Zor İnsanla Başa Çıkmak

23 Kasım 2016Fatih KılıçarslanYorum Yok »

fatih kKüreselleşme, üretim ve kitle iletişim araçlarında hızlı değişim insanlığı değiştirmeye, toplumları dönüştürmeye tüm hızıyla devam ediyor. Popüler kültürün ürettiği araçlar yaşamını kuşatıyor, hayatı ile ilgili değerleri oluşturuyor. Üretilen mal ve hizmetlerle hayatına yön veren bireyin güven ve anlam arayışı, güçlü görünme çabasına dönüşüyor.

Hayatının merkezine kendini koyarak çevresinde yaşayan diğer insanları ötekileştiren insanların sayısı hızla artıyor. Ego; ben, benlik, kendilik demektir. Ego insanın hem özne boyutunu tanımlayan irade, bilinç ve vicdanı hem de onun nesne boyutunu tanımlayan, dürtülerini, iç isteklerini, tutkularını, içsel enerji kaynaklarını içine alan çok boyutlu bir yapıdır.

Ego, hem öznel hem de toplumsal yaşamında bireyin kendini tanımlayıp, anlamlandırabileceği ve koruyabileceği içsel olarak işleyen bir referans noktası oluşturur.
İnsan benliğinin bir bileşeni olan ego psiko-sosyol, kültürel etkilerle şekillenen benlik katmanıdır. Birey kendisi dışında hiçbir varlığa güvenmemesi, kendisini hayatın merkezine alarak karşısındaki bireyleri ötekileştirmesi iletişim, uyum ve davranış sorunlarına yol açar.

Eğer birey insanların sadece sağladıkları faydalar için önemli olduğunu düşünür, güvensizlik duygusu içersinde tehdit ve saldırgan yaklaşımlarda bulunursa insan hak ve değerlerine saygıyı tehdit eder.Kişinin kendi benlik algısında bireysel bağımsızlık duygusunu benmerkezci olarak yaşaması ya da bu duyguda aşırıya gitmesi toplumsal kuralları ve değerleri hiçe sayan yalnız kendini önemseyen bir birey haline gelmesine neden olur.

Ben merkezi insan, toplumsal hayat içersinde sürekli çatışmacı, reaksiyoner özellilikleriyle ilişkilerde sorun kaynağı oluşturur.
Bu özelliği ile kişi insanların bir arada uyum içersinde yaşamasına neden olan sevgi ve saygı bağını zedeler. Çünkü sahip olduğu özgüven kendi mutluluğu için her şeyi görmezden gelmesi gerektiği duygusunu pekiştirir.

Ego eğer kişilik, iletişim, uyum ve davranış sorunlarına yol açarsa ruhsal hastalıklara neden olabilir. Bu durum’da bireyin algılama, muhakeme etme becerisinde sorunlara yol açabilir.
Duygusal düzeyde çökkünlük, mutsuzluk, yaşamdan zevk alamama, çevresindeki kişileri tehlikeli görme aşırı şüphecilik özellikleri gösteren birey en kısa zamanda psikiyatrik yardım almalıdır. Egolarımız bizi diğer bireylerden farklı kılan ve yaşamı anlamlı kılan özelliklerimizdir. Toplumsal hayat içersinde yerimiz ve önemimizi benliklerimizle belirleyebiliriz. Önemli olan egolarımızı dengeleyebilme becerimizdir. Egoyu otorite, baskıya dönüştürmeden karşımızdaki kişiyi ötekileştirmeden, farklı özelliklerimize saygı çerçevesinde yaşamı düzenleyebilirsek hayatı yaşanır kılabiliriz. Bireyin önce kendiyle yüzleşebilmesi gerekir. Benlik algısındaki sorunu fark etmesi için kendini keşfetme yolculuğuna çıkarak iç görü geliştirebilmelidir. Ancak iç görü kazanma süreci profesyonel yardımı gerektirebilir.Eğer birey kendi benliğinin bilincinde, kendi kişilik özelliklerini farkında ise ilişkilerinde açık, net, anlaşılabilir tutumlar içersinde olur.

Böylece birey, benlik parçalanmasına izin vermeden sorunlarına çözüm üreterek farklılıklarının farkında olarak toplumsal ilişkilerini düzenleyebilir. Büyük adam, büyük olduğunu; fakat büyüklüğün küçük olduğunu bilir.

Milat Gazetesi

Okunma Sayısı : 1.253

Yorum yapın

Röportajlar

Sosyolog ERDAL SARIÇAM ile yeni kitabı “KADIN KİMLİĞİNİ AYAĞA KALDIRANLAR” üzerine…

  Röportaj: Eray CAN (Adnan Menderes Üniv. Yüksek Lisans Öğrencisi)   Kitabınızın isminden başlamak istiyorum hocam. Neden “Kadın Kimliğini Ayağa Kaldıranlar”? Kadın kimliği ayakta değil mi sizce?  Neden bu isim? Evet, maalesef kadın kimliği ...
Devamını Oku

Güzel Söz

“ Her insanın hayatında mutluluğa kavuşabilmesi için bir saat vardır. İş o saati kaçırmamakta… “ ( B. Fletcher)

Kitap

Bilinçaltı Şakadan Anlamaz

Eğitimci yazar M. Emin Karabacak’ın yeni kitabı Bilinçaltı Şakadan Anlamaz kitabı okurlarla buluştu. Bayramlık İstemeyen Çocuklar (Çocukların başarısını artırma da anne babalara düşen görevler), Tabakları Ayırdık Çocuklar Söz Dinlemez Oldu, ...
Devamını Oku