Sarılmak En Hızlı Kabul Edilen Duadır

06 Nisan 2017Ahmet Ay11 Yorum »

ahmet-ay2Bahar geldi. Gelişiyle pekçok güzelliği de beraberinde getirdi. Bir kere çiçekler var. Yeşillikler var. Koşup oynayan çocuklar var. Bunların herbiri hayatta kalma sebebi. Tutunacak dallar. Başkasının hayatı bizim parçamızdır. Başkasının hayatı bizim sığınağımızdır. Başkasının mutluluğu bizim tutunacağımızdır.

En çok filmler yaşatır şunu bize. Belki biraz da romanlar. Kendi yaşanmamışlığımızdan onların yaşanmışlığı ile intikam alırız. Kendi acılarımızı onların neşesiyle döveriz. Kendi hayallerimize onların hayatlarıyla cansuyu dökeriz. Onları okudukça hayatlarını yaşamış gibi oluruz.

Nasıl midemizin doymaya ihtiyacı var, hayal gücümüzün de var. Ve hayal gücümüz, kendisine, hayal ettiklerinin ‘olabileceğini’ gösteren/hatırlatan şeylerle besleniyor. Hayalin rızkı masallardır.

Tebessümü sadaka olarak haber veren Aleyhissalatuvesselam ne güzel buyurmuş. Hakikaten de, yüzümüze gülen her güzel, bize hayatta kalmamızı sağlayacak bir sadaka verir. 24 altınımız daha olur 24 saati atlatabilmek için. Onun yüzü suyu hürmetine günümüz güzel geçer. Onun yüzü suyu hürmetine gönlümüz neşeden haberdar olur.

Bir başkasının neşesinden haberdar olmak kendi neşemizin ocağına odun atmaktır. Başkasının mutluluğu bizi de mutlu eder. Çünkü işlerin yolunda gittiğini/gidebileceğini söyler. “Bir başkası başarıyorsa biz de başarabiliriz!” umudunu verir.

Hem zaten, tevhidî düzenin parçaları olarak, bir başkası zaten bizim parçamızdır. Onun mutlu olması bir parçamızın mutlu olması gibidir. Kardeşin mutluluğu ablanın mutluluğu gibidir. Parçanın mutluluğu bütünün tamamına sirayet eder.

Tıpkı ailenin bir ferdinin neşesinin diğerlerini de neşeli kılması gibi. Şu bir diğerimizin neşesiyle ilgili yaşadığımız güzellik aslında tevhidin de delilidir.

Güzel şeyleri çoğaltalım. Güzel öyküleri, güzel fikirleri, güzel yüzleri, tebessümleri… Bunları dünyaya ekmekten kimseye zarar gelmiyor. Ve ettiğimiz her tebessüm başkasından önce kendimize sadaka. Gülümsemek önce bize iyi geliyor. Bir parçamızı tebessüm vasıtasıyla mutlu etmek nasıl sinemizde “İyi birşey yaptın!” hissi uyandırıyorsa, yüzümüzün iyi bir şey yapması da kalbimize “İyi bir şey yapıyorsun!” mesajı ulaştırıyor.

Sadece kalpten yüze değil mesajların iletimi. Bazen yüzden de kalbe mesaj gider. “Sarılmak en hızlı kabul edilen duadır!” diye okumuştum bir kitapta. Hakikaten de sarılmak fiilî bir duadır. Bunlar tesirine karşı konulmaz şeyler. Neden dünya daha iyi bir yer olsun diye daha fazla dua etmeyelim? Duanın ağırlığı yok ki!

Okunma Sayısı : 3.418

Yorum yapın

“Sarılmak En Hızlı Kabul Edilen Duadır” için 11 Yorum

  1. Sennur diyor ki:

    Amin cümlemizden inş.şu an yaşanan bunca olumsuzluk ve kötülük lere karşı İyi olmak ve iyi olan , hayira vesile olan her bir durumu paylaşmaktir diye düşünüyorum. Rabbim , bizleri elinden ve dilinden kimseye zarar vermeyen kullarindan eylesin.

  2. Sennur diyor ki:

    Güzel bir yazı, ben de izninizle paylaşmak istiyorum. İyilik ajandası.net ; van da görev yapan evli bir öğretmen çiftinin hazırlamış olduğu bir Davet.yıllık bir plan , her güne farklı bakış açısı , israfı önlemek, hayata ve insanlığa değer katmak adına yapılan bir takım uğraşlar. Netten bakarsanız ve ajandayi alırsanız , farkındalık oluşturmak adına güzel bir adım atmış olursunuz. Not. Benim herhangi bir tanisikligim ve ticari bir beklentim kesinlikle yok. İyi olan bir durumu paylaşmak ve cogaltmaktir amacım. Bu her şeyi çılgınca tükettildigi dünyamiza üretmeye sevkeden olumlu halleri desteklemek istediğinden. Selam ve dua ile …..

    • .../nisa diyor ki:

      Kore gazisi Astsubay Süleyman Dilbirliği ile Kim un Cu yani Ayla’nın hikayesini haberlerden duymuştursunuz.

      Süleyman Astsubay’ın birliği ormanlık alanda soğuktan donmak üzere olan yarı çıplak küçük bir kız çocuğuyla karşılaşır. Anne ve babası öldürülmüştür. Süleyman Astsubay 5 yaşındaki kızı alır, bölüğe götürüp önce bir güzel temizleyip doyurur. Yüzü ay gibi parladığı için de bölük “Ayla” ismini verir küçük kıza. Ayla, kısa zamanda birliğin maskotu, askerlerin memleketlerinde bıraktıkları evlatları gibi olur. Süleyman Astsubay 13 ay kaldığı Kore’de Ayla’ya baba şefkati gösterir, fotoğraflarını çeker, Türkçe bile öğretir. Ayla’da Süleyman’ı babası bilir ve ondan hiç ayrılmak istemez.

      Savaş sona erer ve Türk askeri’nin anavatana dönmesi gerekir. Süleyman Astsubay Ayla’yı gerçekten evlat edinmek ve Türkiye’ye götürmek ister, fakat buna müsade edilmez. Ayla bir kez daha ailesini kaybeder o gün. Elden çare gelmeyince Ayla’yı bir yetimhane okuluna bırakmak zorunda kalır ve baba-kız istemeyerek de olsa ayrılır. Türk askerinin üssündeki tek yetim Ayla değildir. Anne ve babasını kaybeden 20 kadar yetim çocuğa da sahip çıkılmış bu çocuklar için Ankara Okulu kurulmuş ve onların bakımları, eğitimleri burada sağlanmış.

      Süleyman Dilbirliği Ayla ile ayrılışlarından tam 60 yıl sonra kızını bulmak ve ölmeden önce kızına kavuşmak için harekete geçer.Kore Gaziler Derneği nezdinde girişimde bulunur.Gaziler derneği de Kore makamlarına durumu iletir.Ve netice alınır.

      Güney Kore televizyonu Ayla’yı buluyor ve Süleyman Bey ile Ayla’yı buluşturmak, baba ve kızı kavuşturmak için harekete geçiliyor. “Ayla: My Korean Daughter(Ayla: Benim Koreli Kızım)” adlı belgesel ile muazzam bir buluşmaya zemin hazırlamış.Ayla tam 65 yaşında çoluğa çocuğa karışmış, hatta torun sahibi olmuştur. Süleyman amca da eşini yanına alıyor ve soluğu Kore’de alıyorlar. Koreli yetkililer Ayla ile Süleyman Astsubay’ı, ağustos ayında Kore’de bir araya getiriyor.

      Buluşma anı gören herkesi gözyaşlarına boğuyor. Yaşlı adam sadece, “Geçti kızım, geçti. Bak ben geldim” diye fısıldıyor kulağına. 60 yıl sonra buluşan Ayla ve Süleyman babası o günden sonra sık sık mektuplaşıyor. Ayla mektuplarında Süleyman Dilbirliği’ne baba, eşine de anne diye hitap ediyor.

      Çok şükür güzel merhametli insanlar var. 60 yıl sonrada unutmayacak kadar tesir etmiş bir iyilik.

      Bahsettiğiniz siteye baktım. Allah razı olsun.

  3. .../nisa diyor ki:

    Dili dini rengi fark etmez çocukların hepsi masum hepsi cennet kokusu. Onlarla olmak bu fiili duanın gerçekleşme ihtimalini daha da artırıyor. Hiç tanımadığın Senagalli çocuklarla tarzanca diliyle anlaşabilmek tebessüm ettiğin anda ayna gibi sana gülümsemeleri duam kabul olmuştur diyorum şükrediyorum.

    Tanıdığında yada durumunu fark ettiğin anda işaret diliyle anlaşabilmek bir gönüle girebilmek.

    Peygamber Efendimiz’in ağır hastalığı olan biriyle beraber yapmış olduğu pazarcılık gibi. Dışlamamak yanına almak kaybetmemek kazanmak.

    Dua edebilmek ve hiç tanımadığın insanlar için sürekli iyiliğini istemek onların acılarında kendini bulabilmek sıkıntılarında ağzının tadının kaçabilmesi büyük nimet duyarsız değilsin bir kalbin var ve atıyor bir aklın var doğruyu yanlıştan haklıyı haksızdan ayırt ediyor.

    Hayallerinin bencilce değilde dünyayı ve ahireti kapsayacak şekilde diğergam olması. Başkalarının mutluluğunda olabilme ihtimalini yükseltmek ümit etmek Allah ile bağını kuvvetlendirmek. Dünyanın güzel yürekli güzel niyetli insanlar sayesinde yaşanabildiğine inanıyorum.

    • Sadece Fatih diyor ki:

      Aramızdaki ihtiyarlar, mazlumlar, herkes mışıl mışıl uyuyorken kendisine ibadet eden kişiler sebebiyle o kadar fenalığımıza rağmen Allah bizlere azap etmekten vazgeçiyor denir ya hep.

      Güleryüzlü olmak, tebessüm etmek de sadakadır diyor Peygamber Efendimiz. İnsanlığa hiçbir faydamız dokunmuyorsa bile tebessümle dahi iyiliğe katkıda bulunmak lazım.

      • cihad diyor ki:

        Fatih Bey,

        İfade ettiğiniz mana hadiste geçiyor..paylaşmak istedim.

        ﻭَ ﻟَﻮْﻟﺎَ ﺍﻟﺸُّﻴُﻮﺥُ ﺍﻟﺮُّﻛَّﻊُ ﻟَﺼُﺐَّ ﻋَﻠَﻴْﻜُﻢُ ﺍﻟْﺒَﻠﺎَٓﺀُ ﺻَﺒًّﺎ

        yani: Beli bükülmüş ihtiyarlarınız olmasaydı, belalar sel gibi üzerinize dökülecekti.” (hadis-i şerif)
        Lemalar – 235

        • Sadece Fatih diyor ki:

          Allah razı olsun Cihad hocam :)
          Ben de Cevat Akşit hocamızın bir sohbet kaydında duymuştum.

  4. Zeynep diyor ki:

    Çok haklısınız bahçede balkonda çiçek yetiştirmek ağaç dikmek gibi şeyler o kadar iyi geliyor ki bana bir de çocuklarla oyun oynamak sanki dünya çok güzelmiş gibi hissediyorum o an . Dua yi unutmamak gerek tabi.Fakat ülkemize dünyadaki müslüman kardeşlerimize baktığımızda her yerde zulüm her yerde gözyaşı nasıl hiçbir şey yokmuş gibi davraniyoruz diyorum .Artık kıyamet kopsun istiyorum gerçekten . Depresyonda miyim bilmiyorum çok fazla etkileniyorum gündemden

    • Sadece Fatih diyor ki:

      Zeynep Hanım.
      Hayırlısını istemek lazım her zaman. Hesabımız kolay olmayacak diye korkuyorum. Müslüman kardeşlerimizin yaşadıkları sıkıntılarda bizim payımızın da olma ihtimali beni o kadar üzüyor ki yöneticilerimize basiret ver diye Allah’a dua ediyorum. Böyle yazınca siyasi olarak anlaşılacak diye yazmaktan çekiniyorum ama Orta Doğu kangölüyken bizler, müslüman ülkeler, elin gavurundan medet umar olmuşuz. İki hafta önce Musul’da beş yüz kişi öldü, o uçaklar nereden havalandı, yoksa ülkemizden, bizim topraklarımızdan mı kalktı o uçaklar? Neredeyse her gün Irak’ta bomba yüklü araç saldırısı haberi alıyoruz. 2003’te tezkere geçseydi Irak’a TSK askeri girmeyecek miydi? Mavi Marmara şehitleri 20 milyon dolar için mi canını verdi? Biz parayla neyi değişiyoruz? Umarım ahirette hesabımız zor olmaz. Filistinli gençler dedelerimizin yaptığı hatayı biz yapmayacağız diyorlarmış. İnançlı Kürt kardeşlerim de zaten teröre destek vermiyor, oralarda teröristler yuvalanamıyor. İşgal için sırada İran ve Türkiye var deniliyor. İnşallah zalimlerin eline düşmeden Allah onların planlarını başlarına geçirir, bizler için hesapladıkları gelecek onları bulur…

      • Zeynep diyor ki:

        Sadece Fatih bey inanin mavi Marmara şehitlerinin yerinde olmak isterdim .Seyretmekle kalmadilar birseyler yapma uğruna canlarını verdiler .Siyasetten hiç anlamam oldum olası nefret etmisimdir .Benim için siyaset insanları birbirinden uzaklaştıran gereksiz tartışmalar o yüzden uzak durmaya çalışırım .Ben Ferdi olarak toplum olarak yapacagimiz birseyler olmalı yapamadığımız için ahirette hesap vermekten korkumu dile getirmek istedim yukarıda .Diyanet işlerinin iyilik ödülleri projesinde ödül sahiplerinin hayatları ve yaptıkları bu yazının vucud bulmuş hali gibi .Suriye de çocuklar katledilirken oğlumu huzur içinde uyurken seyretmekten mahcubiyet duydum .Dua etmekten başka hiçbirşey gelmiyor işte huzursuzluğum o yüzden

        • Sadece Fatih diyor ki:

          Zeynep Hanım.

          Hayra vesile olacak eylemleri bizim karşımıza Allah çıkarır umarım. Hayır duamız bu yönde olsun. Marifet diye yazmıyorum, askerlik yaparken Allah öyle görevler nasip etti ki anne ile evladının görüşmesine vesile oldum. Herkes hayır işlemek ister ama Allah o fırsatı her zaman vermiyor insana. Bu sebeple önümüze çıkan sevap işleme fırsatlarını hemen değerlendirmeliyiz. Para mı kazandık hemen sadakasını vermeliyiz. Yolda kalmış mı gördük hemen destek olmalıyız. Bunları ertelersek yarın o fırsatı bulamayabiliriz.

Dünden Bugüne

Ayşe Askere Git Ali Sofra Kur

(30.9.2015 tarihli bir yazım. Şu an ocak 2019, bu süreçte ders kitaplarından bütün cinsiyet rolleri çıkartıldı ve 162 okul pilot okul olarak seçildi "cinsiyet eşitliğine duyarlı okul" adı altında cinsiyetsiz ...
Devamını Oku

Güzel Söz

“ Kötü bir işin en gizli şahidi, vicdandır. “ Hz. Ömer (R.A)

Kitap

Algı Yönetimi ve Manipülasyon

Algı Yönetimi ve Manipülasyon "Kanmanın ve Kandırmanın Psikolojisi" kitabı nasıl kandırıldığımızı çok iyi gözler önüne seren bir kitap. Mücahit Gültekin kitapta bilimsel açıklamalarla birlikte günümüzden ve İslam tarihinden örneklerle  yalın bir ...
Devamını Oku