Ruhsal Daralma ve Bir Pratik Çözüm Önerisi

17 Aralık 2015Haberler8 Yorum »

adem güneşBir kişinin psikolojik sorunu olup olmadığını anlamak için, o kişinin çocukla ilişkisine bakmak yeterlidir. Duygu dünyasında sorun yaşayan kişiler, çocukla vakit geçiremezler. “Daralırlar…”

Kendilerini zorlayıp birkaç dakika vakit ayıracak olsalar, patlayacak gibi hissederler. Bırakamazlar çocuğa kendilerini.

Örneğin, oturup çocuğu ile ders çalışamaz böylesi kişiler. Bir süre sonra sinirlenir, bağırır, kızar. Ya kendine ya da çocuğa zarar verirler. Kimi zaman çocuğun kalem tutuşuna kafayı takarlar, kimi zaman yavaşlığına… Hiçbir şey bulamazlarsa “Sen yap ben geliyorum” diyerek terk ederler çocuğun bulunduğu ortamı.

Veya çocuk biraz oynamak istese, oyuna kendilerini veremezler, bir süre sonra “bunalırlar” hemen. Sanki zaman boşa geçiyormuş gibi hissederler. Yapılacak şeyler erteleniyormuş gibi bir hisse kapılırlar, çocuğun ruhsal atmosferinden dışarı atarlar kendilerini.

Ya da çocukla “insan-insana” güzel bir sohbet ortamı kurup sürdürmeyi beceremezler. Uzun uzun anlatılan şeyler daraltır böylesi kişileri. Çocuğun heyecanını duyamazlar içlerinde, bir an önce anlatılanlar bitsin diye, “istemsiz kas gerginlikleri” belirir yüzlerinde. Gözler sağa sola kaymaya, bir oyalanma gereci aramaya başlar.

Hâlbuki kendi çocuğu ile sohbet etmeyi beceremeyen kişilerin çoğu, dışarıda başkaları ile sohbet etmekten oldukça keyif alırlar.

Bu bir çelişki gibi gelir ilk başta…

Hâlbuki çelişki değil, bir işarettir. Kişinin çocukluk yıllarında yaşadığı sorunların, yıllar sonra kendi çocuğu ile dışa vurumunun işaretidir.

Zira çocukluk yılları, “ruhun genişlediği, iç derinliğin” elde edildiği yıllardır. Ruhsal genişlik, özgür bir ortam ve koşulsuz sevgi ile ede edilir.

Bir kişi, kendi anne babasından böylesi bir ruhsal genişliği elde edemedi ise, yetişkinlik yıllarında bu “dar ruh” ile yaşamak zorunda kalacaktır.

Böylesi kişiler “sosyal ilişkilerde” başarılı olsalar da “duygusal ilişkilerde” bir tahammülsüzlük hâli ile dikkat çekerler. Eşlerine tahammülsüz, çocuklarına tahammülsüz, kendilerinden duygusal ihtiyaç beklentisi olanlara tahammülsüzdürler.

Tahammülsüzlük, “ruhsal darlığın” ürünüdür. Ruhsal darlık, çocuklukta elde edilecek bir “genişliğin” kazanılmamasından başka bir şey değildir.

Bu bir kısır döngüdür. Kendi anne babasından ruhsal genişliği elde edememiş kişiler, kendi çocuklarının ruhunu dar bırakır da farkında bile değildirler.

Çocuklardaki ruhsal daralmanın ilk işareti “acımasız kardeş kavgaları” ve ergenlik döneminde “anneye karşı tepkiselliktir.”

Birçok acımasız kardeş kavgası, ruhsal darlığın bir dışa vurumdur. Kardeşin kardeşi ruhen taşıyamaması, onun duygusal yakınlaşma isteğine karşılık verememesi, çatışmaların ana sebebidir.

Ya da ergenlik döneminde baş gösteren anne babaya karşı gelmeler, “of”lamalar, yumruk sıkıp odaya çekilmeler, sebepsiz ağlamalar; “yeter ya yeter!” diye bağırışların kökeninde, “ruhsal darlık” hâli vardır.

Peki, ne yapmalı? Bu sorunun bir uzman yardımı almadan en pratik çözümü; ruhen geniş bir kişinin yanında bulunarak kendi genişliğini onun genişliğinin tesiri ile oluşturmaktır. Ruhen dingin ve sakin kişiler, bir psikoterapist gibi insan ruhuna genişlik verirler. Kendi de ruhen dar, tahammülsüz, huzursuz, hızlı ve kaygılı kişiler ise ruhsal daraltmayı artırır.

Aksiyon Dergisi

Okunma Sayısı : 14.075

Yorum yapın

“Ruhsal Daralma ve Bir Pratik Çözüm Önerisi” için 8 Yorum

  1. Kübra dedi ki:

    En zoru da ruhen geniş bir insanı bulmak.

  2. Dsy dedi ki:

    Guzel bir yazi.

  3. beyaz dedi ki:

    Gulpembe hanim yorumunuzu cok begendim, Adem beyin tespitleri zaten muhtesem.. Rabbime cok sukur ki boyle guzel paylasimlari okumak nasip oluyor
    .

  4. gulpembe dedi ki:

    bir otelin toplanti salonundayiz, arkadas 1 bucuk yas civari cocuguyla ayakkabi giydirmek icin kafa kafaya mucadele veriyor. cocuk istemiyor belli ki ayakkabiyi rahat bulmuyor, bir de ustune annesi boynununa cicili-bicili biseyler asmak istiyor elbisesine takim olsun diye ,cocuk cildirmak uzere..anne sinirleniyor cocuk stres yapiyor; anne stres yapiyor cocuk sinirleniyor bir kisir dongudur gidiyor..”bosver ayakkabi giymesin yerler mis gibi halifleks kostursun dursun”diyecek oldum islerine karismak olmasin diye vazgectim, neyse ki diger arkadas mudahale edince bende cesaret buldum,diger arkadas cocuga donup saka yollu parmagini sallayip dedi ki ” anne ne derse o olacak tamam mi, anneleri uzmek yok ,hmmm!”.. ben de dedim ki “hayir ne munasebet, anne ne isterse o olur diye bir sey yok, cocugun kendi fikri, akli, zevki yok mu hic?” sonra arkadasima dedik ki “bak sen bir annesin, cocugun icin en iyisini istiyorsun degil mi,o zaman sana cocuguna yapacagin en buyuk iyiligi soyliyim ;onun baska bir insan oldugunu kabul et;evet senden dogdu ama o, sen degil baska bir insan artik” ..tabi icimden gecirdigim gibi ,tek bir atlet ile kosup ziplamasi gereken o yasta cocuklarimizi pahali ve rahatsiz kiyafetlere bogmanin onlar icin degil kendi egomuz icin olduguna kadar lafi uzatmadim,uzmek de istemedim..

    su siralar 3 yasindaki kizimla mini bir ergenlik provasi yapiyoruz diyebilirim. aglama krizleri, inat nobetleri beni zorladigi kadar,bu durum hosuma da gidiyor. cunku biliyorum ki bu onun gelisiminin dogal bir sureci, benden bagimsizlasabilmesi icin bu catismaya ihtiyaci var. hal diliyle bana diyor ki ; “sana ait olmak istiyorum ama kendi ozgurlugumun de elimde olmasini istiyorum, benim icin yaptigin tercihlere ihtiyacim var ama bagimsiz tercihler yapmama da izin vermelisin, bak ben buyuyorum , senin kafandaki insan olmak icin gelmedim, daha once kimsenin yapmadigi baska bir seyi yapmak ,baska bir sey olmak icin geldim bu dunyaya; bana izin ver benim de baska bir hayatim olsun, senin hayatini hayallerini yasamak zorunda olmamaliyim.”

    • U-mutlu dedi ki:

      Gulpembe hanim yaklasiminiza bayildim ☺
      Benim kiz 2 yasinda basladi ozgurluk provalarina aglama krizlerine yersiz inatlasmalara ,malesef bende hamileligim boyunca aldigim cocuk gelisimi kitaplarini okumamanin veya okudu isem de unutkanligimin bedelini agir odedim…
      Bu davranislarindan kendimi sucladim hep nerde yanlis yaptim diye agladigim cok olmustur..
      Taki Adem Gunes in kitaplarini okuyuncaya kadar meger normalmis sorun yok hersey olmasi gerektigi gibi imis…
      Bosuna hirpalamisim kendimi, cocugu oldugu gibi kabullenmek varken…

  5. M. dedi ki:

    muhteşem tespitler

  6. Cengiz Öldür dedi ki:

    Çocuklarin ruhu da geniş olur. Dert yok, tasa yok.

    Eger cocuklarda olan şeyler bizde olsa evliya olurduk.

    Gelecek ve rizk kaygisi yoktur.

    Sevdiklerini soylerler.

    Cilginca eglenirler.

    Hatayi bulup cekinmeden soylerler.

    Allah bize de ruh genisligi versin. Hakki hak bilip sarilmayi, batili batil bilip ictinab etmeyi nasib etsin.

  7. Hatun dedi ki:

    Bir çoğumuzun içinde bulunduğu durum sanki bilginize kaleminize sağlık.

Dünden Bugüne

Hadis-i Şerif Düşmanlığı

Bizim halkımız Kur’an-ı Kerimi pek bilmez. Bu elbette büyük bir eksikliktir fakat yine de dinimizi Peygamber Efendimizin hayatı ile öğrendiğimiz için halkın inancı sağlamdır. Batılılar yüzyıllar boyunca İslam ülkelerine hoca kılığında ...
Devamını Oku

Güzel Söz

"İçinizden kendileri ile huzura kavuşacağınız eşler yaratıp aranızda sevgi ve esirgeme var etmesi de O’nun ayetlerindendir. Şüphesiz ki bunlarda düşünen kavim için ayetler vardır.(Rum Suresi 21.ayet)"

Kitap

Yuvamızda Huzur Bulalım Diye

Huzur, modern dünyada, moda dışı bir kelime gibi duruyor artık. Oysa, Huzur; ne tatlı bir kelimedir. Huzur; ruhun, zihnin ve bedenin sükûnet bulma hâlidir. Huzur; gönlün yatışması, nefsin tatmin olmasıdır. Huzur; baş dinçliği, gönül ...
Devamını Oku