Sinirliyseniz Risk Altındasınız

11 Aralık 2014Haberler, Sağlık3 Yorum »

sinirliDr.Gönül Ateşsaçan, ‘Kendisini kurban olarak görenlerin tiroide, kızgınlık duyanların kansere, karşı cinse karşı biriktirilmiş öfkeleri olanların selülite, gelecek kaygısı taşıyanların beyin hastalıklarına yatkın olduğunu söylüyor. Ve bazı meslek gruplarının ise bazı hastalıkları çağırdığını anlatıyor.

Mesela avukatlar müzmin mutsuz oluyor ve pek çok hastalığa erkenden yakalanıyor, gazetecilerde daha çok panik atak ve kalp hastalıkları, ekran önündekilerde ise sıklıkla şeker ve alkolizm görülüyor.

Bir şeyden çok korkuyorsak, yanlış düşünmeye ve başımıza kötü olayların gelmesini planlamaya başlıyoruz. Ve bir süre sonra onlar bizim fiziğimizi şekillendirmeye başlıyor. Çünkü hücre çeperinin elektriksel akımı her şeyden etkilenir.

Kısacası; Kanser kızgınlıktır. Kızgınlıklarını dışa vuran insanlar, kansere daha az yakalanır. Bazı kanserler tedaviyle iyileştiği halde yine oluşur, çünkü kişi deneyimini değerlendirmez, halbuki hastalıklar en iyi öğretmenlerdir. Selülit, kadınların erkeklere öfkesidir. Serotonin düşünce, testestoron ve libodo düşer, östrojen artar, selülit oluşur.

Egzama ve alerjiler, istemediği şeylere reaksiyon gösteremeyen insanlarda oluşur. Kalp hastalıkları sevgi eksikliğiyle ilgilidir. Sevgi alsa bile kalp çakrası kapalı olan kişi, ne kadar şımartsanız da o sevgiyi alamaz. Pek çok araştırmada kalp hastalarının hep koltuğun ucuna oturduğu saptanmış. Bu onların yaşama tam olarak yerleşmedikleri anlamına gelir, yaşama ilişiyorlar.

Tiroid ve romatizmal hastalıklar, hep haksızlığa uğradığını düşünen insanlarda oluşur. Sigara bağımlılığında sigara, genellikle anne yerine konur. O yüzden sigarayı bırakmak, anneyi terk etmek gibi zor bir şeydir. Alkolizm, değersizlik ve hiçlik hissiyle paralel gelişir. Görme bozuklukları, aslında görmeyi istememekle ilgilidir. Yakını görememek, yakındaki olan şeyleri artık fark etmeyi istenmezse oluşur ve fiziksele de yansır.

Sağırlık da duymak istememeyle ilgilidir. Böbrek hastalıkları, insanlarla iletişim bozukluklarından kaynaklanır. Ve atadan da devralınır. Omurga hastalıkları ve bel ağrıları bütün ailenin yükünü üstüne alan, üstelik destek alamayan insanlarda daha çok görülür. Akciğer hastalıkları yaşamı reddeden insanların muzdarip olduğu bir durumdur. Soluk alırken iyiyi alıp kötüyü veririz ya, akciğer hastaları bunu yapmaz, o yüzden akciğer kanseri çok hızlı ilerler.

Meme kanseri sağda ve solda ayrı nedenlerle oluşur. Sağ memede oluşan kanser gelecek kaygısından, sol memede oluşan kanser geçmiş kaygısından ileri gelir. Kadın hastalıkları, rahim kanseri, saç dökülmeleri sıklıkla kadınlığı reddeden kadınların sorunudur. Beyindeki bütün hastalıklar, geçmiş ve gelecekle hesaplaşılamadığı durumlarda olur. Uyluklardaki ve kalçalardaki yağlanma, çocukluktan kalma bastırılmış öfkedir. Diyabet hastalığı, sevgiyi alamamaktır. Çikolata ve şekeri her gün yemek istiyorsanız, yaşamınızda sevgi eksikliği vardır.” diye konuştu.

Kaynak : İHA

Okunma Sayısı : 4.488

Yorum yapın

“Sinirliyseniz Risk Altındasınız” için 3 Yorum

  1. .:. diyor ki:

    “Meme kanseri sağda ve solda ayrı nedenlerle oluşur. Sağ memede oluşan kanser gelecek kaygısından, sol memede oluşan kanser geçmiş kaygısından ileri gelir. ”

    Bu kadar net belirgin diyorsunuz..!

    Bu kaygilar erkekte var ise? sol, sağ nasil olacak???

    Sayin Abdullah bir, sizin yazi makaeyi geçmiş…

    Sağlık alanı ile ilgili söylemiş olduklarınız aslinda Eğitim alanında, Çalışma hayatında, Aile hayatinda, Hukuk alaninda fazlasiyle var olan durumlar, Dikkat edilirse nerede bir meslek grubu, hakkaniyet olmadan fazlalasiyorsa , hakkaniyetli ve gereksiz artiyorsa orada bir şeyler fazlasıyle dejenere oluyor.. Sorun oluyor. Başka alanlari da etkiliyor supesiz ki.

    • Abdullah Bir diyor ki:

      Sayın .:.

      “Sayin Abdullah bir, sizin yazi makaeyi geçmiş…”

      Ne yaparsın kardeş o kadar yıl mektep medrese gördük, iki üniversite okuduk, tez hazırladık, akademik kariyer yaptık, kitap yazdık… Baktık ki hala okumaya ve yazmaya doymamışız, birde buralarda yorum yazarak “OKUR-YAZAR” lık özlemimizi giderelim dedik… :-)

      Kendimiz için bir şey istediğimiz yok; Amaç halka hizmet olsun…

      Not: Objektif, gerçekci ve aklı başında yorumlarınızın takipcisiyim.

      Saygı ve muhabbetle sevgili ( .:. ) kardeşim…

  2. Abdullah Bir diyor ki:

    Maddi beden (vücut) ile manevi beden (ruh) arasında DİREKT bir ilişki-bağ ile birbirine bağlı olduğu çok az insanın bildiği, ama hayatını devam ettirirken dikkate almadığı; bir çok insanın ise bu bilgiyi bir yerlerden duyduğu halde kabul etmediği bir MUTLAK GERÇEK dir.

    Günümüzde “Modern Tıp” doktorlarının yapılan tüm test ve araştırmalara rağmen bazı hastalıkları teşhis ve tedavi edememesinin temelinde de her iki vücut arasın da ki bu ilişkinin bilinmemesi veya peşinen yok sayılması, kabul edilmemesi gerçeği vardır.

    Malesef aynı yanılgı insanı sadece manevi bir varlık olarak gören, insanın maddi bedenini göz ardı eden, insanların yaşamını olumsuz etkileyen tüm hastalık ve sıkıntıların okuma-üfleme ile iyileşeceğini, ortadan kalkacağını düşünen hoca kimlikli “ham yobaz” kesimde mevcuttur.

    Modern Tıpbın materyalist ham yobazları ile İslam dınınin ham yobazlarının tek taraflı bakış açıları bir araya geldiğinde olan yine insana oluyor.

    Normalde insanı maddi ve manevi boyutu olan bir bütün olarak değerlendirmesi gereken “GÖNÜL ve TIP” doktorları şeytanın hizmetcisi bazı kesimler tarafından bilinçli bir şekilde insanın dertlerine ve hastalıklarına çözüm bulmaktan, insanları her iki anlamda da ( maddi ve manevi olarak) tedavi etmekten uzak tutmaya çalışıyor.

    Bir tür “mahalle baskısı” yöntemi ile iki kesimin doktorlarını bilinçli şekilde başlattıkları ve körükledikleri suni kavgalar ile birbirlerine düşman ederek bu amaçlarını gerçekleştiriyorlar.

    Tıp doktorları duanın tedavi gücünü, ham yobaz hoca kimlikli şarlatanlar ise tıpbın teşhis ve tedavi yöntemlerini peşinen reddederek hem Allah’a isyan, hem de tüm insanlığa ihanet ediyorlar.

    Bazıları bununla da yetinmiyor, her iki kesimden gerçeği gören ( bu konuda birlikte hareket edilmesi, insanın maddi ve manevi anlamda, yani bir bütün olarak değerelendirilmesi ve bu sekilde sıkınıtı ve hastalıklarına çare bulunması gerektığını söyleyen ) aklı başında kimseler kendi meslektaşları ve çevreleri tarafından anında AFOROZ ediliyor.

    Bu konuda geçmişte yaşanmış bir çok Aforoz örneğini gören her iki tarafın mensupları da insanın her türlü derdine ve hastalığına derman olmanın olmaz ise olmaz ilk kuralı olarak insanoğlunu maddi ve manevi tarafları olan bir varlık olarak kabul etmek gerektiğini bildikleri halde dünyevi korku ve beklentiler yüzünden bilinçli bir şekilde ınsan ırkına yapılan bu ZÜLME sessiz kalıyor, bir anlamda destek oluyorlar.

    Çünkü;

    Başta kanser, tansiyon, şeker hastalığı ve kollestrol vb anaomalıkler olmak üzere insanların en büyük dertlerine derman bulma, (geçicide olsa) bir şekilde tedavi olarak sağlıklı bir hayat sürme çabası için harcadıkları para miktarı yıllık 950 MİLYAR DOLAR civarı. Türkiye’nin bir yıllık GSMH’nın (Tüm ülkede yaşayan insanların bir yıl içerisinde üretikleri mal ve hizmetlerin toplam değeri) bunun 1/3 ü olduğunu düşündüğünüzde sağlık sektöründe dönen paranın ve RANT’ın büyüklüğünü anlamak daha kolay olur.

    Birde sağlık sektöründe lokomotif olan İLAÇ sanayinin % 85 nin YAHUDİ sermayesinin veya dolaylıda olsa onların kontrolunde olduğunu hesaba kattığınızda ortaya çıkan sonucu TEFSİR etmeye gerek kalmıyor.

    Ama biz yinede söyleyelim. İşte bu nedenle “bu birileri” gönül doktorları ile tıp doktorlarının barışmasını, maddi bedene hitap eden tıp doktorlarının aynı zamanda manevi beden konusunda da uzmanlaşarak gönül doktoru kimliğiyle insanın her türlü derdine derman olacak hale gelmesini istemiyor.

    Karşı tarafta da durum bundan pek farklı değil.

    Gerçekte hiçbir özellikleri ve manevi ilimeden nasipleri ve bilgileri olmadığı halde sırf İnsanların manevi duygularını ve cahilliklerini sömüren; manevi dertlerin tedavisi olan duaları “fiyat tarifesine” bağlamış ham yobaz din baronları da ellerinde ki “cahil müslüman” müşteri portföyünü kaybetmemek adına bu zülme ortak oluyorlar.

    Olayın özeti bu.gerisini siz hesap edin

Dünden Bugüne

Ayşe Askere Git Ali Sofra Kur

(30.9.2015 tarihli bir yazım. Şu an ocak 2019, bu süreçte ders kitaplarından bütün cinsiyet rolleri çıkartıldı ve 162 okul pilot okul olarak seçildi "cinsiyet eşitliğine duyarlı okul" adı altında cinsiyetsiz ...
Devamını Oku

Güzel Söz

“ En eğitimli kişi yaşadığı, yaşadığı hayatı en iyi anlayandır. “ ( Hellen Keller)

Kitap

Algı Yönetimi ve Manipülasyon

Algı Yönetimi ve Manipülasyon "Kanmanın ve Kandırmanın Psikolojisi" kitabı nasıl kandırıldığımızı çok iyi gözler önüne seren bir kitap. Mücahit Gültekin kitapta bilimsel açıklamalarla birlikte günümüzden ve İslam tarihinden örneklerle  yalın bir ...
Devamını Oku