Boşanma (2) Sonrası Çocuklar

23 Mart 2017Sema Maraşlı18 Yorum »

7_bBoşanma sonrası çocuklar konusunu birkaç yazıda ele almak istiyorum.

Öncelikle tek ebeveyn ile büyüyen, diğer ebeveyni görmeyen ya da yetersiz gören çocukların durumları ile başlayalım.

Çocuğun hem anneye hem babaya ihtiyacı vardır. Karı kocanın ayrılmış olmaları çocukların bu ihtiyacı azaltmaz. Ebeveynler görevlerine devam etmeli. Birbirlerinden boşanabilirle fakat çocuklarından boşanamazlar.

Bu konuda yapılan hatalı tutum: Çocuğa hem anne hem baba olmaya çalışmak. Böyle bir şey mümkün değildir, ikisi bir arada olamazsınız ve ikisini de eksik ya da hatalı yaparsınız. Bu yüzden kendi cinsiyetinize uyan rolü iyi yapın, anneyseniz annelik edin, babaysanız babalık. Diğer tarafın rolü için eski eşinizin çocuğun hayatında olmasını destekleyin.

Ülkemizde boşanma sonrası çocuklar genellikle annelerde kalıyor. Kadınlar iki rolü bir üstlenince anneliklerini de doğru düzgün yapamıyorlar. Bazen baba yeterince arayıp sormadığı, ilgilenmediği için anne buna mecbur kalıyor, bazen de kadın eski eşine olan kinini çocuğu üzerinden devam ettirdiği için çocuğun babası ile görüşmesine engeller çıkarıyor ya da çocuğun zihnini babası ile ilgili olumsuz şeylerle doldurduğu için çocuk kendi görmek istemiyor. Çocuğun bir tarafını yıkmak ona yapılacak en büyük kötülüktür. Bu konu ile ilgili daha önce yazdığım için burada kısa geçeceğim.

Babanın yeterince aramaması durumunda annenin çocukların babası hakkında olumsuz konuşmaması önemli. “İşte aramıyor sormuyor, size değer vermiyor, kendi canı istediği zaman arıyor…” gibi. Bunun yerine “Babanız sizi çok seviyor fakat demek ki işleri yoğun belki bilmediğimiz sıkıntıları vardır da arayamıyordur …” gibi çocuğu teselli edici konuşmak lazım.

Bunun yanında baba aramayı ihmal etse de çocuklara aratmak, bir araya gelmelerine vesile olmak lazım. Bütün bunlara rağmen baba çocuğu aramıyorsa o zaman babanın eksikliğini biraz da olsa kapatabilecek yollara bakmak lazım.

Özellikle erkek çocuğu anne ile büyüyorsa ve anne yeniden evlenmemişse erkek modeli eksikliğinden dolayı babayı görmemesi sıkıntılı bir durum. Hele bir de anne oğlunu hayatının merkezine almış, hayallerini, umutlarını, eşiyle yaşayamadığı duygularını oğlunun üzerine yüklemişse daha da sıkıntılı bir durum ortaya çıkıyor. Burada kadının bilinçli olması ve çocuğuna sadece annelik etmesi önemli.

Kız çocuğu için de baba önemlidir fakat arada bir görmesi, az da olsa iyi vakit geçirmesi ona yetebilir fakat o da babayı hiç görmüyorsa ve o boşluğu dolduracak bir yakını yoksa kız çocuklar için de baba eksikliği çocuğun hayatında olumsuz etkilere sebep olabilir. Bir de annesi, baba ve erkekler aleyhinde konuşuyorsa olumsuz düşüncelerini çocuğuna aktarıyorsa o zaman çocuğun bu durumdan kötü etkilenmemesi pek mümkün değil.

Erkek çocuğunun babayla zaman geçirmesi gerekli, zira cinsiyet davranışları bakımından model alması için.

Bütün uğraşlara rağmen baba çocuğu ile ilgilenmiyorsa ya da vefat etmişse babanın eksikliğini dayı, amca, dede gibi akraba yakınları doldurursa iyi olur. Bunların yanında babasız büyüyen, babayı göremeyen erkek çocuğunun anneyi rol model almaması için erkeklerle zaman geçirmesi için gayret sarf edilmeli.

Mesela ilköğretimde erkek öğretmen tercih edilebilir.

Yaşına uygun bir spora verilebilir.  Yakın dövüş sanatları, güreş, okçuluk, tenis, basket…

Avrupa da “hafta sonu babaları” diye bir çalışma var, anneyle büyüyen çocuklar için. Babasız büyüyen çocuklara gönüllü babalık etmek isteyen erkekler, bununla ilgili kuruma kayıt yaptırıyorlar. İsteyen anneler bu kişilerden biri ile anlaşarak hafta sonları çocuğunu o kişiye teslim ediyor. Bazı ülkelerde de hafta sonu ücretle kiralık baba tutabiliyorsunuz.

Bu çözüm bizim adetlerimize geleneklerimize pek uygun bir çözüm değil. Fakat bizde de bize uygun çözümler üretilmeli. Mesela Diyanet İşleri böyle bir çalışma yapabilir. Camilerde hocalar mahallede babasız büyüyen çocuklarla ilgilenebilirler.

Anne eksikliğini babaanne, hala, teyze gibi yakınlarla ya da bakıcı abla ile ya da babanın yeni eşi ile doldurulması daha kolay iken baba eksikliği daha zor kapanıyor.

Toplumumuzda babası ölmüş çocuklarla daha çok ilgilenilirken, boşanmış fakat babasını görmeyen çocuklarla ilgili bir hassasiyet yok. Nasılsa babası var diye düşünülüyor fakat baba hiç arayıp sormuyorsa bu durum babası ölmüş bir çocuktan daha fazla olumsuz etkiler çocuğu. Baba ölmüşse umut da kızgınlıkta yoktur fakat baba var olduğu halde ilgilenmiyorsa çocukta güven duygusu zedelenir, babaya kızgınlık besler bu da onu psikolojisini olumsuz etkiler.

 

Okunma Sayısı : 7.346

Yorum yapın

“Boşanma (2) Sonrası Çocuklar” için 18 Yorum

  1. Yaprak dedi ki:

    Malesef benim yakinim dan biri belkide bosanmak üzere yas gecmis 40 nasil yaparim diye sorarken karsi tarafin umrunda bile olmuyor. Eskiden böyle degildi arkadas cevresi degistirdi onu birde is hayatina baslayinca erkege igtiyac kalmadigini düsünmesi, hepsi azmis gibi birde cocuklarin babaya düsman kesilmesi. Ama herseye ragmen cikmamis candan ümit kesilmez…. haklarinda hayirlisi olsun.

  2. sennur dedi ki:

    tüm yorum yapan arkadaşlara teşekkür ederim ,
    herkesin İMTİHAN ı farklı farklı tabiii.
    rabbim kolaylaştırsın herbirimize inş.

    bu konuda gerçekten yardım istiyorum ,
    çeşit çeşit psikolog ,pedagoglar var , bu konu üzerinde çalışan var mı bildiğiniz ?
    kitap ,dergi ,web ???

    tek ebevenyle yetişen çoçuklara nasıl destek verilebilir ?
    sosyal anlamda bir sayfa vb.hazırlanıp , zaman zaman etkinlikler yapılabilir mi?
    sosyal sorumluluk projesi adı altında adımlar atabilir miyiz ?

    konu ile ilgili paylaşımlarınızı bekliyorum.

    selam ve dua ile …

    • cihad dedi ki:

      Sennur hanım;

      İmtihaniniz gerçekten ağır.Allah yardımcınız olsun.. ﻟﺎَ ﻳُﻜَﻠِّﻒُ ﺍﻟﻠَّﻪُ ﻧَﻔْﺴًﺎ ﺍِﻟﺎَّ ﻭُﺳْﻌَﻬَﺎ sırrınca kimseye kaldıramayacağı yükü yuklemeyecegini Allah söylüyor..ümidinizi ve gayretinizi kaybetmeyin..

      Yaşadığınızı yaşamadığım için çok fazla bilgim ve tecrübem yok..sadece önemli bir noktayı ifade etmek isterim.

      Allah insan ruhunu kendisine muhtaç olacak şekilde yaratmıştır..yani nihayetsiz ihtiyaç ve hadsiz düşmanlara maruz bir vaziyette yaratarak kendisine iltica etmemizi fıtratımıza derc etmiştir.

      Nihayetsiz ihtiyaçlarımıza karşı nokta- istimdad( yardım noktası,mercii) yalnız ALLAH’ın RAHMETİDİR.

      Hadsiz düşmanlarımıza karşı nokta- istinad(dayanak noktası,mercii) yalnız ALLAH’ın KUDRETİDİR.

      Kelime-i Tevhid bu mananın en üst perdeden ifadesidir..

      Hakikat bu olmakla beraber çoğu zaman biz nokta-i istimdad ve nokta-i istinadı başka yerlerde arıyoruz..bazen sebepler,bazen sevdiklerimiz Allah’ a ilticaya,ulaşmaya perde olabiliyor..Anne baba da bu perdelerden biridir..netice olarak şunu söylemek istiyorum çocuğunuzun babasının olmaması veya ilgilenmemesi bu konuda bir avantaj olabilir..çocuğunuzun nazarini sürekli Allah’a çevirin..fıtratındaki istimdat ve istinad etme ihtiyacını doğrudan RABBİN ‘de bulsun…
      Peygamber Efendimizin(S.A.V) manevi terakkisinde yetim olmasının rolü ve katkısı vardır.

      Ayrıca devletler kendisine sadık kimseler yetiştirmek için yetimhanelerdeki çocuklar ile özel ilgilenirler.çünkü perdesiz bir şekilde devlete baglanirlar.

      Özetle..

      Her durumun külfeti kadar nimetiyet (fırsat) ciheti de vardır..Cenab-ı Hak size kolaylastirsin inşaallah..AMİN

    • .../nisa dedi ki:

      Sennur hanım,

      Evlilik Biter Ebeveynlik Sürer: Boşanma Ve Çocuk – Evren Jülide Koç & Mahmut Yılmaz

      Kemal Sayar’ın internet sitesini takip edebilirsiniz danışabilirsiniz.

      Sema hanımın ilk yazdığı ifade boşanmayı kabullenme ve çocuğunda bunu kabullenebilmesi önemli. Bu durumu inşallah çocuğunuz kolay atlatır. Allah yardımcınız olsun

  3. Halil Mümin dedi ki:

    Yahya bey kardeşim;
    Bildiğin üzere ben de mahkemeliğim.Hani ben 5 vakit namaz kılıp da nasıl böyle yaparlar diyordum..Seninkiler de aynı imiş..Bir atasözü var karşı tarafı net ifade eden: “Hacı hacı olmaz gitmekle Mekke`ye, dede dede olmaz gitmekle tekkeye”…Karşı taraf boşanmana rağmen çocukların babası olduğunu unutmuş yazık çok yazık…Allah yardımcın olsun..

    • Yahya dedi ki:

      Halil bey kardeşim,

      Esasında yaşadıklarımın tamamını anlatmıyorum. Bazı şeyler özel, bazı şeyler anlamsız, bazı şeyler bende kalsın, bazı şeyleri ise tanınmamak adına anlatmıyorum. Esasında o kadar dertliyim ki…
      Bazı şeyler o kadar ağrıma gidiyor ki… Ama dönüp dolaşıp takdiri İlahi diyorum.
      Neticede akıbetimiz hayırlı olsun inş.

  4. sennur dedi ki:

    boşanma sonrası çoçukları düşünen kimse yok sanırım ????
    hiç yorum almadığına göre ….

    • .../nisa dedi ki:

      Sennur hanım,

      Bekar olduğum için boşanma ve sonrası durumlar için ancak gözlemleyebildiğim kadarıyla yorum yapmaya çalışıyorum. Yaşanan durumları bizzat yaşamadığım için durumun ciddiyetini sorunları tam olarak anlatamayabilirim.

      Boşanmanın en ağır faturalarını çocuklar ödeyebiliyor. Boşanmakla insanlar anne ve babalıktan istifa etmemeli. Evliyken anlaşamayan kişilerin boşandıktan sonra anlaşabilmesi de zor. Ama çocuklar için nefsimizi köreltmek gerekiyor. Tek ebeveynlik gittikçe artıyor.

      Yakın bir akrabam genç yaşında kocasından ayrıldı. Oğlunun tam ergenlik zamanlarıydı. Babasıyla pek hafta sonları görüşmedi daha doğrusu babası görüşmedi dedesi hafta sonları ilgilendi. Annesi yeniden biriyle evlendi üvey babasıyla güzel anlaştılar baba yerine abi diyor. Çocuklukta görmediği huzurlu aile hayatını şuan yaşıyor. Tabiki ruh hali nedir asla bilemem ama en azından üvey babasını kabullendi çatışma olmadı. Çocuğu spora yazdırdı özel günlerde ona sürpriz yapıyor karne hediyesi alıyor. İkiside daha önce kötü evlilik tecrübesi yaşadıklarından birbirlerine karşı daha dikkatliler.

      Başka bir örnekte babasının evi terk etmesiyle küçük yaşlarda babadan uzak kalan çocuğun durumu. Aklı erince sürekli babasını sormuş ne zaman gelecek diye. Evde başka erkek olmadığı için çocuk rol model olarak ablalarını alıyordu. Buda erkek çocuğunun fıtratını etkiliyor. Mimikleri hareketleri kız çocuğu gibi olabiliyor. Daha sonra bir erkek akrabalarının yanında erkek çocuklarla kaynaşınca düzeldi.

      Kız çocukları en çok babalarını evlilik zamanında arıyorlar sanırım. Gelecekteki eş ve evlilik konusunda bu durum etkileyebilir. Boşanma ne sebeple olmuşsa kadın yada erkekten kaynaklanan sebeplerle erkeklere karşı güveni kaybolabilir annesinin durumuyla kendisini ilişkilendirebilir. Bu sebeple yaşanan ne olursa olsun anne ve babasını az görse yada hiç görmese de onu düşman olarak görmesinler. Elbette zor ama kötü örneği görmektense görmemek iyi olabilir.

      • Yahya dedi ki:

        Nisa hnm,

        Güzel noktalara değinmişsiniz. “Boşanmakla insanlar anne ve babalıktan istifa etmemeli.” ve “Ama çocuklar için nefsimizi köreltmek gerekiyor.” demişsiniz. Çok doğru ancak bu söylemekle olmuyor.
        Maalesef kadınlar çocuklarını silah olarak kullanıyor, erkeklerde ya bezdiğinden ve/veya vurdumduymaz olduklarından çocuklarını terk ediyorlar.

        Sennur hnm, bu mevzuyu devletin ele almasını ve gereki kanunlar çıkararak çocukların haklarının korunması gerektiğini ve hatta iyi birer birey olarak yetiştirilmesin desteklenmesi gerektiğini belirtiyor.

        Yakın zamanda kanuni bir değişiklik olur mu? Mümkün değil!

        Rabbim yardımcımız olsun.

  5. sennur dedi ki:

    bence boşanma sonrası çoçuk iletişimi ve ebeveyn adlı programlar düzenlenmeli
    çoçuğun yaşına göre ebeyenleri ile iletişim sağlıyor mu ? bu sorular sorulmalı ,
    nasıl boşanma gerçekten mi gerçekleşti ,kağıt üzerinde mi ? diye kontrole eve polis gönderiliyorsa ,
    çoçuk için ileriki yaşamında enkaz olacak , tek ebeveyn ile nasıl yaşanr ?
    otorite anne de olursa , o çoçuk büyüyünce nasıl yuva kuracak vb ???
    bu konuda çok dertliyim.
    çünkü ÇOÇUK ların bilinçaltına yüklenen tüm olumsuzluklar bir ÖMÜR onlar ile yaşıyor , ve yaşamasına sebep veriyor.

    parçalanmış aile ve çoçukları için şimdiden ÖNLEM alınmalı ,
    zira sayımız hiç de az değil.

    rabbim tüm bu çoçukların yardımcısı olsun ,
    SAĞ iken ANNE ya da BABA görevini ihmal etmek zorunda kalanlara ,
    yarın hesap gününde hesabını verecekleri amelleri nasip etsin .

    • Yahya dedi ki:

      Sennur hnm, olmaz mı?

      O kadar perişan bir hukuk ve ahlak anlayışımız var ki neresinden tutup kime ne anlatacağım(z)? inanın bilemiyorum.

      Allah’ı ve Allah’ın kanunlarını tanımayan bir sisteme derdinizi nasıl anlatırsınız? Ancak uluslararası insan haklarına aykırı, insan kişilik haklarına aykırı v.b. gibi ondan bundan aldığımız dayanaklar ile kendimizi savunmaya çalışıyoruz, ki netice alamıyoruz.
      Bu haldeyken mahkemenin, devletin veya toplumun çok mu umurunda çocuğun durumun ne olduğu?

      Bunu bırakın çiftler evliyken umurlarında değil, boşanınca mı umurlarında olacak?

      Geçelim, şahsileştireyim mevzuyu; eski karımın ailesi çoook mütedeyyin, pek meşhur bir cemaatin mensupları, katılmadıkları sohbet, program yok.
      Aile ise çok geniş… Ya bir Allah’ın kulu kızlarına; ” ya kızım çocukları babalarından koparma, ayırma, işi çirkefleştirme…” dahi demiyorlar. Israrla hemen hemen tüm aile fertlerini arayarak rica ettmeme rağmen bu böyle, değişen bir şey yok.

      Bizim halimiz böyleyken, biz neye istinaden ilgili makam/kurumlara bu yaptığınız Rabbimin emrine aykırı diyebiliriz?
      Bu konuda benim yaram çok derin ve yapacak hiç bir şeyim yok!

      Ör: Kamu denetçilik kurumu (ombudsmanlık), bu boşanma sonrası çocuklar ile iletişimin kurulmasıyla ilgili bir “tavsiye” niteliğinde bir karar yayınladı. Bu kararda çok güzel noktalara teknik olarak değinmişler. (dosya no: 2015/5571). Ancak tavsiye’nin ötesine geçemiyor. Niye?
      Ve çok enteresandır, sitedeki tüm kararlara ulaşmak mümkün iken bu karara ulaşamıyoruz artık, sayfa yoktur yazısı çıkıyor. Neden?
      (bende kararın bir nüshası var, isteyene gönderirim)

      6284 sayılı kanun sözüm ona aileyi koruyor!!! Madem aileyi koruyorsun bu çocuklar ailenin bir parçası değil mi? Ben mahkememe tüm darp, dayak ve şiddet iddialarımı delillerim ve tanıklarım ile ispatlamama rağmen niçin mahkeme çocuklarımın lehine koruma kararı vermiyor???

      Ve siz bu çocuklardan sağlıklı aile kurmasını mı bekliyorsunuz? Evde bir anne veya baba rol modeli olmayan, yuva nedir bilmeyen, “evcilik oyununu görmeyen” çocuklar nasıl önce birbirlerine eş olsunlar ve daha sonra baba ve anne olsunlar? Bu mümkün mü?

      “Sakın kader deme kaderin üstünde bir kader vardır” diyerek sabır ve şükür ile …

      • sennur dedi ki:

        🙁 🙁 🙁

        gerçekten bu konu içimi kemirmekte !!!
        gelecek 10 -20 yıl için ciddi önlemler gerek , parçalanmış ailelerin çoçukları için neler yapılabilir bunu konuşmalı ve fikirler yazmalıyız ,
        ‘yürüyen bir ölünün yaşadıkları vb konular üzerinde bunca yorum yapılırken , çoçuklar üzerine kimseden bir nükte çıkmadı ve ne kadar kendimizle meşguluz ki ,yaşamına vesile olduğumuz CANLAR adına yazamadık.

        allah yardımcınız olsun YAHYA BEY ,

        çoçuklarınızı ve sizi selamete çıkarsın inş.

        • Süleyman dedi ki:

          Sennur Hanım.

          Haklısınız bu konular hakkında konuşulmalı. Yalnız ben şahsen değil çocuk sahibi olmak evlilik yoluna bile girmedim. Ben destek veriyorum bu konuya fakat hani ekleyebileceğim veya söyleyebileceğim bir şey yok çünkü konuyla alakalı herhangi bir deneyimim veya bilgim yok

        • Feyza dedi ki:

          Sennur hnm. Haklisiniz biraz mahcup oldum kendi adima. Yuruyen oluye yorum yapanlarin cogu bekar oldugu ve konular da daha cok evlilik uzerinde yogunlastigi icin bu konu biraz gundem disi kaldi.
          Ama soyle de dusunebiliriz, bir on yirmi sene sonrasinin parcalanmis ailelerin yarim birakilmis cocuklar kervanina yenilerini eklememe adina evlilik gorusmeleri ile ilgili paylasimlarda bulunup saglam bir temel icin nelere dikkat edebiliriz kismina odaklaniyoruz. Yani direk olarak sahsimizi ilgilendiriyor gozukse de dolayli yoldan yine toplumu ilgilendirecek konular. (Bilmiyorum bu aciklama ile pacayi kurtarabildim mi 😉 )
          Saka bir yana Allah yardimciniz olsun. Burada kimin hikayesini dinlersek onun adina icimiz burkuluyor bunu samimi soyluyorum. Evli bekar bosanmis hic farketmiyor.
          Tavsiye ile duzelebilevek bir sorunsa kendimizi o kisinin yerine koyup bazi tavsiye ve tesellilerde bulunuyoruz. Ama sizlerin durumu daha farkli beni biraz asiyor. Cunku yasalari degistirmeye gucum yetmiyor gonul isterdi ki her emanet ehline teslim edilsin. Ya da cocuguyla ilgisiz bir babanin ya da cocugunu darp eden bir annenin kalbine merhamet enjekte edemiyorum. Edebilmeyi isterdim.
          Bu cocuklar adina ne yapabiliriz? Bunlari da Sema abla cok guzel anlatiyor yardimci oluyor Allah razi olsun.
          Sizin fikirleriniz ve cozum onerileriniz varsa bir anne ya da baba hassasiyetiyle paylasin biz de destekleyelim belki bizim de her ne kadar o duygulari tatmis olmasak da aklimiza bazi fikirler gelebilir.
          Tekrar gecmis olsun. Anne babanin dusman olmadigi, ikisinin de cocuguyla yeteri oranda ilgilendigi ailelerdeki cocuklarin bu parcalanmisliktan cok fazla hasar gormeden atlatacagina inaniyorum. Peki velayet diyelim ki annede veya babada kaldi ve baba veya anne kendisine izin verildigi tarihlerde cocukla ilgilenmiyor. Bu durumda da babaya veya anneye cocugunu ihmal ettigi icin bir yaptirim uygulaniyor mu veya uygulanmiyorsa boyle bir yontemle en azindan cocugu tamamen annesi ya da babasiz birakmanin onune biraz gecilebilir mi?

        • Uğur 017 dedi ki:

          Yahya Bey, Allah yardımcınız olsun. Umarım en yakın zamanda problemleriniz çözülür ve bir daha öyle büyük problemler yaşamazsınız.

          Geçenlerde görmüş şok olmuştum ki Avrupa Birliği’nin merkezi Brüksel’in bulunduğu Belçika’da evli çiftlerin boşanma oranı yüzde 71’miş, yani evliliklerin üçte ikisinden fazlası boşanmayla bitiyormuş! Evlilik yasalarını AB’den almaya devam edersek bizim sonumuz da muhtemelen bu olacak. Nasıl ki cumhurbaşkanımıza itaat etmeseydik devlet çökecekti, kadın ile erkeği sosyal olarak eşitleyen AB kanunlarına uyulup ailenin reisi olan (olması gereken) erkeğe itaat edilmeyince de aile çöker.

          Evet, erkek ve kadın insan olarak eşittir, ama sosyal olarak hemen hiç kimse birbirine eşit değildir. Ben ile cumhurbaşkanımız insan olarak eşit olsak da sosyal olarak eşit değiliz, hatta işyerimdeki âmirim bile benden sosyal olarak üstündür. Karı ile koca da insan olarak eşit olsalar bile sosyal olarak koca karısından üstündür de üstündür.

          Devleti FETÖ’den ve onun müttefiği olan kafirlerden kurtarmayı bitiremeden maalesef devlet büyüklerimiz bu konulara eğilemeyecek gibidir. Yalnız bakınız, AB’nin Fetullahçı Terör Örgütü’ne desteği belki de orta veya uzun vadede bu bakımdan hayrımıza olur. Yani bu sayede AB’nin ne mal idiğini artık birtakım entelektüel Müslümanlar ve hatta (herkesten çok kadın hakçısı kesilmiş olan) âlimlerimiz bile (!) anlarlar da artık AB’den alınan aile kanunları da sorgulanmaya ve reddedilmeye başlanır.

          • Yahya dedi ki:

            Uğur Bey, duanız ve temenniniz için teşekkür ederim.

            Gurbeti gördüğüm için ülkemin bekası için dua ediyorum. Ancak sizin kadar ümitli bakamıyorum tabloya. Bir çok kanun, AB’ye uyum yasası adı altında çok yakın tarihte çıkarıldı. Başkanlık sistemine geçince de mucize olacağını beklemiyorum. Zaten herkes %100 destek dahi olsa daha alt yapısı hazır olmayan (!!!) bir sistemi ayakta tutmaya, eksiklerini noksanlarını gidermeye çalışacaklar. Hadi diyelim başımızdakiler ve bizler uyandık ve AB’ye uyum işinden vazgeçtik; feminist güruhlara verdiğiniz hak ve özgürlükleri nasıl geri alacaksınız? Hemen hemen bütün kadın dernekleri 6284 sayılı kanunu yetersiz ve hükümetin kendilerini susturmak için çıkardığını düşünürken; hükümetimiz yeni sistem de nasıl geri adım atıp bu ve benzeri kanunları kaldıracak veya değiştirecek merak ediyorum. Şahsen çok zor görüyorum.

            Hakkımızda hayırlısı olsun inşaAllah.

        • Yahya dedi ki:

          Sennur hnm, Teşekkür ederim.
          Sizlere de rabbim yardımcı olsun inş.
          İşte anne var, anne var…

Dünden Bugüne

Hadis-i Şerif Düşmanlığı

Bizim halkımız Kur’an-ı Kerimi pek bilmez. Bu elbette büyük bir eksikliktir fakat yine de dinimizi Peygamber Efendimizin hayatı ile öğrendiğimiz için halkın inancı sağlamdır. Batılılar yüzyıllar boyunca İslam ülkelerine hoca kılığında ...
Devamını Oku

Güzel Söz

" Allah erkeğin eşi ile muhabbet etmesinden memnun olur, bundan dolayı ikisine de sevap yazar.Ve rızıklarını arttırır. (Hadis-i Şerif) "

Kitap

Yuvamızda Huzur Bulalım Diye

Huzur, modern dünyada, moda dışı bir kelime gibi duruyor artık. Oysa, Huzur; ne tatlı bir kelimedir. Huzur; ruhun, zihnin ve bedenin sükûnet bulma hâlidir. Huzur; gönlün yatışması, nefsin tatmin olmasıdır. Huzur; baş dinçliği, gönül ...
Devamını Oku