Cinsel Problemler ve Kadınlık Erkeklik Meselesi

18 Ekim 2016Cinsel Eğitim33 Yorum »

bosanma-davasiYıllarca cinsel problemler yaşadıkları halde tedavi  için hiçbir şey yapmayan, iş boşanma safhasına gelince nereye gitsem, kimden yardım alsam derdine düşenleri gördükçe şaşıyorum.  Yıllarca birbirlerini kırmışlar, muhabbeti tüketmişler, çaresine bakmamışlar, ayrılacak olunca yatak hayatlarını dert edinmişler.

Yeni nesil bu konuda daha duyarlı görünüyor. Evlilik sonrası birkaç ayda bir şeyler ters gidiyorsa yardım almak istiyorlar. Fakat bazen bir taraf konuyu görmezden gelmeye çalıyor, problemi çözmek için çabalayan eşine tavır yapıyor engel olmaya çalışıyor. Neden?

1-Gurur meselesi yapılıyor: Cinsel problemlerin dile  gelmesi kişiler tarafından erkekliğine ya da kadınlığına bir saldırı olarak algılanıyor. Özellikle erkeklerde bu algı daha kuvvetli  ve gurur meselesi yapmak daha öne çıkıyor. Eli, kolu, karaciğeri, böbreği ve dahi diğer organlarında rahatsızlık duyanlar “neyim var” diye doktora koşarken, cinsel organlarla ilgili problemlerde çoğu kişi ölüyü oynuyor, yatak odasını bir mezara çeviriyor fakat çözüm için adım atmıyor ve eşinin adımlarını da kendine hakaret gibi algılıyor.

Pek çok hastalık da olduğu gibi cinsel problemler genellikle psikolojik temellidir ve çözümleri zor değildir.  Öncelikle şunu iyi anlamamız lazım ki cinsel organlar, günahkar organlar değildir.  Vücudumuzdaki her organın bir yaratılış amacı var. Cinsel organlar karı-kocayı sükûnete erdirmek için yani muhabbet için ve çoğalmak için yani insanlığın devamı için yaratılmış mübarek organlardır. Her organ gibi günahta kullanmadığınız sürece manevi olarak da temizdir. Beden temizliğine dikkat edildiği sürece maddi olarak da temizdir.

Fakat bizim toplumsal algımız bozuk olduğu için, daha küçükten vücudunu keşfetmeye çalışan çocuklara pek çok aile “Dokunma, pis,hastalanırsın, günah…” diye çeşitli kötülemelerle müdahale ettiğinden dolayı pek çok kişi cinsel organları ile barışık değil. Bekarken çeşitli psikolojik problemlerle, vesveselerle bir şekilde  idare edilen bu durum, evlendiğinde eşi ile ortak kullanıma geçildiğinde bir faciaya dönüşebiliyor. Oysa cinsel hayat muhabbete vesile olsun, diye yaratılmış. Rum suresi 21. Âyet-i Kerimede “Sukünete eresiniz diye sizi kadın ve erkek olarak yarattık” buyuruyor Rabbimiz. Hani sükûnet?

2-Erkek olmayı, cinsel güce sahip olmakla aynı şey zannetmekten doğan aşağılık kompleksi: Pek çok erkeğin cinsellikle ilgili bildiği şey kedi-köpeklerin bilgisinden pek farklı olmadığı yapılan araştırmalarda ve kadınların dertlenmelerinde ortaya çıkıyor. Erkekliği cinsel ilişki sayısı ya da süresi  zannederek bununla övünenler, hayvanlarla yarışıyor olabilir ancak.  Zira  bu övündüğü sadece hayvanların dünyasında değerlidir ve insanoğlu olarak onlara kıyasla her zaman kaybeden olacaktır.  İnsanların dünyasında cinsel ilişki sayı ve rakam değil, karı-kocanın birbirini sevme biçimidir.

Toplumumuzda cinsel küfürler çok yaygındır. Zira cinsellikle ilgili bilinçaltı bozuk olanlar, cinsellikte kendini yetersiz görenler, öfkelendikleri anda cinsel küfürler savururlar. Cinsel küfür eden erkek, aslında kendi cinsel acizliğini ve kendini yeterli ve erkek göremediğini ifade eder topluma.

3-Cehalet: Cinsel konuların eğitimi yok. Oysa okullarda cinsel eğitim dersleri olmalı. Kadınlar da erkekler de genellikle cahil olduğu için ve kendi bedenlerini iyi tanımadıklarından, cinsel konularda doğru bilgi sahibi değiller, bu yüzden her duyduklarına inanıyorlar ve genellikle doğru şeyler duymuyorlar. Pek çok erkek bir kadına nasıl dokunması gerektiğini ona ilişkiye nasıl hazırlaması gerektiğini bilmiyor.

Pek çok kadın kocalarının yatakta onlara hoyrat davrandığından, karısını ilişkiye hazırlamadan birlikte olmaya çalışmasından dolayı cinsel ilişki istemediklerini söylüyorlar.

4-Feminizm:  Kadınların erkekleşmesi,  kocaları ile rekabete girip güç yarışı yapmaları da erkeklerde cinsel isteksizliği artıran en büyük etmen. “Artık Canı Çekmiyor” kitabının verilerine göre  yapılan araştırmalarda A.B.D de 40 milyon Amerikalının cinsel hayatlarının bittiğini ya da çok az yaşadıkları gösteriyormuş.

Erkek beyni, kadın ne kadar güzel olursa olsun, onun üzerinde tahakküm kurmaya çalışan, dediğim dedik kontrolcü bir kadını erkek gibi algılıyor. Zaten erkekleşen kadınlar, erkek enerjisine sahip oluyorlar ve eşlerinin gözünde çekicilikleri kalmıyor.

5-Cinsel Tuzaklar: Cinsellikle ilgili doğru kaynaklar ortada olmayınca gençler pornografik yayınlardan cinsel bilgi almaya çalışıyor. Pornografi  çok izlendiğinde bağımlılık yapabiliyor ve kişiler evlendikten sonra da bırakamayabiliyorlar. Porno izlemenin manevi hayata zararı da çoktur.

Porno izleyerek cinsel bilgi aldığını zannedenler sadece cinsel hayatlarına büyük bir darbe vuruyor olurlar. Porno ile ilgili sitemizde yayınlanan yazını linkini yazının sonunda bulabilirsiniz.

Pek çok kadından “Kocalarımız akşamları yüzümüze bakmıyor, porno izliyor.” şikayeti geliyor. Karısı ile ne yapacağını bilen adam porno izlemez. Ne yapacağını bilmeyen de oradan öğrenemez. Porno siteleri kişilere kendini yetersiz göstererek ürün satmak üzerine programlanmıştır. Porno izleyen pek çok erkek oradaki kamera oyunları fark etmediği için ve ameliyatla ya de hormon desteği ile cinsel organları büyütülmüş insanları görünce morali bozulur ve kendi organlarını yetersiz görür. Cinselliğin en büyük düşmanı  güvensizliktir.

Cinsel ilişkide karısının tatmin olmadığını gören erkek kendini suçlayıp cinsel ilişkiden kaçınabilir. Problemin organından kaynaklandığını  düşündüğü için de tedaviye gitmek istemez.

Ya da cinsel performansı artırıcı ilaçlar kullanır. Cinsel ilişkinin uzun sürmesini sağlayan ilaçlar. kadınlar için bir eziyete dönüşebilir. Zira cinsel ilişki temelinde mekanik bir hareket değildir. Cinsel ilişki karı-kocanın birbirini dokunarak sevmesidir. Muhabbettir, keyiftir ve her şeyden önce sağlıktır.

Fakat kapitalist sistem cinsel ilişkinin mekanik bir sistem olarak algılanmasın ister. Zira hem insanların cinsel ilişki ile vakit geçirmesini istemez, hem de kişilerin tatminsizlik yaşamasını ister ki birbirlerinde tatmin olmasınlar ve haz duygularını sistemin ürettiği ürünler ile alışveriş yaparak gidersinler. Reklamlara baktığınız zaman pek çok üründe cinsel çağrışımlar kullanılır. Haz, hız, güç, çekicilik…gibi.

Cinsel problemlerin sonuçları:

Kişilerin psikolojik sağlığını bozabilir.

Boşanmalara sebep olur.

Aldatma ve zinaların en büyük sebebidir: Karımla ya da kocamla olmuyor başka biri ile daha iyi olur mu düşüncesi.

Cinsel suçları artırır.Devletimiz cinsel suçlara cezaları artırdı. Mesela 8 yıl olan ceza 10 yıla çıkmış. Artan cezaların cinsel suçları azaltacağını kimler düşünüyorsa yanlış düşünüyor. 8 yıl hapis cezasını gözüne alan 10 yılı da alır. Devlet cezaları artırmak yerine cinsel eğitime ağırlık vermeli.

Liselerde cinsel eğitim dersleri olmalı. İlahiyatlarda bile cinsel eğitim dersi yok. Diyanet İşleri Başkanlığının açtığı “Aile İrşat Büroları”na sabahtan akşama gelen telefonların büyük çoğunluğu cinsel konular ile ilgili sorulardan oluyormuş. Telefon başındaki hoca hanımlardan şikayetçi olanlar var. “Biz bu konunun eğitimini almadık, ne sorduklarını bile anlamıyoruz bazen o yüzden cevapta veremiyoruz.” diyorlar.

Velhasıl  biz ÇocukAile sitesi olarak cinsel eğitim derslerine devam edeceğiz fakat bu mesele sadece bizim çabamızla düzelecek bir konu değil. İnternette doktorların açtığı siteler de kitabi bilgilerle dolu ve sadece sorunları tespit ediyor, çözüm yok, çözüme bize gelin, diyor. Zaten esas problem insanların bunu kadınlık ya da erkeklik meselesi zannedip gitmemelerinde. Karı-koca bile birbirleri ile rahat konuşamıyorlar.

Diyanet İşleri Başkanlığı’na, Aile Bakanlığı’na, Milli Eğitime ve Sağlık Bakanlığına çok görevler düşüyor.  Zira önce eğitimciler yetiştirmek gerek. Bu konu görmezden gelindiği sürece ne boşanmalar azalır ne de cinsel suçlar azalır ne da topluma huzur gelir.

http://www.cocukaile.net/gozleri-korumak-ve-porno/

 

Okunma Sayısı : 10.160

“Cinsel Problemler ve Kadınlık Erkeklik Meselesi” için 33 Yorum

  1. ayse diyor ki:

    Merhaba Sema hanim,

    Suan elimde kitabiniz var o kitap sayesinde bu siteye girdim.

    Iki yil nisanli kaldiktan sonra hayallerimiz dualarimiz kabul oldu ve evlendik (2 ay oldu).

    Sizin yazdiklariniza katiliyorum.
    Esimle nisanliyken tartismalar oldu guvenimi bir kac kez kirdi ve onu hatalariyla borcuyla kabul ettim.
    Cok sukur sicak bir evimiz var kendimize ait, ailelerimiz yakinimizda. Sagolsun annem cok destekliyor bu gunlerimizi kavgayla degil huzurla gecirmemiz icin.

    Fakat cinsellik konusunda sorunumuz var, esim bu konuda baski yapmiyor sen ne zaman kendini hazir hissediyorsan ozaman yapariz diyor.
    Balayinda cok zorlandim yapamiyorum diye uzuldum agladim, kendime baski uygulayarak oldu fakat sonra eve dondugumuzde tekrar agri hissettigim icin devam etmedik bu bir kez daha tekrar etti ve biraktik. O gunden sonra bu iliskiyi yasayamadik. Internette ve kitapta vaginisme hakkinda arastirma yaptim, bende de ayni sorun olduguna inaniyorum.

    Yurt disinda kaliyoruz ve burda yardim almak icin bir seans 45 dk 95 euro.
    Esimin bir haftalik izin hakki var ve acaba bir hafta sorunlarimizi cozebilmek icin yeterlimidir? Turkiyeden yardim almak daha kolay olur bizim icin cunki burdakiler nekadar anlatsak yine anlamazlar bizim kulturumuzu dinimizi.

    Bu konuda bana yardimci olabilirmisiniz? Kimseyle konusamiyorum bu konu hakkinda. Annem benimle bu konuyu konusmaktan zorlaniyor o yuzden fazla uzerine gitmek istemiyorum, zamanla olur diyor.

  2. Ahir zamanda Müslüman Olmak diyor ki:

    Sema Hanım bu konudaki duyarlılığınız için teşekkür ederim.Sizin hep söylediğiniz bir şey vardır:”Oturma odasında iktidarı olmayan erkeğin yatak odasında da iktidarı olmaz” diye.Bu sözünüzü çok takdir ediyorum.Bu söze istinaden benim yakın çevremde iki ailede gördüğüm bir husus var ki iki ailede de kadın baskın dominant unsur dolayısıyla erkekler pasif kalıyorlar yani oturma odasında iktidar kadınlarda ve ne hikmetse bir ailede 3 kız var diğerinde 2 kız vardı şimdi 3.cü bekliyorlar oda kız çocuğu.Geçenlerde aklıma geldi acaba kadınların baskın olduğu oturma odası iktidarını ellerinde bulundurdukarı ailelerde hep bu durum mu var acep? yani kadınların baskın olduğu erkeklerin pasif oldukları ailelerde kız çocukları daha mı fazla oluyor bunun örneğini benim gibi çevresinde gözlemleyen var mı? sizinde benim bahsettiğim tarzda bir gözleminiz oldu mu çevrenizde? bu konudaki fikrinizi merak ediyorum…Hayırlı çalışmalar dilerim…

    • ... diyor ki:

      Ahir zamanda Müslüman Olmak,

      Çevremizde olan benzer birkaç örnekle genel kanıya varmak yanlış olur sanırım. Benim çevremde de erkek otoriter olduğu halde bütün çocukları kız olanlar var yine kadın otoriter olduğu halde bütün çocukları erkek olanlar var. Doğuda çoğu zaman kadınlara kız çocuğu doğuruyor diye zulüm yapıldı. Bilimsel olarak açıklandı ki çocuğun cinsiyetini kadın değil erkek belirliyor. Bu noktada yazdıklarınız dikkate alınabilir. Pilotlar üzerinde yapılan bir araştırmada genellikle kız çocuklarının olduğu görülüyor. Bunun sebebini de uzun süre radyasyona maruz kalmalarına bağlıyorlar.

    • U-mutlu diyor ki:

      “Goklerin ve yerin hukumdarligi Allahindir,diledigine kiz,diledinie erker verir.Diledigini de kısır birakir”(Şura/49-50)
      “Iki kiz evladina guzel muamele eden mutlaka cennete gider”(Ibni Mace)
      Bir baska husus ise bebegin cinsiyetini babadan gelen kromozom belirler butun arastiemalara gore bunu bir baska ayet dogruluyor gibi “Kadinlar sizin tarlanizdir” bazi alimler bunu tarlaya ektigini bicersin gibi yorumlamislar..

    • Feyza diyor ki:

      Benim bununla ilgili kimseyle paylasmadigim aslinda kendimce de sacma buldugum bir dusuncem olmustu aslinda. Benim de cevremde evlilik hayatinda pasif degil de hanimina cok duskun, hanimini gercekten seven ve muhabbetini gizlemeyen erkeklerin daha cok kiz evlat sahibi olduguna iliskin bir gozlemim olmustu :) Tabi bilimsel yonuyle celisiyor olabilir isin, zaten bilimsel olmasi mumkun degil ama oyle kendi capimda gozlemledigim birseydi.

    • A.D. diyor ki:

      ahir zamanda müslüman olmak; öyle bir şey yok da, belki hanımını çok sevenlerin kızı olur, tezi belki biihtimal. Çünkü dünyanın en maço beylerinden birinin peşpeşe dort kızının olması, bu dediğinizin aksini ispatlıyor:)

  3. Nikah var muhabbet yok😟 diyor ki:

    Merhabalar Sema hanım geçtiğimiz günlerde başka bir yazınızın altındaki soruma yakın Zaman’da cevap vereceğinizi söylemiştiniz. Zannediyorum bu yazı o. Erkeklerin cinsel sorunlarıyla ilgili tedaviden neden kaçındıklarıylA ilgili… Bir eş hem tedaviden hem konuşmaktan hem de ilişkiden kaçıyorsa zannederim ayrılmaktan başka yol kalmıyor. Eşimi seviyorum ve cinsellik dışında sorun yok. Tabi ki çok önemli bir sorun olduğu da aşikar. Ben ne yapmalıyım. Erraftakiler sabır göster diyorlar eşim kayıtsız kalıyor ben ise en son eşimin eşcinsel olma ihtimalini düşünüyordum. Böyle giderse ben de ruh sağlığımdan olacağım. Lütfen yardım eder misiniz…

  4. Abdullah Bir diyor ki:

    Erkeklerin nefislerine (cinsel ilişkiye) düşkün oldukları bir gerçek. Kadınlar da ( Sözde Müslüman olduğunu iddia eden kadınların tamamı ) bunun farkında. Ve (mevcut yasal zorunluluklardan dolayı ) kocasının “yasal tek karısı” olmanın kendilerine sağladığı ALTERNATİFSİZ CİNSEL PARTNER OLMA avantajını HER FIRSATTA kocalarına karşı “DEMOKLESIN KILICI” ( tehdit aracı ve silah) olarak kullanmak için ellerinden geleni yapıyorlar.

    Bu cinselsizlik durumu cinsel ihtiyacını ve arzularını tek olan karısından başka tatmin edecek MESRU BİR ALTERNATİFİ olmayan; Allah’a olan samimi sevgisi ve inancından dolayı da zinaya bulaşmak istemeyen Müslüman erkekler için (tek kelime ile ifade etmek gerekirse ) “ZULÜM ve EN BÜYÜK CEZA” değil midir?

  5. duck diyor ki:

    TV lerde boy gösteren ileri yaşlı iki kişi market te nasıl cilve ve kur yapıyorlar anlamış değilim..markette azan yaşlı çift ne iğrenç bunlara nasıl büyük der el öpersin..

  6. Feyza diyor ki:

    Lisede cinsel egitim dersini biraz sakincali buluyorum Sema abla. Cunku zaten karma egitim kiz ve erkek iliskilerini yeterince lackalastiriyor ve zaten o yaslarda karsi cinse fazlasiyla ilgi duyuyor gencler. Bunu karma egitim veren okullarda uygulamak yarim kalan hayâ perdesinin tamamen yirtilmasina da sebep olabilir. Okul cikislarinda, teneffuslerde birbiriyle hasir nesir olan genclerin gundemi hep bu mevzular olur ve biraz yangina korukle gitmeye benzer bu durum. Cinsellikle ilgili mevzularin konusuldugu ortamlar olusturulmali ama bu liselerde olmamali.
    Mahrem meselelerin cok fazla ortaliga sacilip dokulmesini nacizane tasvip etmiyorum. Bazi seyler olayin seyrine birakilmali. Bir problem varsa bu baska tabi, evliligin neredeyse temelini sarsacak kadar muhim bir konu bu, fakat suistimale acik ortamlarda degil de daha nezih ve kadinlarla erkeklerin homojen olmadiklari mekanlar olusturulursa verimli olur.
    Bazen bize de mahrem meselelerle ilgili sualler yoneltiliyor fakat biz isin sadece fikhi boyutunu aydinlatabiliyoruz ve soru soran kisinin muhtemelen yarasina merhem olamiyoruz. Kadinlara, genc kizlara bayan uzmanlarin, erkeklere ise farkli saatlerde erkek uzmanlarin egitim verdigi, sorunlarina cozum urettigi ortamlar tesis edilirse bunun faydasi cok olur ve istifade eden insan sayisida daha fazla olur. Haya etmesini ben normal buluyorum insanlarin. Eger ortada bir problem yoksa bunlar kisinin ozelinde kalmali fakat problem varsa ucuncu bir kisiye bu acilmali, cozume yonelmeli. Ifrad ve tefridden kacinmak gerekiyor, utangaclik normaldir. Sadece bu utangaclik cozum arayisinin onune geciyorsa ifrada kaciliyor demektir. Tabiki nacizane fikrim.

    • semamarasli diyor ki:

      Feyzacığım ben de zaten kız-erkek karışık sınıflarda öğretilsin demiyorum. O ders için öğrencileri ayırabilirler. Bu zaten böyle olmalı diye yazma gereği duymadım ki daha önce de yazmıştım. Gençlerle ilgili neler duyuyorum bu konularla ilgili bilseniz dudağınız uçuklar. Ve bunların çoğu muhafazakar ailelerin çocukları. Korunmuş ortamlarda bulunanlar konunun öneminin pek farkında olmayabiliyorlar. Konu çok ciddi.

      • semamarasli diyor ki:

        Kafayı kuma gömünce tehlike uzaklaşmıyor daha tehlikeli bir hale geliyor.

        • Feyza diyor ki:

          Sema ablacim kafayi kuma gomme konusunda cok haklisiniz, bir problem varsa ben de uzerine gidilmeli hatta problem yoksa dahi belli bir egitim adina kadin ve erkeklere ayri ortamlarda disiplinli egitimler verilmeli diye dusunuyorum. Benim soyledigim sadece liseler uzerineydi..Sokakta lise talebelerini goruyorum ve o kadar laubali, birbirlerine kapalisi acigi oyle yilisik hareketleri var ki, istisnalari tenzih ederim, sanki ayri siniflarda da olsa ayni cati altinda bu konularin agirligini ve hassasiyetini tasiyamayacaklar gibi geliyor, o yuzden oyle soyledim..Mesela siniftan o dersten ciktiklari an biraraya geldiklerinde o ders hakkinda uygunsuz espriler yapip olayin mahremiyetini ve ciddiyetini zedeleyebilirler mi acaba?…gibi bir dusunce hasil oldu. Ama okul disinda mesela haftasonlari yine ayni veya farkli yas gruplarina yonelik seminer alanlari veya egitim kurumlarinda bu egitimin verilmesi zannederim daha faydali olur. Sizin su an bu sitede sundugunuz yayinlar mesela cok faydali. Cunku internetin soyle bir guzelligi de var. Belki arkadaslar arasinda konusmaya cekinen, sirunun icinde bogulan ama disariya renk veremeyen insanlar buradaki yaz ve yorumlari okuyarak hem problemine cozum bulabiliyor hem de kendine ait bir sorununu daha rahat bir dille ifade edebiliyor. Cunku kim kime dum duma..Reel hayatta cekinen bir insan burada ismini gizleyerek durumunu aktarabiliyor, yazilardan esinlenebiliyor. Iste bu gibi bilgilendirici ortamlar cogalirsa insanlarin hareket sahasi genisler ve gercek hayatta kulaktan dolma bilgi kirliligi, yerini daha gercekci ve uzman kontrolunde bilgi paylasimlarina birakir.

      • Süleyman diyor ki:

        Sema hanıma hak veriyorum. Özellikle evlenecek çiftlerin ve anne-babaların iyi eğitilmesi lazım. Anne ve babaların çocuklarına cinsel eğitim anlamında vermesi gerekenler var. Olay hakkında öyle köyü örnekler var ki. Benim ne yazık ki 6. sınıfta iken annesi başörtülü, namazlı muhtemelen olan 1 arkadaşım ve gene aynı aile profilinde bir kız zina yapmış. 6. sınıf! 12 yaşında çocuklar bunlar. Biz bir şeyler duymuştuk ama seneler sonra öğrendik gerçeğini. Durum ne yazık ki bu kadar vahim. Özellikle ailenin eğitilmesi çok önemli.Muhtemelen o çocuklar ne yaptıklarını bile tam bilmiyorlardır.

        • Feyza diyor ki:

          Ailenin namazli abdestli olmasi cocugunun bu gibi hatalara dusmesine engel degil ki Suleyman bey. Bu konular her zaman insanlarin ilgi alani olmustur ve ogrenecekleri bilgiler saglam olsun veya olmasin kabinca kadarinca mutlaka her cocuk bir yerlerden birseyler kapiyor, duyuyor, goruyor. Ailelerin cocuklarina mutlaka bir noktaya kadar egitim vermesi sart tabiki, bunu ben de gerekli goruyorum. Ben sadece kiz ve erkegin etkilesim halinde oldugu okullarda sakincali olabilecegini soyluyorum. Madem boyle bir hizmet verilecek, bunun icin ozel zaman ve ozel mekanlar da olusturulabilir. Dileyen sorunlarini cozme adina dileyen ise kendini veya cocugunu dogru yetistirme adina bu egitimlere katilabilir. Ama bizim toplumumiz bazi dengeleri tartacak olgunlukta malesef degil. Biz ucu acik, basit bir kelimeyi dahi lastik gibi uzatip belalti espriye vuran biraz laubali bir nesil haline geldik. Ne tam anlamiyla Batiliyiz bunlari Batilillar kadar rahat konusup tartisabilecek, ne de gercekten edebiyle vakariyla bir Muslumani temsil edebiliyoruz. Araftayiz, biraz basibosuz. O yuzden liselerde, okullarda bu egitim suistimale sebep olur, suistimali de gectim cok fazla verim saglamaz, alay konusu olur, hakkiyla bir egitim saglanmaz diye dusunuyorum.

          Bakin bu demek degil ki bunlar konusulmasin, ama sahsen bir anne olsam cocuguma bu egitimi ilk kendim vermek isterim ve veremedigim yerde ise yeterli olamadigim noktada ise gercekten bir uzman denetiminde ciddi bir bilinclilik kazanmasini isterim. Cocuguma bu egitimi verecek kisileri kendim secmek isterim. Bu egitimi verirken helal/haram olgulariyla sentezleyerek cocuguma aktarmak isterim ki cinselligin de sinirlarini bilsin. Mesela Zeynep hnm.in asagida bahsettigi seyi okumussunuzdur. Cocuklara ergen gebeligini nasil engelleyecekleri ogretiliyor. Bu aslinda bazi temiz kalmis cocuklara da o karmasa ortaminda sunu demek oluyor, gebe kalmadiginiz surece gayrimesru iliski yasayabilirsiniz. Elbette yapan zaten yapiyor bu fiili fakat tek tuk de olsa hala fitratindaki masumiyeti koruyan cocuklarin da bilincaltina belki olumsuz bir mesaj gonderiliyordur bilemezsiniz. O yuzden kisilerin yasina, ilgi alanina, varsa problemine yonelik gercekten bu isin ehli kimseler tarafindan birebir egitimler uygulanacaksa verimli olur. Fakat kumes gibi, sosyal psikolojik gelisimine bakmadan herkesin bir sinifa dolduruldugu cocuklara alelusul bu hassas konularin kaba hatlariyla anlatilmasi zannetmiyorum fayda versin.

          Evlilik oncesi ciftlerin kendini yetistirmesi de elbette guzeldir, tercih edenler icin yine cinsel egitim merkezleri olusturulabilir. Ama buna herkesin ihtiyaci yoktur sanirim. Yani bu bir zorunluluk degil tercih secenegi olmali. Ihtiyac varsa ne ala..Ihtiyac yoksa, zaten yeteri olcude kendini ve bedenini taniyorsa bir insan ve cocuguna da egitimini verebiliyorsa neden zorunlu derslere tabi tutulsun?

          Bizim dinimizde ruhban hayati yok ve hatta evlilikte cinselligin ne kadar muhim oldugu Efendimiz asv.in bazi hadis-i seriflerinde zaten beyan ediliyor, uzatip yormak istemiyorum, bilirsiniz bu hadis-i serifleri. O yuzden varsa bu sorunlarin cozumu mutlaka aranmali , cunku kari koca ayni zamanda birbirini harama dusmekten koruyacak bir kalkan/siper mahiyetindedir. Kalkanda delikler olustuysa hasar almak kacinilmaz derhal tamir edilmeli. Benim soylemeye calistigim sey, buna dair verilen egitimlerin katilimcilarin kendilerini rahat ifade edebilecegi ve karsi cinsin istismarina maruz kalmayacagi steril ve alternatifi fazla olup herkesin kendi ilgi gosterdigi alanda egitimler alabilecegi genis bir yelpazeye sahip olmasi, verilecekse bir egitim bunun en kaliteli ve toplum yapimizin inis cikislari gozonune alinarak en uygun sartlarda saglanmasi gerektigidir. Ortaya dokulup sacilmamali, bazi seyler de seyrine birakilmali demekten kastim da iste budur.

          Aslinda cinsellikle ilgili yapilan yayinlar, yazilar, arastirmalar varken hala insanlarin cinsel konuda neden cahil kaldigini gercekten anlamiyorum. Sanirim interneti sadece facebookta ozel hayatimizi paylasmaktan ote goremedigimiz icin. Halbuki bilincli sekilde interneti kullanabilen cogu insan sorunlarinin cozumunu bulabilir, kendini taniyabilir, cocugunu egitebilir. Istisnai durumlarda da kurulacak bu cinsel egitim merkezlerinden destek alarak saglikli bir istikamette hayatini tanzim edebilir. Altinda yatan psikolojik bir rahatsizlik yoksa evli bir ciftin cinsel anlamda neden birbirine bu kadar yabanci oldugunu anlayabilmis degilim, nihayetinde insanin esi, anne babasindan dahi daha yakindir. Hepsinin altinda yatan genel bir iletisim eksikligi sozkonusu olmali.

          • Süleyman diyor ki:

            Feyza Hanım

            İyi niyetinizi anlıyorum. Şahit olduğum manzaralar olmasa bende sizin gibi düşünürdüm. Ben çok masum bir çocuktum. Hatta pek çok şeyi yıllar sonra anlamış biriyim. Neyin ne olduğunu bile çoğunlukla bilmiyordum. Hala bilmediğim pek çok şey vardır. Yalnız öyle manzaralar var ki etrafta. Bunlar böyle rahat yaşayan insanların yaşadığı sıkıntılar değil. Dindar ailelerin yaşadığı sıkıntılar.

            “Fitratindaki masumiyeti koruyan cocuklarin da bilincaltina belki olumsuz bir mesaj gonderiliyordur” diye ifade etmişsiniz. Zaten etraf böyle mesajlarla dolu. Ya tertemiz gençler mağruz kalıyor bu mesajlara. İtikafa girdim, camideyim. İmam ısrar etti yemek ısmarlayayım diye. Çok ısrar edince dedik olur. Yemeği getirdiler sofra ile. Üstüne örttükleri gazete de bir boy yarı çıplak bir kadın fotoğrafı. Ben itikaftayım ya. İtikaftayım. Bu ortamda siz diyorsunuz ki okulda edebince verilen bir bilgi gençlerin bilinç altını olumsuz etkiler diyorsunuz. Zaten isteyin istemeyin gençler bunlara mağruz kalıyor. Kendi konuşmasa sıra önünde bir arkadaşı geliyor birşeyler konuşuyor onu duyuyor. Eee okula gitmesin. Gitmesin ama medreselerde bile neler oluyor. Yurtlarda, medreselerde de olayları duyuyoruz.

            “Evlilik oncesi ciftlerin kendini yetistirmesi de elbette guzeldir, tercih edenler icin yine cinsel egitim merkezleri olusturulabilir. Ama buna herkesin ihtiyaci yoktur sanirim. Yani bu bir zorunluluk degil tercih secenegi olmali. Ihtiyac varsa ne ala..Ihtiyac yoksa, zaten yeteri olcude kendini ve bedenini taniyorsa bir insan ve cocuguna da egitimini verebiliyorsa neden zorunlu derslere tabi tutulsun?” Zaten sıkıntı bu tür problemleri yaşayan kişilerin bu konuda yardım almayı tercih etmemesi. Yani şu yazıyı okuyan kaç kişi 5000 kişi. 5000 kişi bugün evlenenleri düşündüğünüzde bir elin tırnağının ucu bile değil. Sıkıntısı olupta bu yazıya ulaşamayan kişilerin halini düşünün birde.

            Birde ne kadar bilip bilmediğimizi nasıl biliyoruz ki. Bu konuda ben başvurabileceğim bir kitap bile bilmiyorum alıp okuyayım. Ancak bu sitede ilk kez gördüm. Yani ya mesela doğru bildiğiniz ama yalnış olan bir bilginiz varsa ve eşiniz bu durumdan mağdursa ve söyleyemiyorsa size. Yani ne kadar bildiğimizi ölçebileceğimiz bir mercii yok ki.

            Olmayacağı üzerine değil nasıl olması gerektiği üzerine düşünülmeli. Gençler alınıp eğitim merkezlerine de götürülebilir. Sene sonu olur dersler böylece gençler okulda böyle meseleleri irdeliyemez vs. Suistimal edenler zaten ediyor.

            Birde cinsel bilgi demek sadece zifaf, cima, eş arasındaki ilşkinin bilgisi değil ki. Yani çocukların yabancılara karşı nasıl tutum alması gerektiği. Mahrem yerlerinin ne olduğu ve neden sakınması gerektiği, yanlış birşey olduğu zaman hemen ailesine anlatması gerektiği. Ergenliğe gelen kızların ve erkeklerin karşı cinsten nasıl sakınacağı, dikkat etmesi gerektiği. Bunlarda cinsel bilgi. Niye kısıtlıyoruz ki bu bilgiyi.

          • Süleyman diyor ki:

            Bir örnek daha vereyim kısaca. Mesela eskiden diyetisyenlik diye bir şey var mıydı? Millet zaten açtı. Yemek bulamıyordu. Ondan neyi yeyip neyi yememesi gerektiği ile ilgili sadece helal ve haramları bilmesi yetiyordu. Bugün alınan gıdalarda ne olduğuna bile dikkat ediyoruz. Katkı maddeleri zararlı mı acaba inceliyoruz. En temel ihtiyacımız olan gıda da önceden böyle bir ilme ihityacımız yoktu. Sadece helal mi, haram mı olduğunu bilmemiz gerekiyor. Fakat şimdi bu katkı maddesi nereden elde edilmiş nasıl elde edilmiş. Nasıl dikkat edelim. Az da olsa alkol katılmış mı? Bunları düşünüyoruz. Yani temel bir ihtiyacımız için yeni bir ilim gerekli oluyor.

            Cinsel bilgi içinde aynısı geçerli. Evet eskiden helallerin haramların bilinmesi yeterli oluyordu. Çünkü etrafta bu kadar katkı maddesi (kirli bilgi) yoktu. Ancak bugün o kadar kirli bilgiler var ki ve o cinselliğin o kadar sömürülmesi var ki eşler arasındaki ilişki hakkında doğru bilgi verilmesi gerekiyor. Helal- haramların yanında bu kirli bilgilerini izale edecek bilgiler verilmesi gerekiyor.

          • Feyza diyor ki:

            Sizi anliyorum Suleyman bey, konunun her detayinda mutabik olmasak da mutabik oldugumuz nokta su ki, cinsel egitim merkezleri olusturulsun, dersler verilsin. Zaten konunun belkemigini de bu mutabik oldugumuz sey olusturuyor. Sadece nerede ve ne sekilde olmasi gerektiginde fikir ayriligina dusuyoruz. Dedigim gibi hayatin cok merkezinde yasayan biri degilim, cok uc noktalara rastlamadim. Sadece gozlemlediklerim uzerine fikrimi beyan ediyorum, bu fikir yanlis da olabilir, belki de siz haklisinizdir benimki yalnizca bir tez.
            Mufredat da onemli. Yani cocuklara gebeligi onlemek yerine karsi cinsten bedenini sakinmaya yonelik dersler verilecekse verilsin tabi. Ama cinsel sapkinliklarin cesitleri okutulacaksa derste cocuklari bilinclendirme adina, bilmiyorum bunun nasil bir faydasi olur? Din egitimi bile yalan yanlis veriliyor okullarda, yarim hoca dinden eder, yarim doktor candan eder. Yarim cinsel gelisim dersleri de cocuklari cinsel kimliginden etmesin.
            Muhafazakar ailelerde bu gibi sorunlarin yasanmasi sanirim cocukluktan itibaren ailelerin fazla bastirmasi ile ilgili olmali. Halbuki cocukken bir cocuga mahrem bolgelerini ve onlari korumayi ogretmek, ergenlik donemine geldiginde yasayabilecegi surprizleri ona onceden telkin edip hazirlikli olmasini saglamak, gusul abdestini ogretmek, bunlar aileler tarafindan verilebilecek cok kolay egitimler aslinda. Usulunce adabinca anlatilabilinir. Ailelere egitimden baslanmali sanirim, once ailelere ergen cocuguna cinsel konularda nasil yaklasip yonlendirmesi gerektigi anlatilmali ki ebeveynler bilinclensin. Cocuklarini dogru yetistirip dogru bilgiye ulastirmayi ogretirlerse kendi anlatamadiklarini da vasitali yollardan ogrenmesini saglayabilirler. Hic konusulmamasi cocukta baskin duygularin harekete gecmesine sebep olabilir ve merakini daha da cezbedip kendince turlu ve yanlis deneyimlere yonelmesine ya da evlendigi zaman esinden fazlasiyle sakinip sagliksiz ve pasif bir cinsel hayat surmesine sebep olabilir. Eslerin arasindaki iletisim.eksikligi de onemli etken olmali. Yani memnun olmadigi birseyi iki kisi once kendi arasinda guzel bir dille birbirine anlatabilir icine atmak yerine. Sanirim erkekler bunu biraz gurur meselesi yapiyormus kadinlar da zaten yaratilis itibariyle alingan olunca iletisim kopuklugu bu gibi sorunlarin buyumesine ve eslerin birbirindrn sogumasina yol aciyor olmali. Dedigim gibi psikolojik bir sorun veya fiziksel bir rahatsixlik yoksa en buyuk etken hem cocuklariyla hem esleriyle insanlarin iletisim kurmaktan kaciniyor olmalari. Bence iletisim dersleri de mufredata konulmali bilhassa liseler de bu elzem.

    • zeynep diyor ki:

      Liselere eğitime gidiyoruz zaten Feyza hanim ergen sağlığı ile ilgili yalnız içeriği hatalı.Bilmesi gerekenleri değil de bilmemesi gerekenleri anlatıyoruz 😕gençlere yani zaten yapan yapıyor bari ergen gebeligini engelleyelim tarzı şeyler .Sağlık Bakanlığınin düzenlediği birçok eğitime katıldım cinsel saglik ile ilgili içinde cinsel sorunlar geçmiyor . Mesleğim dolayısıyla kadınlar ile çalışıyorum sorun gerçekten çok fazla artık kadınlar problem olarak görüyor eskisi gibi değil erkekleri bilmiorum ama çiftlerden ikisi de sorun olarak göruyarsa bence mutlaka çözüm bulurlar ama bana hanımların söylediğine göre eşleri bunu erkeklik meselesi olarak görüyorlar. E size danışan oluyor bize danışan oluyor demekki sorun var biz cevap vermiyoruz kim verecek peki neden görmezden geliniyor.Evlilik öncesi danışmanlık veriyoruz ama içi boş .Sema hanim yüzde yüz katılıyorum size .Bu arada telefondan acele yazıyorum anlatım bozuklukları için kusura bakmayın ☺

      • Feyza diyor ki:

        Bize gelen sorular ekseriyetle evli hanimlardan oluyor Zeynep hnm. Yani sizin kadar isin merkezinde olmadigimiz icin cok fazla uc noktalara da rastlamiyoruz. Bize sorulan isin fikhi boyutu oluyor ve biz de elimizden geldigince yardimci olmaya calissak da dinlerken karsidakinin aslinda soyleyemedigi baska sirunlari da oldugunu seziyorsunuz. Fakat ne biz bu isin uzmaniyiz ne de karsi taraf kendini ifade edebilecek o rahatliga sahip olmadigi icin fikhi kismini anlatip geciyoruz.

        • zeynep diyor ki:

          Feyza hanim siz diyanette çalışıyorsunuz sanırım tabiki fikhi boyutu ile ilgilenmeniz normal olan bilmediğim için birsey soyleywmiyorum neler yapılabilir diyanet işleri olarak . Ben sağlık bakanlığı olarak bakıyorum ve biraz da işin içinde olduğum için eksik ve hatalı uygulamalar var diyorum .Benim demek istediğim biz bu konularda daha fazla eğitimli olalım ve insanlar böyle problemleri olduğunda gerçekten yardimci olalım .Evli insanlar yaşıyor gerçekten hatta kadın doğum uzmanı olan bir hanım bile yaşıyor bu insan kendi vücudunu tanımıyor mu ,daha ötesi var mi.Problemi olanlar için çözüm bu kadar uzak ve ulaşılmaz olmasin biz kadınlara gebe kalmamak için birsey kullanıyor musun bilgi vermemi istermisin diye sorarken mahrem olmuyor mu bunu bakanlık istiyor bizden e evli insanların başka problemleri de oluyor buna neden yardimci olamıyoruz .Evlen ecek gençlere biraz bilgi verip sorun yaşarsaniz endiselenmeyin deyip bir kuruma yönlendirmek bu kadar zor olmamali

          • Feyza diyor ki:

            Diyanette calismiyorum Zeynep hnm. Ozel bir kurum bizimkisi ama evli insanlarin mutlaka sorunlari oluyor. Bunu bazen bir saglik personeli bazen dini acidan yardimci olacak bir hocahanima danisiyorlar. Sizin isiniz daha zor Allah kolaylik versin. Daha fazla ornege sahitsinizdir. Tabi haklisiniz, sorunu olan kisilere yardimci olmak bu kadar zor olmamali. Hatta Sema hnm.in dedigi gibi, ilahiyat ogrencilerine biraz daha egitim verilmeli, cunku biz cok genis bir alana hitap etmiyoruz ama onlar halkin buyuk cogunluguna hitap ediyor. Telefon hattiyla olsun ya da baska calismalariyla. Mahremiyet kapali bir kutudur belki ama anahtari sahibinin elindedir. Diledigi zaman uygun gordugu kisi ve kurumlara acip, paylasabilecegi..

    • Ahir zamanda Müslüman Olmak diyor ki:

      Feyza hanım bu konuda dediklerinize katılıyorum lise öğrencilerini yakından tanıyan biri olarak bu eğitimler kesinlikle şu anki lise ortamlarında verilemez.Ancak kız öğrencilere ayrı erkek öğrencilere ayrı olmak üzere hafta sonu seminerleri,kursları şeklinde bir kaç haftalık periyotlarla verilebilir.

      Ayrıca Feyza hanım özel değilse eğitim durumunuzu çok merak ettim doğrusu :))
      yazı tarzınız ve kullandığınız cümleler,kelimeler vb. ancak iyi okuma yapmış birinin cümleleri olabilir.Bilmem yanılıyor muyum?

      • Feyza diyor ki:

        Bu konuda sizi hayalkirikligina ugratabilirim ‘Ahir Zamanda Musluman Olmak’, cunku ilkogretim mezunuyum :) Yani simdi ortaokul oldu tekrar. Ortaokul mezunuyum. Liseyi disaridan bitirdim. Sorunuz diploma alanindaysa gercekten tahsilli biri degilim fakat 12 yasindan beri surekli okuyorum. Medrese/Kur’an kursu cikisliyim, hatta cikisli degilim hala ayni yerlerde kaliyor ve hizmet veriyorum gucum nisbetinde. Haliyle burada surekli kitaplarla hasir nesir buyuduk. Okumaktan kastiniz buysa okudum. En azindan cumle kurabiliyorum :)

        • Ahir zamanda Müslüman Olmak diyor ki:

          Valla helal olsun Feyza kardeşim…Bence sizin bu kurduğunuz cümleleri derdinizi ifade ediş tarzınızı emin olun birçok üniversite mezunu hatta ilahiyat mezunları kuramazlar kendilerini bu denli rahat ifade edemezler…neticede siz önemli bir veri sağladınız benim tezime zira bende arkadaşlar arası konu açılınca her zaman şu mealde derim ki: “dışarıdan medrese,kuran kursu vb. yerlerden eğitim alan kızlar ilahiyatçı kızlardan çok çok daha iyi din bilgisine sahip olup daha donanımlılar hatta kaç tane ilahiyatçı kızı ceplerinden çıkarırlar.”

          Kardeşim memleketin sizin gibi hanımlara ihtiyacı var bunu bilin…Rabbim ilminizi artırsın ve o ilmi ameline dönüştürüp o ameli de ihlaslı bir şekilde yapanlardan eylesin…

          • Feyza diyor ki:

            Mahcup ettiniz beni Ahir Zamanda Musluman Olmak isimli kardesim, utandirdiniz, tesekkur ederim, bu guzel gorusleriniz guzel bakisinizin mahsuludur bizden hasil olan birsey degil, eksik olmayin..
            Kendimi donanimli biri gibi hic gormedim, hatta burada yazdigim cogu seyi tekrar okuyunca begenmiyorum zaten cogunda imla hatalarim var, her seferinde yayinlaninca farkediyorum ve acele ile gondermis bulunuyorum, bunu da bir not olarak belirteyim.
            Ilahiyatlarda biraz kafa karisikligi olabilir cunku istifade edilen kaynaklar bizden farkli. Ayni eseri biz de okuyabiliriz onlar da okuyabilir, bunun egitimini iki kesimin talebeleri de aliyor fakat algilama bicimi farkli. Bu da temelde beslenilen kaynaklarin farkliligindan ileri geliyor. Bir genelleme yapmak benim haddim degil, yalniz ilmin girtlaktan asagi inip kalbe nufuz etmesi ilim tahsilini hem daha kalici hem daha tesirli hale getirir. Yani kuru kuruya ilim tedris etmek degildir marifet, onu maneviyatla bezemek, Riza-i Barî ile suslemek, karsiliginda bir dunya menfaati beklemeden, rahle basinda uyuklayarak, dirsek curuterek buyumek tek yonlu Ilahiyat egitimi alan kardeslerim icin biraz daha zor olmali. Imkani nisbetinde bu geminin ucundan tutan herkese Allah kolayliklar versin, yeter ki dogru istikamette olalim, hepimiz ayni yolun yolcusuyuz.
            Medreselerde sadece ilim ogretimi degil ayni zamanda hayat egitimi de veriliyor. Hepsinde demiyorum elbette, ama benim sahit olduklarim bu sekilde. Topluma hitap etmek, emr-i maruf ederken dikkat edilecek hususlar, oturup kalkma, konusma ve hatta bir meyveyi soymanin dahi adabi ogretiliyor. Ornegin elma soyarken kabugunu uzata uzata soymaktan men etmisti hocalarimiz. Once dorde bolup sonra tek tek kabuklarini soymanin bir talebe icin daha zarif bir hareket oldugunu dahi o siralarda ogrendik. Bunun gibi pek cok ayrinti, ufak gibi gozuken fakat topluluk icerisine girip yasamaya basladikca ehemmiyetini kavradigimiz ufak tefek puf noktalari.
            Ilahiyatlarda da mutlaka cok degerli insanlar yetisiyordur veya medrese cikisli olup bunu surduremeyen orneklere de sahidiz. Bunun bir kistasi var midir, bilmiyorum. Bir noktadan sonrasi insanin kendini yetistirmesi, nefsini tezkiye etmesi, gunluk hayatin telasesi icinde buhar olup ucmamasi icin ogrendiklerini tekrar etmesi ve en muhimi ise hayatina aktarabilmesi ile ilgili olmali. Sadece bizim avantajimiz, ogrendiklerimizi yasayabilecegimiz daha musait bir ortama sahibiz. Okuduklarimizla yasantimiz celismiyor. Okudugumuz kaynaklar 1400 yillik Islam muktesebatinin en kabul gormus olanlari. Sonradan icad olunan bozuk itikad ve akimlara karsi manevi bir zirh icinde yetisiyor ve kolay kapilmiyoruz. Tabi bunun mesuliyeti de daha fazladir ve bunun bilincinde olmak zorundayiz. Buyuk genellemelerden kacinmaya calisiyorum, iki egitim cesidi arasindaki en bariz farklar bunlar olmali.

  7. Süleyman diyor ki:

    Bir erkeğin hanıma Nasıl yaklaşması gerektiği ile ilgili meseleyi ihyau ulumiddin eserinde okumuştum. İmam-Gazali(k.s.) utanmadığı yerde biz niye utanıyoruz anlamıyorum. Meselenin suistimal edilmeden böyle edebince konuşulup bilgilendirilmesinin yalnış bulunmasını anlamıyorum. Hele de cinsellipin suistimal edildiği bu çağda.

    Birde cinsel eğitim verilirken özellikle hanım ve erkek ayrımı olursa mesele çok daha iyi olur çünkü illaki bir çekinme oluyor. Bugün ki liselerde de böyle bir şeyin düzenlenmesi zor gibi. Birde bu dersi veren kişilerin kişiliği de önemli. Yalnış zihniyette ki bir birey eğitimle beraber sapkınlıklarını da a dayatabilir.

  8. zeynep diyor ki:

    Burdaki yazılar etkili oluyor bazen bir kadına telkin ve hayal kurmadan bahsetmiştim ve bir ay sonra düzeldi diye geldi.Aslında kadınlar çözüm için isteksiz değil ama nereye gideceklerini bilmiyorlar genelde psikolojik olduğu için kadın doğum uzmanları yardimci olamıyor .

    • semamarasli diyor ki:

      Zeynep hanım, gayretiniz için Allah razı olsun. Evet telkin metodu vajinusmus ve cinsel isteksizlikte cok etkili bir metot fakat en az 21 gün düzenli yapılması gerektiği için unutuyorlar, ihmal ediyorlar, düzenli yapmıyorlar. Bir de hayalın bu kadar etkili olabileceğine herkes inanmıyor. Bir uzmana gidip para verip bu yöntemi söylediğinde o zaman paraları boşa gitmesin diye yapıyorlar:))
      Ki maalesef uzmanların hepsi de iyi niyetli olmuyor ya da yeterli bilgiye sahip olmuyor. Dün eklediğimiz Mehmet Sungur röpotajında söylediği gibi akıllara ziyan yöntemler tavsiye edenler oluyormuş.
      Bir de problem sadece cinsel isteksizlik değil. Cinsel istekleri oldugu halde bilgi eksikliğinden tatmin edici ilişki yaşayamadıkları icin araları bozulan çiftler de çok. Onlar için de bu dönem inşallah sitede yazılar olacak.

      • zeynep diyor ki:

        Kendim de evliligimde problem yaşadim ve kendimi hiç bu kadar çaresiz hissetmemistim inanin .Bu yüzden bana danışan kadinlari çok iyi anlıyorum ve elimden geldigince yardimci olmak istiyorum .Sizin de yazınızda bahsettiğiniz gibi evliliğe ne kadar zarar verdiğini gozlemleyebiliyorum.Bu konularda eğitim almayi çok isterim

  9. zeynep diyor ki:

    Bence Sağlık Bakanlığına da çok iş düşüyor ben halk sağlığı bünyesinde çalışıyorum ve kadınlara eğitim ve danışmanlık verirken mahrem konuları da sorguluyoruz aslında ama cinsel sorunlar görmezden geliniyor .Bana bu konuda çok soru soruluyor birçok kadın geliyor okulda cinsel sorunları çok ayrıntılı işlemistik sorunu biliyorum fakat çözüm olarak birsey öğrenmedik yani belki yardım edebilecegim kadar basit ama yardım edemiyorum .Yaşadığım ilde onerebilecegim bir kadın doğumcu yada psikiatrist arasturdim hicbiri bu konuda egitim almamis.Koca ilde bir doktor bulamadim yardim edecek ki bu insanlar nasıl gitsinler istanbula ya da ankara ya böyle bir sorun için .Bizlere eğitim verseler bu konuda aile hekimi ve aile sağlığı elemanları olarak en yakinda bizler varız .Ama işte sağlık bakanlığı hiçbir ailenin böyle problemi yok sanıyor heralde

    • semamarasli diyor ki:

      Zeynep hanım çok teşekkür ederim, önemli bir noktaya dikkat çektiniz. Haklısınız maalesef sağlık personeli de bu konuda yardımcı olamıyor. Cinsel sorunları öğretip çözümleri öğretilmediği için. Ancak not alıyorlar fakat yardımcı olamıyorlar. Yazıya sağlık bakanlığını da ekleyelim. Dediğiniz gibi bu konuda yönlendirecek kadın-doğumcu ve psikiyatr da çok az. Peki nasıl çözülecek bu dert, pek kafa yoran yok maalesef ki. Yetkililere ulaşmaya çalışacağız artık. Sosyal ağlarda kendi yazım ya da paylaştığım bir yazı çokca beğeni alıp paylaşılırken cinsellikle ilgili yazılar okunuyor fakat paylaşılmıyor. Cesaretli bir kaç kişi ancak paylaşıyor.
      Bir utanmadır gidiyor. Bu konunun bu kadar cahili olmak büyük bir utanç olarak yetmeli aslında bizlere.

      • zeynep diyor ki:

        Oysa cinsellikle ilgili en özenli kelimeler kullanan yazar sizsiniz .Yazılarınız da çok yerinde tespitler var ama toplum olarak algimiz bozuk .Yazılarınız çok değerli gerçekten kutluyorum sizi .Başarılariniz katlanarak artsın inşallah.

Yorum yapın

Röportajlar

Kızların Ölüm Fermanını Anneleri İmzalıyor

Hamit İzol 63 yaşında. İzol aşiretinin ileri gelenlerinden. Onun doğduğu topraklarda hep törenin sözü geçti. Çok insanın canı yandı, çok insan bazen akraba elinden gelen kurşunlarla hayatını kaybetti. Yeri geldi ...
Devamını Oku

Güzel Söz

“ Her insanın hayatında mutluluğa kavuşabilmesi için bir saat vardır. İş o saati kaçırmamakta… “ ( B. Fletcher)

Kitap

Çocuğunuzun Sahibi Değilsiniz

“Sormamız gereken soru şu: Geçmişimizin şimdiki yaşamımızı ne kadar süre daha yönetmesine izin vermek istiyoruz? Daha ne kadar başka bir zamanın hayaletleriyle savaşmak istiyoruz?" #drshefalitsabary nin kitabını internette kitap araştırmaları ...
Devamını Oku