Boşanan Erkekler Neler Çekiyor?

31 Ekim 2011Ademler & Havvalar239 Yorum »

Bir Adem Diyor ki…

sn Sema Hanım,

Bu gün haber 7 de ki yazınızı okudum. sevindim çok sevindim. çünkü boşanmalardan yana hep biz erkekler o kadar haksız görüldü ki anlatamam.

ben de şu an eşimden ayrılmak üzareyim. 17 yıllık bir evliliğim var. hatta vardı diyebilirim. aslında çoktan bitmiş de benim haberim yokmuş.

uzatmaları oynanan final maçı gibi. en son altın golü zeten eşim attı. biz görücü üslülü ile evlendik. benim anne baba sizlere ömür. evlinirken abla kareş desteği ile evlendik.

hep sorunlar vardı; ama bende hep alttan aldım. çok ekonomik zorluklar geçirdik ama hep üstesinen geldik. çalıştığı için yetişemediği yerde çocukların bakımındantemizliğe, ütüye, yemek yapmaya, kadar hep destek çıktım.

hatta paramız olmadığı zamanlar, kuaföre saç boyatmaya imkanımız olmadığı günlerde marketen hazır boyalardan alarak ben boyamıştım. gözü kalmasın üzülmesin diye (mesala marka vermeyelim akuji kzıl bakır 9 no gibi. akuji akıcı boya oluyormuş. yani kalıcı olmuyormuş. içinden bir çift eldiven seti ve birde seyreltici sıvı çıkyor. ) bunlara kadar yaptım.

ama bana karşı hep ilgisizdi. genelde ayrı uyur, hep kendisini oturma odasından, adete toplardım. ben evde olduğum günler, zamanını hep temizlik yaparak geçirirdi ve hep asabiydi.

bende hep şöyle düşünürdüm. iki oğlum var, artık bende baba oldum. evim ve eşim var. bunlar önemli değil, derdim kendi kendime. kızdığım sinirlendiğim zamanlar olurdu ama yine de fazla uzatmazdım.

çünkü ailemi kaybetmiştim ve tek başıma evlenmiştim. bu yuvanın idame etmesi gerekti. sonra ailesi ile olan olan sorunlar derinleşti. daha sonra ben iş yeri değişikliği yaptım.

işim gereği sık sık seyahatlere çıkmaya başladım.(satış pazarlama) ilişkiler daha da gerginleşti. gerçekten de şidettli geçimsizlık artık bizde de vardı.bende artık alttan almamaya başlamıştım.

diğer taraftan yazınızdan cesaret alarak ayıp değildir söylemesi diyorum artık, cinsel yaşam da kalmamıştı. Çünkü her kendisine yaklaşmamada ya ağzım kokar diye red eder ya da ter kokuyorsun diye red ederdi.

2.oğlum dünyaya geldikten sonra cinsel bakımdan iyice sorunlu hale gelmiştik. Hep tekrar hamile kalmaktan korkuyordu. oysa birinci oğlumla ikinci oğlum arasında tam beş yıl var.

ve yine kendisi çalıştığındından dolayı vede ailesi çocuklara bakmayı red ettiğinden dolayı ve annem babam olmadığından dolayı biz evlatlerımızı kreşe vermek zorunda kaldık. Ve hep ev kirası gibi artı birde giderimiz olmuştu. Ben bu nedenle de üçüncü bir çocuk zaten istemiyordum bunu kendisine anlatıyordum.

hatta eğer bir sorun var ise bir psikoloğa veya doktara gidelim, doğumdan sonra bazı isteksizlikler olabilirmiş doyordum; ama kabul etmiyordu. Alaycı bi şekilde gülüyordu. kaldı ki ben sigara içmeyen, içki ise yılda sadece 3-4 kez keyif olsun diye ağzına koyan bir adamım. Elbette melek değilim. haşa gökten de inmedim. Hatalarım tabiki vardır. Bunu kabul ediyorum ve kendisine de çok kez söylemiştim.

ama şunu da söylemiştim artık biraz daha dikkat et. Ben artık dayanamıyorum. asabi hallerin, sinirin ve hatta karşındaki kocan değil gibi azarlaman, bunlar doğru değil günün birinde biz gümüleriz derdim. Hep uyarmıştım. Hatta konuyu ablama açtığımda ağzı açık kocaman bir aaaaaaaaa çıkmıştı ve ‘mümkün değil sizde olamaz demişti”.ama biz gümbürdedik ve oldu. Ablamında ağzı aaaaaaaaaa diye açık kaldı…………………………

en son gediğimiz noktada, şidetli bir kavganın ardından ben işim gereği dışarıya gittim. Zaten evin içinde ayrı yaşıyorduk ama benim içimde bir ümit vardı. ama onda kalmadığını bilmiyordum. itiraf da edeyim kii dayak bile attım. umarım bu itirafı savcı suç duyurusu olarak kabul etmez. çünkü tek tafarlı anlatmak istemiyorum. dediğim gibi bende de haksız durumlarım olabilir.

çünkü söz ile birşeyler anlatamıyordum. artık ütümü yapmıyordu. yemekleri hep hazır dişardan söylüyordu. sık sık dışarı gezmelere gidip geç geliyordu. giderken izin almayı bırakın haber bile etmiyordu. bazen kapıda satlerce beklediğim bile oluyordu. benim kan beynime sıçramıştı.en son zaten durumu açıkladı altın gölü atmıştı.

aynen şunları söyledi tam 7 ay önce

-aramızda her şey bitti.

-ben ayrılmak istiyorum.

-avukata sordum büyük oğlan(16) pisikolog eşiliğinde sorulacak kimde kalmak isterse onda kalacak ama bende kalmasını istiyorum.

-küçük oğlan(10) zaten mahkemenin bana vermesi olasılığı yüksek.

-annemlere gitmeyeceğim.

-ev tutacağım. çocuklar bende kalırsa daha rahat olurum.

-senden bana attığın dayak ve ettiğin hakaretlerden dolayı tazminat istemiyorum. istesem alırım (Allah razı olsun ki elime sağlık)

-nafaka istiyorum. onuda çocuklar için istiyorum. kendime asla kulanmayacağım.

-17 yıldır zor tahamüll ettim.

-ben annemlerle görüştüm sen bilirsin diyorlar.

-sadece bababın haberi yok, rahatsızlanır diye söylemedim.(duyuncada sanki çok etkisi olacakta)

-annem ve eniştem beni siz isteğinizde bir odaya çekip ikna ettiler. zaten ben istemiyordum.

-sen yokken çocuklara konuştum durumu anlatım.

 

eh artık uzatmalardaki maçta kadın şutu çekti golü attı. çünkü hergün tv de gazetelerde kadın hakları, yok özgürlük kavramları derken birde üstüne üstlük aileden sorumlu sayın acar bakanımız Fatma Şahin hanımefendinin adete erkeklere haksızlık edercesine kadınları korumak adına veya kendi adını duyurmak adına veya başbakanın gözüne girmek adına icraatlar yapması sadece olayı tek taraflı görüp aile birliğnde sanki erkek yokmuşta tek ezilen kadınmış gibi harket etmesi cesaret vermişti.

ki sizin yaznız o nedenle çok ilgimi çekti.

bende aynen şunları söyledim

-boşanacaksan durma git, geç bile kaldın.

-17 yıl neden bekledin?

-biz seni kaçırmadık da ki neden kabul ettin. ailen kafana silah mı dayadı ?zorla mı verdi? hayır deseydin.

-2 çocuk olana kadar neden bekledin?

-ne sen Hülya Avşar’sın ne de ben Kaya Çilingiroğlu. hem ayrılıp hemde birlikte aynı evde olamam.

-hemen annenlere git. dava aç.

-senin yaptıklarını yanına bırakmam. (sinirlenmiştim)

-çocuklarıda sana bırkamam.

-madem gitmek istiyorsun bu iş edebinle olsun. sizden bir büyük bende bir büyük gelsin, bugün hemen seni götürsünler. onlara da aynısını anlat.

-ikimizde de vebal kalmasın.

-bana bunu da yaptın ya Allah senin belanı versin, dedim.

durum bu noktaya gelmişken ben ertesi gün büyük oğlumla konuştum.oğlum aynen şunları söyledi.

“baba ben çok üzülüyorum hemde kardeşime çok üzülüyorum. o çok küçük. onu çok özlerim.” dedi ve sözlerini tamamlayamadı. hıçkırığa boğuldu.

ben de ona sözverdim asla kardeşinden ayrılmayacaksın diye.

bizim hanım efendi golü attı ama sahadan ayrılmadı. yani evden gidemedi. sorunlar devam, devam, devam etti. birgün sordum kendisine hani sen gidecektin diye…

gene bağırarak–ev bulamadığını–bulsa bile pahalı olduğunu—çocukların okul durumu olduğunu–başka semte rahat edemeyeceğini–ailesinin yanına yerleşemeyeceğini rahat edemeteceğini vs vs vs söyledi.

o zaman bende dedimki -böyle harbi konuş gözümün yağını ye –ben evden ayrılayım. tüm eşyaler sende kalsın-sadece bende hatırası özel özel şeyleri alayım (babım yadigar duvar saati gibi)

her ne kadar ayrılsakda sen benim eski eşim olarak kalacaksın.bende senin eski eşin olarak kalacağım-bu çocukları karşıklıklı büyütmek zorundayız-ben aradan çekliyorum-ama ev buluncaya kadar az sakin ol üzerime gelme beğırma çağırma ben aradan çekliyorum artık çünkü bende seni istemiyorum evden gider gtiemezde davayı gerekirse açarız hatta aramızda anlaşma yapıp avukata öyle gidelim , bunu da hiç bir erkek yapmaz aradan çelikmez dedim.

İşte benim için yüz yılın cevabı eh banada zaten kapak oldu..KENDİNİ ACINDIRMA... dedi …….!!!!!!!!!!!! (MUTFAKTA YATIRIP BOĞAZNI KESMEK İSTEDİM. SONRA SAVCI BANA CANAVARCA HİSLE ADAM ÖLDÜRMEKDEN ÖMÜR BOYU HAPİS..BEN İÇERDE, KENDİ TOPRAK ALTINDA,YA ÇOCUKLARIM ALTIN KADAR DEĞERLİ ÇOCUKLARIM!!)

Kaderimi Allah yazmıştı. alfret hıckok değil. korku filimi yönetmiyordum. o nedenle Canavarca hisle bir eylem yapmadım. Sayın Gaziantep savcısını bir dertten kurtarmış oldum. ama basın mensupları için üzüldüm. çünkü bir canavar koca haberi yapmayacaklardı.

sayın bakan çıkıp gene üzüntülerini bildiremeyecekti. aldığı tedbirleri uzun uzun anlatamayacktı.Ve kadınlar neden öldürülüyormuş şimdi bende çok iyi anladım.

aslında bende ev içi şiddetle büyümüş bir insanım. babamın annemi dövdüğünü görünce hep saklanırdım. ben böyle yapmıyacağım derdim ama geldiğim noktaya bakın.

şimdi ev arıyrom. eşya diziyorum. hemde rengarenk ama kimse ev vermiyor sanki roller değişti dul kadın benim. bizim golcu hatun ile aynı evde ama ayrı odalardayız. çocukar durumu kabullendi.

hatta küçük oğlum giderken küçük yastığını bana vercek. büyük oğlum ise bebekliğinden kalma denizci miçosunu. onlara ayrılsam bile onların babası olduğumu- anneleri ile kalmanın daha doğru olduğunu- sakın babamız bizi bırakıp gitti diye düşünmemelerini-boyunlarını bükmemelerini söyledim. gözümün içine bakın, siz benim gözümün nurusunuz, dedim.

Ailden sorumlu sayın bakan, bana da sahip çıksın. benim durumumda ki erkekler için telefonla çağrı merkezleri kursun. mesela mor çatı erkek sığınma evi.

medya beni haber yapsın. tvde sabah programlarına konuk olayım. ne de olsa ailde kadın değil erkek de var. olay sadece kadın eksenli değil insan eksenli düşünülsün. bana yardım kampanyaları açılsın.

belediye başkanı araya girsin, bana ev bulsun. kış geldi ne malum, bizim hatun efendi hadi artık git diyebilir. ne de olsa kadın nede olsa haklı nede olsa bakan bile onlardan yana ve hatta kanunlar da..

buzdolabı-halı-hertürlü mutfak eşyası tv (mümkünse plazma olsun)oturma odası-yatak odası-perde-ihtiyacım var. Allah develetimize zeval vermesin. Onlardan yardım bekliyorum. ha bide buzdolabı ne olur no frost olsun….bulaşık makinası 12 programlı olasun..çamaşır makinası 100 programlı olsun, kırşık giderici programı olsun…bende insanım kadınlar no frost isterde ben istemeyemez miyim?

hatta hakklı bulunacaksan ameliyatla kadın olayım. kadın olmak sanırım beni haklı gösterir. ben bi kere haklı çıkayım sonra erkek oluruz tekrar.

bu yazmı okuyun lütfen hatta yayınlayın. hatta sayın bakana siz iletin. sizden giderse ilgilenir. ne de olsa ben erkeğim ciddiye almayabilir ve hatta ne olur bana cevap yazın. çünkü tek başıma altından kalkamıyorum.

herkese saygılarımla…

www.cocukaile.net

Okunma Sayısı : 4.056

“Boşanan Erkekler Neler Çekiyor?” için 239 Yorum

  1. bi erkek diyor ki:

    merhabalar
    29 yaşındayım eşimle 1 yıl çıktık 3 yıldır evliyiz 2 yaşında ikiz kızlarımız var. çok ayrı insanlardık kişilik olarak ama okadar çok sweviyordum ve seviyorum ki bir çok şeyi alttan aldım benim kişilik olarak idareci bir yapım vardı. eşimin tam tersine ağzına geleni söyleme ama olsun ben onu öyle sevdim.. ikiz kılarımız olacağını duydugumuzda çok sevindik. o sıralar eşimin ailesine daha yakın mahalllede yaşıyorduk istemedim onun bi anda bu ortamdan kopmasına bocalar sonları istediği yere taşınırız istedim ailemden uzaklaştım. zaman geçti çocuklar doğru ee hayat zor mecbur eşimin ailesine yaklaştık bir altkatlarına taşındık. çocuk bakmak zor zaanatt tabiki zamanla bizi yıprattı gece uykusuzluklar dışarı çıkamamamk hattaki yatağımızı bile onlar aldı ayrı yatmaya başladık tabikide sevgide bir sıkıntı yok tu ara sıra atışır hemen barışırdık bilirdik yorgunlukdan oldugunu. sonra bu atışmalar zamanla büyüdü tabikide benim o idareci özelliğimde kalmadı. ben evde asla boş durmam eşim çalışıyor ben çalışıyorum çocuklara kayınvalidem bakıyor. akşam eşim sofrayı hazırlar ben çocuklarla zaman geçiririm sonra ben toplarken o geçirir. hatta bazen nefes alması için haftasonu bi gün çocuklara bakarım o dışarı çıkar alışveriş yapar. bütün fedakarlıkları yaptım. bu demek değilki bende suçsuuzum bu sıra da molotonlaşan hayatı farketmedim tabikide çocuklar ev iş derken eşimede sevgi gösterdim elbet ama onu dışarı çıkartıp romantik zamanlar yaşatmadım sonralarında iyice uzaklaşmaya başladık ben bunun farkına varmadım. taki bir gece yine çocukların uyanması üzerine sinirlerimizin gerilip atışmamızdan sonra eşminin boşanalım dediği ana kadar. bende o sinirle tamam dedim. sonra eşim annesi ile görüşmüş ayrı eve çıkacağını onun yanında olmasını istediğini söylemiş annesi kabul etmiş. tabiki o sinir hali geçince bende pişmanlık acı başladı gittim özür diledim zaman istedim düzeleceğimi eski halime döneceğimi söyledim. evet vazgeçtik 2 ay geçti kavga etmiyoruz ben eşimi çokda seviyorum ama bana söylediği artık sana aşık değilim aslında ikimizde aşkın kısa süreli oldugunu biliyoruz. o daha özgürlükcü buda 30 yaş sendromunda hayata bağlı sorumlulkdan kaçınmak özgür olmak isteyişi 30 yaş sendromu yaşamakda. tabiki çevresinde aynı yaşlarda bekar hayatını yaşadıgını sandıgı insanlar var onlara özeniyor ama onlarda ona özeniyor farkında değil. evlilik uzamanına gitmek istedim kabul etmedi. aklında ki tek olay boşanmak ama istediğimiz zaman çocukları ben görebilirim sıkıntı yok . fakat ona bahsettiğim bu şey aslında o boşansa bile özgür olamayacak çünki 2 çocuk onda kalacak yine istediklerini yapamayacak sadece evli olarak birini bağlı olmayacak ama tam tersine beni özgür kılacak bu srıa ben çocuklardan ayrı kaldıgımdan acı çeken taraf olacağım tabikide eşimden de. hayatta herzaman daha çok seven üzülür sözü vardırya :=) öyle gerçekten. şimdi beraberiz ama uzun sürmeyecek gibi hissediyorum bu 30 yaş sendromunda hayatı kaçırmak istediğini yaşamak özgür kalmak hisleri nezaman geçer. tabikide ağzına geleni söyleyen açık konuşan biri oldugundan beni sevmediğini söylediğinde yıpranıyorum ister istemez. ben daha çok sevgiyle yaşayan bi insanın bu sevgiyi ondan bulamadıkça kendimi yıpratıyorum. bilmiyorum durumum bu çaresiz hissediyorum kendimi. lütfen yardım

  2. m diyor ki:

    Yasin diyor ki: cevap
    Avrupa dan alınan medeni kanunların ve sözüm ona ünlü hacı hocaların ve kadın hakkı dernekleri ve insanlıktan haberi olmayan şarlatan siyasetçilerin meclisten geçirdikleri kanunlarla artık ahlaklı evlenmek aile hayatı sürmek dürüstçe kadın korumak kollamak enayilik, dolandırılmak ve zulümden başka bir şey değildir. Muhafakazakar avukatla sohbetimlerimden kısa bir alıntı vereyim. Zinanın Avrupa ve fuhuşun yaygın olduğu Doğu Avrupa ülkelerinde Anayasa ya konulan bir maddelik kadın hakları anayasa maddesiyle ülkeyi ve kadını korumakla görevli aslan gövdeli erkek kadın karşısında kötek kedi konumuna düşürülmüştür. Bunun neticesinde kocasının gözleri önünde başka erkeğin altına yatan kadın, boynuzlayan ve boynuzlanan erkek değil herkes halinden memnundur. Hatta karı koca fuhuş işini gelire dahi dönüştürüken birlikte hareket etmektedir. Ülkemizde aile hayatının sağlamlığı gelenek görenek ve dini inançalrın baskın olduğu bölge ve ailelerde devam etmektedir fakat kötüye yöneliş olduğu yadsınamaz gerçektir. Avrupa medeniyeti bir çamur batağıdır aile mefhumu yoktur olamayacaktır. Zinanın binbirtürlüsü çeşitleriyle farklı yüzleriyle tohumdan ormana dönüşmüş özenti sebebiyle tüm dünya ülkelerine salgın hastalık şekliyle yayılmaktadır.Rabbim tüm insanlığı bu tuzaktan korusun kollasın .

    • sinan okay diyor ki:

      Sayın Sema hanım öncelikle aile toplumu, kendi kültürümüz, örf adet konularına göstermiş olduğunuz ilgi ve alakadan dolayı şükranlarımı sunuyorum.benim aciz hane dile getirmenizi istediğim bir kaç konu var Nikah kıyılmadan önce evlendirme daireleri veya farklı bir kurumda evlendikten sonra yaşanılan birkaç hikaye anlatılsın tiyatro kitap veya farklı görsel olarak anlatılsın ayrıca fikir olarak anlaşılmaması birbirini tam tanımadan veya sanal ortamlarla yapılan evlilik sonrası en fazla mağdur olan tarafın erkek ve çocukların olduğu kadının yada kötü niyetli kadınların çıkar çatışması olduğunda kanunları arkasına alarak neler yapabileceği anlatılmalı bence.Doğru gelmeyen belli kısımlar var tabi ama aile içi cinayetler veya çok cidi şiddet mağduru kadın olduğu zaman çok büyük bir olay olarak Türkiye nin gündemi medya tarafından anında değiştiriliyor arkasında hukuk uzmanları sözde kadınlar haklarını bilmiyor emniyet gerekli önlemleri almadı vs vs olay farklı bir boyuta çıkarılıyor hiçbir zaman konunun özüne inilmiyor alta yatan sebep kimsenin umrunda değil adam polis asker kaymakam veya farklı bir konumda çalışan imanın islamın gereği gibi yaşayan kişi çevresindekiler şaşkın x karıncayı bile incitmez nasıl oldu derken konu irdelendikçe x şahsın cinayet sebebi sorulduğunda bir aydır ayrı olduklarını karısı ile telefonla görüşmesinde farklı bir şahısla ilişkisi olduğunu senden nafakamıda alır yaşar giderim seninle mahkemede uğraşırım gibi söylemler sonrası erkek boşlukta ve kadın gerçekten hayasıca bir yaşamı olmasına rağmen her istediğini yeni kanunlarıda arkasına alarak elde ediyor erkek mağdur çok mağdur hemde resmen bir boşlukta hem kanunlar karşısında çaresiz hemde hayat arkadışını kaybetme hem çocuklar bunları düşünen sadece erkek kadın elde ettikleri ile kuracağı yeni hayatı düşünür çocuklar umrunda bile değil sizce taş olsa erkek çatlamazmı ayrıca Sema hanım Allah rızası için Canlı bir televizyon yayına katılarak 6284 sayılı aileyi dağıtma kanunu irdeleyin, bunu sosyal medyada yaptığım araştırmayla en güzel siz ifade edebilirsiniz.Bir kanun çıkarıldığı zaman Devletin bir kurulu anket,araştırma,karşılaştırma veya bu kanun neler getirdi neler götürdü diye bir araştırma yapmaz mı. Kanun çıktıktan 3 ay sonra boşanma oranları yüzde yirmi artmış,şuan ise uç noktalara gelmiş bir durum var.Müslüman olmayan bir yabancı Napolyon,Akka’da bile bize şu sözleriyle gıpta ederken; Kendi icat ettiği düzeni kullanan Türk birliğine mağlup olduğu vakit;”Erkekleri cesur,kadınları ahlaklı olan milletler kolay kolay yenilmezler.İşte,Türkler de bu özellik var.” demişti. Şu anki halimiz sizce ne durumda Sayın Sema hanım,Sema abla Doğruları bildiğinizden bir şeyler yapmanızı istiyoruz.Yanlışı savunmak günah olduğunu hepimiz biliyoruz.Sizin konumunuzda ki örf adet ve kültürünü bilen gerçekten kaliteli bir ablamızın da bir şeyler yapmasını istiyoruz.
      Saygılarımızı en içten temennilerimle sunuyorum.

  3. necip diyor ki:

    Kadınlarda her yerde kendini haklı gösterme hastalığı var. Daha ne istiyosunuz kanun bile yanınızda çocuğunuzun babasını assalar rahatlarmısınız? rahatlarsınız demi. Kanunuda arkasına almış kadınlar kocalarını her tartışmada seni boşarım diye tehdit edersiniz yazık arada kalan çocuğa çocuğunuzun gözünün içine bakın tartıştığınızda ne söylüyor gözleri bakalım.

  4. necip diyor ki:

    Büyük dert evladı olan babalar anlar. Kadınlar malesef anlayamaz bunu. Zayıf yaratılmıştırlar akıl olarakta. Kadınlar sürekli konuşur hiç susmazlar yanınızdaki çocuğunuz tartışmanın ortasındamı kalmış kalmamışmı umurlarında değil. Karım bağırıp çağırıp susmadığı zaman çocuğumun gözünün içine bakarım gözlerindeki üzüntüyü görürüm,karıma söylerim ne olur sus artık çocuğumuz üzülüyor bana çocuğunu çokmu düşünüyosun diyerek daha fazla bağırmaya başlar. Asıl meseleye gelelim. Hem kanunlarımızda hem dinimizde kadınlara hak verilir malesefki. Boşandığınız zaman mahkeme çocuğu annesine verir babayada derki ayda iki sefer bir kaç saatliğine görebilirsin, onuda karşı taraf kötüye kullanır çocuğu kaçırır, baba icra parası ödeyerek çocuğunu görevli yanında görebilir. Bir kaç kişi karısını döver bütün babalar böyledir derler. Allah böyle kadınlara gün yüzü göstertmesin evladı başına bela olsun İNŞALLAH. Dini yönden ayrılmanın sakıncası yok ama madalyonun öbür yüzünde evladından ayrı kalan baba neyapsın onada sabır demesi gerekiyor nasıl sabırlı olcak bilemem. Kadınlara söylüyorum biri evladınızı alsa size ayada iki defa 3 saatliğine gösterse ayrı bıraksa kaçırsa naparsınız? Ben söyliyim evlat için herşeyi yaparsınız katil bile olursunuz demi evlat bu candan üstün demi. Ya BABALARDA öyle işte evladını göstermezsin oda herşeyi yapar ölür öldürür hiç suçlamayın evlat bu. Evlat acısıyla aynı.

  5. cem diyor ki:

    merhaba , ben 35 eşim ise 34 yaşında. 7 yıllık evli çiftiz, maddi sıkıntımız yok , ikimizde kariyer sahibi insanlarız. annem vasıtası ile eşimle tanıştık, başta istemediğimi söylesem de onun ısrarı ile evlenmek zorunda kaldım. iki tane çocuğumuz var, kesinlikle eşim ve ben farklı insanlarız ama güzel günlerimizde geçmedi değil. kendisi çok kıskanç ve aşırı derece de cimri bir insan. benim ailem ne zaman bize gelse hep surat asardı, abla ve abilerimin telefonuna cevap vermezdi, aileme karşı çok mahcup olurdum ama hep sineye çektim. evliliğimizin ilk gününden itibaren annesi her işe karışırdı, sürekli kızını hemen hemen her konuda fitnelerdi, çok sabır çektim ve geçen gün annesi yüzünden yine aileler arası çok büyük bir olay yaşadık, şu an çok sıkıntı çekiyorum, açıkçası iki tane çocuğum olmasa arkama bile bakmam. boşanırsam çocuklarım nasıl olur, nasıl büyür ??? hep bu sorular.. maddi olarak bahsetmiyorum, maneviyat. lütfen tavsiye ve yorumlarınızı bekliyorum değerli arkadaşlarım.. teşekkürler

    • Süreyya diyor ki:

      Önce insanın aklına çocuklar geliyor tabi ki. Boşanınca çocuklarımız ne olur. Bir arada iken büyüklerinize (her ikinizin de) hükmü geçmiyor. Ayrı olduğunuzda çocuklar üzerinizdeki hakimiyetinizi hepten yitireceksiniz. Her çocuğun anne ve babası ile gurur duymaya ihtiyacı vardır. İki kariyer sahibi insan olarak eğitimli olduğunuzu düşünüyorum ve medeni iki insan olarak boşanacağınızı. Çocuklarınıza birbiriniz hakkında atıp tutmayacak birbirinizi haklı göstermek adına diğerini küçük göstermeyeceksiniz. Büyükler diğer ebeveyn hakkında konuşurken siz bunu engelleyeceksiniz. Görüşme günlerinde çocukları alan ebeveyn diğerine sıkıntı yaratmayacak bunu kavga sebebi yapmayacak. Peki siz bunları evli iken başarabildiniz mi. Çocukları icra yolu ile görmek zorunda kalan ebeveynler hakkında yazılar okudum. Varsayalım ki her şey yolunda gitti. Ama ebeveynlerden biri hafta sonu ebeveyni olacak, çocukları ayırmayı düşünmeyeceğinizi umarak söylüyorum. İşte o hafta sonu gören kişi farketmese de yavaş yavaş uzaklaşacak çocuğundan ve çocuk ondan. Bu hafta sonları birer yük olacak sonrasında çocuk için. Çünkü çocuk büyüdükçe bu vakitleri ne annesine ne babasına kendi arkadaşlarına ayırmak istiyor. Sonra ebeveynler evlenmek isteyecekler belki bunun da bir sürü sıkınıtısı olacak. Aslında bir boşanma ve sonrasında o kadar değişik sonuçlar anlatılabilir ki. Ama ne kadar iyi bir boşanma olursa olsun o çocukların hep bir yanları eksik olacak. Yinede o çocuklar bu gğnler yüzünden bir kişilik oluşturup bir şekilde büyüyüp kendi ayakları üzerinde duracaklar. Ya peki siz. Bayram günü herkes ailesi baba evinde bayramlaşırken siz tek başınıza olacaksınız. Sizin boşalan çay bardağınızı kimse görmeyecek. Tek başınıza evinizde yaşayacak olsanız eşinizin size sunduğu o ikramı bulamayacaksınız. Annenize yük olmak onların evinde yaşamak çok ağır gelmez mi zaten. Eşinizde benzer durumlarda olacak. Çocuklar kendi odalarını kendi ailelerini aidat duygusunu içselleştiremeyecek bu örneği görmedikleri bir dönemleri olacak. hafta sonları herkes aile ile piknik alışveriş merkezi gezerken siz bekar biri bulmak zorundasınız yada bekarlığa özenen. Evde yalnız olmayı seviyorum demeyin kalabalık içinden arada çekilince yanlızlık güzel.
      Eşiniz belki cimri olduğu için maddi durumunuz birazda iyi. Ama boşanın ayrı evlere çıkın ,evlenin , nafaka ödeyin , çocuklarınızın üzüntülerini hafifletmek için onlara harcamalarınızı genişletin. Eşiniz kıskanç demek ki sahip çıkıyor size.Ama birazda ilgi yetersizliğiniz olabilir mi eşinize. Onun sevgi ihtiyacını tam anlamıyla doyurabiliyor musunuz. Ve aileler meselesine gelince. Sizin aileniz şu an o kadın ve iki çocuk. Lütfen boşanma fikrinden önce elinizden gelenin en iyisini yapın. Sema hanımın kitaplarını tavsiye ediyorum size uygulamasıda çok kolay şeyler. Ayrıldığınızda çocuklar bir şekilde yaşama tutunup büyürler de siz yalnız kalırsınız . Beraber 7 yılınızı verip gençlikten olgunluğa geçişi beraber yaptığınız o insanla ilgili inanın kötü şeyler unutulup o güzel geçirdiğiniz günler kalır. Gelen gideni aratır. Ateş düştüğü yeri yakar. Kardeşlerinizin kapıları bacaları ayrı . Herkes akşam olur evine çekilir siz kalırsınız kendinizle. Önce ailenize sahip çıkıp sonra büyüklerinize saygıyı birbirinize öğretin. Önce en yakınınızdaki ne gerekli ilgiyi gösterin sonra diğerlerine. O aramıyorsa siz arayın siz gidin ailenize sık sık. Boşanmak konusunda ısrar ediyorsa aklınız boşanmak için en ideal yaş çocuklarda 7-9 yaş aralığı imiş. 2 yıl verin kendinize . hayat birazda insan yönetme sanatı değil mi. Şu kadarcık insanı yönetemiyorsak yeni bir hayat kurmak mümkün olabilir mi. (Aslında böyle konuşmamın sebebi evliliğinizde ciddi problemler göremedim. Hepsi çözülebilecek sorunlar. Ve hala ondan bahsederken güzel günlerimizde oldu diyebiliyorsunuz. Sevginizi hissettim. Lütfen evliliğinizde çatlaklar büyümeden önce onu tamir etmeyi deneyin hadi ayrılalım diyerek derin yırtıklar oluşturmayın. Sonra olmadı mı diğer yol her zaman mümkün değil mi zaten . )

    • "Abdullah Bir" diyor ki:

      Sayın CEM

      Adres doğru, derdinin dermanı için tam yerine geldin…
      Ama ne benim nede diğer yorumcuların sana verecekleri TAVSİYELER’in senin bu konuda vereceğin kararı TAM ve DOĞRU OLARAK belirlemesi MÜMKÜN DEĞİL.

      Toplam 10 satır da özetlemeye çalıştığın veriler ile ( konunun detaylarına tam anlamıyla vakıf olmadan ) benim veya birilerinin bunu yapması ( hariçten gazel okumak) doğru olmadığı gibi, senin kararının da YALNIŞ olmasına neden olabilir.

      Bu nedenle;

      Size tek tavsiyem “bu sitede yayınlanmış ANLAT RAHATLA, EVLİLİK OKULU, SEVGİ SAYGI İKRAM…. vb yazıları ve ana konu başlıkları olmak üzere “EN ÇOK OKUNANLAR ve EN ÇOK YORUMLANAN YAZILAR”
      ı ve bu yazılara yapılan ” TÜM YORUMLARI ” salim bir kafa ile dikkatlice okumandır.

      Bu süreç en az 3 ay sürer. Bu süre zarfında da senin için “nelerin olmaz ise olmaz” ve ” öncelikli tercihlerinin” neler olduğunu net bir şekilde belirlemen doğru olacaktır.

      ÇÜNKÜ;

      HER BİR TERCİH AYNI ZAMANDA BİR ÇOK SEYİ REDDETMEKTİR

      Kararlarınızın hayırlara vesile olması temennisiyle

    • Zeliha diyor ki:

      Sayın Cem,
      Hem eşiniz hem siz aileleriniz arasında kalmış görünüyorsunuz. Benim abim senin annen, senin ablan benim babam tartışmaları bir kere başlamaya görsün ardı arkası kesilmez. Bu tartışmalara mahal vermemek lazım onun için de eşler önceliklerini iyi belirlemeli; benim önceliğim kim: eşim mi, abim mi, annem mi, ablam mı, arkadaşlarım mı? Malesef bazen aileler de yangına körükle gidiyorlar ön planda olmak istiyorlar hele anneler herşey onların kontrolü altında olsun istiyorlar. Bu girdaba bir kere kapılınca işiniz zor. Ben her kim olursa olsun bu eşimin ailesi de dahil eşime laf söyletmem, herkesi yorumunu kendine saklamaya davet eder ağızları kapatırım aynı şeyi eşim de benim için yapar. Birbirimizin ailelerini eleştirdiğimiz kadar koruruz da takdir edilecek yönlerini alenen takdir ederiz sadece içimizden değil. Kayınvalidemle sorun yaşarsam gider kendisiyle konuşurum sonra da eşime durumu aktarırım ama tersini yapmam ya da içime atıp büyütmem. Herşeyden önce de önceliğim eşimdir ve bunu her fırsatta cümle aleme duyururum. Geçenlerde kayınpederim bir şey önerdi ona dahi kendisinin değil eşimin sözüne uyacağımı nezaket çerçevesinde belirttim. Eğer evimde huzurum bozulacaksa kendi ailemle ilişkilerimi asgariye indirmeye razı olurum, benim için esas olan kendi yuvamdır bu ne nankörlüktür ne ele karışıp yere karışmaktır;bu, kendi gemisinin kaptanı olmaktır.

      Çocuklar meselesine gelince, malesef çocuklarını kullanmayan anneye rastkamak çok güç, anneler bunu her konuda ustalıkla yapıyorlar. Değil boşanmış anneler evliliği mutsuz giden anneler dahi çocukları onların safında olsun eşlerinden göremedikleri ilgiyi sevgiyi saygıyı çocukları onlara versin ve annelerini mutlu edememiş babalarından intikam alsın istiyorlar bence. Bunu yaparken adeta çocuklarının hayatlarını istila ediyorlar onların hem zihinlerini hem gönüllerini doldurup oralara bir ikinci kişiye yer bırakmayacak şekilde yerleşiyorlr ve esas kısır döngü burada başlıyor; bu şekilde büyümüş çocuklar ileride kendi yuvalarına odaklanamıyor, ya annem üzülürse refleksiyle ne eş olmayı ne ebeveyn olmayı layıkıyla beceremiyorlar. Annelerinizin bu kadar etkisinde iseniz ve ailelerinizin karşılıklı olarak karıştığı kavgalar yaşıyorsanız sizin de mutsuz evlilik çocuğu olmanız muhtemeldir. İnsan sorunlar yaşarken acaba eksik olan ne sorusunu sorar ilk önce, halbuki sorun eksiklikte değil fazlalıkta da olabilir. Tıpkı üzerine vazife olmayan işleri üstlenen kişinin üerine vazife olan işleri yapamaz hale gelmesi gibi. Mademki evlisiniz mademki yuva kurdunuz en temel vazife bu yuvanın saadetidir yoksa ailelerin gönlünün hoş edilmesi annelerin mesut olması değildir. Kaldıki evladının mutluluğu her anne için bahtiyarlık sebebidir.

      Her evlilikte sorunlar kriz dönemleri olur ilk çözüm olarak akla boşanmak gelmemelidir, boşanmak çoğu zaman çözüm olmaktan çok sorunlardan kaçıştır. İnşallah hayırlısıyla sorunları aşar mutlu olursunuz.

  6. Mehmet diyor ki:

    5 yil birbirimizi tanidik vakit verdik zaten okul yillarindan tanisiyorduk. Askerlik okul hersey aradan cikti evlendik. Ne istedigi varsa imkanlar dahilinde yapildi. Yeri geldi calismadi elini sicak sudan soguk suya sokmadik. 2 yil hersey iyi guzeldi. Tabii bu benim icin boyleymis sonradan ogrendim. Bugune kadar ne istediyse yaptim, o istiyor diye bir cok seyden vazgectim. Deli gibi seviyordum bu vatandasi. Kisiligini benden gizlemis para ve luks yasama hayalleri olan biriymis. Ailesinin ona hic yasatmadigi cocuklugunu ona hic almadiklari kiyafetlerin oyuncaklarin travmasi bana patladi. Hastalik derecesinde alisveris yapiyordu ses etmedim. İsyerinde sorunlar yasiyordu. Gerekirse calisma paramiz yetiyor dedim.

    Bir sure sonra bu ben ayrilmak istiyorum artik seni sevmiyorum dedi. Bende inanamadim, itiraz ettim. Sonra dua ettim Allaha sigindim ve bisey varsa gormek istedigimi soyledim. Bilgisayar ve cep telefonu yazismalarina ulastim. Beni isyerinde patronuyla aldatiyormus. Adamda yeni bosandi. Muhtemelen bunun yuzunden.

    Yildirim hiziyla bosadim ve kurtuldum. En buyuk tesellim çocuk falan olmaması. Gazetelerdeki cinnet haberlerini şimdi daha iyi anlıyorum. İnsan yok yere katil olur böyleleri yüzünden. Kendini namusunu para güç nefis vs ne icin olursa olsun satan insandan hiçbir fayda gelmez.. Zaten dünyanın en zengin adamı olsam da doymazdı muhtemelen.

    Şunu da unutmayın bir defa ihanet eden, kesin ve kesin bunu tekrarlıyor. Bir kişilik sorunu bu ve düzelecek bir durum değil.
    Ben rabbime havale ettim. Allah benim intikamimi en aci sekilde alir. Yuva yikanin yuvasi olmaz derler bunu unutmayin..

    Benden tavsiye iliskilerinizde kendiniz olun karsinizdaki sizi yargilayacak diye korkup onun istedigi ve sevdigi gibi yasamayin. Duzgun bir aile hayati olmayan ve cocuklugu boyle travmalarla gecmis insanlardan uzak durun caniniz fena yanar.

    Sakin ha sakin iliskiyi kurtarmak icin cocuk yapayim falan da demeyin. Eger ciddi sebepleriniz varsa ayriligi goze alin.

    Allah herkesi iyilerle karsilastirsin. Bizi kendinden korkan kullariyla birlestirsin..

    • elif diyor ki:

      S.a ben ogretmen bi bayanim.ben zor bir nisanlilik donemi gecirdim ailem pek istemedi o issiz siye sonra is buldu memur oldu vs.ben doguda gorev yapıyordum o istanbulda caliaiyordu onlat kardenizli ben ic anadolu.sonra esmi nikah oldu haziran 15ye dugun vardi ben istanbula tayin istedim ve geldim.kendimi ovmek icin demiyorum ama çok düzgün yetişmiş bayanim ilk gorustugum insan o.ben cok dinine bagli anlayisli cok sessi mazlum biriyim annnem öyle der hep.tek kzim neyse son qanlarda durmadan taryisiyorduk illaki hatalarim olmustur ama cok savma komik şeyler neyse düğüne 15 gun kalq bi kavga mizoldu ben hep ayni kavgalar sandim birgün sonra yüzüğü almis gelmis aok oldumo dünyalar kadar seven adam bunu nasıl yapar.suan bir ay olduhic atayip sormiyo hep beni suçluyor mus. .ben.mesaj attim tabi ama vevap vermedi.2ay sonra bir yil olcak ve o zaman boaanabilecegiz ancak.hic ses yok.bosanma fikri bile ailemden ciktisozce napa? Niyeti nedir benim kültürü mde bi kadin ancak namuzsuzluk yaparsa bırakılır bu nasıl bi aile imiş anlamadım ben etrafma göre bir mücevherim ve hic haketmedi o seni diyolar
      bi erkek pisman olurmu böyle bi.durumda

      • Mehmet diyor ki:

        Belki de size iliskinin başından beri hiç tam anlamıyla derin duygular hissedemedi. Sonrada ilişkiden çıkamadı. Gerçekten seven insanı mesafeler etkilemez. Aramızda gerginlikler oldu diyorsunuz, bu iletişim tıkanıklığına neyin sebep olduğunu düşündünüz mü hiç? Evlilik basit bir şey değildir, koskoca bir yolculuktur.Bu yolda yürümek yürek ister. Aile-toplum-kültürel baskılardan uzaklaşabilmelidir evlenecek insan. Olayı zamana bırakın diyeceğim ama iletişim de kopmuş durumda. Yine de yarın ne olacağı bilinmez, kalplere sevgiyi Allah verir. İşin bu tarafından da bakın.

        Hayırlı Ramazanlar..

      • Süreyya diyor ki:

        Tartışan iki kişidir demek ki sessizlik ve mazlumluk bir yere kadar. Seven insanın durması için sadece namuslu olmak yetmiyor. Etrafında ki insanlara göre sen bir mücevher olabilirsin ama o da aynı emin ol. Başkalarının gözlerinden kendini ve onu görmekten vazgeçip keşke kendi gözlerinizle birbiriniz görse idiniz birbirinizi anlamaya çalışsa idiniz. Zaten senin ailen onu baştan kabul etmemiş. Önce olayları kendi gözlerinle tahlil et, hatasız kul olmaz yani kendindeki hataları da ara. Bir erkek kolay evlenmez kolayda boşanmaz. Ve eğer bu sorunları çözebileceğine bir ömür geçirebileceğine onunla gerçekten aile kurabileceğine inanıyorsan bir şekilde iletişim kur ve onu ikna etmeye çalış. Hakkınızda hayırlısı olsun kardeşin. Ve olanı hayırlıya çevirsin inşallah. Kalbini ferah tut ya bir şey güzeldir ya da netice itibari ile güzeldir. Elinden geleni yaptıktan sonra ne olursa olsun hayırdır emin ol .

        • .:. diyor ki:

          Güzel ve yapıcı bir yorum olmuş, içerisinde empati de var. Size katılıyorum tebrik ederim.

        • elif diyor ki:

          Keske irtibata gecebilsem ama yok aaz açmıyor. Artik cabalamiyqcagim.heraey allahtan ama inanin hic sucum yoktu son olayda ben bir sürü minik cocuk yetiştidim hepte hayırlı oldum onlata hayatimda kimseye zarar vermedim niue boyle oldu bilmiyorum. Ama sanırım kader bunun adi.ben biwey yapmadimki sesimi dahi yukseltmedim ona ama o hep hakaret dolu biri.neden hala sevgim var anlamadım inşallah pişman olur gerci ne değişir diye sorcaksiniz hic bisey artik olmaz.ailem zaten artık bni keser yine o adama yaklastirmaz peki bu aci bitermi ve o adam pisman olurmu.bqna inanin ben hep fedakat biriydm.ve kafami dahi kalsirmadim kimseye ya bukadar sadik ken bu yapilirmi neyse demekki rabbim layik gormedi vardır bi hayir bundada hepinize cok tesekkur ederim allah razı olsun rabbim en bunaldiginiz anda size yardımcı olsun..

          • sadece diyor ki:

            Sayın Elif Hanım,

            Öncelikle Rabbim hakkınızda dünya ve ahiretiniz için en hayırlı olan neyse onu nasip etsin. Yazdığınız gibi iyi olmak düzgün olmak namuslu olmak bunlar bizim hiç imtihan yaşamacağımız yada herzaman mutlu olacağımız işlerimizin yolunda gideceği anlamına gelmiyor. Eğer böyle olsaydı buna en çok layık olan Peygamber Efendimiz’in imtihanı ağır olmazdı sıkıntılar yaşamazdı. İnanın hepimizin çeşitli imtihanları sıkıntıları var benim sıkıntım size uymaz sizinki bana uymaz. Dönüp baktığımda bende zaman zaman diyorum ben hak etmedim neden diye ama olmuyor bu insanı yıpratmaktan başka bir işe yaramıyor bunun adı imtihan. Bir diğer konu bu sözü daha öncede yazmıştım dindar olmak iyi olmak bazen iyi eş anlamına en azından karşınızdaki insana uygun eş olduğunuz anlamına gelmiyor. Örneğin ahlak olarak iyi bir kız,çeşitli ahlak sorunları olan bir erkek için uygun eş değildir. Yada iki tarafta ahlaklıdır ama evlilik için birbirlerine uygun değildir mizaçları uygun değildir birbirlerine uygun eş değildir.

            1.Eşinizle birbirinizi tanıyarak mı evlilik kararı alındı yoksa görücü yada tanıdıklar vasıtasıyla tanıştırılıp evlilik kararı alındı. Bunu sormamın sebebi insan kendisi tanıdığında karşıdaki insanın çok fazla durumunu iyi tahlil edemiyor ama tanıdık yada aile istişare ile olduğu zaman onlarında tecrübesiyle insanı tanımak daha kolay oluyor. Aranızdaki mesafe birbirinizi tanımak için sorun olmuş olabilir.

            2. Ailenizin karşı tarafı istememesi ve nişanlılık döneminde sorunlar yaşamanız aslında bazı şeylerin sinyalini vermiş. Nişanlılık süreci bu yüzden önemli bizim dinimizde flört olmadığı için insanı ve ailesini tanımak ve evlilik için iki tarafında uygun olup olmadığını daha iyi görmek için nişanlılık dönemi var. Bir hocaefendi söylemişti evlilik kararında evli olan çeşitli insanlarla ve evlilerle irtibat kuran 3.kişi dediğimiz objektif olan kişilerin insanlar hakkında analizi daha faydalı oluyor. Sizin yada karşı tarafın görmediği sorunları yada ben evlenince onu düzeltirim mantığı ancak böyle öğrenilir. Evlenecek insan evlilikle ilgili tecrübe sahibi olmadığından ve karşı tarafa aşırı bağlanması ve sevmesinden dolayı bazı noktaları gözünden kaçırabilir. Yine çok namuslu ahlaklı iyi kadın yada erkeğin evlilik niyetiyle tanışmasında ilk görüştüğü insana bağlanması yanlış karar verme olasılığı fazlaymış.

            3.Sizin İç Anadolu bölgesinden onun Karadeniz bölgesinden olması kültür açısından çok fazla farklılıklar yaşayacağınızı sanmıyorum. Ailelerin bölgeden ziyade yaşam tarzıyla birbirine uyumlu olması önemli.

            4. Size yorum yazan kişinin bahsettiği bir erkek kolay evlenmez ve kolay boşanmaz sözüne katılıyorum. Bunun birçok örneğini gördüm erkek eğer kafasında bitirmişse bitmiştir ve bundan sonra bayanında yapacak bir şeyi kalmıyor. Diğer bir nokta nişanlılıkta problemler yaşamanız ve iletişim probleminiz olması bunlarda birbirinize duygusal olarak bağlılıkta problemin olduğunu yada tek taraflı sevginin olduğunu gösterir.

            5.İletişimde yaşadığınız problemler zamanla aranızdaki sevgiyi saygıyı bitirebilir. Yüzüğü atması,sizi suçlaması ve iletişimi tamamen koparması bunun bir işareti olabilir. Böyle bir durumda evliliği yürütemeyeceğini düşünebilir. Sizin yazdıklarınızdan yola çıkarak aranızda kavga ve iletişim sorunlarının olması evliliği büyük ölçüde etkiler bugün olmasa bile 5 yıl 10 yıl daha sonraki senelerde aranızda problem çözülmedikçe sonu aynı olur. İleride çocuğunuz olduğunda oda bu durumdan etkilenir. Evlilik eşlerin birlikte sükuna ermeleri beraber yol almaları için vardır ama sizin durumunuzdan anladığım birbirini yormak olmuş.

            6. İnşallah en başta ettiğim duayı tekrar ediyorum bu insan hakkınızda hayırlı ise dönsün.Döndükten sonra inşallah iki tarafta dersler alır ve çatışmadan ziyade birbirlerini dinlerler.Çünkü eğer iki tarafta düzelme olmazsa mucize beklemeyin benzer sorunlar tekrarlanabilir.

            Sizin yaşadığınız sorunları evlilik niyetiyle tanışmalarda nişanlılıkta yada evlilikten sonra yaşayan insanlar var.Ailenizin tepkisi ve karşı tarafın tamamen iletişimi kesmesi korku ile ümit arasında bırakmış. Söylemek kolay yapmak zor biliyorum ama sabredin. Hakkımızda neyin hayır neyin şer olduğunu biz bilemeyiz.

          • elif diyor ki:

            Son yazilan yorum icin cok tesekkur ederim.allah razi olsun.kim oldugunuzu bilmiyorum ama.biz yedi yil görüştük o cok sevmisti iste bundan sok oldum ben.yedi yil bekledik ve son boyle oldu isye.kendisi cok kincidir.kizdigi aaman asla geri adim atmaz ve beni surundirmyi cok sever. .haddimi cahil bi tavirla bildirir.cok hakaret eder ben tas gibi sabirli biriyimdir.ama rabbim razi gelmedi sanirim.acaba budami o had bildirmelerden diycem ama cok agir bukadarina cesaret etmz.her neyse bunu allah istedi ve ne olacaginida sadece o bilir.artik hayirlisi neyae o.insallah bu icimdeki aci biter demi? Peki o hicmi aci cekmiyor? Inanin hayatimda hic böyle şeyler yasamadim hep bundan sorularim size eminim cocukca geliyor gerci hep miniklerle birlikte ola ola cocuklastik;-) kusuruma bakmayin.birdaha kimse icin bukadar fedakarlik yapmiycam.ben bana bi su veren insani unutmam ama ben ona neler yaptim ailesi bile yapmadi bunu hayat cok degisikmis bunu ogrendim ailem bana hic ogretmemisti.hep bi kafeste buyuttuler.neuse benimde bi rabbim var onun merhemetsizligi varsa benimde yaradanim var.allah hepmizi affetsin.tekrar teşekkür ederim.

          • .:. diyor ki:

            Elif demis ki;

            “birdaha kimse icin bukadar fedakarlik yapmiycam.”

            Cok agir soylemissiniz…

            Eger siz kimse icin bu kadar fedarkarlik yapmazsaniz, baskasindan nasil bekleyeceksiniz , O zaman size de kimse fedakarlik yapmaz veya yapmak zorunda degildir…. Kendi kendinizi tuketirsiniz..

            En azindan basina bir sifat ekleseydiniz, yani yalin olmayan, Mesela erkekler icin diyecegim ama o bile tek basina zararli, ama soyle denilebilir, mesela zalim erkekler, gaddar erkekler, sorumsuz insanlar gibi… Elbetteki insanlara aci veriyor ama bu sekildeki davranista bir bakima kin sayilir, hem de pesinen soyleniyor.

            Zaten fedakarligi herkez kolay kolay yapamaz, hele gunumuzde, Bencilligin, maddiyatin, kibirin on plana cok cabuk gectigi bu zaman diliminde. Guclu insanlar ekseriye daha fedakar olurlar,,

            Allah yardimciniz olsun, duzelir veya daha iyi olur, hayirlisi ne ise o olur insallah..

          • Abdullah Bir diyor ki:

            Sayın Elif

            Dertlerinize derman olur mu bilmiyorum ama, enazından ” paylaşarak rahatlama” ve dertlerinize alternatif çözümler sunan samimi insanların olduğu yer anlamında tam yerindesiniz.
            Sayın Sadece yıne her zaman olduğu gibi “müslüman kadın kimliği” ve “akıcı ve akılcı” üslübu ile sizin derdinize derman olmaya ve size yol göstermeye çalışmış.

            Çözüm önerilerine katılıyorum kendisinin.

            Ayrıca..

            İzniniz olursa bir iki kelam da biz edelim bu konuda.

            Sizin asıl derdiniz, size acı veren şey sizin o kişiye olan sevginiz veya aşkınız DEĞİL.
            Size acı veren ASIL SEBEP
            “SİZİN, ALIŞKANLIKLARINIZDAN ve ÇEVRENİZDE Kİ İNSANLARDAN VAZGEÇME ÖZÜRLÜ” olmanızdır….
            Evet bu bir ÖZÜR ve bir tür HASTALIKdır…
            Şaka yapmıyorum, bu bilimsel bir tanımlamadır…
            Detaylı bilgi için Bknz…

            GOOGLE amca… :-)

            Diğer taraftan

            “birdaha kimse icin bukadar fedakarlik yapmiycam.”

            Sakın bunu yapmayın… Bu vatandaş sizin fedakarlıklarınızı görmedi diye bundan sonra karşınıza çıkacak diğer KOCA adaylarını “ERKEK DEĞİLMİSİNİZ, HEPİNİZ AYNISINIZ” düşüncesiyle çezalandırmayın…

            Kimi erkekler şanslı olur, KIYMET BİLMEZ,
            Bazıları şansız olur, KIYMETİ BİLİNMEZ…

            Tüm erkekler aynı değildir…

      • sadece diyor ki:

        Sayın Elif Hanım,
        Sıkıntınızı en azından yazıyla paylaşmanız bile içinizin biraz olsun rahatlamasına İnşallah katkı sağlar. İnşallah içinizdeki acının sıkıntının Rabbim şifasını verir. Sizin durumunuzu en iyi sizinle benzer imtihandan geçmiş biri anlar ama ne yaşadıklarınızı yalnız Allah ile siz bilirsiniz.

        1.Bir sıkıntımız olduğunda içimizin acıması normal. Hiçbir dert kalıcı değildir inşallah güzel bir sonla dert biter. Bayan olmamızdan dolayı duygusalız bağlanabiliyoruz. 7 yıl tanışma ve evlilik kararı için oldukça uzun bir süre. 7 yıl gibi bir süreden sonra böyle hissetmeniz normal. Onun ne hissettiğini biz bilemeyiz.

        2. Evlilik yaşına gelmiş birinin kişiliği genel hatları ile ortaya çıkmıştır.Yazdığınız kadarıyla az çok ikinizin kişiliğini mizacını görmüşsünüz. Aslında tanışma dönemi nişanlılık ailenizin istememesi size bir şeyleri göstermiş. Severek evlenmek önemli ama sırf sevgiyle karar vermemek gerekir.

        3.Bir tarafın sürekli baskın olup diğer tarafın aşırı sabırlı sakin olması sağlıklı iletişimin olduğunu göstermez. İnsanlar farklı düşünseler bile sağlıklı bir şekilde iletişim kurabilirler. Ne %0 iletişim, ne tek tarafın egemen olduğu %100, sağlıklı olan %50 iki tarafında iletişim kurabildiği birbirini dinleyebildiği bir iletişim.

        Size şu açıdan bakmanızı öneririm.
        Hakaret eden, kindar inat olan bir insan ile çok sabırlı ve sessiz olmanıza rağmen evlendikten sonra ne kadar dayanabilirsiniz? Aranızdaki kişilik farkları sevginizi saygınızı etkiler mi? İleride çocuğunuz olduğunda böyle bir ailede yetişmesini ve böyle bir babasının olmasını istermisiniz? ( İki taraf hakkında suizan düşünerek yazmadım hislerinizi bir kenara bırakıp biraz akıl ile düşünmenizi istedim.)

        4.Yazdıklarınız çocukça gelmiyor hepimiz türlü şekillerle deneniyoruz hepimiz hayatı bazen yanlış bazen doğru yaparak öğreniyoruz.

        5. “birdaha kimse icin bukadar fedakarlik yapmiycam.” Siz yaptıklarınızı sadece Allah rızası için yapın kuldan bir şey beklemeyin ve iyilik yapmaya devam edin.

        İnşallah Rabbim sıkıntınızı güzel ve hayırlı sonuçla çözer.

        • elif diyor ki:

          Allah sizlerden binlerce kez razi olsun .rabbim su mubarek barek gunde gonlunuzde ne bar Var ise onu versin. Ben nekadarsa yapmiycam fedakarlık desem rabbimoyle merhamet vermiski şükürler olaun yine yaparim dayanamam. Teşekkür ederim hayirli ramazanlar.dua edelim birbirimize inşallah.

          • elif diyor ki:

            Abdullah bey teşekkür ederim.ayrica cok haklisniz bunun farkindayim insallah bunuda allaha sığınarak atlatrim cok dua ediyorum cok kuran okuyorum insallah iyi gelecek bunlar.sevgi degil mi bilmem ama o zaman sevgi nedirki.siz bi erkek siniz anlarsiniz bi insan niye bunu yaparki aptal olmali bi kiz onun icin herseyi yapsin calissin cabalasin gece gündüz ona dua etsin ailesni büyüdüğü yeri biraksin.ki ben ankara aşığı biriyimdir burda dogdum büyüdüm istanbulda 4aydir yasiyorum hergün agliyorum bu nası biyer diyecok karışık .cok tuhaf insanlari gorev yaptigim yer daha kötü. Her neyse ben maddi konuda cok rahat büyüdüm o oyle degil olsun insanlik parayla olculmez dedim.ama tutturdu aile apartmaninda oturcam bodrum kat allahim cildiiracaktim dedim ben odeyim kirayi olmaz dedim.zaten istanbula alismasi cok zor bide oyle biyer neyse rabbim benim kaldiramiycam yükü vermedi sanırım cok dua ettim allahim ben bırakmıyor um inşallah o birakir dedim öyle oldu.ama yanlış zamanda yapti bunu .tek dilegim ben cok yandim cok agladim annem beni gordukce kahroldu iki gun konusamadim ailem reamen öldü. Rabbim bunlarin hesabini sorsun birsey bitebilir ama usulüyle biter bi buyukler konusur ne bicim aileymis anlamadimrabbim nasil biliyosa öyle yapsin onlari.hakkimi helal etmiyorum. Pisman olsun ama beni bulamasin.

          • sadece diyor ki:

            Allah sizdende binlerce kez razı olsun.Sizinde ramazan ayınız mübarek olsun.İnşirah suresini çok okuyunuz.Mümin müminin kardeşidir birbirimize dua edelim.

          • "Abdullah Bir" diyor ki:

            Sayın Elif

            Unutmayınız ki hayat bir imtihandır…

            Ve Allah’ sevdiği kullara onların çalıştığı yerden sorar.

            Gün gelecek bugün “olmadı” diye üzüldüğünüz şey için yarın “iyi ki olmadı” diye sevineceksiniz.

            Bu sözü yazın bir kenara…

            Ramazan ayı insanların sıkıntılarına ilaç olmak için bulunmaz bir fırsat.
            Bence bu fırsatı iyi değerlendirin.

            Yürekten ve samimi göz yaşı ile yapılan Duanın geri çevrilmesi çok zor…

            Allah yar ve yardımcınız olsun…

  7. granada diyor ki:

    ben eşimden ayrılalı 1 yıl oldu 2 tane kız çocuğumuz var biri 2.sınıfa gidiyor biri 3 yaşında eşimi çok seviyordum ve halen çok seviyorum .hep benim yüzümden oldu kumarda para batırdım bana çok şans verdi bir daha yapma diye ama hep aynı hatalar onu tekrar nasıl kazanabilirim bilmiyorum ama hiç alışamadım şimdiki aklım olsa elini hiç bırakmazdım sıkı sıkı sarılıp eşime çocuklarıma sadece onlarla ilginenip tüm hayatımı onlara adardım .şimdi beni dinlemiyor bile güven kaybettim ama bir inandırabilsem herşeyin çok güzel olacağına

  8. volkan diyor ki:

    kadınlar 2. sınıf diyen cahil insanlar .. ulan biz 2. sınıf olduk hatta köpek kadar değerımız yok artık.. ilk eşimden ayrıldım . telde konusuyoruz bana tuttu sen erkemisin lan dedi. . yani birisi bir erkekeğe sen erkekmisin derde öldürürse vallahı de bıllahıde cEZA DA indirim yapılıyor.. ve bende bu lafın ustune dedımkı . doru konus benım canımı sıkma oraya gelırsem senın kafanı gözunu kdatırırım dedım. dikkat tehtit etmıyorum . sadece döverım dıyorum… bu lafın ustune eskı esımın dediği hahay ( bir de kahkaha atıyor ) ne guzelde konusuyon yarın savcılıkda görusuruk.. tabı dava acıyo tehdıt edıyormusum ? neyse mahkemeye cıkdım benım sahıdım de var onun dedıklerıne karsın bır abım konusmaa esnasıdna sahıttı .. savcı 6 ay hapis cezası 5 yıl erteleme verdı .. söz hakkı ıstedım sayın savcım dedım ben bu sahsı telde tehdıt etmişim pekı soruyorum bu sahıs telde bana erkeklime laf edıyor ben döverım oraya gelırsem dedıkden sonra hahay ne guzel konusdun savcılıkda gorusuruk yarın dıyor .. bu ınsan sırf bılerek kasden yapıyor buna ıstınaten cceza alıyorum . ben bu kararı haksız buluyorum adalet mulkun temelıdır kadının değil dedım savcı sen cok konusuyon cık dısrı yaz kızım sahsın mahkeme saygısızlıkdan 9 ay hapis cezasına 5 yıl ertlenmseıne aynı sucdan vs. vs. eğer azımdan bır laf daha cıksa müebbet alacakdım nerdeyse. kısacası ben o lafdan sonra karımı öldurseydım kesın bu kadar ceza almazdım :)

    • Yasin diyor ki:

      Maalesef durum aynen bu, telefonla dahi olsa hiç bir şekilde direkt bağlantıya geçmemek lazım.

      Şayet şikayet edildiğinizde, siz de sebeplerini ortaya koyarak şikayetçi olsaydınız; karşılıklı müşteki-sanık olarak yargılanabilirdiniz. Bu şekilde davranmış olsaydınız “tehdit ve hakaretin karşılıklı olması sebebiyle ceza vermeye yer olmadığı” veya “karşılıklı suç oluştuğu için her iki tarafa da ceza verilmesi gerektiği” sonucuna varılırdı.

  9. ömür boyu nafaka mağdurları gün birlik günüdür hepinizi fb buluşuyoruz

    • .:. diyor ki:

      kardes fb nedir? fenerbahce mi? feminist birlikleri mi? fasist bişeyler mi? nedir?

      acilimini yazsaydiniz, yazdiklarinizdan bir sey anlamadım,

      • Yasin diyor ki:

        arkadaş face’yi kastediyor.

        • .:. diyor ki:

          :)) simdi diyecegim ki face nedir?

          Ne demek istediğinizi anladım, (AB yasaları ve AB nin eşitlik anlaşmaları buna izin vermiyor, Evelkiş sene Sayın Fatma Şahin bu ülkeye güzel bir ayrıştırma yasaları, feminist yasaları, O zamanki duyarlı vat hediye etti ve gitti malesef. şimdi ayıkla pirincin taşını.)andaşların yazarların, Sema Maraşlı nın yazılarını ve mücadelelerini hatırlayın isterseniz.

          Başka açıdan ele alırsak “FACEBOOK ve sosyal medya”bugun bir çok kimse üzerinde durmaya başladı biraz geç oldu ama konu önemlidir.

          Aslında ben aylar önce hatta gecen yıl bu konuda uzun bir yazı yazmıştım, Yani Facebook ve sosyal medya ile ilgili, isterseniz bugünün sartlarında yeniden okuyun herkeze tavsiye ederim, Yetkililerin ve bir çok kişinin bu siteyi takip ettiklerini, biliyorum, zamanında tedbir alınması faydalı olur. (Ancak onlar dar kalıplara sıkışmış önlerini göremiyor zaten kendileri birşey çıkartamıyor. dışarıda ne varsa kötü şekilde kopya ediyorlar, öylesine kötü ki, bazı kelimelerin Türkçe anlamı bile yok. Elin yasası ile ugras dur işin yoksa. Düşünsenize buluşmalar bile onların platformunda oluyor. ahahahaha.

          Buyrun bunlardan kapsamlı olan birisi.,
          http://www.cocukaile.net/neyin-ofkesiyle-doldum/#comment-37507

          üzerine çok daha fazla şeyler söylebiliriz.

  10. arda diyor ki:

    ben 2012 yılında evlendım evlenırken tum masrafları asagı yukarı benım aılem cektı hıc bır eksıklıgını bırakmadı aılem. evlendık esımın bır dedıgını ıkı etmedım her seyını yaptım aldım ama esım telefonda bır adamla konusuyor bende telefon unu onlıne ıslemlerden takıp edıyordum nısanlıyken bıle konusuyormus tabı ben evlendıkten sonra anladım bunu esım bazen cok sınırlı oluyor bagırıyor cagırıyor bana ama ben sakınlesmesı ıcın ugrasıyorum bılmıyorumkı konustugu kısıyle kavga ettıklerını bana kızdıgını tabı zaman 2012 hazında evlendım temmuzda konustugunu ogrendım ben tam emın olunca konustum kendısıyle kımle konusuyorsun dıye konusmamasını uygun dılle soyledım. ama o bana bagırmaya basladı yıne sen bana guvenmıyonmu neden boyle seyler soyluyorsun dıye gece boyu agladı bu bende bır sey demedım o gun bır hafta sonra aklıma baska bır fıkır geldı telefonun kamerasını acıp odada bırkacaktım bırakıp gezmeye cıktım dısarı cıkınca o yıne konusmus. eve geldım telefonu aldım bılgısayara takdım kayıdı dınlemeye basladım 5 dk konusmaya basladılar askım ne yapıyon dıye : konustugu kısıde evlı ıkı cocukları var bızım cocugumuz yok konustugu adama dıyorkı senden bır parca ıstıyorum ama korkuyorum dıyor tabı bunun gıbı daha neler neler tabı o hafta hep kayıt aldım. bu sefer durumu aıleme anlatım hepsı eve geldı toplandık durumu yıne anlatım kayıtları dınletım bu basladı aglamaya tama konusmam bır daha dedı yemınler ettı kuranı kerıme el bastı gecenlerde baktım onlıne ıslemlere yıne konusmus 1359 sanıye 2520 sanıye 300 sanıye ne yapayım bosanayımı guvenım kalmadı artık yardımcı olun baylar bayanlar

    • e diyor ki:

      kınamak dogru bişi degıl ama teaccub etmeden geçemıyorum insan başkasını severken bi başkasıyla nıye evlenır veye evlendı nıye aldatır.
      kaba tabırle bekara boşaması koloydır dıye bı soz varya bende oyleyım sanırım.tahammul edilmez gıbı goruyorum.
      Allah yardımcınızolsun kararı kendınız verceksınız

    • kervan diyor ki:

      bir bebek dünyaya geldiğinde,babasının kim olduğunu dert etmeyeceksen boşanma.

    • yd. diyor ki:

      selamun aleyküm kardeşim öncelikle geçmiş olsun sen benden daha sanslısın bende senınle aynı durumdaydım ben durumu 7 yıl sonra cözebildim ve pc üzerinde gizli bir kayıt programı ile ihanetini kanıtladım anlasmalı olarak karşılıklı hiç bir hak talep etmeksizin çocugumun velauetini aldım ve konuyu kimseye açmadan dillendirip budaklandırmadan boşandım neticede; bir cocuk annesi olmasa bile gelecekte her ikimizde yeni evlilikler yapacağız ne adına leke sürmek bize yakısır nede boynunu bükmek, insanız Allah katında senden helallik isteyecek onu o zaman sorgula. dünyanın adaleti yok. ne kendini üz nede başkalarının diline sakız et.kimseye fırsat verme

      • aciz diyor ki:

        Yd kardeşim helal olsun böyle insanlar da var demekki nr olursa olsun kimseye fırsat vermemek ne güzel..

    • aciz diyor ki:

      Arda kardeş rabbim yardımcınız olsun çok üzüldüm vayy be eşiniz açık açık konuşuyor ve herşeyiyle ispat ediyorsunuz ama boşanmak aklınıza bile gelmiyor üstelik çocuğunuz bile yok demekki olsa yine de ayrılmayı düşünmeyeceksiniz.. Ne diyeyim inanın bilemedim ben kimseye yan gözle bakmamışken eşimde hep bi güven eksikligi vardı insanlara ve herşeyim de bişey arardı bi türlü inandıramadım kendime üstelik ne bi telefon konuşması ne baska bişey zaten evden dışarı çıkmam. Her neyse bi kızım var ve yine güven eksikliginden dava açtı ayrılıyoruz şimdi. Vayy be ben böyle konuşsam biriyle degil o. Cok daha baska sey olurdu adım ki öyle bi iftira dahi attılar hakkımı helal etmiyorum asla kendisine dedigimde inkar etti demedim öyle bişey diye ama herkesin dilinde vardı benim hayatımda baska biri varmış güya neyse rabbime havale ettim ben hiç bişey demiyorum. O herşeyi hakkıyla bilendir. Rabbim herkesin karşısına hayırlı birbirinin kıymetini bilen insanlar çıkarsın.Aminn

    • aciz diyor ki:

      Yuvaların yıkılması ne kadar zor kötü bi durum bende bi bayanım ama kardeş aldatma varsa bitmiştir o evlilik çünkü kadın ahlaklı olmazsa gelecek nesilde devamı olacak bi insan sadece eş olarak düşünülmemelidir aynı zamanda anne baba olabilmeli. İslam ahlakı üzerine yetiştirebilmeli çocuklarını tabiki bu sadece aile ortamında bide dışarısı var çevrede her yerde eşler birbirini temsil eder bugun size söz getiren namusunu koruyamayan bi insanın yarını yoktur bugun konusulur yarın faaliyete dönüşür Allah muhafaza. Yahu biz namusumuzu eşimiz için mi koruyoruz Allah aşkına. Neden kavga edilince öfkelenince aldatılır!! Biz namusumuzu Allah için kendimiz için koruyoruz .rabbim iman ihlas versin ne diyeyim bu gidiş gidiş deil vesselam

  11. hayati diyor ki:

    bu ülkede erkeklerin hakı yokmu 1 eşimi kanserden kaybettim 5 yaşında kızım var 2 evlgimi yaptım eşinden ayrılmış bir bayandı alımlı güzel hata benimle evlenmek için kızımı cok sevdini belirmişti iyi bir yuva kuracam sana 3 mutlu olacağız diye vatler vermişti tanıştık kısa surede evlendik tabiki ben başıma geleceklerden habersizim eşimş kaybetmiştim 1 yetim yanımda çaresiz kalmıştım evlenmeyi doğru buldum bu bayanla azda olsa çocuğuma bakar soframda sıcak bir çorba bulunur demiştim yetim kızımda anne bilir diye duşundum ve evlendik ölen eşimin evinde kalıyorduk tabiki kira derdimiz yoktu bense simit satarak evime 1 ekmek getiyordum ama eşim olan kadın kızıma şiddet uygulamaya başladı bana hakaretler bulunmaya başladı hatta 9 ay karnında taşıyan anneme en kötü hakaretler etmişti kızımı ne yemek nede banyo yaptırıyordu nede labaya götürüyordu birgun kızımın ustune doğru kızgın yag pitozunu fırlarttı Allahtan dek gelmedi bende dayanamıyım dövdüm sonra karakola götür beni dedi götürdüm ve ordanda benden şikâyetçi oldu sığınma evine yerleşti kızımın sacının telini dünyalara değişmezdim benim için cok kıymetliydi şunku çocuklar allahın verdiği bize en güzel hediye helede annesiz olunca bide kızsa sorumluk cok buyuk sonra ben dayanamıyıp kızımı annesine geri verdim zaten o yaşakadar o buyutmuştu annesi oldunde 1.5 yaşındaydı sonra bana sığınma evinden bir telefon geldi eşin seni geri istiyor ama bir şartı var o evden çıkmanı istiyormuş orda piskojisi bozuluyormuş dediler eşimde beni istedi hata yaptım ben seni seviyorum evi değiştirsen sana dönerim kimsem yok bana sahip cık dedi Allahtan kortum ve düşmez kalmaz bir allah dedim ama kızımı asla ona güvenmiyordum ve evede getirmiyordum ayrı eve çıktık özür diledi ve şiyatinde vaz geçti gene başladı aynı şiddet gece evleri terketme engel olsam gavga çıkarırdı gece sat 2 nereye gider bi kadın ve 2 sefer ailesinin yanna gitti tardıklarımızda en son 1 ay kaldı ve geri döndü gene benle gavga ettip duruyordu olmasa laf sokuyordu hep sabreddim ama kızımı asla eve getirmezdim özledimde yanına gider görurdum ve sevmeye doyamasam iş yerime getirir ona fıstık alırdım yedirirdim ve ben kızıma böyle baktımı görünce banada kızın insanda ben deyilmi derdi bende tabiki der altan alırırdım o tuşlu fıstık severdi kızımda kabuklu antep fıstığı severdi bu sefer kızımın yediği fıstık niye almıyorsun bana sen beni sevimiyorsun diyim bahane uydurup gavga çıkarırdı mahleye rezil olurdum gururlu bir insanım dayanamzdım baktım olcak gibi deyil piskojiye tedavisi görceksin dedim kabul etti götürdüm ama bu seferde ilaçları içmedi ben delimiyim dedi gene gavga en sonunda komşularım olna bitenden cok uşuldukleri için bana akıl verdi böyle olmaz bu sana garılık yapmaz dedi bende boşanma düşüncesine girdim oturdum konuştum ve hemen kabul etti dava açmaya gittik ben dilekçemi verdima ama o yanaşmadı ben samsuna gidyorum dedi bende ailesini aradım annesini babasını ablasını eniştesini olanları hepsini anlatım ve onların söyledi kendine yazık etme oğlum boşa bunu bundan sana garı olmaz sana deyil kimseye dedi bizim yanımızda yeri yok dedi ve gönderdim yol parasını verdim ve birazda haşlık verdim bu tutmuş biriyle evlenmiş boşanmamız olmadan 1 yıl surdu hata getti bile 1 çocuk doğurmuş allah bağışlasın 2012 ekim 2 sinde cocgu olmuş 2013 şubat ayında boşanmamız gerçekleşti ve bir hafta sonra ben onu darp ettim için bana kamu davası açılmış ve çıktım dava gunu ama evlendinden cocgu oldundan hic haberim yok derkene 2 duruşmayada gelmedi dava halen devam ediyor şimdi suçlu kim sayın bakanlarım bu cocgun kimliğinde baba adı kim çıkacak kanunen kadının 300 nikah yapamaz ve bu kacak bir ilişkiden gelen bir çocuk magsum şimdi hakım aranma kararı almış 5 te duruşma oldu hiç bir gelişme yok ben evlenim cocgu oldunu internet festen görünce sok oldum sayın bakanım Fatma şahin bizim sesimizi duy böyle haksızlıklar olmasın insanda gurur var hadi ben eşimi öldürsem benden boşanmadan çocuk yaptığı için suçlu olcam ve çocuklar yetim kalacak ama bu tuzağa düşmeden benim gibi cok insan var bu yaşadıklarımdan dolayı bana yardım edin adeltin kestiği barmak acımaz bu insan cezasız kalmasın bu hanfendi ilk eşinden olan kızına annelik yapmamış ve onuda bırak 1 yetime annelik yapmadı onu geçtim şimdi benim nikahımın altında başka çocuk doğurdu ve benim hayatımı maf etti şimdiki doğurdu cocugurdu cocguma annelik yapacak bu hanfendinin cezaladırılsın yuvalar yıkılmasın yasak evlik dışında olan çocukları cöp kontenlerinde olan haberleri duymayalım sayın başbanım bakanlarım lütfen bu tur olaylar cezasız kalmasın acilen önlem alınsın bende bu bayan hakında nasıl bir dava açabilirim benden boşanmadan başka biriyle çocuk yapması ve aile temeli bozmaktan kızıma şiddet uyguladı adaletin yerini bulmasını arz ederim saygılar yazan hayati

  12. salıh02 diyor ki:

    ben salıh 7yıl once evlendım 5 yasında bır kızım var bende bosanmak ıstıyorum ama esım ıstemıyor ne yapabılırım ne kadar param gıder sımdıden tesekkur edrım

    • Yasin diyor ki:

      Aile büyüklerinden ve Aile danışmanlarından destek alın. Boşanmak problemlerin çözümünde en son başvurmanız gereken yoldur.
      Parayı mı düşünüyorsunuz? Paranızın tümünü bile verseniz mutluluğu asla satın alamazsınız.
      Eşiniz boşanmak istemiyorsa, sizi seviyorsa yuvanıza sahip çıkın.

    • Sevgi diyor ki:

      Merhaba,

      15 yıllık evliyim bende. Eşimi çok sevdim ama maalesef içkisi ve 500 tane arkadaşı (eve gelmediği için sunduğu bahane) ndan vazgeçemdiği için evliliğimiz bitmek üzere. Ama işin ilginç tarafı boşanmak isteyen kendisi evliliğimizi kurtarmak için elimden geleni yaptım ama nafile adam dışarıdan kopamıyor. Ayrılıcam ve nasıl sürenecek izlicem

    • ERTAN BALCI diyor ki:

      Boşanmış yada boşanmayı düşünen erkekler bizden haberiniz varmı? başınıza gelebileceklerden haberdarmısınız? 6284 nedir bilirmisiniz? çocuk icrası nedir bilirmisiniz?

      TÜRKİYE PARÇALANMIŞ AİLELER VE MAĞDUR ÇOCUKLAR PLATFORMU

    • Azmi diyor ki:

      neden ayrılıoyosun dostun mu var sevgilinmi var karın seni aldattımı çocuğuna annelikmi yapmıyor yoksa paran bolda nerde akşam orda sabah oylemi. gerekçeli kararın ne bunun için illada boşanacaksan eşin kadar temizi onun kadar seni seveni çocuğunun annesini dünyada bulamazsın ha sen çokmu ahlaksızsın ozaman bişey diyemem onlara zulum yapmamak için hemen ayrıl unutmadan eğer başkasını bulduysan çok geçmeden anlarsın ikinci olmayı devam et seni karın varken bulan sen yokkende başkasını buluverir islam ahlakına hiç girmiyorum belliki bu konulardan haberin yok tavsiyem önce cenneti eşinle iste kendini yenile şeytana fırsat verme çok üzer ve çok üzülürsüm evlilik oyuncak değil paranı eşine ve kızına sakla ha sana kadınlık yapmıyorsa sorun varsa sorunu çöz ona karşı ilgili kibar ve ahlaklı ol onlara sahip çık islamı yaşa sorun kalmaz

      • neva diyor ki:

        çok beğendim abi aferin etrafta böyle düşünen birilerini görmek ne kadar güzel..gözünün üstünde kaşı var deyip boşanan ve o çocukları mağdur eden o kadar çok insancık var ki maalesef bunların yatacak yeri yok

    • mehmet pamir yastı diyor ki:

      karın istemiyorsa, onu başka bir erkekle yatakta bastırsan, kameraya alsan bile boşayamazsın. çünkü aile mahkemesi hakimi kadının avukatı gibidir. o ne istiyorsa kararı ona göre yazar imzalar. paranı boşa harcama, var git kendine yeni bir hayat kur, üzerindeki malları kaçır, karının da üzerine bolca borç yap karım sürekli beni tehdit ediyor, taciz ediyor diye git önce sen şikayetçi ol, 6284’e göre artık erkeğe de koruma çıkarıyorlar, yargıyı ikna edebilirsen belki boşayabilirsin. vakit kaybetme, silahı ilk o çekerse mahvolursun..

  13. murat doğanay diyor ki:

    herkese selamlar. 22 mayıs 2012 de boşandım. toplam 6 yıl evli kaldık. bu süreninde 3 yılı ayrı yaşadık. sevgi yoktu. ilgi yoktu. saygı yoktu. kadın erkek ilişkisi zayen yoktu. bi kızım var. annesi velayetini almayı istemedi. anlaşmalı boşandık. tabiri caiz ise ayağımdaki donuma kadar aldı. birde her ay nafaka ödüyorum. hem nafaka ödüyorum. hem kızma bakıyorum. hem boşanabilmek için bankadan kullandığım krediyi ödüyorum. işin özü şu, borç batağındayım. Allahtan kızım var. ona bakınca kendimi toplayıp güçlü olmaya çalışıyorum. bu arada kızıma annem bakıyor. bir de annemin arada sırada sitem dolu sözlerini içime atıyorum. yaşım 37 tekrar evlenmek istiyorum. ama maddi olarak öyle bir içindeyim ki anlatamam. sayın bakana bir çift sözüm var. sayın bakan sizin de oğlunuz var. düşmez kalkmaz bir Allah. elinizi vicdanınıza koyun. bu kadar tek taraflı adalet olamaz. hepinize saygılar.

    • hamza yürekli diyor ki:

      Murat bey ATEŞ DÜŞTÜĞÜ YERİ YAKAR.; ( Allah Yardımcınız ve yardımcımız olsun) ”Allah İhmal Etmez İmhal eder” Güzel rabbim eğer Ailelerin param parça olmasını yardımcı olan bu yetkililerden mazlumların intikamını alacak olursa VAY ONLARIN haline. Tek taraflı adalet demişsiniz ya öyle,değil Bunun adı AİLE BİRİMİNE DİNAMİT KOYMAK. Denilir ya İNSANIN KENDİ ETTİĞİNİ KİMSE ETMEZ. Sanki memleket işgal altında da bu kanunlar öyle çıkarılıyor. Nasıl Olurda bunca AİLELERİN dinamitlendiği görülmez yetkililer tarafından anlayamıyorum.

    • taner01 diyor ki:

      bu ülkede en az olan şey adalet galiba!şu bakan biran önce değişse keşke!anlaşmalı boşandıysanız yada farketmez herşey eşit bölünmüyormu ev araba falan filan.hem anne kızını nası istemez pes doğrusu.

  14. Gulpembe diyor ki:

    Tevil nedir? Nakil nedir? Hadis istilahi nedir? Tefsir usulu nedir? Hicbir fikri olmayan anadili arapca olan arap dahi kurani kerimi anlayamaz. Tercumeyi yeterli goren kisi, heva/hevesi ile ayetin maksadini birbirine karistirma ve boylece dalalete dusme tehlikesi bulunfugundan alimlerimiz sirf meal okumayi dahi mekruh saymislardir.
    Tum tefsirlerde EMZIRME AYETleRI arasinda Gecen bir ayet ten “babaya vekalet” cikarma islemi de aynen boyle bir sapmanin tezahurudur ancak.. Hayrettinkaraman ve suleymaniye vakfi gibi guvenilir kaynaklardan verilen ornekleri, beserden suleyman ve hayrettinin fikirleri olarak anlayan, arkadindaki derin tetkik ve ilmi gayreti goremeyenler ile oturup neyi konusacaksiniz? Vekalet hususunda ( umarim sahih hadislere itikadinda problemi yoktur muhatabimizin) 2 temel ebu davut hadisi bile konunun karmasik olmadigini anlamak icin yeterli, ilgilenenler kutubu sitte den orjinaline bakabilir.1) kucuk yastaki cocugu Rasilullahin annesine teslim etmesi, 2) yasi buyuk olan cocuga tercih hakki vererek, annesini tercih Eden cocuga ” hadi annenle git” buyurmasi..

    Sizi memnun edecekse biliniz ki, kafi derecede arapcam var. AMA kurban kes(kevser s.) ayetinden ogle namazinin farzini kil ” anlayacak Kadar bir hunerim yok. Bu meseleyi uzatmayi luzumsuz buluyorum selamlar

    • seymen diyor ki:

      “Tevil nedir? Nakil nedir? Hadis istilahi nedir? Tefsir usulu nedir? Hicbir fikri olmayan anadili arapca olan arap dahi kurani kerimi anlayamaz.”

      İlim sahibi olmayan bir arap bir hiçbir ayeti anlayamaz diye birşey denemez, anlayamayacağı ayetler vardır denebilir. Ki meal konusu da böyledir, herkesin çok kolaylıkla anlayabileceği ayetler olduğu gibi bir kısım anlaşılması zor ve az bir kısım da tefsir okumadan doğru anlaşılması imkansız ayetler vardır.

      Meal okumayı mekruh sayan alim kimmiş, Hayrettin Karaman mekruh mu diyor? O demiyorsa işimize gelince şunun fetvasına, işimize gelmeyince bunun fetvasına mı uyacağız?

      Çocuk konusunda bindörtyüzyıllık uygulama ve eski büyük aimlerin içtihataları ve fetvaları varken ve yeni ortaya çıkmış bir durumda yokken ünvanlı birilerinin farklı birşeyler söylemesini çağdaşlığa öykünmek olarak görmekte mümkündür.

    • Yasin diyor ki:

      Bunların ne olup olmadığını bilmediğimden çok mu eminsiniz? Gaipten haber alıyorsunuz anlaşılan.

      “anadili arapca olan arap dahi kurani kerimi anlayamaz” demişsiniz ama Kuran öyle demiyor!
      Zuhruf 3 : “Biz onu akıl erdiresiniz diye Arapça bir Kur’an yaptık.”

      Referans gösterdiğiniz yerden “Kuranı biz anlamayız” iddianıza da cevap var:
      “Kur’an anlaşılmıyor diyenlere nasıl cevap vermemiz gerekir?”
      http://www.fetva.net/goruntulu-fetvalar/kuran-anlasilmiyor-diyenlere-nasil-cevap-vermemiz-gerekir.html

      Kuranın anlaşılamadığı iddiası Ruhbanlık çabasında olan ulema(?) taifesinin uydurmasıdır. Allah ayetleri herkese açıktır ve insanları akıllarını kullanmaya çağırır.

      Her alimin isabet ettiği görüşleri olduğu gibi yanıldığı görüşler de vardır. Neticede onlar da beşerdir. Mezhep Alimlerin dahi yanılgıları hakkında ortaya ayetler koyabilirim. Elbetteki Onların da görüşlerinden istifade edelim ancak ayetle bize açıkça beyan olan yanıldıkları bir görüş varsa o yanılgıda ısrar etmenin bir mantığı yoktur. Peygamberlerin dahi hatasız olmadıkları Kuran ile sabitken alimleri mi hatasız göreceğiz?
      ( Mesela Yunus A.S.’ın Allah’ın emrine rağmen vazifesini terk ettiğini hatırlayın http://tanzil.net/#trans/tr.ozturk/37:140 )

      ENAM 114 : Allah size Kitap’ı ayrıntılı kılınmış bir halde indirmişken, Allah’ın dışında bir hakem mi arayayım? Kendilerine Kitap verdiklerimiz, onun, Rabbinden hak olarak indirildiğini biliyorlar. Sakın kuşkuya düşenlerden olma.

      Dikkat edin :
      “Allah size Kitap’ı ayrıntılı kılınmış bir halde indirmişken, Allah’ın dışında bir hakem mi arayayım”
      (bakın MUFASSALEN diyor arapçanız varsa arapçasından okuyun.)

      Sırf meal okumak mekruh ise neden alimler meal yazdı?
      Her alim kendi anladığı kadarının Türkçe Meal’ini yapar. Aklımıza yatmayan bir meal çıkarsa başka meallerle karşılaştıralım olmadı arapça kelime kelime çevirisine bakarak kendimizi yetiştirelim. Anlamak isteyenler için bunlar mümkündür. Delalete düşme tehlikesi ise ancak “Aklımızı terk ettiğimiz zaman” ortaya çıkar.

      Hadisler konusunda kalpgözü kapalı ferasetsiz bir kabulüm yoktur. Kurana aykırı bir hadis, olsa olsa hikayedir Hadisi Şerif olamaz. Aktarılan her hadisi “Kuran ve Akıl süzgecinden” geçiririm, size öyle hadisler sayarım ki şaşırır kalırsınız ancak burası yeri değil.

      Velayet konusunda bahsettiğiniz kaynaklarda farklı hadisler de var. Bunlar da duruma göre değişiklik olabileceğini gösterir.

      Kocasını boşayan bir kadının Mehir alma hakkı da yoktur. Aksine, Koca kendi “Sarf ettiği herşeyi” talep etme hakkına sahiptir.

      Günümüzde kadınlar kendileri boşanıyor, erkekten “dini hakkımızdır” diye mehirlerini istiyorlar, resmi olarak ise kendileri için nafaka ve tazminat, çocuğun veleyetini alıyor ve çocuk için de nafaka alıyor. Adalete bak! Tüm cefa erkeğe tüm sefa kadına!

      • Yasin diyor ki:

        Ek olarak; Bahsettiğiniz hocaların ve alimlerin tümünü takip ederim. Hepsi de saygıdeğer insanlardır, merak etmeyin arkalarında derin tetkik ve ilmi gayeti de görüyorum. Özellikle Abdulaziz Bayındır hocanın namaz ve oruç vakitlerine dair çalışmalarını takdir ediyorum. Ancak sizden farklı olarak her şeyi sorgusuz kabul etmiyorum, üstelik bu konuda açık olan ayetleri okurken. Ayetlere dayanarak söylediklerimin aksini bana ancak ayetle ispatlarsınız. Çünkü; İslamın birinci kaynağı KURAN’dır.

        4 mezhep imamı nasıl abdest hususunda farklı görüşler bildirmişlerse aynı durum bu konuda da geçerlidir. Üstelik Abdest konusunu açıkça yazan ayetler var. Allah abdesti bozacak hususları sayarken birini unutmuş olamaz, bir husus yazmıyorsa o abdest bozmaz. Okuyun ve düşünün. Bir alimin fark etmediği bir hususu bir cahil fark edebilir. Fark edenin bir çoban olması bir şeyi değiştirmez.

    • necmettin diyor ki:

      asıl sizin mübarek dinimizi kullanıp vekalet konusunda yalanlar uydurup anasoy ve anaerkil bir toplum modeli cıkarma gayretleriniz büyük bir sapıtmadır.
      Bu hastalılığın da bir adı var.
      Buna bütün dünyada feminizm diyorlar.
      En amansız lanetliside kutsal kitapları bile araya karıştırıp Islam’ı kullanarak yapılandır.
      Allah bütün islam alemini bu şeytani zihniyetten korusun!

  15. çaresiz diyor ki:

    Nasıl başlasam bilmem ki.. Ben görücü usulu ile bi haftada evlendim.eşim yurtdışında yasadıgı ve acil dönüş yapması gerektigi için bu kadar kısa ve acele oldu hersey.annesiyle aynı evde yasayacaktık.hiç istemedigim halde kabul ettim kader de olacak ya. Benim anne ve babam boşanmış ve orda burda büyüdük 3 kardes.yani elle tutulur kimse yok arkamda.eşimin annesi daha ilk günden bana cok güzel kızlara gittiginden ama eşimin begenmediginden yakındı.bu durum beni aşagılamasına kadar ilerledi. Boyun kısa görülünce diş etlerin gözüküyor çirkinsin vs vs..
    Anne baba sevgisi görmedigimden onları canımdan öte tutmus her ne dediyse geçiştirmiştim ama ister istemez kalbim kırılıyordu. Artık ne yaparsam ne giyersem kaynanamın beni güzel bulup takdir etmesini bekliyordum. Ve her defasında ona soruyordum anne güzel yapabilmişmiyim beni seviyormusun diye.cünkü her defasında baska kızlardan bahsetmesi beni karşısında acizleştiriyordu.bi defa söyledim anne zoruma gidiyor bahsetme kızlardan diye ama dalga gecti aman zorunada mı gidermiş diye.neyse bu durum 7 aylık hamileligime kadar devam etti ki onuda kendi kızı susturmustu anne sen ne diyorsun oglunun cocugu dogacak ne baska kızı bana kaynanam böyle söylese agzının payını verirdim diyerek. Bunun haricinde yaptığım temizlik yemek hiçbirşeyi begenmiyor ve eşime sürekli beni şikayet ediyordu durumu açıklamaya calısmam cevab veriyor karşı geliyor olarak algılandığı için her defasında ben suclu oluyordum. Annesini saatlerce dinleyen eşimin beni bi dk dinlemeye dahi tahammülü yoktu.hamileligim boyunca bi kere canım antep fıstığı istemiş eşim uff cok pahalı ya neyse ii alalım deyince benimde zoruma gittiginden ne o fıstığı yedim nede bi daha bişey istedim. Nerdeyse her günüm aglayarak geciyordu tabi bu arada yurtdışında olmam alışamamam konusacak dertleşecek birinin olmaması dışarı fazla cıkmamam eşimin annesine beni ezdirmesi bende cekilmez bi hal almıştı istisnasız hergün aglıyordum ve yanımda rabbimden baska hiç kimse yoktu. Beni kimsesiz diye alan insanlar hergün beceriksizligimi yüzüme vuruyordu. Cocugumun dogum sancısına dahi oglum yalan seni kandırıyor diyerek hiç bir zaman bana güvenmesine izin vermeyen annesi basarılı olmustu.eşim bana hiç güvenmedi.burda kızlık soyisimleri silinmez evlenilse bile herseyde yazar.kızkardesiyle ismimiz aynı malum soyisimde tutuyor adres deiştirmediginden kargosu bizim eve geliyor eşim cıldırıyor bu etek bu esarbı kim gönderdi sana bilmiyorum tanımıyorum ben bunu yok ki dinleyen. Sonra olay ortaya cıkıyor ama ne bi özür dileme ne de güven sözkonusu.hata dahi kabul etmeyen biri.neyse kızımız dünyaya gelince biraz daha iyi oluyoruz ama annesi sürekli degersizleştiriyor beni gözünde aman sanki bi o mu cocuk doguran ben ignesiz ilacsız dogurdum sizi yavruuum. Sanki karının kıymetini bil oglum iyi anlasın dese kapıya mı koyacagım onu. Öyle böyle 2 sene geciyor ama tabi bende evlendigimin ilk günleri gibi degilim daha hırcın daha sinirli sürekli kendini savunmaya gecen psikopat bi kadın haline geldim.eşim yumusak davransa bile inanmıyorum içimdeki kırgınlıgı bi türlü atamıyorum.evlilik öncesi hayatım zaten hep gözyaşı evliliktede dayanamadım. Turkiyeye Gidince gelmem diyordum hep ama bi kızımla nerde kalacaktım kı.bu acıya mecbur olmak beni gözü kara yapıyordu.yine eşime karsı turkiyede de cok hırcındım.ve durum maalesef 2sene de dahil yatak odamıza da yansıyordu ister istemez. Eşimi tersledigim bi gün her zamanki gibi annesi mudahale etmiş ve kavga cıkarmıştı bu arada tek oglan (maalesef) bu yüzden cok kıymetlidir.annesi zaten beni hiç sevmezdi her defasında bunu bosa oglum bundan sana karı olmaz sıpasını da alsın gitsin babasının evine dedi yarım saat saydı sayıstırdı hiç konusmadım ama yatak odasına gecip agladım ben gitmek istiyorum diye.eşim kolumdan cekip cabuk annemden özür dileyeceksin dedi daha bide elini öpüp özür diledim her zamanki gibi. Sonra küçük bi valiz hazırlaadım kızımla babamın evine bıraktı eşim.ertesi gün gelecegini bende 3 gün kalacagımı söyledim.o gün o sinirle babamla birlikte sehir dısındakı bi arkadasıma gittik babama artık o eve dönmek istemedigimi eşimin beni sevmedigini ve sahip cıkmadıgını söyledim oda sen bilirsin dedi.3 gün arkadasımda kaldım ve telefonumu da kapatmıştım.4.gün eşim boşanma davası acmıs.sok oldum babamda torunumu yurtdışına kacırırlar göstermezler diye benim yerimi bilmedigini ve yurtdışına gitmek istemedigimi söylüyor haliyle bunlarda sevgilisiyle kactı damgası vuruyor ve artık eşim bana güvenemezmiş o yüzden herşey bitmiş. Evlerine gidip annesinin babasının ve eşimin ayaklarına kapanıp yalvarıyorum yuvamızı yıkma sucum ne diyerek ama asla kabul etmiyorlar..benim ve kızımın pasaportunu ve vizesini alarak bizi turkıyede bırakıp gidiyorlar.eşim artık umrunda olmadıgımı ne halin varsa gör diyerek gidiyor.ne kadar yalvardıysam gözyaşı döktüysemde nafile. Zaten iki senedir mutlu degildik bosanmak istiyorum dedi eşim.kızım kimsenin umrunda bile degil açıkcası.yurtdışında bi tanıdıgımız pasaportunu yeniden cıkart git burda nerde kalacaksın hiç degilse orda devlet daha ii bakar diye fikir veriyor ve ben bir aydır pasaport vize için ugrastım cok şükür çıktı geldik ve burdakı akrabamızda kalıyorum suan.arayı yapmak için o kadar hatrı sayılır insan girsede araya asla istemediklerini söylediler ki sadece annesinin istememesi yeterli zaten.türkiyede dava devam ediyor burda da devlete sığındık ama eşimi hala cok seviyorum iki bucuk aydır aramadı sormadı ne yiyorsunuz ne içiyorsunuz demedigi halde bizi çaresizlik içinde bıraktığı halde cok seviyorum.kızımı almak istedigini söylemiş bazen diyorum kızımı versem ben yaşayamamki annesizligi babasızlıgı zerrelerimce yasadım. Turkiyede kalacak yerimiz yok simdilik burda da sıgıntıyız. Kızımı alırsa eger intihar ederim diye korkuyorum ya kızımı vermem veremem yuvamızı yıktı herseyi aldı elimden bi tek kızım var beni hayata baglayan.. Bi yandan da düşünüyorum kendi kalacak yerim bile yok onu da peşimden sürüklemesemmi ki diyorum.babasına versem bende turkiyeye geri dönsem diyorum ama yapamıyorum kokusunu almadıgım tek bi anda deliye dönerken ne yapacağım nasıl edecegim bilmiyorum.. Eşim iki ayda adeta düşman oldu olumlu yada olumsuz konusmak bile istemiyor.o kadar caresizim ki.. Burda bosanan insanların ne kadar üzüntü duydugunu ve zorluk yasadıgını okudum bu duygu neden eşimde de yok ki.neden ailesi hep arkasında :-( yuvasını yıkmasını herkes büyük bir arzuyla istiyor.annesi sevmedigi için sevmesini de istemedi hep.ne yaptıysam yaranamadım.duanızı bekliyorum :-( hergün gözyaşı nasıl bir ömür Allahım….

    • Mehmet diyor ki:

      Yurtdışında yaşıyan kardeşimizin durumuna çok üzüldüm Allah böyle insanları islah etsin başka nedenirki benim bildigim yurt dışında devlet ev vede çocuk için belli bir para veriyor ama tabi orada bu parayla geçinilebilirmi bilemiyorum yalnız siz eşinizi sevdiğinizi söylüyorsunuz tamam illaki seviyorsunuzdur kızınızın babası ama o insanda merhamet yok ne annesinde nede eşinizde onun için zamana bırakın Allah’tan kızınız için dua edin bide size tavsiyem kendinize vede kızınıza uğraşacak bişeyler bulun zaman zaman herşeyin ilacı karşınıza neyin çıkacağını bilemezsiniz benide 3 ay önce eşim 2 çocugumla bırakıp annesine gitti sebepler eften püften tabiki bir erkeğe göre eften püften kadınlar ilgi şefkat ister ben bunu çok fazla yapamamış olabilirim ama iyi bir aile babası olduğuma inanıyorum ama bir kadın yuvasına sahip çıkması lazım ama tabiki kadın düşüncesini çözmek mümkün değil Allah hepimizin yardımcısı olsun sizde kendinizi bırakmayın sakın intihar gibi şey aklınıza getirmeyin o canı size Allah verdi Allah alır .

    • çaresiz diyor ki:

      Sema hanım nolur bi akıl bi fikir verin kafayı yiyecegim düşünmekten :-( cok caresizim

      • Yasin diyor ki:

        İçinde bulunduğunuz duruma üzüldüm, anlattıklarınız bana; karşılıklı olarak birbirinizi anlamaya çalışmak yerine birbirinizle didişerek isteklerinizi kabul ettirmeye çalıştığınızı düşündürdü. “Benim istediğim olacak” mantığından vazgeçin. Sanırım aranızda birbirinizin yüzüne bakamayacağınız çirkeflikler ve güven duygusunu bitirecek olaylar da yaşanmamış bu yüzden ümitsiz olmayın.

        Yaşadığınız duruma dair Kuran’da çözüm önerisi var. Bu yolu deneyin.
        Sema Hanım’ın kitaplarını da mutlaka okuyun. (özellikle Gelin-Kayınvalide İlişkilerini TATLIYA BAĞLAYAYIM)

        NUR-35: Eğer karı-kocanın arasının açılmasından endişe ederseniz, erkeğin ailesinden bir hakem, kadının ailesinden bir hakem gönderin. İki taraf (arayı) düzeltmek isterlerse, Allah da onları uzlaştırır. Şüphesiz, Allah hakkıyla bilendir, hakkıyla haberdardır.

        Eşinizin neden bu kadar aceleyle dava açtığını merak ettim.

        Hayırlısıyla İnşallah aranız düzelir.

        • çaresiz diyor ki:

          Allah razı olsun kardesim. Aynen öyle ama coktan vazgectım ben o huylarımdan biliyorum tüm hatalarımı biliyorum lakin artık bi fayda olur mu bilmiyorum.. Çirkeflik olmasada maalesef guveni yok artık bana arkadasımagittigime inaninanmıyor eşim tabiki ailesi de bu yönde dolduruyor onu. Babamın da torunumu yurtdışına kacırırlar diye benim yerimi bilmedigini söylemesi onların düşüncelerini haklı cıkartmıs oldu ve malesef olaylar daha kötüye gitti. Ümidimi kesmek istesemde içimde küçük de olsa var o yüzden rabbim büyük inşaAllah yıkılmaz yuvamız..aminnnn. Temin edebilirsem okuyacagim inş

    • .:. diyor ki:

      Gecmis olsun,

      Allah yardimciniz olsun, Sabirli olmaniz ve esinizle birlikte yasayabilmek icin sabrinizi sonuna kadar surdurmenizi tavsiye edebilirim.

      Yurd disinda genelde ekonomik durumlardan dolayi insanlar anne-baba ve aileleri ile birlikte bir arada yasamak zorunda kaliyorlar, Aslinda bu durum bir cok acidan avantaj saglasada, sartlara gore malesef kaynana veya ailededi ucuncu sahislardan dolayi zor da olabiliyor.

      Anlattiklarinizi okuyunca uzuldum. Malesef masum cocuklar bundan cok etkileniyorlar ve yipratici bir surec oluyor. Oncelikle mutlu olabilmeniz icin fedakarlik yaparak hatri sayilir kisilerin devreye sokularak baris yonundeki gayretlerinizi ve bazi seyleri gormeyerek, sineye cekerek, sabirla mucadele etmenizi tavsiye ederim.

      Butun zorlamalara ve gayretlere ragmen cozum bulunamadigi zaman , bulundugunuz yerdeki sosyal hizmetlere veya ilgili kurumlara bas vurup yardim isteyebilirsiniz. İste belki de avrupa da veya ulkemizde bazilarimiz elestirmis oldugumuz bir cok haksiz uygulamanin da oldugu durust ve gercekten magdur insanlarin oldugu ortamda bundan faydalanan ard niyetli ve menfaat saglamak icin bunu kullanan durust olmayan kişiler var oldugudur.

      İste bu kanunlar ve yasalar (sizin anlattiklarinizdan yola cikarak soylemek isterim ki) aslen sizler gibi magdur ve yardima ihtiyaci olanlar icindir. Boyle de olmasi gerekir. Once iyi dusunup, pozitif dusunup cozum bulmaya calisin, hatri sayilir akilli kisilerden yardim isteyin, bulamazsaniz bu kuruluslara basvurup yardim isteyebilirsiniz, Sizin icin en guzel cozumu(maddi,manevi ve hukuki) bulacaklardir, gerek ekonomik gerek sosyal acidan da yardim ederler.

      Allah yardimciniz olsun.

    • seymen diyor ki:

      İbret alınması gereken bir olay.

      “annesiyle aynı evde yasayacaktık.hiç istemedigim halde kabul ettim kader de olacak ya.”

      “Öyle böyle 2 sene geciyor ama tabi bende evlendigimin ilk günleri gibi degilim daha hırcın daha sinirli sürekli kendini savunmaya gecen psikopat bi kadın haline geldim.eşim yumusak davransa bile inanmıyorum içimdeki kırgınlıgı bi türlü atamıyorum.”

      “Eşimi tersledigim bi gün her zamanki gibi annesi mudahale etmiş ve kavga cıkarmıştı bu arada tek oglan (maalesef) bu yüzden cok kıymetlidir.”

      “ertesi gün gelecegini bende 3 gün kalacagımı söyledim.o gün o sinirle babamla birlikte sehir dısındakı bi arkadasıma gittik babama artık o eve dönmek istemedigimi eşimin beni sevmedigini ve sahip cıkmadıgını söyledim oda sen bilirsin dedi.3 gün arkadasımda kaldım ve telefonumu da kapatmıştım.4.gün eşim boşanma davası acmıs.”

      “Zaten iki senedir mutlu degildik bosanmak istiyorum dedi eşim.”

      İbret alınması gereken bir olay. Her ne kadar koca haksız gibi gösteriliyorsa da böyle bir durumda Türk ekeklerinin büyük çoğunluğunun yapacağı şekilde davranmış. Bundan sonra ileriye bakmak lazım, belli bir yaşa geldikten sonra çocukta babaya verilmeli zaten.

      • çaresiz diyor ki:

        Fikirleriniz ve yorumlar için siz kardeslerime cok tesekkur ederım. Peki seymen kardesim ben hatamı kabul ediyorum zaten pişmanım keske gelmek istemiyorum demeseydim diyorum ayaklarına kapanıp yalvardım hepsının hala gözyaşı dokuyorum. Butun turk erkekleri bu kadar merhametsiz mi o zaman?? Mutsuzduk dogru ama hiç mi iyi gunumuz olmadı sanki. Mutsuz olunca mutlulugun caresını aramak gerekmez mi illaki boşanıp beni ve kızımı ortada mı bırakması gerekıyordu? Şimdi cok mu olacak sizce? :-( ben hala onu dusundugum için hersey bitse bile guzellikle hallolsun istiyorum ama o. Bizim sürünmemiz için elinden geleni yapıyor neyin düşmanlığı bu bende bilmiyorum :-( en cok ben sucluyum biliyorum ben bunu herkesede soyledım hep eşimden bekledim sevgi ilgi görmedim hiç kimseden eşimde de bunu göremeyince hep bi sogukluk girdi araya ama bi kere hak verilmez mi şans tanınmaz mı?? hersey bu kadar basit mi :-(

        • hasret diyor ki:

          çaresiz hanım,
          hatalarınız olmuş olabilir,ama eşinizin 3 ay içinde boşanmak istemesi çok hızlı ve yanlış bir karar olmuş ..

          Yaşadıklarınızın çok zor olduğunu düşünmekle beraber evi terketmek istemeniz belki düşünmek, biraz nefes almak için bile olsa zaten sizi sevmeyen kaynananız için ekmeğe sürülecek yağ gibi olmuş..büyük fırsat elde etmiş..
          ne olursa olsun yatak odasına sorunları taşımamak lazım zamanla arada oluşan soğukluk alışkanlık haline geliyor.aradaki sevgiyi de bitiryor..sanırım sizin evliliğinizde de 2 yl soğukluk sonucu ayrılık ,tahammülsüzlük getirmiş en azından eşiniz için öyle görünüyor sizin anlattığınız kadarıyla…

          Belki bazı yorumcular tepki vericek ama bazı yaşanılan olaylara dayanarak ;bazı kocaların , kocaların ailesinin , kızın ailesinn zayıf maddiyatı yada kızın ailesinin boşanmış olamsından,kızın sahipsiz olduğunu düşünerek bukadar ileri gittiğini düşünüyorum..”nasılsa bu çeker,çekmek zorunda ,arkasında kimi kimsesi yok,sahipsiz,eli mahkum çeker yada boşanamaz boşansada ortada kalır” düşüncesiyle kadınların üzerine fazla gidiyorlar..
          şiddet gören yada eşinin ayyaşlığını ,karı kız ayağını çeken çoğu kadına bakarsanız ya sahipsizdirler,yada ailenin maddi gücü oldukça zayıftır, ailesi parçalanmış kişillerdir..tabiiki bu benim düşüncem…

          Bence sizinde ailenizin parçalanmış olması sonucu sahipsiz,gidecek yeri,durumu yok diye üstünüze fazla gelmişler…
          Bence ailesi sayılan yada ailesinin maddi gücü olan ,kızlarına sahip çıkan ailelerin kızları ezilmiyor…tabiiki bazı kadınlar bunu suistimal etmediği ,müddetçe…
          Allah yardımcınız olsun..hayat devam ediyor..bir yerlerden başlamak lazım…

          • çaresiz diyor ki:

            Aynen öyle hasret kardesim ben esime yalvarmaya gittigimde yuvamızı yıkma dedigimde ” noldu gidecek yerin mi kalmadı da geldin” bana böyle söyledi.. Ben ona yalvarıyorum o acziyetimi yüzüme vuruyor.aynennn ogullarını ıkna etmek şöyle dursun onu getirirsen bizi unut demişler.. Evet malesef benim en büyük hatalarımdan biri konuyu yatak odasına tasıyıp araya sogukluk girmesine izin vermemdi kesinlikle kesinlikle kim ne derse desin kimsesizsen eger tokat yemedıgın kalmıyor gelen vuruyor giden vuruyor dogdum dogalı bunu yasıyorum evlenincede durum değişmedi zaten annesi’nin yüzüme dahi söylediği konular bunlar oglum seni aldatsa bile mecbur cekeceksin senin gidecek kimin var ki?? Komsuların yanında bile ailesi olan kızı alacaksın ailesi annesi iyiyse alacaksın derdi. Şimdi sevinsinler gercekten cehennemin ortasındayız kızımla ne el uzatan var ne atesi söndüren hayat devam etsede bizim için hergün bir işkence.. Rabbim bırakma ellerimizi düşecegim ucurumlara :'(

        • necmettin diyor ki:

          Allah yardımcınız olsun çaresiz hanım.

          Yurt dışında kaldığınız sizin icin büyük bir şanş. Devlet sizin gibi cocuklu bayanlara bakar onun icin sıkıntı yapmayınız ve kanunlar her halükarda cocuğu size verecektir.

          Anlattığınız doğru ise sizi kimsesiz diye annesiyle beraber ezmeye calışan üstelik utanmadan iftiralar uyduran kocanıza tekrar dönmek istiyormusunuz diye iyi düşünün bence.

    • Gulpembe diyor ki:

      Kardesim cok buyuk gecmis olsun, caresiz oldugunu dusunme, simdi sen hz.meryem gibi sus, birak allahin ayetleri konussun. 3gun karisindan haber alamayinca ona ” namussuzluk” iftirasinda bulunmak normal bisey ise , kimse Bosuna evli kalmasin. Bosanmayi zaten aklina koymus bir erkek , allah tan emanet olarak aldigi ustelik ona cocuk dogurmus karisina ,isleri kolaylastirmak icin nasil onuruna yedirip bunu soylebiliyor!
      Kalpler allahin cc elindedir, kimseye kendimizi zorla sevdiremeyiz.
      Her sher de bir hayir vardir. Bosanma olsa bile umidini yitirme…

      Tek soyliyecegim, eger ayrilik olursa kizini birakmamak icin elinden gelen tum hukuki mucadeleyi ver.
      Zaten kanunlar sana vericektir, islamda da cocugu yetistirme hakki anneye, nafaka babaya verilir. Cocukla tekrar evliligin Zor olur, sana ayak bagi olur diyenlere sakin aldanma. Hasta mi, Tok mu , dovuyolar mi, diye kafayi yiyecegine, 1 somun ekmegi 1 eski ceketi paylas cocugunla..

      Hz.zeyd Ile peygamber sav in hala kizi zeynebin bosanmamasi icin , rasulullahin gosterdigi cabayi kimse gostermemistir. Fakat kader hata yapmaz, Allaha guven, o hicbir kulunu unutmaz..

      • .:. diyor ki:

        Sadece Sayin caresizin soylediklerini ancak onun paradigmasindan soyledigi kadar bilebiliyoruz. Seymen bey yazisinda degindi, ve Caresiz kendisinde hatalari oldugunu yazmistir.

        Erkek (baba) veya diger kisilerin ne soyleyecegini gerceklerin aslinda ne bilemiyoruz bile.

        Bu sekilde bilinemeyen bir cok gerceklerde olabilir ve herkez herseyi de anlatamayabilir.

        Iste boyle durumlarda Aslen Yasin beyin de belirttigi gibi, yapici olmak kosulu ile (ayrilmak soz konusu olsada pozitif ve yapici olmak) Dinimizde olan bir uygulama vardir. hatitri sayilir aile buyukleri, bilgili , tecrubeli , tarafsiz ve akilli kisiler huzurunda yuzleserek cozum bulmak.

        Yoksa Batidan ithal edilmis, bati kulturune gore dızayn edılmıs, medeni kanundaki durumlardan yola cıkarak bosanma durumunda varsa gerceklerin goz ardi edilip cocugun kadina verilmesi, erkegin nafaka odemesi, Bunun islama dayandirilmasi ne derece dogrudur. Sunu unutmamak lazimki Gercekte bilinmeyan anlatilmasi zor olan bir cok durum da vardir, (O yuzden bu sekildeki durumlarda her konunun kendi icerisinde olan bazi gercekleri olabileceginide dusunmek gerekir.)

        Bilemedigimiz gercekler var iken ve ne olacagini da bilemezken Cocugun annede olmasinin Cocuk icin ne derece dogru olabilecegini ancak Allah bilebilir. (Boyle durumlarda, İslamdaki aile hususlari goz onune alinarak, Din adami, Psikolog, boyle konulardan sorumlu sosyal hizmet yetkilileri v.s. olusan bir heyet ile sonuca gidilmesi daha dogru olacagini dusunuyorum.)

        Yarin baba, kayinvalide veya konuya sahip yakin biri cikip da hic cevap verilemeyecek sekilde (kim bilir) birsey soylerse ne cevap verilebilir ki… Hic birsey zannettigimiz gibi olmayabilir.

        Eger Tek tarafli ve sadece bildigimiz sinirli bilgi ile bakarsak yanilabiliriz. haksilik da yapmis olabiliriz.

        Bunun icin cok kisa bir kac ornek vermek isterim.

        “Önemli bir toplantıda cep telefonuyla bağıra bağıra konuşan bir kişi garibinize gidiyorsa, paradigmanızı değiştirmeden onu değerlendirdiğiniz için, siz yanılıyorsunuzdur.

        Örneğin; trende giderken, bir baba, 3 evladıyla oturup, sürekli ağlayan çocuklarına hiç, susun, demeden yolculuğa devam ettiğinde ; siz ona ne gamsız adam, diyebilirsiniz. Ama sorsanız, belki de onlar hastaneden geliyorlardır ve bir saat önce çocukların anneleri ölmüştür ve eve dönüyorlardır.

        Prof.Covey’in konuşmasını dinlemeye gelen annesi, arka sırada oturan 2 kişinin toplantı boyunca sürekli konuştuklarını görerek, çok öfkelenmiş ve oğlumu küçümsüyorlar diyerek te çok üzülmüş. Yemek molasında oğluna, şunların kafasına çantamı indiresim geliyor, demiş. Oğlu; “anne o adam Finlandiyalı, burada simultane tercüme yok, mecburen tercümanı yanına oturttuk” demiş.”

        Ben sayin Caresiz e tekrardan gecmiş olsun diyorum, Allah yardimciniz olsun. Devamli olarak akilli ve durust kisilerden yardim alinmasini tavsiye ederim

        Asagidaki bu dusuncelere ben katilmiyorum. Cocugun Bir babasinin oldugu unutulmamali Bir hirs ugruna cocugun bilinmeyene dogru suruklenmesi ne derece dogru olabilir.

        “Cocukla tekrar evliligin Zor olur, sana ayak bagi olur diyenlere sakin aldanma. Hasta mi, Tok mu , dovuyolar mi, diye kafayi yiyecegine, 1 somun ekmegi 1 eski ceketi paylas cocugunla..”

        • çaresiz diyor ki:

          Allah razı olsun cok tesekkur ederım kardesim.zaten benim cocugumu babasından mahrum bırakmak bi niyetim hc bir zaman olmadı hatta ben zorluyorum onu surekli.. bugun kızım sabah uyandıgından beri baba kelimesi dilinden düşmedi kac gündür bana dahi baba diye sarılıyor bacagıma. Ve babasına kızımızın onu cok ozledigini iki dk telefonda konusmasını rica ettim ama aramadı ne görmeye geliyor ne de sesini duyma kaygısı. Bizi turkıyede bıraktığında dahi görmeden gitti yurtdışına. Zaten iftira attılar ama bunun vebalini iki dunyada da ödeyemeyecekler ben baskasına yan gözle dahi bakmamısken onlar bizi lekeleme derdine düştüler rabbim büyük sadece rabbime havale ediyorum. Böyle bi ahlaksızlıga diyecek söz bulamıyorum. Ve o bana bunları dedıgı halde dahi cocugumu babasız bırakmasını istemiyorum.hala araya birilerini koyuyorum Onların nefsini yücelterek kendimi ezdirerek hala cırpınıyorum yıkılmasın yuvam diye.

      • Yasin diyor ki:

        Sn Gulpembe,
        “kimse Bosuna evli kalmasin.”

        Lütfen yangına körükle gitmeyin ve Yanlış bilgi vermeyin!

        Bir kadının kocasında habersi 3 gün ortadan kaybolması hoş görülebilecek bir durum değildir. Duruma göre boşanma sebebidir. Burada yazan hanım’ın anlatımından hatasının farkında olduğuna şahsen inaniyorum. Kocasının aleyhinde isterse sizin söylediğiniz tarzda hareket eder ve kocasını çok güç durumda bırakabilir. İşte asıl o zaman geri dönüşü or bir sürece girmiş olur. Doğrudur, Kanunlar her halükarda kadınlardan yana ancak faizin helal malı yaktığı gibi iftiralar da sahibini yakar. Zaten bunu yapmamış olması kötü biri olmadığını gösterir.

        Yanlış bir bilgi olarak,
        “islamda da cocugu yetistirme hakki anneye, nafaka babaya verilir.” demişsniz. Kuran’a muhalif bir fetva bulmuşsunuz. Hadislerde de “duruma göre farklı uygulamalar varsa da” esas olarak çocuk babaya verilir. Buna dair hadis de verebilirim ama gerek yok ortada ayet var.

        Emzirme çağında bile çocuğu baba başkasına emzirtebilir ötesi mi var?

        “Eğer anlaşmakta zorluk çekerseniz o zaman, doğmuş olan çocuğu baba hesabına başka bir kadın emzirecektir.”

        Talak Süresi 6. Ayetin tamamı ve linki : http://tanzil.net/#trans/tr.ozturk/65:6

        “O kadınları, imkânlarınız ölçüsünde, barındığınız yerin bir kısmında barındırın. Onları baskı altında tutmak için onlara zarar verme yönüne gitmeyin. Eğen hamile iseler yüklerini bırakıncaya kadar onlara nafaka verin. Eğer sizin için çocuk emziriyorlarsa, ücretlerini de verin. Aranızda örfe uygun biçimde konuşup tartışın. Eğer anlaşmakta zorluk çekerseniz o zaman, doğmuş olan çocuğu baba hesabına başka bir kadın emzirecektir.”

        • Gulpembe diyor ki:

          Sn yasin
          Herkes istedigi gorusu savunabilir, dusunceler uzerinden munakasa yada mudahale hakki olmadigimizi dusundugumden cevap yazmayacaktim. Yalniz yorumunuzda Islam alimlerinin ekseri kanatini azinlik kanaati olarak gostererek yanlis bilgilendirme yapilmis. Soyle ki; Bosanma sonrasi kocanin kusurlu bulunmasi durumunda kadin sahsina tazminat alabilecegi gibi, kucuk cocuklarin velayetleri de (farkli durum yoksa) ekseriye anneye verilir. ( Bakiniz: hayrettinkaraman, suleymaniyevakfi vs. web syf).verdiginiz ayeti kerime de ” babalarin hesabina emzirmeleri” kismi,emzirme parasini baba verecek demektir
          Selametle…

          • Gulpembe diyor ki:

            Bahsi Gecen ayeti tefsiri:”6. âyetin son kısmı, kadının tamahkârlığı, erkeğin de cimrilik yapması se­bebiyle böyle bir çözüme mecbur kalınmasının hoş bir durum olmadığını îma eden ve bu hale düşmemelerini öğütleyen bir üslûp taşımaktadır. Böyle bir durumda ebeveynin kaprislerinden dolayı çocuğun zarar gör­müş olacağı açıktır. Nitekim fakihler, çocuk başka süt annesini kabul etmediği tak­dirde emsal ücret ödenerek öz annesi tarafından emzirilmesinin zorunlu hale gele­ceğine hükmetmişlerdir “(islamda bosanma.com)

            Ayrica Yangina korukle gittigim iddia edilen meseleyle alakali ayeti kerime de asagidadir
            “Karılarına zina suçu atan ve kendileri dışında şahitleri olmayanlar… Böyle birinin şahitliği, kesinkes doğru söylediğine dair dört defa Allah’ı şahit tutması ile olur. Beşincisinde, eğer yalan söylüyorsa Allah’ın lanetine uğramayı diler. Kadından o azabı (el- azab) giderecek olan şu şekilde dört defa şahitlik etmesidir: Allah şahit, kocası kesinkes yalan söylüyor. Beşincisinde, eğer doğru söylüyorsa Allah’ın gazabına uğramayı diler.” (Nur 24/6-9)”

          • necmettin diyor ki:

            Mübarek dinimizi bazı bayanların keyfe göre feminist yorumlama hastalığından artık illallah dedik.

            Islam’da soy baba taraftan devam ettiği icin hem erkek hemde kız cocukları belirli yaştan sonra analarının ya­nından alınıp babalarının ve dedelerinin korumasına verilmesinde bütün ulema binlerce yıldır hemfikirdir.

            Buna rağmen amansız feminist zihniyet beyinleri sulandırmada kararlı.
            Israrla bizim Isvicre medeni kanununda kopyalama batı taklitcisi yasalarımızı referans olarak güya islamda var gibi gösteriyorlar. Bu zihniyet ve ülkemizde gecerli “medeni” kanun yüzünden soyu belirsiz babasız nesiller oluşuyor. Cok yazık!

          • Yasin diyor ki:

            Hangi beşerin sözü Allah’ın sözünden üstün tutulacak?
            Ortada açık ayetler var!

            Hadislerde duruma göre farklı uygulamalar olduğunu söyledim. Bahsettiğiniz fetvalar bu uygulamalara bakılarak verilmiştir. Mezhep imamlarının aynı konuda farklı uygulamaları olduğu gibi Şafii ve Hanbeli mezheplerinde velayet sizin söylediğinizden farklıdır.

            Bir baba, annenin çocuğa daha iyi bakacağını düşünüyorsa kendiliğinden çocuğu zaten bakması için anneye verecektir, çünkü işi ile uğraşmak zorunda olan babanın; çocuğunu en iyi bakılabileceği yere vermek isteyeceği açıktır. Baba ısrarla çocuğu anneye vermekten kaçınıyorsa ciddi bir nedeni vardır. Çaresiz hanımın ifadesine göre zaten baba kadının bu isteğine karşı çıkmamış ve çocuğu onda kalmasına izin vermiştir. Bence bu ailenin yıkılması için ciddi bir sebep yok. Çaresiz hanım her ne kadar “bana güveni kalmadı” dese de; bence Karı koca hala birbirine güven duyuyor. Kadına güvenmeseydi çocuğu almak için erkek mutlaka uğraşırdı.

            Sizin söylediğiniz şekilde velayet mutlak bir şekilde annede olursa; sırf para koparmak isteyen bir kadın çocuğu araç haline getirecektir. Nitekim bu durumu fiilen yaşıyoruz. Velayeti alan babanın anneden bir nafaka beklentisi ise olmamaktadır.

            Kuranı arapça aslından anlayarak okuyan bir tanıdığınıza yazdıklarımı kontrol ettirin.
            Ayetlerin okunuşundan hitaplardan çocuğun esasen babaya verildiği anlaşılır. Mantıklı olan da zaten budur.

            إِنْ أَرْضَعْنَ لَكُمْ فَآتُوهُنَّ أُجُورَهُنَّ
            fein (eğer) – erḍa`ne (emzirirlerse) – leküm (size, size ait, sizin için) – feâtûhünne (onlara verin) – ücûrahünn (ücretlerini).

            وَإِن تَعَاسَرْتُمْ فَسَتُرْضِعُ لَهُ أُخْرَىٰ
            vein (ve eğer) – te`âsertüm (sıkışırsanız, güç duruma düşerseniz, zorlanırsnız) – fesetürḍi`u (emzirsin, emzirir) – lehû (onun, onunki, onun için) – uḫrâ (bir başkası).
            Eğer bundan dolayı güç duruma düşerseniz çocuğu babaiçin bir başka kadın emzirsin.

            Buyrun bu da başka bir ayet ve linki :
            وَالْوَالِدَاتُ يُرْضِعْنَ أَوْلَادَهُنَّ حَوْلَيْنِ كَامِلَيْنِ ۖ لِمَنْ أَرَادَ أَن يُتِمَّ الرَّضَاعَةَ
            elvâlidâtü (validesi, annesi) – yürḍi`ne (emzirsinler) – evlâdehünne (çocuklarını) ḥavleyni kâmileyni (iki tam dönem, yıl) – limen erâde (isteyen o kişi) – ey yütimmerraḍâ`ah (emzirtmeyi tamamlanmasını isteyen).

            “Çocuklarınızı sütanneye emzirtmek isterseniz, örfe uygun olarak belirlediğiniz ücreti güzelce teslim etmek şartıyla, bunu yapmanızda bir günah yoktur.”

            http://tanzil.net/#trans/tr.ozturk/2:233

            BAKARA 233: Anneler çocuklarını -emzirmeyi tamamlamak isteyen kimseler için- tam iki yıl emzirirler. Annelerin yiyeceklerini ve giyeceklerini örfe uygun biçimde hazırlamak çocuğun babasına aittir. Hiçbir benlik yaratılış kapasitesi dışında birşeyle yükümlü tutulamaz. Anne çocuğu yüzünden, çocuğun babası da kendi çocuğu yüzünden zarara sokulmasın. Mirasçı için de aynı ilke uygulanır. Eğer anne-baba karşılıklı anlaşma ve danışma sonucu çocuğu sütten kesmek isterlerse, kendilerine günah yoktur. Çocuklarınızı sütanneye emzirtmek isterseniz, örfe uygun olarak belirlediğiniz ücreti güzelce teslim etmek şartıyla, bunu yapmanızda bir günah yoktur. Allah’tan korkun ve bilin ki Allah, yapmakta olduklarınızı en iyi biçimde görmektedir.

          • Yasin diyor ki:

            Yangina korukle gittiginiz meseleye dair delil olarak verdiğiniz ayet alakasızdır.

            Adam alelacale gaza gelerek boşanma davası açmış, kadın boşanmak istemiyor ve kocasının etki altında kaldığından bunu yaptığını söylüyor. Biz araya aile büyüklerini sokarak bir çözüm bulmasını tavsiye ederken siz kalkıp boşanması için gaz veriyorsunuz. Bu yangına körükle gitmek değil midir?

          • Yasin diyor ki:

            Yorumunuzu okurken aklıma bu yazı geldi:

            TECRÜBELİ KADINLARIMIZIN SÖZ YANGINLARI
            http://www.cocukaile.net/soz-yanginlari-2/

            Çaresiz hanım’ın da bu yazıyı okumasını tavsiye ederim.

      • seymen diyor ki:

        3 gün haber alınamayana namussuz denmez. Ama bir koca için annesinin yanında karısı tarafından azarlanmak boşanma için yeterli olabilecek bir sebeptir, kocayı ihmal etmek yeterli bir sebeptir. Bunlarla karşılaşan boşansın demiyorum ama boşanmak isyteyen de evliliğinin getirdiği artıları eşinin sevdiği taraflarını olumlu olumsuz geçmişlerini de hesaba katarak boşanmak istiyorsa kimse sen boşanmayı isteme hakkına sahip değilsin diyemez. Adam dinen boşamış zaten karısını iş resmiyete kalmış. Bir adaletsizlik varsa artık ahirette görülür hesabı.

        İlgisiz gibi gelebilir ama laf edilerek te alınmış olsa da o Antep fıstıklarını yemeliydi ve teşekkür etmeliydi eşine sayın hanımefendi . Bunu o unutmadı da eşi unuttu mu zannediyorsunuz.

        • çaresiz diyor ki:

          Seymen kardes azarlama denir mi buna bilmiyorum o gün 3-4 patates vardı hepsini kızarttım esimde bu patates kime yetecek dedi bende alsaydın da kızartsaydım dedim aramız cok iyi degildi bide. Azarlamam bu. Ve yuksek sesle söylemedim. Evet haklısınız ama bu kararı onun verdigini sanmıyorum ailesinden cok etkilenen bi insan. Haliyle annesi getirirsen eger gözümüz görmesin bizden uzak ol deyince ne yapabilir ki evi yok işi yok ki getirmek istiyorum diyebilsin ben onu da cok ii anlıyorum.bide bu sorunlu gecen 2 seneden sonra yine anlasamazsak bu durum yüzüne vurulur diye ve benim onu utandıracagımı düsündügü için korkuyor.hayırlısı olsun inş takdir rabbimin..

      • çaresiz diyor ki:

        Cok tesekkur ederım gülpembe kardes zaten kızım nefes alma sebebim onun sesiyle varlıgıyla avunuyorum esime rica ettim yalvardım kızımı benden almamasını istedim saolsun bişey demedi ama kendi uzak duruyor aramıyor sormuyor görmeye gelmiyor face resimlerini koyuyorum özlemiştir görsün diye duygu sömürüsü yapıyo demiş bende kaldırdım bi daha koymuyorum.. Elden bişey gelmiyor hersey rabbimin izniyle elbette..dualarınızı bekliyorum Allah razı olsun

  16. Abdullah diyor ki:

    Bekar , iş güç sahibi bir erkeğim. Yorumların bir kısmını okudum. Boşanmalar, evlilikler, anlaşmazlıklar, kavgalar, sıkıntılar, yeni eşyalarla ev döşemeler, suçlu kadın mı? Erkek mi? Nerede hata yaptım? vs… vs… vs…

    Müslüman arkadaşlar, hanımlar beyler. Sormak istiyorum, evliliklerinizde Efendimizin (Sallallahü aleyhi ve sellem) sünneti nerede? Allah rızası nerede? Eş seçiminizdeki takva kriteri nerede? Güzel huy nerede?

    Nişanlıyken saatlerce telefonda konuşabilenler, dine uygun mu bu yaptığınız?
    Çalgılı düğün yapanlar, düğün günü gürültüsüyle daha baştan beddua alanlar, sünnete uygun mu bu evliliğiniz? Kadın erkek karışık yapılan nikahlar, sünnete uygun mu sanıyorsunuz? Efendimiz o nikaha gelir miydi sanıyorsunuz?

    Dininizi öğrendiniz mi? Dinimizde evliliğin yerini biliyor musunuz?
    Hanım, sen, eşini seçerken seni Allah’ın emaneti olarak gördüğü için sevip sayacak olanı mı tercih ettin, yoksa hoşuna gideni mi?
    Hanımın babası, sen ,efendimizin fasığa (mesela namaz kılmayan fasıkdır) kız veren melun dur demiştir, işittin mi?
    Beyefendi, hanımını alırken dinine baktın mı? Tesettürüne baktın mı? Namazlarını düzgün kılıyor mu, sordun mu?

    Hem erkek hem de kadın için, namaz kılmayanı düşünelim, Alemlerin Rabbi’nin kesin emrini yapmayan, aksatan, hafife alan kişi, evlilikteki yükümlülüklerini yerine getirir mi? Niye getirsin?

    Peki Alemlerin Rabbi’nin emirlerini yerine getiren, evlilikteki sorumluluklardan kaçar mı? Kaçmaz, çünkü Allah’a karşı sorumlu olduğunu ve Allah’ın hesap soracağını bilir.

    Özetle, Dünyevi beklentiler ile başlayan evlilikler. Para, dış görünüş, süslü evler, gösterişler. Sonu hüsran olan yanlış başlangıçlar.

    Evliliğiniz de Allah rızası için olsun, onun rızası için sevin, çocuk yetiştirin. Kendinizi haramdan korumak için evlenin. Ve ta en başından sonuna kadar, evlilikte sünnete uyun ki (bunu da ehl-i sünnet alimlerinin eserlerini okuyarak öğrenin, ve cinsellikte bunun içindedir ve çok önemlidir) dünyada cenneti yaşayasınız, Subhanallah.

    Tavsiye kitap: Mürşid-i Müteehhilin (Evlilere Rehber), Kutbüddin İzniki, Bedir yayınevi

    Bu Abdullah’a da hayırlı bir eşle dünya da ve ahirette mutluluklara vesile olacak bir aile kurması için dua edin.

    Allahım ümmeti Muhammedin (Aleyhisselam) bekarlarına kendilerini haramdan koruyabilmeleri ve dinlerini çok daha iyi yaşayabilmeleri için hayırlı eşler nasib eyle (amin), evli olanların da evliliklerini mutlu, ve daim kıl (amin), sünnet üzere yaşayabilmelerini nasib eyle(amin).

    Okuduğunuz için teşekkür ederim.

    • Yasin diyor ki:

      sanırım şu yorumu okumadınız : http://www.cocukaile.net/bosanan-erkekler-neler-cekiyor/#comment-6871

      Yaşadıklarımızın “İslama, Sünnete uymamakla” alakası yok!
      Siz İslama uyarsınız Eşiniz uymaz.
      Hatta eşinizi sırf “Müslüman görünüyor” diye seçersiniz ama içi dışı bir çıkmaz.
      Eşinize söz geçirirsiniz ama kaynananız devreye girer.
      Bitmeyen kışkırtmalar neticesinde birgün kayanananız eşinizi gaza getirir, kandırır olanlar olur.

      Tahrim süresi 10. ayete bakın :
      Allah, inkar edenlere, Nûh’un karısı ile Lût’un karısını örnek gösterdi. Bu ikisi, kullarımızdan iki salih kişinin nikahları altında bulunuyorlardı. Derken onlara hainlik ettiler de kocaları, Allah’ın azabından hiçbir şeyi onlardan savamadı. Onlara, “Haydi, ateşe girenlerle beraber siz de girin!” denildi. (TAHRİM-10)

      SORUN YASALARIN, ADALETİN TARAFSIZ OLMAMASIDIR!
      Art niyet taşıyanlar kendilerine tanınan imtiyazları mutlaka kullanır.
      Gerçekten de “Yaşamayan bilmez.”

      • Yusuf diyor ki:

        Yasin Kardes dogru soyluyor. Karsindaki kisi art niyetli ise sana en samimi musluman taklitini de yapar. Bak dizilere izle en ummayacagin insanlarin yuzu nurla dolu gibi gelmiyor mu? hem muslumanca hayat sevap kazanmak icindir; mutlu yuvayi garanti etmez

  17. Banu diyor ki:

    Öyle beyler var ki… Gözümle gördüğüm aile içinde yaşanan kötülüğü anlatmakta bile zorlanırım. Ama o beyi dışardan birisi melek gibi koca diye nitelendirir. Hatta iç yüzü bilmediğim dönemde ben de kendisi için öyle düşünür kadıncağıza şanslı olduğunu söylerdim. O da buruk bir gülümseme yapardı. Ve kadın yaşadığı tüm bu kötülükler sonucu psikolojisi kötü, özgüveni yitik ve kendini, yaşadıklarını anlatamıyordu. Çünkü konuşurken mantıklı cümleler kuramıyor, tutarsız konuşuyor gibi algılanıyordu başkaları tarafından. Hatta ben iç yüzü bilmediğim dönemde kadına kızardım. Derdim ki: ” Bazı kadınlar harbiden hak ediyor köteği”. Ve sonra kendisinden özür dilediğimde çocuk gibi ağladı karşımda. Anlatamıyorum kendimi. Konuşması hali tavrı öyle ki ailem bile bana kızıyor. Şimdi o bey burda yazsa eşini anlatsa herkes ona teselliler yazar acır birde üstüne ve benim dediğim gibi ne kadınlar var ya böyle der ve kadın için bırak Allahından bulsun der. Beyler gerçekten çok ikna edicisiniz.

    • Yasin diyor ki:

      Hukuk forum sitelerinde bir araştırma yapın.
      Erkekler büyük oranda çocuk için uğraşıyor ama kadınlar para tazminat vs. peşinde. :(

      Merak ettim, sizin etrafınızdaki erkeklerin çoğunluğu kötü mü?

  18. mustafa diyor ki:

    benim babamda annemi hep döverdi.bende aglayarak onlari izlerdim ben böyle olmayacagim derdim .olmadimda.suan benim icimdede büyük bir canavar yetisiyor.
    yaptigim isle alay etmek (cöpcülük)
    aldigim maas la alay
    sürekli annesinin bana hakaret etmesi.
    trafik kazasi yapti arabasi kullanilamaz hale geldi
    gittim türkiyeden annemin maasi üzerine 8 bin euro kredi cektim daha iyisini aldim.
    ev satin aldim kendi üstüme degil onunda hakki var diye ikimizin üzerine yaptim.
    sabah 4 te kalkip ise gidiyorum.ek iste yapiyordum.gece gec saate kadar calistigim icin ek isi birakmak zorunda kaldim gercekten dayanamiyordum.suan tekrar ek is ariyorum maddi zorluk cekmeyelim diye.
    ama annesi sürekli hakaret etmese hersey güzel olacak.ama artik dayanamiyorum
    ayrilirsak o ne yapar diye hep düsünürüm
    baska bir erkekle evlenirse bende duyarsam hayat cekilmez diye cok korkuyorum
    sayet ayrilirsak ben baska biriyle kesinlikle yapamam evlenmem evlenemem
    onunda baska bir erkekle evlenmeyecegine emin olsam.yarin bosanma davasini acacagim
    tek korktugum bu

    • .:. diyor ki:

      Sevgili Mustafa

      Anladigim kadari ile yurd disinda yasiyorsun, hangi ulke oldugunu bulmiyorum ama, oncelikle kanunlari cok iyi ogrenmelisin, gerci ogrensende cogu sey aleyhine gelisir, cunku kanunlar yanli ve tarafli, Amac ailenin bitirilmesi. Kanunlarda yapici yani cok kisitli.

      yine yazdiklarindanda anladigim kadari ile karinin annesi de seninle yasiyor veya senin yakinlarinda,

      Tavsiye vermek hosuma giden birsey olmasada, birkac acidan olabilecekleri sana soyleyeyim,

      – oncelikle Her turlu kotu kosula gore kendini maddi olarak koruma altina almalisin. Bazen bu olaylar basladimi bitmek bilmez. Manevi olarakda guclu olmalisin. Hicbirsey zannettigin sekilde veya tahmin ettigin sekilde gelismeyebilir.

      – Karin da seninle paralel dusunuyor veya en azindan sorunlarinizi duzeltme konusunda yapici goruyorsan, annesi ile mesafeni koymalisin, sorunlarinizi varsa kendi icinizde cozmelisin.
      – Akilli sozu dinlenir aile buyuklerinden yardim istemi deneyebilirsin.

      – Eger dayanilamayacak noktaya gelmisse, ve duzelme umudu yoksa en guzeli anlasarak , bu isi bitirmek.olmalidir. Tartisma, cekisme ve karsilikli suclamalar cok olursa, her ikinizde zarar gorursunuz, sen cok daha fazla zarar gorursun,

      – Cocuklarinizda varsa is cok daha fazla yipratici olur.

      Su an Turkiyeninde kabul ettigi ve AB de bazi ulkelerde uygulanan ve bizde de benzeri olan bu uygulamalar, taraflidir, Aileyi birlestirici ve yapici ozelligi yok.

      Kadin sikayet ederse. erkek kesin ceza alir, erkek sikayet ederse kadin ceza almaz, alsa bile olasiligi cok dusuktur.

      Eger evi var ve ortak olsa dahi, sikayet ettikleri anda, seni kapiya koyarlar, evine giremez, hatta yaklasamaz,

      Evinden sadece kisisel esyalarini alip gitmek zorunda kalir, Duruma gore nafaka oder,

      Sikayet edilmis ise, uzaklasma suresi sonuna kadar beklenir ve ceza bitince ayni kadinla istenirse devam edilir, (bu cok komik ve garip bir uygulama, genelde sikayet edilen erkek geri gitmez, cunki ayni sekilde ikinci defa sikayet edilme ihtimali cok yuksek ve yaptirimlari daha agir, genelde bu durumda, erkekler kadinlarin oyuncagi durumunda ve surekli tehdit edilebilir durumda oluyor.)

      Yurd disindaki benzer olaylarda, kadin merkezleri ve bu islerle ilgilenen avukatlar, surekli kadini kiskirtir, kadin surekli tehdit eder ve surekli dava acar, kadina sadece bir avukat verirler, herseyini o takip eder ve kadin normal yasantisina devam eder, erkek ise her acilan davaya yeni avukat bulmak zorunda, geliri varsa, mutlaka coker ve bir sure sonra isindende olma ihtimali cok yuksek, ekonomik durumu yetersizse ona ucretsiz avukat verilir, ama avukat sadece tek konuya bakar ve olayin tamamina vakif olamaz, bu da cok yipraticidir,)

      Yurd disinda bu durumda olan bosanmalarda, genelde kadin surekli sikayet eder ve adamdan intikam alir, Adamin evini kullanir, cocugu varsa surekli cocugu kullanir, hatta evine dostunu getirip onunla el ele gezip dolasanlar bile var, hem adamin nafakasini alir, hem adamin evine adam alir, hemde parasini yameye devam eder, hatta calissa bile, bunlari yapabilir, Eger cocuk varsa cok fazlasini yapar. Surekli dava acar, her sene nafakayi yeniden yapilandirir, maasina bloke koyar, varligi varsa sattirir, v.s.

      Eger Evli olupda karisi butur davranislara eyilimli bir kisi ise, yukarida saydiklarimin hepsi cok yuksek ihtimal olacakdir.

      Eger oyle degil daha anlayisli birisi ise, bosanir herkez yoluna gider. Ozaman sorun daha az yasanir.

      Eger duzelme ihtimali varsa, Duzelir ve bu durum herkez icin ders olur, herkez daha iyi dusunur, ve ortak akli selim karar alirlar.

      Herkez kendi durumunu cok iyi bilir, durumun ile ilgili kisa da olsa Cocuk aile net sitesine yazi yazma ihtiyaci hissettigin, internette bu konularda arastirma yaptigina gore, cocum bulmaya calisiyorsun, Allah yardimcin olsun, Ofkeli birsey yapmamalisin, her asamada, saygi duydugun, guvendigin tecrubeli ve akilli kisilerden yardim almalisin, Fevri davranmamalisin, Allah yardimciniz olsun…

  19. Zühal diyor ki:

    Sema maraşlı hanımefendi nin kitaplarıyla 6 ay önce karşılaştım. Bir anda hepsini okudum. Gerçekten anlatımıyla harika kitaplar. Kendi hesaplaşmam içime dönmem için çok iyi oldu. Kimse sizi yargılamıyor. İçinizi acıtamıyor. Siz kendinizi eleştiriyorsunuz. Ve çok daha acısız oluyor. Eşimede okudum. Hiç anlayamadığım şeyleri farkettim dedi ve her günümü aratacak hareketler yapmaya devam etti. Bu alanda kitap yazanlar çok dikkatli olmalı. Çünkü sema hanımında atladığı bir durum var bence. Erkeğin annesi bir hata yapıyorsa erkek annesini korumamalı. Hanımı yapıyorsada hanımını. Herşey başta düzgünce dengede olursa böyle sorunlar evlilik bitiremez. Kitapların geneli hanımlara öğütler taşıyor. Elbette yuvayı dişi kuş yapar. Bize emredilen severek itaat etmek. Peki kime itaat edilir? Bir öndere. Erkek önder olmayı beceremiyor. Hakkı hak sahibine vermiyor. Bir kadının sevilme hakkı olduğunu bile bilmiyor. Sizde o önderin! önderliğinde hayatınızı ve hiç suçu olmayan çocuklarınızı perişan etmek zorunda kalıyorsunuz. Ben 9 senelik evliyim. Eşim 6 senedir boşanmak istiyor. Ne yaptıysam olmadı. Allah u Teala ” yakıtı taşlar ve insanlar olan cehennem ateşinden sakınınız” buyurmuş. Bakara 24 Aileyi kim savunur? Erkek. Ben sevmeyi geçtim sahip hissettirmekten bile yoksun bir eşim var. Yani bir şeyler baştan bozuk gidiyor. İnsanların yaşamak zorunda oldukları şeyler var. İhtiyaçlar. Susuzluk. Açlık. Güvenli bir yerde olma. Aidiyet hissi. Değer görmek. Saygı görmek. Sevilmek. Başarma duygusu vs. Ben ilk ikisi olmasa ölürdüm zaten. Benim eşim 3. de beni tökezletiyor. Erkekler saygı görmek istiyor en çok. Saygı görmek için hakkı hak sahibine vermeli. Gerçekten sevilen bir kadın, sevildiği hissettirilen kadın eşini çok mutlu etmek için herşeyi her fedakarlığı yapar.

    • alp diyor ki:

      bence kadınlar baştan dengi olmayan erkeklerle evlenmekle hata ediyor. hisler ve fizik yanıltıyor. ama ömrün hatası oluyor.

    • seymen diyor ki:

      “Erkeğin annesi bir hata yapıyorsa erkek annesini korumamalı. Hanımı yapıyorsada hanımını.”

      Erkek hem önder olmalı diyorsunuz, hemde haksızlık karşısında sussun, arabulucu veya düzeltici olmasın, hakkı söylemesin. Burada bir çelişki var. Önderlik aktif, yönlendirici ve teşvik edici olmayı gerektirir çünkü.

      • Zühal diyor ki:

        Seymen bey. Ben dedimki erkek annesi bir hata yapıyorsa annesini korumamalı. Hanımı yapıyorsada hanımını. Buradaki çelişki nedir? Yanlış okudunuz sanırım. Yazının neresinde haksızlık karşısında sussun. Arabulucu olmasın. Hakkı söylemesin yazmışım acaba? Hakkı söylesin dedim zaten.

        • seymen diyor ki:

          Yanlış anlamışım, alıntıladığım cümle konusunda haklısınız.

          Fakat öndere itaat edilir, önderlik yapamıyor, sevemiyor vs. eleştirileriniz için kendinize bakmanız gerektiğini düşünüyorum. Neden boşanmak istiyor ne eksik, altı yılda düzeltemediğiniz ne. 6 yıldır boşanmak istiyen bir adam çekip gitmemişse bu az çok sorumluk sahibi olduğunu gösterir. Bence siz onu küçük ve basit görüyorsunuz ve adam kendisini önder gibi erkek gibi hissedemiyor. Sevmek çokta sevenin elinde olan birşey değildir. Kendisini sevdirmek diye de bir şeye yok mudur? Kişinin kendisini sevdirmesi fedakarlık yapmakla olur. Biraz susumak, alttan almak, sıkıntılı bile olsa güleryüzlü olabilmek bu zaman insanlarına çok zor gelen şeyler. Egolar şişmiş, nefis ön planda, kıymet bilmek yok, olana şükretmek yok. Biz biliyoruz ki şükür nimeti arttırır. İyi tarafları görmek, ben ne gibi fedarkarlıklar yapabilirim diye kafa yormak lazım.

  20. kenan diyor ki:

    günümüzün kadınlar maalesef manevi duyguları unutmuştur.

  21. De haydi diyor ki:

    Ben 1.5 yıllık evliyim ve 4.5 aylık dünya tatlısı bir oğlum var.Yani nerden başlasam nasıl anlatsam bilemedim,eşim sinirli ve oldum olası hayatım boyunca asabi insanlardan nefret ettim ki aksine bende sakin ağır kanlı bir adamım,neyse bu işlerde aileler sanki biraz işi bozuyor ve para,inanın erkeğin parası ve maddi gücü yoksa kadın gözünde değeri yok ki bizim gelirimizde rabbime bin şükür iyi ikimizde memuruz ama şu an eşim aylıksız izinde ve tek maaşa düştük hemen başladı ufak sorunlar. Bir defa kız anneleri esas yönlendiriler,arkadaş insan kızının mutluluğunu istemezmi kocasıyla geçinmesini istemezmi ama yok karışacak illa ve işi rekabete dökecek,iş adamın ailesine geldimi zerre değeri yok, inanın eşim sinirlendiğinde apartmanı yıktı sesiyle ben utandım,kumanda fırlattı bana erkeklik dövmekle olmaz dedim ben utandım,ben ses çıkarmadıkça dahada bir agresif oldu ya kadını dövsen ne olacak,dahamı iyiye gidecek hayır,ayrılsam 4.5 aylık oğlumamı yanayım ailemin dağılmasınamı. Ben 35 yaşında biri olarak hiç kimseden duymadığım sözleri eşimden duydum,nasıl bir canavara dönüşebiliyorlar yani bunun kadınla erkekle ilgisi yok dedim kendimce ama şu yazılanları okudum ve yakın arkadaşlarımdan ve çevremde duyduklarım bende kadınlar hakkında kötü bir izlenim bıraktı,işin içinden çıkamadım inanın tıkandım ayrılsam oğlum var biricik:((masum ayrılmasam çek çek nereye kadar…Allahıma sığınmaktan başka bir çarem kalmadı hep dua ediyorum eşimde keşke zamanı geri döndürebilse ve benle hiç evlenmeseymiş diye dua ediyomuş bende katıldım bu duaya ama bana bunu söylemesi hepsinden felaketti:(((

    • esra123 diyor ki:

      inanın ki bir bayan olarak halinize üzüldüm.ben gerçekten bu dünyada şunu anladım ki;imtihan denen bişey var.ve bu yüzden herkes tam zıttıyla deneniyo.en çokda böyle masum erkeklerin kötü kadınlara düştüğünü görünce üzülüyorum.çünkü memleketimizde bir sürü eşinden dayak yiyen sövülen kadın olduğu halde onlar yine ailelerini kocalarını bırakmıyor ama böyle kadınlar da kocalarına muska yutturuyor!

      • RÜSTEM diyor ki:

        merhabalar valla ne yalan diyim insanın başına gelmeyince bu siteleri yazıları okumayı akıl edemiyor benim sorumum da bayagı agır ben eşimle internetten tanıştım bazı arkadaşların yazdıgı gibi benim ailedede şiddet vardı ilkokulu yatılı okudum çok uzun zaman yalnız yaşadım çalışıp çabaladım dışarlarda yattım kötü bir suçtan sabıkam oldu 2 yıla yakın ceza evinde kaldım 15 yıl öncesinde eşim babasını anne karnında iken kaybetmiş annesi sahip olamamış oda memleketten kaçıp istanbula kaçmış 14 yaşında sokakta kalanın başına ne gelirse onunda başına gelmiş pisikolojisi bozulmuş tedavi görmüş vs vs 2008 de evlendik ben ona sabıkamı anlattım çünki hikayesini dinleyince bu beni anlar ve yeni bir sayfa açarız diye bir birimize söz verdik ancak daha evliligimizin 3. ayında eşim tv kanalı degiştirme olayından bana karşı akla ve mantıga sıgmayacak şekilde bana iftiralar ve küfürler etmeye başladı siniri geçti hamileginde kullandıgı anti deprasan hapları bırakmıştı işte ondan sonrası eşim tamamen zıvanadan çıkıyordu zaman zaman annesini nikaha bile çagırmak istemedigi halde benim ricamla çagırmıştık sonrasında hamilelginin son haftasında annesi yanımaza ist la geldi doguma 4 gün kala annesi beni evden kovmaya çalıştı sonrada gece 1 de eşimin elinden tutarak memlekete gidecegini söylediler yalvar yakar ikna ettim annesini dogumdan sonra gönderdik ertsi yıl annesini ziyarete gitti geldikten bir ay sonra beni şikayet etmiş ceza davasından vaz geçtigine yönelik dilekçe verdi ancak bir başka sinirli oldugu gün benden habersiz yine şikayet etmiş ama benim ceza aldıgım felan yok 2011 mayısında eşim benden habersiz evi boşaltarak kızımızıda alarak evi terk etmiş boşanma davası açtı sonrasında ikna ettik ama 14 aylık arada eşimin hiç bir dostunun olmadıgını annesinin bile kızından yararlanmaya çalıştıgını ögrendim ablası dahil herkes bizim ayrılmamız için eşime benim hakkımda yalanlar söylemişler eşimin abileri salak bişiler olayın detayını anlamayacak kadar embesiller eşimi ikna ettikten sonras eve döndükten sonra bir aralar kızımızı kreşe bırakarak benden habersiz bir yerlere gitmiş bunuda tesadüfen o kreşin önünden geöçerken kızım baba bak bu benim okulum diyince anladım yalan der diyede söle bakalım kızım kapısı nereden diyince çocuk kapıyı hiç tereddüt etmeden buldu iştew o zaman anladım ki kadın bana karşı hiçte iyi düşünmüyor eşim meslek lisesini dışarıdan okuyor bu bahane ilede benden gizli işler yapmayı becerebiliyor etraftan coç şeyler duymuştum kısa keseyim 5 yıldır bir kadın kocasına o……… ç……… u diye küfredermi yaher seferinde beni şikayet ediyor kendisinin pisikolojisi bozuk ayrı oldugu zaman beni sen dövdün diye şikayet etti 3000 tl ceza ödüyorum okuluna gitmesine bir itirazım yok aslına bakarsan severimde ancak ben anamdan emdigim süt burnumdan geldi daha önce başına ne geldi ise sanki ben yapmışım gibi şikayet ediyor beni en son bu yıl ramazanda annesine gitti annesi ile gelini arasında kavga olmuştu bana annemi getirecem yoksa gelmem dedi bende sorun annen degil sorun sensin dedim neden dersen dedim benimle annen arasındaki dengeyi bulamaman dedim neyse 40 gün sonra geldi annesine iyi davranmasını ona yemek yapmasını her zaman dışarıda yemekle bu işin olamayacagını söyledim oda bana ben zaten burada karın toklugum için kalıyorum sen bana kocalıkmı ediyorsun dedi neden edemiyormuşum diyincede ben ona ..para vermiyormuşum yani anlıyacagınız eşim benimle ilişkiye para kazanma amacı güderek bakıyormuş ertesi gün karakola giderek benim sabıka kaydımı evlendikten sonra ögrendigini gece yarısı yastıkla bogmaya çalıştıgımı öne sürerek şikayet etmiş ve sıgınma evine gitmiş ben orada fazla kalacagını düşünmüyorum
        şimdi Allah rızası için diyin bana ben kızıma mı üzülüyüm yoksabenimle cinsel yaşamasından maddi beklenti içerisinde olmasına mı yanayım devlet her zaman eşimden yana beni neden dinlemiyor pisikologa gönderilse bütün bu söylediklerinin yalan oldugu ortaya çıkacak ama adalet olmadıgı veya türk milletinin adaleti olmadıgı için hem ekonomik hemde sosyal açıdan zor durumdayım kızımdan asla vazgeçemem ama ne yapayım devlet de yuvamın yıkılması için çalışıyor kısaca devlet yada bizim olmayan adalat eşimi tedavi amaçlı sevk etmiyor hem beni hem de biz adalati meşgul ediyoruz olan benim gözyaşlarıma ve kızıma oluyor Allah zalimlere fırsat vermesin Allah kimsenin yuvasını yıkmasın
        iki söz yazacam alınmayın sakın devlet büyüklerinin iltifatına ve kadınların göz yaşına güvenme .
        birde asla unutmayın kadının düşmanı erkeler degili bilakis yine kadınlardır

  22. nihat otay diyor ki:

    nafaka davası olmasın hic bi kadın evı terk etmez asıl olsa nafaka alırım diyo kocayı terk ediyo

  23. hayati diyor ki:

    arkadaşlar kıyamet iki kere yıkılır biri eşin öldü zaman birde kıyamet koptu zaman benim eşim öldü ondan dünya tatlısı bir kızım var eşimden maş bagllandı kızıma ve bana ancak kızım 4 yaşında bende evlenmeyi duşundun sonunda evlendik 3 ay surdu çekmedim cile kalmadı en başta kızıma hic ilgisi olması kızımı evde bile görmek istemedi arabam vardı onu sattık 30 milyar bankalara borçlandım kızımın duyguları ve benim duygularım at us oldu hayatım karardı hic sahip çıkanım yok sürekli kavga etti benimle gece evi terk etmeye kaltı ev sahibine ve mahalleme rezil oldum ancak sonradan ögrendimki biskolojik tedavi görmüş icra takibi çıkmış hakında benden evlenmeden önce biz erkekler hep suçlu oluyoruz neden evlenirken yemin iciyoz hayat müşterek diyoruz ama sonu hüsranla bitiyor ve kadın cinayeti artıyor biz erkekler kadına karşı namus biliriz ancak kadın hakaret etse evden uzaklaştırma alırız ancak bende böyle oldum ama kızım vardı böyle birine güvenemezdim sonuçta yetim hatasını anladı ve davasını geri cekti sucunu kabul etti şimdi boşandık tebliğini aldım ancak insanlık onu bırakmadı bende hayatımı sondurdu borç batandayım bu kişiler neden cezalandırılmıyor şahitlerim komşularım kızım ben bu kişinin bana yaptığı madi zararın insanlık onurumlala oynadı için bu kişinin gereken işlemin yapılmasını istiyorum hele magsun bir yetimin şiddet görmesi insanlık dışı ancak şimdi tekrar evlenmeye cok korkuyorum ben istiyorumki adaletin adeletli seklince bu sorunlara caza kapsamı ile cezalandırılmasını istiyorum cogu erkeğin cok canları yanıyor hayat müşterek olduğu gibi olmuyor bazen burda bayanları dışladım yok bizde hakımız olan şeyler olsun cogu kadınlara evlik hikaye gibi geliyor bir kadın istediği gibi hemen evleniyor ama erkek cok iyi seçmeli o tur insanları kardeşlerim benim hikayem cok uzun temennim erkek nasılsa kadında eşit haklardan yararlansın suçlu taraf kimse cezasını çeksin devletimiz ve milletimiz cok guclu tuk adeletine saygım sonsuz

  24. Bende Bir adem diyor ki:

    Bende 12 yıllık evliyim. Şu anda evli olduğum kadınla 7 aydır ayrı yaşıyorum. Ama boşanma davası açmaya korkuyorum. O da açmıyor zaten. 20 Yaşında askerdeyken evlenmek zorunda kaldım. Ailemin şiddetle kaşı çıktığı ama ben istiyorum diye herkesi sildiğim cahil yaşlarımda. Bir asker ziyareti sonrası yaptığım bir kaza kurşunu evlenme mecburiyetine kadar gitti. Bir yorumda gördüm (Genç yaşta güvendim, inandım, cahildim, kızların moda cevapları,) ama biliyorumki dünyanın en kurnaz yaratıklarıdır kadınlar. Binlerce örnek var.
    Şuraya geliyor konu asker izninde sen 800 km yol gelmişsin bir a………. yanına, sonra ben masumum vah ne olacak ben hamileyim babam öldürür beni vs vs vay be. işte sonra düğün dernek ne gerekiyorsa. Bir aile kuruldu bunun gereği ne ise elimden geleni ardına koymadan çalıştım, eşime bir fiske , bir küfür bile etmemişimdir allah şahidim. eşimde şahit, iyi günler, anne baba diyalogları sorumluluklar vs. ilk çocuğumun genetik bir kan hastalığı çıktı 2 yaşından sonra, bütün hayatımız değişti. ikimizde moralmen çöktük.

    Eşim yıllar geçtikçe bir hastalık hastası oldu, bütün ilaçları tanır, tetkiklerini koyar , neredeyse hipokrat yemini edecek pozisyona geldi. Çocuk hapşu dese doktordayız. Gitmediğim profesör , aramadığım ilaç kalmadı. ama gittiğimiz her doktor tek şey söylüyordu bakın sakin olun zamanı gelince tedavi gerçekleşir. Ama eşime bunu anlatamıdım. Bir kelime etsem çocuğum senin yüzünden ölürse seni affetmem diyordu. Bir kelime edermiyim hep sustum gece gündüz para yetiştirmeye çalıştım. Sonra 6 yıl sonra ikinci sağlıklı bir oğlum oldu. Zaten ablasına umut oldu. Nitekim ben ki çok geliri olmayan. Ailesinden herhangi bir 100 tl bile fayda görmeyen adam. aman ailem iyi şartlarda yaşasın aman eksik olmasınlar diye ne istedilerse yaptım.

    En son bundan 2 yıl önce nihayet kızımın tedavi vakti geldi. Bunu düzgün yapacak tek bir hastane vardı. (Profesörümüzün tarifiyle) o da özel bir hastane. Korkunç pahalı bir hastane. Yani hayatım filme döndü. küçük bir anım iki kelimeyle. (macaristanda bu hastalıkla ilgili bir adam ilaç yapıyormuş. çok faydalıymış falan gittim ve hayatımdan olacaktım. Beni kaçakçı diye içeri atacaklardı ki ağladım, çocuklar gibi, korktuğumdan değil, ben olmazsam ne olur çocuklarıma diye bu zor durumda.) işte böyle bir çok badire.
    Her neyse yapacak bir şey yok dedik hasteneye yatırdık kızımızı. Doktorlarımız burda hastane civarında yaşamanız gerekiyor dedi. Ben işimi gücümü bırakmak zorunda kaldım. Evimi taşıdım. Birde iyi bir ev olması gerekiyor, temiz ayrı tuvaletler, klimalar, hava temizleyiciler vs. 1400 tl kira 150 tl aidat ve eve yapılan masraflar. Yemin ediyorum bir birikmiş parası olan biri değildim. Nasıl ödeyeceğimi bile bilmiyordum. Kredi kartlarına dayandım. Çare yok. Arkadaşlardan ne gelirki bu durumda kimseden fayda yok.

    Olmayınca ne yapacaklar. Normal masraflarım ikiye katladı, Ne yapacağımı bilemiyordum. En sonunda yurt dışında bir iş imkanı buldum. Ancak bu şekilde yetişiyordum masraflara. 1 yıl iranda inşaat işi ile uğraştım. çok ağır şartlar inanın. Konuda uzadı gitti. Bir ayrıntılara girsem kitap olacak özür dilerim, konuya gelecem :)))). Çocuğum 1 yıl tedavi sonucunda iyileşti. Şükürler olsun canım feda.

    Ama bu süre zarfında eşimle aramız bozuldu. Zaten hiç düzgün değildi. Bir amaç var evlilikte ben bunu öğrendim fakat sorumluluk. Bir allah razı olsunu haketmedim ben eşimden. Bir allah seni başımızdan eksik etmesini duymadım. Boşver bir teşekkür ya. Ne işittim… mecbursun, senin çocukların, yapacaksın, alacaksın tabiiiiiiiii, ben kadınım gidip sokakta o……. mu yapayım. Bak bak sözlere. Damardan damardan.
    Ya kendime bakıyorum bu süreç zarfında ne oldu bana. Borçlar zaten uçtu gitti, bunları hiç düşünmüyorum aslında ama ne için doğdum niye, yaşıyorum bilmiyorum artık, bir sonuca vardımki hasta oldum. saçlarım döküldü, 32 yaşındayım kafam bembeyaz. 40 yaşında ölecekmiş gibi hissediyorum. sonuç; Eşimden ayrılmaya karar verdim. Git baban baksın dedim sana artık, O DA MECBUR BENİM GİBİ SANA BAKMAYA :). kendi adıma konuşuyorum.
    halen çocuklarıma canımı veririm, gücüm yettiğince onların yanında olacağım maddi ve manevi. Hep derler ya kadınlar, çocuklarla kaldım mahvaldum, yok kardeşim öyle bir şey, herkesi zan altında bırakmayın. Nefretim sonsuz inanın, geçen gençliğime yanıyorum.
    ( BİR ) Kızımın iyileştiğine seviniyorum şükürler olsun
    (İKİ) 19 yaşından beri sildiğim ailemin bu kadar yıldır evlat sevgisinden mahrum bıraktığıma üzülüyorum
    (ÜÇ) En önemlisi Evlilik müessesinin kutsal olduğuna asla bozulmayacağına, aman bozulursa herkese zulüm olacağına, Ne olursa olsun boşanılmayacağına, Yuva yıkılırsa daş düşer başına,……. korkularını bırakıp….., hayata geri dönüp, sağlıklı kafayla (kaldı ise ) çocuklarımın geleceğini oluşturmak ve kendim için artık bir şeyler yapmaya karar verdim.
    (DÖRT) Bekar olarak. :)))))) mutlu son.

    Nafaka olayına gelince, feda olsun, anasının ak sütü gibi helal olsun … yeterki benden uzak dursun, ne sesini ne de nefesini duymayayım. aman aman evlilik mi vah vah. Bende insanım yav, bende bir annenin çocuğuyum, bende çocuk doğdum kardeşim. Eski eşim şimdi avukat tutmuş seni mahvedicem diyor, ha ha ha. ( avukatlarda zaten kadın madurum dese vay…….. yakarız, parçalarız,yakasını bir araya getirmeyeceğiz, son kalan ömrünü alacağız merak etme sen diyor.) Yani her halukarda yaşamaya hakkım yok.:))))))) (avukata dedim canın cehenneme :))))))))))

    • kevser diyor ki:

      burda sizi yoluncak kazmış gibi gören o kadın kadar,sizin gibi kızların ahlakına bakmadan kör vaziyette evlenen erkeklerin de hiç hatası yok mu sizce?kendi hatalarınız yüzünden düştüğünüz durumları genelleyip anlatmayınız lütfen….
      Hani size demiş eski eşiniz,”ben kadınım,sokaklara düşüp mü para kazanayım?”diye..eee zamanında evlilik dışı sizden hamile kalmış ama..
      Anne baba çiğnenerek yapılmış hangi evlililten hayır gelmiş ki,sizinkinden gelsin?ne bekliyordunuz?
      Helal daire dışında bişeyler yaşa,sev,çocuk yap ondan sonra da gelsin huzur diye bekle

      • Gulbeyaz diyor ki:

        Kevser/ bende bir Adem
        Tanimasak dahi eski Es hakkindaki ifadeleriniz cok cirkin. Tamam kari- koca tecrubeleri paylasilsin AMA Malum kadin programlarindan bir farki olsun buranin, biraz kalite lutfen…

        • arman çetin diyor ki:

          Yedi sene evli kaldıktan sonra boşandık.Bir kız ve bir erkek çocuk annede kaldı.On yıldır ayrıyız.Yaşları küçükken çocukları saklaması sebebi ile icra marifetiyle haciz işlemi uygulayarak çocuklarımı gördüm.
          Haciz işlemine de uymaması üzerine hapis cezası aldırdım,ama saflığım sebebiyle affettim.Nafaka ödemesini hiç aksatmam,Sekizbin dolar yıllık.Çocuklar büyüdü,yeniden evlendim.Bunun üzerine,çocuklar sizin boyunuzdan uzun da olsalar fark etmiyormuş,yeniden saklamaya döndük,ama inanın enerji kalmıyormuş.

          Neden gençlerin doğrudan öldürdüklerini daha net anlayabiliyorum artık.Ara çözümlerle uğraşmayanlara,net insanlara hep imrenmişimdir.

          • .:. diyor ki:

            Sayin arman cetin,

            Malesef Erkek veya Kadin farketmiyor, Baska memleketlerde uygulamaya alinan kanunlarin oldugu gibi kabul edilmesi, ve o ulkelerin hazirladigi uluslararasi anlasmalarin oldugu gibi kabul edilip, Anayasanin dahi uzerinde tutulmasi ve O sozlesmelere siz kendi kultur ve yasantibicimine gore birsey koyamamaniz. Siyasilerinde bunlari kendi tomlumlarinin menfaatlerine gore duzenleyememesi neticesinde, Aile yapisi tamamen parcalaniyor. Kanunlarin adil olarak kullanilmamasi, Bir tarafa taviz vermek veya Bu milletin degerleri ile olusturulan vergilerin adil dagitilmayip, Ortada olan buyuk bir rantin paylasilmaya calisilmasinin cezasi yine bu millete kesiliyor.

            Insanlar, severek evlendigi kisilerle dusman oluyor, sistem oylesine kiskirtiyorki, Bu iletisimlerinde az bir problem olan veya hic olmayan kisileri dahi etkiliyor. Iclerine Kusku giriyor ve kendilerininde birgun benzer durumlarla karsilasabilecekleri zanni ile bazen tek baslarina, bazen kendine yakin hissettikleri kisileride yanina alarak, aile ici kucuk Rant kavgasina donusuyor. Her sey yinede sonunda maddiyata donusuyor. Herkez O degerin pesinde. Bunun karsiliginda bedel almayan, bir beklenti olmayan kesim yok gibi, Devlet dahi, payini almak istiyor, Bunun bir bedeli var, mal paylasimi durumuna da gelse, devlet buralardan yuklu miktarlarda harc bedelleri aliyor. davalari goren avukatlar keza oyle, sosyoñoglar, psikologlar deseniz oyle. Anlattiginiz sekilde olan davalar, bir hakem heyeti olmadigi zaman. Uzayipda gidiyor, davada haksiz kimse yok. Herkez hakli, Ama dusununki, sisin 7 yillik olan evliliginizin busekilde bitmesi ile kalmiyor, defalarca kere sikayetler, davalar, ailelerin parcalanmasi. Bundan herkesim, herkez zarar goruyor. En cok da cocuklar goruyor.

            “Babasını öldürdü” gibi haberlerde oldugu gibi, Bazen belki bir erkek, Bazen bir kadin, Belliki cocuklari kullaniyor, ve onlari ne hale getirebiliyor. Iste asil devletin bu konular uzerinde calisma yapmasi gerekirken, Goruyoruzki, Birtakim derneklerin bir takim olusumlarin, bizlerin vergisi ile toplanan degerleri, kendi lehlerine kullanabiliyor, Gectigimiz gunlerde bir fotograf vardi. Bir afis, Sonim izleme merkezi icerisine, koymuslar, Yasli bir adamin Fotografi ve altina, Haddini bil diye . Internette ilgili haberleri aratinca gorursunuz. Yukaridaki haber, bir babanin basina gelebilecegi gibi bir anneninde basina gelebiliyor.

            Ilgili mahkemeler bu ulaylarla ilgilenmiyorlar, cunku bunun icin vakitleri yok.

            Bir sene evvel, somud kaynak olmadan, sadece sozde yapilan arastirma ile, cok kisitli ve tarafli bilgilerle, Yilda 1400 kadin katlediliyor diye haber yapilarak bu yasalar cikartildi, ancak o rakamlar hic bir zaman devlet kurumlari tarafindan teyit edilmedi.

            Aslinda cok yakinda bir haber vardi, Savunma bakanligi aciklama yapti, resmi rakamlarla, son 10 yil icerisinde, 601 guvenlik gorevlisi asker teror olaylari saldiri, pusu v.s. ile sehit edildi diye. Ancak ayni haber de, 965 asker, guvenlik gorevlisinin, Intahar ederek oldugude yaziyordu, tam %50 den fazla bir rakam, ancak bun ile ilgili hic kimse birsey dememis ve uzerine sorumluluk almamistir, Oysa o canlarimizda bizim vatanimizin evladi idi. Belki ne demek istedigimianlatabilmisimdir.

            Ulkemizde Hedef aile yapisidir. Nufus dur, Dinimizdir. Enbuyuk ve ilgilenilmesi gereken sorun budur aslinda. Bir bosanma olayi genelde iki kisiyi ilgilendiren olay olmaktan cikiyor, Bir kesimi, bir grubu, o aileleri herkezi ilgilendiriyor, heryeri bulastirip bulandiriyor, elli bir sure sonra kaniksanip devam ediyor. Asil degerler yitiriliyor, Iste bu sekilde kendi kendine dusman yaratiliyor.

  25. resul bekleyen diyor ki:

    Merhabalar.Yazdıklarımı okuyanlardan ricam özellikle kadınlardan ricam bana ne olduğunu anlatmaları.Çünkü ben hala neyin eksik olduğunu anlayamadım.Ben eski eşimle 2011 aralık ayında tanıştım.Ailelerimiz aracı oldular.Eşimin annesi bize akrabaydı.Tanıştıktan sonra onun aradığım insan olduğunu düşündüm.Konuşmalarımızda bana hep istediğim insan izlenimi veriyordu.O kadar yoğun duygular yaşadık ki 24 saat telefon elimizden düşmüyordu.Dünya da sadece ikimiz vardık sanki.5 ay sonra nişanlandık.Nişanlanma döneminde onun ailesi benim ailemi çok ezdi.

    Neyse süper bir nişan yaptık.Hatta evli olan iki ablası bizim nişanımızı yere göğe sığdıramıyordu.Nişandan sonra bir kez eşya alımı yüzünden ayrılma noktasına geldik.Eşim bana eşyaları ikimizin seçeceğini her fırsatta söylerken alışverişe annesi ve kızkardeşi de geldi.Üstelik anne ve kız kardeşi bize fırsat dahi vermediler.Biz o gün yüzük atma noktasına geldik.O günden sonra bir daha problem yaşamadık.Eşim sürekli kendi ailesini yukarda tutmaya çalışıyor ben ise denge yapmaya çalışıyordum.Benim için iki ailede o kadar değerliydi çünkü.Temmuz ayında evlendik.

    Benim ailem düğünle ilgili herşeyi maddi manevi fazlasıyla yerine getirdi.Eşimin ailesi ise sadece istiyordu.Şunu da alın bunu da getirin diye.Düğünümüz oldu düğünden sonra kendi evimize döndük.Eşim benim aileme düşman gibi bakmaya başladı.Söz konusu benim ailemse sürekli onları karalayacak bişeyler buluyordu.Tabi bunları yaparken kendi ailesiyle aynı şehirde olduğumuz için sıkça görüşüyordu.Ve annesi ve ablasının tesirinde çokca kalıyordu.Kavgalarımız büyümeye başladı.Eşim benim aileme bir telefon dahi açmazken ben onun ailesine çok saygılı davranıyordum.Her müşküllerinde yanlarındaydım.Büyüyen kavgalarımız dan ben aileme hiç bahsetmezken o herşeyi ailesine anlatıyordu.Tüm uyarılarıma rağmen eşim ailesinden uzak durmadı.

    Memur olduğum için 2012 Ağustosunda tayin isteyelim dedim.Eşim benim ailemin olduğu şehiri istemedi.Ben kendimde bulduğum tek hata budur inatla ailemin şehrini yazdım ve kıyamet koptu.Kavgalarımız şiddete dönüştü ve ben SONRADAN ÇOK pişman olarak ona sadece bir tokat attım.O da hemen ailesine haber verdi.Babası beni arayarak ağıza alınmayacak hakaretlerle tehditlerde bulundu.Eşimin dayısı bizi barıştırmak için İstanbuldan yanımıza geldi.Bu arada ben aileme hala hiçbirşey anlatmamıştım.Eşim dayısı geldikten sonra ailesiyle birlikte kalmaya başladı.

    Son olarak ramazan bayramı dönemi ben köyde yaşayan akrabalarım yanına gittim.Amacım bi kaç gün o ortamdan uzak durmaktı.5 gün sonra geri döndüğümde eşimin beyaz eşyaları kendi çeyizini ve benim nişan yüzüğümde dahil bütün ziynet eşyalarını götürdüğünü gördüm.Fakat komşular eşyaları babasının götürttüğünü ve eşimin sürekli ağladığını söylediler.Ben de pılımı pırtımı toplayarak tayinimin çıktığı ailemin olduğu şehire geldim.Babası eylül ayında avukat tutmuş ve biz kasım ayında boşandık.Bu zaman zarfında doğum gününde aradım eşimi açmadı mesaj attım.

    Şimdi resmen boşandık.O ailesiyle birlikte İstanbul’a taşınmış.Anlayamadığım beni çok sevdiğini düşündüğüm insanın nasıl olurda bu kadar gaddar olabildiği.Bizim evliliğimiz sırasında bana o kadar ilgili ve sıcak davranan eşim şimdi benden uzaklarda.İstediği herşeyi almışken,(o hep benim evim saray derdi) maddi anlamda sıkıntımız kalmamışken , bu kadar çok severken nasıl bu hale geldik hala anlam veremiyorum.

    • Uğur Mustafa diyor ki:

      Resul bey,

      Allah yardımcınız olsun. Bu işi hayırla tamamlasın ve hayatınıza onun izniyle güzel devam edin.

      Bence sizin tek ve biricik hatanız, ailenizi hor gören bir aileden evlenmeniz. Anlattıklarınız açıkça gösteriyor ki eşinizi de anne babası zehirlemiş. Ben aşka maşka inanmıyorum ve bu iddiamda dayanağım sağlam: Kur’an’da, sünnette böyle bir şeyin geçerliliği hakkında en küçük bir emare yok. Gerçekte aşk demek “çok beğenme” yahut “meftun olma” demektir ki bu bize yol göstermekte geçersizdir. Bir kadını çok beğenmenin veya ona meftun olmanın çaresi o kadınla evlenmek değildir. Kadın ve ailesi iyiyse evleniriz, yoksa başımıza öyle bir belayı almayız, onun yerine aşktan kurtulmak için terapi görürüz ve aynı zamanda evlenmek için iyi bir insan ve aile ararız.

      Size sürekli ve art niyetli bir şekilde itaatsizlik (nüşuz) ettiği sözlerinizden anlaşılan hanımınıza şiddetli olmayan bir şekilde, tek bir defa vurmanız da Nisa Suresinin 34. ayetine göre tamamen helaldir, ama biz Müslümanlara dayatılan yürürlükteki kanunlarda suç sayılır. Buna rağmen yine de pişmanlıkta biraz haklı olabilirsiniz, çünkü yürürlükteki bozuk kanunları da hesaba katmak gerekirdi. Dolayısıyla vurmak yerine yatağında yalnız bırakıp küsmek gibi yöntemleri deneseydiniz herhalde daha doğru olurdu.

      Gerçi Batı ülkelerinde karısına darılmak ve yatağını ayırmak da artık kadına şiddet sayılmaya başlanmış, bu yönde mahkeme kararları çıkmış, ama bildiğim kadarıyla Türkiye’de henüz o noktaya gelmedik, böyle gelirse yakında geliriz, kanunlar o noktaya getirilene kadar Rabbimizin bize Nisa Suresinin 34. ayetinde tavsiye ettiği bu yöntemi kullanmalıyız. Eğer bu yöntemleri kullanmayı reddedersek, Allah’a değil bozuk kanunlara itaat eden çağdaş kadınsı erkek oluruz. Ardından kadınlar ve aileleri bizi pısırık görerek ya evliliğimizi mahvederler ya da bizi sindirirler ve evliliği devam eden ama mutsuz erkek oluruz. Bu şekilde evliliği mahvedilen bir akrabam var, onun için böyle doluyum, fazlaca yazdım.

      Sizin gibi biraderlerimi görünce artık daha önce verdiğim kararım pekişiyor: Evlenmeden önce, in-şâ-Allah eşim ve ailesiyle bir gayri-resmî sened imzalayacağım.

      • SBL diyor ki:

        Resul bey kendimde bulduğum tek hata olarak nitelendirdiğin inatla tayin istemek ve bunu şiddetle eşine kabul ettirmeye çalışmak göründüğü gibi tek :) hata değil … Bu davranışın devamında gelen ama sizin hata olarak görmediğiniz davranışlar eşinizin canını çok acıtmış anladığım kadarıyla. Birde sizin nişan yüzüğünüz alyansınız parmağınızda olması gerekmiyor muydu? Bayramda akrabanızın yanına gitmişsiniz (alyans evde ) amacınız ortamdan uzaklaşmak ama bunu eşinize söylemediniz ve evde eşinizin akrabası var bu bır kadına ve mısafıre yapılacak en buyuk hakaretlerden biridir. yenı evlısınız sanırım eşinizin düşüncesi bence şimdiden en ufak bir problemde ortak nokta bulamıyoruz iletişim kuramıyorsam bu adamla ömür geçmez demiştir ve güveni kalmamıştır. Eşyalar giderken komşularınız eşinizin sürekli ağladığını dıle getırmıs kadın tabi ağlar yuvası dağılıyor ve o eşyalar giderken emin olun eşinizin hiç hali yoktur ve iğne dahi alamamıştır evinden yanında gelen kişiler toplamıştır. Bence iykide toplamışlar ama ;) Erkekler boşanana kadar ya da kadın evı terkedene kadar ne aşamada olduğunu anlamıyorlar ve sizin gibi ne olduğunu başkasına soruyor :) Sizin açınızdan bakarsak iykide bitmiş en ufak bir zorlukta mücadele etmiyorsa ailesinin sözünü dinliyorsa ve bundan etkileniyorsa siz bir aile asla olamazdınız ilerleyen yıllarda iykide bitmiş dersin :)

    • Bende Bir adem diyor ki:

      Sen hala farkında değilsin, herşey yalandan ibaret, kadınlar şeytana pabucunu ters giydirir. :) :) bak hayatına kur düzenini çatlat herkesi. Erkeklerde yanlız yaşar. Seveni zincirle bağlamışlar, bu zincirler yenirmi demiş :)))))))

  26. fatima diyor ki:

    Bosanmalarda hatayi tek bir tarafa yuklemek yanlistir..eger iki insan anlasamiyorsa bosanip kurtulsunlar birbirlerinden. ulkemizde kizlar evde oturup koca beklemekten vazgectiginde ve egitim seviyeleri yukseldiginde daha az magdur olacaklardir. bunun yaninda gorucu usulu evlilikler bittiyinde, evlilik oncesinde iki insan birbirini daha iyi tanimak icin firsat buldugunda ve kadinlar erekek cocuklarini agresif kiz cocuklarini ise pasif yetistirmekten vazgectiklerinde aile ici siddet ve bosanmalarda azalacaktir. kadinlar magduru oynuyorlar ama kendi ogullarina karilarini dovmeleri gerektigini asilayan yine kadinlarin kendileridir. cocugu kadin yetistirir ve turkiyedeki kadinlarin (cogunun) egitim seviyesi yerlerde surunuyor, cocuk egitiminden anlamayan 16-17 yasindaki kizlar anne olunca onlarin yetistirdigi nesillerde boyle oluyor.. toplumda cahillik, kadina ve cocuga siddet diz boyu. ama bunun tek suclusu erkek deyil..bu bir cark ve bu carki kadin erkek tum toplum olarak beraber ceviriyoruz. bir kisir dongu..aslinda kadinlar olarak acinacak haldeyiz…herbirimizde muthis bi “cahil cesareti” var. turkiyede kizlarin cogusu evde oturup koca bekliyr, zengin koca arayan kendini beyendirmek ve secilmek icin siyer kadinlarla kiyasiya yarisiyor. sonunda cogusu evleniyor issiz gucsuz erkeye bagimli bi halde..bu cokbuyuk bir cesarettir. neyine guvenerek bunu yapiyorsun..sonra ne oluyor?? adam birakip gittimi dimdizlak ortada kaliyor is yok gelir yok, para yok, cocuk zaten kadinin basina kaliyor.. baba evinde babaya yuk oluyorsun, yani boyle bi hayati secen biz kadinlariz aslinda..

    • kevser diyor ki:

      peki ne yapmamız gerek sayın Fatma hanım?
      “kızlar evde oturup koca beklemesinler”hımmmm…peki nerde bekleyelim?
      Ya da her evde oturan kız açgözlü hazıra konucu kız damgası yemeye müstehak mıdır?kızlar pasif olmasınmış,benim yukarıdaki okuduğum boşanma hikayesindeki kadında pek pasif durmuyor hani…

    • sadık diyor ki:

      görücü usulü yerine modern, tanışarak ve flört edilerek yapılan evliliklerin daha sağlıklı olacağını acaba hangi veriye dayanarak söylüyorsunuz? yok bilmeyen birisi de sizin sözlerinizden sonra sanacak ki sizin tavsiye ettiğiniz yöntemle evlenenler hiç boşanmıyor…aslında hepimiz çevremizdeki boşanmış çiftler üzerinden bunun muhasebesini yaparsak eğitimli, flört ederek, seviyorum, aşığım diyerek evlenenler deki boşanma oranlarının çok daha fazla olduğunu göreceğiz…aslında burada sizin açıktan ya da subliminal vermek istediğiniz mesaj “eski adetler kötüdür”, eski kültür yanlıştır, dini tavsiyeler ise gereksizdir, her şeyin çözümü eğitimdir fakat ortaya sürdüğünüz tezlerin hiç bir bilimsel karşılığı yok hatta ortaya çıkan sonuçlara göre tamamen geçersiz…

    • bende bir ademim diyor ki:

      siz hangi çağda yasıyorsunuz acaba 15-16 yasında insanlar evleniyor diyorsunuz… bende şuan ayrılma sürecindeyim eşime şiddet göstermediğim halde beni evden uzaklaştırdı… hemde ortada delil yokken beni dövdü dedi adlı raporunda bişey yok neyse ben calışan bir insanım ve bulunduğum ilde gıdecek bı yerım yok benı evden attıran kanunlar benı cokmu dusunuyor sızce ben nereye gideyim bu soylediklerinizin egitimle değilde edep haya ve ıman duygusu ile alakası var çunku allahtan korkmayan ınsan yalanda soyler iftira da atar şuanda herhangibir kadın dayak yedim eşimden davacyım deyip biraz ağlasın erkek hemen uzaklaştırma yıyor eşimin babası yakın cevreme baska bı kadın olduğunu böyle birşey yapmadığımı yapmayacağımı bile bile söyleyip işin içinden çıkıyor nasıl olsa kadınlar için affedilmeyecek durum demi… hıc kendi kızını haksız çıkaran kımse gördünüzmü kadınlar bence en güzel şekilde kendisine uygun koca adayını bekliyorlar iyide yapıyorlar ben eşimle severek evlendim 13 sene görüştükten sonra amma aynı yastığa baş koymadan kimse kimseyi anlamıyor neyse son sözüm allahtan korkmayan edep duygusu olmayan insanların işi bu

  27. selma diyor ki:

    siz neden bahsediyorsunuz..nafaka nasıl helal olmazmış.sevdım evlendım,üniversite okuyordum beklemedı guvendım evlendım..evlennce okursun dedı evlendım okumama izin vermedı..çalıştırmadı yıllarca benı ssk mıda ödemedı..sonra 2 cocuk ve 12 seneden sonra baskasını sevıyorum deyıp gıttı..bana bu yasımdan sonra kım ne ıs verır..askerı ücretle kıramı ödeyeyım ben evmı bakayım cocukmu okutayım..bırı 13 bırı 9 yasında
    ne ısteklerı ne masrafları bıtmıyor ..babaları boşanınr boşpanmaz 2 ay içinde evlendı..cocukalrıda snedne ıyısı kımse bakamaz dedı..bende bırakmazdım yavrularımı..şimdi 250 ser mılyon nafaka verıyor.. ben üni ..okumak üzere olan ve ailesının bırcık kızı şimdi ev temızlıgıne gıdıyorum..çünkü çocukalrı bırakacak kımse yok..askerı ucretle nasıl gecıneyım..ev temızlıgınde daha fazla var..ama bel fıtıgım var..bırgun işe gıdıyorum el işi tabıı çok agır oluyor,bırgun yerımden kalkamıyorum..öbur gun gene gıdıyorum..okul yoksa yanımda göturuyorum cocukları..erkekler çok kolay bıkıyor ,kolay asık oluyor..15 yıllık bırlıktelıık ve 13 senelık evlılık ardından baskasına asıgım deyıp gitti..aylık en az 3 bın kazanıyor…yenı evlendıgı o yuvamı yıkanınmı hakkı o kazanc cocuklarımımmı yoksa 15 senemı hayatımı genclıgımı veren benımmı..
    bu arada eksık oldugumu sorunun bende oldugunu düşünmeyın..gıderken sorun asla sende degıldı sen 4 ,4 luktun dedı sadece asık oldum dedı..gıttı..hayat kadınlara cok zor..kesınlıkle esit degıl..ayrıca alışverıtı hastane ,evın tamır bakım sorunları,her konuda hep erkeklerle muhatap olmak zorundayız..dul bırı için nasıl zor anlatamam…

    • elitel7979@hotmail.com diyor ki:

      selma hanım,

      gercekten durumunuza cok üzüldüm.erkek dedıgın bır sorun yoksa bayan cekılmez degılse, soz vardıgı hayatına dahıl ettıgı ve allahın emanet olarak verdıgı esını bırakıp gıtmesını BEN ERKEKLIGE sıgdıramıyorum.bunu soyledıklerınız dogru olarak kabul ederek soyluyorum.250 tl gercekten cok az. bırde bır erkegın 15 yıl beraber gecırdıgı ve ıkı cocugunu zor durumda bırakıp gıtmesını anlayamıyorum.bır ınsan bukadar duygusuz , bukadar merhametsız ve bu kadar dusuncesız olabılırmı ınanamıyorum.bır avukatla gorusun belkı nafaka konusunda bır ımkan vardır. yada cocuklarınız babaları ıle ırtıbatta olsun ve bellı bır ılıskı olsun ve cocuklar babalarından para ıstesınler ıhtıyacları ıcın. cok uzuldum.

      bırde su konu varkı cevremden goruyorum. nekadar aklın bı karıs havada olan sorumlulugu az olan vurdum duymaz erkek varsa kızlarda gıdıp onlara yapısıyorlar. bayan cok duygusal ıkı guzel hedıye alınca ve guzel soz soyleyınce bırde gozu sevmısse karsıdakı ınsnaı melek gıbı goruyor. ve yanlıs evlılıklere adım atıyorlar. oyuzden bayanları babalarından bu konuda fıkır almayı ıhmal etmemelı. ettıkce bu gıbı olayları cokca gorecegız.

      cok deger verdıgım bır hanım bana cok duygusal olma kadınlar cok duygusal erkegı sevmez demıstı. bır erkek gerektıgınde arslan gıbı olmalı ama gerektıgınde cok ama cok duygusalda olmalı bunu kendınden emınsızlık olarak algılamamak gerek dıye dusunuyorum. erkek duygusal olmayınca boyle ıkı cocugunu ve hanımı zor durumda bırakıp boyle gıder. yuvayı bır arada tutan duyguda duygusallıktır. merhamet etme, vefa bır erkekte yoksa gecmıs olsun.

      bu erkegın yerınde olsaydım boyle duruma ne esımı nede cocuklarım dusurdum. bu vesıleyle bayanlara tekrar seslenmek ıstıyorum. kararlar haytımızı nasıl gecırecegımızın donum noktasıdır. evlıkte en buyuk donum noktasıdır. cok ama cok bılınclı olmak zorundasınız.

      allah herkese hayırlı yuvalar nasıp etsın ıns

      • elitel7979@hotmail.com diyor ki:

        selma hanım,

        beledıyeye ait meslek kursları var. oralarda meslek ogretıyorlar. sızde bır arastırın. bır gorusun bence. orada egıtım aldıktan sonra kolayca ıs bulabılırsın veya daha onemlı olan bazı meslekler var evde calısarak para kazanabılıyorsunuz. cocuklarınızda oralardan egıtım alabılırler. bunların hepsı ucretsız. cocuklarınız ınternette ISMEK KURSLARI dıye arama yapıp sıze en yakın kurs yerını ogrenebılırsınız ve oraya gıdıp bılgı alabılırsınız.

        soyle bır örnek vereyım. bır tanıdıgım. resım kursuna gıtmıstı.yetenegıde vardır. evde 1 saatte yaptıgı resımlerı 500 tl ye kadar satabılıyor. bunun gıbı takı kursları var.gıdıp ıyıce bılgı alın durumunuz anlatarak. yanı kazan sçaglayacağın bır meslek ogrenmeye ıntıyacınız oldugunu anlatın.

        allah yarıdımcınız olsun.

    • kevser diyor ki:

      kardeşim inan ki haline çok üzüldüm….
      Allah yar ve yardımcın olsun.kadınları sürekli hedef tahtasına koyup,erkeklerin tarafını tutanlar bi de bu yorumu okusunlar,kendileri zalim erkek eline düşmemişler anlayamıyorlar bu kadınların halinden…bana kimse erkekleri savunmasın.erkeklere hiçbişey olmuyor,bekar kız mı yok?alır bi tane evlenir,yaşar hayatını.ama kadın her zaman kullanılıp istismar edilen taraftır.erkekleri anlamıyorum,dayak mı yiyiyorlar?karıları onlara küfür mü ediyor?bekar ve genç yaşta biri olarak yazdıklarım belki “çok bilmiş”olarak gelebilir,ama ben gerçekten baş sorunun erkek kaynaklı olduğuna inanıyorum.burada hanımlarından şikayet eden mükemmel erkekler bence istisna.burada kadınların yaptığı hataları anlatanlar,erkeklerin “normal”olduğunu varsayarak yazıyorlar,ama her erkek normal değil ki…bide yukarıdaki okuduğum yazıda dikkatimi çeken bi kısım var,erkek hep “benim hakkım,benim evim,benim….”ben ben ben……diyor.ben denilen yerde biz olunabilir mi?

    • Dertli Dolap :( Ekrem diyor ki:

      Allah yardımcınız olsun…

  28. onlyman32 diyor ki:

    21 aralıkta boşanmış bir erkek olarak şunu söyleyebilirim bende çok acı çekerek boşandım eşim açmıştı davayı ve ayrılma nedenimiz ekonomik sıkıntılar ve aile dolduruşu oldu ve 4 yaşında bir oğlum var annesiyle kalması kadar doğru bir karar veremezdim ve annesinden başkada hiçkimse oğluma iyi bakamazdı içimde pişmanlık yok neden mi boşanmamak için heryolu denedim hemde günlerce evine gittim ailesiyle ablasıyla konuştum arkadaslarından destek istedim olmadı olmadı borç var diye boşanan tek aile biz olacaz dedim dinletemedim ailemden destek istedim ama karşı tarafta bunu göremedim aldığım maaşı küçümsemek yaptığım meslekle dalga geçmek ( özel güv ) kendini mesleğini ( özel hastanede hemşire )çok büyük görmek benden gizli paralar saklamak ve bu paraları ailesine vermek neler neler oysaki eşim ailesini karşısına alaraktan benle evlenmişti sonradan o zaman yaşım küçüktü farkında değildim bazı şeylerin dedi durdu şu an eski eşim 23 ben 32 yasındayım 5 yıllık evliliğim 1 ay içinde bitti ama işin kötü yanı eşimde hiç pişmanlık çekmiyo gayet kararlı bir damla gözyaşı bile dökmedi çalıştıgım kurumda çok sevilen biride olsam bunların evliliği yürütmekle hiçbir alakası yok bence ama şu varki insan alışmalı zaman herşeyin ilacıdır bosanmış olmak ta dünyanın sonu değildir

  29. mavis Erdemir diyor ki:

    Kadinlar,bu yasalar sizi bozmasin vicdaninizi asla köreltmesin hakkinizdan fazla eslerinize eziyet etmeyin,size eslerinizin merhametini kesmeyin nede olsa bir zamanlar guzel anilariniz oldu onlar hatrina.Erkekler sizde eslerinize ayrilmak isterse insanca ayrilin,evlenirken yalvarip,ayrilmak isteyince eslerinizi yalvartmayin ALLAH,selami uzerinize olsun…

  30. mavis Erdemir diyor ki:

    Buyrun iste gelinen nokta kadini kadinliktan cikardiniz,erkegide cileden,ne aile yapisi kaldi,nede kendisi,Bizleri yani,TURK ve islami baska yoldan bozamayanlar nerden bozacak temelden.Ben bir kadinim ama bu hakki istemiyorum ben kadinim,kadin olarak kalicam,haaa bana bu hakki verirken esimide dusunun oda insan onlarin haklarinida verin.Gun gelir aramiz bozulursa beni bu haklar vesileslyle beni canavarlastirmayin…

  31. fatih diyor ki:

    selam herkes birşeyler anlatmış çoğuna katıldım en çokta kadınlara sunulan bazı kaldırmaca kanunlar gerçekten artık kadınlar uçmaya başladı. dönün eskilere kadın sadece cariye erkek tarafından seçilen hatta erkeğin seçmesi için yarışandı.

    kadını koruyun hor görmeyin o el üstünde tutulacak sevilecek bir bir varlıktır.ama kadının görevi erkeğinin çatısının altında olmasıdır.kadın erkek eşitttir derlerr neden yaradılış olarak farklılar neden güç onlarda değil.işte nokta burada erkek kadınından sorumlu kılınmıştır.ama nedendir bilmiyorum kandırılmaya en yakın olan zayıf halka kadınları seçtilerki onlara öyle kanunlar getirdilerki ortamı bozmak adına iç isyanı çıkarmak adına kanunlar resmen saçmalaştı.kim bunların sorumluları
    örnek tc vatandaşıyız dinimiz islam peki islam fuhuş yapana ne diyor.
    islamda fuhuş yani nikahı olmadan başkasıyla ilşkide bulunan erkek yada kadın ALLAH tarafından cezalandırılacağını biliyoruz.peki neden tc kanununda kadın evlendiği halde yada erkek başka birisiyle isteği karşılığında yaptığı fuhuşu cezalandırmıyor.neden ortamı geriyor.para karşılıı yapana ceza var ama kadın yada erkek istediğiyle yapabilir evlide olsa cezası yok sadece boşanma talebi oluyor bu kadar basit…???

    psikolojiler devamlı alt üst ediliyor ama sadece boşandıktan sonra pedegoglar gönderiliyor neden evilik içinde böyle bir durum yok ilgilenen devletimiz yasa çıkartacağına bir el atsın bunlar olmadan…

    bütün anne ve babalara sesleniyorum çocukları yetiştirirken lütfen dikkat edin…bu gün sizin kızınız anne olmayı evinin kadını erkek çocuğunuzda sorumlu eşini evini sorumluluğunu bilen biri..

    sesleniyorum kadınlar başımızın üstünde gezilecek varlıklardır lütfen büyüklerimiz kadınları şaşırtmayın

    herkesin zaten ekonomik bulanım da yetiştiremiyor..kadınlar size sesleniyorum siz annesiniz yetiştiren terbiye veren suçladığınıız ayrıldığınız karşısında ezik hissettiğiniz erkekleri her zaman bir kadın yetiştirmiştir..siz kendinizi yetiştiremezseniz karşınızdaki erkeği suçlamayın..bende ayrıldım hiç bir sorun yokken ama sorsan sorunları doldurur haklısın desen haksızım der haksızsın desen olur mu ben haklıyım der bu ezikliği üstünüzden atın ne olursa olsun erkeği de kadını da yetiştiren baş tacımız kadınlardır..evinizde olun zaten sizin göreviniz en üstün görev annelik ne işiniz var ben hür bir insanım ayakta durum çalışırım kendime bakarım belediye otobüsü sürerim bakan olurum pekiiiii ya yetiştireceğin ne olur o zaman..???? gerçekten annelik yapan bütün annelerden allah razın olsun derim bir kanguru gibi yanında taşıyan bir kedi gibi yavrusunun sesini duyunca yerinde duramayan aslanın ağzından yavrusunu alıp kendini bırakan hayvanlar kadar annelik duygusu olmayan bir toplum yetiştiriyorsak bu erkekler içinde geçerli yazıklar olsun bizeeeee….her kes sordun ne yapıyoruzzz ne güzel yaşam varken sevilmek sevmek varken el ele tutuşmayı özlem sarmışken bir sela okunur el fatiha derken mi keşkee lere kapılacağız lütfen sevin sevilin hep böyle yaşayın..çocuklar geleceğimizin aynası biz yaşadık onlar ne yaşasın nede yaşatsın avukatlar hakimler işsiz kalsın ………zor mu sizce böyle bir yaşam

  32. kadın magduru diyor ki:

    SLM ben asgari ucretle calışyorum 700 tl 350 tl kira oduyorum 300 tl nafaka baglandı odemiyorum cunku odeyecekmek durumum yok boyle kanun olurmu adalet bunun nersinde eşitlik bunun neresinde bu kanunu cıkaran vekiller 10.000 cezayı verenler yanılmıyorsam 7veya8 bin lira alıyorlar onların yanında 300 tl para degil ama resmen benim yaşama hakkım elimden alındı hani bir atasozu var nasıl olsa yırtılan abacı bekirin yakası benim degil diye eşitlk olacaksa nafaka kesinlikle kalkmalı cunku tekrar evlenilirse diger kadının hakkı calınmıs oluyor buda esitlige aykırıı ayrılan insanlar ayrıldıktan sonra kendi ayaklarının uzerinde durmayı bilmeli yoksulluk nafakası diyorlar yoksullugu bitirmek devletin gorevi birinden alıp birine vermekle olmaz veren taraf yoksulluga duser şoyle soyleyeyim 700 tl alıp 350 tl kira 300 tl nafaka odersen ne kalır 50 tl peki ay sonunda benim elime 50 tl kalıp eski eşimin eline 300 tl gecerse kim yoksul sayılır EVET TURKİYEDE EŞİTLİK YOK CUNKU KADININ HAKKI ERKEKTEN COK

  33. Özkan diyor ki:

    kadın hakları, erkeklerin baş belası, çıkan yasaları yapan erkekler olmasına rağmen, tarihte karısına şirin görünmek için erkekleri ezen erkeklerin oylayarak çıkarttıkları yasa , basın mensuplarının abartarak acitasyonla yazdıkları aslı olmayan haberlere masa başında inanarak çıkartılan yasa, bu yasayı masa başında avukatların abartılı yan dolu senaryolarına inanarak oturduğu yerden araştırma dan karar veren hakimler, haklılığını savunmak için parasız pulsuz kaldığı için avukat dahi tutamayan erkekleri konuşturmadan karar veren hakimler. yokluk içinde kıvrandığını belgelese dahi icra yolu ile nafaka adında alınan nafakalara karar veren hakimler, Kadına yan baktın diye emniyet görevlilerince itilip kakılan suçlu muamelesi uygulayan güvenlik mensupları daha neler neler.. bu sayılanları çoğalta bilirsiniz ama sonuçta elinize geçmeyecek bir şey oda ilgilenmeyen kanun koyucular Çoğunluğu erkek ama öyle sine işte sema hanım size acımızı azda olsa dile getirdiğin için sonsuz teşekkürler. bu madurlardan birisiyim bana bıçak çekilip öldürmeye teşebbüs edilip belgeyle sabit olmasına rağmen nafaka veren ben eve giremeyen evin taksidli borcunu ödediğim halde evde duramayan ben ve çocuklarım kısaca erkeklerin içler acısı durumu var Allah yardımcıları olsun. bu zulum elbet bir gün biter saygılarımla

    • eşitçi diyor ki:

      çoğu kadınlar kusura bakmasınlar çokkk şeytan ve intikamcılarr çok kadın tanıyorum mükemmler eşleri var fakat kanun kadından yana olduğu için eşlerini kukla yapmışlarr çevreyide iki qöz yaşıyla olmayan durumlara inandırıyorlar çokk yazık erkeklere ellerinden hiç bir şey qelmiyor

  34. rumuz erkek diyor ki:

    eşimle aramda ufak tefek problemler ama ondan da hayatımdan da mutluyum piskoljik şiddet çift taraflı ama fizik şiddet yok. hatta eşim bir kere bana barda fırlattı neyse önemli değil zaten. sadece şunu söylemek istiyorum bu durumdayken bile sırf bu kanunlardan dolayı tamamen kendimi baskı altında görüyorum. inanın hiç alakam olmamasına karşı kadınları bir yaratılış ve zerafet harikası gören ben artık bir kadın düşmanıyım ve bu yeni avrupai kanunlar içimde bir canavar büyütüyor hemde hayatım gayet normalken.

    • çetin diyor ki:

      Erkekler aleyhinde bu kadar acımasız kanunların olmasını ben de protesto ediyorum.Kadınlara bu kanunların verdiği küstehlıktan dolayı daha fazla kinleniyorum.

      • çetin diyor ki:

        Herşey için insanlar organize olup toplantılar ve yürüyüşler düzenliyor.Bu işleri organize eden bir arkadaştan ricam istanbulda yürüyüş düzenlesin de alnından öpelim,ben ki hiç bir mitinge katılmamış biri olarak en başta yürüyenlerden olayım.Türkiye sivil direniş nasıl olurmuş görsün.

        • abdullah diyor ki:

          ben de esimden cok cektim. simdi bosanma asamasina geldik. bu zamanda kadinlarin hurriyeti adi altinda kadinlarin erkege karsi isyana tesvik edilmesi sonucunda her kadin bundan hissesini almistir.en dindari bile kocasina karsi gelmesinin kendi hakki oldugunu dusunuyor.

  35. MURAT diyor ki:

    konuyu açan arkadaşa tamamen bende katılıyorum, çünkü onun anlattıklarının %90 ını bende yaşadım .Benimde 2 oğlum var biri 17 biri 12 yani benzer yanlarımız çok.Evlendiğimizin daha 1. ayında biz anlaşamıyoruz ayrılalım diye tutturdu 17 yıl evilik sürecimizde toplam bana 10 defa kadınlık yaptı,ilişkiye girmemek için her gün tülü bahaneler uydurdu 17 yi 365 le çarpın ne kadar yalan uydurmuş ,beni yıllardır kapıda karşılamadı yemeğimi hazırlamadı ,beni uğurlamadı boşanma kelimesini haftada en az 2 defa kullandı ,ben 1 defa olsun kullanmadım çocuklarımın hatırına yüzü hiç gülmedi ve güldürmedi ,güleni ve güldüreni ise hep garipsedi sonunda davayı açtı.

    ailesini aradım o anası olacağa kızınız dava açmış haberiniz varmı dedim ? yok valla senden duyuyorum dedi.kızın bana hiç kadınlık yapmadı dedim bundan haberin varmı ? dedim yok valla haberim yok dedi.hiç bir şeyden haberi yokmuş… ,peki allah hepinizin belasını versin ne haliniz varsa görün dedim 6 ay sonra davamızı gördüler boşandık.Hala utanmadan bende kalıyor ,ailesi olacaklarda buna seyirciler,ama ben o arkadaş gibi evi terketmiycem onu kovacağım, pek yakında çocuklarına yemek hazırlamaktan aciz bir kadın, çoğu zaman ben olmasam çocuklar aç kalıyo.

    O bakana gelince, kadınlar kuyruklarına basıldığında ciyaklamalarını yedi düvele duyururlar ama biz erkekler yaradılışımız itibarı ile bunu dışa belirtmeyiz ,gerek ailemiz içinde gerekse toplum içinde otoritemiz sarsılmasın diye .Tabiki cani ,dayakçı,alkolik,hovarda erkekler vardır,ama ya benim gibiler ………! benim gibilerde var 18 yıldırlı çalışırken hep bunları düşünüyorum bu şekilde çalışan erkek nasıl muvaffak olur,evinin bereketi nasıl olur,nasıl bayram yapar,nasıl gelecek planı kurar,nasıl yatar ,nasıl kalkar bunları yaşayan bilir. Evet şimdi bana bir eş lazım ama bu defa eli ekmek tutan değil eli ekmek yapan……..!

    • MURAT diyor ki:

      bakan hanımın ,inşallah bizim gibi erkekleri de görmesini de temenni ediyorum ve böyle kadınların kesinlikle cezalandırılması için gereken kanunlar her ne ise çıkarılmasını ivedilikle arz ediyorum.

    • dilruba diyor ki:

      eşiniz aslında evliliğini 17. ayda bitirmiş ama siz kabullenememişsiniz.yoksa seven bir kadının kadınlıktan kaçmak istemesinin hiçbir mantıklı yanı yok.eğer geçerli bir mazereti yokken bir kadın bu işten kaçıyorsa adamı sevmiyor demektir.arada sevgi olmazsa bağlılık da olmaz.bu kadının gözünden bakınca sevmediği bir adamla beraber olmuş sevmediği adamdan çocuk yapmış demektir.ben bir kadın olarak bu olayda yeterince cesur olamamış korkak ve özgüvensiz bir kadın görüyorum.sebep olarak da en başta yanlış bir evlilik yaptığı için (yanlış derken kötü bir adamla evlenmesini kastetmiyorum yanlış anlamayın sevmediği ilgi duymadığı bir adamla evlenmiş olmasını kastediyorum) sonra da yürümeyeceğini farkettiğinde evliliğini 17 yıl devam ettirip size de bu çileyi çektirdiği için.

      • murat diyor ki:

        doğru söylüyorsunuz dilruba hanım yani beni kandırmış hep beni sevdiğini söylerdi ama yalanmış,niye boşanmak istiyosun dediğimde hiç bir somut cevap alamadım,çek bir açıklaması var bende oda şu ki aradığı maddi zenginliği bulamadı başka bir açıklaması yok okuduğunuz için sağolun

        • dilruba diyor ki:

          sevmenin farklı şekilleri vardır hiç sevmemiştir diyemem ama evlenmek istediği özel insan yerine koyamamış bence sizi.o özel insanın siz olmasını istemiş ve 17 yıl beklemiş de olabilir.

          • hüzün diyor ki:

            bir kadın ‘ o özel insanın olmasını istemiş ve 17 yıl beklemiş de olabilir ‘ bir kadın bu kadar acımasız olabilir mi ?
            murat kardeşim sizin eşinizi ve meselesinizi tenzih ediyorum ama bu tür şeyleri görünce o kadınların BİR KISMINI insandan sayamıyorum .
            çok iyi rol yapan varlıklardır .

            kızın biri sürekli ahlaki davranışlarımdan dolayı beni överdi (ki ben asabi biriyim , neyimi övüyorsa artık), evlenmek istediği kişinin maddi durumuna , tipine değil ahlakına bakacağını söylerdi .
            bir gün onu istemeye gitmişler , gidenler varlıklı , zengin kişilerdi . kız çocuğu kabul etmemiş . demiş ki seninle fikren uyuşmuyoruz , kendi arkadaş çevresinede çocuğun ahlaklı biri olmadığını sezdiğini söylemiş . banada söylediğini hatırlıyorum (ki çocuğun kim olduğunu öğrenince şok oldum , çocuk ahlak abidesi ) . çocuk tip olarakta normal biriydi .
            bizim arkadaşlar bu kızın ahlaka önem vermediğini ıspatlamak için bir gün benim kızda gönlümün olduğunu ona söylemişler , utandığımı ona açılamadığımı , beni temsilen onları gönderdiğimi kıza söylemişler (bir kaç gün kızın bana farklı baktığını fark ediyordum ama bana bir şey demedi ) sonra yine benim adıma demişler ki : annesi gelirse olumsuz bir cevap verir misin ? annesini gönderirse olumsuz bir cevap alırsa , annesi adına üzüleceği için bizi temsilen göndermiş demişler . kızda demiş ki temiz bir insana hayır demem . kendiside efendi biri . gelsinler istesinler . vs .vs

            sonra kızın bana karşı hareketlerinin tamamen değiştiğini fark ettiğimde , sinirlenmiştim , kendisi bana neden kapalısın , neden cesaretli değilsin tavrında cümleler kuruyordu . anlıyamıyorum bunları söyleme nedenini . oyunu öğrenince boşluklar dolundu . kafamda soru işaretleri anlam buldu .
            kız çok ağlamıştı , hatta benim insafsız , taş kalpli , müslüman olduğunu iddia eden bir zındık olduğumu söylemişti . nedeni : ona pas atmamaktı .
            benim pas atmama nedenim : iffetli görünen , örtüyle insanların gözlerini örten , tip peşinde koşan bir çirkef kız olduğundandı .

            bu kadın tipleri , piyasada çoktur . erkekte aradığını bulamayınca , erkekteki maddi duruma , kariyere önem vererek ve bunların üstünüde ‘seni seviyorum’ cümleleriyle örtüp , erkeği kandırarak , kalbinde döndürmeye çalışır ama döndüremez . bu seferde o erkeği parmağında çevirir . hemde marifet sayarak .
            hep söylerim , önünüze her gelen güzel kıza yüz vermeyin , hatta bir KIZIN PEŞİNDE KOŞAN ERKEKTEN NEFRET EDERİM . her şeyin kalbi olmasını istiyorsanız bu gibi durumların eş zamanlı ve eş duygulu olması gerekir .

          • dilruba diyor ki:

            bu sitede okuduğum en korkunç yorum bu oldu.kızı para ve tip peşinde koşmakla itham etmişsiniz ama aynı zamanda zengin ve tipi kötü olmayan birine hayır dediğini söylemişsiniz.kızcağızın ne suçu var ben anlamadım sadece sizi sevmiş sizinle evlenmek istemiş.arkadaşlarınız da ona en büyük kötülüğü yapmışlar ve kıza umut vermişler.o kız sizi sevdikçe kusura bakmayın ama egolarınız tavan yapmış

          • Süheyla diyor ki:

            iffetli görünen , örtüyle insanların gözlerini örten , tip peşinde koşan bir çirkef kız olduğundandı .

            ***

            Ya ben anlamıyorum,erkeklerin evleneceği zaman güzel kız aramaları çok doğal karşılanırken neden kız erkek te tipe bakınca en çirkin yakıştırmalara (çirkef gibi mesela)maruz kalıyor?Erkekte nefis var da kız da nefis yok mu?

          • murat diyor ki:

            bu kadın çok acımasız dilruba hanım ,işin kötü yanı kendi acımasızlığının farkında bile değil.Biz istanbul da yaşıyoruz, 5 yıl önce geldik benim işim sebebiyle ,ben 1,5 yıl önce geldim ama işlerimi oturtuncaya kadar evimi getirmedim .Burada gece gündüz çalışıyordum 5 ayda bir 2 günlüğüne memlekete giderdim daha kapıdan içeri girdiğimde huzursuzluk çıkarmak için elinden geleni yapardı yani yorgunluğumu bitkinliğimi kesinlikle görmeyecek kadar acımasızdı .boşanırken çocukların velayeti bende kalsın diye resmen yalvardı ,peki dedim, şimdi ise çocuklar sende kalsın ben onlarla baş edemem diyor ve bunu çocuklara bile söyledi yani yalnız bana değil çocuklarına bile acımasız.Diyorsunuz ki *seveceği o özel insan siz olmasını istemiş ve 17 yıl beklemiş*Evet ,o özel insan bendim ,bir erkekte aranan sevgi ise bende vardı ,saygı ise oda vardı ,eğlenceli olmaksa kesinlikle le vardı koruyuculuk sa ölümüne vardı .Hastalansa ,her nerede isem son sürat gelir kucağıma alır arabama koyar hastane hastane dolaştırırdım.Ha bu arada hastalıklarının hiç birinde samimi değildi.Yani ,bana çok iddialı konuşuyorsun, diyeceksiniz ama benim bu evlilikte küçücük bir hatam dahi yok.İşimden evime evimden işime giderim ,ne kahvehane kültürüm var nede başka bir şey ,yani mutluluğu çekirdek ailesinde bulan bir kişiyim BU KADIN BENİM 17 YILIMI ÇALDI O KADIN İNSAN DEĞİL AMA ÇOCUKLARIMIN HAYATINI ÇALAMAYACAK ÇÜNKÜ BUNA İZİN VERMEYECEĞİM .

          • hüzün diyor ki:

            dilediğiniz gibi yorumluyabilirsiniz dilruba hanım .

            fiziğe önem veripte bunun üstünü ‘ahlaka değer veriyorum’ cümlesi ile örtüp , gerçeği saklayan , fiziksel yönden insanları eleştirip ve onları red ettikten sonra ‘ahlaksız’ diyip üstünü örtüp insanları rezil edeceğine , kişiyi beğenmediğini , ahlaki değerleri buna alet etmemesi daha uygun buluyorum .
            savunduğunuz kadın tipi tam bir facia . böylelerin sevgilerine değer vermiyorum .

            yorumlarım sizi korkutabilir . ben normalde de biraz sinirli biriyim , bu tipleri görüncede sinirim tavan yapıyor , egolarım değil .

            umarım anlatabildim .

          • hüzün diyor ki:

            süheyla hanım , yaptığım yorumu gerektiği gibi okumamışsınız yada ben göndermek istediğim mesajı başarıyla yansıtamamışım .

            denklik önemlidir , ben denklikten yanayım . iki tarafda kalbi olarak birbirini beğenmişse sorun yok .
            bir birini fiziksel olarak beğenmediklerini ifade etmeyip bunun ‘ahlak , maddi’ durumlarla ambalajlayanlaradır sözüm .
            herkes dengini istemeli . bu benim şiarımdır .

  36. ali uzun diyor ki:

    kadının evlilik sonrası nafaka almasının helal olmadıgına dair bir yazı yazmıstım neden onuda yayınlamadınız anlamadım. yanlısmı söylüyorum yoksa siz ispatını yapın o zmaan. cevap bekliyorum

    • semamarasli diyor ki:

      Ali bey konu ile ilgili önemli detaylar var, bu yüzden yayınlamadık, yanıltıcı olmasın diye. En kısa zamanda bir açıklama yazısı yazacağım nafaka konusu ile ilgili. selamlar…

  37. ali uzun diyor ki:

    kadıın tazminat almasıda dogru degildir bu da helal degildir.. ancak ve ancak evlilik öncesi yapacagı mihir seklindeki anlaşmadan alacagı pay vardır.zira islam hukuku kişilerin hürriyetini kısıtlayıcı herseyi ortadan kaldırmıstır. bu gün gelinen durumda kadınlar için bosanmak bir anlamda gelir getiren bir rant sejkline dönüşmüştür. yani 1 gün evli kal bosan ömür bıoyu nafaka almaya devam et.. elin gavuru bile bosanırken sadece evli kaldıgı süre kadar nafaka lamayı uygun görmüştür.tek diyecegim sudur insanlara : kurana göre allahın indirdikleriyle hükmetmeyenler işte asıl kafirlerin taa kendileridir buyuruyor… bu sözü ben söylemiyorum. kuranımız emrediyor..

  38. ali uzun diyor ki:

    islama göre evlilik bir nevi akittir. yani antlaşmadır . evlilik bitince antlaşmada fesh olur. yani islama göre evliliğin hiç bir kutsiyeti yoktur ama su medeni kanun insanlara adalet dagıtacagına adeta toplum huzurunu ve insanları magdur etmek için sanki kasıtlı düzenlenmiş.
    daha dogrusu 3 – 5 tan kendini akıllı zanneden kişiler millet adına karar vermiş. ve yaptırım uyguluyorlar. ben 13 yıl evli kaldım nihayetinde bosandırıldım. bu sürede eşim 2 kez evimin esyasını tamamen götürdü aylık 450 tl nafakaya baglandım tek cocugum dahil. üstüne üstlük 50000tl de tazminata mahkum edildim. su anda ekonomik olarak tamamen iflas ettim. sadece nefes alıp veriyorum. bunun neresi adalet anlamakta güçlük cekiyorum. üstüne üstlük haklılıgımı sahitlerimle ve delillerle ispat etmeme ragmen ve karsı taraf kendini bile haklı gösteremezken..
    işin tuhaf olan tarafıda nedense aile mahkemelerinin hakimleri genelde bayanlar.. bir bayan bir erkek olamazmı bu kararları verirken. sözde aileyi korumaya calısan sayın bakanın acaba dagılan aileirn durumlarından haberi varmıdır. perişan olan cocukların durumu onu üzmüyormu?…

  39. Hüseyin diyor ki:

    Ben erkeklerin bu duruma düşmesini yadırgamıyorum. Bana göre bunun iki sebebi var. 1. si Kuran ve Sünnetten uzaklaşmamız. 2. si ise iki lafından birinde ağzından salyalar akıtarak sanki ilim arzediyormuş gibi Peyg. sa in hanımlarına nasıl davrandığından bahseden ileri derecede geri zekalı ilim (!) adamlarıdır. Hiç bir zaman annelerimizin Peyg. sa efendimize nasıl davrandıklarından bahsetmezler. Efendimizin annelerimize yardım ettiğinden bahsederler ama annelerimizin bundan haya ettiğini anlatmazlar. Annelerimizin ne çamaşır ne de bulaşık için makina kullanmadıklarını göz önünde bulundurmazlar. Şimdiki kadınların çamaşırını da bulaşığını da makina yıkar ama gene de kocaları mutfağa girsin isterler. Tamam erkekler de mutfağa girebilir ama bunu kadınların kocalarından istemeleri zilletin rezaletin ta kendisidir. Çünkü hani örnek aldığımızı iddia ettiğimiz annelerimiz bir gün olsun Efendimize şunu da sen yap dememişlerdir. O kendisi gerektiğinde annelerimize yardım etmiştir. Bazıları da 4 kadına kadar evliliğin (haşa-çünkü dinden çıkarır) doğru olmadığını iddia eder ağzını yayarak. Ayeti kafanıza göre yorumlamak sizin haddinize mi kalmış ki. Yaradan böyle buyurmuş ise sizin kuş beyninizin almayacağı bir hikmeti vardır. Bu arada eşinin ezalarıyla hayatı zindan olan erkeklere bir tavsiyem var. Her ne kadar resmen boşansalar da dinen boşamasınlar. Nasıl olsa erkek ikinci bir nikah kıyabilir. Ama kadın kocası boşamadan başkasıyla nikah kıyamaz. Kıyarsa zina etmiş olur. Siz fani dünyada çekersiniz. Ama onlar ebedi alemde hak ettiklerini bulurlar. Önemli olan ebedi alem değil mi zaten. Belki şimdi 4 nikahı anlamışsınızdır. Tabi zekanız buna elveriyorsa. Hah tamam şimdi yakaladım diyenlere de bir tavsiyem var. Hemen heveslenmeyin. 1-İstisnalar kaideyi bozmaz. Bu istisnalar erkekte de kadında da olabilir. 2-Unutmayın ki eşini aldatan erkeklerin suç ortağı başka bir kadındır.

    • Yasin diyor ki:

      Hz. Lut’un hanımı, Hz.Nuh’un hanımı ve şu anda aklıma gelmeyen başkaca peygamberlerin hanımlarının durumlarını, O Peygamberlerin Allah’ın yolunda olmamalarına bağlamıyorsunuzdur umarım.
      Ayrıca; Ahzab süresi 28 ayet’te açıkça peygamberimizin hanımları ikaz edilmiş, azarlanmıştır.

      Erkeklerin yaşadıkları; sünnetten uzaklaşmayla alakalı değildir, genellemeler daima hatalıdır.
      Toplum olarak islamdan uzaklaştıkça durumumuzun daha kötü olacağı konusunda sizinle aynı fikirdeyim.

      • eymen diyor ki:

        “Ahzab süresi 28 ayet’te açıkça peygamberimizin hanımları ikaz edilmiş, azarlanmıştır.”
        İkaz edilme uygun bir ifade, ama azarlanma aşırı bir yorum olmuş. Onlar ezvac-ı tahirattır, onlar müminlerin anneleridir.

        • Yasin diyor ki:

          Allah-û Ekber!
          Allah annelerimizi hatta peygamberimizi azarlayamaz mı?
          Temiz olmaları ayrı, hatasız olmaları ayrı konudur. Annelerimize olan hürmetimiz, Allah’a olan hürmetimizden büyük değildir. Annelerimiz bile olsalar; onlar da insandı. Asla hatasız değillerdi. Sanırım azarlanmayı annelerimize reva görmediğiniz için bu kelimeyi aşırı buldunuz, Allah aslında onlara bu ayetlerde merhamet etmiştir. (Allah sizden kiri gidermek, Tertemiz pampak yapmak istiyor)
          İnzar, Azarlanmak, uyarılmak, engellenmek daima kötü bir şey değildir.

          Ahzab 33 – Hem vakarınızla evlerinizde durun da önceki cahiliyet devrinde olduğu gibi süslenip çıkmayın. Namazı kılın, zekatı verin. Allah ve Resulü’ne itaat edin. Ey ehli beyt! Allah sizden kiri gidermek ve sizi tertemiz, pampak yapmak istiyor.

          Halis fikrinizde ötürü Allah sizden razı olsun, anlaşılmak ümidiyle…

    • desperate diyor ki:

      Burada kimse bu kadar kötü bir tavsiyeyi vermemişti, beyniniz nasıl çalışıyor sizin sadece kötülüğe mi?
      İçinizdeki kötülüğü Allah bilmeyecek mi sanıyorsunuz?
      Ayrıca dini nikahtan boşanmak 3 defa boşol mu demektir, mahkemede boşanmayı kabul ettiğinizde Allah katında boşanmış olmayacak mısınız? Siz kimi kandırıyorsunuz?
      Ayrıca saygı çerçevesinde yorum yapalım, küfür, haraket içeren yazıları okumak istemiyoruz.

    • RÜSTEM diyor ki:

      seni yaradana kurban olayım arkadaş ne kadar güzel demişsin senin bu yorumunu eşim(kocam)beni aldattı diyenlere küpe olur inşallah Alla senden razı olsun

  40. nurbanu diyor ki:

    hayat-ı ictimaiyede kadınlara bu kadar haklar vererek aile saadetını böyle tahrıp etmeye muvaffak olan dehşetlı taifeler mahkeme-i kübrada Cenabı hakka nasıl hesap verecfkler merak ediyorum doğrusu….unutmayalım hanımlar SALİHA KADNLAR İTAATKAR OLANLARDIR ….. buyuyruyor RABBİMİZ çoooook üzücü hadiseler Allah sonumuzu hayr etsinnnnnnnnnnnnnn……………..

    • mustafa830 diyor ki:

       “İyi kadınlar itaatli olanlardır.
      “Allah onların haklarını nasıl koruduysa, onlar da erkeklerinin haklarını öylece korurlar.
      “Baş kaldırmalarından korktuğunuz kadınlara önce öğüt verin. Vazgeçmezlerse, kendilerini yataklarında yalnız bırakın. Yine yola gelmezlerse dövün. Eğer size itaat ederlerse, onların aleyhine başka bir yol aramayın” (Nisâ sûresi (4), 34).

  41. Nedim diyor ki:

    korkmaya basladim evlilikten. bu ne kardesim böyle…

    Allah sabir versin.

  42. Garip diyor ki:

    Bizzat kendim görücü usulüyle evlendim. Evlenirken tek beklentim vardı. Kadının dürüst olması. Beklentim bu olduğundan fiiziksel güzellik kavramı beni ilgilendirmiyordu. Eşimi mutlu etmek için kendi çıkarıma ters çok şey yaptım. Eğitimime devam edebiliyorken kendi yerime onu tercih ettim. Hertürlü ev iş yaptım ve yapmaktayım. çocuğun altını temizlemekten evi silmeye kadar her işi severek yapardım.

    Eşimin yorulması durumunda üzülürdüm. Hastalandığında keşke yerine ben olsam diyecek kadar sersemleşmiştim. Zorunlu bir gurbet yaşadığım için yalnızlığın ne olduğunu sıcacık bir yemek sunanın ne kadar değerli olduğunu avrupanın fuhuş batağı avrupada fiziksel ve ruhsal olarak korunmanın öneminin farkındaydık.

    Onun da ötesinde kendine yapılmasını istemediğini başkasına yapma kültüründen eksikte olsa beslenmiştik. 2010 yılında bir erkek çocuğu nasip oldu. 6. yıla kadar tek taraflı herşeye evet dediğimden dolayı hanım çok memnundu ve ailesi de hertarafta beni aşırı derece methederdi. Hanımı tek taraflı sevdiğimden dolayı ondaki eksiklikleri farkedemiyordum.

    yağmurlu ve rüzgarlı bir gün hanım bana gidiş geliş 4 saatımı alan bir alışveriş merkezine bir peynir çeşidi için göndermek istedi ben de havadan kaynaklı gitmek istemediğimi en yakın marketten başka çeşit alabileceğimi söyledim ama ikna olmadı bunu problem yaptı. Kafam zonk etti ve sordum abin olsaydı ya da baban olsaydı bu havada sırf bunun için gönderirmiydin diye sordum sormaz olaydım ya da iyi ki sormuşum. Benimle zıtlaştı.

    En son dedim ki madem senin için önemli kalk sen bu havada git al. Efendim ben kadınım bana nasıl kıyıyorsun gibi kurnaz laflarla kendini savunmaya başladı. Baktım olmuyor başka zaman gidecem zaten giderdim dememe rağmen olmayınca dedim ki o zaman sen de az kullanaydın ki bitmeyeydi bugun biraz daha kalsaydı. Ama mevzunun orda bittiğini sanmıştım.

    1 yıl sonra tatile gittik. iyi harcama yaptık tatilde. Bitimine yakın araba kazası yaptım ve arabasını kullandığım adama o parayı ödemek zorunda kaldım. Derken son kaç gün kala kendimizle beraber hanımın ailesinden biri için bilet parası yollamıştık ama onu da harcadılar derken bu sefer annesine ayrı bir bilet alarak kendisiyle beraber getirmek istedi olmaz yapamayız planlarımız altüst olur dememe rağmen kayınpederden tut ailesinden herkes beni paracı yaptı.

    Almak zorunda kaldım hanım mutlu olsun diye. Kaynana iki aylığına geldi. Hanımın okulu için burs ayarlamak için saatlerce benim olmayan bir dilden form dolduruyordum. Çok yorulmuştum anlayamadığım fazla kelime vardı. Sonrasında ise burs merkezini arayacaktım. O sırada hanım bana çocucuğu beraber yıkayalım diye ısrarcı oldu ben de şu anda müsait değilim dedim kaç defa ısrar edince müsait değilim diyorum sana anlamıyormusun dedim utangaç orta bir ses tonuyla.

    Kaynana kendi evinde kocasına kocalık yapan bir tip. Birden bana laf saymaya başladı. Dağdan gelmesin seninle evlilik olmaz kocama kurban ol gibi lafları saymaya başladı. Birçok hakaret yaptı o anda da hanım ağlıyordu anne anne böyle deme eşim dediğin gibi biri değil dedi. Kadın lafını kesmeyince ben de dedim ki sen de anneme kurban ol. iş koptu.

    Bu sözden sonra hanım şimdi karı diyorum başladı abime kurban ol bilmem birçok hakaret. Sonrasında çocuğu göz önünde bulundurdum hakkına girmek istemedim babasız büyümesine gönlüm elvermedi ve karıdan ve annesi olacak karıdan özür diledim resmen yalvardım. Annesinin ayaklarına gittim. Çünkü karı ve annesi çocuğa bağlılığımı farketmişler ve beni esir edinme planlarını kurmuşlardı.

    Meğerki o peynir olayında karı annesine farklı istihbarat vermiş ve benim peynir için onu üzdüğümü söylemiş annesi de herşey için üzdüğümü düşünmüş. O esnada da bir ev parası miktarınca sermayeyi karının dayısına altın hesabı yapması için yollamıştım bizim için. O esnada para dayıda. Kaynana 2 ayı bittikten sonra memlekete gidince sülalesinin koyunlarını dahi bana düşman etti.

    Kendi onlarca lafını örtüp benim savunma niteliğindeki lafımı önce ben demişim gibi herkese anlatmış dilde uzun maşallah. Yine yuva bozulmasın bunlar sebep değil cocuk var dedim boyun büktüm görmezden geldim. Ama bunlar unutmuyor. Altın yükselmişti ve dayısından istedim bozmak için ama vermeye yanaşmadı. Meğer ki karı demiş ki dayı yarısını üzerime koy yani arkadan gol attı. oysaki ona projemi anlatmıştım.

    Elin adamına çalışmakla zorlandığımı bazen de iş sıkıntısı yaşadığımı ve bu yüzden getisi daha iyi bir market açmak istediğimi kendisine ve çocuğa daha iyi maddi imkanlar sunmak istediğimi söylemiştimç Ama nafile. Kadın Mehrini almış ve çalışmıyordu yıllardır okula gidiyordu. Ama herşeyin yarısı bana da ait diye tutturdu. Velhasıl ayrılma noktasına geldik ve karı birgün benden habersiz çocuğu alıp memlekete baba evine gitti.

    Karı araştırmış 1200 tl çocuğa nafaka ve kendisine de ayrı nafaka hakkı var ve kanun çocuğu da ona veriyor. Bir de karı kurana göre yaşadığını da zannediyor ailesiyle. İlkin ben de boşamayı göze aldım ama mantıklı düşününce ikinci evlilik yapsam ödeyeceğim nafaka dolayısıyla ikincisine yetiştiremeyeceğimi farkettim cocuktan da olamadım. İkisi belimi büktü. Yine düştük peşine. Hertürlü hakaret yedik.

    Sülalesinin koyunları dahi bana iftira eder oldular. Sigara dahi kullanmazken pavyona gittiğim söylendi. İnancımı korumak için avrupanın kızlarına bakmadım onlarla evliliği sağlam bir yuva kurmak için istemedim imkanım olmasına rağmen. Adalet üzerine deneme amaçlı bir kitap çıkardım inşallah yayınlarız ama dinden çıktığım iftirasını attılar.

    Karının bir dayısı toplumun içinde bana saldırdı çok utandım kendimi savunduğumdan dolayı. Ama yine de evliliği kurtarma gayretinde bulundum. Nedense karı sonunda kabul etti ama herkese karşı rezil oldum. Şunu söylemek isterim sayın bakana ve kadın hakları savunucularına yaşadıklarımın ardında 2 ay geşmiş ama ben fısır fısır sigaraya başladım.

    Avrupa kızlarından biriyle evlenseydim keşke diyorum ve hep mutsuzluk içindeyim. Boşansan karı benden herşeyimin yarısını alacak nafaka alacak ve çocuğu benden alacak. Peki eşitlik nerde ? bu zülüm değil mi? Karıyı sevmediğim halde bana sorduğunda evet demek zorundayım yani yalandan nefret eden birini beşeri kanunlar yalancı yaptı.

    Çalışmak ticaret yapmak istemiyorum. Kadınlara avrupalı gözüyle bakmazken onlardan farkım kalmamış. Babasız ya da annesiz büyüyen çocukların psıkolojık durumlarını gördüğümden çocuğa kıyamıyorum ve artı ekonomık sıkıntı çekecem. Hani müslümanlık Kurana inanmaktı ? Bu işin içinden nasıl çıkacağımı kadın bakan söylesin. Mecburi bir birliktelik.

    Üstelik karı aileme kendisini sevmeden evlendim diyecek kadar küstahlaşıyor. Peki çocuk olmadan defolup gitseydin ya da evlenmeyeydin benimle. Umutlarımı çalmasaydın. Velhasıl bu saatte yatmak bile istemiyorum. İşimize geldiği kadar müslümanız. inancımı korumak için mecburi yaklaşıyorum istek falan yok. Beni rahatlatan tek unsur var.

    inşallah Allahın rızasını kazanır ve ahirette huri ile evlenir mutlu olurum. Ayrılsam bile başka kadını sevemiyeceğimi sadece yaklaşmak için evlenmek zorunda kalacığımı düşünüyorum. İşin bu boyutu da var. Her kadın aynıdır demekten Allaha sığınırım ama yaşadıklarımdan dolayı inancım bitmiş. Bu durum ne zamana kadar devam eder bilemiyorum ama önümü de göremiyorum. Allahtan tek dileğim günahlarımı affetsin ve büyük gurbetten kurtarsın.

    • Yasin diyor ki:

      Sizi çok iyi anlıyorum, Allah yardımcımız olsun.
      Benim de yaşadıklarım özünde çok farklı değil, bin istekten birini yapmadığım güne kadar beni de methederlerdi, sadece bahane edilen şeyler farklı, bizim meselemiz hamileliği sırasında (ve daha sonra çocuk hastayken) onu tatile göndermemiş olmam :'(
      Kadına peşinen hak verilmesi gerçekten de büyük bir zulüm.

      Belki de; hatayı insanca davranmakla yapıyoruz, herkese hak ettiği şekilde muamele etmek gerekir ama insanın yapısında çirkeflik olmayınca bazı şeyleri yapamıyor.

      Başka kadına gitsem, geceleri dışarda geçirsem, lokantalarda yeyip eve bulgur vs. alsam, karımı çalıştırıp kredi kartıyla borçlandırsam, içki kumar vs. olsaydı, evimiz çocuğumuzu düşünmeden sebepsiz para harcasam, çocuğa değer vermesem, acaba yaşadığım sıkıntıları yaşar mıydım? Yuvama, karıma, çocuğumuza verdiğim değer yüzünden mi geldi bunlar başıma?
      “Boşanmak mı istiyorsun? Defol git, al çocuğu istersen öldür” diyenleri görünce onları anlamıyordum, meğerse çocuğu koz olarak kullandırmamak için böyle yapıyorlarmış. Yine de ben bu riski göze alamadım, çektiğim tüm sıkıntılara katlandım yine de olmadı. :'(

      • TİBET diyor ki:

        Yasinciğim, biz erkeklerin evlilik içinde ve evlilik sonucunda yaşadıklarımızı ve yaşayacaklarımızı,
        kadınlar evliliğin en başında bile biliyorlardı! Benim gözlemim böyle.

    • Zor oyunu bozar. diyor ki:

      Kardes Allah size sabir versin, Sizin anlattiklarini gorunce, ben anlattiklarinizdan abartisiz 10 kati fazla yasadim, ve biliyorum ki cok daha yasamissinizdir ve burada anlatamiyorsunuzdur.

      Benimde basima geldigi zaman, Kime gitsem annem, babam ve dostlarim haric bana hep intikam yollari gosterdiler degisik taktikler soylediler, Basvurdugum avukatlarim durumu anlayinca, Ceketini al ve git arkana bakma dediler, Ceket alip gitmek cok kolay da senelerce emek verdigin yavrularin var. Mecburen mucedele etmek zorundasin, Benim yapim da oyle idi, Mucadele ederken bazen kendimi bile tanimaz oldum, Mecburen onlar gibi olmak zorunda kaliyor insan.

      Benim olaylarim mucadele etmemden dolayi uzun surdu ve suruyor, Ben Birde ne yasadigimi, ne yasayacagimi, gorup de takip eden birisiydim, hep hazirlikli, hep temkinli, Senelerce evli olup da farkedemediginiz birseyi sonradan farkediyorsunuz, ve kendinize oncelikle sorular soruyorsunuz, sonrasi sorgulamaya basliyorsunuz, yakinlarinizi ve cevrenizi. Guven olayi yitirilince, eger benim gibi havlu atmaz kisiliginiz var isi devam ediyorsunuz, bu bayagi uzun surdu benim icin ve yipratici oldu, Cunki emeklerim ve haklarim vardi, Supesiz ki Obur dunyada hesaplasilacak, Bana gore ve kisiligime gore bu dunyada da hesaplasilabiliyor ve ben bunun mucadelesini veriyorum, isin belkide son asamalarina geldik ve ruzgar artik benden yana ve hakliligim bir bir ortaya cikti, Egerki Adalet olsa idi, Bu is coktan bitmis olurdu ve hakli kimse ortaya cikardi, Malesef ki kanunlar cok kotu ve rezil. Bende sizin gibi yurd disindayim ve buradaki kanunlari da cok iyi biliyorum, Ayni kanunlar Turkiyeye geldi hayirli olsun, Allahin sansli kuluymusum ki ben bu surecin sonuna geldim, Aileleri bu durumda olanlara Allah sabirlar versin.

      Bu kanunlarin Nasil uygulanabilecegini Sayin Aile ve Kadin bakanligi biliyor, Cunku degisik avrupa ulkelerine gidip incelemeler yaptilar hatta o zamanlar kendileri baska gorevde idiler. Fakat Bu incelemeler sistemin nasil oldugu ile ilgilidir. Yaptiklarindan ve roportajlarindan oyle net anlasiliyorki. Bu Kanunun sonuclari ve nelere neden olabilecegi ile bilgisi yetersiz oldugu cok net anlasiliyor, Belki ekibi cok zayif, belkide ekibinde yanlis insanlar var. Cunki cok net anlasiliyor ki, Bu kanunun ulkemize ve insanlarimiza neler yasatacagini bilmiyor.

      Sizinde anlattiginiz gibi Bende Aile islerinin bir cogunu yaptim, Hatta Benim Goguslerim olmasa bile cocuk emzirdim ben siseden.. Yillarca Anneleri olmadan cocuk baktim ben. yalniz ve tek basima (Doktoru oldum, Ogretmeni oldum, Arkadasi, Babasi, Annesi herseyi) Iste o zaman anlamistim farkina varmistim her seyin, Ama cok gec olmustu benim icin. Kimseyi suclamadim cunki ben severek evlenmistim oyle zannediyordum.

      O yuzden sizin soylediklerinizi ve sizi cok iyi ve net anliyorum ben.

      Kanunlarin Neyi getirdigini Tek tarafli neler yaptigini bildigim icin Bende Mecburen O kanunlara gore hareket ediyorum ve Pes etmiyorum, Cunku Hakliyim.

      Butun bu olaylarin netlesmesini saglamamdaki en buyuk etken kendime karsi da objektif davranmam idi.

      Gercekler ayni sizin anlatmanizdaki gibi, belki bir peynir alma meselesi, veya baska bir nedenden dolayi idi.

      Z O R O Y U N U B O Z A R.

      Cunku ben Farkina vardigimda, Karsimda bir ordu oldugunu gordum, artik bircok seyi gormemezlikten gelmedim, Zor oyunu bozar dedim ve bozdum,

      Supesizki her insanin farkli problemleri var. Benimkisi de cok ama cok farkli idi.

      Allah sabirlar versin,

    • SÖZÜN ÖZÜ diyor ki:

      Yirmibeşkuruşluk değeri olan bir insana yüz kuruşluk değer yüklemesi yaparsan,
      aradaki yetmişbeş kuruşluk fark kadar, seni aldatacak, sana zulmedecektir.

    • TİBET diyor ki:

      Kardeşim Allah yar ve yardımcın olsun.Tabi ki yaşadıklarınla ilgili çok şey söylenebilir.

      Benim anladıklarım:

      1-Tam yerine düşmüşsün!

      2-Ayrıca eşinin her istediğini yaparak otoriteni zayıflatmışsın.

      ALLAH KURTARSIN.Amin.

    • desperate diyor ki:

      Öncelikle bir kadın olarak çok üzüldüm durumunuza. Her ne kadar burada kadın-erkek eşitsizliği hakkında yorum yazsak ta aslında olay kadınlık erkeklik değil insanlık bence. Kötülerin cinsiyeti yok. Ama malesef daha önce tersini savunsam da erkekler boşanma zamanında kadınlardan daha şanssız kanunlar önünde hele kadın çalışmıyorsa. Örnekleri daha çok okudukça anladım.
      Bir arkadaşım çiftlerden biri daha çok severmiş sen diğeri ol demişti, seven daha çok fedakarlık yapıyor, daha çok hataları görmezden geliyor ve değeri daha az biliniyor.
      Allah bundan sonra kaşınıza daha iyilerini çıkartır umarım.

      • yasin diyor ki:

        Evet, kötülerin cinsiyeti yok.
        Bu sebeple; “Yargıda bir kesime peşinen imtiyaz tanınması zulümdür” diyorum.
        Kadınlara tanınan imtiyazlardan bahsetmeye başladığım anda herkes peşin hükümle “ama toplumumuzda kadınlar eziliyor” diyor. İyi de ben ne yaptım? Gidin hesabınızı ezenlerle yapın.
        Hiç bir konuda, Peşin hükümlü olmamak, taraf olmamak lazım. Adalet budur.

        Daha çok sevenin ezildiğini düşünmüyorum, daha az sevilmeye de razıydım ben, aslında sevginin ne olduğunu bilmeyenlerle sıkıntılar yaşanıyor.
        İyilerin çoğunlukta olduğunu düşünüyorum, fakat; tekrar aynı şeyleri yaşama korkusunu size tarif edemem. Burada paylaşılanların, yaşadıklarımızın çok az bir özeti olduğunu düşünürseniz, korkularımızı anlarsınız.

        Objektif bakışınızdan ve yanlışları görmenizden dolayı tüm içtenliğimle teşekkür ederim. Sevindirdiniz beni :)

    • balrok diyor ki:

      aynı şeyleri hemen hemen bende yaşadım ama ben sadece 6 ay sabrdebildim kardeşim.senin cümleleri okuyunca ya diyorum ne kadar da düşüncelerimiz birebir aynı kelimelerinden oluşuyor.Yüksek takva sahibi bi kardeşimize benzettim seni.Allah dileklerini versin inşallah umudunu kaybetme zaman en iyi ilaçtır.bu dünyanında fani olduğunu unutma.ayrıca bizim yaşadıklarımızdan daha beterlerini yaşayanlarında olduğunu hatırlayıp,şükret ,huzura eriyorsun o zaman.

    • türkan86 diyor ki:

      slm garip sana çok üzüldüm vayyy beee diyorum şimdi ne kadınlar ne kaynananalar varmışş..ahhh bende şuan boşanma aşamasındayım benimde bebeğim var 11aylık ne yazıkki 1.5sne evlikaldık 1sene aynı evin içinde kaldık eşim polisti hakkarideydik geçen yıl adam polisliğin verdiği havayla batıya tayin çıkınca resmen kafayı yedi gözünü açtı karıya kıza gitmesi lüks harcamalar yapması ben eve halı aldıramadım bebeğim emeklemek istiyordu yere bırakamıyordum battaniye seriyordum eve hiçbirşey aldıramıyordum velhasıl bunlar yetmemeiş gibi birde dayağını yeedim bebeğimde nasibinin aldı bi tokatta ona denk geldi 8 aylıktı bebeğim..neler neler vayy beee diyorum şimdi ne babalar varmış sizin yazınızı okuyunca ben çocuğa baktıramıyordum yemek yaparken o anasıgillle telefon görüşmesi yapacak diye çocuğu alt kattaki komşumun kızna baktırıyordum yemek yapana kadar çocuk ağlayınca küfürler ediyordu kendi kanı kendi canı ama asla acıma yoktu çok şükür şimdi kurtuluyorum…

      • Dertli Dolap :( Ekrem) diyor ki:

        Allah yardımcın olsun… Gecenin şu saatinde bende sıkıntı yaşayan insanların yorumlarını okuyup çareler arıyorum sizin durumunuzuda okuyuncada benim hanımın ne kadar kadir kıymet bilmediğini düşünüyorum; aklımı yiyorum :( herşeyden şikayet eden yaşadığı hayatında yüzdelik dilime koysak 10.000 1 insanın yaşamadığı kalitede olduğunu söylemek isterim. Yazık ömrüme ama bu da benim imtahanım ah gözümün ışığı oğlum sana kıyamam yoksa anan babasını evinde bende mutlu dul olmaya çoktan razı idim. Sağılacak inek olmaktan gururumun kırılmasından kurtulurdum.

    • fatima diyor ki:

      demek ailenin koyunlari bile sana dusman oldu oylemi?? aslinda basiniza gelenler nahos ama su koyun meselesine cok guldum..
      :)

    • sadık diyor ki:

      keşke en başta türk kızı olsun, dindar olsun diye bir hata yapmasaydın, turizm yaptığım yıllardan bir çok arkadaşım avrupalı kadınlar ile evlendi ve %90’ı çok mutlular, aileye daha çok değer veriyorlar, erkeği sağılacak inek gibi görmüyorlar, sevgiyi de, saygıyı da çok iyi biliyorlar, ailelerini kendi özeline sokmuyorlar…en önemlisi ise ayrılma durumu olduğunda filistinli görmüş israil askeri gibi ağızlarından köpükler çıkartarak size saldırmıyorlar…

  43. tazlik diyor ki:

    Ben 3 yıl süren bir evliliği biten bir insan olarak, yaşadıklarım belki diğer insanlara faydalı olabilir amacıyla yazıyorum. Görücü usulü evlendim, eşimi annem seçmişti, eşim çok sevecen, sessiz,uyumlu ve sevgi dolu bir insandı, neden böyle oldu bilmiyorum ama, bende onu çok seviyordum, oda beni, Ayrılalı 1 yılı yeni geçti ve ben bunu ilk defa itiraf ediyorum ki, onu çok ama çok özledim, ve şuanda onun yeni bir hayata başladığını bildiğim için geri dönemiyorum, özür dileyemiyorum, hiçbirşey yapamıyorum, giden mutluluğuma arkasından bakıyorum sadece. Çok güzel bir evliliğimiz vardı, eşimle çok güzel anlaşıyorduk aslında, ama aileler araya girdi, daha doğrusu eşimin yaptığı herşeye muhalefet olmayı başarı olarak gören annem devamlı eşime zulmedip, onu üzmeye başlayınca, ve bu konuda eşim bana her dönüp, annen bana bun neden yapıyor? dediğinde, annem haklı dediğim için, eşim devamlı yanlız,savunmasız ve haksız duruma düşürdüm, böylece benm korumam gereken eşimi, mecburen ailesi korumak zorunda kaldı, ve her tartışmada eşimle birlikte ailesini de kırmaya başladım, bana ve anneme çok sabretti, ama ben gözümün önünde olan herhangi bir olayda bile annnemin ne derece haksız olduğunu gördüğüm, bldiğim halde, hep annemi destekledim, ve en son şubat ayında eşim evden üm eşyalarını alarak ayrıldı, ve dava açtı. Tabi annemin siniri bitmedi,bunca yaptığımız eziyetin üstüne birde dava dilekçelerini süsledik, annemizi ve kendimizi haklı gösterdik, tüm suç karşı taraftaydı, çok kötü bir insandı vs. Olmayan şeyler yazıld, olanlar çarpıtıldı, annem kurguladı, biz yazdık, ama tutmadı, eşim benden nafaka ve tazminatla ayrıldı,
    sorun şurda ki, o günler de ailem hep yanımdaydı, abilerim destek çıkıyordu, boşa oğlum bu kızı diyorlardı amma velakin, benim eşimin onlara yaptığı hiçbir saygısızlık yada kötülük asla dokunmamıştı, ama hepsi birden sanki yıllarca eşimden dayak yemişler gibi konuşmaya başladılar eşim hakkında, beni yanlız bırakmıyorlardı, hobaaaaa elimizden geleni arkamıza koymuyoruz, iftiralar atıyoruz falan.
    Dava yı yine de eşim kazandı, ve boşandık bitti
    sonra ne oldu biliyor msunuz
    Etrafımda bana o akılları veren ne annem, ne abim, ne kız kardeşim, kimse kalmadı, tek başıma kaldım, borç içinde kaldım, borç isteyecek kimsem yok, halbu ki evliyken kayınpederimden çok borç almıştım, kimse manevi olarak destek çıkmaz oldu, halbu ki eşim bana en zor günlerimde destek verirdi altınlarını verirdi, sevgisin verirdi,……….
    Şuanda nasıl pişmnım biliyor mususnuz?
    bir daha hayata gelsem, eşimi asla bırakmazdım, anneminde ağzına bakmazdım, kimse eşinizden daha kıymetli değil bunu unutmayın, herkes dış kapının dış mandalı.
    Evlilik birliği içinde eğer, eşinizle bir sorun yaşadığınzda, kendi aileneizden bazı insanlar
    evet sen haklısın, yapabileceğin hiçbirşey yok, boşan, sen daha iyilerine layıksın, boşver, sen herşeyi yaptın,sende hiç suç yok, bak o suçlu vs…. konuşuyorlarsa, bilin ki o insanlar sizin düşmanınızdır, çünkü hatasız insan olmaz, bir sorun yaşandığı zaman ,insan önce kendi insanına kızar, düzeltebileceklerini düzeltsin diye, yok sen haklısın diyorsa, o insandan sana fayda yok, sonunda yanlız kalan ben oldum, eşim yeni bir hayat kuruyor, çok mutluymuş duydum. içim kan ağlıyor, annemin vicdanı rahat mı acaba çok merak ediyorum, bunu yüzüne hiç vurmadım ama, yuvamı yıktı. ve bunu yaşamış bir insan olarak, bir erkek olarak, eşine sahip çıkamamış bir erkek olarak söylüyorum, bu ülkede kadınlar eşlerinden gördükleri şiddet kadar da kaynana dan görüyorlar ve biz erkekler onları, en kıymetli varlıklarımızı annelerimizden koruyamıyoruz.

    (Yukarıdaki yazı bir internet sitesinden alınmıştır.Gönderen kişiye ait değildir.)

    • desperate diyor ki:

      Çok üzüldüm gerçekten eğer siz yaşamış olsaydınız hatanın neresinden dönerseniz kardır, eşinizle barışın dicektim ama başka bir siteden alıntıymış.
      Bizim hikayemiz de buna benzer önceki yorumlarımda anlattım, eşim hiçbir zaman kendi ailesini hatalı bulmuyor hep ben haksızmışım gibi davranıyor.
      Aslında bu ona yıllarca öğretilen ailenin (annenin, babanın, kardeşlerin) kutsal olduğu, gelinlerin araya fitne fesat karıştıracağı inancından kaynaklanıyor.
      Tek fark var, eşimin ailesi bizi boşatmaya çalışmıyor ama bizde büyük tartışmalar olmadı ben de hiçbir zaman saygısızlık yapmadım, kendileri çaldılar kendileri oynadılar, ben saf saf seyrettim, beni üzdüklerini söylediğimde eşim benim fesat olduğumu, kötü düşündüğümü, onların beni sevdiğini, haksızlık yaptığımı söyledi.
      Ben de ayrılmak istedim, bitirdim kafamda, hatta ayrıldıktan sonraki hayatımı hayal ettim ta ki bu siteyi, Sema hanımın yazılarını okuyuncaya kadar.
      Eşim hiçbir zaman kabul etmedi ayrılmayı, şartlarımı iyileştirdi son zamanlarda, ailesinden uzaklaştırdı, benim isteklerimi yapmaya çalıştı ama içimdeki şu kin, nefret geçmiyor.
      En son arabamızı bir haftalığına verdi onlara, benim takılarımla alınan(benim ailemin taktığı altınlar, onların takılarını bile eşimle biz aldık) üzerine kredi çektiğimiz arabamızı, ben vermek istemedim yine de verdi, söyleyin haksız mıyım şimdi?
      Ve Allah rızası için birisi söylesin şu kin nasıl gider kalpten, var mı bir yolu.

      • GÜLERİZ, AĞLANACAK HALİMİZE diyor ki:

        Gölge insanlarla evlilik yapılmaz.Yapılırsa evilik “arkaplandakilerle” yapılmış olur. Ailelerin evliliklere burnunu sokup her şeye maydanoz olması, en sinir olduğum şeydir. Bundan daha rezili ise, evli çiftlerin hacıvat- karagoz oyunu oynamalarıdır. Senin ailen, benim ailem kepazeliğiyle kendilerini kuklaya çevirmeleridir. Yetişkin bireyler evlilik yapabilir.”Yetişkin çocuklar” binlerce örnekte görüldüğü gibi “evcilik oyunu” oynarlar. El atına binen tez iner diye bir söz vardır, pek severim.

        Cahiliye Arap yarımadasında, babalar kız çocuklarından utanır, onları diri diri toprağa gömerlerdi.Modern cahiliye dediğimiz günümüzde ise tam tersi oluyor.Anneler, erkek evlatlarını, evliliklerine müdahele etmek suretiyle felç ediyorlar.Hem oğlunun yuvasını yıkıyorlar, hem emanet diye aldığı gelin kızına olmadık eziyetler ve zulumler ve iftiralar yapıyorlar,sonrada “cennet anaların ayakları altındadır” diyerek övünüyorlar.

        Sırtında everest tepesi gibi kul hakları olan bir insan nasıl olacakda cenneti ayakları altına alacak.Tabi aç tavuk kendini buğday ambarında zannedermiş, ayrı mesele. Annesin, babasın diye kul hakları senden düşecekmi sanıyorsun, ettiğin iftiralar, kurduğun tezgahlar yanına kar kalacak mı sanıyorsun, hiç bir ibadet kul haklarını affettiremez, tevbe ve istiğfar bile.

        Haklar zayi edilen kadar iade edilmeli ve helallik alınmalı. Sahibi, gönül rızasıyla helal ederse sorumluluk öyle düşer.

        Ben kendi aklını kullanmayıp, kendisine KUKLA muamelesi yapılmasına izin veren evli çiftlere, tek kelime söylemeyi gereksiz görürüm. Allah akıl vermiş. Anne baba hatırına yuvasını yıkan anlayışa “hayret” etmekten kendimi alamam.

        Benzeri bir olayı bir arkadaşımız anlatmıştı. Onun bir arkadaşı bir evin tek oğlu. Yüksek tahsil yaparken, bir kızdan hoşlanıyor ve ona evlilik teklif ediyor. Bir süre konuşup tanıştıktan sonra kendi aralarında sözleşiyorlar evlenmek için. Okul biteceğine yakın, oğlanın babası, oğlunu karşısına alıyor ve diyor ki:
        -Oğlum, sen benim tek çocuğumsun.Ben gençliğimde bir kıza aşık oldum ve bir çok nedenden dolayı onu alamadım.Hala yüreğim yanar. Şimdi benim maddi durumum çok iyi. Eğer, beğendiğin sevdiğin bir kız varsa hiç çekinme söyle, gidip onu isteyim.

        Oğlan sevdiği kızla annesinin uyum sağlayamayacağını düşünüyor. Kız modern bir kız. Annesine gelin olamayacağını düşünüyor. Duygularını inkar ediyor ve yalan söylüyor. Benim sevdiğim bir kız yok, siz bulun diyor. Annesi bu habere çok seviniyor ve uzun süredir kafasında kurduğu, teyzesinin kızını oğluna nişanlıyor.
        Oğlanın kendisine evlilik sözü verdiği kız, bu haberle yıkılıyor, açıyor ellerini beddualar yağdırıyor:
        -Senin için bir çok isteyenime hayır dedim, beni yarı yolda bırakacaktın, niye söz verdin, sen yalancısın sen beni yaktın Allah’da seni yaksın diye beddualar ediyor.

        Oğlan yalan söyleyip aldattığı kıza arkasını dönüyor.Onunla iletişimini kesiyor ve teyze kızıyla evleniyor.Oğlan evlendikten bir kaç ay sonra annesi vefat ediyor. Oğlanın babası kendine ayrı bir ev açıyor ve oğlunun hanımından daha genç ve daha güzel bir hatunla evleniyor.

        Oğlan teyze kızından hiç hoşlanmamış, çok mutsuz ve büyük acılar yaşıyor.
        Anne hatırına sevdiği kızı kaybettiğine mi yansın,
        bir kaç ay içinde annesini kaybettiğine mi yansın,
        babasının aldığı hatunun kendi, hatunundan çok daha güzel olduğuna mı yansın.

        Yüreği köz gibi yanan, eziyet gören, zulum gören ve görmüş insanlar, bu haklarının zerre kadar heba olmayacağını bilerek, bu düşünceyle rahatlayabilirler. Kimsenin hakkı kimsede kalmayacak. Allahu Teala kimsenin hakkını kimsede bırakmayacak.Bu ilahi garanti bizi rahatlatmalı.

        Son olarak, ben anne- babalarının evliliklerine müdahele ederek, kocasını/karısını ezmesine izin veren çiftlerin başlarına gelen her şeye müstehak olduklarını düşünürüm. Kayınpederlerden ve kayınvalidelerden ziyade onların karşısında “üç maymunu” oynayan evliliklerini “top sahasına” çevirten çiftelere kızarım. Onlar bu durumlara izin vermeselerdi, dik dursalardı kimse onların evliliğine müdahele edemezdi.

        • Bu sekilde genellemek dogru olmaz. diyor ki:

          “Anneler, erkek evlatlarını, evliliklerine müdahele etmek suretiyle felç ediyorlar.Hem oğlunun yuvasını yıkıyorlar, hem emanet diye aldığı gelin kızına olmadık eziyetler ve zulumler ve iftiralar yapıyorlar,sonrada “cennet anaların ayakları altındadır” diyerek övünüyorlar.”

          Gerci yazinizin basinda Aileler demistiniz ..

          Bence bu sadece annelere ozgu bir davranis degildir. ve sadece erkeklere ozgu de degildir, Aile disindan arkadaslar da olabilir,

          Sizlerin vermis oldugu ornegin ben farkli bir cesitini yasadim,

          Ben bir erkegim ve Esimin ailesi surekli ailemizin herseylerine karisirlar di, Oyleki onlara gore erkek evi bakmak zorundadir, erkegin gorevi budur, ama kadin calistigi halde eve birsey getirmez, kazancini ise onlara verirdi, bu onlar icin dogru ve normal olan idi. Bu o kadar abartilidirki aileleri hem kalabaliktir hemde bizim evden cikmazlar di, hatta kendi evimde ben yabanci gibiyimdir, Annem torunlarini gormek icin dahi bizim eve gelmesin diye, onun kabul etmeyecegi her turlu davranislari yaparlardi. Benim evimde benden cok yasamislardir. Bu bir gercektir. Ben sonunda esim dahil hepsinden bosanmak zorunda kaldim.(bunu bile ben kendim basaramadim, ben adam gibi ayrilmak istedim, hatta yazili anlasma yaptim ama, onlar hile yapip sahte siddet raporu duzenleyip intikam almak istedir.) Hatta esimin arkadaslarida ayni sekilde, surekli karisirlar, hemde cok kiskanctirlar, evlatlarimada karisirlar, basarilarini kiskanirlar, saclarini nasil kestireceklerine, hangi elbiseyi giyeceklerine kimi sevip kimi sevmeyeceklerine, herseylerine karisirlardi. Zaman geldi, Esimi zaten bana dusman ettiler ama bir zaman sonra evladimi bana dusman ettiler, iste o zaman sozun bittigi yerdi.

          Oncesinde ne kadar duzeltmeye kalksamda, konusamda, yardim almaya calissamda yapilacak birsey yok idi.

          Aslinda bosandiktan sonra sunu gordum, ben kaybetmemisim, aslinda kazanmisim, (Huzurumu, mutlulugumu, ozgurlugumu ve zaman beni halki cikardi.) ilerleyen zaman ne gosterir onu bilemem, ama rabbime soz verdim, ona herzamankinden daha cok siginiyorum cok daha iyi anlamak icin kendimi gelistiriyor ve zaman harciyorum,

          O yuzden Ben genellemeyi o sekilde, erkek annesi veya kadin annesi veya babasi, ablasi, kardes, akraba, arkadas, diye ayirmak istemiyorum, Seyrettigim guzel bir hint filmi vardi sizlere de seyretmenizi tavsiye ederim, bir cok soruyada cevap bulabilirsiniz, aslinda dogrusu o dur. Farkli bakis acisina sahip iseniz bu filmdeki ogretiler belki sizin dusuncelerinizi degistirebilir. (Bizim ailemizdeki yasam bicimi ve aile buyuklerimiz bize buyonde egitim verirler ve oyle yetistirirlerdi)

          Yani kisacasi, iki cesit insan vardir, “IYI INSAN ve KOTU INSAN” Bu filmin adi, “BENIM ADIM KHAN”
          Iyi ve kotunun yani sira bu filmde, ayni dine mensup musluman veya hiristiyan veya hindu, farketmiyor, IYI ve KOTU.

          Saygilarimla.

          • Bu sekilde genellemek dogru olmaz. diyor ki:

            Ozur dilerim sunu eklemeyi unuttum, eger bu film i izleme imkani bulabilirseniz mutlaka esiniz, cocuklariniz hatta birlikte yasadiginiz aranizda sorun olan kisilerle birlikte izleyiniz, sonra birbirinize bakip filmin kritigini yaparsiniz, belkide gerek kalmaz, o kadar net ve acik ki mesajlar, anlamak istemeyen birisi bile mutlaka anlar.

            Saygilarimla.

        • PASLI MIZRAK diyor ki:

          Bir çok müslüman şehid olmayı çok ister,
          ama şahid olmak istemez.
          Halbuki şahid olunmadan, şehid olunmaz.
          Allah için şahidler olmalıyız önce.

          “Ey iman edenler! Kendiniz, ana babanız ve en yakınlarınızın aleyhine de olsa, Allah için şahitlik yaparak adaleti titizlikle ayakta tutan kimseler olun. (Şahitlik ettikleriniz) zengin veya fakir de olsalar (adaletten ayrılmayın). Çünkü Allah ikisine de daha yakındır. (Onları sizden çok kayırır.) Öyle ise adaleti yerine getirmede nefsinize uymayın. Eğer (şahitlik ederken gerçeği) çarpıtırsanız veya (şahitlikten) çekinirseniz (bilin ki) şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.” NİSA 135

          • Yasin diyor ki:

            Güya dindarlar, Allah’ın ayetlerini hatırlatınca duymazdan geliyorlar.
            “Elimden ne gelirse ben hazırım, istersen şahit yaz gelirim” diyenler, şahit lazım yazıyorum dediğimde caydılar.

            Gelin ne gördüyseniz onu söyleyin diyorum, bağırdıysam söyleyin, azarladıysam söyleyin ama doğruyu söyleyin diyorum, nedense insanlar şahit olmak istemiyorlar. Allah için gelip doğruyu söyleyenler de oldu, kendi tanıkları bile aleyhimde bir tek kusur isnat edemediler, sadece kızlarının ne kadar hanımefendi olduğundan bahsettiler. Karşı tarafın tehdit ve hakaretlerine şahit olanlar ise tanıklık etmediler (belki de tehdit edildiler bilemiyorum) bu da işin uzamasına velayet konusunda sıkıntılara, çeşitli iftiralara, haksız nafakalara ve her bakımdan mağduriyetime sebep oldu. Bunun vebali ahirette sorulmaz mı?

            Boşanma arefesinde olanlara tavsiyem; asla güven duymayın, mümkünse aynı ortamda bile bulunmayın, karşı tarafla hiç bir suretle (telefonla bile olsa) doğrudan iletişim kurmayın, iletişiminizi avukatlarınız sağlasın, yoksa iftira atılırsa canınız çok yanar. Ne kadar kusursuz olursanız olun erkeksiniz bir kere, kendinizi aklayamazsınız. ÖnYARGI; erkek daima ezendir, kadın daima ezilendir.

            İşin en kötü tarafı; şu anda yürürlüğe giren kanunlarla kadının söyledikleri delil ve belge aranmaksızın doğru kabul ediliyor. Yok yere iftiraya kurban gitmek de var işin ucunda. Bakalım bu kanunlar uygulandıkça ülkemizde neler yaşanacak?

      • TİBET diyor ki:

        desperate hanımefendi,

        Kocanın yaptığı eylemlerin öfkesini neden anne ve babasına yüklüyorsun, kocana kızman gerekmiyor mu?
        kocan herif olsaydı da seninle onlar arasında güzel bir denge kursaydı? Ayrıca bu öfkeli ve nefret dolu kalple kocanı nasıl seviyorsun? Allah yardımcın olsun.

        • desperate diyor ki:

          Çok haklısınız ben de zaten en çok ona kızgınım ama ailesine karşı da içimdeki öfke geçmiyor.
          Daha önceki yazılarımda belirtmiştim ama tekrar edeyim, bundan 3-4 ay öncesi yani evlilik okulu başlamadan önce, eşime olan sevgim bitmişti, bunu kendisine de söyledim, ayrılmak istedim, ancak o nedense kendisine bu kadar öfke ve kin duyan kadından ayrılmak istemedi. Ona boşandıktan sonra ikimizin de hayatının nasıl daha güzel olacağını bile anlattım tek tek.
          Evlilik okulu ve bu siteyi eşim önerdi, biz de takip edelim belki faydası olur dedi.
          Gerçi kendisi takip etmiyor çok nadir mailene gelen yazıyı okuyor o kadar.
          Sema hanımın yazılarını okudukça, içimde patlamak üzere olan öfke zamanla azaldı, huzura erdim sanki, gerginliğim geçti, mutlu olmaya başladım, kafamdaki soruların cevaplarını da buldum.
          Eşim ailesi dışında çok iyi bir eş, ikimiz çok iyi anlaşıyoruz, ailesi hayatımıza müdahil olduğunda sorunlarımız başlıyor.
          Kendisi de farketmiş olacak ki ailesiyle aramıza bir mesafe koydu, fazla görüşmüyoruz, ailesi de yaptıkları hataları anlamış olacaklar ki her görüştüğümüzde hatalarını telafi etmeye çalışıyorlar ama bir insanla kötü olduktan sonra iyi olmak kolay değil, içimdeki kızgınlığı geçirmeleri çok zor.
          Yani eskisi gibi devam etseydi ve ben bu yazıları okumamış olsaydım şimdi çoktan boşanmıştım.
          Allah hepimizin yardımcısı olsun, teşekkür ederim.

          • TİBET diyor ki:

            Eşiniz ailesine şimdi koyduğu sınırı, daha önce koysaydı, siz bu kadar yıpranmamış olurdunuz. Madem ki eşinizin ailesi ve eşinizin kendisi hatalarını anlamışlar.Bu iletişim yeni bir şansı hakediyor.
            Onlar bu tarz davranışlarıyla sessizce sizden özür diliyorlar sanki. Tabi dilleriyle söyleseler;
            kızım bir hatadır oldu, bizi affet, hakkını helal et, hellallık için elimizden gelen neyse yapalım deseler, bence sizin gönlünüz rahatlar, daha mutlu olursunuz.Samimi pişmanlığı herkes farkeder ve ödüllendirir. Mutluluğunuz daim olsun.Rabbim yuvanızı şenlendirsin. Karar sizin, dilerseniz hakkınızı helal edersiniz dilerseniz ahirette alırsınız. Dua ile.

          • TİBET diyor ki:

            Eğer eşinizin ailesine hala büyük bir öfke duyuyorsanız onları “affetmemişsiniz” demektir.

            Eğer hem affettim diyor ama hala içinizdeki öfke devam ediyorsa bu af, içselleşmemiş, mecburiyet gereği bir aftır.

            Af çok zor ve çok soylu bir eylemdir. Aftan sonra bembeyaz bir sayfa açabiliyorsanız bu af içselleşmiş bir aftır.
            Yoksa, baltalarımız içimizde saklı olduğu halde, zoraki tebessümlerle şartlar gereği konuşuyor, görüşüyorsak burada af yoktur.

            Bunun adı: katlanmak, geçinmek ve varlığına tahammül etmektir.
            Birde mecburiyetten gelen sevgi sahtedir. Burada insanlar sevgiyi değil, şartları paylaşmaktadırlar. Dua ile.

          • desperate diyor ki:

            Sayın Tibet, çok teşekkür ederim, keşke en başından bunu yapabilseydi eşim. Dediğiniz gibi affetmedim sadece kendimi korumak için uzaklaştım, bir araya geldiğimizde de katlandım o kadar.

    • GÜLERİZ, AĞLANACAK HALİMİZE diyor ki:

      Cem karacanın bir şarkısı vardı:
      “işcisin sen işci kal” diye.

      Bu olayın kahramanı zaten annesiyle evliymiş.
      bu şarkının sonu şöye bitmeli:
      Annenle evliydin, annenle evli kal.
      Mutluluk kuklalardan uzaktır,
      sen eşinin arkasından bakakal.

    • SÖZÜN ÖZÜ diyor ki:

      Evlenmek çiftleşmek değildir, Çift kalabilmektir.

    • Yasin diyor ki:

      TARAF TUTMAK… Ahlaki değerleri tam olgunlaşmamış, karakteri henüz oturmayan insanların düştüğü hatalardan biri…
      Neden taraf tutarsınız ki? Hakkı hak sahibine teslim etmek çok mu zor?

      Gelin kocayı kendi tarafına çekecek kaynana oğlunu, Damat karısını kendi yanına çekecek Kaynana kızını…
      Ne biçim bir bakış açısıdır bu.
      Oyun mu oynuyoruz? Savaşıyor muyuz?
      Silah olarak neyi kullanıyorsunuz? Hamileliği mi, çocuğu mu, huzuru mu, boşanmayı mı?

      Yazık etmiş kendine, hatasını anlasa bile ne fark edecek?
      Eski eşi mutluymuş şimdi, sevindim onun adına,
      adam pişmanMIŞ… acaba amacına ulaşsaydı pişmanlık duyar mıydı?
      İftira atmak çok mu basit?
      Çektirdiği acıların hesabını ahirette nasıl verecek?

      Bahane; Aileler araya girmiş…
      Sahip çıkacaksın yuvana.
      Annesi haksızmış adam bunu farketmiş ama “annesini küçük düşürmek istemiyor.” Olabilir, yalnızken uyarsa güzel bir dil ile, eşine de söyler “yaşlıdır, şudur, budur, annemdir, sen yine de saygını esirgeme” diye…

      Acımadım açıkçası, kendi verdiği zararlara saysın çektiklerini ve ahireti için üzülsün…
      Helallik alabilir mi? Mazlum affetse bile Allah affeder mi?
      Kaybettiklerine pişmanlık duymasının bir değeri yok, hatalarını anlayıp gerçekten tövbe etmesi lazım. Dünyası bitti belki ahireti kurtulur.

      (Taraf mantığıyla bakanlar; bu yorumdan şimdi de kadınları savunduğumu zannedecekeler… )

      • Yasin diyor ki:

        Üzerinde durulması gereken bir nokta daha var,
        Bu gibi yuvaların yıkılmaması için boşanma davalarının açılması öncesi aile terapistleri ön koşul olarak zorunlu tutulabilir veya benim aklıma gelmeyen başkaca çözüm yolları da düşünülebilir.

        Aile BAKAN’ı feministlerin ağzına bakacağına öncelikle aileye baksa…

  44. furkan diyor ki:

    Arkadaşlar herkes farklı bir dertten muzdarip bende şöyle birşey anlatayım, bende eşimden ayrıldım daha doğrusu eşim benden ayrıldı, bende ailem en çokta annem yüzünden ayrıldım, bunu ayrıldıktan sonra tek kaldığımda anladım ama çok geç oldu, bir sitede bir yazı okumuştum, arkadaşın biri yazmış ki b,z eşlerimize analarımaza sahip çıktığımızın yarısı kadar sahip çıkamıyoruz. çok doğru söylemiş, ben farklı bir konu açtım ama bu böyle, ben çok pişmanım, o arkadaşın dediği gibi bende sırf annem haklı çıksın diye eşimin haklı olduğu halde haksızsın dedim, ve evliliğim bitti, sonunda da yanlız kalan ben oldum, boşanmış, güvenilmeyen bir adam, bir sonaki gelinle de anlaşamayacağı önceden belli olan bir anne, ve bensiz mutlu olan eşim, yuvamı yıktı annemin fitne fesatlıkları, kaynanalık yaptı ama gelinine değil, oğluna yaptı kötülüğü..Aklı olan eşine sahip çıkar.

  45. Ali diyor ki:

    Buradan yazılanlardan direkt sonuç çıkarmaya kalkışmak kadar yanlış birşey olamaz.Ancak şöyle de bir gerçek var ki aslında aile,nüfus artış hızındaki azalış,boşanma oranlarındaki artış gibi pekçok konu arasında çok önemli bağlar mevcut.Bu bütünüyle bir sistem.Bir kere beyinlere solucan girdi.O solucan girdikten sonrada çıkarması zor.Özele girmemek ve genele hitap etmek için size kendi simülasyonumdan bahsetmek istiyorum.Bence lider olacak ya da siyasete atılacak olan kişilerin bu türden jeopolitik simülatörleri oynamaları gerçektende çok çok önemlidir.Daha ilk simülasyanlarımdı.Tabii bende bilmiyorum o zamanlar daha bir ülke nasıl güçlü kılınır.Nüfusumun %65’i 0-15,%30’u 15-60 ve %5’i de 60 ve üstü yaşlarda.Ben zannediyorumki özgürlük verdikçe,kadın haklarına ve derneklerine önem verdikçe,nüfusta hızlı artıyor harcamlarına da yetişemiyorum(nüfus artış hızı %4’tü) doğum kontrolünü teşvik ettim. Eşcinselliği özgürlükleri artırmak için serbest bıraktım,çokeşliliği yasakladım.Tabii ki buarada gelişen ve büyüyen bir devletimde var.Sonra 10 sene daha geçti geçmedi nüfus artış hızı %2,2’ye düştü.Bir on yıl daha geçti %0.4,5 yıl sonra da %-2.0 oldu ve artık devlet kendi harcamalarını karşılayamaz hale gelmişti.Gelişmeler tahminimden hızlı gerçekleşti ve bir dahada gençleştiremedim nüfusumu.Üstelik eşcinselliği yasaklamama,doğum kontrolünü kaldırmama,çok eşliliği serbest bırakmama,dışarıdan göçü serbest içeriden göçü ise yasaklamama ve çocuk başına yüksek miktarlarda para vermeme rağmen.Geçen haberlerden birinde bazı nüfus artış oranlarını gördümde benim simdeki oranlara ne kadar benziyor bende 30-40 yılım olduğunu düşünüyorken herşey 10-15 yılda olup bitivermişti.Bir bakmıştımki hızla diğer ülkelerin gerisine düşüyorum.(Bu kısım kendi fikrim.)Eskiden 50 senede olabilecek teknolojik gelişmeler şimdi 5-10 sene dahi geçmeden olabiliyor.2000’lerdeki cep telefonlarını hatırlayın birde şimdikilere bir bakın.Oysaki radyonun icadı ile görüntülü radyo diyebileceğimiz televizyonun icadı arasında kaç sene var?Aynı şekilde insanlarda daha çabuk gelişiyor.Zaman sanki hızlanmıyor.Hızlandırılıyor.Zaman artık eskiden olduğu gibi 1sn 1sn diye artmıyor.exponansiyel değerlerde artış gösteriyor.Ya da 1 sn 1 sn artsa da o 1 sn’nin içerisine sığdırılanlar exponansiyel bir fonksiyona göre artıyor.Bu yüzden hesapları yaparken bunu dikkate almakta yarar var.Yani 40 sene sonra olacağınızı düşündüğünüz yerde 5-6 sene bile geçmeden en dip noktasında olabilirsiniz.Kısacası Deccaliyet boğazımıza boğazımıza basıyor.

  46. kepez diyor ki:

    “İşte benim için yüz yılın cevabı eh banada zaten kapak oldu..KENDİNİ ACINDIRMA… dedi …….!!!!!!!!!!!! (MUTFAKTA YATIRIP BOĞAZNI KESMEK İSTEDİM. SONRA SAVCI BANA CANAVARCA HİSLE ADAM ÖLDÜRMEKDEN ÖMÜR BOYU HAPİS..BEN İÇERDE, KENDİ TOPRAK ALTINDA,YA ÇOCUKLARIM ALTIN KADAR DEĞERLİ ÇOCUKLARIM!!

    YAZMIŞSIN KARDEŞİM
    HADDİM OLMAYARAK YAZMA İHTİYACI HİSSETTİM AMA ALTTAKİ SATIRLAR ( Kİ MEHMET AKİF ERSOY a AİTTİR. ) YAZDIĞIN KELİMELERİ ANLATIR KİFAYETTE (TABİ Kİ İFFET KELİMESİNİ ÇIKARIP YERİNE UYGUN KELİMEYİ KOYARSAN)

    bacımın iffeti batmakta rezilin gözüne, acırım tükrüğe billahi tükürsem yüzüne
    M. AKİF ERSOY

  47. hayrullah diyor ki:

    işte yok olan ailenin sebebleri inş bakan hanım göz ardı etmez çektiğimiz çileleri

  48. akademisyen diyor ki:

    Mrb Selen kardeşim..yazdıklarını okuduğumda çok duygulandım..Rabbim yar ve yardımcın olsun..Çok zor bi durum..seni anlamam mümkün değil..çünkü ben bekarım..Bi ara evlenmeyi gerçekten çok istiyordum..ama çevremdeki mutsuz evlilikleri gördükçe evliliğin de hayırlısı demeye başladım..ben 28 yaşında bir bayanım..Bir üniversitede akademisyenim..Çok şükür işim gücüm yerinde..tamam bekarlık gerçekten çok güzel ama insan bazen evlenmek de istiyor..ben evlilik amacıyla bir kaç kişiyle görüşme yaptım..ama görüştüğüm erkeklerin hiçbiri kafama yatmadı..evlilik oyuncak değil..cok iyi düşünülmesi gereken bir kurum..ilk başlarda görüştüğüm erkeğe hemen bağlanıyordum ve evlilik olmayınca çok üzülüyordum..sonraları diğer erkeklerle görüşmeye başladıkça bir öncekini çoktan unutuyordum..demek istediğim bayanlar yaratılış itibariyle duygusal ilişkilerde çok hassas ve hemen bağlanıyor..Ama şu da bir gerçek ki kimse vazgeçilmez değil..ve biz bayanlar ne kadar kıymetli ve değerli olduğumuzun hep farkında olalım..erkek için bir bayana sahip olmak çok büyük bir lutuftur..çünkü erkek yaratılış iitibariyle bayana hayatının her aşamasında ihtiyaç duyar..ben sana boşan veya devam et diyemem..çünkü çok büyük bir vebal almak istemem..hayat senin hayatın..ben sana ancak dua edebilirim..sen de hayırlı bir karar verebilmek için çok dua et..duaların gücüne inan..zor bir imtihandan geçiyorsun..Rabbim yardımcın olsun..umarım bundan sonra bu sitede senin mutlu olduğuna dair yazılar da okuyabiliriz..herşey gönlünce olsun, acın bir an önce dinsin inşallah!!…sağlıcakla kal..:)

  49. Dumani diyor ki:

    haber7 sitesinde de sizin yazılarınızı takip ediyorum Sema Hanım Abla.. :) sizi hem kendim icin hem sizin gibi “YİĞİT KALEM”leri desteklemek icin hep takip edeceğim inşaAllah. Rabbimiz evlatla malla canla aile ile sınıyor bizleri bunu her müslüman bilmelidir ki bu abimizde maşaAllah hep bilmiş. UNUTULMAMALIDIRKİ hayatta en büyük zorlukları Peygamberler çekmiştir başta Can paygamberimiz. Bu mektup bana Hz. NUH a.s’ı hatırlattı…Allah gerçek yiğitlerden sabreden öfkesine hakim olanlardan eylesin hepimizi bu mektup sahibi abiyi.Tek yapılacak şey şu noktada Dua ve Sabr elbet bu “Golcü abla” yaşlanacak ve ah vah diyecektir.( tabi bunlar sadece bu mektuba binaen söylenmiştir)

  50. selen diyor ki:

    teşekkürler yorumlar için..:)
    bu siteyi sürekli ziyaret ediyoruum..neden bilmiyorum ama yazıları okuyup bişyler cıkarmaya calışıyorum
    şuanda eşim yanımda fener macını izliyor ..halbuki bi sürun var ortaada konuşmak istiyorum konuşmuyor..
    sorular beynime üçüşüyor..cevabını sadece onun bildiği sorular..sonunda hep neden dediğim sorular..
    konuşmak onu eziyormuş.konuşması onu rahatsız ederken peki yaparken hiç rahatsız olmadıımı..o konuşmaktan rahatsız olurken ben bire bir yaşıyorum.ya ben ne yapayım..ailesine usulünce anlattım ..aldattığını itiraf ettiğini söylemedim ..sadece biri arayıp bunları bana yapıyor söylüyor dedim .işin en kötü tarafı kimse senin kocan böyle bişy yapmaz diyor..çünkü adam dışarda pasif:)acaba diyorum yanlışmı yaklaştım …biyerde benmi hata yaptım..bu sebepten okuyorum bu yazıları ..sonra kendime diyorumki” kızım asıl sen yapsan bircok madde sayardın neden aldattığına dair..1 ilgisiz 2 konuşmaz 3 dinlemez 4 anlamaz 5 yalancı 6 bilgisiz 7 utanma duygusu allahtan korkusu yok bebek sorunuda var..vs………ama ben bukadar yanlız kalmışken yapmadım o nasıl yapar..dedim yaa neden niçin niye nasıllar bitmiyor..savcılığa suc duyurusunda bulundum o kadın hakkında ..bi şekilde görmek istiyorum katilimi merak ediyorum..haala evliyim eşimle ..ama çok yoruldum …tüm yükü taşımaktan yoruldum….bide üstüne bunlar olunca hepten tükeniyorum..garip bi şey daha varki seviyorum ben hala.hayatımdaki ilk ve tek adam cünkü ne yapacagımı bilmiyorum..nasıl dayanırım nasıl sineye cekerim bilmiyorum ama tüm careleri tüm kapıları zorluyorum..son teşebbüsüm bir uzmandan yardım almak olucak .hafta sonu terapiye başlayacagız kabul etti zatı-ı muhterem ..belki ben hata yapmışımdır belki o daha farklı yaklaşır diye düşündüm ..belki fevri davranacağım için ya da nebilim cekindiği için benden böyle kapatmıştır kendini diyorum..şimdi öfke kzıgınlık evresini gectim çöküş ve kendini suçlama evresindeyim bundan sonra ne gelecek bilmiyorum ama sanırım artık suyu ısınmaya başladı bu evliliğin…oysaki ilk zamanlar cocuğumuzun olmayacagını bilsek bile çok mutluyduk biz bu cocuk yüzünden hiç tartışmamıştık onun yanında bikere bile aglamamıştım üzülmesin diye.şimdi öylemi bana dokunmasını bile istemiyorum ve canım cok yanıyor…..

  51. herkeshakli mi? diyor ki:

    Merhaba,

    Ne kadar seviyeli ve guzel paylasimlar ve de samimi.
    Ben de kendimi alamadim, yazmak istedim.
    Oncelikle Rabbim bende dahil hepimizin kalbindeki dertlerine sifa versin, sorunlarini halletsin. Serleri hayra tebdil etsin. Amin.
    Sanirim evliliklerde bazi esneklikler olmakla birlikte bir 10 yil, 15 yil 20 yil kirilmalari olabiliyor. Sorunlar birikiyor ve birden catliyor…
    Ya da bu kirilmalar zaten cok erkenden oluyor ve bitiyor… Yani 1. veya 2. yilda.
    35. yilinda bosandi gibi haberler pek duymuyoruz sanirim?
    .
    Sorunsuz hic bir iliski olmuyor maalesef, sorunlara sabretmek de soruna ve kisiye gore degisiyor. Allah kimilerini oyle yaratmis ki sabir kupu insanlar.
    Hani bir misal vardir bir alimin cok kotu huylu bir karisi varmis, mahalle bile ondan bi’zar imis. Birgun bu kadin olmus, herkes sevinmis, alime de haber vermisler “gozun aydin” esin oldu diye. O da aglamaya baslamis.
    Sasirmislar, niye agliyorsun demisler.
    “Allah c.c. beni bu kotu huylu hanim ile imtihan ediyordu, artik onu anlamis ona gore bu imtihan ile mucadele edebilir hale gelmistim, o olunce acaba onun yerine nasil bir imtihan olacak diye korkumdan agliyorum” demis.
    Neticede evlilikteki sıkıntı ne kadar buyuk bir imtihan olsa da imtihana ducar olanin “bu olmasa baska bir sey olacak derdim….” demesi lazim hem de bu imtihanin bir de obur taraftaki yarisi var.
    Benim kanaatim, modern hayat erkege gostere gostere cakarken, kadina caktirmadan vuruyor. Kadin da yediği yumruklarin bir kismi ile afallarken bir kismini da kendisi erkege cakiyor.

  52. [...] abdullah: vallahi allah yardımcınız olsun bunlar yuvayı yıkan sebepler.yasak olan herzaman insanın ilgisini çekiyor… [...]

  53. SuatS diyor ki:

    Bende nişanlıyım bu yazıları okudukça acaba hatamı yaptım diye düşünmeye başladım ama hayatın gidişi herkes için farklıdır muhakkakki Dünya algıları farklıdır . Eminimki bu arkadaşlarında birliktelikleri güzel bir şekilde başlamıştır fakat pek çok kişiden dinlediğim gibi ilk 4 yıl veya 5 yıldan sonra sevgi ve aşk ortadan kalkıp cinsel ortaklık bağlayıcı oluyormuş eğer sevgi ve saygı olmazsa ne kadar bağlayıcı olur orasıda yaşanan olaylar ile ortada.Kadın evliliğinin ilk 5 senesine kadar kendi beğendiği aldığı evi ve eşyalarına kendisinin gözü ile bakmıyormuş ve kabullenemiyormuş ne kadar doğru orasını bilmiyorum, 5 seneden sonra bir kabullenme dönemi başlıyor eğer ilişki devam ederse benim tavsiyem eşiniz ile birlikte sadece çalışmayın başbaşa kalabileceğiniz ortamlar yaratın gerekirse birlikte dağ gezilerine gidin gece dağda yatın bisiklete binin ve yapılacak bir sürü şey var hayat sadece iş ve evden ibaret olmasın o zaman hayatınızda güzel olur . Hayatının 17 yılını sıkıntılar ile yaşayan iki insan ve onların olan iki çocuk için söyleyecek bir şey bulamıyorum kadın sevse erkek sorun çıkarsa bu evlilik genede yürürdü bir şekilde ama kadın istemezse yapacak bir şey yok kelimeler yetmez söylenecek şeylere fakat bu işte her iki tarafta eşit derecede zarar görecektir.Çocuklarına ise şeytanın bile yapamayacağı kötülüğü yaptıklarının farkındadırlar umarım …

  54. suat diyor ki:

    Psikoadamın yaşadıkları benim durumumla birebir örtüşüyor. Aradaki bazı şeyleri çekip aldığım zaman anlatılan olayların içerisinde birebir kendimi buldum. Birkaç farkla, asla dayak atmadım, bir tokat bile vurmadım, sigara kullanmadım, içki nedir bilmem. Yaklaşım 11 yl dayandım çocuğum var, ailem var dedim sabrettim. Çünkü ahlakımız, görgümüz, aldığımız terbiye insanların gelecekleri ile oynamaya, onları yarı yolda bırakmaya, en yakınındaki insanı paçavra gibi savurup atmaya müsaade etmiyordu. Ne de olsa karı koca evlenirken “iyi günde de – kötü günde de” kader arkadaşlığı yapmaya birbirine destek olmaya söz vermişler di! Maalesef akılları dumura uğramış bir takım kadınlar için verilen sözlerin hiç bir değeri anlamı yok. Ne acı bir tesadüftür ki bunları yazarken çocuk için nafaka artırım talebi ile ilgili mahkeme dilekçesi postacı tarafından bana ulaştırıldı.

  55. selami san diyor ki:

    insanca yaşamak maalesef dünyada sadece kendini güçlü hissedenlerde. Ancak insanlara insanca yaşamak yasak .hemşehrime ve de kendisi gibilere sabır dilemek de yine bize düşüyor çünkü başka bir halt karıştıramıyoruz.SEMA HANIM’ın da dillerine sağlık

  56. Fatih diyor ki:

    Selamlar,

    Kanımca eğer bir işe başlarken amaç Allah rızası değilse sonucundan hayır beklememek lazım. Onun rızasıyla, izniyle çıkılan yolda Rabbim bizi yalnız bırakmayacaktır. Eşler bu düşünceye sahip olursa, her zorluğun üstesinden gelebilirler düsüncesindeyim. Beklentileri olabilir, kadınların da, erkeklerin de. Yalnız beklentiler gerçekleşmediğinde ” hayırlısı böyleymiş, hayırlısı olsun vs… ” gibi sözlerle inanan insanlar teselli bulurlar. Aksi durumlarda ise her olumsuzluğun, tartışmanın ardından insanlar birbirlerinden uzaklaşmaktadır, birbirlerine olan saygıyı ve ardından sevgiyi kaybetmektedirler. Okuyun, Peygamber efendimiz (SAV ) aile hayatını, aile hayatıyla ilgili hadisleri, Hz. Aişe ve Hz. Hatice annelerimizin peygamber efendimize, peygamber efendimizinde eşlerine nasıl davrandığını okuyun.

    Hanım kardeşlerim, eşinize saygıda kusur etmeyiniz, onlardan elinizi eteğinizi çekmeyiniz. Hakettiğiniz değeri siz alacaksınız, erkeklerde verecek. Erkeklerin sizin üzerinizdeki hakkını iyi araştırıp, öğreniniz.

    Erkeklerin ise eşlerinin, kendilerine Allah ın bir lutfu olduğunu unutmamaları lazım. Nasıl erkeklerin kadınlar üzerinde hakkı varsa kadınında erkek üzerinde çok büyük hakkı var. Hadis i Şerif te derki, Bir mümin erkek, bir mümin kadına buğzetmesin, onun bir huyunu beğenmezse başka bir huyunu beğenir. Neden herkes, eşinin, dostunun olumlu yönlerini ön plana çıkarmıyor. Eşinin kötü huylarını, ayıplarını toplumda dile getiren o kimselere yazık.

    Son olarak,

    “Onlarla yani hanımlarınızla iyi geçinin. Eğer kendilerinden hoşlanmadınızsa, olabilir ki bir şey hoşunuza gitmez de, ALLAH Teâlâ ondan bir çok hayır takdir etmiş bulunur.” (Nisa Suresi: 19)” ayetini aklımızdan çıkarmayalım.

    Saygı ve sevgiyle…

    • emre diyor ki:

      Allah senden razı olsun.

    • abdurrahim diyor ki:

      selamun aleykum : degerlı arkadaslar benım gozlemledıgım sorun burda okudugum veya cevremızde olanlarda manevıyat eksıklıgı oldugunu goruyorum bunun ıcın aıller bıraz caba sarf etseler dahı ıyı olacagını dusunuyorum ayrıca sunu da belırteyımkı bır cogumuz helal ve harama dıkkat etmıyorum esas cekdıklerımız bunların cefasıdır. sıkıntılı arkadaslara ALLAH tan sabır dılerım ALLAH sunumuz ıyılerden eylesın ınsallah…

  57. selen diyor ki:

    erkeklerde haklı kadınlarda haksız olanlarda var.bende evliyim 9 yıldır..az biraz bahsedeyim : 9 yıl önce görücü usulu ile kendi memleketimin kendi köyümün insanı ile evlendim ..ben lise o orta okul mezunu ..istanbulda yaşadım hep oda öyle.ama ailesi vve kendisinde vizyon eksikliği vardı ..mesela hiç konuşamıyorduk defalarca kez konuşmayı iletişim kurmayı istedim dile getirdim ilgisizliğinde yakındım ..yakınmak derken serzeniş yada hakaret şikayet seklinde değil yalın ve anlaşılır cümlleler kurdum kırmadan incitmeden ..ama hep işten geldi duş aldı yemek yedi yattı uyudu canı isterse birlikte olduk o kadar..ve bizim eşimden kaynaklanan bir sorun nedeniyle bebeğimizde olmadı olmayacak gibide..9 sene boyunca çok şey yaşadım ..mesela hasta oldum hastaneye yattım sahip cıkan olmadı adam akşam geldi duşunu aldıktan sonra..seven insan heme gelmezmiydi..sineye cektik ..konuşmadı sineye cektim sehir dışına cıktı gelmedi geldiğinde ise halin nedir demedi ..sorununa ortak olmayı kabul etmiştim ama o sahip olduğu bebek sorununu benim üzerime yıktı beni her dertle başbaşa bıraktı ben evde oturup onca insanın lafını dinlerken o alıp başını işe gitti .senediydi sepetiydi hep koşturdum ..dedim olsun ben evdeyim boşum yaparım ..hasta olssada varsın bebeğimiz olmasın verende allah vermeyende dedim oda baaba olmak isterdi dedim hep üzüldüm bırakıp gidemedim yapamadım söz vermiştim sevmiştim ..sadece istediğim ne ekmek ne su ne para ne araba ne ev sadece biraz huzurdu..olsaydı birde bebek ..hep söyledim bunu ona bebeğimiz olmadı varsın olmasın paramız olmasın bi lokma ekmiğimiz olsun yeter ..ama sonuna kadar istediğim tek sey vardı :beni yanlız bırakma konuş benimle beni anla bana yardım et sorunu tek başıma bana yıkma yalan söyleme sana güvenmemi sagla ..o bunların hep aksini yaptı.yalan söyledi konuşmadı beni dinlemedi anlamadı derdin nedir diye bile sormadı sadece koynunda karısı oldum yada yapılacak işi olunca..ha hakkınıda yemim dayaktı sövmeydi şu bu olmadı aksine bi dediğimi iki etmedi ne dediysem aldı ..ama bu aglayan bi cocuğun eline oyuncak vermek gibi bişydi..eş olmayı bundan ibaret sandı ..ben bunu istememiştim çay koyalım bi yaz akşamı balkona cıkıp uzun uzun sohbet edelim sagdan soldan ordan burdan..ben onun gözüne bakınca ne düşündüğünü anlabiliyorsam oda bunu yapabilsin istedim ..yapmadı….seviyorum dedi oyuncak aldı …bu sevgi gösterisi değildiki..sonra bi gün telefonlar gelmeye başladı bir kadın arayıp eşimle birlikte olduğunu söyleyen biri..sordum bu kim ne diye ” yeminler etti kuran-ı kerime el bastı yok biri hayatımda senden başkasına bakmadı diye inandım ama telefonlar mütemadiyen gelmeye başladı taaki ben iyice kıllanıp arastırıp ögrenene kadar..tabi bu arada hep ona dedimki bak senden duyayım kendim ögrenmemeyim diye.varsa başka biri delikanlı ol cık bana seninle yapamıyoruz başkasını sevdim allah belamı versin ama oldu kalbime laf gecmiyor de ben onurumla gideyim dedim ama yok dedi başkası yok dedi çok büyük yeminler etti ..sonuc :itiraf etti herseyi önüne dökünce..bikaç ay yatmadan sadece muhabbet ettiğim bi kadın var beni bırakmıyor ayrılmak istedim bırakmıyor beni seninle tehdit etti 2 yıldır sürdü dedi vicdan azabı cekiyorum seni kaybetmek istemiyorum bıdı bıdı bıdı…..bisürü laf söyledi ..ne yapacağımı bilemedim neden neden sorusu beynimi kemirdi ..neden bana yaptı bunu..cirkin bi kadın değilim zayıf biriyim kiloluda değilim hani erkeklerin genel bahanesidir ya bakımsız kadın hikayesi.öylede değiilim ..kadını aradım bana hakaretler etti sanki ben onun kocasını elinden almak istemişim gibi ..tehditler savurdu benim boşanıp gitmem için elinden geleni yapcakmış falanmış filanmış ben gidecekmişm o gelecekmiş evime arabama eşime o sahip olacakmış benim onca emek cekerek elde ettiklerimi ben hak etmiyormuşum..bi ton laf saydı..eşim aileme söylememem için yemin ettirdi yeminimden dönemiyorum söyelyemiyorum.sizce ben ne yapmalıyım onca emeği bi sürtük lafıyla bırakıp gideyim mi yoksa haala devammı edeyim evliliğime..

    • Hümeyra diyor ki:

      İkinci bir eş olarak yapamazsanız -ki kültürel olarak da buna müsait değiliz biz toplum olarak, ayrıca o diğer kişi size edepsizlik de yapmış- ayrılmalısınız, bunun için yemin keffareti ödersiniz. Ayrılmak haram değil, zina haramdır. Biriktirdiğiniz malı-mülkü de bırakmak zorundasınız diye birşey yok bence. Biraz duygusal yaklaşmışsınız sadece. Bence varsa cemaatlik edebilecek birileri , kesinlikle paylaşmalı onlarla. Ama sadece dile düşmek için de paylaşmak iyi değildir. Bir de, -tabi bu daha önceden yapılmalıydı ama- sizin çocuğunuzun olmamasını dillerine dolayan ZAVALLI YARATIK’ların bulunduğu ortamdan uzaklaşmalıydınız.
      “Dindar olan eş seçmek” biraz da böyle birşey olsa gerek.
      Allah’a sığınınız ve O’nun yolunu (emrettiklerini) takip ediniz. Müftülüğe gidip fetva sorabilirsiniz örneğin.

      • Hümeyra diyor ki:

        “Bunun için yemin keffareti ödersiniz” derken, elbette bunu, ettiğiniz yemin için demiştim. Yoksa boşanmak için keffaret ödeme tabii ki yoktur.

    • selim diyor ki:

      Şimdi sizin veye benzeri bayanlar tarafından ihmal edilmiş yazıları okuyunca şaşırıyorumda. Acaba Allah neden bu ihmal eidlen bayanlarla ihmal edilen erkekleri bir yazmamışda diğer soğuk olarak düşündüklerimizi birbirine yazmamış diyorum. Ve kendimce cevap veriyorum. İmtihanına nasıl olacağını herhalde ancak Allah bilir. Belki biz sadece bu konuda anlaşabileceklerini düşünüyoruz ama belki ondada başka sıkıntılar olacak. Her şeyde bir hayır var deyip sabretmek gerekiyor herhalde.

    • sera diyor ki:

      selen hanım öncelikle rabbim yar ve yardımcınız olsun.okurken çok duygulandım ve bir yandan da kendim yazmışım gibi okudum.okadar güzel ve yalın anlatmışsınız ki kendinizi sizi çok iyi anladım,çok üzüldüm ve size bu gece dua edicem inşallah..

      yazdıklarınız sanki benim duygularıma tercüman olmuş ,sanki beni anlatmış ifade etmişsiniz.”çirkin bi kadın da değilim zayıf biriyim,kiloluda değilim…neden?..gibi( birçok cümleniz.).
      ama sizin bir avantajınız var .çocuk olmaması boşanmanın önünde enbüyük engelidir çocuk. sırf bu yüzden boşanmaktan vaz geçtim önceleri … ama sizde bu engel yok. çocuk büyük mesuliyet

      biliyorum bu çok acı bende yaşadım ama eşinizi okadına kaptırmayın madem ki o inatla ayırmaya çalışıyor siz de ona inat ayrılmayın.madem yatak olayı olmamış daha ileri gitmemiş eşiniz, bence devam edin evliliğinizi okadın yüzünden bitirmeyin o kadını mutlu etmeyin okadın elde edmediği için çıldırıyor bence.bende yaşadım sizinkine benzer .kadın çok zengindi ve zenginliği eşime karşı kullanıp elde etmeye çalıştı.bu arada kadın benden oldukça çirkin ve yaşlıydı….erkekler ilk muhabbet niyetiyle konuşuyorlar ama sonra kendilerini kaptırıyorlar..

      sabrın sonu selamet sabredin .haram okadr kol geziyor ki benim önümde dahi eşimin ilgisini çekmeye çalışan hanımlar oldu.yani eşlerimizi savunmuyorum yaptıkları yanlış ancak karşısındaki kadınlarında şeytanla birlik olup cilveyle ,muhabbetle onları elde edip sapıttırmaya çalışıyorlar.. bizim de aslında erkeklerinde işi çok zor .

    • abdullah diyor ki:

      vallahi allah yardımcınız olsun bunlar yuvayı yıkan sebepler.yasak olan herzaman insanın ilgisini çekiyor ve hoşuna gidiyor tıpkı içki ve kumar hatta kadın gibi.şeytan insanı (erkeği) en zayıf noktasından vuruyor kadın.kardeşim kardeşlerim ve ben de buna dahilim yuvamızı böyle saçma sapan sebeplerden dolayı yıkmayalım.dışarıdakine gösterdiğin ilgiyi evindeki eşine göstersen zati mutsuz olmazsın hiç değilse bu açıdan.diğer sorunlar atlatılır elbet.Allah kimseye kaldıramayacağı yük vermezmiş. maddi imkansızlık diyoruz ama kim 3 gün aç kalmışki bunlarda hep ayağımızı yorganımıza göre uzatmamaktan olmakta ceplerimizde hep son model telefonlar olmasa ne olur ? bunları okuyunca çiğerim parçalandı inanın eşden ayrılırsın ama çocuklardan insan nasıl ayrıla bilir senin canın,canından bir parcan.ALLAH hepimize yardımcı olsun.AMİN

    • Ömer diyor ki:

      kadınlara karşı pozitif ayrımcılık adı altında kadınlar şımartılıyor dizilerde yüzlerce şımarığı izleye izleye şımarıklıkları yetmiyormuş gibi birde devlet eliyle şımartılıyor…sema abla güzelce izah etmiş.film ve dizilerdeki gibi görmeye başladılar hayatı…toz pembe romantik zengin yakışıklı…vs saymakla bitmez..tabi selen hanım gibi bir durumda zor.birkaç ay sonra Allah nasib ederse evleneceğim hem bu tür olayları yaşayanlar için hem kendi için

      Allah bu tür olaylarlar evlilikten aldatılmaktan ve aldatmaktan ilgisizlikten ve ilgi göstermemekten elindeki nimetin kıymetini bilmemekten Cenab-ı Hakk bizleri hıfz-ı emin eylesin ,muhafaza eylesin

      http://www.cocukaile.net/gercekler-birilerine-aci-geliyorsa-susmak-mi-gerekir/
      http://www.cocukaile.net/peki-erkeklerin-haklari-ne-olacak/

    • ahmed diyor ki:

      selan hanım inşaallah herşey zamanla düzelir,sabredin lütfen ,,

  58. alpin diyor ki:

    Arkadaşlar erkeklerinde organize olması gerek artık ! sömürülmekten bıktıkk !

    • Ali diyor ki:

      Hayır tam tersine.Bırakın organize olsunlar ve hak kazandıklarını zannetsinler.Bu sürecin sonunda şimdiye kadar erkeklere esir olmayan kadınlar gerçektende esir konumuna düşecekler.Zaten çırpındıkça bataklıkta daha fazla batıyorlar.Onlar elde ettikleri yerleri bir zaman gelecek ki kendiliklerinden bize verecekler ancak biz almayacağız.Çünkü ihtiyaç farklılıkları var.Bir erkeğin aileye ihtiyacı vardır evet.Ancak bu bir kadınınkisi kadar değildir.Aile kuramamış bir erkek bunalıma girer.Ancak Rabbimin erkeklere vermiş olduğu bir sabır ile erkek bu bunalımlardan korunur.Ancak aynı korumayı Allah kadınlara sunmaz.Buradan anlaşılmamalıdır ki kadınları dövelim,ezelim,öldürelim.Ancak bazı gerçekler var.

      Çalışma hayatına ne kadar fazla kadın girerse o kadar erkek açıkta kalıyor.Dolayısıyla aslında bu kişinin,bunların eşitlik nidasına göre erkeğin ev geçindirme sorumluluğu kalkıyor.Ancak bunuda kabuletmek istemiyorlar.Neden?Çünkü olnlar kadın.Gerçektende ben artık hiçbir kadına kolayına otobüste,minibüste yer bile vermiyorum.Neden vereyimki.Zaten eşit olduğumuzu söylüyorlar.Eşit eşite muhtaç değildir.

      Kadın erkeğe denktir derlerse doğrudur.Ancak eşitlikten bahsetmek bizim kuyumuzdan çok onların kuyusunu kazar.Bir erkek sevgisiz yaşayabilir mi?Zorlanarakta olsa evet yaşar.Hatta bu sevgisizliği onu dahada bir gaddar hale getirir.Bazı kadınlar diyorlar ki cesur erkeği seviyoruz.Cesaret bu devirde insana düşmanlıktan ve çatışmadan başka hiçbirşey kazandırmıyor.Bugünün en altta olanları ve harcananları geçmişte cesur olanlar.

      Oysa kaypak ve hain olanlar hep kazanmış.Bence bu devirde bir erkeğin cesur olması kadar aptalca birşey olamaz.Akıllı olan aklını kullanır ve ilerler işte bu kadar basit.Koruma ve kollamaya gelince,eşitler birbirini korumaz ve kollamaz.Benim kendi şahsi düşüncem budur.Madem ki kadınların ihtiyaçları kalmamış o zaman herkes kendi yoluna.

      • ŞİRPENÇE diyor ki:

        Ali bey size aynen katılıyorum.Buz devri diye güzel bir film var.Muhtemelen bir çok insanımız izlemiştir.Bu bahsettiğiniz cesaret meselesi orada işlenmiştir. Erkek mamut dişi mamutuun gözleri önünde timsahları korkutuyor ve bir tanesini tutup fırlatıyor.O sahnede dişi mamutun dedikleri çok önemli.Erkek mamutun bu cesaretini diğer izleyenler cesaret kahramanlık diye nitelerken dişi mamut çok aptalca buluyor. Onun için önemli olan ayakta kalmak mış…Evet cesaret ve kahramanlık dolmuşuna asla binmemek gerek.İfade ettiğniz gibi kadın kendine saldıranlarla kendisi dövüşsün ve savaşsın.Hatta kadınlardan da dağ komandoları ve sad komandoları oluşturulsun. Erkekler için birbirini yiyen ve hapse düşen kadın sayısı çok azdır ama kadınlar yüzünden erkekler hapse düşerler birbirini öldürürler aptalca bir sevda uğruna. Erkekler bu konularda oldukça saflar ve pahalı bedeller ödeyerek öğreniyorlar…

  59. mustafa diyor ki:

    allah allah

  60. kadın diyor ki:

    çok erdemli bir beyfendi imiş kadına söyleyecek söz bulamıyorum allah çokmutlu olacagı bir yuva versin

    • abdurrahim diyor ki:

      merhabalar :degerlı kardeslerım bızler sonucta ınsanız herkezgıbı bızlerınde hataları vardır buna kımse ıtıraz edemez kımse dort dortluk degıldır yalnız bızlerın eksıklıklerı var bızler bes vakıt namazlarımızı kılıyormuyuz ?duzenlı olarak ayrıca helal haram dıkkat edıyormuyuz bunların yanında bırde yalanızmız varsa bır yuvada huzur olmaz egerkı bızler bunları duzenlı yaparsak ınsallah hıc bır ailede sorun olmaz tabıkı ferdı bazı olaylar olur bunlar da aile ıcınde kaybolur gıder ALLAH biızlere hıdayet versın sıkıtılı kardeslerımıze ALLAH sabır versın butun dualarımız sızlerle

  61. atalatu diyor ki:

    Sözlerim yanlış anlaşılmış anladığım kadarıyla. İşin aslı olayı ben yaşamadığım halde benzer bir olayın yakın tanığı olarak iki tarafı da yakınen gözlemleme fırsatı buldum. O yüzden hem erkeğin hem de kadının yaşadıklarını aşağı yukarı biliyorum . Suçluyu bulmak zor değil aslına bakarsınız A suçludur tüm sorumluluk onundur demek işin kolayı ama ortada bir problem varsa illaki iki tarafta da suç vardır ama bu durumun ortaya çıkış sebebi kadınların beklentilerinin yükselmesi. Erkeği vasıfsız görmesi bu sebepten çünkü.

    Eğitimli olması ya da maddi olarak her türlü imkana sahip olması da durumu değiştirmezdi. Zira biz kız çocuklarına daha ufacık yaşta kafasında ideal erkek modeli oluşturmayı öğretiyoruz. Oluşturduğu o modele sahip olamadıkça- hele de erkek karısına sevgisini açıkça gösteriyorsa bu erkeğe saygı duyulmaz anlayışı da gelişiyor-kocasının yaptığı fedakarlıklar da batıyor kadına.

    Yapılan fedakarlık sevgi değil de dik duruşu sergileyemeyen kısacası erkek gibi erkek olamayan bir adam olduğunu gösteriyor. Bunlar benim düşüncelerim değil elbette ama isteksizce biriyle evlenen kadınlarda ulaşılamayan ciğer kabilinden aklında takılı başka bir erkek modeli oluşuyor ve giderek onu kusursuzlaştırıyor kafasında ve daha da çok öfkeleniyor kocasına o kafasındaki hak ettiği adama ulaşamadığı için.

    Ben bu adamı nasıl hak ederim ben daha iyilerine layık bir kadınım A kişisinin B kişisinin kocalarına bak benim herşeyim eksik – herşeyi tam da olsa eksik bir şey bulur bu zihniyet – diye düşünmekten kendisini alamadıkça kocasına yüklenmeye de devam ediyor.

    Elbette bunların altında yatan esas sebep aradan Allah rızasının çıkarılması ve dünyevi beklentiler. Bunlar imtihandır bu da benim eşimdir diyemiyor kadın dönüp mutlu olmaya çalışsın. Niye hak ettiğim değil de bu -kendince eksik- adam? Bu soruyu kafasında evirip çevirdikçe sıkıntıları daha da büyütüyor. Çocuklarsa bu işten en çok yara alanalar oluyor zira bu yüzden vah.

    Boşanıp boşanmamak kısmına hiç girmiyorum bile.Benim dediğim bu olayları görerek büyüyen o çocukların sağlıklı olarak büyüyememeleri.Ne kadar büyürlerse büyüsünler illaki bu dönemde yaşanan tahribat onları bir ömür boyu takip edecek. Belki kısmen de olsa aşacaklar sorunları ama yine de yaşanmış acılar olarak yazılacak defterlerine bunlar. Allah bu şekilde yaşayan tüm ailelerin yardımcısı olsun inşaallah. Kadınlara da erkeklere de akıl fikir ve vicdan versin inşaaallah…
    Saygıyla…

    • ben sana cevap veriyorum diyor ki:

      sayın arkadaşım…yukarıdaki ana yazının sahibi benim. ben bu yazıyı yazarken derdimi anlatırken insanlar oturdukları yeren ahkam kessin diye yazmadım. ayrılıklarda erkeğin de sıkıntı çekeceğini her durumda kadının haklı olamadığını anlatmaya çalıştım. eğer haklı olduğuma inanmasaydım aradan çekilmezdim. yaptığım fedakarlıklar eşim olacak insana,insan gibi değer verdiğimden di .sevgi meselesine gelince bu dünyada çooook karşılıksız sevgiler vardır.

      hiç bir gideceği yer olmadığı için ve onu evinde rahat bir şekilde bıraktığım için mi dik duruş sergileyemeyen bi adamım ? sence?açıklarmısın bu dik duruş nedir? suçlu aramana gerek yok ben zaten suçu üzerime alıyorum bu evliliği bunca zaman uzattığım için.ağzını burnunu kırıp hadi defol demediğim için. o zaman sence bu duruş nasıl bir duruş ve davranış olacaktı.açıklarmısın lütfen? hani bir söz vardır bekara kadın boşama kolay diye…

      ben evli olduğum halde 17 yıl tahammül ettim çocuklarım kucakta kalmasın diye.sence bu neyin vasıfsızlığı bunuda açıklarmısınız lütfen?eğer kadın kafasında model erkek oluşturyorsa ben kişinin kafasının içindeki model olmak zorundamıyım.ben benim kendi huyu suyu olan bir adamım.tıpkı senin gibi.onun gibi.zorla evlilik meselesine gelince kimse zorla evlendirmedi.evlenip bana direneceğine ailesine direnseydi.

      ve birileri bana vasıflı bir erkek tarifi yapsın.lütfen yapsın artık.ben bu yazgıyı tekrar ediyorum ne kadın nede erkek meselesi tartışılsın diye yazmadım.insan eksenl, düşünülsün diye dikkat çeksin diye yazdım. ana karnında cinsiyetimi ben seçmedim.o nedenle kadına pozitif ayrımcışığı popülist bir yaklaşım olarak görüyorum.ikide bir çocuklarım için vah diyeceğinize bu ayrımı yapanlara vah deyin.

      ve bu yönde kanun çıkaranlara vah deyin.ayrımcılık ayrımcılıktır.pozitifi negatifi olmaz.insan hakları evrensel beyannamesine bile aykırıdır.ABD de zenciler yıllardır eziyet çektiler.şu an kanunlar önünde bayazlarla eşitler.bazı eyaletlerde ufak tefek farklılıklar var.ama şuda var bunlar yeterince mağdur oldular diye pozitif bir ayrımcılık yok sayın arkadaşım.ama benim ülkemde birileri aferin almak için öyle işler yaptıkii buyurun sonuç ortada.

      bir tekstil firmasında boyahane müdürü olan bir kişiyi bakan yaparsan ve onun arkasındada bir holding babası olursa çıkan kanunda böyle olur.bunu bilesin değerli arkadaşım.ve şunuda bilmen gerek eğer erkek gibi erkek olmadıysam kadının kadın gibi olamamasındandır.ne olsa atalarımız demişki “at sahibine kişner” demişler.beni atım hiç kişnemedi..hep havladı….SAYGILARIMLA..

      • mahmut sayhan diyor ki:

        harbi delikanli adamsin soliksuz okudum yazinizi.aman dikkat et ekndine aramizdan bir delikanli eksilmesin,

      • ŞİRPENÇE diyor ki:

        Seni kınayanlar aynı yada benzeri hale yada daha beterine düşmeden ölmeyecekler meraklanma.Bu Peygamberimiz sav in ihtarıdır. Kişinin kınadığı şey başına gelmedikçe ölmez. Ben seni kutluyorum.Yalnız çok sabretmişsin.Allah ecrini zayi etmez elbet. Bundan sonraki yaşamın daha güzel olur umarım. Acılar insanı olgunlaştırır. Muhabbetle.

    • Enes diyor ki:

      İstişarenin önemi !

      Bir işe karar verilmişse onun arkasında sım sıkı durmalı ! Ama karar verilene kadar etraflıca istişare edilmeli her şey konuşulmalı. Bu evlilik ise daha iyi düşünmeli. Eğer yinede evlilik yürümüyor ise EN SON çare boşanmadır. Yoksa mektup sahibinin dediği gibi insan katil olabilir (Allah göstermesin). Alalh tüm müslümanları yuvalarına rahmet bereket ve huzur versin.

  62. halil diyor ki:

    Bu anlatılanlar sanki beni anlatmış, birkaç fark var, ben dayak atmadım, çocuğum bitane, 17 yıl değil de 7 yıl oldu, adem bey de antepli ben de antepliyim. bizimkinin aile tarafının olaylardan haberi yok. haberi olsa da gıkını çıkarmazlar. İnsaflı söylemek gerekirse ben burda anlatılanlar kadar saygısızlık da görmedim. Yalnız yaşananlar aynı. Zannediyorum bu olaylar çoğu ailede yaşanıyor. Dikkat etmek gerekirse üniversite mezunları arasında yaşanıyor. En büyük sebebi evliliklerin Allah rızası dışındaki sebeblerden gerçekleşmesi.

    Sonuna kadar görücü usülü evlenmeyi savunuyorum. İnsanlar birbirlerini tanısın ama evlilikte yaşayacakları beraberlikleri evlilikten önce yaşamasınlar. Önemli bir nokta da bunlar bir imtihan. İmtihanı geçmek de sabır işi. 17 yıl sabreden bey, güzellikle ayrılana kadar da sabreder. Söylemesi kolay ama tahmin ediyorum psikolojisini. Kadını lime lime etse içindeki ateş soğumaz ama kadın için de cehenneme gidilmez ki. Asrın imtihanı kadınla işte. Tıpkı bu olumsuz örnekte olduğu gibi bunun tam tersi iyi kadın ve iyi erkekler de var. Erkeğe benzeyen ve erkekliğe özenen kadından, kadına benzeyen ve kadınlığa özenen erkeklerden Allaha sığınırım.

    İtiraf edeyim, yazıyı okurken şüphelendim, acaba bu yazıyı ben mi yazdım diye, ama 2 oğlum var deyince anladım ben olmadığımı. Sema hanıma selamlar, kitaplarının çoğunu okudum, daha başka psikolojik ve evlilik kitapları da okudum da, bu kitapları anne babalara okutmak lazım. Evlilikte gençlere yol gösterenlere de okutmak lazım. Evlenirkende yüz güzelliğine takılmamak lazım, nasıl olsa bir gün geçecek. Öyle aşk maşk işleri de hikaye. Mutlu olmak için evlenmek lazımsa sadece saygılı ve imanlı biriyle kadın olsun erkek olsun evlenmek gerek.

    Evliliği yürüten 3 S yi yazayım en son. Sevgi, Saygı, Seks. Bunların 3 de birbirine bağlı. 3 de birbirini tamamlar.
    Çözüm için radikal bir önerim. Herkes kendi kültüren yakın biriyle evlenirse bu sorunlar daha az yaşanır.
    Yani Gaziantepli ise Gaziantepli biriyle anlamında. Kültür farkı herşeyin üstüne çıkabiliyor. Kültürün için de tabiki din en büyük yeri tutuyor.

    Bazen 1-2 ay da olsa ayrı kalmak lazım, birbirinin kıymetini anlamak için.

    Herşeye rağmen yine de saygılı olmak gerek kadınlara, Göstereceğimiz sabır ve saygıyla örnek olmak dileğiyle.

    Selam ve saygılar.

    • Umutlandım doğrusu... diyor ki:

      Sayın Halil bey, bende benzer sıkıntılar yaşayan onuncu yılında olan bir evlilik yaşıyorum.Ben şu tespitinizin yanlışlığını paylaşmak istedim ki ben aynı memleketten evliyim ama bu şekilde huzursuz bir evliliğim var,ama biri laz biri kürt olan çok mutlu bir evliliği olan arkadaşım var.onların eğitim düzeyi ikiside yüksek okul mezunu,Bennimle eşim arasında ise
      eğitim farkından oluşan bakış açısı farklılıklarını aşamadık.ben üniversite mezunuyum,eşim orta okul mezunu ,sosyalleşme ve hayat felsefesinde ortak paydalar bulamıyoruz ve çatışma kaçınılmaz oluyor.

  63. Ebu Ubeyde Bin Cerrah diyor ki:

    Tek kelimeyle mükemmel bir anlatım,
    Kardeşimize Allah sabır versin..

    Abim boşandı 2 çocukla.. Geçen bi internet kafeden yazdı
    Hangi ülkede olduğunu bilmiyor… Durumu vahim… Ama eşinin katli vacip idi (Allah affetsin)

    Bende boşandım.
    Cenab-ı Allahın bana -Benim rızam için evlenmediğin sürece sana hep bu modellerden yollayacağım deme şekliydi ikinci eşim..
    Birinci eşim şizofren ikinci eşim hedonist çıktı neyleyim..

    Neyseki Sema hanım var..
    Allah ondan razı olsun…

    • tugbaakbeyinan diyor ki:

      bağışlayın beni ama sizin bizimle evlenenlerde sorun var mantıgından daha çok bizim ne hatamız var diye sormanız gerek anlaşılan…zira hep karşı taraf suçlu üzerinden yol alırsak bir mantıgı kalmaz ki burda anlattıklarımızın.siz olsanız iki kez evlenmiş ve ikisinde de sorun yaşamış birine yav kardeşim sende de kusur var ki bunlar yaşanıyor demez misiniz?

  64. eymen diyor ki:

    Dost acı söylermiş, kusura bakma ama suç sende Adem kardeş. Çok şımartmışsın, çok fedakarlık yapmışsın. Eşin planını proğramını çok önceden yapmış gibi, zamanı gelmiş seni sepetliyor. İnşallah bundan sonra gönlüne göre birini bulup mutlu olursun.

  65. Deniz diyor ki:

    Erkan mos ve Eymen’e katiliyorum kesinlikle, hem de yargi iceren seyleri soylemenin yaraya merhem olacagini hic dusunmuyorum. sunlari da ilave etmek istiyorum. Anne babanin bosanmasi cocuklar acisindan uzucudur elbette ama oyle bir zaman gelir ki siz niye bir arada yasadiniz bizi de arada harcadiniz da diyebilirler. Adem kardesin Allah yardimcisi olsun, esinin de insallah hayirli bir neticeye ulasirlar.

    Nihayetinde kari koca arasindaki esas olmasi gereken seyin karsilikli saygi sevgi muhabbet oldugunu hepimiz biliyoruz. bunlar yoksa hak pesine dusmenin de hic bir anlami yok. zaten sevi saygi muhabbet olunca hak denilen seyler kendiliginden oluyor.

    Aslinda yaziya iliskin cok sey soylenebilr bu ve benzer durumlari yasayan pek cok aile var yakindan biliyorum. su cumleye deginmeden gecemeyecegim. Belki adem kardes ofkesini bu sekilde dile getirdi ya da kafasindan gecirdi ama pek cok cahil insan bunu hayata geciriyor. ” ve kadinlar nicin olduruluyormus ben de cok iyi anladim”. diyor. Bu cumle bile kadinlarin nicin korunmasi gerektigini gosteren bir ip ucu degil midir? Oldurulen kadinlarin yuzdeyuz haksiz oldugunu kabul etsek bile bu “oldurmenin” mesruiyetini gostermez. Allahin verdigi can ofkelerimize kurban gitmemeli.

    Evlilikler olene kadar gidecek diye bir kural yok . En basta saglikli olmak bir nimet calismak ayri bir nimet ( cok sukretmek lazim) yalnizca daha iyi daha saglikli dusunmek icin kendinize zaman taniyin yeter, selametle…

  66. Leyla Naz diyor ki:

    eymen ve erkan mos yanlış anlamış bu cümleyi ” Zira evlendiği adam evli bir erkek için gerekli vasıflara sahip değil kendine göre vah ki vah ” yani kadını eleştirmiş burda,yani daha ne istiyorsun ey kadın gibi.

    Evet erkeğe benzeyen kadınlar ,kadına benzeyen erkekler .İşte bütün mesele bu !

  67. Ahirzamanda Erkek Olmak diyor ki:

    Aileden sorumlu bakan erkeğe keleğçe falan diyormuş bir çok teknolojik aletten bahsediyormuş!

    peki kadının çenesine ne takılmalı bunuda kendisine sormak lazım!

    bir çok şiddetin altında kadın çenesi var bunu kimse inkar edemez!

    bu çeneye bir çare bulmak lazım…bunuda değerli site yazarlarının ve duyarlı kadınların bi zahmet kadın bakana iletmesi lazım…vesselam…

    • ŞİRPENÇE diyor ki:

      Çene meselesine çok espirili yaklaşmıssınız.Hoşuma gitti.

      Acı gerçek şu ki bazı kadınların (gevezelik sınırında) çok konuşmasına bilimsel kılıflar geçiren çok değerli bilgelerimiz hükemelarımız” var.Efendim genlerinden varmış.Erkekten bilmem şu kadar kelime fazla konuşurmuş.Yani genetikmiş bu…Yani öyleymiş…Yani bir çeşit mecburiyetmiş…

      Kadının ağzından takır takır çıkan kurşun gibi sözler kalbe saplanırken erkek bu çenebazla başa çıkamayınca kontrolünü kaybediyor ve darp yapıyor.İşte erkek burada kaybediyor.Erkekler kelime yeteneğini geliştirmeli ve aynı silahla silahlanmalıdır.

  68. psikoadam diyor ki:

    yukarıdaki iki yorumcuya katılıyorum.neye göre vasıfsız.ve gerçekten anlatımı çok etkileyici.çocuklarına olayı anlatış tarzı tam bir profesyonellik.sabrı olaya yaklaşımı.benden tam 10 puan.gelelim vasf meselesine.ne vasfıymış bu anlamdım.hemen açıkayınki cevap vereyim.

    yazılanlar uslup zaten bir vasfı gösteriyor.klinik olarak psikoloji ile uğraşıyorum.hem de az buz değil.ne adamlar gelip geçiyor.bu adam evet zaman zamain sinirlerine hakim olamamış.son derece normal.asabiyet denen bişey var bu normal.bende eğitimli bir kişi olduğuna inanıyorum.

    adamda bir sosyolog tarafı var gibi.onun şansı bol olsun.yolu doğru.kararları doğru.ve en iyi adam kendisi ile dalga geçen adamdır.bu adam onuda yapmış.gerçekleri yazdığına inanıyorum.evliklerde aile baskısı evet var bu ülkemizde daha da çok.ama kadın hür iradesi ile karar verebilirdi.o tarafı bilemiyorum.iki tane çocuğa vah diyenlere gelince evet üzülelim ama vah demiyelim.

  69. aytnztrk diyor ki:

    Aklını mantığını öfkesinin önüne alabilen bu beyefendiyi öncelikle kutlamak istiyorum. Ama diğer tarafın neler yaşadığını, duygu ve düşüncelerini de aynı bu netlikle bilmek lazım.

  70. Çıldırella diyor ki:

    yukarıdaki yorumcuyu anlamak mümkün değil..(yoksa herşeyi yanlış mı anlıyorum??:s) “gariban kadın” mı?? ya da adam enden gerekli vasıflara sahip değil.. adam resmen mağdur olmuş! sürekli kadına sosyal ve hukuki anlamda pozitif ayrımcılık devlet politikası haline gelmişken,bu kişi başından geçenleri anlatmakla böyle haller de var ya bizim gibilerin durumu ne olacak,demek istemiş..hakikaten şimdi kendimden şüpheye düştüm..ben mi yanlış anladım diye..hasbinallah…….

    kimse,kadın olsun erkek olsun…kendine verilen dini,ahlaki,kanuni hiç bir hakkını kötüye ve şahsi şımarıklığına kullanmasın lütfen!’ kadınlar gibi erkekler de mağdur olabilir..bir kadın olarak bunun farkındayım. ama olaylara “insani” yaklaşımım budur.

  71. atalatu diyor ki:

    İşte gerçek Türkiye gerçekleri (haber bültenlerindeki gibi oldu ama !) Kadının erkek erkeğin kadın olmaya çalıştığı tuhaf bir toplum haline geldik maalesef. Sevgi saygı duyarlılık bitti ben ne istiyorum ! Tek derdimiz bu !Bu gariban kadında çevrenin baskısıyla evlenmek zorunda hissettiği adamdan sonuna kadar hıncını çıkarmaya çalışmış .Zira evlendiği adam evli bir erkek için gerekli vasıflara sahip değil kendine göre vah ki vah olan iki tane çocuğa olmuş …

    • eymen diyor ki:

      Neymiş adamın sahip olamadığı vasıflar. Öyle sallamayla olmaz, açık açık yazın lütfen.

    • erkan mos diyor ki:

      acaba sizce bu adam evli bir erkek için neden gerekli vasflara sahip değil.anladım.adam daha ne yapsın.kriteriniz nedirde vasıf yargılamsı yaptınız.lütfen açıklarmısınız.bir olayı içtenlikle anlatan bir kişi nasıl olurda vasıfsız olur.Adamın yüksek eğitim aldığı kurduğu cümlelerden belli.bence biraz daha insaflı olun.kaç tane böyle adam varr…lütfen lütfen…

    • sacit abi diyor ki:

      sn atalatu bu kadın neden zavavlı ki hıncını adamdan çıkarsın.adamdan çıkaracağına ailesinden çıkarsın.
      ve şu kadınların çenesine meselesi çok hoşuma gitti.yukardaki adamın yazdığı yazıda çok hoşuma gitti.
      17 yıldı ne kadar gizlemişki.resmen poliannacılık oynamıi.kadıki en yakını ablasının bi ağzı açık kalmış.
      bende hemen eve gidip çocuklarıma gözümün nurusunz diyeceğim.çok duyguladım.harbi duygulandım.
      tek katıldığım nokta bu adamın eğitim seviyesinin yüksek olduğu.zaten psikoadam öyle yazmış.kadınlara karşı pozitif ayrımcılık bu tür olayları körüklüyor.kanunda pozitif ayrımcılık olmamalı.
      adamın yazdığı gibi insan eksenli düşünülmeli.Allah kadını erkeğe yoldaş olsun diye yaratmış.hıncını çıkarsın diye değil.erkeğin de görevleri var.o da kadına eş ve hayat arkadaşı olacak.adamın vasfı belli.bi kadın vasfını öğrensek keşke. 17 yıllık evlilikten son ra vede iki çocuktan sonra giderim demek bence olağan üstü bir vasıf.hep beraber alkışlayın kadını…..benim birtek alkışım o da bu sağduyulu adama….

      • yasemin diyor ki:

        ne kadar da acıklı durumdaymış boşanan erkekler, bu yazıları okumadan hiç fark etmemişim. yazık olmuş şu geçen zamanıma(!)……
        neden tazminat almak, nafaka almak kadına haram oluyor. bende boşanmış bir kadınım ve bir kızım var. sadece kızımın ihtiyaçlarını mı karşılamalı babası. bu yazdıklarımda benim nafaka aldığımı zannetmeyin kesinlikle hayır. ama o adam yatırmadığı için almıyorum. yatırsa alırım ve bunun da haram olduğunu zannetmiyorum yaptığım araştırmalara göre. (Ayrıca, çocuğun bakım ve gözetime muhtaç olduğu süre içinde kadına bakım ücreti ödenir)http://www.sorularlaislamiyet.com/qna/14822/resmi-kanunlarin-bosanan-kadina-tanidigi-nafaka-hakkini-kadinin-almasi-helal-midir-verilen-nafaka-mehir-yerine-gecer-mi-erkek-kendi-cocuklarina-ve-uvey-cocuklarina-bakmak-zorunda-midir.html bu linke de bakabilirsiniz. çocuğuma bakabilmek için benim de ayakta kalmam gerekmiyor mu? sağlığımın özellikle de ruh sağlığımın yerinde olması gerekmiyor mu? siz hiç baba evine geri dönmenin ne demek olduğunu bilir misiniz? çocuğunuz isteklerini karşılayamamanın ne demek olduğunu peki…. ya da bu ihtiyaçlarınız için yaşınız 30 un üzerindeyken babanızdan para istemek zorunda kalmanın ne demek olduğunu. ne yapmalı yani çocuğu olduğu halde boşanmak zorunda kalan kadınlar? yeniden mi evlenmeli? çocuğuna iyi anne olabilmek için, sağlıklı kalabilmek için yeniden evlenerek çocuğuna elalemin adamına BABA mı dedirtmesi gerekiyor ille. böyle mi erkek haklarını koruyacağız. yaa bir de inanamıyorum. tazminat, nafaka alırım diye boşanan kadınlar var demişsiniz. ama unutmayın “arı baldan kaçamaz” ben böyle bir şeyin olabileceğine zerre kadar inanmıyorum. şayet bir kadın o evde seviliyor ve varlığından memnun olduğu hissettiriliyorsa asla nafaka alırım düşüncesiyle boşanmaz. hem de dünyanın neresinde olursa olsun…. siz boşanan kadına uygulanan toplumsal baskının ne olduğu ve nasıl uygulandığını bilir misiniz peki? yooo yooo yanlışınız var kadınlar mecbur kalmadıkça boşanmazlar, çocukları için boşanmazlar ama bundan önemlisi bu toplumsal baskıdan korktukları için boşanmazlar. ve özellikle belirteyim ben, büyük bir şehirde oturuyorum, sosyal çevrem ve eğitim durumumda bakıldığında bir kadını boşandığına pişman etmeyecek durumda. ama sadece bakıldığında…. işte bunu da yaşamak gerekir. ya da görmek….. ve kadınlar kocalarınca sevilmeselerde çocukları için ve yaşanan bu sıkıntılardan kortukları için boşanmıyorlar… ayrıca atalarımız boşuna dememiş “anne ölünce baba enişte olur” diye. boşanma durumunda da erkekler enişte oluyorlar. o adamda enişte ve kızımın ihtiyacı var mı diye sormuyor bile. üzgünüm ama bunun aksini de kimseden duymadım. annesinin yanında kalan çocuğuna, gönüllü olarak bakan ve ihtiyaçlarını karşılayan hiç bir baba duymadım…. bu yüzden Rabbim bu yasaları yapanlardan razı olsun…
        ayrıca nafakaları ödemediği için hapiste yatan kaç erkek varmış bende merak ettim. çünkü sayının çok az olacağına eminim. çünkü biz kadınlar, eski kocalarımıza kıyamadığımız için değil, çocuklarımıza acıdığımız için eski kocalarımızı hapse attırmıyoruz. ve nafaka ödemediği için hapse giren erkeklerinde mutlaka eski eşlerinin damarlarına basmaları sebebiyle eski eşleri tarafından hapse yattıklarına eminim. bazen kadınlarda canlarını yakan, kuracak hayali bile olmamasına sebep olan erkeklerin azda olsa canlarının yandığını görmek ister….

        ne de çok acıtasyon yapmış bu maili yazan bey. yazık ki karısını dinleyemiyoruz. nedir bu kadının tam 17 sene boyunca eşini sevmesine engel olan. acaba neydi kadının şikayeti de; 2 çocuğuna rağmen, 17 sene sonra hem de bunca toplumsal baskıya rağmen boşanma kararı aldıran. kendime ve hemcinslerime hakaret gibi olacak ama “kadınlar aptaldır” bence. azıcık sevgi sözcükleri duyunca akan sular durur, sevgiyle gözlerinin içine bakıldığında erir giderler. zaten bu beklentileri de bir çok Hadis-i Şerif tarafından erkelere tavsiye edilmiştir. duygusaldır kadınlar, sevildiğini bilmek ve oraya ait olmak isterler. gerçekten bu beyin karısıyla tanışıp, boşanma kararı hikayesini birde ondan dinlemek isterdim. hakaretleri de. hani kadın hakaret ediyormuş ya(!)……

        zerre kadar inanmadım bu adama. ve üzgünüm onu ciddiye alıp yorum yapanlara da çok üzüldüm. dediği gibi zaten babası tarafından annesinin dövüldüğü bir ortamda büyümüş, gerçek bir aile yi hiç görmemiş, aile nasıl olur bilmemiş…… zaten bir yığın psikolojik problemi var. ve anladığım kadarıyla tedavi yoluna da gitmemiş. ama adam da haklı neden gitsin ki….. sıkıştığında karısını kötüleyecekken, bütün problemlerin esas sebebinin karısı olduğu yalanının arkasına sığınacakken, arkasından atıp tutacakken….. kolayı var ve bu tam da klasik erkek zihniyetine uyuyor. ( iyileri tenzih ederim.) aslında bu konuda daha yazacak çok şeyim var ama ben o beyin anlayacağını zannetmiyorum. neden mi? eski karısına, tam 17 sene aynı evi paylaştığı karısına, 2 yetişkin çocuğunun annesi olan karısına O İNSAN DEĞİL diyebilen bir zavallıya daha fazla bir şey desem de anlamı olmaz, çünkü anlamaz. ama şunu belirteyim ki “kişi kendisi neyse karşısındakini de öyle bilirmiş.” bu yüzden sizden ricam gidin bir boy aynasında kendinizi görün. bir İNSAN(!) eski karısına, hemde onlar altın dediği 2 ÇOCUĞUNUN ANNESİNE nasıl olur da o insan değil diyebilir….. belki bende size inanabilir, ve size acıyabilirdim. (gerçi buda zorda, kadın ne diyecek bakalım,……..onu dinlemeden karar vermek ve tam da istediğiniz gibi size acımak anlamsız olur.) ama çocuklarının annesine insan değil diyebilen bir yaratığın benim gözümde acınacak bir tarafı olmaz) ve diyorum ki siz kendinizi çok acındırmışsınız ama acınacak bir tarafınız YOK!. eşiniz böyle dediği için mutfakta boynunu kesmek istemişsiniz, bende aynı şeyi diyorum. gelin benim boynumu kesin…… yalansam tabii…..

        • Banu diyor ki:

          Aynen Yasemin hanım dediğiniz her cümleye katılıyorum. Bu arada ben eşimden hiç kötü bir şey görmedim. 5 yıllık sürede bana öff bile demedi. Eşden şiddeti hiç bir alanda görmedim. Ama erken yaşta öldü maalesef. Bu toplumda dul kalmanın ne demek olduğunu maalesef içim acıyarak gördüm. Ama babadan şiddeti yaşadım. Her erkek bir değil. Ama Yasemin hanımın dedikleri üstüne diyecek tek fazla çümlem yok. Adam olsa karısı niye boşasın. Niye işkence çektiremiyorum, neden ona istediğimi yapamıyorum diye kanunlara kızıyorlar… Bu ortamlarda da kamu onayı arıyorlar. Düzgün adam ne bu duruma getirir yuvasını ne de buralarda acitasyon yapar dimi. Biraz dikkatli yaklaşım herşeyin aslını görmenizi sağlar.

          • Yasin diyor ki:

            – Banu diyor ki : “Adam olsa karısı niye boşasın.” —

            Öncelikle; Kimse kimsenin ne çektiğini bilemez.
            Kendi hayatında ve yaokn çevresinde bunları yaşamayanların anlamasını beklemiyorum. Çünkü; hırsız, katil, dolandırıcı, gaspçı vs. gibi düşünemeyiz. Normal bir esnaf da karaborsacı vs. gibi düşünemez. Ticaretini olması gerektiği gibi yapar.
            Sizin bakış açınızla : “kadın olsa kocası niye boşasın?”
            Her iki durum için binlerce sebep sayabiliriz. Fakat günümüzde en fazla görülen durum sanırım “kaynana faktörü” bu konuda Sema Maraşlı ve Mehtap Kayaoğlu’nun yazılarına göz atmanızı tavsiye ederim.

            — “Niye işkence çektiremiyorum, neden ona istediğimi yapamıyorum diye kanunlara kızıyorlar…” —

            Kanunlara bu yüzden mi kızıyoruz?
            Yanılıyorsunuz!
            Yeni Kanunlarla delil ve belge aranmaksızın yapılan zulümlere kızıyoruz. Tek taraflı beyanlar üzerine alınan tedbir kararlarına kızıyoruz. Haklığımızı İspat Etsek bile yaşadığımız sıkıntıların Hesabını soracak bir merci olmamasına kızıyoruz. Yıllarca süren Boşanma Davaları boyunca sürekli Baskı altında yaşamaktan bunaldık. İsyan ettiğimiz bir çok nokta var. Fakat canımızı en fazla yakan çocukların bize karşı silah olarak kullanılması bu konuda Hukuk Sistemi erkeklere karşı çok acımasız! Kadın her halükarda (haksız olduğu ispatlansa bile) erkeğin gözünü oyuyor.
            Siz iyi biri olabilirsiniz, peki her kadının sizin gibi mi? Aksi de olabilir. Tek taraflı düşünmeyin!

            TAHRİM SÜRESİ 10 VE 11. AYETLER :

            (10) Allah, inkar edenlere, Nuh’un karısı ile Lut’un karısını misal verdi. Bu ikisi, kullarımızdan iki salih kişinin nikahları altında iken onlara hainlik ettiler. Kocaları Allah’tan gelen hiçbir şeyi onlardan savamadı. Onlara: Haydi, ateşe girenlerle beraber siz de girin! denildi.

            (11) Allah, inananlara da Firavun’un karısını misal gösterdi. O: Rabbim! Bana katında, cennette bir ev yap; beni Firavun’dan ve onun (kötü) işinden koru ve beni zalimler topluluğundan kurtar! demişti.

        • .:. diyor ki:

          “zerre kadar inanmadım bu adama. ve üzgünüm onu ciddiye alıp yorum yapanlara da çok üzüldüm.”

          bir cok benzer zannettiklerinize inandiginiz sekilde ifadeleriniz olmus…

          Cok acimasiz davranmissiniz. Üstelik Tanimiyorsunuz…

          Buradan veya benzer sekilde baska konulardan yola cikilarak bazen baska yorumcu kardeslerimizde gerek yazarlara gerekse yorumda bulunanlara bir kisimdan, bir parcadan veya kucucuk bir durumdan yola cikarak genele yayilan suclama, itham ve hakaretlerde bulunabiliyor. Aslinda cogu zaman olaylar zannettigimiz sekilde olmayabiliyor.

          O adam kendi yasadiklarini kendi penceresinden kendi algiladigi sekli ile yazmis ve bizlerle paylasmis. Kendisine gore dogru olan birseydir. Gayet dogal, Belki de bosandigi esi sizin kadar acimasiz degildir..:) hatta bize anlatamadigi ve anlatmadigi bircok konu da vardir, hatta kendisinin bile bilemeyecegi , ondan gizlenen veya gizlenmeyen bircok sey vardir. Esini dinlesek bile, ikna olamayacagimiz bircok durum olabilir, bir kismini kabullenebilir bir kismini red edebiliriz. Kadini dinlesek vay beeee ne hayin adammiş da diyebiliriz. oysa bu sekilde olsa bile tam olarak butun gercekleri bilemeyebiliriz. Bu yuzden kendi dusuncelerimizi, kendi yasadiklarimizi karsi taraf veya bir kesimi tam anlamadan ZANNETTİGİMİZ sekilde kabul edip on yargili davranmasak birbirimizi daha iyi anlayabiliriz. bize gore dogru olan baskasina gore dogru olmayabilir.

          Ozellikle tartismalarda gozlemledigim yeni kavram olan SİDDET kelimesinin icerigi, ayni TEROR kelimesi gibi kisiler tarafindan gruplar veya bir kesim tarafindan kendi cikarlari icin istedigi sekilde doldurulabiliyor ve isine geldigi gibi kullaniliyor. ve sonu menfaat karsiligi kamlasma ve ayrimciliga gidiyor.

          Buna guncel konu olarak ornek vermek gerekirse.

          a-) Siddet..
          b-) Aile ici siddet.
          c-) Kadina siddet
          d-) Erkege siddet
          c-) Cocuga, yasliya, Anneye, Babaya, hayvana, bitkiye,… gibi icine ne koyarsan ve ne sekilde tanımlarsan.

          Yukaridaki gibi bi rcok ornek verilebilir. Bu kisiye gore degistirip, tanimlamalar farklilastirilip da birinin icine farkli digerine farkli tanım yapilirsa ADALET ortadan kalkarsa bunlarin hic birisine cozum bulunmaz, bulunamaz, bulunmasi istenmez. Soruna cozum bulunamayacagi gibi, buradan menfaat saglayan kesimlerde olabilir (Bunlar bir kisi , birkac sahis, gruplar, kurumlar, ulkeler ve ulkeler butunu de olabilir)

          Hic tanimadiginiz bir kisi hakkinda boylesine on yargili ve (PARADIGMA si size ozel bir sekilde davranmanizi anlamak mumkun degil. aslinda onemli bir konu olan PARADIGMA konusunda Cocuk aile sitesinde dikkatimi ceken bir yazi goremedim, pek yeni olan bu konuda bilgi sahibi olmakta fayda vardir. Bu konularda yazilar yazilirsa oldukca faydali olabilecegini dusunuyorum.

          Kaldiki, Yaziyi yazan kisiyi tanisak bile, soylediklerini dogru kabul etsek veya muhatabini da dinlesek bile, yine de tam bir cozume ulasacak bilgiye sahip olamayabiliriz. yanilgilarimiz oldukca fazla olur. Sahatlerce tartısılsa sonuca ulasilamayabilir.
          Bir kardesimiz, Eşinden siddet gormedigini fakat babasindan siddet gordugunu soyledi. Bu bile kendi icinde, hatta kendisi yanilgi içinde de olabilir bunu bilemeyiz, ama boyle bir sey olabilir, Kendi algisinda bu boyledir. BİR DE BABASINI dinlesek …..

          Kafa karistirmak degildir amacim, Biraz daha sakin ve olumlu dusunmeye gayret etsek bircok sorunun ustesinden gelebiliriz. KADIN ve ERKEK bana gore birbirini tamamlayan unsurlardir. Derler ya bir elmanin iki yarisi gibi. Ben biraz farkli dusunuyorum, daha fazla Bir cift ayakkabi gibi, degisik ve farkli olsada birbirini tamamlayan sekilde birbirine ihtiyac duyan sekilde, birlikte daha anlamli olabilecegi sekilde…

          Bu konuda daha iyi anlasilmasi acisindan size iki ornek vermek isterim, Yabanci kaynak oldukca daha fazla , yerli kaynaklar daha kisitli.. Uzerinde Durulmasi gereken bir Konu..

          Bulabildigim en anlaşilabilir orneklerden bir tanesi..

          1-) “Havaalanında aktarma yapmak isteyen yaşlı bir hanım, uçağının 2 saat gecikmeli olduğunu öğrenince, dergiler ve bir kutu kurabiye alarak bekleme salonuna geçmiş. Yanındaki sehpaya da dergileri ve kurabiye kutusunu bırakarak, okumaya dalmış. Bir ara bakmış ki, yanındaki koltuğu oturan bir adam, sehpadaki kurabiye paketini açıyor ve yemeye başlıyor. Kurabiyelerin kendisine ait olduğunu hissettirmek isteyen kadın, adama dik dik bakmış. Hatta canı o an istemediği halde, kutudan bir kurabiyeyi ağzına atmış. Her halde kurabiyelerin sahibinin kim olduğunu artık anlamıştır diye düşünürken, adam bir tane daha ağzına atmaz mı? Hemen kadın da bir tane daha atmış ve bir yarışma başlamış, adam bir tane, kadın bir tane. Sonuçta kutuda tek kurabiye kalmış, adam onu hızlıca kaparak ortadan bölmüş ve gülerek kadına ikram etmiş. O sırada, kadının uçağının alana indiği anonsu duyulmuş ve işlemler için kadın bankoya gitmiş. Pasaportunu çıkartmak için çantasını açtığında, ne görsün ; kendi kurabiye paketi, hiç açılmamış olarak çantasında durmuyor mu?
          Meğer, bunca zamandır adamın kurabiyesini yiyormuş. Tabii çok utanmış ama, artık iş işten çoktan geçmiş.”

          Uçağa bindiğinde, uçak havalandıktan kısa bir süre sonra menüde ne var dersiniz…:)

          • SONUNA KADAR HAKLI diyor ki:

            Yukarıda yazıyı okuyup yorumlara bakınca nasrettin hocanın sözü geldi aklıma damdan düşenin halinden damdan düşen anlar . Bir insanın nasıl öldürüldüğünü bir insanın nasıl katil olduğunu emin olun anladım son anda oğlum omuzuma dokununca kendime geldim artık nasıl gözümkaymıssa çocuktaki korkuyu gördüm sadece şunu diyeyim yukarıda yazılıp yaşananlar istisnasız doğrudur kadınlar çalışmaya başladımı fasulyeden nimet sayıyorlar….

Yorum yapın

Ayın Konusu

Mutluluk

Röportajlar

Özkan Öze İle Mini Sorular

Mini sorularımızı  "Merak Ediyorum Serisi" nin yazarı  Özkan Öze'ye sorduk bu kez. Yazarın Tarık Uslu ismiyle Acayip Kitaplar serisi de çok eğlenceli. En son "Daha da Küçükler için Merak Ediyorum" ...
Devamını Oku

Güzel Söz

"Sevgi ile , bulanık ve tortulu sular arı ve duru hale gelir." (Mevlana)

Kitap

Köpek Gibi Büyütülmüş Çocuk

ONLARDAN; SEVMEK, KAYBETMEK VE İYİLEŞMEK ÜZERİNE ÖĞRENECEĞİMİZ ÇOK ŞEY VAR. Köpek Gibi Büyütülmüş Çocuk, yayınlandığı 2007 yılından beri çok satanlar listesinden çıkmamış ve temel eser haline gelmiş bir kaynak. Bruce D. ...
Devamını Oku