Erkekler de İnsan Sayılsın (Dişilere Tapıyorlar)

03 Mart 2018Sema Maraşlı206 Yorum »

7_b9 yaşında bir erkek çocuğu, kız gibi davranıyor ve kız gibi giyiniyor. Kız olmaya 4 yaşında karar vermiş ve ailesi de ona destek olmuş. Kız olma sebebini anlatırken kullandığı bir cümle çok dikkat çekiciydi. “Kız arkadaşlarımın annesi bana pislikmişim gibi davranıyorlardı.” demiş.

Kadınların davranışları sebebi ile küçük yaşta cinsiyetinden utanan bu erkek çocuğu günümüzde pek çok erkeğin dillendirmeye korktuğu bir davranışı, çocuk masumiyeti ile dile getirmiş ve kendince tedbir almış. Günümüzde tam da yapılan ve de yapılmak istenen bu. Erkekleri aşağılamak ve erkek oldukları için utandırmak. Psikolojik bir hadım bu aslında.

Anne-kız çarşının hemen başındaki parka oturmuşlar çekirdek çitleyip yere atıyorlar. Kırk yıllık çarşı esnafı beyefendi yanlarına yaklaşıp “Hanımlar o çekirdeklerin kabukların yere atmasanız iyi olur.” diyor. Genç kız son derece terbiyesiz bir tavırla “Sana ne! İstediğimiz yere atarız. Defol git başımızdan yoksa şimdi ‘beni taciz etti’ diye bağırırım, bundan sonraki ömrünü kendini aklamaya çalışarak geçirirsin.” demiş. Adamcağız korkmuş hemen yanlarından uzaklaşmış.Bu olayı adamın kızı anlattı bana.

Ya bağırsaydı, adamı tacizden tutup polisler götürseydi. Adamın hayatı kayardı. Artık bu devirde insanların çoğu erkeklerin suçlu olduğuna inanma eğilimindeler. Öyle ya. Bir kadın durup dururken neden bir adama iftira atsın, diye düşünülüyor. Oysa medya buna çok iyi zemin hazırlıyor ve kadınlar bundan ciddi anlamda etkileniyorlar.

Çarşıda yan tarafımda bir karı-koca yürüyor. Adam bir şeye gülüyor, kadın onun gülmesine sinir oluyor. Kocasına “Sen gülerken hiç aynaya baktın mı? Aynı şebeklere benziyorsun.” diyor. Adam ne diyeceğini bilemiyor, hafif bir çıkışıyor karısına. Kadın karnı burnunda hamile. Kadına: “Şebek dediğin bu adamdan bir maymun doğurmazsın umarım.” demek istiyorum fakat susuyorum. Adamı daha fazla utandırmanın mantığı yok.

Bu devirde erkeklere atış serbest. Etrafınıza bir bakın, gerek gerçek hayatta gerek medyada olsun erkekler sürekli aşağılanıyorlar. Kadınların öldürüldüğü ya da şiddet gördüğü haberleri bahanesi ile erkekler katil, tacizci, tecavüzcü ilan ediliyor.

Erkeklere odun, kütük ve aşağılama amaçlı havyan isimleri gayet rahat söylenebiliyor. Hatta erkeklerin hayvandan aşağı olduğu ile ilgili kamu spotları hazırlanıp yayınlanabiliyor. Toplumda pek tepki de görmüyor.

Fakat kimse kadınlara dokunamıyor. Onların dokunulmazlıkları var.

Son otuz yıldan beri dünya yeni bir döngüye girdi. Erkeklerin üzerine basarak kadınların yükselişi dönemindeyiz. Her ne kadar bu “eşitlik” gibi kulağa hoş gelen bir kelime ile sevimli gösterilmeye çalışılsa da aslında işin gerçeği kadınlar, erkeklere efendi olmaya çalışıyorlar.

Erkekler modern dünyanın aşağılanan, horlanan köleleri haline geldiler. Kadınlar ise tapınılacak varlıklar. “Onu bırakıp ancak dişilere tapıyorlar.” (Nisa suresi 117)

Erkekler, kadınlar ne istediyse fazlasıyla verdiler; fakat kadınlar hâlâ memnun hâlâ mutlu değiller. Kadınlar, haksızlığa uğramış az sayıda kadın üzerinden çok sayıda erkeği aşağılamaktalar. Efendi olmuşlar hâlâ eziklik edebiyatı yapıyorlar. Kapitalist sistemin kadınlar üzerinden kurduğu feminizm tuzağı her geçen gün ülkelerin sonunu getirmekte.

Tüm dünyada aile kurumu büyük zarar gördü. İngiltere’de “Yalnızlık Bakanlığı” kuruldu. İngiltere’de 9 milyon yalnız insan varmış ve yalnız insanlar kışın basit bir gripte bile ölüyorlarmış.

Mevcut kanunlar yüzünden erkekler evlenmek istemiyor. Kadınlar o kadar yüceldiler ki (!) kendilerine uygun erkek bulamıyorlar. Batı’da artık çocuklar evlilik dışı doğuyor ve babasız büyüyorlar.

Maalesef ki bizim ülkemizde Batı’dan aldığımız kanunlar sebebi ile onların sonuna doğru gidiyor. Her geçen gün boşanmalar artıyor, şiddet artıyor, taciz, tecavüz artıyor fakat sebepler sorgulanmıyor ve görmezden geliniyor. Bütün suç erkeklere yükleniyor, çözüm odaklı çalışılmıyor. Hep cezalar konuşuluyor. Elbette ceza olmalı hem de caydırıcı olsun diye en ağırından olmalı fakat bizde cezalar nedense suçu azaltacağına artırıyor.

Verilen cezalar feministleri sevindirmekten başka bir işe yaramıyor. Şiddet her geçen gün artıyor.  “Pozitif ayrımcılık” diye kadınlar haksız kazançlar elde ederken erkekler sürekli aşağılanıyor. Bir taraftan cinsel istismar için kimyasal hadım konuşurlarken aslında uzun süredir erkeklere psikolojik hadım yapılıyor. Hem de kanunlarla.

PSİKOLOJİK HADIM KANUNLARI

6284 nolu psikolojik hadım kanunu: Tanrıça’ya yan bakma cezası- 2684 Erkeğin erkek olduğu için cezalandırılması kanuna.

Güya kadına şiddeti bitirme amaçlı yapıldı Avrupa dayatması ile.

Sonuç: Şiddet hiç olmadığı kadar arttı.

Sebep: Adaletin yok sayılmış olması. 6284 e göre ailede bir anlaşmazlık olduğunda sadece kadının beyanı esas alınıyor, erkeğin beyanının hiçbir önemi yok. Erkeğin kadına  fiziki şiddet uygulamasına da gerek yok. Kadının kocaya canı sıkıldı, şikayet etti.  “Kocam bana bağırıyor, özgürlüğüme karışıyor, gece eve geç gelince nerdesin diyor… Kocamdan şikayetçiyim.” Erkeğe hemen sopa gösteriliyor. “Heyy erkek haddini bil. Kadınlar bizim Tanrıçalarımızdır. (Dişilere tapıyorlar) Onlar asla yalan söylemezler, iftira atmazlar, haksızlık etmezler, onlar masum Tanrıçalarımızdır…”

Erkek hemen kurban ediliyor, cezası kesiliyor. Tanrıçayı rahatsız etmekten dolayı üç ay ya da altı ay gibi bir süre evinden atılıyor, evi bırakın o mahalleye giremiyor, okuluna gidip çocuğunu göremiyor. Bu arada karısının ve çocuklarının maddi ihtiyaçlarını da karşılamak zorunda. Erkek bu arada nerde kalır, ne yer ne içer, ruh hali nasıldır kimsenin umurunda değil. Karısını arayıp “neden bu haldeyiz barışalım” demesi de suç. Uzaklaştırma cezasını telefon açarak delerse hemen hapis cezası var.

Ülkemizde böyle adaletsiz bir kanun var ve binlerce erkek bundan muzdarip, mağdur, mazlum…Ve bizim meclisteki vekillerimiz acaba onlar sadece kadınların vekilleri mi zannediyorlar kendilerini, bilmiyorum. Bu haksız durumları düzeltmek için hiçbir şey yapmıyorlar.

Ezilen, şiddet gören kadınlar için çıktı bu kanun diye savunuluyor. Oysa gerçekten psikopat olan, karısına eziyet eden erkeklerin eşleri korkularından kocalarını şikayet edemiyorlar. Nerede bir kocasına gözdağı vermek isteyen kadın varsa onlar kullanıyor. Kullananların çoğu da pişman. Zira evden attırdığı kocası ya bir daha geri dönmüyor, boşanmak zorunda kalıyor ya da ilişkileri daha da kötü oluyor. Bu kanundan sonra binler değil, yüzbinlerce erkek evinden atıldı.

Son yıllarda kadın cinayetlerinin artmasının bir sebebi de bu kanun. Evden atılan mahallesine giremeyen, çocuklarını göremeyen, arkadaşlarının yüzüne bakamayan, aşağılanan erkek öfke patlamaları yaşayıp kadına gidip şiddet uyguluyor ya da cinayet işliyor. Şiddet arttıkça cezalar artırılmaya çalışılıyor, oysa bataklık kurutulmadan sivrisinekler bitmez.

Nafaka Kanunu: Ciğer söken kanunErkeğe boşanma cezası-Tanrıçadan ayrılmanın bedeli. Anayasadan “Erkek evin reisidir” maddesi kaldırılmıştı. Erkek evin reisi değil deniyor fakat ailenin masrafları erkeğin üstüne yıkılıyor. Evlenirken ev kurmanın bütün yükü erkeklerin üzerinde. Ev kiralayacak, eşya alacak, nişan, düğün masrafı, geline takılacak takılar… Evlilikte bütün masraflar onun üstünde. Karısı harcamalardan memnun değilse 6284 e göre suç.

Erkeğin boşanmada kendi suçu olsa da olmasa da, az kusurlu da olsa ömür boyu eski karısına bakmak zorunda. Çocuğu varsa zaten ona nafaka ödeyecek, fakat çocuğu olmayan ve artık ona yabancı olan bir kadına neden hangi sebeple ömür boyu baksın? Araştırmalarıma göre dünyada hiçbir ülkede ömür boyu nafaka yok. Bizde bir gün bile evli kalsa kadın başkasıyla resmi olarak evlenmediği sürece (dini nikahlı eşi ve sevgilisi olabilir) erkek ona bakmak zorunda.

10 gün evli kalıp 20 yıl nafaka ödeyenler var. Neden kadın eski kocanın sırtından geçinsin? Hangi akla ve vicdana sığar bu? Ve kadınlar kanun zoru ile eski kocadan gelen geliri nasıl içlerine sindiriyorlar? Zannediyorlar mı ki o para onlara hayır getirsin, getirmez. Ancak eski eşin imkanı iyidir, gönlüyle verir; bunu helali hoş alıp harcayabilir.

Bu nafaka kanunu feminizme de aykırı. Kadın bu kadar aciz bir varlık mı ki arasında hiçbir bağ kalmamış artık ona yabancı olan bir erkeğe muhtaç yaşasın. Gerçekten ihtiyacı olan kadınlara devlet maaş bağlasın. Fakat eski kocanın negatif enerji ile  verdiği parayı yemesin.

Tazminat ve Eşit Mal Paylaşımı: Boşanmada erkeğin kadına tazminat vermesi ve evlilik içinde edindiği malları eşit paylaşması da büyük bir haksızlık. Dinimizde kadını malı kadınındır erkeğin malı da erkeğin. Eğer evlilik içerisinde kadın gelir getiren bir işte çalışmışsa, erkeğe verdiği borçlar varsa ayrılırken onlar hesap edilip bir ödeme çıkarılırsa adaletli olur.

Çocuk Haczi: Erkeklerin babalık hakkının ellerinden alınması. Boşanma sonrası babalara ve çocuklara en büyük zulüm de bu. Boşanıldı, mahkeme çocukları genellikle anneye veriyor, baba istese de verilmiyor. Anne çocuğu aldı baba da nafakasını ödeyecek ve babanın çocuğunu görmesi hafta sonları ya da ayın belirli günleri saatine kadar mahkeme kararıyla belirlendi.

Buraya kadar da haksızlık var fakat esas haksızlık bundan sonra. Kadın çocuğu babaya göstermek istemiyor. Keyfi sebeplerle çocuğunu babasına göstermek istemeyen kadının akıl sağlığı yerinde değildir. Zira akıl sağlığı yerinde olsa çocuğun babasız büyümesinin zararlarını düşünebilir. Ancak baba psikopatsa ya da madde bağımlığı gibi çocuğa zarar gelme ihtimali varsa bu durumda çocuk korunur.

Kadın mahkemenin belirlediği günlerde bile göstermediğinde babalar çocuklarını görmek için haczetmek zorunda. Eşya haczi kalktı fakat çocuk haczi devam ediyor. Baba haciz tutanağı tutturup 300 lira gibi bir para yatırıp bir ekiple polisle psikologla çocuğunu almaya ancak öyle gidiyor. Kadına neden mahkemenin kararına uymuyorsun diye ceza bile verilmiyor. Neden? Çünkü kadınlar Tanrıça. Onlar hata yapmazlar. Kadın çocuğu göstermiyorsa kesin baba kötüdür, diye bakılıyor. Kadının kininden, ruh sağlığından kimse şüpheye düşmüyor.

Pek çok kadın da sırf eski kocasına zorluk olsun ve çocuğu babasını sevmesin diye  bunu yapıyor. Şimdi bu hem erkeğe hem çocuğu büyük bir zulüm değil mi? Hani kadın merhameti nerede? Kendi çocuğuna acımıyor, onu babasız bırakıyor.

Erkeklere psikolojik hadım kanunları bu kadar mı? Değil. Bakanlarımız bu kadar zulmü az bulmuşlar ve yakın zamanda yeni bir kanun geliyor. Müjde… 6284 e kardeş kanun geliyor. Ne mutlu! Erkekler bu kanunun kalkmasını beklerken, yetkililere ulaşıp uğraşırken sevgili bakanlarımız 6284 ü yeterli görmemişler ve ona kardeş kanun yapmaya karar vermişler. İkisi bir arada büyüsün diye!

657 nolu kanun: Bomba bir kanun. “Erkeksen geber kanunu” diyebiliriz kısaca. Haber bugünkü gazetede vardı. Başlık “Kadın düşmanına devlet kapısı kapalı” Bir de kadın düşmanı demişler oysa “Kadına yan bakana devlet kapısı kapalı” olmalıydı başlık.

657 nolu kanun şu anda devlete karşı işlenmiş suçları kapsıyor. Devlete karşı hainlik, dolandırıcılık, devlet sırlarını açığa çıkaranlara verilen ağır suçları kapsıyor. Bu suçu işleyenlere her türlü devlet kapısı kapanıyor, işlerinden atılıyorlar.

Kadına istismar ve şiddet suçları da bu kapsama girecekmiş. E yakışır. Sonuçta devlet kutsal kadın da kutsal! Tanrıçalara yan gözle bakan gebersin!  Ne işi var devlet kapısında! Her atılan erkeğin yerine de bir kadın alınır. Oh ne âlâ! Kadın istihdamı sorunu da bu şekilde çözülmüş olur. Bir taşla on kuş. Attığımız taş da erkek olsun ne zararı var!

Cezalarla ilgili bu hazırlıklar devam ederken, çok önemli bir başka çalışma daha sessiz sedasız sürdürülüyormuş, bu gazete haberi ile öğrendik neyse ki. Bu konudaki yasal düzenleme ise çok yakında Meclis gündemine gelip torba yasaya eklenecekmiş. Kadına karşı suç işleyenler memur, sözleşmeli memur, işçi ya da taşeron gibi kamu personeli statüsünde devlet kurumlarında hiçbir statüde görev alamayacakmış.

6284 ile kanun ile erkekleri evden attık, 657 ile de devlet kurumlarından atacağız; bir kanun daha yapıverelim de erkekleri dünyadan atalım!

Haberde şöyle yazıyor:  Çocuk ve kadınlara yönelik istismar, taciz, tecavüz gibi suçları işleyenlerle kadına karşı şiddet suçu işleyenlere devlet kapısı kapatılacak. 

Çocuklara karşı işlenen suçlara tamam bir diyeceğimiz yok, suçu kesinse.

Fakat kadınlara karşı yapılacak suç kapsamına girecek dört suça bir bakalım.

1-Kadına karşı istismar: İstismar kelimesi tek başına kullanıldığında cinsel bir manası yok. İstismarın sözlük anlamı: Birinin iyi niyetini kötüye kullanma. Sömürme.  Mesala kadın dedi ki ben çalışıyorum fakat yöneticim (erkek) ya da iş arkadaşım (erkek) (kadınların kadınlara her türlü zulmü yapması serbest) yaptığım işleri beğenmiyor, yaptığım projeyi kabul etmedi ya da beni çok çalıştırıyor, benim iyi niyetimi istismar ediyor dedi. Bu, kadına karşı istismara girer.

2-Taciz: Adam yaptıysa tamam cezasını çeksin diyelim, ya yapmadıysa. Çünkü bu delil ve ispatı olacak bir şey değil. Zaten 6284 nolu kanundaki gibi kadının beyanı esas alınacaktır. Mesala kadın iş yerinde bir adama gıcık oldu ondan kurtulmak istiyor. Ya da yöneticinin yerine göz dikti kendi o mevkiyi istiyor ya da bir erkekten çok hoşlanıyor fakat adam ona yüz vermedi. Şimdi kadın her gün o adamı görsün üzülsün mü? Beni taciz etti, diye bir şikayet yeter. Ya da kadın din düşmanı, iş yerinde dindar bir adam var ve ona gıcık oluyor. Bir şikayeti yeter. Adam mesleğinden olur, daha bir yerde de iş bulamaz, haysiyetsiz şekilde işinden oldu diye.

3-Tecavüz: Gerçekten yaptıysa Allah belasını versin. Fakat ya yapmadıysa? En çok kadın erkek birlikteliğinin ve evliliklerin iş yerinde tanışma ile olduğu son yılların bilimsel araştırmalarında yer alan bir konu. Mesela kadın-erkek aynı iş yerinde zamanla birbirlerinden hoşlandılar, gönüllü birlikte oldular fakat sonra bir şekilde ayrıldılar. Kadın iş yerinde onu artık görmek istemiyor. Dedi “Geçmişte birlikteliğimiz vardı fakat geçen akşam beni konuşalım diye evine çağırdı ve tecavüz etti.” Artık bitti o adamın işi.

4- Şiddet: Şiddet deyince aklınıza hemen dayak, yüzü gözü morarmış kadınlar geldiyse yanılıyorsunuz. Kadına şiddetin kapsamı çok geniş. En tehlikelisi psikolojik şiddeti de kapsaması. Kanunlarımıza göre kadın erkeğe psikolojik şiddet yapabilir fakat koca karısına yapamaz. Erkek zaten erkek olduğu için suçlu. Erkekler hiç karşılık beklemeden kadınların bütün ihtiyaçlarını karşılamak zorunda olan ve bunları gönüllü yapması beklenen modern köleler oldu.

Psikolojik şiddet çok geniş bir kavram. 6284 kanunun uygulanmasında gördük. “Kocam bana bağırdı, kocam parayı az veriyor, kocam benimle cinsel birliktelik kurmak istiyor…” gibi suçlamalarla binlerce kadın kocayı evden attırdı. Başına gelmeyen inanmıyor; yok canım olur mu öyle şey, diye. Oluyor, hem de nasıl oluyor.

Bu durumda yapılacak şeyler:

1-Kanunun çıkışını sessizce seyredip memleketin nasıl karışacağını izlemek.

2-Erkeklerin kadına dönüşmesi: Bu kanunlarla erkek olarak yaşamak çok tehlikeli. Diyanet İşlerimiz bir fetva patlatsın. “Erkeklerin kadına dönüşmesi bu devirde caizdir” diye, devletimiz de kadına dönüşmek isteyen erkeklerin sağlık masraflarını üstlensin.

3-Kanuna hep birlikte “hayır” diyelim. Yakın zamanda meclise gelecekmiş, bir gecede geçiriverirler ruhumuz duymaz.

Önce devlet büyüklerimize sesleniyorum.

Sayın Cumhurbaşkanım!

Dış işlerle çok yoğunsunuz biliyorum, fakat sizin bu yoğunluğunuzdan faydalanıp başınıza çorap örmeye çalışıyorlar. Bu kanunlar çıkarsa Allah’a hesabını veremezsiniz. Aynı zamanda bu kanunların seçim öncesi alelacele çıkarılmaya çalışılması Ak Parti’ye kurulan bir tuzaktır. Bu kanunların çıkmasını kimler istiyorsa lütfen o kişilere karşı dikkatli olun. Kesinlikle dost değiller.

Sayın Adalet Bakanı ve Diğer Bakanlarımız!

İçinde zerrece adalet olmayan bu kanunu çıkarmayı nasıl düşünebiliyorsunuz?

Sayın Aile Bakanı!

Ev ev şehit ailesi gezmeyi bırakıp (onlar şehit yakını olmak gibi en büyük şerefle şereflenmişler, sizin ziyaretinizin onlara katacağı bir şeref yok) siz aile üzerine kurulan tuzaklara bir bakarsanız iyi olur. Bu geldiğiniz makamların çok büyük vebali var.

Sayın Devlet Bahçeli ve MHP Milletvekilleri!

Ak Parti Milletvekillerinden ümidi kestim, zira kendi partilerinden gelen bu yasa teklifi büyük ihtimal onaylayacaklar. Lütfen siz engel olun bu oyuna. Sizde bu cesaretin olduğuna inanıyorum.

Dikkat ederseniz bir yerden düğmeye bastılar ve özellikle hükümet karşıtı medya her gün taciz ve tecavüz haberlerini, mağdurun haklarını da hiçe sayarak detayları ile veriyor, hem halkın vicdanına dokunalım hem hükümeti mecbur bırakalım hem de halk desteklesin diye. Maksatları bu kanunların çıkmasına zemin hazırlamakmış meğer. 28 şubatın Fadime Şahinleri gibi yine bir oyunun içindeyiz. Allah sonumuzu hayreylesin. Devlet büyüklerimize basiret versin.

Sapıklara cezaya evet fakat sapık ve katiller bahanesi ile bütün erkekleri aşağılamaya ve suçlu ilan etmeye hayır.

Bizler “Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır.” diyen Peygamberin ümmetleri!  Şimdi bu haksızlıklar karşısında susacak mıyız?

Hayvan haklarını korumak için kanun çıkaran hükümetimizin erkekleri aşağılayan bu kanunlarına “dur” diyelim. Çok şey istemiyoruz. Erkekleri kadınların adaletine bırakmayın. Erkekler de insan sayılsın ve kadınlarla eşit haklara sahip olsunlar, yeter. Erkeklerin haysiyetini kanunlar yolu ile yok etmeyin. Hiçbir suçu olmayan tüm erkekleri, psikolojik hadıma, maruz bırakmayın. Erkekler için adalet istiyoruz.

Şu andan itibaren tepkilerimizi sosyal medya üzerinden ve imza kampanyaları ile göstermeye var mısınız?

İmza kampanyasına desteklerinizi bekliyoruz. Hep birlikte haksızlığa “DUR” diyelim.

https://www.change.org/p/adalet-bakan%C4%B1-abdulhamit-g%C3%BCl-erkekler-de-insan-say%C4%B1ls%C4%B1n-6284-kald%C4%B1r%C4%B1ls%C4%B1n-657-erkeklerin-aleyhine-d%C3%BCzenlenmesine-hay%C4%B1r

 

Haberin kaynağı:

https://www.sabah.com.tr/yazarlar/erdem/2018/03/03/kadin-dusmanina-devlet-kapisi-kapali

 

 

 

 

Okunma Sayısı : 143.968

Yorum yapın

“Erkekler de İnsan Sayılsın (Dişilere Tapıyorlar)” için 206 Yorum

  1. bülent diyor ki:

    ZARARI YOK OYUNA TUZAĞA DÜŞENLER VE BU KARARLARI ONAYLAYANLAR YARIN KENDİLERİDE İFTİRA TUZAĞINA DÜŞÜNCE FEMİNİSTLERİN OYUNUNU ANLAYACAKLAR .ÖRNEK MESELA DEVLET BAKANI BİR BAYANA TACİZ ETMİŞ ASLINDA BÖYLE BİR OLAY YOK AMA VARMIŞ GİBİ ANLATILAN ŞİKAYET VAR İŞTE OZAMAN İŞİİŞTEN GEÇMİŞ OLACAK KENDİ ÇIKARDIKLARI KANUNUN İÇİNDE KENDİLERİDE BOĞULACAKLAR İŞİN İÇİNDEN ÇIKAMAYACAKLAR

  2. Pınar diyor ki:

    Çok doğru bir eyleme imza atıyosunz. Yeni bir yasa okudum şok oldum. Evlilik içi tecavüz suçtur. Buna ben anlam weremyorum böyle bir saçmalık olamaz. Dinimize göre eşine arkanı dönerken bile musade istememz gerektiği yazdığı halde bu durum nasıl olabiliyor. Ozamn erkekler evlenmesin. 3çocukda az diye seslenmesin. Bu gidişatın artık birilerinin dur demesi lazım. İnşallh buda siz olcaksınız. Sizi ayakta alkışlıyorumm..

  3. Serkan k diyor ki:

    Degerli yorum sahiplarinin yazdiklari da bizler icin tecrube dir, onlari da okuyoruz en iyi tecrube kazanilmis tecrubedir insanin hayat bilmedigi bu yolda iyi hayat ogretiyorlar vicdanli hanimlarin itiraflarini okudukca `BASRA HARAB OLDUKTAN SONRA ‘ ne ye yarar ki , evlenmissin ,ilk kocan a ne kadara haksizlik ettigini yaziyorsun pismansin belli .peki o garib , ona yapilan haksizlik edilen zulum , daha kendini. Toplayabilmesi evlenebilmesi kolay mi kocasinin cinsel iceriginden dolayi bosanan hanimin pismanligi . insan hayata kusmeye gorsun. Hepimiz imtihan in bilincindeyiz. Darbe yemek kolay degil bu satirlari Yazari kardeşiniz de baska turlu bakiyor hayata kendimize gore erkekce tabir edilecek ise kadindan yana sansi olmadi derse kendisine gore haklidir lakin hani oyle hemcinslerim var ki okudukca insanin kani donacak cinsden kadin kocasindan neden intikam alir neden hangi fitrat bunu kabul eder sema hanim i elestiren hanimlar a ki onlar ,sema hanim i erkeklere mudahil olmak ile iddia sahipleri oyle de olsa bunun neresi kusur burdaki kusurluk yada uygun gormeme durumunuz bile ,FEMINIZM dir. Adalet sahibi olmanin kadini mi olur vicdan i mi acaba kadin neden erkek tarafinda saf tutar olmasin. Oyle ki bizler bu kadara karsi karsi ya getirildigimiz duygu lar neticesinde bosanmis kadin a hangi kadin dernekleri ne sekil de sahip cikiyor , mecburi sartlarda degil kadin in kadin olmasi gerektigi yerlerde erkegin de erkek olmasi gerekir. Neden biz i bu toplumda rahat birakmiyorlar .enteresan ve oldukca haksiz magdurlar ordusu olusturulmus .bazi hanimlar in hic de ifade ettigi gibi erkekler kadinlar i dusman goruyor degil kadinlar ki kendini bu olusumun icine sokuyorlar ve erkek dusmanligi revacda , cikan sonuc erkeklerin urettigi degil kadinlarin ustunluk yarislaridir.

    Aslinda kadinlar erkeklerle degil kendileri ile yarisiyorlar.

    Muhafazakar feminist kadinlarin daha ãmã ifade ile pasif erkek veya dedigini yaptiracak hatta illaki kendisi gibi muhafazakar olmasina gerek olmayan es seciminide anlamak mumkun degil

    Evlenecek kiz icin gecerli olan akce secimi nedir ??

    zaten feminist zengin icin bu sartlarda koca bulmak kolay siparis veriri gibi es seciyorlar

    Oysa bosanmalarda KUSUR VE HATA HATTA DAHA SONRA OLUSABILECEK SAKINCALI DURUMLARDA SUREKLI YAPILAN EVLILIKLERDE EVLILIGE ELVERISLI MI DEGIL MI DIYE MAHKEME SORUSTURMA yapmali ki

    SEMA haniminda dikkatinden kacmis olabilir ust kisim

    Butun erkeklerin tohmet altinda birakilarak , bizlerin bozuk mal gibi piyasada tanitim yapiliyor olmasi siz evli veya aday adayi hanimlarin , devlet bizi koruyor mu demeniz gerekir yok sa ,ne oluyor bizlere kendimize gelelim bu ulkede savasan kim ,bizleri kim koruyor kendimize donelim mi demeniz lazim. Esleriniz ellerinizden teker teker gittiginde ,erkekler sizlere kusmeye basladigin da mi anlayacagiz

    KENDINIZE. KARSI SINDIRILMIS ERKEK CINSLERINIZ SIZE ANLATILDIGI KADARA SIZDEN AZ DEGIL ,EN AZ SIZIN KATINIZIN COK DAHA FAZLALARI aldatilan erkeklerin cogu YENI Nesil bosanmalar ,hanimlar ve yeni nesil bosanmalarinda evlilik bir zaman duraganlasiyor devlet evlilige tesvik yerine ERKEKLERIN UZERINE BU KADARA GELINEN NOKTALARI COZMELERI ,ERKEGIN AYI OLARAK GOSTERILDIGI ,LIBERAL DUNYADA SEKULER YASAYAN ZENGIN MUHAFAZAKAR HANIMLARINDAN ,NEDEN AILE REISINI ERKEK OLARAK KABUL ETMIYOR SORUSUNA YANIT OLARAK DOGRU BIR SEY CIKMAZ.

    Oyle anlasiliyor ki , bu kanunlarin su sartlar itibari ile degisme gibi ozelligi yok anlasilan.

    Daha garib i evlenen genc erkeklerin daha sonraki durunlarda baslarina gelebilecek hal i hazirda bu kanunlarin sonuclarindan haberi bile yok daha cok basimiz agriyacak demektir

    BOŞANAN HANIMLAR ESLERINIZI SIZ SECTINIZ

  4. semamarasli diyor ki:

    Yorumları ile yazılara katkıda bulunan Sitemizin Değerli Müdavimleri,
    Bugünlerde yorumlarda biraz fazla şahıslar arasında polemikler oluştu bu yüzden şahıs isimleri ile başlayıp kişiye özel cevap verilen ve konunun uzamasına sebep olacak yorumları yayınlamıyoruz, bilginize.

    • Abdullah Bir diyor ki:

      Sayın Sema Hanımefendi’ye…

      Site sahibi ve genel yayın yönetmeni/danışmanı olarak aldığınız bu karara saygı duyuyorum.

      Ancak, yorumların (sizin ifadenizle yorumların başında olmamak üzere) ortasında, sonunda AÇIK veya GİZLİ olarak şahısların düşüncelerine, iddialarına ve fikrine değilde ŞAHISLARIN KİŞİSEL KİMLİKLERİNE DİREKT veya DOLAYLI yapılan ve denetimlerde gözden kaçan HAKARETLER için oluşacak CEVAP HAKKI nı dikkate almanızı rica ediyor;

      Ben sizin, yayın yönetmeni Meryem Hanımın ve bütün http://www.cocukaile.net sitesinin temiz yürekli, samimi ve Müslüman çalışan, okuyucu, yorumcu vb aile fertlerinin REGAİP GECESİ’ni tebrik ediyor, hayırlara vesile olmasını Allah dan niyaz ediyorum.

    • seysey diyor ki:

      Valla tebrik ederim.Siteye girip okumak istiyorum ama bazi insanlarin tartismalari hakaretleri kibir enaniyet dolu yazilari moralimi bozacak diye site yazilarini okumayi erteliyorum.

      kimse cevap yazmasin ama kbir insan kendini niye over? Hani bir caps var ya bir insan kendini ovmeye basladiginda bence soyle bir yazi ciksin reklami gec :))

  5. Osman diyor ki:

    Siz de olmasanız biz erkekleri savunacak kimse yok zira erkeklerin savunmasını da kimse takmaz

  6. kevser diyor ki:

    Yazının tamamını vakit olmadığından dolayı okuyamadım.ancak sonuna kadar olmasa da yüzde 80 ini okudum.öncelikle kimseyle ve erkeklerle bi derdim yok.sadece bir şeyleri belirtme ihtiyacı hissettim:
    1)benim çevremde kimse erkek çocuklara “pislik “gözüyle bakmıyor. Tam tersi,erkekler daha bi kıymet görüyor.kiz değil de erkek çocuk doğuran kadınlar gerim gerim geriniyorlar.hıhh benim oğlum var iyi ki kız olmamış diyorlar.ben bir

    • kevser diyor ki:

      Bende birbayanim diyecektim de demeye kalmadan anlamadım yorumu gönderdi.cok şükür hanım olmamdan dolayı bununla alakalı bir kompleksim ezikligim yok.ancak yazıda denmiş ki hakiki manada madur olan kadın zaten gidip şikayet etmiyor.sikayet edenler canı sıkıldığı için şikayet ediyor erkeklet mağdur falan denmiş.bu konular gerçekten zor konular derin araştırma ve bilgi isteyen konular.toplumu ilgilendiren meseleleri öyle hemen anlayamayız. Ancak şunu da unutmamamız lazım ki:biz ahir zamanda yaşamaktayız.haksiz olan kişi burada erkekte olsa kadında olsa farketmiyor.mesele sadece kadınların dokunulmazlığı falan değil. Mesele bu değil. Kötülüğü kim yaparsa yapsın kötülük kötülüktür. Bunu kadında yapar erkekte yapar.kadinlarinda psikopatlari var.elbetteki erkeklerde insan.ve onlarında ezilmelerini hor gorulmelerini istemeyiz.kendi adıma konuşacak olursam ayrıca neden istiyim?olaylarin iç yüzünü anlamak yerine toptan bi eleştiriye gidilmesini doğru bulmuyorum.son 30 yıldır dünya değişti demişsiniz.ben 28 yaşında bir fanı olarak özellikle son 10-11yilda insanlık olarak ciddi kayıplar verdiğimizi düşünüyorum.cunku çocukluk yıllarımda az da olsa gene bir komşuluk ilişkisi insanlar arasında az da olsa bir şeyler vardı.ama son 10 yılda herşey iyice cıvıdı.bunda “sosyal hesapların “ciddi payı olduğunu kimse inkar etmesin bence.simfi nelere sebep olduğunu tek tek yazmayayım.asil benim ilginç bulduğum ise şu:bu tür konulara bir bayan yazarın yazması….yanlış anlaşılmasın ama bu tür erkek yanlısı yazıları(sadece bu yazı değil)kendi adıma söyleyeyim:bir erkek yazsa çok daha rahat kabul ederdim.ama kendi hemcinsim yazınca pek iyi niyetli bakamıyorum.çunku bir kadının başka bir kadın hakkında yaptığı değerlendirme hiçbir zaman yüzde yüz doğru olmuyor içinde kıskançlık duyguları barındırabiliyor.zaten şeriata göre de kadının kadın için şahitliği geçerli değil.şahsen kadınların hatalarını bir erkek nezaket sınırları içerisinde rencide etmeden kibarca söylese ben kendi adıma onu çok daha rahat kabul ederim.birde yazıda denmiş ki:erkekler kadınların her istediğini yaptı ama gene yaranamadı.valla ben bekârım henüz aday adayım bile yok bu gidişle de bu ikiyüzlü dünyada bu ahir zamanda olmayacak gibi gözüküyor(belki de hakkımda hayırlı olan budur belki de bilemiyorum. Bu kadar istememe dua etmeme rağmen bile olmuyorsa demek ki ezeli bir hikmet var benim bilemediğim)yani demem o ki:her istediğimi yapan hiçbir erkek olmadı bu dünyada benim.şimdi şımarık olan hemcinslerim yüzünden ben niye onlarla aynı kefeye konayım?

      • gulpembe diyor ki:

        kevser hanim,

        suna dikkat cekmek istedin sanirim.erkeklerin magduriyetlerini dile getirmek ile erkek yanlisi yazmak farkli seylerdir. Sema hanimin yazilariyla ilk tanistigimda evlilik iliskileri uzerine yaziyordu, cok tatli ve kadin erkek herkesi kapsayici yazilardi. bu son yillardaki politikalar ve sosyal donusumle beraber yazilarin tonu degisti. tabiki suresiz nafaka, iftira, adaletsizlik konularinda yazmasi cok guzel.mesela ben, boyle seylerden buranin sayesinde haberdar oldum.

        fakat karsi tarafin ithamkar uslubu ile ayni uslubla kadinlari itham altinda birakacak yazilar yazmasini etkili bulmadigimi cok dile getirdim, kendisiyle de epey kavga ettim:) “oyle olmayan kadinlar uzerine alinmasin” dedigi halde yazilarin altindaki yorumlara bakinca, erkeklerin tumden bir kadin dusmani olmaya hazir hale getirildigini goruyoruz. ben bunu uzucu buluyorum. kadinlar gercekten kotu insanlar degiller, buradaki yazilar pekcok kimseye farkli bir tonla anlatilmis olsa ben gormemezlikten geleceklerini sanmiyorum. yine de Sema hanimi cok iyi niyetli ve guzel bir insan olarak goruyorum.

      • Abdullah Bir diyor ki:

        KEVSER’e…

        Senin iddianı çürütmek için sana cevabını çoğunluğun bildiği sadece tek bir soru soracağım.

        Madem İslamda kadınların şahitliği kabul edilmiyor o zaman Nikahın olmazsa olmaz şartlarından birisi olan şahitler kuralı, şartı, hükümlerinden birisi olan en az İKİ KADIN ve BİR ERKEK ŞAHİT olmalı kısmında ki KADIN’ı ne yapacağız?

        Ayrıca;

        “onları KARAR MERCİİ kabul etmeyen sizsiniz ama kadinin kadina ŞAHİTLİK edebilecegini soyleyerek BÜTÜN KADINLARIN İYİ olduğunu KABUL ETMİŞ oluyorsunuz”

        Gibi “şaçmalama ve tutarsızlık” literatürüne liste basından girecek bir ÖNERMEYİ yapmak için ne tür bir sey içtiniz çok merak ediyorum.

        Bu zamana kadar hala bir talip aday adayının dahi çıkmamasına şaşmamalı.

        Çünkü Sen tahminimden daha da agresif, hırçın ve cahilmişsin.

      • Yahya diyor ki:

        nerede kadının şahitliği kabul edilmez deniyor? kaynak/ delil gösterir misiniz lütfen?

        şu okuduğunuz kitapları bizimle paylaşır mısınız, bizde öğrenelim…

      • kevser diyor ki:

        Suz bana hakaret ederseniz benim de size hakaret etme hakkım doğar. Bu sitede iki yorumunuzdan biri hakaret dolu.siz bu nikah falan hükümlerini nereden biliyorsunuz peki? Aaaa doğru siz;ben sadece Allah’ın kitabı Kur ‘an dan hüküm çıkarırım demiştiniz değil mi. Peki o zaman,namazın günde kaç vakit olduğunu,vakitlerinin hangi vakitler olduğunu,abdestin nasıl alınacağını ve şartlarının neler olduğunu da Kur’an-ı Kerim den bulun yemin ederim benim adım da bundan sonra bu değil.mezhebi bile olmayan biri kalkmış bana burda din dersi vermeye kalkışıyor!önüne gelene “cahil “diyor.ben burda safligimdan diyorum ki:karşıma uygun birisi çıkmadı diyorum.adam kalkmış (adam dediğim de söz gelimi):sizin karsiniza da iyi biri çıkmamasına şaşmamak gerek diyor.bu nasıl bir kötü niyet?nasıl bi üslup?laflariniza dikkat edin.gunluk hayatımda kimseyle kavgaya girmem.hatta kavga etmek tansiyonumu yükseltir.oyle bir ortamda bile bulunmak istemem.bana kalkmış burada yazdıklarıma bakarak çok hırçın diyor.

      • Abdullah Bir diyor ki:

        KEVSER’e…

        “Agresifliğin, Hırçınlığın ve Saldırganlığın” maskeyle bile gizleyemeyecek kadar aşikar. Bunu sana hakaret etmek için değil, görmediğin veya görmek istemediğin bir GERÇEĞİ sana göstermek amacıyla bir kez daha yazıyorum.

        Bu sen ve senin durumda kilerin içinde bulunduğu bekarlığın, belli bir yaşa geldiği halde hala evlenememiş olmanın beraberinde getirdiği önemli sorunlardan bir tanesi olan ZİHİNSEL/PSİKOLOJIK GERGİNLİĞİN bir tür dışa vurumudur.

        Ama bu konunun uzmanı olan bizler, psikologlar ve psikiyatrlar kişiye sadece yapması ve yapmaması gerekenleri söyleyebilir.

        Onlar problemlerini kabul etmediği ve istemediği sürece işin uzmanlarının söz konusu hastalara zorla doğruları gösterme, kabul ettirme ve tedavi etme imkanları yoktur.

        Problemi çözmenin ilk sartı ortada bir problem olduğunu kabul etmektir. Maalesef sende onlardan birisisin. Yani sen insanlarla kurduğun iletişiminde ve sosyal yaşamında problemlerin olduğunu kabul etmiyorsun.

        Ayrıca,

        Benim eleştirilerim ve tespitlerim senin hatalı, yanlış sözlerin, fikirlerin ve iddiaların ile ilgili. Şimdiye kadar ki amacım önce senin hatalarını düzeltmene yardımcı olmak, sonra da bu “hatalı ve yanlış” fikirlerinden gerçekleri bilmeyen diğer insanların olumsuz etkilenmesine engel olmaktı.

        Ancak son yazdıklarından sonra gördüm ki sen kolay kolay DÜZELMEYECEK, İYİLEŞEMEYECEK SEVİYEYE ULAŞMIŞSIN.

        Ben sana yardım etme işinden vazgeçiyorum. Bundan sonrası senin bileceğin şey.

        Ama burada bilimsel dayanaktan yoksun, gerçek dışı ve sadece sen ve senin gibilerin beyinlerinin ürünü olan sözde fikirleri “mutlak gerçek, İslamın emriymiş” gibi paylaşmana, insanlara dayatmana,veya kabul ettirmeye çalışmana izin vermem.

        Son Söz;

        Mashar Osman’ın Bakırköy Ruh ve Akıl hastalıkları başhekimi olduğu dönemde Mashar Osman’ı hiç sevmeyen adamın birisi bir gün Mashar Osman ile tartışır ve ona,

        —Sen normal değilsin, hatta TIMARHANELİK DELİSİN der.

        Mashar Osman gayet sakin bir şekilde ve gülerek kendisine deli diyen adama su cevabı verir.

        —Senin bana deli demenin başkaları ve benim için bir her hangi bir değeri, manası ve yaptırımı yok. Ama ben bu işin uzmanı olarak sana DELİ dersem bunun kesinlikle senin için bir bedeli ve yaptırımı olur.

      • Abdullah Bir diyor ki:

        KEVSER’e SON SÖZ…

        Benim Fiziki görünümüm için “sizin fiziksel görüntünüzü düşününce nedense KABA SABA ÇİRKİN bi adam gözümde canlaniyo”

        “asıl ben sizin nasıl EVLİ OLDUĞUNUZA ŞAŞIRDIM…sizi bile KABUL EDEN KADIN var.” demişsin.

        Seni hayal kırıklığına uğratabilir ama şahsımın dış görünüşü ve karımın özelliklerini (fiziki, akademik ve kişisel) burada yazmazsam da olmaz.

        Çünkü olur da birisi senin şahsım ve karımla ilgili “gerçek dışı sözlerinin” doğru olduğunu düşünür ve hakkımda ki sui zannından dolayı senin gibi günaha girer.

        Simdi sıkı dur Kevser, şahsımla ve karımla ilgili gerçekleri İLK ve SON DEFA açıklıyorum.

        Ben 48 yaşında, 1.77 boyunda, 80 kilo, insan ilişkilerinde ve mesleğinde çok başarılı, eli yüzü düzgün (hatta yakışıklı da sayılırım :-) ) bakımlı ve çevresinde saygınlığı olan bir beyefendi olarak tanımlanan bir erkek ve kocayım. Karım (eşim değil karım, diğer yarım) ise 33 yaşında güzel, bakımlı, tesettürlü bir hanımefendi, yabancı bir kadın ve beni çok seven bir cocuk pedagogu ve psikologu.

        Ayrıca kendisi burada yorum yazmasa da bazen burada yorum yazan “TÜRK KIZI ve KADINLARI’nın erkeklere olan bakış, erkelere dair şikayet ve kocaya saygı, teslimiyet vb konularda ki yorumlarını gördüğünde bana;

        “SİZİN TÜRK ERKEKLERİ KAPRİSLİ, AŞIRI SİNİRLİ, AGRESİF, SALDIRGAN BU TÜRK KIZLARINA, KADINLARI İLE NEDEN EVLENİYOR ve YILLARCA BU KADINLARA NASIL TAHAMMÜL EDİYOR GERÇEKTEN ANLAMIYORUM” diyor.

        Ben de burada yazdıklarıma benzer sebepler ve sözler ile (kadınların çocuklardan, medeni yasalardan ve tek kadın olmanın getirdiği güç ve şımarıklıkla ) kendisini erkeklerin yaşadıkları sıkıntılar ve mecburiyetleri konusunda bilgilendirmeye çalışıyorum.

        Yani, uzun sözün kısası BENDE KARIMDA HAYATIMIZDAN DA EVLİLİĞİMİZDEN DE MEMNUNUZ ve MUTLUYUZ.

        Sen ben ve karım için endişelenme, kendi problemlerine kafa yor. Bu senin için daha hayırlı olur.

      • kevser diyor ki:

        Size kafa yorduğumu nerden çıkardınız 😅😂
        Boy ve kilonuz beni ilgilendirmiyor.ayrica bütün erkekler kendisi için “yakışıklı “diyor.”ben tipsizim”diyen erkek ben bugüne kadar hiç görmedim zaten.sizin hakkımda söylediklerinizde beni artık zerre ilgilendirmiyor.çünkü beni bilmiyorsunuz ve görmediniz.size göre zaten bir insanın sorunlu olması için medeni halinin bekar olması yeterli.eee büyük konuşmamak lazım.Cenab -ı Allah ın gayretine dokunur.bakarsınız o benim dedikleriniz bi anda gitmiş elinizden.bi bakmissiniz ben yuva kurmuşum. Benim sahibim Yaradanım. Siz değilsiniz!!!sizin demenize veya dememenizle ben bekar kalmam.o iş sizin gibilerin demesiyle olmaz.sizin keyfinize göre değil.hem hatırlatayım.bu dünyada hic evlenemesem bile öbür dünyada cennetle şereflenirsem evli olucam Allah ın izniyle.sadece bu dünyayla mı sınırlıyızda kalkmış”sizin gibilerin yaşı geçtiği hâlde evlenemeyenlerin genel özelliği bu”deyip insanları gayet mahrem özel bi mevzuda bel altı vurmaya kalkışıyosunuzzzz!!!!!!o zaman binlerce sorunlu gergin EVLİ kadın neyin nesi?keramet medeni durumda miymis 😂😂
        Bekarlığımla ilgili ettiğiniz laflardan sizin sadece bu dünya için yaşayan basit biri olduğunuzu anlıyorum.bu çok aşikar.
        bide burda özel hayatınızı yazma gereği duymuşsunuz😆

        dipnot olarak da sizin eşinizle alakalı değil (beni ilgilendirmez zaten)ama genel olarak türk erkekleriyle evlenen yabancılar için söylüyorum:hani biz türk kızları onların tabiriyle çok hırçın geçimsiz huysuz kimselermişiz yaa.hani siz türk erkekleri de onları begeniyormussunuz yaaa…Sorum şu:
        Bu hanımlar madem ki o kadar güzel becerikli hanımmış.kendi ülkesinde bu hanımı niye alacak bir erkek olmamış??madem o kadar iyiymiş ya.

        • Yahya diyor ki:

          Hanımefendi,

          Yazdıklarınızı ve yaptığınızı tasvip etmemekle beraber, bir hanıma yakıştıramıyorum. (tabii ben kimim?)

          Abdullah bey *size hitaben* yazdığı cevabının sonunda:
          “Nikah ve evlilik “Cüzi İrade” nin, yani kişinin “fiili dua” ile istemesi (sebeplere sarılması, bu konuda çalışması, adayları araması, onlar ile görüşmesi vb) , “Küllü İrade” nin (Allah’ın taktiri, kaderi) ise “OL” demesi ile ile olan bir birlikteliktir.

          Sabr, dil, kalp ve fiili dua ile Allah’dan hakkınızda hayırlı olanı isteyin.

          Hayırlı düşünce, karar, iş ve eylemlerinizde Allah yar ve yardımcınız olsun (Amin)” dedi.

          …artık arif olan anlar!

      • Zeynep diyor ki:

        Bir konuda Abdullah Bir beye katılıyorum ben erkek olsaydım yabancı müslüman bir hanimla evlenirdim. İki oğlum var daha çok küçükler eşime bazen söylerim yabancı kızlarla evlensinler desteklerim diye .Etrafımda tanıdığım yabancı hanımlara bakıyorum kendimi daha yakın hissediyorum daha iyi anlasiyoruz nedense .Çok dindar bir komşum var maraşlı Çarşaflı bir bayan önceden çok sık görüşüyorduk biraz mesafe koyma kararı aldım .Yakin zamanda doğum yaptık hamileliğim boyunca bana zarar verecek telkinlerde bulunuyordu .Sürekli eşindem doğum hediyesi istememi nasihat ediyor .Hamile halimle cam silmeme laf söylüyor esin yapsin sen birşeye dokunma falan diyordu kahvaltı hazırlama bile şaşırmısti eşin seni sevse düşünse hazirlar diyordu . En son doğumdan sonra eşinin aldığı altın seti getirip gözüme sokunca çok soğudum kendisinden bana da sordu eşime de bi ton laf sayip gitti sevmiyor mus sevse almaz miymış falan .Ben altı yıllık evliyim kendisi on bes yıllık evli ben cahil bir insan olsam söylediklerine kulak assam eşimle aram açılır .Bu kadin şimdi türk müslüman bir hanım .Birde yabancı hanimlara bakıyorum erkegin kiymetini biliyorlar saygı gösteriyorlar .Bunu eşime itiraf edemem belki ama burda açık yüreklilikle söylüyorum bizden kat kat üstünler.

      • Serkan k diyor ki:

        Kevser hanim
        ,ben tipsizim .. siskayim . Ameleyim

        ,kelim dislerim yok. .. hani demissiniz ya hic bir erkek soylemez ben dedim. Demissiniz ki , simdi asil konismam gereken su. Bu bende cevap vercegim.siz yabanci kadinlari hic tanimiyirsunuz belli, rus ve ukraynada ki kadinlardan bahsediyorsaniz
        Orasi bambaska onu hic kurcalamayin derim .burda size soz vermezler

        Hani sizide kirmak istemem ama kendi ulkelerinde erkekler deger vermediklerinden dolayi , bizim ulkemizin erkekleri cidden evlilik arti.zaten davutoglu zamaninda ,ne kadara rus gelin var ise gelsin demisdi😊😋😄
        Allaah icin kensisini seviyorum..o da anladi kaprisli turk kizlarini
        Ukrayna ya gelince ,odesa ,kiev v.s sehirleri fakir nasil yasiyorlar biliyormusunuz , tek odali evde evet tek odali evde hahayt hadi hanimlat nerdesinzi ,ev araba yat.. elin hristiyani ,begenmediginiz kucumsesiginiz kiskandiginiz cirkin dediginiz.ukrayna var ya tek odali evde yasiyorlar ve ukrayna halki ailesinde cok az siyaset konusurlar .aynen arkadaslar .. kadinlar arasi dedikodu yok yok yok.. bizde evet hanimlat hadi kendi aranizda yaptiginiz laf getirmelerden de bahsedinjz gunah degil mi daha durun ben size neler soyleyecegim …

        Beni begenmenize gerek yok .. zaten ben sivilceli kel .. burnu yamuk birisiyim hani demissiniz ya hic bir erkek soylemez soyledim iste … var mi daha bundan gayrisi

        Ha bir de iyiki sadece ukraynaya ,yeni kimlik ile gidiliyor.. ciddi ciddi kirkuyorum saka yapmiyorum.yarin birgun kiskanc feministler sayet ukrayna ya vize kotasi kiydururlar ise sakin sasirmayin..

      • Aadem diyor ki:

        Syn.KEVSER,
        Yaptığınız fikir içermeyen sadece kelime fazlaliklarindan oluşan yorumlarınızı okudum.Yaptiginiz yorumda kadının kadın hakkında şahitliği ŞERİATTA geçerli değil diyorsunuz.Eger bu iddian bilgisizliktense doğrusunu öğrenin.BİLMEMEK AYIP DEĞİL ÖĞRENMEMEK AYIP. Yok kadının kadına şahit olmaması iddianizda BİLİNÇLİ iseniz bu sizin milletin kafasını bulandırmak icin KOTU NİYETLİ olduğunuzu gösterir.Burasi sizin kafasını karistiracaginiz insanlardan olusan bir site degil.Burada suyu bulandirip balık avlayamazsiniz.Acaba hangi şeriatı (İslam şeriatı, Yahudi şeriatı, Hristiyan seriati, Zerdüşt şeriatı, ezidi seriatı, buda şeriatı vb.)kastediyorsunuz.Bizim yani İslam şeriatında kadının şahitligi kesinlikle vardır.sen şeriatta kadının kadına yaptığı şahitlik kabul olmaz diyorsun.islama göre delilin ne? Deliliniz yoksa bu kadar iddialiysaniz lütfen söylermisin SİZİN TÂBİ OLDUĞUNUZ ŞERİAT hangisidir.

        İKİİİİİ.Ne bütün kadınlar iyidir.Ne bütün kadınlar kötüdür.Ama sizin gibi kadınlar sebebiyle erkekler kadınlara saygı göstermiyor.

        ÜÇÇÇ”.fakat karsi tarafin ithamkar uslubu ile ayni uslubla kadinlari itham altinda birakacak yazilar yazmasini etkili bulmadigimi cok dile getirdim, kendisiyle de epey kavga ettim:) “oyle olmayan kadinlar uzerine alinmasin” dedigi halde yazilarin altindaki yorumlara bakinca, erkeklerin tumden bir kadin dusmani olmaya hazir hale getirildigini goruyoruz.” DİYORSUN.Burada bile KENDİ KENDİNE ÇELİŞİYORSUN.Kadinin kadına şahitliği olmaz diyerek TÜM KADINLARI değersizleştiren SENSİN.Ama sema hanimin bu şekilde bir ithamini bulamazsin.Senin bu şekilde kadınlara olan düşmanlığınín sebebi ne? eğer kadın düşmanı değilsen AÇIĞA VURAMADİGİN GİZLİ AMAÇ VE NİYETİN NE???

        DÖRTTTT.ABDULLAH BİR abiyi bilgisizliktense itham eden bir kişi bilgisizliğin zirvesindedir.Abdullah abiye cevap bilgiyle verilebilir mahalle dedikodusuyla değil.Abdullah abiye olumsuz yorum yapanların yorumlarına(!) Bakiyorumda komik üstü, acınası yazılmış olmak için yazılan yazılar…

        BEŞŞŞŞ.Sema hanımın yazılarını onceleri beğendiğinizi şimdi ise begenmediginizi söylüyorsunuz.Çünkü işinize gelmiyor sema hanımın gercekleri yazmasi.Begenmenizde gerekmiyor zaten.Sema Hanımın yazılarını Türk aile yapısını parçalamak dolayısıyla vatanımızı parçalamak isteyen pkk lilarda begenmiyor varsın onlar begenmesinler.

        ALTIIII.ABDULLAH abiye olumsuz sıfat yakıştıranlar aslında o olumsuz sıfatı kendi üzerinde tasiyip sonra sağa sola sicratanlanlardir.Kişi herkesi KENDİ GİBİ bilirmiş.Abdullah abi ayna gibidir.kim o aynaya bakarak gördüklerini anlatırsa aslında kendini anlatir.Güneş balçıkla sivanmaz.

      • gulpembe diyor ki:

        Kevsercim,

        bazen defalarca okudugumuz bildigimiz bir cumle bile birgun bize baska birsey soyleyebilir ,anlatabilirken, Insan gibi kocaman bir kitabi tek kelimesiyle yargilamak, etiketlemek, itham etmek zulumdur ve anlamsizdir.Senin icindeki sevmeye ve sevilmeye deger veren kiz cocugunu ben taaaa buralardan goruyorum:) insallah seni oldugun gibi sevecek, hakikatli bir erkekle yolunu birlestirdiginde bugunki yorgunluklarini unutuverecek, o kiz cocugunu artik kirlara salip mutlulukla kosup egleneceksin. Unutmayalim ki, mutluluk guzel bir kokudur, kendimize bulastirmadan baskalarina veremeyiz. Guzel goren guzel dusunur, hayatindan da lezzet alir. Bir kere de; herkes beni seviyor , kiskanmiyor,iyiligimi istiyorlar diye icten inanalim bakalim donusu nasil olacak?

        Kismet mevzuu ise senin malumun zaten, kaderinse dunya kucuktur, kaderin degilse cikmaz sokakta bile karsilasamazsin…

        Sevgiyle…

      • gulpembe diyor ki:

        Serkan bey,

        meraminizi sahsilestirmeden gayet efendi ve sempatik bir sekilde dile getirdiginiz ve Kevser hanima yonelik “sizi de kirmak istemem..” ifadenizle, bir genckizla nasil konusulmasi gerektigini gosterdiginiz icin size bir insan olarak tesekkur ediyorum.

        selamlar.

        • Serkan k diyor ki:

          Hanimlar bizim icin deve uzerindeki cam bardak gibiler.. hele birde degerimiz anlasilsa.. tsk ederim

          Gulpembe hanim

          Selam ve dua ile

      • kevser diyor ki:

        Adem bey;
        Öncelikle gülpembe hanımla benim yorumumu birbirine karıştırmışsınız😅
        Şunu anlayamıyorum:millet kavga etmek için yer mi arıyo napiyo.bi yorum yazıyosun altına 10 tane yorum yapılıyo.boyle her yazan yorumu okuyacak olursam günlük ibadetim okumam vs.gunluk islerime enerjim kalmiyo benim.islam şeriatından mı bahsediyorsunuz diye sormuşsunuz.tabi ki de ben müslüman olduğum için islam şeriatından bahsediyorum.insanlarin kafasını karistiriyomusum öyle mi?burda bi seri hüküm yazıyorum.insanlarin kafasını karıştırıyorum.ama abdullah bir “dinde mezhep yoktur”dediginde kimsenin kafası karışmıyor (!)oyle mi?
        Bu sitede sadece bana değil tanımadığı ilk defa yorum yapan birçok kişiye bu kişi aynı şekilde suizanla ve kaba şekilde cevap veriyor sadece bana değil!asıl hayret ettiğim ve şaşkınlık içinde olduğum şey ise;insanlar böyle rencide edici konuşan üslubu itici olan birine nasıl psikolojik danışmanlığa gidiyor bunu gerçekten anlamadım.bekar kızları rencide ederek elinize ne geçecek?böyle yaparak insan mı kazanicaksiniz?sema hanım;ben resmen bu kişi sebebiyle girdiğim diyalog yüzünden siteden soğudum.buraya yorumumu yazmadan önce gayet iyiydim ama son 3 gündür resmen keyfim kaçtı.
        Abdullah bir ayna gibidir demişsiniz 😅😆😂valla nasıl bi aynaysa insanlara suizanli yazıyor hakareti basıyor rencide ediyor itici bi üslup kullanıyor buraya ne zaman göz atsam hep birileriyle sadece benimle değil tartışma içinde.merak etmeyin ben kendi hayatım içerisinde erkeklerin aşağılanmasına haksızlığa uğramasını en az sizin kadar hatta sizden daha fazla eleştiriyorum.elimden gelirse de mani olabilirsem olmaya çalışıyorum.
        Serkan rumuzlu bey;
        Samimi olarak söylüyorum ve sallamıyorum:kıymetimi bilen bi eşim olsun ben tek göz odada otururum!!yeter ki bana sahip çıksın anlaşsın.adamla anlasamadiktan sonra ben sarayda otursam ne ifade eder ki?bütün türk kızlarını paragöz diye genellemeyin!

      • kevser diyor ki:

        Zeynep hanım yazdıklarınıza çoğu açıdan katılıyorum.ben de evli olsam ve çevremde öyle bi kadın olsa bende mesafe koyardim.
        Adem bey;demişsiniz ki.suzin tipinizde ki kızlar yüzünden erkekler kadınlara saygı duyamıyor demişsiniz.sadece gülüyorum bu sözlere ☺😊cevap vermeye bile lüzum görmüyorum.
        Serkan bey;benim oturduğum evi görseniz.ben nereye gelin gidersem gideyim bu standartlarda olmaz.gelin gideceğim hiçbir yer buradan daha güzel olmaz.bu güzelliği karşılayamaz.ben bunu da biliyorum.hatta bazen annemle konuşurken derim:anne ben nereye gelin gidersem gideyim baba evimden daha güzel değildir bu güzelliği bulamam acaba nefsime ağır gelir mi?zoruma gider mi diye çoğu zaman düşünmüşüm dür

      • Abdullah Bir diyor ki:

        BENİM İNSANLARIN ŞAHSIYLA, ÖZEL HAYATLARIYLA BİR PROBLEMİM YOK.

        BENİM BURADA ve GERÇEK HAYATIMDA Kİ ASIL İŞİM, TEMEL AMACIM ve İLK HEDEFİM , KURAN’a ve SÜNNET’e AYKIRI İDDİALARIN, HATALI-YANLIŞ FİKİRLERİN, DÜŞÜNCELERİN, YALANLARIN “MUTLAK GERÇEK-TEK DOĞRU” OLARAK GÖSTERİLMESİNE, ANLATILMASINA ve YAYILMASINA, MÜMKÜN OLDUĞUNCA ENGEL OLMAK…

        Bu nedenle öncelikli olarak bir şekilde burayla tanışmış İYİ NİYETLİ ama CAHİL/BİLMEYEN insanların (Müslüman, gayri Müslüman, Ateist, Budist vb) İTİKADİ/İMANİ KONULARDA Kİ EKSİKLİKLERİNİ TAMAMLAMAK, yanlış bilenlerin HATALARINI DÜZELTMEK, onlara KURAN ve SÜNNET kaynaklı GERÇEK İSLAM’ı anlatmak, öğretmek; bundan daha önemlisi ise Bilmeyenlerin bilgisizliğinden faydalanarak veya kendi bildiklerini “mutlak gerçek” zannederek düşündükleri, söyledikleri ve yazdıklarıyla İnsanların İmanlarını kaybetmelerine sebep olacak olan CAHİL ve BULANIK SUDA BALIK AVLAMAK İSTEYEN HAİN ve MÜNAFIKLARA engel olmaya çalışmaktır.

        RÜZGAR EKEN FIRTINA BİÇER…

        Açıklama-1
        Ben hiç bir zaman “MEZHEP YOKTUR” demedim. “Ben itikadi manada Mezhepsiz im” dedim. İki ifade bir birisinden çok farklı.

        Açıklama-2
        Ben burası haricinde istisnalar (çok özel insanlar ve durumlar hariç) dışında ticari anlamda danışmanlık, rehberlik yapmıyorum.

        Açıklama-3
        Benim yorumlara yazdığım cevaplarda ki üslubum karşımda ki kişinin iddialarında, yorumunda kullandığı dilin şekline ( tatlı dilli, iyi niyetli, öğrenme amacında veya taciz, tahrik edici ve saldırgan dilli vb) veya konuya ve şahsıma olan yaklaşımına, tavrına bağlıdır.

        Yani ben gerçekten bir aynayım. Karşımdakinin üslubu ne ise bende ona aynı seyı gösterir, misliyle karşılık veririm.

        Ayrıca, uzmanlığım gereği kişilerin yazılarda ki ifadelerin, kelimelerin (kullandığı dilin) yazıya yansıyan samimiyetini, yumuşaklığını, ciddiyetini, doğruluğunu veya iddialarının samimiyetsizliğini, kelimelerin yanlışlığını, sertliğini ve kişinin asıl amacını % 90-95 oranında doğru olarak analiz ve tahmin edebiliyorum.

        Bunlar, kavvam bir erkek ve yönetici olmamın şahsıma yüklediği özellikler ile açık sözlü oluşum, dobralığım bir araya geldiğinde özellikle fıtratına, yaratılış kodlarına ters, aykırı yaşam süren, erkekleri değersiz ve köle olarak gören, erkek ruhundan anlamayan kadınlar için tehlikeli ve istenmeyen kişi oluyorum.

        Son Söz:

        Benim için her şeyin ve her türlü titrimin öncesinde ve onlardan daha değerli olan sey MÜMİN/MÜSLÜMAN KİMLİĞİM’dir.

      • Serkan k diyor ki:

        Kevser hanim , a , ibn kayyim el cevIyenin ,i’lamul muvakkin ,adli nefis eseri mevcud. aradiginiz sorularin cevabi burda.bahsettiginiz konularin icerikleri aciklamasi ve ilmi alanda faydalanabileceginiz butun alanlar daha fazlasi mevcuddur.kadinin sahidlik meselesi ,mehir ve haklari daha fazlasi ..
        En guzeli kendiniz bakiniz

        Selam ve dua ile

    • Aadem diyor ki:

      Syn.Kevser,

      O etrafinizdaki kadınlar erkek çocuk doğurduğunda gerim gerim geriniyorlar diyorsunuz.
      ACABA o türden KADİNLAR!!!

      şimdiki kızların durumunu görerek utandığı için ERKEK ÇOCUK DOGURDUGUNA SEVİNMİŞ OLABİLİR Mİ??

      Şimdiki kız çocuklarına baktığı zaman başını kapatmış ama her yerini sergilemiş ojeli,rujlu, dar pantolonlu kızları gördüğü için ERKEK ÇOCUĞU DOGURDUGUNA SEVİNMİŞ OLABİLİR Mİ?

      Benim vücudum benim kararın diyen bir anlayışın nikahsız olarak 15 yaşında bile cinsel birliktelik yaşadıktan sonra doğurmuş olduğu zina çocuğunu çöplüğe atan, suda boğan, iple boğan, sevgilisine bogdurtan, kadınları kızları gördüğü için ERKEK ÇOCUĞU DOGURDUGUNA SEVİNMİŞ OLABİLİR Mİ?

      Sokakta yürürken elinde sigara ağzında erkeklerin bile kullanmadığı küfürleri eden kadın ve kızları gördüğü için ERKEK ÇOCUK DOGURDUGUNA SEVİNMİŞ OLABİLİR Mİ?

      Kocasını aldatarak sevgilisinden çocuk yapan ahlaksız kadınları gördüğü için ERKEK ÇOCUK DOGURDUGUNA SEVİNMİŞ OLABİLİR Mİ?

      Uyuşturucu ve alkol müptelası olup uyuşturucu ve alkol için bedenini satan kadın ve kızları gördüğü için ERKEK ÇOCUK DOGURDUGUNA SEVİNMİŞ OLABİLİR Mİ???

      • Sevgi diyor ki:

        Hayatimda okudugum nadir sacma yorumlardandi bu. Allah hepsini iyi etsin, benim her zaman genclikten umudum vardir fakat kotu ornekler ustunden gidersek herhangi bir cinsiyete digerinden daha cok uzulup sevinecegimiz zamanda degiliz ne yazikki.

        • Aadem diyor ki:

          Syn. Bayan Sevgi,
          Gerçekler acıdır ve kabullenmek zor hatta imkansızdır.AYNI ÖLÜM GİBİ. Üzgünüm…ve bunlarda yaşanan seyler.yani hayatın gerçeği…

      • Abdullah Bir diyor ki:

        Aadem Kardeşimize…

        “ABDULLAH abiye olumsuz sıfat yakıştıranlar aslında o olumsuz sıfatı kendi üzerinde tasiyip sonra sağa sola sicratanlanlardir. Kişi herkesi KENDİ GİBİ bilirmiş. Abdullah abi AYNA gibidir.kim o aynaya bakarak gördüklerini anlatırsa aslında kendini anlatir.” demişsin

        Bazen yaşadıklarımız, gördüklerimiz ve bildiklerimiz nedeniyle vede görünenin, basit olanın arkasında saklanan niyetlere, amaçlara ve hedeflere kilitlendiğimiz için senin gördüğün ve ifade ettiğin “doğru ve basit” seyleri göremiyoruz.

        Şahsımı bugüne kadar tam olarak anlatamadığım şekilde (karşısında duranı, kendisine bakanı tüm çıplaklığı ve gerçekliğiyle gösteren bir AYNA) anlattığın, tanımladığın için Allah senden razı olsun kardeşim.

  7. Adem diyor ki:

    Sayın Çalışma Bakanımız kadın istihdamını yüzde 41’e hedeflemişler, sağolsunlar. Ancak az demişler efendim; yüzde 100 olsun! Bizler de rahatça evimizde oturalım. Hem evde olduğumuz için taciz-maciz olayı da olmaz, evimizde oturur, çocuklarımıza bakar, onlara hem babalık, hem analık ederiz.. Akıllı bir “ev beyi” olup kuzu kuzu “hanım bey”in sözünü dinleriz…

  8. Abdullah Bir diyor ki:

    Hz.Ali (radıyallahu anh) bir akşam üzeri eşi Hz.Fatıma’yı (radıyallahu anha) ağlarken görür. Yanına koşarak gider ve yüzüne bakarak:

    — Ey Rasullahın en güzel çiçeği neden ağlıyorsun? diye sorar.

    Hz.Fatıma biraz bekler ve söyle der:

    –Ya Ali; Bugün senin gülümsemeni görmeyince “Benden razı değilsin” sandım.

    İŞTE ALLAH’ın ve RESULULLAH’ın EMİRLERİNE OLAN TESLİMİYET…

    İŞTE KOCAYA DUYULAN AŞK, İTİBAR, SAYGI, BAĞLILIK ve SEVDA…

    Sonuç ve Kıssadan hisse:

    Kocasının Hz. ALİ gibi olmasını bekleyen KADINLAR’ın önce kendilerinin Hz. FATIMA olması lazım.

  9. Cihad diyor ki:

    Ömer Abimiz iyi hicvetmiş..😄😄

    “”Biraz TV zapladım Allah affetsin; “ ahkamın zaman ve şartlar muvacehesinde değişmesi meselesini göz önüne alınca el’an “ daha ziyade erkeklerin dövülmesi” gerektiğine kani oldum” .Allah en doğrusunu bilir.”” (Ömer Karaoğlu)

    Selâm ve dua ile…

  10. Şükrü BİLGİÇ diyor ki:

    Bu yazının muhafazakar ve dindar bir bayan tarafından kaleme alınması ayrı bir güzellik. Teşekkürler. Kaleminize zeval gelmesin…

  11. Rüşdü Çelik diyor ki:

    Allah sizden razı olsun .
    Feminist kadın hareketine karşı sizin gibi yürekli
    haktan yana Biz erkek milletinide müdafa
    edecek birinin olduğunu bilmek beni çok
    mutlu ,bahtiyar etti.
    Suçlu olana ceza misliyle verilsin fakat sapla samanı
    Karıştırıp kutsal olan Aile yapısını kökünden dinamit
    leyen
    BU tür kanunlara karşı

  12. Taha diyor ki:

    Uzun zamandır okuduğum en muhteşem yazı. Tebrik ederim. Yazınızda verdiğiniz örneklerin pek çoğunu bizzat yaşadım. Aldatıldığımı boşandıktan 2 gün sonra öğrendim, ama mahkeme kadını zavallı bularak her şeyi onun istediği gibi karara bağlamıştı, mahkeme bittiği için de tekrar dava açamazmışım. Çocuğumun saçının teline, kokusuna hasret kaldım, her baba diyene dönüp baktım acaba benim kızım mı diye, günlerce yemek yiyemedim, onun ahlaksız bir adamın yanında olma ihtimaline gözyaşı döktüm. Devlet çocuğumdan beni değil ahlaksızlıkla iki yuva yıkan kişiyi uzak tutmalıydı ama ben kızımın oturduğu eve 300 m yaklaşamazken, evli kadınla birlikte olan ahlaksız adamın o eve girip çıkmasında engel yoktu. Ve tanrıça masumdu.

    • Serkan k diyor ki:

      Zor bir durum ,zor bir imtihan , erkek olarak oyle bir durum ile karsilasmak hani tazelemek de degil amacim ,agir imtihan,herkesin agir imtihani vardir

      Allaah yar ve yardimcimiz olsun

  13. M. Kemal uluyurt diyor ki:

    Allah sizden razı olsun. Bu basiretli yazınız için rabbim cenneti ana olarak ayağınıza sersin. Bende 28 şubat sürecinde dinimden dolayı dinsizlere kurban edilen ve onların ağına düşen eski Karım tarafından çocuklarımdan koparılmak sureti ile ayrıldım. Atılan iftiralar ve oluşturulan algılarla yuvamın dağıldığı gibi çocuklarımdan da koparıldım. İnan’ın çok defasında şeytanın fısıltıları vur öldür yada öl şeklinde idi. Ama hamdolsun İmanım yol vermedi. Rabbim bu imtihanım neticesinde güzel bir hayat bahşetti. Yazınızı baştan sona okudum. Yaşadıklarımı kaleme almışsınız. Hemde baştan sona. Şuan iki kızımdan düşman olarak koparıldım. Çünkü polis ve haciz memuru ile onları görmeyi reddettim. Ağlıyorlar ve korkuyorlardı. Anneleri ise onları intikam ve piyon olarak kullanacak kadar insanlıktan çıkmıştı. Şimdi ise başka bir adama baba dedirtildi ve şuan 16-20 yaşlarında iki kızım. Düşünün tehlikeleri. Eğitimleri ve psikolojilerindeki yıkıntıları düşünmek bile acı veriyor. Rabbim sırat-ı müstegıym Dan ayırmasın ve gücümüzün yetmediği ile imtihan etmesin.

  14. Kovalent bağ diyor ki:

    Aynen katılıyorum.

  15. Mustafa diyor ki:

    Sema hanım bu yazınızla eminim ki milyonların içinde biriktirdiklerini, anlatamadıklarını yazmışsın . BU YAZINIZ GERÇEKTEN TAKDİRE ŞAYAN umuyorumki sosyal politikalar bakanı okur politikalarını değiştirir. Ozaman aile düzeni kurulur kadın cinayetleri tecavüzler ve tacizler azalacaktır

  16. Osman diyor ki:

    11 Mart 2018, 07:55
    Öncelikle Sema Hanımı tebrik ediyorum kimsenin dillendiremediği hakikati yazdığı için. Yakın çevremden bir örnek vereyim. Bir öğretmen arkadaşım var. Aynı bir arkadaşıyla açtığı kırtasiye dükkanı var. Şu an boşanma davası açtığı eşi yüzünden cehennem hayatı yaşayan biri. Evlendikten sonra eşimle eşinin tanışması için ailecek görüşmeye başladık. Ama daha ilk görüşmede bizim yanımızda kocasını küçümsemeye, ona hakaret etmeye başladı. Benden yaşça büyük ve saygı duyduğum arkadaş karşımda zor duruma düşmüştü. Kavgaları yıllarca devam etti.

    Bir ara düzelir gibi oldu. Bu arada arkadaşın eşi ev hanımı ama adam yıllardır okula sabah kahvaltısı yapmadan gider. Şu an 16 yaşında olan kızını da kadın hafiye gibi yetiştirmiş. Adam kızının yanında rahat konuşamazdı. Laflar anneye ulaşırdı hemen. Arkadaş eşinin adına araba aldı, onun adına eve girdi.2 sene önce adam ayrı eve çıkmak zorunda kaldı. Ama kaldığı evi saklamak zorunda kaldı. Çünkü kadın eve gelip kapıları tekmeleyerek oturduğu apartmanda rezillik çıkaroyordu.

    Yine gece vakti 2 yaşındaki kızıyla kadın adamın evini basınca(adam ayrı olmalarına rağmen aylık 1000 lira veriyordu) polisi arıyor arkadaş. Polis ikisini karakola götürünce çocuğu komşuya bırakıyorlar. Ancak kadın karakolda kocasının çocuğunu kaçırdığı iftirasını atıyor.

    Büyük kızı birgün arkadaşın ortağı olduğu kırtasiyeye gidip orada çalışandan izin almadan bir sürü kitap alıyor (satıp paraya dönüştürmek için). Annesi de 20 metre ötede bekliyor. Çalışan durumu arkadaşa iletiyor. Arkadaş da niyetlerini bildiği için kitapları vermemesini söylüyor.

    Çalışan kitapları geri almaya çalışınca kadın”çocuğumu taciz ediyorlar” diye bağırıyor. Çalışan taciz vakasından ancak 1 yıl sonra aklandı. Kadının vukuatı çok ama son vukuatıyla bitireyim.

    Kağıtlara eşi için ağza alınmayacak uygunsuz şeyler yazıp çalıştığı okulun önünde bekleyerek ders çıkışında öğrencilere dağıtıyor. Bu kadar hadsizlik olur mu. Adam hayattan soğudu resmen ve kadına yaptığı bu çirkefliklerden dolayı hiç ceza gelmedi. Mahkemede kazasız belasız boşanmak adama en büyük mükafat olacak.

    Bir başka arkadaş da boşandığı eşinden olan çocuklarını mahkeme kararı gereği bir haftalığına yanına alıyor. Bir hafta sonunda çocuklar 1-2 daha kalmak istiyorlar babalarının yanında. (ikisi de farklı şehirlerde) Çocuklar iki gün fazla kalınca kadın adamı fetöcü diye ihbar ediyor. Adam haksız yere iki gün nezarethanede kaldı. Kadına da hiçbir ceza gelmedi iftiradan dolayı.

    Bu mu adalet. O kadar arkadaşlara değindim ama benzer sıkıntıları ben de yaşıyorum. Sürekli psikolojik şiddet. Tartışmalarda hakaretler, eşyaları kırmalar. Tartışmalarda polisi çağırırım tehditleri. Eşim öğretmen ama almış olduğum evin parasının, %90ını ben ödedim, arabayı ben aldım. Boşanma lafı geçince araba da benim evde benim der. Şu aralar nispeten durulmuşuz ama çocuklarımın benimle kalacağını bilsem 1 dakika durmam boşanırım. Evde istemem, araba da.

    İnanın bu yaşanılanların misli yaşanıyor. Bu gidişle insanlar evlenmek istemeyecek. Dini nikahlı resmi nikahsız evlilikler artacak. Bu şartlarda evlenmek hele çalışan kadınla evlenmek erkeğe zulme dönüşüyor. Paranın getirdiği özgüvenle hadsizliği artıyor. Allah sonumuzu hayır etsin

  17. Ramazan diyor ki:

    Bir yazım hatası düzeltme,
    … çoğumuzun yazılarını bazen okuyorum…
    Şunuda ilave edeyim yanlış anlaşılmamak için tabiki onceki yazimda … onlarında payı var bir tahmin… derken onlardan kastettiklerim böyledir diye bütün erkeklerin haklarına saldırılacak kanunlar yapmanında hukuka adalete uymadığı yanlış olduğunu yani karşı çıktığımızı tekrar ediyorum.

  18. Ramazan diyor ki:

    Ha unuttum demey birde tabi o kazma cahil dinden imandan bi haberi olmayanlar pskopatlar magandalar bu hâle nasıl geldiler onlarada nediyelimki tabi hepsini kastetmiyorum bile bile belki kasten öyle olanlarda var toplumumuzun bize dayattığı hayat anlayışımıza kültürel değerlerimize saldirganlikla bozulmuşluklada bu hale gelenler var Allah islah eylesin hidayet versin, bunuda ayrı sorgulamak değerlendirmek gerek zaten aklımda kaldığı kadarıyla bazı yazılarınızda bunlarda anlatılmış yazılmış. ( Yanlış anlaşılmasın diye bunuda belirteyim dedim).

  19. Ramazan diyor ki:

    Selamun Aleykum Cümleten
    InşaAllah gönüllerimize mevladan bir damla su rahmeti ile serinletmesi dileği ile. Aah eden bacılarımız kardeşlerimiz bende onlardan biriyim bazen dertlerimizi ah larimizi alanlari Allah a havale eder dua vede beddua eder bazende yanımızda dertlerimizi paylaşmak için gerçek bir dost ararız maalesef herzamanda bu gerçek dostu kimilerimiz bulamayız onun için bende burada aklıma geldiği kadar bi hasbihal edeyim istedim tabi müsade ederseniz maksat muhabbet çocuğumuzun yazılarını bazen okuyorum hepsini okuyamasamda isim isim belki şimdilik yazmam uygun olmayabilir ve dertlerimiz çoğumuzun aynı bazı bacılarımız haklı olarak dertli bazı kardeşlerimizde aynı haklı olarak dertli neyapalim nedelim, dedimya nedeni dertleşmek belki Allahın burada dertleşmemiz hoşuna giderde severde bir de bakarız ki belki bize rahmet kapılarını açar ümidlerimizi nasib eder enaz bende sizler kadar dertliyim neyapayım işte buraya yazıyorum valla hepimiz haklıyız buradakileri diyorum ve burada olmayipta bizler gibi olanları bu kanunlara karşı olduğumu yani Sema Hanımefendinin yazılarına katıldığımı desteklediğimi bu kanunlardan çok çekmiş biri olarak önceden yazdım zaten fakat Elif hanımefendinin yazısını okuyunca inanın çok üzüldüm Bacım Allah bizimledir yani muiminlerledir sabredenlerledir üzülme InşaAllah demek geldi kalbimden diyorum da, bizler bacı kardeşiz bazen burada birbirimizi eleştirsekte ve ben eski eşinin ona yaptıklarını asla çocuklarımın annelerine (eşim) diyemiycem maalesef çünkü ayrıldık yapmadım yapmamda nasib olursa tekrar bir evlilik inşaAllah.Yani şunuda bilmek anlamak gerekir var kardeşim var erkeklerde de kazma cahil olanlar var dinden imandan vicdandan bi haberi olmayanlar var (pskopatlari magandalari vs…) olanlarıda ayrı, belki azda olsa erkeklerin de bu kanunlardan gördükleri mağduriyetlerinde onlarında payı var bir tahmin tabi bilemiyorum neyse belki biraz uzattım hadi hakkınızı helal edin saygı sevgi selâm teşekkürlerimle. Yine nasib olursa bi hasbihal ederiz InşaAllah.

  20. Elif diyor ki:

    Hakkımda önyargı ve hatta saygı sınırını aşan Abdullah Bey’e;
    Eşim benden paçasını kurtardı evet.. çocuklardan sonra bir başkasını sevdi ve evlenmek istedi. Kabul etmeyince güzelce boşamak yerine yatağını ayırdı, hergün kovdu, hakaret etti, yetmedi öldüresiye dövdü.. sırf evi terk etmem için.. ben buna 1.5 sene katlandim.. ve en sonunda ipler koptu… ben zaten ondan ne nafaka ne tazminat talep etmedim. O ise çocuklara dahi nafaka vermemek için 40 takla atıyor şu an.. ne yalanlar, ne iftiralar.. ama erkek olduğu için o mağdur olabilir tabii.. ben sevgilisine goz yummali, kuma getirmesine razi olmaliydim. Bana ver (me)dikleri ile yetinmeli, nefsime de höt demeliydim ondan kocalik talep etmemeliydim.. kendi parami kazanmali, onun parasina hic bulasmamaliydim.. evet ben sucluyum. O magdurdur belki de.. belki de onun morarmistir orası burasi ikide bir.. duyulmadik küfür ve hakaretler isitip o incinmistir, o köpek gibi tekmelenmistir, saçından suruklenmistir, kapının önüne atılmıştır.. insaf diyorum biraz lütfen.. bilmeden tanımadan yargılamayın insanları..

    • Sadece Fatih diyor ki:

      Elif Hanım.

      Bahsettiğiniz şeyler çok üzücü. Geçmiş olsun mu desem ne desem bilemedim. Ancak lütfen şunu göz ardı etmeyin. Sizin yaşadıklarınızı başka bir kadının da yaşaması kesinmiş gibi biz erkeklere zalim muamelesi yapılıyor. Hımf. Erkek mi ? Her şey beklenir onlardan moduna giriliyor. Bizim karşı çıktığımız durum bu. Ortada suç yok ama suçlu oluyoruz. Bu noktada ise bunu önleyici faaliyet olarak adlandırıyorlar. Kur’an ayetiyle kadınlara karşı önleyici faaliyet olarak belli ölçüde şiddet uygulanması ruhsatına bu devirde fiziksel şiddet ile terbiye mi olurmuş diye karşı çıkanlar, erkeklere uygulanan fiziksel ve psikolojik şiddeti önleyici faaliyet olarak görüyor.

      Yaşadıklarınızı kocanızdan da dinlemek lazım ama zulüm gördüğünüzü beyan etmeniz nasıl oluyor da bir başka erkeğin de karısına zulmedeceği kanaatine varılmasına sebep oluyor ve yasalar kadınların her beyanını sorgusuz sualsiz doğru kabul ediyor. Dün kadınlar günüydü. Bir bayan personel bana ben bilmiyordum bugün öğrendim biz istersek sizi(erkekleri) bize tacizde bulundu diyerek işten attırabiliyormuşuz dedi. Ben sizi çok iyi anlıyorum ama siz de bizi anlayın. Erkek olarak doğmak suç mu? Ben neden yasalarla potansiyel suçlu muamelesi görüyorum? Bir kıza tatlı tatlı asılan erkek kız kendisinden hoşlandıysa bu neden normal görülüp taciz sayılmıyor?

      • Aadem diyor ki:

        Sayın fatih bey
        Bir kıza tatlı tatlı asılan erkek kız kendisinden hoşlandıysa bu neden normal görülüp taciz sayılmıyor? demişsiniz.E eee sonra kızla erkeğin arası bozulursa sen o zaman gör kızın tatlılığını(!!)

    • Kovalent bağ diyor ki:

      Burada verdiğiniz örnekte söz konusu olan sadece sizin kocanız değil, birde sizin hemcinsiniz kadın var. Bunu da göz ardı etmeyelim. Söylediğiniz olayda bir aldatma var evet. Çok yanlış, tasvip de etmiyorum, ama bu aldatma da erkek kadını meleklerle aldatmıyor. Niçin buradaki suç ortağı olan diğer kadından hiç bahsetmiyorsunuz? Burada tarşılan da genel durum ve genel tutumdur. Münferit olaylandan örnek vererek sanki tüm erkekler suç makinesiymiş gibi lanse edemezsiniz. Bende o zaman sizin kocanızla aşk yaşayan diğer kadından yola çıkarak tüm kadınların kocalarını aldattığını mı söylemeliyim.
      Tüm olay ve mesele kadınların, dernekleri ve basın yoluyla tüm erkekleri suçlu gösterip üst ayağa çıkmaları ve erkeklerin kanunlarla mağdur edilmesidir. Kadının iftira edebildiği, yalan söyleyerek mağdur edebiyatı yapabildiği bir zemin oluşturulmuş şu anda. Burada asıl zarar gören Türk toplum hayatıdır. Yıllar içinde bu gidişatın zararlarını göreceğiz. Makalede de zaten bunlara temas edilmiş.

    • Abdullah Bir diyor ki:

      ELİF’e…

      Sizde daha önce sizin durumunuzda ( boşanmak üzere olan, boşanan veya boşanmış) olan “Zeki Kadınların” yaptığını yaparak ( mazlum ve mağduru oynamak) prim toplama peşindesiniz.

      Bu sözleri sizi, incitmek veya size hakaret etmek için söylemiyorum.

      Bu bilimsel olarak (sahada ve yüz yüze yapılan araştırmalarla)doğruluğu kanıtlanmış, ispatlanmış bir GERÇEK.

      Sizin durumunuzda olan kadınların büyük bir kısmı her zaman, her olayda ve her fırsatta sahip oldukları iki silahı kullanmaktan asla vazgeçmemişlerdir.

      Nedir bu silahlar?

      1- Dil ile yaptıkları suçlama, taciz, tahrik ve saldırganlık
      2- Gözyaşlarını kullanarak “mazlum ve magdur” kimliği kazanmak

      Bir kadın olayın durumuna ( zamana, şartlara, insanlara ) göre muhatabı kim olursa olsun bu iki silahı ustalıkla ve kesinlikle kendi lehine kullanma konusunda uzmandır.

      Evliyken veya boşanma sürecinde kocasına karşı tahrik, taciz ve suçlamak amacıyla dilini kullanır, erkeği zıvanadan çıkartarak adeta kendisine şiddet uygulamaya tahrik ve mecbur eder. Akabinde de davetiye ile muhatap olduğu şiddet öncesinde ki süreci (sebep-süreç-sonuç bağlantısını) ustaca gözlerden gizleyerek “kocam bana şiddet uyguladı” diye ortalığı ayağa kaldırır ve bu sonuçtan maksimum seviyede faydalanır.

      Aynı kadın yaptığı taciz ve tahriklere rağmen sabırlı olan kocasının nefsine hakim olması ve sabretmesi neticesinde istediği sonuca ( fiili şiddet) ulaşamazsa bu defa çevresine, çocuklarına karşı göz yaşlarını devreye sokarak mağdur olduğunu iddia etmek suretiyle çocuklarının, yakınlarının ve çevresinin kocasının üzerinde “psikolojık baskı” kurmalarını sağlamaya çalışır. Er veya geç bunda da kesinlikle başarılı olur, amacına ulaşır.

      Aynı kadın, amacına ulaştıktan sonra yine sahip olduğu aynı silahları ( dil ve göz yaşı) kullanıp ustaca uyguladığı ajitasyonlarla ve zahmetsizce elde ettiği “MAZLUM ve MAGDUR KADIN” kimliğini yine cocukları ve çevresinde ki insanlar üzerinden bir ömür boyu boşandığı kocasına karşı kullanarak onun hayatını “perişan” etmekten ve “haklılığını” iddia etmekten asla vazgeçmez.

      Ancak ne kadar kötü, zalim, feminist, zalim olurlarsa olsunlar bütün kadınlar insandır ve insanların istisnasız tamamı yaptıkları yanlışlar, yanlış olduğunu bildikleri, emin oldukları davranışları, zulmü uzun süre devam ettiremezler. bu insanın yaratılış fıtratına terstir.

      Bir insanın yalancılığı, haksızlığı, bir kötülüğü, ve zalimliği vicdanı sızlamadan, rahatca ve uzun süre devam ettirebilmesi için kendisi için geçerli, makul ve iyi bir mazeret bulması, yaptığının doğru ve hakkı olduğuna kendisini inandırması gerekir.

      Akis taktirde yaptığı kötülük, haksızlık ve zalimliklerden dolayı bir süre sonra “Vicdan Azabı” yaşamaya başlar. Bu konuda, yani “Kendilerini Kandırma ve Vicdanlarını Susturma” konusunda kadınlar erkeklerden daha başarılıdır.

      Nitekim bu durum “”İNSAN ÖNCE KENDİSİNİ KANDIRIR, SONRA KANDIRDIĞI KENDİSİ İLE BAŞKALARINI” sözleriyle net ve bilimsel olarak ispatlanmıştır.

      Şimdi, (sahip olduğunuz o iki silahı kullanmadan) burada yazanlar ile kendi yaptıklarınızı bir karşılaştırın ve ne kadarı sizin yaptıklarınızla örtüşüyor görün.

      • Elif diyor ki:

        Sizin karşılaştığınız kadınlar boşanmak için can atan kadinlarmis sanırım?! Hepsi de kendine dayak attiriyor, mağdur edebiyatı yapıyor vs… inanın ki siz ve sizin gibi kadın düşmanı insanların ne düşündüğü umrumda değil. Allah katında da kul katında da vicdanim o kadar rahat ki.. benim bu evliliği surdurebilmek adına yaptiklarimi bir başka hemcinsim yapamazdı.. Rabbim biliyor, kimseye söyleyemediğim çok şey var.. ben gitmek istemiyorum dedikçe o kovdu, ben ona kendimi her anlamda sundukca, üzerime düşen vazifeleri yaptıkça rahatsız oldu.. kavga çıkardı, yoktan yere hakaretler etti.. çünkü benden ayrılmayı kafasına koymuştu…
        Velhasıl sizin karşılaştığınız kadin-erkek ilişkilerine göre ben belki istisnayim. O yüzden boşuna genelleme yapıyorsunuz.. ben biliyorum ki her erkek benim eşim gibi olmayacağı gibi her kadın da aynı değildir..
        Ben yalnızca yaşadıklarımın gercekligini göstermek istedim. Mağdur da değilim elhamdülillah. Rabbim beni terbiye ediyor.. ben onun sevgisine muhabbetine talip oldum.. biliyorum ki başıma gelenlerde benim de hatalarım var.. çok sevmek,bağlanmak ve hiç küsmeden hep vermek.. o yapmadıkça yapmak o kendini çektikçe herşeyi üstlenmek..
        Hakediyorum ki başıma geldi. Rabbim böyle diledi.. benim o evden çıkmam tamamen Rabbimin dilemesiyle oldu.. iradem ile değil.

        • Elif diyor ki:

          Imtihan hepimiz için ve farklı farklı şekillerde.. ve herkes hesabını Allah’a verecek..

        • Aadem diyor ki:

          Sayın Elif,
          Abdullah Bir abinin kadın dusmani olduğunu nereden çıkarıyorsun.Abdlullah abi gayet ne bir sekilde mazlum ve mağdur rolünü oynayan dilini ve yeteneğini erkeği tahrik üzerine çok iyi oynayan ve bunları yaparken de Fatma Şahinin çıkardığı kanunu oyuncak gibi kullanan kadınları tasvir etmiş ki bu tasvirler sonuna kadar doğru.Çünkü yaşadım biliyorum.Bu kadar herşeyin ayan beyan olduğu bir durumda ABDULLAH abiye nasıl kadın düşmanı diyebilirsin.Ve sizi suclamamiş tam tersine istisna tutarak genel durumu özetlemiş.ve benim durumum da özetlenen genel duruma birebir uyuyor.v e sizin eşinizin durumu sadece istisna.

          Ha ayrıca kadın haklarını savunuyor gibi görünen kadın derneklerine gidin bakalım sizin gerçekten savunuyor yada koruyorlarmı.Mesela size iş veriyorlarmı,para veriyorlarmi, ev veriyorlarmi, süresiz kalacak yer veriyorlarmi, çocuklara para veriyorlarmi.HAYİR TABİKİ.

          CEVABINIZI BEKLİYORUM

  21. Kovalent Bağ diyor ki:

    Makaleye tamamen katılıyorum. O kadar ki erkeğin her sorununa; kadınların her hatasına, her suçuna temas bile edilememiş. Sayın yazar olayı sadece özetlemiş burada. Konuyu tam açacak olsaydı kalın bir kitap olurdu.
    Ben, kocası ölüp dul kaldıktan sonra imam nikâhı ile başkasıyla evlenip ilk kocasından bağlanan maaşı yıllardır alan kadın biliyorum. Ölen adamın kardeşleri kan ağlıyor ama ispat etmek için aynı yatakta tespit etmek gerekir demişler. Bunun için şikâyet bile edemiyorlar.
    Daha niceleri aynı şekilde dul maaşı veya nafakası kesilmesin diye dost hayatı yaşayanlar mı dersiniz, daha neler neler…

    • Sadece Fatih diyor ki:

      Böyle anlatınca da zaten yasalar uygulanmıyor hırsız bile ceza almadan çıkıyor devletin uygulamada zaafiyeti var deyip işin içinden çıkıyorlar…

  22. Abdullah Bir diyor ki:

    FATİH KARDEŞİM’e…

    İzdivaç yolunda attığın ilk adıma dair hayırlı haberlerini paylaşımından öğrendim.

    Allah’ım kuracağın yuvanda ki huzurunuzu, sağlığınızı, mutluluğunuzu ve birlikteliğinizi her an artırarak daim eylesin.

    Allah, kendisi için hayırlı ve razı olduğu kul, Resulullah efendimize uygun ümmet ve size de göz aydınlığı olacak ve muhabbetinizi artıracak sağlıklı ve hayırlı evlatlar nasip etsin inşaAllah. (amin)

    • Sadece Fatih diyor ki:

      Abdullah abi.

      Allah razı olsun. Amin. Çok teşekkür ederim. Rabbim yuva kurmak isteyenlerin de cümlesine murad ettiklerini versin. Hayırlı cumalar :)

      • Yahya diyor ki:

        Fatih Bey kardeşim,

        Abdullah abimin bu güzel temennilerine birebir katılıyorum.

        Yakın zamanda mahlasından “sadece”‘i sileceksin gibi görünüyor :)

        Rabbim akıbetinizi hayırlı eylesin, doğru yoldan ayırmasın. (amin)

        Selam ve dua ile…

        • Sadece Fatih diyor ki:

          Yahya Bey.

          Çok sağ olun. Allah sizden de razı olsun. Duanıza da amin diyorum. :)

          Rumuzumu da şöyle seçmiştim. Başka bir yorumcu vardı fatih diye karışmaması için başına öyle ekledim. Ancak tekliğe atıfta bulunma niyetinden ziyade aslında küçük bir şifre olarak yazdım. Yani çok az kafa yorarak ve sosyal medyayı doğru kullanarak aslında beni de Abdullah abimizi olduğu gibi bulmak kolay :) Dahası içimden bir ses belki sizinle karşılaşacağız diyor. Dünya küçük…

          Madem şifrelere girdik. Bir şifreli anlatım daha yapayım içimde bulunduğum süreçle alakalı. Bugün Abdullah abiyi andım. Elalem ne der mantıksızlığından kurtulun der hani. (Dernek ismi gibi bir de ELALEMNEDER :) ) Kısmetse düğün yapacağız diyorum ama gelin görün ki yetiştiğim çevreye göre alışılagelmişin dışında bir düğün olacak nasipse. Epey de yadırganacak biliyorum. Bugün bir arkadaş öyle yaparsanız gelmeyiz çok saçma olur dedi. Ben de davetiyeyi veririm sonrasını insanlar bilir dedim. Şifreyi de vereyim. Kısmetse yemek verilecek, mevlüt/dua/Kur’an okunacak, isteyenler kalkıp oyun da oynayacak. Buna rağmen saçma bulunan şey(ler) var…Sadece bir kısım arkadaşımın mâkul görüp diğerlerinin yadırgayacağı ki ailemi de ikna etmek durumunda kaldım bir şeylere…
          Selametle kalın.

          • nikap diyor ki:

            Fatih kardeşim inşallah haramlara bulaşmadan sünnete uygun bir düğün yaparsınız. uzun süredir bu siteyi takip edeiyorum,bazen ümidinizin kırıldığı anlarda olmuştu,inanın bir ablanız olarak ben sizden daha çok üzülüyordum. sonraki yorumlarınızda yeni bir sürece girdiğinizi söyleyince çok ümitlenmiştim,çok şükür ki yüzükleri takmışsınız. darısı diğer kardeşlerimin başına.

          • Yahya diyor ki:

            Fatih Bey kardeşim,

            Bilseydim, şifre çözücü getirirdim. :)

            Düğünün muhteviyatını merak ettim. Belli mi olur belki davet edilirsek “cocukaile.net” masasına gelir otururuz :)
            [Editör yakalamasın diye şifreyle konuşur olduk 😉 …]

            Selam ve dua ile…

    • Aadem diyor ki:

      Amin.

  23. hasret diyor ki:

    Bende kampanya yi imzaladım. Ama sağ duyulu hanımların ne kadar az olduğunu görmüş oldum.maaalesef erkelerin durumu içler acısı. Sosyal medyada dünya kadınlar i günu için onlarca sponsorlu reklamlar varki hepsi dehşet..hele altındaki yorumlara inanamadım.

    Biz ne zaman insanlıktan çıkıp cinsiyetçiliğe bukadar takıldık.oysa önemli olan insan olmak iyi bir insan olmaktı,ıyi bir kul olmaktı. .Rabbimiz bir çok ayette ey iman edenler diye hitap ediyor.

    • hasret diyor ki:

      Bu neyin mücadelesidir. Bu haksızlığa karşı durmaliyiz. Illa bizim başımıza geldiği zaman mi fark edicez.benimde oğlum ve erkek kardeşlerim var be ben onların ,onlar gibi iyi insanların haksızlığa uğramasına karşıyım.

      Sozde pozitif ayrımcılığı altında islama yapilan yapılan saldırıdır bu.son günlerde kadınlar hakkında fetva veren hocalar yanıyor. Illa kadınlara göre fetva vermeli vermeyen topa tutulup iftira ve karalama kampanyasına maruz kalıyo.

      Bugün cumhurbaşkanının islam güncellenmeli sözü ile islama sıkılan son kurşunu da gördük.

  24. Kaan diyor ki:

    Kadınların erkekleri tahrik etmesi de aynen suç sayılmalı,

  25. Yusuf Yılmaz diyor ki:

    Sema Hanım Allah razı olsun. Whatsup’a arkadaş göndermişti. okudum internete baktım ki yorumlardan zaten herkesin ciğerinden geçenleri anlattığınızı görmüş olduk. Vallahi hükümeti ve reisi cumhuru seven biri olarak bu konuda sokağa çıkmaya hazırım. eşimle hiçbir sorunum yok ama toplumsal bir mesele olduğu için…

    • Abdullah Bir diyor ki:

      YUSUF YILMAZ BEY’e…

      ŞİMDİLİK SOKAĞA ÇIKMAYA GEREK YOK.

      Çünkü her fırsatta ve her sekil de MÜSLÜMAN TÜRK AİLESİNE saldıran ŞEREFSİZ YAPI’nın (hali hazırda içimizde ki hainlere ve dışımızda ki düşmanlara karşı kenetlenip, tek vücut olarak) 2. KURTULUŞ SAVAŞINI yaptığımız bu dönemde DİNİMİZE, DEVLETİMİZE ve MİLLETİMİZE karşı saldırılarını artırması tesadüf değil.

      Bu milletin içine sızmış Şerefsiz hainler ve dışarıda ki zalim düşmanlar bir taşla birkaç kuş vurmanın peşinde.

      Bu zamana kadar bunu farklı sekiller de (otu, çöpü, böceği, ağaçı bahane ederek) ekonomık, siyasi, askeri vb yöntemlerle milletimizi sokağa dökmeyi, devleti zayıflatmayı hatta mümkün olsaydı İÇ SAVAŞ ÇIKARTARAK topraklarımızı parçalamayı istiyorlar. Ama Müslüman Türk Milleti olarak Allah’ın yardımı ile bütün hesaplarını bozduk, heveslerini kursaklarında bıraktık. Ancak zalimler ve hainler yedikleri tüm tokatlara ve darbelere rağmen hala bu milleti parçalamaktan vazgeçmediler.

      Şimdi de sahibi oldukları içimizde ki hainlere, aptal politikacıları, basiretsiz bürokratları, yallarını verdikleri sanatçı müsvettelerini, gazeteci kılıklı satılmış köpekleri, kuş beyinli, basiretsiz ve cahil insanları ekleyerek ve ellerinde ki medya gücünü de sonuna kadar kullanarak sözde KADIN HAKLARI ve ÇOCUK TACİZLERİ üzerinden Müslüman Türk Milleti’ni ve devletimizi ZAYIFLATMAK, KÖLELEŞTİRMEK, DÖNÜŞTÜRMEK, mümkün değilse PARÇALAMAK, YOK ETMEK için hep birlikte ve tüm güçleriyle saldırıya geçtiler.

      Bunu da devletimize sızmış hain ve liyakatsiz ve gafil siyasetciler eliyle çıkarttıkları ve çıkartacakları kanunların gücünü kullanarak insanımızı devlet ile karşı karşıya getirerek, sokağa dökerek yapmak istiyorlar.

      Bu nedenle bu dönemde bir şeylere kızıp, bir şeyleri bahane edip gösteri, protesto vb amaçlarla sokağa çıkmak bilmeden ve istemeden de olsa milletimize değil bu şerefsizlere hizmet olur.

      Ama bu bize yapılan veya yapılmak istenen yeni haksızlıklara, zulümlere tamamen sessiz kalalım demek değildir.

      Sesimizi ve mağduriyetimizi amacımıza ( amacımız üzüm yemek, bağcıyı dövmek değil) en uygun şekilde yüz yüze, mail, bildiri, telefon, mesaj vb yöntemlerle başta başbakanımız, cumhurbaşkanımız, aile bakanımız, milletvekilleri ve elimizin ulaştığı, gücümüzün yettiği sesimizi duyarabildiğimiz herkese bu konuda ki hislerimizi, öngörülerimizi, riskleri ve tehlikeleri, kırmadan dökmeden anlatabiliriz.

      Selam ve Dua ile…

      Dipnot:
      Yukarıda ki yazdıklarım yusuf YILMAZ beyin şahsında bu konu üzerinden milletimizin derdiyle dertlenen herkesedir.

  26. MAĞDUR BEY diyor ki:

    Sema Hanım bu yazınız da çok güzeldi,elinize emeğinize sağlık..Allah akıbetimizi hayr eylesin,durum ciddi acil çözümler lazım.

  27. Serkan diyor ki:

    Tebrik ederim ..bizlere söylenecek bir şey bırakmadınız.bize düşen size destek vermek . ins.lah sonucu hayırlı olur..

  28. UFUK diyor ki:

    slm a. Yazmış olmudunuz yazılardan dolayı size teşekkür ederim.Davamız Haklının yanında olma davasıdır.Cinsiyet meselesi değil.Kuran da zevç kelimesi ile karşılamış eşi.Zevç ayakkabının iki eşi kökünden.Yani biri olmadan diğeri olmaz.Kadın erkek böyle.Birine fazla hak verme dengeleri değiştiriyor ve zulme dönüşüyor malesef.Allah razı olsun.Umarım kısa zamanda bu hatalardan dönülür aileler ailemiz kurtulur.
    Size bunları yazarken ben de bir madur olduğumu söyleyim.Eşime hiç bir zaman kötü davranmadım ,dövmedim sövmedim ,kovmadım.Dinen vazifelerimi yaptım.Ancak bir mazeret bulup babasının evine gitti.9 aylık oğlumu da göstermeyip şantaj yaparak benim üzerimde tahakküm etmek istiyor. 5 aydır oğlumu görmüyorum.İçim yanıyor ,hala dönmesini bekliyorum ancak öyle bir niyeti yok.Ne yapayım çaresiz bekliyorum.
    Allah tüm mazlumların yardımcısı olsun.Amin

    • Abdullah Bir diyor ki:

      UFUK BEY’e…

      “9 aylık oğlumu da göstermeyip şantaj yaparak benim üzerimde tahakküm etmek istiyor. 5 aydır oğlumu görmüyorum.İçim yanıyor ,hala dönmesini bekliyorum ancak öyle bir niyeti yok. Ne yapayım çaresiz bekliyorum.” demişsin.

      Seni “tam olarak” sadece senin durumuna düşen “koca ve baba olan erkekler” anlar.

      Rabbim sabrını ve dayanma gücünü artırsın.

      Sen ve senin gibi evladı elinden alınmış erkekler, babalar devletlerin üzerinde gücü olan global çapta ki bir projenın mağduru.

      Bu nedenle kendinde kabahat arama, kendini suçlama sakın.

      Ayrıca adına KADIN ZULMÜ denilen imtihanda daha yolun başındasın. Bunun için şimdiden gücünü, sabrını, paranı, moralini tüketme. Çünkü yukarıda da söylediğim gibi şu anda uzun ve sıkıntılı bir sürecin, yolun başındasın ve İleri ki zamanlarda sahip olduğun enerjıye, guce, sabra daha çok ihtiyacın olacak.

      Güçlü ve sabırlı olmaya calış.

      Çocuğunun annesi olan o kadının seninle olan savaşı daha yeni başladı ve o Türkiye de yaşayan EVLİ BİR KADIN olmakla bu savaşta senden daha güçlü.

      Ama sadece şimdilik.

      Unutma ki;

      Tüm hesapların ve planların üzerinde Allah’ın da bir hesabı ve planı var ve Allah hesap yapanların en iyisidir.

  29. nikap diyor ki:

    hayırlı geceler kardeşlerim.ben de sitenin sessiz takipçilerindenim. bu sitedeki işlenen konuyla ilgili herkes rahatsız.biraz önce televizyonda.akit tv ve fm adli iki kanalda da bu konu hararetli şekilde tartışılıyordu. akit tv de şevki yılmaz konuşuyordu ,allah razı olsun islamda kadının gerçek yerini ve değerini çok güzel açıkladı.fm tv deki hocalarda oynanan oyunun farkındalar ve onlarda aynen sema hanım ve sizler gibi düşünüyorlardı . hatta bir tanesi de dediki bu 657 6284 ün yavrusudur dedi. yani biz şuurlu müslümanlar yalnız değiliz

    • Feyza diyor ki:

      Yalniz olmamamiz bir fayda veriyor mu? Biz konusuyoruz, onlar icraate geciyor. Azinligin kararlari onemseniyor.

      • nikap diyor ki:

        evet azınlığın kararları önemseniyor doğru. ben sadece toplumun bu konuda bilinçlenmeye başladığını söylüyorum,özellikle islami çevrelerde.şevki yılmazkadın haklarını korumak kahpe avrupaya kalmadı.onlar önce kendi kadınlarına iyi davransın,bize islam yeter dedi.

        • Feyza diyor ki:

          Nikap kardes, dun yazacaktim arada kaynadi kusura bakmayin.
          Sevki Yilmaz’i biliyorum, sizin ne demek istediginizi de anliyorum. Ama Islami kesim bilincleniyor kismindan pek emin degilim. Bana sanki Musluman kesim bilinclenmekten ziyade lackalasiyor gibi geliyor Allahu a’lem. Feminist sozler ve eylemler Islami kesim arasinda gittikce normallesiyor gibi. Ozellikle benim kendi neslim ve yeni gelen kesim icerisinde. Sevki Yilmaz ve onun kusagindaki belli bir cizgisi olan kisiler belki bu dalgalanmadan etkilenmiyor fakat gidisat pek hayra alamet degil gibi. Azinlik cogunluga tesir ediyor. Kaldi ki ben olaylara genelde pembe tablolar cizerek yaklasmaya calisirim da benim dahi umidim bazen kiriliyor. Allah akibetimizi hayretsin.

          • nikap diyor ki:

            Feyza hanım kardeşim, dün akşam atv adlı kanalda nafaka erkeklerin sorunlarını haber yapmaya başladılar. inşallah gündeme otururda ses getirir diye ümit ediyorum. bu arada konuyla alakasız ama geçenlerde bir hayır işiniz olduğunu söylemiştiniz sanirim,acaba nasıl sonuçlandi.fatih bey yüzükleri takmış çok sevindim inşallah sizde takarsınız.

          • nikap diyor ki:

            Nafaka mağduru diyecektim.afedersiniz.

          • Feyza diyor ki:

            Nikap kardesim, insaallah dediginiz gibi olur. Kimsenin magdur olmasini istemeyiz, bir de nafaka ile ilgili bazi kurnaz kadinlarin izledikleri yontemleri okuyunca inanin ki midem bulaniyor. Eski kocasinin nafakasiyla dost hayati vs..
            Allahu Teala cumlemizi dogru yoldan ayirmasin.
            Benim durumumu sormussunuz, oncelikle guzel temenniniz icin tesekkur ederim. Benim islerim karisik. Turk dizilerini aratmiyor zaman zaman hayatim ama elh. Espri olsun diye soyledim sikayet icin degil :) Ozel mevzulara detayli girmek istemiyorum. Yalniz, bizim siralamamiz mecburiyetten normal bir gorucu usulune gore tersten gider. Benim genelde oyle olmak zorunda olur ve is ailenin tahkikat kismina gelince malesef tikaniyor, mesafeler herkesin mesguliyeti..bana sira gelmiyor :) Ben de herkesin isi gucu, colugu cocugu var diye israr etmeye cekiniyorum. Biraz da saglik problemlerim oldu, insaallah atlatinca onumu daha rahat gorecegim. Burada da zaten Allah izin verirse, zamani gelince kisaca bilgi veririm.
            Hayirli aksamlar.

  30. Aslan akbey diyor ki:

    Eeeeeeee ölsün erkeklerde kurtulsunlar bari

  31. Emre diyor ki:

    Allah Rağzı Olsun biz erkekleri savunur anlaşıldığı için değil…!Adil adaletli bir yaklaşımda bir davranış ve düşüncede oldugu için Allahtan korkanın hali bir başka kadın da olsa erkek de olsa müslüman olmak bu gerektirir bu vebal bunca Ah bunca mazlum un vebali Allah muhafaza öyle hamd olsun ya Allah gibi edebiyat yapmakla agızla söylemekle değil Böyle Adaletli bi şekilde yaklaşmakla olur o yüzden Allah gani gani rağzı olsun Allah böyle Adil Adaletli Allah korkusu olan mümin müminelerimizin sayısını arttırsın inşaAllah…

  32. Davut Yiğit diyor ki:

    Öncelikle böyle bir yazı yazdığı için Sema kardeşimi kutluyorum. Bir işi makul bir platformda tartışmayı beceremiyoruz. Memleketin her tarafı sapık erkeklerle kaplanmış refleksi gösteriyoruz. Sorunları abartıyoruz. Her gün çocuk tacizcileri haberleriyle yatıp kalkıyoruz. Bakanlarımız elbet tedbir almaya çalışyor. Kanun çıkartıyorlar.

    Oysa bu tür konuları ne kadar gürültülü çözersen pisliğı yaygınlığı o kadar artar. Şuyuğu vukuğundan beter denir. Böyle bir olay için en acımasız kanunları çıkarmak gerek. Fakat kadın diye neredeyse dokunanın yandığı bir atmosferin oluşumunun ne yazık ki asıl maksadı bu olmayan kesimlerce sağlanması insanı kahrediyor.

    Çocuğuna terlik atan anneyi gecenin yarısıda yıldız izlemeye giden karısına sen n’apıyosun diyen kocayı evinden kovan yasalar üretiyoruz. Kocan sana ters mi baktı bırak gel sığınma evimiz var. Dırdır çekme. Yemek barınma para her şey var. İşte öncelik pozitif ayrımcılık işte okulda yönetimde her yerde kadınların sayısı artıyor diye övünüyoruz.

    Erkekler işsiz çocuk bakıyor kadın çalışıyor. İşsiz bir erkek pimi çekilmiş bir bombadır oysa. Çalışan kadın yüceltiliyor. Yeter ki çalış. Çocuğuna ben bakarım. Kendi onca çocuğunu büyüten her gün kocasının çocuklarının yemeğini önlerine koyup okula işe gönderen ev kadınları aşağılanıyor. Devletten hiçbir destek yok. Kur’anda kadına miras payı olarak erkeğe nazaran daha az verilmesi erkeğe yüklenen sorumlulukların fazla oluşundandır. Modern hayat payı reddediyor ama tepesine binmeye geldi mi erkeği bir köleye çeviriyor.

    Bu çıkan kanunlar kadınların can ve namus güvenliğini sağlamıyor aksine insan neslinin genetiğini değiştiriyor. Zaten gdolu gıdalarla oynanan bedenlerimizin kimyası bir de muhafazakar demokrat ellerde bozuluyor. Evinden çocuğu ya da karısı nedeniyle uzaklaştırılan bir babanın psikolojisinin düzeldiğini akıllandığını hangi bilimsel veri ortaya koyabilir.

    Kendinin toplumdaki yaşadığı aşağılanmayı bir gören aklı başında biri yok mu. Bir bomba olarak eve dönen adam ne yapmaz. Yazıktır. Eğer iş ciddi bir fiziksel şiddete yada sapıklığa vardıysa ona tedbir elbette. Fakat okullarda iş yerlerinde devlet kademelerinde fetöcüler gibi makam almak zevkine insanlara acı yaşatmak amaçlı kadınların yapacağı bir iftira adamın hayatına mal olacak.

    Kadınlarımız baş tacıdır ama onurlu vakur milyonlarcasından asla böyle bir tavır beklemem. Ama erkeğin ahlaksızı gibi kadınların da ne edepsizleri şirretleri işi gücü oyun oynaş olan niceleri her ortamda bulunabiliyor. Böyle biri varsa yandı oradaki erkekler.

    Bir çocuğa taciz tecavüz eden adamın bana göre hadmı değil penisi kökten kesilip bonuna asılarak tüm ülkede dolaştırılmalı ve daha sonra hapis mi idam mı ne gerekiyorsa yapılmalı. Fakat karı koca arasında veya iş ortamlarında ispata gerek duymadan tek taraflı kadının sözü esas alınarak erkek cezalandırılırsa hiç merak edilmesin kadın ölümleri on katına çıkar.

    Kaş yapalım derken göz çikarmayalım. Kadın kadın diyerek insanlığın sonunu getirmeyelim. Kadın da erkek de mukérrem varlıktır. Aileyi koruyacağız derken aileyi çocuk hakkı derken nesli huzur operasyonları yaparken bütün zenginleşmemize rağmen hiç ummadığımız toplumsal bir uçuruma sürüklenmeyelim.

    Yapacaksanız 46. kez hırsızlıktan kaydı yapıldıktan sonra salıverilen ve kameralara pişmış kelle gibi sırıtarak poz veren hırsızlara gerekli kanunlar yapın. Tüm kanallarda binlerce sahte malı milyonlara kakalayan sahtekarlara, telefon yerine salatalık gönderen int. Sitelerine ayar verin. Ben savcıyım fetö kaydınız var deyip para aşıranların canına okuyun. Polise telefonu veriyorum. Bu telden böyle sahtekarlar aradı diyorum. Soruyor Paran gitti mi. Yok . O zaman bizim yapacağımız bir şe yok. Ne garip. O adam işine devam ediyor. Polis napsın 46 kez yakalar da hakim salarsa …

    Allah akıl fikir versin . Batı toplumu gibi çocukların % de bilmem kaçı babasını bilmez aile ve mahremiyeti alay konusu olduğü bir kültürü reddediyorum. Çareleri hakkaniyetli biçimde bulmalıyız.

  33. mmrkhr diyor ki:

    öncelikle bir bayanın bunları yazması beni çokmutlu etti sağol bacım allah senden razı olsun sonuna kadar destek çıkıyorum haklısın evdeki eşimize söz geçiremez hale getirdi kanunlar bizi genel itibari ile düşünülürse bü ülkede islamı bitiriyorlar bunun birinci yoluda aile zaten avrupanın yıllardır uğraşıp başaramadığı aile düzenimizi kendi kanunlarımızla bozdular bundan sonrasıda allah kerim rabbim hayırlısını versin

  34. Selim.S diyor ki:

    ”bizim meclisteki vekillerimiz acaba onlar sadece kadınların vekilleri mi zannediyorlar kendilerini, bilmiyorum. Bu haksız durumları düzeltmek için hiçbir şey yapmıyorlar.” kısmında sözü edilen vekillerin, sadece iktidar grubunun sunduğu kanun tekliflerini kabul etmek ve muhalefetin sunduğu (konu ne olursa olsun) kanun teklifi ya da önergeleri reddetmek için indirip kaldırdıkları elleri var.İradeler tutsak! Mecliste hal böyleyken, yani ” haklı talepleri dahi sırf muhalefetten geldi diye reddetme adaletsizliği” varken, kanun yapıcı iktidar grubu vekillerinden halen daha bir icraat mı bekliyorsunuz? Hem de adalet adına… Bir daha düşünmelisiniz.

  35. Zeynep A diyor ki:

    Yazınızı çok üzüntüyle okudum. Kadın toplumumuzda çok ezilen, insanlığı hiçe sayılan bir varlık. Size kısa bir örnek ile açıklamak isterim:
    Gece vakti, bir kadın olarak dışarı çıktınız (yıldızlara bakmak, hava almak, gezmek, dolaşmak vs için) ve başınıza bir olay geldi, tecavüze uğradınız. Burada kim suçlu? Siz suçlusunuz, çünkü gece vakti dışarıda yalnız başınıza ne işiniz vardı?
    Hava çok sıcak. Mevsimine uygun, açık kıyafetler giydiniz. Tacize uğradınız. Burada kim suçlu? Siz suçlusunuz, çünkü açık kıyafetler giyip tahrik etmemelisiniz.
    Sevgili Sema Maraşlı,
    Kadınlar da insan ve onlar ana, saygı duyulası varlıklar. Bir kadın özgürce gece yalnız başına dolaşabilmeli, istediğini giyebilmeli ve kötülerle karşılaşırsa kötülere bu yaptıkları karşısında yaptırım uygulanmalı. Toplumumuzda korkunç bir kadın düşmanlığı, kadın korkusu var. Lütfen bunu desteklemeyin.

    • Sadece Fatih diyor ki:

      Zeynep Hanım.

      Siz nerede yaşıyorsunuz?

      Gece vakti çıkıp tecavüze uğramaktan bahsetmişsiniz. Biz erkekler zaten örgütlendik ve amacımız gece dışarı çıkan kadınlara tecavüz etmek. Tek yaşama gayemiz bu. Bıyıklarımızı burkarak sizleri bekliyoruz. Öyle saçma şey olur mu? Hukuktan anlamam da masumiyet karinesi diye bir şey vardı. Suçu ispatlanana kadar herkes masumdu hani. Yahu burada ortada suç yok! Olmayan şeyi ortaya atıp birilerini suçlamak-sırf cinsiyeti sebebiyle-ne kadar hakkaniyetli. O halde trafiğe de çıkmayın ortada kaza riski var. Gelir sarhoşun biri size çarpar mesela…

      Tahrik mevzusunun dini boyutuna girmek istemiyorum, herkes neyin ne olduğunu benden daha iyi biliyor. Ancak derseniz ki erkekler açık kadın görünce tahrik olmasın öyle bir dünya yok. Fıtrat böyle. Açıkçası bu durumdan, kadınların cinselliği kullanarak biz erkekleri sıkıştırmasından ben de rahatsız oluyorum bazen ama imtihan dünyası. Diyorsanız ki erkekler etkilenmesin bu işin sonu erkekler hadım edilsine kadar gider.
      Ayrıca madem erkekler bakmasın diyorsunuz kadınlar da göstermesin o halde. İlgi odağı olmak için tüm gözler üzerlerinde olsun diye envai çeşit kıyafet ve makyaj malzemesi erkekler için mi üretiliyor. Erkeklerin dikkatini çekmek için her türlü iş yapılacak ama sonra bakmasınlar öyle mi? Emin olun bakmayınca da mutsuz oluyorsunuz. Hoşlandığınız bir erkek yüz vermeyince o kadar süslendim ona yüzüme bile bakmadı demiyor musunuz?

      Aslında yazmak istediğim şeyin özeti şu. Hiç kimsenin herhangi bir kimseyi yaratılışı sebebiyle suçlu ilan etmeye hakkı yoktur. Nasıl ki beyaz zenci diye ırkçılık yapanlar varsa cinsiyet faşizmi yapanlar vardır. Nasıl ki bir insan siyah ırktan doğdu diye pis ilan edilemezse bir erkek de açık kadınlardan tahrik oluyor diye yargılanamaz. Şu var. Eğer ortada bir suç varsa bu da o insanın cinsiyeti sebebiyle değil tercihleri sebebiyledir. Tecavüz suçtur evet peki ya bir kadının bedenini satması. O niye suç değil?

    • Sadece Fatih diyor ki:

      Bir kadının bedenini para karşılığı satması yani karşısındaki insanın zaafından faydalanıp parasını alması hırsızlık değil de nedir?

      • Nur diyor ki:

        Selamin aleykim Fatih bey olaya sizin bakis acinizla bakacak olursak gida urunlerini satmak da mi suc? Oyle ya insanlarin zaafindan faydalanip para kazanmak suc . Hem olaya iktisat bilimi acisindan yaklaşacak olursak bir ürünün, hizmetin ,malın sürekli arz edilebilmesi icin talep ediliyor olması gerekir. Bilmem anlatabildim mi ? Ahlaksizligi savunmuyorum fakat veren gunahkar oldugu kadar satın alan da gunahkar. Allaha emanet olun Insallah.

        • Sadece Fatih diyor ki:

          Aleyküm selam Nur Hanım.

          Gıda satmak elbette suç değildir. Ancak kadınların gıda yani malmış gibi kendilerini satması meta haline getirilmesi suçtur. Kadın eştir anadır. Kapitalizmin ya da başka bir ideolojinin kadınlarımızı elimizden almasına onları kandırmasına izin veremeyiz. Kadınlarımızaı sömürmeye çalışıp bunu onların haklarını savunacakları yalanlarını söyleyerek örtmeye çalışsalar bile…

    • Abdullah Bir diyor ki:

      ZEYNEP

      “Bir kadın özgürce GECE YALNIZ BAŞINA dolaşabilmeli, İSTEDİĞİNİ GİYEBİLMELİ…Gece vakti, bir kadın olarak dışarı çıktınız…açık kıyafetler giydiniz…Tacize, tecavüze uğradınız…Bu durumda kim suçlu? demiş

      Allah da Kuran da;

      “Evlerinizde oturun. Önceki cahiliye dönemi kadınlarının açılıp saçıldığı gibi siz de AÇILIP SAÇILMAYIN…Allah ve Resulüne İTAAT EDİN” (Ahzab-33)

      “Mümin kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar ve iffetlerini korusunlar. Açıkta kalanlardan başka süslerini göstermesinler. Başörtülerini yakalarının üzerinden bağlasınlar.” (Nur-31)

      “Ey peygamber! Eşlerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına söyle, dış giysilerini üzerlerine bürünsünler. Bu, tanınıp RAHATSIZ EDİLMEMELERİ için en uygun olanıdır.” ( Ahzab-59)

      Ayetlerinde senin gibi düşünenlere mealen;

      “Gecenın bir yarısı yarı çıplak ne işin var sokakta, ben size, sizin için en hayırlı yer evlerinizdir, evlerinizde oturun, eğer MECBURİ BİR İŞ için (yıldızları seyretmek mecburi bir iş değildir) dısarı çıkmanız gerekirse de diğer kötü kadınlardan ayrılmanız için tesettüre uygun kıyafetler giyin ve bu sekilde dışarı çıkın diye emretmedim mi? Ne diye hala benim emirlerime karşı geliyor ve kafanıza göre yaşıyorsunuz. Siz bilmiyor musunuz ki burnunun dikine gidenin burnu PİSLİKten kurtulmaz” diyor.

      Ama siz “başınıza gelen KÖTÜ, ÇİRKİN SEYLER’in sizin diliniz ve elinizle yaptıklarınızın bedeli, karşılığı olduğunu” bir türlü anlamıyorsunuz.

      Ne diyelim, kendi düşen ağlamazmış…

      • Allahın bir kulu diyor ki:

        Çok doğru. Fakat önce insanların iman etmesi gerekli yahut neye kime iman ettiğinin şuurunda olmalı. Çünkü kişi iman etmeden fiiliyata dökemez Allah’ın kurallarını.

    • eleştirmen diyor ki:

      Bir kadın müslümansa ve huzurlu olmak istiyorsa dinine uygun yaşamalı. Dini bilmez tanımazsanız düşünceleriniz de dine aykırı olarak şekilleniyor ve hiçbir zaman gerçek anlamda huzurlu mutlu olamıyorsunuz. Dinden uzak bir çevrede yetişirseniz mesela yüce Allah kadınlara oturun oturduğunuz yerde derken siz alabildiğine özgürlükten bahsedersiniz. Kapanın buyururken kabak çiçeği gibi açılıp saçılmaktan dem vurursunuz. Sonra da utanmadan saygı beklersiniz. İnsana özellikle de kadına sınırsız bir özgürlük hiçbir dinde de hiçbir beşeri düzende de verilmemiştir. Kadınlar önce yaratılışlarına uygun hareket etsinler dininin emir ve yasaklarını yerine getirsinler ondan sonra kadın düşmanlığından bahsedelim.

    • elifkkk diyor ki:

      Zeynep Hanım
      Bir hemcinsiniz olarak şuna katılmıyorum.”Hava çok sıcak. Mevsimine uygun, açık kıyafetler giydiniz. Tacize uğradınız. ” dediniz. Açık kıyafet giymek taciz edilmeyi gerektirmez lakin taciz olayı varsa da bunda kadının da suçu var.Ben kadınların erkeklerin fıtratını anlayarak ona göre hareket etmeleri taraftarıyım. Bir erkeğin fıtratında kadına zaafiyet var. Bu apaçık ortada ve bunu bilmeyen kadın yok, varsa dünyalı değil :) Yani bir zahmet kadınlarda erkekleri düşünerek, hareket etsinler daha üstürüplu giyinsinler. Açık sacık giyinerek onlara eziyet etmek hangi ahlaka, hangi hukuka dayanıyor ? Bu dünya sadece kadınların değil. Bakılmasını istemeyen bir kadın hiç kusura bakmayın bacaklarını çıplak çıplak dışarı çıkarmaz.Kimisine söylüyorsun ”niye dışarda açık giyiniyorsun, neden aşırı süsleniyorsun ”. Cevap şu ”kendim için ” İnanın bu cevap kadar bana mantıksız gelen bir şey yoktur.Topuklu ayakkkabı ile yürümek eziyet, bir ton makyajla sıcakta yürümek eziyet, kış mevsimi görüntümüzden ödün vermemek için soğuk havaya rağmen ince giyinmek eziyet. Hal böyle iken bir kadın kendisi için nasıl eziyet çeker merak ediyorum. Bal gibi de hepimiz itiraf edelim neden süsleniyoruz, karşı cinse daha güzel görünmek için.Bu soruya farklı cevap veren kişi YALAN söylüyor. Oysa Müslüman kadın evinde eşi için süslenir, müstehap olan da budur.

    • Feyza diyor ki:

      Zeynep hnm, Turkiye’nin en muhafazakar illerinden birinde yasiyorum ve burada dahi kizlar, gece yarilarina kadar “kizli-erkekli” oldukca rahat geziyorlar. Hatta o kadar “rahatlar ki”, onlarin rahatligini gordukce ben kendim rahatsiz oluyorum. Sanki her sokaga cikan kadina tecavuz etmek icin pusuda bekleyen bir erkek var gibi yazmissiniz. Ya da her sort giyen kadina tecavuz ediliyor.. Bati illerine gidin gorun, kadinlar ne kadar serbest, butun vucutlarini teshir ediyor ve hic rahatsizlik hissetmiyorlar. Sahil kenarlarinda hayat geceyarisi baslar, yasayanlar bilir. Bu kadinlar bu kadar tehdit altindaysa nasil boyle rahat gezip tozabiliyorlar anlamiyorum ki? Gercekten tecavuze, tacize ugrayan insanlarin psikolojilerini inceleyin. Tedirgindirler, rahatsizdirlar, ani temaslarda irkilirler, gece derin uykuya dalamaz, ani irkilmelerle uyanirlar, icine kapanik ve huzursuzdurlar. Kendilerini guvende hissetmezler. Ulkemin kadinlari, kizlari oldukca guvende hissediyorlar ki bu denli rahatlar.
      Ona bakarsaniz kreslerde cocuklara zulmeden koca koca kadinlar kac kez cikiyor haberlere, bakici dehseti vs. Onlar da hep bayan. Psikopat insana Allahu Teala denk getirmesin, bunun cinsiyeti olmaz.
      Tesetturu farz kilan Rabbimiz bunu sadece kadinlarin korunmasi icin degil, toplumda sulh ve asayisin saglanmasi icin de emretmistir. Ac ya da oruclu bir insanin yaninda yemek yemeye haya edersiniz ornegin. Siz tesettursuz gezerek sizi taciz eden bir erkegi tahrik ederek, onu bu harama sevkederek, azmettirerek gunahina ortak olursunuz. Bu durum onu gunahsiz kilmaz, gunahinin bedelini odeyecektir fakat sizi de yuzde yuz masum ve magdur durumuna dusurmez.
      Diger yanda tesettursuzlugu, kendisini tahrik ettigi halde gozlerini korumaya calisan iffetli erkeklere ise zulumdur. Erkek imani ve akli geregi kendini muhafaza ediyorsa bu onun erdemidir ama kadin onu gunaha sevkettigi, izdirap verdigi icin o erkeklerin hukukuna tecavuz ediyor demektir. Bu cunku karni ac bir insanin onune bir tabak pirzolayi koyup yeme! demeye benzer. Yemez ama cani ceker. Canini cektiren de binbir emekle o yemegi onune koyu servis eden kisidir, yemeyenin sabri, pisirenin vebaline mukabildir.

    • Aadem diyor ki:

      ZEYNEPE
      He zaten tüm erkekler gece dışarı çıkıp açık giyinmiş kadın arıyor tecavüz etmek için.boyle bir sacma, akıldışı,art niyetli, belli bir amaçla yapılmış bir yorum kabul edilebilir mi.Turkiyede hiç yoksa tahminen 15milyon açık giyinen kadın var bir o kadarda açık kadınlardan daha cazibeli,dar pantolonlu, vücut hatlarını belli eden ful rimelli,takma kirpikli,dudaklari rujlu,boya kupune girmiş çıkmış gibi kendisine tesettürlü diyen başı örtülü kadın var.Sizin mantığımıza göre erkekler bunları öldürüyor.Yine senin hesabına Gore milyonlarca kadın giyim tarzından dolayı öldürülmeli.Bu nasıl bir düşünce.

      Basında gördüğüm kadarıyla öldürülen kadınların yüzde doksanı kocalarını aldattığı için öldürülüyor.Ha siz şunu da demek istiyorsanız bir şey demem.Kadin kocasını aldatsada önemli değil namussuzda olsa kadına birşey denmemeli.erkekte kabullensin durumu diyorsanız o başka.ama bunu açıkça söylemeniz gerekir.
      Hasta ruhlu bir erkeğin bir kadını öldürmesini örnek vererek tüm öldürülen kadınların masum olduğunu giyim tarzından dolayı öldürüldüğünü söyleyemezsin.Kaldiki o namuslu (!)kadınlar kocalarınıda sevgililerine öldürmektedir.ÇOCUKLARÍNI suda bogmakta, iple bogmakta, asansor boşluğuna atmakta,c op kocasına atmakta ve ÇOCUKLARİNİ sevgililerine dahi öldürmektedir.

      Ve hodri meydan kadına tecavüz eden erkekler idam edilsin.
      Ve yine hodri meydan kocasını aldatan kadınların bir göğüsü kesilsin.
      VARMİSİNİZ YOKMUSUNUZ.???

  36. orhan diyor ki:

    Egitim sisteminnde niye karma egitime devam ediliyor. Erkek fitrati ayri kizlarin fitrati ayri… Hormonlarin gelisim doneminde bir arada egitim verme elbette carpik iliskilere zemin oluyor. Bir de gunumuz teknolocisi carpik yanlis iliskiler agini tetikliyor. Kadin cezbeden erkek cezbolan. Hal boyle ise niye sadece erkek suclu ilan ediliyor. Karma egitime derhal son verilmeli. Egitimde emsal olacak ahlaki seceyeye dikkat edebilen hanim ve erkek muallimler vazife almali.. …

    • Derya diyor ki:

      Sen ozaman o okula egitilmeye öğrenmeye deilde cezbolunmaya gidiyorsun insanın fikri neyse zikrinde odur demekki öyle fikirlere sahipsinki bir bayanın var olmasinda bile şehvete düşüyorsun yazık sana

      • Feyza diyor ki:

        Derya hnm ne alakasi var, tedbir en guzel akildir. Karma egitimin zararlarini artik Avrupa ve Abd dahi pedogojik yanlis olarak tanimliyorlar.
        Sadece erkekler icin degil ustelik, kizlarin da dikkatini dagitan, basarisini dusuren bir uygulama karma egitim. Ustelik tam da ergenlik yillarinda, duygularin ve hormonlarin zirvede oldugu yillar. Olaya dini acidan yaklasmanizi beklemiyorum ancak sosyal gozlem de mi yapmiyorsunuz? Birarada okuyan cocuklar haliyle birbirlerinden etkilenirler, iki kere iki bes etmez. Cezbolunmamasi icin bir insanin, tahrik eden bir unsurun da olmamasi gerekir. Okullar podyum gibi. Siz her turlu onlemi alin da hala bu adamlarin aklina sehvetten ote birsey gelmiyorsa o zaman zavalli ilan edebilirsiniz.

      • Aadem diyor ki:

        Sana yazık ki arkadaşı itham ediyorsun.ama sende haklisin.herkesin kapasitesi farklı

    • Derya diyor ki:

      Size asla katilmiyorum nasıl böyle düşünüp yazabilirsiniz tek suçlu kadınlar mı yani toplumumuzda erkeğin köle olduğuna asla inanmıyorum öyle kadinlar varki sadece bi amaç bi araç için kullanılan çocuk doğursun çamaşır bulaşık sokağa bile çıkması yasak söz hakkı yok çok kötü muamelelere maruz bırakılıyorlar dayak işkence eziyet hor görülme gidecek yeri olmadığı için bu muamelelere sesini çıkaramayan bu eziyetleri çeken bayanlar ve kendisine muhtaç olduğunu bilen bu yüzdende cik daha fazlasını yapan vicdansiZ erkekler peki ya güzel bi koku sürdü diye hemen etkilenen erkekler yada biraz açık giyindi diye ağzı suçlananlar veya Yüzüne masumca güldü diye bana kuyruk salladı diyen erkekler bi kokudan bi gülümsemeden hemen şehvet e düşecek kadar basit insanlarmisiniz.

      tabiki herkesi bir tutamayız ama maalesef ki öyle iradesiz erkekler var peki ya çocuk istismarcilari 3 yaşındaki bir kız çocuğunun neyinden etkileniyorsunuz taciz tecavüz istismar asla ama asla bir bahanesi gerekçesi olamaz ayrıcaca tecavuzcusuyle evlenirse tecavüzcüye ceza yok olan bu ülkede etkenlerin mağdur edildiginden nasıl bahsedersiniz erkek kadını aldatsın ama o erkektir ona yakışır kadın yaparsa aynı şeyi o namus cinayeti olur onurun grurun yerle bir olur oylemi sen eşini aldattın bu kadının hiç onuru gruru yokmu peki medenice ayrılmak varken öldürmek neden ya sen mi verdin canını ya benimsin ya topragin gibi çok asagalik bi zihniyete sahip erkekler var boşanıyorsun yine kurtulamıyosun erkek başkasıyla evleniyo kadın evlenemez neden ?

      Üstelik birde dul kadın olarak dislaniliyo en yakın arkadaşı bile eşinden kıskanır hale gelip aralarına mesafe koyuyor anlamıyorum bunun evlilikle veya dul olmakla alakası yokki yapacak her şekilde yapar boşanırken kadının yüzüne kezzap atiyo bi hemşire arkadaşımdan biliyorum çalıştığı kliniğe çok kez böyle vakalar geliyormuş boşanınca kimse karısının yüzüne bakmasın nasıl bi igrencliktir

      neden sen hayatına güle oynaya devam ediyosunda bu kadın senin kahrını çekmeye devam ediyor yazdığınız yazıdaki bayanlar çok az bizim toplumumuzda maalesef hepimizin ailesinde ezilen hor görülen fiziksel şiddete psikoloji baskıya hatta işkenceye maruz kalan ve maddi imkanları destekçileri olmadığı için bu zulme maruz kalan sen bayansın yuvanı sen topla aman ses etme herşeyi gorme duyma çocuğun var vs vs

      ekonomik gücü olduğu halde bile eşinin eziyetine toplumsal baskı yüzünden goz yuman mutlu bir yuva kurma hayalini canıyla ödeyen kadinlarimiz kadın deilmi insan deilmi nasıl yok sayarsiniz onları bu hale getirip ortada erkeğim namusumu temizledim tahrik etti yok sarhoştum vs vs gibi bahanelerle dolaşan erkeklere mi hukuki hak istiyosunuz sen herşeyi yap hakim karşısına takım elbiseyle cik pismanim tahrik etti vs vs ıyi hâl indirimi al ( ki asla pişman deilsiniz) alın size hukiki hak ayrıca bosanmalarda hakim iki tarafida tarafsızca deliler şahitler gore yargılayıp karar veriyo
      çocuk hangi taraf için daha uygun daha sağlıklı daha iyi yetişecekse o kişiye veriliyor eğer kişi hakimin belirlediği sürede çocuğu göstermez kaçırırsa hapis cezası var çalışan bayana nafaka verilmiyor zaten e kusura bakma çocuğuna bakmak zorundasın bi zahmet oda ayda 300 500 gibi komik bi rakam erkek haklıysa erkeğinde bayandan tazminat hakkı var hiç bir annemin çocuğunu babası dan kaciracagina inanmıyorum çoğumuz çocuklar için katlanıyorken neden kaciralim
      sen kendine bi sor ne yaptın da kaçırıyor bayan olsun erkek olsun herkesi asla bir.tutamayiz yasalarda kanunlarda kurunun yanında yaşında yanığına inanmıyorum kadın yada erkek önce kendinize bakin genelleme yapmayın uygulanan cezalar çıkacak olan ceza kanunları hepsi suça yönelik suçluya yönelik vicdanın rahatsa alllahinda adaletinde terazisi şaşmaz korkma

      • Sadece Fatih diyor ki:

        “bi kokudan bi gülümsemeden hemen şehvet e düşecek kadar basit insanlarmisiniz.”

        Şikayetinizi yaratıcıya iletin olur mu? Erkekleri niye böyle yarattınız diye O’ndan hesap sorun. Biz yaratılmışlardan değil. Evet erkekler basit ancak erkeklerin bu zaaflarını kullanan kadınlar da en az erkekler kadar basit. Bir erkek hoşlanmadığı bir kadınla birlikte olamaz ama bir kadın ki duygusallıktan dem vururlar, pekala parası için bir adamla evlenebilir. Dahası bu pahalı takılar pırlantalar. Pardon ya hepsi erkekler içindi. Pahalı kişisel bakım ürünleri süslü kıyafetler. Hepsini erkekler kullanıyor…

      • Abdullah Bir diyor ki:

        DERYA DEMİŞ Kİ…

        “bi kokudan bi gülümsemeden hemen şehvete düşecek kadar basit insanlarmisiniz.”

        Bu sorunuzun iki cevabı var.

        Evet…

        HAYIR…

        Çünkü;

        Tüm canlıların erkekleri yaratılışları (fıtratları, programları) gereği dişilerin çiftleşmeye uygun olduklarını gösteren doğal veya sunni/yapma vücut kokularına, salgılarına ilgi duyarlar ve dişilerin cinsel birliktelik cağrısımı, daveti yapan tavır ve davranışlarına itibar ederler, karşılık veririler.

        Buna İnsan ırkının erkekleri de dahil.

        Tüm canlıların erkeklerinin Allah/Yaratıcı tarafından “neslin devamı için” kendilerine yüklenmiş bu programı, işletim sistemini reddetme şansı ve imkanı yoktur. (Doğuştan, yaratılıştan “özürlü” olan erkek ve dişiler kapsam ve konumuzun dışındadır)

        Bu senin ve senin gibi düşünenlerin çarpıttığı gibi erkekler için bir tür SAPIKLIK DEĞİLDİR. Allah’ın nesillerin devamı için yarattığı varlıklara yüklediği bir programın gereğidir.

        Ancak her iki cins ( dişi ve erkek) içinde bu isteklerin tatminini “yasak, haram, zina, taciz ve tecavüz” ile tatmin etmek GÜNAH, AYIP, SEREFSİZLİKTİR ve SAPIKLIKTIR

        İnsan cinsinin erkekleri de ilk etap da “görerek”, akabinde “koklama” ve en son aşamada ise “tensel temas” ( dokunma, okşama) ya aracı olan göz, burun ve el vb duyularının/organlarının beyne yolladığı elektrik sinyalleri ile ile tahrik olurlar ve bu sekilde ciftleşmeye/cinsel birlikteliğe/sexse hazır hale gelirler.

        Bunu bilen dişiler de en iyi erkek ile iletişim/yakınlık/cinsel birliktelik/aile kurmak ve o erkeğin spermleri ile hamile kalarak doğurmak istedikleri, doğuracakları sağlıklı, güçlü ve güzel bebeğin/yavrunun annesi olmak için buna uygun şekilde davranırlar. Bunu yaparken de erekleri kendilerine çekmek, bağlamak, onları cezbetmek için varsa doğal, yoksa sunni kokular, makyaj malzemeleri, yüz ve vucut öz(güz)elliklerini ortaya ve ön plana çıkartarak beğendikleri erkekler tarafından tercih edilen SEÇİLEN OLMAK için çaba gösterirler.

        Diğer taraftan türlerin dişilerinin ( insanın dişisi kadın da dahil) belli bir olgunluğa erişince çiftleşmeye/erkeğe/evlenmeye hazır olduğunu karşı cinse (erkeklere) ifade etmek, göstermek, anlatmak Allah’ın onlara verdiği cinsel cazibeleri, çekiciliği ( yüz ve vücut güzelliği, letafet, nezaket, sexsilik vb) kullanarak kendilerini hemcinsleri olan diğer tercihler, rakipler arasında öne çıkartarak, karşı cinsin (erkeklerin) en güçlüsü, en yakışıklısı, genetik kodları en iyi olan(lar)ı tarafından cinsel partner/eş/karı olarak seçilmek için kullanmaları yaratılışa uygun doğal ve normal bir davranıştır.

        Mesela sen hiç “Çirkin, kötü kokan veya şişman” bir kadın karşısında (senın tabirinle) ağzının suyu akan, onu arzulayan, onunla yatmak ve evlenmek isteyen, o kadın için deliren bir erkek gördün mü? ( Nefes alsın yeter diyen erkekler müstesnadır ve konumuz değildır)

        Veya;

        “Dişleri sararmış, 7 numara gözlüğü olan, 1.50 boyunda, kel göbekli, işsiz ve parasız bir erkek” ile çiftleşmek/evlenmek ve ondan çocuk sahibi olmak için kendisini ona beğendirmek isteyen, çıldıran normal ve güzel bir kadın gördün mü? ( erkeğin çok zengin olduğu durumlar müstesna ve konumuz dışındadır)

        Ancak;

        İster dişi ister ise erkek olsun Müslüman ve onurlu bir insan kendisine yüklenen programın bu özelliklerini programın sahibi Allah’ın koyduğu kurallar, çizdiği sınırlar çercevesin de ( meşru, normal ve helal daire içerisinde) kullanır.

        Müslüman erkek mümkün olduğu kadar, hatta hiçbir zaman harama/zinaya yaklaşmaz ve bulaşmaz. Cinsel ve coğalma ihtiyaclarını helal yoldan (nikah ile) tatmin eder.

        Müslüman kadın ise her anlamda ( maddi ve manevi manada güçlü, güven veren, yakışıklı, sağlıklı vb) iyi bir erkek tarafından beğenilmek için yine Allah’ın kadınlara izin verdiği ölçüde kendisini erkeğin beğenisine sunabilir, talep eden erkeklere pazarlayabilir (bu ifadeler kötü amaçlı olarak kullanılmamıştır)

        Müslüman Kadın veya Erkek den her hangi birisi HELAL ve MEŞRU sınırların dışına çıkar, karşı cins ile HARAM ve ADİ bir “tensel ve cinsel birliktelik” kurar ise her ikisi de NAMUSSUZDUR, her ikisi de FAHİŞEDİR.

        Açıklama Notu:Taraflardan birisinin zorlaması veya tehdidi ile zor kullanılarak kurulan cinsel ilişkiler ( tecavüzler) de sadece zorlayan taraf aşağılık bir eylem de bulunmuştur SUÇLUDUR ve CEZALANDIRILMASI GEREKİR. Tüm gücü ile bu eyleme karşı koymaya çalıştığı halde engel olamayan diğer taraf (kadın erkek fark etmez) masumdur.

        Çünkü;

        Bir erkek nasıl ki evlenmek istediği dişinin/kızın/kadının “EL DEĞMEMİŞ, SAF, TEMİZ ve BAKİRE olmasını arzular ve böyle bir dişi ile yuva kurmak istemek hakkı ise, aynı şekilde temiz bir kızın da harama bulaşmamış (zina etmemiş) TEMİZ BİR ERKEK ile evlenmek en doğal hakkıdır.

        Diğer taraftan;

        3-5-7-9-11-13 vb küçük yaşlarda, sabi-sübyan hükmünde ve cinsellikten bir haber ( cinsel olgunluğa ulaşmamış) olan cocuklara karşı nefsi uyanan, o yavrulara taciz ve tecavüze yeltenen, yapan her cins ( kadın ve erkek fark etmez) SEREFSİZDİR, SAPIKTIR, HAYANDAN DA AŞAĞI MERTEBEDEDİR ve İSLAMIN ÖNGÖRDÜĞÜ EN AĞIR ŞEKİLDE CEZALANDIRILMALARI GEREKİR.

        Aklı başında ve Müslüman hiç kimsenin de her ne sebeple olursa olsun bu tür aşağılık varlıkları “savunmak ve korumak” gibi bir düşüncesi söz konusu olamaz.

        Bütün bu objektif, fıtri ve bilimsel açıklamalardan sonra sen kalkıp da hala “erkeklerin coğu bir kokudan, dekolteden tahrik olacak kadar iradesiz, ırz düşmanı, sapık” dersen bende sana “sen ve senin gibilerin niyeti, amacı bilmediğini öğrenmek değil, sen ve senin gibiler Allah’ın size ve erkeklere verdiği özellikleri görmeyen, anlamayan hatta bunları reddederek aslını inkar eden kötü niyetli dişilersiniz, ama bu inkarınız gerçekleri değiştirmez” derim.

        Son olarak;

        Boşandığı karısına zulmeden, öldüren erkeklerin bu davranışlarının kaynağı da sebebi de ailesinde ki bir başka kadındır. Ya annesi, ya ablasıdır.

        Bu tür erkeklerinde boşandıkları kadınlara yaptıklarını (kezzab atmak, yaralamak, öldürmek vb ) İslami ve İnsani bir davranış değildir. Tasvip edilemez.

        Ancak;

        Boşanma sürecinde ki kadınların ortak cocuklar ve erkeğin hassasiyetleri (namusu, psikolojısi, parası, malı vb) üzerinden erkeklere uyguladığı her türlü “KADINSI ŞİDDETİ” de yaşanan olumsuz olayları “sebep-süreç-sonuç” anlamında analiz ederken yok saymamak, göz ardı etmemek lazım.

        Hatalı ve Yanlış ifadeleriniz:

        1- “eğer kişi hakimin belirlediği sürede çocuğu göstermez kaçırırsa HAPİS CEZASI VAR”

        Kesinlikle yanlış bilgi. Kocasına cocugunu göstermediği için hapse giren kadın yok.

        2-“çalışan bayana NAFAKA VERİLMİYOR ”

        Bu bilgide KESİNLİKLE YANLIŞ veya ÇARPITMA. “Süresi Nafaka” bağlanmasında Kadının çalışması veya çalışmaması KRİTER DEĞİL. Sahip olduğunuz hatalı ve yanlış bilgilerle bilerek veya bilmeden İNSANLARI ALDATMAYIN

        3-“hiç bir annemin çocuğunu babası dan kaciracagina inanmıyorum”

        Siz ya kadın değilsiniz, ya dünyadan haberiniz yok yada BİLE BİLE YALAN SÖYLÜYORSUNUZ. Çünkü şu anda öz babası olduğu evladını mahkemelerin tayin ettiği zamanlarda görmek için her defasında icra dairesine 300-350 tl yatırmak zorunda kalan YÜZBİNLERCE BABA var.

        • Feyza diyor ki:

          Abdullah abi, harika bir anlatim olmus, kadin ve erkek fitratindaki karsi konulmasi zor cekim gucunun kaynagini mukemmel anliz etmissiniz. Bizim gibi avam takim da pirzola ile biftek ile tasvir edebiliyor ancak 😀 Helal olsun abime. Hayirli aksamlar

          • Abdullah Bir diyor ki:

            Feyza Hanım Kardeşim’e..

            Sizler gibi doğru ilmin kıymetini bilen “Tahkiki İman” sahibi kardeşlerimiz olmasa bize nasip edilen ilmin de hiç bir kıymeti olmazdı.

            Sizlerin varlığı, Şeytanın dünya üzerinde ki cocuklarına karşı verdiğimiz mücadelede ve bilmeyenlere doğruları öğretme işinde bizim şevkimizi ve gücümüzü artırıyor.

            Allah sizlerden razı olsun. İyi ki varsınız.

            Ayrıca, Pirzola ve bifteği küçümseme. Çünkü, hepimizin ruhlarımızı doyurmak için “doğru ilim”e, midelerimizi doyurmak için de pirzola ve bifteğe ihtiyacımız var kardeşim. :-)

          • Yahya diyor ki:

            Feyza Hanım,

            bana sorduğunuz soruya cevaben,
            hiç öyle olur mu? ben sizlerden haya ederim.

            Benim eski eşimde böyleydi, ……..hiç bir şey yapmaya zorunluluğum yok, çocuğumu bile emzirme zorunluluğum yok derdi. Anlattıklarımın büyük bir kısmı ise doğru, eş dost çevreden gördüğüm duyduklarım. Sadece ülkeler/görevler uydurmadır.

            Selam ve dua ile…

          • Feyza diyor ki:

            Yahya bey
            Cevabiniz icin tesekkur ederim. Gunumuzde hayatin akisina ve yaratilistan gelen sezgilere kulak tikayarak her konuya bir delil arama ve her ortamda bir hak mucadelesine girismenin tasasina dusmusuz. Biraz kendimizi hayatin akisina birakip birseyin de ucunu hak ve hukuka ilistirmeyip icimizden geldigi gibi yasamayi deneyebilsek, fitratimizin sesine kulak verip benligimizi beslemek yerine benligimizden hayat arkadasimiza ikram etmeyi deneyebilsek.
            Bisey diyemiyorum..demek ki modern dunyanin imtihani da bu, Lat, Menat’a degil de nefsimizin putlarina meydan okumamiz bizim imtihanimiz.
            Evlilik, “hurmet-i mutekabil” der buyuklerimiz ama vakia hic oyle degil. Hepimiz kendi haklarimizi savunalim, sakin karsi tarafa hakkimiz gecmesin, ne de olsa olumsuzuz ya da olunce toprak olacagiz hakkimizi bu dunyada almaz da yedirirsek sonra ne yapariz..
            Ama biz elh.Muslumaniz, arada unutuyorum sevinirim hatirlatirsaniz.
            Sizde burada okudugum kadariyla bir fedakarlik potansiyeli gordugum icin bu soruyu sormustum. Beni yaniltmadiniz. Yazdiklarimin eski esinizle ilgisi yok, oyle bir saygisizlik etmem. Sadece ornekten yola ciktim, genel manzaraya bakarak hepimiz icin soyluyorum, dileyen uzerine alinsin, bedeni buyuk gelenler hic dokunmasin.
            Selam ve dua ile.

          • Yahya diyor ki:

            Feyza hanım,

            Ben de cevabınız için teşekkür ederim.
            Rabbim size de arzu ettiğiniz ve daha fazlası bir yuva kurmayı nasip etsin.

            “Yapmak zorunda değilim ne demek?”
            Benim mantığım kafam almıyor! Ben ve eşim dışında bu dünyada kim var.
            Zamanı geldi mi büyükler gidiyor, çocuklar uçuyor… peki kim kalıyor geriye… Ben eşime en iyisini almaktan, en iyisini yedirmekten, en iyisinde oturtmaktan, en iyisi peşinde koşmaktan gocunmuyorsam; eşimin “ben yapmak zorunda değilim”, “yapıyorsam nafile ibadet vs.” v.b. sözlerini duymak ne kadar üzücü ve acıtıcı.
            Hiç mi sevgin yok, hiç mi muhabbetin yok.

            Sakın bunu pişmanlık olarak algılamayın!!!

            Bu arada, daha önceki sorunuza istinaden; evet benimle beraberler :)

          • Sadece Fatih diyor ki:

            Yahya Bey.

            Çok güzel yazmışsınız. “Hiç mi sevgin yok, hiç mi muhabbetin yok.”
            Yani baktığınızda kadınlar duygusal merhametli sevgi dolu denir değil mi? Artık hadi oradan diyorum. Ekserisi maddiyat avcısı…
            Sonra biz erkekler kalpsiz duygusuz öküzler oluyoruz. Halbuki gerçek kalpsizler kendilerini parası için erkeğe teslim eden kadınlardır. Böyle bir evlilik yasal bile olsa benim gözümde evlilik değildir cw o kadının yaptığının dışarıda para karşılığı erkeklerle beraber olan kadınlardan farkları yoktur.

            Mesela eve eşya alınacak. Adam alamam durumum yok diyor. Kadının da ne hikmetse başına ağrı giriyor eşini yatakta reddediyor. Hadi bakalım teknik olarak dışarıda yaşanan durumdan ne farkı var. Nerede sevgi nerede muhabbet! Sonra biz erkekler duygusuzuz öyle mi. Eşlerimize psikolojik şiddet uyguluyoruz öyle mi? Şunu yazıp bırakayım. Bir arkadaş anlattı. Türk kızlarının iç yüzünü çok güzel çözmüş. Japonya’dan Endonezya’dan Malezya’dan evleneceksin dedi. Kadınlar kocalarına kul köle. İzzet ikram. Aradığımı bulmak nasip olmasa inanın ben bile gider girişimde bulunurdum. Abdullah abinin dediği gibi dünya artık küçük ve koca bir köy. Çevresi olan arkadaşlar varsa bu dediğime kulak versin ve girişimde bulunsun. Bizim feminist kızlar da gitsin o çok özendikleri batı kültürüyle yetişmiş er-keklerle evlensinler…

          • Feyza diyor ki:

            Yahya bey anladim ve cok sevindim. Allahu Teala ayirmasin, bu konu hakkinda fazla konusmayayim, sizin acinizdan tehlike arzetmesin ama gercekten cok sevindim. Hepimizin hakkinda hayirlisi..

        • Yahya diyor ki:

          Abdullah abi,

          Yerli yerinde çok güzel izahatlerde bulunmuşsunuz.
          Hatta kısa bile yazmışsınız ancak okumazlar, okusalar anlamazlar!

          Allah sizden razı olsun!

          Selam ve dua ile…

          • Abdullah Bir diyor ki:

            Yahya Bey Kardeşime…

            Varlığınız ve desteğiniz mücadele gücümüzü ve azmimizi artırıyor kardeşim. İyi ki varsınız, iyi ki yalnız değiliz.

            Allah sizden de razı olsun.

          • Abdullah Bir diyor ki:

            Yahya Bey Kardeşime…

            Bizler senin ve aynı safta mücadele ettiğimiz kardeşlerimizin de yakından bildiği gibi Şeyan ve çocukalrıyla yaptığımız bu şavaşta ZAFER den değil SEFER den ve SAFIMIZI BELLİ ETMEK ten sorumluyuz kardeşim. gerisi Allah’ın taktiri.

            Sefer bizden Zafer Allah’tan…

  37. elifkkk diyor ki:

    Biraz adaletli olan ve Allah korkusu olan hanım /kız/kadınlar adaletli olur ve olaya tek ve dar pencereden bakmaz. Cinsel istismar haberleri ile tüm erkeklere, tüm erkekliğe, ailenin reisine ve temel taşına saldırdıkları doğrudur. Görüyorum hatta her gün görüyorum. Bizim ofiste çalışan 22 yaşında genç bir erkek arkadaş var. Kışın malum mont, şişme mont giyildiği için koltuğa oturunca ister istemez kol teması oluyor. Yanında oturan bey kalkıp inince bir bayan otuyor çocuğun yanına ve 5 dakika sonra kadın çığlık atıyor. ”Vay edepsiz kolun diye durmuyor ” diye. Halbuki çocuğun bir suçu yok. Oturan kadın, değen de kadın. Buna şahit oldum. Çok çirkef kadınlar var yok değil. Nasıl ki biz kadınlar bazı hemcinslerimizin yaptığı hatalar yüzünden erkeklerin bize düşman kesilmesine karşıysak aynı durum onlar için de geçerli olmalı.
    Yani sırf kendini bilmez, sapık zihniyetli 3-5 kişi için koskoca gemi batırılır mı ?Koskoca Rabbimin yarattığı erkek kullarının hepsini aynı kefeye koymak hangi vicdana sığar, hangi kitap ta yazar, hangi Müslüman insan bunu sineye çeker ? Çekmemeli, gerek şiddet gerek istismar ,bu tarz şeylerde iftira boyutu değerlendirmeli, şahitler tutulmalı, elde sağlam kanıtlar olmalı. Sadece kadınların beyanına dayalı işleyen hukuk sistemi adalet getirmez. Vesselam.

  38. Abdussamed diyor ki:

    ” Kadına cinsel bir obje olarak bak (a) mayan bir erkek var mi günümüzde? ” diyerek siz erkekleri duygusuz HAYVAN kategorisine sokmuyor musunuz? Bu işin kadın ve erkek olgusu üzerinden genellemek ne Kur’an a nede Sünnete yakışır bir durum. Günümüzde hayvanlaşmış, şeytanlaşmış Kadında var Erkekte. ” İman insanı insan eder belki insanı sultan eder” diye bir düstür var. Bediüzzaman’ın ” Beşerin âsâr ve kanunları, beşer gibi ihtiyar oluyor, değişiyor, tebdil ediliyor. Fakat Kur’anın hükümleri ve kanunları, o kadar sabit ve râsihtir ki, asırlar geçtikçe daha ziyade kuvvetini gösteriyor. Evet, en ziyade kendine güvenen ve Kur’anın sözlerine karşı kulağını kapayan şu asr-ı hazır ve şu asrın ehl-i kitab insanları Kur’anın
    ﻳَٓﺎ ﺍَﻫْﻞَ ﺍﻟْﻜِﺘَﺎﺏِ ﻳَٓﺎ ﺍَﻫْﻞَ ﺍﻟْﻜِﺘَﺎﺏِ

    hitab-ı mürşidanesine o kadar muhtaçtır ki, güya o hitab doğrudan doğruya şu asra müteveccihtir ve ﻳَٓﺎ ﺍَﻫْﻞَ ﺍﻟْﻜِﺘَﺎﺏِlafzı ﻳَٓﺎ ﺍَﻫْﻞَ ﺍﻟْﻤَﻜْﺘَﺐِmanasını dahi tazammun eder.
    Sözler – 407”. tesbiti günümüzde çok doğru ve yerinde bir tespit. Sema hanımın haklı olduğu çok nokta var. Beşer olarak bu konu da Kur’an ve Sünnet den faydalanmazsak bırakın kadına veya erkeğe olan şiddetin azalmasını daha feci boyutlara tırmanmamıştır kaçınılmaz bir durum.

  39. Aysel Şüheda Gökcen diyor ki:

    Nisa suresi 117.ayete baktığımızda ayetin çarpıtıldığı açıkça ortada. Cahiliye toplumuna indirilmiş bibir ayetin bir parçası alınarak Kur’an’ı amacının dışında kullanmak daha büyük cahilliktir. Ayetin tamamı şu şekilde; “Onlar (müşrikler) O’nu bırakıp, yalnızca bir takım dişilerden (dişi isimli tanrılardan) istiyorlar, ancak inatçı şeytandan dilekte bulunuyorlar” Ben hiçbir kaynakta kız çocuklarının diri diri gömüldüğü cahliye devrinde kalkıp erkeklerin kadınlarını el üstünde tuttuklarını ve onlara taptıklarını okumadım. Lütfen ayetleri hadisleri delil olarak gösterirken dini saptırmayın

    • Abdullah Bir diyor ki:

      AYSEL…

      “Cahiliye toplumuna indirilmiş bibir ayetin bir parçası alınarak Kur’an’ı amacının dışında kullanmak daha büyük cahilliktir.” demiş…

      Allah ise bu konuda söyle buyuruyor:

      “Hâzâ basâiru lin nâsi ve huden ve rahmetun li kavmin yûkınûn(yûkınûne)”
      (casiye-20)

      Mealen:Bu Kur’an, İNSANLAR için kalp gözleri (konumundaki bir nur), kesin olarak İNANAN BİR TOPLUM için de bir HİDAYET ve bir RAHMETTİR.

      Yani senin işkembeden salladığın gibi “sadece o dönemin cahiliye toplumu” için değilmiş.

      Özetle Kuran neymiş?

      İNSANLAR ve İNANAN TOPLUM İÇİN HİDAYET ve RAHMET miş.

      Ben (biz) bir İNSAN ve İNANAN TOLUM’un BİR FERDİYİ(Z)M. Bu nedenle de Kuran’ın muhatabıyım.

      Ya sen?

      Eğer sen de İNANAN BİR İNSAN san sende Kuran’ın kapsama alanındasın ve “Kuran da ki emirlerin tamamı” seni de bağlar. Yok “ben insan değilim” diyorsan o zaman da ne Kuran’ın ne de bizim muhatabımız değilsin

      Aşagıda ki örnek ayetler Allah’ın ve gönderdiği Kuran’ın amacını detaylı sekilde açıklamakta, tabi derdi “gerçekten anlamak” olanlara…

      Kur’an , dosdoğru yolu göstermek için .(Bakara 2 ,Mâide 16 ,Yusuf 111,İsrâ 9)
      Allah’ı (c.c.) tanımamız için . ( İbrâhim 52 )
      Düşünüp anlamamız için . ( İsrâ 41 )
      Doğru ile yanlışın ayrılması için . ( Furkan 1 )
      Kendisiyle hükmedilmesi için . ( Nisâ 105 , Mâide 49 , En’am 114 , Nahl 64 , Ahzab 36 )
      Cennetle müjdelemek için . ( Kehf 2 )
      Şerefimizi kazanmamız için . ( Enbiyâ 10 , Mü’minûn 71 , Zuhruf 44 )
      Kendisi vasıtasıyla cihad etmemiz için . ( Furkan 33 – 52 )
      Allah’ın azabına karşı uyarmak için . ( Kehf 2 , Yasin 70 , Şûrâ 7 , Ahkâf 12 )
      Uygulamamız ve ona göre yaşamamız için . ( Mâide 68 , A’raf 3 , Zuhruf 44 , Furkan 30 )
      Nasihat almamız için . ( İbrâhim 52 , Kâf 45 , Kamer 17 )
      Fert ve toplumların meselelerine çâre olması için . ( Enfâl 24 ,İsrâ 82 ,Hadid 9)
      Hayırlara ulaşmamız için . ( Nahl 30 )
      İmanımızın ve Allah’a olan saygımızın artması için . ( Tevbe 124 , Nahl 102 , İsrâ 109 )

      1.Okumamız,
      2.Anlamamız,
      3.Düşünmemiz,
      4.Doğru yolu bulmamız,
      5.Mutlu ve huzurlu sekilde yasamamız için.

      Dipnot: Ayeti carpıtanın kim olduğunu görmek istiyorsan aynaya bak.

      Çünkü;

      Ayetin tefsiri aşağıdaki gibidir.

      “Dişi putlar” diye tercüme edilen inâs kelimesi sözlükte “DİŞİLER” anlamına gelmektedir.
      Bunu “dişi putlar” şeklinde çevirmemizin sebebi, bunlardan maksadın “Lât, Uzzâ ve Menât” şeklindeki dişil isimlerle anılan meşhur putlar olduğuna dair açıklamalardır (Taberî’nin de tercihi bu yöndedir, V, 280).

      Burada Araplar’ın, kadınları aşağıladıkları halde putlarını dişilere mahsus isimlerle anmalarındaki çelişkiye de işaret edilmiştir.

      Kelimeyi doğrudan “put” mânasına gelen vesen kelimesinin çoğulu olarak “vüsünen” şeklinde okuyanlar da olmuştur. Gerek bu okuyuşu ve gerekse inâs kelimesinin kökünde bulunan “edilgenlik” mânasını göz önüne alarak âyeti daha genel çerçevede yorumlayan tefsirciler, şu ilgi çekici açıklamayı getirmişlerdir:

      Allah’tan başka hiçbir varlık, kendisine tapanlara bir fayda sağlayamaz, onlara yönelen bir kötülüğü engelleyemez; aksine tapanlar taptıklarına birtakım özellikler verir, menfaatler sağlarlar. Bu bakımdan “Allah’tan başka bir varlığın tanrı kabul edildiği” hiçbir din farklı ve müstesna değildir, buradaki “Allah’ı bırakıp…” ifadesi bu gerçeği dile getirmektedir.

      İnsanın bilgi edinmesini, karar vermesini, arzu etmesini ve eyleme geçmesini sağlayan psikolojik yapı içinde yanıltıcı, olumsuz, çirkin ve günah olan kararlara, eylemlere götüren, iten unsurlar da vardır.

      Her bir fert psikolojik hayatında, şahsî tecrübesinde içindeki iyi ile kötüyü, iyiliğe çeken güçle kötülüğe çeken gücü tanır, hisseder, yaşar. Bunlar akıl denilen melekeyi de etki altına alır, yanlış bilgi ve kanaat üretmesine, yanlış yöne gitme kararı almasına sebep olabilirler.

      İnsanın ruh yapısında mevcut olan bu ikilinin iyi olanı rahmâna, O’nu dinlemeye, O’na itaat etmeye; kötü olanı ise şeytana, onu dinlemeye ve onunla iş birliğine açıktır, yatkındır.

      Şeytanların başı İblîs Allah’ın emrine karşı gelmiş, onun hemcinsleri de bu özelliği devralmışlardır. Başta putperestlik olmak üzere hak ve hakikate ters düşen dinlere intisap eden kimseler olsun, müslüman oldukları halde günah işleyen, amelde kusuru olan şahıslar olsun bu inanış ve davranışlarıyla günaha girmiş olmaktadırlar.

      Onları bu günaha iten güçler arasında şeytan da vardır. Şu halde puta tapan aslında şeytana tapmakta, ona itaat etmektedir. Çünkü putların insanları etkileme güçleri yoktur, etkileyenlerin başında Allah’ın buyruğuna karşı gelen şeytan vardır.

      PUT: Bir şeyin ( nefis, öz benlik, cocuk, kadın, para, makam, saltanat, kanun, insan, cin vb) kendisinde olmayan güçleri, özellikleri o seye yuklemek suretiyle ondan medet/hayır/fayda umulan her sey.

      Senin putun bunlardan hangisi Aysel?

      • Aysel Şüheda Gökcen diyor ki:

        Hangi siteden kopyala yapıştır yaptınız öğrenebilir miyim :) ? Kur’an’ın ayetini savunmak putperestlikse evet ben putperestim

        • Sadece Fatih diyor ki:

          Putperestliği kadınlara tavsiye etmiyorum, alt kademeye inmek istemezsiniz. Zira bu işi hali hazırda erkeklere yaptırıyorsunuz, siz tanrıçalara tapsınlar istiyorsunuz(haşa)
          Benim anlayamadığım nokta şu. Artık canımızı mı istiyorsunuz. O kadar mı doymadınız? Dünya zenciler günü beyazlar günü olsa bu ırkçılıktır değil mi? Peki ya 8 mart dünya cinsiyet faşisti kadınlar günü ırkçılık değil mi? Dinimizde ırkçılık yasak değil mi? Yoksa yahudilerin kendilerinin üstün ırk olduğuna inandığı gibi kadınlar da kendilerini üstün cinsiyet mi ilan etti?

          Ayet gayet açık. Ancak Kur’an ayetleri o zamanın şartlarına göre inmiştir günümüz şartlarına göre yeniden yorumlanmalıdır ya da hükmü kalmamıştır diyen zihniyetteki inanç sisteminin ne olduğunu, bu örgütün elebaşısının nerede olduğunu yazmama gerek yoktur sanırım. Abdullah Bir abinin getirdiği izahatleri beğenmiyorsanız ki bu izahatlerin dayanağı da Kur’an olduğu için bence beğenmemezlik etmeden önce iki defa düşünmek gerekir, gidin tv’de kendini mehdi ilan eden sapığın programlarını ve ayetlerle ilgili açıklamalarını izleyin…

          • Yahya diyor ki:

            Fatih Kardeşim,

            Devletimizin yıllarca söylediği ve uyguladığı bir prensip vardır:
            teröristlerle bir masaya oturulmaz, anlaşmaya varılmaz diye…
            çünkü böyle yapMAdığınızda onları muhatap alırsınız, onları muhatap almanız demek onların varlığını, ideolojilerini kabul etmeniz demektir.
            Zaten bir derdi olan “insan” gibi gelir, derdini, isteğini ilgili makamlara söyler. Kalleşlik yapmaz, vur kaç yapmaz, çocuğa, kadına dokunmaz, kutsala el sürmez.

            Bu kadınların derdi, gayesi, isteği; sözüm ona eşitlik, adalet, şiddeti önleme vs. vs. değil, hatta erkek bile değil, mesele Aile mefhumunu bitirmek.
            Bakınız geçenlerde kadın örgütleri ve LGBTİ+ örgütleri toplandı bir rapor (gölge raporu) oluşturdular. Bu rapora ek olarak 50 tane acil eylem maddesi sundular. Bu 50 madde sözüm ona kadına (ve LGBTİ+’lilere) şiddeti engellemek için.
            Bu maddelerden 7.’si şöyle:
            Hükümetin, kadın haklarını ve insan haklarını açıkça ihlal eden Boşanma Komisyonu ve raporu gibi komisyon toplantıları ve raporları oluşturmayı bırakarak, kadına yönelik şiddet ile mücadelede üstüne düşen görevleri İstanbul Sözleşmesi’nin getirdiği yükümlülüklerle uyumlu olarak bir an evvel hayata geçirmeye başlaması gerekmektedir.

            Teşbihte hata aranmazmış, terörde olduğu gibi bunlarla da anladıkları dilde mücadele edilmesi gerekiyor.
            Devlet büyüklerime:
            Mesele ağaç/toprak/erkek (…) değil, sen hâlâ anlamadın mı?

          • Sadece Fatih diyor ki:

            Yahya Bey.

            Benim üzüldüğüm kesim kendi içimizdeki masum ancak kandırılmış kadınlarımız. Yoksa diğerleri istediklerini yapsın hatta düşmanlıkta da sınır tanımasınlar ancak öyle bir durum oluyor ki içimizdeki kandırılmış sivil halk da geliyor bu aile düşmanlarıyla birlik oluyor. Farkında olup da nefislerine yenik düşen kadınlar ya da kasıtlı düşmanlık yapanlar umurumda değil. Ancak bizim kadın vaizlerimiz mahallede sohbet verirken kocanıza hizmet etmek zorunda değilsiniz dediğinde gaza gelen masum bir topluluk da var. Nasıl ki terör Kürt/Türk kardeşlerimizin bir kısmını kandırıp cahilliklerinden faydalandıysa kadınlarımızın da cahilliklerinden faydalanılıyor ki ben onlara üzülüyorum.

            Bir de çok dönen bir mevzu var. Yeri gelmişken birisi bana cevabını versin. (Elbette ana bacıyı karıştırmadan!) Vajinusmus diye bir hastalıktan bahsedilen bir dünyada şu zorla ırza geçme olayı aklıma bir türlü oturmuyor. Kendini koruma altyapısı var demek ki. Bilen varsa yazsın. Elbette tecavüz suçtur ve bence cezası idam olmalıdır(dinimizdeki cezasını bilmiyorum, elbette yer almışsa o ceza geçerli) Ancak bir hocamız iffetli bir kadının tecavüze uğraması mümkün değil derdi. İddialı bir söz ama teknik altyapı olunca neden olmasın diyor insan…
            Hani kocalarına karşı ağrıyan bu başlara ne oluyor diye insanın aklına geliyor…

          • Yahya diyor ki:

            Fatih Bey kardeşim,

            Bana ithafen yazdıklarınızı anlıyorum ve maalesef sağ duyulu dediğimiz yayın organlarında dahi bu tür hataları yapıyorlar. Muhafazakar bir gazetenin internet sitesinde, özel bir köşe yapılmış ve kadın cinayetlerini sırayla paylaşıyor. Bir diğeri radyosundan kadına yapılan şiddeti anlatıyor ve kınıyoruz diyor … kadın-erkek eşitliği, pozitif ayrımcılık, kripto feminist çığırtkanlıkları vs.
            Aklıma gelir, vaktim olursa bir kaçına email atıyorum ancak ne kadar ciddiye alınıyor bilmiyorum!!!
            Zaten baksan baksan o emaili okuyan bir hanım kardeşimiz vardır ve benim/bizim hissiyatımıza ne kadar sahip çıkar !?

            Genele atfen sorduğunuz soruya istinaden,
            bu konuda ciddi bilgi sahibi değilim. Bahsettiğiniz zaten bir hastalık ve belli travma sürecinin sonunda, insanlar bu rahatsızlığa sahip oluyorlar. Travma, zaten taciz/tecavüz veya başka psikolojik hasar bırakacak olay (Allah göstermesin) neticesinde gelişir.
            Yani mışıl mışıl yatağınızda uyurken evinize hırsız girer ve o hırsızlık olayından sonra uykusuz geceler başlar. Bu şekilde düşün.

            Tesettürüne, iffetine, nazarına dikkat eden insanı zaten Rabbim korur ve koruyor da. Yani hem kapıyı kilitliyorsunuz hem de Allah’a tevekkül ediyorsunuz. Diğerinin kapıyı kilitlemiyor olması veya unutmuş olması buna rıza gösterdiği anlamına gelmez. O siniz söylediğiniz kapıyı bilerek kilitlemeyen ve/ya kapıyı, pencereyi aralık bırakanlar… karıştırmamak lazım :)

            Ve bitirmeden;
            O menfur eylemin birebir cezası idam.

            Selam ve dua ile…

          • Sadece Fatih diyor ki:

            Sağ olun Yahya Bey.
            Açıklamanız için teşekkürler. :)

        • Abdullah Bir diyor ki:

          AYSEL’E…

          Biz öyle SİTE filan bilmeyiz, gecekonduda büyüdük “tecahülü arif” den de anlamayız. Sözümüzü direkt söyleriz. Bazen KESER, bazen de “tak” diye YAPIŞTIRIRIZ, “us ile uslanmayanı etmeli tektir, tektir ile uslanmayanın hakkı kötektir” misali sözlerimizi.

          Sen, çok bilmişliği, laf yetiştirmeyi bırak da yazılanlardan DERS almaya, buradaki ilim sahiplerinden bir şeyler öğrenmeye çalış.

          Çünkü, HAKLI olduğunu iddia edenlere, erkeklere meydan okuyanlara madalya vermiyorlar, onların başları göğe de ermiyor. Haklı olmaya çalışma, mutlu olmaya çalış.

          Haklı olmak insanı mutlu etmez.

          Mutlu olanlar ancak Allah’ın hükümlerine boyun eğenlerdir.

          • Abdullah Bir diyor ki:

            Sevgili Kardeşimiz FATİH’e…

            “Vajinusmus diye bir hastalıktan bahsedilen bir dünyada şu zorla ırza geçme olayı aklıma bir türlü oturmuyor…Yeri gelmişken birisi bana cevabını versin.” demişsin

            Vajinismus: CİNSEL İLİŞKİ ANINDA kadının İSTEM DIŞI yaşadığı korku, kasılma, ilişkiden kaçınma tepkisidir. Bu istem dışı tepki iradi (kadın tarafından) olarak kontrol edilemez. Sonuçta KADININ ve ERKEĞİN BÜTÜN ÇABALARINA RAĞMEN cinsel ilişki yaşanamaz hale gelir.

            Yukarıda ki tanımda öne çıkan kelimelere dikkat edersek aslında bu hastalığın teşhisi “doğru ve tam” olarak yapılmış olur.

            Bu tanım aynı zamanda kısmende olsa senın sorunun veya aklında tam yerine oturtamadığın konunun cevabı ve açıklamasıdır.

            Bu hastalık da genellikle kadın cinsel partneri ( sevgilisi, kocası vb) olan erkek ile genellikle “normal bir istek ve ön sevişme aşamalarıyla” cinsel ilişkiye hazırlanır, buraya kadar her şey normal seyrinde giderken erkeğin penisi vajınaya temas ettiği anda veya hemen öncesinde (yukarıda ki tanımda da ifade edildiği gibi) kadının geçmişte öğrendiği yanlış bilgileri, geçerli/geçersiz sebepler veya korkuları vb PSİKOLJIK NEDENLER ile İSTEM DIŞI olarak kendisini (vajınal bölge ve çevresinde ki kasları) kasarak, sıkarak, gererek genellikle tamamen bazende kısmen “tam ve sağlıklı” cinsel ilişkiye engel olur.

            Kadının bu duruma sebep olan geçmiş kaynaklı psikoljık problemleri ve korkuları doğru bir müdahale ile tedavi edilemezse bu durum çok uzun süre veya bir ömür boyu devam edebilir.

            Bir kadının maruz kaldığı tecavüz olayı ise İSTEK/RIZA-SÜREÇ-SONUÇ anlamında kadının isteyerek girdiği, “normal cinsel ilişki”den cok farklı bir eylem/olay olduğu için tecavüze kalkışılan kadının “bedensel ve psikoljık” tepkileri de normal cinsel ilişkiden çok çok farklı olmaktadır.

            Bir başka ifade ile vajınısmus olan bir kadının tecavuze uğraması kocası ile normal cinsel ilişkiye girmesinden çok daha kolaydır.

            Çünkü tecavüz esnasında kadın kendisine karşı zor kullanan tecavüzcüye ve tecavüze engel olma “çabası, his ve duygular” ile kendisini bedensel olarak korumaya almaya, tecavüze engel olmaya çalışır.

            Kadının tecavuze karşı koyma tepkisinin, eyleminin ve cabasının arkasında ki temel sebep (normal ilişkide olduğu gibi) BEDENİ ACI ÇEKME KORKUSU ve DÜŞÜNCESİ değildir.

            Kadın, kendisine yöneltilen bu TECAVÜZ EYLEMİNİ PİS, AŞAĞILIK, ONURA ve NAMUSUNA YAPILMIŞ BİR SALDIRI olarak gördüğü için bu saldırıya BİLİNÇLİ, İSTEYEREK ve KUVVETİYLE karşı koymaya çalışır. Bu durumda vajına ve cevresin de ki kasları İSTEMLİ OLARAK (bilerek ve isteyerek) kasar ve sıkar. Ancak kaslar da ki bu kasılma ve gerilme şiddeti vajınımus da olduğu gibi İSTEM DIŞI “sert ve kalıcı” olmaz.

            Tecavuzcunun kullandığı kaba kuvvet, saldırıda ki ısrarı, salgılanan vajınal sıvıların etkisiyle bir süre sonra vajınanın kayganlaşması ve kadının yorulduğu için tecavuzcusune yeteri kadar kuvvetle karşı koyamaması gibi sebepler bir araya geldiğinde kadın istemese de tecavüz teşebbüsü bir süre sonra eyleme dönüşür ve gerçekleşir.

            Sen konuya bu şekilde yaklaşınca bende merak ettim ve konu hakkında biraz araştırma yaptım. Yaptığım araştırmalarda edindiğim bilgileri analiz ettim ve yukarıda ki sonuca, kanaate ulaştım. Umarım kafanda ki soruya cevap ve faydalı olmuştur.

            Selam ve dua ile…

            Bir Dua:
            Allah düşmanımız da olsa hiç bir kadını böyle kötü bir saldırı ve saldırgan ile muhatap etmesin, bir kadına yapılabilecek en aşağılık saldırı ile muhatap olmak zorunda kalmış kadınlara da Allah dayanma gücü, sabrı ve hayırlı şifalar nasip etsin… (amin)

          • Sadece Fatih diyor ki:

            Abdullah abi.

            Öncelikle duana amin diyorum. Allah razı olsun, oturup araştırmışsın. Gayet açıklayıcı olmuş. Teknik izahatlar gayet mantıklı. Kaldı ki hayatı kendi gördüklerimizden ibaret sanıp atıp tutulacak bir konu değil bu sebeple de pek bu konu hakkında konuşmak istemiyordum.

            Yalnız bu konuda küçük bir anımı paylaşayım. Kadınların cinsel konularda benim sandığım kadar saf olmadıklarını öğrendiğimde dünyam yıkılmıştı. Yolda giderken güzel bir araba görmüş ve refleks olarak vaaay şuna bak demiştim de o sırada kaldırımdan geçen bir kız üstüne alınmış ve gülmüştü. Yapmadığım bir eylemin bu şekilde anlaşılması sebebiyle çok utanmıştım. Dahası eyvah dedim şimdi bir de tacizci diyecekler diye korktuydum. Son olarak da bir kız böyle durup dururken kendine pay çıkarabiliyorsa işte o zaman dedim ki içimden asıl saf(enayi) sensin. Yıllarca karma eğitimde bizi kardeş bacı diye oyaladıkları süreçte daha ilk teneffüste etek boyları kısalıyor, mini oluyordu. Ben hep kendimi suçluyordum kızlara ilgi duyuyorum diye. Sonra ne oldu. Meğer çoğunun derdi kendini beğendirmekmiş-meğer-…

            Zıpır bir arkadaş vardı lisansta, kızlara tatlı tatlı asılırdı, kızlar da ses etmezdi, hoşlarına giderdi. Normalde direkt taciz aslında. Diyeceğim o ki bir kız sizden hoşlandıysa afederseniz üstüne atlayın ses etmezken öyle bir dünyada yaşıyoruz ki adam kendi hanımıyla birlikte oldu diye tecavüzcü oluyor…

            Selam ve dua ile :)

        • Aadem diyor ki:

          Aysele,
          Kuran-ı Kerim put DEĞİLDİR(HAŞA).Hiç kimsenin putperest olması bizi ilgilendirmez.Putperestlerin taptığı putlar vardır.Ama biz Müslümanlar sadece ve sadece Allaha taparız.Ugrunda seve seve can vereceğimiz namus, vatan,Kuran-Kerim put değildir.Namus ve vatanı savunuruz ama vatanı namusu put yapıp tapmayız.Kurani Kerimin sahibi Allah-u Teala dir.Kuran-ı Kerimi savunmak biz Müslümanların haddine değildir.Biz Müslümanlar Kuran-ı Kerime harfiyen uymakla yükümlüyüz. Ayrıca hiçbir Müslüman PUTPEREST değildir, hiçbir putperestte MÜSLÜMAN değildir.

  40. Sadece Fatih diyor ki:

    Kendileri evlerinde kraliçeler gibi yaşayan, herhangi bir mağduriyeti olmadığı halde medyada kasıtlı olarak şişirilip servis edilen haberleri sırf erkek düşmanlığı ve egoları sebebiyle değil de güya başka mağdur(!) kadınların hakkını savunmak için gündeme aldığını iddia eden feminist kadın müsveddeleri.

    Çocuk hakları ha! Formula 1 yarışlarında yer alan mankenlerin yerine artık çocuklar gelecek haberiniz var mı! Neden buna itiraz etmiyorsunuz da bu sitede hakkı dile getiren insanlara sataşıyorsunuz.
    Bu yazının eleştirilecek bir tarafı olmadığı gibi az bile yazılmış belki de. Yaşayanlar daha iyi bilir.
    Kocasını komşusuyla aldatan kadın engelli çocuğunu olaya şahit olduğu için öldürdüğünde neden sesiniz çıkmıyor.
    Ya da yeni doğan gayri meşru bebeğini çöpe attığında.
    Kadınlar her türlü açıklığa sapkınlığa zemin hazırlayacak ve buna cesaret diyecek sonra mağdur olacaklar öyle mi! Bedenlerini para karşılığı satan erkekler mi kadınlar mı önce onu söyleyin.

    Kadınlar her türlü imkanları isteyecekler, kocalarına ev araba diploma tektaş vb. soracaklar, işleri güçleri mal mülk güzellik dünyalık olacak para uğruna kendilerini satıp sevgiden aşktan duygusallıktan dem vuracaklar sonra da tanrıça mısınız(haşa) deyince zorlarına gidecek. Yok öyle yağma. Kuyruk sallarsınız suçlu erkek olur.

    Lafa gelince güçlü kadın edebiyatı yapar en ufak bir sorunda ise trip atar ağlarsınız. Dünya etrafınızda dönsün herkes sizinle ilgilensin tüm gözler üzerinizde olsun istersiniz. Bunu dile getirince de zorunuza gider. Şu var. Artık ben şikayetimi ve halimi yüce yaratıcıya arz ediyorum. Kim ne derse desin. Zaten bu yöneticilerden bir yol olmayacağı da ortada bu yüzden bir beklentim de yok bu dünyadaki yaratılmışlardan…

  41. burak diyor ki:

    Bu haksiz kanunun kaldirilmasi lazim evet, ama illa ki neden dine atif yapiyor ve bunu sadece belli bi kesime hitap eden birseye ceviriyorsunuz. Dine atif yapmasaniz da zaten bu kanun haksiz. Dini karistirmayin. Mantigini yazin sadece ki daha cok destek alin. Siz boyle yazdikca elde edeceginiz destegi bilakis dusuruyorsunuz . Tamam cok dindarsiniz cennetliksiniz boyle supersiniz off ya vay be. Ama birakin bunu kula ispat etmeyi. Mantik, sebep, sonuc yazin sadece.

    • Abdullah Bir diyor ki:

      Burak

      “Mantik, sebep, sonuc yazin sadece.” demiş

      Tamam, eyvallah bir anlamda haklısın. Ama Sema hanım’ın “İlahi Rıza” ve “Müslümanları şeytanın ve kendi nefislerinin elinden kurtarmak” gibi önemli bir işi olduğu için çok mesgul olduğunu düşünüyorum.

      Bu nedenle senın gibiler için de “sebep-süreç-sonuç” ilişkisini ben açıklayayım.

      1- Son zamanlarda yasalarla, devlet dayatmasıyla kadınlara tanınan, verilen POZİTİF AYRIMCILIK” aklıyla değilde duygularıyla/içgüdüleriyle hareket eden kadınlarda alerjıye sebep olduğu, GÜÇ ZEHİRLENMESİ yaptığı kesin olarak görüldü.

      2- Kontrolsuz güç güç değildir ve faydadan daha çok zarara, yıkıma sebep olur.

      3- 2012 de sözüm ona kadınları aile içi siddetten koruma adına çıkartılan 6284 sayılı yasadan önce ki bir yılda öldürülen kadın sayısı 239 iken bugün itibarıyla aynı sekilde öldürülen kadın sayısı 350 nin üzerinde. Yani yasa kadınlar için faydalı değil aksine zararlı olmuş.

      4- Bu durumda “Fayda-Zarar” endeksini tek başına kriter kabul ettiğimizde bile bu yasanın ZARARLI olduğu net olarak anlaşılıyor.

      Al sana MANTIK-SEBEP-SÜREÇ-SONUÇ ilişkisi.

      Tatmin oldun mu Burak efendi?

  42. HÜSNİ KAYA diyor ki:

    Teşekkürler Sema Hanım! Ben de diyorum ki; Günümüzde artık evlenecek eşler, nikah işlemleri sürecinde dünya evine girmeden yasal zorunluluk olarak psikologlar, pedegoglar ve Müftülerin de bulunduğu bir komisyon tarafından MUTLU YUVA VE ÇOCUK YETİŞTİRMENİN SORUMLULUKLARI yahut başka başlıklar adı altında 7 gün süre ile zorunlu eğitime tâbî tutulmalı, bu eğitim uygulamaları 45 yaşından sonra da kayın valide ve kayın peder olmanın sorumlulukları ve yükümlülükleri şeklinde devam etmeli, toplumun temel taşı olan mutlu yuvaların devamı için her 3 ayda 1 gün evli çiftlere 60’ıncı yaş günlerini kutlayıncaya kadar devam etmelidir.

  43. Ahmet soysal diyor ki:

    Ağzına yüreğine sağlık bacım erkek yazarların bile yazamadığını yüreklilik le dile getirmişsin kalemine ve eline sağlık Allah razı olsun..

  44. Abdullah Bir diyor ki:

    BU YASALARLA YAPILMAYA ÇALIŞILAN, ANCAK GÖRÜLMEYEN, FARK EDİLMEYEN ASIL ve BÜYÜK AMAÇ NE?

    Bu konuyla (Müslüman Türk Ailesi, kadını üzerinden Türk toplumunu parçalama, dönüştürme, yok etme) alakalı olarak Sema hanımefendi ve basıretlı olan hanım ve beylerin değişik yazı ve yorumlarında “parça parça” ifade ettiği, göz önüne serdiği, göstermeye çalıştığı bir çok sıkıntı olduğunu hep birlikte gördük.

    Ancak, bazen bir konu hakkında parçaları doğru bir şekilde birleştirerek bütünü (asıl tehlikeyı ve amacı) görmek kolay veya mümkün olmayabiliyor.

    Çünkü, karşımızda ki düşmanın (global hain yapının) en iyi yaptığı iş bal kasesinde ki zehiri, ASIL AMACINI gizleyerek pis/necis hedefine ulaşmak.

    Allah’ın düşmanı, şeytanın dostu ve hizmetkarı olan bu yapıya hızmet eden ülke dışında ki zalimler ve onların içimizde beslediği truva atları için “amaca giden her yol mubahtır” düşüncesi bürokratlarımızın, siyasetcilerimizin, bilim ve din adamlarımızın dünyalık korku ve beklentileri, ( makam, para vb kaybetmek veya sahibi olmak) insanımızın cahilliği, eğitimsizliği, kadınlarımızın doymayan nefisleri, bitmeyen istekleri, liyakatsizlik, adam kayırma, torpıl, rüşvet vb sebepler ile birleşince millet ve devlet olarak “göz göre göre” bu günlere, ucurumun kenarına geldik.

    Halkımızın coğunluğu “gelenekçi, mirasyedi Müslüman” olarak tabir edilen (bilinçsiz, sorgulamayan, araştırmayan, taklidi iman sahibi) bir din/islam anlayışına sahip olsa da mevzu “bayrak, vatan, millet, devlet, din, iman” olduğunda “ölürsem şehit, kalırsam gazi” düşüncesiyle hiç düşünmeden canını feda edebilecek, kadar da cesurdur.

    Milletimizin genelinin, Allah’a olan bu “inancı ve teslimiyeti” vatanına olan sevgisi, bağlılığı ve sadakati olumlu anlamda bizi biz (üstün, korkusuz, inançlı, cesur vb) yapan, diğer Müslüman topluluklardan, devletlerden, insanlardan ayıran, öne çıkartan iyi ve taktir edilen bir şey, taktire şayan, diğer Müslüman toplumlar, insanlar tarafından da istenilen, arzu edilen güzel bir özelliktir.

    Ancak, bu özelliklerimiz geçmişte ve halen zaman zaman kötü niyetli ve hain, zalim insanlar, idareciler, yapılar, milletler, devletler tarafından kendi amaçları ve menfaatleri için de rahatlıkla kullanılmış ve kullanılmaktadır.

    Biz devlet ve millet olarak kadınlarımız, cocuklarımız ve aile yapımız üzerinden bize ( Müslüman kimliğimize, milletimize ve devletimize) yapılan hainlikleri ve kurulan tuzakları fark etmez ve gereken tedbirleri almaz isek ” Müslüman Türk milleti” olarak yakın bir gelecekte felaket ile yüzleşmemiz kaçınılmaz olacaktır.

    Hangi alanlar, konular üzerinden Müslüman Türk Milleti saldırı altında?

    Bu sitenin aklı başında, basiretli ve mantıklı takipçilerinden birisi olan sevgili “.:.” rumuzlu kardeşimizin de ifade ettiği gibi;

    1– Aile (kadın ve cocuk)
    2– Sağlık ( insan ve hayvan)
    3– Eğitim ( örgün ve kültürel)
    4– Çalışma ( liyakat, marifet, iş-sosyal güvence, ücretler)
    5– Güvenlik ( bireysel ve toplumsal)
    6– Ekonomi (rant, faiz)
    7– Hukuk (kişi ve devlet hukuku, adalet anlayışı)

    Alanları başta olmak üzere birçok konuda yapılan yasal düzenlemeler, medya ( TV, Sinema, Yazılı, sesli, basın vb) kültür enformasyonu ile toplum üzerinde (günümüzden çok daha önce başlamasına rağmen) özellikle son 15 yılda (AKP) iktidarı (?) döneminde hızlanan saldırılar, deformasyon, dönüştürme ve ruhsuzlaştırma operasyonları yapılmaya devam etmektedir.

    Toplumsal yozlaşmanın ana sebeplerinin başında gelen bütün bu sıkıntıların (dinin içinin boşaltılması, taklidi iman, bencillik, egoistlik, faiz/rant ekonomisi, dünyevileşme, aile bağlarının zayıfla(tıl)ması vb) kendini muhafazakar ve dindar olarak tanımlayan insanlardan oluşan, oluştuğu iddia edilen AKP iktidarı döneminde hızlanması ve ciddi mesafe kat etmesi Müslümanlar olarak bizlerin canını daha çok acıtıyor.

    Peki bundan sonra ki süreçte bizi (milletimizi ve devletimizi) ne bekliyor?

    Eğer sayın Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımız (beyin takımı dahil) Millet ve Devlet olarak içinde bulundugumuz bu süreci, kadın ve aile üzerinden insanımıza yapılan bu hain saldırıları görmezden gelmeye veya hafife almaya devam ederlerse toplum olarak SONUMUZUN FELAKET OLDUĞUNU görmek için falcı olmaya gerek yok.

    Özetle;

    Şeytanın ve onun yeryüzünde ki piçlerinin öncelik “Müslüman Türk Milleti” olmak üzere asıl büyük hedef dünya üzerinde ki

    “BÜTÜN MÜSLÜMAN ve MAZLUM MİLLETLERİ KENDİLERİNE KÖLE veya YOK ETME PROJESİ” dir.

    Aksini düşünen ve iddia edenler ile her ne sebeple olursa olsun bu zulme sessiz kalanlar ise APTAL yada HAİN dir.

  45. Ramazan diyor ki:

    Annesinin kendisiyle olan tartismalarimizda beni haksız olarak defalarca polise şikayet ettiği için bunlarin cocugumuzla bir ilgisi yok tabi polise herdafasinda gidip geldiğimizde ozamanları çocuğum iki yaşında olduğu için mecbur yanımızda götürüyoruz.

  46. Ramazan diyor ki:

    Ayrıca bir bayan hanimfendi olması dolayısıyla Sema Maraşlı Hanimefendiye bu yazısından dolayı ve mağdurların mazlumların hukukunu savunduğu yapılan haksızlıklara zulme ve daletsizliklere karşı mücadele ederek gerçek adaleti hukuku desteklediği için Allah binlerce kez razı olsun ecrini mükafatını dünyada ve ahirette fazlasıyla nasib eylesin versin inşaAllah diyerek Saygı Ve Teşekkürlerimi bildiririm.

  47. Fatih sazak diyor ki:

    Sema hanım yazınız şu andaki toplumdaki artan kadın cinayetlerinin temelini anlatıyor Allah sizden ebeden razı olsun

  48. orhan diyor ki:

    Adalet… Evin reisi erkek. Reis dislanip ayrica nafaka vermeye cebrediliyor. Gonulsuz as ya karin agritir ya da bas. Atasozu…. Erkegin uzerine kadin tahakkumu… Zulmun feryad figanlari her yerde… Gorene anlayana… 50 yas uzeri erkeklerin bircogu( farkinda olanlar) sevmek baslarini oksamak ya da aglayan bir cocugu teselli etme babindan bile olsa korkuyorlar… Tacizcilik suclamasi… O yaslarda ayikla pirincin tasini… Ehli zulum ise bu ab dayatmasi kanun ile ve devletin gucuyle yapiyor zulmunu… İnsan haysiyet ve serefini dusunenler ne olur hakli ve aciliyet arzeden bu talebi ilgili mercilere duyuralim. Ve dahi salgin haldeki bu zulmu durduralim.

  49. Kazım diyor ki:

    Mevla razı olsun. Toplum uyurken birilerinin uyanık olması gerekir. Toplum nöbeti tutan mücahid ve mücahide evlatlarımıza selam olsun. Rabbim uyanış nasib Ersin bu millete. 50 ki 60 şu yıllardaki ilkokul kitaplarında hep uyumayı tavsiye ve telkin ettiler bu Necip milletin çocuklarına. Ali yat. Yat yat uyu dediler. Hamdolsun artık bu telkinler tesir etmiyor. Rabbim uyanmayı ve aslımıza dönmeyi lütfetsin selam ve dualarımızla.

  50. Sibel diyor ki:

    Sonuna kadar katılıyorum. Çevremde sadece nafaka tazminat (erkeğin donuna kadar) alarak boşanıp dost hayatı süren bir çok kadın tanıyorum. Erkeği ezmek sömürmek moda haline geldi.

  51. Erdem diyor ki:

    Allah razi olsun. Butun sorunkarimizi ozetlemissiniz.

  52. Erdem diyor ki:

    Allah sizden razi olsun. Biz siddete basvurmadan herseyinyoluna koymak isteyen babalariz. Siddete basvuranlar zatennbelli. Ama kanunlar bizleri yargiliyor ve bizlere cezalandiriyor…

  53. Hukukcu diyor ki:

    Kanayan yaraya parmak bastığınızda için teşekkür ediyorum
    hukukcularin dahi vicdanını rahatsız eden bu kanunların bir an önce düzeltilmesi gerekir. Aksi takdirde aile mefhumu denen bir şey kalmayacak. Mesele kadın düşmanlığı değil mesele adalet

  54. ademoglu diyor ki:

    #MİLLET’İMİZİ ve #ÜMMETİ atakta tutan AİLE’NİN mihengi olan #KURANIKERİM ve #RASULLULLAH’İN yolu olan SÜNNET’İ üzere İslam egitiminden mahrum bir nesile üretilen kanun aile şuurundan yoksun TURKİYE’MİZİN temeline atılmış olan bu izdirabi nesiller boyu devam edecek FİTNEYE LÜTFEN DUR DİYELİM

  55. Şaban Ercan diyor ki:

    Sema hanım sizi bütün siyasetçilerden,bütün imamlardan,bütün stk lardan,bütün basın yayın organlarından ve de erkek numarası yapan bir çok insandan daha kaliteli buluyorum ki bu savunduğunuz ilkeleri insanlar takdir etmese de Rabbimiz mükafatını verecektir.

  56. Suphi uçak diyor ki:

    Makale çok açıklayıcı,öok faydalı ve yol gösterici. Adeta öcü gibi gösterilen erkeklerin hali pür melalini bütün detaylarıyla ortaya konmuş. Ayrıca. Kadına şiddet olayını en acımadızca ve bir o kadar da suistimal ederek kötü emellerine alet eden sözde kadın hakları Ateistlere de iyi bir cevap saf saf inanarakhareket edenlere de iyi bir ders olmuştur. Yazarımızın kalemine ve yğreğine sağlık.

  57. Davut diyor ki:

    Takdir ediyorum çok isabetli tesbit. Ben bir Avukatım görüp yaşadığım şeyler. Şunları eklemek istiyorum “aileyi eşlerin birlikte idare etmesi, 6284 sayılı kanun, mal paylaşımı, nafaka tazminat, aile içi şiddetl düzenleyen ceza kanun maddeleri gibi aile yapısına dinamit koyup aile ve yeni nesli bitirdiği, kadın cinayetlerini artırdığı, evlenmeleri azaltıp boşanmaları artırdığı bir gerçektir. kanunlarda feminizm, medya ve bunların arkasındaki Türkiye ve dünyada kaos isteyen güçlerin etkisinden kurtularak ceza artırmak yerine suça sürükleyen yolları ( fıtrata, dine aykırı kanunlar düzeltilmeli) kapatmak lazım.

  58. Ramazan diyor ki:

    Bu yazıyı yazan mağdurlara mazlumlara destek olan bacılarımızdan kardeşlerimizden Allahu Teala binlerce kez razı olsun gerçek hukuktan ve adaletten yolundan onlarıda cümlemizide ayırmasın dunyada ve ahirette ecirlerini fazlasıyla inşAllah versin. Teşekkür Sevgi Ve Saygılarımla.

  59. Elif diyor ki:

    Normalde sema maraslinin bir çok yazısını ben de beğenirim. Ancak bunu oldukça provokatif vr “cinsiyetçi” buldum. Erkekleri savunacağım derken kantarin topuzunu kaçırmış. Yazıyı erkek gözüyle okuyunca kadınlardan soğuyor insan.. insanız zaten ilk önce, iyisi ve kötüsüyle.. yalnızca “insan”.. hani dürüst ve masum olmayan kadınlardan bahsetmiş ya, işte bir o kadar da dürüst ve masum olmayan erkek var, eğer illa da kategorize edeceksek? Bu çağın insanıyız işte hepimiz; kadınlar bu erkeklere, erkekler de bu kadınlara layık?! Kimse kimseden ne üstün, ne aşağı..
    Bir de kadınlar tarafından bakınca modern bir cahiliyenin içinde değil miyiz? Kadına cinsel bir obje olarak bak (a) mayan bir erkek var mi günümüzde? Kadınların yaşadığı zulmü nereye koyalım? Velhasıl, sema maraslinin cinsiyet ayrimi gözetmeksizin daha objektif, daha geniş perspektifli bir yazı yazmasını beklerdim.. bu yazıyı okuysn erkek kadın düşmanı olmasın da ne yapsın?

    Ayrıca yazıda çokça genelleme ve varsayım yapılmış. Bana gerçekçi değil, gerçek dışı şeylerden bahsediliyor gibi geldi.
    Ek olarak, toplumda artan şiddet, boşanma vs olumsuzlukların yekününün sebebini yasalara ve devlete bağlamak da ha keza geniş bir perspektiften bakilamadigini gösteriyor. Burada medyanın dizilerin hiç mi suçu yok?

    Son olarak, sosyal sorumluluk alayım, sesimizi duyuralım derken kadın ve erkek kavgasını koruklediginizin farkında mısınız acaba? Bu yazıları okuyan ve evdeki masum eşine durduk yere sırf kadin diye kin besleyen bir eşim vardı bir zamanlar…

    Çok vebal alıyorsunuz.. Bunu da unutmayın lütfen..

    • Tuba yosun diyor ki:

      Ayni fikirdeyim nasil guzel yazmissiniz.

      • Ramazan diyor ki:

        Sema Maraşlı hanimefendiyi tamamen destekliyorum anlattıklarını ben kendim bizzat yaşadım polis bana dediki abi sizin çocuğunuz karakolda büyüyecek galiba çünkü sürekli haksız yerel git gel tabi mahkeme avukat olaylari yasafiklarimda var bunları yaşamayan ne kadın ne erkek bilebilir tabi anlayanlari tenzih ederim Allah Sema Maraşlı hanimefendiden ve ona destek olanlardan tekrar diyorum binlerce kez razı olsun mukafatlarini dunyadada ahirettede fazlasiyla versin ve cumlemizide gerçek adaletten hukuktan yolundan ayırmasın insAllah amin. Elif hanım bir ata sözü vardır damdan yada eşekten düşenin halinden eşekten damdan düşen anlar bence lütfen sizde bu durmda olanları anlamaya çalışın ve destek olun teşekkür ederim.

    • Erdem diyor ki:

      Elif hanim . Bu yazidakilerin hepsini yasayan insanlariz. Burada da zaten kadina siddete yonelmeyen erkeklerin basina gelen seylerden bahsediyor. Esimle bisanmadan once bunlarin hicbirinden haberinilmayan bir insandim. Kanunen yok sayilan, kanunen birsey yapmak isteyen erkeklerin yok sayilmasindan bahsediyor. İnan hepsi gercek. Bu yazidan kadin dusmani olmaz kimse. Bunlari zaten yasiyoruz biz.. hele ki cocuk konusu ve bunu kullanan kadinlar var ki bayanlar bile hemcinslerine lanet okuyor

    • Abdullah Bir diyor ki:

      ELİF

      Demiş ki” Bu yazıları okuyan… Bir ESİM vardı BİR ZAMANLAR.”

      Bu sözü den de net olarak anlaşıldığı gibi Elif ESİNDEN (?) boşanmış. Bir başka ifade ile Elif’in KOCASİ elifden parçayı kurtarmış. Darısı diğer elif mağdurlarının başına.

      Diğer taraftan

      Yazılanları abartılı ve provakatif bulduğunu yazmadan once kesme şu ana kadar yapılmış 58 yorumun 54 adedinin YAZIYİ OLUMLU BULANLAR ve BU KANUNLAR DOLAYİSİYLA MAGDUR OLANLAR tarafından yazılmış olduğunu fark etseydin.

      Ama gözünü(şu) öyle bir ERKEK DÜŞMANLIĞI ve FEMİNİZİM bürümüş/kaplamış ki hatalarımız ve fıtratını adam uzaklaştığınız için kocanızi kaybettiğimiz gerçeğin görmediğiniz gibi burnunuzun ucunu bile görmekten acizsiniz.

    • Feyza diyor ki:

      Elif hnm siz olayin sosyal boyutundasiniz. Hukuk karsisinda ‘hepimiz insaniz, hepimiz kardesiz, hepimiz esitiz…’gibi rituellerin hukmu geciyor mu? Erkekleri haksiz yere magdur edip aile mefhumunu yerle bir edecek kadar, kadindan tarafa zaten kacirilmis kantarin topuzunu dengeleyebilme adina yaziyor Sema hnm. Cikarilacak yeni yasalarda magdur kesimin daha da artacagini ongorebildigi icin, bir vatandas olarak itiraz hakkini kullaniyor ve halki bilinclendirmeye gayret ediyor. Destek olmaliydiniz.
      Bir erkek bu yaziyla kadin dusmani olacak kadar basiretini kaybettiyse hukumsuzdur diye ilan verebilir ornegin..
      Ustelik bir onceki yazisinda toplumsal siddet, sapkinliklarin artisi ve toplu travmalarin onune nasil gecilebilecegini maddeler halinde yazarken zaten bunda medyanin, dizilerin, filmlerin etkisine deginmisti. Butun halinde okuyun yazilanlari.
      Ancak onceki yasada nasil ki siddet kavraminin kapsami genisletildigi icin siddete ugramadigi halde magdur rolu oynayan kadinlarin bu yasayi suistimal etmesi zamanla yayginlasan bir adet haline donustuyse bu yasada da istismar kavraminin amacini asip turlu iftira, suistimal ve haliyle magduriyetlere yol acmasi toplumsal birlik ve butunlugumuz adina intihar sayilir. Ifade edilmek istenen bu.
      Hz.Yusuf olayini hatirlayin, hz.Yusuf un ugradigi iftira hayatinda ne tur bir bedele sebep oldu hem kimse gomlegin onden mi yoksa arkadan ki yirtildigina da bakmaz artik..

  60. Ahmet rasim diyor ki:

    Yerden göğe kadar haklısınız.her kelimenin altina imza atmayanin samimiyetinden şüphe ederim.hedef tamamen ailenin yıkılması.gazete tv dizileri internet yetmezmiş gibi şimdi de aileye kanunlar ve yasalar yoluyla saldırılıyor.vallahi iflah olmaz ailenin yıkılmasına vesile olanlar.bu böyle biline.

  61. Kadir diyor ki:

    Sema hanım daha öncede buna benzer konularla ilgili bir yazınızı okumuştum. bu ülkeninin asıl problemi ehil olmayan insanların çok önemli mevkilere getirilmesi keşke aile ve sosyal politikalar bakanı siz yada sizin kadar bu toplumu tanıyan bilgi birikimi olan insanlar olsaydı.ayrıca bu yazınız için teşekkür ederim. saygılar

  62. semamarasli diyor ki:

    Destek olan gayret eden eden konuya duyarlı olan herkese çok teşekkür ederim Allah razı olsun. Dün sabah gazetede haberi okur okumaz hemen yazıyı yazdım, bir an önce tepkilerimizi gösterelim diye. 8 mart kadınlar gününde kadınlara şirinlik olsun diye kanunu çıkarırlar diye korktuğum için acele ettim.
    Tepkilerimizi de bir an önce gösterelim. Sosyal ağları kullananlar twitter facebook da ara ara paylaşılar ve tanıdıkları siyasilere gönderirlerse iyi olur. Ayrıca tepkilerimizi ortaya koymak için change.org da imza kampanyası başlattık. Kampanyanın linkini yazının sonuna da ekledim. Linke tıklayıp imzalayabilirsiniz.

    https://www.change.org/p/adalet-bakan%C4%B1-abdulhamit-g%C3%BCl-erkekler-de-insan-say%C4%B1ls%C4%B1n-6284-kald%C4%B1r%C4%B1ls%C4%B1n-657-erkeklerin-aleyhine-d%C3%BCzenlenmesine-hay%C4%B1r

  63. Suna diyor ki:

    Sayın Sema hanım yazdığınız yazıları takip ediyorum .Sonuna kadar yanınızdayım . Sayın Cumhurbaşkanımız ve devlet büyüklerine sesimizi duyurana kadar bıkmadan usanmadan bu yasanın düzenilmrsine eşit adalet olması için bende kendi çabalarımla 1 buçuk yıldır Sayın Cumhurbaşkanımıza mektup gönderiyorum her ay bir tane mektuplarıma yanıt alamıyoruz . Huzuru mahşere bırakılmasını istemiyoruz .İnşaAllah sesimizi duyuracağız erkek ve kadın yasası eşit olması için erkeklerin mağdur olmaması için ne gerekirse yapmaya hazırım . Yanınızdayım İnşaAllah Sesimizi duyuracağız İnşaAllah

  64. Biri diyor ki:

    Bizim probleminiz ordan burdan alınan yasaları yama yapmaya calismamizdir. Dikkat edin bunlarda müslümanların eli ile yapıyorlar. Bizler lailehe illallah diyen bir Müslüman bu yasaların hepsini reddeder. Yalnızca allahın yasalarını kabul eder. Bu yasaları çıkaranlari kim destekliyor sa kendilerini sorgulasinlar. Tevhidi bir bilince ve ümmet şuuru ile donanmış yeni bir nesil inşaa edelim. Sınırların ötesine değil kendi içimizdeki bozulmuşa bakalım.

  65. Herhalgeçicidir diyor ki:

    Kadim firavun, erkek çocukları boğazlayıp kadınları sağ bırakıyordu. Modern firavunluk, erkekliği öldürüp, dişiliği diri bırakıyor. Müslüman dünyadan da iki şey istediğini görüyoruz bu süreçte: (1) İslâm’ın da ‘feminen’ bir söylem içinde takdimini istiyor; (2) küfre ve zulme karşı celâl ve direnç boyutunu yitirmiş, Batıya karşı boynu bükük, edilgen kişilikleri bize ‘örnek insan’ ve ‘role model’ olarak takdime yelteniyor. Modern firavun Batı, karşısında ‘Musa’lar istemiyor… M.karabaşoğu dan alıntıdır

  66. frk diyor ki:

    Yazı gibi yazı. Tespit gibi tespit. Bütün bunları dile getirmeye çalışan erkeklerde kadın düşmanı oluyor. Bu meseleleri 2018 dünyasında bir hanımefendiden duymak hala bir umut olduğunun en büyük delili. Allah razı olsun.

  67. Hatice Sivrikaya diyor ki:

    Esselamu aleyküm,
    Ne kadar imandan, ihlastan ferasetten,basiretten,ahlaktan, insanlıktan,adaletten…vs. uzak yaşadığımızın acı serzenişleri…Rabbim ahir ve akibetimizi hayreylesin Maraşlı kardeşim… Rabbim zulmedenlere fırsat vermesin… AMİN. Velevki

  68. Nureddin Mert diyor ki:

    Bu gerçeği, bir kadın kalemin, kelamı olarak okumak ve onaylamak bile, ülkemin hatta dünyanın, kadın egemenliğinin tescilidir. Vay BABA M vaaay.

  69. Sadece Fatih diyor ki:

    İşin siyasi boyutuna oy verme mevzusuna girmek istemiyorum ancak olay şu. Basiretimiz cesaretimiz vatan millet sevgimiz ve en önemlisi aile kurumumuz elimizden alınıyor. Batının uşaklığını benimsemiş korkak idareciler yüzünden halk da korkar oldu. Damarlarımızdan iliklerimizden sağdılar ne kadar özdeğerimiz varsa. Korkudan ne bi kimse muhalefet edebilir ne de bu yasalara itiraz edebilir. Biz iktidardan gidersek ekonomi çöker diyerek borç içerisinde bıraktığı halkını tehdit ederek oy alan bir siyasi harekete karşı köleliği zorla benimsemiş bir milletin itiraz etmesini beklemek hayalcilik. Müstehak diyorum. Elbette her birey de kendi hayatına bakmalı. Bizler yani toplumu oluşturan bireyler her doğrudan saptığımızda hem kendimizi hem toplumumuzu ateş çukuruna sürüklüyoruz. Diyeceğim o ki. Kanunlar çıksa bile kullanılmasına fırsat vermeyin. Özellikle kadınlara söylüyorum. Ailenizi yıkmak için size uzatılmış bu silahları kocanıza karşı kullanmayın yuvanızı yıkmayın. Şeytanların fısıltılarına kulak tıkayın…

  70. Arif diyor ki:

    Kalemine, yüreğine sağlık Sema hanım…bu örnekleri o kadar sık yaşıyoruz ki…Erkek öğretmen, erkek idareci olmak , açık hedef olmak demek maalesef,…

  71. isim diyor ki:

    Tv de bir bölüm kadın dizisini seyrettim.babasız çocuklarını yetiştiren bir anne ve hayata sımsıkı tutunma çabası… dramatik bir tablo altında aslında verdikleri mesajı söyle yorumluyorum. Erkeğe ihtiyacınız yok, babasız da çocuk yetiştirmek mümkün. Bunu dul ve yanlız kadınları incitmek için yazmıyorum. Ama bir psikolog gozuyle bu diziyi ve son senelerde yayılan popüler dizilere baktığımda hep aynı mesaj dikkatimi çekiyor. Çocuklarını tek başına büyüten kadınlar.. Oysa ki bir çocuğun sağlıklı bir psikoloji ile yetişmesi icin hem anne rol modeline hem baba rol modeline ihtiyaç vardır. Babasız büyüyen çocuklar için dayı amca buyukdedeler rol model olma konusunda büyük önem taşır. Bir çocuk rol model olarak sadece anneyi baz aldığında, anne evin hakimi tek sözcüsü karar verme yetkisi olarak algılanır. Böyle yetişen erkek çocuk aile babası olduğunda söz geçirme de zorlanır, kız çocuğu aile kurduğunda söz dinlemede zorlanır.
    Ah şu televizyonlar, dramlar ve komediler… hepsi öyle ince mesajlar ile dolu ki zihinlerimizi bunların tesirinden korumak çok zor. Külliyen terk etmeli çocuklarımızı da uzak tutmaliyiz.

  72. Harun diyor ki:

    Saygıyla eğiliyorum. Tebrik ediyorum. Teşekkürler

  73. 3.1415 diyor ki:

    Çok merak ettim hanimefendi acaba cinsiyetinizden mi utanıyorsunuz? Eğer öyleyse artık tıp gelişti bence destek oluruz. Ülkemizdeki baağğyanlara böyle düşündürten zihniyet de bu, doğuştan anne olarak yetiştirilmiş ruhları alınmış kız çocukları. Masum küçük insanları buna alet etmeyiniz lütfen.. Ve bu yüzden ülkemizdeki masum erkeklerimiz vahşi kadınlar tarafından tecavüze uğruyor bence bunun hakkında da bir şeyler yazabilirsiniz.

    • Sadece Fatih diyor ki:

      “doğuştan anne olarak yetiştirilmiş ruhları alınmış kız çocukları.”

      Asıl ruhlarını kaybedenler kadınlığını kaybetmiş olanlardır. Asıl sapıklar kadınlığı sadece cinsellikten ibaret gören pembe nüfus cüzdanı olunca kadın olduğunu sanan feminist kadın müsveddeleridir. Siz feministlerden o kadar tiksiniyorum ki. Kişi kendinden bilir işi derler. Asıl sapıklar erkekleri potansiyel tecavüzcü olarak gören feminist kadınlardır. Çünkü bedenlerinden başka bir değerleri olmadığını düşünürler. Halbuki kadın yeri geldiğinde kocasına karılık yapar yeri geldiğinde çocuğuna analık yapar. Bu karılık yapma durumu da cinsellikten ibaret değildir. Öyle olsaydı tüm yaşı geçkin kadınlar dul kalmalıydı. Ve sıkıntı şu. Bireyler aile kurmak istemeyebilir feminist komunist sonu ist ile biten her şey olabilir. Ancak yasalar toplumu alakadar eder. Aile kurumunun köküne dinamit koyan her yasaya da aile kurumunu seven insanların itiraz etmesi doğaldır. Yani zorunuza gitmesin. Gidenler varsa sussunlar.
      3.1415 bey-hanım-n/a cinsiyet faşizminin güzel bir örneğini yorumunuzda görüyoruz. Ben bir kadını durup dururken ittirsem bu bir tacizdir değil mi. Peki bir kadın toplu taşımada beni durup dururken ittirdiğinde neden ceza almıyor?

    • Mesut diyor ki:

      Yazıyı nasıl okudunuz merak ettim cümle cımbızlayacağına bütüne kafa yor bi dene hiç değilse

    • Feyza diyor ki:

      Masum cocuga edilen tecavuzun “en agir” cezayi almasini her iki yazisinda da talep etmis zaten defaatle Sema hnm. Hem yazmasa dahi aksini talep edecegini nasil dusunebilirsiniz? Siz nasil okuyorsunuz anlamiyorum ki sn.bayan?
      Hatta bakin birakin tecavuzu, evlilik icin yas sinirini da yazmis “15 yas sinir olsun, 15-18 yas arasi ise uzman ekipler tarafindan kiz uzerinde baski olup olmadigi tesbit edilerek izne baglansin.” Yeterince mutedil bir cozum degil mi sizin icin, ille 18 yasinda mi resit sayilmali butun gencler? Hepsini Karamursel sepeti gibi bir kefeye koymaya kimin ne hakki var, bu bolgeden bolgeye, kulturden kulture degisebilen esnek bir kriter.15-18 yas arasi gecis surecidir, degiskendir. Kisiden kisite degisebilir. Simdi yeni sarkimiz on sekiz yas cocuktur, bu 8 Mart’ta bu sarkiyi ezberleyecegiz. Iyi de siz daha evlilige layik gormediginiz, cocuk olarak nitelediginiz ve istisnasina tahammul edemediginiz bu genclere on sekiz yasinda oy verme yetkisini veriyorsunuz. Madem cocuklar, ulkenin gelecegi hakkinda neden soz hakki veriyorsunuz, birakin cocukluklarini yasasinlar. Bir gecede mi rusde eriyor bu cocuklar?

  74. Mehmet Emin diyor ki:

    Yazınıza sosyal medyada paylaşan bir arkadaş aracılığıyla ulaştım. Tespitleriniz son derece gerçekçi ve bir o kadar ürkütücü. Yazının sonunda şunu düşünmeden edemedim; “Bu yazıyı ablamız yerine bir abimiz yazsaydı acaba nasıl tepkiler alırdı?”
    Rabbim adaletten ayırmasın.
    Emeğinize sağlık.

    • Abdullah Bir diyor ki:

      Pİ SAYISI’na…

      Senin okuduğunu anlama ile ilgili bir problemin mi var?

      Veya daha önce sana veya yakın çevremde ki bir çocuğa cinsel saldırı mi yapıldı da böyle KİRMİZİ GORMUS BOĞA gibi Sema hanıma ve erkeklere saldiriyorsun?

      Erkek olarak benimde sana bir teklifin var.

      Senin cinsiyet değiştirme masraflarını ben karşılayayim. Seni istediğin bir kız ile de evlendireyim. Söz dugun.masaraflarinda benden. Evlendiğin o kız ile bir yıl erkek olarak yasa. Erkek olarak yaşadığın hayattan memnun kalirsan, bu bir yıl içinde karına şiddet uygulayıp hapiste düşmez isen veya karı katili olmadan tekrar cinsiyet değiştirip kadın olmak istersen ikinci cinsiyet değişikliği masraflarını da ben.karsilayacagim.

      Var mısın?

      Dipnot: Farkında olmadan da olsa vahşi ve sirret hemcinslerinin masum erkeklere dilleriyle, cinselsizlik ile, iftira ile yaptıkları kadin tacizini, tecavüzunu itiraf ettiğin için teşekkür ederiz.

      • Mesut diyor ki:

        Senin erkekle zorun ne yoksa erkeklikten utanmalardan mısın

        • Hakan GÜLER diyor ki:

          Mehmet Emin …. O sana yazmamış . Senin postunun üstünde ki Pi sayısına gitmesi gereken postu yanlışlıkla senin postuna yollamış 😀

        • Abdullah Bir diyor ki:

          Mesut veya Mehmet Emin. Beye…

          Aşağıda Hakan beyin yazdığı yorum’unda yaptığı açıklamadan da anlaşılacağı üzere cevabım size değil Pİ SAYISI’NA. Ama yazıyı tel ile yazdığım için anlayamadigim bir hatadan dolayı sizin yorumunuzun altında çıkmış.

          Kusura bakmayın lütfen

  75. Murat küçük diyor ki:

    Allah razı olsun.. Allah cabalarinizi boşa cikarmasin. Yazdıklarınızın pek çoğu başıma geldi.hicbirinde ne toplum ne mahkemeler tarafından adil yargilanmadim..ikinci eşim ile yazinizdaki anlattiklarinizin korkusu ile sağlıklı ilişki kuramadım.resmi olarak sorunsuz şekilde nafaka vs olmadan sevdiğim insandan ayrılmaktan MUTLU OLDUM….halen eşim kendisi Allah katında ve ilişkimiz saygı sevgi çerçevesinde devam ediyor.sadece bu kanunlar ve kadınların kizdiklarinda neler yapabildiklerini yaşamış olmamın korkusu ile resmi bir evlilik surduremedim..çevremde esiyle mutlu erkek neredeyse kalmadı..herkes çocukları için veya korkudan evliliğe devam ediyor..sizden Allah razı olsun..iki dunyaniz cennet olsun

  76. A. Doğan diyor ki:

    Allah razı olsun sevgili ablam.
    Allah cc yar ve yardımcınız olsun. Allah cc size hayırlı ve bereketli uzun ömür versin

  77. N.nema diyor ki:

    Sevgili Sema hanım, ne kadar da haklı bir yazı yazmışsınız. Bir bayan olarak sizi tebrik ve takdir ediyorum. Yazınıza ek olarak şunu da belirtmek istiyorum . Haberlerde vs çokça tacizci tecavüz zanlısı erkeklere verilecek cezalardan bahsediliyor . Dediğiniz gibi onları ıslah etmenin ceza yoluyla mümkün olacağını belirtiyorlar . Peki niye kimse erkeklerin bu hale nasıl geldiklerini sorgulamıyor? Niye sorunun köküne inip çözmek yerine “ceza ” ve “erkekleri yaftalayarak” üstü kapatılıyor? Bu sorunların aslında en büyük sebebi kadınların edepsizliği ,hayasızlığı ve açılıp saçılarak İslami Emir’lere riayet etmemelerinden kaynaklanmıyor mu sizce? Allah cc erkekleri kadınlara meyilli olarak yaratmıştır. Bu yüzden ki kadınların kendilerini koruması için tesettüre girmeleri gerekir. Başı örtülü bile olsa süslenip püsleyip dışarı çıkarlarsa , erkeklere ‘niye taciz ediyorsun ‘demenin ne mantığı var? Bayan olarak bile dışarda rahatsız oluyorken erkeklerden gözlerini haramdan korumak konusunda Nasıl emin olabiliriz ki? Bu durum, açığa et koyup Aslan’ın onu yememesine zorlamak gibi bir şeydir. Bu da olacak şey değildir ve İlahi bir yerden patlak verir. Önce toplum olarak ıslah edilmemiz lazım sadece erkeklerin ıslahı değil.. Ahlaki İslami olarak ıslah..

    • Eren diyor ki:

      Eyvallah… El hak…
      Güzel tesbit bacım bu

    • gulpembe diyor ki:

      N.nema,

      Sorunun kaynagini, kadınların edepsizliği ,hayasızlığı ve açılıp saçılarak İslami Emir’lere riayet etmemeleri olarak yaziyorsunuz.peki kucuk yastaki cocuklarin hatta genc erkeklerin, kitabimizda artik tesetturlenmeseniz de size vebal yoktur denilen yasli ninelerin, gozlerinden baska hicbir yeri gorunmeyen siyah carsafli kadinin istismara ugramalarinin sebebi nedir?

      Ac kalan bir kimsenin hirsizlik yapmasi hosgorulebilirken, neden ac ve fakir insanlarin hepsi hirsiz olmuyorlar da hirsizin buyukleri hep zenginlerden cikiyor?

      Erkeklerin acik kadinlar karsinsinda zor duruma dusmelerini redetmiyorum ama bunu eyleme dokmek ve curum islemek farkli bir seydir.Sorun kotu niyet ve ahlaksizliktir. Lutfen bunu ayirtediniz.

  78. Kaan diyor ki:

    Günümüzün en büyük sorunlarından biride, ilk önce kadınların erkekleri taciz etmesi ve sonra suçu erkeklere atmasıdır.

  79. Ftm diyor ki:

    Geniş perspektiften değerlendirilmiş bir konu. Çok haklısınız, suistimal edilmeye açık.
    Tepkimizi ne şekilde ortaya koyabiliriz?

    • semamarasli diyor ki:

      Tepkilerimizi ortaya koymak için change.org da imza kampanyası başlattık. Kampanyanın linkini de yazının sonuna ekledim.

      • Serkan k diyor ki:

        Sema hanim bu imza kampanyalari hakkinda bilgilendirme olanagi mumkin mu , dikkate aliniyor muyuz .???

        • Yahya diyor ki:

          Aynen, sürekli bir şeylere imza atıp paylaşıyorum ancak … tık yok.
          Daha önce Cimer’e yazdıklarımdan ses çıkmadı.
          Bimer’de topu başlasına atıp, cevap vermiş oluyor.

          “Siri” bile daha aklı başında cevaplar veriyor!!!

  80. Merve diyor ki:

    Bu yazıyı yazanin bir kadın olmasından utanıyorum , erkek hayranlığı koruma duygusu keske özledim diyip iki çocuğu boğup öldüren babaları da anlatsaydınız asil bir kaç kadın üzerinden siz tüm kadınları yargılıyorsunuz

    • Murat küçük diyor ki:

      Sence adam niye bu hale gelmiş merve

    • Sadece Fatih diyor ki:

      Merve Hanım. Kim kimi yargılıyor. Yasalar ortada! Objektif olun biraz lütfen. Erkeklerin aleyhine olan yasalar yazılmış. Peki ya kadınların aleyhine olan yasa var mı hiç. Dahası erkek olmaktan öte vatandaş olmaktan da utanacağız artık. Hangi ülke kendi vatandaşının aleyhine yasa çıkartır? Dünyada başka bir örneği var mı bilemiyorum…

      • Erdem diyor ki:

        Merve hanim. Fatih altaylinin orogramlarindan bitmriydi yanlis hatirlamiyorsam. İrada soyle vir istatistik aciklandi. Cocugunu ölduren anne sayisi baba sayisindan CİDDİ oranda cik daha fazla….sade magazin haberleri izlemeyin lutfen

  81. Mustafa Tokat diyor ki:

    Yargı Mağduru Babalar Anneler ve Çocuklar Muhalif Ses Platformu / Cumartesi Babaları Platformu ve Genel Baba & Çocuk Derneklerimiz Olarak Size Minnettarız Dualarımız Sizinle Sayın Sema Maraşlı..

    #28ŞUBAT’IN BABASIZ ÇOCUKLARI
    AİLEYE DARBE OPERASYONU!

    1998/4320 ve 2012/6284 Aile Katliam ve Yıkım Boşanma ve Zina Teşvik İftirayı Meşrulaştırma İthal Kanunları #28Şubatı Tezgahlayanların Projesidir! KALEM AYNI KALEM, EL AYNI EL!! Dinsiz Maneviyatı Bozuk Bir Aile Hayatı Hedeflendi. BAŞARMADILAR MI?

    28 ŞUBAT/FETÖ Ülkemin AİLE KODLARIYLA OYNAYANLARIN İLGİLİ DÖNEMLERİNE DÂİR YASAL DÜZENLEMELERİ MERCEK ALTINA ALINIP İNCELENDİ Mİ?

    PozitifCinsiyetAyrımcılığınaDayalıYasaveYargılamalarlaBuÜlkeİnsanınaZulümEdeceklerine #İnsanveSuçMerkezli Zulümle Cinayetle #TarafsızSavaşsalardı #HakveHakikat YasalarıUygulamadaOlsaydıBunlarOlmayacaktıCesaretBileEdemezlerdi!#CinayetveİstismaraHayır #Mecelleyiİstiyoruz

    Beyanı Esas Tek Yasa Allah cc nin Emir ve Buyruklarıdır! Geri Kalanı En Başta 6284 Deccal in Emirleridir!
    #Mecelleyiİstiyoruz

    Babasiz Bıraktınız Çocuklarımızı korumasız bıraktınız..!
    Pozitif Cinsiyet Ayrımcılığına Dayalı Yasa ve Yargılamalarla Bu Ülke insanlarına zulüm  edeceklerine zulümle cinayetle tarafsız savaşsalardı Hak ve Hakikat yasaları uygulamada olsaydı bunlar olmayacaktı! Cesaret bile edemezlerdi! #cinayetveİstismarahayır!
    #TekTaraflıVelayet #EbeveyneYabancılaştırma!
    #ÇocukHacziİnsanlıkSuçudur!
    #PozitifCinsiyetAyrımcılığına Dayalı Yasa ve Yargılamalar! Aile Katliam ve Yıkım Boşanma ve Zina Teşvik, İftirayı Meşrulaştırma #6284KadınBeyanıEsas Yasalarla İlgili Suistimaller Ayyuka Çıkmış Durumda! Şayet #İvedilikle Önlem Alınmazsa! Bunlar Bu Ülkenin Sonunu Çok Yakında Getirecek!
    Bu Bir Kehanet Değildir!!
    MustafaTokat..

    • hg diyor ki:

      Allah meyveyi ağacla gönderiyor. Bir sebep halkediyor. Yani bu kanunları şimsi kim cıkartıyor. Hükümet çıkarmasın. Ellerinde değil mi. Kanunlarda yanlışlık varsa düzeltsinler. Niye düzeltmiyorlar. Adaletten, Allahin rizasindan baska oy hesabımı yapılıyor acaba

  82. Hüseyin Karakuş diyor ki:

    Akıl, vicdan, duygularınıza, kaleminize sağlık. Muhteşem adalet duygusu hissetiren tespitler. ALLAH’IN kanunlarının kitabı KURAN’A göre evlilik kölelik değildir. Erkek veya kadından birisinin boşanmak istemesi yeterlidir. Kadın veya erkek istedikleri zaman boşanıp özgürleşebilirler. Fakat insanların ürettikleri ve adına MEDENÎ KANUNLAR dedikleri ZORBA KANUNLARA göre evlilik, elini verip kolunu alamadığın, gönüllü KÖLELİK haline gelmiştir.

  83. Zühtü ordu diyor ki:

    Bazı insanlar kalabalığı alkışlar..kolaydir ve getirisi vardır..Bazı insanlar hakikati erdemi alkışlarlar bu zor ve meşakkatlidir..Bir hanim olarak Cinsiyet ırkçılığına doğru evrilen erkek cinsiyetine tahakküm etme onu sindirme algı operasyonlarını kimi yasal düzenlemelerle ete kemiğe büründürülmesine dün olduğu gibi bu gün de aynı kararlılıkla ilkelerinizden sapmadığınız için teşekkür ederim

  84. Bestami diyor ki:

    Sema hanım ülkede aileyi ayakta tutma çabanız görüyor ve tebrik ediyorum. Ben okul müdürünün her gün bu anlattıklarınızın mislini yaşıyoruz. Odamıza güvenlik kamerası koymak zorunda kaldık. Şahit olmadan bayanlar ve kız öğrencilerle tek görüşmüyoruz. Bu iş çığırından çıktı artık. Fakat bu konu yeterince araştırılmadı galiba. Ben halen bunun bir komplo olduğunu düşünüyorum bilinçli ve planlı bir iç darbe, hem de gayet İÇ MODERN DARBE

  85. İbrahim diyor ki:

    6284 ile erkekler tamamiyle mahvedildi.Yasa maalesef error veriyor .Bu verilerden de anlaşılıyor artık

  86. Hakan GÜLER diyor ki:

    Sema Hnm. Öncelikle yazılarınızı ilgi ile takip etmekteyim.

    Doğru noktalara, kesin cümleler kuruyorsunuz.

    Şimdiye kadar hiç bir olaya cinsiyetçi bakmadım. Şu anki hükümet tek suçlu değil, Özal döneminden beri dalga dalga gelen bir akım. Son dönemde iyice ayyuka çıktı ve infiallere sebep oluyor. Kadına Karşı şiddetin tek çözümü de aslına teraziyi dengeye getirmekten çeziyor.

    Umarım bir gün bizi anlarlar.
    Saygılarımla.

  87. Ahir zamanda Müslüman Olmak diyor ki:

    Sema Hanım bu yazınızı okuyunca bir erkek olarak içim daraldı hakikaten. Eğer dediğiniz bu son yasada geçerse katmerli bir zulüm peyda olacak.!

    Ben artık bu yasaları gördükçe erkeklerin resmi nikah yapmamalarını, sadece dini nikah ile evlilik yapmalarını makul karşılıyorum. Hatta türk kızlarını almayıp suriyeli kadınlarla evlilik yapmaları da çok makul. Çünkü mevcut yasalar ve çıkması muhtemel zulüm yasaları erkeği buna mahkum ve mecbur ediyor.

    Bunun yanında bence mevcut kanuna ve çıkması muhtemel kanunlara erkeklerle beraber aklı başında her kadının da karşı çıkması gerekiyor. Çünkü bu gidişle kadınlarımızı üç alternatif bekliyor:

    1- Kadınlarımızın çoğu evde kalacaklar. (vitrin süsü yada kavanozda turşu olacaklar)
    2- Dini hassasiyeti yoksa dost hayatı, sevgili hayatı yaşayıp erkeğe olan ihtiyaçlarını bu şekilde karşılayacaklar.
    3- Mevcut zulüm yasalarından ötürü resmi nikah kıymak istemeyen erkeklerle dini nikah kıyıp evlenecekler.

    Yani velhasılı her aklı başında kadınıyla erkeğiyle bu tür yasalara karşı karşı çıkmalı ve oynanan oyunları görmeliyiz…

    Vesselam…

  88. Kadir diyor ki:

    Sema Hanım gerçekten çok kıymetli bir insansınız.
    Ama bu tarihin gördüğü en basiretsiz iktidarın sizi anlayacağını zannetmiyorum. Şu yaptıklarından dolayı,akpartiye oy vermenin meydana getirdiği pişmanlığı tarif edemem. Bence başımıza ne geldiyse Bu adalet duygusunu yitirmiş , basiretten yoksun, içinden çıktığı ülkenin gerçeklerine uzak bu zihniyetten geldi. Dış politikada buna dair ne yazık ki
    Kocaeli hanım bir vekilin şöyle bir açıklamasını okumuştum :
    ”Biz geldiğimizde kadın istihdamı %20 lerde idi şimdi % 30’larda!!!!”
    Allah aşkına, bir istatistik bu kadar mı yanlış yorumlanır!
    Senin ülkende kadın, erkek kadar para getirmiyor eve eyvallah AMA;
    kadın, evlenirken babasından İSTENİYOR. Yani nafakası erkek tarafından bir şekilde garanti ediliyor. Dağ gibi böyle bir sosyolojik gerçeği yok sayacaksın, ondan sonra kadının istihdam daki yeri %20 ydi diye ahkam keseceksin!
    Ben artık isyan ediyorum bu kafasızlığa.. ve bu zihniyetin adalet getirceğine dair bende en ufak bir umut kalmadı..
    VE son olarak; bu iktidarın muhafazakar bir iktidar olduğuna inanmıyorum. Dünyada hiçbir muhafazakar iktidar böyle politikalar yapmaz.
    Geleneği bu derece yok sayıp aklınca eşitlik! sağlamaz …

    • burak diyor ki:

      Allah Razı olsun hocam gerçekten aile yapısına yapılan tahribatı projektörle aydınlatan bir yazı olmuş eşimde bende bu bozuk düzeni anlatan yazı için teşekkür ederiz Allah kaleminize yüreğinize kuvvet versin..

  89. Kaan diyor ki:

    Yıllardır Kadın hakları diye diye Erkek hakları unutuldu.

  90. Emin diyor ki:

    Bu olayın İslami açıdan bakılması gerekir

  91. Mustafa diyor ki:

    Ve artik evlenmicek dost hayati yasayacak erkekler ortaya cikacak… Nasil olsa dugun ve bosanma icin birde nafaka verecegime zina ederim diyen erkek cikacak… Dini nikahla yasarsan buyur resmi nikah yok diyecek erkekler… Suriyeli gelin artti diyenler daha fazla olacak o sayi… Yani Türk kadini kendini siçretletsin koysun vitrine… Annesinden aliskin nede olsa vitrin süsü yapmada…

  92. Yusufçuk diyor ki:

    Ağzınıza yüreğinize sağlık…Mevcut mağduriyetler zaten dağ kadar olmuşken bir de gelecek nesilleri düşünmeden atılan bu adımlar vatanın işgali kadar tehlikeli…Müslüman yöneticilerimiz ne kadar bilgili ve kaliteli…Batı’ya göz kırpıp toplumun zararına ne kanun varsa çıkarıyorlar…Ya topyekun avrupalılaşalım ya da özümüze dönelim.Biz yeterince arafta kaldık evlatlarımız sağlam yetişsin

Dünden Bugüne

Ayşe Askere Git Ali Sofra Kur

(30.9.2015 tarihli bir yazım. Yeni müfredatta cinsiyet eşitliği ne kadar yer aldı bilmiyorum. Bilgi sahibi olan okuyucular yazarlarsa memnun olurum.) Yeni okul dönemi açıldı, Allah sonumuzu hayreylesin. Özellikle "okul dönemi" dedim, ...
Devamını Oku

Güzel Söz

" Yumuşak muamele kimde bulunursa onu güzelleştirir. Yumuşaklık kimden söküp alınırsa onu çirkinleştirir. (Hadis-i Şerif) "

Kitap

Algı Yönetimi ve Manipülasyon

Algı Yönetimi ve Manipülasyon "Kanmanın ve Kandırmanın Psikolojisi" kitabı nasıl kandırıldığımızı çok iyi gözler önüne seren bir kitap. Mücahit Gültekin kitapta bilimsel açıklamalarla birlikte günümüzden ve İslam tarihinden örneklerle  yalın bir ...
Devamını Oku