Kızgınlıklarımız Sevgimizi Yemesin (Evlilik Okulu 4.Ders)

25 Kasım 2011Evlilik Okulu92 Yorum »

430566_308685999187023_1816551280_n3-150x1501Evlilik okulumuzda geldik dördüncü derse. “Katılmak için geç kaldık mı?” diye soranlar var. Geç kalmış sayılmazsınız. Yeni katılanlar ilk dersten itibaren okuyun, ödevleri yapın ve bu dersten devam edin.

Bu derste iletişim konusuna başlıyoruz. İletişim çok önemli. “Seviyoruz birbirimizi, ölüyorum aşkımdan; ama anlaşamıyoruz, kavga ediyoruz.” diyenler çoktur. Neden? Sevmek neden iyi anlaşmak için yetmez? Çünkü gönül ve akıl ele ele olmadan hiç bir sevgi yaşamaz, ölür. Gönlümüzü aklımızla koruyabiliriz.

Bu yüzden iyi bir iletişim önce beyinde başlar. Konu ya da kişi ile ilgili ne düşünüyoruz? Bütün söz, tavır ve davranışlarımızı düşüncelerimiz belirler.

Bekarlarla başlayalım. Bekar bir genç kız. Erkeklerle ilgili düşüncesi; onların kaba, düşüncesiz ve fırsat bulurlarsa kadınları ezeceği üzerine ise erkeklere ne kadar iyi davranabilir? Nasıl iyi bir eş olabilir?

Bekar bir erkek. Kadınlarla ilgili düşüncesi; sadece cinsellik üzerine ise, onların dırdırcı, paracı, gözyaşını kullanan cadılar olduğunu düşünüyorsa nasıl iyi bir koca olabilir?

Düşünceler davranışlarımızı belirler. Mesela; kadınların çoğunda kabul etmeselerde erkek düşmanlığı var. Hemen her seminerimde değişmeyen, artık klasik olan, şu soru mutlaka gelir: “Kocama yumuşak davranırsam, beni ezmez mi?” İnsanı dostu ezmez, düşmanı ezer. Bir kadın kocasının onu ezeceğini düşüyorsa, onu düşman olarak görüyordur ve ilk yanlışı kendi başlatıyordur.

Nişanlı kızlardan da en çok şu sözü duyuyorum. “Nişanlım istediğimi yapana kadar mutlu olmuyorum.” Neden? Çünkü evlilikle ilgili yanlış şeyler düşünüyor. Çoğunlukla genç kızı etraftan yanlış yönlendirenler oluyor.”Bak şimdiden nasıl alıştırırsan öyle gider, dediklerini yaptırmaya bak.” Genç kız da ne kadar severse sevsin, evlilikte kendi sözünü geçirebilmek için bile bile sevdiğini üzüyor.

Ya da gençler; kız ya da erkek fark etmez, kendi anne ve babalarının evliliklerine bakıyorlar ve önlerinde olumsuz modeller varsa onlar gibi olmamak için, yanlış adımlar atabiliyorlar. Erkek babası gibi olmamak, kız annesi gibi olmamak için kendine kurallar belirliyor. O kuralların karşısındaki kişide nasıl etki uyandıracağını düşünmüyor. Oysa eşi, onun anne ya da babasının karakterinde değil.

Kayınvalide ile de ilgili daha tanımadan olumsuz düşünceler özellikle genç kızların kafasında ağlarını örmüş oluyor. Dikkat Tehlike! Yakın olma, yakın oturma, resmi dur.

Düşüncelerimizle ön yargılar oluşturuyoruz, o da davranışlarımızı etkiliyor.

Gelelim evliliğe…

Birbirimizde hoşumuza gitmeyen şeyler gördüğümüzde önce değiştirmeye çalışıyoruz, değiştirmeyi başaramayınca kızgınlık duymaya başlıyoruz. “Neden benim istediğim gibi olmuyor.” diye. Duyduğumuz kızgınlık bakışımıza, ses tonumuza, sözlerimize yansıyor.

Düşüncelerimizle enerji üretiyoruz, elektrik dediğimiz şey. Olumsuz bir şey düşündüğümüzde negatif (kötü elektrik) üretiyoruz, olumlu bir şey düşündüğümüzde pozitif (iyi elektrik) üretiyoruz. Ürettiğimiz her ne ise karşımızdakini etkiliyor. Biz istediğimiz kadar olumsuz düşüncelerimizi, sahte davranışlarla örtmeye çalışalım, karşıdaki onu mutlaka anlıyor. Ne olduğunu anlatamasa da anlıyor.Çünkü elektriğimiz onu çarpıyor.

Mesela…

Erkek eve geç kalıyor, kadın kızıyor “İşten çıktı, yine nereye gitti? Annesine mi uğradı, arkadaşlarına mı takıldı?” Kocasını arıyor: “nerdesin?” diye soruyor. Ya da kızgınlığı belli olmasın diye süslüyor. “Hayatım nerdesin?”

Aradaki mesafe önemli değil. Erkek sesten anlıyor, tatsızlığı. O da kızıyor içinden. “Ne var geç kaldıysam, beni kontrol etmeyi bırak artık.” diye düşünüyor. Fakat cevabı başka oluyor. Nerede olduğu ile ilgili bilgi veriyor; fakat onun da kızgınlığı sesine yansıyor.

Erkek eve geldiğinde bir kavga tartışma olmasa bile birbirlerine soğuk davranıyorlar.

Kadın ararken “Sorumsuz yine geç kaldı” diye düşünmek yerine “Bir işi çıkmıştır, gitmek zorunda kalmıştır ya da arkadaşlarını görmek istemiştir.” gibi bir olumlu düşünceyle arasa, erkek cevap verirken “Beni merak etmiş, özlemiştir karıcığım” diye olumlu düşünüp öyle cevap verse hiç bir tatsızlık olmayacak.

Mesela çalışan kadın…Karı koca aynı anda kapıdan giriyorlar, erkek salona geçip televizyonun karşısına geçiyor. Kadın bir yandan çocukla ilgilenmeye çalışırken, bir yandan yemeği hazırlamaya çalışıyor. Bir yandan da zihninden şunlar geçiyor. “Yat tabii, ben senin uşağınım, hem dışarıda çalışırım, hem evde çalışırım, kazandıklarımı harcamaya gelince bayılıyorsun; ama yardım etmeye gelince canın çıkıyor.”

Kızıyor, kızıyor, kızdıkça negatif elektrik üretiyor, tatsızlık çıkmasın diye belli etmemeye çalışsa bile bakışları, hareketleri, yürüyüşü masayı kuruşu, tabakları koyuşu her şey değişiyor. Her şey daha sert. Elektriği ortalığı kasıp kavuruyor.

Bu elektrik önce kendini sonra kocasını yakıyor. Ürettiğimiz olumsuz elektrikler vücudumuzda hastalığa dönüşüyor. Baş ağrıları, fıtık gibi pek çok hastalığın sebebi stres. Stresi biz üretiyoruz. Ne yaşadığımız değil, olaya nasıl baktığımız önemli.

Kadın daha olumlu bakabilse duruma. “Ailesinde alışmamış ev işi yapmaya; ama ben de çok yoruluyorum onun yardımına ihtiyacım var, eşimi nasıl yardım etmeye alıştırabilirim?” diye düşünse. Kızmak yerine yanına gidip “Canım sana ihtiyacım var, salatayı sen yapabilir misin ya da çorbayı azıcık karıştırabilir misin, ben yetiştiremiyorum.” dese. Eşine ihtiyacı olduğunda kızmadan tatlılıkla, yardım istese.

Genellikle kadın, bir gün söylemişse ertesi gün söylemiyor, “Kaç sefer söyledim, bilmiyor mu? Beni düşünse, sevse, gelip yardım eder zaten, söylemeye ne hacet.” diye düşünüp kızgınlık besliyor. O kızgınlıkla ya suratını asıyor ya da her şeye söyleniyor. Oysa erkekler karısının ihtiyacı olduğunda söylemesini bekliyor.

Erkek de bu arada karısının tavırlarına kızdığı için şöyle düşünüyor. “Para kazanıyor ya, afra tafra yapıyor, yapmazsan yapma, ne bulursam yerim, olmazsa gider lokantada ya da annemde yerim.” diye düşünüp ocakta çorba pişene kadar karı koca kafada birbirlerini pişiriyorlar.

Erkek de şöyle düşünse “Karım hem dışarıda hem evde çalışıyor, kadın bünyesi zaten zayıftır, o belki benden daha fazla yorulmuştur, yemekten sonra uzanır dinlenirim.” deyip kalkıp yardım etse tatsızlıklar olmayacak.

Bir tarafın negatif enerjisini diğer taraf pozitifle karşılarsa ortam düzelir. İki tarafta negatife devam ederse tatsızlıklar huzursuzluklar bitmez.

Velev ki kadınsınız, yardım istediniz kocanız da “Çok yorgunum yardım edemem.” dedi. O zaman kızgınlık besleyerek bir kaç çeşit yemek yapmak yerine, tavır yapmadan inatlaşmadan bir çorba yapıp güler yüzle getirin sofraya “Fazla bir şey yapamadım canım, çok yorulmuşum.” deyin. Az yiyin; ama az sevmeyin.

İşin bir de dindarlık ile ilgili boyutu var. Gelen yorumlarda vardı. Bir hanım “Kocası namazlarını aksattığı için kocasına kızdığını, evde tatsızlık olduğu ve ne yapması gerektiğini” sormuştu. Soruya buradan cevap vereyim. Aynı sorunu dindar hanımlar çok yaşıyorlar.

Öncelikle şu önemli ki günah işleyene kızmak değil, onun için üzülmek, dua etmek lâzım. Niye? Günahı bize karşı işlemiyor ki, biz niye kızıyoruz? Eğer onun ebedi saadetini düşüyorsak, kızmak yerine onun için üzülmemiz lâzım. Bu arada kendi hatalarımızı da unutmadan tabii. İbadet etmemiz bizim kurtulacağımızı göstermez.

Dedikodu, gıybet,kin tutmak…gibi basit gördüğümüz; ama çok önemli olan konulardan biz cuvvallayabiliriz de ibadetlerini beğenmediğimiz insanlar, bizden önce cennete gidebilirler.İbadet önemsiz demiyorum asla, yanlış anlaşılmasın, çok önemli; ama ibadet ettiğimiz için kendimizi kurtulmuş görüp kimseyi hor görmeyelim, işte o zaman en büyük hatayı yapmış oluruz. Peygamberimiz “Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim.” buyuruyor. Ahlak kötü olduğunda ibadetlerin bir değeri kalmıyor.

Ayrıca kadın dinen kocasının namazından, ibadetlerinden sorumlu değil. Rabbimizin vermediği yükü üzerimize almayalım. Erkek karısının kılmadığı namazdan sorumlu. Erkek, güzellikle, tatlılıkla uğraşıp elinden geleni yapmak zorunda.Fakat kadının böyle bir yükümlülüğü yok. Kocası ona namazı hatırlatmasını istiyorsa, kadın yapmalı yoksa onun için sadece dua etmeli. Her namaz vakti “Günahkar adam, oturup tv izleyeceğine kalkıp namazını kılsana.” tarzında kızgın bakışları atmamalı tabii bu arada. Adamın kılası varsa da inadına kılmaz sonra.

İletişimde düşünce konusu çok önemli bir konu, yazıyorum ama bir derste bitmeyecek. Bir sonraki derste de devam edelim düşünce konusuna inşallah. Bir kaç gün içinde ödevi de bu konuda vereceğim. Şimdi sıra sizde. Konu ile ilgili düşüncelerinizi, yaşadıklarınızı yazın, yorumlar konuyu daha geniş çerçevede görmemiz için önemli.

www.cocukaile.net   Sema Maraşlı

Okunma Sayısı : 62.596

Yorum yapın

“Kızgınlıklarımız Sevgimizi Yemesin (Evlilik Okulu 4.Ders)” için 92 Yorum

  1. SIKINTILI diyor ki:

    5 aydır görüştüğüm biri var. çok seviyor çokta değer veriyor fakat sinirlenince hiçbirşeyi gözü görmüyor bana karşı güvendiğini söyleyen o adam güvensiz tavırlar sergiliyor daha doğrusu bana güvendiğini ama karşı tarafa güvenmediğini söylüyor. bu durumdan çok yoruldum. yakında sözümüz var şimdi de takmış “yüzük takıldıktan sonra çalışmayacaksın çalışırsan da ben yokum” diyor ne yapacağımı şaşırdım. ben evlenene kadar çalışıp her eksiğimi gidermek isterken o bana iki seçenekten birini seçmemi söylüyor. bende ikisinden de vazgeçmeyeceğimi söylüyorum bu iş biterse de kendine zarar verecek psikolojide bir insan ne olur yardım edin kafayı yemek üzereyim ne yapacam ben ne yapmam lazım bu durumda :(

    • Abdullah Bir diyor ki:

      SIKINTILI”ya…

      O,

      ““yüzük takıldıktan sonra çalışmayacaksın çalışırsan da ben yokum”” Söylüyor

      BEN,

      “bende ikisinden de vazgeçmeyeceğimi söylüyorum” Söylüyorum…

      “ne yapmam lazım bu durumda”

      SENİN ve ONUN İÇİN EN DOĞRU ve EN HAYIRLI OLAN YOL

      SİZ BİRAN ÖNCE BU İŞİ BİTİRİN ve AYRILIN.

      Çunku şimdi ayrılmazsanız yakın bir gelecekte MUTLAKA ve KÖTU ŞEKİLDE ayrılacaksınız.

  2. Ayşen diyor ki:

    merhaba ben 19 yaşındayım. karşı tarafa nasıl davranıyorsam aynı şekilde karşılık bekliyorum ve bu olmadığında çok fazla üzülüyorum. ailem psikolojimin bozuk olduğunu söylüyor ve bu beni daha da fazla üzüyor. her üzüldüğümde bunu psikolojime yoruyorlar ve tedavi olmam yada antidepresan kullanmam gerektiğini söylüyorlar bende bu davranışlarına katlanamıyorum. birilerinin bana neyi nasıl yapmam gerektiğini söylemesinden nefret ediyorum ve bu gerçekleştiğinde de doğal olarak kızıyorum ama etrafımdakiler fazla tepki gösterdiğimi söylüyorlar. artık dayanamıyorum. lütfen birisi bana yardımcı olsun. normal miyim değil miyim karar veremiyorum artık.

    • Sadece Fatih diyor ki:

      Ayşen Hanım.

      Sizin hasta olup olmayacağınıza ve hangi ilacı kullanacağınıza karar verecek olan doktorlardır, aileniz değil.

      Buraya bu şekilde bir yorum yazabildiğinize göre normalsiniz. Her insan hayatının belirli dönemlerinde sıkıntı yaşayabilir. Bu durun bir anormallik göstergesi değildir. Pekala çok sağlıklı bir insan bir bakıyoruz grip olmuş yatağa düşmüş.

      Sizi tek taraflı dinleyemeyiz ama bence güvendiğiniz bir akranınızla, kuzeniniz olur arkadaşınız olur psikiyatriye gidin. Ailenizi de yönlendirecektir sizi dinledikten sonra.
      Belki antidepresan değil hormon düzenleyici ilaç kullanacaksınız. Çok vakit kaybetmeden bu şekilde çözmenizi tavsiye ederim.

  3. Gözde yalçın diyor ki:

    Selamın aleykum okudum bende ilkkez böyle birşey ben 19 yaşındayım evleniyorum babam ve annem hem maddi hem manevi bana çok soğuklar ne evlenmeme be çeyizime nede bana hiç karışmıyor hiç sormuyor umursamıyorlar liseden sonraok kötü bir durumdaykrn inanılmaz bir iş kurdum kendi işimi 2senedir yapıyorum ve çok iyi kazanıyorum ailemede 2 oğlan kardeşimede gıda giyim gibi ben bakıyorum .. kayınvalidem Teyzem olur cana yakın iyi anne yarısı ama bazen iğneliyici konuşuyor diğer eltimle kıyaslıyor evlerde yan yana olduğundan mesafe yok her halimi tavrımı görüyor ve beni kınıyor oğlumla anlaşamazsn diyor annem çalışıyor yemekte yoarım evimide temizlerim çeyizimş kendim yaptım ve oğluna babasının 3 evi olmasına rahmen evlenmemize hiç yardım etmiyor maddi manevi onlarda uzaklar zaten babası kayınpederim yani eniştem baştan beri istemedi ağza alınmıcak sözler söyledi unutuldu istemdim sevdiğim adam sahip çıktı o muzdarip ailesinde hem yardım etmiyorlar hem elindekini istiyorlar onlar farkındalar oğullarına yardım etmiyorlar ben iyi kazandım diye çeyizden hariç evin tüm mobilyalarını gözümü kırpmadan aldım borcsuz evleneelim diye 2 senedir çokca biriktirdiğim param dibi buldu eşim için yaptım ama oda bazen bana saygısız davranıyor sürekli ailesini şikayet ettiğim için çnki kendisi bize bu zorlukları yaşatan babasına çok düşkün ben napcam bilmiyorm ailem arkamda değil kız halimle kendi yuvamı kuruyorum kaynım kayınvalidem kayınpederim eltim hepsi bana sert beni kınıyorlar en ufak hatamda bende yaranmak için 40 takla atıyorum ama olmuyor hala eltimi övdüklerinde piskolojim bozuluyor sürekli rekatbettryim ve sürekli nişanlıma anlatıyorum oda bıkıyor herlryi her hareketlerini kafaya takar hale geldim biz nasıl mutlu olcz allah aşkına yardım edin akraba uzakta duramıyorum

    • desperate diyor ki:

      Sevgili Gözde, benimle aynı hataları yapmaman için yazıyorum, sakın erkek rolünü üstlenme. Sonra bütün sorumluluk üstünde kalır, altından kalkamazsın. Anladığım kadarıyla hem kendi ailene hem nişanlına haddinden fazla verici ve fedakar olmuşsun ama kıymetin bilinmemiş. Çok üzüldüm, çünkü bazen senin iyi niyetle yaptığın şeyler karşındaki insanlar için ezici bir etki yapar önce sonra o kadar alışırlar ki senin görevin olur ve normal karşılanır. Ve bir değeri olmaz. Evlenmeden önce kendi bütçeni kendin yönet ve biraz da kendini düşün.
      Diğer konuya geçersek nişanlının ailesi seni istemiyor anlattığına bakılırsa. Sen de yaptıklarını ve söylediklerini nişanlına anlatarak en büyük hatayı yapıyorsun. Çünkü o da zaten durumun farkındadır, ancak sen anlattıkça savunmaya geçer ve sen kötü olursun. Ve çok şikayet eden insan sevilmez bunu bil. İnsanlar hep şikayet eden sorun yumağına dönmüş insanlardan sıkılır, bir süre sonra sorunun kaynağı olarak algılanırsın.
      Seni kırmak değil amacım sadece bu tür şeyleri yaşamış, araştırmış ve okumuş bir ablan olarak fikir istediğin için anlatıyorum. Çok iyi kalpli biri olduğun yazından anlaşılıyor. Ama bu dünyada maalesef ki hep iyiler kaybeder, sonra bazı şeyleri öğrenir tecrübe sahibi olur ama ne yazık ki güzel geçmesi beklenen o dönemler çok hızlı ve mutsuz geçer. O yüzden biraz kendini geri çek, herşeye el atma, ben yaparım ben ederim deme. Biraz bekle karşındaki insanlar da ailen, nişanlın vs senin için birşeyler yapsın. Onlara bu fırsatı ver. Yapmazlarda ona göre davran.
      Son olarak evliliğin sorunlarla ve mutsuzlukla başlayacak gibi gözüküyor çoğu evlilik gibi. Nişanlınla bir problemin yoksa ve ailesinin hatalarını tolere edecek kadar çok seviyorsan ikinizin ailesinden de uzak bir yere taşının ve bir yuva kurun. Biraz mesafeli olun. Yok illa aynı binada yaşamak istiyorum diyorsan herşeyi duyma ve görme, dayanamazsan kendin cevabını ver. Nişanlını araya sokma, onu bir tarafı tutmaya mecbur etme. Emin ol taraf tutacağı kişi sen olmayacaksın.
      Ayrıl yada ayrılma diyemem çünkü insan o yaşlarda daha çok yükü kaldırabileceğini düşünüyor. Ama sonra sabrın ve güçün tükeniyor “ben nasıl dayandım” diye düşünüyorsun. Ama geçen yıllar geri gelmiyor. Sonradan pişman olmamak için çok iyi düşün ve öyle karar ver. İnşallah seni üzmemişimdir. Bu siteyi takip et ve Sema hanımın bütün yazılarını ve kitaplarını oku. İnşallah hakkında hayırlı bir karar verirsin.

      • Mavi Kedi diyor ki:

        Çok güzel açıklamışsınız desperate

      • renklisalyangoz diyor ki:

        bence de evlenme. evlenmeden bu kadar dert varsa içine girince düşünemiyorum. yaş küçük serde gençlik var. en azından ertele ve sakinleş. olaylara insanlara uzak dur.görüş açını değiştir.biraz beklemek iyi gelecektir. ben 25 yaşımda dedim evliliği yürütebilirim diye ve evlendim. ooo neler öğrendim.19 yaş ne ki???

    • Mavi Kedi diyor ki:

      Evlenme derim ben

  4. Meryem diyor ki:

    Ben nişanlıyım 4 ay oldu ve çok seviyorum nişanlımı. Ama ortada bi güvensizlik var ona karsı. Yapmamam gereken bişey yaptım facde arkadaşları ile olan konuşmalarını okudum ve hep benden önce yasamış olduğu ahlaksız seyleri anlatıyordu . Bunları okuyunca basımdan aşağı kaynar sular döküldü karı kız muhabbeti ve kiminle ne yaptığını anlatıyordu çok üzüldüm benden önce olmuş olması bile değiştirmiyor bu durumu. Bu konuyu ona açtım GÜVENEMEDİĞİMİ söyledim çok yalvardı bana o zamanlar Cahildim Allah belamı verseydi de yapmasaydım karşıma senin çıkacağını bile bilmiyordum onu bırak aklımda evlilik bile yoktu düşünemiyosun o zamanlar çok pişmanım falan dedi. Inanıyorum pişman olduğuna ama biyere gidecek olsa hep bi içimde şüphe oluyor ve cok rahatsızım bu durumdan hep tartışıyoruz en ufak bişeyden

  5. lale diyor ki:

    ben daha 4 aylık evliyim ama 1 sene nişanlı kaldık nişanlıyken iyiydi evlendikten sonra deyişti ben ne desem yanlış anlıyo anca kavga çıkarıyon diyo bi gün bana güzelsin kelimesini kulanmadı ben yaklaşmadıkça yaklaşmıyo kavga etimiz zaman ben haklı olsamda beni haksız duruma düşürüyo içimdekileri diyemiyorum bittecek korkusuyla o zamanda hastalanıyorum bilmiyorumda nereye kadar böyle gider allah kerimdir.

  6. Esmer diyor ki:

    Merhabalar. Benim nişanlım çok tuhaf bir insan özellikle çok tutucu tabii aileden gelen birşey. Her şeyi çok çabuk yanlış anlayan hatta yolda yürürken bile kafamı kaldırdığımda ona mı baktın buna mı baktın neden bakıyorsun vs diye kendi kendine kafasında kuran biri bu davranışı beni çok üzüyor. Ve tabii kendi sağlığı da kötü oluyor çünkü ya başı ağrıyor ya da başka yeri çünkü kafasında kurduğu şeyle beynini yiyiyor ve ben çok üzülüyorum:( birbirimizi çok seviyorum bundan eminim sadece aşırı kıskanç ve sahiplenici bir yapısı var. 1 yıldır beraberiz arada kopukluk oldu çok kısa sürdü tabii çok şeyi aştık çok şükür. Ama geçenlerde facebook a fotografımızı koymasını söyledim hayır dedi güzel bir dille facebookun da doğru düzgün kişiler olmadığını ve beni kimsenin görmesini istemediğini söyledi. Ben hiç tatmin olmadım tabi sonra da istersen kapatalım facebooku dedi yok dedim ama kırılmıştım. Anladı ve gönlümü almaya çalıştı. Benim facebookuma çok karışır mesela resimlerimizi koymamı ister ve kendi yapar bunu. Bu konuyu birkaç kez açtım ve tartıştık. Bir daha bu konu hakkında konuşmayalım dedi. Benim içim hiç rahat değil nasıl çözerim bilemiyorum:(((

    • hüzün gecesi diyor ki:

      Selamün aleyküm
      Beni yanlış anlamayin ama çok sudan bir sebepten aranizdaki sevgiye zarar veriyorsunuz bilmem farkında misiniz? Bizim nesil yetisirken evin perdesi, güneşliği çekilmeden ışıklar açılmazdı -ki elhamdülillah hala öyleyiz- içerisi görünmesin mahremi kimse bilmesin diye. Facebook denen meret çıktı mahrem namina hiçbir şey kalmadı. Evin içi de internette dolanır oldu. Dünya facebook kullanıyor kardeşim yabanci erkekler resminizi görecek de ne olacak? Göz zinasina sebebiyet verdiginiz için gunahtan başka bir kazanciniz olmayacak emin olun.
      Facebook hesabinin kapanmasi dünyanın sonu değil kendim de tecrübe ettim. Hesabi tamamen sildim birkaç ay kullanmadim ki ondan başka sosyal hesabim yoktu zaten. Takip etmek zorunda olduğum grup var. O yüzden tekrar girmek durumunda kaldim olmasa gene silerim. Sosyal medya siyasi gündem vs insanin alemini dağıtıyor kuvvehi maneviyeyi kırıyor.
      Bir diğer mevzu siz henüz evli değilsiniz ama yine de söyleyeyim. Karısını yabancı erkekten kıskanmayan erkeği deyyus olarak nitelendiriyor Efendimiz sav. Ve deyyusun cennete giremeyeceğini söylüyor.
      Selametle…

    • Gulpembe diyor ki:

      ” kiskancligin( gayretin) bir hali vardir ki , Allah ona bugzeder( kizar.) o da erkegin karisini suphe olmadan kiskanmasidir” buyuruyor peygamberimiz sav. Yolda yururken bile kime baktin gibi uzerinize gelmesi bana normal gelmedi ki daha sonra bu durumun onu fiziksel olarak hasta etmesi sizinde onu ” tuhaf biri” olarak nitelemeniz bunun bir gostergesi. Yakin bir arkadasim 6 senelik evli kocasi gercekten ” kiskanclik hastasi”. Bu durumdan cok bunaliyor, agliyor, butun hurriyetine el koyulmus durumda nefes alamiyor. Fakat esi, nisanliyken asla kendini belli etmemisti. Ozguven eksikligi olan, kendini begenmeyen, yetersiz bulan, kaybetme korkusu tasiyan insanlarda kismen orantisiz kiskanclik olabiliyor ama asiri ve surekli ayni tutum beyindeki bir hastalik, norolojik bir rahatsizlik tamamen…orantili yerinde kiskanclik normal ki sevgi ve sorumluluk geregi duyulur.

      Facebook olayina hic girmiyorum, resim paylasinca ne kazaniliyor hic anlayamayacagim birsey. Genelde evlenen ciftler beraber kapatiyolar yada ortak hesap aciyolar bu bile gereksiz bence. Biz gerekli seylerle mesgul olmayinca, seytan gereksiz seylerle bizi mesgul ediyor olabilir.

    • Abdullah Bir diyor ki:

      Ya yaşca çok genç ve toy birisisin, ya da biyolojık yaşın ile ruh yaşın arasında ciddi denilebilecek derecede bir fark var. Aksi taktirde neyin ne olduğunu iyi bilen, dinin emrettiklerini ve yasakladıklarını maksimum seviyede yerine getiren “kendinden emin ve özgüveni yüksek nişanlısından daha olgun kız ” profili çizmek isterken “kendi cahilliğini ve kıskançlığını” ortaya koyan ” çok tuhaf ,çok tutucu, Ben hiç tatmin olmadım tabi, aşırı kıskanç ve sahiplenici bir yapısı var, facebook a fotografımızı koymasını söyledim, istersen kapatalım facebooku dedi yok dedim, 1 yıldır beraberiz, çok şeyi aştık, Benim içim hiç rahat değil” ibarelerini aynı yerde yazmazdın.

      “…nasıl çözerim bilemiyorum”

      Madem sordun söyleyelim.

      Sana göre aranızda ki problemlerin ÇOĞUNU çözdüğünüz halde kalan AZI bu kadar sıkıntıya sebep oluyorsa benim bir ağabeyiniz olarak size yapacağım tavsiye YOL YAKINKEN BU İŞTEN VAZGEÇİN. Sizin her ikinizde de birbirinize karşı ciddi derecede güven eksikliği var.

      Aksi taktirde sizin evliliğinizin ömrü en fazla BİR YIL.

      Çünkü; Evliliklerde GÜVEN her şeydir. Ve güven namludan çıkan bir mermi gibidir. Bir kez namludan çıktımı geri dönüşü yoktur.

  7. Ayse diyor ki:

    İyi oldugunuz surece karsinızdakı de ıyı olur stres yaptıgınız zaman bır yazıyı okumak bıle ıyı gelıo boş durmayın kıtap okuyun

  8. kubra diyor ki:

    Ben 9 yillik evliyim eşime derdimi anlatiyorum bana ilk seferde iyi davraniyor fakat en ufak kavgada karsima cikariyor bende bu durumu kullandigi için çok kiziyorum ne yapip kendimi sakinleşti re bilirim aceba bana yardim edin lutfen

  9. CanCan diyor ki:

    Suan nisanli biriyim ve dahasimdiden calismami istemiyor hic bir yere gondermiyor hep evde oluyim kimseyle konusmami istemiyor gece evden aratiyor cok bunaliyorum cok seviyorum calisicaksan ben yokum diyor bitsin diyor cok zoruma gidiyor ne yapicagimi bilmiyorum evlenince evde ne yapicam diyorum isin ne yemek yaparsin diyor esyalarini etrafa atiyor giyindiklerini evderyken topluycaksin isin ne diyor sinirlenince hersey kirip kufur ediyor hep sabrediyorum sakin ol diyorum ama cok yiprandim ve kalp hastasi oldum sizce nerde hata yapiyorum

    • Kübra Velioğlu diyor ki:

      Allah yardımcınız olsun. Oturup konuşmaktan anlayan biriyse oturun adam gibi konuşun. Benim mizacım bu . Aile yapım , yetiştirilme tarzım bu filan. Bunları görerek benimle nişanlandın. Anlayıp size hak verip kendini düzeltirse ne ala. Yok ben de böyleyim sen de beni böyle kabul et derse, enini boyunu düşünün iyice. Devam edebileceğinize inanıyorsanız devam edin. Yok , demişsiniz ya şimdiden kalp hastası oldum diye, bu şekilde devam etmez huzur istiyorum derseniz hiç evlilik olayına girmeden herkes kendi yoluna baksın derim.
      Bu benim nacizane fikrim tabi. En iyi kararı siz verirsiniz.

    • Zeliha diyor ki:

      Nişanlınızın güvenme sorunu olduğu izlenimi uyandı bende. Güven duymak bazıları için çok zordur. Güvensizlik arttıkça da kontrol altına alma isteği artar. Bazı kişiler zaman içersinde karşısındakini epey bir sınadıktan sonra güvenmeye başlar. Fakat bazılarında bu durum o kadar derin ve hastalıklı bir haldedir ki o kimselerin güvenini kazanmak mümkün olmak bir tarafa bir zaman sonra insan kendi kendinden şüphe etmeye başlar, kendine olan saygısını yitirir.

      Eğer siz özeleştiri yapıp, evet ben güven sarsıcı davranışlara sahibim, kendimde değiştirmem gereken yönlerim var demiyorsanız yani bu güvensizlikten sorumlu siz değilseniz, ilişkinizde güveni nasıl tesis edeceksiniz bunu düşünün. Güven olmayan bir ilişki huzur veren, sevgi, saygı uyandıran bir evliliğe götürebilir mi?

      Nişanlınızın bazı tepkilerini yazmış ve sabrediyorum demişsiniz. Belli ki böyle öğrenmiş ve belki de başka türlü nasıl davranacağını bilmiyor. Peki sabretmek karşınızdaki kişiye alternatif davranışlarda bulunabileceğini öğretir mi sizce?

      Sahiplenen bir nişanlıdan bu tür davranışlar görmek çok normal. Sahiplenen kişi sadece kendi nefsini düşünür. Sahip çıkan nişanlı bu şekilde davranmayacaktır. Çünkü sahip çıkmak karşısındaki kişinin duygularına, isteklerine, tercihlerine de sahip çıkmak ona özne muamelesi yapmaktır sahiplenici tarzda olduğu gibi nesne muamelesi yapmak değildir.

      • Abdullah Bir diyor ki:

        “Sahiplenen bir nişanlıdan bu tür davranışlar görmek ÇOK NORMAL…. “Sahip çıkan nişanlı bu şekilde DAVRANMAYACAKTIR.”

        “”KAFA KARIŞIKLIĞI VEYA İKİ CAMİİ ARASINDA BİNAMAZ KALMAK “”
        Bu olsa gerek. Peşpeşe iki cümle ve ikiside birbiri ile taban tabana “ZIT ANLAMDA”

        “”Çünkü sahip çıkmak karşısındaki kişinin duygularına, isteklerine, tercihlerine de sahip çıkmak ona “ÖZNE” muamelesi yapmaktır sahiplenici tarzda olduğu gibi “NESNE” muamelesi yapmak değildir.””

        Aslında bu şekilde düşünmek sadece Zeliha Hanıma mahsus bir durum değil. Yetişme tarzı ve inançları arasında kalmış ARABESK kafa yapısına sahip MÜSLÜMAN FEMİNİST (!!!) de denilen BAYAN’larımızın (KADIN DEĞİL BAYAN Bknz: S.MARAŞLI Kadınmıyız Bayan mı?) genelinin içinde bulunduğu bir PARADOKS bu.

        Bir tarafta İSLAM öğretisinin, inancının ve yratılış kodunun (fıtrat) kadına nakşettiği ” Erkeğin KAVVAM’lığına Teslimiyet ” diğer tarafta kadının “BAYAN” yakınlarının (anne, Abla, Yenge, Teyze vb) “Aman kızım, oku, çalış, yarın birgün sıkıntı yaşarsan bu adamın kahrını çekme, boşanmak zorunda kalırsan ortada kalma, ele güne muhtaç olma” vb öğretilerinin bir anlamda korkutarak bayana dönüştürdüğü Feminist Kadınlarımız…

        Sahiplenmenin ERKEĞİN Kavvam sıfatının bir sonucu, Sahiplenilmenin de birilerinin zannettiği gibi ZAYIFLIĞIN, DÜŞKÜNLÜĞÜN, MUHTAÇLIĞIN getirdiği olumsuz bir durum-sonuç OLMADIĞINI anlatabilmek mümkün olsa yaratılış kodu olarak SEVİLMEYE, KORUNMAYA, SAHİPLENİLMEYE uygun olarak yaratılan Diğer yarımız olan kadınlarımıza…

        Ama, mevcut duruma bakılırsa bu işi yapmak çok kolay olmayacak gibi.
        Allah yar ve yardımcımız olsun…

        • Zeliha diyor ki:

          Abdullah Bir Bey teşekkür ederim zahmet edip okumuşsunuz yazdıklarımı. Sizin yorumunuzda da önemli bulduğum hak verdiğim kısımlar var. Demek istediğimi sanırım yeterince iyi ifade edememişim. İnternetin bir azizliği bu maalesef. Ben sizin iyi niyetinize itibar ediyorum ve demek istediğimi biraz açayım isterim. Bu dünyaya sahip olmaya değil şahit olmaya geldik düsturuyla yaşamaya gayret gösteren biriyim. Sahip olduklarımızın yani bize verilen nimetlerin sahibi değiliz emanetçisiyiz. Mesela en basitinden o dediğiniz bayanların dillerine pelesenk olmuş ifadeyle ‘benim bedenim’ demem haşa mümkün değildir bu sahiplenicilik olur. Bu beden bana emanet diyip sahip çıkarım, bu eş bana emanet diyip sahip çıkarım, bu vatan bu doğa bu hayat bana emanet diyip sahip çıkarım. Bu hususa her konuda dikkat etmeye gayret gösteririm. Çünkü emanetlere sahip çıkılır emanetler sahiplenilmez. Eşim bana bir emanettir ben de onun için bir emanetim. Bugün insanlar neden bu kadar tahripkar sizce, neden bu kadar tüketme canlısı, neden bu kadar al delisi, bütün bunların altında sahiplenicilik ve bu benim demeler bana ait demeler yok mu.

          Hayatım da duymadığım ve yazmak bile istemediğim bir kelimeyle bana itham da bulunmuşsunuz açıkcası üzüldüm buna. Evet okumuş biriyim hem de epey okudum; kocama muhtaç olmamak için değil, elimde diplomam olsun diye de değil, kendimi güçlü hissetmek için de değil, öğrenme aşkından dolayı okudum ve okuyorum ve okuyacağım insallah. Bu kadar okumaya ne iş yaparsın diye soracak olursanız evimin hanımıyım diye cevap veririm size, çok kınanıyorum bu sebepten ama kınayıcının kınamasını da dikkate alacak değilim.

          Sarf ettiğiniz sözlerinizle nasıl birine ithamda bulunduğunuzu görseydiniz eminim yüzünüz kızarırdı. Biraz iyi niyet biraz hüsnü zan lütfen.

          Mücadile Suresinde geçen bir kıssa vardır, hakkını söke söke alan kadını anlatır. Peygamber Efendimiz’in yerinde bugünün müslüman erkekleri olsalar ne yaparlar ne düşünürlerdi acaba o kadın hakkında. Bu sorunun cevabını bilemiyorum ama müslüman bir kadın olarak müslüman erkeklerin değil Allah’ın rıza ve hoşnutluğunu kazanmak tek gayemdir, Rabbim muaffak etsin inşallah.

    • Süreyya diyor ki:

      Bende şöyle bir ekleme yapacağım yazılanlara. Hani demişsiniz ya eşyalarını etrafa atıyor topluyacaksın işin ne diyor bu beni çok düşündürdü. Karşı tarafta kim olursa olsun siz özelsiniz nazı geçiyor ama bu yapılmaması gereken bir hareket. Bence nişanlınızda saygı eksik. Ve olmazsa olmazlardan biridir evlilikte. 5 S kuralı diyorlar hani yeni moda ama çok da doğru sevgi saygı sadakat sabır seks . Ve size bu şekilde davranılmasına izin vermeniz önce siz kendinize saygı gösterin. Çalışmak konusuna gelince bir kadının çalışmamasının gerekliliği için çok sebep sayabilirim ama kıskanmak bunların başında gelmiyor . Kafanızda netleşin ve daha fazla uzatmayın evlenecekseniz bazı şeyleri kabul edecekseniz yada ayrılacaksanız uzattıkça sorununuz çözülmez bir hale gelecek. Çünkü alışkanlıklar başlayacak artık.

    • .:. diyor ki:

      “……esyalarini etrafa atiyor giyindiklerini evderyken topluycaksin isin ne diyor sinirlenince hersey kirip kufur ediyor hep sabrediyorum sakin ol diyorum ama cok yiprandim ve kalp hastasi oldum sizce nerde hata yapiyorum.”

      evlenmeden Nişanlısınız ve birlikte mi yaşıyorsunuz? ben öyle anladım sanki… eşyaları etrafa atmak, sinirlenince herşeyi kırıp küfür etmek.. daha bir çok durum var ki bunlara epey zamandır sabır etmişsiniz…

      Kusura bakmayın yazdıklarınız çok karışık geldi bana, bir çok kimsenin yaşam tarzına göre alışık olunmayan bir durum gibi, ama bu şekilde de oldukça fazla ornek var malesef.

      Daha net ve akıcı açıklamalar yaparsanız anlaşılır olur.

      Daha evlenmeden şimdiden kalp hastası olduysanız. Çok yerde hata yapmış olduğunuz açıkça anlaşılıyor.

      Bu durumu sonradan toparlaması kolay olacagını zannetmiyorum..

    • tulin diyor ki:

      Nisanliyken ayni evde mi yasiyorsunuz, esyalari dagitip toplamak filan anlayamadim

  10. Necla diyor ki:

    Merhaba,

    Esim eve cok sik gec geliyor. Kac kez oturup konustum ama anlamiyor. Tek sorunumuz bu sorunlar hep bu yuzden cikiyor.artik dayanamiyorum cok uzuluyorum agliyorum goruyor ama yine ayni. Lutfen yardim efin:((

    • Hasan diyor ki:

      Geç gelmesinin bir sebebi varmı? Yani işden sonra neriye gittiğini biliyormusunuz?
      Ve eşiniz neden ‘işim bitsinde bir an yuvama döneyim, eşimi göreyim, varsa çocuklarımı göreyim’ demiyor? Belki sizden sıkılmaya başlamıştır. Eve geldiğinde güler yüzlü karşılıyormusunz? İlk dediğiniz şey ‘nerdeydin yine? Şurayamı burayamı gittin yine’mi diyorsunuz? kendinize bir kadına yakışan bir kiyafetle karşılıyormusunuz eşinizi? Eşiniz evinizi bir lokanta ve hotel olarak kullanıyorsa mutlaka bir iletişim sorununuz var. Aslında bir kadın kocasını eve bağlaması pek zor birşey değildir. Allah size verdiği özellikleri kullanın.
      Allah yardımcınız olsun

  11. Lale gül diyor ki:

    Meraba sema hanım ben 20 nişanlım 26 yaşında biz nişanlanalı 4 ay oldu ve biz birbirimizle samimi değiliz bu durumdan ikimizde memnun değiliz ayrılmakda istemiyoruz lütfen yardım edin

  12. burcak diyor ki:

    5 yıllık bir ilişkinin ardından evlendim bu beş yıl içinde çok kere kavga edip ayrıldık.Her defasında aynı hataları yapmayacagını söyleyerek geri döndü.ama hep bana sen hep daha fazla hata yapıosun demeyide ihmal etmedi.şimdi evliyim 3 aylık 4-5 gündür kavga ediyoruzve ben artık dayanamıyorum ne çekecek halim nede sabrım kaldı.Bana agzından o kadar kötü hakaretler çıktıkii….benim ona sölediğim ise sesimi yükselttmek ve bencilsin demek çünkü hiç bir zman kendi tarafından bakmayan hatalarını görmeyen biri hep beni suçladı sadece beni katbettiği zamn an lıyor yaptıklarını ama biz artık evliyiz günlerce görüşmemek gibi bir olay olamaz artık.dün tamam dedim o her şeyi söylerdii ama gene ben özür diledim kişiliğimi öyle yok olmuş hissediyorumm kii
    ya diyorum sana güzelbişeyler söylemediki hakaret etti sen neden özür diledin.ben artık ne yapacagımı bilemiyorum tek bildiğim tükendiğim ve ona karşı sevgisizleştiğimmm.o kadar yoruldum kiii.hep alltan alan benmişim gibiii…
    ne yapmalıyımmm?

    • Ahsen diyor ki:

      Sayın burçak,
      Sanırım iletişim konusunda ciddi sıkıntılarınız var.Öncelikle Sema hanımın iletişim konusundaki yazılarını okuyup neler yapmanız gerektiği konusunda size güzel ipuçları verecektir.
      Meseleyi tükendim bittim bende artık verip veriştireyim noktasına sakın getimeyin kendinizi.
      Alttan alıyorum eziliyorum insanlığım yok oluyor gibide düşünmeyin Allah rızası için yapın kendinize bu kadar yüklenmeyin.Mükafatınız büyük olacaktır neticede eşiniz ömür geçireceksiniz herşeyden önce çok dua edin gönülden O nun çözemeyeceği hiçbir sorunun kalmayacağını düşünerek bizim elimizden gelmeyen çokşey vardır önce bunu kabullenmek lazım buda bazı şeyleri değiştiremiyorum diye büyük sıkıntılara sebep olur ki bu durumda O na muhtaç olmamızın bir anlamı kalmaz.Çünkü Biz herzaman O na muhtaçız herşeyimizi Ondan isteyeceğiz evvela.Rabbimiz Efendimize sürekli yumuşak huylu ve güzel muameleyi tavsiye ediyor yoksa çevrendikiler dağılıp gitmişlerdi diye buyuruyor.Bu çok önemli ne kadar kötüde olsa güzel muamelede bulunmak tatlı sözle güzellikle ikna edebilmek.Doğru iletişim önemli.
      Tabi bütün bunlar birazda inanç eksikliğinden kaynaklanıyor eşinizin güzel bir sohbet ortamında bulunsa keşke insanlara çokşey kazandırıyor çünkü inşallah herşey düzelir ALLAH yar ve yardımcınız olsun.ALLAHA dayanıp güvenin.Kendinizide üzmeyin sakın.

  13. tuba çatak diyor ki:

    MERHABALAR..öncelikle böyle bir paltform açtıgınız için minettarım. ben duygularımı hep içime attım. ama artık daha fazla dayanamıyorum. 2,5 senedir süren bir ilişkim var. ilk 1.5 sene süperdi. duygusallık özlem hasret kavuşunca bitmek bilmeyen sevgi sözcükleri vs. nişanlım adanada ve ben ankarada yaşıyorum. sevgiliyken her ay bir o bir ben giderdim. her akşam msn açmadan yatmazdık. telefonlarda saatlerce konuşur bıkmazdık. sevdigini söylemekten bıkmaz usanmazdı.. neyse gelelim bugüne bunların artık hiç biri hemen hemen olmuyor. :(çok tartıştım neden böyleyiz diye. “artık nişanlandık bunları aş lütfen” gibi cvplarla karşılaşıyorum. “seni herşeyden çok seviyorum” diye kelimelerde duyuyorum. ama genelde sana sevgimi gösterince şımarıyorsun diyor. biz yuva kurcaz çok çalışmam gerek diyor. dükkanı var çünkü. şimdi nişanlıyız ve bana sevgisini göstermekten geri duran şımaracagımı düşünen nişanlımın yaptıgı bu davranışlarının yanlış oldgunu tartışmadan ona nasıl anlatabilirim? ayrıca hocam onu kırmadan incitmeden kavga etmeden nasıl anlayışlı olabilirim.. onu seviyorum çokta güveniyorum sonuçta 35 yaşına gelmiş bir adam. bense 26 yaşındayım.. demekki diyorum bir bayanda aradıgı daha ciddi şeyler vardıki beni buldu ve 3 yıldır beraberiz 6 aydır nişanlıyız.. sizden ricam eşimize nişanlımıza anlayışlı nasıl davranırsak bizimle mutlu olurlar? tşkler

    • AHSEN diyor ki:

      acizane bir tavsiye Tuğba hanım bu durumu kabullenip hayatın gerçeklerine dönün nişanlınızın üstüne daha çok gitmeyin bu hiç iyi olmaz siz daha çok üzülürsünüz erkeklerin genel yapısı böyle
      sevginin ne çok aşırı nede çok az olması lazım dengeyi kurmazsa iki tarafta netice böyle oluyor sevgiyi çok çabuk tüketiyoruz ne yazıkki yada erkekler ilk başta çok alıştırıyorlar sonra sudan çıkmış balık gibi oluyor kadınlar sonra tabi kadında psikolojik sorunlar sorular başlıyor kullanıldım mı neden artık sevmiyor bir hata mı yaptım vs
      35 yaş olgun bir yaş bu yaşlarda daha dingin bir hayat ve daha olgun bir kadın bekliyor herhalde erkekler sizde içinizde büyütmeyin akışına bırakın fazla didiklemeyin ancak bunaltırsınız nişanlınızı zamanla oturur inşallah mutluluklar.

  14. gamze diyor ki:

    merhaba sema hanım… aslında nereden başlayacağımı bilmiyorum. ben 4 aylık evliyim. 21 yaşında evlendim.sıkıntı tam olarak nedir ben de anlayamadım. en yakın zamanda olan olayla başlamak istiyorum. sanırım beni en çok inciten konu da bu. okulu bitirdikten 2 hafta sonra evlendim. onun öncesinde bi evin sorumluluğun almakla ilgili ufacık bir tecrübem bile olmadı. eğitim hayatım boyunca annem bir tabak bile kaldırtmadı. hiç bir iş yapmadım evde. doğru düzgün yemek yapmayı misafir ağırlamayı evi toparlamayı bile bilmezdim. öğrencilik döneminde biraz bişeyler öğrendim. evlendim.. ilk 1 ay ev işlerini yetiştiremiyordum.eşim gelene kadar sil süpür paspas yap derken bütün günüm gidiyordu. tabi tecrübesizlik de var. daha sonraları düzenimi kurmaya başladım. ama şimdi de çalışma hayatı başladı ve ben ne yaparsam yapayım hiç bir şeyi yetiştiremiyorum. eşimle birlikte çıkıp birlikte eve geliyorum. son zamanlarda eşimden işlerin yetişmemesi ve eksikliklerim yüzünden eleştiriler duydum. eşyalarımı ne zaman yıkamayı düşünüyorsun? yemek yapar mısın? gibi beni çok inciten sözler duyuyorum. artık bir gün son noktaya geldi.incindiğimi belli, ettim.aslında hep ediyordum ama o anlamıyordu. sonra konuştuk. yorulduğumu yetişemediğimi söyledim. sabah uyanıyoruz hadi kahvaltı hazırla diyo bana. dedm ki sen nasıl yorgunsan ve uyumak istiyorsan ben de aynısını yapmak istiyorum.zaten onun ve ailesinin baskıları yüzünden çalışmaya başladım. ben huzurumu kaybetmk istemıyorum diye söylerken eşim nbana çalışmam konusunda destek verdi. bunları da ona anlattım. tmm bir daha incitici sözler söylemiycem sana yardımcı olucam. istersen işi bırakabilirsin dedi. bırakamam şimdi. başladığım işi yarım bırakamam sonuna getirene kadar çabalıycam dedim tmm dedi. konuştuk . beni anladığına inanmıştım. az önce yanıma geldi. çamaşırlarımı ne zaman yıkamayı düşünüyorsun? dedi. duymamış gibi efendim dedim. tekrarladı 3 4 defa tekrarladım efendım dıye o da bana yıne aynı cvbı verdi. hiç bir şey değişmemiş. gelip bana düzgünce çamaşırlarımı yıkar mısın diyemiyor mu?? ille böyle iğneleyerek mi konuşması lazım. ben incindiğimi bu adama nasıl anlatıcam? yardımcı olun …

    • Gulbeyaz diyor ki:

      Kocanizi sizi sevip deger verdigi diger orneklerinizden belli oluo.arada sadece uslubu tutturamama olmus. Degistirelemiycek bisey degil. Esinizin camasir yikamayi ne zaman dusunuyosun diye sormasi,”yika artik su camasirlari “demesinden daha iyi sonucta.(Gerci yeni evlisiniz 3-4yildan sonra oyle de diyebilir:))insanlar robot degil her zaman ayni ince dusunceli ve kibar kisiler olmayiz.ama sizin diliniz,uslubunuz guzelse esinize de bu muhakkak yansir.ornegin kapiyi kapat yada kapatir misin yerine;kapiyi kapatmak ister misin?diye kurdugunuz rica cumleleri esinizinde kafasinda “Benim uslubum nasil acaba?”diye dusunnesini saglayabilir. AMA dikkat edin sonra fazla kibarlasmasin “camasirlari yikamak istemez miydin karicim?”biraz tuhaf oluo..hehe…
      Bence Asil mesele evlilige alismaya calisirken ustune is hayatinda da kendini buluvermis olmanizin getirdigi stres olsa gerek.esiniz size Isi birakma teklifi zaten Sunmus.neyi ve nicin istediginizi kendinize sorup bir karar alin bence.en kotu karar kararsizllijtan iyidir.en iyi meslek insanin huzuruna hizmet edendir.daha 4aycik evlisiniz,onunuzde kocaman mutlu yillar var insallah..

    • seymen diyor ki:

      Ev işlerini yetiştiremezken, eşinizin ve ailesinin baskıları yüzünden çalışmaya başladığınızı söylüyorsunuz.
      Peki çalışırım ama o zaman pek ev işi beklemeyin benden; annen çalışmamı istiyorsa gelip ev işlerini yapacaksa peki çalışayım diyemediniz mi?

      “zaten onun ve ailesinin baskıları yüzünden çalışmaya başladım. ”
      “istersen işi bırakabilirsin dedi. bırakamam şimdi. başladığım işi yarım bırakamam sonuna getirene kadar çabalıycam dedim.”

      Baskıyla başladığınız işi neden bırakamıycakmışsınız ki? Sonu ne zaman gelir işin, emekli olunca mı?
      Çocuk olunca ne olacak?
      Baskıyla başlamışanız bile şimdi çalışmaktan memnunsunuz ve evliliğinize güveniniz zayıflamış gibi sanki!

  15. SAFİR diyor ki:

    BU YAZI TAM BANA GÖRE OLMUŞ.DERSLER İLERLEDİKÇE BENDE DAHA ÇOK DÜZELTİYORUM KENDİMİ. 2. DERSTEN SONRA Bİ KONUDA KENDİMİ DÜZELTTİM. İŞTEN GELİNCE YEMEK YAPMAYA KOYULUYORUM EŞİM GELİYOR VE HEMEN ONA YORULDUĞUMU SÖYLÜYORDUM.O DA BUNU DIR DIR OLARAK ALGILIYORDU VE BEN DE SURAT YAPIYORDUM. DÜN AKŞAM HİÇ BİR ŞEKİLDE YORUM YAPMADIM. ÖNCE ARADIM VE CANI NE İSTİYOR DİYE SORDUM. YEMEĞİ ONA GÖRE YAPTIM. AKŞAM SOFRAYI KURANA KADAR HİÇ YORUM YAPMADIM VE MUTLU BİR ŞEKİLDE YEMEĞİMİZİ YEDİK. SONRA KENDİSİ BANA HAL HATIR SORDU.OTURDU DİNLEDİ BENİ. DAHA SONRA Bİ ARA BENİ ÇOK SEVDİĞİNİ SÖYLEDİ. BU DERSLER MÜKEMMEL..ARTIK BEN DE KENDİMİ KURUNTULARLA MUTSUZ YAPMIYORUM.EŞİMİN DE KAFASINI ŞİŞİRMİYORUM:)) TEŞEKKÜRLER SEMA HANIM ..

  16. azra diyor ki:

    Sema Hanım, ben çalışan bir bayanım. Eşimden önce eve geliyorum. Eve gelirgelmez yemeğe başlarsam eşim gelince ancak hazır oluyor. Bekarken eve gelir önce uzanır dinlenirdim sonra ev işleriyle ilgilenirdim. Ama şuan öyle bir şansım yok. Kocam eve gelip tv nin karşısına geçiyor, o yorgun halimle benden yemekten sonra bulaşık, çay, sohbet, güleryüz, cinsellik bekliyor. Bir bardak suyu bile kendisi almaz, ona göre kadın kocasına hizmet etmeli. Bu düşüncesine saygılıyım ama ben de yoruluyorum.
    Maddi olarak çalışmasam da evimizi rahatlıkla geçindirebilecek durumdayız. Ama işte okudum ya mecbur çalışmak zorundaymışım gibi görüyor eşimin ailesi, akrabaları, çevresi.
    Aslında ben kadının çalışmasına karşıyım. Hem başarılı bir kadın, hem iyi ev hanımı olunabilir mi? Eşim eve geldiğinde süslenmiş olmamı ve asla yorgun olmamamı bekliyor. Ama dışarıda çalışmamdan da gurur duyuyor sanki. Bende bir şey anlamadım.
    Çalışan kadın konusuna bir yazınızda uzun uzun değinseniz de eşime de okutsam keşke.
    Çok pişmanım keşke hiç işe başlamasaydım bekarken, şimdi de eşim beni böyle tanıdığı için işten çıkamıyorum, ama çok yıpranıyorum, erkenden çökeceğim diye korkuyorum. Ben de evimin kadını, eşimin kadını olmak isterdim.

    • TİBET diyor ki:

      Saygıdeğer Azra Hanım,

      Eşinizle bu konuyu oturup konuşmalısınız. Belli sınırlar çizmeli ve bu sınırların içi sorumluluklarla doldurulmalı. Sorumluluklar paylaşılmalı. Herkes kendisine ait sorumlulukları yerine getirmeli. Evlilikte bir tarafın ezilen taraf olmasına ve diğer tarafın onun sırtından geçinmesine karşıyımdır. Bu en hafif deyimiyle diğer tarafı keriz ve aptal yerine koymaktır.İnsanı sömürmektir. Siz ezilirken kan ter içinde kalırken eşiniz sizin sırtınızdan mutluluk devşiriyor.Bu adaletsizliktir.

      Muhtemelen eşiniz küçük yaşta annesi tarafından ev işlerinde sorumluluk almaya alıştırılmamış olabilir. Onunla güzelce konuşun ve çok yorulduğunuzu bu tempoya dayanamayacağınızı söyleyin. Ya işi bırakınız, yada belli zaman dilimlerinde size yardım etmesi için becerikli bir kadını ücret mukabilinde çalıştırabilirsiniz. Boşluğu ya hizmet eden bir kadınla doldurun ya işi bırakın yada eşiniz size yardım etmeye alışmalı.Bunun üçüncü bir seçeneği yok.

      Kesin kararlı olduğunuzu görünce eşiniz geri adım atacaktır. Genelde insanın korktuğu başına gelir.Hizmete eyvallah ama birilerini sülük gibi sömürmeye asla!

      Ev içinde süpermen gibi bir o yana bir bu yana koşuşan kadınlar bir süre sonra unutkan oluyorlar.Ocağı açık unutuyorlar. Mazallah yangın çıkabilir.Ütünün fişini çekmeyi unutuyolar, bir çok şeyi unutuyorlar.Aşırı sorumluluk yüklenme kişilerde unutkanlık yapıyor, bir süre sonra gelsin gastrit, ülser, migren, vesaire…

      Mutlaka eşinizle güzelce konuşun ve acil eylem planı yapın ve kalıcı ve sorunu çözüme yonelik kararlar alın. Sağlığınızı tehdit eden her durumun karşısında olun. Tabi sizin bileceğiniz bir konu ama eğer ihtiyacınız yoksa işinizi bırakınız derim. Evin sultanı olmak hiç bir şeye değişilmez.Mutluluk dileklerimle.

    • desperate diyor ki:

      Benim de durumum aynı evde bütün işleri ben yapıyorum, çayını bile önüne getiriyorum, ütü, çamaşır, bulaşık, yemek, temizlik hepsi benim işim. Şimdi çocuk yok ama olunca napıcam bilmiyorum. Tek farkımız var eşim çalışmamı istemiyor. Bekarken kendi annesi, kızkardeşleri kahvaltı bile hazırlamıyordu çalışmadıkları halde. Ama hala onların emeği geçti diye anlatıyor. Ben naparsam yapayım takdir etmiyor beni.

      • azra diyor ki:

        Teşekkür ederim cevaplarınız için.. acil eylem planı yapmalıyım evet. yardımcı hanım 15 günde bir alıyorum aslında ama buyuk işleri yaptırıyorum. Evin günlük işleri bana kalıyor. Bunu sıklaştırabilirim ama o zaman da beni beceriksiz, evin işini yetiştiremeyen biri gibi görmesinden korkuyorum, bu korkuları yensem iyi olacak. Hani bir tane söz var ya “kadın dışarda hanfendi, mutfakta aşçı, yatakta ateşli” olacakmış diye. Eşim bu sözü çok beğeniyor mesela, kim söylemişse çok doğru diyip duruyor. Bu söz hakkında ne düşünüyorsunuz?

      • TİBET diyor ki:

        Saygıdeğer Desparet,

        Eşinle ilgili anlattıkların ciddi şeyler.Senin evliliğin sağlam temeller üzerine oturmamış gibi geliyor bana.Kullara şükretmeyen Allah’a da şükretmez.Bence bu ilişkiyi masaya yatırmak gerekir.Yolunda gitmeyen hususlarla ilgili olarak konuşmak gerekir. Ben eşime bir çok konuda yardım ederim.İşler çabuk biter ve kalan zamanı bol bol BİZE:-) kullanırız. İşlerin hepsinin bir tarafa yıkılmasını asla adilane bulmam.Hele çalışan eş için. Allah yardımcınız olsun.

  17. fatoş diyor ki:

    merhaba sema hoca be aranıza yeni katıldım aslında sie soracak çok şeyim vardı kuba kız kuran kurdundaki seminerinizi dinledim ama soru soramadım çekindim şimdi gelelim konunuza eşimle ufak bir tartışmamız genelde büyüyüp bir kavgaya dönüşüyor ve sonunda geçmişe dönüyoruz ve bana hem ailesinin hemde kendisinin yaptıklarını unutamıyor ve affedemiyorum çok çabalıyorum ama olmuyor değişmek istesemde değişemiyorum napabilirim ?

  18. Usagi diyor ki:

    az once esimle tartistik daha dogrusu esim gecmis olaylari acmayi cok sevdigi ( yada icinde yer ettiginden ilk firsatta dile getirdigi) icin beni 1 hafta once yasadigimiz gerginlikler sebebiyle biraz kirip susturdu. neyse bebegimi alip odama gectim , istigfar cektim, cunku oncelikle seytandan kaynaklandigini bildigim icin ondan ve yol actigi gunahtan Allaha siginma istegi dogdu cok sukur. sonra bebegimi ayagima alip uyuturken elime son zamanlarda okudugum yunus emre ile ilgili kitabimi aldim okumaya basladim. bu arada sesli okuyorum ki bebisim de o sekilde uyuyor:) sonra karsimdaki aynaya bakip sizin gecen derstte verdiginiz odevi yerine getirmek icin bilincaltina guzel mesajlar yollamaliyim diye dusundum. ” bu dunyaya imtihan icin geldim, ben boyle ufak olaylara takilip kalmam, gucluyum iradeliyim duygularimi kontrol edebiliyorum bebegimi ve esimi seviyorum” diye tekrarladim durdum. yani bir nevi kizginligi sevgi denizinde bogma calismasi:) sonra bir farkettim icim kipir kipir. esimin yanina gittim okudugum kitaptaki ufak bir paragrafta biraz once yasadiklarimiza yonelik buldugum bir paragrafi beraber okuyalim mi dedim konu sevgi ve guvenle ilgiliydi. esim okudu “eee okudum noldu!! hep boyle benimle ilgili bisey bulunca ya altini ciziyorsun ya da iste simdi bunu yapiyorsun” dedi gozlerim doldu.. ben kusmeyelim sevgimizi harcamayalim diye esimin yanina kirgin oldugum halde gidip bi de boyle sopsoguk bu tavirla karsilasinca aglamaya basladim… uzun bir sure bana benden saygi istedigini belirten cumleler sarfetti. peki haklisin dedim. ama hic tatmin olmadim. yalniz suan kizgin degilim ona. ruhumda curuk patates cuvallari gibi agir olumsuz duygular tasimiyorum… aglamak iyi geldi….

  19. berae ebrar diyor ki:

    sema hocam
    ben derslere düzenli katılıyorum ama ödevleri de dikkate de alıyorum ama evliliğimde uygulayamıyorum
    hatta eşim de arada siteyi ödevleri okuyor
    ama insan bir anda değişmiyor ki… değişemiyorum.15 aylık kızım var .kendime evliliğime fırsatım yok ev hanımı olmama rağmen ama değişime çok ihtiyacım… değişmezsem sonumuz pek iç açıcı değil. ya iradem yok ya da kendimi kandırıyorum ne yapcam ben

    • semamarasli diyor ki:

      Berae hanım “Nasıl Değişebiliriz” dersini okuyun, biraz gayret ve emek. Dersler devam ettikçe yeni şeyler öğrendikçe de daha çok faydalanacaksınız inş. selamlar…

  20. hasret diyor ki:

    yazınız gerçekten çok güzel…ayrıca böyle güzel bir site hazırladığınız ve böyle güzel bir hayırlı evlilik okulu yaptığınız için size ve bu sitede emeği geçen herkese çok teşekkür ederim…

    evlilik okulundan öğrendiklerimi hayatıma uygulamaya çalışıyoruum..malesef ki ufak bir tartışmada bile geçmiş gözümün önüne geliyor onun bana yaşattığı acı hatıralarve acılar …ozaman ona kızgınlığım çok artıyor ve o an sevgim tamamen kayboluyor .kalbimi nefret ve öfke kaplıyor..kızgınlığım nefrete dönüşüyor içten içe tabi o budurumdan habersiz.Rabbim de budurumdan hoşnut olmaz biliyorum.ama oda kocalık görevlerini yapmıyor,beni sevgiden mahrum bırakıyor ….o böyle yaptıkça ben daha çok üzülüyor ve ona kızıyorum sonucunda sevgim kayboluyor …neyse inşallah budurumu aşarım.. budurumu nasıl aşacağımı inşaalh bana bir yol gösterirsiniz çok ihtiyacım varr…

  21. aşcı diyor ki:

    1.Selamun aleykum Sema Hanım,
    Öncelikle yazılarınızdan ziyadesiyle faydalandığımızı belirtmeliyim, Allah azze ve celle bu gayretlerinizi salih ameller zümresinden eylesin. Ve sizleri aile kavramının yıkıldığı günümüzde, yeniden inşaasına muvaffak kılsın. sevgili Sema hanım yazılarınızı uzun zamandır okuyorum vede tanıdıklarıma okutmaya çalışıyorum sitenizi öğrendiğimde sitede bulunan yazıları okuyorum ve de arkadaşlarıma okumalarını tavsiye ediyorum dersleri takip ediyorum. Hayatım değişti diyebilirim.

    Evliliğimiz yaklaşık on sekiz sene oldu ama bizim iletişimiz sıfır denecek kadar azdı aradan yıllar geçti bir akşam abimlerde oturduk saat ilerleyince de evimize döndük ertesi gün abim beni aradı dediki yeğenin böyle diyor amcamla yengem konuştu diye çocuk espiri yapmış demeki bizim iletişimizi çocuklar filan görmüş.. belki yanlış kişiyle evlenmiştim bunu bilemiyorum .ama yıllarımız öyle veya böyle bir şekilde geçti buna rağmen dört bebemiz oldu buna ramen soğukluk hala devam ediyor tabiki ilk zamanlar kadar değil ama yine de olduğunu düşünüyorum benden ve hayatımdan çok ve değerli şeyler gitti.

    Eşimle aramdaki sorunların çoğunlukla eşiden kaynaklandığını gördüm. çok fazla bekleti içinde olduğumu ,kafamdaki eşle yaşadığım eşin arasındaki uçurumu fark ettim. onu değiştirmek için çok uğraştım. Şimdi fark ediyorum ki, kafamdaki eş olması için neler yapmışım. hatalarımı şimdi daha iyi görebiliyorum. mutsuzluğumda cabası Aslında onu olduğu gibi kabullenip elimin altındaki nimetleri görmem bana yetecekti öncelikle değişime kendimden başladım. beklentilerimi çok aza indirdim.onun yapabileceği şeylerin bu kadar olduğunu görmem gerek artık benim iyi niyetli olmam bizi bu zamana getirdi ALLAH tan temennim tamamına erdirir aslında söylenecek çok şey var burda kesmek dahı iyi olacak tır sanırım ALLAH BİZLERİN YARDIMCISI OLSUN .ALLAH a emanet olun sağlıklı vede mutlu günler sizlerle olsun

  22. meveddet diyor ki:

    Yazılar sadece müslümanların değil bütün insanların istifade edeceği kadar güzel..bunun nedeninin Kur’an, Hadis ve bunların güzelce algılanmasına bağlı olduğunu düşünüyorum..Fakat asıl önemli konu şu ki eğer bizlerin kalbine davranışlarına girmiyor okumaktan öteye geçmiyorsa bu yazılar maalesef zafer varken mağlubiyeti seçmiş oluyoruz, zaman zaman ben gibi..kızgınlıklarımız sevgimizi yıkmasın demişiz ne kadar anlamlı düşününce..diğer taraftan eğer sevgimiz zamanla oluşma aşamasındayken kızgınlıklarımız vuku buluyorsa bu cümleyi kabullenmekte zorlanıyor benim fıtratım..çünkü yeni evlenmiş olduğumuz eşimizi tanıma aşamasında iken canımızı yakan hatalar ister istemez geleceğe sirayet ediyor..sonuçta sevgi daha en başta evliliğin ilk günlerinde bir ömre yetecek miktarda sihirli değnekle içimize konuveren ve bizi kör eden bir duygu değil..
    ben evleneli çok az oldu eşimi tanımaya başladım.bana karşı davranışları ihmalkarlıkları ve bir de ailesinin bekarlığına dair bu tarz görüşleri de üzerine eklenince benim eşim ciddi ciddi sorumsuz bir insan oluverdi zihnimde..bu zamana kadar farkettim hoşgörüyle yaklaştım fazla büyütmedim ama korkuyorum bu şekilde giderse -ki değiştirmek istemem değişeceğini de zannetmem- ileride hoşgöremeyeceğimden..artı erkekler olumsuz eleştiri ve suçlamaya benzer cümleleri duyduğunda pek hoş karşılık vermiyorlar.peki ya bizim aklımıza geldikçe kanayan yaralarımız..eşimizden uzaklaştıran onu bencil olarak yorumlamamıza sebebiyet veren durumları kime şikayet edeceğiz.kim nasıl çözecek bu durumu..elbette bütün iç sıkıntılarımızı kimseye açamadığımızda hemen yanımızda Rabbimizi buluruz .fakat ben eşimi Allah’a dert yandıktan sonra ne ehemmiyeti kalır benim bağlılığımın onu beğenip sevmemin..bu konuma gelmekten yine O’na sığınıyorum..eşimden gördüğüm olumsuzluklar içimde dert olmasın affedebileyim hatta hiç görmeyeyim istiyorum..ne olurdu sevgili eşim bunun çok önemli olduğunu görüp biraz yardım etseydi bana bu konuda..

  23. tebessüm diyor ki:

    ben bekarım ama evlilikle ilgili yukarda yazdığınız gibi pek pozitif düşüncelere sahip olduğum söylenemez,çok korkularım var ..kayınvalide,eş ..eşim bana ıyı davranmazsa veya beni anlamazsa gibi negatif düşüncelere sahibim.Ve gelen adayları değerlendiremiyorum.sİZCE ŞUAN ne yapmalıyım? olumlu düşünmeye çalışsamda etrafımdaki evlilik modellerine bakıp iyice hüzne kapılıyorum ve korkuyorum :((

    • ers3437@ diyor ki:

      etrafa bakmamak lazım,benım 2 abım evlı ama bende 2 evlılık yapmış gıbı tecrubelı oldugumu dusunuyorum,başkası herşey söyler,referans tanımak olmalı aynı dunya görüşü ve hayata kısmen aynı pencerelerden bakabılmek tebessum hanım,hayat senın nasıl uygunsa ve O cc nasıl razı olacaksa öyle olmak ve yaşamak gerekmekte,söylenecek daha çoook sey olabilir ama keseyım,vesselam

    • esved 27 diyor ki:

      değerlendirmeye başlamayı deneyin inanın bir kişi gelecek ve o sizin korkularınızı alıp götürecektir işte o kişi nasibiniz olan kişi olacak inşallah.
      hani derler ya ağzım dilim bağlandı nasipmiş oldu işte o durum :)

  24. bayrak diyor ki:

    sema hanım ben yeni evliyim ama bu iletişim konusunda çok problemim var. yazılarınızı çok beyeniyorum devamlı okuyorum hayatımda cok faydası oldu ama iletişim konusunda ne yapıcağımı bilmiyorum. eşim yaradıklısı gereği ayrıntılara önem vermıyor ama ben tabıkı önem verıyorum dıkkat edıyorum. eşim toplumda bu bır davet olabılır aile ortamı olabılır farketmez pek bana sahip çıkmıyor bu da benım zoruma gıdıyor. mesela dışlarda usuyorsam baskası ailesı falan bana hırka vb. şeyler verıp ısınmamı sağlıyor kendisi hiçbir şey yapmıyor aslında ben ondan beklıyorum sonucta kocam kendısı. yada sakayla karısıp laf sokmalar yada farklı söler söylendıgında iyi niyetlidir diyip bi tepki bı karsılık verip beni korumuyor… bunlar benı çok uzuyor ama ne yapacapımı da bılmıyorum…

  25. Hocam, öncelikle yazılarınız gerçekten çok güzel, severek ve çok şeyler öğrenerek yazılarınızı takip ediyorum, okuyorum, sanırım önemli olan kimin haklı değil, neyin doğru oldudğur, bunu idrak edip öyle yorumlamak daha güzel oluyor, eğer biz erkekler herşeyi duymazsak, kadınlar da herşiy görmezlerse yapılan hatalara ya insanız olur gözüyle bakarsak, çoğu sıkıntı zaten ortadan kalkar, iletişim gerçekten çok önemli,bence her iki klavyeden aynı olmalı, birimiz F klavye ile konuşurken birimiz de Q kalvyeyle konuşursak kavga çıkar, herşeyden önemlisi yaradılanı sevmek lazım yaradan dan ötürü, emanet görmek gerekir, “sizin en hayırlı olanınız eşine iyi davranandır” hadisine uymak lazım, Erkek elindeki fileyi doldurmuş herşey almış kadın limon yok limon almamışsın diye kavga çıkartırsa,evin kadını da akşama kadar ev işleri yapmış akşam eşim gelcek diye ortaya mükemmel bir sofra çıkarıp eşi gelince bu yemeklerin neden tuzu yok derse tabiki o evlilik çekilmez hale gelir, japonların bir sözü vardır, ” dünyanın en mutlu çifti herşeyi duymayan bir eş, ve herşiye görmeyen bir koca”

  26. Rüveyda diyor ki:

    Selamun aleykum Sema Hanım,

    Öncelikle yazılarınızdan ziyadesiyle faydalandığımızı belirtmeliyim, Allah azze ve celle bu gayretlerinizi salih ameller zümresinden eylesin. Ve sizleri aile kavramının yıkıldığı günümüzde, yeniden inşaasına muvaffak kılsın.

    İzniniz olursa yukarıdaki yazı ile alakalı olarak bir düzeltmede bulunmak istiyorum. Yazıda kadının kocasının namazından ve ibadetlerinden sorumlu olmadığı belirtiliyor. Oysaki bizler birbirimizden sorumluyuz. Dinimizde emri bil Maruf nehyi anil Münker emredilmiştir farzdır, ve birçok ayette bu defalarca tekrarlanır. (“Mümin erkekler, mümin kadınlar, birbirlerinin velisidir. İyiliği emreder kötülüğü men ederler…” Tevbe/71) . Aynı şekilde birçok hadiste de Rasul as. bunu bizlere tavsiye der.

    Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): “Sizden kim bir münker görürse onu eliyle değiştirsin, eğer gücü yetmezse diliyle değiştirsin, eğer gücü yetmezse kalbiyle değiştirsin o ise imanın en zayıfıdır” buyurdu.”Müslim: 49/78

    Yani bizler Müslümanlar olarak birbirimizi cennete davet, ve cehennemden sakındırmakla yükümlüyüz. Diğer bir hadiste geçtiği gibi “Din nasihattir” buyurur Rasul aleyhisselam. Ve bu hadisler ve ayetler hem Müslüman erkekleri hem de Müslüman kadınları muhatap kılar.

    Fakat bu ameli gerçekleştirirken sizinde dediğiniz gibi bize en güzel örnek olan Rasul as gibi davranmalıyız. Öyle ki Allah cc O’nun için “ Eğer sen sert ve
    katı kalpli olsaydın, şüphesiz insanlar, etrafından dağılır giderlerdi. ..Ali İmran 159” buyuruyor. Ve yine hadislerde;

    “Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): ‘Rıfk Yumuşak huyluluk, hangi şeyde bulunursa onu süsler, o hangi şeyden çıkartılırsa onu çirkinleştirir’ buyurdu.” (Müslim: 2594/78)

    “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): ‘Ey Aişe! Kuşkusuz Allah refîktir rıfkı sever. Şiddet ve sertliğe vermediğini rıfka verir’ buyurdu.” (Müslim: 2593/77)

    Sonuç olarak elimizle, dilimizle, kalbimizle başta kendi ailelerimiz olmak üzere toplumun ıslahı için çalışan bilinçli bireyler olmalıyız. Ve sizinde dediğiniz gibi Müminin silahı olan duaya da devam etmeliyiz.

    Tatlılıkla bıkmadan uyaran bir Peygamber(as)’in ümmeti olarak, bu ifadenin yanlış anlaşılmalara sebebiyet vermesi korkusuyla düzeltme gereği hissettim, hakkınızı helal edin.

    Selam ve dua ile..

    • semamarasli diyor ki:

      Aleykum selam Rüveyda Hanım, haklısınız birbirimizden sorumluyuz fakat karı koca ilişkilerinde bazı istisnalar vardır. Her kuralı eşler arasına uygulayamayız. İbni Ömer’in (r a.) rivayet ettiğine göre Resûlullah (a.s.m.) şöyle buyurmuştur: “Dikkat ediniz! Hepiniz çobansınız ve hepiniz idare ettiklerinizden sorumlusunuz. İdareci çobandır ve emri altındakilerden sorumludur. Erkek, ev halkının çobanıdır ve onlardan sorumludur. Kadın, kocasının evinin ve çocuklarının çobanıdır ve onlardan sorumludur. Köle, efendisinin malının çobanıdır, o da ondan sorumludur. Dikkat ediniz! Hepiniz çobansınız ve hepiniz emriniz altındakilerden sorumlusunuz.” (Buhâri, Ahkam:1)
      Hadis-i Şerîfe göre de kadın çocuklarından ve kocasının malını korumaktan sorumlu ama kocasından sorumlu değildir. Nisa suresi 34.ayeti kerimenin tefsirlerde geçen nuzul sebebi de ” Kocasından dayak yiyen bir kadın peygamberimize geliyor. Peygamberimiz de kısas ayetine göre kadının da kocasına vurmasını söylüyor. Bunun üzerine ayet iniyor. “Erkkeler kadınlar üzerinde kavvamdır” diye Rabbimiz kadının kocasına vurmasını kabul etmiyor. Fakat kocası istiyorsa eşinin ona dini konularda hatırlatma yapmasını elbette bu ikisi için daha güzeldir. Fakat erkek istemediği ve rahatsız olduğu halde yapması yanlıştır, diye biliyorum.

  27. şehrazat diyor ki:

    Eşinizin ibadetinden sorumlu değilsiniz dediniz,haklısınız ama dışarıdan bakınca eşim de ben de çok dindarmışız gibi görünüyoruz. eşimin ailesi bu konuda çok hassas. Eşim de onların yanında ve dışarıda çok dikkatli davranır ama evde yada o çevreden insanlar yokken çok farklı. Tamam ben de hatalar yapabiliyorum ama eşimin bu davranışı çok canımı sıkıyor iki yüzlü diye bağırmak geliyor içimden. Çünkü ben de sırf o dışarıdaki tavrını,davranışını gördüm ve hep öyle olacak diye düşünüp evlendim. Onu seviyorum ama onunla evlendiğim için pişmanım.
    Hadi namazı geçelim,başka insanların yanındaki davranışlarını da geçelim harama bakma konusu var bir de. insanların,giyinişine,konuşmasına çok dikkat eder,inceler. Herkesi baştan aşağı bir süzer ama kadınlara da yapıyor bunu.Tabi açık saçık kadınları daha çok süzüyor.Kızıyorum,rahatsız olduğumu söylüyorum ama beyefendi eskiden daha kötüymüş evlendikten sonra toparlamaya çalışıyormuş kendini! Yani bu yine iyi haliymiş.

    Sema hanım söyleyin şimdi nasıl davranayım ben?? Zaten kıskanç bir kadınım,bir de dindar bir insan gibi görünmek için çabalıyor başkalarının yanında. Günahını geçin üzülüyorum yanımda başka kadınlara bakmasına. Ben evde çok salaş,çirkin giyiniyorum zannetmeyin. Dışarıda pardesü giyiniyorum,misafirlerin yanında da kapalı giyinmeye dikkat ederim ama eşimle yalnızken bir erkeğin beğebileceği gibi güzel giyinirim. Eşimin hoşuna gitsin diye o gelmeden saçımı başımı düzeltirim, parfüm sıkarım, makyaj yaparım ama o bana dışarıdaki kadınlara baktığı kadar çok bakmıyor.sadece şöyle bir bakıyor ne güzel olmuşsun diyor,sonra ee yemekte ne var faslı başlıyor.

    hatta makyaj yapmamı istemiyor yakışmıyormuş bana,kendi halim daha güzelmiş.. parfüm de sıktırmıyor kendi kokumu duyamıyormuş o zaman. Sanki benimle zorla evlendi! Evlenmeden konuşmuştuk, her şeyi.. hatta annem babam dışında akrabalarımız onu istemedi sırf karadenizli diye. O herkesi ikna edene kadar uğraşmıştı. Şimdi ne oldu anlayamıyorum ve biz evleneli daha iki yıl olmadı.

    • semamarasli diyor ki:

      Şehrazat Hanım, eşinizi zorlamayın, üzerine gitmeyin. Onlara çok baktın bana az baktın gibi tartışmalar asla yapmayın. Eşiniz kendini sizin gözetiminiz altındaymış gibi hissetmesin. “sen dışarda dindar, evde öyle değilsin” demek bir kişiye “sen münafıksın” demektir. Bu da eşinizi fazlasıyla incitir. Bir de kadınlar süslendikleri zaman eşlerinden beklentileri de artıyor. Ben onun için hazırlandım o da benimle ilgilensin gibi. Bu da erkekleri zorlama bir muhabbete çekilmeye çalışılıyormuş hissi uyandırabilir. Süslendiğiniz zaman size bakıp bakmamasını dert etmeyi bıraktığınz zaman büyük ihtimalle size daha çok bakacaktır. selamlar…

      • şehrazat diyor ki:

        ama ben hiç senin için giyindim bana niye bakmıyorsun gibi şeyler söylemedim ona.başkalarına baktıgı zaman dayanamıyorum kızıyorum ama bana olan tavırlarıyla ve başkalarına olan tavırlarını kıyaslamıyorum ki.daha doğrusu kıyaslıyorum ama ona söylemiyorum

        • şehrazat diyor ki:

          hem bizde ara ara ben susup susup sonra patlıyorum.tartışmalardan sonra ağlıyorum,anlatıyorum ne düşündüğümü,niye üzüldüğümü,ne hissettiğimi. bir süre benimle ilgileniyor,sevgi gösterisinde bulunuyor seni ihmal etmişim bu ara diyor. aradan biraz zaman geçince yine eski halimize dönüyoruz. ben tartışıp,aglayıp,isyan etmedikçe dinlemiyor,anlamak istemiyor beni.hem tartışırken ağlamamı istiyor ben ağlayınca kendini suçlu hissediyormuş beyefendi ama aglayıp,yakınmayınca da dinlemiyor beni. neye göre hareket edicem bilmiyorum

  28. salih özgür diyor ki:

    efendim şunu ifade edeyim ev işleri çok emek isteyen zor işleri yapan tüm hanfendileri bu güzel emek ve gayretlerinde dolayı tebrik eder sayğı ve hürmetlerimi sunarım ,

  29. salih özgür diyor ki:

    efendim, ben ev işleri,yemek,çamaşır asma,vs işlerinden anlamıyordum,annem trfafik kazası yapınca 7 ay ev işleri ve onun bakımı bana kaldı. yaptığım işleri beğemiyordu, sürekli eleştiriyordu. benden kendisi gibi ev işlerini mükemmel yapmamı veya kızları gibi becerikli, titiz olmamı istiyordu. Beim çok beceriksiz olduğumu söylüyordu,şimdi iyleşti arada benden iş yapmamı isteyince çok fazla yapmıyorum, “benim yaptığım işleri beğemiyordun, yapmıyorum” diyorum. erkekler kadınlara ev işlerinde, çocuk bakımıda yardımcı olmalıdırlar, ister kadınlar çalışsın, ister ev hanımı olsun fark etmez. Takdir, güleryüz ,yumuşak olsunlar yeterki erkeklerden mükemmel ev işi beklemesinler, beceremiyorlar, yaratılış itibariyle. Çok güze bir yazı Allah razı olsun sema hanfendi,saygılar efendim.

    • semamarasli diyor ki:

      Salih bey teşekkür ederim, ev işleri ile ilgili konuyu çok güzel ifade etmişsiniz. Sadece anneler değil hanımlarda eşleri yardım ederken bir kadın titizliği bekliyorlar onu göremeyince de eleştirerek erkekleri ev işlerinden soğutabiliyorlar. Önemli bir konuya dikkat çekmişsiniz, teşekkürler.

  30. gülçin diyor ki:

    sürekli olarak hep iyi yönden mi bakmaya çalışıcaz.mesela benim eşim en az haftanın 3 akşamı eve geç gelir.gittiği yer “sohbet”.benim anlamadığım bir yere gitmesi yetmiyor mu?evli olduğunu unutup herşeye atlaması benim sinirlerimi bozuyo.yanlız kalıyorum akşamları hepsine gitmesen olmaz mı diyorum anca gülüyor ve bildiğini de yapmaktan geri kalmıyor.bu sefer ben sorguluyorum.bu nasıl evlilik yanlız geçirceksem akşamları niye evlendim?yada bu bir dönem,gençtir şimdi gitmek istiyorsa gitsin deyip,sesimi çıkarmamak mı?

    • şehrazat diyor ki:

      biz de de var böyle bir durum.eşim ya sohbetlere gidiyor yada hayır işleri için geç geliyor,pazar günleri,bayramlarda,tatillerde de çoğu zaman çalışıyor. ben bu konuda şöyle düşünüyorum;en azından gittiği yer belli.yaptığı iş belli.yani kahveye,maça,eğlenceye gitmiyor en azından şimdi nerede,yanında kim var,ne yapıyor diye endişe etmiyorum.Allah rızası için koşturuyor diye mutlu oluyorum.hatta ben ona bu konuda sorun yapmadığım zaman bende işin sevabından alabilirim diye düşünüyorum. hem sohbete,dini derslere giderse ailemiz için daha iyi olur,nefsi davranmayız diye düşünüyorum.çünkü eşim o çevreden,o işlerden uzaklaşırsa nefsi davranacağını,hatalar yapacağını,daha çok üzüleceğimi biliyorum. tabi bu durum insanın yalnızlık duygusunu silip atamıyor ama böyle düşünmek ne kendi moralimi ne de eşimin moralini bozmama engel oluyor..

  31. büşra diyor ki:

    yazılarınızı okudukça sema hanım eşimi ne kadar incittiğimi,aramızdaki iletişim sıkıntısının nedeni benim onu üzüp incitmemmiş…adlında hep alttan alırdım o üzerdi ben sabrederdim..demek içime atıp iç enerjimle o beni ben onu hırpalamışız…EŞİM EFENDİM CANIM ;SENİ ÇOK SEVİYORUM İNAN ÇOK SEVİYORUM…SENİ NE KADAR ÜZDÜYSEM RABBİM ZATINA O KADAR YAKLAŞTIRSIN…15 YAŞIMDAN BERİ SEVDİM SENİ ÇOK SEVDİMM…OKUDUĞUNU BİLİYORUM…DAHA MUTLU OLACAĞIZ İNŞALLAH..EVLATLARIMIZLA TORUNLARIMIZLA..HATALARIMIZDAN DERS ÇIKARIP SEVELİM ÇOK SEVELİM ESKİYİ BIRAKIP ;ONA KOŞALIM…
    ALLAHIM HERKESE MUTLULUK VE İNŞİRAH VER TEMİZ BİR HAYAT VER…UTANACAĞIMIZ HALLERLE BİZİ SINAMA…ŞU ANDA KİMİN DERDİ VARSA ONA DERMAN OL..KALBİNE FERAHLIK GÖNLÜNE MUTLULUK VER…BİZLERİ SALİHA HANIM ÇİZGİSİNDEN AYIRMA…NEFSİMİZE BIRAKMA..KIYMET BİLENLERDEN EYLE…

  32. ayşenur diyor ki; diyor ki:

    sevgili Sema hanım sitenizi birkaç derstir takip ediyorum.Hayatım değişti diyebilirim.evliliğimdeki sıkıntıların tam üzerindeyken yazılarınızla karşılaştım.bana ve hayatıma çok ve değerli şeyler kattı.Eşimle aramdaki sorunların çoğunlukla benden kaynaklandığını gördüm.çok fazla bekleti içinde olduğumu,kafamdaki eşle yaşadığım eşin arasındaki uçurumu fark ettim.onu değiştirmek için çok uğraştım.Şimdi fark ediyorum ki,kafamdaki eş olması için neler yapmışım.hatalarımı şimdi daha iyi görebiliyorum.mutsuzluğumda cabası….Aslında onu olduğu gibi kabullenip elimin altındaki nimetleri görmem bana yetti.öncelikle değişime kendimden başladım.beklentilerimi çok aza indirdim.onun yapabileceği şeylerde beklentimi dile getirdim.Mesela;geçende telf’da kendisinden çok tatlı biçimde çiçek istedim.eskiden olsa hem ister hem söylenirdim.ya dahiç söylemez kendisi bilsin isterdim.çoğu zaman hayal kırıklığı olurdu.ama inanın akşam elinde çiçeklerle kapıda görünce çok mutlu oldum.onun gözlerindeki mutlulukda çok güzeldi.o akşam ikimizde çok mutluyduk.baktım ki;aslında ikimizde mutluluğu hakediyoruz.hayatı birbirimize niye zorlaştırıyoruz.beklentilerimiz bekleyebilir ama sevgiyi doyasıya yaşamayı ertelememiz gerekiyor.telefisi bazen imkansız olabiliyor.seni çok seviyorum, her şeyinle canım eşim…………….

  33. zeliha diyor ki:

    BİZ SAKAR BİR ÇİFTİZ.. İLETİŞİM KAZALARI OLUR BİZİM EVDE.. HUZUR BOZAR BU KAZLAR..
    ÇOĞU ZAMAN İKİ YABNCIYIZ EVDE ÇÜNKÜ KONUŞACAK ORTAK BİR KONU BULAMAYIZ.
    HER SOHBET İSTİNASIZ KAVGAYLA BİTER.. GEÇMİŞİ UNUTAMIYORUM ÇÜNKÜ.. O DA AKRABA AVUKATLIĞINI BIRAKAMADI..
    YEMEK YEMEKTEN BAŞKA ORTAK NOKTAMIZ YOK.. (BİRBİRİMİZİDE YİYORUZ TABİİ)

    SONUMUZ HAYROLA..

    SEMA HANIM; YENİ KİTABINIZI EN AZ SİZİN KADAR HEYECANLA BEKLİYORUM..
    OKUYACAK KİTAP KALMADI.. HEPSİNİ ÇOKTAN BİTİRDİM…

    OKUDUKLARIMI KÜTÜPHANEME HAPSETMEK İSTEMİYORUMASLINDA..
    ZİRA ONLAR BENİM MÜCEVHERLERİM..
    TEKRAR TEKRAR BAŞIMA TAÇ, KULAĞIMA KÜPE GİBİ TAKMAM LAZIM..
    OKUYUP KALDIRASI DEĞİL, ÖPÜP BAŞA KONULASI KİTAPLAR..

  34. Sude naz diyor ki:

    Esime flörtoz davranışlarından dolayı Surekli kızıyor ,itaat etmiyor ve kavga ediyorsam kim haksız ve ne yapmalı ?

    • semamarasli diyor ki:

      Sude Naz hanım, eşinizin yanlış yapması sizin de yanlış yapmanızı gerektirmiyor. Siz böyle devam ederseniz bu evliliğin sonu pek iyi görünmüyor. Siz bir kadın olarak eşinize saygılı ve yumuşak davranmak zorundasınız. Böyle yaparsanız büyük ihtimalle o da size olumlu cevap verecektir, fakat siz yine de beklenti içinde olmadan atın adımlarınızı sabır ve sevgi ile…

  35. hilal diyor ki:

    Meraba Sema hanım.Eşimin bir şeyleri ben söylediğim için yapması ağırıma gidiyor.Bir de doğru değil ama bazen eşine çok yardım eden,çok anlayışlı olan erkekleri görünce kendi içimde bir karşılaştırmaya gidiyorum niye benim eşim böyle değil diye .Eşime söylemiyorum tabi ki.Onların da biraz kendilerini geliştirmeleri gerekmez mi daha ince düşünceli olmak için,söyleyince yapınca değer kaybediyor ?

    • fattuma diyor ki:

      belki bana cevap yazmak düsmez ama:) ablacim dedigini yapiyorya daha ne istiyorsun :)) bardagin dolu tarafina bakmak gerek. daha anlayissiz olan erkeklere bakarak kiyas yapmayi deneyin bence ve halinize sükredin.

    • semamarasli diyor ki:

      Olur mu Hilal Hanım, neden söylediğinizde yaptığında değer kaybetsin. Erkekler bizim gibi yaratılmamışlar. Onlar bütüne bakarken biz detaya bakıyoruz bu yüzden de gözlerinden kaçabiliyor. Bunları evlilik okulumuzda işleyeceğiz inş. Bizim ince düşünce dediğimi şey onlara göre detay. Zorlamayın böyle konularda. zorlaştırmayalım hayatı birbirimize. Bir şarkıdan bir mısra hoşuma gider. “Yormadan sormadan seveceğim seni”
      Bizde yormadan, sormadan sevelim.

  36. darüsselam diyor ki:

    Hz Mevlana’ın bir sözü var…Birbiriyle anlaşan insanlar aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguları paylaşan insanlardır diye….Evlilik te mutlaka bunu yakalamak gerekiyor…Hele bayanlara büyük bir fırsattır….Duygu paylaşımı olmayan evlilik, problemli bir evlilik sayılır…

  37. kardelen diyor ki:

    Benim açımdan eşimin bana yemeği hazırlarken yardım etmesi çok da önemli değil.Velev ki öle olsa yetişemiyorum falan diye çağırırsam tefe koyar oynatır zaten hiç bişeye yetişemiyorsun diye 1 kereliğine yapılan bi davranışı sürekli gibi algılar.Kafana kalkar durur
    Sevgili kocacığımın zaten eski kadınlar şöyleymiş böyleymiş diye bi anlatmaları varki;zaten zamane kadınları beceriksiz çocuk,yamek,misafir hiç birinin hakkından gelmeyip beylerinden yardım ediyorlar.
    Zamanla baktım ki sadece kendim üzülüyorum bende onun mükemmelliyetine ulaşmaya çalışmıyorum.Sadece yapabildiğim kadarını yapıyorum ….

    • sevecen diyor ki:

      Kardelen kardeş aynı cümleleri ben de duyuyorum:)) zaten annelerimiz son nesil,birdaha böyle kadınlar gelmez…:))ama beni hiç etkilemiyor inan.))aslında bu iyi mi kötü mü bilmem :)) ben gerektiği kadar işimi,yemeğimi yapıyorum,aksatmıyorum…ama öyle annelerimiz gibi harra hurra temizlik yapamıyorum,hamur açamıyorum:(( yetiyoruz işte:)) eşim öyle deyince ben de onların yaşadıkları hayatla benim ki farklı diyorum:)biraz kurtarmaya çalışıyorum sanırım kendimi:))) ama gerçekten artık yapamıyorum eskisi gib:))küçükken annemle deli gibi temizlik yapardım,yün çırpardık,turşular,reçeller,kışlıklarr:)) sanırım hepsini biliyorum da yorulmuşum canımmm:)) biz de okul yollarında çok yorulduk ama ama:)) hala temizlik hastalığım var ama bu bile bana bütün evi kaldırmaya yetmiyor:)) valla eşimde kusura bakmasın…bu halde bile çok yoruluyorum:)))

  38. sevgi arsızı diyor ki:

    bunu ben de çok yapıyorum sema hanım yardıma ihtiyacım olduğunu söylemeden gelip yardım etmesini bekliyor bi de içten içe kızıyorum oysa söylesem yardım eder herzaman olmasa da eder yani eşim iyi bi kocave iyi bi baba aslında daha da iyi olmaya çalışıyo üstelik ben çalışmıyorum ev hanımıyım sizin yazılarınızla onu daha iyi tanıma şansım oldu çalışmıyorum yani benim yapmam gereken şeyleri ondan beklemiyorum gerçekten bi misafir falan geleceği zaman çocuğa baksın istiyorum bakıyo da ama daha işin bitmedi gibilerine gidip gelip söylenerek mesela bi yere gidecez giyinir hazırlanır başlar hadi hadi ben zaten acele ediyorum üstelik benim sadece hazırlanmam gerekmiyo evi toparlamam çocuğu hazırlamam ve ona çanta falan hazırlamam gerekiyo ama bu sorunları biraz daha aştık beni sıkıştırma acele ediyorum zaten diye söyleye söyleye iletişim sorunlarımız devam ediyo diyebilirim konuşacak bi şey bulamıyoruz inşallah onu da bu dersler sayesinde aşıcaz

  39. Rasim kardeş diyor ki:

    Sema Hanım

    Bu e-postayı okuyabilecekmisiniz bilmiyorum ama yine de size ettiğim dua ve arkadaşlarıma yaptığım tavsiye yanında teşekkürlerin en güzeliyle teşekkür ederek Allah sizden ebeden razı olsun demek istiyorum..Cenab-ı Mevla hizmetlerizi kabul buyursun ve gönülleri ise Allah ın izniyle ifade edebildiklerinize musahhar etsin..

    Kitaplarınızı aldım eşim “ya bu erkek olup da kadın kılığında yazı yazıyor olmasın…” :))) diye espri bile yaptı ama şimdiye kadar gördüğüm en hızlı kitap okuyuşuydu..Neyse sizinle paylaşmak istedim.Selam ve hürmetlerimi sunuyorum…

    • semamarasli diyor ki:

      Rasim Bey çok teşekkür ederim, güzel sözleriniz ve dualarınız için. Eşinize de çok selamlar…Evlilik Okulumuzu birlikte takip edin inşallah. Gelen bütün yorumları, mesajları okuyorum. Hepsine cevap vermeye yetişemeyebiliyorum. Mail adresime de çok mail geliyor. Ben çok özel olmadıkça soruların, sorunların sitemize yazılmasını tercih ediyorum. Burada hep birlikte cevaplıyoruz. Eşiniz de kitapları okuyunca bize yazsın, bekleriz selamlar…

  40. GÜLİ RANA diyor ki:

    SELAMÜN ALEYKÜM SEMA HANIM…YİNE YİNE HARİKA Bİ YAZI..ALLAH RAZI OLSUN..EMEKLERİNİZE SAĞLIK..

    TAM DA BİZİ ANLATIYOR..KIZGINLIĞIMIZ SEVGİMİZİN ÖNÜNDE MALESEF..AHHH BENİ EN ÇOK SİNİRLENDİREN EVE VAKTİNDE GELMEYİ BİLMEMESİ…ANCAK TARTIŞIRSAK 1 2 GÜN DİKKAT EDİYOR SONRA YİNE..ASLINDA GERÇEKTEN ÖNCE KENDİMİZDEN BAŞLAYABİLSEK DAHA FARKLI SONUÇLAR ALIRIZ.
    ..BAZEN DENİYORUM, EŞİM GEÇ GELDİĞİNDE FARKLI DAVRANAYIM DİE CİDDEN DE O ANI KURTARMIŞ OLUYORUM..SİNİRLERİM BOZULUCAĞINA MÜZİK DİNLEYİP ÇOCUĞUMUZLA FALAN DANS EDİP MUTLU OLABLİYORUZDA :) TABİ İNSAN HER ZAMAN AYNI OLUMLU ENERJİYE SAHİP OLAMIYOR.. GURUR YAPMAYIP AYNI İSTİKRARDA DEVAM EDEBİLSEM AŞICAZ GİBİ AMA İNADIMIZ YÜZÜNE HEP YŞIYORUZ BU SORUNU..

    VE BİRDE İKİMİZDE BAMBAŞKA ALEMDEYİZ SANKİ.. BEN BERABER İBATEDLERİMİZİ YAPIP MANEVİ VS.MUHABBETLER ETMEK, ŞU ALIŞILA GELMİŞ YAŞAM DÜZENİNDEN FARKLI Bİ HAYATIMIZ OLSUN İSTİYORUM MALESEF OLMUYOR.
    .DÜNYEVİ ŞEYLER EŞİME DAHA ÇOK CAZİP GELİYOR..ŞARKI DİNLEMEK VS .MÜZİK HASTASIDIR KENDİSİ BU ARADA :) NOSTALJİ TAKINDISI DA VARDIR :) FENA DA OLMUYOR AMA :) AMA HEP HEP DÜNYEVİ BOŞ ŞEYLERE LÜZUMUNDAN FAZLASIYLA İLGİ VERMESİ KÖTÜ.. ONUN ADINA ÜZÜLÜYORUM..(KIZIYORUMDA TABİ )
    İNŞAALAH DUA EDİYORUM HER ZAMAN..
    GÖNLÜNE İMAN AŞKI,FİKRİ DOĞAR VE FARKINA VARIR İMANININ.. O HAYALİMDE YAŞATTIĞIM HUZURLU HAYATI YAŞABLİRİZ..HERKESTE İNŞAALLAH..

    BU YAZIDAN SONRADA Bİ HEYCAN SARDI İÇİME:) İNŞAALLAH HAKLI OLMAYI DEĞİLDE MUTLU OLMAYI BAŞARABİLİRİM :)

    • asude diyor ki:

      Güli Rana Hanım,

      Sanki bizim evde yaşıyorsunuz da birebir tarif etmişsiniz herşeyi ne eksik ne fazla…

      Ben yeni evliyim dediğiniz gibi işe vaktinde gidip vaktinde gelmiyor. Her akşam işten geç çıkıp eve geç geliyor. İlk zamanlarda surat astım kendime zararı oldu. Deniyorum bu sefer kızmıcam diye ağzımdan olumsuz birşey çıkmasa da sinirimi belli ediyorum ister istemez… Bazen hiçbirşey olmamış gibi davranıyorum bu sefer de eşimi takmıyorum diye düşünüp üzülüyorum, başka birşeyle ilgilenmeye çalışsam mesela kitap okusam aklım sürekli onda olduğu için birşey anlamıyorım ve bu beni çok yıpratıyor sinirden ağlayıp kendimi harap ettiğim çok oldu gerçekten nasıl davranmam gerektiğini anlamıyrum. Sema Hanım bize bu konuyla ilgili nasıl davranabiliriz Birebir örnek verir misiniz? Şimdiden Allah razı olsun…

    • biziz diyor ki:

      eve vaktinde gelsen nolcak. ben evden dışarı çıkmıyorum. karımın herşeyi olmaya çalışıyorum amam nafile. birtürlü görmüyor. çocuğunn herşeyiyle en az kendi kadar uğraşıyorum. yine yok. hergün sevdiğimi söylerim yine yok. yok yok yok yok.

  41. evli çocuklu ve mutsuz diyor ki:

    ne zamana kadar alttan alacak bu hanımlar anlamıyorum bi erkek hiç bir zaman haksızlığını kabul etmiyorsa her zman herkonuda haklı olduğunu düşünüyorsa konuşurken sürekli azarlar tarzda konusuyorsa çocuklarına sadece her istediğini alıp çok gezdirmekle mükemmel bi baba olunacağını düşünüyorsa bu erkeğe ne denir.

    kendimle ilgili konularda neyse herşeye amenna dedim diyelim ya çocuklar onların bu geçen zamanları geri gelecekmi onları azarlayınca bağırınca güzelliklede söylüyorum kızarakta böyle davranma diye anlamıyor ee ne yapayım değiştirmeye çalışmayayımda. çocuklarımın bozulan psikolojilerini kim düzeltsin? çıkmazlardayım artık dayanamıyorum evini barkını bırakıp kaçıp gidenleri sinir krizi geçirenleri bu yaşadıklarımı düşündükçe öyle iyi anlıyorumki

    • Başak diyor ki:

      Evlilik okuluna katıl.Sema hanımın yazılarıyla ve okuduğum bir çok kitapla ben aşimi daha çok tanıdım.Ataları söylediği ve benim sevmediğim bir söze canı gönülden katılıyorum.Dişi kuş yuvayı yapar.O sertleştikçe sen yumuşak ol.Öyle ilgili ve yumuşak ol ki onun farketmesi kaçınılmaz olsun.Ve dua et.Bende sana dua edeceğim…

      • sessizöğretmen diyor ki:

        ben de yeni katıldım derslere.bu iletişimi öğrenmem lazım.daha ne yapabilirim. nasıl umursamaz olabilirim eşime karşı .onun hatalarını anlamasına yardımcı olmam lazım.eşimi çok seviyorum ondan soğumaktan nefret ermekten çok korkuyorum

      • sevgi arsızı diyor ki:

        canım benim bende senin gibi oğluma nasıl davranması gerektiğini anlatmaya çalıştım ama olmuyo yine kaybeden biz oluyoruz boşversene sanki biz hiç çocuklarımızı azarlamıyor muyuz ayrıca çocuğun baba oteritesi nedir bilmesi gerekiyormuş ebeveynlerden biri çocuğa nasıl davranıyorsa diğeri de onu desteklemeliymiş gerçekten şu enerji durumuna inanıyorum eşin sinirlendimi al çocuğu götür başka odaya her ikisinin de dikkatini dağıt gerçekten kadınlara çok iş düşüyor Allah herkese kolaylıkversin

        • kardelen diyor ki:

          Canım benim sıkma canını peygamberimiz(sav) taş atanlara kendine hakaret edene karşılık vermedi beddua etmedi Rabbine sığındı sonunda kazanan O oldu.bunu unutma hergün tekrarla.O birsürü zulme dayandı bizm ki ne ki.Hemde bu insan kocan sabret

        • desperate diyor ki:

          Çocuklara ufacık şeyler için kızıp bağırması doğru değil ama sizin de eşiniz kızdığı zaman ona kızmanız çocuğu korumanız da doğru değil. Çünkü o zaman çocuklar neyin dpğru neyin yanlış olduğunu bilemez ve babalarından korkup içten içe sevmezler. Bence eşinizin çocuk yetiştirme konusunda daha çok kitap, yazı vs okumaya yönlendirin. Bu sitedeki yazıları çıktı alıp tavsiye edebilirsiniz ama bak senin bunları okumaya ihtiyacın var diyerek değil canım ben okudum çok güzel sen de okursun diye getirdim diyebilirsiniz, ya da ona yazıları mail ile gönderebilirsiniz. Sonuçta canavar değil eşiniz, kendini düzeltmeye çalışacaktır.

Dünden Bugüne

Ayşe Askere Git Ali Sofra Kur

(30.9.2015 tarihli bir yazım. Yeni müfredatta cinsiyet eşitliği ne kadar yer aldı bilmiyorum. Bilgi sahibi olan okuyucular yazarlarsa memnun olurum.) Yeni okul dönemi açıldı, Allah sonumuzu hayreylesin. Özellikle "okul dönemi" dedim, ...
Devamını Oku

Güzel Söz

Rasulullah Efendimizin yaptığı bir dua. Bu kıymetli hadisi Şerifi öğrenelim bolca okuyalım inşallah. Kaynak: Ebu Dâvud

Kitap

Çocuğunuzun Sahibi Değilsiniz

“Sormamız gereken soru şu: Geçmişimizin şimdiki yaşamımızı ne kadar süre daha yönetmesine izin vermek istiyoruz? Daha ne kadar başka bir zamanın hayaletleriyle savaşmak istiyoruz?" #drshefalitsabary nin kitabını internette kitap araştırmaları ...
Devamını Oku