Bismillah deyip, dua edip başlayalım, evlilik okulumuza. Rabbim muhabbete ve hayırlara vesile eylesin inşallah.
Allah (c.c) kainatta hiç bir şeyi öylesine, başıboş yaratmamıştır. Her şey bir sistem içerisinde, Yaradan’ımızın belirlediği kurallar çerçevesinde devam eder. Biz bu kuralları neresinden delersek delelim elimizde patlar.
Kadın-Erkek ilişkilerinde temel üç şey “Saygı-Sevgi ve İkram” dır. Mutluluk formülümüz budur. Ve Formül bana ait değil.
Nisâ Suresi 34. âyeti kerîme “Erkekler kadınlar üzerine kavvamdır.” diye başlar. Kavvam koruyucu ve yönetici demek. Kısacası Allah(c.c) evin reisini erkek olarak tayin etmiştir.
Âyetin devamında “Saliha kadınlar, iyi kadınlar kocalarına gönülden itaat eden(saygılı olan) kadınlardır.” buyrulur. Kadını da erkeği de Yaradan, evliliğin kurallarını da belirlemiş. Ben belirlemiyorum.
Rum sûresi 21. âyeti kerîme de:
“Sükûna ermeniz için size kendinizden zevceler yaratması ve aranıza sevgi ve merhamet koyması onun (kudretinin delillerindendir) ayetlerindendir. Şüphesiz ki bunda düşünen toplumlar için ibretler vardır.” buyruluyor.
Alimler sükûnu “ rahatlamak, dinlenmek, durulmak, kaynaşmak, huzura kavuşmak” gibi kelimelerle açıklamışlar.
Rabbimiz, kadın ve erkeğin birbirlerinde dinlenmeleri, durulmaları ve birbirleri ile rahatlamaları için çiftler halinde yarattığını açıklıyor. Sadece çocuk yapıp birbirlerinin ömürlerini tüketsinler diye değil, yani.
İşte evlilikte mutluluk için sükûna kavuşup rahatlayabilmek için iki önemli gereklilikte bu âyet-i kerîmede açıklanmış. “Sevgi ve merhamet”
Sevgi evliliğin sermayesi, Rabbimizin bizlere en büyük ikramıdır, nikah hediyesidir. Sevgiyi yaşatmak için gerekli olan şey de açıklanmış. “Merhamet” Merhamet en çok “şefkat ve ikram etmek” anlamına geliyor.
Bütün ilimlerin kaynağı, özü Rabbimizin kelamı Kur’an-ı Kerimden aile hayatında mutluluk için en önemli üç şey bize açıklanmış. “Saygı-Sevgi ve İkram” Evlilik için üç sihirli sözcük. Sadece karı koca ilişkisi için değil, anne-baba-çocuk ilişkisi de geçerli.
Kadın erkeğe saygılı olacak, erkek kadından sevgisi esirgemeyecek ve birbirlerine ikramlarda bulunacaklar. Ana formül bu. Bu formülü destekleyen pek çok da hadisi şerif var. Onlara da ilerleyen derslerde değineceğiz inşallah.
Yaratılış olarak baktığımız zaman kadınların en çok sevgiye ihtiyacı varıdır, erkeklerin saygıya.
Günümüzdeki en temel sorunda bu: Kadınlar erkeklere gereken saygıyı göstermiyorlar, erkeklerde kadınları nasıl seveceklerini ve sevgilerini nasıl göstereceklerini bilmiyorlar.
İkram desen karşılıklı menfaate dökülmüş. Herkes kendi yapması gerekenleri bir tarafa bırakmış, diğerinin ne yaptığı ile ilgileniyor, karşılığını da ona göre veriyor.
Yurt dışında çocuklar üzerine yapılan bir araştırmada kız çocuk ve erkek çocuk farklılıklarına bakmışlar. Çıkan en önemli sonuç kız çocuklarının sevgiye, erkek çocuklarının saygıya önem vermesi. Bütün çocuklar sevgi ister diye düşünüyoruz, oysa erkek çocuklar saygı görmedikleri zaman sevildiklerine inanmıyorlar.
Yaratılış çocuklarda henüz bozulmadığı için en çok onlarda kendini tam gösterir. Mesela; kızlar küçükken babaya hizmet için onun etrafında koştururlar, terliğini getirirler, gazetesini verirler, nasıl hizmet edip babayı mutlu edeceklerini bilmezler. Fakat aynı kızlar biraz büyüdüklerinde, temiz bilgi ile beslenmediklerinde ve kibir gibi nefsin oyunları ile tanışmaya başladıklarında babaya bir bardak su getirirken yüzlerini ekşitmeye başlarlar.
Erkeğin evde otorite olması ve kadının erkeğe saygı göstermesi aynı zamanda en iyi çocuk eğitimi metodudur. Kadın kocasına saygılı olursa, çocuklarda babaya saygı duyarlar. Günümüzde ailelerin en büyük sorunu ergenlerle, gençlerle baş edememek. Neden?
Çünkü evde çocuğun çekineceği bir otorite yok. Anne çocukla çok yüz göz olduğu için ve sevgisi ağırlıkta olduğundan dolayı çocuk için otorite olamıyor. Çocuk babasını sevdiği kadar, ondan korkup çekinmeli ki hareketlerine dikkat etsin. Ölüm ya da boşanma gibi sebeplerle çocuk babasız büyüyorsa babanın boşluğunu büyükbaba, dayı gibi bir erkek yakının doldurması gerekir.
Evde kadın sevgiyi, baba otoriteyi temsil etmeli. Aynı zamanda kızlar babaya, ağabeye saygı duyarlarsa eşine de saygı gösterme noktasında sıkıntı çekmez.
Evlilik okulumuzu takip eden genç kızlar öğrendiklerini evde önce babaya, varsa erkek kardeşe ve yakın akraba erkeklere saygılı davranarak göstersinler.
Pek çok kadının kabullenmekte zorlandığı; fakat gayet sahih bir Hadis-i Şerifte “İnsanın insana secde etmesini emredecek olsaydım, kadının kocasına secde etmesini emrederdim.” buyruluyor. Sevgili peygamberimiz, rehberimiz bu sözleri ile evlilik hayatında kadının kocasına saygılı olmasının ne kadar önemli olduğuna dikkat çekiyor. Yoksa kadın iki büklüm olsun, kocasının karşısında yere yatsın demiyor elbette.
Biraz ağırımıza gidiyor; ama saygının önemini kabul ettik mi hanımlar? Etmeyenler çoktan gitmiştir herhalde. Tamam o zaman, devam edelim. Bir erkeği ne kadar severseniz sevin ona saygısızlık ediyorsanız sevginize inanmayacaktır. Saygısızlığın da çeşitleri var. Gizlisi var, açığı var, süslüsü var, sadesi var. Var da var.
İşte size gerçek hayattan süslü saygısızlıklardan örnekler: Kadın “Kocamın adı Tekin, ben ona tekoş derim.” diyor. Ne kadar ayıp sanki kedi çağırıyor. Başka bir hanım kocasının adı “Ali” Kadın ona sürekle “Alişim, Alişim” diyor. Sanki üç yaşında çocuk seviyor. Başka bir hanım da kocası, o ve ben varız. Kocası hoş bir şey söyledi. Kadın kocasını parmağı ile bana işaret ederek “Ne kadar şirin bir şey değil mi?” dedi. Ne diyeceğimi bilemedim. Kocası çok bozuldu, renkten renge girdi. Yaa çok şirin, götür kreşe ver, akşamları alırsın.
Bunları yapanlarda üniversite mezunu, kariyerle hatunlar. İşte bunlar süslü saygısızlıklar. Sevgi gösterisine boğulmuş saygısızlıklar. Erkek bu davranışlardan çok rahatsız olur; ama kadın o kadar şirin olmaya çalışır ki adam ne diyeceğini bilemez. Sonra bir bakarsın süper gidiyor zannedilen evlilik bir günde bitmiş.
Ya da açıkça yapılan saygısızlıklar var: Kocasına “kozalak, üretim hatası, öküz, ayı…” gibi kızdığı zaman ağzının ayarını bozan kadınlar var. Velhasıl bu saygı meselesi evlilikte çok önemli. Erkeğe ve ailesine saygı kadın için evliliğin temel direğidir.
Gizli saygısızlığa örnek ise: Asık yüzle, küçümseyici bakışlarla erkeği beğenmediğini hissettirmek ve aşağılamaktır. Yoksa kadının ağzından kocasına karşı kötü söz çıkmaz. Bu saygı meselesinin detaylarına kadın erkek yaratılış farklılıkları konusunda devam edeceğiz inşallah.
Gelelim sevgi konusuna. Sevgi; kadınların hava su kadar ihtiyacı olan manevi bir besin. Kadın sevilme arzusu ile doğar. Minicik kız bebekler, anne babanın yüzüne bakarlar, sevilmek için türlü şirinlikler yaparlar. Kadınların bu sevilme arzu, yaşı kaç olursa olsun hiç bitmez.
Bu yüzden de bir erkeğin en çok dikkat etmesi gereken konu, karısını sevdiğini söylemesi ve sevgisini göstermesidir. Erkeğin günde üç öğün “seni seviyorum” demesine gerek yok tabii. Bir şey çok söylendikçe anlamını kaybeder. Ama arada bir söylemesi kadını mutlu eder.
Kadınların çoğu sevildiğini duymak isterler; ama sevildiğini hissetmek kadınlar için daha önemlidir. Kadınlar eşleri tarafından sevildiklerini, değer gördükleri zaman hissederler. Erkek karısı hastalandığı ya da doğum yaptığı zaman şefkatle muamele ederse, gün içerisinde onu dinlemek için zaman ayırırsa, karısını düşündüğünü gösterirse, ufak tefek huysuzluklarına anlayışla bakarsa kadın sevildiğine inanır.
Bir hanım “Bir gün canım kayısı istedi, eşime telefon açıp söyledim; fakat akşam gelirken kayısı getirmedi. İki gün sonra getirdi kayısıyı. Çok mutlu oldum. Demek ki iki gün geçtiği halde benim istediğim şeyi unutmamış, almış, demek ki bana değer veriyor, günlerce ben buna sevindim.” demişti.
Peygamberimiz erkeklere “Bir yerden döndüğünüz zaman hediyeleri vermeye kız çocuklarından başlayın.” diye tavsiye etmiş. Kendisi de yolculuklardan döndüğünde ilk defa kızı Hz. Fatıma’nın evine gider önce onu ziyaret edermiş. Bir babanın da kız evladına göstermesi gereken sevgi ve değere güzel bir örnek.
Peygamberimiz, eşlerine de sevgisini göstermekten hiç çekinmemiş. Yemek yerken eşinin ağzına yemek koyar, hoşuna gidecek sözler söyler ve değer verdiğini sözleri ile de davranışları ile de belli etmiş.
Ana konu bu. Diğer dersleri işledikçe söz dönüp dolaşıp buraya gelecek. Ödevlerinizi bu akşam 19:00 da vereceğim, inşallah. Çünkü ödev konusu girmeden “sevgi-saygı ve ikram” konusu üzerinde biraz daha duralım istiyorum. Sizlerden gelecek soru ve yorumlarla devam edelim. İlk soru benden:
Erkeklere soruyorum. Bekarsanız; anneniz, babanız, kız kardeşiniz ya da nişanlınız, evliyseniz eşiniz ne yaptığında çok canınız sıkılıyor, kendinizi kötü hissediyor, onlara karşı kızgınlık duyuyorsunuz?
Hanımlara soruyorum: Bekarsanız; anneniz, babanız, ağabeyiniz, evliyseniz kocanız ne yaptığında ya da ne söylediğinde kendinizi değersiz görüp, sevilmediğinizi hissediyorsunuz?
Not1: Yorum ve soruları kendi isminizle değil ya “rumuz” la ya da kendinize bir “takma isim” bulup onunla yapın.Rahat yazın.
Not2: Ödevler yarına kaldı. Hem evinde bilgisayar olmayan akşam bakamayacak olanların isteği üzerine hem de bu konuyu biarz daha konuşalım diye. Ödev konusu yarın sabah siteye eklenecek.
















ALLAH RAZI OLSUN SİTEYİ HAZIRLAYANLARDAN.TAKİP ETMEYE ÇALIŞACAGIM ,RABBİM İZİN VERDİGİ SÜRECE.
Bu siteyle bügün tanıştım.ALLAH razı olsun hazırlayanlardan.
önce herkesten acil dua rica ediyorum.sizin konferansınızda bulundum çok güzel ve manidardı .eşimin işleri bozuldu biz o üzülmesin diye çabalıyoruz ne yapacağımı bilmiyorum çok iyi sayılmam onun üzülmesi beni çok yıpratıyor oda aynı beni düşünüyor .herkese şunu söylemek isterim birbirinizi yıpratmayın incitmeyin eşinizin bir emanet olduğunu onsuz bir hayatı çocuklarınızı düşünün bende bir ay önce bukadar farkında değildim ufak tefek şeyleri sorun yapardım ne kadar gereksizmiş boşmuş şimdi anlıyorum hiç bir şey için geç değil zararın neresinden dönersek kardır diyor herkese mutluluklar diliyorumAeo
Eşimin sevgi sözlerime karşılık vermemesine (biliyorsun ya söylemee gerek var mı şeklinde standartlaşmış bir cevap), haklı ya da haksız özür dilemeyi bir kez bile denememesine (haklı olduğuma inansam da özür dileyen her zaman ben oluyorum), Her sözüme muhakkak ya sözle ya davranışla bir cevap vermesine yani asla altta kalamamasına evinin resi olacağı günlerin hayalini kuran bir erkek olarak üzülüyorum. Eşime karşı sürekli adımlar atmaktan yoruldum artık, onu çok seviyorum ama sanıyorum sevgi herşeyi halledemiyor bazen saygı daha vazgeçilmez bir ihtiyaç olabiliyor. Neyse geç te olsa inşallah bu yazılar bir çözüm olur ne diyelim öıkmadık candan umut kesilmez misali.
Peki sizce bu durum neyden kaynaklanıyor olabilir?Eşinizin eğitim seviyesinin yüksekliğinden mi,aradaki yaş farkının azlığından mı(olasılıklar tabi bunlar) yoksa herhangi başka bir neden mi.Aynı hayali kuran bekar biri olarak bilgi edinmek istedim,teşekkür ederim şimdiden.
kayısı örneğini verdiniz yaa beni çok etkiledi sema hanım.ben eşimden canım birşey istedi dediğimde hiç aldığı olmadı daha..
bazi erkekler(ozellikle sizinde alma imkaniniz varsa, yani calisiyosaniz veya size yeteri kadar para veriyorsa) kendisinin bu isi yapmasi gerektigini dusunemiyor. o da alabilir, cani istiyorsa diye dusunuyor. Bende ayni seyleri yasadigim icin soyluyorum, kardesim. Hatta kendine biseyler alir yanimda yerdi, ama bana teklif bile etmezdi. cok uzulurdum bende. hicbirsey soylemedim ona. Ama ben her ne yersem ona da mutlaka teklif ederdim, ve soylerdim canin ceker belki biraz al diye. Kendim yemek pisirecegim zaman sorarim ona istedigin birsey varmi?
7 yillik evliyiz ve artik diyebilirimki hersey degisti.
biz cok aliniyoruz, daha fazla ilgi bekliyoruz ama bazi erkeklerde bizim bekledigimiz gibi olmuyor. Ama sabirla inanin bana hersey degisiyor. Ben ilk cocuguma hamileyken bile, canimin cektigi seyleri alip getirmedi bana, defalarca benden canim onu cekiyor dedigimi duydugu halde…
ama dedigim gibi simdi hersey degisti, bazen benim istdigim seyi kalkar ve o hazirlar ve senin icin yaptim diyede ekler.
Allah her emegin karsiligini mutlaka verir, sabirda bir emektir…
evt aynı şeyleri bende yaşıorum kendisi yer bana vermez aynen öyle paylaşmayı hiç bilmez ben çalışan bir bayan değilim para versede o çıkıo hergün dışarıya iş yeri çarşının ortasında simit istedi cnm dedim gecenlerde hiç umrunda olmadı evin yakınlarında olsa ben alacam ama ev çarşıya uzak gerçekten çok kızıyorum bu huyuna istediğim şey çokmu diorum bazen yada hiç önemsemiyo diyorum.ben hep yemekleri onun sevdiği gibi yaparım kendim sevmesem bile.değişmesini umut ediyorum inşAllah dediğiniz gibi olur sabır ediorum ama işte bazen de zoruma gidiyor.hep içime atıyorum.buda bana çok büyük zarar oluyor.
sitenizi yeni keşfettim çok faydalı olacağına inanıyorum.belki geç kalmışımdır ama bende söylemek istiyorum
- eşimin başkalarının yanında benim gururumu kırıcı küçük düşürücü konuşmlarına çok kırılıyorum.bunu eşimede söyledim ama ne var ne söylemişimki alınacak bişey demedim diyor ama ona göre normal olan bişey bana göre kırıcı olabiliyor bunu anlamıyor.
- bide hep bi uyku hali var eşimde.evde olmadığımız zaman bişey yok ama işten çıkıp 17aylık oğlumuzu alıp eve gidiyoruz ve o hemen yatma pozisyonunu alıyor uyuma diyorum uyumuyorum diyor ama yarım saat geçmeden uykuya dalıyor. çok üzülüyor ve kırılıyorum buna…
NiSA 34
Âyetin devamında “Saliha kadınlar, iyi kadınlar kocalarına gönülden itaat eden(saygılı olan) kadınlardır.” buyrulur
demişiniz ama ayette sadece “itaat” kelimesi var, kocaya itaat diye direk bir ibare yok. Mustafa İslamoğlu mealinde bu itaat Allah’a itaat olarak yer almış, şöyle ki
“Dürüst ve erdemli kadınlar hem (Allah’a) itaat eden, hem de Allah’ın koruduğu (iffeti eşlerinin) yokluğunda da koruyan kadınlardır….
Yazılarınız için gönülden teşekkürler..
kadınların en cok bir seye hayır dediğiniz halde dır dır dır dır aynı seyi tekrarlayıp ısrar etmesi ve hayır dediğiniz sey için sebeplerini ve evet denirse sonuclarını acıkladıgınız halde hala ısrar edip sizin söylediklerinize farklı farklı bahaneler bulup ikna etmesinden nefret ediyorum.. bu annemde de var maalesef:((
ben sitenizle yeni tanıştım ve geç de olsa başlamak istedim.
eğer hala geç kalmamışsam ödev yapmak isterim=)
ben altı aylık evli bir bayanım.
ben en çok eşimin benden çok ailesini önde tuttuğunu hissettiğimde değersizlik ve kızgınlık hissediyorum.
biz nişanlıyken ve evlendiğimiz ilk 4-5 ay boyunca eşimin 15 yaşındaki kız kardeşi onu çok kıskanıyor. sürekli beni üzecek sözler sarf ediyordu. abisiyle yakın olmama tahammül edemiyordu. ben tüm bu sözlerine karsı susuyordum. eşime söylüyordum. o da “o daha küçük sözlerine bakma” diyordu. diğer bir kız kardesi de eşimle birlikte aldıklarıma “bana da alsaydınz” diyor. eşimin ailesiyle birlikte aynı binada oturuyoruz. ve eşimin ailesi her akşam onlarla birlikte olmamızı istiyor. bense bu arada okuyorum. akşam eve geldiğimde hem yemek yapıp hem ders çalışmaya çalışıyorum.bu arada da her akşam kayınvalidemlerle geçirmek istemiyorum. ama eşime bunu söylediğimde sürekli tartışıyoruz. kayınvalidemle falan aramızda bir sorun yok sadece her akşam gitmek istemediğimi onnla da yalnız kalmak istediğimi söylüyorum. yine bana zaten birlikteyiz neden bu kadar sana zor geliyor diyip duruyor. işte tüm bunlar sonucunda eşim kız kardeşleriyle vakit geçirdiğinde ve beni ikinci plana ittiğini hissettiğimde büyük bi kızgınlık öfke ve artık üzerine onlarla vakit geçirsin istemiyorum. hem okuyup hem evli olduğum halde eşim beni anlamayıp anne babasını üzmemek için onlara bi şey diyemediği için her akşşam her akşam onlarla olmak istemiyorum ama bu konuda uzlşamıyoruz ve eşimin beni düşünmediğini hissediyorum ve kırılıyorum. ne desem fayda etmiyor. ve aramızdaki bir çok tartışma da bu yüzden oluyor. eşimi çok seviyorum ancak neden bu kadar çok tartıştığımızı bilmiyorum.
Şevval hanım hoş geldiniz sitemize. Erkeğin anne ve kızkardeşlerinde oğlu ya da kardeşi paylaşamama kıskançlık duyguları çok yaşanıyor. Sizi çok sevip onları unutmalarından korkuyorlar. Biraz sabırlı olun. Eşinizde onlara ben sizi bırakmadım mesajı vermek istiyor belli ki. Bunlar önemli meseleler değil, bunları büyütüp sevginizi öldürmeyin. Evliliğiniz biraz daha eskidikçe sizi kabullenecekler o kadar gelip gitmenizi istemeyecekler, oğullarını onlardan koparmayacağınızı fark ettiklerinde. Şimdi çokça gidin, dersinizi kayınvalidenizde çalışın. Onlara siz benim ailem oldunuz mesajı verirseniz üstünüze o kadar düşmeyeceklerdir. “Erkeğin idare etmesi gereken üç kadın” yazımı eşinize okutun belki işiniz kolaylaşır. selamlar..
öncelikle Sema hanım Allah sizden ebeden razı olsun.
***Hanımlara soruyorum: Bekarsanız; anneniz, babanız, ağabeyiniz, evliyseniz kocanız ne yaptığında ya da ne söylediğinde kendinizi değersiz görüp, sevilmediğinizi hissediyorsunuz?
-Kahvaltı ve akşam yemeklerinde sessizce yemeğini yiyip kalkması. ( ben konu açarsam konuşur)
-sorunlarımızı biriktirmek. birktirmeyelim sorun olunca konuşalım desem de onun susması.
-
Erkeklerin en büyük korkusu kadınların “konuşmamız lâzım” demesi. Çünkü altından hayırlı bir şey çıkmıyacağını düşünürler. Bu konuyu iletişim dersinde işleyeceğiz inşaallah.
Ben bir yetişkin gibi davranılmadığında kızıyorum.
en çok kızdığım sinirlendiğim durum. ilgi beklediğim sırada benimle değilde 3. bir şeyle ilgilenilmesi.(3. şey telefon, bilgisayar.televizyon yada bir başkası..) örneğin telefonda benimle konuşurken film izlemesi yada nette yazışması. kendimi değersiz bir şey gibi hissediiyorum. böyle yapacağına telefonu yüzüme kapat daha iyi diyorum.
ben 3 yillik evli bir hanimim. 1 yasinda bir bebegimiz var. beni en cok rahatsiz eden sey kavga etmek bagirmak cagirmak degil cunku tatsizliklar her evde her ailede oluyor biliyorum. ama kavganin bile bir uslubu olmasi lazim. esim sinirlenince aileme de hakaret ediyor buna cok sinirleniyorum.
sonra ufacik bebegimizi kucagina alip beni ona kotuluyor agzim acik kaliyor.
bir de boyle kavgadan sonra o kadar uzun sure kus kaliyor, hatta yatagini ayiriyor ve bu surecte beni ruhen o kadar cok itiyor ki herhangi birsey istemeye dahi cekiniyorum tersleyecek diye.. yani boyle hayat cok zorlasiyor. evlilik mi yoksa cile mi anlamadim!!!
İnşallah okulumuzdan faydalanırsınız, zorluklar biraz da bizim yanlış davranışlarımızdan olabiliyor. Rabbim huzur versin inş. Biz de gereken emeği verelim.
Ben evli bir erkeğim.Yukarıda büyük çoğunluğunu hanımların oluşturduğu sorunların bir kısmını eşimle bizde yaşadık.Ama ben şuna kesin olarak inanıyorum ki hayatta çözümü olmayan hiçbir sorun yoktur.Bunun için çalışmalı,okumalı,araştırmalı,kendimizi düzeltmeye açık olmalıdır.Şu ana kadar evlilikle ilgili birçok kitap okudum,okudukça cahilliğimin farkına vardım.Önyargısız (feminizm vs) bir şekilde konuları ele alıp çözümler sunan samimi olan bu çalışmayı önemsiyor ve takip ediyorum.Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.
Sorunun cevabına gelince:1.Eşim bağırarak konuşunca
2.Benim yapılmasına-yapılmamasına karar verdiğim bir şeye aksi davrandığında
3.Sürekli içinde bulunduğu imkanlardan şikayet ettiğinde ve başkalarının var olanlarla kendininkileri kıyasladığında
Teşekkür ederim, evet çözüm var, ben de size aynen katılıyorum. Sevgi emek ister, gayret ister, nazlıdır sevgi. inşallah bu derslerle bunları öğreneceğiz. selamlar…
Merhaba Sema Hanım;
Güzel yazılarınız için teşekkürler. Ben eşimin öfke kontrolü problemi nedeniyle 5 yıllık evliliğimde bana yaşattıklarından dolayı, çok üzgünüm. Çok sabrettim umarım sonumuz hayırlı olur.
Hayırlı olacaktır inşallah. Eşinizin öfke ile ligili problemi varsa siz de iletişim derslerimizle onun üzerine gitmeden nasıl davranacağınızı öğrenirseniz, evliliğinizi güzel katkılar olacaktır inş. selamlar…
Öncelikle böyle bir çalışma yaptığınız için Allah c.c sizlerden razı olsun .sorunuza gelince ben severek evlendim hemde delicesine (TAM BİR İBRETLİK ) Ailesini benden üstün tutmasına tahammül edemiyorum ,benim söylediklerimin değil kayınvalidemin istediklerini yapması beni 6 senenin sonunda takmaması beni kahrediyor.
Hanımlara soruyorum: Bekarsanız; anneniz, babanız, ağabeyiniz, evliyseniz kocanız ne yaptığında ya da ne söylediğinde kendinizi değersiz görüp, sevilmediğinizi hissediyorsunuz?
Bu sorunun cevabını biraz geç verdiğimin farkındayım
a;Ben üzgünken gelip destek olmadığında,tatlı sözlerle duygu dünyamı aydınlatmadığında
b;Ev işleri yapıp koştururken o rahat rahat oturduğunda ve üstüne ilk oturduğumu gördüğünde benden birşey istediğinde
c;Saatler boyu televizyona bakıp ben ve çocuklarla hiç muhabbet etmediğinde
d;Yatağa yatıp ,arkasını dönüp hiçbirşey söylemeden uyuduğunda
e;Eve gelir gelmez 5 dk durup sonra aynı apartmanda oturan akrabalarına çıkıp uzun süre gelmediğinde
f;Hafta sonlarında arkadaşlarıyla birlikte dışarı çıktığında
g;Akrabaların yanında beni eleştirdiğinde veya söylediklerimi kayda değer bulmadığında
—SİZCE ÇOK MU ŞEY İSTİYORUM?ÇALIŞAN BİRİYİM .
Şevval Hanım, istediğimiz şeyin çok olup olmaması değil, onu nasıl istediğimiz daha önemli. Genellkle isteme şeklimiz ile ilgili hata yapıyoruz. Konuları derslerimizde işleyeceğiz inş. selamlar…
5 yıllık evliyim. Bunuda yaptim Dediğiniz gibi yaptım.
Eve sürekli geç gelmesine rağmen ilk zamanlar yapmama rağmen ikinci cocuktan sonra sorun yapmadım.
Gonlumu ferah tutmaya calistim.Sonuc ne mi?? Aylardan sonra teline gelen bir mesaja baktım elimdeyken.
Esimin beni bulduğu her fırsatta aldattigini öğrendim.
Ve bununla gurur duyduğunu gördüm. Şimdi ne yapayım? Hic guvenemeyecekmiyim?
Esimin sevgisinden de şüphem yok. Zaten severek asık olarak evlendik ama erkekler arasında bu
Erkekliğini ! Göstermenin yarısı nedir? Ne yapacağımı bilmiyorum. Beynim durdu artık. Elimin dahi değmesine tahammülüm yok. Sadece teline bakmamın siniri oldu. Okuduğum mesajı görünce birsey diyemedi oda. Belki cogu kimse gurursuzmusun diyecek ama Hala ilk gün ki gibi seviyorum. Hic bur tepki veremedim. Donup kalmış durumdayım günlerdir. Yine de saygı mi?? Ne olur cvap verin kimseyle paylasamiyorum akıl alamıyorum.
Evliliği devam ettirdiğiniz sürece evet saygı. Öteki türlü ikiniz de çok yıpranırsınız.
sema hanfendi,evilik okulunuzdaki yazıları çok beğendim,şahsen ben çok memnunum ,17 yıldır bu konuda kendimi sürekli geliştiriyorum,aile eşler arası iltişim , çocuk eğitim, insanların yuvasının şen olmasına gayret gösteriyorsunuz,allah razı olsun sizin yuvanızda cennet olsun inş. sevği ,sayğı ve dularımla efendim.
sema hanım Allah sizden razı olsun..işin açığı yazılarınızı takip ediyordum kendimi frenlemek için..ama çok tasvip etmiyordum..erkeklere fazla önem veriyor kadınları ezdiğinizi düşünüyordum.ama daha ilk yazıda gördümki benim evlilikteki en büyük mhatam saygı eksikliği..inş.düzelteceğim.derslerin devamını bekliyorum ne kadar sürede yayınlanacak
Teşekkür ederim Zeliha Hanım. Allah sizden de razı olsun. Gayretinizden ve samimiyetinizden dolayı.
İkinci dersi yarın ekleyeceğim inşallah. Yazı aralıklarını bir haftaya yakın bir zaman olarak düşünüyorum ki o ders üzerinde duralım, bu arada ödevler yapılsın, yorumlar gelsin, derslerin etkisi, kalıcılığı olsun.
Erkeklere önem veriyorum, çünkü önemliler…
Kadınlara da önem veriyorum, kadınlar da çok önemli.
Kadınları ezdiğimi düşünenler merak etmesinler, kadınlar ezilirlerse en iyisinden fıstık ezmesi olurlar:)))
Bu ezilme korkusunu yeneceğiz inşallah hep birlikte.
hehehehe süpersin sema ablaa:))) fıstık ezmesi severimm
)
SEVECEN ablaa ya ben mi kaçırdım yeni ders işlendimi yoksa?deslerin arasında çok boşluk olmasın yaa..hergün bi hevesle açıyorum sayfayı..bakıyorum yazılanlara ben ödevimi de yaptım
sıra arkadaşımı arıyorumm nerdesin SEVECENN
esra’m cvp yazdım gene göndermedi silindi…gene yazarım ablam…aşağıya da yazmıştım:))
bende adımı soyadımı söylemiştim
onu da sildi göndermiyor sen ne yazmıştınki silindi..??
neyse abla 2.derste görüşürüz..Allaha emanet..
sitenizden ve derslerinizden bugun bir bekar arkadasım vesilesiyle haberdar oldum. aksam esime de bahsetmeyi dusunuyorum. aslında boyle seylerin pek fayda getirecegine inanmam. meseleleri kendi icimde halletmeyi tercih ederim. evliligimizin basından bu yana oldukca degistigimi dusunuyorum. annem derdi alısırsın kızım , neler yasadık biz, aldırma bosver, alttan al vs. daha kötülerine bakıp sukretmek, beklenti icerisinde olmamak, daha da ilerisi takva boyutu herseyi Allah icin yapmak. teoride guzel seyler, ama ne kadar pratigi olabilir.
evliligimizin 5. senesindeyiz. buyuk tartısmalar yasamadık elh. ama hayal kırıklıklarının sayısı oldukca fazladır… beni cok uzen bi konu hakkında aglıyarak belki de yarım saat konustugumu ve bu sure sonucunda esimin bana su soruyu yonelttigini hatılıyorum ‘tamam da tam olarak problem ne?’
bazen dusunuyorum da özellikle aile ici meseleleri konusurken erkek ve kadın arasına bir duvar giriyor, özellikle de bu duvardan erkegin tarafına sesler tam olarak gecmiyor
güler misin, aglar mısın? bi suredir calısıyor, para kazanıyorum. inanın bu esime olan saygımı daha da artırdı. gercekten yoruluyormus bizim icin, hic de kolay degilmis.
konuyu fazla uzatmadan sorunuza gelecek olursam:
- zar zor agzından cıkan bir kac kelime ile onu anlamamı tam olarak ne demek istedigini hemen kavrayıp geregini yapmamı ister. ben sanırdım ki hanımlar nazlı ama naz yapan, kapris yapan genelde esim olur. bu duruma sinir oluyorum. bi istegimi yalvar yakar yaptırırım, soyledigimde duysa bile cevap vermedigi zamanlar olur. aslında cok zeki, asırı zeki ama neden boyle oluyor anlamıyorum. ister istemez sinir oluyorum. ama o tepkilerine hemen karsılık bekler, aksi takdirde kesin sorun yasarız…
- ise baslamadan once cocugumuzla ve evle ilgilenirdim. bebegin ilk zamanları cok zordu. esim evde olsa bile butun sorumluluk bendeydi. calısmadıgım icin de kendimi yetersiz hissediyordum. istedigim tek sey ki bunu acıkca da ifade ediyordum, takdir edilmek, önemsenmek. ama olamadı. o zamanları atlattık…
simdi de ben eve daha gec geliyorum, yemek hazırlıyorum, yatana kadar cocukla ilgileniyorum… soylemesem tabagını bile kaldırmaz sofradan. cay ister… neyse bunları da soyleye soyleye asıyoruz. ama bi musluman boyle olmamalı, merhametli, sorumluluk sahibi olmalı. hele ki sevdigi kadına. ister istemez bunları hesap edip uzuluyorum. bir de yukarıda okuduklarıma benzer olarak, hic yoktan sinirlenip kalbimi kırması. ben guclu dururum ama her kadın gibi cok duygusalım. en azından özür dilese hic sorun kalmayacak.
Kübra Hanım, böyle şeylere pek inanmam diye başlamışsınız ama aşağıda sıraladığınız sorunların hepsini çözümleri ile birlikte evlilik okulu derslerinde göreceğiz inşallah. Umarım o zaman fikriniz değişir, çünkü karşı cinsle ilgili bilmediğimiz çok şey var onun için de anlamakta zorlanıp boş yere sinir oluyoruz.
eşimin kolay sinirlenebiliyor olması bazen sinirlendiğinde küfür ediyor olması (şahsıma küfür etmese de küfürlü konuşmalar beni rahatsız eder) ve hemen konuyu kapattırmaya çalışması beni rahatsız ediyor. O hem sinirlenip hem konuyu kapatmaya çalışınca benim içim şişiyor kendi kendime daha çok sinir yaratıyorum. Ben kırılınca küsüyorum ne yapmalıyım bağırmalı çağırmalı mıyım o bunu anlamıyor beni teskin edeceğine o da kadın gibi küsüyor. eleştiriye tahammülsüz olması konuşurken ona yapıcı bir biçimde bunlar bunlarda başarılısın ama bu yönünü düzeltsen iyi olur dediğimde savunmaya geçmesi.
merhaba. bu çok güzel bise tasadüfen karşılaştım netten
sema hn yazılarınız çok güzel
tebrikler
konu islama göre yaşanmaksa ALLAHIN iznile çözülmicek hiç preblemler olmas
bende nişanlıyım.evliliğe hazırlanmam gerek yani benimde alıcağım çok şeyler var burda
inş hayırlı günler .esselamün aleyküm
Masaallah cok guzel faydali bir site allah razi olsun yozlastirmak yerine aileyi dusunen değer veren ve binin icin calisanlar olduğunu bilmek guzel insaallah ben dahil pek çok insanin aile yasamina katki saglamasi ve toplumu bilinclendirmede faydali olur,bencede mutlu evlikte saygi coooooooook önemli benimde esime zaman zaman saygisizligim oluyor ama önemli olan özür dileyip gönlünü göz etmek siz tatli dilli olun yeterli..
Eşime karşı bende saygı hataları yapmışım. Çocuklarım bunu bana çok güzel gösteriyorlar. HATAMDAN DÖNDÜĞÜM ZAMAN HERŞEY YOLUNA GİRERMİ?
evet, inşallah her şey yoluna girer, siz samimi olarak doğru adımlar atmaya başladığınız da eşiniz de size yardımcı olacaktır.
Merhaba ben bekar bir bayanım
Ben birşey anlatmak istediğimde beni dinlemedikleri zaman,Bir durum yada olay karşısında daha işin aslını öğrenmeden algıladıkları kadarıyla ön yargıda bulunmaları,hatalarımla dalga geçmeleri bana kendimi değersiz hissettiriyor sevilmediğimi anlıyorum.
Ödevi bu yazının olduğu bölüme ekledim. Kolay gelsin. Yorumlarda iletişim ile ilgili olanlara burdan cevap vermeyeceğim. Siz soruları sorun, rahatsız olduğunuz konuları yazmaya devam edin. Bir sonraki ders kadın-erkek iletişimideki hatalar olacak, orda uzun uzun cevap vereceğim, inşallah.
Ödev linki:
http://www.cocukaile.net/evlilik-okulu-1-odev/
Öncelikle böyle bir organizasyon düzenlediğiniz için çok teşekkür ederim, bence herkesin evlenmeden önce böyle bir eğitimden geçmesi gerekiyor. Ben sorun yaşadığım her konuyu araştırırım okurum, evlilik hakkında da çok kitap okudum ama sizin bugün anlattığınız hususları yeni öğrendim. Bizleri aydınlattınız gerçekten.
Kendi evliliğime gelirsek, 1,5 yıllık evliyim eşimle ailesi dışında hiçbir problemimiz, tartışmamız yok, çok iyidir anlayışlıdır ama konu ailesine gelince at gözlükleri ile bakıyor olaylara, nedense hep onlar haklı ben haksızım. Kendimi çok değersiz hissediyorum, onlar ailesi tabii ki sevsin baş tacı etsin ama ben el miyim? Sizden ricam erkeklere kim haklı kim haksız ayırt etmeyi, aileleri haksız olunca eşlerini savundukları zaman ailelerine ihanet etmediklerini, kimsenin kutsal dokunulamaz olmadığını, en önemlisi iki taraf arasında sıkışmadan dengeyi kurabilmeyi öğretin.
Saygı konusuna gelirsek malesef erkekler eşlerine yeteri kadar ilgi göstermediği, değer vermediği ve korumadığı için, ekonomik özgürlüğünü kazanan kadınlar artık daha fazla katlanamadığı için, kendini korumaya alıyor.
En az eşim kadar çalışıp, kazanıp, evin giderlerini karşılıyorsam, temizlik, yemek, çamaşır, ütü vs.işleri yapıyorsam, üstelik eşimin ailesine gittiğimde gelin olduğum için iş yapmam bekleniyorsa, artı hayatıma müdahale ediliyorsa bu evliliğin bana bir katkısı yoktur, tek başıma yaşasam çok daha rahat yaşarım, hem eşimin yemeği, çamaşırı vs uğraşmam hem kaynana görümce vs derdim olmaz. Kadınların eşlerine saygısının azalmasının tek nedeni artık katlanmak zorunda olmaması bence. Annem babamın çalışmasını eve para getirmesini çok önemli ve büyük bir şey olarak görürdü, o yüzden babam onun için bir kahramandı. Ben eşimi öyle görmüyorum çünkü ben de çalışıyorum. Öte yandan eşim de ben çalıştığım ihtiyaçlarımı karşıladığım için beni korumasına gerek olmadığını düşünüyor. Bu da bir kısır döngü işte. Bu işin içinden nasıl çıkıcaz.
biz 4 yıllık evliyiz.ve hep kavga gürültüyle geçti hayatımız.aşk bitti.saygı da son 1 yılda tarih oldu (bana yalnızkende ailesinin yanındaykende çok fazla hakaret etti hala dün gibi gözlerim dolarak hatırlıyor ve unutamıyorum.) sevgi de can çekişiyor. malum anlaşılacağı üzerine ailesinin yanında bana hiç değer vermeyişi ve hatta hakaretler etmesi değersiz olduğum düşüncesini uyandır.ve malumunuz ki birbirimizi ailesi yüzünden o kadar kırdığından şimdi birbirimiz hiç alttan almıyoruz.hep ailesini haklı görüyor ve benim düşüncelerime önem vermiyor.inşaallah bu okulla hayatımız değişir.ama her zaman ki gibi tekbaşıma katılacağım,aynı sizin kitapları tek başıma okuğum gibi.çünkü beyimizde bi sıkıntı yok.sorun bende…
dua..
Derya hanım eğitim tabiki şart ama eğitimde bir çözüm değil.benim eşim beş yıllık fakülte bitirmiş olmasına ramen aynı sorunları ondört yıldır bende yaşıyorum.bu evlilik okuluna katılmak istememin en önemli sebeplerinden biride bu aslında bizimde eşimle aramızda iletişim bozukluğu olduğunu düşünüyorum ve bunu nasıl çözmem gerektiğini öğrenmek istiyorum.inşallah düzenli takip etmeye çalışacağım önerilerinizi bekliyorum
ahh.. işte..en değersiz hissttiğimm an.. beni öldüren süründrüen sinir krizine girdiğim an.. dışarıda gezerken güzel hatunları gözden kaçırmaması.. çok dikkatlidir hiç birini kaçırmaz.. dinini bildiği halde. sinir olduğumu bildiği halde b huyuna devam etmesi… o an katil olabilirim.. o derece.. offf.. of
Yarın 29 Ekim Cumartesi İzmit’te hanımlar için seminerim programım var. Okulumuzu İzmitten takip eden hanımları bekliyorum. Adres: Rabia Hatun Kur’an Kursu yanı Gülistan anaokulu seminer salonu Yeşilova- İZMİT
Öğle vakti saat: 12:30 da
Teşekkür ederim böyle bir organizasyona vesile olduğunuz için.

Ben nişanlıyım ve nişanlımı bu zamana kadar hiç kimseye karşı hissetmediğim duygularla bağlıyım nişanlıma hamdolsun.
Ve nişanlımın da böyle olduğunu hissediyorum yürekten.
Böyle güzel duyguların arkasından AMA diye başlayan cümleler kurup yakınmayı hiç sevmiyorum AMA yazmak gerekiyor işte.
Ben bir erkek olarak yazıda belirtildiği üzere en çok saygıya takılıyorum ve bayanların bu konuda bir adım attıklarında ve bu adımda sabrettiklerinde sorunun büyük kısmı hallolacak. Ben nişanlıma, eşime bana duydugu saygı oranında sevgiyle yaklaşabiliyorum. Egoist olarak değil fıtri olarak. Ve inanıyorum ki aklını azıcık kullanan kadın eşinden beklediği şeyi hiiiç kavga tartışma olmadan gönül rızası ile elde edebilir. Ve kırgınlık da olmaz.Ben kadın olsam dediğim anlar olmuyor değil
Saygıya dayalı sevgi diyorum günümüzün getirdiği birkaç problemi dile getirip bitirmek istiyorum.
Çözümü konusunda da görüşlerinizi bekliyorum.
-Erkeklerin gözü neden dışarda olur?
-Muhafazakarından sosyetesine kadar kadınlar neden dizi, magazin ve moda mübtelası olur?
-Erkeklerin işleri neden o işte olmasına vesile olan ailesini aksatmasına sebep olur.
-Kadınlar neden hep itaat etmeden sevgi beklerler.
Asım sana katılıyorum dostum. Özellikle mütedeyyin erkekler için evindeki helal dairesindeki cinsellik çok önemli. Bayanlar benim kocam nasıl olsa dindar onun böyle işlerde gözü pek olmaz diye önemsemiyorlar. Aksine çok daha özenli olmalılar diye düşünüyorum. Erkeği evde tutacak ve onu eve bağlayacak kadındır. Ve önemli olan itaat. Biz erkekler sadece hanımlarımızda saygı bekliyoruz. Olur kocacığım tamam kocacığım deyiverse dediğin gibi herşey aslında hallolur.
Ben bekar, 24 yasinda bir hanim olarak sunlari aktarmak istiyorum:
Aile yapimizda, kulturumuzde bazi erkekler “duygusal konulari” konusmayi sevmiyorlar veya utaniyorlar, zayiflik gibi goruyorlar saniyorum. Toplumumuzda “erkekler aglamaz” veya “erkek duygularini göstermez” gibi bir olgu var. Mesela bazi erkekler “seni seviyorum” sozunu soylemeye bile çok çekinirler. Bu da beni uzuyor bazen de sinirlendiriyor. çünkü o zaman, sevilmedigimi, duygularimin önemsenmedigini zannediyorum.
S.a Sema hanım ilk önce sitenizde evlilik okulu uygulaması başlatmanız çok güzel oldu.. Oldukça verim alacağız inşallah..
Ben 23 yaşında 2 aylık nişanlı birisiyim.. Nişanlımla daha önceden bir tanışmışlığımız var.. Okulum sebebi ile maalesef 2 yıl nişanlı kalmak zorundayız ve bu bizi ister istemez psikolojik olarak çok sıkıntıya düşürüyor..Bende nişanlandığımız günden itibaren sürekli gelip giden bir agresiflik hali mevcut..Çevremde ki insanlarla çok güzel konuşup anlaşırken nişanlımla telefonda konuşmaya başlayınca onun her dediğine sinirlenmeye ve her sözünün altından bir mana çıkarmaya başladım..Daha çok ilgi ve sevgi beklemeye başladım.. Nişanlımı çok sevdiğimi ve onunda beni ne kadar çoksevdiğini bana olan saygısını çok iyi biliyorum.. Fakat bir türlü ani kızmalarımın ve tavırlarımın önüne geçemiyorum..sorunlarımızı güzel bir şekilde konuşabiliyoruz fakat uygulama konusunda sıkıntı yaşıyoruz.. Birbirimizden uzak oluşumuz ve uzun bir süre nişanlı kalacak olmamız galiba bizi sıkıntıya sokuyor yada tüm bunlar şeytanın birer vesvesesi… çünkü elhamdülillah yaklaşık son 2 haftadır herşey eskisi gibi olmaya başladı.. Tartışmamaya ve daha muhabbetli olmaya başladık..
Böyle sıkıntılı bir devreye girdiğimiz zaman en az zararla nasıl işin içinden çıkabileceğimiz konusunda bize tavsiyelerde bulunursanız çok seviniriz.. Nişanlılığımız süresinde sevgimizi saygımızı muhabbetimizi bitirmek istemiyoruz ve hayırlı bir evlilik yapmak istiyoruz.. Cevabınızı merakla bekliyoruz,selametle..
Allah razı olsun, hayırlara vesile olsun inşallah.
İlgiyle takip edeceğim..
pek çok hatamı gördüm yazınızda.Allah razı olsun.çok faydalandım.ancak demişsiniz ki,”Yaratılış olarak baktığımız zaman kadınların en çok sevgiye ihtiyacı varıdır, erkeklerin saygıya.” bu asla dengeyi bulmuyor. ve aslında şöyle düzeltmek isterdim bu tespiti,kadınların en çok İLGİYE ihtiyacı vardır,erkeklerin de HER YAPTIKLARININ HOŞ GÖRÜLMESİNE.yani ilgiyi,sadece sevgi olarak yorumlamıyorum.saygıyı da sadece iki medeni insanın yaşantısındaki sınırların huzurla korunması olarak algılamıyorum.erkekler,eve geç gelmelerini,hanımlarına harçlık bırakmamalarını,hatta afedersiniz onlarla cinsi münasebete girmemelerini (çünkü çok yorgunlar!hep!) ,onlarla konuşmamalarını,çocuklarının sorumluluğunu üstlenmemeyi SAYGIYLA (!???) karşılamamızı bekliyorlar..ANLAYIŞ istiyorlar . hanımlar da elbette maddi ve manevi isteklerinde sınır tanımayarak İSTEDİKÇE İSTİYORLAR.. Aslında bu oluyor.neyse..
sorunuza ,ÖDEVE gelince.
sadece kendi hayatını yaşadığını ve bizim de sadece ONUN HAYATINI yaşamamızı beklediğini,öyle davrandığını gördüğümde ,bir aile olamadığımızı ,BİZ olamadığımızı düşünüyor ve kendimi değersiz hissediyorum.
sorunları açıkça imasızca onunla paylaşan ve çözüm arayan biriyim.klasik erkek davranışı olarak,konuşmaktan kaçındığında,kendimi değersiz hissediyorum.
ödev yalnız bu soru değildi, arkadaşlar. ödevi yarın sabah ekleyeceğim inşallah siteye. ödev için biraz çalışmanız gerekecek. bu akşam bu konuya devam edelim.
Bu akşam kısa kısa yorumlara cevap vereceğim inşallah. Haklısınız ilgi konusunda. Sevgi-değer-ilgi aynı şeyler kadınlar için. Bahsettiğinizdiğer konular benim kastettiğim saygıya girmiyor yalnız. Onlar uzun uzun yazı konusu. İlerleyen derslerde…
evet ödev bu değilmiş:)sonradan farkettim.Teşekkür ediyorum.inşallah düzenli takib etmek mümkün olur.çok şey öğreneceğimi hissediyorum:) saygı konusuna gelince ,işte bence de saygı öyle bir şey değil ama o konularda da saygı duyulmayı bekliyor erkekler.koşulsuz anlayış bekliyor.belki bu da fıtridir ve bunun esfeli safilinden alayı illiyine çıkmış hali “saygı” ile ifade edilir. şunu aktarayım bir de;
demin eşimle telefonda konuşurken,(genelde onunla sizin şu kreş örneğinde olduğu gibi konuşuyorum malesef)..:p sonra bir an durdum ve hayır seninle böyle konuşmamam gerekiyor aslında dedim.eşim itiraz ederek,ama ben benimle böyle konuşmandan hoşlanıyorum!deyiverdi.. :s
ama sanıyorum bunu başkalarının yanında çok yakın ailemiz olsa bile,aynı sempatiyle karşılamayacaktır.kadınlara büyük rol düşüyor yine..bu dengeyi kurmak da her kişinin harcı olamıyor.en nihayetinde herşeyden önce DENGELİ bir insan olmak gerekiyor sanırım..
teşekkürlerimle.
çıldırella sendeki hatalar bende de var seni anlıyorum.
Sema hanım ödevleri daha erken saatte verseniz (evde pc yok hani aile hayatını bitiyorya)
ailelerin çocuklar yanındaki harketleti birbirleine davranışları
yatak odasının 3.şahıslara mahremiyeti(anne bacı elti görümce)
beylerin eşlrine yaptıkalrı hatalar sevgisizlikleri yahu karılarına canım demeye korkuyorlar nebu
rica edetsem yazarsanız çok mutlu olacağım
Not:bunları haber 7 de yayınlamanız da gerekiyr kocam sadece oradaki yazılarınızı okuyor
Tamam kardelen hanım, ilk ödev biraz sizileri oyalayacak bir ödev. Ödevi yarın sabah siteye eklemeye karar verdim. Ödevle başka bir konu açılacak. Bu yüzden yarın sabaha kadar bu konuyu biraz daha irdeleyelim.
bende ödevi kaçırdım ne yazıkkii =(
merhaba herhangi bir konu da tartışırken haklı veya haksızken mevzuyla alakalı sadece kendi konuşup senin ne konu hakkında fikrinin dinlenilmeden ben haklıyım mevzu kapandı senin söyleyeceklerini biliyorum suçlusu konu kapanmıştır denilip aklaından geçmeyen şeyleri diyormuşungibi muamele görüp dinlenilmemek;bağırarak yada tahrik ederek öfkesini kontroledememek
hatalarımızın olabileceğini fakat bunu başkalarının yanınd değil evimizde söylemesi gerektiğini(benim ailem yada onun ailesi kimseye fırsat vermemesi gerektiğini maksadıyla)izah ettiğim halde iyi olan sözleri asla başkalarının yanında söylememesi ama bozmaya gelince aleni yapması
bunların sonucunda elbette ki kızğınlığım geçmiyor içimde intikam alma hatta en kötüsü beddua etme yaşanıyor.
Siteden evlilik okulu fikri harika olmuş! Çok verimli olacağını düşünüyorum. Hepimize hayırlı olsun!
Ben konuştuğum vakit, eşimin başka işlerle meşgul olması (örneğin pc’ye bakması) kendimi değersiz hissettiriyor. Bir de çocuğumun ve benim rahatsız olduğumuz bir gün, eşime, bu akşam sohbetine gitmemesini, çok rahatsız olduğumu belirttiğimde ısrarla gitmek isteyişi ve gitmesi kendimi fazlasıyla değersiz hissetmeme sebep olmuştu…
Galiba evliliklerde çocuklardan dolayı eşlerin birbirini ihmal etmesi sözkonusu… Zira bizim evlilikte durum böyle… Siz bu duruma ne dersiniz Sema Hanım?
ya sadece benim ki böyle sanıyodum benim eşim de ben konuşurken tv izliyor hatta bi şey dinliyorum izin verir misin diyor bi ara oğlum izlemesin diye tv yi kapattık o zaman da kitap okuyordu konuştuğumda beni dinlemiyor ve kitap okuyorum izin verirmisin diyor eşimle hiç muhabbetimiz yok sema hanım buna bi çare
iltifat marifete tabiidir cumlesini erkeklerin beynine kazımak lazım.
sevgi ve merhamet etmek kadınlara has değilidr sadece ezberletmek lazım.
erkek sadakatli olmak zorunda değil ama kadın sadık olmak zorunda diyen kocalara ne demek lazım.
ve sen konuştugunda gözlerinin içine bakmayıp pc ekranına bakıp hiç tepki vermeyen eşe ne denebilir ki başka?
bence o kadar zorlamamak lazım. tek taraflı çekiliyorsa kurek karşı tarafın umrunda değilse butur mevzular ve egosunun okşanmasından başka bişi tatmin etmiyorsa onu bırakmak lazım.
sevgiyi de takdiri de sadece allahtan beklemek lazım… faniyim fani olanı istemiyorum artık.
eş de olsa bu aşık da olsam hala.. artık bitti beklentilerim. ve kadın beklemeyi,umut etmeyi attıysa çöpe..
evdedir yaşıyordur ama aslında çoktaan gitmiştir…
Merhaba Sema Hanim,
Anlasilan hep normal evlilikler uzerine yazacaksiniz. Sizden ricam biraz da evli olup esiyle herseyi paylasamayanlarla ilgili birseyler yazmaniz. Ornegin ikinci evlilikler. Ben esimin ikinci esiyim. En buyuk istegim esimle beraber uyuyup beraber uyanmak. Sabret duzelecek senin isteklerinin farkindayim diyor. Iki bucuk yildir durum degismedi. Sabredemedigim zamanlar yuzum asiliyor. Kendim mutlu olamayinca onu da mutlu edemiyorum. Normalde cok iyi anlasiyoruz. Muhabbet edebiliriz. Rahatlikla iletisim kurabiliriz. Tartissak bile tatliya bagliyabiliriz. Tartismayi uzatmayiz. Burada yorumcularin yazdiklarini okuyunca onlar dert gibi bile gelmiyor bana. Iste evlilikte yakin olup uzak olma durumu olunca sanki tam evlilik gibi de olmuyor…Siz hep normal evlilikler icin yazsaniz da yine de yazilarinizi zevkle takip ediyorum. Basarilarinizin devamini diliyorum…
Baştan yarısına razı olduysanız (ki tebrik ederim), şimdi tamamını isteyemezsiniz.
“Burada yorumcularin yazdiklarini okuyunca onlar dert gibi bile gelmiyor bana” demişsiniz.
Acaba diyorum daha az görüşünce daha iyi mi geçiniliyor?
Eşlerin ara sıra uzak kalıp birbirlerini özlemeleri mi gerekiyor, evliliklerin daha sağlam hale gelmesi için; Velhasılı kelam çok sayıda bilimsel kriterlerle araştırmalar yapılmalı.
1.5 senedir evli bir bayanim.
Esimle “ailesi” disinda hiç bir sorunumuz olmuyor, bunlari soyledigimde beni anliyor hak veriyor ama uygulamada sifir.
Mesela beni en çok uzen, kendimi degersiz hissettiren davranisi su: ornegin ben bi olay anlattim ailesiyle ilgili bana karsi yapilan. Sonra da bunlardan uzak olmak istedigimi (yani gerekirse gelmesinler) belirttigimde bana soyledigi sunlar: “O dedigin benim ablam (annem, kardesim neyse artik) ve “Gelirken ederken sana sormayacaklar.”
O kadar olay oldu beni bir kere “O benim karim” diye savunmadi kimseye karsi, ama bana boyle demesi ben içok kotu ve degersiz hissettiriyor. Erkek ailesini savunur tenkit eden kisiye karsi biliyorum ama neden beni de savunamiyor. Hani yapisi boyleyse beni de savunsun bi denge yakalasin.
selamlar Sema hanım. .eşimin beni en çok kızdıran şeyleri;
1. Kesinlikle konuşamamız,konuşurken asıl konudan sapıp başka yerlere ,eskilere gitmesi ve asla bir orta nokta bulmak istememesi:(
2.Aileme karşı hiç göstermediği ilgi:( kesinlikle yakınlaşmak istemiyor,aramıyor sormuyor.Beni sorarsanız bu konuda çok uğraştım evliliğimizin ilk yıllarında ailelerimizi arayalım soralım,istedim yaptımda…ama ne yazık ki ne onun ailesinden yakınlık gördüm,ne ondan aileme ne onun ailesinden aileme:(( bu mesele yıktı beni zaten…-100 lerdeyim yani…ben de son 2 yıldır kestim aramayı…benim ailemde artık yapmıyor göremediler çünkü hiç yakınlık…bu mesele asla çözülmeyecek sanırım:(( ve ben ne yapayım…ailelerle ilgili çok konuştum eşimle,yakınlık oluşturalım diye ama umrunda bile değil…siz ce bu neyi göstermeli bana? bana vermediğği değeri mi? evlilik kurumunun ne demek olduğunu bilmeyen bir adamı mı:(?şimdi bu konuları açmıyorum artık…bu bir çözüm mü? bence asla…dönüp dolaşıp karşımıza çıkyor…:((bu konu daha uzar da ben burda keseyim yoksa kitap çıkar sema hanımcım:)(bu arada ikimizde lisans mezunuyuz yani iletişimi güya kolay sağlayabiliriz:( ve 5 yıl görüştük evlenmeden önce…ama tanıştığımızda 18 yaşındaydık…)
3.yakınlarıma,arkadaşlarıma,çevreme hiç birzaman değer vermez…kendine yapılan hiçbir iyiliği özveriyi hatırlamaz…vefa bilmezz:((bu beni çokkkkkk üzerr….sosyal ilişkileri çok zayıf…
4.hiçbirzaman içinden gelerek bizi bir yere götürmez…hiç plan yapmaz bize dair…tek dedi maç…kuruyemiş…dışarı çıkmak tekbaşına…ayağına dolanan olmasın…ya bunları yazarken o kadar içim acıyor ki:(( inanın dışarıdan bakmaya çalışıyorum…ama gerçekler…
5.konuşamayınca yazıyorum ben de…napayım çaresizim konuşunca konu başka yerlere kayıyor,kavga çıkıyor, artık çocukta var onun yanında bir mesele konuşmak imkansız,dikkat ediyoruz onun yanında konşmamaya ama konuşacak ne zaman ne de yer var atık:(( çocuğu bırakacak yer de olmayınca…yazıyorum ben de…ne kadar etkili olur siz düşünün artık…adam konuşunca kaale almıyor ki yazılanı okusun…bide dalga geçince yazdıklarınızla…okumayınca:((
6.
7.
ha bir sürü madde çıkar yazsam inanın…bel ki o da bana yazsa onun da çıkar…keşke yazsa…ama nerdeee benim ilgilendiğim bu siteyi çocukca görüp onu bile kaale almaz:((eminim bundan..ona göre net başında geçirdiği boş zamanlardan biri olur buda.( yağtığım herşey boşta:((
…..en son şunu söylemek istiyorum…böyle bir adamı yanımda hala bulunduruyorsam…bu AHLAKININ GÜZELLİĞİNDEN…VE HALA SEVDİĞİMDEN SANIRIM…:(((
bir de sema hanım en çok zoruma giden çok sık aramızda sorun çıkıyor…ve uzun süren küslükler oluyor:( 1 hafta 2 hafta:( bu beni çok yıpratıyor…inanın küs geçen hergün ömrümden ömür gidiyor…EVLİLİĞİMİZİN İLK yıllarında eşimin iddiasına göre çok hatırlayamıyorumm ben nedense:) o alttan alıyormuş ama şimdi yapmayacakmış…ben de kendimi bildim bileli ya msj atarım kötü de olsa:) (bu bana göre adımdır can çekişiyorum demektir..biilmem siz ne dersiniz ama..) ya şarkı gönderirim
hala da öyle ama kendisi susarak uyuyayark geçirir ve hiç adım atmaz.( çok yoruldum artık inanın…bir erkek olarak sevecen olsa azıcık ben koşuyorum ya…geldiğinde bir laf atsa bitecek…ama o uzatıyor hala…:((
Sevecen hanım yorumunuzu okudum elbette. Hepsini okuyorum, uzun olması okurken benim için hiç sorun değil; fakat uzun cevap gerektirenleri derslerde işlemek üzere cevapsız bıraktım. Bunu yorumun birinde not olarak yazmıştım. Sizin isminiz üzerinden değil de sorunlar üzerinden bu konuları derslerde işleyeceğiz inş. Çok konu var sizde:)) Burdan hangisine ne diyeyim…
ayy (sevecen) abla diyorum isminizden dolayı..öyle içten yazmışsınız ki dikkatimi çekti başlık sevecen ama yazdıklarınızda hep üzgün ifadesini görünce ben de etkilendim…inşallah evliliğiniz düzelir diye cuma günü dua ediyorum size..
Esra’cım canımsın…Allah razı olsun birtanem…en çok duaya ihtiyacım var…şunu çok iyi anladım esra…insan o kadar acizki…zannediyor ki aklıyla çözebilir,konuşarak çözebilir…ama nafile.. Yaradana dua…ihlasla dua…sana nasıl desem esra bilmem ama ben gerçekten hani modern tabirle hayat dolu derlerya:) öyleyim ablacım…ben buna Rabbimin bana lutfettiği bir nimet olarak görüyorum…ve inan evliliğim haricinde hiçbir konu da kendimi böyle üzmedim…evliliğimde de ilk yıllarda çok ağladım ablacım..uğraştım,çabaladım hayalimdeki evlilik için:)) hala da uğraşıyorum inan…
ben istedim ki Rabbimin istediği gibi bir yuvamız olsun…sevgi dolu paylaşım dolu…birbirimizin imanını artırmaya vesile olalım…tebliğ yapalım..nerdeee bunlar olmadığı gibi birde dünyalık dediğimiz işte o yukarıdaki maddeler:)) ümit müminin ilacıdır…hiç kaybetmeyeceğim inş.ama bekliyorum artık…tek üzüldüğüm birbirimizi kaybetmeden kıymetimizi anlamak,kadınlar çok meyilli anlaşmaya da erkekler neden böyle bilmiyorum…kapıları kapalı…ve hep yaratılış deyip atıyoruz…ama ben inanmıyorum yaradılışlarının bu olduğuna…örneklerimiz var değik mi:) s.a.v…tabi ki peygamber gibi olamazlar..ama o da bir erkekti..bence modern çağ bu yaftayı yapıştırıyor hemen..erkek maç izler,erkek araba sever,erkek sevgisini göstermez,erkek…..yaratılışları öyle diye:(( ama ne yazık düşünmeyenlere…bu erkek te olsa kadında olsa öyle birtanem…dualarını eksik etme…evliliği sıkıntılı ama şükürler olsun mutlu bir ablanım…ne yapayım kendimi harap etsem ne olur?değmez bence…önemli olan Rabbimin rızasını kazanmak bu eşten olmaz belki benim için:) ama buluruz inş.bir yol:))selqam ve dua ile…Rabbim gönlüne göre versin ve onu sana hayırlı kılsın canım…
ablacım merhaba bügün gene yorumlara bakarken senin yazılarını okudum…senin kendini tarif etmen ve içinde bulunduğun durumun farkında olman dikkatimi çekti ve güzel bişey bu…bencede sen hayat dolu ve pozitif birisinbide gene en aşağıda yaptığım yorumumda da dediğim gibi(oku benim yazdığım yorumu abla) üni okumuş kültürlü bi insansın..en önemlisi de Dini Yönden de olayların farkındasın abla bunlar dikkatimi çekti..aciziz biz insanlar demişsin ve herşeyi Allah’ın dilemesine bırakıyorum demişsin..bence bunlar önemli ve güzel düşünceler…şu anda kaç yaşındasın ki 24 de evlenmişsin bi çocuğun varmış
daha çok gençsindir
umarım 1.ödevimizde kendimizi özeleştiri yapıcaz ya sende yap bunu eşinde yapsın inşallah düzelir abla..ve evet en önemlisi dua edelim..hadi gene görüşmek üzere abla bye
Günün mübarek olsun canım…yeni gördüm yazını:))dün de yazmıştım baya uzun sana ,gönderilmeyince silindi:) Esra’m ben kendime hep özleştiri yapmaya çalışıyorum ama bilmiyorum ya da zannediyor muyum acaba? duam ne biliyor musun Esra’m düşünmesine çok iyi düşünüyorum,irdeliyorum ama Rabbim hayatıma geçirmeyi,yaşamayı nasip etsin inşaallahh…bazen düşündüklerime bakıyorum sonra fiillerime…Rabbim riyadamıyım diye:(( kalbim allak bullak oluyor…inşaallahh bütün düşündüklerimde ihlaslı ve samimi olurum ve hayata geçirebilirim canım..:)30 yaşındayım birtanem:) gencim ya:)) ben de birazdan özeleştiri mi yapmaya başlayacağım:)) bakalım ne kadar başarılı olacağım:)) ama eşim yapamaz ki esra’m haberi bile yok:)) ama öğrenecek tabi2.kısımda:)) bakalım nasıl bir getirisi olacak bana…inşaallah fayda görürüz Esra…facebook ta da görüşelim ablam inşallah..sevecen abla diye arttır:) şaka yaptım aman:))hadi bakalım ödeve:)))
Sayın SEVECO hanım;ben 10 yıllık evli bir erkeğim,eşime aşkım,canım,gülüm,ve bir sürü iltifat ve güzel hitapla hitap ederim,ona sevgi dolu mesajlar çekerim,onu sevdiğimi söylerim ,ama ondan on yılda on kere seni seviyorum sözünü duymamışımdır…. buradan şunu ifade etmek istiyorum,erkeklerle alakalı genellemenize katılmıyorum,ben sevgiye,güzel hitaba ve ilgiye aç bir insanım,bunları eşimden talep ettiğim de eşim beni şımartmamak için yapmadığını belirtebiliyor…kahrolmamak işten değil anlıcanız…
hep erkekler suçlu… inanın az buçuk problemi olan yuvaları okuyunca çok üzülüyorum. ama bazı gerçekler var. 1) allahü teala her insanda ene diye bir mekanizma yaratmış. bu ene öyle birşeyki kendi başına allahın cc varlığını ispat eder. bunun zedelenmesi mekanizmayı bozar. o yüzden kimse bu konuda benim dediğim olacak dememeli dese karşıdakine zarar verir. konuşulup orta yol bulunmaya çalışılmalı. 2) insan sevince ene mekanizması çoğu zaman ikinci planda kalır. çünkü enesini karşısındakinin enesiyle bütünleştirmiş olur. ama ne zamana kadar. evet karşıdakii ene kendi enesini koruyup onu ezene kadar. ezilen ene kendini tekrar kaldırmaya zorlar. ^3) aşk eneleri birlerştirir. yunus gibi mevlana gibi… ama karşı cinse karşı duyulan aşkta bunu aramamak gerekir. ararsa insan mutsuz olur çünkü insana karşı duyulan aşkta fenafil olmak olamaz. 4) eşlerin birbirinde fani olabilmesi için iki tarafın da baki bir zata aşık olması o aşkta yok olması. birbirini o gözle seviyor olması. mevlana ile şems gibi…. ASLINDA EN SON BEKLEYECEĞİMİZ ŞEYİ EN BAŞINDA BEKLEDİĞİMİZ İÇİN Mİ BÜTÜN PROBLEMLER. yorumlarınızı eleştirilerinizi bekliyoum. nerelerde farklı düşünüyorum.
Mahir bey işi çözmüş Tebrikler ediyorum sizi efendim
Sema hanım benim yazı uzun olunca sanırım okuyamadınız…olsun canınız sağolsun…ben sizin yazılarınızı okuyorum ya yeter…dua ile …
Benim en çok üzüldüğüm şeylerden biri,benim üzülmemden rahatsız olması,bunları gereksiz şeyler olarak görmesi,pek umursamaması.Kabul ediyorum ben biraz fazlaca üzülen birisiyim ama o bu şekilde davranınca kendimi değersiz hissediyorum.Ne yapmam gerekir,onun gereksiz bulacağını düşündüğüm üzüntülerimi ona söylememeli miyim?Böyle yapınca da kendimi rol yapıyormuş gibi ve yalnız , eşimi de iyi gün dostu gibi hissediyorum.
Bir de sormak istediğim şey; bu okula bir seyleri düzeltmek için ümitle başladım.Ama geçmişi bir türlü unutamıyorum,sanki açılan yaraları düzeltmek imkansız gibi geliyor bazen.Herşey normale döner mi bu saatten sonra?
tabıkı eşimin saygısızlıgı benım dedığım şekilde hareket etmiyor sonra donüp keşke senın dedıyın gıbı yapsaydım dıyor
Arda bey, çok genel bir cevap olmuş neler yaptığında size saygısızlık gibi geliyor. Detaylı yazarsanız dersleri işlerken konuları daha derinlemesine irdeleyebilirsiniz.
Öncelikle hepimiz için hayırlara vesile olmasını dilerim bu okulun.
Kendimi en değersiz hissettiğim zaman ; herşey çok güzel giderken eşim birşeye alınıyor ve bana surat asıyor, ben ne oldu diye sorduğumda da bana BİRŞEY YOK diyor işte ozaman hem kendimi değersiz hissediyorum hemde çok fazla sinirleniyorum.
Eğer kırılacağı bişey söylediysem yada yaptıysam bana kırıldığı her neyse paylaşmasını isterim. galiba olması gereken de bu…
Evlilik Okulunda erkek psikolojisi ile ilgili dersleri takip ederseniz eşinizin niye kırıldığını anlarsınız? Erkekler kırıldıkları konuları anlatmayı pek sevmiyorlar belki o anlatsa siz de ne van bunda diyeceksiniz. Çünkü kadın ve erkeğin öncelikleri farklı. hasas oldukları konular farklı. onları bilirseniz evliliğinizde olumlu değişiklikler olabilir.
Bana şimdi müsade. 14:00 da Akra fm de Şen Haneler programında canlı yayında olacağım. siz yorumlarınızı gönderin dönüşte devam ederiz inşallah. Akra fm istanbul frekansı: 107.6
Ben yorum gönderemiyorum neden …
yorumunuz geldi. yorumları bazı arkadaşlar iletişim formuna göndermişler biz ordan buraya aktaramıyoruz. siz de herhalde ilk oraya göndermişsiniz. buraya yazdığınız geliyor.
eşimin beni en çok üzen huyu devamlı aileme ve bana hakaret etmesi.evde ne olursa olsun sonucu aileme bağlaması,benim anne dememi bile kıskanması.
Sema ablacım valla senin yazılarını zaten takip ediyorum bu okulu da dört gözle bekliyordum..ben bekarım ve artık bu yıl kendimi evliliğe hazır hissediyorum(demekki sevgiye duyduğum ihtiyaç arttı bu sene
) ama yorumlara şöyle bir baktım da kimse yanlış anlamasın da dertsiz başıma dert mi istiyorum gibi hissettim ne yalan söyliyim =)) sorunların temeli aslında dersimizin konusuyla aynı gibi geldi bana..bayanlar için sevgi eksikliği,erkekler içinde saygı eksikliği gibi geldi..Rabbim herkesin yuvasına huzur versin,bekarlara da hayırlı ve sağlıklı bir evlilik nasip etsin inşallah AMİN
ESRA’CIM zamanın var hala:)) tabi ki evlilik çok güzel…ama ne bileyim ben küçüktüm tanıştığımda eşimle 18 yaşındaydım evlendiğimde 24…ama düşünüyorum şimdi çok erkenmiş diyorum…yaşını bilmiyorum ama sosyal çevren oturmadan ben evliliği düşünme derim…ve aileler çok önemli inan…insan evlenince aileylede evleniyormuş meğer…ne diyeyim canım Rabbim gönlüne göre versin..ama rabbim hepimize kalple beraber,akıl da vermiş ve verdiğimiz kararlardan sorumluyuz…18 yaşında daha çok kalp çalışıyor:)) bilmem anlatabildim mi:))
ben sayfaya açtığımda en son yorum yapan sevecen diye gördüm..ve hemen sizin yazınızı okudum ve benimde sizin yazınıza cevap veresim geldi:) yazdım size daha sonra kendi yorumuma tekrar ineyim bakayım dedim baktım siz de bana yazmışsınız
) sanırım frekanslarımız tuttu:)) ben 24 yaşındayım ailesi konusunda seçiciyim zaten benim herhangi bir arkadaşlığım yok gelen dünürler arasından seçim yaparkende inanın ailesine ve özellikle annesine çok dikkat ediyorum:))Amin ablacım Duanız için Rabbim cümlemizin gönlüne göre versin..sizde üni okumuş kültürlü bi insansınız,eşinizinde ahlaklı olduğunuzu düşünüyorsunuz ya bence sorunlarınızı çözersiniz inşallah diyorum..sizde mutlu olun yuvanızda inşallah ..görüşrüz:)
Kusura bakmayın, karışmış gibi olacağım, ama dünürlerin annesine değilde babasına baksanız daha iyi olur. Daha doğrusu babanın anneye karşı davranışlarına
.
estağfurullah eymen hanım:)) elbette doğru söylüyorsunuz..çünkü oğlu babasının annesine davrandığı gibi davranacaktır eşine
) facede bir söz okumuştum EŞİNİZ SİZE PRENSESMİŞSİNİZ GİBİ DAVRANIYORSA BİR KRALİÇENİN ELİNDE BÜYÜDÜĞÜNDENDİR diye
))
sizde benim gibi yapıyormuşsunuz.bende görmeye geldiklerinde başta annesini beğendim sonra bu annenin çocuğu kesinlikle istediğim gibi olur dedim ve yanılmamışım.ailesiyle hiç bir problemim yok şükür.yalnız eşimle bir takım şeyler oluyor tabi.mesela benim de çalişmamı ve eve para getirmemi istiyor.benim ailemin bize katkıda bulunmasını istiyor.bazen olur olmaz laflaar söylüyor buda beni üzüyor.inş. sema hanımla bu sorunlarımızı aşacağız. sevgiler…
ne güzel mihrimah sevindim aileden kaynaklı sorunlar yaşamadığınıza..onlarda yakında çözülür inşallah
hoşçakal…
konuyla alakasız ama yaklaşımlarınızı beğendiğimden bir sorunumu yöneltmek istiyorum.
bekar bir bayanım,çalışıyorum.tanıdık vesilesiyle bir beyle telefonda görüşüyorum.babası vefat etmiş olduğundan annesiyle yaşamak istiyor.sıcak bakmadığımı belirttimama o bu konuda ısrarlı görünüyor.ne yapacağımı bilmiyorum.yorumlarınızı bekliyorum.teşekkürler…
Anne var, anne vaaaar. Yani annenin kişiliği çok önemli, anlayışlı uyumlu biridr olabilir, hiç çekilmiycek biri de, araştırmak lazım nasıl biri diye.
Bence anneden çok sizin kişilik yapınız önemli. Alıngan mısız, hoşgörülü müsünüz, kıskanç mısınız, anne ile oğlunun sevgisini kıskanma durumunuz olur mu? siz önce kendinizi tanıyın, sonra da karar vermeden kayınvalide adayını. kararınızı o zaman verin. Yoksa aynı evde oturmayı dert etmeyin. Kayınvalide sorun olacaksa ayrı evlerde de olur.
Evli degilim basimdan bir evlilik gecti ama Sema hanim kadinlar her konuda kocalarina itaat etmek zorundami…
Hani yukardaki söylediginiz ayet hangi konulari icinde barindiriyor örnegin ikinci evlilik gibi konularda dahil mi buna.
saide nur hanımın sorularını bende soruyorum mumkunse.
İkinci evlilik gibi konularda da mı geçerli derken soruyu pek anlamadım. İikinci eşe de mi itaat diye soruyorsanız evet. Birincisi ikincisi yok. koca kocadır. fakat soruyu yanlış anladıysam tekrar sorun.
EVli bir bayan olarak en çok sinirimi bozan şey,eşimin çok kolay bir şekilde beni kırması,sinirlendinde benim ne hissedecegimi dusnmeden içini bosaltması.oysa onu kırdığımın bile farkında olmuyorum bazen. o ise kasıtlı yapmısm sanıyor kavgaya cok meyilli. hiç oralı olmuyorum.olsam baya baya kavgaya tutscaz bu benim en nefret ettiğim sey kavga ,evliliği ucuzlatıyor.kızdıgnda sinirledginde suna suna sınırleniyorum dese ben onu zaten yapmam.
sonra soylediklerine oturup aglıyorum ağladığımı duymasına ragmen ve cok uzulmesine ragmen bir adım atmıyor yazdıgımı okuyunca mutsuz ve sevilmeyen bir kadın mesajı gibi hissettim ama oyle degil beni sevdiğine inanıyorum beni kırmak istmedğini de biliyorum cunku normal zamnda ilgili ve alakalı yanlız sorun anormal zamnlara gecisler cok hızlı oluyor..çok çok mutluyken bir söze takılıp celallenebiliyor.
Küçük gibi görünen sorunlar evliliği çok yıpratıyor. İletişim derslerini kaçırmayın. Biraz gayret biraz emekle düzelir inşallah.
Eşimle konuşamamak en büyük problemimiz çünkü çok çabuk parlıyor.Her zaman onun en olumlu ve sakin zamanlarını yakalayıp konuyu dolambaçlı yollardan anlatmak zorunda kalıyorum.Bu da beni çok yoruyor.Özellikle çocuklarımın yanında beni azarlaması kalbimi çok kırıyor.
Aranızda bir iletişim sorunu var. inşallah evlilik okulumuzun iletişim derslerinden faydalanabilirsiz. Kadın erkek iletişiminin özel kuralları var, onlara dikkat etmek lazım. bir de ödevleri aksatmayın derim.
SEMA HANIM BÖLE Bİ DURUMDA NASIL Bİ TAVIR GÖSTERMEM LAZIM…BEN ÇALIŞAN Bİ BAYANIM ÜSTELİK ÇOCUĞUMDA OKULA YENİ BAŞLADI..BAYA Bİ TEMPOLU GEÇİOR GÜNLERİM VE EŞİMİ YANIMDA BULAMIYORUM..OLSADA ÖLE PEK GÜZEL VE DE ÇOCUK PSİKOLOJİSİNDEN ANLAYARAK DAVRANDIĞINI DA SÖYLEMEYEM.. İŞİN GARİP TARAFI DA BENİM ONA İLGİ GÖSTERMEDİĞİMDEN YAKINIR..SANKİ EVİNE VAKTİNDE GELİYORMUŞ GİBİ
İŞTE SEN BÖLE YAPSAN ESKİSİ GİBİ SEVSEN SARILSAN VS..ALTTAN ALSAN GİBİ SEZENİŞLERDE BULUNUOYOR..İKİMİZDE İLGİSİZLİKTEN YAKINIYORUZ..SÜREKLİ TARTIŞIRIZ AMA 10 DK SÜRER..SONRA YİNE ŞAKALAŞIRIZ VS..YANİ NE ANLAŞTIĞIMIZ BELLİ NE ANLAŞMADIĞIMIZ
)
Güli Rana Hanım küçük şeyler aslında birbirinizi incittiğiniz şeyler, anladığım kadarıyla. İnşallah sorunlarınız evlilk okuluyla çözebilrsiniz. sabır ve gayret. Sevgi çok kıymetli tüketmemek lâzım.
Sema ablacım ben 55 günlük evliyim.Daha cicim ayındayız
ama yine de sorunuza şöyle cevap vermek istiyorum.Biz çok yoğun çalışıyoruz ikimiz de geç saatte eve geliyoruz. sıkıntılı olduğunu hissettiğim günlerde benimle durumunu paylaşması için yarım saat dil döküyorum.benimle birşeyleri paylaşmak konusunda çekiniyor nedenini sorduğum herhangi bir yanıt alamıyorum.ama aynı gün annesi ile bunları paylaştığını öğreniyorum.bu da benim canımı sıkıyor ve sevilmediğim hissine kapılmama neden oluyor.
Beyzagül hanım erkeklerin sorunlarını bilmek hanımların pek işine yaramıyor tam aksi bir süre sonra eşine fazla müdahale etmesine sebep olabiliyor. Bırakın annesiyle sorunlarını paylaşsın, belki sizi üzmek için anlatmıyor, öğrenip ne yapacaksınız, bir de siz üzüleceksiniz boş yere. Sizi sevmediği için değil tam aksi sizi sevdiği için anlatmıyordur.
BENİ EN ÇOK KIZDIRAN EVE VAKTİNDE GELMEMESİ..İKİNCİ PLANA ATILDIĞIMI HİSSETTİYOR..ARADA Bİ YAPMASINA SÖZÜM YOK, LAKİN HER GÜN Bİ YERE TAKILIR ÖLE GELİR..KAHVEHANE TAIKITISI YOK AMA ARKADAŞLARIYLA ÇOK SIK GÖRÜŞÜYOR ..VE EN ÇOK KÜFÜRLÜ KELİMELER KULLANDIĞINDA,TV. FLMİ İZLERKEN,MAÇ İZLERKEN,VS.YADA BANA KARŞI..çok SİNİRLENİYORUM. MALAYANİ ŞEYLERDEN BİR TÜRLÜ VAZGEÇEMİYOR..HAK VERİYOR AMA Bİ TÜRLÜ NEFSİNE SÖZ GEÇİREMİYOR..
Siz erken gel deseniz de baktınız erken gelmiyor bir daha söylemeyin, faydası olmayan sözü tekrra tekrar söylemek sadece sevginizi tüketir. Siz problem yapmazsanız eşiniz belki dehe erken gelmeye başlar. Erkekler bir kez söylennice anlıyorlar ama yapmak istemedikleri için yapmıyorlar fakat biz kadınlar sanki anlamamışlar gibi defalarca söyleyip dırdır eden konumda bırakıyoruz kendimizi. Daha rahat olmamız gerekiyor.
Ben nişanlıyım, babam ve abimle çok resmiyiz biraz daha samimi olabilmek yakın davranabilmek isterdim ama neyden kaynaklanıyorsa yan yana oturmak bile huzursuz ediyor bazen, muhabbet edemiyoruz. Birde bişey yapmak istediğimde, isteyip istememem umurlarında olmayıp direk olmaz yapamassın gidemessin diyebilmelerine çok kızıyorum..
Nişanlım beni dinliyor, istemediği bişey olursa ikna etmek çok zor ama eninde sonunda ona hak veriyorum galiba..
Nişanlıyı çok zorlamayın bence. Sevginizi erkenden yıpratmayın. Evlilik okulunu takip etmeye devam ederseniz sebeplerene daha iyi göreceksinizdir.
Genelde o beni zorluyor gitmemi istemediği yerler ve görüşmemem gereken kişiler konusunda.. Ben zaten dikkat ederim bunlara ama onun müdahale etmesi ağır geliyor, önemsiz de olsa benim için inat ediyorum galiba
Umarım bunları sevgimizi yıpratmadan hallederiz, sevgimiz bizim en önemli sebebimiz mutluluğumuz belkide herşeyimiz. Bunun için buradayım, sizi takip ediyorum. Çok teşekkür ederim…
esimin yalan soyledigi zaman kendimi en degersiz hissetigim zaman ..
eşinize çok karışıyor musunuz? sizinle çatışmamak için mi yalan söylüyor? yoksa yalan söyleme alışkanlığı mı var, bunlar önemli.
sema hanım öncelikle cvp verdiginiz tesekkür edrim.esime biraz baskıcı tutumum olabilir ama esimin bana yalan söylemesi tanışmamızda basladı .ne yazıkki işindede ve ailesine karşıda söylüyor.BUDA İLİŞKİMİZDE ÇOK YIPRATICI OLUYOR ONA HİÇ GÜVENMİYORUM EN UFAK BİR KONUDA BİLE İTİMAT ETMİYORUM BUDA SÜREKLİ TARTIŞMAYA YOL AÇIYOR.NE YAPMAM GEREKİYO İNANIN BİLEMİYORUM YARDIMINIZI BEKLİYORUM..
Geçenlerde bu konuda bir arkadaşımla dertleştik. Eşinin saçma sapan sebeplerle yalan söylediğini anlattı. Herkese karşı böyleymiş, arkadaşım ‘herkese söyle ama bana söyleme yuvamızda huzur kalmıyor sana güvenemiyorum ben kızmam nolur bana yalan söyleme’ diye yalvardığını söyledi, ne diyeceğimi bilemedim. Sanırım onunki bir alışkanlık olmuş, doğru olan ile yalanı arasında hiç bi fark yok kötü bişeyde yapmıyor, ahmete gittim diyor mehmetin yanından çıkıyor bu gibi şeyler :s Çatışmamak için yapmıyor gibi, bu konuda söyliceklerinizi bende merakla bekliyorum..
Ben evli değilim, annemin ve babamın gereksiz şeyler konuşması,bazen dedikoduya giren durumlar konuşmaları canımı sürekli sıkar ve sürekli söylerim; ilgilenmeyın diye ama yaparlar.
ve kadınların(istisnalar kaideyi bozmaz)çok fazla konuşması beni her zaman sıkar ne bulurlar bu kadar çok bunu da anlama. serviste, otobuste, okulda genelde bu böyledir ama bence daha az konuşmalılar.
ağızdan çıkan herşeyın hesabını verileceği hakıkatıne inanan bir insan heralde bu kadar konuşamaz, ALLAH herkesin karşısına dengini çıkarsın AMİN.
Ersin Bey çok haklısınız, biz kadınlar biraz fazla konuşuyoruz. Dediğiniz gibi günaha girme, dedikodu etme tehlikesi de var. Sözüm önce kendime daha az konuşmak için gayret etmek ve susmayı öğrenmek lazım.
Maalesef kadınların tabiatı gereği erkeklerden fazla konuşkanlar .Dedikodu yapmazsak çok iyi olur ama yapılıyo bazen sonradan pişman olsak bile…..
=))
bence bu konuda bir sürü yayın var insanları bilgilendirmek gerek,ben çok konuşmaktan kasıt gereksiz konuşmaktan bahsettım kımse yanlış anlamasın,bir cümlelik şeyi,kompozısyon yapmanın alemı yok,madem insan gelişen ve değişen bir varlık gerektıgı kadar konuşmayı da öğrenmek gerek,sırf bu yüzden boşanan insanlar var,insanları eğitiminı doğru kaynaktan alması lazım,bunun içinde islamıyet bize hem bu dunya hemde ahiret için herşeyi öğretiyor,rabbim bizi bu doğru kaynaktan beslenenlerden kılsın inşallah.
bunu kabul etmeyen bir insan karşısında,fazla konuşmayı sevmeyen bir bay düşünürseniz olay kopuyor zaten,herkes görevini yapsa ortada sorun kalmıyor zaten ama kesinlikle eğitim şart,
Sema hanım siz ne kadar çok konuşursanız sanırım size ahiret azıgı olarak geri döner bu kadar hayırlı hizmetler in karşılıgını inşallah alırsınız.
Ersin Bey, yazısının başında annemin ve babamın gereksiz şeyler, hatta dedikoduya giren durumlarda bir şeyler konuşması beni rahatsız ediyor demiş.
Tüm kalbimle katılıyorum. Zaten başkaları hakkında konuşulmasa o kadar uzamaz konuşmalar. Halbuki bu tip konuşmalar ilişkilere çok zarar veriyor. O bunu demiş, beriki şunu demiş uzadıkça uzuyor. Vallahi şu kadarını söyleyeyim dışardan bakıldığında özenilecek bir yapıya sahip bir ailede müthiş çatırdamalar gördüm sırf bu yüzden. Sema Hanım ın bu konuda yani dedikodu onu bunu yerli yersiz çekiştime konusunda bir ders vermesini çok arzu ederim.
Eğer ben bunu hiç yapmıyorum diyebilen varsa onu canı gönülden tebrik ederim.Böyle bir zamanda bu duruma hiç bulaşmamayı nasıl başarıyorlar formülünü anlatırlarsa çok sevinirim. Selam ve dua ile…
ben evli bir bayanım;
eşimin yaptığı bazı davranışlar beni inanılmaz kızdırabiliyor
1. bir şeye kızdığım sinirlendiğim yada üzüldüğümde, bunda üzülecek birşey yok deyip kesip atması, yada kızacak takılacak birşey yok demesi. hissettirdiği şey; takılmayacak şeylere takılabilen bir insansın hatta neye takılacağını bile bilmiyorsun.
2. şu kıyafeti giymek sana yakışıyor veyahut bu saç modelini beğeniyorum dememe rağmen evin içindeyken bile benim için onu yapmak bir yana bile bile bakımsız dolaşması, duşuna dişine… dikkat etmemesi. hissettiridği: fikrini önemsemiyorum.
3. ailesiyle ilgili olumlu yada olumsuz birşey söylediğimde hemen savunmya geçmesi. söz gelimi baban hızlı araba kullanıyor desem. hayır ne alakası var der hemen. yavaş kullanıyor desemde hayır ne alakası var diyebilir başka bir zaman. hissettirdikleri: sen aileden değil bir yabancısın sana karşı ailemin açıklarını kapatmalıyım örtmeliyim.
biraz uzun oldu ama şimdilik bu kadar.
2. madde çok önemli. hanımların da beylerinde kişisel bakıma temizlik, diş fırçalamak, vücut temizliği gibi konular dikkat etmesi birbirlerine eziyet etmemeleri gerekir.
1. 3. maddeler iletişim ve aile konusnda geniş ele alacağız inş.
Evine ve eşine ancak dışarıdan arda kalan zamanı ayırması, öncelik vermemesi, her hangi bir durum/olay da fikrimi sormaması ve beni mecbur etmesi. Sorunlarımızı konuşmaya çalıştığımızda bunu yapamayışımız ve sürekli kendimizi daha büyük bir kavganın içinde bulmak.
bu yorumu bir hanım mı yoksa bir bey mi yaptı anlamadım. Müstear isimlerde kadın mı erkek mi olduğunuz belli olursa iyi olur. Eymen erkek adı, nur kadın adı. anlayamadım.
Evli bir kadın, bizde Eymen i kadın da kullanırlar…
ben evli değilim ama beni değersiz hissettiren şeyler;annem- babamın beni dinlememeleri ve duygularımı paylaşmadan hemen önyargıyla davranmaları,belli bir konuda yanımda manevi olarak olmamaları ve onların desteklerini hissedemem:(
tüm anne babalara tebessüm hanımın sözleri duyurulur. Çocuklarımıza çok ön yargılı davranabiliyoruz. hemen akıl okuyup onlara söz hakkı vermeden konuşuyoruz. bu da önemli bir konu. dikkat.
tebessum muthış bir tespitte bulunmuş,kımse kimseye değer vermez durumda malesef akşam kı dizi çook daha önemli halde,sıcak bir tebessümün kıymetini bilen malesef az durumda,
benimde en çok dert yandığım ,üzüldüğüm.eşimin yaptığım hiçbirşeyden memnun olmaması ve bana sevgisini dile getirmeyi bırakın,his ettirmemesi.ayrıca onun yanında kendimi değersiz ve ilgi çekmeyen bi kadın gibi his ediyıom .onun için süslendiğimde beni görmemesi…….sonu hep hüsran gözyaşı oluyo…
bu sorunların sebeplerine bakmak lazım. neden böyle. baştan beri mi böyleydi. Sizin ona karış yaptığınız hatalar var mı? Belki dersler ilerledikçe sorularınıza cevaplar bulabilirsiniz.
KONUŞTUĞUM ZAMAN SANKİ GEREKSİZ BİŞEY KONUŞUYORMUŞUM GİBİ BENİ DİKKATE ALMAMASI BENİ ÇOK SİNİRLENDİRİYOR.AYRICA BİŞEY İSTEDİĞİM ZAMAN BANA TAMAM DEYİP GENE KENDİ BİLDİĞİNİ YAPIYOR BUNDAN DOLAYI KENDİMİ DEĞERSİZ HİSSEDİYORUM..
Biz kadınlar aklımıza düşünce konuşmak istiyoruz. erkek de bir işle meşgulse bu tv bakmak da olabilir, dinlemez. Eşiniz bir şey yaparken konuşmak yerine “Canım, sana anlatmak istediğim ya da konuşmak istediğim bir şeyler var, bana zaman ayırabilir misin? demek en iyisi. Tabi bu sözleri iğneleyici bir tarz da söylememek gerek. samimi bir şekilde söylerseniz konuşmak için size zaman ayıracaktır.
Erkekler çoğu zaman kadınların bazı konularda ısrarı karşısında eşini susturmak için tamam diyebiliyor. fazla ısrracı olmamak gerek.
sema hanım asıl sorunum eşimin benim istediklerimi görmezden gelmesi.evim ayrı fakat hala kayınvalidemlere yemeğe gidiyoruz..çalıştığım için akşam eve gitmek istiyorum.4 aylık evliyiz ama hala evimizde bir hafta vakit geçiremedik..eşimle bunu konuştuğumda bana annemle ne sorunun var diye tapki verdi.sorunum olmadığını söyledim ama anlamak istediği gibi anlıyor..onu kırmamak için sabırla hergün annesigile gitmeye devam ediyorum..ben gitmeyelim demiyorum arda gideceğiz tabiki,annesi istiyor diye her gün gidiyoruz.benim istediğimin bi önemi yok bu gerçekten beni kırıyor.
canım sabret aynı şekilde bende öleydim hafta osnları kahvaltılara gidip yatsıya kadar aturmalar falan daha ne diyim çalıştığın için evin işleri yetişmez ama sabret daha çok yenisiniz.şahsen ben ağzımı açaıp bişey demedim biraz zorlandım eşim için sabretmem gerektiğini düşünüyordum 3-5 ay daha böle gider sonra evine alışır.tahminim erkeklerin bir kısmı evliliğe alışamıyorlar belki anneden kopamama senin yanında rahat etmesine izin ver ısrar etme yalnış anlaya bilir( acizane fikrim yaşanmışından)
YORUMUNUZ İÇİN TEŞEKKÜR EDİYORUM.KATILIYORUM SİZE GALİBA BİRAZ SABIR LAZIM.:).
Ben sabret diyemicem, annesini evinden çıkmak istemeyen hanımlar ve erkekler neden evleniyor anlamış değilim.
İşten gelince yorgunum de, eşin isterse tek başına gitsin yada gidince elini işe sürme bıksınlar sizden gelmenizi istemesinler.
Benim eşim de sık sık gitmek istiyordu ailesine ben bir süre sonra sıkıldım sen git ben gelmiyorum dedim, gitmedim.
beni en çok üzen iki şey var aslında bunlardan ilki soru sordugumda bunu defalarca tekrar etmem …. onunla konusmak için gösterdiğim tüm çabalara rgmen elimin boş kalması…
digerii ise anneme gitmem konusunda beni kısıtlmaası…
dediğim gibi ne yaptıysam bu iki durumuda çözemedimm…. belkide bir yerlerde hata yapıyorum…
erkekler soru sormayı da soru sorulmasını da pek sevmezler, bu yüzden cevap vermek istemezler genellikle. maaalesef ki biz kadınlarda muhabbeti soru sorarak başlatmaya çalışırız. Bu durumda erkek hesaba çekildiğini düşünür. iletişim hatası. Ailenizle ilgili konuda sizin onun ailesi ile ilgili durumunuza bakmak lâzım.
Selam
Bir kere eşinin seni ailene gitmek istediğinde asla kısıtlamaya hakkı yok !ne demek ya ?Analarımız bizi el alemin oğluna kul köle olalım olalım ve onları görmemizi engellesinler diye mi doğurdu???!!!Bu ne şaçmalık bu nasıl bir geri kalmış bir zihniyet Yanlış anlama bacım da bızım ülkemiz kaba saba kadına saygıyı bilmeyen heriflerle dolu o yüzden eğitim şart …
Kimse yanlış anlamasın bu yazdıklarım kadın için de geçerli yani her iki taraf karşılıklı aileleri sevmezse bile saymak zorunda .Ağlarsa anam ağlar gerisi yalan ağlar .Anne hakkı ödenmez ve ana gidince bir yenisi gelmez.Herkesin yeri ve değeri ayrıdır.Tabiki saygılı olmak zorundayız sema hanım hatta sadece kocaya değil herkese tabiata hayvanlara dünyamıza yani ama unutmayın kadının da en az erkek kadar saygıya ihtiyacı var.Bana saygısızlık edene bir yere kadar tolerans gösterebilirim sonrasında hatayı göremiyorsa bekleyemez benden bi daha saygı…
eşimin bu tutumu objektif olmak gerekirse annemden kaynklanıyor…eşim çok sıkılmaktan hoşlanmaz annem de her telefonda konusmamızda hadi gelin derdi… yada ne zaman gliosunuz diye sorardıı…bu da eşimde ters tpki yaptı önceden aylarca kaldıgımız olurdu şimdi o yuzden sıkıyor ama hergn telefon konusması bazen hftada bir bazende 15 gunde bir görusuyruz ama beni uzen bu görusmelerimizde zor izin almam…. umarı anlatabilmişimdr…kızım kucagımda zor yazdım anlayacagınız….. =)
SİZ, KENDİNİZE KÖLE, EŞİNİZE “ELALEMİN OĞLU VE BİR AN ÖNCE HADDİ BİLDİRİLECEK “SAHİP” ” GÖZÜYLE BAKARSANIZ BAŞTAN KAYBEDERSİNİZ DERYA HANIM. SİZİN Kİ EVLİLİK OLMAZ. EŞİNİZ SİZİN GÖZÜNÜZDE SİZİ AİLENİZDEN KOPARTMIŞ BEYAZ ADAM, SİZDE KENDİNİZİ ZENCİ KÖLE OLARAK GÖRDÜĞÜNÜZDEN BİR AN ÖNCE BU KÖLELİKTEN (evlilikten) KURTULMAYA BAKACAĞINIZ İÇİN BU YUVA KURULMADAN DAĞILMIŞ DEMEKTİR. EVLİYSENİZ ALLAH EŞİNİZE SABIR VERSİN. BEKARSANIZ DA ALLAH RIZASI İÇİN SİZDEN RİCA EDİYORUM BU ŞEKİLDE DÜŞÜNMEYE DEVAM ETTİĞİNİZ SÜRECE SAKIN EVLENEREK BİR ERKEĞİN HAYATINI KARARTMAYIN
Çocukların yanında eleştiri sayılabilecek birşey söylediğimde sert bir cevap almak veya terslenmek. Çocuklar yokken de rahatsız oluyorum ama o kadar değil.
Çocukların yanında karı kocanın birbirine daha özenli davranması gerekir. İki tarafında dikkat etmesi gereken bir konu.
Kendisine bir soru sorduğum zaman önce duymamazlıktan gelip sonra hiç televizyondan başını çevirmeden çok kısa ve geçiştiren cevaplar vermesi, evle ilgili bir şey söyleyeceğinde direk bana değil de kızıma hitaben konuştuğu zaman kendimi çok kötü hissediyorum.Bunu genellikle birbirimize kırgın olduğumuz zaman yapıyor ama çocuklarımın yanında küçük düşürüldüğümü hissetmeme neden oluyor.
iletişim hataları, göreceğiz inşallah bu dersi.
bir hanım olarak; eşimin beni en çok yaralayan noktası sorunlarımızı konuşarak çözemiyor olmamız. ne zaman teşebbüs etsek daha büyük bir tartışmanın içinde buluyoruz kendimizi.
sanırım onunla konuşamadıkça, “eşim sorunlarımızın çözülmesini istemiyor” fikrine kapılıyorum ve sevilmediğimi hissediyorum.
Kadın erkek arasındaki iletişim eksikliği çoğu zaman konuşurken yaptığımız hatalardan kaynaklanıyor. inşallah ilerleyen derslerde bu konuları detaylı bir şekilde göreceğiz.