Anlamaya Oruçluyum

14 Kasım 2016Nagehan İpek2 Yorum »

Nagihannn___-150x1501

Anlaşılmak, günümüzün  en mümkün olmayan hallerinden biri diye düşünüyorum.

Anlaşılmak; güven, huzur ve mutluluk duygusu yükler bize.

Zira bu kıymeti herkes yükleyemez. Çünkü bu yükü sırtlanmaya önce talip olmak gerekir.

İnsanlığın gereği olan bu davranışı göremez ve uygulayamaz hale geldik.

Oysa anlaşılabilmek kime nasip olsa. o gönle  sevgi aşılar.

Sevgi dolu gönüller, iyi haller içinde olur. Birbirlerinin hallerinden hallenirler.

Şu zor ve meşakkatli günlerde nasıl da ihtiyacımız  var bu insanlara.

Kalpler biz kavramına gebe olur anlaşıldığı vakit .

Aslında ne  geldiyse başımıza “ben” den gelmedi mi?

Her söze başlarken “ben” Her işin bitiminde “ben” demiştim vurguları.

Bu nasıl bilmişlik halidir akıllara zarar.

Oysa Âyeti Kerimelerde Yüce Allah (c.c) biz ifadesi ile kullarına seslenirken, biz acizler nasıl bir akıl tutulması içindeysek “ben” nidaları ile dolaşıyoruz yeryüzünde gafil haller içinde.

“Anlamaya ne gerek var ben biliyorum” edaları doyumsuzluğumuza ışık tutuyor adeta.

Aslında empati duygusu devreye girdiği zaman,  umutlarını yarınlara taşır o kalplerin.

Umudun yeşermesi insanlığın canlanıp hareketlenmesi anlamına gelir. Heyecan ve gayret sirayet eder bedenlere.

Anlayan, anlaşılan, farkı farkeden ve ecdadın değerlerine sımsıkı sarılan bir nesil demektir bu.

Bu enerjiyi üstlenen insanlar, başarıya talip olurlar. Başarı değerlerine sahip çıkan  güzel ahlaklı bir toplum demektir.

Din kardeşinin haklarını kendi hakkın gibi gözetmek, toplumun kalite seviyesini ve muhabbetini yükseltir.

Aldığı bu güven ile  ufku genişler, hayaller kurar beyinler. Fikirler büyüdükçe büyür.

Anlaşılmak, sarıp sarmalayan bir etkiye sahiptir.

Anlaşılmak, özel hissettirme halini saklar içinde. Anlaşıldığını hisseden her  kalp güzel bir duygu seline kapılır.

 Çok kıymetli bir duygudur, zira  her kula nasip olmaz. Çokça dua etmelidir insan, bu değerli duygu ile buluşması ve uygulaması için .

Çünkü anlaşılmayı mum ile aradığımız bir dönemdeyiz.

Ne üzücü!  Anlamaya oruçlu zamanlara  girmiş bulunmaktayız. Ölümüne oruçluyum der gibi davranışlarımız.
Bu nasıl bir  inatlaşma halidir? Sanki anlamamaya yeminli gibiyiz.

Çaresiz bir derde yakalandık. Hepimize geçmiş olsun.

Bu dert bizi empatiden uzaklaştırıyor. Bu dert bizi samimiyetten uzaklaştırıyor. Bu dert bizi güvenden uzaklaştırıyor .

Kısacası insan olmaktan yoksun bırakıyor. Giden bu duygunun yerine: ön yargılar, şüphe, kurgu, bencillik ve hayali senaryolar alıyor.

Anlamak yerine yargılıyoruz. Anlamak yerine iftira atıyoruz. Anlamak yerine hüküm veriyoruz.

Hüsnü zan ile bakmak yerine sui zan ile bakmaya doyamıyoruz.

Bakın mübarek  İmam Gazali  ne güzel ifade buyurmuş; ” Zan ile başkasının kötü olduğunu kabul eden, gıybet eder, ona dil uzatır. Onu kötü, kendini iyi bilir, bu da helakına sebep olur.”

“Ben biliyorum” bakış açısı bizi dinimizin gereği olan güzel ahlak olgusundan da yoksun bırakıyor.

Bizi biz yapan iyimser düşünmek varken, beni ben yapan kötümser düşünmeyi  daha çok önemser hale geldik.

“Mümin müminin aynasıdır.” Hadisi Şerifı bünyemizde deprem etkisi yapmalı ki hakikati görelim.
Gönüllerimiz  zehirli düşünceler besliyorsa, baktığı yüzlerde de aynısını görmeye mahkumdur.

Gönüllerimiz  şifa ve hayırlı düşünceler besliyorsa, baktıkları yüzlerde de  iyiliğe ve güzelliğe mahkumdur.

Olumlu düşünce içinde olan gönüller olumlu gönülleri görür. Hayırlı düşünceler mıknatıs gibi hayırlı temennileri yakalamalı.

Anlamak kritik yapabilme yetisi kazandırır kişiye. Makul ve mantığı sırtlanarak yükünü hikmetli kılar kişinin.

Peşin kararlı ve ön yargılı  olmak kişiye bencillik  yolunda  kaybettirir hedefini.

Adeta anlamaya oruçluyum diye bağıran hallerimiz, iftarını anlamak ikramı ile ne vakit açar acep ?

Okunma Sayısı : 2.537

Yorum yapın

“Anlamaya Oruçluyum” için 2 Yorum

  1. Saniye diyor ki:

    Ne güzel olmuş ağzınıza sağlık…. Yüreğinize sağlık…. Her insanı dinlemeyi çok severim…. Dendiği gibi herkes koşuşturma içinde bir galeyana geliyor hayat ve günler…. Farkında değiliz hayat, ömür gidiyor… Bi nefes alsak ruhumuz dinleniyor… Oysa biz her zaman koşuşturmacalarda……

  2. ... diyor ki:

    En başta en başta anlaşılabilmek için olduğumuz gibi başlıyoruz cümlelere. Yaralarımızı derdimizi hayalimizi bir çırpıda anlatıyoruz belki bu sefer anlaşılabilirim ümidiyle.

    Bazen iletişim kazaları yaşıyoruz derdimizi anlatmaktan çok yanlış anlaşıldığımızı açıklamakla dert etmekle geçiyor ömrümüz.

    Bazen onunda dili var fikri var bir şey olmuşsa olumlu yada olumsuzsa söylerdi belli ederdi diyoruz.

    Anlamaya çalışıyoruz her defasında karşıdaki insanın yerine kendimizi koyup onun gözünden bakıyoruz duruma empati yapıyoruz biraz daha yapıyoruz haksız olan yok diyoruz.

    Bazen bir kelime kırıyor kalbimizi bazen yapılan bir davranış ima. Zamanla kırıldıkça üzerimizdeki cam parçalarıyla bizde başkalarını yaralamaya başlıyoruz.

    Anlamak ve anlaşılabilmek zor sanırım hele hayata bir anlam verebilmek. İnsanın halleşebileceği bir dostu eşi bulabilmek. Topluluk içinde kaybolan adımlarda, rutine bağlanan günlük işlerde, gıybetten boş lakırdıdan öteye gidemeyen sohbetlerde ilerliyoruz.

    Zor geçen şu zamanlarda kime güvenebiliriz sırtımızı korkmadan neye yaslayabiliriz soruları zihnimizde. Güven duygusu bu kadar yara almışken bizden gözükenler bize düşman olurken imtihanlarımız bir yabancıdan çok yakınlarımız üzerinden devam ederken.

    Mümin aynı delikten iki defa ısırılmaz hakikati varken diğer yanağımızı da tokat için uzatmak da neyin nesi? Biraz daha kabuğumuza çekiliyoruz anlamaktan anlaşılmaktan vazgeçtim en azından aldanmayayım telaşıyla.

    Çok şükür bir kalem kağıt yada bir klavye ekran var şu hayatta. O ne yazarsak onu yazıyor hem bizi aldatmıyor hem de anlıyor içimizi döküyoruz.

Dünden Bugüne

Ayşe Askere Git Ali Sofra Kur

(30.9.2015 tarihli bir yazım. Yeni müfredatta cinsiyet eşitliği ne kadar yer aldı bilmiyorum. Bilgi sahibi olan okuyucular yazarlarsa memnun olurum.) Yeni okul dönemi açıldı, Allah sonumuzu hayreylesin. Özellikle "okul dönemi" dedim, ...
Devamını Oku

Güzel Söz

“ En eğitimli kişi yaşadığı, yaşadığı hayatı en iyi anlayandır. “ ( Hellen Keller)

Kitap

Algı Yönetimi ve Manipülasyon

Algı Yönetimi ve Manipülasyon "Kanmanın ve Kandırmanın Psikolojisi" kitabı nasıl kandırıldığımızı çok iyi gözler önüne seren bir kitap. Mücahit Gültekin kitapta bilimsel açıklamalarla birlikte günümüzden ve İslam tarihinden örneklerle  yalın bir ...
Devamını Oku