Erkek Hükmedebildiği Kadını Sever

26 Mayıs 2016Kavvam Erkek, Sema Maraşlı17 Yorum »

b2c61285-faaa-4395-a626-051066faf75d “Sizi bir tek nefisten yaratan, onunla huzur bulsun diye eşini de ondan var eden O’dur.”                                             (Araf sûresi, 189)

ERKEK HÜKMEDEBİLDİĞİ KADINI SEVER (“Huzur Bulalım Diye” kitabından)

Özetle: İlişkilerde iki taraf istemese de iktidar kaçınılmaz olarak oluşuyor demek ki burada sorulması gereken soru: İktidarı kadın mı erkek mi elinde bulunduracak? Ailede idareci ve karar mercii kim olacak? Hâkimiyet ve kudreti kim temsil edecek? Madem ki yaratılış olarak baktığımızda kadın hâkimiyete uygun değil, erkeğin yaratılışı buna daha uygun. O halde kadın ve erkekte Allah’ın emrine itaat edip rahat etmeliler.

Kadınların en büyük korkusu, erkek kadına hâkim olduğunda kadını ezmez mi?

Aklı başında hiçbir erkek, gönlü yatışsın, diye yaratılan ve onunla sükûna ereceği kadını ezmez. Erkeğin gönlü de bedeni de o kadınla rahatlayacak. Karısının hazırladığı sofraya oturacak. Akşam onunla yatağa girecek. O kadın onun hükmünde eziliyorsa onun mutsuzluğu ona da geçer; onunla ne huzuru bulabilir ne de mutluluğu. Ayrıca erkeğe iktidar mevkii aileyi koruyup kollama vazifesi ile beraber veriliyor. İktidarın amacı koruyup kollayıp sükûna ermek… Dinimiz erkeğe iktidar payesi verirken bunu keyfine göre kullanma yetkisi ve kadına zulmetme hakkı vermemiş. Erkek yaratılış olarak da kadına meyilli yaratılmış.

Erkek güçlü yaratılmıştır fakat kadın karşısında zayıftır. Mevlana hazretleri bu durumu çok güzel anlatıyor. Erkeği suya, kadını ateşe benzetiyor: “Her ne kadar su ateşe galip ve baskın ise de, bir kabın içindeyken ateş o suyu kaynatır. Ne vakit bir kap ikisinin arasına girse ateş o suyu havaya çevirip yok eder. Zâhiren su ateşe galip olduğu gibi, sen de kadına hâkim isen de bâtınen kadına hem mağlûp hem de tâlipsin!” diyor.

Erkek kadına tâlip olduğu için zaten mağlup sayılır. Erkek kadın karşısında zayıf yaratılmış, kadına zaafı var, ihtiyacı var. Kadın erkeğe itaat ettiğinde erkeğin hâkim olma ve mağlup olma hâli arasında denge kurulmuş olur. Saygı erkekliğin temelidir. Erkek saygı gördüğü zaman erkeklik hormonu testosteronun ona verdiği hükmetme arzusunu dengeli bir şekilde kullanabilir.

Erkek hükmedebildiği kadını sever ve sevdiği kadının hükmüne girer. Kadın erkek ilişkisinde denge ancak o zaman kurulur. Erkek hükmedebildiği zaman kadının isteklerini mantık süzgecinden geçirerek aile için doğru ve yanlış ayırımını yapar ve kadının uygun bulduğu isteklerini seve seve karşılar. Karısının gönlünü hoşnut etmekten mutluluk duyar. Zira karısının gönlü hoşnut olduğunda kendi gönlü de hoşnut olur. Karısına olan arzusu ona baskıcı bir davranış uygulamasına engel olur.

Hz. Mevlana “Seven erkekle kadın eşittir.” diyor. Ve “Şah bile sevgiye kuldur köledir.” derken sevginin gücüne dikkat çekiyor. Güzel dinimiz de bize sevgiyi en tatlı şekilde yaşatmanın yollarını göstermiş, HUZUR BULALIM DİYE…

Erkeklerimizin KAVVAM, kadınlarımızın SALİHA EŞ olması DUASI İLE…

Okunma Sayısı : 20.591

Yorum yapın

“Erkek Hükmedebildiği Kadını Sever” için 17 Yorum

  1. Emine diyor ki:

    Allah razı olsun.Gayet kısa ve öz olmuş.

  2. Nur diyor ki:

    yıllarca aile eğitimleri aldım aile üzerine kitaplar okudum. Sema hanımın bütün kitaplarını okudum. Evliliği çok istedim ve 22 yaşında evlendim. Sonuç tam 100 günlük evlilik sonrası açılan boşanma davası… Yani ben daha önceden erkeklerin tarafındaydım ama Allah bana öyle bir eş verdi ki; Kavvamlık sıfatını benim üzerimde değil de ablaları ve annesi üzerinde kullanarak beni ezdi. Aramızda uçurum kadar fark vardı. Ben 3. üniversiteye başlayan evine işine eşine yeten bir eşken; eşim sanayide çalışan bir muhasebeciydi. Hep bir adım geride durdum yetersiz hissetmesin diye evde kral muamelesi yaptım. Tek iş yaptırmadım ben eşime ev işi yaptırmam diyerek. O da annesi ve ablasıgile ezdirerek bana teşekkür etti. Yani demem o ki; bazen boşa kürek çektiğimizi düşünüyorum. hani sema hanımın bi hikayesi vardı. Çilekli pasta tarifine armut uymuyordu. Dilediğimiz kadar okuyalım yazalım çizelim elimizdeki meyveye göre pasta tarifini biz geliştiriyoruz… Geçen ramazan bi hadis duymuştum: -bekar bi genç gündüz oruç tutsa gece sabaha kadar ibadet etse; evli bir çiftin sabaha kadar uyuması kadar sevap kazanamaz. Aaa demiştim ne kadar güzel birşeymiş bu evlilik. Bu ramazan; evlendim boşanıyorum ve baba evindeyim. Şuan o kadar sevap olmasının nedenini anlıyorum. Çünkü evlilik çok zor…
    2 insan başbaşa kalsa illa anlaşır bişekilde uyuşur anlaşır; ama o evliliğin üzerinde başka eller varsa ne kadar korumaya kararlı olsan da yuvanı yıkılıveriyor…

    • EDA diyor ki:

      nur hanım
      ben bekar bayanım.
      evlenırken nelere dıkkat etmelıyız
      tecrubelerınızı paylasır msınız
      onceden nelerı sezdınız, sezemedınız duygusallık aklın onune mı gectı
      yaranızı desmek gb olcaksa cevap vermeyebılırsınız

  3. Aslı diyor ki:

    Merhaba Sema Hanım yazılarınız çok güzel . Sizin eğer genç kızlara veya üniversite öğrencisi genç kızlara yönelik yazılarınız , tavsiyeleriniz varsa faydalanmak isterim .
    ALLAH ‘A EMANET OLUN İnşallah

  4. ceylan diyor ki:

    Bunların hepsi tamam. Benim evliliklerde görüp zaman zaman cevap ve çözüm bulmakta zorlandığım kısım şu;
    Erkek ya kadınları tanımıyor, eşine karşı nasıl duygusal bağ kuracağını bilmiyor, veya yakından tanıdığı tek kadın annesi olduğu için evlendiği kızı da annesi gibi görmek istiyor. Hiç bir şey almadan sadece versin,yapsın,itaat etsin,sevsin,saysın,doğursun,baksın,hatta çalışsın…istiyor. Kadını duygusal olarak doyurursan, 1 verir 1000 alırsın. Bunu bilmiyor. Kadına otoriteni sarsmadan, sevgini sunarsan o sana köle olur, bunu anlayamıyor,şımarmasından korkuyor.
    Bazı erkekler de var, adına kılıbık denmesinden çekiniyor, ailesi öyle bir hükmetmiş ki, onların hükmünden çıkmadan, karısını da ailesinin hükmüne sokmaya çalışıyor…
    Bu sorunlar yüzünden evlilik bir 5-10 yıl geçmeden oturmuyor. Eşler birbirini tanımadan en güzel dönemleri kabus gibi geçiyor. Benim akranlarımın hemen hepsi bunu yaşadı ve yaşamaya devam ediyor.

    • ceylan diyor ki:

      Ek olarak, erkek namaz kılmıyor, oruç tutmuyor, zekat verme bilinci yok, e o zaman karısı o erkeğe ne kadar ve nasıl itaat edecek?

      • Uğur diyor ki:

        Kocası günahkar da olsa kocalığından dolayı yetkileri vardır, bunlar ibtal olmaz. Ama günah işlemeyi emrediyorsa buna itaat edilmez, çünkü kocadan önce Allah’a, sonra Resul’e itaat etmek farzdır. Eğer namaza, oruca, zekata İNANMIYORSA, o zaman zaten Müslüman değildir ve Müslüman bir kadın gayri-Müslim bir erkekle evli kalamaz. (Müslüman erkek de ateist bir kadınla evli olamaz. Hatta kanaatimce inançlı Yahudi ve Hıristiyan kadınlarla evlenme izni bile zamanımızda askıdadır, çünkü kanunlar Müslüman kocanın/babanın çocuğu üzerindeki haklarını korumamaktadır ve Yahudi ve Hıristiyan anneler kolayca kocalarından boşanıp çocukların velayetini alarak onları kâfir yapabilirler.)

      • aliii diyor ki:

        size katılmıyorum. yukarıda dediklerinizin hepsini yapıyorum. ama sadece eşimle ilgileniyorum. kaynanamla birbirimizi sevmediğimiz için itaatin i si yok yani. kaynanam karımı hep yönlendirir. gerek para, gerek bana nasıl davranmasıyla ilgili. o da hep onun aklına gider. işin birde bu boyutu var. dinen bu işin doğru olmadığını sölediğim zaman ise sen dini tavsiye verecek bir adam değilsin diyor.

        • Burcu diyor ki:

          Çok yazık! Malesef anneler kendi elleriyle çocuklarının yuvasını paramparça ettiklerinin farkında bile değiller. Bütün o yönlendirmelerini kızları iyi olsun diye yapıyorlar ama bilmiyorlar ki hiç karışmasalar daha iyi olacak. Kadınlara gelince kendi akıllarını kullansalar, kendilerine yapılmasını istemediklerinin başkasına da yapmanın yanlışlığını anlasalar, hep erkeklere diyorlar ya eşinizle empati kurmaya çalışın diye kadınlar da kendilerini eşlerinin yerine koyabilseler herşey yoluna girer. Bir de hatırlasalar kadının kocasının rızasını kazanması gerekliliğinin ne kadar önemli olduğunu! Rabbim size de aile saadetini dünyada ve ahirette nasip etsin inş . Bugünler de geçer duaya devem!

          • duck diyor ki:

            doğru ve tespiti yerinde kısa ve öz bir yazı olmuş..
            malesef batan gemi tekrar gün yüzüne çıkmıyor.

  5. Guloya diyor ki:

    Ben sizi yakından tanıyan biriyim arkadaş cevrem de o kadar çok arkadaşım sizin için kadınları savunmadiginizi söylüyorlar.Bende danışman adayı olarak O.Efendimizin ölçüleriyle kadınların emeklerinin erkekler tarafından çok hafife alındığını biliyorum.Mademki hep erkekler zülme uğrayan kadınlar zulmeden oluyor o zaman biz erkek ve kadın olarak gorevlerimizin farkında olup iki tarafın da kişiliklerini göz önünde bulunduralim .Kişilik bozukluğu çift taraflıdır.Dünyaya dar bir çerçeveden bakmadan kadınların bunalımları erkeklerin maduriyeti adlı calisma da hekes yer alsin.Ama ikiside eş gecilmesin

  6. Uğur diyor ki:

    Evvela, şunun için teşekkür ederim ki şu gerçeği hatırlattınız ki erkekler de insandır ve merhametsiz robot değildir. Mesela geçenlerde okuduğum İngilizce bir tıp haberine göre, erkeklerin kahir ekseriyeti hiç öyle sanıldığı gibi, af buyurun, cinsî münasebet esnasında sırf kendi zevklerini düşünmezmiş. Hemen bütün erkekler hanımlarını memnun edemediklerinde son derece üzülürmüş…

    İkinci olarak, burada hükmetmek kelimesini yanlış anlamaktan kaçınmalıdır. Nasıl ki itaat kelimesi zamanımızda pek çok insan tarafından yanlış anlaşılarak mutlaklaştırılıp “tapınmak” gibi bir şey sanılıyorsa, hükmetmek de mutlaklaştırılıp zulmetmek ve tanrılık taslamak sanılıyor. Oysa itaat de hükmetmek de YETKİLER ile sınırlıdır. Mesela işçi patronuna itaat eder ve patronu işçiye hükmeder, ama sadece patronunun yetkileri çerçevesinde. Patron işçisine ağır olmamak ve işle ilgili olmak şartıyla emirler verebilir, ama normal bir işyerindeki patron mesela işçisine ayağını yıkatamaz ve iş tanımında olmayan herhangi bir işi yaptıramaz (elbette meğer ki işçinin iş tanımı doğrudan ayak yıkamak olsun, mesela hasta bir insanın ayağını yıkamak ve hizmetini görmek üzere baştan kendi rızasıyla anlaşıp işe giren işçi gibi).

    Görüldüğü üzere hükmetmek ve itaat etmek yetkilerle sınırlıdır. Evlilikte kocanın zevce üzerinde yetkilerinin kapsamı da sınırları da belirlidir. Çünkü Kur’an’da ve sahih hadislerde ortaya konmuştur. Akıl ve ilim ehli ulema da bunu güzelce izah ederler ve genellikle ancak küçük ayrıntılar üzerinde ihtilaf ederler.

    Erkek veya kadın yetkilerini ve haklarını aşarlarsa, erkek eşine zulmederse veya kadın kocası tarafından uyarılıp hafifçe cezalandırılmasına rağmen geçimsizliğe ve isyana devam ederse, daha üst merciler devreye girer ve yetkisini ve hakkını aşana uygun olan yaptırım uygulanır. Maalesef günümüzde üst merciler İslam yasasına (dinine) göre hüküm vermedikleri, daha doğrusu veremedikleri için bazı sıkıntılar doğuyor, ama bu durumu aşmak için eşler salahiyetli gerçek ulemaya danışabilirler. Bu yüzden sanırım her şeyi baştan konuşmak en iyisidir.

  7. Fatma diyor ki:

    Siz lutfen daha cok yazin daha cok konusun ki bari gelecek nesiller kurtulsun. Erkegi eze eze kadin gibi erkekler turedi. Bosanmalar artti. Hep erkeklermi oldurecek birazda kadinlar oldursun diyen 65 yasindaki nineler artmasin. Yuvalar can cekismesin.

  8. Meryem diyor ki:

    Fark ettim Sema Hanım, yazılarınızı okudum ve gerçekten olması gerekenleri söylüyorsunuz. Lakin size karşı çıkanlar olacaktır yine. Güneş balçıkla sıvanmaz.

  9. semamarasli diyor ki:

    Bugün sitede bir ilk. Üç yazı peş peşe yayınladım. Sebebi twitter da başörtülü feministlerle azıcık atıştık. Ben de onlara cevap olsun üz yazı yayınladım. Onların sabit fikirlerini değiştireceklerini düşünmüyorum fakat takip eden iyi niyetli olup feministlerin etkisinde kalanlar gençler için umutluyum.

    • Ayse diyor ki:

      S.a.bende eskiden feministtim.dinimi ogrenince kendimi 2.sinif kul zannettim.nefsime cok agir geldi.gun geldi evlendim .bide baktimki meger is boyle degilmis.sizin tavsiyelerinizi yaptikca hayat cok kolaylasti.meger mevla bu sinavin cevaplarini vermis,kor olan bizlermisiz.tavsiyeleriniz i yapiyorum hem dunyada keyfime bakiyorum hem kocami razi edip rizaya ulasmayi hedefliyorum.meger feministlik du pe duz enayilikmis.ne gerek var hayati zorlastirip dunyani ahiretini cehenneme cevirmeye.dert ne mevla onu niye erkek yaratti beni niye kadin yaratti.ayni seytanin ademi neden yarattin diye hakka razi olmayisi gibi seytan isileri bunlar.

    • Süleyman diyor ki:

      Sema hanım feministlerin etkisinde kalan gençler için bunları aşmak çok zor olabilir. Zira siz bu dediklerinize alışkın olabilirsiniz fakat hiç bilmeyenlerin nefislerine zor gelir. Zaman’ında üniversitenin başında iken çok sevdiğim bir hoca efendinin kitabını okuyordum. Orada ki kimi haramlar bahsediliyordu. O Hocaefendi’yi birebir tanımasam kabul etmem çok zor olurdu. Çünkü benim yaşayışıma çok ters idi kimi haram diye belirttikleri. Ama benim o insana gönülden bağlılığım olduğu için kabul ettim. Burada sizin uzun süre okuyanların, sizi tanıyanların bunları kabul etmesi kolay ancak . Ben erkeğim kendimi kadın yerine koyup empati yapınca benim bile bu yazıları kabulüm zor geliyor nefsime! Yeni gelenlerin kabülğ ve dini hassasiyeti olmayanların bunları kabulü çok zor! Gene de 1-2 kişiyi doğruya sevkedebilirseniz ne Mutlu !

Dünden Bugüne

Ayşe Askere Git Ali Sofra Kur

(30.9.2015 tarihli bir yazım. Yeni müfredatta cinsiyet eşitliği ne kadar yer aldı bilmiyorum. Bilgi sahibi olan okuyucular yazarlarsa memnun olurum.) Yeni okul dönemi açıldı, Allah sonumuzu hayreylesin. Özellikle "okul dönemi" dedim, ...
Devamını Oku

Güzel Söz

" Mezardakilerin pişman oldukları şeyler için, dünyadakiler birbirlerini kırıp geçiriyorlar. " ( İmam Gazali)

Kitap

Çocuğunuzun Sahibi Değilsiniz

“Sormamız gereken soru şu: Geçmişimizin şimdiki yaşamımızı ne kadar süre daha yönetmesine izin vermek istiyoruz? Daha ne kadar başka bir zamanın hayaletleriyle savaşmak istiyoruz?" #drshefalitsabary nin kitabını internette kitap araştırmaları ...
Devamını Oku