Bu Ödev Her Gün (Evlilik Okulu 23. Ders)

02 Eylül 2013Evlilik Okulu19 Yorum »

430566_308685999187023_1816551280_n3-150x1501Sevildiğini duymaktan hoşlanmayan biri var mıdır? Hele ki eşinden. İnsan sevildiğini duymaktan mutlu olur. Daha çok kadınlar sevildiğini duymak ister diye biliriz; sanki erkekler önemsemez gibi gelir biz kadınlara.

Oysa kadın- erkek fark yoktur; iki tarafta sevilmek ister ve bunu duymak ister. Fakat hayatın koşturması içinde unutulur çoğu zaman. Ya da eş söylesin diye beklenir.

Kur’an Kursu hocası arkadaşlar köyde hanımlara ödev vermişler. Herkes akşam gidecek kocasına onu sevdiğini söyleyecek. Kadınlar evlerine gitmişler fakat nasıl söyleyecekler; kıvranıyorlar. Hele belli bir yaştan sonra alışmadığın şeyleri yapmak daha da zor. Bir tanesi cesaretini toplayıp söyleyivermiş. “Koca adam ben seni seviyorum.” demiş. Kocası biraz şaşkınlıktan sonra “Ben de seni seviyorum kocakarı” demiş. Sonra da sormuş. “Bunu niye söyledin şimdi?” Kadın “Hoca ödev verdi.” demiş. Kocası gülümsemiş. “Söyle hocana o ödevi her gün versin.” demiş.

Birilerinin ödev vermesini beklemeden eşinize onu sevdiğinizi söyleyin. (Gerçi ben burada yazınca ödev vermiş oluyorum, muhakkak söyleyin.)Bunun için filmlerdeki gibi romantik ortamlar olmasını beklemeyin. Arabada giderken de mutfakta bir şeyler atıştırırken de olabilir. Söylerken tatlı bir bakış ve güzel bir tonu kullanırsanız daha da iyi olur. Sevdiğini söylemek sevaptır sünnetir, gülümsemek sadakadır. Ne güzel bir dinimiz var.

Aşk da sevgi de karşılıklı güzeldir. Tek taraflı olanı acı verir. Evlilik öncesi birbirlerine bolca sevdiğini söyleyen çiftler bile evlenince söylemeyi bırakır duymayı beklerler. Duymak güzel ama söylemeden duymak istemek de biraz bencillik olur.

Belki de bazılarınız diyecek ki sevgi mi kaldı ki söyleyelim eşlerimize? Evlilik hayatı içinde karı-koca birbirlerine kırgınlık duymaya başlamışlarsa birbirlerini genellikle sevgilerini keserek cezalandırırlar. Sevgiyi keserek eşi cezalandırmaya çalışmak kişinin kendini cezalandırmasıdır aslında. İçimizdeki çocuğun her zaman sevilmeye ihtiyacı vardır.

Aşk da aslında içimizdeki çocuğun dışarı çıkmasıdır. Konu sevmek ve sevilmek olunca o çocuk hiç bir şeyi engel olarak görmez; çünkü sevgiden daha değerli bir şey olduğunu kabul etmez.

Evlilik hayatı sevgisiz, muhabbetsiz gitmez. O zaman emek verelim kendi üzerimize düşenleri yapalım. Sevgi çok değerli bir hazine çar çur etmemek lazım. O kadar ıvır zıvır şeyler için karı- kocalar birbirlerini yiyorlar ki. Neden? Çünkü sevginin düşmanları var. Kapitalist sistem insanlarına mutlu olmasını istemiyor. İnsan mutluysa alışveriş isteği çok fazla duymaz. Ruh sevgiyle beslenip mutlu olmuşsa, bir şey daha alsam mutlu olur muyum telaşına düşmez. Zaten gerçekte maddi hiçbir şey ruhu beslemez. Ruhun gıdası manevidir.

Sevginin düşmanları çok. Öncelikle kendimiz, nefsimiz olabilir sevginin katili; kendi elimizle öldürürüz bazen sevgimizi. Gururumuz, kibrimiz, inatçılığımız, kendimizi beğenmişliğimiz, bencilliğimiz, nefsimizin bitmeyen istekleri…Yıkar bizi seven kalbi. Ya da en yakınlarımızın; bazen annemizin bazen kardeşlerimizin bazen arkadaşlarımızın etkisiyle ruhumuzu besleyen kişiyi harcarız. Sonra da en çok üzülen biz oluruz.

Çoğu kişi sevme çabasında değil; sevilme arzusunda. Sevilmek çok güzel; fakat hep sevileyim ne yaparsam yapayım sevilmeye devam edeyim hallerinden çıkıp, ben sevdiğim için ne yapmalıyım mı düşünmeliyiz. Sevgi için çaba göstermeli emek harcamalıyız. Düşünmeli, bulmalı ve adım atmalıyız.

Rehberimiz sevgiyi yaratan Allah(c.c) olmalı ve onun habibi sevgili Peygamberimiz olmalı ki doğru adımlar attığımızdan emin olalım. Eşimizi öyle bir sevelim ki o sevgi bizi Allah(c.c) a yaklaştırsın Allah’tan uzaklaştırmasın. Bilelim ki eşimizin elini tutup göz göze bakıştığımızda Rabbimizin rahmeti bizim üzerimizde.

Böyle sevaplı işlere şeytan muhakkak bir engel çıkarmaya çalışır. Nefsi körükler; onun bitmeyen arzularını sevginin önüne engel olarak çıkarmaya çalışır. Bu yüzden hep almaya alışmış, terbiye olmamış bir nefis gerçekten sevmeyi bilmez.

Allah rızası için doğru adımlar atılırsa evlilik hayatı nefis terbiyesinin en iyi yollarından biridir. Bugün bazı huylarına sinir olduğunuz eşinize gösterdiğiniz sabır ve anlayışla kazanacaksınız belki de Yaradan’ın rızasını. O halde sevmenin ve sevilmenin yollarına bakalım. Bu derste ben de bu ödevi her gün veriyorum. Eşinize onu sevdiğinizi söyleyin. Tabii sadece söylemek yetmez; sevgiyi besleyecek davranışlarla hayatınızı güzelleştirin.

www.cocukaile.net

Okunma Sayısı : 27.299

Yorum yapın

“Bu Ödev Her Gün (Evlilik Okulu 23. Ders)” için 19 Yorum

  1. Umudu yok denecek kadar az diyor ki:

    Keske konussada sozunu kesmem şurda kalsa. Keske konussa sabaha kadar dinlerim.benim zorumla bi iki kelime ya soyler yada soylemez . Sevgisini soylemesinden felan bahsetmiyorum.cok ciddi sorunlarimiz var tek cabalayan benim tek kafaya takan benim umrunda bile deil ne cozmeye calisiyo nede bak ben boyle bi yol buldum dedigimde beni dinleyip bir cewap veriyo. Ben napicam bu adamla be sema ablam ben napicam gencligim gitti. Bes yilda bes kez iliski olmustur ondan da bi oglum oldu sukur daha da ayrilma sansim da kalmadi

  2. zülal giden diyor ki:

    sema hanım sizin görüşlerinizi ve bilginizi çok beğeniyorum takip etmeye çalışıyorum sizi eşimle aramızda çok büyük bi güven sorunumuz var buda beni ondan uzaklaştırıyo başkaları yüzünden kalbimi defalarca kırdı ama ben onu başkası yüzünden bi kere bile kırmadım başkalarına çok değer veriyo ama bana değer vermiyo gibi geliyo hatta öyle bence bilmiyorum ne yapacağımı bana yardımcı olur musunuz?

  3. eslem diyor ki:

    öncelikle kitaplarınızı okudum çok faydalı oldu benim için Allah razı olsun…
    ben eşime onu sevdiğimi her fırsatta söylüyorum kendiside ifade ediyo.ama kendimce düşünmeden de edemiyorum acaba bu kadar sık söylemem onda farklı bi etki oluşturur mu.dille ifade ediyo olmam onun için basitleştirir mi bunu…?daha yeni evli sayılırız bi bucuk sene ilersi için nasıl bi etki olur bilemiyorum…

  4. songül diyor ki:

    beyefendiler eşiniz sizin için bunca uğraşıp sizi seviyorken eşini sevmek çok mu zor
    .ona samimiyetle sevgi sözcükleri söylemek onu allah rızası için sevmek çok mu zor..
    eşiniz sizin için bütün sorumluluklarını yerine getirmeye çalışıp sizi hergün kapıda karşılayıp hoşgeldin demesine karşılık seni seviyorum demek çok mu zor..
    gerçekten sevmek ve bütün hayatını paylaşıyorken hergün aynı yastığa başkoyuyorken seviyorum demek çok mu zor….
    eşiniz sizi her anlamda memnun etmek için uğraşıyorken onu sevmek çok mu zor…
    eşime karşı içimde olan o sevgiye yazık keşke eşimi zerre kadar sevmeseydim ona sevgisizlik gösterseydim yada sahte sevgilerle karşılık verseydim o zaman benim ne yaşadığımı belki anlardı..
    .eşim seni sevdiğim için yazıklar olsun sana bu kadr değer verdiğim için yazıklar olsun seni hayatımın merkezine koyduğum için yazıklar olsun..bana erkekler sevilmekten anlamazlar sevilmek için uğraşma erkeği sağılacak inek gibi gör onlar ancak bunlardan anlar eşinin de var olduğunu .meğer çok doğruymuş seni böyle görmeyişime yazıklar olsun…
    tekrar anlıyorumki insanoğlu hiçbirşeye değmezmş yazıklar olsun….asla seni sevmeyeceğim artık ..beni sevmen senin için bukadar çırpınıyorkn çok zor değil mi …..sahte sevgini istemiyorum beni seveceksen doğruca sev gerçekten sev şu an sana akıttığım gözyaşlarıma yazıklar olsun…..gönül kapılarımı sana da sevgili eşim sanada kapatıyorum .artık seni hiçbirzaman sevmeyeceğim benim içn sevgin yalan artık..ne sen ne sevgin umrumda değilsin artık..kimi seviyorsan sev nereye gidiyorsan git artık varlığın ve yokluğun benim için anlamsız..
    ALLAHTAN BAŞKA KİMSE DEĞMİYOR ALAKA-İ KALBE…..

  5. Nuran Yavuz diyor ki:

    Güzel ve faydalı bir yazı olmuş Sema hanım. Allah razı olsun. Yazının son kısmında vurguladığınız “nefs”in prangalarından kurtulabilirsek ve samimiyetle eşimizi dinleyebilirsek bir çok sorun yanımıza uğramaz inşallah. Sevgi ve muhabbetlerimle…

  6. seymen diyor ki:

    Her gün olmaz. Her gün olursa söz eskir, sıradanlaşır.
    Kızdığın zamanlar olur, moralin bozuk olduğu zamanlar olur.
    Sevgi hissetiğinde sevdiğini söylemekten çekinmemek lazım.

    Sözle söyleyip hal diliyle alakasız olmak mı, hal diliyle belli edip sözü ihmal etmek mi; bu da düşünülmesi gereken birşey.

    Aklımda birşeyler daha var ama biraz daha düşünmem ve araştırma yapmam lazım o yüzden daha sonraya bırakıyorum devamını … .

  7. zehra diyor ki:

    eşime o kadar çok sevgi gösterdimki hemde içimden gelerek,gözlerinin içine bakıpta onu gerçekten ne kadar çok sevdiğimi düşünerek… ama eşimin karekterinden sanırım o hiç göstermemiştir belki bazen benim zorumla… normalde çocuğuna falan çok güzel ilgi gösterebiliyo yani bunu yapabiliyo ama bana karşı soğuk nedense,sorun bendemi acaba diye düşündüm daha güzel davrandım ama alışmış artık bana ilgi göstermek onun için sıkıcı yorucu belki… bende artık bu durumdan çok sıkıldım… sürekli konuşuyoruz bu durumu hatta bana hak veriyo ama yine aynı yine aynı,artık bunu konuşmakta zoruna gidiyo,konuşmak istemiyo kesinlikle… bazen eşimi arkadaş gibi görüyorum eş gibi değil,davranışlarından dolayı,artık böyle sürmesine izin veriyorum napim böyle alışacağım diyorum… ama bu durumdanda nefret ediyorum…

    • ismet badem diyor ki:

      Zehra Hanım, bilemiyorum eşinizin evlilik öncesi aile hayatı nasıldı ama ben bir Karadenizli olarak erkeklerin hanımlarına bırakın seviyorum demesini, yüzüne sevgiyle bile baktığını henüz görmedim (genel olarak konuşuyorum). Ama bu sevmiyor demek değil, sadece sevgisini belli etmek sanki acizlik gibi geliyor, birebir yaşadığım için söylüyorum. O sebeple eşinizde de böyle bir hissiyat olabilir. Sizi muhakkak seviyordur, bazen insanları olduğu gibi sevmek gerekiyor, “beni böyle sev” misali…

    • samet diyor ki:

      zehra hanım ben de asla sevdiğimi söyleyemem. bana samimiyetsizlikmiş gibi gelir. bunu gözlerden tavırlardan göstermeye çalışırım ama söze dökemem. bu sevmediğim anlamına gelmez.

      • zehra diyor ki:

        inanın bana sevdiğini söylemesi değil sadece mesele… sadece arada bi jest yapsın istiyorum belki bi bakışıyla belki daha basit şeylerle yaa okadar basit şeylere mutlu oluyorumki kendide biliyo ama ya üşeniyo yada başka bişey bilmiyorum sanırım bu konularda çok tembel hiç bi şekilde çabalamıyo… özünde çok iyi bi insan hep şükrederim, bazen diyorum daha ne istiyorum diye ama olmuyo işte,kocam olduğunu,benim onun sevgisine muhtaç olduğumu görmesini ve çok basit şeylerle bunu gidermesini istiyorum… sonuçta biz eşiz,ev arkadaşı değil…

        • sirri diyor ki:

          Zehra Hanim, o zaman neden ona demiyorsunuz? Esinize ‘Beni seviyor musun ? ‘ diye sorun. O zman bir cevap verecektir, sonra siz de sevdiginizi soyleyin.. ilk once yapmacik gelebilir ama her aksam yapin …

    • lazhoca diyor ki:

      zehra hanim;erkekler genelde sevgilerini belli etmezler.fakat her firsatta sefkatlerini ve sevgilerini gosterirler.herhangi bir tehlike aninda veya biryerden geç geldiginizdeki telasi sizi çok onemsedigini anlatir.kendine dikkat et,kendini yorma, aman hasta olma dmesi bir bakima sevgi sozcugu sayilmali

      • Düşünceli diyor ki:

        Lazhoca’nın dediklerine katılıyorum çünkü seni seviyorum kelimesi banada çok kullanmama rağmen bazen yapmacık gelebiliyo fakat şahse benim için eşimi sevmek ona yardım etmek onu önemsemeküzerine titremek yani anlattığım gibi bendeki örnekte bu seni sseviyorum demek yerine bunu ıspatlamak bana göre sevgi budur …

  8. salih diyor ki:

    sa,ben anneme evde hergün soruyorum beni seviyormusun diye ,seni seviyorum salih diyemiyor,şöyle diyor ,sevmesem doğurmazdım ,sevmesem yemek yapmam,75 yaşında hala hiç bir evladına seni seviyorum evladım diyemiyor,bu cümleyi ,kötü ,cazu kadınlar ,ciştah kadınlar, söyler diyor ,biraz yerel yazdım cazu yaramaz gelinler için ,çiştah ta cilveli kadınlara denir erbaa da ,sevildiğini duymak güzel şey…….

  9. sefa diyor ki:

    Sema ablam çok güzel kitaplarin hayran kaldin yolun acik olsun inslh selâmün aleyküm. .

    • Veli Yalçın diyor ki:

      Sonuca değil de sebeplere odaklanılsa, ve problemlerin giderilmesi için davranışsal projeler üretilse…
      Erkeğe saygı lazım, kadına da sevgi…
      Tabi bu sözden çok davranışlarla…
      Sevgi sözcüklerinin söylenmesine engel o kadar çok şey varki…
      Mesela, Erkeğin evdeki rol karmaşası… Erkek evin reisi mi sevgili mi, eş mi…
      Biraz ondan biraz bundan demeyin, olmuyor ki problem hala devam ediyor…

      • dilruba diyor ki:

        aynı anda üçü birden hatta dördüncü olarak da baba olamıyorsa o erkeğe erkek demem ben.yada olamıyorsa biraz ağır kaçar olmak için çaba göstermiyorsa gereksiz görüyorsa demem diyelim :)

        • yunus diyor ki:

          İnsan önce kendine bakmalı bayanlar acaba aynı anda kaçı birden olabiliyor & oluyor, çalışan kadın çalıştığı için ev iş yükünü vede dışarı tam yükünü kocaya atar çalışmayan kadın ev işinde yardım ister dışarı zaten erkeğin işi der hepsine tamam ama biraz saygı sevgi bile değil saygı yeterli olacaktır.

        • seymen diyor ki:

          Hepsi olur olurda, hepsi de dörtdörtlük olmaz. Hangisinden ne kadar olur, öncelik nedir?

          % x ev reisi.
          % v sevgili.
          % y eş.
          % z baba.

          x+v+y+z=100

          Hangisinden ne kadar istersiniz? Bugün istediğinizle 10 yıl, 20 yıl istediğiniz aynı olur mu?

          10-15 yıl sonra keşke başka yüzdelerin peşinde olsaydım deme ihtimalinizde çok yüksek bu arada.

Dünden Bugüne

Nasıl Hitap Ediyorsunuz?

Bir mikrop gibi nasıl geldi yerleşti dilimize, bilmiyorum. Çocuklara, gençlere hitaplarımız bozuldu.  Neredeyse kimse çocuğuna “Oğlum, kızım, yavrucuğum, evladım, çocuğum…” demiyor. Anne-babalar çocuklarına “anneciğim, babacığım” diyor, halalar çocuğa “halacığım” teyzeler” ...
Devamını Oku

Güzel Söz

Ne çok tatlı ol, yesin bitirsinler Ne çok acı ol, yesin tükürsünler...

Kitap

Çocuğunuzun Sahibi Değilsiniz

“Sormamız gereken soru şu: Geçmişimizin şimdiki yaşamımızı ne kadar süre daha yönetmesine izin vermek istiyoruz? Daha ne kadar başka bir zamanın hayaletleriyle savaşmak istiyoruz?" #drshefalitsabary nin kitabını internette kitap araştırmaları ...
Devamını Oku