Bu Kadar da Haksızlık Olmaz ki!

11 Mart 2012Ademler & Havvalar43 Yorum »

Bir Adem Diyor ki…

Geçen gün bir mail aldım. Eski eşim nafaka artırım davasını kazandığını ve artık 250 lira yerine 500 lira yatırmam gerektiğini , eksik yatırmış olduğumu yazmış. Şaşırdım, kardeşimi aradım ; kardeşim aynı zamanda avukatım. Kardeşim de olayı doğrulayarak dava açılan ilçe adliyesine evrakı yolladığını ve ek süre talep ettiğini ancak bu talebimizin kabul edilmediğini söyledi.

Daha yüzümüzü kimse görmeden kendimizi savunamadan davacının isteği kabul ederek nafaka arttırılmış. Artık 250 lira yerine 500 lira vereceğim. Bazıları ‘’ nasılsa oğluna gidiyor , olsun varsın’’ diyor ama durum öyle değil, Oğlum ne zaman gelse fukara çocuğu gibi giyinmiş oluyor, bir bakışta anlaşılıyor ki bu çocuğun bakımı yok ve ayda 100 lira bile harcanmıyor. Oğlumun ne eğitimi ne de giyimi anne ve babasının yaşam standardına uymuyor . Ben aldığım bütün maaşımı bile versem bu durum değişmeyecek. Para başka yere harcanacak.Oğlum gene bakımsız yaşayacak.Ama hakim bunu bilemeyecek çünkü beni dinlemeyi gereksiz bulmuş

Aslında bu olay beni pek de şaşırtmadı. Son 5-6 yıl içinde adaletin kılıcının keskin tarafının benden tarafa yönelmesini pek çok kez yaşadım. Eski eşimle adalet karşısında defalarca karşı karşıya geldim ve bir kere olsun memnun bir şekilde ayrılmadım.

Aramızda sorunların ilk başladığı zamanlarda eşim kendi yüzünü tırmalayarak yaraladı ve kız kardeşimle benim birlikte bunu yaptığımızı söyleyerek şikayetçi oldu. Kendi kendini yaraladığını gören ve akrabam olmayan 2 kişinin şahitliğine rağmen yargılandım ve 5 yıl süren bir dava sonucunda beraat edebildim.Ben beraat ettim ama kimse çıkıp da ona “sen neden iftira attın, neden mahkemede yalan söyledin” diye sormadı.

Oğlumun velayetinin bana verildiği ve onu sakladığı bir zaman çalıştığı hastaneye gittim ama 5 metre yakınına ulaşamadığım halde gitti ve darp raporu aldı .Sonradan bana söylediğine göre çocuğu vermemek için benden kaçarken omzunu kapıya vurmuş ve bu nedenle ben suçluymuşum. Hakkımda dava açıldı. Darp etmediğimi ispat etmeme rağmen ‘ eşe kötü muamele etmek’ ten ceza almaktan kurtulamadım. Ama ona böyle bir darp raporu alıp mahkemeye vermekten dolayı bir yaptırım uygulanmadı.

Bu olayı görünce bir şikayette daha bulundu ve eşe kötü muamele etmekten bir ceza daha aldım. Kardeşime hakimin söylediği gerekçe ise benim eşime ‘’biz artık hasımız’’ demem. Halbu ki bu söylem ikimizin de bildiği bir yaşanmış olaydan alınmış bir pasajdı ve ikimiz de kullanıyorduk.Anlaşılan benim kaşlarımı çatmam bile kötü muamele için yeterli bir gerekçe olmuştu.

Boşanma davamızda evimize gelen temizlikçi kadını şahit olarak gösterdi. Kadının yalan söylediğini ispat ettik ve yalan beyandan dava açtık. Eski eşim geldi ve o kadına şahitlik yaptı ama hakime yemin etmeyeceğini sadece bildiklerini söyleyeceğini beyan etti ve bir şekilde kadının yanılarak yanlış beyanda bulunduğunu ima etti. Hakim de yanlışlıkla böyle bir beyanda bulunulduğuna kanaat getirerek temizlikçi kadını beraat ettirdi.

Aynı kadın bu sefer aramızdaki bir senet davasında şahit oldu. Bir ev almıştık ve emlakcıya bir senet vermiştim. Evin parasını ödemesi için eşime parayı verip senedi almasını söylemiştim.o gün bir işim olduğu için kendim gidemedim. Eşim parayı verip senedi almış ama saklamış . Boşanma davası açınca senedi ortaya çıkardı . Ben senedin emlakcıya verilen senet olduğunu ispat ettim ama temizlikçi kadın ortaya çıktı ve senedi eşimin bana verdiğini benim de ona geri verdiğimi gördüğünü söyledi . Sonuç olarak benim senedi ödememe hükmedildi ve senedi ödemek zorunda kaldım.Düşüncem odur ki eğer ilk başta bu temizlikçi kadın yalan beyanda bulunduğunda ceza alsaydı ikinci bir defa böyle bir şeye kalkışmayacaktı. Ama bu kadın daha sonraları da eşime şahitlik yapmaya devam etti.

Boşanma davası sırasında oğlumla görüşebilmek için adliye memuru götürüyordum. Bir gün oğlumu alırken eşim kavga çıkardı. Adliye memurlarının elindeki dosyaları yere fırlattı, benim üstüme yürüdü ve hakaret etti,tehdit etti,eline ayakkabı alarak üzerime yürüdü. Annesi de küfür etti.Görevli memurlar tutanak tuttu. Ben de şikayetçi oldum. Sonuçta annesi ceza aldı ama eşime ceza verilmedi

Aynı şekilde gene bir gün oğlumu alırken görevli memurlarla birlikte arabaya binerken bize doğru el hareketi yaptı.El hareketinden kastım çoğunlukla erkeklerin yaptığı cinsel eylemi ifade eden türden. Memurlar gene tutanak tuttu ben de gene şikayetçi oldum. Sonuçta gene bir yaptırımla karşılaşmadı.Bu tutanak dikkate bile alınmadı.

Daha bir sürü olay anlatabilirim.. Daire amiri olduğum yere gelip saatlerce bağırıp çağırması olayında da suçsuz bulundu. Çevresinde bulunanlarla evime gelip kendi evimin bahçesinde darp edilmemden bile çok az bir ceza ile kurtuldu.

Tüm bu yaşananlar sonunda bir şeyin farkına vardım. Kadına yönelik pozitif ayrımcılık var. Ama bu kavram yanlış uygulanıyor ve kötü niyetli kişileri suça teşvik edebilecek özelliğe sahip. Aynı zamanda bu ayrımcılık evliliklerin temeline dinamit koyabilecek ve tüm Türk aile sistemini bozabilecek kadar tehlikeli….

Eğer eşimin yaptığı suçlar hoş görülmeyip gerekli yaptırımlar uygulanmış olsaydı bu noktaya kadar gelmeyecek ve boşanmayacaktık. Eminim ki eşim ne yaparsa yapsın adalet kurumlarının kendisini tuttuğunun farkına vardı ve fütursuzca davranmaktan çekinmedi.Adaletin her zaman kendisini daha haklı gördüğünün farkına vardı ve biz ayrıldık.

Çevremde bana kötü diyebilecek hiç kimsenin olmadığını düşünüyorum . Bu güne kadar hiç kimse ile bir sorunum olmadı ama bu boşanma sürecinde adli sicil sahibi oldum.Eğer ben iyi biriysem sabıkam olmaması gerekirdi, ama ben bunu hak etmişsem çevremdekilerin ve benim doğru bildiğimiz her şey yanlış.

Şimdi bir davanın temyiz sonucunu bekliyorum.Yukarda da bahsettiğim evimin bahçesinde darp edilmemle ilgili davada aldığı küçük cezanın yanında velayet hakkının da kalmayacağı söylendi. Oğlumu alıp onuruna yakışır bir şekilde yetiştireceğim günü bekliyorum. Şu an annesinin evlilik dışı biriyle beraber yaşadığı bir ortamda gününü geçiriyor.Dava 2006 da başlamıştı. Daha bitmedi. Ama ben sabırla bekliyorum.

Ama işin beni üzen tarafı şu ki haklı olduğum ve hakkımı alacağım davalarda yıllar geçip giderken ben sonuca ulaşamazken, nafaka artırımla ilgili davada benim tezlerim dinlenmeden karar verilebilmiştir. Bu olay gönlümde bardağı taşıran son damla olmuştur.

Eski eşimin birlikte yaşadığı kişinin aynı adliyede memur olmasının etkisinin olmadığını düşünüyorum. Bunu ispat edecek bir durumum yok. Zaten bu şahıs ortada yokken de eşim yeteri kadar adliyenin imkanlarından faydalandı.

Sonuç olarak olayları tek tek ele alınca kadına yönelik pozitif ayırımcılık kadını mağduriyetten korumak açısından iyi gibi gözükse de , tüm yaşananlar birleşince bu düşüncenin toplumu yıkıma götüreceğini düşünüyorum. Kadın ya da erkek kim olursa olsun suç işlemişse cezasını görmeli. Eğer sistem suç konusunda da pozitif ayırımcılık yapıp kadını cezalandırmayıp erkek cinsi mağdur ederse kadını suça teşvik etmekten başka bir işe yaramayacaktır.

Bu yazıyı kaleme almamdaki amaç kendimle ilgili haksızlıkların düzeltilmesi talebi değildir. Ben yılmadan haklı mücadelemi sürdürmeye devam ediyorum.Ama toplumun yararına kullanılması adına edinilmiş tecrübeleri gerekli yerlere ulaştırmanın herkesin görevi olduğunu düşünüyorum. Yaşadığım deneyimler kadına yönelik pozitif ayrımcılığın da bir sınırının olması gerektiğini düşündürüyor.

Çevreme bakınca yeni yetişen nesilde kızların daha çılgın, erkeklerin daha ağırbaşlı hareket ettiklerini görebiliyorum. Eskiden Türk toplumunun erkekleri daha kusurluydu fakat kadınları daha sabırlı oldukları için yuvalar dağılmıyordu. Yuvayı yapan dişi kuş toplumu da kanatları altına alıyordu. Korkarım ki bu denge bozuluyor.

Kaprisli, sınırsız isteklere sahip, hür olduğunu düşünen, eşine saygı göstermeyi utanç sebebi sayan bir nesil kadın geliyor. Kadınlar bu gün bile artık eşlerine saygı göstermiyor. Zorluklara hiç tahammülleri yok. Her şey kolay olsun hazır olsun istiyorlar. İstedikleri olmayınca düzeni hemen bozuveriyorlar. Bu nedenle boşanmalar hızla artıyor.

Bizi biz yapan değerlerimizin pek çoğu ortadan kayboldu. Dini değerlerin kılavuzluğunda düzenli bir hayat yaşayanların sayısı azalmış durumdadır. Benim çocukluğumda adab-ı muaşeret denilen bir kavram vardı. Bugünkü adıyla görgü kuralları.. Artık kimse ondan bahsetmiyor. Geleneklerimizin birer birer kaybolması da bizi başıboş bırakan sebeplerden.

Artık hırsızlık ,yalan, darp ,şiddet gibi kötülüklerden bizi uzak tutacak bünyemize uygun bir öğreti sistemimiz kalmadı sayılır. Eğer yasalar olmasa toplumumuzda her şey mubah hale geldi.Yasaları uygularken yapılan pozitif ayrımcılıklarla artık elimizde kalan son silahı da toplumumuzun yarısına karşı etkisiz hale getirmiş olacağız.

Kadına yönelik pozitif ayırımcılık kavramının tekrar irdelenerek daha akılcı bir şekilde hayata geçirilmesi gerektiği düşüncesindeyim.

 Not: Bu okurumuz doktor. Toplumda hatırı sayılan bir mesleği var. Öyle olduğu halde ve haklı olduğu bu kadar aşikar iken bu kadar haksız çıkarıldıysa sade vatandaş neler çekiyor, varın gerisini siz düşünün.

Okunma Sayısı : 17.080

Yorum yapın

“Bu Kadar da Haksızlık Olmaz ki!” için 43 Yorum

  1. vural bostan dedi ki:

    benim inancım bu aile mahkemeleri ve uyguladıkları kadın eşe pozitif ayrımcılık prosedürleri fetö işi. şimdi hal durum bu iken aleni bu ortada iken hala sistemi değiştirme yoluna gitmeyen iktidar partisine oy vermekten vazgeçende bendenizim. karınca ve Hz. İbrahim hikayesi bilirsiniz. ben asla iktidarın fetö mücadelesini layıkıyla vermediğini bu işte bir bit yeniği olduğuna eminim,

  2. Havva2 dedi ki:

    kadının biri birgün kocasına akşam yemeğinde bir tabak saman sunmuş. Kocası şok olmuş Kızmış sormuş
    -niye böyle bi terbiyesizlik yaptın?
    Kadın :
    – yahu demiş yıllardır herşeyleri yerli yerinde yapıyorum bir kere olsun TEŞEKKÜR ETMEDIN , Allah razı olsun demedin de buna niye tepki Veriyorsun? Yine farketmeden geçip gitsene…

    • Yasin dedi ki:

      Sonra oturup kadına şiddetin sebeplerini konuşuyoruz.
      Verilen örneğe bakın neresinden tutup düzeleceksin. Birkere saygısızca.
      Herşeyi uygun bir dile söylemenin yolu var. Kötü yolu seçen kadın belki mevcut kanunlar tarafından korunuyor gibi görünebilir ama bu işin bir de ahireti var. Ayrıca kocanız bir anlık cinnet haliyle canınızı da yakabilir.

      Bu üslup hem size hem de yuvanızda faydalı bir üslup değildir. Çocuklarınıza da kötü örnek olup onların da vebalini almış olursunuz.

      Kocanızdan rutin işleriniz için teşekkür bekliyorsanız, yaptığı rutin işler için siz de ona teşekkür edin ve iyi bir örnek olun.

    • esra dedi ki:

      Aynı şey erkek için de gerekli. Hep şikayet edilir “erkekler eşlerine teşekkür etmiyor” diye, peki kadınlar “bize sahip çıkıyorsun, sabahtan akşama kadar çalışıp eve ekmek getiriyorsun” diye hiç eşlerine teşekkür ediyor mu?? Sizin verdiğiniz örnek tam da yazıda bahsedilen gibi bir “kadına haksız pozitif ayrımcılık” örneği sayın Havva2, aynı örnekte erkekten de bahsedilse kaale alınabilirdi.. Bir kadın olarak söylüyorum bunu da. Ben de erkeğe karşı bu konularda haksızlık yapıldığını düşünüyorum.

  3. can kan dedi ki:

    Biz ayarı bir türlü bilmiyoruz. Sanık hakları dedik o kadar çok hak verdikki mağdur olan kişi daha mağdur oldu. Şimdi insan hakları yerine kadın hakları diyoruz ve o kadar hak verdikki yeni yuva kuranların bile yuvasını bozmaya yönelik. Size kısa bir olay ” geçen gün gelen bir bayan boşanacağını söyledi. Özel değil ise neden boşanacaksınız diye sordum. Bana cevabı 1000 tl nafaka alacağım oldu. eşi astsubaymış ve bir yıl evli kalmış.” ne kadar yazık ama bu kanunlar ile ne kadar mantıklı. Bir yıl evli kal ve bir ömür boyu 1000 tl yi adam sana vermek zorunda kalsın. YAZIKLAR OLSUN. Bu kanunları yapanlar neden bu yazıları yazanların durumlarını okumuyorlar acaba. Bu kadınları kanunlar değil adalet korur.Adaletsizlik olursa aciz duruma düşen insanlar adaletini kendisi uygulamaya kalkar.Şimdi erkeklerin bir kısmının yaptığı gibi……….

    • .:. dedi ki:

      Sizin soylediginiz sanik haklari degil malesef. Onun adina Türkiye de pozitif ayrimcilik diyorlar. Malesef ki Bu pozitif ayrimcilik da Anayasa ile güvence altina alinmistir. Hani bu yillardir degistirmek icin siyasilerin birbirlerine yapmadiklarini birakmadiklari , yillarca üzerinde tartiştiklari ve tartisacaklari anayasa..

      En temel hak olan esitlik dahi yasalarla, siyasilerin kendi emelleri dogrultusunda veya egemen güclerin istekleri dogrultusunda, insan aklinin karistirilarak degistirilmesi.

      Şu bir gercektir; Türkiyedeki her büyük karmaşalarin , karambollerin arasinda, birileri kendi emellerine göre yasalari değistiriyor. hemde insanlarin gözünün içine baka baka ve herkez daha önemli gördükleri sorunlar nedeni ile bu kisimla hic ilgilenmiyorlar bile, (veya bir kesim teraviye giderken arkadan 3-5 kişi ile yasa geciyor.veyahut cuma namazini idrak etmeye giderken vaya başka şekilde, Kadin şiddet yasasida bu şekilde gecmedi mi, 208 vekille, yahu, Yasanin sahibi Aile bakani bile yoktu orada, 550 vekil nereeee, 208 vekil nere. belkide bu 208 vekil ağirlikle muhalefetten olusuyordur.)

      – Bakiniz ; malesef ki Türkiye anayasasi, 2001 yilinda kadin – erkek eşitliği ilkesi Anayasanin 66. ve 41. maddeleri. Değişti, (Ozaman Türkiyede cok büyük ekonomik kriz cikartmişlardi malüm cevreler.) ama yasalari halletmeyi unutmadilar.

      – Sonrasinda 2004 yilinda da Anayasanin 90 inci ve 10 uncu maddelerini hallettiler mi. Yasalarin icerigine bakiniz, felaket olan durumu, biz vatandaşlara mükemmel, en dogrusu, eşitlikci, güclendirilmiş diye yutturdular..

      Peki Ana yasanin 10. MAddesi ne diyor, inanmazsaniz lütfen bakiniz istediğiniz kadar okuyabilirsiniz.; “Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz.” Kadin erkek eşit diyor, hemde devlet bu eşitliği saglamakla yükümlüdür diyor. sonrasinda bu maksatla alinacak kararlar eşitlik ilkesine aykırı yorumlanamaz diyor. Bu nasil bir çeliskidir. nasil bir komedidir.

      Bir ornek. ; kadin ve erkek eşit dedik. aile mahkemeleri ile ilgili uygulamalarin hiç birisinde eşit değil. bircok uygulama, anayasanin 90 inci maddesinde komik oluyor. Cunki bu konudaki uluslar arasi anlasmalar anayasanin üzerindedir diyor. Bu kadar basit . Çalisma hayatinda kadinlar, erkeklerden daha önce emekli oluyor. Eşit olan bir durumda bunu devlet hayata gecirmekle yükümlü iken neden yapmiyor. Eşit degil ki. düpedüz, erkek ile kadin farkli zamanda emekli oluyor. Burada kim kimi kandiriyor. işte yasalar ortadadir.

      Daha öncelerdede izah etmeye calistim, Egemen gücler, Türkiyeyi yonetmek isteyen istedigini yaptirmak isteyenler, once aileyi paramparca edecekler, kendilerine benzetecekler. Zaten benziyor. Gezi olaylarinin,(bu bir prova idi, gerisini yasalarla halledecekler. Cunki bu film yillar önce AB deki bircok ülkede oynadi ve hala oynuyor. kendi kendini bitirme filmi. ve yasalari değistirtecekler. AB uyumlari adi altinda. ) sosyolojik degerlendirmesini yaparsaniz cok net gorursunuz.

      Sizin degindiginiz duruma uygun bir haber vardi bugun, lutfen herkez cok iyi okusun. “Üniversite öğrencisine nafaka müjdesi”. http://yasam.bugun.com.tr/nafaka-mujdesi-haberi/752269

      Bu yasalarla, siz bir aileye degil bes cocuk – degil üc cocuk – Cocuk bile yaptiramazsiniz, Tuzu kuru olanlarin sayisi ise azdir, onuda bulursaniz yaptirirsiniz. Dikkat edin Aile bakanliginin yaptigi bir cok seminer calisma, ve projelerde BABA yok, ne dikkate aliniyor, nede ismi geciyor. Aynen suan , Portekiz de, italyada, ispanya, yunanistan,romanya, irlanda ve bircok ufak ab ulkelerinde, (Ama dikkat edin AB deki kuzey AB ulkelerinde ve egemen guclerinde yasa olsa bile uygulamasi adildir. en ince nokta burasidir. yani, ailevi konuda problem oldugunda, yasa diger ulkelere gore daha adilce.

      Size AB ülkelerinde bu yasalar bu şekle donustukten sonra neler oldu birkac ornek vereyim, tabiki istisna ve fakli bir kesimde vardir. ancak bozukluk bazen cogunlugu dahi cok kotu etkileyebiliyor.

      Dugun yaparak evlenenlerin sayisi cok hizla azaliyor. Bizdeki gibi ceyiz v.s. durumlarida yok, baslik parasi v.s. durumlarida. bize gore gelenekler de yok. Genelde insanlar birlikte yasiyor ve pek cocuk yapmak istemiyor. Aile gibi yasamaktansa, hesaplari dahi ayri yapiyorlar. Madem eşit kadin da çalisiyor, ozaman para getirsin masrafa katilsin diye bekliyor erkek, evlenip bosanan kesimde ozellikle kadinlarin buyuk cogunlugu, bosanmada kendisine menfaat yaratmak icin, sizin verdiginiz ornekteki gibi yapiyor, cunki, ona yaptiriyorlar, ona avukat veriyorlar, dernekler v.s. kuruluslar icin bir rant kapisi, bu kişilerin üzerinden geçinen bir grup var. Kadin acikçasi kocasina tuzak kuruyor, üsteik belli bir süre tiyatro oynayarak. Çunki bu eğitimleri ona, Bu dernek ve kruluşlarda veriyorlar, o da çevresine veriyor, bu şekliyle çok hizli gidiyor, çünki işin içerisinde para var. Çünki yasalar adil değil. bunuda firsata çeviriyorlar. Böyle olunca evlilikler çok geç senelerde oluyor, olanlarda hep şüpeli oluyor, bizim ülkemizdeki oran AB ülkelerine göre az olmasinin nedeni, dindar kesim ve müslümanligi aile hayatini gelenekleri ile yasayan kesimin coklugundandir. Buna ragmen bozulma cok hizli gidiyor.

      Babayi her şekilde sömürecekler, amac ailenin yikilmasi, Birkere Çocuk artik ülkemizde 5-6 yaslarinda resmi olarak evden kopmaya devletin güdümü altina girmeye basladi, kreşler, 0-3 yaşa kadar düşecek göreceksiniz, Çünki AB de düştü ile. Biz orayi hedef aldigimiza göre. direk kreşte doğum yapilir artik. Birde olayin ogrenci bursu bolümü var o kunu da başli başina başka bir alan. Yani orta dereceli okuldan başlayarak cucugu olkulda Tutmak icin çift dikiş veya hazirlik, ön okuma, lisans, master, doktora. Burs da alirsa aileside karisamaz. (arada bunu çok iyi degerlendirenler de var. onlara sozum yok. ama buyuk kesimde ise problem var. )Bu cocuk 30 undan once adam olmaz. ondan sonra adam olsa da pek bir işe yaramiyor. çocuk yapamiyor, kariyer v.s.. Bu ince cizgileri cok iyi kavramak lazim.

      Bütün bunlari gören kişiler evlenmek istemiyorlar, veya çocuk yapmak istemiyorlar, ihtiyaclarini başka şekillerde karşılama yoluna gidiyorlar, kendi tedbirlerini aliyorlar.

      Oyle net ve bariz hale geliyorki taraflara başka secenek cok az birakiyorlar.

      Boşanma ihtimali ve bu ihtimalde hile yapma orani çok yüksek oldugundan. Bunu bilen bir adam, her türlü tedbirini aliyor, almaya çalişiyor. ken adina bir gayrimenkul alacağina, bir tanidiginin veya güvendiğinin üzerine aliyor. Kadinda, kendisi gizliden hesap biriktirebiliyor, çalişiyor ve kazaniyorsa erkeğin yaptığının benzerini yapiyor. veya aralarinda yasalarin gösterdiği yolda sözleşme yapiyor ki, bu bile sizin bahsettiginiz durumda hiçbir işe yaramiyor. Seni kendine nafaka, cocuguna nafaka gibi konularda bagliyor, ödeyemezsen icra ile canina okuyor. Açikçasi EŞİTLİK denilen şey burada 1 = 1 bu kekilde değildir. Anayasada da belirtildigi gibi devletin yapacaklari (veya 90 madde devletin kabul ettigi uluslar arasi sozlesmeler) eşitliğe aykiri dusunulemez.

      Gercekten aile kurmak isteyenler, Sema hanimin son yazisini okuyabilirler, ve onu daha da genişletebilirler, Yoksa, çeyiz aliminda başlayan, nisan , dügün olaylarinda, limonatanin suyunun bol oldugu veya pastanin kremasinin az oldugu tartişmalarinin oldugu yerde tartişma hiç bitmez o evlilik çıkar amacindan başka birşeye hizmet etmez. birde müdahiller varsa , akil veren çok olur. Gideceği nokta 1000 lira nafaka talep eden kişinin durumu olur. O nafakayi almak için yapmayacaği şey olmaz, insanliktan çikar, günümüzde babasinin emekli maaşi için neler neler yapiliyor, hem de onbinlerce. Veya varsa kullanacak oglunu kullanir.

      Adaletin olmadiği yerde Paraaaaaaaaaa için yapilanlar..

      Allah insanlari dogru yoldan ayırmasın..

      • .:. dedi ki:

        Yukarida , Yurd disinda benzer konulari yasayanlarin aldigi veya almaya calistigi tedbirleri, İnsanlarin kendisini adil olmayan tarafli yasalara gore korumak icin urettigi cozumleri. İnsanlarin birlikte yasamak amaci ile evlilik harici birlikte olma yontemleri, evlilik disi cocuk yapma v.s. gibi alternatifler olusmaya baslaniyor. Bugun dikkatimi ceken ama 8 agustos da yayinlanmis bu asagidaki yaziyi okumanizi tavsiye ederim. İnsanlar bunu neden dusunuyor???? Cunki yasalardan kotu insanlar haricinde kimse memnun degil. ADIL DEGİL Pozitif ayrimcilik yapilmis, belliki siyasilerin veya bazi gruplarin cıkarlari var. http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=24481147&yazarid=82 Turkiyede de malesef herkez bu arayislara girecektir. Hatta Kirsal kesimdeki kizlar belkide ceyiz hazirlamaya devam etse de sehirdekiler , calisanlar, bunu dugun zamani veya sonrasina menfaat icabi birakabilirler. CUNKİ BU İSTE COK BUYUK RANT VAR.(Siyasi, ekonomik, sosyolojik, küresel..)

        Ben evleneceklere evliligi dusunenlere, Anne ve babalara. yazarinda goremedigi ve bu rant sistemi icerisinde olan birseyi simdiden soyleyeyim.

        Linkini verdigim yazi belliki yazar veya yazara mektup yazanlar henuz farkinda degil. Egerki Annesi veya babasi, evladina mal birakirsa, veya oglu, kizi uzerine bir gayrimenkul, bankada para verirse….

        – Bosanma olmadigi zaman evli ciftler her ne sekilde anlasirsa veya anlasmazsada sorun yoktur. Bu herkez acisindan guzel birseydir.

        – Bosanma islemi, anlasmali olursa. her iki tarafta anlastiklari konuda razi olup sonrasinda davalardan feragat ederse yine problem olmaz. buda guzeldir.

        – Fakat onemli olan birsey var, Paragozler, evlilik hesabini cikarlar uzerine yapan, gozunde mal, para hirsi bitmeyen. Kisiligi bozulmus ve iradesi zayif olan, Para icin her seyi yapabilecek olan kisiler. ister erkek , ister kadin olsun, Allah kimseyede boyle bir imtihan vermesin.

        Bu mahkeme kolay kolay bitmiyor. Malesefki, Yasalari kendi cıkarlarina kullanan bu kisiler, ayni zamanda da kullaniliyorlar. Bunlarin sirtindan gecinen rant kesimi var, ve bu kimseler toplumu da bozuyor. Yasalarda, bu kisileri tesfik edip koruyor, bu tur kisilere bu gectigimiz sene mecliste kabul edilen kanunda hicbir yaptirim yok, bu imkani savunma makaminada vermiyorlar. gercek mazlumun hakkini aramasindan cok bu tur insanlar devletin olanaklarini yasalardaki bilerek birakilan bosluktan dolayi kullaniyorlar hatta bizzat tesfik var ve devletin olanaklari bu kisilere aktariliyor. Bu soyledigim, (Sahte yalan, tuzak kurarak menfaat saglayan kisiler icindir.) gercekten magdur olanlar icin degildir. Yasalarin Bu konuda, erkek veya kadina durumu ne olursa olsun yeteri savunma hakkini vermeli ve kesinlikle pozitif ayrimcilik yapmamali, Bu davranis bicimini sahiplenen aile bakanligi ve kabul ettigi suan uygulamadaki olan yasalar. Bu cinayetlerin en buyuk sebebleridir.

        Yukaridaki yazidaki yazarin fark edemedigi veya kendisine yazi yazan okurlarin farkedemedigi durum sudur.

        Bu davranista olan kisi, malesefki pozitif ayrimciliktan dolayi kadinlar . Cocugu da varsa.

        – Adamdam kendi icin nafaka ister,
        – Tedbir nafakasi ister,
        – Yoksulluga dustugu bahanesi ile omur boyu para talep eder,
        – Tazminat ister.
        – Cocuk veya cocuklari varsa cocogu istemese dahi para icin, cocuklari sonuna kadar kullanir,
        – Cocuga nafaka ister,
        – Cocuk elinde ise 18 yasina kadar, nafakayi ister,
        – Her sene yeniden degerlendirme artisi ister.
        – Diger masraflara, sunnet , okul etkinlikleri, kurs veya egitim icin katilim ister.
        – Cocuk okuyorsa, okulu bitene kadar masraf ve nafaka parasi ister.
        – Bunun uzerine, Kadin isterse dostu ile de imam nikahli veya birliktelikle rahat rahat yasar, tehdit ediliyorum diye kelepce de taktirir, buton da alir. daha neler neler.

        – Erkegin durumu iyi ve sabit isi varsa, yanmiş, afedersiniz kopek gibi calisip bunu oder, bu sartta odemek istemezse ona odetirler.
        – Durumu yoksa odeyemez tabiki.
        – Boyle durumlarda olan erkekler kimisi intihar ediyor, kimisi kuzu kuzu odemeye devam ediyor herseye razi olarak. kimizide cinnet gecirip katil oluyor.

        simdi yukarida yazarin rahat olun deyip gormedigi olay sudur;

        Ornegin;

        Farzedelimki, Adamin babasi veya annesi oan para verdi, veya gayrimenkul aldi, Bu adamda evli ve esinden bosanmissa. anlasmali durumlarda veya nafakalarin odendigi durumda problem yok..

        Ancak.. Nafakayi odemez, veya isi olmayip da odeyemez ise. O adamin uzerine kayitli bankadaki, parasi, gayrimenkulu veya ğpara edecek ne varsa icra ile alinir. Bu kadar basittir.

        Yazi olumsuz gorunse de Sema hanimin 05 agustos tarihli kaleme aldigi yazida dedigi gibi, Anneler ve Babalar, Evlenecek Ciftler.. TEMELİ SAGLAM ATIN… AKILLI OLUN AKILLI… Kendinize olene kadar birlikte mutlu yasayacaginiz, hastalikta ve saglikta, iyi gunde kotu gunde, varlikta ve yoklukta birlikte omur gecireceginiz kisiyi iyi secin. Akilli buyuklerinizi iyi dinleyin. Dininize, ahlakiniza sahip cikin iyi ogrenin ve ve uygulayin. Allaha dua edin hayirli evlatlariniz olsun. Mutlu yuvaniz olsun.

        Aileler uzerinde Cıkar hesaplari olanlari sakin dinlemeyin.

        Yoksa Gezi olaylari gibi olaylarda evlatlarinizi, sokaklarda toplarsiniz, daha henuz Turkiyede yok ama yakindir, eli kulaginda gelir, Universiteye diye gonderdiginiz evlatlarinizi baska yerlerden toplarsiniz. Hatta toplayamazsiniz..

    • Al Belliyol dedi ki:

      Bimer’e ve Cumhurbaşkanlığına bu konuları defalarca yazmamıza rağmen, bize basmakalıp cevaplar veriliyor. Ne başbakanımıza, ne de Cumhurbaşkanımıza bilgi vermiyorlar. Yoksa haberleri olsa meseleye çözüm bulurlardı.

      • .:. dedi ki:

        Beyaz masa, Bimer, Cimer gibi kurulan birimler hiç bir sorunu çözmez hele bir de konu kendileri ile ilgili ise, kopyala yapıştır yaparlar hatta alakasız yerlere gonderirler. Bu gün sayı olarak baktığınız zaman sadece Bimer de çalışan 50,000. kisi vardır. Bu halkın paraları ile geçinirler. Hiç birşey de yapmazlar. zaten yetkileri de yoktur. Bu gün bizim ülkemizde kaos ve karmaşa varsa sebebi çok basittir. Başta adaletsizlik, kul hakkı ve insanlarımıza sistematik olarak yapılan zulümlerdir. bunlar AB uyum yasaları altında İktidarda olan hükümete yaptırılmıştır ve halen devam etmektedir.

        Malesef ki devlet hiç iyi yönetilemiyor. Her yerde haksızlık, adaletsizlik, sistemsizlik ve zulüm var. Ehil olmayan insanlar devlet kurumlarının heryerinde. Gerçekte hak sahipleri ise dışarda. Bu düzeni kuranlar. AB uyum yasaları ile hepsini tek tek yaptırdılar. Bizimkiler de kendilerini akıllı zannedip sözde uyum yasaları ile AB fonları ve Projelere yapılacak ödenekleri, Alıp başka yerlerde kullandılar.

        Bunların hepsini yıllarca yazmaya kalksamda malesef ki AB ülkelerinde uzun yıllardır yaşayan birisi olarak sesimizi kimseye duyuramadık. Bugün AB ülkelerinde de yunanistan yıllarca böyle yaptı. sözde bu fonlarla AB ülkelerini Başta Almanya yı kandıracağını zannetti, Özellikle AB nin ak deniz ülkelerinin hepsi bunları yaptılar. Resmen AB yardım paralarını çaldılar. Kendilerini akıllı zannedip verenleri salak zannettiler. Oysa verenler bunların hepsini biliyordu. Hepsinde tuzaklar vardı.

        Bizim ülkemizde Tapu kadastro müdürlükleinden tutun, Hayvancılık, tarım, eğitim, sağlık, güveblik, hukuk birçok alanda Bu AB fonları ile, kendi ülkemizi yönetenler. Kendi ülkesinin insanlarını hep kandırdılar. Onların kaznımlarını, vergilerin, heba ettiler, mallarını, mülklerini çaldılar. onlara söylerseniz onlar çalmadı, sistem getirdiler. Oysa AB uyum yasaları ile, Yukarıda saydığım tüm hallerdeki bilgilerin hepsini ülkemizden aldı. Belkide Tüm kadastral verileri, eğitim ile ilgili verileri, sağlık ile ilgili verileri, Sonra fon olarak verilen bu paraları da misli misli geriye aldı. Bütün bunları anlayacak insan sayısı çok azdır. Türkiyenin son yıllarda yaşadığı olayların hepsi bütün bu yazdıklarımla bir bütündür. Yazılarımda bunları rahatlıkla görebilirsiniz.

        Bakınız bir hoca vardı televizyonda çıkıp açıklamalar yapmıştı. HAram yiyenler, kul hakkı yiyenler, adaletsizlik yapanlar, ihaleye fesat karıştıranlar v.s. ile ilgili açıklamlar yapmıştı. “ELAZIĞ İZZET PAŞACAMİİ CUMA VAAZI” Bu vaazı internette mutlaka bulup dinlemeniz gerekir. yakınlarınıza da dinletin. Bütün bunlar olmasaydı bugün yaşadıklarımızın hiç birisini yaşamazdık.

        İnsanlar, yönetenler istemese başlarımıza gelenleri yaşamazdık.

        “Siz Kuran i kerimi nesneleştiri ve basitleştirirseniz. Allah da islam alemini basitleştirir…”

        “Kimse istediği zaman sizin ülkelerinize girip işgal edemez.. Sizin üzerinizde projeler yürütemez… Yürütüyorsa o zaman bizde bir eksiklik vardır…. Ya eyyüellezine amenu, aleykum en fusekum.. Ey iman edenler siz kendinize bakın…..”

        • .:. dedi ki:

          Malesef sizin de sıkıntınız olan hususlarda bir çok vatandaşlarımızın da sıkıntısı var ve bunlar toplumun tamamını etkileyen hususlar.

          Sayın Cumhurbaşkanımızın danışmanları var hatta KADEM yöneticisi olup da danışmanlık yapanlar da var. KADEM e yapılan ayrıcalıkları rahatlıkla görebilirsiniz, Sayın cumhurbaşkanımızı, eşini, kızını bu konularda sürekli kullanıyorlar.

          Sayın Sema maraşlı gibi vizyon sahibi olan ve bilhassa aile ile ilgili konularda bilgili, tecrübeli olanlar (erkek, kadın, çocuk, yaşlı, engelli ayrımı yapılmadan ) ilgili kurumlarda danışmanlık yapsa. Malesef ki devlet yönetimini yanlış yönlendiriyorlar.

  4. Siradan biri dedi ki:

    Kadinlardan yana degistirilen bu yeni yasa, Turkiyedeki erkeklerin evlenme cesaretini yok etti maalesef. Evlenip ailen kurmaktansa 40-50 yasina kadar hovardalik yapanlarin sayisi bir hayli artti ! Siz kadinlar bu yasalarin sizin lehinize degistirildigini dusunmeyin sakin ! Zira aslinda en basta siz zarar goruyorsunuz. Erkekler size sevip evlenmek icin degil, bir sureligine gonul eglendirmek icin yaklasiyor artik. Isleri bitince de bye bye cekiyorlar !!! Bu noktada asil kaybedenler kadinlar…

    • Gulbeyaz dedi ki:

      Minareyi calan kilifi hazirlar
      Kadin:niye evlenmiyoz hala?
      Erkek:kanunlardan dolayi canim,aklina baska bise getirme.
      Kadin:???

      • Nilgün dedi ki:

        Oğlumda nasibini aldı bu durumdan..kısa süreli evlilik ve süresiz yoksulluk nafakası.çocuk da yok.Nikah yap ve ömür boyu borçlan.erkek olmak zor iş..bir daha asla evlenmeyi düşünmüyor..
        Kısa süreli ve çocuksuz evliliklerde süresiz yoksulluk nafakasının kaldırılması ve en azından bir süreye bağlanması konusunda change.org da imza kampanyası başlatmak lazım acilen,,Bir erkek nikah yaptı diye ömür boyu borçlandırılamaz.Cinsiyet ayrımı yapmadan insan hakkı demeliyiz be bununniçin mücadele edilmeli..mücadele etmeden hak kazanılmıyor bu memlekette..

  5. Yazıdaki Havva dedi ki:

    Hileden,desiseden endişe etme. Eğer birileri sana tuzak kuruyor, sana zarar vermek istiyorsa, Allah da onlara tuzak kuruyordur. Çukur kazanlar o çukura kendileri düşer. Bu sistem karşılıklar esasına göre işler. Ne bir katre hayır karşılıksız kalır, ne bir katre şer. O’nun bilgisi dışında yaprak bile kıpırdamaz. Sen sadece buna inan !

    Şems

    Evet, Ademler ve Havva larız biz.

    Site yönetiminden ricam, size gelen mailleri yayınlamak yerine, madem hukuktan, yasalardan bu kadar memnun değilsiniz, yasa maddelerini, medeni hukuku madde madde yayınlayarak tartışın. Mağduriyetler o zaman daha da çok gün yüzüne çıkar.

    Çünkü herkes keserdir, kendine yontar.

    • EROL dedi ki:

      Erkeklerin Dertleri tek kelimeyle cevap vermek istiyorum Bu kanunları Kadınlar hazırlıyor.
      Erkek kadın olmuş,Kadınlar Erkek asıl Madur Erkekler emin olun..!
      Benim eşim Ailesiyle plan yapıp evi terketti.Şiddet yok baskı yok küfür yok Dönmek içinde Ev almamı yada evi üzerine yapmamı şart koştu ama benim işlerimin iyiye gitmediğini söyleyerek eve dönmesini saçmaladığını söyledim.Bir Oğlum vardı 5 yaşında bende kalıyordu. Boşanma davası açtı sebepler çok saçma tabi ama Hakim Kadın ,Pedegog kadın benim sesimi dinleyen yok ailem bana destek oluyorlar.En üzüldüğüm şeyde Oğlumun icra yoluyla benden almaları oldu. Oğlumun ağlaması sesi hala Baba beni bırakma diye ama gücüm yetmedi. Oğluma bakabilecek seviyede değiller, İlgilenmiyorlar çocuğum her geldiğinde hasta Oğlumla Erkek erkeğe oturur konuşuruz Bazen 5 yaşından büyük laflar eder hayretle dinlerim Daha bugün Annesine Velayetini verdi Hakim Hanım (Bizim ifadelerimizi hiçe sayarak) pedegog hanımefendinin ‘çocuk anne’ye muhtaçtır’ sözüne istinadenmiş. Bana da 8,000 tl manevi 10,000 tl maddi para cezası uygulamış. Bu Allahtan revamı Adalete güvenmek suç olmuş.Ben de Temize göndereceğim kararı Çocuğuma çok düşkünüm okul hayatıda başlıyacak Oğlum Annesinden nefret ediyor ve ona Adı ile hitap ediyor bir kere olsun anne demiyor.

      • Yasin dedi ki:

        Maalesef bu tip art niyetli kadınlar yasaların kendilerine tanıdığı imtiyazlı durumu istismar ediyor. Herşey geçtikten Sonra Pişman olsalar da Sonuçta herkes taraf da zarar görüyor.

        • Al Belliyol dedi ki:

          Adalet endişesi olmayan bir hukuk sistemi, keyfi karar vermeyi adli bağımsızlık zanneden hukukçular, hukuk cahili idareciler, devletin temeli adaleti yok etti. Bu da devletin yok oluşu demek. Yıkılan devletin altında hepimiz yok olacağız.İ

          • .:. dedi ki:

            ADALET VE MERHAMET

            “Hayatın her alanında adalete ve merhamete ekmek kadar, su kadar, hava kadar ihtiyaç duyduğumuz bir dönemden geçiyoruz. Dünyanın bir köşesinde masum insanlar katledilirken, diğer köşesinde insanlar kendi konforlarını yükseltmek peşinde koşuyor

            Eğer adalet yoksa, o devletin ayakta durması mümkün değildir.

            Mazlumların ahı pahasına kendilerine güvenli ve refah içinde bir gelecek kurmaya çalışanların abad olması mümkün değildir. Bu çarpık düzen, eninde sonunda çökecektir. İşte o gün, bugün kendi çıkarları için her türlü haksızlığa göz yumanlar, kendileri de adalete ve merhamete muhtaç hale geleceklerdir.

            Recep Tayyip Erdoğan

            Sayın Cumhurbaşkanımız bunları söylüyor ama.(sadece söylüyor) Cumhurbaşkanlığını yaptığı ülkemizde durum hiç de aslında söylediği gibi değildir. En yakınlarından başlayarak.

    • Yasin dedi ki:

      Sema Hanım Kanun maddelerini ele almış ve bunlar tartışılmıştı. Dediğiniz gibi herşeyin bir karşılığı vardır. Kimi bunları dünyada görür, kimi de ahirette.
      Zulmeden aslında kendine zulmeder.
      —-

      Allah, inkar edenlere, Nûh’un karısı ile Lût’un karısını örnek gösterdi.
      Bu ikisi, kullarımızdan iki salih kişinin nikahları altında bulunuyorlardı.
      Derken onlara HAİNLİK ettiler de kocaları, Allah’ın azabından hiçbir şeyi onlardan savamadı.
      Onlara, “Haydi, ateşe girenlerle beraber siz de girin!” denildi.

      Allah, iman edenlere ise, Firavun’un karısını örnek gösterdi.
      Hani o, “Rabbim! Bana katında, cennette bir ev yap. Beni Firavun’dan ve onun yaptığı işlerden koru ve beni zalimler topluluğundan kurtar!” demişti.

      Allah, bir de iffetini sapasağlam koruyan ve bizim de kendisine ruhumuzdan üflediğimiz, Rabbinin kelimelerini ve kitaplarını doğrulayan İmran kızı Meryem’i de (inananlara) örnek gösterdi. O itaat edenlerdendi.

      (TAHRİM 10-11)

      —-

      Buradan değişik meallere bakabilirsiniz : http://tanzil.net/#trans/tr.bulac/66:10

    • Al Belliyol dedi ki:

      Eğer manevi değerleri olduğunu savunan bir parti iktidardaysa katolik Avrrupa yasalarının zulmünü bu millete hala niye yaşatıyoruz? Dünyadaki mazlumların haklarını savunmaya soyunan devletimiz, neden pozitif ayrımcılık yüzünden Türk erkeklerini, bu adaletsizlikllerle ya intiharcı ya da katil durumuna düşürüyor? Membiç’teki zulmü görenler, neden dibindeki bu zülmü göremiyor? Eğer bu uygulamalarla ahlaksız ve değersiz nesiller yetişirse bugün darbelerin yapamadığını pozitif ayrımcı uygulamalar başaracak.

  6. sadık urluca dedi ki:

    eski yasayla bile erkeklerini işi çok zorken şimdi çıkan yeni yasayla beraber artık imkansızı da geçti, mucizeye kaldı…bir de bu yorumları okuduktan sonra artık evlenecek erkek kaf dağında kalır…Allah herkese eşin de hayırlısını versin…bekarım ve anlaşılan uzunca bir süre daha bekar kalıcam…

    • Al Belliyol dedi ki:

      Amaç da bu. Evlenmeyen nesiller. Zina da bu yüzden suç değil artık. Malesef büyüklerimiz bunu hala anlamadı. Müslüman nesil gibi hamasetten başka bir gerçekliği olmayan nutukları atıyoruz kürsüden.

  7. ŞİRPENÇE dedi ki:

    Buna yörük sırtından deve kesmek denir. Başkasının hamuruyla başkasına ziyafet vermekde denir. Madem çocuğu alıyorsun, tıpış tıpış bakacaksın tabi ki…Babasına güvenerek aldıysan, o zaman babasına iyi davranacaksın. Bizans entrikaları çevirmeyeceksin. Veren el alan elden üstündür.Yasin beye katılıyorum. Madem eşitiz aynı miktarda kadınında nafakaya iştirak etmesi gerekir.Bu kadar yüzsüzlük ve onursuzluğa pes doğrusu! Ah bu erkekler ah.Kadınları hep almaya alıştırdı, vermeye alıştırmadı ki…Bakamıyorsan babaya ver çocuğu.Hiç insan silahını verir mi? Di mi ama?

    Haketmediği parayı, haram parayı besmele çekerek yemek, servet düşkünü bu tarz kadınlara mahsustur.

    • mustafa dedi ki:

      bu arkadaşın durumuna benzer olayı bende yaşıyorum kısaca anlatıyım 2009 ylında evlenip 1 yıl evli kaldık 18 aylık bir kızımız var eşimle boşanma davamız devam ediyor kızım beni tanımıyor görmüyorki tanısın malesef boşanma davası açan eski eşim diyim eşim demeye dilim varmıyor ama mecburiyetten eşim diyorum 3 defadır yalan beyanlarla hakkımda uzaklaştırmı kararı çıkarttı güya ben kendisini telefonla arayıp seni öldüreceğğim diye tehdit ediyormuşum, kurban bayramında memleketteyken yemek yerken telefonum çaldı arayan polisti güya eşimin annesinin boğazını sıkmışım şikayet etmiş beni ifadeye çağrıyor ben il dışındayım nasıl boğazını sıkarım dedim, bu da yetmiyor gibi kızını görmeye gelmedin hakkında tutanak tutacağz diye polis söyledi o günün akşamı uçakla istanbul adöndüm polisi buldum uçak biletimi gösterdim polisler hakkında suç duyurusunda bulundum ama biliyoruzki kanun güçlüden yanadır polislere birşey olmadı olan bana oldu çünkü polisin tehditlerini ve hakaretlerini telefona kaydetmem suçmuş polis tehdit ederken suç değil bizim tehditi ispatlamamız suç, bu suç duyurusunun üzerine mahkeme hakkımda 6 ay uzaklaştırma verdi telefon dökümlerimde aramadığım ortadayken ve kendi telefonunnda dökümleri ortada olmasına rağmen , karar itiraz ettim mahkeme itirazımı reddetti hemde basit bir gerekçeyle 4320 sayılı kanuna göre ile konularında mahkeme delil aranmaksızın karar veribilir, hemde kanunlarımıza göre müddei iddiasını ıspatla mükellefken kısacası 4 ay oldu kızımı görmeye gidemiyorum ya yine iftira tarsalar üzerime hapis cezası uygulanacak diye memurum 6 aydan fazla hapis yatsam memurluk yanacak, özetle şunu diyorumki ne bu zamanın erkekleriyle evlenilir nede kadınlarıyla 18 aylık kızımı gördüğğüm toplam gün 3 gün kanunlarımızın sayesinde çk zor bu işler yakamı kurtarsam inanın kurban kesecem ama bir türlüde kurtaramıyorum babayım ama babalığı tatmadım tadamıyorum kızım var nüfusta ama gerçekte yokki olsa yanımda olurdu böyle işte tecrübe olarak diyorumki çok iyi düşünün hergün güneş olmuyo hayatımızda

      • Yasin dedi ki:

        Yazınızı okurken içim acıdı, bilin ki yalnız değilsiniz.
        Sizin yaşadıklarınızın benzerini ve hatta daha beterini yaşayanlar çok sayıda erkek var.

        Size tavsiyem asla karşı tarafla iletişime geçmeyin iftiraya uğrar kendinizi aklayamazsınız.
        Mümkün olduğunca yalnız kalmayın, size refaket edecek arkadaşlarınız varsa onlarla beraber olun.
        Çocuğu görmeye asla yalnız gitmeyin.

        Mahkemelerde İspat edebileceğiniz konuları avukatınıza danışarak delil sunun, bazı delilleri erken sunmak karşı tarafın ifadesini değiştirmesine neden olabilir, bırakın kendi iddialarını ortaya koysunlar delillerinizi o zaman koyun ortaya. Boşanmada tecrübeli avukat tutmaya özen gösterin. Kadınların ayak oyunlarıyla tecrübe sahibi olmayanların başa çıkması imkansızdır.

        Ayrıca; stres sebebiyle hayatı kendinize zindan etmeyin, bir şey yokmuş gibi hayatınıza devam edin, hobilerinizle uğraşın, spor yapın. Biliyorum bu sıkıntılarla bunları yapmak kolay değil ama bunları yapmazsanız sağlığınızdan da olursunuz.

        Allah yardımcınız olsun.

        KADINLARA TANINAN İMTİYAZLARI SAVUNANLAR; YAPILAN BU ZULUMLERE ORTAKTIR.

      • Al Belliyol dedi ki:

        Pozitif ayrımcılık, cumhubaşkanını halk seçsin halk oylamasında araya sıkıştırılan bir maddeyle çıktı. Biz seçtiğimiz kişiler mağdur olmasın derken, onlar bugün bizi mağdur eden pozitif ayrımcılığı bize eklediler. Hakkımı helal etmiyorum. Bu millete bu reva değildir.

  8. hakim dedi ki:

    son çıkan yasa ile aile kurumuna dinamit konmuştur. ne yazık ki bu yasayı çıkaran da dindar nesil yetiştirme projesi sunan bir parti. yazıklar olsun…

  9. zeynep liva dedi ki:

    Allah yardımcınız olsun…zor süreç…ama dayanın..o kaybediyor evelallah siz kazanacaksınız..Biz elimzden geleni yaptık bu yasanın düzenlenmesi için..Bundan sonra böyle yaşanmış olayları daha çoookk okuyacağız..Bir bayan olarak burdan diyorum erkekler evlenirkenn çooookk dikkat edin..şimdi melekgörünür yarın belli olmaz..Bu yasanın kabul olmasına sevinen insanları da ALLAH a havale ediyorum..daha ne acı olaylarduyacağız okuyacağız göreceğiz..

    bi adam bunları vermemek için karısını öldürürse görürüz…yasa iyi mi oldu kötü mü..bakalım..

    • .:. dedi ki:

      Benzer olaylarda oldurme işlemlerin cogunlugu, bosanmaya cekismeli intikal etikten sonra veya bosanma isleminden sonra gerceklesmektedir. Bunun en buyuk sebeblerinden birisi, yasalarin adil olmamasi. v

    • .:. dedi ki:

      Ücüncü sayfa yazilarini okudugumuzda net goruluyor, Bosandigi karisini oldurdu, kendisini oldurmek istede, intihar etti, veya uzaklastirma cezasi almasina ragmen oldurdu v.s. diye. Buyuk cogunlugu bu sekıldedir. sozde tedbirler, uzaklastirma, kelepce, buton v.s. de bunun icindir.

      Cunki bu asamaya geldiginde benzer olaylarin cogunda parasal durumlar etkendir. ilk asamada cocuk icin ve kendisi icin cok dusuk bir bedel, tedbir nafakasi v.s. talep ederler ki, Calisan ve bunu odeyebilecek kisi detaya bile girmeden bir an once kurtulayim diye imzalar . Ancak malesef asil mesele burada bitmez. Bundan sonrasi ucu aciktir. Bu nafaka ve talepler, talep edildigi her zaman yeniden degerlenir, ve hic kimse bunun enflasyon oranina, tufe, tefe artisina bakmaz. Adam odeyemez durumda olursa, varsa malina goz dikilir. istedigi kadar degerli olsun, kaca satilacagi davacinin ve onun avukatlarinin, yardim aldigi derneklerin, umrunda bile degildir.

      Hal boyle olunca, eger nafakayi odeyen kişi yukaridaki ornekteki gibi doktor ise ve sabit bir isi varsa, onu bile etkiler, Kadinin elinde cocuk var ise cocuk kozunu eger alkolik ve cok kotu yasantisi yoksa her asamada kullanir. (ona kullandirtirlar.) Cunki buradan gelecek para vardir, Onu koleje gonderir, servisle gonderir, yemekli olur, etutlu olur, sporuna yazdirir, yapar da yapar. Cocuk 12 yas altinda ise. Ne yaparsan yap, Uluslar arasi sozlesmelere gore 12 yasina kadar annesi kontrolundedir.

      Kadin Aldigi nafakayi miktari kadar cocuga kullanmaz. ona bircok bahane vardir. Hele yukaridaki ornek oyle net anlasiliyorki, Kadin calistigi halde intikam pesine dusmus, zaten cinayet olaylari, da bu işlerin uzamasida, intikam alma hirsindan dolayi oluyor, Tabiri cahiz işse süründürüyor, Bi kisinin cevresinde boyle ornekler cogunluktadir, Devlet dairelerinde, karisik calisma ortamlari olan yerlerde boyle cok fazla ornek vardir, onlar birbirlerine cok kotu ornek oluyorlar. simdi facebook v.s. gibi sosyal medya yayginlastigindan, intikam olaylari buralardan devam ediyor, hemde cok etkin bir sekilde. Dostu ile poz verenler, bosandiktan sonra kralice veya kral gibi yasadigini hissettirmek veya mesajini vermek isteyenler. Hatta dostu ile pozlar verip de bunlari yayinlayanlar. Artik insanin zihnine ve fantazisine kalmis intikam sekilleri.

      Sizinde dediginiz gibi bu bedeli odeyemeyen veya odemek istemeyen. Ya intihar ediyor, Yada kendi zihninde, sebeb olanlari ve yapanlari oldurup, kendisini de olduruyor. Arada cocuk v.s. de olunca. bu işler kolay kolay bitmiyor. Tam Bu işleri ulkemizin başina sarmak isteyenlerin istedigi gibi gidiyor.

      Ben Turkiyedeki bu yapiyi ve sistemi avrupadaki yapi ile kiyas icin bu yasadan sonra inceledim. Degisen pek birsey yok. Hatta Türkiyemizde biz sizden daha beterini yapariz sizde bizi ornek alirsiniz diye bir yapi bile olusmus.. Uzun yillar once AB nin belasi olan bu sistem aynen kopya edilmiş. Aile bakanligi web sayfasi icerisindeki bircok dokumanlar, ya ceviri, yada cevirmek icin benzetilmis, hatta bu yasalari dayatanlarin Muhurleri dahi duruyor. ilgili birimler bu konularda resmi rakamlari açıklamak yerine, para karşiligi yapilmiş sozde arastirma rakamlari yayinliyor ve onu baz aliyorlar. Cok uzun sure icinde birkac rakam olumlu gelince, herkez kendi basasisi diye gunlerce yayin yapiyorlar, ancak sureli olmuyor, kısa bir yanıltıcı sevinc. Hristiyan Aile hukuku yasalari. Bu yasadan sonra davalar oylesine fazlalasip artiyor ki, Bircok adliyede, Aile mahkemeleri, 1 den basliyor artik nereye kadar giderse. Mahkemeler oncesinde yapi kuruluyor. mahkemelerde buna ragmen hakim yetersiz olunca, hizli mahkeme diye sistem cikartiliyor, yani ortada hakim bile yok. Bircok dava da sadece kagit uzerinde goruluor. hakim karsisşna cikilmadan davalar yuruyor. Çekişmeli olan dava bitmiyor. Karsi taraf ta bir umut ile hakkini aramaya gayret ederse, bu davalar senelerce suruyor. Calisan var ise mahkeme masraflari bu kişiye yukleniyor, yoksa devlet oduyor. Burada da cok buyuk bir rant sektoru olusuyor. Polisler, sosyologlar, doktorlar, psikiyatrisler, avukatlar, bazi devlet daireleri, hakimler, savcilar, maliyeciler, okadar cok krum varki, bu sektore calişiyorlar. Cogu da adaletsiz duzen sebebi ile. kim se de sormuyor. soramiyor ne yapiyoruz diye.

      İste bu karmasanin ve bu adaletsiz uygulamalarin Sonucu, Adalete güvenini yitiren kişiler, kendince hakli olarak, İntihar, veya olumler, cinayetler, kendi hesabini kendi görüyor. Bu sebeble parcalanmis aileler, parcalanmiş Turkiye. Annesi babasi cekişmeli bosanma asamasinda olan babasiz buyuyen bir cocuk, kollejde okusa ne olur. (bu kişi cok basarili olsa ne olur) buyuk bir kismi, GEZİ benzeri olayda karşimiza çıkacaktir.

      Bunlarin Zararlarini Ulke olarak ilerleyen zamanlarda cok daha fazla hissedecegiz. Egemen gücler Türkiyeyi bu Surece sokuyorlar. Bu uygulamalarin uygulandigi ulkelerdeki neticeleri ortadadir. Sorumlu kisilerin kafasini kaldirip bakmalari yeterlidir.

      Allah Bu konularda daha sorumlu , daha durust, daha adaletli, Ulkemizin gelecegini ve ulke insanimizi dusunen, bireylerin goreve gelmesini nasip eder insallah.

      • Al Belliyol dedi ki:

        İşte Türkiyy’yi ‘yok etme ptojesi bu. Bunu göremeyen büyüklerimizze yazıklar olsun. Ahirette daha adil mâhkeme kurulunca ben de Allah’ın huzurunda onlardan davacı olacağım.

  10. Ya Huu dedi ki:

    çok haklı. Geciken adalet adalet değildir diyen mevcut hükümetin bu hususta adaleti muaccel hale getireceği yerde, yeni çıkarılan kanunlarla artık adaleti hayal alemine taşıdığı ve zulmettiği için alkışlıyorum.

  11. Yasin dedi ki:

    Gördüğünüz gibi; “Kimbilir ne yaptınız!” deniyor.
    Kadınlar Melektir aslında(?), Bir erkek illaki bir şey yapmış olmalı ki; kadın bu kadar gaddar olsun. Kadının kötüsü yoktur. Kötü olanları da erkek zorlamıştır.
    Onca propaganda sonrasında bu şekilde bakılması şaşırtıcı değil aslında.

    Mecut Hukuk sistemimizle anlatılan olayların aynen bu şekilde gelişmiş olması beklenir.

    Hemcinsimin bir tek vukuatı olsa kendini asla aklıyamazdı.
    Herkes önyargılıdır erkeğe karşı, sizi sadece tanıyan bilen bilir.

    Sonra mevcut olayda kadının da çalıştığı ortada; “çocuğu sakladığı bir zaman çalıştığı hastaneye gittim” diyor.
    Adam iştirak nafakası olarak 250 TL. veriyorsa kadının da o oranda katkısı olması gerekmez mi? Demek ki neymiş “500 TL çocuğa yetmiyor.”

    Bu kanunlarla Yargı; kadınlardan yana taraf olmuştur.
    Biz kadınlar gibi imtiyaz değil, sadece ADALET istiyoruz.

    • Al Belliyol dedi ki:

      Türkiye Dünyada niye haksızlığa uğruyor? Çünkü yurtta adalet olmayınca Dünyada da adalet olmuyor. İçimizdekilerin ahları yüzünden iflah olmuyoruz. Siz kadınlara, üstün güçler de İsrail’e pozitif ayrımcılık yapıyor. Hz Ömerin sözü: Adalet, devletin temelidir. Adalet olmayan devlet, yok olmaya mahkumdur.

      • .:. dedi ki:

        Çok güzel bir tespit yapmışsınız. Bugün a haberde adalet bakanlığı ile ilgili bir haber vardı. Amerikaya ne istedilerse verdik, milyonlarca belge sunduk. Teröristleri bize vermiyor, Amerikan adalet bakanlığı belgeleri mahkemelere vermedi, bizleri oyalıyor. hukuk işlemiyor diyor, veryansınları vardı.

        Bu söylediklerimizn bir benzeri biz vatandaşların başına Türkiye de geliyor. hükümete bağlı belediyelerde devlet kurumlarında tapularda vatandaşların hazinenin, kamunun yerleri yağmalanıyor. yapanlar belli, nasıl yaptıkları belli, neler yaptıkları belli, yüzlerce sayfa delilleri var ama malesef. Aynı sizin anlattığınız gibi, insanları devlet kurumlarında perişan ediyorlar ve sürekli vatandaşların beddualarını alıyorlar. Bu işin sonu iyi değil. Allah ülkemizi, insanlarımızı, müminleri, mazlumları korusun.

  12. desperate dedi ki:

    Kendi tarafınızdan çok güzel anlatmışsınız olayı, keşke karşı tarafı da dinleseydik. Bir kadını bu kadar nefret ettirecek ne yaptınız acaba? 250 tl nafaka bir çocuğun giderleri için yeterli midir? 2006 dan beri velayeti almaya çalıştığınıza göre çocuğunuz en az 7-8 yaşında, ilk okul çağlarında. Kıyafeti, ayakkabısı, defteri, kalemi ancak masraflarını karşılar. O paranın çocuğunuza harcanmadığını söylüyorsunuz, peki siz ne kadar harcıyorsunuz, fukara çocuklar gibi giyindiğini söylediğiniz çocuğunuza arada yeni kıyafetler alıyor musunuz yoksa annesinin nafaka parasıyla almasını mı bekliyorsunuz.

    • ABDULLAH BİR dedi ki:

      “….Bir kadını bu kadar nefret ettirecek ne yaptınız acaba?

      Sayın bayan desperate:

      Ruh hastası ( yukarıda anlatıkları doğruysa ki eminim doğrudur kadın bağlanmalık deli aslında ) bir kadının çıldırması için erkeğin fazla bir şey yapmasına gerek yok. 40 isteğinden birisini YAPAMASIN yeter.

      bütün bunlara rağmen kadında kabahat yok aslında. Tek suçlu, doktor olacak kadar zeki bir insanın bir gülüşe, kırıtmaya, iki güzel söze tav olup böyle bir şirret kadını çocuğuna eş olarak seçen beyefendide.Yanlış verilmiş bir kararın cezasını ömür boyu çekmek ne acı.

      İnsanın Basireti bağlanınca başına her türlü bela gelebiliyor.

    • Salurlu dedi ki:

      Sizin gibileri görünce Allah’a olan inancım artıyor…Zira Peygamber(sav)’ın hadislerinde sizin gibi kadınların tasvirlerini bolca görüyordum da şahit olamıyordum…

      • Yazıdaki Havva dedi ki:

        Bir Adem beni anlatmış, herkes de beni suçlamış, saygın bir mesleği olan birinin bunları yaşadığından bahsetmişsiniz. Yazıyı yazanın ikinci boşandığı eşi benim. Her şeyi bütün ayrıntıları ile yazar ve bu olayların aslında böyle olmadığını anlatırım ama kesinlikle bunu yapmayacağım. Zira oğlum şu anda özel bir okula gidiyor ve bütün öğretmenleri de kendisinden çok memnun. Nafaka miktarı da 400. Yalnızca şunu söylemeden geçemeyeceğim, devlet memuruyum ve kendisinin doktor olması sağlık müdürünün de arkadaşı olması nedeniyle yıllardır işimle uğraşıldı.

        Daha anlatılacak o kadar çok şey var ki ama bunların hiçbirini geçmişte kaldığı için yazmıyorum.

        Yorum yapan sizler, bağlamalık deli olduğumu düşünenler, hakkımda ne biliyorsunuz? Benim ne yaşadığımı, nelere maruz kaldığımı nereden biliyorsunuz?

        Hiç tanımadığınız birini yargılamaktan neden çekinmiyorsunuz?

        Evet bana birçok dava açıldı hakkımda, hemen hepsinden beraat ettim. Ben hakkımı aldım, mükemmel bir çocuk yetiştirdim. Oğlumun da sonuna kadar arkasındayım.

        Tüm kadınlara sesleniyorum, şiddetten, tehditten, maddi imkansızlıktan, yalnız başınıza kalmaktan asla korkmayın. Hakkınızı arayın, çabalayın. Sabretmek susmak değil, mücadele etmektir.

    • Yazıdaki Havva dedi ki:

      Oğlumuz özel okula gidiyor ve çok başarılı, kirada oturuyorum, benim gelirim oğlumun babasının 3 de 1 i. Varın gerisini siz hesaplayın. Saygılarımla.

      • Al Belliyol dedi ki:

        Ah keşke Adem babamız Allah’tan hiç Havva’yı istemeseydi. Biz o gün kaybettik.

    • esra dedi ki:

      Bir kadın bunu “kendi art niyetinden” yapamaz mı yani??? Ha, hani şu mesele, “bütün kadınlar melektir” meselesi değil mi:))) Ben bizzat böyle bir kadın tanıyorum mesela çevremde, hem kendi çirkeflikleri, huysuzlukları yüzünden ailesini dağıttı, hem de mahkemelerde yüzsüzce yalan ve iftira dahi atarak hem çocuğun velayetini aldı, hem de kocasından aldığı nafakalarla gününü gün ediyor şu anda.. Geçenlerde duydum, yine bir sürü iftira beyanla nafakanın artırılması için dava açmış eski kocaya, mahkemenin doğru mu diye sorgulamadan talebini kabul edeceğini biliyoruz değil mi?(!)

Dünden Bugüne

Ayşe Askere Git Ali Sofra Kur

(30.9.2015 tarihli bir yazım. Şu an ocak 2019, bu süreçte ders kitaplarından bütün cinsiyet rolleri çıkartıldı ve 162 okul pilot okul olarak seçildi "cinsiyet eşitliğine duyarlı okul" adı altında cinsiyetsiz ...
Devamını Oku

Güzel Söz

" Allah erkeğin eşi ile muhabbet etmesinden memnun olur, bundan dolayı ikisine de sevap yazar.Ve rızıklarını arttırır. (Hadis-i Şerif) "

Kitap

Algı Yönetimi ve Manipülasyon

Algı Yönetimi ve Manipülasyon "Kanmanın ve Kandırmanın Psikolojisi" kitabı nasıl kandırıldığımızı çok iyi gözler önüne seren bir kitap. Mücahit Gültekin kitapta bilimsel açıklamalarla birlikte günümüzden ve İslam tarihinden örneklerle  yalın bir ...
Devamını Oku