Haddini Aşan Yükler

13 Mart 2017Nagehan İpek1 Yorum »
Nagihannn___-150x1501Eşler arasında ailenin yüklerini en çok kimin üstlendiği konusu tartışmalı.
Genelde biz kadınlar sahiplenmede üstümüze olmadığı için beylere “evin yükünü ben taşıyorum senelerdir ” diyerek yükleri sırtlanan hep bizmişiz gözüyle bakarız.
Erkekler ise sesli olarak ifade etmeseler de “sen öyle zannet bu evde dahil hepinizin yükü bende” diye mırıldanırlar.
Zaman içinde  maddi sıkıntılar, çocukların sorumluluğu ve  hayatın meşakkatleri derken yük ciddi anlamda ağırlaşır.
Peki hiç düşündük mü, ağır gelen bu yükün içerisinde neler var?
Kastedilen çile ve sıkıntı anlaşılan “ahh ahh peki demekle geçirdim onca yılı ” serzenişleri  dökülür dillerden.
Aslında en önemlisinin hiç önemsenmeyen, basit görünen, can yakan ve izi hiç silinmeyen “dil yükü” olduğunu düşünüyorum.
“Konuştum bitti gitti” diye baktığımız mevzular, yıllar sonra bile hâtıralarda yerini hatırı sayılır bir şekilde koruyor.
Zaman içinde eşler arasında birbirini yıpratma ve saygı sınırlarını zorlayan davranışların gün yüzüne çıkan kısmı üzücü diyaloglar ve tahammülsüzlük.
Çünkü hatırlayacak olursak,  nişanlı olduğumuz dönemlerde  ve evliliğimizin ilk yıllarında eşler olarak birbirimize karşı zorlukları yük hissettirmeyecek anlayışlı olma halimiz vardı.
Yükten sayılırsa ancak sevgi dolu sözlerle tatlı yükler yüklerdik sevdiğimize.
Her zoru söylenmeden canla başla üstlenirdik.
Sevdiğim, canım dediğimiz, hayat yoldaşımıza böyle güzel vasıfları yüklerken kıymet verirken,
Ne oldu da zaman ilerledikçe zehirli, kırıcı sözler ile  kötü muamele yaparak gecesini uykusuz, gündüzünü karanlığa çevirir olduk?
Sevgi tohumunu gönüllere eken sihirli güzel cümlelerden, zehirli sözler ile gönülleri zehirler hale geldik.
Öyle bir hale geldik ki, kullandığımız sözler kurşun gibi adeta can evinden vuruyor ve  evlilik temelini sarsacak boyuta ulaşıyor.
Bir hanım eşinin sinirlendiği zaman bağırarak  “geri zekalısın, aptalsın, kafanda taşıdığın beyin değil ” vs. gibi hakaret sözcükleri sarf ettiğini ve çok canın yandığını ifade etmişti.
Diğer bir taraftan bir erkek için “Sen adam mısın, erkek mi zannediyorsun kendini ” sözleri çok can yakıcıdır.
Bunlar duyduğumuz  örnekler.  Bu ve benzeri acı hikayeleri o kadar çok duyar olduk ki.
Eşlerin birbirine karşı sinir hali içinde oldukları vakit ağızlarından çıkana kulaklar sağır halde.
Şu söz çok etkileyicidir ve  bu durumları özetler hükmünde;
“Öfke geldi mi akıl gider.”
Akıl gidince artık her şey beklenir.
Öyle bir akıl gidişi ki bütün yenilmez yutulmaz sözleri sayıp “ohhh rahatladım” diyebiliyoruz.
Unutmayalım ağır ve çirkin söz yükünü kalpler taşıyamıyor. Zihin hiç unutmuyor.
Sorunlu evliliklerde çokça söylenir:
“Ahhh o sözleri duymasaydım, asla unutamıyorum, hâlâ kulaklarımda” gibi.
İşte bu ve benzeri çirkin ifadeler, onarılmayan yaralar açıyor yüreklerde ve tabii ki evliliklerde.
“Affettim belki ama; bir an geliyor aklıma yaptığı hakaretler gelince nefret ediyorum” diyebiliyorlar.
Onurlu ve saygıdeğer sevgi yükleri ise ebedi huzur izleri bırakıyor gönüllerde.
Taşa söyler gibi konuşmayalım sevdiğimize lütfen!
Gün gelir çatlamaz zannettiğiniz taş dağılıp kuma dönüşebilir.
Ağır ağır yükleri yüklemeyelim sevdiğimize. Gün gelir artık taşıyamaz olur bedeni ve ruhu!
Şunu çok iyi bilelim ki;
Gam, sıkıntı ve  keder yükünün çoğu,  can yakan sözlerdir.
“Yıllar geçse de dil yarası iyileşmez.” der büyüklerimiz.
Zira kötü söz  bedeni ve kalbi enkaza dönüştürür zamanla.
Gelin bir daha düşünelim eşimize hangi yükleri yüklediğimizi?
Okunma Sayısı : 2.052

Yorum yapın

“Haddini Aşan Yükler” için 1 Yorum

  1. Feyza diyor ki:

    Bircok evlilik guzel niyetlerle basliyordur sn.yazar. Zaman icinde mutluluk siradanlastigi icin insan icinde bulundugu nimetin kadrini unutuyor. Insan harcamak siradan bir eylem haline donusuyor. Aslinda insan, tasarrufa daha layik olmaliydi bozuk paradan.
    Yaslilar zamanin, hastalar sagligin kiymetini nasil biliyorsa, kalabaligi az olan insanlar da esinin ve ailesinin kiymetini daha iyi bilir. Kalabalik derken kuru kalabaliktan bahsetmiyorum. Insanin kendisini huzurda ve guvende hissedebilecegi yakin cevresi.
    Aradaki birkac tartismada eger ofke kontrolu saglanmaz ve o ince cizgi asilirsa, gerisi gelir. Soyleme arsiz olur derler hatta bununla ilgili. Soylendikce iletisim lackalasir, yuzgoz oldukca bir dahaki sefere hem onceki tartismada soylenen kirici sozler koz olarak kullanilir, hem de gittikce siradanlasan saygisizlik durumuna bagisiklik kazanir insan bunyesi ve her defasinda dozu sanirim biraz daha artirmakta mahzur gormez.
    Bu aybi cati altinda yasayan anne kiz iliskisi, gelin kayinvalide iliskisi icin de gecerli. Hatta bir cocuga bile surekli benligini yaralayici tarzda konusursaniz o bile arsizlasir. Sozlerinizin tesiri kalmaz.
    Zamanla ayni muameleyi o da cevresine ve ilerde size gosterecektir.
    Iste bu yuzden ofke aninda biraz yalniz kalmak, mumkunse abdest almak insanin sinirlerini yatistiriyor. Ne gerek var o an kirici olmaya, mumkunse uyumak bana cok iyi geliyor. Sade ofke degil, moral bozuklugunda da soyle yarkm saatlik bir uyku bile sanki beyni resetliyor.
    Farkli alternatifler uretilebilir, herkes kendini en iyi tanir. Ama insan kalbini kirmak bu kadar kolay olmamali. Ustelik bir omur ayni yastiga baskoyacaginiz insan saygiyi en cok hakeden olmalidir. Ofke aninda ‘an’i kurtarip sakinlesince konusmak o kadar zor olmasa gerek.

Dünden Bugüne

Ayşe Askere Git Ali Sofra Kur

(30.9.2015 tarihli bir yazım. Yeni müfredatta cinsiyet eşitliği ne kadar yer aldı bilmiyorum. Bilgi sahibi olan okuyucular yazarlarsa memnun olurum.) Yeni okul dönemi açıldı, Allah sonumuzu hayreylesin. Özellikle "okul dönemi" dedim, ...
Devamını Oku

Güzel Söz

" Yumuşak muamele kimde bulunursa onu güzelleştirir. Yumuşaklık kimden söküp alınırsa onu çirkinleştirir. (Hadis-i Şerif) "

Kitap

Algı Yönetimi ve Manipülasyon

Algı Yönetimi ve Manipülasyon "Kanmanın ve Kandırmanın Psikolojisi" kitabı nasıl kandırıldığımızı çok iyi gözler önüne seren bir kitap. Mücahit Gültekin kitapta bilimsel açıklamalarla birlikte günümüzden ve İslam tarihinden örneklerle  yalın bir ...
Devamını Oku