6284 Kadın Erkeği Birbirine Düşman Edecek

01 Mart 2012Sema Maraşlı173 Yorum »

sema“Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı” tarafından TBMM’ye sunulan “Kadınları şiddetten koruyacak yeni yasa tasarısı” onaylanmayı bekliyor. Bu yasa tasarısı onaylanırsa aile kurumu çok büyük yaralar alacak.

Nedense basında sağ ve sol cenahın yazarlarından kuvvetli bir itiraz sesi çıkmadı henüz. Sanki yazarların basiretleri bağlanmış.

“Kadına şiddet” deyince hepimizin gözünün önüne “kafası yarılmış, gözü morarmış kadınlar” geliyor. Eh bunu yapan alçak da cezasını çeksin” diyoruz tabii ki savaşta bile düşman safındaki kadına ve çocuğa dokunmayan bir dinin mensubu olarak.

Fakat kanun öyle ağır şiddete değil, hafifin en hafifine bile hapis cezası getiriyor.

Kanunda şiddet” Bireyin, fiziksel, cinsel, ekonomik veya psikolojik açıdan zarar görmesi veya acı çekmesiyle sonuçlanan veya sonuçlanması muhtemel hareketleri, buna yönelik tehdit ve baskıyı ya da özgürlüğün keyfî engellenmesini de içeren, toplumsal, kamusal veya özel alanda meydana gelen fiziksel, cinsel, psikolojik, sözlü veya ekonomik her türlü tutum ve davranışı” olarak geçiyor. Birey kelimesi sizi yanıltmasın bireyden kasıt “kadın” oluyor. Çünkü kanunun adı “Kadına şiddeti önleme”

Yani yukarıdaki maddeye göre “koca karısının özgürlüğüne, gittiği geldiği yerlere karışamaz, karısının paşa gönlü olmadan onunla yatamaz, vurmayı geçtik elini bile kaldıramaz, bağıramaz, parasını az veremez…” Bunlardan birini yaptığında erkek evine mahallesine ve çocuğunun okuluna yaklaşamayacak.

Yani evden ve yaşadığı semtten atılacak, “ne oluyor?” diye hesap soramayacak, sormak için karısana telefon ya da mesaj atamayacak, bunlarda var kanunda. Hepsi suç sayılacak ve erkek karısı ile iletişime geçmeye çalıştığında bile erkek on beş günden altı aya kadar hapis cezası alacak. Ayrıca adam bu arada kadına nafaka da vermek zorunda olacak, memursa maaşından kesilecek yoksa da ödemediğinde hapis yatacak.

Ve erkeğin bunlardan birini gerçekten yapmış olması da çok önemli değil. Yeni kanun taslağına göre delil ve şahit aranmayacak. “Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde mülki amirlerce ve kolluk tarafından tedbir kararları verilirken de delil ve belge aranmaz.” diyor kanun.

Erkekler her türlü iftiraya açık olacaklar. Mesela kadın kendi isteğiyle kocasıyla yattı sonra bir şeye canı sıkıldı gitti polise “kocam bana tecavüz etti” dedi. Adamın işi bitti. Ya da adam kadına istediği kadar para vermedi. Kadın “Kocam ekonomik olarak bana şiddet uyguluyor, istediğim şartları sağlamıyor.” dediğinde de gelsin cezalar.

Ayrıca bu kanunlar sadece karı-kocayı değil sevgili, dini nikahlı, nişanlı herkesi kapsıyor. Ayrıca insani bütün ilişkileri kapsıyor.

Mesela kız öğrenci öğretmenin verdiği notu beğenmedi, “beni taciz etti” diye şikayet etti, öğretmen ceza alacak, tacizden hapis yatacak, siciline geçecek. Erkek ya “potansiyel sapık, kesin yapmıştır, melek kızcağızlar hiç iftira atarlar mı?” diye bakılacak.

Kısacası kadın kendi ne yaparsa yapsın her halükarda devlet korumasına giriyor. Mesela; erkek eve geç geldiğinde kadın “Nerde kaldın Allah’ın belası” diye bağırabilecek, bu suç sayılmayacak; fakat adam karısı gece yarısı gezmeye gitse “Nereye gidiyorsun” diye soramayacak. Sesini mi asla yükseltemeyecek. Çünkü kadın şikayet etmese komşu şikayet etse adam yine ceza alacak.

Sevgili Bakanımız Fatma Şahin’e göre şiddet bu şekilde sıfırlanacakmış. Bu şekilde şiddet sıfırlanmazda erkekliğin sıfırlanacağı kesin. Erkeklerin kadın karşısında elleri kolları bağlanacak. Niye bu kanunu çıkarıyoruz. Çünkü AB istiyor.

Avrupa da bu kanunlar varmış. Bu kanunlar Avrupa’da aileyi bitirdi. Bizim sadece ailemizi değil ırkımızı da bitirir, neslimizi de. Avrupalıların dini de mezhebi de geniş, bizim öyle mi? Evlilikler azaldı, nesil bitmesin diye adamlar sperm bankaları kurdu, erkekleri damızlık olarak kullanıyorlar. Çocuk yapmak isteyen kadınlar bankadan sperm alıp çocuğu doğruyor, biz ne yapacağız? Çocuk konusunu onlar bu şekilde çözülmüş.

Cinsi ihtiyaçları da gecelik ilişkilerle ya da kendi cinsi ile gideriyorlar, ülkemizde de mi böyle olsun? Ayrıca Avrupalı erkekler aldıkları cezaları gurur meselesi yapmıyorlar, bizim erkeklerimiz oturduğu semte yaklaşamazsa, kapısında polis beklerse insan içine çıkmaya utanır. Suçsuz yere tacizden ya da karısa tecavüzden hapis yatarsa hayatı biter adamın.

Bu durumda erkekler en iyi çözümü kadınlardan uzak durmada bulacaklar. O zaman ne olacak? Gay ve lezbiyen ilişkiler artacak. Zaten toplumda gay ilişkiler medya desteği ile son yıllarda çok arttı. Yumuşak kadın bulamayan erkekler yumuşak adamlara gitmeye başladı. E bu “kadına yaklaşma yanarsın” kanunu ile mecburen gidecekler. Bu kanun çıkacaksa bazı Avrupa ülkelerinde olduğu gibi gay ve lezbiyen evlilikleri de yasallaştırsınlar da bir daha iş çıkmasın bari.

Bu kanun erkekliği bitirecek belli de kadınların işini yarayacak mı? Kaç kadın pısırık, korkak adamdan hoşlanır. Kadın erkekte gücü sever. Kadınlarda yaratılıştan gelen onu koruyup kollayacak bir erkeğe bağlanma güdüsü var. O nasıl giderilecek?

Erkeğin güçlü kolları ve şefkatli elleridir kadına cazip gelen. Kanunlarla suçlu ilan edilmiş eli kolu bağlanmış bir adamdan şefkatte göremeyecek kadın.

Erkek kadından korktukça kadınlaşmaya da başlayacak. Daha hissi, daha kırılgan olacaklar. Erkekler devletin gücünü arkasına almış kadınlara sığınacaklar artık. Çokça ağlayacaklar, çokça yalvaracaklar çokça üzülecekler. Of ki of. Kadınlar koca avutacaklar. Ne biçim bir şey bu? Her şey yaratılışın tersine mi dönecek?

Bu kanun ne kadınların ne erkeklerin işine yarayacak. AB nin PKK ya bir kıyağı olacak. Kanun PKK nın işine yarayacak sadece. Dağda bitiremediği Mehmetçiği şehirde bitirecek. Meclis Avrupa birliğine girelim diye tasarıya “evet” diyecek gibi duruyor. Fakat biz engel olabiliriz. Hadi hep birlikte geç olmadan bu kanuna “HAYIR” diyelim.

CİMER e yazalım.

 

 

 

 

Okunma Sayısı : 30.458

Yorum yapın

“6284 Kadın Erkeği Birbirine Düşman Edecek” için 173 Yorum

  1. Fatma dedi ki:

    Kadin yaratilis gereği erkeklerden daha merhametli ve vicdanlidir. Cikan yasalardan rahatsiz olmayin.. gitti erkek iktidari diyede düsünmeyin. Kadin cinayetleri cok gorduk. Ama erkek cinayetlerine cok istisna sahit olduk. Demekki istese kadinda cinayet isler. Ama kadin bunu yapmaz. Cunku kadin anadir anactir fitrati geregi bunu yapamaz.. ne demis Ataturk bir insanin medeniyetini anlsmak istiyorsan kadinlara nasil davrandigina bakin..

  2. Bayram dedi ki:

    kıymetli sema bacı,bu güzel makalen için çok teşekkür ederim.Bu ülkede erkeklere yapılan şiddeti açıklama ve örneklendirme babında delil belgeleri olarak davam da mahkemeye sunacağım.bunun için iznini istiyorum.

  3. aynur dedi ki:

    kanunun uygulama seklıne de baksa ıdınız ve kanunun adı ailenin korunması dıye baslaar ve aile sadece kadından degıl cocuk ve erkek eştende ibaretdir. türkiyede her sey istediğiniz ve sizin dillendirdiğiniz şekilde gerçekleşmiyor maalesef. mutlu huzurlu yuvaları olanlar bu sorunları kolaylıkla asar eve gec kaldın çözülür. yemegı begenmedım dıyerek kadının dılıne catal saplayan mı dersiniz acık sacık videolar izleyıp benimle boyle ilgilen diyen erkekler mı ararsınız gelinine sarkan tecavuz eden kayınbaba mı. lütfen 3.sayfa haberlerini de okuyun koruma kararı varken öldürüldü deniyor. tamamı uygulanmıyor yasanın. parası olmadığı için mahkeemeye gidemeyen kadında çok .ben şiddet önleme izleme merkezinde çalıştım. lütfen yasayı iyi okuyun ben sizin için bir kısmını paylaşayım Koruyucu ve Önleyici Tedbirlere İlişkin Hükümler
    Mülkî amir tarafından verilecek koruyucu tedbir kararları
    MADDE 3 – (1) Bu Kanun kapsamında korunan kişilerle ilgili olarak aşağıdaki tedbirlerden birine, birkaçına veya uygun görülecek benzer tedbirlere mülkî amir tarafından karar verilebilir:
    a) Kendisine ve gerekiyorsa beraberindeki çocuklara, bulunduğu yerde veya başka bir yerde uygun barınma yeri sağlanması.
    b) Diğer kanunlar kapsamında yapılacak yardımlar saklı kalmak üzere, geçici maddi yardım yapılması.
    c) Psikolojik, meslekî, hukukî ve sosyal bakımdan rehberlik ve danışmanlık hizmeti verilmesi.
    ç) Hayatî tehlikesinin bulunması hâlinde, ilgilinin talebi üzerine veya resen geçici koruma altına alınması.
    d) Gerekli olması hâlinde, korunan kişinin çocukları varsa çalışma yaşamına katılımını desteklemek üzere dört ay, kişinin çalışması hâlinde ise iki aylık süre ile sınırlı olmak kaydıyla, on altı yaşından büyükler için her yıl belirlenen aylık net asgari ücret tutarının yarısını geçmemek ve belgelendirilmek kaydıyla Bakanlık bütçesinin ilgili tertibinden karşılanmak suretiyle kreş imkânının sağlanması.
    (2) Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde birinci fıkranın (a) ve (ç) bentlerinde yer alan tedbirler, ilgili kolluk amirlerince de alınabilir. Kolluk amiri evrakı en geç kararın alındığı tarihi takip eden ilk işgünü içinde mülkî amirin onayına sunar. Mülkî amir tarafından kırksekiz saat içinde onaylanmayan tedbirler kendiliğinden kalkar.
    Hâkim tarafından verilecek koruyucu tedbir kararları
    MADDE 4 – (1) Bu Kanun kapsamında korunan kişilerle ilgili olarak aşağıdaki koruyucu tedbirlerden birine, birkaçına veya uygun görülecek benzer tedbirlere hâkim tarafından karar verilebilir:
    a) İşyerinin değiştirilmesi.
    b) Kişinin evli olması hâlinde müşterek yerleşim yerinden ayrı yerleşim yeri belirlenmesi.
    c) 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunundaki şartların varlığı hâlinde ve korunan kişinin talebi üzerine tapu kütüğüne aile konutu şerhi konulması.
    ç) Korunan kişi bakımından hayatî tehlikenin bulunması ve bu tehlikenin önlenmesi için diğer tedbirlerin yeterli olmayacağının anlaşılması hâlinde ve ilgilinin aydınlatılmış rızasına dayalı olarak 27/12/2007 tarihli ve 5726 sayılı Tanık Koruma Kanunu hükümlerine göre kimlik ve ilgili diğer bilgi ve belgelerinin değiştirilmesi.
    Hâkim tarafından verilecek önleyici tedbir kararları
    MADDE 5 – (1) Şiddet uygulayanlarla ilgili olarak aşağıdaki önleyici tedbirlerden birine, birkaçına veya uygun görülecek benzer tedbirlere hâkim tarafından karar verilebilir:
    a) Şiddet mağduruna yönelik olarak şiddet tehdidi, hakaret, aşağılama veya küçük düşürmeyi içeren söz ve davranışlarda bulunmaması.
    b) Müşterek konuttan veya bulunduğu yerden derhâl uzaklaştırılması ve müşterek konutun korunan kişiye tahsis edilmesi.
    c) Korunan kişilere, bu kişilerin bulundukları konuta, okula ve işyerine yaklaşmaması.
    ç) Çocuklarla ilgili daha önce verilmiş bir kişisel ilişki kurma kararı varsa, kişisel ilişkinin refakatçi eşliğinde yapılması, kişisel ilişkinin sınırlanması ya da tümüyle kaldırılması.
    d) Gerekli görülmesi hâlinde korunan kişinin, şiddete uğramamış olsa bile yakınlarına, tanıklarına ve kişisel ilişki kurulmasına ilişkin hâller saklı kalmak üzere çocuklarına yaklaşmaması.
    e) Korunan kişinin şahsi eşyalarına ve ev eşyalarına zarar vermemesi.
    f) Korunan kişiyi iletişim araçlarıyla veya sair surette rahatsız etmemesi.
    g) Bulundurulması veya taşınmasına kanunen izin verilen silahları kolluğa teslim etmesi.
    ğ) Silah taşıması zorunlu olan bir kamu görevi ifa etse bile bu görevi nedeniyle zimmetinde bulunan silahı kurumuna teslim etmesi.
    h) Korunan kişilerin bulundukları yerlerde alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmaması ya da bu maddelerin etkisinde iken korunan kişilere ve bunların bulundukları yerlere yaklaşmaması, bağımlılığının olması hâlinde, hastaneye yatmak dâhil, muayene ve tedavisinin sağlanması.
    ı) Bir sağlık kuruluşuna muayene veya tedavi için başvurması ve tedavisinin sağlanması.
    (2) Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde birinci fıkranın (a), (b), (c) ve (d) bentlerinde yer alan tedbirler, ilgili kolluk amirlerince de alınabilir. Kolluk amiri evrakı en geç kararın alındığı tarihi takip eden ilk işgünü içinde hâkimin onayına sunar. Hâkim tarafından yirmidört saat içinde onaylanmayan tedbirler kendiliğinden kalkar.
    (3) Bu Kanunda belirtilen tedbirlerle birlikte hâkim, 3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununda yer alan koruyucu ve destekleyici tedbirler ile 4721 sayılı Kanun hükümlerine göre velayet, kayyım, nafaka ve kişisel ilişki kurulması hususlarında karar vermeye yetkilidir.
    (4) Şiddet uygulayan, aynı zamanda ailenin geçimini sağlayan yahut katkıda bulunan kişi ise 4721 sayılı Kanun hükümlerine göre nafakaya hükmedilmemiş olması kaydıyla hâkim, şiddet mağdurunun yaşam düzeyini göz önünde bulundurarak talep edilmese dahi tedbir nafakasına hükmedebilir.

    • Yasin dedi ki:

      Bayan aynur;

      …”Kanunun uygulama seklıne de baksa ıdınız”
      Kanunun uygulama şekline baktık
      http://www.cocukaile.net/kalpli-pasta-ve-kafa-karisikligi/

      …”ve kanunun adı ailenin korunması dıye baslaar”
      Aileyi koyamadığı gibi art niyetli cadıların işini kolaylaştırdı. Boşanmayı kafaya koymuş kadın boşanmadan önce gidip kocasını uyduruk iddialarla şikayet ederek uzaklaştırma alıyor böylece davaya çok daha avantajlı ve kocasını yıldırmış bir şekilde başlıyor.

      …”ve aile sadece kadından degıl cocuk ve erkek eştende ibaretdir.”
      Uygulamayı çoğunlukla kadınlar istismar ediyor. Erkek kolay kolay gidip yaşamış bir olayı dahi şikayet etmez.

      …”türkiyede her sey istediğiniz ve sizin dillendirdiğiniz şekilde gerçekleşmiyor maalesef.”
      Bunu “yasanın başarısız olduğuna dair” itiraf olarak kabul ediyorum.

      …”mutlu huzurlu yuvaları olanlar bu sorunları kolaylıkla asar” …
      Bu yasa sorunları aşmaya değil daha fazla büyütmeye yaradı. Üste verdiğim link bariz bir örnek.

      …”yemegı begenmedım dıyerek kadının dılıne catal saplayan mı dersiniz acık sacık videolar izleyıp benimle boyle ilgilen diyen erkekler mı ararsınız gelinine sarkan tecavuz eden kayınbaba mı.”…
      Bu suçlar zaten tabiatı ve gereği delili de oluşmuş suçlardır. Bunlar 6384’un konusu değildir. TCK.’da karşılığı vardır.

      …”lütfen 3.sayfa haberlerini de okuyun koruma kararı varken öldürüldü deniyor.”
      EVET!… Aynen bunu söylüyoruz. Bu yasalar şiddeti önleyemez sadece arttırır. Çünkü şiddet uygulamayan kişi bu ithamla ceza aldığında cinnet geçirir. Sonra “bakın kadina şiddet” diye de lanse ediliyor.

      …”tamamı uygulanmıyor yasanın. parası olmadığı için mahkeemeye gidemeyen kadında çok”
      Kadının mahkemeye gitmekti para bulmasına gerek yok. Baro ve valiliklerde kadina şiddet birimleri var. Karakola bile gittiği anda hukuki destekler sunuluyor. Şikayetin Geri dönüşü de yok.

      …”ben şiddet önleme izleme merkezinde çalıştım.”
      Çalıştığınız için mi valiliklerde ve baroda parası olmayan kadınlara hukuki yardım sağlandığını bilmiyorsunuz?

      …” lütfen yasayı iyi okuyun ben sizin için bir kısmını paylaşayım Koruyucu ve Önleyici Tedbirlere İlişkin Hükümler”
      Sağolun defalarca okuduk tekrar okuyup kendimize eziyet etmek istemiyoruz.

      • Yasin dedi ki:

        Telden yazına harf ve rakam hataları oluştu ama Maksat yine de anlaşıyor. Asıl öneml olan da bu.

  4. Necmettin Kadi dedi ki:

    Sayın Sema hanım,

    Sergilerdiginiz tavırdan dolayı Allah sizden razi olsun.
    35 yıldır Avrupada yaşıyorum ve Batıda 70’li yıllardan sonra kökü ateizm ve sosyal darwinizme dayanan totaliter feminizm bu yasadada gördügümüz cinsiyet catismasi politikalarlan aile kurumununu tamamen ortadan kaldırdı.

    Sonuc: nüfus felaketi + eşcinsellik hegemonyası + erkeklerin kadınlaşması

    Facia’nın boyutunu yavaş yavaş anlayan Batı’da bile tekrar aileye dogru bir uyanış varken cennet memleketimde Batının her hastalıklı anlayışını kopyalaması benim uykularımı kacırıyor!

    • zeynep dedi ki:

      mrb sız eşiniz tarafınızdan şiddete maruz kalmadıgınız ıcın bu kadar rahat konusabılıyorsunuz sanırım benım gıbı sıddete maruz kalan bırısı olsanız acaba böyle kkonusabılır mıydınız cok merak edıyorum…. bence cok guzel cıkmalı hakkımızı savunana bısıler olmalı allahın erkege verdıgı gücü kadına vermedıgı ıcın kadının madur duuruma dusmesıne bı engel olur ınsallah…

      • Necmettin dedi ki:

        Zeynep hanım,

        benim yazdığımın sizin söylediklerinizle ne alakası var.
        Her aklı başında insan her türlü şiddete karşı olmalı.
        Unutmayın bu toplumda sadece madur kadın yok. Sahte Doktor raporu ile evinden uzaklaştırılmış aşağılanmış boşanılmış ve haksız yere eski eşleri tarafından sömürülmüş erkelerde var.

        Yuvalar catışmacı aile yıkma politikalarıyla kurtarılamaz.
        Sizide bu intikamcı duygular uzun vadede mutlu edemez!

    • hamza yürekli dedi ki:

      Gaziantepliler şimdi bayram etsin nede olsa belediye başkanları şimdi. Olan Müslümaca yaşamak isteyenlere olur. Un galesi yok din galesi yoksa karısını da dövse yolunu bulur karısız kalsada kalsa yolunu bulur hayatını yaşar. Olan müslümanca yaşadığını zannedip te Feministliğin esiri olmuş kadınların beylerine olur. Yoksa gerisi hikayeeeeeee…

  5. Yasin dedi ki:

    Kadınlara yönelik izlenen Politiların BOP ile bağlantısını kuramayanlar ve Ali Bulaç’ın yazısını ciddiye almayanlar vardı, Buyrun bakalım; Bakan yardımcımız ne diyor?

    * Arap Ligi Genel Merkezi’nde yaptığım konuşmada Türkiye’nin kadın haklarına yönelik çalışmalarından bahsettim. Destek için yanlarındayız.”

    * “Yaptığımız gorusmelerde Aile Bakanligi calismalarini sunduk. Kadina yonelik siddet ile mucadele kanunumuz ile cok ilgilendiler.”

    * “Mısır Sosyal Politikalar bakanligininda koylerde kurdugu “social leaders” projesi benim dikkatimi cekti. Her koyde bir kadin lider atiyorlar”

    * “Oy Sandığı ve Kadın” konulu konferansa katılmak için Libya’ya hareket ediyoruz.”

    Ali BULAÇ’ın 15 Aralık 2011 tarihli yazısı: http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1088296

    Kadınlar üzerinden yürütülen politikada çalışmalar devam edecektir. BOP’ta yeni bir adıma da geçildi; sınırların değişmesi, yeni devletlerin kurulması vs, yeni adımlar ile ilgili bilgileri de verebilirim fakat burada konu dışı olacak.

    • Yasin dedi ki:

      Ali BULAÇ’ın kaynak olarak gösterdiği açıklamanın linki:
      http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1088296

      “BOP, Türkiye’deki kadar hiçbir yerde yanlış anlaşılmadı. Kılıçdaroğlu bana ‘Obama’nın eşbaşkanı’ diyor. Ama projede ilk aşamada üç ülke, Türkiye, İtalya ve Yemen eşbaşkandı. Ama proje doğmadan öldü. Bize düşen bu projede kadın hakları ve demokratikleşme idi. Proje ilerleseydi, kazanımlar sağlasaydık fena mı olurdu? Cumhuriyet tarihinde hep suçu Batı’ya attılar. Siyonistler şöyle yaptı, böyle yaptı. Sen ne yaptın? Gardını alsana. Sen adam değil misin? Senin gardın düşmüş. O geldi vurdu, bu geldi vurdu.”

  6. Yasin dedi ki:

    Üzgünüm,
    http://www.moralhaber.net/yerel-haber/guncel/esini-bicaklayarak-olduren-zanli-adliyeye-sevk-edildi/
    “çocuk daha 8 yaşında ve öz babası öz annesini öldürdü…”

    Yeni yasalar da şiddete ve cinayete engel olamamamış, tercih edilen yol yanlış ama yetkililer yanlışta direnmeye devam edecek; farklı bir yol aramayı istemeyecekler, cinayetler arttıkça cezalar ve yaptırımlar artacak, yaptırımlar arttıkça haksızlıklara isyanlar artacak, kısır bir döngü var önümüzde 🙁

    Bu aileye sosyal destek sağlansa ve evlilik danışmanlığı zorunlu tutulsaydı bu cinayet yaşanır mıydı? 8 yaşındaki bu kız çocuğunun psikolojisi şimdi ne durumda?

    Kadını koruma adına çıkarılan kanun neyi korudu? Adama ceza da verilmiş, evden uzaklaştırılmış…
    Yazık çok yazık, ölenden ve öldürenden ziyade çocuğun durumu ciğerimi yaktı. Bir değil en az üç hayat bitti…
    İnsanlık adına bu yanlıştan dönülmesi gerekiyor.
    Bu cinayete Bakanlığımız ve bu yasaya evet oyunu verenler de ortaktır. Keşke ilk etapta ceza yerine bu aileye bir uzman desteği sağlansaydı.

    Çıkmaz bir sokağın daha başındayken bu hatadan dönülmesi lazım.
    Sorumlular hala sorumluluklarının bilincinde değil, YAZIK :'(

    • Yasin dedi ki:

      “Kötü yasalar zulmün en berbat şeklidir.” Burke

      “Kötü kanunlar büyük suçlar doğurur.” Bir Hukuk sitesinden alıntı

      Kanunlar ıslahatı zorlaştırıp, suistimalleri kolaylaştırdıkça kötülükler artar.

      • Yasin dedi ki:

        Hala “Nerede hata yaptım?” demiyor 🙁

        Savcılar bu kişiyi ne kadar gözaltında tutabilirlerdi ki? Bu şahıs eninde sonunda dışarı çıkmayacak mıydı? İçerde kaldığı süre boyunca daha beter bilenmiyecek miydi?
        Kusuru kendisinde ve kutsal(?) yasalarında arayacağına uygulamalarda kusur arıyor…

        Biri cevap versin bana, bu adam neden katil oldu? Neden hapse girmeyi tercih etti?
        Seni istemeyen bir kadınla yaşamaktansa boşanmak daha iyi değil mi?

        http://www.samanyoluhaber.com/politika/Her-yetkiyi-verdik-koruyun-artik-kadinlari/747717/

        • Yasin dedi ki:

          Fatma Şahin’in facebook sayfasında eleştiriye yer yok, hakaret içermemesine rağmen eleştiriler siliniyor.

          • Desperate dedi ki:

            Yasin bey sizce ne yapılmalı yani kadını şiddedden korumak için? Kadını koruyan kanunları suistimal edip eşine karşı kullanan kadınların olduğu bir gerçek. Ama gerçekten ruh hastası olup karısına şiddet uygulayan erkekler de var.
            Bence evlilik öncesinde kadınların bilinçlendirilmesi gerek. Mesela bir tanıdığım vardı eşinden ayrılmış, eşiyle 14 yaşında kaçarak evlenmiş, adam çalışmıyor kadının parasını da içkiye kumara yatırıyor, eşine sözlü ve fiziki şiddet uyguluyor, kadın da bir gün kaçıp kurtarıyor. kendini. Şiddet gören kadınlara bakarsanız genellikle küçük yaşlarda ailesinin izni olmadan evlenen kadınlar. Maalesef o yaşlarda iyi ile kötüyü ayırt edemiyor serseri tipli erkekler cazip geliyor. O yüzden öncelikle aileye iş düşüyor, kız çocuklarına iyi bir terbiye ve eğitim vermeliler. Ama bu hataya düşmüş kadınlar ne yapmalı hakkını aramamalı mı? Dayağa şiddete razı mı olmalı?

          • Yasin dedi ki:

            Neler yapılabileceğini Sema hanım yazmıştı.

            Erkek sizin tarif ettiğiniz özelliklere sahipse bunun ispat edilmesi çok kolaydır. Erkek karısının parasını içkide kumarda harcıyor, çalışmıyorsa veya şiddet uyguluyorsa bunu gören bilen iki şahidin ifadesi yeterlidir. Bir erkek bahsettiğiniz bu kusurlara sahipse kendisini gizlemesi imkansızdır. Bu sebeple “delil, belge aranmaksızın” uygulanan her türlü tedbir yanlıştır.

            “İmtiyazlar istismarları doğurur” nitekim buna dair yaşanmış olayları devamlı duyuyoruz.
            Bariz bir örnek : http://www.milliyet.tv/video-izle/Eski-esini-ise-aldi–evsiz-kaldi–Xsrny5drxspw.html

            Kadın gerçekten hayati bir endişe taşıyorsa; “suçu sabit olmayan erkeğin hürriyeti kısıtlanmadan şikayetçi kadının hayatı nasıl güvenceye alınabilir?” problemine çözüm aranmalıdır. Zira fiile dönüşmeyen bir düşünceden veya basit kabahatlerden dolayı kimsenin hürriyetini uzun süre kısıtlayamazsınız. Geçici tedbir kararları ise adı üstünde “geçicidir”
            Suçlu olduğundan dolayı ceza alan biri ihtimal belki kendine çeki düzen verebilir, aldığı ceza “orantısız olsa dahi” üzülür, küser ama yine de “ben de suçluydum hak ettim” diyebilir. Fakat “haksız yere” bu tedbir kararlarının mağduru olan birinin “Ben bunları haketmedim!” diyerek içinde biriktireceği öfkenin sınırlarını kestiremezsiniz. “KÖTÜ KANUNLAR BÜYÜK SUÇLAR DOĞURUR” sözü boşuna söylenmemiştir. Cinnet halleri çoğunlukla İSYAN noktasındaki ÖFKE PATLAMALARIDIR.

            Ailesinin sahip çıkmadığı kızı, kandırıp eziyet eden bir şerefsizin cezasını hiç bir alakamız olmadığı halde biz niye çekelim? Suç şahsidir, genelleştirilemez. “X şehrindeki sorunlu bir anne çocuğuna eziyet etti” diye bütün anneler potansiyel suçlu görülemez. Kıyası nefs yapın. Kendi erkek çocuğunuzu/kardeşinizi düşünün.

            Tek kelimeyle “Yaşamayan bilemez”

    • fitnat hanım dedi ki:

      “Bu aileye sosyal destek sağlansa ve evlilik danışmanlığı zorunlu tutulsaydı bu cinayet yaşanır mıydı?” çok haklısın Yasin bey muhtemelen yaşanmazdı en azından çok düşük bir ihtimal olurdu hem de evlilikleri kurtulmuş da olurdu.Ancak Fatma Şahin yasaların doğru uygulanmasını vurgulamakta da haklı.Çünkü bu da yasa kapsamına dahil.Şiddet uygulayana öfke kontrölü dersleri ve de şiddet uygulanana psikolojik destek sağlanması.Eğer 8 ay önce şikayet edildiğinde bu haklar bildirilmiş olsaydı önlenebilirdi bu olay.(bu arada şiddet yasası martta çıktı hatırlatmak isterim.)Ayrıca Fatma Şahin hanımdan ne istendiğini hala anlamış değilim.Özellikle bu sitede söylenen şeyleri o da söylüyor.Psikolojik destek,öfke kontrolü,evlilik öncesi eğitim vs.

      ………..

      Artık bu sitede yorum yapmamaya karar vermiştim ancak bu yorumu yapma gereği duymuştum.Bu son yorumum olucak inşAllah.Yorumlarımda birilerini kırsıysam özür dilerim biraz ukalalığım vardır 🙂 Hakkınızı helal edin.Allah hepinize hayırlı mutlu evlilikler ve ailesine topluma hayırlı evlatlar nasip etsin,çektiğiniz sıkıntıları azaltıp sabır versin 🙂

  7. fitnat hanım dedi ki:

    konuyu tekrar gündeme getirmek istemiyordum ama bu haberi okuyunca paylaşma gereği duydum:

    http://www.haber7.com/haber/20120419/Ispanyada-2012de-14-kadin-olduruldu.php
    “Avrupa Birliği (AB) ülkeleri arasında kadına karşı şiddetin en fazla görüldüğü ülkelerden olan İspanya’da, 2012’de öldürülen kadınların sayısı 14’e çıktı.”
    “İspanya’da son yıllardaki kadına karşı şiddet olaylarına bakıldığında 2008’de 76, 2009’da 56, 2010’da 73 ve 2011’de 61 kadının hayatını kaybettiği dikkati çekti.”
    Bir de bizim ülkemizdeki rakamlara bakın.Müslüman ülkeydik biz bir de öyle değil mi?Allah ıslah etsin hepimizi..

    • Yasin dedi ki:

      İddia ediyorum; Türkiye’de aile içi şiddet sebebiyle öldürülen kadınların sayısı bundan çok daha azdır. Bizdeki rakamlar tahminimce “toplam cinayetler arasındaki kadınların sayısı” hesabıyla yapılıyor.
      Kadına karşı şiddet diye bir kavramı ŞİDDETLE 😀 red ediyorum, şiddet erkeğe ya da canlı herhangi bir varlığa uygulandığında meşru mudur?
      Şiddet ister kadına ister erkeğe ve kimden gelirse gelsin haksızdır.

      Tekrar söylüyorum;
      Erkeklerin kanunlar kullanılarak maruz bırakıldığı haksız şiddet, istisna düzeydeki erkeklerin kadınlara uyguladığı şiddetten çok daha fazladır.

      Sırf bu kanunlar sebebiyle benim bu hükümete bakış açım çok değişti.
      Bu yapılanlar Adalet değildir, Adaleti olmayan bir gelişmişlik Medeniyet değildir!
      Başkasını zulmedecek ama vebali benden sorulacak, Adalet mi bu?

      “Müslüman bir ülke” mi? Biz mi? Siz ne zamandan bahsediyorsunuz?
      “Bana “MÜSLÜMAN” gösterin dersem” kaç kişi sayabilirsiniz? İnanmak iman etmektir, yani; inanmakla sadece mümin olursunuz. Müslüman olmak ise Allah’ın buyruklarına teslim olmaktır, bizler bir ayeti bile hazmetmekte zorlanırken Müslümanlık nerede kaldı?

      • fitnat hanım dedi ki:

        İstediğinizi iddia etmekte özgürsünüz ancak biz bu sayıya ilk bir iki ayda ulaşmıştık.Ve yakınları tarafından(erkek) öldürülen kadınlardı maalesef.Şiddet şiddeti doğurur ve ilk aşamada halledilmesi gerekli olan aile içi şiddettir.Çünkü burda da verilen bir habere göre aile içinde şiddet uygulandığını gören çocuk ilerde de çevresine uyguluyor.Şiddet sadece kadına karşı uygulanmıyor erkeğe de fiziksel şiddet uygulanıyor ve maalesef erkeğe uygulanan (fiziksel şiddetten bahsediyorum) şiddet de yine çoğunlukla erkek tarafından.Yani ahlaki eğitimde bişeylerimiz eksik eğer kadının gücü yetseydi belki kadın da uygulayacaktı ki kimi kadın gücünün yettiğine (çocuklar,yaşlılar) uyguluyor.Yani şiddet heryerde karşımıza çıkıyor otobüste metroda metrobüste.Ben sokakta yürürken bile kocası tarafından vurulmuş bir kadın gördüysem varın siz düşünün.

        Yasalara dem vuruyorsunuz sürekli ama ben son çıkan şiddet yasasının hala tek taraflı oluduğunu düşünmüyorum.Burda çok tartışması yapıldı.Zira uygulamada da tek taraflı uygulanmadı.Gerek kadın gerek erkek koruma altına alındı.Suistimale açık olabilir ama kesinlikle tek taraflı değil.Kadın erkek çocuk herkes yararlanabilir.

        Müslüman ülkeden bahsederken aslında dem vurmak istediğim şey sürekli pis-ahlaksız batı derken kendi eksikliklerimizi göremememiz.Halbuki ülkemizde de ahlaksızlık çok yaygın.İnternet filtresi uygulaması neden uygulandı sanıyorsunuz?Çünkü dünyada çocuk pornosunun EN ÇOK arama motorlarında arandığı ülke Türkiye.Bu yüzden pilot bölge olarak bizde uygulanıyor.Yazık bize halimizden utanmamız lazım.Herşey çok yanlış yerde.

        • ... dedi ki:

          Bu ülkede hiç mi erkek erkeği öldürmüyor ??Neden kadın ölümleri nazara veriliyor anlamıyorum.Katl çoğu zaman birkaç dakikalık belkide saniyelik öfkenin neticesi..kadın öldükten sonra yasa olsa nolacakki?

        • yasin dedi ki:

          Bu ilk bir ayda öldürülen kadınların tümü koca şiddetinden mi öldürüldü?
          Eğer öyleyse; bunun sosyal boyutunu ve nedenlerini incelememesi nedeniyle yöneticilerimize yazıklar olsun!
          Fiziksel şiddet anlıktır, psikolojik şiddeti asla göremezsiniz etkisi ömürlüktür. Benim çektiğim sıkıntıları otobüsle giderken göremezsiniz.

          Çocuğu umursamasam; her şey benim için çok kolay olurdu, sonuna kadar haklılığımı ispat ettiğim halde; çocuğun velayeti tedbiren anneye verildiğinden çocuk kaçırmakla suçlandım, adliyelerde süründüm, İftiraya uğradım, Hukuk Mahkemelerinde haklılığımı ispatladığım halde; “delilere bakılmadan ilk verilen tedbir kararına dayanarak” Ceza mahkemelerinde suçlandım. Peşinen kimseye hiç bir hak ve imtiyaz verilmemelidir.
          Art niyetli bir kadının elinde Erkeğin neler çektiğini bilemezsiniz! Sorumsuz erkek umursamaz çeker gider rahat eder. Çocuk sorunlu büyür, zalim biri olur. erkek sorumsuz ise umursamaz.

          Çocuğuna sahip çıkan baba mücadele eder, yılarca adliyelerde sürünür, velayeti anneye vermemek için boşanmaya yanaşmaz, davalar sürdükçe nafaka öder, resmen ve yasal olarak o kadın erkeğin kanını emer. Boşanma reddedilse bile temyize gider, yeni iddialarla yeni davalar, yeni tedbir kararları… Ben onun hakkında savcılıkta şikayetçi olamaz mıyım? Mahkemelerde ceza almasını sağlasam, oğlum; “babam annemi hapse attırdı” diye düşünmesin diye şikayetçi bile olmazken, o hangi vicdanla bana iftira edebiliyor?
          “Annem Babamı hapde attırdı” bir anne çocuğu için bunu mu ister?
          Abartmıyorum bizzat yaşadım.

          Çok şükür her durumda masumiyetimi ispatladım, şimdiye kadar ceza almadım.
          Varsın çocuk uğruna ben herşeye katlanırım, peki o anne ne biçim bir annedir ki (asla şiddet görmediği halde) çocuğu uğruna hiç bir fedakarlıkta bulunmuyor.
          Düşünmüyor musunuz?

          Kadınları düşündüğünüz kadar çocukları düşünüyor musunuz?
          Sizin oğlunuz yok mu? Erkek kardeşiniz yok mu? Ben kızkardeşlerimi düşündüğüm kadar kendimi düşünmüyorum. Siz de vicdan taşıyorsanız; Sadece kadınları düşünme bencilliğinden vazgeçin! Hakkı hak sahibine verin.

          Teşhis doğru olmayınca tedavi de saçma olur.
          Saçmalıklar ülkesiyiz yazık 🙁

        • yasin dedi ki:

          Tekrar söylüyorum;
          Erkeklerin kanunlar kullanılarak maruz bırakıldığı haksız şiddet, istisna düzeydeki erkeklerin kadınlara uyguladığı şiddetten çok daha fazladır.

        • fitnat hanım dedi ki:

          Boşanma,velayet tamamen konu dışı.O konu hakkında herhangi bir fikir beyan etmedim.Herhangi bir şekilde de savunmuyorum.Kaldı ki sıkıntılarınız daha çok kanunların uygulanması yönünde muhtemelen yeterince hassas davranılmadığı için haksızlık oluyor.Bunun önüne de geçmek zor aynı şekilde bir kadın da bu tarz iftiralarla uğraşmak zorunda kalabilir.Karşısındaki kişinin art niyetine bağlı bir durum.Velayet konusunda bir önkabul olması muhtemel o da anne çocuk arasındaki ciddi psikolojik bağlardan dolayı.Ama yine de çok hassas davranılması lazım.Bu da her işte olduğu gibi vicdanlı işini iyi yapan hukukçulara bağlı.
          Burda bahsettiğim şey ise aynı zamanda psikolojik etkisi de olan fiziksel şiddet.Yani her psikolojik etken fiziksel şiddeti doğurmaz ama fiziksel şiddetin kesinlikle psikolojik etkisi vardır.Belki çok büyük sıkıntılara maruz kaldınız haklısınız ama şiddet asla birkaç saniyelik olan birşey değil.Hafiften başlayıp ses çıkarmayınca yavaş yavaş dozajı artan bir durum.Yani bu ölümlerden önce çok defa şiddete maruz kalınmış olma ihtimali yüksek.Bu yüzden şiddet yasasını gerekli görüyorum.Bu sadece kadına karşı olan bir durum değil elbette ki yazımda da bahsetmiştim ama daha çok erkeğin uyguladığı bir şiddet.Belki hakim güç kadınlarda olsaydı şuan kadınlardan bahsediyor olucaktık.Kadın veya erkek meselesi değil.
          Yasin bey bu ilk bir iki ayda öldürülen kadınlar kocaları babaları abileri gibi yakınları tarafından öldürüldü maalesef.Asıl sıkıntı bu zaten.Yoksa şiddet heryerde ve bunu kanıksamışız daha da kötüsü.Bir de yaşadığınız haksızlıklar başka haksızlıkları örtmek zorunda değil.İstisnai dediğiniz durumsa hiç istisnai değil.Gerçekten yozlaşmış bir toplum haline geldik.Ve tekrar ediyorum son çıkan yasa kesinlikle tek taraflı değil bu yasayla koruma altına alınan çocuklar da oldu erkekler de.Suistimale açıktır belki ancak tek taraflı değil.

          Sonuç olarak hepimizin psikolojik sıkıntıları var ve hepimize öfke kontrolü öğretilmeli 🙂

          • Süheyla dedi ki:

            bir iki ayda öldürülen kadınlar kocaları babaları abileri gibi yakınları tarafından öldürüldü maalesef.
            ***

            Fitnat Hanım,

            Televizyonda şimdi adını hatırlamadığım bir vakfın kadına şiddet adı altında bir araştırmasını izlemiştim.Çok çarpıcı sonuçlar vardı, adeta insanın kanını donduran…Hani çoğu kez tv lerde yada 3.sayfa haberlerinde görmüşüzdür,sevgilisi olduğu için yada telefonda mesajları yakalandığı için abisi yahut babası tarafından öldürülen kızları.Bize göre çok basit ve saçma sebeplerden dolayı işlenen bu cinayetlerin aslında altında ensest ilişkilerin olduğu ortaya çıkmış.Yani sevdiğinin olması,cep telefonu mesajları falan sadece sapıkça davranışların üzerini örtmek için iyi bir kılıf.

            Bu şekilde katledilen kızlarımızın olduğunu da bilerekten Yasin beyin söylediklerinin de göz ardı edilecek bir yanının olduğunu düşünmüyorum.

          • Yasin dedi ki:

            Konu dışı olan aslında öldürülen kadınlardır.
            Zira; Esas makalede konu edilen aile ilişkilerde bu kanunların yol açacağı hasarlardır. Bu sebeple; öldürülen kadınları buraya taşımanız konu dışı olmuş.
            Kadınların öldürülmesini önlemenin yolu bu kanunlar değildir. Boşanmayı kolaylaştırmak neden aklınıza gelmiyor? Kadın kocasından memnun değilse boşansın, hemen ezbere “boşanamaz gidecek yeri yok” derseniz; Devlet buna çözüm bulsun, Kadına gidecek yer bulacağına, cinayet işleyene hapishane inşaa etmek daha mı az masraflı?

            Devlet görevini yapmıyor, sorumlusu yine erkekler oluyor.
            Bana ne kardeşim!…
            Karısını döven adamın cezasını ben çekmek istemiyorum. Cinayet işleme ihtimali bulunan adamın yerine potansiyel katil zanlısı olmak istemiyorum.

            Art niyetli kadınların zanlısı olmayı bırakın bu tür kadınların varlığından bahsederken bile üstünüze alınıyorsunuz, kabullenemiyorsunuz. Fakat bizden suçluların cezasına ortak olmamızı bekliyorsunuz.
            Suçu ispatlanmış birini isteseniz iki kat cezalandırın, umurumda olmaz ama suçlunun cezasına beni ortak yapamazsınız.

            Kadın çocuğunu doğurup çöpe atıyor, alanız olamadığı halde siz bundan sorumlu tutulacaksınız. Adalet mi bu? Potansiyel olarak bütün annelerin çocuğu çöpe atma, öldürme, şiddet uygulama ihtimali var. Buyurun bakalım.

            Siz erkekleri “köleleştirdiğiniz” zaman cinayetler azalmaz. Haksızlıklar yeni haksızlıkları doğurur, korumayı hedeflediğiniz(?) mağdur kadınlar ise yine gıklarını çıkaramayacaklar töreler yine can almaya devam edecek, bu kanunları onaylayanlardan da, benimseyenlerden de razı değilim. Hakkımı helal etmiyorum.

            Örnek gösterdiğiniz Avrupa ülkelerinden; “evlilik dışı beraberlikler, gayrımeşru çocuk sayısı, cinsel ilişki yaşayan liseli sayısı ve eşcinsel ilişkilerin sayısı” hakkında da bilgi verirseniz; bizi daha da aydınlatmış olursunuz.

          • Yasin dedi ki:

            fitnat hanım,
            “sıkıntılarınız daha çok kanunların uygulanması yönünde muhtemelen yeterince hassas davranılmadığı için haksızlık oluyor.”
            Hayır, uygulamadan kaynaklanan bir sıkıntı değil yaşadıklarım. Tedbir kararını veren hakim muhtemelen kendi davasına bakıyor olasaydı bile, ilk etapta başka türlü bir karar veremezdi. Zira yargıtay; “hemen meydana gelecek tehlikelerin varlığı ispat edilmediği halde ana bakım, şefkatine muhtaç çocuğun anneye verilmesi gerekir” diyor. Yani; tehlikenin varlığını ve hemen meydana gelebileceğini ispatlamam gerekiyor. Daha duruşma yapılmadan delilleri ve tanıkları göstermeden nasıl ispat edebilirim? Kanunlardan kaynaklanan sıkıntılar var.

            “Bunun önüne de geçmek zor aynı şekilde bir kadın da bu tarz iftiralarla uğraşmak zorunda kalabilir.” Hayır, durum dediğiniz gibi değil.
            Hukuk sitelerine bakın Kadınların bu tür bir duruma düştüğüne dair bir tek olay bulamazsınız.
            En kötü ihtimalle iffetleri ile ilgili bir iftiraya uğrarlar ve ispat yükümlülüğü iddia sahibine aittir. Buna dair delil ve şahit yoksa; bir iki celsede kendilerini aklarlar. Yapmışlarsa bile sadece boşanırlar cezası yok.
            Erkeklerin ise iftira durumunda ceza alma ihtimali var. Durum eşit değil, kanunlar erkekleri mağdur ediyor.

            “Velayet konusunda bir önkabul olması muhtemel o da anne çocuk arasındaki ciddi psikolojik bağlardan
            dolayı.” Psikolojik bağ vardı da neden terk etti?

            “vicdanlı işini iyi yapan hukukçulara bağlı.” Hukukçular asla vicdanlarıyla hareket edemezler, yasaların gereği neyse onu yapıyorlar. Verdikleri kararlar yargıtaydan dönmesin diye şekle göre, yasalara göre karar veriyorlar.

            Sizin bunları bilmemeniz çok normal, yaşamayan nerden bilecek…

          • fitnat hanım dedi ki:

            Yasin Bey
            Ne tür haksızlıklar yaşadığınızı bilmiyorum çünkü yaşamadım ve sizin de söylediğiniz gibi yaşamayan bilemez.Bu konuda bir araştırma da yapmadım henüz.Sadece icra ile ilgili birkaç şey okudum ve gerçekten çok kötü bir durum.Allah kimseyi o duruma düşürmesin.Tamamen şiddet üzerine yoğunlaştım yaptığım yorumda o yüzden konu dışı buldum.Çünkü boşanma konusunda yorum yapamam ciddi bir bilgim yok.Şiddet yasası hakkında araştırma yaptım ve hala tek taraflı olduğunu düşünmüyorum o yasanın.Gıklarını çıkaramaz dediğiniz kadınlar da sürekli başvuruyorlar ve koruma altına alınan kadınlar erkekler ve çocuklar arttı.Yani yasa gayet iyi işliyor gördüğüm kadarıyla.Bu ilk iki ayda bu rakamlara ulaştığımızı haber7de okuduğum bir habere göre söylemiştim.Ancak o haberi tekrardan bulamadım.Ancak bianet haberlere yansıyanları derleyerek çetelesini tutmakta.

            bu yazıda şuna dikkat çekmek istiyorum: “2011 yılında basına yansıyan ve derneğimize yapılan başvurulara göre 464 kadın en az bir erkek tarafından şiddet gördü. 194 kadın ne yazık ki erkeklerden gördüğü şiddet nedeniyle hayatını kaybetti. Namus cinayetlerinde 12 kadın öldü 3 kadın yaralandı.75 kadın ev içinde şiddet taciz ve tecavüze uğradı. Ölümleri ve aile içi şiddeti ancak gerek derneğimize gerek kolluğa başvurulduğu oranda öğrenebiliyoruz. Şiddet gören ve katledilen kadınların gerçek sayısının bunun çok üzerinde olduğunu hepimiz biliyoruz”

            2011 haberleri tek tek burda: http://www.ihd.org.tr/images/pdf/2011kadinrapor.pdf

            hani demişsiniz ya “Kadınların öldürülmesini önlemenin yolu bu kanunlar değildir. Boşanmayı kolaylaştırmak neden aklınıza gelmiyor? Kadın kocasından memnun değilse boşansın, hemen ezbere “boşanamaz gidecek yeri yok” derseniz; Devlet buna çözüm bulsun, Kadına gidecek yer bulacağına, cinayet işleyene hapishane inşaa etmek daha mı az masraflı?” evet boşanma kolaylaştırılsın tabiki kadının gidecek yeri yok demek de saçma zaten.Bu hayatta herkes bir başkasına maddi olarak ihtiyaç duymadan yaşamayı öğrenmeli.Kadın olsun erkek olsun.Kadın erkek geçimimi sağlansın, erkek ütüm yemeğim olsun diye evleniyorsa bir sıkıntı vardır.Ancak komik olan ne biliyor musunuz?Öldürülen kadınların birçoğu boşanmak istediğinde veya boşanma sonrası öldürülüyor.

            tuikden de istatistiklerim vardı ancak sitenin çalışması problemli.Sürekli hata veriyor.Zaten veriler de güncel değil ve net sayı yerine rakam veriyor.Devletin bu rakamları tutmaması tutsa da kolay ulaşamamız çok kötü.Devlet tutmazsa devlete karşı kimlerin eline malzeme olur işte böyle.Örneğin feminist dernekler.Meydan onlara kalmış maalesef keşke bu sitede tutulsa istatistikler ama çoğunuz istisna olarak kabul edersiniz..

            ancak kadının statüsünün kapsamlı raporu var.(2009 yılında) http://kadininstatusu.gov.tr/upload/mce/eski_site/tdvaw/doc/Ana_Rapor_Mizan_1.pdf

            Benden başka istatistikler istemeniz de çok komik.Eğer evlilik dışı beraberlikler, gayrımeşru çocuk sayısı, cinsel ilişki yaşayan liseli sayısı ve eşcinsel ilişkilerin sayısı daha fazla çıkarsa “işte kadını dövmeyince böyle oluyomuş ” (dippnot: asla böyle birşey düşündüğünüzü düşünmüyorum) yada “bakın onlarda da bunlar daha fazla” diyip kendimizi mi avutucaz.Boşanma konusunda çok haksızlık yaşıyoruz diyip başka bir haksızlığı görmezden mi gelicez.Düzeltilmesi gereken çok şey var herkes bir yerden ele alsın konuyu.Ancak bu meselenin istisna olarak görülmesi en çok canımı sıkan.Bir de bu batı önyargısından kurtulmamız gerek.Biz masum batı kötü dersek hiç biryere varamayız.Bu ülkede 17 aylık bebeğe tecavüz de edildi.çok mu mükemmeliz sanki biz.

            Süheyla Hanım
            Bu konuda çok haklı olmanız çok muhtemel.Ensest de aslında toplumda kanayan bir yara ve hiç konuşulmaz.2009da ensest ile ilgili 11 000 dava görüldüğünü okumuştum biryerde.

            Bu yorumu da buraya yazmamın sebebi yazıyla birebir alakası olmasından değil en çok burda tartışılmasından dolayıdır.

          • fitnat hanım dedi ki:

            “net sayı yerine rakam veriyor” demişim saçma olmuş 😀 rakam yerine yüzde olucaktı.

          • fitnat hanım dedi ki:

            bianet linki çıkmamış nedenini anlamadım.o linke göre martta 8 kadın öldürülmüştü kocası veya eski kocası tarafından.başka ölüm yaralanma taciz vakaları da var.

          • Yasin dedi ki:

            Fitnat Hanım,
            Siz bu yasayı Şiddeti önlemeye yönelik bir çalışma olarak görüyorsunuz, oysa bu yasa’nın şiddeti önleyemediği sizin söyleminizle ortaya çıkmış bile.
            Biz ise yasayı toplumu ifsad edecek bir yasa olarak görüyoruz, avrupadaki dejenerasyonu da bu tür yasalara bağlıyoruz.
            Şiddeti önlemenin başka yolları vardır, bu yollar yerine tümden erkekleri köleleştirecek bir yasayı benimsemek art niyet taşımaktır. Önceki durumda bile bir erkek kendini aklayıncaya kadar yıllarca adliyelerde süründürülebiliyorsa; bu yasaların bizi getireceği nokta hayırlı bir yer değildir. Kaldı ki; yasayı suistimal eden kadına bir ceza bile öngörülmüyor. Bu yasada Adalet yok öncekinde de zaten yoktu… 🙁
            Yasa tümüyle tek taraflı, sebebini boşanma davalarına giren avukatlardan öğrenin, işin teorik kısmı sizi yanıltıyor.
            Sürekli başvuruda bulunan kadınların gerçekten de şiddet görüp görmediğini nasıl anlıyorsunuz? Ben kocamdan şiddet gördüm diyen kadın mutlaka doğru mu söylüyor?
            Evi kendisi terk ettiği halde “beni dövdü, evden kovdu” iddiasında bulundu. Şahitlerim, delillerim ve önceki kendi ifadeleri olmasa kendimi aklıyamazdım 🙁 Oysa; iddia sahibi iddiasını ispatlamak zorunda, ben kendimi aklamak zorunda kalmamalıydım.

            Haberleri sizinle farklı okuyoruz, bahsettiğiniz o haberi ben de okudum, okurken de kimbilir kaç masum erkeğin daha sebepsiz canı yandı diye düşündüm. Allah tüm insanları kuru iftiradan saklasın. Medyanın servis edilen haberlerle, bile bile manipüle edildiğini düşünüyorum.

            Verdiğiniz rakamların sosyal boyutunu araştırmak niye kimsenin aklına gelmiyor? Bu kadar cinayet varsa mutlaka bir yerlerde bir sıkıntı vardır. Cinayet işlemek aklı başında bir insanın yapabileceği bir şey değildir, bir insan cinayet işlemeyi göze alıyorsa büyük ihtimalle cinnet geçiriyordur. “Boşanmayı gururuna yediremiyor” hikayelerini kimse anlatmasın bana, kendisini istemeyen bir kadınla yaşamayı mı gururuna yedirecek, boşanma esnasındaki cinayetlerin “gerçek nedenleri” araştırılmalı, tahminimce arkasında haksızlıklara isyan vardır.

            Kadının geçimini sağlama görevinin boşandığı kocası olduğunu ben düşünmüyorum, boşanan kadına devletin bakması gerektiğini de düşünmüyorum. Genel kabul bu olduğu için peşinen bu cevabı verdim, ancak; devletin tüm bireylere iş garantisi vermesi gerektiğini, iş bulamadığı vatandaşlarına da işsizlik tazminatı ödemesi gerektiğini düşünüyorum. Bunlar ayrı konular tabi… Boşanma esnasında ve sonrasında işlenen cinayetler için “komik” demenizi, maksadını aşan bir yanlış ifade olarak değerlendiriyorum.

            O bilgileri komiklik olsun diye istemedim, sayıları daha fazla çıktığında da “işte kadını dövmeyince böyle oluyormuş” manasına varmış olmanızı da komik bulmadım. Bize dayatılan kanunların bizi götüreceği yere dikkatinizi çekmek istedim. Bu kanunlarla şiddetin ve cinayetlerin sayısı azalmayacak. Belki de şimdiki haliyle azalacak ama şiddet sadece şekil değiştirecek. Vicdanını alınmış insanlardan doğru insan olmalarını beklemiyorum.

            Bir kesimin yaptığı haksızlığa bakarak; tümden erkeklere haksızlık yaptığınızda hakkı görmezden gelmiş olmayacak mısınız. Düzeltilmesi gereken bir şeyler var evet bunları beraber düzeltelim ama zulmedenleri hizaya getireceğiz iddiasıyla çıkarılan yasalar düzeltmiyor, zulmediyor.
            Şiddet cezalandırılsın, her türlü şiddet cezalandırılsın. Ben buna itiraz etmem ama kimseye yargıda peşinen imtiyaz sağlanmasın, hak tanınmasın, hiç kimse diğerinden üstün değildir. BU YASALARLA CİNSİYETE DAYALI BİR FAŞİZM YASALAŞTIRILMIŞTIR.

            “Asla biz masumuz, Batı tümden kötü” iddiasıyla bir cümle kurmadım, Batı kaka demedim, Batı’yı batıran yasalar bu yasalardır dedim. Aile kurumunun batı da ne durumda olduğunu biliyoruz. Batı bazı değerlerini kaybetti, Aslında bizden daha iyi oldukları değerleri de var bunu da inkar etmiyorum ama aile kurumu açısından Türkiye ile kıyaslayamazsınız. Türkiyenin bugün yaşadığı sıkıntıların büyük kısmı zaten kaybettiğimiz değerlerimiz ile ilgili, insanlarımızın vicdanları zayıfladıkça kötülükler artmaya devam edecek, bazı şeyleri yasalarla düzeltemezsiniz.

        • .:. dedi ki:

          Bahsettiginiz ulkede bir senede oldurulup de bu rakamlara Turkiye de bir iki ayda ulasildigini soyluyorsunuz. Bu cok iddali bir rakam ve bir bilgi, Aile bakanligi ve devlet dahi dahi bahsettiginiz sekilde, rakam veremiyor iken. Siz bu bilgileri nereden aldiniz ki. Lutfen bizim ile paylasirmisiniz.

          Yazilarinizda siddet ile olduruldugunu soylediginiz bayanlari yakinlari olan (erkekler) oldurdugunu soylediginiz. Erkekler dediginize gore olum nedenleri ile ilgili siniflandirilmis bilgi de vardir heralde, Eger bahsettiginiz sekilde ise cok vahim. Ben cok sasirdim ilgimi cekti. Alkol, kiskanclik, aldatma , psikolojik rahatsizlik, tore, teror v.s. gibi detaylarda vardir heralde.

          Ben kaynaginizi cok merak ettim, Mahsuru yok ise bizlerle bu bilginin kaynagini paylasabilirmisiniz. Resmi bir kurum mudur? ne zaman aciklanmis? hangi donemleri kapsiyor acaba.

    • .:. dedi ki:

      Bizim ulkemizde ise benzer sekilde rakamlar soylendi, tam da mecliste yasa cikartilma hazirliklarina gelmeye baslayinca, Gunde 5 kadin Olduruluyor, katlediliyor diye, ben hesapladim senede 1825 yapiyor, hatta oyle haberler cikti ki % 1400 artis oldu dediler, (Oysa hicbir resmi kurulusta somut rakam ben goremedim.) Yasa cikacak ya, Basbakanimizi bile yanilttilar heralde. Universite ogrencileri yurumeye basladilar Taksim e ciktilar kirmizi boyalar surunduler, hatta yurt disindan ozel gostericiler getirdiler, ciplak Sultanahmet de soyundular. hemen hemen butun kanallarda reklam sonunda Hollanda yazan (Ben pek anlam veremedim) reklamlar oldu, her gun tartisma programlari oldu sizinde mutlaka dikkatinizi cekmistir..

      -Ayni Kus gribi olurken yapilan haberler gibi,
      -Ayni Domuz gribinde oldugu gibi (Hatta en once ilac alan ulke galiba Turkiye oldu.) Basbakanimiz bile ben olmayacagim igne dedi,
      -Kene haberlerini hatirliyormusunuz,
      -Akdeniz ve ege deki balon baliklarini
      -Kuresel isinmayi
      -Et fiyatlari ve niceleri
      -Petrol fiyatlari
      -Altin fiyatlari
      -Kuresel sogumayi
      -Ekonomik krizleri
      -Simdi de Kadina siddet (Aile ici siddet de degil, Cocuga siddet de degil) Neden acaba KADINA siddet???

      KURESEL BIRSEYLER YAPILMAYA DEVAM EDILIYOR.

      Bu habere bakin lutfen cok yeni, sizce verdiginiz haber ile bir baglantisi olabilir.

      http://www.haber7.com/haber/20120417/Kadina-siddetin-en-fazla-oldugu-bolge.php

      haberi okuyunca sunu goruyorum; hic bir rakam yok, bir periyot yok, birileri arastirmis
      bu nasil arastirma anlamadim,

      Haberdeki Mavi puntolara bakiniz, Rekor duzeyde, % 53 diyor, iyide kardes nedir bu %53 2008 de yapilmis. Hem bu boyle sorulma ile olurmu aslinda Hastaneye gelecek Karakola gelecek, savciliga gelecek, kayit altina alinacak, I Z L E M E merkezleri kurulacak ki. 2000 yilindan itibaren ilce ilce, il il, bolge bolge, rakamlar olacak, bir de alt rakamlari detaylar olacak, acaba bu siddet olayinin sebebi nedir diye… Rakam olacak rakam, arastirma degil, gerceklesen olay olacak

      Bu haberde ne gorduk, CHP sayin vekit yakartop oynar gibi, Sayin AKP li bakana atiyor, Kac tane diyor? O da Cookkk tane %53 diyor, Topu geri atiyor, O da AKP geldi, esitlik gitti Bir de 3 cocuk diyorsunuz diyor? Kadin Bedenine AKP hukmediyor diyor. Hukumet te zaten rakamlardan da bir haber O zaman bizde Her ile hemde 81 ine Siddet izleme radarlari koyucaz diyor.

      • fitnat hanım dedi ki:

        Sayın .:.
        Çok haklısınız bu konuda devlet çok yetersiz sağlıklı veri bulamıyorum.tuik.gov.tr bile sürekli hata veriyor.ancak kadının statüsü yeni veriler açıklayacakmış çalışmalar yürütülüyormuş bakalım ne olucak.

        YAsin bey
        Komik kelimesi ironi olarak kullanılmıştı onun yerine dehşet verici diyebilirsini.Mesela sizin haberleri okurken kimbilir kaç masum erkeğin daha sebepsiz canı yandı demeniz çok komik yani dehşet verici.Olaylara aynı yerden bakmıyoruz ama siz bu şiddeti istisna biz iftira olayını istisna olarak kabul edersek sağlıklı bir yere varamayız.Sesinizi duyurun ve şu şu maddelerle haksızlığa uğradık böyle böyle sonuçları oldu şu şekilde düzeltilmesi lazım derseniz sonuna kadar arkanızdayım.

        • Yasin dedi ki:

          fitnat hanım,
          Bakış açımız farklı haklısınız ama gördüğüm kadarıyla bakış açımızın farklılığı ortak noktalar üzerinde anlaşmamıza engel değil. Sizinle anlaşabileceğimiz hususlar olarak;

          * Cinsiyete dayalı ayrımcılık yapılmamalıdır.
          * Şiddetin her türlüsü zulümdür,
          * İnsanları hayatı mutlaka güvence altına alınmalıdır,
          * Kimse haksız yere itham edilmemelidir,
          * Çocuklar, büyüklerin çıkarları uğruna kullanılacak malzeme değildir.

          Bu konularda mutabık mıyız?

    • .:. dedi ki:

      Fitnat hanim,

      Verdiginiz Bilgiye gore arastirma yapip bakarsak eger ve rakamlarida , sonuclarida degerlendirirsek, aslinda Ispanya nin sorunu daha farklidir, Suanki ekonomisi bozuk butun Avrupa ulkelerinde benzer manzara var Peki neden olabilir? Ispanya da, Bosanma ile ilgili bolgelere gore dakikada 4-5 bosanma olabiliyor ve 110 bin kisi bosanmis 2010 yilinda. Siz rakam verince baktim inceledim. 46 milyon nufus var.

      2010 yilindaki Olan 73 kisi oldu diyor haberde, Bu isin bahanesidir aslinda, Amac farkli yoksa 73 rakami ekli listede de goreceginiz gibi istatistik verisi bile olamaz, kaldiki nedenleri ortaya ciksa 73 kisinin cogundaki, sebeblerin en basinda alkol, uyusturucu, haysiyetsiz yasantilar gelir. O verileride vermezler.

      Asagidaki Link INE Ispanya istatistik kurumuna ait, siz konuyu tekrar gundeme getirince soyle bir goz attim internette Basin aciklamasiymis hemde cok yeni 20 Mart da yayinlanmis. http://www.ine.es/prensa/np703.pdf rakamlara cok iyi bakarsak, asil konusulmasi gereken konu cok farkli bunu cok cabuk gorebiliriz, ama bunu konusabilecek insani bulmak zordur malesef.

      Bu linkten birkac ornek; Ispanya da 2010 yilinda 382.047 Kisi olmus.
      198.121 erkek ve 183.926 kadin,
      Kadinlarin 15,039 u Kalp ten
      erkeklerin 5,875 i Prostat kanseri
      kadinlarin 7,917 si Alzeimer hastaligindan
      rakamlari incelerseniz asagi yukari anlayabilirsiniz.

      Haberde ne diyordu 73 kadina karsi siddet (detayi yok yazinin olum nedenlerini aciklayamiyorlardir. Nedenlerin icerisinde, Alkol, uyusturucu da vardir.) ile hayatini kaybetti, kabaca hesaplarsak % 0,0368462 (on binde 4 bile degil) Genel istatistik bilgisine girecek kadar degeri bile yok.

      Neden Kanserden, Kalpten veya degisik hastaliklardan olenler icin geregi yapilmiyor, Sigarayi tamamen yasaklasalar o rakamlarin yarisi belkide yasiyor olabirmiydi? ya ulkemizdeki durum, (Musluman ulkeyiz Elhamdulillah) Zirai ilaclari ve kimyasal gubreleri yasaklasalar, Alkol yasaklansa. 50 bin tane polis memuru almislar ulkemizde ilk etapta sadece KADINA siddet onlemi icin (erkek icin degil kadinlar icin hizmet vericek haberlerde aynen bu sekilde dedi.) 50 bin tane polisi Kandil e cikarsalar orada halk ekolojik tarim yapmaya baslardi seneler once. Kac vatan evladi sehidimiz oldu.

      Konuyu siz paylasma geregi duyunca, hazirladigim bir calisma vardi elim degmisken size yardimci olmak istedim. Bir de Allah hepimizi Islah etsin dediniz. Niye acaba?

      Islah edilecek o kadar konu basligi var ki nerden baslasak, Kimyasal zehirler, Alkol ureten, sigara ureten, Asitli maddeler, katki maddeli urunler ureten. Otobandaki hiz limitinin uzerindeki hizdan daha fazla hiza sahip araba raba ureten ve satan, ve buna izin veren herkez dahi islah edilmeli , Bunlari satan ve sattiranlar.

      Bizim ulkemizdeki rakamlara bakin demissiniz.

      Lutfen var ise bize rakamlari bildirebilirmisiniz. Cok detaya gerek yok, Bolge, il ve ilce bazinda detay bile gerekmez, Hatta aylik, haftalik ve gunluk bazda da olmasina gerek yok.

      Sadece ve sadece 2000 yilindan gunumuze kadar olan yillik bazda Turkiyedeki toplam olumleri, kadin olumlerini ve KADINLARIN siddetten dolayi KOCALARI tarafindan olduruldugu rakamlari verebilirmisiniz?
      Ortalikta abartili dolasan rakamlarin uydurma ve sahte oldugunu dusunuyorum, Anlatildigi sekilde resmi bir rakam da yayinlandigini dusunmuyorum. Ama Bu abartilar amacina ulasmis olacak ki, Meclisten jet hizi ile gecmis ilgili yasa.

      • Uğur Mustafa dedi ki:

        Çok güzel ve doğru yazmışsınız, Allah razı olsun. Sadece kimyasal gübre ve zirai ilaç karşıtlığınızı anlayamadım. O kimyasal gübreler ve zirai ilaçlar olmasa Türkiyedeki şu kadar milyon ve dünyadaki şu kadar milyar insan biraz zor doyar. En azından ülkemizin çoğu köylüleri beş para kazanamazlar. Traktörlere giden mazota verilmek zorunda olunan parayı düşünün, dolayısıyla zarar bile ederler.

        • .:. dedi ki:

          Allah sizden de razi olsun,

          Bu bir ornekti, Gercek ve reel bir durum; Ancak gundemde degil. Zirai ilaclar ve kimyasal gubrelerin neden oldugu hastalik ve bu sebeb ile Kanser veya diger hastaliklardan olenlerin sayisi ile Ister ulke bazinda istersenin dunya arastirma yapin. Olaya Olum olarak bakarsaniz. Baska goz ile bakarsaniz. Onceliginizin aslen ne oldugunu rahatlikla gorebilirsiniz, Ama buna bir sey yapamazsiniz. Oyle degil mi?

          Bu ornekleri cogaltabiliriz.

          Hic bir insan ac kalmaz, Turkiye deki cope giden ekmek sayisini ve bu ekmeklerin kalitesini dusunun, Afrikada bu ekmeklere sahip olmak icin o insanlarin gunlerce yaptiklarini ne durumda olduklarini dusunun.

          Calismak icin mi yasiyoruz yoksa yasamak icin mi calisiyoruz.

          Bir ulkede,

          – Ogrenci basina, derslik veya Ogretmen sayisinin azligi veya fazlaligi mi onemlidir?
          – Ogrenci sayisi ne olursa olsun, Verilen dersin ve o dersten ogrenilenin kalitesi mi?

          —–

          – Hastane Sayilarinin, Hasta basina doktor sayisinin Fazlaligi mi onemlidir?
          – Hasta sayisinin azligi, verilen hizmetin ve hasta iyilestirme nin basari ve kalitesi mi?

          —–

          – Asker, Polis, guvenlik ile ilgili arac gerecler, kisi sayisi mi onemlidir?
          – Suc oranin azligi, ic ve dis tehditin azligi, ve daha etkin guvenlik mi onemlidir?

          —–

          – Ulkemizde, Hakim, Savci, Avukat sayisi Cok fazla olsa ne olur ki.
          – Bu ulkede Bosanma sayisi daha fazla artip problem oluyorsa ne yapabilirsiniz?

          —–

          – Insanlari diyormak icin Kalitesiz 10 ekmek yapacaginiza.
          – Daha kaliteli ve besleyici daha az ekmek yapilsa.
          – Hastaliklarin sayisi Fazlaliktan mi, azliktan mi kaynaklaniyor?

          Bu ornekleri cogaltmak mumkun. Oyle degil mi? Mazot a verilen degeri kim belirliyor ? Insanlar. Ciftcinin urettiginin degerini kim belirliyor? Insanlar.

          Insanlar doyuyor, doyar, hic bir zaman ac kalmaz, her insanin rizkini Allah veriyor. BAZI INSANLARIN GOZU DOYMUYOR. Dinimizde Zekat sistemi de var, Kuran da her sey yaziyor, ne yapilip ne yapilmamasida. Insanlar her seyin fazlasinin haram oldugunu bilmiyor. Bildigini gormuyor, gormek istemiyor.

  8. Yasin dedi ki:

    Bakan çalışıyor, ama “neye” çalışıyor.

    “Tüm Yönleriyle Boşanma” Çalıştayı
    http://www.trthaber.com/haber/yasam/tum-yonleriyle-bosanma-calistayi-34087.html

    • Yasin dedi ki:

      Hiç kimse ırkından, dininden, cinsiyetinden, yaşından dolayı ezilmemeli, hiç kimseye hukukta imtiyaz sağlanmamalı.
      Zulmün kadını erkeği yoktur!..

      Herhangi birine yargıda peşinen imtiyaz vermek zulme ortak olmaktır.
      Çocuğu delillere bakılmadan tedbiren bile olsa kadına vermek, çocuğa zulümdür. Art niyetli olanlar bunu koz olarak kullanıyorlar, çocuğun koz olarak kullanılması engellenmeli.

      Hiç kimse için ayrımcılık istemiyoruz! Herkes için Adalet!
      Pozitif ayrımcılık idarenin işidir, YARGIDA AYRIMCILIK ZULÜMDÜR.
      Bu zulmün vebali savunanların da boynundadır.
      Ben çektiğim sıkıntılardan dolayı; bunda sorumluluğu olan HİÇ KİMSEYE HAKKIMI HELAL ETMİYORUM.

      • ... dedi ki:

        Sayın Yasin Bey bir hanım olarak size katılıyorum.”Zulmün kadını erkeği yoktur!..” çok doğru.öldürülen kadın yada erkek neticede insandır..

    • yasin dedi ki:

      SEBE 5. Âyetlerimizi geçersiz kılmak için yarışırcasına çaba harcayanlar var ya; işte onlar için elem dolu, çok kötü bir azap vardır

  9. d.zehra dedi ki:

    http://www.haber7.com/haber/20120319/Kadin-mutfaktan-cikiyor-erkek-utu-yapacak.php BU HABERDEN SONRA SEMA HANIMA HAK VERMEMEK İÇİN DELİ OLMAK LAZIM.Amaç bu mu olmalı..erkeklere ütü yaptırmak..ne kadar abesle iştigal..biz bu yasa,geçsin olsun derken bunu mu diledik??!Sema hanım hakikaten ileri görüşlüymüş..bu sabah bu haberi okuyunca “yuh” demekten başka elimden bir şey gelmedi.Tüm dediklerimi geri alıyorum.Nedamet getiriyorum.vallahi ciddiyim:)kadınlar korunsun evet ama bu amaçlanan ,bu söylem,bu felsefe bambaşka bir şey..çok yanlış..

    • ŞİRPENÇE dedi ki:

      Günaydın:-) Hayırlı sabahlarınız olsun!

      Hani bir türkü vardı ya sanırım şöyleydi:
      Alçaklara karlar yağmış üşümedin mi,
      Sen bu işin sonunu düşünmedin mi…

      • ŞİRPENÇE dedi ki:

        Merhum Nasrettin Hocamıza atfedilen bir fıkra vardır:
        Hocamız lapa, lapa yağan kardan bir miktar almış.Ekmeğin arasına koyup yemiş.
        Ekmekla kar yemeyi ben icad ettim ama bende beğenmedim demiş.
        Yanlış hesap Bağdattan döner bir gün ama faturasıyla birlikte tabi…
        Çünkü hayatta her gecikmenin hem maddi hem manevi bir bedeli mutlaka vardır!
        Ne yazık ki bu bedeli ödeyecek olanlar suskun ve çaresiz insanlar.

        Bir insan içinde olmadığı bir olayın sonuçlarına niye katlansın ki…

    • desperate dedi ki:

      Kadınla erkeğin eşitlenmesi, kadınların mutfakta yemek yapan, erkeklerinse koltukta oturup gazete okuyan insan imajının yıkılması sizi neden bu kadar rahatsız etti. Erkeklerle kadınlar aynı sorumluluk hissini paylaşıp işleri beraber yapsalar, kadınlar bu kadar yapranmasa kötü mü olur. Bir iş birlikte yapılırken hem daha zevklidir hem daha çabuk biter, kalan vakitlerini de birlikte kullanırlar.

      • d.zehra dedi ki:

        mesele iş yapmak olsa,aklı selim ve hanımını hoşnut etmek isteyen her beyefendi bunu yapar eminim.ama yardımlaşmak başkadır,güzel bir haslettir;bunu devlet politikası halinde dayatmak başka bir siyasettir.sema hanım uyarılarında gerçekten haklı.ben de anlamamıştım ama bu gün bu haberi okuyunca görüyorum ki mesele kadının korunması falan değil.erkeğin fıtrî özelliklerini değiştirmeye yönelik bir zihniyet politikası var.unutmayalım,bu bizim kadınlığımızdan da çok şey götürür.erkekler ütü yapacaksa,bizler ne güne varız..bizler ne yapacağız?o çok sevdiğimiz işlerde çalışmak kadın fıtratını ,anneliğimizi bozmuyor mu bir düşünelim samimi olarak.elbette kadın sosyal hayatta yer alsın,ama kadın kadın gibi erkek erkek gibi muhafaza edilsin.sosyal bir ameliyat yapılmak isteniyor bu kanunlarla..sanıyorum devamı da gelecek.mesele masum bir yardımlaşma faaliyeti övmek değil..sadece bu değil..farkına varmamız lazım.

        • Yasin dedi ki:

          İnsanın içinde bulunduğu sosyal konum, yaşadığı sorunlar, aldığı eğitim veya başkaca şeylerden dolayı bazı olayların perde arkasını görmesi ve yaşanan yozlaşmayı görmesi zaman alabiliyor. Bu sıkıntıları bizzat yaşamasam ve bu siteyi fark etmeseydim ben de bazı şeyleri görmeyebilirdim.
          Bu aile ve kadın politikalarıyla varacağımız yer maalesef iyi bir yer değildir. Kadınların ve erkeklerin sonraki aşamalarda yuva kurma gibi bir derdi olmayacak, sonraki gündem maddemiz; ABD ve Avrupadaki gibi evlilik dışı çocukların hakları ve bunların BABA.LAR.ININ yükümlülükleri olacak.
          İnşallah sonraki seçim döneminde, basiret sahibi olmadıkları ve adil davranmadıkları için; şu anda mecliste bulunan tüm partiler sandığa gömülür.

          Hala çok geç değil, inşallah sorunlar geri dönülemez noktaya ulaşmadan bu yasalar düzeltilir.

          SEBE 5. Âyetlerimizi geçersiz kılmak için yarışırcasına çaba harcayanlar var ya; işte onlar için elem dolu, çok kötü bir azap vardır.

          • d.zehra dedi ki:

            halihazırda hukukumuzda evlilik dışı çocuk ,evlilik içinde doğmuş çocuk gibi muamele görür,mirasçı olur,evlilik olmasa da babanın soyadını alır(baba nesebi reddetmedikçe).bir ayırım yok zaten.ama anne babaların hataları da çocuklara yüklenmemeli..bu da adil olmaz..işte mesele adalet değil de başka bir şey zaten..neyse..

          • Yasin dedi ki:

            Evet dedikleriniz doğru, yalnız ben bunun da ötesine geçileceğini söylüyorum. Avrupada yaşananlara bakın, ne dediğimi anlarsınız.

        • Rodrigo dedi ki:

          Haber7’de çıkan haberin içeriğinin felaket olmasından daha da beteri altına girilen yorumlar olmuş.Mesela özellikle çalışan kadınlar suret-i haktan mış gibi görünüp;”Çalışmayıpta evde bütün gün yatan,bir çorba bile pişirmeyen,ev ekonomisi nedir bilmeyen kadınlar için bu ayrıcalıklar uygulanmasın,onlar ütülemeye devam etsin yardıma ihtiyacları yok ” minvalinde yorumlar yapmışlar.

          Burada uç örnekler vasıtasıyla evkadınlarının üretmeyen,bütün gün yatan,parayı har vurup harman savuran bir tip olarak resmedilerek,kadınların ancak piyasaya çıkmalarıyla değerli üreten bir birey oldukları tezi dolaylı yoldan işleniyor.Dediğim gibi medya çok başarılı olmuş,”kurbanlarına” 1 ekip 5 biçiyor.

          Bu yolla çalışan kadınların ev işi yapmama,yemekleri dışarıdan söylemelerine eşitlik zırvasından gayri başka bir bahane daha eklenmiş oldu.

      • Yasin dedi ki:

        sayın desperate,
        Ev işlerinde isteyerek ve gönüllü olarak eşlerine yardım eden erkeklerin evlilikleri sorunsuz mu sanıyorsunuz?
        Bu tip konular eşler arasında konuşularak çözülemiyorsa o evlilikte zaten sorun vardır.
        Erkek her konuda yardım ettiği halde kadın onu kullanıyorsa yine sorun çıkar.

        Dünya sizden sizin çevrenizden ibaret değil, Allah’ın hükümleri inananlar için yeterlidir.

        • desperate dedi ki:

          Yasin bey, evliliklerde iki taraf ta anlayışlı ve düşünceli olursa zaten sorun çıkmaz. Dünyanın benim çevremden ibaret değil bunun farkındayım ama sizin ve sizin çevrenizden de ibaret değil.
          Ben çamaşır, bulaşık, temizlik, yemek vb işlerin kadınların göreviymiş algısına karşıyım. Erkek çocukları da kendi işlerini kendisinin yapması gerektiği öğretilse, sorumluluk verilse bu algı değişecek zaten. Ama erkeklere sadece oturması ve herşeyi önüne istemesi öğretilmiş. Bunları kendim yaşadım diye anlatmıyorum ev işleri o kadar büyütülecek bir şey değil. Ama erkeklerin birey olarak sorumluluk sahibi olduklarının bilincinde olmaları gerekiyor. Tekrar ediyorum, kadınları korumak için yazmıyorum, ev hanımı olduğu halde eşine kahvaltı hazırlamayan, akşam yemek yapmayan kadınlar varmış, onların neyini savunayım.
          Kadın olsun erkek olsun biraz vicdanlı olmak gerek.

          • hasret dedi ki:

            bu kadarınada pes doğrusu..!!! böyle bir şey olamaz ,olmamalı da…erkek neslini kaldırmaya ve kadınlaştırmya çalışıyorlar resmen sema hanımın dediği gibi…

            iyi tamam erkeği bazı sorumlukları alıştıracak diyelim bu sistem, ama asıl sorumluluğu olan ev geçindirmek aile reisliği ve babalıktan uzak tutacak.. bu duyguları bu sorumluluğu kim öğretecek? evin bütün sorumluluğunu ev işleri dışında tamamen kadına yıkacak ..kadın yine yalnız kalacak ve roller değişecek..bir kadın gibi yeteşecek erkek çocukları.. kadınlar dışarda çalışsın erkeklerde evde ev işi yapsın istiyorlar..
            zaten kadınlar rahat iş buluyor,erkekler zorlanıyor iş ararken ..çünkü çoğu yerler bayan eleman arıyor..erkek giyim satan mağazalarda bile bayan tezgahtarlar var ve ayrıca bu yıl umre fuarında bile göze hitap eden manken gibi bayanlar seçilmişti nedense?orda bile bayanlar özellikle seçiliyor..erkeklere gelince iş yok..yakında zaten erkekler işsizlikten ev erkeği olacak… 🙁

            tamam bir kadın evişi yapmakla mükellef olmaya bilir ..bir kadının asıl görevi erkeğin nefsi ihtiyaçlarını karşılamaktır..ama ev iş yaptığımız her saatimiz bir ibadettir…sevap kazandırıyor..oysa bir kadının dışarda mecbur olmadan çalışması(erkelerin içinde )fitneye sebebiyet vermesi haramdır…kadınların her alanda erkeklerle çalışması erkeklerin iş alanlarının daraltılmasına ve ayrıca aldatmaların artmasına sebebiyet veriyor….

            kaldık ki..o sitedeki yorumcular ev hanımlarını küçümsemiş..sanki yan gelip yatıyoruz..bizde gün boyu çalışıyor..aşçılık,dadılık,hizmetçilikve kadınlık yapıyoruz..ve bunun karşılığını da Rabbimizden bekliyoruz.ama merhamet sahibi bir erkekse illa ki rica ile yardım eder..yeterki söylemesini bilelim…
            eşim beni hoş tutsunda ayaklarını bile yıkamaya razıyım..ev işinde yardım edip hayatı zindan attikten sonra bir manası yok yaptıklarının…

    • ŞİRPENÇE dedi ki:

      Hayvanlar ormanda bir toplantı yapmışlar.Herkes kendi yeteneğini diğer bütün hayvanlara öğretsin diye karar almışlar. Bülbül güzel ötmeyi, tavşan hızlı koşmayı, bukalemun araziye göre şekil almayı, ördek yüzmeyi, leylek uçmayı vb. öğretmek için aylarca dersler vermişler ve dersler almışlar.

      Sonuç vahim: Karşıdakinin özelliklerini öğrenirken her hayvan kendi ÖZÜNÜ kaybetmiş.Kendi yeteneklerini unutmuş.

      Allah’u Teala kainatta muhteşem bir denge kurmuş ve “sakın bu dengeyi bozmayın” diye emrediyor. ( Rahman suresi)

      Bülbüle bülbüllük çok yaraşır, arslana arslanlık.
      Bülbüle pençe takarsanız o bülbül olmaktan çıkar.
      En mutsuz arslan da kafeslenmiş arslandır.

      Erkek yontuldukça kadına benzer ve ılıklaşır. Kadın erkeğini romantizm adına ılıklaştırır, sonra bunu ben icad ettim ama bende beğenmedim der.Bu tarz bir zeka tebriğe şayan! bir zekadır.

      Dengeyi bozan insanlar DENGESİZ ve DENSİZ insanlardır.

  10. d.zehra dedi ki:

    tartışılan yasa metnini okumadım henüz.ancak yazılarınızı okuduğumda tam olarak neye karşı çıktığınızı anlamak konusunda bazı açılardan zorlandım.sizin duyarlılığınızı niyetiniz anlayabiliyorum.toplumda fıtri roller,çiftler tarafından benimsenmeli ve hayata geçirilmeli,denge bu minvalde kurulmalı,amenna..ancak bu dengenin bizim toplumumuz için bozulduğunu düşünmüyor musunuz.erkeklere karşı bir orantısız güç kullanıldığını düşünüyorsunuz sanırım,yasa marifetiyle.ancak her gün 5 kadının bir erkek tarafından cinayete kurban gittiği bir ülkede yaşıyoruz.orantısız güç kullanmakla,ya erkekler ne olacak demekle sonuca varamayacağımız kadar vahim…öyle ki ,o kadınlardan biri olmamamız için hiçbir sebeb yok.siz değilseniz ben,bend eğilsem bir başka kadın.kendini koruyamayan,sesi çıkmayan,ekonomik gücü olmayan,aile desteği görmeyen…gelenekten gelen nâkıs taraflarımız ortada.güzelim yurdumuzda,gelinlikle baba ocağından çıkan kadınlar için baba evine dönüş elbisesidir kefen..malesef böyledir..biliyorsunuz.

    sevgili Sema hanım;islamı yaşamayan bir toplumuz. islamı yaşayan huzurlu minicik bir azınlık var.kul hakkı nedir bilen,eşini gözeten,incitmeyen…ama bunlar çok az malesef..ben de isterim toplumda Rabbimizin bizim için seçtiği kurallar hakim olsun…insan hakları islamın insanlara tanıdığı fıtri haklardır buna iman etmişim. ancak bu toplum bir islam toplumu özelliğini yitirmiş..belki de hiç kazanmamış…bizim aile dediğimiz şeyin temellerini islam değil,toplumun değer yargılarıyla örülmüş teamüller şekillendiriyor.hatta çoğu muhafazakarın bile islami anlayışını bu toplumsal teamüller biçimlendiriyor..

    hâsılı,ben,islamın yaşanmadığı toplumlarda huzur olacağına inanmıyorum.huzursuzluğumuzu da buna veriyorum vesselam…

    ve böylesine şedid toplumlarda,şeddadlaşmış toplumlarda kanunlar ne kadar ceberrut olursa o kadar faydalıdır diye düşünüyorum.her ne kadar bizim ceza kanunlarımızın felsefesi suçluyu cezalandırmak değil,ıslah etmek doğrultusunda olsa da hiç bir kanunun,hiç bir ceza ve cezaevinin, işlenen suçların mesnetlerini,sebeblerini ortadan kaldırmadıkça suçluyu durdurabileceğine de inanmıyorum…kanunların insanları koruyabileceğine de… görün bakın,en ağır tedbirleri de alsalar,engel olamayacaklar kadın cinayetlerine… neden mi..bataklığı kurutmayı kimse hesap etmiyor da ondan!…

    belki siz de bataklık kurutulsun istiyor ve bunun için mücadele ediyorsunuz.inanın ben de öyle diliyor ve karınca kararınca bu konuda bir şeyler yapmaya çalışıyorum.ama şu aşamada ,fütursuzca cinayet işleyen adamları,eski karışarını öldürmekten cana kıymaktan çekinmeyen insanları gördükçe “Nasıl hak ederseniz, öyle yönetilirsiniz” diyorum ve bu şeddadlaşmış toplum çok daha ağır yaptırımları hak ediyor buna da inanıyorum…

    bir de anlam veremiyorum inanın bari siz böyle şeyler söylemeyin,erkek erkekliğini yapamayacak demenizi gerçekten anlamıyorum affedin..karısına bağıramayacak bile..bir erkek neden bağırsın karısına..benim eşim bana bağırmıyor..babam da anneme bağırmazdı.bir erkek bağırınca mı erkek oluyor?…bence bağırmayı kafasına koyan bir erkek. varsa,ne bağırsın ne de erkek zannetsin kendini…kimse kusuruma bakmasın..bağırmakla erkek olsaydı eşeklere iltifat etmemiz gerekirdi.

    ve üzülmeyin cidden..en ağır kanunlar da yasalaşsa,uygulamada kesinlikle bir iyileşme beklemiyorum.kan çıkmadan polis işlem yapmaz anlayışının hakim olduğu bir düzende ,bu kanunları hayata geçirmesini beklediğimiz kolluk kuvvetlerinden tutun da ,kol kırılır yen içinde diyerek komşusunun evinden yükselen çığlıklara kulağını kapatan komşular da,kocandır sever de döver de diyen ana babalar da oldukça hangi kanun yürürlüğe girerse girsin dünle bugün arasında hiçbir fark olmaksızın dayak yemeye ,şiddet görmeye,öldürülmeye devam edecek kadınlarımız. bir gecede çıkan yasalar,malesef toplumda sihirli değnek etkisi yaratıp insanları da bir gecede değiştirmiyor:)yani panik yok:)

    haydi diğer insanlara bir sözüm yok da,müminlerin kendine gelmesi için dua ediyorum…çünkü islamın hakim olamadığı insanlara hiç bir yasa hakim olamaz,biliyorum.

    hakkınızı helal ediniz,bir yanlış anlamam olduysa..konu günlerdir zihnimi meşgul ediyor..edecek gibi de duruyor..inşaAllah bu konuyu bir hukukçu olarak araştırmayı umuyorum.

    saygılarımla efendim..

    • hüzün dedi ki:

      Sema hanımın ,kast ettiği ‘erkeğin bağırması’ ile sizin algıladığınız bağırma durumunun aynı olmadığını yazınızın bütününden çıkardım.
      erkeğin kadına bağırması suç sayılırken ,neden kadının erkeğe bağırması suç değil ? tek taraflı bir kanun.
      bir evde ,tartışma ,bağırma ,çağırma ,küçük çaplı anlaşmazlıklar , ve bunun sonucu olan kavgalar olmuyorsa ,nedir ki evlilik? salt birliktelik ,salt çocuk ,salt cinsellik mi? cevabınız evetse ,size diyecek sözüm yok.
      sema hanımın ki önerilerinde kur’an islamının tezahürü olan bir takım islami bildirgeleri ile yazmış olması ,beşerin oluşturduğu kanuna bir tepki olduğu kanaatindeyim.
      sizin ise ,yumuşakça karşıladığınız anayasanın kur’ana arz edilmeyişini ,normal görmeniz ,islam hakimiyetini istemenizle ile çelişmektedir.

      • d.zehra dedi ki:

        “yumuşakça karşıladığınız anayasanın kur’ana arz edilmeyişini “..nasıl bu kanaate vardınız,ilginç olmuş:)islam devleti istemek islamın,imanın bir şartı değilse evet şu an bir islam devleti istemiyorum. islam ,olmuş müslümanlar istiyorum.müminleri bulduk da devletimiz kusur kaldı!mesele daha derin..

        “bir evde ,tartışma ,bağırma ,çağırma ,küçük çaplı anlaşmazlıklar , ve bunun sonucu olan kavgalar olmuyorsa ,nedir ki evlilik? salt birliktelik ,salt çocuk ,salt cinsellik mi? cevabınız evetse”…cevabım nasıl “evet” olabilir?lakin bir düşünün,neden bağırmanın,çağırmanın olmadığı bir ev hayal edemiyorsunuz?resullullah kaç kez bağırmıştı hanımlarına..?o nasıl muamele etmişti?hani biz de müslümanız ya o bakımdan soruyorum.en azından niyetimiz azıcık resulullaha benzemek olsun…

        erkeğin bağırması,kadının,insanın bağırması suç mu değil mi bu umrumda değil…erkeğin çekirdek yer gibi kadın öldürdüğü bir ülkede yaşıyorum.siz hangi ülkede yaşıyorsunuz?belki oralar daha huzurludur…kanunun tek taraflı olması doğru tespit,hukuksal anlamda kadın namına 2000 li yıllardan beri süre gelen pozitif ayrımcılık anlayışından kaynaklanıyor.doğru mu…tartışılır.ben,Allahın bizim için çizdiği fıtri hukuka inanırım.lakin ilgili yasayı,teklif eden ve hazırlayan ben değilim:)açıkçası her kadın cinayetinde,bana kalsa kısas diye bir hak olurdu..

        bu yasa mükemmel değil.kabul.ama bazı eksiklikleri de giderebilir.itiraz etmek yerine,falanca sivil toplum kuruluşlarının baskısıyla yapıldı aile kurumu battı bitti demek yerine,etkin bir sivil toplum hareketi oluşturup ,”sadece hayır demiyoruz,biz aslında bunu da diyoruz” demek gerekmez mi daha yüksek bir sesle.gerekir.

        o vakte kadar bu berbat da olsa,beter de olsa kanunlarla idare edeceğizdir.çünkü insanlar ölüyor…ölmekten bahsediyoruz..çocuklarının gözü önünde öldürülmekten!lgel gelelim bu yasanın işe yaramayacağından eminim.yukarıda dediğim ve anlamadığınız şeyi tekrar etmem gerekirse; müslüman olmaktan öte,mümin olmadan hiçbir şey çö-zü-le-mez.

        benim beklentim devletten önce,ademoğullarının islama teslim olmasıdır.mesela kısasta hayat vardır. bugün kaç kişi bunu savunabilir…tutturulmuş bir kadın hakkı,erkek hakkı,insan hakkı!Allahın hakkını iade edemeyenlerden,kullara merhamet dileniyoruz!…

        • hüzün dedi ki:

          bu kanaate varmamın nedeni ,o yasayı kabul etmenizdir.eğer kur’ana arz etmişseniz ,vahiyle uyuşan ,bir örneğini gösterir misiniz?

          islam devleti imanın şartı olmuyabilir ,imanın şartılarını yaşaman için bir gerekliliktir.’kitaba iman’ derken her halde kitabın cildine ve kapağına iman etmiyorsunuz değil mi? eğer kitabın içindekilerine iman etmek demekte ,içindekilerini hayata uyarlamaksa ise soruyorum ;
          ‘kısas uygulamasının’ ‘zekat ödeneğinin’ ‘evlilik-boşanma’ ‘miras taksimi’ gibi konular bir islami devlet olmadan nasıl hal edilebilir?

          kısası kendiniz mi uygulayacaksınız,uygulamakla kan davası oluşmuyacak mı? eğer devlet islami olursa ,kan davası diye problem oluşur mu?bu sadece küçük bir örnek.

          namaz ,oruç ,zekat ,hacc,kelimei şehadet gibi ibareler müslümanın kişisel ibadetidir ,ferdi anlamda geçerlidir.kimileri buna islamın beş şartı der ,ama ben bunu kabul etmem ,islamın sadece beş şart mı var? bu kadar dar bir din mi? islam bu beş şarta sıkıştırılabilir mi? bu beş şart cennette girilseydi ,ebu cehilde namaz kılıyordu ,zekat veriyordu ,oruç tutuyordu ,hacca gidiyordu ,kelime şehadet getiriyordu.onunda mümin olması gerekmez miydi?

          ne zaman peygamber bunun hayata geçirilmesini ,yani merkezi bir hale getirilip sistemleşmesini istediyse ,ebu leheb ,ebu süfyan ,ebü süfyan ve benzeri mekke müşriklerinin liderleri karşı çıkmışlardır.

          bu hal günümüzde de devam etmektedir ,ne zaman islam devlet talebinde bulunsa ,beşeri sistemler ,siz ibadetinizi yapın biz sizi yönetiriz! diyorlar.

          ”şuan bir islami devlet istemiyorum” demişsiniz.siz bilirsiniz ,ama biz istiyoruz.Allahın kanunları merkeze alınmayıp ,çevrede kalırsa,salt çoğunluğu oluşturduğu halde islam ile yönetilmiyorsa ,o ülkenin müslümanlarının müslümanlığı tartışmalıdır.

          Yüce insan Muhammed ile İffetli hanım Aişe arasında ,kavga olmadığını ,bağrışmaların olmadığını söylemeniz doğrusu beni şaşırttı.Şerefli peygamberimizin ,yataklarını ayırdığını ,onlara kızdığı rivayetleri ve kur’ana dayanan birden çok mefhum ,gözünüzden kaçmış olabilir.

          • d.zehra dedi ki:

            benim gözlerim kör..sizlerin kulakları sağır..ağırlıyoruz işte birbirimizi..o raddedeyiz.neden elmaları armutları linç edip katıp karıştırıp duruyoruz. basit bir sorum var size ve iddialaşmak için değil anlamak için soruyorum lütfen niyetim dediğim dedikçilik değil..anlamak istiyorum..

            söz konusu yasayı okudunuz mu?
            söz konusu yasanın islama aykırı yönü nedir? (hali hazırda anayasamız bile islama aykırıyken ne kadar komik bir tartışma içindeyiz haydi bakalım:)

            inanın geceden beri şu konuşmaları,bizans fethedilmeden önce melekler dişi mi erkek mi diye tartışan adamların zavallı hallerine benzetiyorum.konu ne,mesele ne,biz neyi tartışıyoruz… peygamber ahlakı yok hiçbirimizde alınmayın..meğer ki anlaşmaya değil iddialaşmaya çalışıp duruyoruz,ne dediğimizi bile anlamak istemeden!birbirimize ders vermekle meşgulüz..

          • hüzün dedi ki:

            konuyu espritüel tarzda ele alıp ,ciddiyetten uzak sunumla perdelemeniz ,beni fikir teatisi yapmaktan uzak tuttu.eğer ciddi olacaksanız ,konuşurum.

          • Yasin dedi ki:

            d.zehra hanım,
            ben yasayı okudum, okuyanların yorumlarını da okudum,
            yasanın islama aykırı olduğu konusuna gireceksek zaten mevcut durumunda yeni durumun da aykırı olduğu aşikardır.
            İslami hayat tarzını çoktandır rafa kaldırdık. İnsan hakları boyutunu konuşalım.
            Delil ve belge aranmadan, bir itham üzerine bir insanın özgürlüğünün kısıtlanmasını insan hakları açısından uygun görüyor musunuz?
            Hakim karşısına çıkarılmadan yargılanmadan komiserin keyfine keder şekilde kısıtlamalara gidilmesi uygun mudur?
            Aslında bunları sema hanım zaten ayrıntılarıyla yazmıştı linki ekledim bir zahmet okuyun : http://www.cocukaile.net/bu-kanuna-hep-birlikte-hayir-diyelim/
            Mevcut durumun bile art niyetli kadınlar tarafından suistimal ediliyor olması korkularımızı haklı çıkarmaya yeterlidir.
            Erkeğin kadınları kıtır kıtır bir ülke olduğumuzu medya öyle bir işlemiş ki beyinlerimize gerçekleri göremiyoruz, Ülkemizde kadına şiddet abartıldığı düzeyde değildir. Artış olduğu doğrudur, bu artışın sebebi üzerinde konuşabiliriz, Ecevit hükümeti zamanında yasaya konulan ve uygulanan imtiyazlar sebebiyle art niyetli kadınlar erkekleri sömürmeye başlayınca ve erkeklerin en doğal hakları red edilince bu partlama yaşandı, şimdiki yasa daha beter patlamalara sebep olacaktır. Savunduğunuz yasa yeni mağduriyetler ve yeni cinnetler getirecektir, bunu görmek için çok ileri düzeyde bir ön görüye gerek yok biraz okuyup düşünmek gerçekleri görmenizi sağlayacaktır. Körü körüne sloganlara taklımayın.
            Kanunları kullanarak erkekleri avucunun içine alma gayreti içerisinde olan kadınlar yüzünden erkekler evlenmeye korkar oldu, bu durum hem erkeklere hem kadınlara zulümdür. Bu yasayı savunanlar yaşanan bu zulümlerin ortaktır.
            Kadınlara yönelik şiddeti önlemenin adli yollar dışında çarelerine başvurulması sorunu daha etkili bir şekilde çözebilir bu yola başvurlmadan yargıda böyle bir düzenlemeye gidiliyor olması bu yasaları çıkaranların iyi niyeti konusunda şüphe duymamı sağlamıştır. Adeta bu kanunlar; aile yapısını çürütmek ve toplumu ifsada sürüklemek için çıkarılmıştır.
            Kadın hakkı erkek hakkı diye bir ayrım yerine insan hakkı desek sorunlar daha kolay çözülür.
            Sizin haklarınızı koruyan Yargı benim hakkımı neden çiğnesin? Sizin bana üstünlüğünüz mü var? Kadınlara zulmedenler var diye, art niyetli kadınları görmezden mi geleceksiniz? Mağdur erkeklerin durumu ne olacak?
            Yanlış anlaşılmamak ümidiyle,

    • Sayin d.Zehra hanim, dedi ki:

      “ancak her gün 5 kadının bir erkek tarafından cinayete kurban gittiği bir ülkede yaşıyoruz.”

      “inanın ben de öyle diliyor ve karınca kararınca bu konuda bir şeyler yapmaya çalışıyorum.ama şu aşamada ,fütursuzca cinayet işleyen adamları,eski karışarını öldürmekten cana kıymaktan çekinmeyen insanları gördükçe “Nasıl hak ederseniz, öyle yönetilirsiniz” diyorum ve bu şeddadlaşmış toplum çok daha ağır yaptırımları hak ediyor buna da inanıyorum…”

      Biraz fazla abartmis olmuyormusunuz, Yukaridaki yazilar size ait, Ulkemizde her gun 5 kadinin , hemde erkek tarafindan (Yani soylemenize gore karsiligi bile var.) Bu demek oluyor ki bir haftada 35 kadin, bir ayda 150 kadin ve bir senede 1,825 kadin benim ulkemde erkekler tarafindan olduruluyor oyle mi? Kusura bakmayin ama cok fazla sallamissiniz, Feminist gruplarin bile nereden alindigi, handi sebeble ve ne sekil de oldugu belli olmayan 2002 de 66 bayan diyorlar, 2007 de ise, 1077 diyorlar, sonra sozde 2008 de 806 olmus yani dusmus ama bunu soylemiyorlar, atliyorlar 2009 yilina diyorki ilk yedi ayda 806 kisi oldu diyor.

      Yani tamamen uydurma, sallama rakamlar, bilmiyeni rakamlardan anlamayani kandiriyorlar sizde belkide okudugunuz o yanlis yazilari dogruymus gibi gorupde burada yaziyorsunuz, birazda siz uzerine, ketcap, mayonez ve servis yapiyorsunuz, yaninada soylamek istediklerinizi soyluyorsunuz. Futursuzca cinayet isleyen adamlar diyorsunuz. sonrada nasil hak ederseniz oyle yonetilirsiniz diyorsunuz.

      Zehra hanim, Aslinda kabahat sizde degil, sizleri kandiran bu bazi dernek ve kadin kuruluslarinda. Yani sizin dediginizden yola cikarak ben size diyeyim, gunde 5 kisi, haftada 35 kisi, Yasanin kabulunden buyana bir hafta gecti, degil 35 kisi 25 kisinin isimlerini sayamazsiniz. bir onceki haftada ayni sekilde, Bosverin 25 kisiyi, ne 20 kisi sayabilirsiniz, ne 10 kisi sayabilirsiniz, zaten olsaydi, merak etmeyin malum basin organlari, mansetlerden coktan duyururdu, sizin deyiminizle futursuzca diye yasaya ragmen. Bu dernekler belkide, gecenlerde kandilde cig dustu dediler 8 terorist kadin oldu dediler, sonradan aralarinda katliam yapmislar, diye haber cikti, bunlarida mi katmislardir olabilir mi.

      Mor cati, pembe cati, turuncu cati farketmez, bunlarin verdikleri rakamlar birsey ifade etmiyor, tamamen sallama ve uydurma, Devletin yetkili organlarindan da boyle bir aciklama yok, haber kaynaklarindaki yazilarin hepsine bakin, kaynaklari cikis noktalari hep ayni, Sema hanimin gecen yazdigi bir yazi vardi, tamda yasa oylanacagi zaman cikmisti, sizin dediginiz gibi gunde 5 tane degil, haftalardir birtane bulamamislar, haber degistirip yayin yapmis o da gazetenin teki, (Ote yandan gercekden cinayet de oluyor, zaten sorun bu gercegi bulup ona gore onlem almaktir.)

      Gercek rakam ve Bilgi nasil olur biliyormusunuz, Iste bunu Aciklamasi gereken Bakanlik, Madem heryerde bilgiyi soyle kullanirim, boyle kullanirim diyor, Kullansin bakalim, hersey elinin altinda, Ben Sayin aile bakanimiza haddime degil ama biraz yardimci olayim. Cunku malesef kaynak elinin altinda oldugu halde kendisi bile yapamiyor. belkide bilemiyor, belkide cok meskul, veyahut ekibini gozden gecirmesi lazim, Ekibi sayin bakani yaniltiyor, Sayin Bakan Basbakanimizi yaniltiyor, Sayin Basbakanimiz kendi partisini, onlarda meclisi ve nihayetinde hepimizi yaniltiyorlar. Sonra herkez karanlikta birbirine yumruk salliyor olurmu hic boyle.

      Simdi sizin dediklerinizden yola cikarak ben soruyorum, Sayin aile bakanida verebilir. sizde internetten veya hangi kaynaginiz varsa arastiriniz.. Turkiyede hangi baba yigit bana bu rakamlari verebilecek. gorelim.

      1- 2000 yilindan itibaren gunumuze kadar yillik bazda, Olen toplam kadin sayisi ne kadardir. Genelde olen toplam kadin erkek sayisi kactir.
      2- Bu olumlerin yas gruplari nelerdir.?
      3- Evlilik durumlari nelerdir. birinci evlilik ikinci evlilik.
      3- Bosanma oncesi ve bosanma sonrasi olumlerin sayisi nelerdir.
      4- Direk siddet uygulayarak oldurulenlerin sayisi, esleri tarafindan oldurulenler ve esini oldurdukten sonra kendisini oldurenler?
      5- Cinayetlerin nedenleri nelerdir, Namus, Ekonomik, Kiskanclik, Siddet, Ev kadini, calisan kadin, Es durumu, Haysiyetsiz yasanti vs. (Bu ornekler cogaltilabilir.)

      Bu rakamlari verebilirseniz, sizinle tartisalim, degil veremezseniz, verebilecek biri ciksin bizlerle tartissin.

      BAkin Ben sahsen Siddet olayina Tamamen karsiyim, Bunun, kadini , Erkegi, Cocugu, yaslisi, hatta hayvani bile olmaz, Siddet kotu birseydir, Sistematiktir, Problem ve bozulma var demektir. Cozum bulunmasi demektir, Eger illaki, Kadina yapilan Siddedi konusacaksaniz, 8 Tane Terorist kadini, Diger teroristler katletmisler, Bunu hangi yasa ile hangi siddet sinifina koyarsiniz bilemiyorum. Oda ayri bir konu.

      Eger rakam veriyorsaniz, donanimli olacaksiniz ve karsinizdakini ikna edeceksiniz, (Sayin bakanimiz, surekli agizindan bilgiyi kullanmak sozcukleri cikiyor. Hatta bilgi sistemi calistayi bile yaptilar, sanirim orada, kadinlar gunlerinde, altin toplama ile ilgili bilgiler verilmeyecek. bizlerlede paylasirlar umarim.) Bunu yaparken Cozum uretmeniz gerekir. Yoksa bazi dernekler istiyor diye 8 Mart tarihine yetistirecegim diye, Halka bunun sebetlerini anlatmadan , tartismadan, Diger sivil toplum kuruluslarini hice sayarak, gorus bile almadan, Turk ailesinin icerisine dinamit birakip gitmeyiniz. Ondan sonra birileri kuyuya tas atiyor, sonra cikarin bakalim cikarabilirseniz, Oldumu simdi. Olmaz olmaz, Bir sene gecmeden bak goreceksiniz bu yasaya ne yamalar yapilmaya calisilacak.

      Ne diyelim hayirlisi olsun,

      Saygilarimla,

      • d.zehra dedi ki:

        haklısınız.çok özür diliyorum.dilerim bundan sonra daha da artarak öldürülür kadınlar.herkes mutlu mesut ,üzüm yemekten azade bağcıyı döverek neşeli bir şekilde yaşar ülkemizde.Allah,kullardan daha adildir.çok şükür…

        • d.zehra hanim, dedi ki:

          Bir sey degil Zehra hanim, Benim Sizin bahsetmis oldugunuz konu ile ilgili olan hakliligim, soylemis oldugum rakamlara ve bilgilere sahip olup da ne dedigimi biliyor olmamdan kaynaklaniyor, ve konusurken somut konusuyorum, zannettiklerim ile hareket etmiyorum, yoksa bos ve anlamsiz konusmus olurum, Yukarida yine dediginiz gibi “erkeğin çekirdek yer gibi kadın öldürdüğü bir ülkede yaşıyorum.siz hangi ülkede yaşıyorsunuz?” resmen egzejere Edebiyati yapiyorsunuz.

          Supesiz ki, Allah (c.c.) Aildir, Kullarin da adil olanlari vardir, kiyas anlaminda soylemiyorum, Erkek de olabilir, bayan da olabilir.

          Yine sunu diyorsunuz, Cikan yasanin yeterli olmadigini sonradan duzeltme yapilabilecegini, yani yasananlari gormemiz gerektiginden bahsediyorsunuz, Boyle is olabilirmi efendim,

          Bin dusunup bir konusulmasi gerekir, Ben bu sozu suna benzetiyorum, Araba ile uzun yola cikacaksiniz, hazirlik yapmamissiniz, arabanizin bakimini yapmamissiniz, yakittini, yagini, suyunu, frenleri v.s. kontrol etmemissiniz, Yolda bakariz, diyorsunuz. Yolda benzinlik bulamayabilirsiniz, lastik patlayabilir, kaza olabilir, hersey olabilir.

          O yuzden iyi arastirilip, Tamamen disardan alinan bu yasa bizim ulkemize, insanlarimiza, aile yapimiza uygun hale getirilmeli ve herkezin gorusu alinmalidir oyle degil mi? icerisinde suistimallere karsi da yaptirimlar olmali, siddet uygulayana ve o dusunce icerisine olana da yaptirim yapilmali. Degil bir kisinin esini oldurmesi, insanin diger insani oldurmesi bile cok kotu birseydir, burada zaten herkez hem fikir. Yasa cikarken gorduk ki, sadece bir kesimden alinan yalan yanlis bilgi ile, ve dayatma ile bu yasa cikti, Cunku sayin bakan Cok oncelerden Sozler verdi, ve bu uygulamanin yapilacagi ve ornek olacagi ulke olacak Turkiye oyle degil mi?

          Burada suan bizlerin tartismis oldugu konu nedir? Bir oldurme durumundaki yapilacak ceza ve yaptirimlar mi? hayir. Cunki bunlar zaten yasada var olan seyler, yapana hic acimasinlar, en agirini yapsinlar. buna zaten kimse itiraz etmez. Peki bunca insanin derdi nedir? Kurunun yaninda yaslarin yanmasi, bir kesime imtiyaz saglanmasi, Adalet olmamasi, Kiskirtmasi, karsi tarafa zarar vermesi, yapicilikdan uzak olmasi v.s.

          Benim yazdiklarimdan Lutfen Bu yasaya tamami ile karsi oldugum anlami cikarmayiniz. Ben yasa icerisinde begendigim bircok konu ve baslik var, ama bir okadarda begennmediklerim ve uygun gormediklerim var, Bunu soylerken Okudugum ile degil. Bizzat yasayip gozlemledigim ile, soyluyorum.

          Benim basima geldi, ayni bu yasadaki gibi, Yoldan ciktim, ve yola girmek istiyorum, Yeni bir yasanti, yeni bir hayat kurmak istiyorum, Ama beni yolun disina cikaranlar, Bu yasanin getirdikleri ile bana yalan yanlis ceza verenler, Ben hakliligimi kanitladigim halde, bana bir insan olarak bu hakki vermiyorlar. “Balik bastan kokar misali.” veya ilk tugla yanlis olursa o bina saglikli olurmu. temal bozuk olur oyle degil mi?

          Simdi sizin ornekteki gibi, Aslinda tek dogru var, Gereceklere gore hareket etmek. Ozaman cezam varsa cekeyim.

          – Suclu degilim kanitliyorum, benimle konusmadan, karar veriyorlar, sen suclusun? bana ozgur savunma hakki da vermiyorlar.
          – Bundan sonra zaten yodan cikmis oluyorsun, sizin dediginiz gibi sonra duzelir, mucadele et ve kazan, isin yoksa senelerce ugrar dur, sinir, stres, coluk, cocuk, aile, herkez perisan, peki neden? adil bir adalet olmadigindan.
          – Isinden oluyorsun, Bu kisilerin yanlisligindan,
          – Coluk cocugun perisan oluyor, Bu yanlisliktan,
          – Ekonomik cokuntuye ugruyorsun, Bu yanlisliktan,
          – Insanin Ofkesi kabariyor, Intikam alasi geliyor, aklina olur olmaz bircok sey geliyor.
          – Bu ornekler cogaltilabilir. P e k i n e d e n? Topyekun kabul edilip analiz yapilmayan bu yasa yuzunden Bir kesime imtiyaz saglanilmasi istenildiginden, Bir kesimi mutlu etmek icin. Adil olmadigi icin.

          Bu kadar yazilmis yazi icerisinde (ki ben bir haftadir bircogunu okuyorum) Bir insanin oldurulmesine (kanuna gore kadin in) ceza verilmemesi ile ilgili hicbir yazi okumadim, Itiraz edenlerin hepsinin istedikleri tek sey var, A D A L E T. yani Adalet ve Kalkinma Partisindeki Adalet.

          Eger saglikli yasa cikmis olsa idi, bu kadar itiraz, bu kadar tartisma okumazdik, ozaman okuyacagimiz ve yorumlayacagimi konular evlilik okulundaki konular olurdu.

          Saygilar.

      • d.zehra dedi ki:

        araştırma istatisik vesair istiyordunuz.ben istatistik enstitusu değilim şahsen de araştıramam.bunlar meclisin tâli komisyonlarının raporlarıdır ve milletvekillerinden oluşur bu komisyon.

        http://www.tbmm.gov.tr/komisyon/kefe/komisyon_raporlari.htm bu raporlardan kadına yönelik şiddet raporunu okumanızı da tavsiye ederim.

        ne kadar acı ama böyle araştırmalar da yapılmış.. http://www.cumartesicafesi.com/index.php/Sayilarla-Turkiye/Cinayet-istatistikleri.html

        http://www.tuik.gov.tr/rip/temalar/2_10.html bu da devletimizin tuttuğu resmi istatistiklerle ilgili açıklamadır.

        aslında aynı şeyleri söylememize rağmen “sallamamdan” girip artık ne kadar olursa “saygıyla”(!?) bitirdiğiniz konuşmanıza bir katkı sağlamayacak belki bu bilgiler ve sözlerim. zira yazarımızın da dediği gibi,avutulmanız oldukça zor görülüyor. ben yine de zahmet edip okuyanlar için ifade etmeye çalışayım,yasa yetersiz ve nâkıstır,ancak şu an bu azgın topluluğa karşı nasıl önlem alınabilir?ben size soruyorum…

        • Sayin d.zehra hanim, dedi ki:

          Benim amacim, sizin yanlisinizi ortaya cikarip da yazdiklarinizi didiklemek degil, bu sekilde dusunmemenizi isterim, “Sallama” rakamlar konusunda, Uslubum da farkli ise o yuzden de kusura bakmayin ben onuda degistireyim, “Bazi bilgi sahibi oldugunu zanneden kisilerce ortaya atilmis olan, gercekler ile uzaktan veya yakindan herhangi bir ilgisinin olmadigi, rakam ve sayi topluluklarini, bir araya getirip bu sayilari varmis gibi insanlara sunularak, insanlarin yaniltilmasinin saglanmasi, kandirilmasi, olmayan birseyin olmus gibi gosterilmesi durumu.”

          Zehra hanim, Size sunu belirtmek isterim ki, amacim sizin ile tartismak degil, Cunki siz taaa yazinizin en basinda, “tartışılan yasa metnini okumadım henüz.” dediniz ve Okumadiginiz yasa ile ilgili bildiginiz veya bildiginizi zannettiginiz herseyi yazdiniz. ve verdiginiz rakamlarda, gercek degiller, Cunku dediginiz rakamlar o kadar abartili ki, kaynagini aldiginiz yerlere bakar iseniz, Gercek amaclarinin ne oldugunu rahatlikla gorursunuz, Iste burada Sema hanim ve Bircok insan ayni konuya deginiyor. Olmayan ve gercekleri yansitmayan bilgiler dogrultusunda alel acele yapilan bir yasa. Suan bile sizin ile konustugumuz konu budur, yani olmayan veya farkli gosterilen bilgilerin tartismasi, ve bu tartisma hic bitmez, cunku soylediginiz gibi birsey yok turkiyede,, hergun 5 kadin kocasi tarafindan O l d u r u l m u y o r. Farzedelimki dediginiz dogru olsun, zaten bu yasalar icerisinde var olan birsey, Bir insani oldurmek suctur, bu kocasida olsa, karisida olsa, baskasi da olsa farketmez,

          Asil tehlikeli olan, Bu yasa ile cozum uretilmesi gereken yere, daha fazla cozumsuzluk uretiliyor. Benim soylemek istedigim budur.

          Ben sizin verdiginiz Tum linkleri inceledim ve hic birisinde, rakam , sayi bir, istatistik bilgi yoktur, Aksine carpitilan birsuru rakamlarin 2002 ile 2007 donemlerinde AK parti iktidara gelmesi ile olusmustur diye carpitmalar vardir.

          Verdiginiz linklerde, Meclis komisyonlarinda yapilan calismalar, geziler Kadinlar icin verilen ekstra haklar v.s.

          Fakat yasayi okumus olsaydiniz gorecektiniz ki, Aile ici siddet yanina ilistirilmis Kadina siddet yasalari, ve bu yasanin tamamini okursaniz, Bastan sona, Erkege ne yapilacagi ile ilgili maddeler var, Erkek diyorum, cunki yasada, her yerinde KADIN ibaresi geciyor, A I L E degil. ve kadin ile erkek arasinda yasa ile ayrimcilik yapiliyor. Eger buraya kadar anlasmis isek, Size sunu soylemek istiyorum.

          Ben Bu yasa ile yargilanmis bir kisiyim. Turkiyedeki yasa ile ilgili cikan butun yazilari okudum, zaten bakanligin sayfasinda da var. Sizde okursaniz, daha bilgili konusabiliriz, Yoksa benim yazdigim her yaziya alinirsiniz, benim amacim kesinlikle bu degil.

          Ben aslinda, Bu yasadaki yanlisliklarin, Ileride, Ulkemiz ve ulke insanimiza, yapici hic birsey katmayacagini, blakis, Hem ulkemize hemde devledimize, insanlarimiza buyuk zararlar verecegini soyluyorum, Ilgin birsey var, Yukarida link verdiginiz yerdeki ulkelerde yapilan birisinde ne oldugunu, ben sayin bakandan ve o komisyon uyelerinden cok daha iyi biliyorum, ustelik o calisma 2009 yilina ait.
          Icerisindeki bilgiler ile tartistigimiz bilgiler tamamen farkli. Isterseniz verdiginiz linkleri siz de okuyun.

          Sonuc olarak benim soylemek istedigim, Bikzim ulkemeizdeki Insanlarimiz, Meclisteki yetkili kisiler, Tamamen disardan alinmis bir yasayi , ufak birkac degisikle alel acele 8 mart a yetistirmek icin cikardilar,

          Bir kesim memnun olmus olabilir, ama ilersi karanlik ve dipsiz kuyu, ben goruyorum, ama Sayin Bakanimiz bunu goremiyor, Cunki Ben yasadim, Fakat onlar zannettiklerine inaniyorlar. Onumuzdeki zamanlarda ne kadar yanlis yaptiklarini gorecekler, ve Ayni yasalari tekrar tekrar degistirecekler.
          Bu yasa Kesinlikle, Adil degil. O yuzden yeni evlenecek insanlarin icine bile supe getiriyor, Cunki en ufak aile ici tartismada, Cozum yeri, Bu yaptiklari tarafli yanli yasa olacaktir.

          Saygilarimla.

          • d.zehra dedi ki:

            aynı şeyleri söyleyip,aynı şeyleri düşünüp neden bu kadar laf kalabalığı ile birbirimizi boğuyoruz anlamış değilim.yasanın berbat olduğunu yukarıda söylemişken ben!adaletsizlik olduğunu kabul ederken!ben derdimi size burada anlatamayacağım.fırsatınız olursa bloguma koymayı düşünüyorum düşüncelerimi.çok önemliyse sizin için bakarsınız.siz bu yasayla yargılandınız..bense bu yasadan yararlanma şansı dahi olmadan eşleri tarafından darp edilen,evden atılan,yaralanan,boşanan,şiddet gören kadınlara hukuki ve insani danışmanlık yapmakla meşgulüm halen!avukatlığı bırakmama rağmen!ben de onların gözlerini görüyor,acılarını hissediyorum.sizin canınız yandıysa anlarsınız ne dediğimi.

            yasa yetersiz.eksik.daha kaç kez söyleyeyim.hükümetin show amaçlı yaptığı belli.daha ne söyleyeyim.benim umduğum beklediğim desteklediğim bir yasa değil!ama bu da mı olmasın..sadece bunu diyorum.siz neye itiraz ettiğinizi bi kere farkedin artık!ayrıca sadullah ergin’e verilmiş soru önergesini ve cevabını ,komisyon raporlarını kayda değer bir şey saymıyorsanız eyvallah. “en doğrusunu siz bilirsiniz”,bilmeye devam ediniz…

          • Sayin d.zehra hanim, dedi ki:

            “tartışılan yasa metnini okumadım henüz.ancak yazılarınızı okuduğumda tam olarak neye karşı çıktığınızı anlamak konusunda bazı açılardan zorlandım.sizin duyarlılığınızı niyetiniz anlayabiliyorum.”

            “siz bu yasayla yargılandınız..bense bu yasadan yararlanma şansı dahi olmadan eşleri tarafından darp edilen,evden atılan,yaralanan,boşanan,şiddet gören kadınlara hukuki ve insani danışmanlık yapmakla meşgulüm halen!avukatlığı bırakmama rağmen!ben de onların gözlerini görüyor,acılarını hissediyorum.sizin canınız yandıysa anlarsınız ne dediğimi.”

            Sayin Zehra hanim kardesim,
            Ben simdi cok sasirdim ne diyecegimi inan bilemiyorum, siz bu yasayi okumadi iseniz, ki oyle diyorsunuz, Peki bu madur insanlara nasil ne gibi yardimci olacaksiniz, size her kocam beni dovdu, darp etti, siddet gordum diye gelen ya yalan soyluyor ise, ya haksiz ise, karsi tarafin da gozlerini gorebiliyormusunuz. Belki asil aci ceken onlardir. Bunu nasil anliyabiliyorsunuz. Belki yalan yere agliyordur.

            Bir sorum size; hukuki danismanlik yaparken size gelen bir kisinin varsayalim ki, iftira atigini yalan soyledigini ve cikar icin bunu yaptigini anladiniz. size gelen bu kisiye ne gibi tavsiyeleriniz oluyor, Karsi tarafi hic dinlemeden bunu yapmak cok zordur oyle degil mi?

            Iste Sorun Burada, Benim gercekten canim yandi, canimi yakanlarda bu yasadan bir haber olanlar, Adalet dagitamayanlar, Yuvalari ve aileleri parcalayanlar, Hak yiyenler. Birde en onemlisi Ne yaptigini bilmeyen ve onun bunun lafi ile gaza gelip kendisini, cocuklari , darma dagin ederek, perisan olan sonra pismanlik duyup elciler gonderip de barismak isteyen ozur dileyen bir kisi ne olacak.

            Dediginize gore ben sasirdim simdi en Dogrusunu nedir ben pek bilemem ama, Neleri yasadiklarimi ancak bir ben Bilirim birde Allah (c.c) bilir.

            2009 yilinda bana bazi hukuk danismanlari ceketini al ve git arkana bile bakma demislerdi. Bu kolaycilik olurdu tabi, Bir de emeklerim vardi, Tek basima evlatlar yetistirmistim yillarca. Hem anne hem baba olmak cok zordur, ama bunu bir Baba olarak yapmak daha zordur. Kimse kimin ne yasadigini pek icine girmeden hic bilemez.

            “Gerci siz daha iyisini bilirsiniz,” dikkat ettimde cok yazi yazmisim, Benim yazdiklarimin icerisinden, Kadin veya erkek ayrimi cikarmayin lutfen, Ben sadece ADALET istiyorum.

            Saygilarimla.

    • Ali dedi ki:

      Bataklık herhalde erkekler oluyor sizin için?Bence en güzeli kurşuna dizmek.Ne adama eziyet olur ne de bir daha birisinin canına kastedebilir.Aslında şu Sivas’ta kurtlar çok acıkmış böyle adamları atacaksın helikopterle kurtların arasına görsün yaptığının cezasını.”Hmm sen misin karına bağıran?Al sana işte böyle kurtlara yem olursun işte.”

      Ee zaten bu medyanın diline düşmekle kurtlara yem olmak arasında da pek fark yok aslında.Çünkü bizim medya yılda biri hergün biri de 5 yaprak anlattığı için kurtlara yem olmak daha iyi bile denebilir.

  11. Ali dedi ki:

    Bu böyle yapılacağına evlilikler toptan yasaklansa daha iyi olur diye düşünüyorum.Kadınlar ile erkeklerin toplu taşıma araçlarıda dahil heryerde ayrılmaları gerekir.Böylece ne koca kları ne de cinayet.Toptan çözümü bulmuş oluruz.Kadınlarda kurtulur bizde.Ben olsam kadınlara yrı bir şehir yaparım erkeklere ayrı bir şehir.Kadınların erkeklerin şehrine girmesi yasak olsun,erkeklerin kadınların şehrine girmesi yasak olsun.Anadolu yakası erkeklerin,Avrupa yakası kadınların olsun.Kars erkeklerin Erzurum kadınların olsun.Hatta Türkiye’nin doğusu erkeklerin batısı kadınların olsun.En güzeli böyle çözülür bu iş.Batı şehirlerinin asker ve polislerini kadınlar oluştursun doğununkileri erkekler oluştursun.Bakanımız az bile yapıyor bence.Bana kalsa ben öyle bir çözerimki bu işi erkek kadın denilen cinsi unutur kadında erkek denilen cinsi.O derece yani.

  12. Kritik-Analitik dedi ki:

    Super bir yazi, ellerinize saglik Sema hanim…
    Hani ak partiyi seviyoruz sayiyoruz basbakanimizdan memnunuz ancak egriye egri, dogruya da dogru demesini bilmeliyiz, koru korune cikan yasa ve kanunlara vardir bir hikmeti bir bildikleri diyemeyiz, sizi tebrik ediyorum…

  13. desperate dedi ki:

    1 Mart 2012 tarihli Radikal gazetesindeki bir haberde İzmirde yaşayan A.G, altı ay önce boşandığı S.G. ve 4 yaşındaki kızıyla parkta buluştu, burada eski eşine barışma teklifinde bulundu. Bu sırada S.G. cep telefonu çaldı. G., eski eşini sevgilisiyle şifreli konuşmakla suçladı ve yanında bulunan ekmek bıçağını S.G.nin boğazına sapladı. Kızının gözü önünde kanlar içinde yere yığılan G. olay yerinde hayatını kaybetti. Teslim olan G. nin bıçağı yeni aldığı belirlendi. DHA.
    Şimdi 6 ay önce boşandığı eski eşiyle parkta buluşuyor, buluşmadan önce bir bıçak satın alıyor ve öyle gidiyor, kadına barışma teklifi ediyor, doğru olup olmadığını bilemediğimiz eski eşinin sevgilisiyle konuştuğunu bahane edip öldürüyor, zira erkekler kadını öldürüp sonradan ceza indirimi almak için yok beni aldattı, beni tahrik etti, bana erkek değilsin dedi gibi iftiralar atabiliyorlar. Bu nasıl bir cinnettir, küçücük çocuğunun yanında çocuğun annesini öldürmek. Bu kadın ne diyerek böyle bir ölümü haketmiş olabilir. Hala bu erkekleri mi koruyacaksınız.
    Erkek kadını dövmüştür çünkü kadın hak etmiştir, öldürmüştür çünkü kadın erkeğe cinnet geçirtmiştir, erkekler mağsum, bütün suç kadınlarda. Hem bundan 10-20 yıl önce çoğunluğu için, şimdi bir kısım aile için yas sebebi olarak doğ, okumanı istemezler çünkü bilinçlenme, çalışmanı istemezler çünkü güçlü olma, kocana bağımlı ol, birgün bir sapık tarafından tecavüze uğrama ihtimalin olsun sürekli, ya da bir psikopat aşkına karşılık vermedin diye seni öldürsün, evlen koca dayağı ye, boşanmaya kalkarsan öldürebilir, hadi boşanırken öldürmedi bu sefer gel barışalım der kabul etmezsen öldürür, sonuç olarak öleceksin, devlet seni korumak için kanun yapar erkekler karşı çıkar, hakları ellerinden alınıyormuş, ömür boyu nafaka veriyolarmış, sen canını verirsin kimsenin umrunda değildir, yok bir gün kaza eseri eşlerine ellerini kaldırırlarsa hapis yatarlarmış, kaldırma kardeşim elini kaldırma, erkekler şiddet görüyormuş, şimdiye kadar kaç erkek dayak yemiş, öldürülmüş bir istatistiği yapılsın, kadınlar hergün öldürülüyor açın gazeteyi, tvyi, ben hergün görüyorum. Şimdiye kadar bu kadar cinayetlerin, dayakların, şiddetin nedeni kadınların bir birey olarak görülmemesi, erkeklerin tabiri caizse malı gibi görmeleridir. Gerçekten şiddete mağruz kalan kadınlar şikayet etmezmiş, edemez evet ama çevreden edebilirler devlet onlara yardımcı olabilir, kadın şikayetini geri alamaz çünkü bu basit bir şikayet olayı değil. Kadınlar da aklını başına alsın zırt pırt şikayet etmesinler kocalarını çocuk oyuncağı değil, bir günlük rapor alıcam diye gidip darp raporu alırsan tabi ki olay adliyeye intikal eder. Erkekler de başlarına neler geleceğini düşünerek daha dikkatli olsunlar, karşınızdaki sizin gibi bir insan, gururu haysiyeti kişiliği olan bir insan, kendinize çok güveniyorsanız bir erkeğe tokat atın bakın bakalım başınıza neler geliyor.

    • fitnat hanım dedi ki:

      bu kanuna hayır denmesi için uğraşanlar her gün 5 kadının vebalini alıyorlar ve bunun farkında değiller malesef. Eğer gerçekten iyi niyetli bir çalışma olsaydı kanuna toptan hayır demek yerine suistimale açık maddelere itiraz edilirdi. Bu sitede yayınlanan yazılar bile o kadar taraflı ki sadece erkekler mağdurmuş gibi gösterilmeye çalışılıyor. Sema hanıma hiç mi okur mektubu gitmiyor koca dayağı mağduru kadınlar. Hiç zannetmiyorum. Feminizmin yaptığı neyse tam zıt tarafında sema hanım aynısını yapıyor. Yaşamı ifrat ve tefrit noktalarına çekmemeniz dileğiyle..

      • eymen dedi ki:

        Kanun geçince şiddet bitiverecek oh ne ala memleket.

        Kanun geçince şiddet belki azalır ama bitmez, fakat uzun vadede aile biter.

        Asıl bu kanuna evet denmesi için uğraşanlar, üç beş sene sonra evlilik dışı ilişkilerdeki artışın, nikahsız birlikte yaşama dolayısıyla meydana gelecek kadın ve çocuk mağduriyetlerindeki artışın ve milyonlarca kadının anne olma hakkının ellerinden alınmasının vebalini üzerlerine alıyorlar.

        Aklın yolu, zararı faydasından fazla olan şeyi reddetmektir.

      • Ahir Zamanda Erkek Olmak dedi ki:

        peki bu kadına evet denmesi için ugraşanlar her gün kaç erkeğin kaç çocuğun kaç ailenin vebalini alacaklar.

        erkeklerin fıtratlarının bir özelliğide olan biteni içlerine atarlar paylaşmazlar ve o birikenler günün birinden “CİNNET” şeklinde tezahür eder.

        korkarım bu yasadan sonra daha fazla KOCA CİNNETİ haberleri duyacaz.
        ve daha fazla BOŞANMA vakası duyacaz.

        tabi bu haberler yine feministlere malzeme olacak!

        Bindik bir alamete gidiyoz kıyamete….

      • Kritik-Analitik dedi ki:

        insanlar Allahin adaletine yuz cevirirler de, aralarinda kendi adaletlerini tesis etmeye kalkisirlarsa boyle sonuclar cikar ortaya…
        Bir hatayi engellemek duzeltmek toplumu dogru bilinclendirmek egitmekten gecer, yukarda hazirlanan sindirme ve yipratma politikalariyla degil..!
        Kadin/Erkek polemigine girmek istemem ancak, evine hayati pahasina insaat tepelerinde, maden ocaklarinda kanalzasyon cukurlarinda calisarak ekmek getiren erkeginde bir itibari haysiyeti olmali, bahsi gecen maddelerde eger erkek esine soz geciremiyecekse, yanlis bildiklerini gorduklerini esine soyliyemiyecekse bu maddeler geregi, o zaman bu maddeleri savunan her kisi maden ocaklarinda hayatini kaybeden veya insaat tepesinden duserek can veren, kanalzasyon cukurunda gocuk altinda hayatini yitiren tum cefakar cilekes erkeklerinde vebalini aliyorlar..!
        Sema hanim orta yolu bulmaya calisiyor, kendisini bir daha tebrik ederim…

    • zeliha dedi ki:

      siz kocanıza tokat atın diye bu kanun çıkarılıyor.. hadi gözünüz aydın..

    • Yasin dedi ki:

      Örnek gösterdiniz olayda, S.G. Kocasının şiddete meyilli olduğunu biliyorsa park’a barışmak için neden gidiyor?
      6 ay önce boşanıp sonra barışmaya çalışmanın mantığı nedir? Bu işte bir tuhaflık var.
      İçyüzünü bilemeyeceğimiz sadece bize yansıtıldığı kadarı üzerinde muhakeme yapmanın anlamı yok.

      Şiddeti savunmadığımızı bilin, korumaya çalıştığımız şiddet uygulayan erkekler değil, bunu farkedemiyor musunuz?
      Ne şiddeti, ne de cinneti haklı görmüyoruz. Cinnet haklılıktan değil haksızlıktan da doğabilir.

      Dediğimiz şu;
      “Sunulan taslak bu derde deva değil”
      Avrupa’yı bitiren, son kullanma tarihi geçmiş kanunun bize yutturulmak istenmesine karşı çıkıyoruz.
      Bu kanunlar zaten bünyemize uymuyor, birde bu kanunların “ifrad” düzeyi bizi yıkar.
      8 Mart’ta şov yapacaklar diye; bu kanunun tartışılmadan kabul edilmesi bile, başlı başına büyük bir yanlış.

      Çözümü çok zor olmayan sorunların çaresini yanlış ilaçlarda arayıp, bir de yan etkilerine mahkum ediyorlar bizi.

      Erkekler başlarına geleceklerin farkında olsaydı şimdi sokaklarda pankart açıyor olurlardı, “Herkes uyuyor.”

      Bu kanunun mağduru olmak için; erkeğin şiddet uygulmasına gerek yok.
      Bu kanun geçerse; derdini anlatabilmesi için “hafiften sesimi yükseltebilir miyim gürültüden dediklerim anlaşılmıyor” demesi gerekecek. 🙂

      Erkekleri bu derece zalim göstererek daha büyük bir haksızlık yapıyorsunuz, biz zalim değiliz, topyekûn cezalandırılmak istemiyoruz.

      Bakanımız o kadar zalim görüyorsa bizi, en kısa yol “Erkekleri Hayvanat bahçesine kapatsın.”

      • desperate dedi ki:

        Kadının korktuğu zaten parkta buluşmasından belli, kendisine zarar verme ihtimaline karşı açık bir alanda buluşmak istemiş, kızının ve çevrediki insanların yanında zarar veremeyeceğini düşünmüş belli ki.
        Kadının sevgilisinin olup olmadığını bilmiyoruz, varsa bile bu bir cinayeti haklı göstermez, eşki eşi barışmak için buluşmak istiyor ama buluşmaya giderken bir bıçak satın alıyor. Söylediği gibi kadının sevgilisi varsa ve bunu bilerek buluşmaya gidiyorsa neden barışmaya çalışıyor, yok orada öğrendiyse neden giderken bıçak götürüyor. Tabi ki iç yüzünü bilemeyiz ama sonucunu biliyoruz kadın ölüyor hem de 4 yaşındaki kızının gözleri önünde. Bu kanunun siz masum erkeklere ne gibi zararları var onu anlamadım 2 gün nezaret ve nafaka dışında size ne gibi zararı var, bunları onaylamıyorum haksız yere bir insanın 1 saat bile özgürlüğünün kısıtlanmasını istemem ama binlerce kadının hayatını kurtaracak bu yasaya birkaç kötü örnekle karşı çıkılması anlamsız. Sizin yaptığınız da yangına körükle gitmek, aile birliğini bozacağını söylemek abartılı bir savunma yöntemi. Erkeklerin hepsi zalim değil ama büyük bir kısmı öyle, okumuş yazmış erkekler bile karısına şiddet uyguluyorsa birkaç erkek haksızlık görüyor diye kadınların korunmasını engellemek te zalimliktir.

        • Rodrigo dedi ki:

          ”Erkeklerin hepsi zalim değil ama büyük bir kısmı öyle …”

          bu kadar yanlı taraflı yorumlarınızla hala daha hakikatin dilini konuştuğunuzu zannediyorsunuz herhalde.Sizin anlayamadığınız cinnet geçirme sebeplerini,dolaylı yoldan çok güzel canlandırıyor bizlere gösteriyorsunuz.

          Adalet istiyorsanız ilk önce kendiniz adil olmayı öğreneceksiniz.Toptancı yaklaşımlarla çoğunluğu karalıyor,tepki gelince ”ben hepsini kastedmedim diyor”,ondan sonra gene çark edip aynı şeyleri tekrarlayarak bu tutarsızlıklar içerisinde değerlendirme yapıyorsunuz.

          Evilikte ihtiyacların giderilmesini bile ”tecavüze uğramak’ olarak gören ve her evliliğin kadınları ezdiğini anlatmaya çalışan kimse ne evlensin, ne erkeklerin menziline girsin ne de burada esasında kadın-erkek ilişkilerini düzenleyen yasanın altına yorum yapsın.

          • desperate dedi ki:

            Benim yazdığım iki satırlık yorum bile size cinnet geçirtiyorsa asıl siz hiç evlenmeyin, şiddete meyillisiniz anlaşılan. Bu kanuna neden karşı olduğunuz da anlaşıldı.

          • Rodrigo dedi ki:

            ”Benim yazdığım iki satırlık yorum bile size cinnet geçirtiyorsa asıl siz hiç evlenmeyin, şiddete meyillisiniz anlaşılan. Bu kanuna neden karşı olduğunuz da anlaşıldı.”….

            siz kendi denginizi bulup,”sorun yaşamadan” evliliğinizi devam ettiriyorsanız ne mutlu bize. -Allah’a hamdu senalar olsun…-

            Şiddete karşıyım elbette.Ama karşılıklı olarak, tek taraflı değil. Aslında her kesim,hayata bakış açısını gösterir cesamette yorumlar yapıyor;
            Derinlik içerisnde olanlar nedenleri arayarak
            YÜZEYSEL YAŞAYANLAR ise sonuçlar ile uğraşarak….

        • Yasin dedi ki:

          6 ay önce boşandığı adamla ne işi var? Neyi konuşacak?
          Küsmek, Boşanmak ve Barışmak çocuk oyuncağı mı?
          Kadın korktuğundan dolayı mı parkta buluştu acaba? bilemem.
          Belki de pazarlık yapılacaktı, aşırıya kaçan istekler, aklımıza gelemeyecek şeyler oldu, bilemem. siz de bilemezsiniz kimse bilemez.
          savunulacak bir tarafı yok elbet, ama iç yüzünü bilemeyeceğimiz bir örnek koyuyorsunuz önümüze.

          Avukatlar erkeğe İftira kurbanı olmaması için, boşanma aşamasında karısıyla konuşmaktan kaçınmasını tavsiye ediyorlar. Bunun ne demek olduğunu yaşayan bilir. Yok yere adliyelerde sürünenler bilir.
          Dili yanmayanların ahkam kesmesini anlıyorum ama hiç mi empati kuramıyorsunuz?

          Hukuk sitelerine bakın, erkekler neler çekiyor bol bol döküman bulursnuz. Kadınlar; çocuğu, tazminatı ve nafakayı sürekli erkeklerin aleyhinde kullanıyor.

          Erkeklerin boşanmaktan kaçıması tuhaf değil mi? Kendisini istemeyen bir kadınla neden yaşamını idame ettirmek istesin ki? Kanunların evlenmeyi ve boşanmayı kolaylaştırması ve adaleti gerçekten sağlayacak düzenlemelere gitmesi daha mantıklı değil mi?

          Biz kadınlar gibi imtiyaz istemiyoruz, sadece adalatsizliğe karşı duruyoruz.

          Aile sistminin çökeceğini görmek için kahin olmaya gerek yok, bakın avrupaya; onların aile yapısını çökerten bu kanunlar oldu. Onlar da eskiden dindardı, katoliklerde boşanmak bile yasak.
          Yaşanmış örneklerden de mi ibret almıyacaz?

        • fitnat hanım dedi ki:

          o haberi hatırlıyorum telefonda konuştuğu kişi kadının ablası çıkmıştı.adamın sevgili iddiası cezayı hafifletme sebebinden başka birşey değil.gördüğünüz gibi yasaları suistimal eden tek taraf kadınlar mı şimdi?.çeşitli mazeretlerle erkeklerin cezalarıyla da bir şekilde oynanıyor.bunun en son örneğini n.ç davasında görmedik mi?

          • Yasin dedi ki:

            Telefodakinin Kimin çıktığının önemi var mı?
            Telefondakine takıldınız siz.

            Bakın ben orada başka şeyler söyledim onları görmezlikten geliyorsunuz.

        • Kritik-Analitik dedi ki:

          Yuce Kitabimiz Kurani Kerim de ve Peygamber s.a.v. in Hadisi Seriflerinde kari / koca iliskisi cok net ve adil bir bicimde aciklanmis izah edilmis bir hayat yasam sistemi kullar arasinda en adilane bicimde tesis edilmistir…
          Beseri hukuklardan medet ummak arayis icerisine girmek, sorunlari cozmez, hatalar hatali yontemlerle giderilmez…
          Boylesi zalim ve tarafli bir tasariyi kanunlasmasi icin can atanlar, once egitim sistemini, toplumun temel degerlerine dinamit koyan dizileri programlari elestirsinler…
          Acip kainati yaradanin ve peygamberinin ogutlerini okusunlar, Allaha kulluk etsinler, kullarina degil…

          • Ali dedi ki:

            @Rodrigo

            Hadi onu da geçtim.Sizin cevapla benim cevap arasında bir günlük süre var.Oysa ki ben orada bir hafta demişim.Herhalde dalgınlığınıza gelmiş olacak.Neyse helalleşelim gitsin.Ortada bir yanlış anlaşılma var besbelli ki.

        • kadın dedi ki:

          Cevap bile vermemek lazım bu kendi türünü inkar eden aklı evvellere desperate! Hem şu merhalede bizi anlamaları zor, erkekleşmişler çünkü kadın değiller artık! Kadın olmak onların zihinlerinde edilgenlikten başka bir anlam ifade etmiyor. Feminizmi bile erkek düşmanlığı olarak gören bir zihniyetten ne bekleyebiliriz ki! En nihayetinde kızkardeşlikle seviyorum hepsini ama insan kardeşiyle de uzlaşamayabiliyor. Tabi ona zarar gelmesin istiyor yine de… Ancak bunu anlamaya başladıklarında zihniyet değişecek. Çok doğal bir sonuç bu, ama bunu bile kestiremiyorlar. Birde her biri birer profesör edasıyla savunmuyor mu bunları en çok güldüğüm de o! Ama bu ülkede profesör olmaktan kolay ne var değil mi!!! İleride bu saçmalıklara çocuklarımız gülecek tek temennim bu! Sevgiler..

          • Yasin dedi ki:

            Kadın tür olarak mı ele alınıyor? Ben cinsiyet sanıyordum.
            Feminizm ile beraber yeni bir tür gelişti sanırım. :S

            Ama geç kaldınız bu konuda,
            Amazonlar zamanında Randıman alamadıklarından olacak sanırım; tükendiler. 🙂

            Sema Hanım; Erkekleşmiş Kadınları tarif ederken güzel bir tanım koymuştu ortaya, okuyun derim.

            Hangi zihnmiyet değişecek?
            Kadınların TIR Şoförlüğüne soyunması “değişimin alameti” mi acaba?
            Kendinize eziyet ediyorunuz erkeklerle yarışarak,
            Biz sizinle yarışmıyoruz, farkında mısınız?

            Biz kadınları erkeklerin erkekleri de kadınların örtüsü olarak görüyoruz. Neden yarışalım ki?

          • Rodrigo dedi ki:

            Asıl kadınlığından utanıp erkek olmaya çabalamanın adı FEMİNİZMdir. Burada Sema Hanım ve ekibi kadınlara;”aslınıza dönün,fıtratımızda sertlik,rekabet,bencillik yok yumuşaklık,nezaket,işbirliği,fedakarlık var” diyor…

            Yazılanları;bastırılmuş duygularınızdan ve medya tarafından size pompalanan ”kadınsın,herşeyi yparsın,kim tutar seni” gazından uzaklaşarak okuyup ona göre değerlendirme yapınız…

          • Ali dedi ki:

            Gerçi üstünden bir hafta geçmiş ama yine de merak ettim neymiş şu feminizm bize anlatabilir misiniz acaba?Sizin gibi düşünmeyen kendi hemcinslerinize dahi saygınız yok.Bu kadar aşağılamayı bu forumda hiçbir erkek hiçbir hanıma yapmadı.Erkekleşmekten kastınız erkeklerin haklarını savunmak mı?O zaman hayvan haklarını savunanlarda hayvanlaşıyor mu?Bize biraz açıklık getirebilir misiniz acaba?

          • Rodrigo dedi ki:

            @Ali

            Bir önceki yazdığım cevap size değil ”kadın” rumuzlu yazara verilmişti.Site içeriğinden kaynaklanan bir durumdan dolayı başka bir yazının altına gelmiş,sanırım ondan yanlış bir anlama olmuş..

            Hem merak etmeyin eğer bir terbiyesizlik,saygısızlık yaptıysam eminim ki moderatörlerin ahlak anlayışı sizden daha derin ve hassas olduğundan gerekli düzenlemeyi yapacaklardır,buna hiç şüpheniz olmasın…

            Feminizmin sözlük anlamını,elinizin altında internet varken bana mı soruyorsunuz? yoksa bu saattten sonra sınavmı olacağız? Kusura bakmayın o yaşı çoktan geçtim.

            Söylediklerimin elbette arkasındayım.hem de sonuna kadar.Zaten hayatın ta kendisi beni doğrulamaktadır.Feminizm; Kadın fıtratından gelen ve Allah’ın onda kendi merhametini,sabrını vb. yansıttığı tüm güzel özelliklerden UTANMAK, bu güzelliklerin yerine sırf erkekleri ölçü alarak onlarla başedebilecek yırtıcılıkta,şirretlikte kendini YENİDEN DİZAYN ETMEKtir.(Din’e,Şer’i Fıkhi bütün kurallara başkaldırarak elbette)

            Eğer hayvan hakları savunucularıda yukarıdaki örnekteki gibi ”radikal bir dönüşüm” gerçekleştiriyorsalar fıtratlarında,evet onlarında durumu vahim… 🙂

            (Böyle birşeyin olmadığı aşikar ama çevre,hayvan hakları gibi Feministlikle mukayese edilemeyecek apayrı durumların ardına gizlenerek kelime oyunu yapmanız savunduğunuz şeyin ne kadar akla abes olduğununda dolaylı yoldan itirafı gibi…)

            Bu arada unutmadan sitede üyelik gibi bir sistem olmadığından belki de ALİ ismiyle yazan başka birisiniz..Eğer öyleyse GERÇEK ALİ üstüne alınmasın lütfen…

          • Ali dedi ki:

            @Rodrigo

            İyi güzel de Rodrigo bey ya da hanım.Tam karar veremedim.Nick erkek nicki gibi ama kusuruma bakmayın.Bende o cevabı size yazmamıştım.Net ortamında yanlış anlaşılmak böyle oluyor işte:) Demek ki @ i bol bol kullanmak gerekiyormuş.Neyse cevabım size değil yani.@kadın a.Hem zaten bana bir cevap yazmış olamazsınız çünkü öncesinde benim bir yazım yok;)kadın rumuzlu kişinin altsatırına yazmamın yeterli ve anlaşılır olduğunu düşünmüştüm ancak yeterince anlaşılır değilmiş.Site yapımcılarının bu ayrınıyı gözönüne almaları gerekiyor bence.Önemli bir teknik sorun.5.cevaptan sonra cevapla butonu gelmiyor.Bu da böyle yanlış anlaşılmalara yol açabiliyor maalesef.Ya da bunu böyle yapacaklarına alıntı taglarını koysalar daha iyi olur.

          • Ali dedi ki:

            @Rodrigo

            Bence birilerine cevap vermeden önce “Bana mı söylediniz?” gibi bir doğrulatma yapmanız daha yerinde olur.hemen kızıp celallenmeye gerek yok.İşi hemen ahlaka falan vurmuşsunuz.İnsanları net üstünden değerlendirmek yanlış birşey olsa gerek.

          • Rodrigo dedi ki:

            @Ali

            İkimizde sitenin tasarım kurbanı olmuşuz anlaşılan…:)
            (yanlış anlaşılmaya müsait şeyler yazdıysam özür dilerim)

            Lakin Ali isminin altında yazılanları içerisinde(14 Mart 2012, 01:23);”Erkekleşmekten kastınız erkeklerin haklarını savunmak mı?” diye bir cümle var. Tam da benim bir üst satırda ”Asıl kadınlığından utanıp erkek olmaya çabalamanın adı FEMİNİZMdir” sözüme karşılık yazılmış gibi duruyordu.Onun için tekrar cevap yazma gereği duydum…

            İşi ahlaka vurmamın nedeni de gene işbu satırdaki(14 Mart 2012, 01:23);”Sizin gibi düşünmeyen kendi hemcinslerinize dahi saygınız yok” cümlesidir.Eğer beni kastederek yazmadıysanız mesele yok.

            Son olarak Rodrigo nickiyle yazan kişiye bey,beyefendi,birader v.s. ile hitap ederseniz alınmaz,çünkü erkektir….

          • Ali dedi ki:

            @Rodrigo

            Tamamdır:)Eyvallah.Olur böyle.Kaldı ki insanlar bazen karşılıklı olarak bile birbirilerini yanlış anlayabiliyorken burada yanlış anlaşılmaların olması çok normal:)Hadi kalın sağlıcakla.

    • eymen dedi ki:

      “zira erkekler kadını öldürüp sonradan ceza indirimi almak için yok beni aldattı, beni tahrik etti, bana erkek değilsin dedi gibi iftiralar atabiliyorlar.”
      Bunlar iftiraysa, durup dururken oluyorsa, bütün erkekler katilliğe öldürmeye meyilliyse, şansa yaşıyor kadınlar demektir. Kadına, zayıfa şiddete hayır ama bunu önlemenin yolu nedenlerini araştırmaktan geçer, biri şiddet uyguluyor, bini uygulamıyorsa nedenler bakmak lazım, gerekirse evlenecek olanlardan psikolojik durum raporu istensin. Bugünkü bir gazetede de bir kadın tarafından öldürülen erkek haberi vardı.

      Üç beş sadistin, akıl hastasının, sapığın suçunu neden bütün erkekler çeksin ki.

      Kadın boşandığı eşiyle buluşmuş; İslam’a göre o kadın evlenmek niyetiyle görüşmek için bu ülkedeki bütün erkeklerle buluşabilir, yanlız eski eşi hariç. İslam boşuna bir kural koymaz.

      Cezaları arttırmakla,

      • fitnat hanım dedi ki:

        kimse babaya kızını göstermek amacıyla buluşabileceklerini düşünmedi acaba?

        • Yasin dedi ki:

          O kadının kızı koz olarak kullanmadığı ne malum?
          Şu kadar para vermezsen Kızını göremezsin, kızımız küçük şu olur bulur, kazadır önüne geçemem demediği ne malum?
          Eski kocasıyla konuşurken ablasıyla konuşma ihtiyacını neden duydu? Ona neler söylediği ne malum? hiçbirini bilemeyiz.

          Oysa daha önce “Barışmaya gidildiği” söylenmişti. Gerçeği bilemeyiz.
          Tekrar söylüyorum İç yüzünü bilmiyoruz, sizin varsayımlarınız var, benim de var. Sürekli bu olay üzerinde tez-antitez üretip bir yere varamayız.

          Herkesi kendiniz gibi görmeyin.
          Erkeklerin hepsini bir kaç şiddet uygulayan erkek yüzünden suçlayamazsınız. Kaldı ki şiddet uygulayan erkekleri de dinlemek lazım. Sağlıklı bir kanun çıkması için tüm bunların araştırılması gerekir.

    • Ali dedi ki:

      Bu böyle yapılacağına evlilikler toptan yasaklansa daha iyi olur diye düşünüyorum.Kadınlar ile erkeklerin toplu taşıma araçlarıda dahil heryerde ayrılmaları gerekir.Böylece ne koca kları ne de cinayet.Toptan çözümü bulmuş oluruz.Kadınlarda kurtulur bizde.Ben olsam kadınlara yrı bir şehir yaparım erkeklere ayrı bir şehir.Kadınların erkeklerin şehrine girmesi yasak olsun,erkeklerin kadınların şehrine girmesi yasak olsun.Anadolu yakası erkeklerin,Avrupa yakası kadınların olsun.Kars erkeklerin Erzurum kadınların olsun.Hatta Türkiye’nin doğusu erkeklerin batısı kadınların olsun.En güzeli böyle çözülür bu iş.Batı şehirlerinin asker ve polislerini kadınlar oluştursun doğununkileri erkekler oluştursun.Bakanımız az bile yapıyor bence.Bana kalsa ben öyle bir çözerimki bu işi erkek kadın denilen cinsi unutur kadında erkek denilen cinsi.O derece yani.

  14. Ahir Zamanda Erkek Olmak dedi ki:

    Allah resulü ne güzel buyurmuşlar:”İşlerini kadına teslim eden eden bir kavim felâh bulmayacaktır” demiş idi”. (Buhârî, Fiten 17, Megâzi 82; Tirmizî, Fiten 75, (2263); Nesâî, Kudât 8 (8, 227)

    bu kanun geçecektir çünkü Aileden(kadından)sorumlu devlet bakanı bir kadın.
    neden kadınları kendi fıtratlarına aykırı yerlere getirirler anlamıyorum.KADINDAN İDARECİ,YÖNETİCİ OLMAZ!!

    yahu Yüce Yaradan K.Kerimde ailede ev reisliğini erkeğe vermiyormu?
    peki Yüce Yaratıcı aile gibi küçük bir müessesenin yöneticiliğini,reisliğini dahi kadına bırakmayıp erkeğe teslim ediyorsa koskoca ülkenin bir bakanlık müessesi nasıl bir kadına teslim edilir? ben sizlere soruyorum.

    benim şahsi kanaatimce bir aileye reis olamayan kadın hiç bir müesseseyede reis olamaz arkadaş!
    bu ülke bir kadına emanet edildi ne oldu mazi ortada!

    yani işin özü şudur;böyle hayatı bir yasayı getirten ısrarla üstünde duran bir kadınsa ve bu yasada kadınların yararınaysa bu yasa kesinlikle öyle yada böyle çıkacaktır.
    çünkü kadınlarda muhakeme yeteneği erkeğe nazaran kıttır.
    neden islam tarihi bounca hep şeri hükümlerle,fıkhi,ameli,örfi hükümlerle ilgilenenler hep erkekler olmuşlardır neden hep MÜCTEHİD duyarız da MÜCTEHİDE duymayız çünkü bu bir fıtrat meselesidir.şeriat zahire bakar şeriatte kısas vardır şeriatte acıma yoktur adalet vardır.

    ve bütün bunlarıda yapabilenler tarihi süreç boyunca,ancak fıtri donanımlarıyla erkekler olmuşlardır arada istisnalar olabilir ama bu kaideyi bozmaz.

    şimdi siz böyle tüm bir ülkenin ailevi durumunu ilgilendiren bir müessesenin başına fıtratıyla tamamen zıt bir iş yapmaya kalkışan bir kadını getirirseniz o da dogal olarak kendi fıtrat kanunu olan DUYGUSUYLA,MERHAMETİYLE işi halletmeye kalkışır ve işi arap saçına dönderir ülkeyi kaosa sürükler.

    bunun sonucunda varacağımız nokta “Merhametten,Maraz Doğar” olacaktır…

    • fitnat hanım dedi ki:

      müctehide duymamanız sizin probleminiz meşahürinnisayı okumanızı tavsiye ederim el üstünde tutulan kimi alimlerin hocası kadındır

      • cenan dedi ki:

        Allah’tan korkun feminizmi dinimize bulaştırmayın….

      • eymen dedi ki:

        Kadın alim olamaz denmiyor ki, idareci olmasınlar deniyor. Günümüzde de sayıları çok az olmakla birlikte kadın alimler var, Allah (c.c.) onlardan razı olsun. Ama onları dinleyecek, onlara uyacak kadın var mı bilmiyorum.

    • TOPRAK dedi ki:

      Size tamamen katılıyorum. Kadın arka planda yer almalı. Çünkü arka plan çok önemlidir. En az sahne kadar önemlidir. Sahnenin güzelliği perde arkasında saklıdır. Perdeyi kaldırır Hem sahneyi hem perde arkasını görürsek ORTAMI SİZ DÜŞÜNÜN ARTIK.

  15. salih özgür dedi ki:

    AİLE BAKANI KADIN OLUNCA İŞ YARIM OLUYOR BENİM ÖNERİM AİLE BAKANI KARI KOCA OLMALI ,BAKAN ERKEK OLMALI ,BAKAN YARDIMCISIDA ,KADIN ,BAKANIN KARISI OLMALI Kİ KANUNLAR ADİL YAPILSIN, AİLE BAKANLIĞINDAN BİZİM KÜTÜPHANEMİZE KİTAP GÖNDERDİLER, KİTAPLARIN KONUSU ,ŞU :AİLE İÇİ ŞİDET ,KADINA UYGULAN ŞİDDET,KİTAPLARIN İÇİNDE İSE ,AB PARA ALINDIĞI AMA AB İSTEDİĞİ ŞEKİLDE KİTAPLARIN YAZILMADIĞI ANLATIYOR KOMİK,

    HZ.MUHAMMED SAV HZ. HATİCE RA.SEVĞİ KÜTÜPHANESİ ,OLARAK TÜRKİYE VE ULUSLARARASI KURUŞLARA BU MÜKEMMEL AİLE HAYATIMIZA VE DÜNYAYA ANLATMAMIZ LAZIM ACİL OLARAK ,

    AİLE BAKANLIĞINA BİZ HZ. MUHAMMED SAV HZ. HZ.HATİCE R.A ÖRNEK AİLE DİYE SUNDUK

    BU KONULARDAKİ GAYRETİ VE HASSİYETİ DOLAYSIYLA SEMA MARAŞLI HANFENDİDEN ALLA RAZI OLSUN EFENDİM ,SAYĞI ,SEVĞİ VE DUALRIMLA ……

  16. Yasin dedi ki:

    Milletin tepkisizliğinden şunu anlıyorum;

    Ağzımda sakız,elimde çanta
    Fink atarım kaldırımlarda

    Bağlanmaya sonuna kadar karşıyım
    Ama dizilerimden beni ayırmayın
    Değişir dünyam bir tuşla uzaktan
    Elimdeki kumandam hayatıma kumandan

    Yeni bir kart verdi bugün bankam
    Puanlarım artık en büyük kankam
    Olmasa da cebimde beş kuruş para
    Cebimdeki telefon on numara

    “Bak kızım,yedi kocalı hürmüz gibi dolan
    Ama ailemizin kızı gibi davran,
    Seni alacak biri de bulunur elbet
    En kolay parayı hep sen kazan”

    ben değil MANGA söylüyor.

  17. çiğdem dedi ki:

    dünyanın bütün gelişmiş ülkelerinde kadını korumaya yönelik kanunlar bunun gibidir, ne kadar da korkmuşsunuz erkeler adına hanımlar, sanki patır patır onlar öldürülüyor.
    iftiraya uğrarlarmış ! delil olmadıktan sonra sonuçta ceza alınmaz, bana bunu yaptı diyorsan kanıtlamak zorundasın , yani bu kanun bile bir kadını % 100 koruyamaz , ayrıca sana psikolojik işkence ettiğini nasıl kanıtlayabilirsin ki!
    Ayrıca seni öldüreceğim diyen bir adamın illa harekete mi geçmesi lazım , siz kanıt yok diye mıymıylanırken adam gidip öldürüyo zaten!
    benim anlayamadığım neden biz erkelerden daha çokdert ettik ki bu yasayı , insanlık tarihi boyunca ezilen olduğumuz için şimdi yasa karşısında bir arpa boyu kadar avantajlı olmak niye bu kadar gücümüze gitti!Meselenin eşitlikle ilgisi yok , kadının özgür yaşam hakkının korunması var, umarım bir gün bu ülkedeki her kadın bir erkek kadar değerli olduğunu anlar!

    • Yasin dedi ki:

      Şiddet uygulayan bir erkekle evli kalmanın mantığını anlatabilir misiniz bana?
      Şiddet görüyorsan boşan bu kadar basit.

      Sizin istediğiniz kocamı değil kölemi?
      Bu kanun geçsin, ilk birkaç yıl bişey olmaz ama erkeklerin kafasına bu kanun dank edince; evlenmek için kızlar erkeklere yalvaracak.

      “Patır patır öldürülen kadınlar” neden öldürülüyor? bunu araştıran var mı?
      Bunların kaçı kocasından şiddet gördü ve sonra öldürüldü?
      Boşanma aşamasında neden cinayet işleniyor?
      Boşanma sonrası işlenen cinayetlerin nedeni ne?
      Kocanızın cinnet geçirmesini sağlayıp, sonra mağdur numarası yapmayın.
      Dağılan yuvanın bedelini de erkekler ödüyor.

      Kimse birini öldürüp hapse girmek istemez.
      Bu kanunlarla arttırılan cezalar kadını koruyamaz,
      Sadece; erkeğe kanunen uygulanan şiddetin dozunu arttırdığından, CİNNET geçiren erkeklerin sayısı artar.
      Yani; Bu Kanun şiddetten başka bir şey getirmiyor.

      • çiğdem dedi ki:

        Yasin Bey bütün iyi niyetimle cevap veriyorum, bir kadın döven adamla evli kalır çünkü, ya eğitimi geliri yoktur, ya ailesi onu geri kabul etmez, hatta geri gelirsen öldürürüz diyenlerinin de mevcut oluğunu az çok haber seyreden herkes bilir,ya da kocası zaten onu gitmeye kalkarsan öldürürüm diye tehdit ediyordur.Hani siz demişsiniz ya neden boşanma sürecinde kadınlar öldürülüyor diye, cevap soru da gizli zaten çünkü o BOŞANIYOR!.bu yüzden karısyla beraber bütün ailesini ölüdrenlr var.
        Şimdi bir düşünelim , bu tarif ettiğimz şartlardaki bir kadın sesini çıkarmasa hayat boyu zulüm, boşanmaya kalksa ölüm tehdidi , genellikle gerçeğe dönüşen tehditleri görüyoruz zaten.Peki ne papmalı bu kadın?hiçbir tutnacak dalı yok, işte devlet ona diyorki tehdit altında olduğunu hissetttiğinde yada açıkça tehdit edildiğinde şikayetçi ol, delil bile aramadan seni korumaya alıcaz!
        bu yasa bu zulmü yaşayanlar için önemlidir, siz aklınızda bambaşka bir senaryo kuruyorsunuz sanırım.
        ayrıca gerçekten çok acı ifadeler kullanmışsınız, cinnet geçirtip masum numarası yapmayın ne demek !
        hiç unutamadığım bir haber var,kocasına kapıyı ıslak saçla açtığı için öldürülen kadın var bu ülkede, bu kadar cahil , bu kadar insanıktan , merhametten uza insanlar var, ve siz bambaşka senaryolarda mağdur durumuna düşme ihtimali olan erkekler adın o adamın ekmeğine yağ sürmeye çalışıyorsunuz! hiçbir şeydeğilse merhametsizlik olur buunu adı. kadınalra acmıyorsanız çocukalrına acıyın,gerçekten acıyın , çünkü çok acınası bir hayat mahkumlar.biraz empati yapıp öyle bir evde büyüdüğümüzü düşünelim, babamızın annemizi öldürdüğünü!kanunlar bu faciları önleye çalışıyor.bunun aksine yorum yapan tüm hanımlarında empati yapamadığını, kendilerini o durumda hayal edemedikleri için anlayamadıkalrını varsayıyorum,çünkü aksini aklım almıyor.

        • hüsna şahin dedi ki:

          ne kadar şiddete maruz kalsanızda çocuklarınız için terkedemiyorsunuz…

          • Yasin dedi ki:

            Hiç bir Şiddete maruz kalmadığı halde; “kocayı hizaya çekmek için” terk edenler ve çocuğu koz olarak kullananlara ne diyeceksiniz? kanunlar her halulkarda kadınlardan yana, bu konu art niyetli kadınlar tarafından suistimal ediliyor. Kadın gerçekten zulüm altındaysa bunu delillendirmesi zor olmaz.
            Toplumumuz kendi içerisinde zaten kadına fazlasıyla pozitif ayırım sağlıyor. Zayıfın yanında yer almak hepimizin genlerinde var. Erkek haklı bile olsa toplumsal baskıyla karşılaşıyor.
            Mağdur Kadın algısı o kadar işlendiki beyinlerimize, Erkeğin daima haksız olduğu önyargısıyla daha mesele bilinmeden hükümler kuruluyor.

        • Düşünen Adam dedi ki:

          Kısasta hayat vardır. Haksız yere insan öldüreni evli iken zina edeni ölüm cezasıyla cezalandırarak meseleyi kökünden halletmek dururken kadına yönelik şiddeti önleme gibi yarım yamalak saçmalıklarla uğraşılması tamamen Dış güçlerin test edilip sakıncası onaylanmış yanlışlarının tekrarından kaş yapacağım diye kandırıp göze kalem saplamaktan farksızdır.

          Bahsettiğiniz 3. sayfa haberlerine konu olan şiddeti nasıl artırabiliriz? Kadın cinayetlerini erkek cinnetlerini nasıl artırabiliriz diye bir araştırma yapılsa bundan daha harika bir kanuni düzenleme çıkarılamazdı. Olay tamamen aileyi zulümle parçalamak kadın ile erkeğin arasına güvensizlik tohumu değil resmen koca koca ağaçları dikmektir. Birbirine güvenemeyen söylermisiniz birbirini nasıl sevebilecek?

          Güven ve sevginin olmadığı yerde aile de kurulamayacağından cinsel ihtiyaçları karşılamak için tüm millet zinaya teşvik edilmiş oluyor hem de hemcinsleri ile. Hemcinslerini tiksindirici bulanlar şimdilerde ABD’de yaygın olan her ilişkilerini kameralara kaydetme sapıklığına yönlendirilmiş oluyor. Niye mi? Eşiniz ya da kız arkadaşınız kendi rızası ile birlikte olduğu halde gidip tarafınızdan tecavüze uğradığı iftirasını atmasın diye!!!

          Memlekette Allah için değil de ebedi azaba davet eden şeytanlar için çalıştırılan akıl sahiplerinin akıllarına bu hakikatlerin sığması elbette mümkün olamayacaktır!!

          Allah kalplerimizi hakikatlere karşı mühürlemesin!!!

          • Ali dedi ki:

            Kardeşim evli iken zina edeni öldürmek diye bir İslami kural yok.Yapacağımız en büyük hata Resulullah’tan daha fazla müslüman olmaya çalışmaktır.Bir müslümanın kızgınlığı zina eden kişilere asla olamaz.Müslümanın düşman olduğu zina eyleminin kendisidir.İkisini birbirinden iyi ayırdetmek gerek.

        • Yasin dedi ki:

          Cevaplarımda anlatmak istediğim konuyu bir türlü göremiyorsunuz (kendimi ifade edemiyorum belki de)
          cevaben bana :
          – “bir kadın döven adamla evli kalır çünkü, ya eğitimi geliri yoktur, ya ailesi onu geri kabul etmez, hatta geri gelirsen öldürürüz diyenlerinin de mevcut oluğunu az çok haber seyreden herkes bilir,” demişsiniz

          İşte Devlet burda bir iş görecek: Sosyal imkanlarıyla bu kadınlara hizmet verebilir, “öldürülme ihitmalim var” diye müracaat eden kadına bu çatılar altında koruma sağlanabilir.

          Diğer türlü; bir kadın karakola gidip “can korkum var” dediğinde, hiç bir karakol amiri risk üstlenmez, haklı haksız alır adamı içeri, kendi başını ağrıtmaz. Benzeri şeyleri gördük biliyoruz. Mesela; Velayet meselelerinde hiç bir yetkili risk üstlenmiyor, (kadın sorunlu olsa bile) kadına direkt veriliyor çocuk.

          Erkeklerin boşanma sürecinde cinayetlerinin sebebini kendi gözlemlerinize mi yoksa TV.lerde izlediklerinize mi dayandırıyorsunuz?

          TV.lerde sadece kadına yönelik şiddet bilinçli bir şekilde işlendiği için erkeklerin yaşadığı sıkıntılar gündeme gelmiyor.

          “Çünkü boşanıyor” cevabı yüzeysel duruyor, çünkü; haklılığını ispat bile etse nafaka veriyor, velayeti veriyor, malının mülkünün yarısını veriyor, avukat masraflarını bile alamıyor, kısacası haklı bile olsa; “havasını alıyor” son noktada “özellikle de çocukları gösterilmediği noltada CİNNET geçiriyor” TV.lerde haberler sunulurken satır aralarını okuyun, MANŞET; “KADINA ŞİDDET BİTMEK BİTMİYOR” arada kısaca ve “çocuklarını göremeyen baba”

          Korunmaya gerçekten muhtaç kadınlara yönelik hiç bir çalışma yok.

          Sizin konu ettiğiniz kadınlar yine koca-töre kıskacı altında kalmayacak mı sanıyorsunuz? Kadın cinayetlerinde cezalar hafif değil ama cinayetler sürüyor.

          Sürekli şiddet gören kadınlara yönelik gerçek bir çözüm sadece o kadınlara Devlet’in sahip çıkmasıyla sağlanabilir.

          Yoksa; sizin çözüm olarak kabul ettiğiniz gibi, “köleleştirilen erkek” modeli toplumu ifsad eder, burdan en büyük zararı yine kadınlar çeker.

          • çiğdem dedi ki:

            Yasin Bey öncelikle üslubunuz için teşekkürler , yazdıklarınıza tek tek cevap verrek tartışmaya devam etmicem,yaptığımız aynen şu ; siz yalan senaryolarla mağdur olacak erkekleri ilk madde olarak görüyorsunuz,bense devletten başka sığınack kimsesi olmayan ,çaresiz ,tehlike altındaki kadınları.
            kanunların her ikisini de dengeli bir şekilde sağlayabilmesi için sanırım bazı süreçlerden geçilmesi gerekiyor, ben zaman içinde hataların ve varsa mağduriyetlerin giderileceğine inanıyorum, inanın aklı başında hiçbir kadın erkeklerin özellikle ezilmesini mağdur edilmesini filan istemiyor, sadece aciz durumdaki kadınlara daha fazla destek ve koruma istiyor.bu sitede nedense farklı birşey söyleyen herkes islami aile yapısına karşı gibi algılanıyor oysa bu doğru değil,sanırım bu kanuna karşı olan hanımlarda gerçekten böyle bir aile hayatına sahip mutlu kadınlar, ne kadar şanslılar,ama herkes onlar kadar şanslı dğil, biz o şansızları da düşünmeliyiz , tek anlatmaya çalıştığım bu, eğer buna bize ne veya doğru bir evlilik yapsaydı dersek gerçekten merhametsizlik etmiş oluruz , en azından bana göre.

          • Yasin dedi ki:

            Ben “ilk madde diye” hiç bir cinsin öne alınmasını kabul etmiyorum.

            Ayrımcılık istemiyorum, İmtiyaz istemiyorum.

            Yargı hiç bir zümreye torpil geçemez. Bu Hukuksuzluktur. En büyük şiddettir.

            Kadınların yaşadığı sıkıntıları biliyoruz. Erkeklerin yaşadığı sıkıntıları kaç kişi biliyor peki?

            Kadınlara Devletin imkan sağlamasına bişey demedik, sosyal imkanlar sağlansın. Eziyet gören varsa korunsun.
            Ama YARGISIZ DELİLSİZ İNFAZA imkan sağlayan bu kanun; kınadığımız erkek şiddetinden daha zalimdir.

            Şiddet savunulamaz, ama ufak tefek sorunları bile şiddet kapsamına almak ve bunlardan maceralar türetmek kime hizmet eder?

            Bu Kanun “Büyük Ortdaoğu Projesinin” gereğidir. Daha önce buna dair bir yazı paylaşmıştım.
            Bizzat Başbakanımızın ağzıyla bu kabul edilmiştir. Arzu ederseniz linkini bulup verebilirim.

            googleden de aratabilirsiniz. “BOP’ta Bize düşen kadın hakları ve demokratikleşme idi”
            Zeyno Baran Houdon Enstitüsü çalışmasında bu konuya da dalmıştı. Oynanan oyunun farkına varmanız dileğiyle.

            Allah’ın bize tayin ettiği roller ve haklar bize yeter.

    • ŞİRPENÇE dedi ki:

      Bazıları hala ÇİĞ li havada DEM leyeceklerini sanıyorlar ve yanılıyorlar. Sema hanımın yazısını tekrar okuyun lütfen, artık delil gerekmeyecek kadının şikayeti yeterli olacak diyor sema hanım, sadece kadının şikayetiyle erkek mağdur olacak, öğretmen hanım şikayetini geri almasına rağmen üç bucuk milyar ceza ödemeleri neyi anlatıyor size acaba?!

      • çiğdem dedi ki:

        saygısızlık etmeye gerek var mı, sadece fikrinizi söyleseniz yeter. şikayet için veya nezrette alıkoymak için tabiki delil aranmayacak , zaten bugüne kadar o delilller aranırlen şikayetçi olan kadınlar birbaşlarına korunmasız kalıyor ve öldürülüyorlardı.Aklım almıyor, herkes yalancılardan bahsediyor,bunlar zaten hep olan şyelerdi ,iftiraya atanlar hep vardı,adalet herkes için tecelli etsin inşallah! Bu kanun bize şiddet gören , ölümle tehdit edilen kadınlar müsbet dedlil aranmadan hemen koruma altına alınacak, gerekli süreç derhal başlayacak diyor.Sebepsiz yere işkence gören, eğitimsiz veya maddi gücü olmadığı için,korktuğu için yada ÇOCUKLARI için bu cehennmeden kurtulamayan zavallı kadınları devlet artık koruyacak diyor, hiçbir insan evladının bundan rahatsız olacağını sanmıyorum, sadec bu taraftan bakmayı unutuyoruz sanırım,lütfen biraz da bundan bahsedelim, iftiraya uğrayan temize çıkar ama ölen geri gelmez,

        Sema Hanım’ın yazısın tekrar okuyup zaten yorum yaptığıma pişman olmuştum.Ben bu kadar gayriciddi,gerçekten uzak bir yazı daha okumadım.Sırf kadınlar onları şikayet edebiliyor diye erkekler gay oldu , ortada erkek kalmayınca kadınlar lezbiyen oldu, erkkeler gay oldu ya, doğru dürüst askerde kalmadı,pkk aldı başını gitti! kocalar avutulacak küçük çoculara dönüştü!
        Bu nasıl hasta bir zihniyettir , ciddiye aldığıma bile üzgünüm şu an!

        • Yasin dedi ki:

          Durumu sizin anlattığınız şekilde olan kadınlar içinaslında var olan kanunlar yeterli, sadece kadın sığınma evlerinin arttırılıp sosyal güvencelerin geliştirilmesi yeterli olurdu.

          Sürekli acitasyona başvurarak, Masum Erkekleri töhmet altında bırakmaya hakkınız yok.

          Şiddet uygulamadığı halde bir insanı hangi hakla delil olmadan hapsedebilirsiniz ki? Hukuktaki en temel ilke olan masumiyet ilkesi kadınlar söz konusu olunca askıya mı alınacak?
          Kadın can güvenliğinden endişe ediyorsa bunun çaresi kadını koruma altına almaktır.
          Bunun alternetif çarelerine de bakılabilir,
          Bu kanun geçerse her isteyen her istediğine iftira atarak amacına ulaşmaya çalışabilir.
          Şiddet uygulayan erkeği bu kanunlarla engelleyebileceğinizi mi sanıyorsunuz? Gerçekten mağdur olan kadın şikayet edemez bile. Ceza bitiminin sonunda başına geleceklerden korkar.
          Şimdiki kanunlarla Boşanma aşamasında ve sonrasında mağdur duruma düşen erkekler cinnet geçirince cinayetler arttı, hangi ceza bugüne kadar Cinnet’e çare olabilmiş?
          Bu kanun gerçekten mağdur durumdaki kadınların dertlerine çare olamayacağı gibi, art niyetli kadınların elini güçlendirecek, sürekli köşeye sıkıştırılan erkek aklını kaybettiği noktada kan gövdeyi götürecek, bu kanunlar adetta şiddeti arttırmak için yapılmış.
          Durumu daha iyi anlayabilmeniz için illaki sevdiğiniz bir can’ın yanması mı gerekiyor.

          Bu sitede şimdiki kanunlarla canları yananların aktardığı olayları okuyun ve empati kurun.

          • sadece bir soru dedi ki:

            sadece bir soru soracağım size,bilmiyorum yayınlanır mı?

            BİR ERKEK MASUMSA YAHUT KADIN FARKETMEZ..BİR İNSAN MASUMSA NEDEN KORKSUN?

            bir insan ,karısına çoluğuna çocuğuna şiddet uygulamıyorsa,fiziki sözlü vs ..lütfen söyler misiniz bana NEDEN KORKSUN,NEDEN MAĞDUR OLSUN bu yasadan??

            sizin niyetiniz bozuk!

            adam gibi adamların korkacağı hiçbirşey yok bu yasadan!

            delil aranmamasına gelince ,cinsel taciz davalarında da yargıtay olayın doğal akışı doğrultusunda mağdurun anlattıkları tutarlıysa DELİL ARAMAZ.kaldı ki bu yasadan gelecek olan tüm tedbir kararlarına karşı yargıtaya İTİRAZ YOLU AÇIK.

            niyeti bozuk olmayan,insan evlatları BU YASADAN KORKMASIN !BUNA HİÇBİR NEDEN YOK!

          • Sadece Bir soru soran arkadasa Cevabim. dedi ki:

            “BİR ERKEK MASUMSA YAHUT KADIN FARKETMEZ..BİR İNSAN MASUMSA NEDEN KORKSUN?”

            Bir Erkek Masum oldugu halde, Belki bir yillik, belki 5, belki 10 , belki 20 veya daha fazla, Evli ise ve esi tarafindan sikayet edildiyse.

            * Sikayet edildigi anda acilen evinden veya bulundugu yerden, polis esliginde eli kelipceli alinip insanlarin gozu onunde veya kimse gormese dahi goturuldugu anda (bu ani hic birzaman unutamaz, Cocuklarida varsa durum cok ve cok vahimdir.) , Her ne olursa olsun, isterse sucllugu affolsun, Donusu halinde ve sonrasinda olacaklari kendi kendinize dusunun, Bu bir bayan da olabilir. Sadece buradan kendinize yuzlerce soru cikartabilirsiniz, yarisini sadece empati yaparak dusunun. hicbir zaman icinden cikamazsiniz.

            * Sikayet edilerek goturulen kisi, suclu da olsa, sucsuz da olsa farketmez, Mutlaka kayit altina alinacak ve bilgileri tutulacaktir. O artik siddet uygulayan ve o eyilimde bir kisidir. (sucsuzda olsa evine donerse, esinin herzaman onu sikayet edebilecegi gercegi vardir hemde ilk seferinden daha guclu. Donerse bu adam surekli santaja mahkum olacak ve kole olacaktir. Birincisinde bile goturulen kisi, ikincisinde (istatistikte yok boyle bir sey ama % 200 de hakli olsa, sucludur durumunda olacak.)
            Tek kurtulusu, ya kendi canina kiyar, yada karsisindakinin. O yuzden bu yasanin bu yonde hicbir yapici tarafi yoktur.

            * Kanunu okursaniz herseyi goreceksiniz, ve suan yaklasik 50 bin tane polis gorevli sadece ve sadece 15 gun egitim aldilar, Televizyonlarda bunun reklamini yaptilar, (Bu egitimi alanlar icinde bay da var, bayanda, hattahatta esinden bosanmis olanlar bile olabilir. ki bu cok daha vahim olabilir”

            .
            . Aldiklari egitimler tamamen kadina pozitif ayrimcilik iceriyor, Erkek ile ilgili tek bir sey yok(Ben Haber kanallarinda roportaji izledim, 7 Mart 2012 Tarihinde TRT haber kanalinda, (Haber bile tamamen yanli, Ustelik devletin kanali.) Roportaji yapan sunucu bile erkek ile ilgili veya sizin dediginiz gibi erkek sucsuz ise ile ilgili tek bir soru bile sormamistir.

            “Sizin Niyetiniz bozuk!”

            Bunu ne amac ile soylediginizi bilmiyorum ama, Buyuk ihtimal ile Surec akkinda ve kanun hakkinda bilgileriniz yetersiz oldugunu dusunuyorum.

            O yuzden Bu sekilde dusunen arkadaslarin Bozuk degil siz bazi seyleri goremiyorsunuz, “Cunki siz Attan dusmediniz o yuzden anlamamaniz cok normal.” Size attan dusen birisi lazim.

            Bu yasanin bu hali ile surmesi neticesinde, Tamamen aileler parcalanacaktir.

            1- Parcalanacaktir cunku, Ister hakli,ister haksiz olsun, bu sekli ile polise sikayet olan konuda O evlilik orada tamamen bitmistir.
            a) Bitmistir cunku, gercekten haklilik vardir ve bitmesi her iki taraf icin dogru olandir.
            b) Bitmistir cunku haksizlik da olsa, pismanlikda olsa (Bunu unutmak kolay degildir, herzaman her kosulda insanin onune gelir, gelmezse cevre getirir.) sonrasi yine kabustur.

            2- Bir kisi bu sekilde bir sikayet ile tutuklanirsa, Buyuk ihtimal en az 1 gece, hucrede kalacaktir. hakim karsisina cikasiya kadar kalacaktir, Hafta sonuna veya tatillere denk gelirse, Hapishaneye girecektir. Hakim karsisina cikanin veya Hapisaneye girenin, (FB baskani Aziz yildirimin fotograflarini nasil cekmislerse ayni sekilde cekecekler, parmak izlerini alacaklar.)
            3- Bu sikayet iel Mahkeme karsisina cikan, Belkide hakim karsisina bile cikmayacaktir, hatta Olayin karsi tarafi sikayet edeni de goremeyecek bile.
            4- Kendisini savunacak hic bir imkan verilmeyecek, sadece sozlu olarak ifadesi alinacak, (Korku ve baski altinda, ustelik tehdit edilerek, korkutularak.) Bu sart altinda orada olan kisinin Ruh halini hicbir zaman anlayamazsiniz, Anlayacak tek kisi onu yasamis olandir. Delilleri var ise bile, Ona delillerini getirme imkani verilmeyecektir. Tutuklandigi yerden yargilanmaya gidecektir. (Yani kisacasi sikayet edilen kisiye, Karakoldan, telefon gelip beyefendi hakkinizda sikayet var, eski esiniz sizi sikayet etmis, ona siddet uygulamissiniz, gercegi biz bilmiyoruz, delilleriniz varsa hazirlik yapin karakola gelin birde sizi dinleyelim acaba bu dogrumu diye hic kimse s o r m a y a c a k..)

            5- Bu sikayet sonucu % 90 uzaklastirma vardir. hatta siz buna yuzde % 100 deyin, ve bunun iptali de yoktur. (Uzaklastirma, Evi terk, Nafaka, Kontrol, Denetim, hatta kelepce,) ve en onemlisi Olasi bosanma durumunda en az % 80 Bu durum goz onune alinacaktir. Siz istediginiz kadar hakli olun, sizi hic kimse dinlemeyecektir bile. ve size sunu kesin diyelebilirim, Bu surec, hem sikayet eden, hem edilen, hem cocuklar hemde cevre icin, cok kotu ve yipratici uzun bir surectir. Tek kolayi, her iki tarafinda o anda unutup, yok olup yeni bir yasantiya baslamasi lazim, bu da cok zordur.

            Bu maddeleri cogalmak mumkundur. Cunki daha fazlasi vardir.

            “adam gibi adamların korkacağı hiçbirşey yok bu yasadan!”

            Bunun guvencesini hic kimseye veremezsiniz. Bunun baska sonuclari var ve sizin aklinizin ucundan bile gecmiyordur. (Siyasi boyutu bile vardir. Ulke ekonomisi icin de baska boyutu vardir asil amac o dur zaten.)

            Bu yasada yapilacak tek sey vardir. Yasa bu siddete gercekten ugrayanlar icin zorunludur. Fakat baskalarinin menfaat icin kullanilmasinin onune gecilmeside zorunluluktur.

            O yuzden. saglikli yasa olmasi icin. “SAHTE, MENFAAT, CIKAR, INTIKAM, OC ALMAK KORKUTMAK, TEHDIT, EKONOMIK CIKAR, SANTAJ GUC ELDE ETMEK v.s. gibi nedenler ile gercege aykiri yapilan sikayette, Kanitlanirsa, ki SIKAYET EDILENE DE HER TURLU KENDINI SAVUNMA HAKKI VE HER TURLU DELIL SUNMASI GECERLI OLMALI. ve UZMANLARIN KARSISINDA AILE BUYUKLERINDEN DE BIRER BUYUK OLMALI. YANI YUZLESTIRILMELI. SIKAYET EDENIN HAKSIZLIGI ORTAYA CIKARSA, BU YASADAKI TUM YAPTIRIMLAR O KISIYE UYGULANMALI, A D A L E T olmalidir.

            Yani kisacasi; tutuklanmali, parmak izleri alinmali, resimleri cekilmeli, hapisaneye gitmeli, aile konutundan uzaklastirmali, Nafaka odemeli, cocuklarin velayeti alinmali, kotuluk yapacagi goz onune alinarak kelepce takilmali, en az 6 ay Terapiye gonderilmeli…………. Bu durumda hakliligi kanitlayan bir erkek e Kres yardimi yapilmali, Devlet is bulmali, imkani yok ise bir sure maas vermeli hatta yeni es bile bulmali.

            Bu soylediklerim Pozitif ayrimcilik degildir, taraf tutarak kanunlar yapilip cinsiyete gore farklilik yaratmakda degildir. Bu esitlikdir, Adalettir, insanlarin en dogal hakkidir.

            Bu kadar yaziya gerek yok aslinda, Yuce dinimiz ve Kuranda Erkek ve Kadinin yeri tarif edilmistir hemde cok acikca, hatta bu sizin bahsettiginiz durumlar 1600 sene evvel Kitabimizda yer almistir.

            Ne diyor, Aile buyuklerinden, Bi kadin tarafinda, bir de Erkek tarafindan getir ve yuzlestir diyor, Devam ederse, verdigin meyirleride hadiye et istme zorlama birak bitsin diyor, bu kadar basit.

            Niyeti Bozuk olmayan, Bu sekilde sikayet de etmez. Cunki bu insanlar genelde severek evleniyor ve dugun yapiyorlar. !BUNA HİÇBİR NEDEN YOK! aslinda bilmedikleri ve asil ogrenmeleri gereken baska seyler var. Birlikte yasamak gibi, Evliligin ne oldugu, aile ne demek gibi.

            Saygilarimla,

          • Yasin dedi ki:

            sayın @sadece bir soru

            Sorduğunuz sorunun cevabı zaten makalenin içerisinde ve yazılan yorumlarda mevcut.
            Üstelik verilen cevaplarda ve sitenin ademler ve havvalar bölümünde canlı örnekler var, önceki makalelerde hukukçuların uyarıları var,

            Masumsan neden korkacaksın ki?
            – Art niyetli ise; Korkarım elbet, dürüst davranıyorsa korkmama gerek yok.

            İtirazımız Yargıya imtiyazların sokulmasına, sizin bakış açınızla; haklıysanız, masumsanız neden imtiyaz istiyorsunuz?

            Kısaca; Ezber sorular ve cevaplar üzücü oluyor, mesele zannettiğinizden farklı, üstteki makaleyi okuyarak yorum yapmanız daha isabetli olurdu.

          • sadece bir soru dedi ki:

            o kadar boş ve afaki cevaplar geldi ki şaşırmadım.korkacak bir şeyimiz yok adam gibi adamız deyin yeter. bu yasan kimse sizin dediğiniz gibi kelepçelenip falan götürülmeyecek.oturduğunuz yerden hayal kuruyor,korku imparatorluğu kuruyorsunuz.bence en büyük zararı bu fikirlerinizle siz kendinize veriyorsunuz.hiç bi kadından size zarar gelmez.

            yasayı okumadığınıza,okusanız da anlamadığınıza emin olarak söylüyorum,dolduruşa gelmeyin.boş korkular bunlar.bu kanuna muhtaç bir sürü insan var.hakim,suçüstü durumunda yahut bazı durumlarda delil,belge zaten aramaz.somut olayın akışı önemlidir.her kocam bana bağırdı diyene itibar edilip darp yoksa,şu yoksa bu yoksa aciliyet yoksa kimse tutuklanıp evinden bir bağırmayla uzaklaştırılmaz.uzaklaştırılmayacak da.izleyin ve görün.ha uzaklaştırldı mı, o zaman sizinle birlikte ,sizin öngördüğünüz şekilde en ön saflarda bu kanun aleyhine mücadele ederiz.sürekli makaleyi kanunu okumamakla birilerini suçlayıp durmayın.sizin de kanunu okumadığınız yahut okusanız da anlamadığınız ortada.ve göstermelik saygıya gerek yok.saygı duysanız tavrınız bu olmaz.boşuna matbu saygı maygı demeye gerek yok..biz görüyoruz saygı duyanı da duymayanı da.

          • Rodrigo dedi ki:

            Sizden de öyle dolu ve ibretlik,her kelimesinde deriiiiin manalar yüklü cümleler geldiki bizde hiç şaşırmadık.. 🙂

            Bildiğimiz mor çatıcıların sloganlarından ibaret cevap kalıpları;Siz adam olun,içiniz temizse size ne oluyor,demekki sizde birşeyler varki,di mi yani….vs (uzaar gider)

            Sitenin içerisinde birebir yaşanmış hayatlardan alıntı onlarca -hadi diyelim onları okumuyor okusanızda anlamak istemiyorsunuz- hayatın içerisinde gazete sayfalarından binlerce örnek var. Onlarıdamı gözünüz görmüyor yoksa?

            Bir de demişki ”Eğer söylediğiniz gibi çıkarsa sizinle en ön safta mücadele ederiz”.. Binlerce erkeğin onuru haksızca ayaklar altına alınacak,bir o kadar kadın medyanın kendisine verdiği ara gazla hakkını(!) aramak maksatlı tezcanlılıkla en ufak bir olayda dahi karakollara koşturup mahkemelerde şurada burada mahremi ne varsa kendini haklı gösterebilmek adına ortaya saçacak.. sonra pişman olup geri adım atsa bile ( ki genellikle böyle olur zaten ilk önce şikayet sonra vazgeçme) ortadaki rezillik ve ifşaattan sonra o evllikten bir hayır gelmeyecek ve ve ve bütün bu olayların sonunda feminist kafaya göre dizayn edilmiş kanunlarla ”yola gelen” adam,battı balık yan gider bari intikamımı alayım diyerek karısını öldürecek.

            Siz olsa olsa gelecekte erkeklerle beraber, bu öldürülmesi muhtemel kadınların ve cinnet geçirip canına kıyacak olan erkeklerin CENAZELERİNE EN ÖN SAFTA katılırsınız.Ha bir de hiç dayak yemediği hatta erkeklerden nefret ettiğinden dolayı onlardan mümkün mertebe steril bir hayat kurmuş lakin öldürülen kadınlar üzerinden istismarın kralını yapanlarla beraber ”yeni kanunlar” çıkarmak üzere çalışmalarınızı sürdürürsünüz.Ne de olsa herşey modernite adına öyle değil mi?

            Belki o günlerdede bu site yine aktif olurda yine yasalar hakkında bizleri aydınlatmaya, içimizi ferahlatmaya(!) devam edersiniz…(Allahu Alem)

          • Yasin dedi ki:

            cevapları boş ve afaki görmeniz sizin ile ilgili bir durum, sevdiğiniz birinin canı bu yasalarla yanmadığı müddetçe bu bakış açınızı biz değiştiremeyiz. Empati kurmanıza katkısı olur mu bilmem ama bu örneği bir okuyun :
            http://www.cocukaile.net/bu-kadar-da-haksizlik-olmaz-ki/

            Diyorsnuz ki; “korkacak bir şeyimiz yok adam gibi adamız deyin yeter.”
            Ne demek istiyorsunuz? Bu kanuna itiraz edenler örtülü bir hakaret etme çabası içinde değilsiniz umarım. Zira; bu şekilde bir çabayı iyi niyetli bir kadına yakıştıramam.
            Erkek tüm çabasına rağmen kadını memnun edemiyorsa adamlıktan mı çıkıyor? “Kadın” her istediğinin yapılması gereken kursi bir varlık mı?

            Farkında mısınız? Mevcut hukuki sistemde erkekler, evlilikte büyük bir kusurları bulunmasa bile; evlendikleri kadınlar art niyetli davrandığı ve için çokça sorun yaşıyorlar.
            Tek tek yazıp yorumumu uzatmak istemiyorum, “Ademler ve Havvalar” bölümündeki yazıları okuyun.

            “kelepçelenip falan götürülmeyecek”,”hiç bi kadından size zarar gelmez.” demişsiniz.
            Şimdiki yasayla bile; bu kadar yaşanmış olay varken bunu nasıl söylersiniz? Bütün kadınlar zararsız birer melek, cennetlik sanki…

            “bu kanuna muhtaç bir sürü insan var.” demişsiniz.
            Mevcut kanunlar zaten yeterliydi, Devlet işini doğru düzgün yapamıyor diye çıkarılıyor bu kanunlar, devletin yükünü erkeklerin sırtına bindirmeye mi çalışıyorlar?
            Kadın neden ısrarla kendisine şiddet uygulayan bir adamla evli kalmakta ısrar etsin? Neden boşanmıyor? Yoksulluktan mı korkuyor? Devlet nerede peki?
            Bu kanunla “erkek kadına köle olarak tayin edilerek” sorun çözülmüş mü oldu?

            Kendi hayalinizdeki ütopya ile bizi, yaşanılanların gerçek olmadığına ikna etmeye çalışıyorsunuz.
            Siz yasayı okumamışsınız!… “Hakime” gerek yok, kolluk amiri bile bir çok konuda artık yetkili
            ve hiç bir memur kendini riske etmez. “kocam beni tehdit etti dövecek, öldürecek, ühüü…” yapılması gerekenler belli, Kanunlar ne diyorsa o, kalkıpta ben kadına inanmadım o yüzden tedbir almadım diyemez.

            Kaldı ki mevcut durumda bile Hakimler Yasaların ve Yargıtay’ın öngördüğü şekilde hareket ediyor. Boşanma sürecinde haklı haksız bakılmaksızın alınan kararlar yüzünden yaşanan mağduriyetleri bilmiyor musunuz?

            “Uzaklaştırıldı mı? sizin öngördüğünüz şekilde en ön saflarda bu kanun aleyhine mücadele ederiz.” diyorsunuz.
            Sağolun, mesele sadece evdene uzaklaştırılma değil, biz mevcut yasalarla ve haklılığımızı her türlü ispat edebildiğimiz halde bile; daha beterlerini yaşadık ama kimse “halin nedir” bile demedi. Toplumun duyarsızlığını, bana dokunmaya bin yaşasın anlayışını gördük.

            “saygı duysanız tavrınız bu olmaz.” demişsiniz,
            Size göre tavrımız nasıl olmalı?
            “Evet efendim, haklısınız efendim, nasıl münasip görürseniz” falan desek?

            Ben hakaret eden, aşağılayan birini görmedim, sizin kullandığınız uslup, verilen cevaplardan çok daha incitici. Acaba eleştirilmek “Nefsinize” ağır mı geliyor?

          • sadece bir soru dedi ki:

            burada bile aleyhlerinde tek kelime ettirmemek için canhıraş mücadele eden siz sevgili erkek kardeşlerim,acaba gerçek hayatta nasılsınız?merak etmemek elde değil.

            siz ,kendi kafanızda kadınları nasıl gördüğünüzü sorgulayın.

            ben ,erkek için kadının kadın için erkeğin ve her ikisi için de Allahın hukukunun çiğnenmesinden bahsetmiyorum.bunu savunmuyorum.hep suçlama hep saldırı,muhalefet..kadınları bir kaşık suda boğasımız var deyin,samimi olun inandırıcı olun hiç olmazsa.

            tavsiyem odur ki,kanun maddelerinin gerekçelerini de okuyun.orada yeterli izahat vardır.doktor olmayanlarla beyin naklini konuşmak neyse bu siteden ve sizden hukuk öğrenmek de o kadar vahim.

          • Ali dedi ki:

            @sadece bir soru

            Sizin hukukla olan bağlantınız nedir?Ben gerçekten de merak ettim de.Beyin cerrahı olmayan birileriyle beyin ameliyatını konuşmak gibi bir örnek vermişsiniz de onun için merak ettim yani.Bakın.Siz uygulamadaki olaylardan bahsediyorsunuz.Şimdi diyorsunuz ki öyle her diyene uyulmayacak.Bunun bir garantisi var mı?Diyelim ki kadın psikolojik olarak şiddet görüyorum dedi.Şikayet etti.Bunun için kadın psikologlara mı gönderilecek?Aslında ben bunu eğitim yasasıyla koordineli olarak görüyorum.Yeni eğitim yasasıyla kadınlar iş hayatından yavaş yavaş çekilmeye başlayacaklar.Bununla koordineli olarak ta kadına kendini koruyabilmesi için bu yasayla haklar veriliyor.Eğer erkekler iş dünyasındaki eski yerlerini alabileceklerse yasa o kadar da kötü olmayabilir.Ancak şöyle de bir durum var ki ben kendi adıma konuşayım gidipte saatli bombanın üstüne oturmam kardeşim.Böyle bir yasa varken de kimse beni evlenmeye ikna eeeedeeemeeezz.Ümmet-i Muhammedi başkaları çoğaltsın.

          • Rodrigo dedi ki:

            Sadece bir soru diyerek gelip burada bizleri bilgisizlik ve şiddete meyille suçlayan akabinde muhataplarından neden bu kadar kaygılı olduklarını ispat eden ayrıntılı cevaplar alınca söyleyecek sözü kalmadığından bu sefer garip karşılaştırmalarla hukuk bilgimizi ölçüp hakaretlerin dozajını arttıran sizsiniz..Sitenin içeriğinden,katılımcıların azami nezaket kurallarını uygulamasından cesaret alarak inceden inceye küçümsemelerinize devam edeceğini ve bizi mahçup duruma düşüreceğinizi zannediyorsunuz,öyle ya nede olsa burası erkeklerin kalesi ve kalenin içerisinde zafer kazanmanın tadı daha başka!

            Bu ve bunun gibi ”numunelik” bir kaç site(site sahipleri yanlış anlamasın..olumlu anlamda yazdım) harici zaten hemcinslerimizin tamamına 7/24 aşağılamanın en alası yapılıyor.Sizler bu anormalliği kanıksamış,fiziki olarak başa çıkamadığınız erkekleri keskin zeka(!) ürünü sözlerle altetmenin verdiği özgüvenle,feminist ezberlerin bozulduğu, ”hiç hata yapmayan hep iyiniyetli kadınların” aslında ne kadar yanlışlar içerisinde islam ahlakından uzaklaştığını gösteren(hem de işin kötüsü*size göre elbette* kadınların ağırlıkla yazdığı) makalelerden duyduğunuz rahatsızlığın acısını haksız olduğunuzu bile bile hakaretamiz cevaplar yazmaya devam edip çıkarmaya çalışıyorsunuz.Size tavsiyem karşınızdaki insanların eğitimini,mesleğini,yaşını,medeni durumunu bilmeden cahillikle,bilgisizlikle suçlamayıp derdiniz neyse direkt muhataplarınızla halletmenizdir…

            Kadınları bir kaşık suda boğabilecek kadar düşmanlaşan kimse burada saatlerce makale-yorum okumaz,farklı hayatları inceleyip var ise kendi hatalarını düzeltmeye çalışmaz.Sizin bizleri benzettiğiniz erkek modeli ya hapistedir ya da şu an kahvelerde oyun oynuyordur.Ne yapalım biz demi ”kadın zaten anlaşılması imkansız bir varlık amaaan boşver” diyip sorunlarımızı ”en kestirme yoldan” halledelim? Nasılsa öylede vahşi oluyoruz böyle de !
            Size öylesi müstehak… 🙁

          • sadece bir soru soran a Cevabim. dedi ki:

            Yukarida Sormus oldugunuz sorunuza, Saygi ile bitirdigim cevabi veren benim, Cevabin size oldugu kadar, diger okuyuculara da oldugu icin ben boyle yazdim bunu sagdan soldan cekistirmenize gerek yok. Ben mecliste oylanan yasanin aynisi ile sozde yargilandim. Sahte rapor tutularak sikayet edildim, ve yukaridaki ozet anlattiklarimi yasadim, Bu surec ile ilgili kanunlar dahil herseyi gozlemledim, daha once sadece yuzeysel biliyordum. O yuzden siz zannettiklerinize inaniyorsunuz, veya yasamadiginiz uzerinden tahmin yurutuyorsunuz. Ben ise yasadim.

            Bu isin sonucu sudur.
            Birincisi Ben suclu ve agir kusurlu olsaydim, hukum yiyecek ve hapiste yatacaktim. Sucsuz oldugum icin, hukum yemedim ve serbest kaldim. Iste sizin bilmediginiz ve anlamak istemediginiz durum burada basliyor. Butun yanlislik, hata ve karmasalik durum burada, Butun adaletsizlikte burada.

            Birisi ile evlisiniz, ve esiniz sizi sikayet edip hapise attirmak istiyor, Eger dediginiz gibi olursa, yani ben zarar verecek sekilde siddet uygulamis olsam, tehlikeli olurum ve hapiste kalmam gerekiyor degil mi. Yoksa ne anlami kaliyor, bir insan hastalikta saglikta beraber olacagi kisiyi siket etmesinin.

            Simdi ben bunca seyleri yasamissam ve serbest kalmissam, bunun anlami nedir? Ben size yukarida bunun cevabinida acikca verdim, hatta ben onerimi bile getirdim, A D A L E T olsun diye.
            Bunun anlami sudur. Bosanmada kusur araniyor, Kusur kimde coksa o kisi, agirligina gore ve maddi durumlara gore, Tazminat oduyor, Nafaka oduyor, Evinden oluyor, esyalarindan oluyor, cocuklarindan oluyor. yani kisacasi hayati kayiyor. Oyle degil mi? Bu kisi bunlari yasarsa (herkisinin yasadigi daha farkli olabilir) ayni insana donup ayni evde hatta ayni yatakda yatar mi? sizin basiniza gelse ne yaparsiniz? buraya yazin ozaman bizde bilelim.

            Ben birdaha o kisinin yuzune bakmam, gitmem, konusmam, icim ofke olu olur. ve bosanmak isterim. Bende aynen o sekilde yaptim, bedeli ne olursa olsun. (ama benim yaptigimi herkez yapmaz. kimi kendine aci verir, kimi karsisindakine. herkezin yasadigina gore degisir.)

            Iste bana yapilanda Bu sekilde idi, Aslinda suclu ve kusurlu oldugu halde. Hile ile beni suclu duruma dusurup buradan menfaat elde etmek. Bunu bu sekilde yapan kisi ile ben evliydim ve cocuklarim vardi.

            Yukarida sordugunuz soruya ben yasadigim icin size yasadiklarimi cok ozet anlatarak cevap verdim, Ben ayni zamanda bu yasa yida, bundan onceki iki yasayida biliyorum, Cunki bana ait olan bu durum, sadece benim son yasadigim olay ile ilgili degil uzun ve geriye donuk zamani var. O yuzden ben size yasadigimi ve bildigimi anlattim. Oysa siz ilk sorunuzdada, sonradan size verdigim cevaptada yazdiklarimi alaya aldiniz, bu hos degil, ici bos diyorsunuz, ama yasadan bir habersiniz.

            Tekrar diyorum, yasa gercekten siddet uygulayanlar icin, onemlidir, anlik ofke her insanda vardir, Siddet sadece vurmek degildir. cok boyutlari ve degisik sekilleri vardir ve sistemetik yapildiginda problem vardir. Bu yasa, gercekten siddet uygulayana ceza vermeli, ama yukarida dedigim gibi, yalan ve suistimal yapanada ceza vermeli, A D A L E T olmali. Bu yasada acikca ayrimcilik var, Sikayet edilip polis ve mahkemeye intikal ettigi anda, % 90 bosanma durumuna gelinir, Bu da bosanmayi kolaylastirir, Yasanin bundan sonraki adimlari kesinlikle boyle olacaktir. Cunku bu asamadan sonra yapici birsey kalmamistir, Sikayet edildigi icin sizinde dediginiz gibi, kadin aglarsa birde rapor bulmussa bir yerden, dediginiz gibi hakim birsey aramaz, inandirici olmustur.

            Hanfendi baskalarina okumadi diyorsunuz ama, sanirim bizleri proveke etmeye calisiyorsunuz, Buna gerek yok, ben size bilen olarak ve yasayan olarak soyluyorum kendi adima, 1998 hatta 2002 deki yasa ile ilgili maddeleri Aile bakanligi sayfalarinda okuyun orada var, Fakat bir de anayasadaki Kadin ve erkek esitligi ile ilgili maddeleri okuyun, Gorun ne kadar tezatlik var.

            Ben sizin tekrar ilk sorunuz ile cevap vereyim.

            BİR ERKEK MASUMSA YAHUT KADIN FARKETMEZ..BİR İNSAN MASUMSA NEDEN KORKSUN?

            Yasa adil olsun? Suc isleyen ile islemeyeni adilce uzmanlar ile ayirsin, suc isleyene cezasini versin, yaptirimini yapsin. Suclanan kisiye kendisini ozgur savunma hakki verilsin. Fakay yasada olmayan ama olmasi dogru olan birsey var o da, yalan ihbar, menfaat icin, kusur cikartmak icin yapiliyorsa ve tespit edilirse, bunu yapana ceza verilsin. BIR INSAN YALAN DEGILDE GERCEKTEN MADUR ISE NEDEN KORKSUN KI? oyle degil mi?

            Benim demek istedigim budur,

            Saygilarimla..

          • Yasin dedi ki:

            Söylediklerimize antitez olabilecek bir tek cümlenizi görsem cevap vermeye çalışırdım, sadece bol soslu suçlayıcı sözler kullanarak dominant edalı bir yorum yapmışsınız.

            Sizin açınızdan ne değiştirir neden merak ediyorsunuz bilmiyorum ama burada kullandığım üslup neyse gerçek hayatta da aynı üslubu kullanıyorum. Kimseye bana karşı kullandığı dilden daha ağır bir dil kullanmıyorum. Üslubuma tahammül edemeyenler aslında kendilerine tahammül edemiyor demektir 🙂

            Asıl siz, kendi kafanızda Erkekleri nasıl gördüğünüzü sorgulayın.
            Biz trafikte ne kadar dikkatli olursak olalım, hatta bir kenarda park durumunda bile dursak bir arabanın gelip bize çarpma ihtimali daima vardır.
            Trafik kurallarını bir tarafın lehine değiştirmek kimsenin aklına gelmez.

            Konu kadınlar olunca neden kuralları bir tarafın lehine değiştirmeyi makul görüyorsunuz?
            Kadın olmanız mı taraflı olmanızı sağlıyor? Bu kuralların art niyetli kadınlar tarafından kullanılabileceğini göremiyor musunuz? Oğlunuz, kardeşiniz (varsa tabi) bu yasaların mağduru olunca mı göreceksiniz?

            Hepimizin kızları kız kardeşleri var kimsenin mağdur duruma düşmesini kabul edemem, aynı mantıkla sizin de erkekleri düşünmenizi beklerdim. Erkeklerin hepsi zalim mi, değilse neden bütün erkekleri peşinen suçlu gören yasaları kabulleniyorsunuz?

            Sizi suçladığımı nereden çıkarıyorsunuz? Suçlama önceki yorumlarımda yoktu, şimdiki yorumumda ise kendinizi sorgulamaya davet için, sizin kullandığınız suçlamalara eşdeğer bir suçlama var.

            Muhalefet ve eleştiri kötü değildir, eleştirilmeye neden tahammül etmiyorsunuz?
            Çok mu mükemmelsiniz? Bizi itham ettiğiniz konularda kendinize bir baksanız…
            İthamlarınızda samimi iseniz; Kadınlara karşı bir tek suçlayıcı cümle göstersenize bana, Kanunların kadınlara tanıdığı imtiyazları eleştirmemizi kadınlara karşı bir suçlama olarak mı algılıyorsunuz?
            “ART NİYETLİ KADINLAR” dediğimizde üstünüze mi alınıyorsunuz?

            Bize Kanunları ve gerekçeleri okuyun diyorsunuz, Adliyelerde ve karakollarda sürüne sürüne bu işin neredeyse piri olduk, size yaşanmışlıklar var diyoruz, önceki kanunlar bile suistimal ediliyordu diyoruz,
            siz ise kendinizin okumadığı kanunu bize okumamızı tavsiye ediyorsunuz, Ben kendi adıma yasalaşacağı gün indirip okudum, Tek kelimeyle kadınları kayıran bir AMAZON yasası, kanunların suistimal edilmesi durumunda mağdur edilenin yapabileceği hiç bir şey yok.

            Hukuk bilginiz nedir bilemiyorum, bizden öğrenmeyin hukuku öyle bir iddiamız da yok zaten, Bir avukata gidin sorun, Bu kanun hakkında yoğun propagandanın etkisiyle ezbere konuştuğunuz anlaşılıyor,
            Bu işi beyin nakli örneği üzerinden vermeniz oldukça ilginç olmuş.

        • Rodrigo dedi ki:

          @ÇİĞDEM

          Gayr-ı ciddi kounuşup mantıksızlaşan sizsiniz.Bastırılmış duygularınızı bayrak,uç noktalardaki kötü örnekleri siper yapmışsınız burada desteksiz atış yapıp duruyorsunuz.

          Konunun ciddiyetini ne kadar kavradığınız; İspatsız,delilsiz sadece beyana dayanarak insanların içerilere tıkıştırlıp rezil-rüsvan edilecek olmasına karşın gösterdiğiniz rahatlık ve ”genişlikten” belli oluyor.Kelimeleriniz bile medyanın kadın ayrımcılığını haklı göstermek için kullanmaktan çekinmediği abartı,acıma duygularını sömüren kelimelerle birebir aynı.Bencede burayı terketseniz iyi olur,çünkü bu zihniyettekilerin söylemleriyle kirletemediği nadir platformlardan birisi burası.Gidin,İkitelli Kartel medyası kollarında çiçekler,sizleri özgürleştirmek(!) için bekliyor.Lütfen bi zahmet….

          (tek taraflı,sadece sonuçlara odaklı,nedenleri düşünmeyen,özeleştiri yapmaktan aciz,hezeyanlar içerisinde,karşı tarafın psikolojisini-onurunu-şerefini düşünmeden davrananların artık alışageldiğimiz
          tavırlarına hakettiği cevaptır.Lafım tek tek bireylere değil bu zihniyeti yaratan tüm odaklaradır…)

          • fitnat hanım dedi ki:

            lütfen önce eleştirdiğiniz şeyi okuyun. Eğer polis acil bir durum tespit ederse delil olmadan nezarete alınacak ve 2 gün içerisinde hakimin onayına sunulacak. Yani dava süreci olabildiğince çabuk sürecek yani sandığınız şekilde aylarca sürecek bir mağduriyet yok. Önemli olan o ilk acil müdahale gerektiren zamanda kadını ölümden kurtarmak.

            Eğer boşanma sürecinde kanunlar erkeğe çok yükleniyor o yüzden cinnet geçiriyorlar derseniz toplumu yeterince analiz edememişsiniz demektir. Eğer öyleyse kendisinden ayrılmak isteyen sevgilisini, nişanlısını , boşanmak istediğini söyleyen karısını ve hatta aşkına karşılık vermeyen genç kızları öldüren erkekleri ne ile açıklayacaksınız.

          • çiğdem dedi ki:

            yine hakaret , yine aşağılama , niye sadece söyledikleriniz şu nedenlerden dolayı yanlıştır diyemiyorsunuz? ve bu hakaretlere kimse tepki göstermiyor , çok yazık , bu siteyi sadece bu nedenle terk ederim ,siz istediniz diye değil , konu hakkındaki görüşlerinize saygısızlığınız nedeniyle yorum bile yapmıcam zaten,karşıt fikirlere tahammül edilemeyen yerlerde körler sağırlar birbirini ağırlamaya devam eder.halbuki seviyeli bir tartışma her konuda ilerleme sağlar.selametle

          • çiğdem dedi ki:

            Fitnat Hanım sizden Allah razı olsun ! artık bunun üzerine de mağdur edebiyatı yapmazlar herhalde .

          • desperate dedi ki:

            Bir kadın nasıl bir delil gösterebilir, dayak yedikten sonra gider darp raporu alır, bir insan eğer eşim beni dövüyor diye iftira atacak kadar psikopatsa saçını başını dağıtır, dayak yemiş gibi yapar gider şikayet eder. Yani iftira atacak insan napar eder atar. O kadının ne amacı vardır boşanmak ve boşanırken nafaka almak, bu kanun çıkarsa en fazla nafaka vereceksiniz para yani, diğer türlü eğer kadın dayak yer şikayet eder kocası gidip şikayetini geri aldırırsa o kadın ya dayaktan ya da kocasının cinnetinden ölür birgün. Ayrıca iftira olayı şiddet kadar yaygın mıdır? Yani şiddet nedeniyle ceza alan erkeklerin yüzde kaçı masumdur?

          • Yasin dedi ki:

            Fitnat hanım;
            O tasarıyı okudum, sadece ben değil bvaşkaları da okudu, şimdi ki haliyle bile suistimaller yapılırken, bunun suistimale daha açık olduğunu anlatıyoruz.

            Bir insanı delil olmadan 2 gün bile olsa nezarete atamazsınız, Gerçekten masum olduğu halde 2 günden sonra; hakim bir şekilde hapsi onaylarsa ne olacak?
            Kadının canı gerçekten tehlike altındaysa o kadınıın can güvenliği için gereken tedbirlerin alınmasını sağlarsınız.
            Analiz konusunda iyi olduğumu sanıyordum 🙂 Ama sizin de pek iyi olduğunuz söylenemez, bahsettiğiniz vakalar bu kanunla düzelemez, psikopatlık ayrıca bir konu olarak konuşulabilir. Kısaca; Şarkı sözlerinin, dizilerin bu konuda ele alınması gerektiğini söylersem, belki yeterli olur.

            Medyanın bunu konuşmaması, adeta yangından mal kaçırır gibi hızlı bir şekilde ve fazla duyurulmadan meclis gündemine alınması sizce de ilginç değil mi?

            Kendiniz için demiyorum, çocuklarınız için bu yasaya karşı durun.

            Müslümansanız Allah’ın hükmünden başka bir hüküm aramayın.

          • Yasin dedi ki:

            Lütfen, kullandığımız ifadelerin kimseyi üzecek düzeye gelmemesine dikkat edlim.
            Burda fikirleri eleştimek yerine, direkt kişiye yönelik ifadeler pek şık olmamış, doğrusu bu nedenle üzüldüm.

            Maksadmız kendimizi ifade etmek ise öncelikle karşı tarafın hassasiyetlerini anlamalıyız.
            Hepimizin sahip olduğu birikimler var, bunları konuştukça birbirimize yaklaşabiliriz.

            Bazen; içinde bulunduğumuz sıkıntılar bütün dünyaya o pencereden bakmamıza neden oluyor.
            O yüzden aşırı tepkilerin de anlayışla karşılanabileceğini ümid ediyorum.

        • ŞİRPENÇE dedi ki:

          ÇİĞ kelimesi pişmemişliği de ifade eder, Anadolunun bazı yörelerinde sabahları yağan kırağıya çiğ de denir.Burada çiğ li havada demlemek isteyenler cümlesinde ÇİĞ ve DEM kelimesi sıfat ve fiil olarak kullanılmıştır.İsim olarak kullanılmamıştır.Üzerinize alınıyorsanız diktiğim elbise size tıpatıp uydu demektir. Şimdi algılarınızı değiştirin ve bu cümleyi lütfen tekrar okuyun.

          Ey ÇİĞ li havada DEM lemek isteyenler!

          Ey çiğ ruhlar! Sonucu baştan görmek ferasettir. Acıyı dudağa değmeden anlamak basirettir ki çiğ ruhlar bunu anlayacak ferasetten uzaktır.Sema hanım sonucu baştan görüyor, geçmişte yaşadığı acıları tecrübeye ve sorumluluğa dönüştürüyor, Allah rızası için feryad ediyor. Sema hanımın yazısına ciddiyetten uzak diyenler AT/avukAT; gözüyle/GÖZLÜĞÜYLE değilde hakikat gözlüğüyle bakarsanız daha iyi anlarsınız.Beyin vitamını olarak sizlere bu hikayeyi armağan ediyorum:-)

          Yaşlı bir adam kuyumcuya giderek; “Altın tartacağım, bana terazini verir misin?” der. Kuyumcu; “Ama bende kalbur yok!” der. Adam: “Alay etme evladım da, teraziyi ver” deyince kuyumcu; “Hem benim süpürgem de yok” der. Adam: “Bak ben senden terazi istiyorum. Anlamazlıktan gelme!” der. Kuyumcu; “Yok, der. Sağır değilim, sözünü duydum, anladım. Ama senin yaşın bir hayli ilerlemiş, elin titriyor. Tartacağın altın da külçe değil; kırık dökük toz. Elin titreyince altın kırıntılarını yere dökeceksin, sonra bana bir süpürge ver de toza, toprağa dökülen altınımı süpüreyim diyeceksin. Altını süpürüp bir yere toplayınca elemek için kalbur isterim diye tutturacaksın. Ben, işin sonunu önceden gördüm, iyisi mi sen bundan vazgeç!” (Mesnevî, III/1624–1633)

          Düşeni kaldırmak gayret ehlinin şiarıdır.Düşmeden önce düşmesini engellemek ise hikmet ehlinin şiarıdır.Bu ise zarif ve ince ruhların şiarıdır. Nefsinin kölesi olmuş ÇİĞ RUHLARIN ŞİARI DEĞİLDİR.

          “ÇİĞ” ruhlar başkalarının gözyaşlarında “DEM” lerler.

          Başkalarının deneyimlerini deneme yanılma yoluyla öğrenmeye çalışmak ahmaklıktan başka bir şey değildir.Bu yolun nereye varacağını yolun sonundaki fosseptik çukuruna düştükten sonra anlamak neyi değiştirir ki…Sözün tamamı ahmaklara söylenir, Feraset ehli ise bir damla gözyaşında okyanusu görebilendir.

          • çiğdem dedi ki:

            bir insan karşı görüşlerde olduğu biriyle de bir gün aynı fikri paylaşabilir,sizin daha fazla hoşgörüye ve zerafete ihtiyacınız var, mesneviyi dikkatli okuyun lütfen.

            Zeliha Hanım, bir kadından bunları duymak ne üzücü , demek ki sizin fikrinize göre birgün haklı olduğunuz bir konuda kocanızla bir tartışmaya girseniz , dikkat edin kavga demiyorum tartışma ve kocanız sizi öldürse benim adam haklı demem gerekiyor. Ama Allah korusun böyle bir şey olsa dahi ben böyle düşünemezdim ! bu kusursa ve hataysa ben kabul ediyorum.

          • desperate dedi ki:

            Siz de ŞİR in zannettiğiniz PENÇE lerinizle güya edebiyat yapıyorsunuz, ne yani üzerinize mi alındınız ben de farklı manada kullandım, isterseniz üzerinize de alınabilirsiniz.

          • ŞİRPENÇE dedi ki:

            Bir adam gökteki ayı parmağıyla gösterdiğinde bazı insanlar aya bakarlar bazıları da parmağa.

            Basit kafalar olayları,
            orta kafalar kişileri,
            gelişmiş kafalar fikirleri konuşurlar.

            Teşbihler ve temsiller hakikat telakki edilmemek gerektir.
            Mecazda boğulanlara laf kar etmez vesselam.

          • ŞİRPENÇE dedi ki:

            Hazreti Ali (RA) ı Esedullah Allah’ın Arslanı lakabıyla övülmüştür.

            “Sirler pençe-i kahrımdan olurken lerzan…” Yavuzun meşhur bir şiiridir.
            Arslanlar kahredici pençemden tir tir titrerken…demektir
            Sirpençeyi arslanpençesi olarak kullanıyorum ve çok hoşuma gider.

            Hakaret değil iltifat olarak algıladım. İltifatınız için teşekkür ediyorum.

            Ormanda hilebaz düzenbaz tilkilere nazaran mert ve asil arslanı bin kez tercih ederim.

          • desperate dedi ki:

            Üç beş özlü söz söylemekle kimse haklı duruma geçmez. Geçecekse ben de söyleyebilirim, kendine yapılmasını istemediğin bir şeyi başkasına yapma. Siz başkasının ismiyle ki gerçek ismi de olabilir mecazi şekilde alay ederseniz kendinize yapıldığında kızmamanız gerekir. Bundan sonra teşbih yaparken karşınızdakini kırmamaya özen gösterirsiniz sanırım.

          • eymen dedi ki:

            Sözlerinize katılmakla birlikte, isimler üzerinden işi şahsileştirmenin pek hoş olmadığını düşünüyorum.

          • ŞİRPENÇE dedi ki:

            Sizin her sözünüzden ben o kadar ders çıkarıyorum ki.
            Siz söylemediğinizi düşünsenizde her sözünüz yeterince özlü.
            Ben sizden çok şey öğreniyorum…Selam sevgi ve dua ile.

        • ABDULLAH BİR dedi ki:

          “””Ben bu kadar gayriciddi,gerçekten uzak bir yazı daha okumadım.”””

          Bence siz insanların değer yargılarını, DÜŞÜNCELERİNİ YARGISIZ İNFAZ EDEREK TEPKİ ÇEKMEMEK ve “””YARGILANMAMAK””” için bir daha Sema hanımın hiç bir yazısına YORUM YAPMAYIN ÇİĞDEM hanım

    • zeliha dedi ki:

      ÇİĞDEM HANIM
      BİR KADIN ÇENESİİNİ TUTARSA KOCASI DA KATİL OLMAZ

      KENDİNİZE DİKKAT EDİN.

  18. zeliha dedi ki:

    BU KANUN KABUL EDİLİP 8 MARTA YETİŞECEK..
    BÜYÜK İHTİŞAMLA SUNULACAK HALKA..
    TEBRİKLER ALACAK (BAYAN-LARDAN) BAYACAKLAR ERKELERİ..
    BU KANUNU ISISTIP ISITIP YEMEK DİYE EVLERDE AKŞAM KOYACAKLAR SOFRAYA..
    SONRA..
    EN FAZLA 6 AY SONRAAA..
    HER HABER BÜLTENİNDE KADIN CİNAYETİ DUYULACAK.. ERKEKLER KATİL OLACAK.. ÇOCUKLAR ANASIZ.. BABALAR OĞULSUZ KALACAK.. HAPİSANE YOLLARINDA BÜYÜYECEK ÇOCUKLAR. LUNAPARKLARDA DEĞİL..

    PİSKOPAT ÇOCUKLAR YETİŞECEK SONRA.. VE SONUÇ..
    CEHENNEM CUMHURİYETİ..

    TEBRİKLER FATMA ŞAHİN ..

    GELİNİNİZE SESİNİ YÜKSELTTİĞİNDE OĞLUNUZ HAPİSANELİK OLACAK..
    O ZAMAN BAKANLIĞINIZI DEVREYE SOKTUĞUNZDA ANLARSINIZ.. SÜPER KANUNUN MARİFETLERİNİ..
    LÜFTEN BENİM OĞLUMU DA NÜFUSUNA GEÖİRİN OLA Kİ SESİNİ YÜKSELTİRSE EŞİNE.. NEME LAZIM.. HAPSE DÜŞMESİN ÇOCUK..

  19. hamza dedi ki:

    mevcut iktidar her konunun en iyisini bildiği için bir zerre kadar geri adım atmayacaktır. esasında bu kanunlar çoğu erkeğin de işine gelir. kanunla evlenmesi zorlaştırılmış erkekler için bahane de hazır . mesela benim nefsim bundan hoşlanıyor. sorumluluğu azaltılmış bir ilişki biçimine yönleniriz.

  20. Ya Huu dedi ki:

    bu olay kadınların başına gelse anında çığırtkanlık yaparlar. dünyayı ayağa kaldırırlar. Ama Türk erkeği gururludur, sinesine çeker. ve öyle de yapıyor. hiç Türk erkeklerinin organize olup sokakta pankartla yürüdüğünü düşünebiliyor musunuz. kimse böyle bir şey yapmaz. ben köşe yazarlarının çoğuna ve bir kaç tane haber sitesi editörlerine de mail attım. bakanlara mail attım. Fatma Şahin ‘e 2 defa mail attım. başbakanlığa 2 defa şikayet ettim. hatta birinin cevabı geldi bile . Bİmer beni Aile ve sosyal politikalar bakanlığına yönlendirdi. düşünebiliyor musunuz beni şikayet ettiğim merciye yönlendirdi. bu kadar olur. Kur’ana Muhalif hangi kanunları varsa hiç birini çıkarmayı Rabbim Nasip etmesin.

    • zeliha dedi ki:

      ERKEKLER YAPMIYORSA BİZ YAPALIM BU SİTEDEN DUYURALIM (AKLI BAŞINDA) KADINLAR OLARAK BİZ PANKART AÇALIM.. ERKEKLERİMİZ GEREKTİĞİNDE BAŞÖRTÜ YASAĞINDA BİZİMLE PANKART AÇMADI MI.. BİZİM YNAIM IZDA OLMADI MI..
      SEMA HANIM
      FACEBOOK VE TWETTER SAYFANIZDAN İSTANBUL BAŞTA OLMAK ÜZERE KAMPANYA BAŞLATMALISINIZ
      8 MARTTAN ÖNCE İMZA TOPLAMALIYIZ
      BEN VARIM
      TAKSİMDE
      HEPİMİZ ERKEĞİZ BİLE DERİM GEREKİRSE..
      NE YANİ
      ERMENİLER KADAR OLAMADIK MI

      • Tebrik ederim. dedi ki:

        Bir Erkek olarak sizi tebrik ediyorum, gayretiniz ve desteginiz icin. Bu yasanin neler getirebileceginden bir haber olan bircok insan yangina koruk ile gidip buzdaginin ustu ile ugrasip durdular, Allah sizden ve sizin gibi adalet arayan dusuncelerde olan herkezden razi olsun.

  21. TOPRAK dedi ki:

    Sayın bakan bu tasarıyı hazırlamış ve mecliste imiş. Bizim sesimizi duyacak gibi de değil. Diğer milletvekillerine ulaşmaya çalışalımda onlara sesimizi duyuralım. Mesela MHP !nin vekillerinin mail adreslerine veya sitelerine iletmeye çalışalım. Cumhurbaşkanlığına iletelim. Bu tasarıya HAYIR desinler diye . AKP AB uğruna eski ihlasını ve samimiyetini kaybetmiş durumda.
    Kocalarımız ve oğullarımız için bunu yine biz kadınlar yapabiliriz. Ama onlara ulaşacağımız adresleri bilmiyoruz.

  22. zeynep liva dedi ki:

    Dostlar lütfen ihmal etmeyin mail atmayı.Bari bizler duyarsız kalmayalım.Herkes susmuş bir köşeye çekilmiş gibi.Sessizce bu kanunun kabul görmesini bekliyor özellikle erkekler.Facebook sayfasında veya fatma şahinin sitesinde o kadar az yorum var ki.Herkes kabul ediyor gibi.Kendi evladınızı düşünün.İlerisini düşünün.Hadi kadınlar kendini düşünüyor hoşlarına gidiyor bu durum ve kabul ediyorlar( ama unutmasınlar ki erkek evladı olanı da etkiliyor bu kanun..)peki ya erkekler siz de mi kabul ediyorsunuz??Sema hanım aile bütünlüğünü sağlamak için mücadele ediyor yalnız mı bırakıyorsunuz onu??

    sema hanımın verdiği sitelere tepkinizi belirttiniz mi?

    • mühendis bey dedi ki:

      malesef bu tasarı kanunlaşacak. çünkü önümüz 8 mart dünya kadınlar günü. bu güne yetiştirmeye çalışıyorlar. daha da ağırlaştırmasalar bari.

      zaten gazeteler ve televizyonlar bu tasarıyı vicdanlara kabul ettirdi. kadına şiddet haberleri sürekli gündemde tutularak bu tasarı kamuoyuna benimsetildi. buyüzden kimse buna karşı görünmek istemez. şimdiden geçmiş olsun.

  23. Evde şiddet ve huzursuzluk artar eksilmez..Çünkü toplum islamdan uzaklaşıyor..
    Erkeğin ve kadının görevleri vardır.
    1-Erkek ev temin etmek zorundadır.
    2-iaşe,nafaka temin etmek zorundadır.
    3-Erkek kaduını dövemez,anasına,babasına ve ağız vs.küferedemez haramdır.

    KADININ görevleri.
    3 hususta kocasına itaat eder.
    1-Yatağına çağırdığında,gelmemezlik yapamaz.
    2-Dışarı giderken kocasından izin almalıdır.
    3-Eve birileri misafir olarak gelecekse,kocasından izin almalıdır.
    Kadın ev içinde veya ev dışında çalışmak zorunda değildir.
    Ev temizlemek,çamaşır ve yemek yapmak kadının asli görevi değildir.Koca emir veremez,tahakküm yapamaz.
    kadın çocuk doğurduğu için Allah mükafat olarak ona bu görevleri yüklememiştir.
    Kadın kendi isteğiyle ev işi yapıyorsa,erkek minnet duymalı ve teşekkür etmelidir.

    Görevini bilmeyen,sevmesinide bilmez.
    Kadını er zapttetmez.Ar zapteder.
    selam ve sevgilerimle.

    • iclal dedi ki:

      Allah razi olsun cok guzel ozetlemissiniz. Keske iki tarafta gorevlerini bilse ve hayata gecirse ne guzel olur.
      Bizim sorunlarimizin recetesi var ama, hasta olarak ilaclarimizi kullanmiyoruz.
      Bu yasalara falan bizim islam toplumu olarak hic ihtiyacimiz yok. Bizi bizden daha iyi bilen Yuce Yaradan belirlemis zaten
      cizgileri ama, keske guzel muslumanlar olabilsek..

  24. Ya Huu dedi ki:

    Kadını Erkeğe Eşit etmeye çalıştılar. Her şeyi ile farklı ve birbirlerini tamamlayan iki varlık nasıl eşit olabilir. 2=3 Diyebilir misiniz? ikiyi üçe eşitlemek için ikinin yapısını bozacak eğecek bükecek 3 e benzeteceksiniz. veya 3 ü eğip büzüp çekiştirip kırpıp 2 ye benzeteceksiniz işte o zaman eşit olur. olur da o zaman olan 2 ye veya 3 e olur. aslını kaybeder. 3 veya 2 diye bir şey kalmaz ortada. Allah kadını ayrı yaratmış erkeği ayrı yaratmış. ve ikisine de farklı farklı haklar vermiş. ikisini de aynı haklarla aynı donanımlarla eşitlemeye çalışırsanız en azından ikisinden birine zarar verirsiniz. veya ikisine de zarar verirsiniz. maksadınızın tam tersi ile tokat yersiniz.Allahın verdiği sınırı ve Haddi aşarsınız. Allah Kadına ve Erkeğe verdiği haklar vardır. eğer o haklardan az ya da fazla kadına veya erkeğe verirseniz veya erkekten alıp kadına ya da kadından alıp erkeğe verirseniz Allahın koyduğu had ve sınırı aşarsınız. bu er ya da geç facia ile sonuçlanır. Allah Devletimizin başındakilerine Akıl fikir izan nasip etsin. firasetlerini artırsın. Hakkı ve batılı görebilmeyi nasip etsin. Ben de Mail Attım. Bakalım Mevlam neyi takdur buyuracak. Sema Hanımdan da Allah razı olsun. ehl-i küfre karşı en büyük mücahedeyi manen mücahede yapıyor. Kalemiyle cihat ediyor. Allah Hepimizi cihad edenlerden eylesin.

  25. İhsan Efendioğlu dedi ki:

    Her şey Avrupa Birliği için. Rahmetli Dumuş Hocaoğlu’nun bir yazısının başlığı şöyle idi:”VARLIĞIM AVRUPA BİRLİĞİNİN VARLIĞINA ARMAĞAN OLSUN.” 12 YIL kesintili mecburî eğitim kanunlaştı. önümüzdeki eğpitim öğretim yılında uygulanacakmış. Bu kanun da kız çocukları için çıkarıuldı. Okullarda ahklâksızlığın önüne geçmek şöyle dursun, gittikçe yaygınlaşıyor. Kız çocuklarımızı da böyle bir ortama atmak için kanun çıkarıyoruz.Bu da AB için. Sadece AB’ye okullaşma oranımız şu kadar oldu demek için. Keyfiyetin ehemmiyeti yok. 4 yılda öğretilecek oan okuma yazma işi 12 yıla yayılmış olacak.

  26. Levent Yener dedi ki:

    Bir yanlışı diğer bir yanlışla telafi etmek ne kadar doğrudur?
    Özel bir durumu genele yaymak ne kadar doğrudur?
    Bazı kişilerin yanlışları yüzünden, diğer kişilerin de ceza alması ne kadar doğrudur?
    Her erkeği potansiyel suçlu görmek ne kadar doğrudur?
    Tek taraflı kanun çıkarmak ne kadar doğrudur?
    Anayasadaki eşitlik ilkesi nerde?
    Ceza Kanunlarındaki eşitlik ilkesi nerde?
    Sosyal ilişkileri düzenleyen eşitlik ilkeleri nerde?
    Köleliği yasaklayan yasalar hâlâ yürürlükte mi?
    Söylenecek o kadar çok şey var ki? Sema hanım hepsini dile getirmiş, önceki yazıları dahil. Eğer söylendiği gibi bu kanun teklifi yasalaşırsa, sosyal olarak Türk Ekeği ve Türk Kadını diye bir kavram, zaman içinde kalmayacak.
    Bazı yanlışlıklar adli yaptırımlardan daha ziyade sosyal alandaki yapılarla düzeltileceği kanaatindeyim. Bu yapı ve yapılandırmada asıl görevleri olan Valilik ve Belediyeler niye görevlerini yapmazlar? Çözümü daha az sorunla halledilmez de sırf ceza vermeye yönelik yasalar çıkarılır.
    Daha önceki yıllardan biliyoruz. Vergisini düzenli vermeyenler nasıl olsa af çıkar diye devlet vergi toplamada zorlanırdı. Sonunda ne oldu. Vergi üstüne vergi bindi. Kimin üzerine geldi bu vergiler? Vergisi içinde bir ürünü alırken parasını ödeyen vataşa. ÖTV ve KDV bunu ürünüdür.
    Kaçak elektriğin faturası kime yükleniyor, parasını ödeyen vatandaşa.

  27. zeynep liva dedi ki:

    Buraya da yazabilirsiniz..http://www.fatmasahin.net/siddete-sifir-tolerans

  28. Hiç bi şi olmaz! dedi ki:

    Süt dökmüş kedi gibi “Biz ne ettik!” , “Ya Rabbi biz kendimize yazık ettik.” , “Sen bize acı, kendi elimizle, kendi dilimizle kendi kendimize yaptığımız belalardan kurtar bizi.” diyecek duruma geldikleri gün çok gülerim hallerine.

  29. Hiç bi şi olmaz! dedi ki:

    Erkeği köşeye sıkıştırdığını, istediği kalıba soktuğunu zanneden kadın, bizzat kendi şerri ile mücadele edemeyecek hale gelecektir. Kadınlar birbirlerine düşecektir. Kendisinin ve diğer hemcinslerinin belasından kurtulabilmek için erkeklerden müteşekkil kolluk kuvvetleri kuracaklardır. Her kadın grubu, bu kolluk kuvvetlerini kendi lehlerine hizmet ettirmenin yarışına gireceklerdir.

    Kadın kendi şerrini kendisinden ve bütün toplumdan uzak tutmak için erkeğin kavvamlığını egosuna kabul ettirmek zorundadır.

  30. Hiç bi şi olmaz! dedi ki:

    Kadına karşı mücadeleye girişmek erkekliğimize yakışmaz.
    Kim ne ederse kendine eder.

    “Herkesin bir hesabı varsa, bilsinler ki Allah’ın da hesabı var ve O hesap asla şaşmaz.”

    Görelim mevlam neyler,
    Neylerse güzel eyler.

  31. muhammed emin yemenoğlu dedi ki:

    walla elinize sağlık.., aile kurmun son yıllarda içine edildi zaten, bu tasarıyla da anladığım kadarıyla son darbe vurulacak…

  32. zeynep liva dedi ki:

    Ben şimdi verdiğiniz adreslere mailimi attım.selam ve dua ile.

  33. Murat Aktan dedi ki:

    Makaleyi okuduğumda aklıma Şeyh Selahaddin geldi. Yaklaşık 30 yıl önce bu kanundandan bahsetmişti. Demiştiki: Bir gün gelecek devlet kanunlarıyla kadınlar tamamıyla yoldan çıkacak. Kadın istediği saatte evden dışarı çıkacak, istediği saatte eve gelecek. Kadının kocası eve geldiğinde kapının yanında asılmış bi şapka görürse içeri giremeyecek, içerdeki bey dışarı çıkancaya kadar dışarıda beklemek zorunda kalacak

  34. mustafa dedi ki:

    Sema hanım, elinize dilinize sağlık. Gerçekten çok doğru. yasa çıkar çıkmaz boşanma davalarındaki artışı düşünmek bile istemiyorum. Şiddete hepimiz karşıyız. Ancak bu hazırlanan taslak şiddetten daha öte bişey. Erkeğin hiçbir hakkı yok mu. Tüm şiddeti erkekler mi yapıyor. Şiddet uygulayan durduk yere mi uyguluyor. Kadınlar bu kadar masum mu. Valla bu yasa çıkarsa sap gibi ortada kalacaz. hayvanların bile savunucusu varken erkekleri kim savunacak. bu şekilde ne yatılır, ne eve gidilir, ne iş yapılır, ne de resmi kurumlarda bayanlara iş yaptırılır. İnşaallah çıkmaz bu yasa. Erkek katliamından başka bişey olmaz. teşekkürler, saygılar

Dünden Bugüne

Hadis-i Şerif Düşmanlığı

Bizim halkımız Kur’an-ı Kerimi pek bilmez. Bu elbette büyük bir eksikliktir fakat yine de dinimizi Peygamber Efendimizin hayatı ile öğrendiğimiz için halkın inancı sağlamdır. Batılılar yüzyıllar boyunca İslam ülkelerine hoca kılığında ...
Devamını Oku

Güzel Söz

“ Merhamet en etkili silahtır; kalbe kadar işler ve ebediyete kadar iyileşmeyecek yaralar açar. “( LAvigerie)

Kitap

Yuvamızda Huzur Bulalım Diye

Huzur, modern dünyada, moda dışı bir kelime gibi duruyor artık. Oysa, Huzur; ne tatlı bir kelimedir. Huzur; ruhun, zihnin ve bedenin sükûnet bulma hâlidir. Huzur; gönlün yatışması, nefsin tatmin olmasıdır. Huzur; baş dinçliği, gönül ...
Devamını Oku