İnsanlık Tarihi Erkeğin Tarihi

Savaş, şehir, siyaset, ticaret, din, medeniyet adına ne varsa- ( şöhret bulmuş isim, disiplin, model, inşa edici v.s.- hepsinde “erkek” var.

Neden?

Erkek beden olarak ( itişip-kakışmada) fiziki üstünlüğünü ve kadının “ çocuk edinme/taşıma ” özelliği sebebiyle “ hangi erkeğe ait çocuk taşıyor! ” bilinç altını varoluşun her zerresine “erkek kokusu” olarak sindirmiştir. Erkek için fiziki fark ve kadın bedeninin hangi erkeğe ait olduğu/olacağı “endişesi” hayatın her anına hükmeden gizli karar/sebep hükmünde kullanılmıştır.

Erkek cinsi bu sebeple önce “arzu”layan ve “güç”lü olandır.Erkek vurgusundaki “Cinsiyet Fıtratı”budur!

Peki bu cinsiyet fıtratına sahip olmasına rağmen erkek, aşk, aile, ana kıymeti, sevgili,eş edinimine nasıl sahip olabiliyor ve cinsiyet fıtratını “kontrol” altında tutabiliyor?

Tabiki cinsiyet fıtratı katmanı/zarı üzerindeki ikinci fıtrat katmanı/zarı sayesinde: Nefs Fıtratı

Nefs fıtratı, içinde akıl-kalp-gönül-his-hayalgücü gibi melekelerin bulunduğu “ iyi ” ve “ kötü ” ye yönelebilecek öz benlik fıtratıdır.

Erkek nefsi kadın nefsine ihtiyaç duyar. Erkek nefsinin eşi ( dişisi değil; ayakkabı eşi gibi! ) kadın nefsidir.

Nefs’teki melekelerin “ cinsiyeti ” yoktur. Erkek nefsi kadınsız hep bir “ boşluk-eksiklik ” hisseder. Tamamlayıcı olan kadın nefsidir.

Aşk, eş, sevgili, mutluluk, şefkat, birliktelik bu nefs fıtratının işlevleridir.

Nefs fıtratı bozulmuş, çürümüş, aşınmış , sıyrılmış olduğunda ; dolayısıyla nefs fıtratından / zarından sıyrılmış erkek için cinsiyet fıtratı baskın olacaktır ki; bu tek zarla ( bu zar beyindedir!) hayata bakan erkek için kadın herşeyi ile ve herşeyde “ cinsel kimlik ” içinde algılanır ve yorumlanır!

Erkeği kadın karşısında “ hayvan ” yapan şey bu tek zarlı kalıştır.

Nefs fıtratından sıyrılmış erkek “ hayat mayını ” hükmündedir.

Cinsiyet ve nefs fıtratının üzerinde üçüncü bir katman/zar/fıtrat daha vardır ki; asalet, devrim, aşk, inanç, mübareklik, cennetleşme gibi ulvi-yüce değerler bu fıtratın ürünüdür. Bu fıtratın adı “Ruh Fıtratı”dır.

Üç katmanlı fıtrattan/zardan oluşan varlığın yaratılış öyküsü Kur’anda üç aşamalı anlatılır.

Toprağa su katılır; çamurlaşan toprak ateşe tutulur ve ortaya bir “beden/heykel” çıkar. Kur’an buna beşer der.

Bu bedene melekeler bütünü yerleştirir ; yani “nefs” verir ve buna İnsan der. Son olarak da Allah katından “ruh” üflenir ve adı “Adem” olur.

Cinsiyet fıtratı beşer ile; nefs fıtratı insan ile; ruh fıtratı adem ile bütünsellik içinde tamamlanır.

Kur’an, Ademin ( Artık Erkeğin de diyebiliriz) eşini yarattığını söyler. Erkeğin beşer/beden dolayısıyla cinsiyet istekleri için “dişisini yarattık!” demez. Aynı ile eş (değerde) eşit özellikte eş’ini yarattık der. Zevc kavramı eş demektir.

Demek ki kadının beden farkı ( fiziki farkı özellikle çocuk için rahim sahibi olması ) dışında nefs ve ruh olarak “eşit” yaratılmıştır.

Kur’anda cinsiyet hakkı başta olmak üzere nefs/İnsan ve ruh/adem boyutları alanında eşitliği bozan, kadını ikincil kılan hiç bir muhkem ayet, müteşabih ayette ima yoktur.

Buna rağmen eşitliği bozan, ruh ve nefs fıtratında zafiyet/sıyrılma olan erkeklerdir. Cinsiyeti aşıp ( yok etmek değil) “ İnsanda duramayan ” erkeklerdir.

Dolayısıyla temelde “kadın sorunu” yoktur. Sorun çıkaran erkektir.

Cinsiyeti aşıp “İnsan/nefs”te duramayan erkekler az değildir.

Ruh ve nefs fıtratından sıyrılmış ve tek zarlı/fıtratlı kalmış erkeler, gerçekte “çıplak erkekler”dir.

Erkek Çıplak ! Kim diyecek?

Bunu söylemekten kadınlar utanır. Yanlış anlaşılmaktan korkarlar. Biraz müteşabih bir cümle aynı zamanda.

O zaman bunu söylemek delikanlılığa yakışır diye erkekler söylemeli! Cinsiyet üzerine nefs/insan elbisesi giyen erkeklere daha çok yakışır bu itiraf.

Bu arada, Kur’anın erkek ve kadının birbirlerinin elbisesi olduğunu ifade etmesi çıplaklığa ne kadar zarif bir gönderme yaptığının delilidir değil mi? Adem ve Havva’nın Allah’ın bir emrine/yasak ağaca yönelmeleri durumunda birden “çıplak olduklarını fark etmeleri” ne kadar manidardır değil mi?

O zaman içtenlikle söyleyelim: “Özellikle de modern zamanlarda erkekler daha bir çıplak!”

Not: Bir sonraki yazımızla bu konuda Kur’anda formüle edilen köprü/analiz hükmündeki ayeti merkeze alarak bütünleyip sonlandıracağım.

 


Bunlar da ilginizi Çekebilir

0 Yorum Yorum Yaz

Yorum Yaz