Peki Erkekler Ne Yapmalı?

10 Kasım 2017Ziyaeddin Halid İpek48 Yorum »

_MG_0545Dün zeki idim dünyayı değiştirmek istedim

Bugün akıllıyım, kendimi değiştiriyorum.

Bu sözleri duyduğumda aklıma ilk gelen şey değişimin kişinin kendinde başladığı oluyor.  Değişim daha sonra kişinin yakın çevresinden yayılıyor. Daha sonra katman katman dağılıyor ve büyüyor.

Bu şekilde baktığımda hep kişinin kendindeki değerleri ve kendine yakın değerleri taşıyanlarıdaha rahat değiştirebileceğini düşünüyorum ancak bizler hep bizim en uzak olduğumuzun, değişim gerçekleştiremeyeceğimiz hususlar ve kesimler üzerinde kafa yormayı tercih ediyoruz. Hep elimizde olmayanları doğrultmaya çalışıyoruz.

Cins olarak baktığımızda da durumun böyle olduğu gözüküyor. Kadınlar erkekleri, erkekler ise kadınları eleştirmeyi tercih ediyor. Ancak aslında bizim etki edebileceğimiz alanın uzağında oluyoruz. Aslında erkeklerin aynı cinsteki kişilerin yanlışlarını görüp onları düzeltmeye yoğunlaşmaları, kadınlarında kendilerinde ki yanlışları görüp onları düzeltmeye çalışmaları gerek. Sokakta yanlış bir harekette bulunan bir erkeği erkeğin, bir kadını ise bir kadının uyarması usul ve edeb bakımından da daha münasip.

Bu açıdan baktığımda bir erkek nasıl olmalı, neye dikkat etmeli diye düşünüyorum. Bu konuda da Peygamber Efendimiz (S.A.S) tam bir örnek olarak görmek gerek. Kadiİyaz (r.h.a.) peygamberimizin ev işlerinde nasıl olduğu ile ilgili rivayetleri bir araya getirdiğinde şöyle bir manzara ortaya çıkmakta:

Resulullah Efendimiz evde kendi elbiselerini temizler, koyunları sağar, yırtığını yamar, pabucunu tamir eder, evi süpürür, develeri bağlayıp yemini verir, hizmetçi ile beraber yemek yer, onunla hamur yoğurur, çarşıdan aldıklarını kendisi taşırdı. Bir defasında aldığı çamaşırları Ebu Hureyre (R.a.) taşımaya kalkışınca:

“Bir şeyi sahibinin taşıması daha uygundur.” buyurarak çamaşırları ona vermemişti. Onun hayatını kendilerine örnek alan Hz Ömer (R.a.) ve Hz. Ali (R.a.) halife oldukları yıllarda bile çarşı pazar dolaşarak evlerinin ihtiyaçlarını bizzat temin ederlerdi.

Bu örneklere baktığımızda gördüğümüz rol ve model, bizim bugün olduğumuzdan çok farklı. Kendine yetebilen, idare edebilen bir model. Bizim toplumumuzda ise bugün çarşıdan alışverişi de yapan, eve eşyaları da taşıyan, evde eşyaları da ayıran daha sonra onları pişiren de kadındır.

Bunların yanında erkek çocukları ise hep el bebek, gül bebek yetiştiriliyor. Evden çıkmayan, evde basit tamirat işi bilmeyen, yalnız bırakılsa ne yapacağını şaşıran, herşeyi ya eşinin ya da annesinin yaptığı ancak kendini sadece para getirmekle sorumlu tutan hatta onunla bile sorumlu tutmayan erkeklerin sayısı gün be gün artıyor.

İzcilikle ilgili pek çok örnek veriyorum. Bu konu hakkında da anlatılan bir olayı aktaracağım. İzcilik kampında lider lise çağında bir çocuğa tuvaleti temizlemesini söylüyor. Çocuk hayatında tuvalet temizliği ne bilmediği için tuvalet temizliği için kullanılan paspası kullanacağı yerde temizlik bezi ile tuvaletleri temizliyor.

Serdar Kuzuoğlu’nun bahsettiği gibi, “Çocuklar pamuklar içinde büyütülüyor. Bu çocuklar hiç kaybetmiyor, hiç yokluk çekmiyor, hiç sıkıntı çekmiyor, hiç hayır kelimesi duymuyor.” Bu sıkıntı kız çocuklarında başka bir problemken erkek çocuklarında çok daha büyük bir sorun.

Mücadele erkeğin tabiatında vardır. Kızların oyunlarına bakıldığında işbirliği, beraberlik gözükürken, erkek çocuklarının oynadığı oyunlarda rekabet öne çıkmaktadır. Aslında erkek mücadele etmeyi, uğraşmayı, çabalamayı, ter dökmeyi sever. Ancak yetiştirilmede ve günümüzde yorulmasın, üzülmesin, terlemesin denilerek erkeklerin kendilerini, tabiatlarını gerçekleştirmelerinin önüne set çekiliyor. Onlar zahmet çekmedikçe tabiatlerinden daha da kopuyorlar.

Sonuç ise ortada. Mızmızlanan, nazlanan, hemen bırakıp terk eden, hiçbir iş beceremeyen bir erkek modeli. Kendine bile katlanamıyor ve sabredemiyor ki birde evlenip eşine sabretsin. Artık erkekler nazlı, hanımlar hırslı.

Roller gittikçe karışıyor. Kadınlar erkeklerin vazifelerini alırken erkekler kendiliğinden ve gönüllü olarak vazifelerini bırakıyor. Yapan olsun da ne olursa olsun ruh haline bürünüyoruz. Böyle giderse artık kızları erkek evine vermek bir yana erkekler ağlayarak kız evine damat gidecek.

Okunma Sayısı :