ay yakın bir muhabbette bulunsa bir daha çözmesi o kadar zor oluyor ki. Hele hele birde ilk kez ise. O kadar çok örneğine şahit oldum. Bunun kızın veya erkeğin güzelliği veya yakışıklılığı ile de çok alakası yok. Aşkın gözü hakikaten kördür.

        Baştaki soruya gelelim “Bu kadınları evlenmeden önce tanıyamıyor musunuz?”
        Kimi göstergeler var ki normal olan her insan görebilir. Kızın tesettürü, otururken konuşurken gösterdiği hareket ve tavırlar, ailesi vb. Bunlar üzerinden değerlendirilebiliyor. Alışveriş yaparken çok şey ortaya çıkar. Dayatmalar ve istekleri çok fazla ise bir sıkıntı vardır. Hakkımı yedirmem tarzı kişiler vardır. Esnafla olan ilişkilerinden anlarsınız. 1 liranın bile hesabını sorarlar. Kendilerinden önce biri sıraya geçerse hemen kıyameti koparırlar vs. Yalnız bunların yanında çok iyi tesettürlü sessiz sakin gözüken kızlar vardır ki hakikaten hiç pot kırmazlar. Siz sanırsınız ki aile ahlakı görmüş edeb sahibi bir kız ama görünürde hiç öyle değildir. Saatli bomba gibidir. Aynı eve girince her şey belli olur.Komşusuna veya tanıdığına sormak lazımdır bu durumda. Yalnız en iyisi yakın çevreden aile dostu olan kişilerin evlatlarının huy, fıtrat ve uyumları açısından bakıldıktan sonra evlendirilmesidir. Yani en garantisi budur ama ona da sıkıntı çıkmaz diyemeyiz. Yani kadınları ve erkekleri evlenmeden önce tanımanın pek çok yolu vardır yalnız evlenecek kişilerin yalnız kalmamaları çok önemli. Çünkü yalnız kalınca illa ki bir duygusal etkilenme oluyor. O da olunca kişilerin gözünün önünde kocaman bir kaya gibi duran hataları birbirlerine görünmez geliyor.

        • ceylan diyor ki:

          Öyle üzülüyorum ki… Evlenmeyi istediği halde kaç yıldır uygun birini bulamadık. Sonunda böyle biriyle evlendi işte… Mutlu olsun keşke ama bazı şeyler öyle açık ki, görünen köy kılavuz istemiyor işte. Gülüşünü severek başlamıştı, şimdiyse hayatının merkezine koydu kızı. Allah’tan ümit kesilmez, inşallah hayırlı bir evlilikleri ve evlatları olur.

  7. gulpembe diyor ki:

    turkiye de insanlar konusmuyorlar,suizan ,giybet cok fazla.
    istisare kulturumuz yerlesmemis.en ufak meseleler bile fikir-alisverisi ile halolabilecekken,cekisme ve agiz kavgasinn donusuyor.3
    arkadaslardan o kadar cok duyuyorum ki,tr tatilinde karisin ailesinin evinde hic yatmak istemeyen,kocasinin evine ugramadan kendi evine gecmek icin direten..geri donurken ucakta hala bu yuzden yapilan kavgalar…
    esim olmadan cocuklarla memlekete geldigimde.farkli sehirlerde olduklari icin onceden k.validemi ararim.”anne,bizimkilerde su kadar, sizde su kadar kalacam,biletleri ayarlamak istiyorum,ne dersin ,tamam midir?biraz pazarlik yapariz,”su kadar daha kalsan vesaire” sonunda bir karara variriz. eger bu istisareyi yapmasam,istedigi zamandan daha cok onlarla vakit gecirsem bile icinde “torunlari az gorduk,bize yeterince kiymet vermedi,”gibi bir suphe kalabilir.cunku ne kadar iyi kimseler olursak olalim, insaniz gonlumuze vesvese dusebilir.istisare yapip,onceden tum vesevese kapilarini kapatip rahat etmek varken,maalesef konusmuyoruz,cemkiriyoruz,zan yapiyoruz,birbirimize hirslaniyoruz..lutfen KONUSALIM!

  8. gulpembe diyor ki:

    polemige girmek istemem sadece sunu hatirlatmak isterim,buradaki yorumcularin paylastigi hersey sadece bir “iddia”.karsi tarafi dinlemedik zaten kemal adli yorumcunun yorumunda pekcok sey suphe ve zitliklar iceriyor.meseleyi kirparak ve kendi tarafindan anlattigi malum. yoksa
    ” el opmeye gitmemek,hamileyken uzdum,ozur diledim(?),para islerinden kirildim,annesi serefsiz dedi” …bunlar sadece tek tarafin guya yapmis oldugu kapris ve paracilikla izah edilemez ..

    “kocasinin isyerinde isci”,”gecekonduda oturuyor”,”3 yil nikah olmaksizin cok rahatlar””kizkardesinin yedigi ekmek..””hastaneye para odemek icin cagirmislar””45 ksiilik ailede en cok parasi ve sozu olan”..
    bu sozlerde bile esine ,ailesine ustten bakisi vede parasinin her meseleyi cozebilecegine ,kendisinin bile belki de ancak parasi icin sevilebilecegine dair kuruntusu(karisinin eski sevgisinden bile suphe etmeye baslamis) beyefendi hakkinda da iyi bir fikir vermiyor.

    hanfendinin yazilanlari okuyup kendini ifade etmesi mumkun gorunmedigine gore,yorumcularin ancak genel ve yapici yaklasimda bulunmalarinin daha iyi olacagi ,maalesef ki isabette de yetersiz olabilecekleri unutulmamali.

  9. kemal diyor ki:

    Merhaba Arkadaşlar başıma gelen kimsenin başına gelmesin öncelikle onu dilerim
    3 yıl önce actıgım işyerinde çalışan personelimle 8 ay sonra başlayıp 1 yılı flört 1.5 yılı nişanlılık ve 9 aylık bi evliliğimi anlatıp akıl danışmak istiyorum
    dediğim gibi birbirimizi seviyorduk daha doğrusu ben sadece seviyormusum onu yeni anlıyorum arkadaşlık nişan dönemlerinde ufak tefek aramızdaki sorunları 1 günü gecmeden kendimiz hallederdik aileler hiç karısmazdı neyse düğün öncesine kadar onun ailesiyle aramızda hiç sorun cıkmamıstı hep benimle ilgilenir ben gidince evlerine bi ilgi bi saygı taa ki düğün alışverişine kadar karıma gelinlik almaya giderken ben annem hep giderdim ve her gidişimde annen kardeşin neden gelmiyor seninle diye sorduğumda kararıma etki etmek istemiyorlar işleri var falan der gecıştırırdı bende cokj üzülür ya beni istemiyorlar yada kızlarını sevmiyorlar derdim hep kendime meğer annesini arayıp çağırmamışız ondan gelmezmiş bu yüzden büyük bir kavga cıktı aramızda anneside katıldı ve neredeyse düğüne 10 gün kala iptal ediyorduk keşke etseymişim de :(( neyse bi şekilde yine düzelttik yani öyle sanmışım meğer annesi kızına başlamış şöyle yap böyle yap diye hesap edin düğünümüzde karım benim ailemin takılarına sol kolunu kendi ailesine sağ kolunu uzatıyor farkında değilim mutluluktan düğün öncesi nişanda takılan takıları annesi benden habersiz bozmuş sözde bilezik yaptım diye yalanlarla bi teneke parçasını taktı yolladı kına için aldıgımız elbiseyi bizden habersiz değiştirmiş bişey demedim bunlara kırıldıgımı soyledım sadece aramıza soğukluk girdi ailesiyle neyse evliliğimizin 1 ayında annesine götürdüm eşimi el öpme adetine ben gitmedim cok kırgındım cunku bunun ıcınde 1 aydır neşeyle gecen evliliğimizin içine annesi resmen berbat etti geldiler bagırıs kavga gurultu neymıs bız cagırmamısız gelınlık almaya hala orda neyse bi şekilde yine susturduk tamam karısmıycaz denıldı bu arada karımda hamıleymıs Allah’ım meleğini bize gönderecekmiş öğrendik ilk aylar hamileliğin sıkıntıları bende tam anlamadan bıraz ustune gıttım sonradan bunu farkında oldugumu keske yapmasaydım dıye defalrca gönlünü aldım 8 ay boyunca kızımın kontrollerine özel arabayla özel hastanelere götürdüm geceleri karım uyuyamıyor agrısı var dıye uyanınyor beraber yaptık madem beraber cekelım uykusuz kalayım senınle derdım hep 8 ay boyunca ailesi bi kere demedi kızım doktora gidiyonmu yiyonmu içiyonmu bu arada maddi durumum cok ıyı yedıgı gıydıgı evımız kendımızın herseyım en kalitelisinden cebinde kesinlkle parası eksik olmaz istemeden hep verirdim 8 ay mutlu sanıyordum ailemin 3. üyesini hevesle bekliyordum beşiği elbiseleri banyolugu odası herseyı yapılıyordu annemle kardesımle eşim sanki gercek anne kardes gıbıyıdıler taa ki annesi bunun böyle oldugunu duyup çıldırana kadar bigün whatsapta konusmalarında annesinin bana serefsız dediğini aileme kötü konustugunu gördüğümde ve karımın da buna katıldıgını gördüğümde meğer 8 ay yalan mutluluk yalan anne kardeşlik görüntüleri yasadıgımı anladım eve geldıgımde ayrı uyumak ıstedıgımı bı kac gun kafam bozuk konusmayalım dedim yinede bişey demeden ama sabah işe gittiğimde öğlen eve dönünce karımın evde olmadıgını gordum kamera sisteminde baktım babası gelmış sbaah ben cıkar cıkmaz almıs gıtmış 4 gün aramadım sormadım babası aradı kavga gurultu yıne tabı kızını getırdı neyse doğuma 1 aydan az vardı babası getırdıkten sonra hergun eve gelip gitmeye basladı kızıma bakayım kızıma ugradım 8 ay evime gelmeyen kız kardesı evime geldi 2 gün kaldı soframa bile oturmadı sanki mutfakta gizlice yedıgını babası verıyor ona gıbı bişey demedim tabi geldikten sonra ailemle hiç sebepsiz düşmanlık eve kapanıp cıkmamak 20 gün boyunca kapıda annemi babamı görunce yuz cevırmeler dayanamayıp yine bişey demeden aldım babasının evine götürdüm dedim biraz dinlen dogum yakın bısey olursa ararsınız 15 gün ses seda yok bi gün işyerimdeyim önümden gecıp gittiler dedim bak selam sabah yok meğer karımı benden habersız doguma götürüyorlar hastane aradı haber verdı sessız kalayım dedım babası aradı gelmen lazım kimlik izin imza lazım dedi bi gittim hastaneye bana danısmadan soylenen sadece ödeme bekliyoruz sizin evraklarınız zaten var bızde dendı bı daha yıkıldım ödemeyi yapıp bebeğimi dogumunu bekledım annesi babası tavırlı tavırlı heyecanlık görüntüleri falan bebegımı odaya aldılar ben ameliyatta yine karımı bekldim yarım saat sonra odaya cıkardıgımda bebegımle 5 dk kucagıma aldıktan sonra gitmem gerektiğini sbaah beni ara ve ben geleyım seni kızımı alayım dedim tamam dedi o gün uyku ilaclarıyla uyumaya calıstım sabah 8 de hastaneyi aradıgımda herkesin taburcu edildiğini söylediler yine yıkıldım bekledim gelirler diye 12 de babası aradı eve götürdüm gel konusalım dedi bende madem götürdün bana düşen bişey yoktur dedim kal sağlıcakla dedi bana kapattı ve 32 gündür kızımı göremiyorum bi haber veren bi arayan bile yok sadece eşim nedensiz ben o eve gelmeyeceğim artık bana ayrı ev al (evimiz zaten ayrı 3 daireli sıfır binamızın bi dairesi) yoksa bu iş bitmiştir dedi sesimi çıkarmadım bende benim evim belli geleceksen gelim alim dedim 40 ım cıksın gel dedi o zaman tamam dedim 2 gün sonra yine vazgectım baska ev olmazsa bıttı dedı sessızlıge gomulduk beraberce taki bugun kimlik için msj attı kimliği cıkar bu işi bitirelim diye cocugunu görmeye gelmeyen adamdan hayır gelmez diyip druyor halbuki istedikleri ayaklarına gitmem zaaf göstermem bunu nasıl yapayım ki beni saymayan her fırsatta kızım kızımı alayım diyen bi babanın annenin ayagına nasıl gideyim psikilojim bozulmak üzere cocugm u görememek bi yerde milletin gıpta ile parmak ile gösterdiği 45 kişilik ailenin tek sözü gecen kendimemi yanayım ne yapacagımı bilmiyorum babam amcalartım tüm ailem benden habersiz benden izinsiz tek kurus harcamazken bir adım atmazken karsımda kızım isterse altını bile temizlerim bu yasında diyen bir baba ve buna göz yuman bir karım var ne yapmam gerek arkadslar bi akıl verin hala onu seviyorum nasıl sevmem 3.5 yılım aynı yerde aynı tastan su ıctık yedık ama serfeımı ayaklar altına aldılar evladımı caldılar benden bi akıl verin bu durumda ne yapmak istiyorlar gelip evden elbise bile almadı daha 32 gündür

    • gulpembe diyor ki:

      “sulh da hayir vardir”hem sizin hem esinizin ailesinden bilgi ve adaletine guvendiginiz kisileri hakem olarak tayin edin,problemlerin adini koyun,cozum yollari sunun,aldiginiz kararlari yazip imzalattirin(resmi baglayiciligi olan bir sekilde,turkiyede bu isler nasil oluyor bilmiyorum)bu kararlar arasinda”su evde oturulacak,her iki tarafin ailesinden kimse sozlu yada fiili tacize ugramayacak..vb)

      koca”bilgelik”demektir.Allah kendini kuculteni yuceltir,buyulteni alcaltir..siz hediyeyle gidin,guler yuzle gidin,gurur seytanin vesvesesinden baska birsey degil.insanlar anne babalarini secemezler.bu durumda esiniz de ailesinin magduru olmus oluyor.cahil ,kaba bir aileye denk gelmis olabilirsiniz ama sizin kayinpederiniz rasulullahin sav k.pederinden daha mi kotu?rasululahin sav kayinpederi onu oldurmek icin adam kiralayan,her firsatta savas acip hakaretler eden biriydi.
      ,bebeginiz buna deger.

      • BEYAZ İNCİ diyor ki:

        “bu durumda esiniz de ailesinin magduru olmus oluyor.”

        Tabi, tabi annesi tarafından kandırılmıştır zavallı kadın. Sütte leke var beyefendinin karısında leke yok.

        Sakın ha kardeş pirim verme ” siz alttan alın, bir fırsat daha verin, dediklerini yapmaya çalışın, suyuna gidin bir müddet, vb, vb” düşüncelere. Hele hele de bunları bir kadın söylüyorsa hemen uzaklaş oradan.

        Çünkü
        “armut dibine düşer” ” dokumasına bak bezi al, anasına bak kızı al” ve “katranı kaynatsan da olmaz seker, soyuna tükürdüğüm cinsine çeker”

        diye boşuna söylememiş atalarımız.

        Arkana bile bakmadan bitir bu evliliği. Bir süre kafanı topla ve sonra da git kendine yeni bir düzen ve yuva kur.Ayrıda olsan evlat yine senin evladın. Onu da boşayacak değiller ya senden.

    • .:. diyor ki:

      Üzüntü verici bir durum. Geçmiş olsun.

      – Şunu aklınızda bir kenarda tutun, Kadının hakkından ancak başka bir kadın gelir. (bu; anneniz, bacınız veya çok sevdiğiniz değer verdiğiniz bir yakınınız da olabilir.) Konu şiddet veya o yöne kayacak bir durum olabilirse de tek çözümdür. Velev ki içerisinde şiddet olsun. Bazı konularda çözüm bulmanın tek yöntemidir. Bu ülkemizde çok yenidir hatta bilinmemektedir .:) İhtiyacı olan veya olabilecek durumlarda, (öncelikle erkekler)

      Özellikle M E V C U T Y A S A L A R A En iyi çözümdür.

      – Malınıza sahip çıkın. (Sizin anlattıklarınızdan…….)

    • Emine diyor ki:

      Merhabalar Kemal Bey,
      Kanaatimce, ne denli olumsuz durumla karşılaşmış olsanız da, bir kere daha kızınız için karşılaştığınız tüm olumsuzluklara set çekip, karşı tarafa müsamaha göstermek suretiyle yeni bir başlangıç yapmalısınız. Israrcı olursanız, olumsuzluklardan arınmayı samimiyetle istediğiniz için de eşiniz bir süre sonra ailesinin etkisinden arınıp pişmanlık duyacaktır. (İnşAllah) Ayrıca eşinizle düzenli aralıklarla gidebileceğiniz bir psikolog ya da aile danışmanınız olsa ne iyi olurdu. Belki başta bu teklifinizi eşiniz kabul etmek istemeyecektir ama inanın düzenli aralıklarla giderek belki de problemlerinizi aşacaksınız. Belki bu aşamaları geçerek feraha erme süreciniz uzun sürebilir. Ama hiçbir zaman ümitsizliğe kapılmayın. En çok da evladınız için yapın bunları. O bütün zorluklara değer. Allah yar ve yardımcınız olsun.

      • BEYAZ İNCİ diyor ki:

        Oldu olacak beyefendinin tasmasının uzunluğunun ve renginin de nasıl olacağını söyleyin olsun bitsin.

        Tövbe tövbe…

        • Emine diyor ki:

          Selametle.. Size başka şekilde cevap yazma gereği duymuyorum BEYAZ İNCİ

        • gulay diyor ki:

          Valla dogru. Olmaz bu iş. Bosayin. Bebeginizi gorme hakkiniz var. Bebeginizi birakmayin yeter. Var boyle aileler. Hasta bunlar ya.

    • Yasin diyor ki:

      Çocuğu size karşı koz olarak kullanıyor ve kullanmaya da devam edecektir. Bu konularda daha önce deneyim sahibi Bir yakınınız varsa ona danışın. Şimdiden Bir avukata gidip olan biteni anlatın ve ilerde nasıl bir yol izlemeniz gerektiğin öğrenin.

      Barışırsanız ilerde de benzer şekilde tehdit edebileceğinizi bilin, şayet barışmam derseniz çocuğu unutun. Çünkü küçük yaştaki çocuk yasalarımıza göre her halükarda anneye verilir. Çocuk anneye verilince; sizi hem yasal, hem de şantajla çocuğu kullanarak sömürmeye devam edecektir.

      Tavsiyem çocuğu düşünüyorsanız şimdilik barışın ama Mümkünse üzerinizde sizi ilerde sömürebilecekleri ve rant elde edebilecekleri bir husus bırakmayın. Hatta eviniz bile kiralık olsunki üzerinde hak iddia edemesin.

      Kısacası siz daha yolun başındasınız ve gerçekten yardıma ihtiyacınız var. Hem hukuki hem psikolojik ben de manevi

    • hakan diyor ki:

      Sayın Kemal Bey, anlattiklariniza göre o evi bırakıp yeni eve gelmeyi istemesinin sebebi sizin de farkında olduğunuz gibi kendisi annesinin yönlendirmesi ile bu evlilikten bir ev ve araba alarak “kurtulmayı” planlıyor gibi. ona göre tazminat ve nafaka zaten cepte, bir de ev istiyorlar. evet mağdur olan sizsiniz, hakkı yenilen sizsiniz, art niyetli ve zalim olan onlar ama malesef bu kanunların olduğu ülkemizde derdini ancak marko paşaya anlatabilirsin… yani hiç bir devlet mahkemesi bu evliliği devam ettirecek bir tedbir almayacaktır. kanunlara göre karı koca arasında özel hayatın gizliliği olamayacağı için karına akıllı telefon al, görüşmeleri kaydeden program yükle ve bu programı gizle. haftada bir bütün görüşmelerini bilgisayara kaydet, yedekle ve güvenli yerde sakla. bu dinleyeceklerin ile senin hakkında gerçek emellerini ogreneceksin ve ileride Allah korusun mahkemeye dusersen delilin olur. yeni ev alırsan bile bunu kendi üzerine alma. fakat mesela sahte tapu ile evin senin üzerinde olduğuna onları ikna et. o zaman annesi planını aşikar edecektir. evet o insanlar dünya için bu yuvayı yıkmaya cesaret edebilirler. fakat masum yavrunu korumak senin mesuliyetin ve hatta her ne yaparsa yapsın karından da sen mesulsun. ona sözünü geçir. bazen sert, bazen yumuşak bazen bir satranç oyunu ile… seni sinirlendirip mahkeme için delil oluşturacaklar, bunun farkında ol. yazdıklarım için bana kem gözle bakma, inşallah senin masum yavrun huzurlu bir ailede kardeşleri ile büyür.

      • BEYAZ İNCİ diyor ki:

        “Damdan düşeni doktor değil en iyi daha önce damdan düşen başka birisi anlar.”

        Demiş Hoca Nasrettin.

        Tespit ve analizlerinizin tamamına katılıyorum sayın Hakan. Karşı tarafın “NİYETİ, YAPACAKLARI ve NİHAYİ AMAÇLARI konusunda kesinlikle haklısınız.

        Bence de beyefendinin bulunduğu yer tam bir YOL AYRIMI

        Bu saatten sonra beyefendiye düşen sadece iki tercihten birisini seçmek.
        KIRK KATIR MI, KIRK SATIR MI?

        Ya tasmayı kaynananın ve hanımının eline verecek bir ömür boyu KÖLELİĞE EYVALLAH diyerek ömrünün geri kalanını öz vatanında PARYA olarak geçirecek, yada her türlü risk göze alarak reste REST ile karşılık verecek.

        Başka çaresi yok.

        Kazası mubarek ola.

        • KEMAL diyor ki:

          haklısınız zaten su ana kadar reste rest durumundayım daha bebeğimin kokusunu bile duyamadım istiyorlarki kapılarına gideyim orda aklıma girecek birşeyler söyleyip duyugularıma yendirmek ama dayanacağım sabır ve dua ile henüz boşanma ile ilgili bir adım da atmadım onlardan bekliyorum 40 ı cıksın diye bir adetleri varmış onu bekliyorlar sanırım bakalım ne olacak evlat hasretini bana yaşattılar ya Allah’ıma havale ediyorum. bu arada şu anda işssizlik maaşı almaya başladım kendi işyerimden ayrılmış olarak haberleri yok :) üzerimde tek bir çöpün kaydı yok zaten :)

          • KEMAL diyor ki:

            size birde bayansanz eğer şöyle bir sorum oalcak bir kız genç bir kız bi amaç uğruna 3 yılını bi adamla geçirirmi ve nasıl rol yapabilir çünkü dediğim gibi işyerinde gerek sevgili gerek nişanlılıkta karı kocadan tek farkımız akşam aynı eve gıtmeyısımızdı ve sonunun bi hiç olacağını bile bile çünkü benim işyerim olmasına rağmen üzerimde hiç birşey olmadığını gerektiğinde 5 kuruşsuz dımdızlak olabilecek duruma getirebileceğimi kendimi biliyor buna rağmen nasıl bebeğe bakmayı planlıyor neye güveniyor acaba ailesininde tek gelir kaynağı özel şöfor olan babasının 2000 tl geliriyle gecekondularında nasıl bakacak

          • Süreyya diyor ki:

            Oğlum doğduğunda bebek tebriğine gelen herkesin “analı babalı büyüsün ” cümlesinin hikmetini anlamış oldum. Malesef etrafımda da hep buna benzer olayları gözlemledim. Ve o kadın lohusa . Çok hassas bir dönemden geçiyor . Canından can çıktı bu nedenle fiziksel olarak rahatsız. Sürekli bebekle ilgileniyor ve uykusuz kalıyor bu da düşünme gücünü etkiliyor ondan sağlıklı kararlar almasını ve uygulamasını bekleyemezsiniz. Hiç bir anne bebeğinin babasız büyümesini istemez. Bunun için sonuna kadar mücadele eder. Ve henüz bu evlilikte bu ilişkide bitmedi. Tekrar barışacağınızı ve tekrar deneyeceğinizi umut ediyorum. Bu nedenle lütfen akrabalar hakkında eşiniz hakkında kötü laflar etmeyip sessiz kalmayı tercih edin. Eşinizi sevdiğinizi söylüyorsunuz ki eşiniz içinde bu geçerlidir. Lütfen 40 ınımı bekliyorlar gidin ve o sürenin sonunda eşinizi ve çocuğunuzu alıp evinize getirin. Elinizden gelen herşeyi yapmamışsınız ki henüz. Şerefimi ayaklar altına aldılar diyorsunuz. Hayır yok öyle bir şey . Lüften alınganlık yapmayın. Şimdi siz bir babasınız kızınız için en doğrusu ne olacaksa onun adımını atın. Eşiniz döndüğünde bu konuları temcit pilavı gibi önüne çıkarmayın. Bir sorun olduğunda bunu eşinizle konuşun ben biraz ayrı durmak istiyorum gibi küsmek uzak durmak sorunu büyütür. Eşiniz gerçekten ayrılmak mı istiyor onunla oturup bunu konuşun sakince . Ve mal kaçırmak nedir ki. Rızkının içinde rızkım vardır ne biliyorsun. Sen kızın senle birlikte iken iyi şartlarda büyümesini istersin eşin senden ayrı olup kızını da aldığında kızının şartlarının kötü olmasını mı istersin. Şimdi bir eş bir sevgili gibi değil bir baba olarak düşünmenin zamanı. Eşine ev almayacağını ama başka bir evde kirada oturabileceğinizi söyle ve lütfen iki tarafada uzak durun biraz. Bir kendinize gelin. Ve artık ben ben demekten ikinizde vazgeçin. Benim annem senin annen demekten de vazgeçin. Bebeğin anne babası ile büyümesi gereken bir yaş. Eğer olmaz ise tekrar oturup boşanmayı konuşabilirsiniz. Şimdi senin tek yapacağın şeyin eşini alıp onunla tek başına konuşman. Buna bir şekilde onu ikna et. Evliliğinizin devamı için çabalıyacağını bunu maddi ölçütlere dayandırmasının anlamsız olduğunu bu çabayı ondan da beklediğini , eğer gerçekten olmaz ise oturup boşanmayı tekrar konuşabileceğinizi söyle. Bunları yapmakla inan şerefin ayaklar altına alınmış olmayacak şerefli bir baba olacaksın.

    • Abdullah Bir diyor ki:

      Bazı kadınlar Kadınlığının yetersiz olduğunu çok iyi biliyor. Bu kapasiteleri ile evlenmeleri halinde rezil olacaklarının farkındalar.

      Ama aleyhte olan durumlarını lehlerine çevirme konusunda da şeytanı bile şaşırtma da çok ustalaşmışlardır.

      şeytanın hocası bu tür kadınlar evliliğe girerken gayet bilinçli (!) hareket ediyorlar, Neyi ne için yaptığını ve ne istediğini çok iyi biliyorlar.

      Paranın altının, nasıl yaşayacağı ve sözde kocasına gerçekte ise “saf yurdum insanına” uzun bir süre nasıl ve ne şekilde cehannem hayatı yaşatacağının hesabını çok önceden yapıyor.

      Prestij kazanmak için evleniyor ve boşanıyorlar.

      Böylelikle hem evde kalmaktan kurtuluyor, hemde boşanırken mağdur kadını oynuyorlar.

      Eskilerin değimiyle “Bir taşla iki kuş birden avlıyorlar”

      Sen henüz yolun başındasın daha. Daha önünde çooook uzun bir yol ve ciddi sıkıntılar var. Senin anlayacağın her halükarda işin çok zor kardeşim.

      Allah yar ve yardımcınız olsun…

    • Abdullah Bir diyor ki:

      Bu işte art niyet olduğu en başta belli zaten.
      Başka bir ifadeyle Maçın sonucu hükmen belli.
      Uzatmaları oynamanın bir gereği var mı?
      Kurt kuzu postuna girmiş ve size sivri dişlerini çoktan göstermiş.
      Ama siz hala gözünüzü kapatıp burnunuzun dibine kadar gelen kurdu ve kullanıldığınız acı gerçeğini iyi niyet adına görmezden geliyorsunuz.

      Sonuç:
      İyi niyet kötü sonucu değiştirmez.
      Ders:
      Evliliği servet avcısı gören kadınlara dikkat etmek gerek.

    • Rumuz bayan diyor ki:

      Sayin kemal bey .size yol gostermek icin yaziyorum. Bende evliyim kayin validemden ayrilmak icin gun sayiyorum.cekin evinizi uzaklara

  10. Hasan diyor ki:

    Sema hanımın kitaplarında yer verdiği hikaye ve makaleler çok güzel ve açık bir şekilde bu tür konuları ifade ediyor. Eş adayımla hikaye ve makaleleri okuyup bir fikir alışverişi yapmak istiyorum. Böylece sorunlar farklı perspektiflerle anlaşılabilir hale gelir. Sema hanım, ‘Eşimle tanışmayı unutmuşuz’ kitabınızda ‘Gönülsüz aş’ hikayeyi bu sitede yayınlaya bilirseniz hepimiz çok faydalana biliriz. Kitabınızda en çok onu beğendim. Teşekkürler.

  11. grny76 diyor ki:

    Elinize sağlık valla tam benim kaynanamı tarif etmişsiniz. bende günlerdir neden yuvam yıkılıyor diye merak ediyordum. evim var işim var arabamızda var neden daha fazla kazanmıyorsun niye malın az gibi sebeplerle yıkılıyor işte. Ben herşeyi Allah a havale ettim.

    • sadık diyor ki:

      kurtarabiliyorsanız yuvanızı kurtarın ama eğer kaynananın açgözlülüğü yüzünden yıkılacaksa aman dikkat edin yoksa bu kadar maddiyatçı kaynana neyiniz var, neyiniz yok almadan kolay kolay boşatmaz kızını…mümkünse evi babanızın üstüne falan yapın, arabayı hemen satın, bankaya falan yüklü para koymayın, eğer işiniz kendi işiniz ise yandınız, kendi işi var, ayda şu kadar kazanıyor diye nafakayı yüksek istiyorlar, yok eğer bir şirkette çalışıyorsanız resmi belgelerde maaşınızı düşük gösterin (maddiyatçı bir kızla evlenen tanıdığım 6 ay sonra eşi boşanma davası açınca aylık 4 bin lira kazandığı işinden çıktı, balayı dönüşü sorunlar çıkartan kızımız nikahtan 1 ay sonra baba evine döndü sonra da çocuğun evi, arabası nesi varsa isteyip bir de bu 4 bin lira maaş alıyor o yüzden 2 bin lira nafaka istedi, ev allahtan babasının üstüneydi, düğün nedeniyle çok borç yaptıkları için tapu devir işlemlerini yapamamışlardı daha, damat da mahkeme de evet 4 bin lira maaş alıyordum ama eşimin yarattığı sorunlar nedeniyle psikolojim bozuldu, işime de yansıdı bu yüzden beni işten çıkarttılar, o zamandan beri işsizim dedi, tabi yine bir şeyler kaptırdı ama zararı minimuma indirdi en azından)…maalesef artık evlenmek için evlenmiyorlar, hele biraz malı mülkü varsa erkek tarafının 3-5 ay bilemedin 1 yıl evli kalalım, zaten o sürede de bin türlü bahane uydurur yanıma yaklaştırmam, sonra da boşanır yüklü bir tazminat ve ömür boyu nafaka adı altında maaş alırım planlarıyla yaşayan sahtekar çok maalesef…hatta bir ara Sema hanım yazmıştı herhalde, bir avukata boşanmak için bir kadın geliyor, avukat yuva kolay yıkılmasın, belki kurtarabiliriz diye sorunun ne olduğunu öğrenmek için bir kaç soru soruyor fakat ablamızın ilk cevabı kocam astsubay, 1.000 lira nafaka alıcam oluyor…daha 1 senelik bir evlilikmiş…maalesef evlenirken kızın/erkeğin kişiliği, karakteri, ailesi nasıl bir aile diye araştırma yapmıyoruz, nasıl brad pitt gibi yakışıklı mı, manken gibi güzel mi diye fiziki kriterler ve evi var mı, arabası var mı, kaç para kazanıyor gibi her an yok olabilecek şeylere odaklanıldığı için boşanma kaçınılmaz oluyor…Allah yardımcınız olsun

      • .:. diyor ki:

        Çok dogru ve gercekci günümüz durumunu özetleyen tablo, AB den ithal edilen yasalar böyle istiyor ve ülkemizdede böyle uygulanmaya başlandı ve artıyor. Rakamlar zaten bunu göstermektedir.

        Batı ülkelerindede Ahlaksızlığın cöküntüsüde bu şekilde. Daha önceki yazılarımızda da değimndik örnek ler verdik. Bu linkte oldukça fazla malzeme var.
        http://www.cocukaile.net/bosanan-erkekler-neler-cekiyor/

        Site genelini de takip eden ve olayların bir kısmını gerçek hayatta yaşayan ve gözlemleyen birisi ve araştıran birisi olarak Resmin bütününe bakarak özetle şunları söylemek gerekiyor..

        Şuan dünyadaki ve batıdan ithal edilen yasalarla, ülkemizde adalet bulacağını zanneden bir erkek varsa ve tedbirini almıyorsa vay haline derim. Bu yasaların hiçbirinde zerre kadar adalet yok, Üstelik dinimizle ilgili uzaktan yakından bağlantısı bile yok. Tamamen Rant üzerine kurulmuş bir sistem var..

        Sizin bahsettiginiz örneğe Cem Yılmazı göstermek yeterlidir. Yorum yapmak yakışıksız olur durum ortadadır.

        Çok kısa sürede Çok pahalıya patlamış.

        Yasalarla yönlendirilerek sözde hakimin elinde olan taktirine kalmış durum, Kadın erkek eşitliğinin konuşulduğu durumda eşitlik yok, B

      • grny76 diyor ki:

        maalesef kurtarmanın imkanı yok. çalışıyorum, kendi işini kuramadın başka ev arsa alamadın şu kişi alıyor sen alamadın inanın daha yeni tüm mobilyaları değiştirdim sırf gönlü olsun diye. annesinin sözünden çıkmıyor. hep kendilerinden yukarıya bakıyorlar . ortalama 1500 tl gelirim var bir iş meselesi de var ek iş olarak onada başlarsam 2500 bulacak. ama bu onlara yetmiyor en az 10 000 olması lazımmış yoksa kızımı alır giderim dedi. benim düşünceme göre onların dediği tüm çalışan insanlar eşlerinden boşanması gerekiyor. eskiden zorluk çektik bunları bahane ediyorlar o zamanda bile klimadan buzdolabına varınca yeniledim ama maalesef. kızımı çürüttün diyor neymiş en lüks yerden giyinmesi lazımmış . valla Allah biliyor evde yemek yapmasa laf etse bile bişey demedim bağırmadım hakaret etmedim. ama kafalarında bitirmişler artık.

        • sadık diyor ki:

          valla geçmiş olsun diyeyim, kurtarmanın niye imkanı yok? yoksa ev eşinin üstüne mi? inşallah değildir…eğer ev senin üstüneyse hemen babanın üstüne yap kimseye söylemeden, görünen o ki karşı taraf 6 ay – 1 seneye kalmadan boşanma davası açar, ne kadar erken devredersen evi, o kadar kurtarma şansın olur…eğer araba sana iş için lazım değilse, araç bozuldu, tamirde, arızası çok masraf tutuyor falan gibi nedenleler satışa çıkart…asla kaça sattığını söyleme, araç 10 ediyorsa, sen 5e sattım, masrafı da 5 tutuyordu falan dersin…ikinci işe gidip gelirini arttırıcam diye uğraşma, kendi boş vaktinden fedakarlık yapıp, daha çok çalışıp, daha çok yorulup kaynanayı memnun etmeye çalışmak ama bir türlü memnun edemeyip sinirlerinin de bozulmasına da gerek yok…evde eşin ya da kaynanan bu tarz cümleler kurduklarında bunları mümkünse ses kaydına al, hatta gizli kamera bile yerleştir, mahkemede çok işine yarar, yine forumun bir bölümündeki yorumlarda okuduğum bir şeyi hatırlatayım, eşi boşanmda haklı çıkmak ve de daha fazla tazminat alabilmek için eşim dün gece babanmın evine beni görmeye geldi ve beni dövdü diye polise şikayetçi oluyor, polis adamı arıyor, adam 2 haftadır Ordudaymış, uçak biletleri, şahitleri falan olmasına rağmen polis yine adamı nezarete atıyor ve de yalan söylediği, iftira attığı ispatlanan kadına dokunmuyor…bunlar en ufağı, bana şiddet uyguladı, tokat attı, dövdü, tehdit ettiler en başlangıç şikayetleri, iş yatak odasının mahremine kadar varabiliyor, en umulmadık iftiralar çok rahatlıkla atılıyor, utanma, haya falan kesinlikle yok, kusura bakma biraz böyle uyanıklığa kaçan şeyler öneriyorum ama çevremdeki bir kaç arkadaşdan, kendi öz kardeşimin boşanmasında gördüklerimden sonra inan bana az bile kalıyor, aşkım, balım, canım, cicimle başlayan ilişki boşanma aşamasında öyle safhalara geliyor ki aklın, havsalan almaz…o nedenle ne kurtarırsan kardır, hani verdiğin paradan ya da maldan değil de, kendini keriz, aptal yerine konulmasından dolayı çıldırıyorsun, o 3. sayfa haberlerindeki cinnet geçirip eski karısını, karısının ailesini doğrayanların senden, benden hiç bir farkları yok, hayatında karıncayı incitmeyen adamlar bir kaç kişiyi doğrayacak seviyeye gelebiliyorlar…Allah kurtarsın, umarım bu kötü aileden bir an önce kurtulup gerçekten aile, yuva kurmaya çalışan, gözü tok, gönlü zengin iyi bir aile kızı bulup yeni bir yuva kurarsın…

          • grny76 diyor ki:

            yok ev babamın üstüne. evliliği kurtarmanın dedim imkanı yok diye. bana diyorlarki çal çırp dolandır hatta bu lafı bile etti paran çok olsa başka kadınlar olsa önemli değil paran olsa yeter. kayınpeder zaten kukla kadın otur dedimi adam titriyor korkudan. kayınbirader parayı annesine veriyor evde karısına güvenmiyor da. durum böyle trajedi yani. Allah herkesin yardımcısı olsun.

          • sadık diyor ki:

            dediğim gibi bu konuşmalarını kaydet, mahkemede elini çok rahatlatır…bir an önce de kurtulmaya bak…eskilerin bir sözü vardır “evlilik sünnettir ama bazen boşanmak farz olur” derler…evlenirken sadece kız alıp, kız verilmez, aileler evlenir, aileler uyumsuzsa eğer dakika 1, gol 1 olur…eğer eşinizle oturup annesiyle arasına mesafe koymasını konuşun, annesinin evinin ayrı olduğunu ve sizin evinize karışamayacağını anlatın, siz ikiniz başbaşa kaldığınızda güzel anlaşabiliyorsanız kaynanayı çıkartın aradan, gerekirse kiraya çıkın ve başka semte taşının, size geliş, gidişlerini zorlaştırın, kabalık yapmadan uyarın, sertliğinizi görsün, kocasına hükmettiği gibi size de hükmedemeyeceğini gösterin…bir de bunların kimisi kızımı boşatırım falan diye atıp tutarlar, hele damattan da ses gelmezse iyice azarlar, ev içinde bu olay tekrarlanırsa direk ayağa kalkıp kapıyı gösterin, bir daha da özür dilemedikce ve bizim aile işlerimize karışmayı bırakmadıkça bu kapıdan giremezsiniz diye sert çık ve kov…çünkü o tarz kadınların anladığı dil budur…şimdiki gibi devam ederseniz çok yakında gazetelerde görürüz, o yüzden güzel bir vesikalık çektirin, gazetelerde çirkin fotolarınız çıkmasın…

  12. Tuğba diyor ki:

    Sema hanımın yazısı güzel bi şekilde kız annelerinin davranışlarını açıklamış.
    Şunu belirtmek isterim ki yazıda ki kız annesinin aksine bunları erkek annesi yaptı.
    Allah eşlere yardım etsin.

  13. asil gelin diyor ki:

    Seymen Bey, çalışmama bağlı olarak dedim farkındaysanız 6 ay1 yıl dediğin de ben çalışmıyordum fakat evlendiğimizin 2. ayında işe başladım yani çalıştığım için ev olayını hızlandırabilirdi. Kira ya da satın almak anlamında fark etmez önemli olan eşinin seni düşünmesi. Empati kurarsanız anlarsınız. Tatlı dil, güler yüz ellerine sağlık gibi sözler görgü ve terbiyenin gereğidir. Karşılık beklemek değildir.

  14. ali_cem diyor ki:

    Bir gazetenin yazarlarından birinin yazısı: “”Kadınlar Hakkında Yeni Devrim Yasaları Ve Uygulama Sonuçları””

    Yazının son kısmını dikkatinize sunuyorum.Ama en sonu daha da ilginç

    Açıklanan yasal değişiklikler ve uygulamaları bir arada düşünüldüğünde ulaşılan sonuçlar;

    Evlilik sayısında ciddi azalmalar olmuştur.

    Boşanma sayısında ciddi artışlar olmaktadır.

    Boşanma davaları artık kadınlar tarafından açılmaktadır.

    Evlilik yaşı yükselmiştir (kadınlar 25-erkekler 30).

    Dul, zengin, orta yaş kadın sınıfı oluşmuştur.

    Kadına yönelik şiddetin artışının bu yasa değişiklikleri ve uygulamalardan kaynaklandığı düşünülmektedir.

    Boşanma davalarının diğer bir sonucu bir milyona yakın çocuğun aile birliğinin koruması altında olmamasıdır.

    Kadına yönelik şiddet medya üzerinden abartılarak verilmektedir. Bir kısım feminist kadın hakları savunucuları her gün medya üzerinden propaganda yapmaktadırlar.”

    *****

    (Feministler Diyanet’e de sızmış, beş bin kadar kadın müftü yardımcısı, vaize, öğretmen tayin edilmiş: büyük bir vilayetimizin müftü yardımcısı, Buharî’de yer alan sahih bir hadîs hakkında, “Peygambere söyletmişler” diyecek kadar ileriye gitmiştir.)

    • .:. diyor ki:

      Verdiginiz bilgi icin tesekkur ederiz,

      Yazinin tamami burada, yazilanlar dogru tespitlerdir.

      http://www.milligazete.com.tr/koseyazisi/Kadinlar_Hakkinda_Yeni_Devrim_Yasalari_Ve_Uygulama_Sonuclari/16549#.Ujjcn0DU_UQ

      Uzun zamandan beridir bu tespitleri dile getirmeye gayret ediyoruz. Gerek Sema hanim, gerekse bir cok okuyucu, bir cok yazar bunlari dile getirmektedir. Malesef Bu konuda ben sunu uzulerek soylemek istiyorum. Sayin Aile bakani Sayin basbakanimizi bilerek veyahutta bilmeyerek yaniltiyor. Bir cok uygulamada Sayin Basbakanımızın hanimini da kullaniyorlar. Sayin bakan bu konularda cok yetersiz ve tecrubesiz ben kendisinin ard niyetli oldugunu dusunmek istemiyorum. Lakin ekibini ivedilikle kontrol etmesi gerekir. Uygulamalarin Cogu ana muhalefetin ilerleyen zamanlarda surekli elini guclendiren bir silah konumuna gelecek. AK parti iktidar olsa da evde zorla tutulan % 50 ye ragmen bu uygulamalar AB nin ve ana muhalefetin istedigi gibidir. ve Bu konuda cok iyi calisiyorlar. Bu sadece kadina siddet olayi degildir. O kadar buyuk rant var ve o kadar cok farkli yonlere etkisi var ki. Bunu gorebilen sorumlu kisiler daha cikmadi. Bunlarin hepsi ve etkileri. Biz vatandaslara zam ve vergi olarak geliyor ve daha agir olacaktir. (amac da budur. sozde sosyal devlet imaji verdirilmek isteniyor AB tarafindan. kulaga da hos geliyor.) Bu kisir dongu icine sokulmus AB uyesi ulkeler de vardir.

      Bir cok farkli yerdeki yorumlarimda uzun uzun dile getirmeye calistim, aslen cok daha fazla soylenecek seyler var.

      Butun bu uygulamalar AB uyum yasalari adi altinda Turkiyeyi dize getirmek icindir. Temel basliklar sunlardir.

      – sözde Kadina siddet uygulamalari adi altindaki AB uyum yasalari.
      – egitim alanindaki AB uyum yasalari,
      – Calisma hayati alanindaki AB uyum yasalari.
      – Saglik alanindaki uyum yasalari,
      – Hukuk alanindaki AB uyum yasaları,

      Bu basliklar altinda o kadar cok tuzak uygulamalar varki hemen hemen hepsi ayni kapiya cikmaktadir.

      Yazi uzun olmasin diye pek yorum yapmayacagim.

      Kisaca sunu soylemek istiyorum. Aile bakanliginin cogu zaman verdigi rakamlar eksik ve yaniltici, Butunlugu yok ve lokal, Resmin butununu yani Turkiyeyi gostermiyor. Rakamlardan anladigini soyluyor ve her firsatta ben aile bakaniyim herkezin bakaniyim diyor, Erkek siginma evi dahi yaptim diyor. Lakin rakamlar farklidir. asagidaki rakamlari ben biraz daha genis bakilmasi acisindan ve butunluk saglamasi acisindan % 90 dan fazlasini tuik verilerinden derledim. gerci orada da rakamlar pek boyle gercekci gibi durmuyor. siniflandirmalar ve kapsami dar. ayrica bircok baska rakam da gercekten uzak. dedikodu mahiyetinde birkac tane sokaktan belli kesimden ozellikle kadina sorularak yapilmis sozde arastirma rakamidir. Anlasilsin diye ben kendi arastirma ve duzenlemem olan 2008 den gunumuze gidisatin rakamlarini veriyorum asagidaki gibidir. Rakamlar felaket ve Turkiye hizla kaosa dogru gidiyor. Umarim Sag duyulu insanlar bir an once uyanirlar… Basbakanimizi da uyandirirlar.

      Buyurun rakamlar yorumsuz: tuik veritabanindan derlenmistir.

      Nufus 2008 71.517.100
      Nufus 2009 72.561.312 1,46%
      Nufus 2010 73.722.988 1,60%
      Nufus 2011 74.724.269 1,36%
      Nufus 2012 75.627.384 1,21%

      Bosanma 2008 99.663
      Bosanma 2009 114.162 14,55%
      Bosanma 2010 118.568 3,86%
      Bosanma 2011 120.117 1,31%
      Bosanma 2012 123.325 2,67%

      Evlenme 2008 641.973
      Evlenme 2009 591.742 -7,82%
      Evlenme 2010 585.715 -1,02%
      Evlenme 2011 592.775 1,21%
      Evlenme 2012 603.751 1,85%

      Olumler 2008 215.562
      Olumler 2009 280.531 30,14%
      Olumler 2010 294.501 4,98%
      Olumler 2011 312.249 6,03%
      Olumler 2012 320.967 2,79%

      Dogumlar 2008 1.294.227
      Dogumlar 2009 1.263.289 -2,39%
      Dogumlar 2010 1.255.937 -0,58%
      Dogumlar 2011 1.241.412 -1,16%
      Dogumlar 2012 1.279.864 3,10%

      İntihar Toplam Erkek 2008 1.924
      İntihar Toplam Erkek 2009 2.111 9,72%
      İntihar Toplam Erkek 2010 2.073 -1,80%
      İntihar Toplam Erkek 2011 1.876 -9,50%
      İntihar Toplam Erkek 2012 2.315 23,40%

      İntihar Toplam Kadin 2008 892
      İntihar Toplam Kadin 2009 787 -11,77%
      İntihar Toplam Kadin 2010 860 9,28%
      İntihar Toplam Kadin 2011 801 -6,86%
      İntihar Toplam Kadin 2012 910 13,61%

      İntihar Aile gecimsizlik Erkek 2008 213
      İntihar Aile gecimsizlik Erkek 2009 174 -18,31%
      İntihar Aile gecimsizlik Erkek 2010 195 12,07%
      İntihar Aile gecimsizlik Erkek 2011 156 -20,00%
      İntihar Aile gecimsizlik Erkek 2012 169 8,33%

      İntihar Aile gecimsizlik Kadin 2008 169
      İntihar Aile gecimsizlik Kadin 2009 92 -45,56%
      İntihar Aile gecimsizlik Kadin 2010 101 9,78%
      İntihar Aile gecimsizlik Kadin 2011 96 -4,95%
      İntihar Aile gecimsizlik Kadin 2012 83 -13,54%

      İntihar gecim zorlugu Erkek 2008 269
      İntihar gecim zorlugu Erkek 2009 305 13,38%
      İntihar gecim zorlugu Erkek 2010 254 -16,72%
      İntihar gecim zorlugu Erkek 2011 196 -22,83%
      İntihar gecim zorlugu Erkek 2012 231 17,86%

      İntihar gecim zorlugu Kadin 2008 20
      İntihar gecim zorlugu Kadin 2009 13 -35,00%
      İntihar gecim zorlugu Kadin 2010 19 46,15%
      İntihar gecim zorlugu Kadin 2011 19 0,00%
      İntihar gecim zorlugu Kadin 2012 15 -21,05%

      İstihdam Bosanan Toplam 2008 323
      İstihdam Bosanan Toplam 2009 360 11,46%
      İstihdam Bosanan Toplam 2010 421 16,94%
      İstihdam Bosanan Toplam 2011 479 13,78%
      İstihdam Bosanan Toplam 2012 565 17,95%

      İstihdam Bosanan Kadin 2008 193 59,8%
      İstihdam Bosanan Kadin 2009 216 11,92% 60,0%
      İstihdam Bosanan Kadin 2010 243 12,50% 57,7%
      İstihdam Bosanan Kadin 2011 278 14,40% 58,0%
      İstihdam Bosanan Kadin 2012 328 17,99% 58,1%

      • .:. diyor ki:

        Sayin bakanin kendi sayfalarinda aciklamasi,

        Aile icin, kadin icin ve erkek icin yaptiklari..

        Aile ve baba icin yaptiklarini daha dogrusu yapmadiklarini gorebilirsizniz, yazida gecen erkek kelimeleri pozitif esitligi anlatmak icin kullanilmis.

        Cok carpici ornek. Turkiyede yapilan degisik illerdeki kadin konuk evleri sayisi.

        122 adet erkekler icin ise sadece izmirde 1 adet 18 kisilik ve istanbulda 1 adet 12 kisilik.

        Turkiyedeki Aile ici siddet nedeni ile yasa kabulunden buyana 1,5 senede oldurulenen kadin sayisi 128 , ayni sekilde aile ici siddette oldurulen erkek sayisi 92 kisi

        yani oran % 58 e % 42 hemen hemen yakin sayilabilir. Lakin her halinden belli dostlar alisveriste gorsun diyerek kurulan erkek konuk evi sayisi sadece 2 tane, kapasitesi de toplam 30 kisilik. Karsta veya 81 ilin 79 unda siddet gorecek bir baba veya erkek buraya gelmek zorunda.

        Aile ici siddet nedeni ile olume oranla % 98 e % 2 bile degil. Asagidaki aciklamada Erkek kelimelerini metinden cikarmislar; bir kac tane unutmuslar ancak, o da sanki yazi anlami iyice bozulmasin diye.:)

        Asagidaki yazida, Sayin bakanin Esitlik nedeni ile, AİLENİN DİREGİ BABAYA yapacaklari, is bulma, meslek edindirme, maas iyilestirme, kres yardimi,kira yardimi, yol yardimi, okul yardimi, kamu haklarindan esit yararlanma,barolarda ucretsiz hukuk destegi, sinavsiz ise alim (memur olarak) Hukuktan esit faydalanma gibi bir cok calismalarini ve hedeflerini Fransa da anlatmistir. Tam da onlarin istedigi gibi!!!!!

        Yazi sayin Fatma Sahin e ait aile ile va bakanligin faliyetleri ile ilgili calismalarinin anlatildigi, tanitim sayfasindan alinmistir.

        ****** ilginc… asagidaki yazi icerisinde erkek kelimesi 4 defa gecmekte kadin kelimesi 20 den fazla..)) gecen 4 erkek kelimesi yazi butunlugu icin koyulmus. Anne kelimesi gecse dahi Baba kelimesi gecmemektedir…)) Kadin kelimesi ozellikle vurgulu olarak her yerde kullanilmis.

        Politikalar Bakanı Fatma Şahin, Paris’te

        Bakan Şahin, “Akdeniz İçin İşbirliği” tarafından düzenlenen “Kadının Sosyal Yaşamdaki Rolünün Güçlendirilmesi” konulu konferansta, Türkiye’de son yıllarda kadın haklarına yönelik gerçekleştirilen reformları anlattı: “Kadının insan haklarının korunması ve toplumsal yaşamın tüm alanlarına, ayrımcılığa maruz kalmaksızın katılması bakanlığın temel hedeflerinden biri” “Türkiye’de 2000’ler den buyana tüm mevzuatı, kadın erkek eşitliği ilkesini gözeten ve kadına yönelik şiddete sıfır tolerans tanıyan bir yapıya kavuşturduk”

        Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, kadınların ayrımcılığa maruz kalmaksızın toplumsal hayata katılmasını hedeflediklerini belirterek, “Türkiye’de 2000’lerden buyana tüm mevzuatı, kadın erkek eşitliği ilkesini gözeten ve kadına yönelik şiddete sıfır tolerans tanıyan bir yapıya kavuşturduk” dedi.

        Bakan Şahin, Paris’te “Akdeniz İçin İşbirliği” (AiB)” tarafından düzenlenen “Kadının Sosyal Yaşamdaki Rolünün Güçlendirilmesi” konulu konferansta konuştu.

        Türkiye’de son yıllarda kadınlara yönelik gerçekleştirilen reformları anlatan Şahin, “Kadınlara karşı ayrımcılığı önlemek, kadının insan haklarını korumak ve geliştirmek, kadınların toplumsal hayatın tüm alanlarında hak, fırsat ve imkanlardan eşit biçimde yararlanmalarını sağlamak; insani kalkınma, demokrasi ve toplumsal barışın olmazsa olmaz koşullarıdır” dedi.

        “Kadının insan haklarının korunması ve toplumsal yaşamın tüm alanlarına, ayrımcılığa maruz kalmaksızın katılması bakanlığın temel hedeflerinden biri” olduğunu ifade eden Şahin, yaşamın her alanında kadınların konumlarının güçlendirilmesi için çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi.

        Şahin, Bakanlığın başta yasal çalışmalar olmak üzere, kadın istihdamı, kadına yönelik şiddet ve karar alma mekanizmalarına katılım gibi alanlarda, ilgili kamu kurum ve kuruluşları, yerel yönetimler, medya, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği içinde çok sayıda çalışma yaptıklarını aktardı.

        “Türkiye’de 2000’lerden buyana tüm mevzuatı, kadın erkek eşitliği ilkesini gözeten ve kadına yönelik şiddete sıfır tolerans tanıyan bir yapıya kavuşturduk” diyen Şahin, yasal düzenlemelere rağmen uygulamada toplumsal ve kültürel nedenlerden dolayı problemler yaşanabildiğine vurgu yaptı.

        – Okullaşma oranı yüzde 90’dan, yüzde 98’e çıktı

        İlköğretimde okullaşma oranlarında son 10 yıl içinde önemli artışlar olduğunu vurgulayan Şahin, okullaşma oranının 2002-2003 yılında yüzde 90,98’den, 2012-2013 yılı için yüzde 98,88’e çıktığına dikkati çekti.

        Şahin, muhtaç ailelerin çocuklarının temel eğitim hizmetlerine tam olarak erişimini hedef alan bir sosyal yardım ağı oluşturmak amacıyla Türkiye’nin her köşesinde karşılıksız eğitim yardımları yapıldığına işaret etti.

        Kız çocuklarının okullaşma oranları ile ilköğretimden ortaöğretime geçiş oranlarını artırmak amacıyla, kız çocuklarına ve ortaöğretime devam eden öğrencilere verilen yardım miktarlarının artırıldığını vurgulayan Şahin, sözlerini şöyle sürdürdü:

        “İlköğretime devam eden erkek çocuklar için aylık 30 TL, kızlar için 35 TL, ortaöğretime devam eden erkeklere aylık 45 TL ve kızlara 55 TL tutarındaki ödeme, kadının aile ve toplum içindeki konumunun güçlendirilmesi amacıyla doğrudan annelere yapılmaktadır. 2013 Ocak-Haziran döneminde bu kapsamda 1 milyon 887 bin 969 öğrenci için 332,49 milyon TL ödeme yapılmıştır. Şartlı Eğitim Yardımları kapsamında 2003-2013 Haziran döneminde aktarılan toplam kaynak
        2 Milyar 847 Milyon TL’dir.”

        Kadına yönelik şiddetle mücadelenin çalışma alanlarının başında geldiğini kaydeden Şahin, bu kapsamda İstanbul Sözleşmesi’ni çekincesiz onaylayan ilk devletin Türkiye olduğunu belirtti.

        “Kadın konukevi sayısı 77’den 122’ye çıktı”

        Sözleşmenin iç hukuka yansıtılması amacıyla “6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun”un hazırlandığını ifade eden Şahin, bu kapsamda 7 gün 24 saat esasına dayalı olarak çok yönlü hizmet veren Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri açıldığını belirtti.

        Kadın konukevlerinin nitelik ve nicelik açısından güçlendirildiğini vurgulayan Şahin, kadın konukevi sayısını 77’den, 122’ye, kapasitesini ise bin 650’den, 3 bin 206’ya yükseltildiğini ifade etti.
        Kadına yönelik şiddetle mücadelede bilinç ve duyarlılığın artırılmasının, koruyucu hizmetler kadar önemli olduğuna dikkat çeken Şahin, bu kapsamda, medya çalışanları, kolluk, sağlık ve adalet personeline yönelik eğitim çalışmaları yürüttüklerini söyledi.

        2013 yılını “kadın istihdamı yılı” kabul ettiklerini ifade eden Şahin, kadınların ekonomik hayata katılımını desteklemek amacıyla kreş desteği, doğum, süt ve ebeveyn izinleri başta olmak üzere esnek çalışma modellerinin yeniden düzenlendiğini vurguladı.
        Dünya Ekonomik Forumu (DEF) çatısı altında Türkiye’de ekonomik alandaki cinsiyet uçurumunu azaltmak üzere harekete geçtiklerini ifade eden Şahin, bu kapsamda “İş’te Eşitlik Platformu” kurulduğunu söyledi.

        Suriye konusunda ortak çalışma teklifi

        Konuşmasında, Suriye’de yaşanan krize de dikkat çeken Şahin, savaşın en fazla kadın ve çocukları etkilediğini belirtti. Öte yandan Akdeniz İçin Birlik Genel Sekreteri Yusuf Amrani de Bakan Şahin’e Suriye konusunda ortak çalışmayı teklif etti.

  15. Ali_cem diyor ki:

    Ülkemizde gerçekten evliliğin suyu çıktı.Bu yazıdaki konu yüzünden hergün birsürü yuva yıkılıyor.Olan çocuklara oluyor.Hep otorite mücadelesi yüzünden.Kadınların ve kadının ailesinin erkek üzerinde ki otorite mücadelesinden.
    Gizli bir savaş var erkeğe karşı.Bunu da sadece muhafazakar,dindar kesim kadınları yürütüyor işin garip tarafı,ve maalesef.

    • seymen diyor ki:

      Muhafazakar, dindar kesimin kadınları sanki 30 yıl geriden takip ediyorlar gibi diğer kesimi. Biraz daha modern veya biraz daha liberal diyebileceğimiz kesim 30 yıl önce çok daha fazla feminzmi gündeme getirirdi. Şimdi aşırı çağdaş (!) ve marjinal guruplar ve birde çağdaş muhafazarkar veya çağdaş dindar diyebileceğimiz kesimlerin birinci öncelikli konuları arasında. Bir kesim bunun zararını gördü ve keskin söylemlerden vazgeçti.

      • Oktay Korkmaz diyor ki:

        Sa. Dediklerinize aynen katılıyorum. Laik _çağdaş ! kadınlar ve batılı kadınlar feminizmin zararlarını örûp. akıllandılar Ama bizim m
        tipler daha yeni bu kanunların keyfini çıkarıyorlar! Ama keyifleri kısa sürecek. Karanlığın en koyu olduğu nokta sabaha en yakın olan zamandır. 1988-1990 arası Viyana da Türk ve Avusturya ailelerinde bu gibi konuları çokçs duyuyordum.

  16. Ali_cem diyor ki:

    Son zamanlarda iyice moda oldu. Kız istiyorsun kız kendi memleketinde olmak istiyor.Kocasını kendi yaşadığı yere çağırıyor.Eskiden kadın kocasının memleketine giderdi şimdi tersi isteniyor. Türk erkekleri olarak evlilikten iyice soğumaya başladık. Buradan sayın başbakanımıza veya aile bakanımıza sesleniyorum:Lütfen ülkemizde kadınların evlenmek için koştukları şartlar çok ağır.Hem kimseyi beğenmiyorlar.Fakir,savaş olan yerlerde,türki cumhuriyetlerde,suriyede v.b kimsesiz kalmış evlenme yaşına gelen kadınları,kocasını kaybeden kadınları seçenek olarak sunsunlar.Nasıl ki koruyucu ailelikte yaptıkları gibi. Devlet bu konuyu internet sitelerine bırakmasın çünkü güvensiz.

  17. Hasan diyor ki:

    Kızına evlenmeden önce “kocan evin direğidir. Ona saygı göster, gönlünu kazan, sözünden çıkmamaya çalış, ve ailesine hürmet göster” diyen var mı? Çok mu zor? Bu öğutleri verin ve ona göre yetiştirin. Şüphesiz, hem kızınız, hemde siz mutlu olacaksınız. Keşke biraz kuranahlakı olsa bizde…

  18. TAHA diyor ki:

    Selamunaleyküm Sema hocam

    Evlenmeye hazırlanan veyahut evli çiftlere dersler veriyosunuz diye biliyorum.Bu konuda bilgi alabilirmiyim

  19. ŞENOL diyor ki:

    Sema Hanım; Yazılarınızı okuyup okuyup evlilikten vazgeçiyoruz:) Yazılarınızdan faydalanmak ve doğru bir evlilik yapmak için sizi takip ediyorum. Yazdıklarınızın çoğuna katılmakla birlikte okuduktan sonra ruhum kapkara oluyor. Hepsi başıma gelecekmiş gibi çekiniyorum. Yaşım 30 oldu ama bazen iyiki bekarım diyorum.

  20. ali diyor ki:

    sanki benim kaynanamı anlatmışsınız. ellerinize sağlık. evlenmeden önce de yazılarınızı takip ediyor olsaydım. şimdi bu hallerde olmazdım.

  21. Ahsen diyor ki:

    Ben kızının yuvasına dolaylı yada dolaysız karışmayan hiçbir annenin olduğunu düşünmüyorum.Bir şekilde her iki ailenin mutlaka etkisi vardır.İyi niyetle davranayım derken bile kaş yapayım derken göz çıkaran anneler var.
    Eskiden bu kadar yoktu.Ben şahit olduğum için söylüyorum kızı evli çocuğu var eşiyle aralarında çözülebilecek ufak tefek sorunları var ama anne kızının “bekar anne” gibi yanında yaşaması için elinden geleni yapıyor ve ben hayretle bir anne nasıl bu kadar çocuğunu düşüncesizce hayatını mahveder diye üzülüyorum.
    Bence daima kız akıllı olmalı..Bu durumda eşler ve babalar nasıl davranmalı birde o var.

  22. sela karabacak diyor ki:

    sayın sema hanım hocam o kadar güzel yazıyorsunuz ki benim size yazacak olduğum kelimeleri aydınlatıyorsunuz .ve çok güzelde cevabını veriyorsunuz.iyiki varsınız .sizin sayenizde çok yıkılan yuvaları sizin tavsiyelerinizle kurtarmış oluyoruz.sizleri ve bizleri yaratan c.allahımdan razı olsun .başarılarınızın devamını diler her zaman arkanızdayız. başarılar .

  23. h.irem diyor ki:

    çok yerinde olmuş bir yazı.. gerçeklerin tespiti bende evliyim ve kızım var kayınvalideme yakın oturuyoruz ve kızıma kayınvalidem bakıyor. Çalışıyorum deyince hemen ilk söylenilen çocuğuna annen mi bakıyor oluyor? hayır kayınvalidem deyince insanların yüz ifadesi değişiyor inanın yadırganıyorum desem abartmam neden bakmasın ki kayınvalidem evet bende annemin hakkı çok ben babasız büyüdüm onca zorlukla ama annemi hiç bir kenara atmadım hep başımın üstünde ama haddince kayınvalidemi hiç bir kenara atmadım eşimle birlikte orta yolda gitmeye hepsinin gönlünü yapmaya çalışıyoruz.. Yorumlarda çok ilginç geldi bana neden gerçekler bu kadar acıtır ki insanları ama nefis var ya nefis okuduğum bir yazı da nefisinizin istediğini değil aksini yapın rahat edersiniz diyor.. Kesinlikle herkes yerini bilmeli ve haklı bir yazı..

  24. canı canan diyor ki:

    Sema hanım yazılarınızı sürekli takip ediyorum;ancak bu yazınızda fazlaca abartığınız kanaatindeyim.”Görgüsüz,bencil,akılsız,cahil,menfaatçi” gibi tabirler fazlaca ağır olmuş.İnsanların gerçekleri kabullenmeleri için usluba ve kullandığımız kelimelere dikkat etmemiz gerekiyor.Yoksa kişi haksız da olsa bunları doğal olarak kabullenmek istemez ve savunmaya geçer.Bence yol gösterici üslup bu olmamalı. Kayınvalide sorununu yaratan anneler değil annesini hangi konuma oturtacağını ve nasıl idare edeceğini bilmeyen bireylerdir.Bu söylediğim hem erkekler hem de kadınlar için geçerli.Annelerimiz ne kadar değerli olsalar da yeri geldiğinde hayır demek ve gönüllerini kırmadan ailemiz içine müdahalelerini engellemek gerekiyor.Tabi bunu sağlamak için her türlü sorunun aile içinde kalması ve karı-kocanın bunları dışarı yansıtmaması gerekiyor.Aksi durumda özellikle de anneler koruyuculuk içgüdüleriyle hareket ederek aile içine müdahil oluyorlar.

  25. akıllı annenin akılsız kızı diyor ki:

    kıskançlık yapan genelde erkek anneleri oluyor.oğlunun başka bir kızın kontrolü altında olmasını hazmedemiyor.çünkü erkek demek otorite ve güç demektir.bir eve gelen hanım,o evi içten fethetmek istiyorsa erkeği kafalaması gerektiğinin bilincindedir(tabi saf değilse).erkeği avucuna aldıktan sonra evin kadını onu istediği kadar reddetsin.o yüzden bir erkeğin şemsiyesi her daim daha güvenli ve daha fazla söz sahibi olacağından kız evlatları değilde erkek evlatlarının elin güdümünde olması istenmez.bu en basit mantıkla bile böyledir.şimdi bu kadın kalkıpta yok kız anneleri ortalığı karıştırıyor diyor

    • selami diyor ki:

      “oğlunun başka bir kızın kontrolü altında olmasını hazmedemiyor.” Buyurmuşsunuz. Annenin bunu hazmetmesi mi normal olan. Kadının gelini oğlunu köle, uşak, maymun, palyaço yapacak; ondan sonra kadın da gelinine aferin çok iyi yapıyorsun diyecek, bu mu normal olan.

      Erkeğin otorite olabilesinin şartı onu otorite kabul edecek, o şekilde davranacak, ona göre saygı gösterecek bir kadın ve çocuklarla mümkündür. Kimse takmıyorsa ancak şiddete başvurularak otorite sağlanabilir. Yoksa siz şiddet yanlısı mısınız.

      Bu konular hakkında konuşabilmek için ya Sema hanım gibi bir arştırmacı-yazar olmanız yada hem gelin hem damat kayınvalidesi olmuş görmüş geçirmiş biri olmanız lazım. Yoksa taraflı olmanız sebebiyle bu konulardaki yargılarınızın hiçbir kıymeti harbiyesi olmaz.

      • zohre diyor ki:

        O degilde sen siddet yanlisisin heralde.karin istedigin gibi olmszsa kir agzini burnunu.cocuklarida sira dayagina cek.sorada arastirmaci yazarlarin yazilarindan medet um.git kendini at biyerden ki kimsenin cani yanmasin

        • selami diyor ki:

          Sayın Başbakan İsrail i suçlayıp eleştirince, savunma ve cevap ABD den gelmişti geçenlerde.
          Bu cevapta buna benzemiş.

          Biz şidet yanlısı değiliz, edep ve ahlak taraftarıyız. Evlenirken de ona göre evlendik. Evleneceğimiz kişinin ailesine baktık, dindarlığına baktık öyle evlendik ve çok önemli bir sorun çıkmadı elhamdülillah.

          Bizim evlerimizde (eşimin, benim ve ikimizin) yukarıdaki yorumda geçen “erkeği kafalaması” veya “erkeği avucuna aldıktan” gibi veya buna benzer ifadeler hiçbir zaman kullanılmaz. Bizim ailelerimizdeki insanlar bu üslupta konuşmaktan utanırlar. Utanmayanlara da ne desek boş.

          • akıllı annenin akılsız kzı diyor ki:

            bende sema hanımı eleştirmiştim ama cevap sizden gelmiş:)sanırım arada bazı gerçekleri farkeden kadınların çıkması işinize gelmemiş ki avukatlık yapmaya kalkışmışsınız.şişmiş erkeklik egonuzla; sizin erkekliğinizi kendi lehine kullanmayı başaran hanımınızla size mutluluklar diliyorum ama dikkat edin günün birinde hanımınız işine gelmeyen bir durum olursa sizle çatışmasın :)

          • selami diyor ki:

            Bekar olduğunuz nasılda belli, evlilik hakkındaki bilgileriniz çok sığ.
            Sen daha kendini bilmiyorsun ki nereden bileceksin beni, eşimi veya evliğimizi veya başkalarının evliliğini.
            İşine gelmeyen değil de her iki taraf için zor gelen durumlar arada bir olur ama sonuçta bir şekilde iş tatlıya bağlanır siz merak etmeyin !

  26. ali acer diyor ki:

    Rahmetlinin babaannem: “Gelini koca evinde saklayan gelinin annesidir” derdi.

  27. akıllı annenin akılsız kızı diyor ki:

    vay be!yıllardır hep kadınlar ailenin düşmanıymış da haberimiz yokmuş(!) :)

    • seymen diyor ki:

      Genelleme yok yazıda.
      Evet bazı kayınvalideler, görümceler, eltiler, gelinler aile düzenin ve dolayısıyla da toplum düzeninin düşmanı.
      Bu siteyi takip ederseniz daha bilmediğiniz birçok şeyi öğreneceğinizi garanti ediyorum. Okumak şart. :)

    • haberiniz olsun! :) diyor ki:

      yukarıda (bir sonraki)yazdığınız erkek annesi örneğinde çok bellii oluyor,habersiiz olduğunuz…

      Ha !bu arada!

      verdiğiniz örnek teki gibi bazı kaynana vb.kaynanalar da aile düşmanı oluyor (sizin tabirinizle)…onlarda kadın haberiniz olsun… :)
      savunayım derken……..

      • akıllı annenin akılsız kzı diyor ki:

        ileride kaynanam veya görümcem olacak şahısları savunduğumu nerden çıkardınız ki?”ben kaynanamı seviyorum”diyen kadın palavra atıyordur.numara yapıyordur,kocasıyla arası açılmasın diye kaynanasına yaranmaya çalışıyordur.hangi gelin kaynanasını sever ki?seviyorumk diyenler anca numara oynuyordur.

        • hasret diyor ki:

          ben kaynanamı ,görümcemi ve hatta eltimi gerçekten Allah için seviyorum .bu gerçek ..sanırım siz hep kötü örnekleri görmüş bu sebeple ön yargılı olmuşsunuz..
          Yine söyleyeyim bazen insan anlaşamadığı noktalar olsada ,ki bu anakız arasında bile olan durumlar..ben eşimin ailesini gerçekten seviyorum ve eşim için değil onların bana karşı olan sevgisi,saygısı v.s gibi tutumlarından dolayı seviyorum..bu çok zor değil bence.. benim gibi çok var..en azından arkadaş çevremde çok sayıda var böyle…

          • seymen diyor ki:

            “Yine söyleyeyim bazen insan anlaşamadığı noktalar olsada ,ki bu anakız arasında bile olan durumlar..”
            Evet aynen böyle. Kimse kusursuz değil. Olumlu taraflara bakmak lazım.

        • haberiniz olsun!:) diyor ki:

          @akıllı annenin akılsız kızı
          kaynananızı savunduğunuzu ima etmedim zaten. işim çıkınca devamı yarım kalsın istedim.belki anlaşılır dedim .Yanılmışım 😉 sanırım yanlış anlaşıldı.kadınlara bir yandan toz kondurmuyorsunuz.diğer yandan savunduğunuz bir konuyla kendiniz çelişmişsiniz.kendi de kadın cinsinden olan kayınvalideyi eleştiriyorsunuz .:) hem kadınların yuva düşmanı olmadığını ima ediyorsunuz,hemde yuvaları ençok yıkmaya sebebiyet veren kötü kayın valide örneği veriyorsunuz.çelişmişsiniz demek istediğim buydu.yani sizde *çırpıcı anne *misali ile eleştirdiğiniz yazarı onaylamış oluyorsunuz
          haberiniz olsun!

          • evliliğim yıkıldı diyor ki:

            benim evliliğim anlatılan sebeplerden dolayı yıkıldı. yani zamanında babasının annesini dövmesinin sorumlusu benmişim gibi eşim ve kaynanam sürekli yuvanın yıkılması için ellerinden geleni yaptılar.
            peygamber efendimiz kızı fatmaya diyordu ki: ” kızım sen Ali ye eş ol ki oda sana köle olsun” ama şimdiki anneler veya babalar diyor ki: ” kızım kendini ezdirme biz arkandayız”

  28. akıllı annenin akılsız kızı diyor ki:

    neden bütün kadınları çevrenizdeki kadınlar gibi sanıp genelleme yapıyorsunuz?

    • seymen diyor ki:

      İsimde bir yanlışlık olmuş herhalde. :)
      Sanırım “akılsız annenin akıllı kızı” yazacakken ‘akıllı annenin akılsız kızı’ yazmışsınız.
      Birincisi sözleriniz baya akıllıca, ikincisi anneniz akıllı olsaydı bu kadar sivri dilli olmanıza müsade etmezdi. :)

      • Sudecan diyor ki:

        Biraz ağır olmamış mı seymen bey???

        • seymen diyor ki:

          Biraz ağır ama mütekabiliyet açısından da bakmak lazım!

          Ben ve diğer sayın yorumcu gibi adı sanı belirsiz birine karşı yazılanlar mı daha önemlidir yoksa herşeyiyle bilinen birine karşı yazılanlar mı? Bir düşünün isterseniz.

          • akıllı annenin akılsız kızı diyor ki:

            siz de akıllı bir annenin oğluna benziyorsunuz

          • akıllı annenin akılsız kzı diyor ki:

            ben evli olsam ve kocamla tartışsam annem büyük ihtimal kocamın tarafını tutar ve beni paylar.bundan adım gibi eminim:)hatta kocam beni evden kovsa iyi yapmışsın der.ama annemin bazen akılsız olduğunu da düşünmüyor değilim.nden mi?çünkü babam gibi bi adamla evlenmiş.gerçekten aklı nerdeymiş onu merak ediyorum.

          • Yasin diyor ki:

            akıllı annenin akılsız kzı diyor ki:
            -“annemin bazen akılsız olduğunu da düşünmüyor değilim.nden mi?çünkü babam gibi bi adamla evlenmiş.gerçekten aklı nerdeymiş onu merak ediyorum.”-
            ______

            Daha önce yazdığım bir cümle, sizin bu yorumunuza uymuş :)

            “Herkes şahit olduğuyla tanıyor dünyayı. Sanırım tüm erkekleri şiddete meyilli görenlerin, yakın çevresindeki erkeklerle bir şiddet sorunu vardır.”

          • Necmettin diyor ki:

            ”annemin bazen akılsız olduğunu da düşünmüyor değilim.nden mi?çünkü babam gibi bi adamla evlenmiş.gerçekten aklı nerdeymiş onu merak ediyorum.”

            Bu topraklarda kendi öz babasına bu kadar saygısız insanlar nasıl yetişti diye şaşıyorum.
            Toplumca cürüyoruz sanki – eskiden büyüklerimize böylemi davranıyorduk.

            Bu yozlaşmanın sonu ne olacak?

      • akıllı annenin akılsız kızı diyor ki:

        çok komiksiniz gerçekten

        • hakan diyor ki:

          Sizin bu yazilarinizdan yillar sonra bir dizide tesadüfen rast geldim. Bir kız çocuğunun babası eline bıçak almış, kıza bir şey söyletmek için kızın oyuncak bebeğini kesmekle tehdit ediyordu, kendi öz kızını. bu senaryoyu yazan kişi aklı sıra babaların böyle olduğunu söylüyor, hadi o vatan haini diyelim. hayatinda babasindan hiç şiddet görmemiş annem bile o diziden sonra garip davranmaya başladı. artık genç kızların ne çok etkilendiği belli olur. evet, turkiyede savaş yok, fakat yukarıdaki bir yorumda da söylendiği gibi zamanın aile bakanı fransada aile için yapılanları anlatıyor. hani urfa, antep gibi şehirleri işgal eden, hani bizde gözü olan fransızlar basarilarimizi işitince hislenmislerdir….

  29. nurgül diyor ki:

    Gerçekten devir değişti eskiden bi kız gelin gittiği yere daha çok uyum sağlarmis. Kendi annesinden çok kayınvalidesi ile gezermis. Artık herkes kendi kızıyla geziyor. Kızlar hiç evli gibi değil anne evinden çıkmıyorlar. Çocuklarını annelerinin evinde büyütüyorlar. Damat şikayetçi oolmasa bile artık hiç bir anne kızına evlendin evini yuvani bil demiyor. Doğuda yaşıyorum burda bile artık böyle. Köylerde çok yok ama şehir merkezlerinde çok var.

  30. mehmet yetim diyor ki:

    SEMA HANIM,
    Konuyu sadece kız annesi “kaynanalar” özelinde ele alarak incelediniz.Türk roplumu hızla moderneşiyor. Kadınlar açısından Modernleşme çalışma hayatının her alanında yer almak,ekonomik bağımsızlık,erkelerin etkisizleştirilmesi ve/veya ehilleştirilmesi ve benzeri hedefleri içeriyor.Modernleşme demek toplumu kadınların etkise ve yönetimine sokmak demektir.Anlattığınız olaylar modernleşmenin ve sekülerleşmenin sonucudur.Bir şeyin nedeni gerçekleştirildiğinde sonucuda gerçekleşir.(sebeb-sonuç ilişkisi ).Toplum olarak modernleşme sürecinin elim sonuçlarını daha yeni yeni yaşamaya başlıyoruz.Toplum hayatında aktif olarak yer alan ve geneli klasik sistemle yetişen 35-45 yaş arası nesiller sahneden çekildiğinde asıl o zaman mesele daha iyi anlaşılacaktır.

    • .:. diyor ki:

      Mukemmel tespit, cok kisa ve net ozetlemissiniz,

      30|50 yas arasi ve bizim ulkemizdeki toplumun bir kesiminde bu daha hizli bir kesiminde ise daha yavas olacaktir. Avrupa ve musluman olmayan toplumlarda ornegin hristiyan katoliklerde bu dini cok cabuk birakan ve ateist kesimlerde daha fazla ve hizli olmustur. bizde de Dinini yasayan ve daha kapali kesimlerde de yavas olacak diye dusunuyorum.

      Bu durumu 80 ler dizisini izleyen insanlar oradaki aile yapisini gozlemleyen, Babanin, aile reisinin, Anne ve cocuklarin rolunu ve gunumuzdeki degisimlerin, gerek medya yolu ile gerek kuresel entegrasyon ile hatta kuresel entegrasyona bagli olan yasalarin bu amacin hedefine uydurulmak icin uygulamaya alinmasi ile, malesef ki bizim ulkemizdeki bu yasalara karsi olan gozu kapali kabul etme istegi ve onlardan daha hevesli sahiplenmeden dolayi, diger daha inancli olan kesimde kendi icinde farkli olarak bu yonde ilerlemektedir.

      Bu kesime ornek vermek gerekşirse, Belki icki icmeyebiliyor, belki orus tutabiliyor veya cuma gunleri namaz kılabiliyor, fakat dinin gereklerini tamami ile yerine getirmiyor, giyim ve davranis bicimlerinde bu gorulebiliyor.

      Bu yuzden bir kesimi direk, bir kesimi ise dolaylı yoldan bu yola sokuyorlar. Bu ayrisim suan gunumuzde cok net gorulebiliyor.

      Benim gorusume gore burada amac aile yapisinin bozulmasi, aile yapısının bozulmasi ile birlikte zayif olan kesimin ,(cocuklar ve kadinların bu yonde kullanılması) sizin dediginiz gibi Ulkemizdeki icinde bulundugumuz zaman diliminde 35-45 veya 30 – 50 yas arasi kesimin saglamligi devam ederse. Diger toplumlardaki cokusu cok net olarak gorebilecektik, Batida bu yıkım cok hizli oldu. Bizlerde onlara hizla benziyoruz veya benzetilmeye calisiliyoruz..

  31. zehra diyor ki:

    benim annemle eşim genelde bir olup bana karşı olurlar :) çok şükür 6 yıldır evliyiz aileler arasında hiç sorun çıkmadı,ailelerimiz birbirini,bizlerde karşılıklı ailelerimizi çok seviyoruz… evleneceklere tavsiyem çok dua edin ama dört dörtlük ayrıntılarıyla dua edin,Rabbim içten edilen duaların karşılığını mutlaka veriyo … :)

  32. salih özgür diyor ki:

    TABİİ ERKEK ANALARID VAR CAZU VE CADOLOZ OLAN ,BEN SEVMEDİĞİM ESNAF ARKADAŞ VARDI ,BİR DUL ÖĞRETMEN KIZLA EVLENMİŞ ,6 AY SONRA BOŞANMIŞLAR SEBE OĞLAN ANASI CAZU KOMŞULARINA DEMİŞKİ BİZ ONU MALI MÜLKÜ İÇİN ALDIK DEMİŞ ÖĞTERMEN KIZI HERGÜN DÖVMÜŞ OĞLU MALIN TAPUSUNU ÜSTÜME YAPACAKSIN DİYE BENCE GELİNİ CAZU KAYNANA DÖVTÜRMÜŞTÜR, BEN CE AKILLI ,KIZ VE OĞLAN ANALARININ LAFIN AGZINA GELİP NE KOCASIYLA ,NE KARISIYLA ARALARINI BOZMASINLAR ,KAYNALARA GELİN VE DAMATTAN SÜRESİZ KADRO DIŞI EVE YAKLŞMAMA CEZASI VERİLMELİ USLANMZLARSA HAPSE ATILMALI :)

  33. Ahsen diyor ki:

    Çok doğru zamanın artık değiştiği.Şimdi kız anneleride fazlasıyla olaylara müdahil oluyorlar.
    Herşey bence kızda bitiyor.Nasıl erkek ailesi ve eşi arasındaki dengeyi iyi sağlaması gerekiyorsa kızında aynı şekilde doğru davranması gerekir.Bence çoğuda iyi niyetten aslında ama dediğiniz gibi iyi niyet her zaman iyi sonuçlar veremeyebiliyor.Bir anne kesinlikle kızını evlenmeden önce hazırlamalı yada kızların bu konuda kendilerini geliştirmeleri ve psikolojik olarak hazırlanmaları gerekir.

  34. salih özgür diyor ki:

    AKILLI KIZ NASIL BULUNUR ?
    SA, SEMA HANFENDİ HARİKA BİR YAZI TEBRİKLER,GEÇENDE LİSEDEN BİR TAKSİCİ ARKADAŞIM VARDI BANA EVLENDİN Mİ DİYE SORDU YOK DEDİM ,BU ARKADAŞI KAYNASI KÜÇÜMSEMİŞ TAKSİCİ DİYE ARKADAŞTA KIZINI KAÇIRMIŞ OH OLSUN BÖYLE KAYNALARA ,DEVAM ETTİ SALİH BEN BOŞANDIM DEDİ ,BAŞKA BİR KIZLA EVLENDİM ,YAP YA NİYE KAYNANAM YÜZÜMDEN AYRICA BU ARKADAŞIN 3 BALDIZI VARMIŞ O CADOLOZ KAYNANA YÜZÜNDEN 4 DAMAT O KADININ 4 KIZINIDA BOŞAMIŞLAR, ŞUNA EVLİ ARKADŞLARIMI DİNLİYORUM GENELDE YÜZDE DOKSAN KAYNALARINDAN ŞİKAYETÇİLER. DAMATTAN EMRİN OLUR KAYNACIM DEMELERİNİ BEKLİYORLAR….15 GÜN ÖNCE TOKAT AİLE İRŞAT BUROSU KOORDİNATÖRÜ ŞEYMA YELTENİ ZİYARET ETMİŞTİM ,SİZ DİYANET MENSUPLARINIZIN TASAVVUF VE NEFİS TERBİYESİ SORUNUNUZ OLDUĞUNU İFADE ETTİM ,HER ŞEYDE GÜZEL AHLAK LAZIMMM….

  35. zohre diyor ki:

    Yahu allah askina diyorum artik sana biri bu erkek haklarini savun diye para mi veriyor.yoksa tek erkeklermi dert yaniyor bu nadil bir tek tarafli bakis acisi.kitaplarini okudum hosuma gitti.30 yazidan biri erkeklere yonelik.yani hep kadin kotu seytan.elini vijdanina koy.senden gazi alan erkekler iyice saha kalkiyor.

    • Realist diyor ki:

      Gerçekler acıdır fakat yemesini bilene tatlı gibi gelir :)

      • sema diyor ki:

        bu gerçek değil resmen sizin nefsinizin işine gelmesi!

      • akıllı annenin akılsız kızı diyor ki:

        sema maraşlıya göre gerçekler:
        -hep kadınlar ortalığı karıştırır(kendi kadın değil heralde!)
        -erkekler o kadar ahlaklı(!) o kadar masum(!)sdur ki,çocukların erkeklere emanet edilmesi gerekir.
        bu hanımın gerçekleri maalesef bizim gerçeklerimiz olamaz.o kendi dünyasında erkek okurlarıyla kendi çapında eğlenmeli.hep kadını suçlamalı,he arada bir şöyle erkeklere de dokundurmalı.kitabınıznn birinde diyordunuz ki:
        “kadınlar kocalarını çok sevmeyecek ama anlayacak,erkeklerde hanımlarını çok sevecek ama anlamaya çalışmayacak”.şimdiiiiiii,erkekleri savunuyordunuz ya,onları koruyordunuz ya,o zaman bu ne perhiz bu ne turşu sema hanım?neden sevme işini erkeğe yıktınız?sanırım kendiniz”ensesine vur lokmasını al”cinsinden bi erkeği kendinize bağlamışsınız ki,
        bu kadar rahat atıp tutabiliyorsunuz.bu toplumun belki de çok küçük elit bi kesiminin sürdüğü hayatı sanki legal miş gibi gösteriyorsunuz.artık ahlaksızlık yapan erkeklerin çok geçerli sema maraşlı maddeleri olacak bu gidişle heralde,durum bunu gösteriyor.bir ailede kadın istediğini yapabiliyorsa,bu o ailedeki erkeğin erkeklik yapamadığının göstergesidir zaten.kadınlar erkekler yüzünden erkekleşirler

        • ismet badem diyor ki:

          Hakarete varan ifadeleriniz var, lütfen dikkatli konuşun, beğenmiyorsanız Ayşe Kulin Mine Kırıkkanat vs okuyun siz de, zorla mı okutuyorlar istifade eden eder…

          • ilay diyor ki:

            akılsız kıza cevaben:ismet beye kesinlikle katılıyorum..evlimisiniz bilmem ama evliliğe sizin düşüncelerinizle başlandığı vakit ne siz mutlu olabiliyorsunuz ne de eşiniz.8 senedir süren mutlu giden bir evliliğim var fakat mutluluğu yaşayarak öğreniyor insan…şu sizin sahip olduğunuz düşünceler yüzünden ne yıl dönümlerim ne doğum günlerim ziyan oldu…şimdi artık mutluluğu özel günlere yada beklentilerime bırakmıyorum. hz muhammed kızı fatıma ya evlenirken ‘sen eşine kul ol ki o da senin kölen olsun’buyurmuş.sema hanım bence kadın gözüyle erkeklere kul olmayı dolayısıyla onları kendimize köle etmenin formüllerini veriyor.diğer yazılarını okursanız bunu daha iyi anlayacaksınızdır. bende annesine fazlaca bağlı bir evladım.ama annemin evliliğime mikser olmasına da izin vermem.annem elhamdülillah damadını çok sever ama anne gönlünün üzüldüğü şeyler olduğunda da eşimin olumlu özelliklerini sayıp bunların benim hayatımda daha önemli olduğunu dile getiririm sema hanımın parmak bastığı nokta da bu zaten kadının fitneliği olumsuz özellikleri değil..hem eşlerimiz bizim can yoldaşımız,hayat arkadaşımız,mutlu olmak için mutlu etmek bir zahmet…

          • .:. diyor ki:

            “eşlerimiz bizim can yoldaşımız,hayat arkadaşımız,mutlu olmak için mutlu etmek bir zahmet…”

            Bu kadar basit aslında hem erkek hem de kadınlar icin. Pozitif ve yapici yaziniz icin tebrikler.

            Sanırım Akilsiz hanımefendi konuyu yanlis anlamis;

            Yeni katilan ve yorum yapan kardeslerimiz, bekar olabilirler, evlilik hazırligi yapiyor olabilirler, evli olabilirler veya yeniden evlenmeyi dusunuyor olabilirler. Buradan baslayabilirsiniz, oldukca faydalidir. Yalniz dersleri aksatmayalim ve uygulamalarinizida neticelerinide paylasiniz…:)

            http://www.cocukaile.net/1-ders-sevgi-saygi-ikram/

            Aslinda gereksiz yere tartismaya gerek olmadigini dusunenlerdenim, Belli ki baska seylere kizilip genellenmis.

            Makalenin basligi

            cok acık ve net aslinda . Tekrar okur iseniz.

            “Yuvaları Karıştıran Çırpıcı Anneler”

            bu sekıldedir.

            Buradan bazi kadinlarin cirpicilik yaptigindan bahsedilmektedir. Bu tespitleri dile getirmistir. Gayet dogal ve var olan bir seydir mantiklidir. Bundan sikayetci olanlarda zaten bu baslik altindaki yorumlarda bunu dile getirmistir. Oyle gercekci ki, kendi kaynanasini goren erkek evliler var, ayni sekilde kadin evliler de var. Sizin veya cevrenizdeki ornekler farkli olabilir bu da gayet normaldir.

            Bu demek degildir ki butun kadınlar dogustan cirpicidir.. Allah korusun, Allah korusun..

            Diger yazilarda da genelleme yapilmiyor, Bizler de yazdiklarimizda buna dikkat edelim lutfen. Erkekler boyle, kadinlar boyle diyerek totancilik ile bir kesime veya bir kisiye hakaret etmemeliyiz. Genc kardeslerimize de ornek olmaliyiz.

          • ali diyor ki:

            ilay hanım. gerçekten güzel bir cevap vermişsiniz. Allah mutlulupğunuzu daim etsin. gerek sema hanımın verdiği mesajları, gerekse kadın ve erkeğin nasıl olması gerektiğini iyi kavramışsınız. darısı benim eşimin başına.

          • akıllı annenin akılsız kızı diyor ki:

            “hz muhammed kızı fatıma ya evlenirken ‘sen eşine kul ol ki o da senin kölen olsun’buyurmuş.”

            peki ben neden kendi annemin babama kul olmasına rağmen babamın ona köle olduğunu göremiyorum?

            ayrıca,”sema hanım bence kadın gözüyle erkeklere kul olmayı dolayısıyla onları kendimize ^KÖLE^etmenin formüllerini veriyor.”dikkat çekeyim KÖLE demişsiniz.bir erkeğin bir kadına köle mi olması gerekiyormuş???bu nasıl mantıktır Allahım.siz kendinize resmen köle erkek arıyorsunuz ama ben aramıyorum

          • zohre diyor ki:

            Farkli dusunmek hakaret degildir.aksine dusunmemizi saglar.niye rahatsiz oluyorsunuz bukadar.buraya yorum kosesi koyulduysa herkes dusuncesini sinirlari asmadan yazar.herkes ayni seyi soyleyemez.allah cesitliligi sever.

          • seymen diyor ki:

            Farklı düşünmek hakaret değilidir tabii. Ama saygıyı da elden bırakmamak önemlidir.
            Mesela biz bu sitede genellikle diğer insanlara karşı birşey söylerken ‘siz’ diye hitap ederiz, ‘sen’ diye hitap etmeyiz. Sanırım anlaşılmıştır.

        • ilay diyor ki:

          yorumlarımı yanlış anlamışsın akılsız kız…seni kendimden örnek vererek aydınlatayım biraz.eşimle ne nişanlılığımızda nede yeni evli olduğumuz dönemlerde kendimize ait hiçbir sorun yaşamadık.hep ailevi problemlerimiz vardı külltür farkından kaynaklanan ama beraber aynı pancereden baktıkça başımız ağrısada bizim ilişkimizi etkilemiyordu daha doğrusu biz öyle sanıyoduk ben her gece sıkıntıdan mide bulantıları yaşıyordum tabi yaşımın küçük olmasından ve tepki vermediğimdn dolayı içime atıyordum..bana göre ben eziliyordum eşimle durumumu paylaşıyordum zamanla fark ettimki ben ezilirken ezmişim eşimi.bu sadece bir örnek.mesela bu konuda farkındalığım oluştuğunda eşiminde tahammülü zayıflamıştı.sema hanımın bu konuya dair yazısını okuduktan sonra eşimden helallik istedim ve olayları gülerek karşılamayı öğrettim kendime.zaman herşeyin ilacıdır ya şimdi farklılıkları da epeyce aştık çok şükür…bu değiştirebileceğim birşeydi.olaylar değişmesede bakış açım değişti ve sorunlar artık benim için sorun değil.bazen de insanın değiştiremeyeceği şeyler vardır.asla annenizi suçlamak için söylemiyorum ancak iki kişinin arasındaki sorunu ancak o iki kişi bilir.bunun için peşin fikirli olmayın…insanın değiştiremeyeceği şeyler de bizim için imtihandır…bunada bu gözle bakmak lazım…eşimi köle etmekten önce ona kul olmaktan bahsetmiştim bu cünleyi atlamışsınız sanırım…rabbim gönlünüze göre versin…

    • seymen diyor ki:

      “Erkek anneleri ile ilgili daha önce yazdığım için bu yazım sadece kız anneleri ile ilgili.”

    • Fatma diyor ki:

      zohre hanim, bir kadin olarak bu yaziniza hiç katilmadim. Bir sorun, kavga çikinca, suç sadece bir tarafta olmaz. Kadinlar da erkekler de hasa günahsiz degil. Özellikle kadinlar bazen çok sinsi bir sekilde, yuvalar yikabiliyor. Sema Hanim evet ara ara kadinlara daha çok öneri, tavsiye yazsa da, bu kadinlarin kötü seytan oldugu anlamina gelmez! Kadin duygusal bir varliktir, erkek gibi mantigi ön plana almadigi için, çogu zaman hislerine yenik düsebiliyor. Mesela kiskançlik yüzünden, kizinin veya damadinin yuvasini yikabiliyor. Herkes önce kendi nefsini terbiye etmeli, ne kadin ne erkek kusursuz degil. Allahü te’ala bizi nefsimize ve seytanimiza uymaktan korusun insallah, amîn..

    • ismet badem diyor ki:

      Niyete bakın siz, Sema Hanım çırpınıyor ki aileler kurtulsun. Kendi de bir hanımefendi olduğu için kadın bakış açısıyla kadınların neleri eksik neleri yanlış içeriden yorum yapıyor. Böyle bir erkek yazar olsa aynı üslupla yazılar yazsa o da çok istifadeli olur ama tabi istifade edene… Size de hak vermiyor değilim, bu sistem bu hayat tarzı insanları fıtrattan dinden ahlaktan öyle uzaklaştırdı ki feleğimiz şaştı doğrular yanlış yanlışlar doğru görünüyor gözümüze.

      • O YAZDİ BEN YAŞADIM diyor ki:

        Erkek yazar olsa bu defa da kadınları kötülüyor derlerdi.sema hanım istisnalar olduğunu tüm yazıların da belirtiyor.
        ülkemizde maalesef böyle olaylar meydana geliyor.ben yaşıyorum mesela çevremdede çok var daha önceleri görmüyordum başıma gelince görmeye başladım.mesela kayın validem sana çok çektirdim hakkını helal et demesine rağmen eşim terk etti hiç bir sebep olmamasına rağmen o çektiren kayınvalide bile uğraşıyor nafile.hatta eşim annesine
        beni mahvettiniz şimdi can ciğer oldunuz diyor düşünün kadınların ne kadar tutarsızca davrandığını Allah sema hanımdan razı olsun ışık olur inşaallah böyle kadınlara da hayatı zindan etmezler

    • sema diyor ki:

      sema hanım fazla kadın olduğu için başına vurmuş anlaşılan :) böyle düşünen sadece ben değilmişim yalnız olmadığıma sevindim zöhre hanım

      • sema diyor ki:

        Allah aşkına kız anneleri zaten evlilik döneminde de nişanlılık döneminde de ailenin yanına bile yanaştırılmıyor.ben türkiyede yaşıyorum ve geleneklerine sıkı sıkıya bağlı bir bölgedenim.bizde kızının evine karışmak isteyenlerde zaten:”kızını artık bize verdin,o bizim boyunduruğumuz altında haddini bil kadın!”diye uzaklaştırılıyor.sema hanım sürekli hemcinslerini eleştiriyor ama eminim ki kendisi eleştiriye tahammülü olmayan biri.kendi kocası annesine böyle davransa nasıl olurmuş onu öğrenelim?olay artık kadın fıtratından çıktı,kraldan çok kralcılığa döndü.artık okumuyorum kendisi
        ni

        • seymen diyor ki:

          “geleneklerine sıkı sıkıya bağlı bir bölgedenim” demişsiniz.

          Böyle bölgeler, yıldan yıla azalıyor ve şu anda ülke nüfüsünun çok az bir kımını teşkil ediyor. Değişik hayat
          tarzları olan insanlar olabilir tabii. Ama bir yazarın bir konu hakkında ülkenin geneline hitap eden bir yazı yazmak istediğinde bunu ülkenin büyük çoğunluğa göre yazmak zorunda olduğu konusuna siz de hak verirsiniz sanırım. Bu yazının konusunun sizinle alakalı olamayabileceği ihtimalini de gözardı etmemek lazım.

          “kendi kocası annesine böyle davransa nasıl olurmuş onu öğrenelim?”

          Yazıda kızlerın ve annelerin nasıl davranmaları konusunda tavsiyeler var. Damatlar katınvalidelerine şöyle davransın böyle davransın diye bir bölüm göremedim ben. O yüzden sorunuz saçma ve konu ile alakasız. Lütfen biraz daha dikkatli, özenli ve hüsnüzan ile okuyunuz.

          • akıllı annenin akılsız kızı diyor ki:

            “Bu yazının konusunun sizinle alakalı olamayabileceği ihtimalini de gözardı etmemek lazım.”

            benim esas korktuğum,karısını ezen erkeklerin bile günün birinde bu yazıyı görüp zaten ezip sindirdiği hanımı üzerinde bu yazıyı delil olarak kullanması.ben öyle gelinler görüyorum ki,kocasının yanında kendi öz annesiyle konuşmaya ödü kopuyorlar

          • seymen diyor ki:

            Bu gidişle günün birinde uzun süreli evliklikler falan kalmayacak zaten, o yüzden korkunuz yersiz.

            Neden ödü kopan gelinlere bunun sebebini sordunuz mu?
            Kocası ve öz annesi yanında olduğu bir zaman diliminde annesine ne söyleyecek ki kocası bundan hoşlanmasın veya kızsın; bilemiyorum ama istisnai durumlardır herhalde böyle şeyler.

            Ben de öyle evli kadınlar görüyorum ki, kocasına kendisinin veya eşinin anne babasının yanında çocuk çağırır gibi uzatarak ve sadece ismiyle hitap etmekten hicap duymuyor. Birşeyler kaybolmuş ama kaybedenler birşeyleri kaybettiklerinin bile farkında bile değiller maalesef.

        • zohre diyor ki:

          Ewet en zor zamanlarimda okudum kitaplarini.faydasinida gordum yalan diyemen yazanlari uyguladim.en sonunda baktimki ben alt cektikce herkes tepemde.sora farkettimki sadece kadina yukleniyor.bir kitabanda 20 yazi kadina sadece 1 yazi erkege yazilmisti.zaten diger kitaplarinida okuyunca hepsinin birbirine benzedigini anladim.sonucta cok derin yazar degil bu konuda bizde allah muhammed deyince sariliyoruzya..halbuki kadin erkek iliskisi kaliplara sigacak birsey degil.kuanda hep esinize guzel soz soyleyin onlar size emanet denirken, nasil bukadar seytanca bir varliga donusturuldu ?bu yazilar bilhassa dindar gecinip namazla ilgisi olmayan ama burda verilen bolca haktan istifade etmeye calisan erkeklerin isine geliyor.tum erkekleri bir tutmuyorum.tum yazilarada olumsuz demiyorum.yazar, biraz penceresini genisletsin diyorum.kendisi kadin diye sadece kadin gozunden yazmak olmaz.iyi yazar ne olursa olsun her iki gozdende bakabilmeli.

          • akıllı annenin akılsız kzı diyor ki:

            (bu yazilar bilhassa dindar gecinip namazla ilgisi olmayan ama burda verilen bolca haktan istifade etmeye calisan erkeklerin isine geliyor.)aynennnnnnn öyle zöhre hanım.

            bırakalım bu erkeklere kendilerini adasın bu hanımlar.dinlerine o kadar bağlılar ki;kendilerini dine o kadar adamışlar ki,kocaları kendilerine “ben seni çıplak seviyorum tesettüründen vazgeç”dese yaparlar.eee o koca kocanın sözünden çıkarsan cahennemlik olursun.ya bırakın Allah aşkına,”hanımlarınızı dövmeyiniz,onlara hayvan muamelesi yapmayınız,onlar sizin hizmetç,iniz değildir,size emanet olarak verilmiştir”diye hadis-i şerif var ama aman ha buraya yazmayın yoksa feminst olursunuz:)kendileri nasıl olsa pısırık bi erkeğe kapak atarlar,olan yine mazlum kadınlara olur nasıl olsa onlar bu rahatlığa güveniyorlar.başlarında şöyle deli bekir gibi bi adam olsun sen o zaman gör onları 2 gün sabredemezler.ağlayıp annelerinin evine dönerler.

    • Necmettin diyor ki:

      Zohre hanım

      sizi suclamıyorum siz’de toplumun coğusu gibi yıllarca feminist beyin yıkama sonucu kadın her zaman masum mübarek varlık erkek daima suclu denklemini ezberlemiş ve adeta iman etmişşiniz.

      Halbuki bilhassa şehirlerimizde ve cağdaş hayatta yuvasını yıkanda kadın, kocasına hükmetmeye kalkanda kadın, arkasına hic bakmadan boşanan bütün evdeki huzuru bozan ve aile hayatını zehirleyende kadın.
      Bütün istatistikler ülkemizde bunu gösteriyor. Boşanma davaları hep kadın taraftan geliyor. Hakikat bu.

      “Modern” hayata hoşgeldiniz.

      • akıllı annenin akılsız kızı diyor ki:

        “Boşanma davaları hep kadın taraftan geliyor.”

        demek ki erkekler de bozulma var ki kadınlar artık onlara tahammül edemeyecek dereceye gelmişler.erkeğin adam olmaması neden hep kadına yıkılmaya çalışılıyor?

        • sadık diyor ki:

          maşallah akılsız kızımız okulda birinci sınıfa girmeden direk 5. sınıftan ders almaya başlamış öğrenci gibi her şeye fransız kalmış ve boğulmamak için bocalıyor…bu sitede insanlara evliliklerini kurtarabilmeleri ve de mutlu bir şekilde devam edebilmeleri için tavsiyeler verilir, tabi tavsiyeyi muhafazakar insanlar kuran ve peygamber örnekleriyle verince bazıları için kıymetsiz gelir, onlar için bir kaç sene okulda okumuş ve de muhtemelen kendi ailesi bile olmayan ve de ailenin tüm mahremlerinin bile paylaşıldığı bir modern!!! evlilike danışmanı çok daha kıymetlidir, tabi o arkadaşlar seans başı 200 lira alırlar ve aslında eşlerin suçsuz olduğunu, hatanın merkürde olduğunu, venüsün alçaldığınından böyle olduğunu, işyerindeki arkadaşlarından kaynaklandığı falan söylenip bir güzel poh pohlanırki bir sonraki seansa gelsin ve 200 liracık daha bıraksın…ayrıca tabii modern çağdayız, arada git bara takıl, kaçamak flörtler yapın falan gibi modern!!! tavsiyeler verilir ve bunlar çok kıymetli danışmanlardır…ama ne hikmetse 6 ay sonra o çiftler boşanır…

          sizin gibi işkembe-i kübradan sallamıyayım, kendi yakın çevremden örnek vereyim, akrabalarımdan birisi kocasıyla ufak sorunlar yaşıyordu, kızın annesi ve teyzesi her seferinde aman kendini ezdirme, cevabı yapıştır, şöyle tersle, böyle tersle diye akıl veriyorlardı, bir keresinde dayanamayıp söylendim, dedim ki madem bu dedikleriniz çok güzel şeyler o zaman siz niye kendi kocalarınıza böyle davranmıyorsunuz? kendi kocalarınız höt deyince kaçacak delik arıyorsunuz dedim susup kaldılar…sonraları o kızları boşandı kucağında çocukla baba evine döndü…yaşı geçiyor ve ikinci evliliği artık hayal gibi ona…o zaman akıl veren annesi ve teyzesi şimdi sus pus…ne olcak bu kızın hali diye üzülüyorlar…kocası da kötü bir insan değildi, bir kere bile şiddet uygulamadı, sorunlar hep kızın yüksek hayallerinden kaynaklandı…

          burada tartışmaya konu olan yazı bir kısım anneleri anlatıyor ve maalesef böyle annelerin sayısı gittikçe artıyor, sorunlu erkekler ve sorunlu erkek anneleri yok mu? elbette ki var fakat zahmet edip yazarın daha önceki yazılarını okusaydınız onlara getirilen eleştirileri ve de tavsiyeleri de görebilirdiniz…ayrıca size ufak bir tavsiye, eğer ortaya atılan bir eleştiri üzerine hemen üzerinize alınıp savunmaya geçiyorsanız bilin ki o eleştiri aslında tam sizin gibileredir ve %100000 doğrudur…burada yazara, yorumculara saldırmanız gerçekleri değiştirmez, saldırırsınız 5 dakika içiniz ferahlar, nasıl da laf soktum millete diye kendi kendiniz poh pohlarsınız fakat 5 dakika sonra yine o hataların bol olduğu hayatınıza döner ve acaba nerede hata var diye düşünür durursunuz…akıllı insan kendi aklını kullanandır ama daha akıllı insan başkalarının da aklını kullanabilendir… öyle her şeyi bilirim edasıyla savunma yapmanıza gerek yok, merak etmeyin bu anormal bir şey değil, kimse her şeyi bilemez, bildiğini iddia eden ise hiç bir şey bilmeyendir, benim tek bildiğim ise hiç bir şey bilmediğimdir demiş düşünür…biraz özeleştiri lütfen…tevazu sizden bir şey koparmaz merak etmeyin…

          • Selda k diyor ki:

            Sadik bey merkur venus yaziniza cok guldum cok dogru, benim kendi cevremde gordugum birkac kisi var, maneviyatla omurlerinde isleri olmamis, ailenin varligiyla orda okul burda master sertifika falan alinmis (artik paran var ve cok akilsiz degilsen her sertifikayi alirsin) okuldan yeni cikmis, evlilik vs yok, olmus sana evlilik danismani, psikolog, hatta cocuklarini bile bunlara emanet eden,er var..dediginiz gibi tavsiyeler hayatini yasa, hayat senin! Beden senin! Kimsenin seni ezmesine izin verme!! Bizim saf kizlariimiz bunlarin gazina gelip evde kaliyor, bunlarsa kendi tavsiyelerini kendi,eri uygulamadan guzel hayatlarina devam ediyorlar..bu konuyla alakasiz ama siz bahsetmissiniz benim de cok icimde kalan biseydi bu paylasmak istedim

          • sadık diyor ki:

            Selda hanım maalesef ağlanacak halimize gülüyoruz fakat gerçek bu…bir çok aile çocuklarını maneviyattan uzak yetiştiriyor sonra da bu kişiler ruhlarının açlığını, içlerindeki manevi boşluğu doldurmak için farklı yerlerde çare arıyorlar…kimisi filanca hoca oğlumu/kızımı kandırdı malını mülkünü aldı, kimisi çocuğum kötü alışkanlıklara bulaştı diye ağlıyor, kimisi huzuru ulu manitu bize huzur ver diyerek nirvanaya ulaşarak arıyor, kendi evliliği olmayan hatta düzenli bir ilişki bile yaşayamayan psikolog/evlilik danışmanı gibi kişilerden medet umuyorlar, kelin merhemi olsa kendine sürer diye boşuna dememişler, çocuğu olmayan kadına gidip ayy çocuğumu nasıl yetiştirmeliyim diye soranlar ve ona göre çocuk yetiştirmeye çalışanlar var…en basit bir bahçeyi bile düzenleyeceği zaman gidip bahçıvandan, o işin ustasından akıl alırken, çocuk yetiştirirken çocuklu insanlardan değil de genç kızlardan akıl alınıyor, bahçedeki iki çiçek kadar bile değeri yok mu çocukların?…herkes evliliği bir savaş ve bu savaşta birisinin diğerini ezmesi, ona galip gelmesi olarak görüyorlar halbuki evlilik böyle bir şey değil, eğer bu şekilde düşünürseniz gerçek bir savaş gibi yaşarsınız ve bütün ömrünüz mücadele içinde geçer, anın keyfini çıkartmak varken, güzel bir birlikteliğin mutluluğu ve huzurunu yaşamak varken çok afedersiniz ama sidik yarışına girmenin ne kadar aptallık olduğunu göremeyene ne deseniz boş…dediğiniz gibi çok güzel!!!! tavsiye veriyorlar sertifikalı danışmanlarımız, bara git, tek başına tatile git, oralarda yeni insanlarla tanış, onlarla eğlen, vakit geçir, yogaya git, astrolojiyle ilgilen, yaaa ben burçlara göre erkek arkadaş arayan kızlar gördüm…neymiş boğa kızı aslan erkeğiyle anlaşamazmış…şimdi evde oturup koca bekliyorlar, değil aslan, eşşek burcundan biri gelse hemen kollarına atlayıp kaçacaklar…yeterki erkek olsun…

          • .:. diyor ki:

            “okuldan yeni cikmis, evlilik vs yok, olmus sana evlilik danismani, psikolog, hatta cocuklarini bile bunlara emanet eden,er var..”

            Pek bilinmese de, benzer isleri bir arada yapanlara “Yasam kocu” diyorlar. Yeni bir akim ve sektor. Sabit ofisleri ve vergi numaralari yoktur. Genelde diploma olsa da ehliyetsizler, genctirler , Evlilik konularinda tecrubeleri yok veya yetersiz, basarisizdir, Musteri kitlesi cok buyuk agirlikla ev hanimi olmayan bayanlardir. Soylediginiz sekilde yasarlar, kendi yasam tarzlarina ozenenleri hedef secerler, referans ile calisirlar. Aslinda Kendileri hedeftir. Pek resmi olarak calismazlar. Bol bol akil verirler. karsisindakini anlayamazlar. Tek gorusurler, cozum onerileri genelde her vakaya karsi hemen hemen aynidir. iki kisinin veya daha fazla kisinin kendi arasindaki sorunu cozemezler. sorun ile mucadele degil, sorundan kurtulma yontemleri vardir. Seans basina 200 lira 300 lira alanlar vardir. En acisi bunu odeyen kisiler vardir. Gezi olaylarinda gorulmuslerdir.

            “Bizim saf kizlariimiz bunlarin gazina gelip evde kaliyor, bunlarsa kendi tavsiyelerini kendi,eri uygulamadan guzel hayatlarina devam ediyorlar.”

            Bu gaz ile bogulanlar da oldukca fazla. yuvasi yikilanlar cok var. Bunlarin uzerinde de bir baska yapı var.

          • .:. diyor ki:

            Cok onemli olan bir husus daha var aslinda, tavsiyelerden bir tanesi. Bir maskot, hayvan edinilmesi ozelikle kopek ve onunla vakit gecirilmesi ilgilenilmesi istenmektedir.

            Bunu yapan oldukca fazla kimse var. Benzer ilgiyi belki de sorun yasadigi, esi, arkadasi, aile yakini veya probleminin ozune verse belkide problemi kendiliginden cozulecektir.. Lakin anlayamadigim baska bir sey de olabilir.

          • akıllı annenin akılsız kzı diyor ki:

            he bu arada sadık bey;ben o kocasıyla rası sorunlu olan arkadaşıma sizin başak bir yerdeki yorumunuzda yazdığınız gibi”onu kocasından ayıracak”tavsiyeler falan vermedim.ona dedim ki,”sen kocana,iş sahibi olmanın çalışmanın zorluklarını anlat ona deki,ben hanımım ev geçindirme zorunluluğum yok,Allah ev geçindirme görevini erkeklere vermiş”bunu yapamadığını ona uygun bi dille uygun bi uslupla anlatmaya çalış dedim.yani sizin tabirinizle onu kocasından ayırmaya falan çalışmadım.

        • sadık diyor ki:

          ben size öyle bir tavsiye verdiniz gibi bir itham da bulunmadım…

      • zohre diyor ki:

        Yahu neye hangi istatisige gore bu yorumu yapiyorsunuz siz:))) feminist kafa dedigin nedir.benim etrafinda gordugum hatta tek gordugum kocalari ortada biraktigi icin onun bunun eline muhtac kadinlar.hic ortada kalmis adam goruyormusun.kadin aciz helede isi gucu yoksa ver yansin.erkek daima suclu neden olsun.ben kocami suclamiyorum.seviyorum.her insan gibi benimde hatalarim var.amaa bu esim kildan kusursuz her istedigini yapsin gelsin tepemede bassin demek degil.islamin kadina verdigi gercek degerin suurunda degilsiniz..derdiniz kim hukmetsin kim ezilsin.bu yazarinda yazilarina saygi duyuyorum ama bazilarina katilmiyorum daha cok yolu var.

        • Necmettin diyor ki:

          Zohre hanım

          ülkemizde son 10 yılda 1 milyon boşanma yaşandı ve boşanma davalarının büyük bir bölümü kadın tarafdan geliyor.
          Bu bütün mahkemelerde ve avukatların verilerinde sabittir.
          Medya ve eğitim kurumlarında ve maalesef güya muhafazakar iktidarın aile bakanlıgından her gün yayılan feminist propaganda sonucu dindar bayanlarımızda bile özgürlük ve kariyer fetişişmi yaygınlaştı.
          Toplumumuzda aileleri parcalayıp bütün huzuru bitirende bu mel’un gelişme.

          Bunun farkında olmayan hala varmı acaba?

          • asil gelin diyor ki:

            Öncelikle herkese merhaba. Eşimle serüvenimiz yaklaşık 9 ay önce başladı. 4 aylık görüşme neticesinde evliliğe karar verdik. Ortak arkadaşımız sayesinde tanıştırılmış , farklı şehirlerde olmamıza rağmen birbirimizi sevmiş ve gönülden olması itibariyle bu kararı almıştık. Eşim 31 ben 28 yaşındayım. İkimiz de üniversite tahsili görmüş işi gücü olan toplumda belirli bir statüye sahip insanlarız. Yaklaşık 9 yıl ailemden ayrı yaşadım. Metropol bir şehirde okumuş ve yaşamımı orada sürdürmüş olmama rağmen, eşimin yaşadığı küçük ilçeye gelin geldim. Eşim kendi evimizi alacak duruma gelene kadar annesiyle yaşamamız gerektiğini bunun benim çalışmama bağlı olarak daha erken yahut 6 ay ya da 1 yıl sonunda evimize taşınabileceğimizi söylemişti. O’nu zor durumda bırakmak istemediğimden durumu kabul ettim. Ailem de herhangi bir şey talep etmedi en iyi şekilde kendi memleketimde ailem tarafından düğünüm yapıldı.Daha sonra eşimin memleketin de de düğün yapıldı. Kayınvalidem ve biz alt katta ,eşimin evli abisi üst katta yaşamaya başladık. 4 ay oldu evleneli. Evliliğimizin 2. ayın da işe başladım. Ramazan’a denk geldi her gün 25 km gidiş geliş yapıyorum. Evlendiğimiz ilk hafta kayınvalidem üst katta yaşadı fakat her sabah bizi de çağırıyordu:) Eşim yıllık iznini bayramda kullanmak istediğinden balayımızı erteledik. Eşim kalabalık bir aileye sahip ve herkes o evi kendi evi gibi görüyor. Kimse oraya yeni bir insan geldiğinin eskisi gibi rahat olunmaması gerektğinin farkında değil. Ben de 9 yıldır ailemden ayrı yaşadığımdan bu duruma alışamıyorum. Biz de kalabalığız fakat herkes yerini zamanını bilir özellikle de çalışan bir aile ise hafta içi pek gidilmez. Kayınvalidem sağolsun yemeğimizi yapıyor ama ben olmasam da oğluna yapıyordu bir tabak fazladan koyuyor sofraya onun dısında hersey bana bakıyor hafta içi temizlik yapmıyor gücü kuvveti yerinde masallah yapmasını da beklemiyorum. Çamaşır bulaşık temizlik ütü herşeyimizi yapıyorum. Kesinlikle taktir yok eline sağlık yok şefkat yok Akşam bir kanepe de kendisi diğerinde eşim oturuyor kızım sen de uzan dinlen yok şunu şöyle yap bunu böyle yap misafir gelir ikrama karışır bir konu konuşursun ona karışır oğulları herşeyden değerlidir sen oğulları arada olduğu için değerlenirsin. Eltilerimin çocuklarını kendisi annelerinden daha çok düşünür onlar ne çocuk bakabilir ne ev işi. Eşine gelince imkan olmasına rağmen ev konusunu hızlandırmaz yol yoruyorsa çalışma der sen çalışmasan ömür boyu merkeze taşınmayı düşünmem der bunlar evlendikten sonra ortaya çıkan durumlar. Sen anlatırsın o anlamaz O’na daha iyi bir hayatımız olması için destek olduğunun farkına varmaz. Kendi yalnızlığınla baş başa kalır ve geldiğin noktayı düşünür durursun istemeden, evlenilecek sevilecek yaşanabilecek bir insan bulduğunu düşünürken , bir bakarsın böyle bir şey yok. Senin yanında bambaşka olan adamla evlendiğin adam arasında dağlar var. 28 yıl neden evlenmediğini anlatırsın o anlamak istediğini anlar üstüne abileri bilginle alay eder.Saygı gösterir susarsın. El bebek gül bebek büyütüldüğünü bilmelerine rağmen her konuda yüklenirler eşin de hiçbirşey olmamış gibi davranır en zor olanı da budur zaten. Kayınvalidem oğullarını elleriyle besler gelinleri görmezden gelir. Hem ailem hem ben en başından beri büyük bir tevazu ve fedakarlık gösterdik ben eşim için küçük gelişmemiş bir ilçede annesi ve ailesiyle yaşamayı kabul ettim ailem de kararıma saygı duydu neden mutluluğum için bu mu mutluluk bu mu evlilik eşime misafire çoluğa çocuğa yaptığım hizmet değil zoruma giden , zoruma giden ne bir tatlı dil ne de bir güler yüzle karşılanmaması yaptıklarımın. Bütün gelinleri aynı memlekektten ben dışardan geldim kızım deyip şefkat göstereceği yerde sürekli alaycı konuşmalar. Gerçekten soruyorum bu insanı nasıl annem gibi sevebilirm? Annem hayatını bize feda etmişken sesimi duymadan rahat edemezken iyi telkinlerde bulnurken ki bunları anneme anlatmadım ilk öğütü de eşinle ne olursa olsun aranızda çözün demişken. Erkek çocuklarını bu hale getiren anneleridir bu da toplumsal bir sorundur. Profesör de olsam durum budur…

          • seymen diyor ki:

            Herşey normal. Nasıl normal derseniz, sizin durumunuzdaki kadınların hemen hemen hepsi aynı durumda olduğu için normal olan durum bu. Siz evliliği ne sanıyordunuz acaba.
            Henüz dört aylık evlisiniz çoook büyük fedakarlıklar yapmış gibi düşünmeniz yanlış. Eşiniz şartlarını söylemiş sizde baştan kabul etmekle birlikte şu anda kabullenememek gibi bir durumunuz var gibi.

            “asil gelin”
            “Eşim kendi evimizi alacak duruma gelene kadar annesiyle yaşamamız gerektiğini bunun benim çalışmama bağlı olarak daha erken yahut 6 ay ya da 1 yıl sonunda evimize taşınabileceğimizi söylemişti.”
            “Eşine gelince imkan olmasına rağmen ev konusunu hızlandırmaz yol yoruyorsa çalışma der sen çalışmasan ömür boyu merkeze taşınmayı düşünmem der bunlar evlendikten sonra ortaya çıkan durumlar.”

            El insaf, adam zamanında söylemiş. Henüz dört ay olmuş, hızlandırmıyor diyorsunuz. Bir yıl demiş ki biryıllık maaşla bile ev alınması zordur. Çocuk yok. Temizlik ütü yapıyorum derken zaten kendiminkileri yapıyordum demiyorsunuz ama kayınvalide zaten yemek yapıyordu diyorsunuz.

            “El bebek gül bebek büyütüldüğünü bilmelerine rağmen her konuda yüklenirler eşin de hiçbirşey olmamış gibi davranır ”
            Eşiniz akıllı adammış ki ufak tefek şeyleri büyütmeden hiçbirşey olmamış gibi karşılıyor.
            Anneme anlatmadım diyorsunuz ki bence anlatmalısınız. Annenizin de eşinizi haklı göreceğini sizin fazla naz yaptığınızı ve gereksiz beklenti içinde olduğunuzu söyleyeceğini sanıyorum.
            Birşeyler yaptığınızda insanların size şükran duyguları içinde olmasını bekliyorsunuz. Anlaşılan hayatınızda herşeyi karşılık gözeterk yapmışisınız. BU huyunuzda vazgeçin, Allah (c.c.) bilsin demeyi öğrenin. Daha çocuk yok, anne dinç şimdiden böyleyseniz işiniz zor. Allah (c.c.) kocanıza sabır versin.

            “Kayınvalidem oğullarını elleriyle besler gelinleri görmezden gelir.”
            Vay vay vay. Gerçekten şımarık büyütülmüşsünüz.

            “Gerçekten soruyorum bu insanı nasıl annem gibi sevebilirm?”
            Anneniz gibi sevmek zorunda değilsiniz kayınvalideniz gibi sevin eşinizin annesi olarak saygı gösterin yeter.
            Sürekli şikayet eder, şükretmez bir duruma düşüp eşinize vafasızlık yapmaktan kaçının.

          • huda diyor ki:

            Merhaba. Ben seni anliyorum asil gelin, sanirim seymen bey bir yerlere takilip kalmis, yeni evli gurbette bir gelincigi anlamak icin caba gostermesi beklenmez. Sabret, dua et, esin de henuz karikocaligin yabancisi, insallah bir zaman sonra seni anlayacaktir. Kayinvaldeni sevmek zorunda degilsin, saygi gostermeye devam et. Annene anlatma, uzulmesin. Sen unutursun o unutmaz ve ilerde onlara kinlenmei evliligine zarar verir. Selamlar…

Dünden Bugüne

Ayşe Askere Git Ali Sofra Kur

(30.9.2015 tarihli bir yazım. Yeni müfredatta cinsiyet eşitliği ne kadar yer aldı bilmiyorum. Bilgi sahibi olan okuyucular yazarlarsa memnun olurum.) Yeni okul dönemi açıldı, Allah sonumuzu hayreylesin. Özellikle "okul dönemi" dedim, ...
Devamını Oku

Güzel Söz

Ne çok tatlı ol, yesin bitirsinler Ne çok acı ol, yesin tükürsünler...

Kitap

Çocuğunuzun Sahibi Değilsiniz

“Sormamız gereken soru şu: Geçmişimizin şimdiki yaşamımızı ne kadar süre daha yönetmesine izin vermek istiyoruz? Daha ne kadar başka bir zamanın hayaletleriyle savaşmak istiyoruz?" #drshefalitsabary nin kitabını internette kitap araştırmaları ...
Devamını Oku