Cinsel Konulara Tahammülü Olmayanlar

28 Eylül 2013Cinsel Eğitim, Sema Maraşlı165 Yorum »

430566_308685999187023_1816551280_n3-150x150Sitemizde ara ara yayınlanan cinsellik ile ilgili yazılara az da olsa gelen eleştirilerden şunu görüyorum ki dindarların bir kısmının cinselliğe bakışının batılılardan pek bir farkı yok. Cinselliği pis nefsi susturmak için yapılan üç beş dakikalık haz, diye görüyorlar. İslam’da cinsellik asla bu değil. Cinsellik ne pis, ne günah ne de dışlanmış dinimizde. Tam aksi tavsiye edilmiş, ibadet sevabı verilmiş.

Bizim cinsellikle ilgili bilgilerimizin çoğu batı kaynaklı. Cinsellik hazdan önce sağlıktır sonra karı-koca muhabbetidir sonra hazdır.  Kadının kendini kadın, erkeğin kendini erkek hissettiği yer asıl olarak yataktır. Allah (c.c) “Sûkunete eresiniz diye sizi çiftler halinde yarattık.” buyuruyor. Sûkunete ermenin yeri yatak odasıdır. Orada bir problem varsa karı-koca arasında hep bir gerginlik olur.

Ayrıca bu gerginlik sadece karı koca arasında kalmaz kişinin ruh halini etkiler. Sûkunete ermiş insan ne kolay kolay başkalarına sataşır, ne trafikte sabırsız olur, ne de öfkeli olur ne de gergin olur. İnsanlar cinsel hayatı İslam’ın emrettiği gibi yaşasa emin olun dünya çok daha güzel yaşanır bir yer olurdu. Ayrıca bu kadar aldatmalar ve zina olmazdı. Kendi karısı ile düzgün bir cinsel ilişki yaşamayı beceremeyen pek çok erkek başka kadınlara gidiyor. Bir şeyler eksik onu dışarıda tamamlarım zannediyor. Oysa biraz karısına emek verse pek çok kadın buna cevap verecektir.

Feminizmin batıda bu kadar çabuk yayılmasında batının cinselliğe bakış açısı vardır, muhakkak. Hıristiyan batı Hz. Havva’nın Hz. Adem’i cinselliği ile kandırıp cennetten çıkardığına inandığı için son yüz yıla kadar, kadını şeytan, cinselliği de pislik ve günah olarak görüyordu. Erkek günahkar olarak gördüğü kadına fazla dokunmamak için çabuk ve hızlı bir şekilde sadece kendini tatmin ediyordu. (İslam da bu yasaklanmış) Cinsel devrimi doğuran şey de belki buydu. Yatakta aşağılanmış ve tatmin olmamış kadınların erkeklerden intikamı. Cinsel devrimi kadınlar başlattı. Erkekleşme de bununla devam etti.

Bana gelen problemlerin hemen hepsinin altında cinsel sorunlar çıkıyor. Pek çok kadın-doğumcu arkadaşım var. Hepsi de aynı şeyi söylüyor. En çok cinsel sorunlardan özellikle ilk gece yaşanan sıkıntılar yüzünden oluşan cinsel soğukluk problemlerinden geliyorlar. Erkeklerin çoğu maalesef cinselliği pornadon öğrendikleri için ilk gece kadının korkularını hiç düşünmeden üzerine atlıyorlar. Kadının o gece yaşadığı korku bazen ömür boyu sürebiliyor. Evliliğin temeli daha ilk geceden sarsılıyor.

Erkeğin sevgisini, şefkatini göstereceği yerdir yatak. Kadını hırpalayıp kendini tatmin edeceği yer değil. Müslümanın cinsel hayatının nasıl olması gerektiğini öğrenmemiz lazım.

Cinsel hayat yerine sadece kadının kocasına itaat etmesini anlatmamı bekleyen erkek okurlarıma bir sorum var. Tamam kadın itaat edecek de erkek ne yapacak? Erkeğin para kazanmak dışında hiç mi yapacağı bir şey yok. Allah rasulünün eşleri ile münasebetlerine bakın ne kadar zarif bir erkek profili var.

Cinsellikle ilgili hadislere baktığınızda da Peygamber efendimizin yatak konusunu ne kadar kıymet verdiğini görürsünüz. O dönem pek çok kadın kocalarının geceleri çok ibadet ettiği için cinsel olarak ihmal edildikleri şikayet ile peygamberimize geliyorlar ve peygamberimiz erkekleri çağırıp yaptıklarının yanlış olduğunu ve eşlerinin haklarına riayet etmeleri gerektiği söylüyor.

Karı-koca ilişkisinde nasıl kadına erkeğe itaat sorumluluğu varsa erkeğin de yatakta karısını tatmin etme sorumluluğu vardır. Peygamber efendimizin, erkekler hanımını tatmin etmeden yataktan ayrılmasın uyarısı var. Kaç erkek bu görevi yerine getiriyor? Cinsel isteksizlik çeken hanımları dinlediğimizde evet kadınlar genç kızken korkutulmuş onların bir korkusu var fakat kocalarının da kadınlara yaklaşımında çok büyük hataları var. Bir taraf korkuyor diğer taraf nasıl davranacağını bilmiyor. Ya da erkeğin cinsel problemleri var fakat çözmek için hiç bir gayret göstermiyor. Bu problemler için de kadını suçlamak daha kolayına geliyor. Sonra ne oluyor? Ya nefretle geçen bir ömür ya da boşanma.

Tamam kadınlar erkekleşti bu büyük bir problem. Ben bunu defalarca yazdım. Fakat sadece benim yazılarımla problem çözülecek mi? Erkekleşmiş karısının yeniden kadın olması için erkeğin de yapması gerekenler yok mudur? Bir erkek şefkatiyle, sevgisiyle, tatlı sözleriyle kadına yatakta kadın olmasının güzelliğini hissettirebilirse kadının kadın olması daha kolay olur. Bu konuda hem kadınların hem erkeklerin kesinlikle eğitime ihtiyaçları var.

Site daha çok okunsun diye cinsel yazılar yayınladığımız eleştirisi (belki de hakaret demek daha doğru olur)yapan okuyucularımıza ise sadece teessüflerimi bildiriyorum. Bizi bunca zaman okuyup hiç tanımamışsınız demek ki. Cinsel konulara tahammülü olmayanlar yüzünden bu konulardan vazgeçecek değiliz. Eğer boşanmalara engel olmak ve evlilikleri daha muhabbetli hale getirmek istiyorsak bu konuyu atlamamız sadece iki yüzlülük olur. Cinsel konulara tahammülü olmayanların ya bu konuda ciddi bir problemleri vardır, ya kimsenin problemi yok zannediyorlar ya da dinimizin cinsellikle ilgili konularını hiç bilmiyorlar. Yani tamamen bilgi eksikliği. İnşalllah yanlış bilgiler buradan düzeltilecek.

 

 

 

 

 

Okunma Sayısı : 32.964

Yorum yapın

“Cinsel Konulara Tahammülü Olmayanlar” için 165 Yorum

  1. Yahya diyor ki:

    Sn. Rumuzsuz;

    Ne demek istediğinizi anladım.

    Ancak beslenmenize dikkat ederek ve düzenli bir spor rutini ile ideal bir vücut yapısına sahip olabilirsiniz. Bu konuda doktorlardan veya diyetisyenlerden yardım alabilirsiniz. Belli bir rahatsızlığınız varsa iştahsızlık, kansızlık vs. bu da tespit edilebilir.

    Bekar olduğunuzu tahmin ederek, evlilik sonrası bizim Türk hanımlarımız genelde kilo alırlar, ayrıca hamilelik söz konusu olunca böyle bir derdinizin olacağını da düşünmüyorum.

    Sizi olduğunuz gibi beğenip, sevip, yuva kuracak beyler olduğunu unutmayın. Sizi dış görünüşünüzle değil, sizi siz olarak beğenmesi daha önemli ve değerlidir. Yine her erkeğin tercihi farklıdır bir standardı yoktur bu işin. Maalesef günümüzde “cinsellik/dişilik satar” anlayışıyla kadınlarımızı birer meta haline soktular. Öncelikle kadınların sonrada bizim nazarımızda kadının değerini düşürdüler ve kafamıza, ideal böyle olmalıdır imajını kazıdırlar.

    Kendinizi başkasına beğendireceğim gayretinde değil, bir hanım olarak kendinizi geliştirme – iyi bir eş olma, iyi bir anne olma, iyi bir müslüman hnm olma, yaptığınız işte (mesleğiniz varsa) iyisi olma (…) – gayreti içinde olmanız daha ehemdir. Tecrübe ile sabittir ki, ne yapsanız karşınızdaki insana kendinizi beğendiremezsiniz. Benzer şekilde nefsinizde hiç bir zaman tatmin olmayacaktır. Bunu estetik ameliyatlar/işlemler içinde düşünebilirsiniz. Bugün dudaklarınızı yaptırırsınız, yarın yanaklarımı da yaptırayım dersiniz… bunun sonu yoktur.

    Konuyu daha da fazla uzatmak istemiyorum ancak son olarak şunu da lütfen düşünün: Size bu aileyi, bu cinsiyeti, bu bedeni, kısacası her şeyinizi veren Rabbül-Alemin’dir. Bu şekilde takdir etmiştir; hasta veya özür durumunuzda olabilirdi. Kendinizden daha kötü durumda olanları düşünerek, şükür etmeniz ve yine gönlünüzden geçenleri Rabbinizden istemeniz en doğrusudur.

    Selam ve dua ile…

  2. İsa diyor ki:

    yazılarınız özellikle bu tip konular için teşekkür ederim.

  3. gülhan marham diyor ki:

    :) çok komik ve değişik görüşler 😀

    Bencede cinsellik iğrenç birşey birde eşiniz sigara içiyorsa daha iğrenç birşey…

  4. serhat diyor ki:

    Çok merak ettiğim bir konu da Türkiye’de insanlar cinsel hayatlarından memnun mu? Ya da ne kadar memnunlar? Net rakam nedir bulamadım? Erkekler ve kadınlar ne kadar mutlu? Yoksa gerçekten çok mu mutsuzlar? Bilgisi olan var mı? Ne dersiniz??

    • Mehmet yaman diyor ki:

      Serhat bey merak ettiğiniz bu mevzuyu bilmek size ne fayda sağlayacak? Kaldı ki en yakının bile cinsel hayatının memnuniyeti hakkında bilgi vermez.

      • Sinem diyor ki:

        Genelde ya kadın istiyor Kocası isteksiz ,yada Kocası istiyor kadın isteksiz

      • kevser diyor ki:

        Bence de. Mutlu olan da eşinin mahrem hayatına saygısından dolayı bilgi vermek istemez.birde ERKEKLER KENDİ KARISINDAN GÜZELİNİ GÖRDÜĞÜ ZAMAN KARISINA MUHABBET BESLEYEMEZ SEMA HANIM.bunu ben değil avrupalı sonradan müslüman olmuş genc erkekler söylüyorlar.erkekler dışarıda kendi hanımından guzelini görünce hayal kırıklığına ugruyorlarmis ve avrupada evliliklerin mutsuz olmasının sebebi de buymuş.adam devam etti ve dedi ki avrupanin aile hayatının duzelebilmesi için islamiyete ihtiyacı var. Bütün kadınların örtülü olduğu bir ortamda erkek kimi begenecekte aşık olacak ki.?

        • Süleyman diyor ki:

          Kevser Hanım

          Çok evhamlanıyorsunuz. Kendinize bu kadar yüklenmeyin. Hep şöyle böyle diyerek olumsuz yönlere bakıyorsunuz. Olumsuz yorumlar yapıyorsunuz. Pek çoğu da vesvese bunların.

          Bu yorumunuz için şunu diyebilirim. Her zaman toplumda güzelin güzeli vardır. Hatta dini anlamda düşündüğümüzde her zaman daha ahlaklısı da var. Daha takvalısı da var. Müslüman kişi ya şu hanım veya bey ne takvalı ne ahlaklı da diyebilir. Keşke benim eşimde daha dikkatli olsa o kişi gibi diyebilir vesveseler sonucu.

          “ERKEKLER KENDİ KARISINDAN GÜZELİNİ GÖRDÜĞÜ ZAMAN KARISINA MUHABBET BESLEYEMEZ SEMA HANIM” demişsiniz. Emin olun böyle bir şey olsaydı bugün bildiğimiz toplum ortada kalmazdı. Çok problemler olurdu. Kimse karı koca kalamazdı. Siz herkesin her dediğine takmayın.

          Ben yıllardır siteyi takip ediyorum. Belki de sitedeki bütün yorumları da okumuşumdur. Sizin yıllar önce de hep yorumlarınızda bir çekişme vardı. Hatta sema hanımla tartıştığınızı dahi görmüşlüğüm var. Yani benim dememle olacak bir şey değil ama biraz daha olumlu olmaya çalışın. Sadece denemek bile birşeyleri değiştirebilir.

          Ben bu sitede herkesin böyle elem ve sıkıntı ile yorum yazdığı zamanları biliyorum. Bazen insanlar hep öyle hissetmese bile sıkıntı sebepli öyle hissedebiliyor. Geçen haftalarda bir arkadaşım Yasin Suresi tefsiri verdi. Orada dünyada çok mutlu yaşamış, çok rahat, zevk ve sefa içinde hayat yaşamışlar bile cehennem azabını gördüklerinde biz dünya da hiç güzel gün görmedik diyeceklermiş o azabın etkisi ile. Yani demek istediğim insan sıkıntıya düçar olduğunda sanki geçmişi de hep kötü geçmiş güzel günleri olmamış gibi düşünür. Bende öyle haller yaşıyorum kimi zaman. Sizin durumunuzu da öyle görüyorum.

          Şunu da görüyorum kimi zaman evlilikten vazgeçtim gibi sözlerde bulunuyorsunuz. Yani emin olun biri çıksa karşınıza o hallerin hepsi silinir. Böyle çok nazlı kişiler bile nasibi çıkınca hiçbir şey diyemiyorlar.

          Bende umutluyum ama insan elinde olmadan eleme ve sıkıntıya kapılabiliyor ister istemez bekarlıkta. Bekarlık halleri işte. Gene biliyorum ileride belki tekrar umutsuz yorumlar yapabilirim ama genel olarak umutlu hissediyorum.

          • kevser diyor ki:

            Suleýman bey
            Ben evhamlı değilim sadece insanları çok iyi gözlemleme şansım oldu.iyi biri bana talib olsa tabi ki de evet derim.neden reddedeyim.ama öylesi beni bulmaz.neden mi? Çünkü erkekler görür görmez çarpılacağı fıstık gibi birini istiyor karşılarında.artık ne bekliyolarsa bende anlamadım.ben yıllar önce de aynı şeyleri yazmıştım şimdide yazıyorum:ahlak önemli değil görüntü daha ikna edici bundan emin olun.he “kimse beni begenmez” lafımı da şöyle açayım:ben tesettursuz oldugum zamanlarda yolda tek basima yurudugumde ıslık çalıp laf atanlar oluyordu.tabi bu durumdan çok korkup ürküyordum ve de çok sinirleniyordum.acik kıyafet giymezdim.dar açık kıyafetim yoktu.zaten babam da kızardı ondan korktuğum için giyemezdim.ama saç ve makyaj konusunda böyle değildim.gene böyle günlerden birinde ben aynada suslenirken annem geldi yanıma ve hayrola bu süs kime dedi sinirli bi şekilde.senin suslenmen gereken kişi kocandır ama sen evli değilsin kime bu süs dedi.boyle soyleyince ben duraksadım ve utandım zaten akabinde tesettüre girmiştim yani 17 yaşımda.tesetture girdikten sonra da bana laf atan aynı erkekler dönüp bakmadı bile. He bakmalarını da istemem zaten yanlış anlaşılmasın.ama bunları niye yazdım.hani erkekler bizi beğenmiyor ya.bizi güzel bulmuyor ya.hani biz çirkiniz (!)ya..ben açıkken de erkeklerin bana reaksiyonunu görmüş kapalıyken de tepkisini görmüş her ikisini de görmüş bir kızım süleyman bey.o yüzden buradan da görüntünün belirleyici olduğunu anlayabiliyorum.bu siteyi bende yeni takib etmiyorum süleyman bey. Fatih bey meryem hanım feyza hanım olmadan önce bile ben burada yorum yazıyordum.sitedeki insanların çoğunun yorumunu bende okuyorum.
            Abdullah bey
            Benim gergin oldugumu nereden çıkardınız? Aynı şeyi bende sizin için söyleyecektim insanlara olan yorumlarınızı okuduğumda öfke dolu olduğunu görüyorum.hatta bazen hakaret bile ediyorsunuz.

          • Sadece Fatih diyor ki:

            “Çünkü erkekler görür görmez çarpılacağı fıstık gibi birini istiyor karşılarında”

            Bu cümlenin türkçesi şu demektir.

            “Görür görmez yakışıklılığıyla ve duruşuyla beni etkileyecek bir erkek istiyorum. Görünce yüreğim hop hop etmeli ve o kıvılcımı hissetmeliyim…”

            Selametle.

          • kevser diyor ki:

            Fatih bey
            Bu cümlemden nasıl bu sonucu çıkarmayı başardınız?
            Daha önce de yazdım gene yazıyorum:
            Salt yakışıklılık benim için hiçbir şey ifade etmez.ona bakarsanız anne tarafından akrabamız olan çok yakışıklı bir çocuk var.o kadar yakışıklı ki kızlar karşısında ne diyeceğini şaşırır.bizi de birbirimize görüntü olarak çok yakistirdilar.ama çocuk ATEIST.ben onun oturduğu semtten bile geçmeye ürküyorum oluraki karşılaşırım diye…

          • Sadece Fatih diyor ki:

            Siz benim salt yakışıklılığa bakıyorsunuz dediğimi nereden çıkardınız? Neden ısrarla yazmadığım şeyleri yazmış gibi anlıyorsunuz?

            Ben burada sizin tip ile ilgili kriterinizi irdeledim. Elbette diğer kriterleriniz de olacak. Ancak dış görünüşle ilgili erkeklere çamur atıp durmayın artık. Dış görünüşü takıntı haline getirmiş olan sizsiniz. Bu konuda da sizi uyardık takıntı yapmayın diye. Bundan sonra tercih sizin. Ancak bilmeyen yorumcular da destek olmak için yorum yazıyor boşa zaman harcamasınlar istedim. Ayrıca eleman dinsiz olmasa siz fitsiniz o da güzel.

            Tip konusuna bu kadar takılırsanız Allah istediğinizi verir. Ben boşa yazmadım gerçekten yakışıklı biriyle evleneceğinizi hissediyorum diye. Daha doğrusu öyle bir aday çıkacak siz geçinebilirmiyiz diye bakmayı unutup adamın tipinden aldığınız kıvılcımla evleneceksiniz, erkek dünden razı olur. Sonra elli yaşınıza geldiğinizde sizi genç kızlara aman kızlar ben yakışıklılığına kandım siz dikkatli olun varsın biraz çirkin olsun ama huyu güzel adamla evlenin erkeğin çirkini olmaz zamanla seversin diyeceksiniz diye endişe ediyorum.

            Size ne derseniz evet banane. Şu da var. Hem yakışıklı olsun hem şusu olsun busu olsun. Yok değil var. Ancak denk gelmesi mesele. Bir özelliği sizi mutlu etse diğer özelliği mutlu etmez. Sizin bu şartlarda yapmanız gereken hani aracı yok diyoruz ya makul bir aday çıkarsa gül bahçesi hikayesi gibi olmasın diye kısa yoldan evlenip gitmek.
            Genç yaşlarda kıvılcım peşinden koşup makul adayları eleyip yaş şöyle otuz beşe yaklaşınca evde kalma korkusuyla evvelkilerden daha az yakışıklı biriyle evlenmek zorunda kalanlara hiç acımıyorum. Hak ettiler. Ayrıca hani kıvılcımdı. Yaş ilerleyince çocuk sahibi olma isteği otuzdan sonra tavan yapınca karşısına çıkan ilk makul adayla evlenen kadına hani kıvılcım diyordun ne oldu diyoruz. Zamanında kimseyi beğenmeyen tip de tip diyen başka şeyi görmeyen kızlar da bekar kalınca sağ elimizim avuç içini yukarıdan göğüs tahtamızın üzerinden yukarıdan aşağıya doğru gezdirerek oh olsun diyoruz.

            Kızların bir erkekle tanışacakları zaman bu adam yanıma yakışır mı elalem ne der bizi yakıştırırlar mı diye takıldığını biliyoruz. Böyle şeyleri takıntı haline getirenler aynen devam etsin hiç bozmasın. Erkeklere de öyle kıvılcım peşinden giden kızları görünce arkanıza bakmadan kaçın diyorum. Sizin yanına yakışıp yakışmayacağına takılıp kalan kızlardan size hayır gelmez…

          • Feyza diyor ki:

            “…tesetture girdikten sonra da bana laf atan aynı erkekler dönüp bakmadı bile. He bakmalarını da istemem zaten yanlış anlaşılmasın.ama bunları niye yazdım.hani erkekler bizi beğenmiyor ya.bizi güzel bulmuyor ya.hani biz çirkiniz (!)ya..ben açıkken de erkeklerin bana reaksiyonunu görmüş kapalıyken de tepkisini görmüş her ikisini de görmüş bir kızım…”
            Kevser hnm, cok ilginc bir yaklasiminiz var. Tesetturun amaci zaten bu degil mi? Tesettur duzgun saglaniyorsa zaten kadina/kiza bir ciddiyet, durusuna bir asalet katar ve tesetturlu oldugu icin bir kiza islik calmayan erkek, onun guzelligine vakif olmadigi icindir, o kiz guzel olmadigi icin ya da bu erkek o kizin cirkin oldugunu dusundugu icin degil. Gormuyor ki ne bilsin,
            kaldi ki tesetturlu oldugunuz zaman uzerinizde tasidiginiz ortuye saygi duyan ve bunu Allah’in bir ayeti gibi gorup, ayet hurnetine sizin de sahsiniza hurmet edecek bir kesim inancli erkek de var ki, islik calma ve laf atma zulmune, ‘basinizdaki ortu ve tesetturunuz’ hurmetine sizi layik gormuyorlar.
            Bir diger kesim ise bu laf atma ve yan gozle bakma adetine kendi sahsini layik gormeyen beyefendilerdir.
            Yani erkeklerin size olan tavrindaki degisimde tesetturunuzun etkisini bu sekilde okumaniz ve anlamaniz gerekirken, olayi “erkekler karsisinda fistik gibi kiz gormek istiyor” gerekcesine dayandirmaniz, tesetturun gercek gayesini orttugu gibi, yasanilan durumdaki degisimin sebebini de son derece basitlestirip hikmetin uzerini ortecek duruma donusuyor.
            Erkeklerin fistik gibi kiz istemesi evliljkte degil flortte aranan bir kriter olabilir.

          • Sadece Fatih diyor ki:

            Kevser Hanım.

            Üzerinize gidiyormuş gibi oluyor ama Feyza Hanım’ın tesettür konusunda size yazdıklarına katılıyorum. Geçen yaptığım yoruma madem tesettürü sürekli öne atıyor engel gibi görüyorsanız kapanmayın o zaman diye yazacaktım vazgeçmiştim.

            Erkekler fıstık gibi birini arıyor diyorsunuz ya kaç kişiyle görüştünüz de sizi dış görünüşünüz sebebiyle istemedi. Yazabilir misiniz? Psikolojide yansıtma denilen durumu yapıyorsunuz. Kendiniz yakışıklılığa çok önem veriyorsunuz. Bir ara da zaten kaslı erkek muhabbeti yapmıştınız. Sonra erkekler fıstık gibi birini arıyor diyorsunuz.
            Kaldı ki erkekler çok güzel gibi birini arıyor diye yazdığınızda dış görünüşünüzü kafaya takmayın dediğimizde ben de çok güzelim zaten bir sorunum yok yazmıştınız. Tercihleriniz sizi bağlar ama iki noktada yanlışınız var.

            Tesettür evlenmeye engel değildir.

            Erkekler görsel olsalar da eşikleri çok düşüktür. Fıstık gibi olsa hayır demezler ama öyle değil diye vazgeçmezler leblebi çekirdek de yerler. Bilirler ki güzel yüzlüye kırk günde doyulur ama güzel huyluya kırk yılda doyulmaz…

          • kevser diyor ki:

            Fatih bey
            Yorumunuzu okudum ama cevap yazmaya hiç vaktim olmadı.daha henüz vakit bulup yazabiliyorum.hani bir laf vardır “insanın sevmediği ot burnunun dibinde bitermiş”diye.aynen de öyle oldu.ben buraya üstteki yorumu yazdım ya hemen ertesi günü bu eleman ailesiyle birlikte bizim eve misafir geldi…inanin suratimi astım bütün akşam sadece hizmet için odaya girdim çıktım.cayimi çorbamı verdim.aslinda böyle inançsız kişileri eve almamak lazım ama akraba olunca eliniz kolunuz bağlı oluyor.cik git defol deyip evden kovamıyorsunuz.ben kimse benim yanıma yakışıyormu diye özellikle bakmadım fatih bey.bizi yakistiranlar akrabalar.basima gelen bu olayla anladım ki anadolu insanımız bu tür konularda (evlendirme konularında)çok cahiller.cunku inanış olarak dünya görüşü olarak yaşam şekli olarak bana zerre kadar uygun olmayan insanı sırf görüntü olarak yakışıyor diye bizi birbirimize söylemeye çalıştılar.ne kadar cahiller!diyorsunuz ki:eleman dinsiz olmasa siz adama fitsiniz.o da güzel.eger o eleman gercekten hakiki muslumanlikla sereflense dininde diyanetinde olsa U dönüşü yapsa Allahtan korkan biri olsa neden hayır diyeyim?hayır demem için bana bir sebep söyleyin.bundan sonra yazacaklarım inşallah yanlış anlaşılmaz.Yusuf aleyhisselam ile hazreti züleyha kıssasından bir bölüm yazmak istiyorum.hazreti züleyha Yusuf aleyhisselamla aralarinda bu olay olunca ve olay bütün mısıra yayılıp mısırlı kadınlar
            Hazreti zuleyhanin dedikodusunu yapmaya başlayıp kınayınca hazreti züleyha mısırlı kadınları sarayına davet ediyor hepsinin eline bir meyve ve bıçak veriyor.o sirada da Yusuf Aleyhisselami salona çağırıyor.kadinlatin arasinda yürütüyor.ve kadınlar Yusuf Aleyhisselama bakarken ellerini kesiyorlar.Yusuf Aleyhisselam içeri geçtiğinde Hazreti Züleyha şu cümleyi kuruyor:siz onu bir dakika gördünüz bu hale geldiniz ben Onu hergün görüyorum.
            Yanlış anlaşılmasın ben ahlaksızlık taraftarı falan değilim.bu kissayi neden yazdım?Çünkü insanları kendi nefsinize göre yargilayamazsiniz.rahat olun fatih bey kimsenin imtihanı sizden sorulmayacak.siz kimseye hesap vermeyeceksiniz.birakin da herkes kendi imtihanını kendusi versin.yakisikli ve güzel insanların hepsinin mi huyu kötü? Ayrıca kötü huy demişken:her insanın az veya çok kötü huyu vardır fatih bey.yoksa siz mükemmel misiniz?
            Ben adamdan fellik fellik kaçıyorum.siz ise bana şu cümleleri yaziyorsunuz:
            “Siz görünüşe bu kadar kıymet veriyorsunuz ya Allah da sizi görürsünüz görüntüyle imtihan edecek sonra da güzel huy diye dolaşıp duracaksınız “türünde şeyler yazıyorsunuz.Yusuf Aleyhisselamla Hazreti Züleyha kıssasına dönecek olursam, Yusuf Aleyhisselam Hazreti Züleyha yla aralarında bu olay geçtikten sonra şu cümleleri kuruyor:”benim nefsim kötü şeyler istemez demiyorum.ama ben yalnızca Allahü teâlâ nın koruması ve inayeti sayesinde bu büyük günahı işlemekten kurtuldum “gibi cümleler söylüyordu.tam olarak yazamadım hatırladığım kadarıyla yazdım.dusunun bir kere, Allahü teâlâ nın bir Peygamberi bile böyle söylüyor.Peygamber!bizim gibi insanların halini varın siz düşünün.ben o şahsın kendi hayatım için çok büyük bir imtihan olduğunun farkında değil miyim sanıyorsunuz?Ayrıca çok kıymet verdigim çok değerli bir din aliminden duymuştum:
            Dini bütün Saliha bir hanımın dini inanışında bozukluk olan noksanlık olan bir erkekle evlenmesi asla uygun olmaz.cunku böyle erkekler gerek gördüğünde çıkarları ve menfaatleri uğruna karısını kızını bile bir pula satar.boyle erkeklerde merhamet olmaz. Demişti. Şimdi ben bunları duymuşken bunları biliyorken nasıl olurda sırf yakışıklı diye görüntüsü cillop gibi diye birine fit olurum fatih bey? Kimseye fit değilim ben.adam çok yakışıklı ama ben de en ufak bir ısınma yok.hatta igreniyorum.ayrica fatih bey:ben böyle bir konuda (dış görüntü konusunda)bu sebepten dolayı “evde kalan “bir erkege bu yaşıma kadar hiç rastlamadım.rahat olun.cunku kadınlar siz erkekler kadar görsel değiller.o yüzden diyorum rahat olun.gorselligi iyi değil diye evde kalmış erkege hiç rastlamadım ben.ayrica ben derdimi hiç iyi anlatamamışım.feyza hanım ve sizin yorumunuzu okuyunca bunu anlıyorum.ben tesettüre kıymet vermemezlik yapmadım ki.aksine fatih bey siz tesettüre kıymet vermiyorsunuz.cunku diğer yorumlarınızdan hatırlıyorum.evlenecegim kızın açık veya kapalı olması farketmez demistiniz.Allah aşkına “farketmez”ne demek?hele hele böyle bir konuda bu kadar hassas bir konuda bir erkek nasıl olurda farketmez diyebilir anlayamıyorum.bi insan ne istediğini bilmez mi?bence bilmeli.ve ona göre kriterini belirlemeli.bir ara kas muhabbetine girmiştiniz diye yazmışsınız.ben hiçte öyle bir şey yazmadım.yazmadigim birşeyi bana üstüme atamazsınız.cunku kas muhabbeti yapmadım.ilgi alanima da girmiyor ben daha çok el ve yüzle ilgileniyorum.demussinuz ki madem öyle o zaman niye tesetturlusunuz acilin gitsin demissiniz….Allah’ın emri olduğu için olmasın fatih bey?Ayrıca etrafimda annem ve yaşlılar hariç bütün akrabalarım açık olduğu halde ben ortuluyum.

          • Sadece Fatih diyor ki:

            Kevser Hanım.

            Size yazacağım son yorumdur. Cevap yazarsanız da okudum diye yazarım en fazla.

            Tesettür hakkındaki yorumlarımdan önemsemediğim anlamını çıkarttığınızı görünce beni hiç anlamadığınızı ve anlamaya da çalışmadığınızı gördüm. Bu anlamda çok bencilsiniz. Tamam siz haklısınız. Ben hiçbir şey bilmiyorum.

            Tesettürsüz adaylarla da görüşmemi farketmez dediniz diye nasıl uydurduğunuzu çözemedim. Bulamadığımız için öyle olduğunu kavrayamayacak kadar tefekkürden yoksun ama dört yıllık diplomasıyla övünen birisine laf anlatabileceğimi sanmıyorum. İleride erkek evladınız olur da toplumsal değişim sebebiyle tesettürlü gelin adayı bulamazsanız beni anın. Her örtülü hakiki anlamda tesettürlü müdür cevabını siz verin.

            Bunun yanı sıra.

            1-Kaslı erkek muhabbeti yaptınız. Size birisi önerilirken bak işte kaslı erkek dediler yazdınız.
            2-Evet kendi imtihanlarımdan ben sorumluyum. Siz de kendi imtihanınızdan sorumlusunuz. Geçen bir yoruma kimse umrumda değil tatile çıkıyorum yazmıştınız. Ben de siz de artık benim umurumda değilsiniz yazacaktım ama vazgeçmiştim. Siz hariç diye dua edeceğim bundan sonra. Evet artık umurumda değilsiniz.

            Ben küçük şehirde doğup büyüdüm. Sizin gibi büyükşehirli değilim. Dolayısıyla hayata bakış açım sizinki gibi geniş ve doğru olamaz. Haklısınız.

            Allah gönlünüze göre versin.

            Selametle.

          • kevser diyor ki:

            Bak işte kaslı erkek demediler.boylu poslu yakışıklı dediler.bende o öneren kişilere boy-pos kaslilik “yakışıklılık “göstergesi olamaz diye cevap verdim.demistim.yazdigim şey tam olarak buydu.adim gibi ne yazdığımı hatırlıyorum.nerde yazdığımı da bulabilirim.okudugum okulun basima bu kadar bela olacağını bilseydim vallahi okumazdim.ne zaman nerde övünmüşüm anlayamadim.keske okumasaydik o zaman havali bile olsak kimse bize”dört yıllık okuluyla hava atıyor “demezdi nasıl olsa….
            Feyza hanım:ben tesettürün zaten kendini gizlemek olduğunun zaten farkındayım buraya yazdiklarim hanimliga mahsus bir sitemdi sadece.hasa Allah ın emirlerini sorgulamak veya hasa begenmemek değil.herkes zaten gonlundekini er ya da geç buluyor ben buna inanıyorum dua mı da ona göre yapıyorum

          • kevser diyor ki:

            Feyza hanım cevabını vermedigim bazı kısımlar olduğu için tekrar buraya dönüyorum.bana demişsiniz ki:bir erkek siz tesetturluyken size laf atmiyorsa bu sizin güzel olmadiginizdan değil karşı taraf sizin görünüşünüze vakıf olmadığı bilmediği için demişsiniz…zaten temel sorun da bu feyza hanım bilmemesi….bilse belki evlenmek için talib olurdu bana.yukarida bana denmis ki:”siz kaç tane erkekle gorustunuzde sizi görünüşünüz için reddetti bi söyler misiniz “denmis.hemen söylüyorum :bundan yaklaşık 3 ay önce bir yakınımın düğününe gitmiştim.abartmiyorum düğüne katılan bütün kızların talibi çıktı ama bir tek bana talip çıkmadı.neden?Çünkü sadece ben çok sade giyimliydim dikkat çekmiyordum.uzerime yapışan dapdar pardusem yoktu.hicbir hattimi belli etmeyecek şekilde örtünmüştüm.makyaj yapmamistim.kendisine talip bulan kizlar ise sözüm ona kapalılar ama kılık kıyafet makyaj o biçim.yanlis anlaşılmasın kendime düğün salonu gibi yerlerde talip falan arıyor değilim ancak dikkatimi çekti o tipler hemen birini bulurken bana kimsenin talib olmaması…kesin huyum bozuktur (!)😃
            Şimdi bana feyza hanım şunu diyebilirsiniz:öyle bir ortamda size birisi talib olsa o şekilde güzelliğinize tav olan biri çıksa öyle birinden size ne hayır gelir ki diyebilirsiniz.hayirli mı değil mi orasını ben bilemem bildiğim tek şey:erkeklerin görerek aşık olduğu.
            Baksanıza süslü kokanalarin talibi hemen çıkıyor.cogunun bir zekasi bile yok.ahlaki yok.ben bunları niye yazdım? Toplumun halini görün diye.toplumun hali bu!içler acısı…suraya yazıyorum 50 sene sonra tesettür diye bir şey kalmaz bu gidişle.ve tesettursuzlugun sorumlusu da bizzat siz erkeklersiniz.ciplak kadınları begendiginiz sürece kimse kapanmaz.bu piyasa arz talep piyasası sonuçta.her bayan da benim kadar düşünceli olmayabilir bunu da soyliyim.”bu ne ya kardeşim evde kalıcam bu gidişle banane kapanmiyorum “deyip Allah ın emrini çiğneyip açılabilir.herkes ben gibi ne olursa olsun tesettüre sarilmayabilir.benden söylemesi!birde günümüz şartlarında türkiyede “kapalı kız bulamıyorum “cümlesi bana pek inandırıcı gelmedi.cunku iyi veya kötü kapalı kızlarımız gene çoğunlukta.bulmasini bilene herşey var kısacası.yeter ki doğru yerde mekanda arayalım.

          • kevser diyor ki:

            Yukarıda yazdığım şeylerle alakalı olarak:
            Ben evlendikten sonra evliliğin dış görüntüyle yürümeyeceğini devam etmeyeceğini bende biliyorum.bahsettigim şey:karar alma seçme ön eleme aşamasında hep dış görünüşün ilk aşamada belirleyici olduğu.dis görünüşe önem vermeyen erkeklerde olabilir onlar zaten bahsim dışıdır.

          • kevser diyor ki:

            Birde feyza hanım:
            Yanlış hatırlamıyorsam daha önce ki yorumlardan birinde cihad bey size takılmıştı:”şaşılık mı ne şaşılığı. Allah korusun evlenme çağında “falan demişti.yani şaşı bir kızı kimse almak istemez demek ki.hani her ne kadar erkekler görsel olsa da güzellik eşikleri çok düşükmüş ya.ama şaşılığı bile kabul etmiyorlar.cok düşük bir esikmis gercekten.(suzin icin söylemedim fatıh bey)feyza hanım siz hep demez misiniz cinsellik çok önemli çok önemli diye?cinsellik büyük oranda görüntüye bağlı olan bişey.gorunusunuzle etkileyemediginiz birinin şehvetini uyandiramazsiniz.sehvetini uyandiramadiginiz biriyle de cinsellik yasanmaz

          • Yahya diyor ki:

            Kevser hnm,

            Evlenmiş boşanmış ve arayış içinde biri olarak;
            Güzelliğe takılmayınız efendim.
            Temiz, bakımlı, düzenli olun yeter (değilsiniz demiyorum). Bizim hanımlarımızın yüzündeki nur ve tesettürlü halindeki güzellik yetiyor.

            Cinsellik ile ilgili olarak ise, erkekler için görsellik son derece önemli…
            Ancak Rabbim hiç tanımadığınız o hanıma karşı bir sevgi muhabbet şehvet veriyor. Tabii beraberlik için, karşılıklı olarak ilgi, sevgi, muhabbet …….. gerekli.
            Diğer bir değişle, “gorunusunuzle etkileyemediginiz birinin şehvetini uyandiramazsiniz” düşünceniz çok yanlış.
            Teferruatını anlatmayı uygun görmüyorum ancak, yatak odasında görünüş bir yere kadardır, gerisi: göz göze bakıştır, dokunuştur, sevgi sözcükleridir vs…

          • Feyza diyor ki:

            Kevser hnm,
            Yahya bey cok guzel izah etmis. Dilerseniz sitenin diger beyleri de bu konu hakkindaki goruslerini bir erkek gozuyle yazsin.
            Insaallah musait bir zamanimda ben de size cevap yazacagim.
            Selametle.

          • .../nisa diyor ki:

            Kevser hanım,

            Yazdıklarınız da gerçekçilik payı var. Şu noktada çok haklısınız dış görünüş benim için önemli değildir demek gerçekçi olmaz bunun sanırım eşiği var kimisi için eşik düşük kimisi için eşik yüksek beğenmek hoşlanmak farklı noktalarda olabilir. Bu noktada bazen kendi durumumuza bakmayıp gözümüz yükseklerde de olabilir yada nasip belli olmaz dış görüntü olarak denk görmediğimiz insanlar başka yönlerde dört dörtlük uyumlu çiftte olabilir tamamlamak önemli.

            Evlilik çağında Allah uzak etsin dediğiniz durumla ben imtihan oldum emin olun hayat daha kötü olmuyor belirli zaman sonra duruma alışıyorsunuz durumda normal hale dönüyor. Şöyle ki hastalık döneminde dahi görücü geldi. Çok şükür benim durumum geçiciydi ve kalıcı bir durumda olabilirdi imtihan dünyası belli olmaz.

            Benim gözlemlediğim duyduğum başka bir durum dindar olan erkeklerde daha doğrusu dini ilimle uğraşan erkeklerde genelleme değil tabiki yaklaşık 5-6 kişide bu durumu duydum eş adayında dış görünüşe dikkat etmenin daha fazla olması. Bunun bir sebebi evlenmeden önce haramlardan mümkün olduğunca sakınan kişinin evlilikte de gözünü koruyacak bir eşe sahip olmak istemesi hoşuna gitmesi. Mesela eş adayında aradığı en temel özellik sadece dindar olması ve beyaz tenli olması diyen birini duydum ki bu kişi 40 yaşında bekar biriydi bazen takıntı haline getirdiğimiz beyaz ten,renkli göz, uzun boy, manken gibi olsun vs durumlar en büyük imtihanımız olabilir. Allah böyle birini nasip eder başka yerden imtihan eder bazen ne dindar birini verir nede istediğimiz gibi birini. Yada uzun beklemeden sonra nasip olabilir.

            Yahya bey’in yazmış olduğu noktalar doğru Allah’ın evlilikten sonra eşler arasında muhabbeti çoğalttığına inanıyorum kadında bu sadakat duygusunu daha da pekiştirirken erkekte de gözünü korumayı sağlar. Yalnız evlenmeden önce iki taraf arasında hem fiziksel hem ruhsal olarak bir beğeni oluşmalı. Midenizin almadığı bir yemeği nasıl yiyemiyorsanız karşılıklı beğeninin olmadığı bir evlilikte nasıl yürür. Sükun bulmak dediğimiz durum hem hoşlanmak hem baktığımızda rahatsızlık vermemesi ve aklımızın onaylaması sanırım. Tabiki baktığımız gözde önemli.

            Geçen yorumlar arasında bir soru sorulmuştu evli beylere hanımlara sorulmuştu ama soruya cevap yazan olmadı Evlilikte kadının fiziksel görüntüsü dolgun olması ne kadar önemli gibi bir soruydu. Aslında sizin yazmış olduklarınızda bu soruya işaret ediyor. Kadının dışarıda tesettüre dikkat etmesi kadar mahrem hayatta eşini mutlu etmesi beğenisini kazanması önemli. Tabiki erkekler içinde önemli mesela koku temizlik kilo gibi durumlara dikkat etmek gerekiyor.

            Bir taraftan teşhir edilen bir taraftan başörtülü hal günümüzde popüler ve albenisi yüksek. Bir hocanın dediği gibi şimdi oğlanlar başörtülü olsun diye tutturuyorlar demişti. Sizin gözlemlediğiniz durumdan sonra hocanın tespiti doğruymuş.

          • Yahya diyor ki:

            Nisa hanım,

            “Evlilikte kadının fiziksel görüntüsü dolgun olması ne kadar önemli gibi bir soruydu.”

            Bunu biraz açar mısınız? Bu fiziki olarak yani ideal kiloda olması gibi mi? yoksa erkeğin yanına yakışması oturmasıyla kalkmasıyla yürümesiyle bir dolgunluk ve olgunluk olması mı? yoksa hiç biri mi?

            ————
            Konu nereden nereye gelmiş :)

          • seysey diyor ki:

            Bir erkegin yorumunu iddiali bulup baska bir erkegin yazisini ornek gostermenin mantigini anlayamadim.

            Kim ister evinde sisman,bakimsiz,cirkin,kel,sivilceli,yuzu yada bacaklari yanik bir kadin ya da erkek?
            Ya da bir yerde kiz bakarken ya da gorucu gelince hosa giden guzel kadin ya da erkek secmenin tuhaf olan yonu nedir?
            Tek kriter guzellik olmasa da son derece onemlidir.Burada utopyadan degil gerceklerden bahsedelimHatta insan esinden de sogur guzellesmeye calismazsa hayattan da sogur.

          • Sadece Fatih diyor ki:

            Seysey Hanım.

            Neden uç örneklerle konuyu çarpıtıyorsunuz ki anlayamadım. Burada yorumlara konu olan insan tipleri standart profiller zaten. Kel, göbekli vb. toplumun yüzde kaçı ki genç erkek ve kızlar arasında. Kadın güzel diyelim ama hiç mi burnu akmayacak evde hiç mi hasta olmayacak. Çocuğu olunca vücudunda çatlaklar olacak belki kilo alacak.

            Ancak ben şahsen göreceli olan bu konuda yazmaktan vazgeçtim.
            Evet dış görünüş çok ama çok önemlidir. Erkeklar taş gibi kadın istemeli, kadınlar da tığ gibi delikanlı istemelidir. Bu kategoriye girmeyenler lütfen bu işlere kalkışmasın, dükkanın önünü kapatmasınlar. Ben de kızıl kıvırcık saçlı biraz çilleri olan mavi gözlü 1.60 boylarında ekipmanları belirgin kadife sesli çıtı pıtı olan kızlar haricinde kimseyle görüşmeyeyim. (Türkiye’de var mı böyle?)
            Diyebilirsiniz ki siz kendinize bakın. Tamam ama istemek bedava. Olmayacak hülyaların peşinden gidip gül bahçesi hikayesindeki gibi kuru bir gülle baş başa kalmak da bedava…

            Erkekler güzelliğe adeta (haşa)tapıyor diyenler müsterih olsunlar. Evet fıstık gibi kızlar taş gibi hatunlar arıyoruz. Rahatladınız mı? Güzel değilseniz evde kaldınız, oturup ağlayın.

            Herkesin bir piyasa değeri vardır. Burada değer alıcı ve satıcının değerlendirme kriterleriyle belirlenir. Sizce dininden bihaber sırf bu dünyalık yaşayan taş gibi kızla hem dünyasını hem de ahiretini kazanmaya çalışan standart güzellikteki kızın değeri aynı mıdır? Herkesin tercihi kendini bağlar ben anlatırım kalanı kim ne yaparsa yapsın.
            Geçen vaazda imam anlatıyordu. Bir malı bu dünya hırsıyla edinirsen Allah onun bereketini götürür. Ancak bu dünyaya bir hırs beslemeden ben de bir mal edineyim Allah vermişken derse o malın bereketi artar. Taş gibi kızla evleneyim diye kasarsın çocuğun olmaz. Ya da güzelliği önemsemezsin Allah umduğundan daha güzelini verir.
            Bir arkadaşım diyor ki. Eşimle görüşmeden önce fotoğrafını görsem olmaz derdim. Adam şimdi dört yıllık evli bir buçuk yaşında çocuğu var…

          • seysey diyor ki:

            Sadece Fatih rumuzlu kardesim konuyu carptirmiyorum sen anlamak istedigini anliyorsun.Bir kisi evlenmeden once kendine gore guzel hos bakimli isveli cilveli arzulayabildigi bir kadinla evlenmek isteyebilir ayni sekilde evli bir adamda karisindan bunlari bekleyebilir ve olmadigi takdirde gozlerini de korumaz veya kpruyamazsa karisindan soguyabilir.Ben uc ornek degil cevrende gordugun bes aileden en az ucunden bahsediyorum.Hele hele cocuk dogirdum o yuzden kiloluyum bahanesini de duymadiysan bn ne yapabilirim.Toplumdan bu kadar mi uzak yasiyorsun yoksa bana sadece cevap vermek icin mi yaziyorsun.Disari ciktigimda zar zor nefes alan oturup kalkamayan kadin ve erkekleri bir ben mi goruyorum.Ustelik bekarlar da bir hayli fazla sisman.

            Ayrica nispet yapan cocuk gibi cirkinler evde kalsin demek de komik.Anlamak istemediginiz ne anlayamiyorum.Tek kriter degil ama onemli bir kriterdir diyorum.Ve azicik fetva meclislerinde takilirsaniz en azindan evlilikte guzelligin bakimin suhlugumn cekiciligin ne derece onemli oldugunu sorulan sorulardan anlayabilirsin.He ben guzel kadibn istemem karim toparlak olsun suslenmesin guzellesmesin ben cirkin de olsa onu severim disardaki hic bir kadinda da gozum kalmaz diyorsan ya da ben guzelligi umursamam goricuye gottigim kiz cirkin de olsa nefes de alsa bana yeter diyorsan o da senin tercihin bana saygi duymak duser.

            Sira benim dusunceme gelsin, bana gore bir kadin veua erkek evlenmeden once esini gprmeli begenmeli hosuna gitmeli sonrasinda ahlakina bakmalidir cunku ahir zamandayiz ve hepimiz cinsel icerikli yayinlar vb bombardiman altindayiz.Guzellik gorecelifir benim begendigimi sen begenmeybilirsin.Kalplerde Allah in elindedir.Ama sevgi icin ve cinsellik icin insanlar ellerinden gelenin en iyisini yapmali kocalarininin dunya ve ahiretini kurtarmak icin elinden geleni yapmalidir.Kilo vermesi gerekiyorsa vermelidir suslenmesi gefekiyorsa suslenmelidir pantolon giymesini istiyorsa evinde goymelidir.Tum bunlari bekleyen kocayi bosverip saldim cayira mevlam kayira yaptiktan sonra koca giderde disrdaki hatunlara ic gecirip tav olursa aglamak zirlamak fayda etmez.İnsan esyle huzur bulmak ister goz aydinligi olsun ister guzel gormek ister bedenen ruhen rahatlamak ister.Goze hos gelmeyen elbiseyi giymeyen yemegi gorunce midesi bulanan insanlar cirkin esi hic isterler mi?He guzellik kime gore orasi alacak kisiye bagli beni ilgilendirmez.

            Ben elleri cirkin karisi var diye psikologa yazi yazani duydum,annesi cirkin kadinla evlendirmis diye hocaya dert yanani duydum,kilosu yuzunden kocasini bosayani duydum,sisman kari var diye cocuk yapmak istemeyeni de okudum ve daha bir suru guzellikpe ilgili seyler..Bunlari uzayda yasayan insanlar degil bizzat dunyadakiler yazdi.

            Tekrar soyluyorum tek kriter degildir ama cok onemli bir kriterdir ve son olarak da Allah gonlunuze gore olani size versin bu kadar sinirlenmeyin.Her insan ayni olacak diye de bir kaide yok.

          • Sadece Fatih diyor ki:

            Sayın seysey kardeş.

            Hayatı kendi gördüğünden ibaret sananlara anlatacak hiçbir şey yoktur.
            Yazdıklarımı ya okumadınız ya da kapasiteniz yetmiyor. Herkes aynı olacak diye bir şey yok evet yorumların özünü herkesin anlamasını beklemem gerçekçi bir yaklaşım değil.

            Standart güzellik yeterlidir fazlasını aramak hadsizliktir zaten fazlasını da çoğunluk aramaz ve toplumun çoğu da standarttır dediğimiz halde ısrarla erkekler aşırı güzel kız arıyor deyip duruyorsunuz.
            Ben de dahil burada hiç kimse dış görünüş önemsizdir demedi. Sadece bazı aklı başında büyüklerimizin dış görünüş önceliğiniz olmasın hatırlatmalarını burada ben de iletmiş oldum.
            Birçok müspet arkadaşım ya ilk görüştüğüyle evlendi ya da hasbel kader ilkinde olmadı ikinci görüştüğü kızla evlendi. Keza flört eden arkadaşlarım da öyle. Bir çoğu ilk “çıktığı” kızla evli. Tabi sizin kafadakilere göre hepsi aşırı güzel olmalı…

            Ancak yooo. Bir erkek aşırı güzellik beklemiyorsa size göre nefes alsın yeter modunda olmalı orta yolu seçmiyor olmalı. İlla uç noktada bir örnek vermelisiniz ki kendinizi tatmin edin bakın ben haklıyım diye. Keza buradaki tüm bekar hanımlar güzel olmadığı için bekar değil mi? Ya da acaba henüz zamanı gelmediği için bekar olabilirler mi?

            Atalarımızın söylediği şu lafı tekrar hatırlatıyorum.
            Güzel yüzlüye günde doyarsın ama güzel huyluya kırk yılda da doyamazsın…

            Artık neyi görmek istiyorsanız onu görün bu saatten sonra…
            Bir erkek bir kadının şuhluğunu ve güzelliğini evlenmeden önce görüyorsa ortada bir sorun yok mudur? Şu yazdığıma da kulak verin. Bir erkek düzgün tesettürlü bir kızın detay güzelliğini

            Selametle.

          • Sadece Fatih diyor ki:

            Yarım kaldı.

            Bir erkek düzgün tesettürlü bir kızın detay güzelliğini mesela saç güzelliği vb. bilemez ama huy güzelliğini çözebilir. Karşısındaki kızın konuşmasından ve oturup kalkmasından cazgır mı uysal mı itaatkar mı asi mi kibirli mi mütevazi mi anlayabilir. Tabi akbinde hoşlanmaz ise bizim ultra mega akıllı kızlarımız huylarını sorgulama ihtiyacı hissetmez. Karşılarındaki insanın da kendileri gibi dar bakışlı olduğunu düşünüp oramı beğenmedi buramı beğenmedi der…

          • .../nisa diyor ki:

            Yahya bey,

            Soruyu Rumuzsuz hanım sormuştu evlilikte fiziksel görüntünün yani ideal kilo yada ölçünün ne kadar önemli olduğunu. Evet konu konuyu açtıkça garip bir hal alıyor. Aslında bu tip mahrem konularda kişiden kişiye farklılıkta vardır kimisi zayıf kimisi kilolu seçebilir eş adayları birbirini gördüklerinde bir izlenim oluşur zaten.

          • kevser diyor ki:

            Felaket tellalı hanım
            Zaten ancak evlenirse benim güzelliğimi görebilir.baska türlü mümkün değil☺☺cunku ben dışarıda suslenmeyen bir bayanım.yanlis anlaşılmasın.temizligime kişisel temuzligime dikkat ederim.benim bahsettiğim:dikkat çekici olmak.bizde şöyle bir problem oluyor:karşı taraftaki erkeğin erkekler tesettürlü olmadığı için ben fuziksel özelliklerini gayet net görüyorum.ama ben tesettürlü oldugum için karşı taraf beni tam olarak algilayamiyor.sunu da soyliyim:bahsettiğim düğün örneğinde kendisine talip bulanlardan evleneni evlilikle sonuclanani hiç görmedim 😀😉😆belki ön elemeyi aşamayı çok kolay geciyorlar ama çok afedersiniz tırnak içinde söylüyorum “salak”olduklarını anlamaları uzun sürmüyor.ayrica o tip kızlara talib olan erkeklerde hani derler ya:”tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş “diye.demek ki o tür bir kıza layikmis.ben öyle insanlar görüyorum ki inanın tek kusurum gorunusum olsun diyorum gülüyorum resmen.hani bi söz vardır:altının kıymetini sarraf bilir diye.varsin olsun beni çirkin zannedip talib olmasinlar.kaybeden onlar olur.yahya bey hani demişsiniz ya:erkekler için dis görüntü çok önemli diye.kesin ben yansıtma yapıyorumdur yahya bey.kesin kendim için dış görünüş çok önemli olduğu için karşı taraf güzelliğe önem veriyor diyorumdur kesin(!)gerçekten öyle olmuş olsaydı gam yemezdim.yahya bey mahkemeler zaten böyle ciftlerle dolu değil mi? Biribirini fuziksel olarak beğenip evlenen ama evlendikten sonra huylarını beğenmeyen ahlakı davranışı zoruna giden insanlarla dolu değil mi?

            Seysey hanım;demissiniz ki görüntü ye bakilmasinda ne var bunda ne var demişsiniz…insanin güzelliğini ve sağlığını kaybetmesi sandığınız kadar zor değil.o bahsettiginiz olay evde otururken bile başınıza gelebilir. Otururken kaynar su üstünüze dökülür alın size üçüncü derece yanık vücut.yalniz başınıza böyle bir olay geldikten sonra erkeklerin sizi dış görünüşünüz için reddetmesi zorunuza gitmesin!
            Genele söylüyorum
            Siz bakmayın benim yakışıklı muhabbeti yaptığıma tek başına güzellik benim için bişey ifade etmez.guzellik,yakışıklılık;
            güzel ahlâk huy fitratla ahlakla saygiyla sahip cikmayla birlesirse benim için birsey ifade eder.yoksa sıfırdır.her ne kadar ilk görüşte etkilesede Allah herkesin gönlüne göre versin inşallah aminnnnn.

          • Feyza diyor ki:

            Kevser hnm,
            Gittiginiz dugunde o sekilde giyinen kizlara talip olan erkeklerin de zihniyeti benzer yondedir, bunda sasilacak bir durum yok ki..
            Gerci bu sekilde cevap verecegimi onceden sezerek bastan o secenegin onunu almissiniz, ongorunuzu tebrik ediyorum. :)
            Kevser hnm, siz bir cemaat ehlisiniz. Hangi cemaattensiniz bilmiyorum, cok da onemi yok benim icin ama bunu su yuzden soyledim. Genelde cemaat ehli insanlar tesetture riayet ettikleri gibi, bu cevrlerdeki erkekler de evlenecekleri kizda tesetture cok dikkat ediyorlar. (Bu dedigim cemaat ehli olmayan kardeslerim dikkat etmiyor anlaminda degil sakin yanlis anlasilmasin, Kevser hnm cemaat ehli oldugu icin buradan ornek verdim)
            Yani dugunde dernekte giyiminizden oturu ilgi odagi olmamaniz normaldir, ama haniminin o sekilde ortunmesini isteyen erkek kitlesi de bilhassa cemaat cevrelerinde oldukca yaygin ve bu zihniyetteki erkekler icin saydiginiz dar giyim, makyaj, topuklu ayakkabi, suh goruntu talip olma vesilesi degil itici gelen bir durum. Bu her ne kadar goruntu ile ilgili birsey gibi gozukse de aslinda zihin yapisiyla, yasam bicimiyle ilgili cok daha derin bir konu. Bir insanin tesetturune bakarak yasami hakkinda fikir sahibi olabilirsiniz. Hatta isi ileri boyutlara goturup bana tesetturunu goster sana siyasi partini soyleyeyim gibi onyargida ifrada kacan bir kesim de mevcut ki, Allah akil fikir versin.
            Size bu yuzden talip olmamalari tekrar soyluyorum ki guzel bulmadiklari icin degil, yasam biciminiz ve tarziniz onlara hitap etmedigi icindir. Ben ayni feyza olarak memleketimde karisik bir dugune katilsam bana da muhtemelen talip cikmaz ve memnun olurum. Olmadik birisi talip ciksa cunku kendimden suphe ederdim. Ama ayni giyim ve goruntuyle, benimle benzer zihniyette bir cemaat dugunune katilsam, talip cikan olur. Buna sasirmiyorum. Toplumun durumu kotuye dogru gidiyor haklisiniz ama zihniyet anlaminda deger ve inanclarina bagli kesimler hala var ve siz de elhamdulillah bu kesimlere yakin bir yasanti icindesiniz. Bunlari biliyor ve bu yuzden dert etmiyor olmalisiniz.

            Yani size talip cikmamalari sizi fistik gibi gormediklerinden degil, belki antep fistigi gibi kabuklu cinsinden oldugunuz icin kabugunu kirmak zor geliyordur bilemezsiniz.
            Bir insan ne kadar tesetturlu de olsa boyu, kilosu, tamamen ortulu degilse yuz sekli yuz hatlari, ten rengi ve elleri zaten fiziksel guzellik anlaminda bir olcude bilgi verebilir. Ama bakmasini bilene tabiki, namazda gozu olmayanin kulagi muzik sesinde olur ezanda degil. Tipki antep fistigi dururken kabugu soyulmus tuzlu fistiga yonelenlerin tercihi gibi. Ama antep fistigi her zaman daha kiymetlidir, daha pahalidir.
            Siz kiymetinizi bilecek kisilerin oldugu ortamlarda biraktiginiz intibayi dikkate alin, digerlerini degil. Toplumun diger kesimi icin de dua edelim. Allah cumlemizi dinini hakkiyla yasayip ornek olanlardan eylesin. Elli degil yuz elli yil da gecse tesettur yok olmaz endise etmeyin. Ortuyu sancak gibi gorup eller ustunde tasiyacak Muslumanlar Allah’in izniyle her zaman var olacaktir.

            Diger konu ise, cinsellik onemli cinsellik onemli diyorum bu dogru. Gercekten onemli buluyorum evlilikte bunu ve mutsuzluklarin tahammulsuzluklerin altinda yatan bircok sebepte bunun payi olduguna inaniyorum. Ama bakin bu kadar insan evleniyor, hepsi cok mu guzel, cok mu alimli? Ya da cok guzel oldugu kamuoyunca tescillenmis insanlara bakiyorsunuz ki bosanmislar, ya da aldatilmislar.
            Bakiyorsunuz bir kadin pek de guzel sinifina girmiyor ama evlenmis. Mutlu. Cesit cesit insan ve evlilik var. Daha gecen gun gittigim bir dugunde gelin ornegin damadin boyunun yarisina geliyordu. Hani burada bazen matematiksel hesaplar yapiyoruz su boyda olur veya bu boyda olmaz. Bu gibi ornekleri gercek yasamda gorunce kendime guluyorum. Nasip olduktan sonra Allahu Teala o iki insanin kalbine oyle bir sicaklik naksediyor ki, az guzel olani cok guzel gosterip bir muhabbet tesis ediyor. (Hem guzel olan sevgili degildir, sevgili olan guzeldir unutmayin :) )
            Bu muhabbeti ilk etapta Allah kalplere veriyor ama bunu korumak ciftlerin insiyatif ve gayretine kaliyor. Cinsellikte gorsellik onemli tabiki, ama bu gorselligi bakimiyla, temizligiyle, kendine gosterdigi ozenle beslemek, sair zamanda bu muhabbet bagini zedeleyici davranislardan sakinmak da kisilerin elinde olan seyler. Kadin cok guzeldir ama huylari bes para etmez ve cinsel anlamda cok kaprislidir. Ya da adam cok yakisiklidir ama bir o kadar da capkin ya da ilgisiz.
            Yani ilk etapta gozune hitap etmesi cok onemli ama bunu pekistiren diger unsurlar da var ki cok guzel, guzel, az guzel…ya da cok yakisikli, yakisikli ve az yakisikli cok turlu insan bir sekilde Allah’in izniyle nasibini bulup evleniyor. Sonrasinda devam ettirebilmek ya da ettirememek fiziksel guzellikten ziyade huy guzelligine bagli. Hanimindan guzel bir kadini goren erkegin esine olan muhabbetinin bitmesi cok iddiali ve sakat bir tutum. Ya cinsel hayatlariyla ilgili baska problemleri de vardir ve bu fitili atesleyen son adimdir. Ya da sair zamanda baska problemleri vardir ve bu cinsel yasamlarini olumsuz yonde etkilemistir guzellik yine bir bahanedir. Bir insanin hanimindan guzel bir kadini gormemesi cunku mumkun birsey degil, bu kadar basit olmamali. Her an her yerdeler, kadinlar..

          • Feyza diyor ki:

            Seysey hnm,
            Hanim misiniz bilmiyorum Fatih bey hanim diye hitap ettigi icin boyle yazdim.
            Bunun mantigi su ki,
            Bir erkegin yorumu dediginiz yorum suydu, Avrupali Musluman erkeklerin, hanimindan guzelini goren erkeklerin esine olan muhabbetinin bitmesi. Bunu iddiali buldum cunku guzelin her zaman daha guzeli vardir ve karsilasmama imkanimiz yuzde sifir. Bu durumda her erkegin hanimina olan muhabbetinin sokaga ciktigi an bitmesi gerekirdi ve her kadinin da peri padisahinin kizi kadar guzel olmasi gerekirdi mutlu olmasi, sevilip esi tarafindan begenilmesi icin. Bana gore asil utopya budur. Cunku ne bu dunya bir Cennet, ne de biz dunya kadinlari Cennetten inme hurileriz.
            Bu yorumu bu yuzden iddiali buldum.
            Yahya beyin yorumunu ise mantikli ve mutedil buldum, cunku yazdiklari zaten bu zamana kadar benim de inandigim seylerdi ve burada da yazdim.
            Bu noktada Firavun da bir erkekti hz. Musa da bir erkekti. Tesbihte hata olmaz. Yani iki erkek arasinda dusunce ve inanis bakimindan daglar kadar fark olabilir. Burada tek ortak yonleri ikisinin de erkek olmasidir. Bu yuzden sitedeki diger beylerin de bu konudaki fikrini almak istedim ki konuyu erkek gozuyle irdelemek daha saglikli olur. Ama bir o kadar da cesitli fikirler ortaya cikar. Burada bir kadin gozuyle kendime yakin ve mantikli buldugum erkek yorumu Yahya bey, Fatih bey ve Cihad abi gibi cevizin kabugundan ziyade iciyle ilgilenen erkeklerin yorumu. Oyle ya, cevizin kabugunu en fazla sobada yakip isinmada kullanabilirsiniz ama ici sizi besler, hem beyni kuvvetlendirir. Saglikli beyin yasam kalitesini de artirir, is yasamini dahi duzene sokar. Cevizin faydasi saymakla bitmez. Ama kabugunun faydasi saymakla biter.
            Ayrica biz burada ne zaman dedik ki, evlenilecek kiside fiziksel gorunum hic muhim degil. Aksine her zaman diyoruz. Gozunuze ve gonlunuze hitap etmesi onemli. Hatta fazla kilolu olmanin yasindan buyuk gosterdigini ve kadinlarin ceyizinde kosu bandi goturmesini dahi tavsiye eden insanim :)
            Yine bakimli tertip duzenli olmanin onemine cok defa vurgu yaptik neler neler yazdik. Evlenmeden once evlenilecek kisinin gorulmesinin oneminden de soz ettik. Ama hicbir zaman gorselligin tek kriter oldugunu ya da guzelligin izafi birsey olmayip guzellik kavramini kucuk bir kaliba sigdirmanin dogru oldugunu soylemedik. Yeniliklere helal dairede acik olmasi, formunu korumasi, hos gozukmeye calismasi kadar evlenmeden once bir insanin gozune hos gelen birine talip olmasi da gayet normaldir. Ama hanimini bastan begenip hanimi da evlendikten sonra elinden geldigince kendine dikkat ettigi, formunu korudugu ve esiyle guzel gecindigi ve cinsel anlamda bir sorunlaei olmadigi, yani ortada bir “muhabbet var oldugu” halde, adamin sirf hanimindan guzelini gorunce de hanimi birakip o hanima yonelmesi, hanima o ana kadar “var olan muhabbetinin” bitmesi normal degildir. Erkek icin de gecerli bu durum. Yani bunun sonu yok ki, o zaman kimseye muhabbet besleyemezsiniz her muhabbetiniz yikilmaya mahkumdur ve adi muhabbet olmaz bunun.

          • .../nisa diyor ki:

            Sadece Fatih bey,

            Bu sabah toplu taşımada giderken bir bayan bindi sizin tam yazdığınız gibi kızıl kıvırcık saçlı hafif çilli mavi gözlü çıtı pıtı sesini tam duyamadım ama muhtemelen kadife seslidir aklıma siz geldiniz. Toplumda karşılaşma ihtimaliniz var ümitsiz olmayın.

          • seysey diyor ki:

            Sadece Fatih yazdigim bu yorumu euzu besmele cekerek okursan cok sevinirim.Cunku benim soylemedigim seyleri soylemisim gibi neden anliyorsun? Ben erkekler en guzel kizi secer demiyorum guzellik bir erkek icin onemli olabilir diyorum ki kadin icin de onemli olabilir diyorum.Niye olamasin ?Bana sirf cevap olsun diye yazmadan once bir yazdigimi iyi oku ikincisi yazmayi dusundugun seyi iyi oku ki benim soylemedigimi soyluyormusum gibi soyletip uzerime iftira atmis olmayasin.

            Bir erkek bir kadina baktigi zaman ondaki guzelligi gorebilir bir erkek olarak kapali yuzu guzel temiz bir kadina bakinca guzelligini anlayamiyor musun? konustugyu zaman sesinden onun durumunu az buz tahmin edemiyor musun?Konustugunuz zaman seni kendine cekmeyen bir kadinla mi evlenmeyi dusunuyorsun? Beni gercekten sasirtiyorsun.Bu demek degil ki flortlesin sesi boguk erkek gibi cikan kizlar var bilmiyor olabilirsin.

            Ben de hala farkedememis olsan da guzellik tek kriterdir demedim bunu diyenleri de elestirmedim ki sen hala benim neyi elestirdigimi bileanlamadan ortaya atladin.uc ornekler verdigimi iddia ediyorsun ki ben sana kaynak bile verdim ac herhangi bir hocanin fetvalarini oku bakalim neler sorulmus bunu yapmak da mi bu kadar zor.

            Orta yollu olmak en guzeli en dogru olanidir buna da herhamgi bir sey demedim orada demek istedigim senin de begenmedigin bir karin olsa sen de disarlarda bir hos kadin gorsen sen de esine karsi soguyabilirsin hee hic onemli degil hosuma gitmesede yurur bu is diyorsan karismam dedim.Zaten yazfigindan oyle olmadigi anlasiliyor ironi yaptim iyice anla diye ama nafile.

            Sadece erkeklere ozgu yazdigimi oyle yazmadigim halde iddia eden de sensin.Beyninde bir kalip var ve o kalibi asamiyorsun soylemedigim seyleri kafanda kuruyorsun.

            Ben bir kadin olarak yuzune tipine konusmasina sesine durusuna baktigimda beni cezbedecek kendine cekecek bir erkegi tercih ederim.Konumuz guzelik oldugu icin sadece o yonu uzerinde duruyorum.Bu demek degilki ahlaksiz adami alirim.Demekki sadece erkkler degilmis guzel isteyen.Yada erkekler sirf guzele bakar demedim orneklerde kadinlara da yer verdim.

            Evlenememis kiz ve erkeklerin cirkin olduklarini da iddia etmedim soylemedim bunlar senin beyninde kurguladigin maddeler.

            Akli basinda bir buyukten de bir ornek ben vereyim : Muğîre bin Şûbe bir kadınla evlenmek istiyordu. Peygamberimiz (a.s.m.), ona, “Git, onu gör. Zira görmek, aranızda âhenk olması bakımından daha iyidir.”nesei nikah 17.

            Guzellik tek kriter degildir ama onemlidir lafini evirdin cevirdin nerelere getirdin.Bir tebrigi hakettin.Ben diyorum ki begenilmeyen kadin guzel gelmeyen kadin veya erkegi alan alir ama evlilikte ulfet ask sevgi olabilmesi icin BANA gore guzellik onemlidir insan begenemedigi kisiye isinamazda.Tek oncelik guzelliktir de demedim.Ahlakca guzel olan siyahi bir kadini da tercih edebilirsin sen nefsini torpulemissindir,gozlerin disarda falan da kalmayabilir.Sen boylesin diye herkes boyle degil.

            Kevser hanim evet bir insanin guzelligi gidebilir ama bir kadinin bacaklari yaniksa evlenmeden once bunu kocasina soylemelidir bu daha sonra bir sok etkisi yaratabilir ve eger bu konuda bir erkek yara bere istemiyirsa bu onu kandirmaktir.Sonuclari da agir olur.

            Feyza hanim ben sizi anliyorum sadece ikiai de erkek gorusu demek istedim beni iyi anlamissiniz.Acaba soyle mi dusunsek demekki bazi erkekler harama baktiklarinda daha guzelini gorduklerinde muhabbetleri azaliyormus.Dogru yada yanlis boyle bir sey varmis.Hatta bunun akabinde tesetturu ,karisik ortamlarda calisma faktorunu,haremlik selamligi,gozleri korumanin onemini,haramin helalden nasil uzaklastirdigini konusabiliriz bunu demek istemistim.

          • Feyza diyor ki:

            Kevser hnm bazen amacinizi asan sozler kullaniyorsunuz. Tanimadiginiz insanlari salak olarak nitelendirmeniz sizce dogru mu?
            Ustelik bunu tirnak icinde belirtmissiniz hakikaten sasirdim. Evet tesetturlu olabiliriz, cok musbet bir yasantiniz olabilir, cok takvali ve cok da zeki olabilirsiniz ne ala. Allah hayir yolda kullanmayi nasip etsin. Yalniz sadece giyimine bakip bir insani salak olarak nitelendirmeniz hic hos degil.
            Tesettur dersemiz Allah rizasi icin ortunuyoruz ve emin olun ben de sizin gibi tesetturlu bir insanim. Yani goruntum bir ‘salagi’ andirmiyor. Hatta tesetturle orantili dusunuyorsaniz gordugunuzde cok akilli bulmaniz muhtemel. Yalniz hicbir sekilde bir insani hem de ve hele ki bir din kardesimi, bu gibi agir bir kelimeyle itham etme cesaretini kendimde gormuyorum. Daha once de icinizden bu kizlara kotu bir soz soylediginizi yazmistiniz Adem beyin eski esi gibi. Halbuki boyle demeniz size birsey kazandirmaz ama dua etseniz belki bir insanin hidayetine ya da imaninda ziyadelige vesile olmus olursunuz. Hakkinda hayir dua eder ve siz giyiminizle yasantinizla ornek olmaya calisir ve anlatabiliyorsaniz dogrusunu anlatirsiniz. Size ve bize dusen budur. Kimbilir takvada yarissak kimbilir bizim bircok insana gore(ben de tirnak icinde soyluyorum ) ne ” salak”liklarimiz vardir. Allahu a’lem ve Allah affetsin.

          • Sadece Fatih diyor ki:

            Seysey Hanım.

            1-Yorumunuzdan hiçbir şey anlamadım. Şöyle anlıyorsun ya da ben şunları demedim ama öyle yazmışsın dediğiniz şeyleri somut olarak örneklendirebilir misiniz? Kafamdaki kalıplar neymiş bir öğreneyim. Acaba o kalıplar aslında sizde de var olabilir mi? Benim yazdığım yorumlar acaba bana büyüklerimin zamanında yaptığı doğrudan ya da dolaylı tavsiyeler olabilir mi?

            2-Senli benli yazmışsınız. Size muhalefet olsun diye yazmıyorum, nefret ederim tanımadığım bir kişiden böyle bir hitap almaktan. Bu samimiyet nereden geliyor. Yoksa kendinizce bir aşağılama metodu olarak mı kullanıyorsunız.

            3-Muhtemelen zamanında yazdığım bazı yorumlar sebebiyle sizde bir antipati oluşmuş. O zamanlar muhalefet etseydiniz daha yerinde olurdu. Yazdığım yorumlar elbette mutlak doğrular değil, fikir ayrılıkları da olabilir ancak bu durumda insanlar yorumların gösterdiği istikameti esas almalı. Benim yorumlarım nereyi gösteriyor siz ona bakın. Onu yazmış bunu yazmış. Yazan kişi Ali olur Veli olur ne önemi var. Siz katılmadığınız yerleri yazabilirsiniz, fikirlerinize saygı duyarız. Ancak bunları mutlak doğrular olarak sunar ya da doğru istikametten farklı yönü gösteren yorumlar yazarsanız orada muhalefet ederim.

            4-Peygamber efendimizin bir kadın şu dört şey için nikahlanır diye erkeklere tavsiyede bulunduğu hadis-i şerifi benden daha iyi biliyor olmalısınız.

            5- Kiminle mutlu olacaksanız onunla karşılaşırsınız umarım. Allah gönlünüze göre versin.

          • Sadece Fatih diyor ki:

            Nisa Hanım.

            Karşılaştığınız Hanımla ilgili durum için aslında şöyle örnek vererek başlayayım. Boş kale, kendiniz vursanız da gol olur bana pas vermişsiniz :)

            Şimdi çok güzel yazmışsınız ama öldürücü soru şu. Kızcağız hayallerimdeki gibi biri de olsa hayat görüşü nasıl? Saç rengi ve şeklini gördüğünüze göre muhtemelen tesettürsüz. Namaz kılar mı Kur’an okur mu oruç tutar mı? Ben şöyle şöyle birini istiyorum örneğini aslında bu durumu anlatmak için vermiştim. Kalbimden geçeni Allah biliyor. Burada kendimden örnek veriyor gibi oluyorum ama aslında ben diye başlayan cümlelerim benim kafadaki insanlar. Sayılarımız da sanıldığı kadar az değil. Şu var kimimizin eksiği var kimimizin fazlası. Onuncu baskı olacak ama işyerinde muhabbeti ilerletsem olurdu dediğim kızla ilerlememe sebebimin sosyal medyada askılı ve şortlu fotoğrafını görmem olduğunu hatırlatayım konu bütünlüğü açısından. Çok da iyi bir insandı, hanım hanımcıkdı ama yetmiyor tek başına…

            Velhasılı dünyalar güzeli kızlar da gelse şöyle bir nefsimizi gıdıklar inkar edemem ama hani bir ara yazdığım alt beyin üst beyin muhabbeti vardı. Üst beyin derki. Olmaz! Orada biter, bitmelidir. Benim ümitsiz olduğum nokta güzel bir kızla karşılaşamamak değil huyu güzel kızla karşılaşamamak…

            Bu yorum bahanesiyle konu başlığıyla ilgili birkaç şey yazayım. Gerçi bunları yazdım diye kimse bu adam fantezilerini anlatmış ya da pedofilimidir nedir demesin. Erkeklerin çoğunluğu için sevimli/masum görünüşlü kadınlar çekici gelir. Çünkü bu tip kadınlar genelde erkeklerdeki sahiplenme içgüdüsünü daha çabuk uyandırır. Yakın zamanda medyanın şişirdiği sözde şarkıcıya belki de çocuk istismarı denilebilecek bir klip çekildi ve orada bazı öğeler kullanıldı. Arz talep meselesi. Acaba neden bu kadar ilgi gördü. 80 milyonluk ülkede 110 milyon kişi izlemiş.

            Masumiyet, sevimlilik öğesini anlattık. Buna ek olarak da çekingenlik. Bu kast ettiğim kadının kocasından utanması değil. Hafif naz ile beraber bir korku aslında. Bu da erkeğe ben zayıfım sen beni elde ediyorsun mesajı verir. Rol bile yapılsa kafidir.

            Gelelim kendine bakma vs. Envai çeşit koku var, mum tütsü vb. Bunların afrodizyak olanları zibil gibi satılıyor. Keza saç bakımı. Çoğu erkek bukleli saç sever. Dışarıya uğraşacağına kocana uğraş al eline maşanı eline mi yapışır.
            İnsanlar pijamayla uyuyan kadınlardan bahsetti yenilebilir iç çamaşırı satıyor millet. Envai çeşit masaj ekipmanı var şöyle kocanın sırtına güzel bir masaj yapsan adam günün yorgunluğunu atsa(çok sevap diye biliyorum)
            Geçenlerde şu dolgunluk muhabbeti olduğunda yazmadıydım ama buraya yazayım. Kadınlarda fazlalıklar olabilir doğum sonrası sıkıntılar olabilir. Eskiler kuşak bağlarmış karınları sarkmasın diye. Detay vermeyeyim meraklısı araştırsın kegel egzersizleri denen faydalı fiziksel faaliyetler var. Kilonuz azdıt anatominiz gevşektir. Kilo ve egzersiz çözersiniz. Bir de bol su içmek lazım ben demiyorum doktorlar diyor.(sırf bazı şeylerden feragat etmemek için normal doğum yerine sezaryen yaptıranlar var. Kardeşim gerek yok. Yazık çocuğuna hanımına. Başka türlü çözümü var. Hanımlar az gayretli olsun ve araştırsın)

            O kadar yazdım ettim şöyle bir iki noktaya daha dikkat çekeyim. Erkekler de üzerinde düşeni yapsın diyenler varsa yüzde yüz haklılar evet erkekler de üzerine düşeni yapmalı. Bu konularda eleştirileri olanlar yazmalı. Bir hanım sigara olayına çok güzel değinmiş mesela.

            Diğer nokta da şu. Bu işlerin matematiği kuralı yok. Tamamen iki insan arasındaki iletişime bağlı. Ben sempatik kızlar çekicidir derim ama zıpır arkadaş vahşi istiyor mesela. Bazı istisnalar olabilir. Kendim için yazacak olursam uzun yüzlü ve yüz kemikleri belirgin hanımlar daha albenili geliyor bana. Araştırınca bu yüz tipinin insana güven ve huzur vaadettiği yazıyordu. Hatta bir gün hanım iş arkadaşları muhabbet ediyorlarken kendi aralarında Fatih doğru insanı seçer dediler ne alaka dedim ne konuşuyorlardı bilmiyorum ama sonrasında mesela bir kız hakkında istihbarat topladığımızda anne baba ayrı babasız zor şartlarda büyüyen bir kız olduğunu gördük radara giren kişinin. Gerçekten seçiyormuşum dedim.(tabi detay araştırma olumsuz oldu)

            Son olarak da şunu aktarayım. Bir gün Cevat Akşit hocanın, sohbetinde kimi erkek uzun çeneli kimi kısa çeneli sever dediğini duydum. Nasıl bir bağ olabilir derken sonrasında bir haberde erkeklerin çene yapıları annelerine benzeyen kadınları daha çekici bulduğunu okudum, bilimsel dayanağını da öğrenmiş oldum.

            Son ve son olarak da şunu yazayım. Kimse sofraya oturduğunda ya bu kaşığı nasıl tutuyorduk, ağzımıza nasıl götürüyorduk diye sorgulamaz. Kadın erkek arası muhabbet de öyle. Akışına bırakmak lazım kasmamak lazım. Su yolunu bulur. Ateşle barut. Burada muhabbetin kaynağı sırf fiziksel çekim değildir. Hatta nötr bile kalınsa yeterlidir yeterki itici bir durum olmasın. Kadın erkek muhabbet ettikçe göz göze bakışmaların süresi artıp kalpler eşzamanlı atmaya başlayınca bedenler oksitosin (bağlılık hormonu) yağmuruna tutulunca güzel imiş yakışıklı imiş hiçbiri kalmaz…

            Selametle kalın

          • Süleyman diyor ki:

            Seysey hanımın yorumunu okudum.

            Evlilikte kişilerin farklı beklentileri olabilir. Kendisi de güzellik beklentisi için konuşmuş. Ben şahsen bu konuyu şu açıdan ele almak istiyorum.

            Yaşadığım bir kaç durumla beraber şunu farkettim. Kadın da güzellik farklı bir boyut zariflik ise çok farklı bir boyut. Bu çağda etrafta çok güzel kadınlar var belki ancak zarif kadın az. Onu çok farkediyorsunuz. Zariflikte bir hanımın güzelliğine pek bakmıyor.

            Bakım hususunda ise bir erkek veya bir kadının dikkat etmesi gerektiği konusunda herkes hemfikir sanırım. Ben şahsen evlilik görüşmelerimde kişilere spor yapıp yapmadığını soruyorum ileri safhalarda çünkü ne kadar az yerseniz yeyin. Spor yapmadığınız takdirde kilo alıyorsunuz. Ben şahsen eşimin bu hususa dikkat etmesini önemserim. Aynı şekilde kendimde spor yapıyorum. Haftada 2-3 kez spor yapıyorum şu sıralar olmasa dahi normal zamanlarda yediklerime elimden geldiğince dikkat ediyorum. Zaten az yemek ve spor yapmak dinimizin tavsiyesi.

            Ben bu hoşlanma durumunun ise güzellikten daha çok hal tavır duruş, hitap gibi şeylere bağlı olduğunu düşünüyorum. Birbirine bu hususlarda benzeyen kişiler arasında çekim olmasını daha muhtemel. Aynı Zaman’da zarif bir hanım her türlü erkeğin gözüne girer bence. Sema hanımın hikayelerinde de buna örnekler var. O çay getirirken ki hanımın edası çok farklı.

          • seysey diyor ki:

            Sadece Fatih sizinle daha fazla muhattap olmak istemiyorum.Size sen diye hitap ettigim icin de ozur dilerim.Hakaretlerinizle veraber sizi ugurluyorum.

          • .../nisa diyor ki:

            Kevser hanım,

            Bahsettiğiniz tabirdeki kişilerin günahları yada hataları bizi melek statüsüne çıkarmıyor hepimizde nefs var Allah hepimizi hayırla ıslah etsin belki biz onlardan daha aşağıdayız yada aynı hataları yarın bizim yapmayacağımız ne malum. Tesettür sadece boydan boya örtüden ibaret değil belki dilde gönülde düşüncede buna dahildir. Peygamber efendimizin örnek verdiği kediye zulüm eden kadının durumundan ibret almamız gerekiyor.

          • .../nisa diyor ki:

            Seysey hanım,

            Yazmış olduklarınızda doğru noktalar olabilir yalnız üslupta önemli. Söylediğimiz doğru kadar nasıl söylediğimizde. Mülahaza faydalıdır münakaşa değil.

          • .../nisa diyor ki:

            Sadece Fatih bey,

            Bahsetmiş olduğunuz özellikteki tip genellikle toplumda da sempatik kabul edilir. İnşaAllah tesettürlü hayırlı olan kişiyle de karşılaşırsınız. İlave olarak gamzeli olan kişilerde gözlerinin içi gülen kişilerde genellikle sempatiktir sevimlidir.

            İtici gelmemesi ileride muhabbet oluşması bakımından önemli kimisinin huy güzelliği ağır basabilir kiminin yüz güzelliği.

          • Sadece Fatih diyor ki:

            Şeyşey Hanım.

            Tartışmak için yazmıyorum. Size nasıl hakaret etmişim çözemedim. Nerede hakaret etmişim lütfen yazın. Farkında olmadan yaptıysam özür de dilerim ama sanki yazdığım bir şeylere kızmış ya da alınmış gibisiniz. Eğer yazamıyorsanız günahımı alıyorsunuz.

            Yorumları okurken okuyan kişinin ruh hali çok önemlidir. Yorumlarımı, fikirlerimi eleştirebilirsiniz fakat kişisel boyuta getirmek ne derece doğru. Beni tanımıyorsunuz ki benim kafadan bir çok insan var. Herbiriyle münakaşa ederseniz ne size faydası olur ne de bir başkasına.

            Sıkıldığınız, bunaldığınız konular varsa buraya yazın, yorumlarıma katılmadığınız durumlar varsa da somut olarak yazın. Böyle yapmazsanız sizinle sağlıklı fikir alışverişi yapamayız. Sizin zihninizdekinizi kalbinizdekileri biz nereden bilelim, bilemeyizki.

            Herkes aynı düşünecek diye bir şart yok ancak siz de fikirlerinize karşı muhalefet edildiğinde kişisel olarak alınmamalısınız. Ben fikirlerinize katılmıyorum belki de kişisel olarak çok iyi birisiniz ben bilemem. Ayrıca nacizane tavsiyem insanları yargılamak için acele etmeyin.

            Yazdıklarımı karşınızda sinirli bağıran çağıran biri değil de sakince size bir şeyler anlatan birisi varmış gibi okursanız alınganlık da kalmaz. Yazacak bir şeyim yok ya da uzatmak istemiyorum derseniz de anlayış gösteririm.

            Saygılarımla.

        • Feyza diyor ki:

          Kevser hnm, guzellik konusuna cok fazla takiliyorsunuz. Evetverkekler gorseldir diyoruz fakat bu denek degildir ki her erkek haniminin sevmeye deger buldugu tek ozelliginin “guzelligi” oldugu konusunda hemfikir olsun.
          Ayrica sevgi, saygi, anlayis, sadakat…bir suru manevi degerimizi var insan iliskilerimizi duzenleyen ve bizi birbirimize yaklastirip uzaklastiran.
          Erkekler karisindan guzelini gorurse muhabbet besleyemez cumleniz cok iddiali. Bu baska birinden alinti da olsa yine iddiali. Cunku karisindan guzelini mutlaja gorecektir bundan kacis yok ki..
          Sokakta gornese tv.da tv da gormese internette. Butun duyularini kadinlara karsi kapasa dahi surekli dis dunyayla ilintili olan erkek mutlaka hayatinin bir kesitinde ya da birden fazla kesitinde karisindan guzel kadinlari gorecektir. Kaldi ki bunun yasliligi var. Karisi gencken dunyanin en guzel kadini da olsa yaslandiginda disarda her zaman ondan genc ve guzel kadinlar olacaktir. Bu kacinilmaz bir durum.
          Icinden ne guzel bir kiz diye de gecirebilir gayriihtiyari gordugu bir kiz icin bu dunyanin sonu degil. Engel olamayiz ki erkekler estetik anlamda kuvvetli alicilara sahipler. Aslinda kadinlar ne kadar estetik yetenegi gelismis gibi gozukse de guzel olana meyletme, secme ve ayirdetme noktasinda erkekler daha basarililar.
          Konu dagilmasin ama bir erkek hanimiyla arasinda bir muhabbet tesis etmis ve hanimi ile derin bir bag kurabilmisse, guzelligin cok cok tesiri olduguna inanmiyorum. Guzel der gecer belki biz de diyoruz. Ne guzel giysi ne guzel resim ne guzel tablo vs. O da bir kiza guxel der ve gecer ama aklinda yer etmez eger esiyle olan muhabbeti kavi ise ki burda da iste fazla kompleks yapmamak ve biraz rahat davranmak tesirli olur. Yoksa saga sola baksa acaba guzel bir kiz mi gordu ona mi bakiyor, ya da guzellerin oldugu bir bolgeye gitse acaba bu guzellere baka baka bana sevgisi eksildi mi beni begenmiyor mu vs derken omur biter ve cok sorun yasanir. Fazlasi iki tarafa da zarar. Bu defa esinin karsisinda evhamli kompleksli ve kendinu sevilip begenilmeye deger bulmayan sıkıntılı bir kadin profili cizer kadin ki bu da oldukca itici bir haldir.
          O Avrupali erkekleri bir kenara birakin. Bir erkek hanimindan guzelini gorunce hanimina olan muhabbeti bitecekse onun adi zaten muhabbet degildir. Muhabbet kusu muyuz biz iki gunde muhabbetimiz bitsin? :)
          Oyle olsa hanimi yasli ya da gorsel anlamda cekici gizukmeyen her erkegin esini aldatmasi ya da sevgisiz bir evliligi zoraki yurutuyor olmasi gerekirdi ama ben burus burus elini simsıkı tutup bildigim sure boyunca onlari, birbirine “sekerim” anlaminda bir sozle hitap eden ve vefatindan iki saat once yuzugunu cikararak haniminin parmagina takip 50 sene iki ay diyip oyle vefat eden dedemi ve nenemi gordum ve sevginin gucune inandim.
          Guzel dusunelim guzel seyler olsun insaallah..

          • cihad diyor ki:

            Feyza Hanım kardeşime,

            Küçük ve sönük ama bana yakın bir yıldız, büyük ve parlak fakat bana uzak bir yıldıza nisbeten daha büyük ve daha parlaktır veya bana öyle görünür.

            Sevgi, muhabbet, hürmet, ünsiyet, hizmet, şefkat ve evlat gibi esbaba binaen ruhuma yaklaşmış ve kalbimde yer etmiş olan refika-i hayatıma hissettiğim muhabbetime hangi kadın zahiri güzelliği ile mani olabilir ki.

            Bu manada yorumunuz gayet yerinde ve güzel olmuş. Evli bir erkek olarak altına imzamı atıyorum.

            Selametle..

          • Feyza diyor ki:

            Cihad abi,
            “Küçük ve sönük ama bana yakın bir yıldız, büyük ve parlak fakat bana uzak bir yıldıza nisbeten daha büyük ve daha parlaktır veya bana öyle görünür.”
            Iste bu kadar…
            Allah sizin gibi dusunen ve helalinin kiymetini bilen erkek mu’minlerimizin sayisini artirsin. Bize de bu zihniyette, yurekten seven muhabbet ehli insanlar nasip etsin. Biz de bu sevgiye layik olacak hayirli zevceler olalim insaallah.
            Cumlemiz icin amin..
            Aslinda kendimle ilgili bir fikir danisacagim sizlere ama bir turlu diger konulardan firsat bulup yazamiyorum.
            [Bu arada sitede bu yorumunuzun yayinlanmasi benim de talebimdi. Hani benim tesekkurum? :) :) ]
            Selametle.

          • cihad diyor ki:

            Feyza Hanım kardeşime,

            Estağfirullah, sözlerinizi hakkımda dua olarak kabul ediyorum. Allah razı olsun.

            Sizin, sizin kıymetinizi bilecek bir beyefendi ile yuva kurmanizi çok isterim çünkü hem sizin bu kadar birikiminiz zayi olmaz hem de İslam’ın ideal aile hayatını tarifleyecek bir model ortaya koyma firsatiniz olurdu. Bu zamanda buna o kadar çok ihtiyaç var ki. Bu konuyu hanımla çok konuşuyoruz. Kendisine bir ev hanımının neler yapabileceğini fiiliyatinizla göstermelisiniz diye teşvik ediyorum. Sağolsun o da çok gayretli.
            Geçenlerde hanım bir medresede ders okumuş. Derse gelen genç kızlardan bazıları yanına gelip teşekkür ettikten sonra “abla siz hangi ünv. mezunusunuz, öğretmen misiniz” diye sormuşlar. Hanım ortaokul mezunuyum ve ev hanimiyim deyince baya şasirmislar. Ev hanımı deyince ünv. gitmemiş, cahil, sürekli ev işi yapan,çamaşır suyu kokan, bakımsız bir kadın algisi var. Bu algiyi kırmak için kendini yetiştirmiş hanım kardeşlerimize çok ihtiyaç var. Bu sebepten size layık biriyle evlenmenizi can-u gönülden arzu ediyorum. Rabbim nasip etsin inşaallah Amin.

            Demek bir de teşekkür istiyorsunuz ha!! Attınız beni ortalığa. Yaktiniz beni yaktiniz.(şaka şaka)

            Genel bir ifade ile teşekkür etmiştim ama biz erkekler siz hanımlar kadar ince fikirli olamıyoruz maalesef. Bu konuda hanımdan çoğu zaman yardım alırım veya hanım birşey söylemişse itiraz etmiyorum yani tabiyim bu konularda.
            Bu duygu ve düşüncelerle (tören konuşması gibi oldu 😄) çok teşekkür ederim. İttire ittire benim gibi adamdan yazı da çıkardınız, sizden korkulur.😄

            Sorunuz ile ilgili yardımcı olmak isterim, tabi bilgi veya tecrübemiz varsa.

            Selam ve Dua ile…

          • Feyza diyor ki:

            Cihad abi;
            Haniminizin basina gelen arasira bizim de basimiza basima geliyor. Ev hanimligi anlaminda degil fakat tahsil anlaminda bu saskinligi yasayanlarla karsilasiyoruz.
            Halbuki medreselerde bir insana konusma adabindan tutun, meyve soymaya kadar yiyip icme, hitap etme, oturma kalkma gibi hayatin icinden eylemler ogretiliyor ve okuma aliskanligi ile birlesince guzel bir profil ortaya cikiyor fakat bunu disaridaki insanlar bilmedikleri icin hayretlerini gizleyemiyorlar.
            Zaten en basta verilen ‘edeb/âdab” dersleri bir uni. Tahsilinde verilmeyen ogretimi ve yasamin inceliklerini talebeyle bulusturuyor.
            Tabi herkes bu irmaktan kabinin buyuklugunce doldurur, kabi az dolanlara bakip irmagi suclamamak gerekir, sorun irmakta degil kaptadir. Gunes ayni anda nufuz etse dahi kumasi agartir, yuzu ise karartir. Alicinin ozellikleriyle de yakindan ilintili bir durum.

            @@ Size ve sitedekilere sormak istedigim birsey vardi ama ben sorana kadar epey zaman gecti.

            ****Siteye soruyorum,
            bilgisi ya da tecrubesi gozlemi olan kim varsa cevap yazarsa cok memnun olurum. “Bipolar bozukluk” isimli rahatsizlik (agir gecirilmis) insan iliskilerinde ve bilhassa evlilikte sakincali durumlara yol acar mi?
            Once sizler objektif olarak yazin, sonra ben insaallah kisaca anlatayim.

          • Yahya diyor ki:

            Feyza hanım,

            Malumunuz bu konuda ihtisas sahibi biri değilim ancak rahmetli yüzünden epey bir araştırdım, doktorlar ile konuştum, bu rahatsızlık sebeple boşanmış bir kaç kişiyle konuştum (neler yaşadıklarını ve mahkemede nasıl bir strateji izlediklerini) vs.

            Öncelikle bu hastalığın tanısı doğru mu? Bu çok önemli ve doğru tedavi yöntemi uygulanmalı. “ağır geçirilmiş” demişsiniz, sanki hastalık tedavi edilmiş ve bir daha meydana gelmemiş gibi… Ancak bildiğim kadarıyla bu hastalığın tedavisi yok. Sadece etkileri azaltılıyor, kontrol altında tutuluyor ve çevresindeki insanlar nasıl davranacağını öğreniyor.

            Bu hastalık kişiye göre değişiklik gösterebiliyor. Ancak genel olarak hastalar 2 uç nokta (ataklar) arasında git gel hayat yaşıyorlar: manik veya depresif/depresyon. Manik dönem kişinin en aktif/aşırı enerjik hareketli dönemi (bu bizim bildiğimiz anlamda mutlu enerjik değil) mesela bu kişi uyuyamaz, yemek yiyemez, para harcamak ister vs.; depresif dönemi ise depresyonda geçen, duyguları dibe vuran, hatta ileri derecede bozukluklarda intiharı düşünen dönem geçirir.

            Genel olarak, bu hastalık günlük işleri etkiler, insan ilişkilerini etkiler. Ancak dediğim gibi doğru teşhis ve doğru tedavi edilmiş mi, hastalık ne durumda, tekrar zuhur eder mi… vs. bunlar çok iyi düşünülmeli…

            Yukarıda da yazdığım gibi 2 kişiyle konuştum ikisi de boşanmış, biri boşanma aşamasındaydı…

            “bilhassa evlilikte sakincali durumlara yol acar mi?” diye sormuşsunuz, şahsen uzak durulmasını tavsiye ederim. Ayrıca tedavilerinde dönem dönem 1-2-3 hafta gibi hastanede yatırabiliyorlar. Evlilikte yine ciddi sıkıntı olabilir…

            H. Hayırlısı olsun, Selam ve dua ile…

          • Sadece Fatih diyor ki:

            Feyza Hanım.

            “Bipolar bozukluk” isimli rahatsizlik (agir gecirilmis) insan iliskilerinde ve bilhassa evlilikte sakincali durumlara yol acar mi?

            -Daha önce bu sorunu yaşayan birini tanıma imkanınız oldu mu? Hastalık hakkında fikriniz var mı? Psikolojik anlamda dayanıklı bir insan mısınız? Sabah etrafa neşe saçıp dünyanın en mutlu insanı olduğunu söyleyen birisi akşam size ölsem de kurtulsam derse nasıl hissedersiniz.

            Hasta ve hasta yakınları için zor bir rahatsızlıktır, sabır gerektirir. Sebepleriyle beraber irdelemek gerekir.

            Bu soruyu niye sorduğunuzu öğrenmem lazım. Tahmin ettiğim şey ise tek kelimeyle cevap vereceğim bir konu hakkında sizi önyargıyla manüple etmek istemiyorum, objektif sonuçlar sunabilmemiz için somut bilgilere ihtiyaç var. Hastalıklar hepimizin başına gelebilir. Burada hastalığın sebepleri ve ilaç tedavisine verdiği cevap önemlidir.

            Ben psikolog ya da psikiyatrist değilim, bu meslek grubunda okuyucu yorumcular varsa bu gibi konular hakkında yazı yazarlarsa çok faydalı olur. Allah hasta yakınlarına sabır, hastalara da şifa versin. Kadınlara karşı bir nebze daha temkinli yaklaşmamın sebebi de bu yorumumun içinde mevcut. Ayrıca dışarıda aslında teşhis koyulmamış o kadar hasta var ki bu gibi hastalıklarla muhatap olmak zorunda kalmışsa dürüstçe söyleyebilen insanlara çok saygı duyuyorum. İnsanlar bu tip rahatsızlıklardan bahsederken çok çekiniyorlar, psikiyatri tedavisi görmek delilik değildir, nasıl ki mideniz ağrır, başınız ağrır aynen öyledir. Burada önemli olan kişinin kendini tanıması ve psikolojik bağışıklık sistemini güçlendirmesidir. Nasıl ki tırmanamayacağımız ağaca çıkmaya çalışıp kendimizi sakatlamak yanlışsa psikolojik anlamda kendimizi zorlamak, mesela insanlarla tartışmaya girmek, stresli ortamlardan kaçmamak da aynı şeydir. İnsan kendini ve hastalığını bilmeli ve psikolojik açıdan da kollamalıdır. Bunlar yapılıp ilaç tedavisine sadık kalındığında güzel neticeler alınmakta ve sıkıntı olmamaktadır. Ayrıca bazı şeylerin ortaya çıkması belli koşullara bağlıdır. Arıya alerjisi olan bir insanın bu hastalığından arı sokmadan önce pek haberimiz olmayacaktır. İnsanın bir ömür boyu arılarla işi olmaz belki ama bir vakit gelir arı kovanının oradan geçer ve hastalığı ortaya çıkar mesela…

          • Yahya diyor ki:

            Fatih Bey,

            Evet tahmin ettiğiniz şeyi bende düşünüyorum.
            Zaten satır aralarından çok şey okunuyor…
            Kesin cevap vermekten çekiniyorum, kimseyi üzmek kırmak istemiyorum ancak bir hanımın böyle bir beyle yaşaması ve belki sabır göstermesi ile; bir erkeğin böyle bir hanımla yaşaması aynı değil..!

            Benzer sıkıntıları bende rahmetlide yaşadım. Detay vermiyorum ancak gittiğimiz doktor/uzmanlar dahi adam akıllı teşhis koyamıyor. Teşhis koyamadıkları içinde tedavi edemiyorlar. Verdikleri ilaçlarda tedavi maksatlı değil, etkilerini azaltıcı sakinleştirici ve uyutucu vs.
            Ayrıca evlilikte bir sıkıntı oluştuğunda bu problemi çözmek çok zor oluyor… bir anda çok bilinmeyenli denklem ile karşılaşıyorsunuz.

            VE “ağır geçirilmiş” ifadesinden de ayrıca endişe ettim.

            Selam ve dua ile…

          • Felakettellalci diyor ki:

            Feyza Hanım
            Arkadasımın eşi bipolar ve evlilikleri diğer evliliklere nazaran daha inişli çıkışlı. Ki arkdaşımın eşi eczacı hastalığı reddediyor, ilaçlı tedaviyi atakları son raddeye gelince çok kabul etmiyor. Yoğun duygusal ataklar geçirdiği zaman sosyal medya üzerindeki paylaşımları insanlığı kendisini anlamamakla suçluyor. Hakaret, küfür varı paylaşımları oluyor ve arkdaşım eşinin bu durumunu insanlara anlatamadığı için hep arkasını toplayıcı konumunda. Sözlü şiddetleri oluyor ( bana göre fiziksel şiddetten daha acı verici) hep eleştirel boyutta birisi yani zor bir kişiliğind beraberinde getirdiği zorlu evlilik. İmtihanlarla dolu bir evlilik. Sabır ve duadan başka elinden bir şey gelmiyor insanın. Evli misiniz bilmiyorum ama eğer bekarsanız ve böyle bir talibiniz varsa çok düşünün derim .( karşı tarafı rahatsızlığı dolayısıyla kusurlu gördüğüm için değil , kendi sabrınızı değerlendirmek için, monoton bir şekilde şimdi ak dediğini biraz sonra siyah boya ile karalayan bir insana adapteniz için) Allah inşallah bekarların hepsine hayırlı yazılar yazsın, evli olup imtihan olanlara da imtihanını layığı ile vermeyi nasip etsin. Dua ile..

          • .../nisa diyor ki:

            Feyza Hanım,

            Benim yakınlarımda bipolar bozuklukla ilgili şahit olduğum bir durum yok. Daha önce Nurseli İdiz’in bu bozuklukla ilgili yaşadıklarını dinlemiştim. Onun bipolar bozuklukla ilgili anlattıkları şu şekilde.

            Bipolar bozukluk, psikiyatrikten çok nörolojik bir hastalık, doğuştan gelen genetik bir hastalık. Beyin salgılarında özellikle de dopamin maddesinin farklı ve dengesiz salgılanmasıyla ilgili olan bir hastalık. Dolayısıyla bu beyin kimyasının birtakım ilaçlarla dengelenmesi gerekiyor.

            Bu hastalık sizi farklı davranış biçimlerine, iniş ve çıkışlara sürükleyebiliyor. Adını koyamadığınız ataklar olabiliyor ve bunun neden kaynaklandığını bilemiyorsunuz meğerse bu vücut kimyanızla ilgili bir şey.

            Geç teşhislerde bununla beraber yerleşmiş birtakım davranış bozuklukları olabiliyor. İnişler çıkışlar olabiliyor, bunların da terapiyle tedavi edilmesi gerekiyor. Bu bir nevi şeker hastalığı ya da tansiyon hastalığı gibi bir şey. İlacınızı düzenli kullandığınız ve terapinizi gördüğünüz sürece hayatınız normal bir şekle dönüşebiliyor ki terapiler bir süre sonra bitiyor.

            Bu hastalığın dereceleri var, akut bir pankreas kanserine de yakalanmış olabilirsiniz ki buna bipolar 1 deniyor. Çok hafif bir meme kanserinden 3 ayda da kurtulabilirsiniz. Hastalığın farklı çeşitleri ve seviyeleri var.”

            -Hastalığınızı ne zaman hissettiniz? Ne kadar zamandır vardı?

            “Tanı konduktan sonra çocukluktan beri olduğunu düşündüm. Bana çocukken “Çılgın Nurseli” derlerdi. O nedenle hastalığın hep olduğunu düşünüyorum çünkü zaman zaman aşırı tepki ve aşırı öfke ile karşı karşıya geliyordum. Ama asıl sıkıntılar 13-14 sene önce başladı. Bazı insanlar bu problemleri çok daha kolay atlatabiliyorlar fakat bazı insanlar özellikle bizim gibi rahatsızlığı olan insanlarda bu tip dışsal sorunların travmaları çok daha büyük oluyor.

            Örneğin, cüzdanımı çaldırdım ve içinde çok büyük bir para vardı, normal bir insan bunu 2-3 ayda atlatıyor. Halbuki bu tür hastalar bu olayı sardırıp başka noktalara götürüp kendini suçlamaya, cezalandırmaya, kurgulamaya, paranoyakça düşünceler üretmeye başlıyor. Benim hastalığım o boyutta değildi, ama bu öyle tehlikeli bir hastalık ki ağır vakaları olan kişileri düşünecek olursak bu hastalık yüzünden intihar eden milyonlarca kişi var dünyada.”

            -Hayatınızın bu hastalıktan çok etkilendiğini söylediniz. İş hayatınız, aile hayatınız, karşı cinsle ilişkileriniz tedavi almadığınız dönem sürecinde nasıl etkilendi?

            “Siz o ataklara girdiğinizde yükseldiğiniz ya da indiğiniz zaman karşınızdaki insanın belli bir dengesi olduğundan,sizi algılamakta güçlük çekiyor. Kaldı ki siz kendinizi algılayamıyorsunuz. Pişmanlıklar ve vicdan azapları yaşıyorsunuz, bir insanın belli bir sabır noktası vardır ama siz o sabrı çok çabuk kaybedebiliyorsunuz. Haksızlığa uğradığınızda çok büyük bir reaksiyon verebiliyorsunuz. Karşınızdaki insan da bunu anlamak da güçlük çekiyor.”

            -Peki,hasta ve hasta yakınlarına ne önereceksiniz?

            “Bu zorlu bir süreç olabilir. Ben bu hastalığın hafif bir türevini yaşıyorum, bunun çok ağır versiyonları var. Dolayısıyla ben bile hafif olmasına rağmen bu kadar sıkıntı yaşamışken daha ağır belirtiler görünen hastaların daha sabırlı, uzun vadeli ve dikkatli olmaları gerekiyor.

            Prof.Dr. Kemal Arıkan’ın Bipolar bozuklukla ilgili açıklaması

            Bipolar bozukluklar bir kaç alt türe ayrılmaktadır. Her bir alt türde görülen semptomlar, hastalık seyri ve tedavi yöntemleri birbirinden farklılık gösterir.

            Bipolar bozukluk, tip 1’de mizaç değişiklikleri kişinin mesleki yaşamını, okul başarısını ve sosyal ilişkilerini bozacak düzeyde ciddidir. Bipolar bozukluk, tip 1’de kişide mani denilen mizacın şiddetli düzeyde yükseldiği coşkunluk dönemlerinin yanı sıra mizacın düştüğü ve çökkün seyrettiği şiddetli depresyon dönemlerine rastlanır.

            Bipolar bozukluk, tip 2 bipolar bozukluk tip 1’e göre daha hafif seyreden bir hastalıktır. Kişinin mizacının yükseldiği, çabuk sinirlenme, asabilik gibi belirtilerin görüldüğü hastalık dönemlerinde gündelik işlevlerin yerine getirilmesinde kısmen bozulma ortaya çıkabilirse de, bu türden bozulmalar manide görülen düzeyde şiddetli değildir. Kişi hipomani denilen bu hafif coşkunluk dönemlerinde çoğu günlük aktivitesini yerine getirebilmektedir. Bipolar bozukluk, tip 2’de en büyük soruna yola açan durum depresyon denilen ve hipomani dönemlerine kıyasla çok daha uzun müddet süren çökkünlük dönemleridir.

            Siklotimik bozuklukta ise belirtiler üstte bahsedilen her iki türe göre çok daha hafif şiddettedir. Siklotimi olarak da adlandırılan bu hastalıkta hipomani dönemlerine hafif düzeydeki depresyon atakları (hafif çökkünlük dönemleri) eşlik eder. Belirtilerin nispeten hafif olması sebebiyle, mizaçtaki bu dalgalanmaların fark edilmesi özellikle zordur. Bazı durumlarda hangi dönemin kişinin olağan mizacını yansıttığı, hangi dönemin siklotimik bozukluk süreciyle ilişkili olduğunun ayırt edilmesi mümkün olmayabilir.

            Bipolar bozuklukta belirtilerin kişiden kişiye önemli farklılıklar gösterebileceği unutulmamalıdır. Kimi bipolar bozukluk hastalarında çökkünlük dönemleri, kimi hastalarda ise coşkunluk dönemlerinin tedavisi özellikle güç olabilmektedir. Bazı hastalarda ise mani ve hipomani diye adlandırılan coşkunluk dönemi belirtilerine aynı anda bazı depresyon (çokkünlük) belirtileri eşlik edebilmektedir ki bu dönemlere karma mani dönemleri denilmektedir.

            1. Akut dönem tedavisi
            Öncelikle hasta halen bir mani, hipomani veya depresyon döneminde ise tedavi gecikmeden başlanmalıdır. Kişide intihar düşünceleri mevcutsa ya da özellikle bazen ağır mani dönemlerinde görülebileceği gibi kişi öfkeli ve saldırgan tavır sergiliyorsa ya da kişinin kendi hastalığına yönelik içgörüsü bulunmadığında veya içgörüsü yetersiz olduğunda, ayaktan tedavinin riskli olacağı düşünülerek, hastanın kısa süreli olarak hastanede yatırılması gerekir. Uygun tedaviyle kişinin birkaç haftadan birkaç aya kadar uzayabilen bir süre zarfında günlük hayatına tamamen geri dönebilmesi, mesleki ve ailevi işlevlerini yerine getirmesi mümkün olabilmektedir.

            2. Sürdürüm tedavisi
            İkinci aşamada bipolar bozukluğun tekrarlayıcı özelliği dikkate alınarak koruyucu (profilaktik) nitelikteki sürdürüm tedavisine geçilir. Bu aşamada amaçlanan kişinin yeniden bir mizaç atağına girmesi ihtimalini en az düzeye indirmektir. Hasta ve ailesiyle kurulacak olumlu bir hasta-hekim işbirliği özellikle bu aşamada önem arz etmektedir. Sürdürüm tedavisine uzun yıllar boyunca devam edilmesi gerekebilir.

            Bahsini etmiş olduğunuz bozukluk hangi türe giriyor bilmiyorum ama bozukluğun türü biraz kişinin tedavi olma süreci tedavisi bozukluğun devam edip etmediği bunlar evlilikte muhakkak önemlidir.

          • Rumuzsuz diyor ki:

            Cebapla kısmı olmadığı için buraya yazıyorum. Evet Nisa hanım ben sormuştum. Cinsel hayatta şöyle olunmalı böyle yapılmalı gibi birçok fikirler veriliyor. Fakat kadının görselliği ne kadar önemli diye sorunca kimse kaale almıyor. Çok abes bir soru muydu anlamıyorum. Evli insanlardan fikir almak istemiştim sadece. Ayrıca bilgisi olan varsa ve cevaplarsa çok sevinirim. Tesettürlü bir hanım estetik yaptırabilir mi.

          • Yahya diyor ki:

            Sn. Rumuzsuz,

            Sadece güzellik için yapılan estetik ameliyat uygun görülmüyor. Bildiğim kadarıyla peygamber efendimiz (sav.) bu tür güzelliğe yönelik vücut üzerinde yapılan değişikliklere müsaade etmiyor.

            Ancak sağlık endişesi ile yapılan ameliyatlar müstesna…

            Ben direkt konuya gireyim;
            Özellikle beyler hanımlarının bazı bölgelerini beğenmeyebiliyor. Hatta bu beğenmeme evliliğin çatırdamasına kadar gidiyor. Buna rağmen hocalarımız buna izin vermiyorlar. Genelde bu tür ameliyatlar ileride de başka problemlere sebebiyet verebiliyor. Kaş yapayım derken göz çıkartılabiliyor.

            Diğer soruyla ilgili cevabımı okuyabilirsiniz:
            http://www.cocukaile.net/cinsel-konulara-tahammulu-olmayanlar/#comment-154790

          • Sadece Fatih diyor ki:

            Rumuzsuz Hanım.

            Bir endokrin uzmanına gidin. Sizin kadın profiline uyup uymadığınıza o karar versin. Sanmıyorum ama çok bir ihtimal bir anormallik varsa müdehale ederler. Kalanı yaratılış. Allah’ın takdiri. Dolgunluk vb. için net ölçü yok. Kimi kadının kalçası belirgindir kiminin başka yeri. Şu da var. Kadın güzeldir ama cinsel isteği azdır mesela bu da yaratılış, genler vs. Estetik konusunda ise fıtrata aykırı durum yoksa müdehale yanlış diye biliyorum…

          • Sadece Fatih diyor ki:

            Yahya Bey.

            Özellikle bu konularda insan ya hayır konuşmalı ya da susmalı. Bence aksi durumda büyük vebal oluyor.

            Özellikle kadınlar evlilik görüşmelerinde birbirini etkiliyor. Görüştüğüm kızlardan birisini bir arkadaşı diğerini de işyerindeki evliliği sorunlu bir kadın dolduruşa getiriyordu. Olabilecek bir şeyi bozmuşlarsa Allah hesabını soracaktır elbette. Boşanma süreçleri de öyle. Kadınları dolduruşa getirip kocalarına düşman eden sözde arkadaşları da hesap verecektir. Feyza Hanım’ı uyarmazsak da vebal anlayıp dinlemeden şöyle yap dersek de. Hani yorumun yazıldığı konu başlığıyla da alakalı olarak bu tip hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçların bazı yan etkileri bu konularda insanı üzebiliyor.
            İnsan sonradan da hasta olabilir. Belki de hiçbir şey yok ortada. Bizim doktorlarımız ilaç tedavisine pek meraklı…
            Selametle kalın…

          • .../nisa diyor ki:

            Rumuzsuz hanım,

            Günümüzde görsellik fazlasıyla ön planda. Eskiden evlendiği eşini tek görsel olarak gören dünya yerini mukayesenin aldığı fazlaca gördüğü dünyaya bıraktı. Estetik ve yaşlanmama isteği de arttı. Güzellik biraz göreceli birazda ortak kabul edilen kavram.

            Örnek olarak veriyorum yara, doğuştan yada sonradan darbe sebebiyle yüzde yada bedende oluşan deforme yada yanık gibi kişiyi ve evliliği etkileyen bir durum varsa bunun estetik ameliyat durumu ile örnek veriyorum belirli bölgelerde dolgu estetik ameliyat durumu aynı değildir. Bazı estetik ameliyatlarda bebeğin anneden beslenmesini olumsuz etkileyen durumda var. Bunun fetvasını verecek ilime sahip değilim yalnız yüzünde ki yanık sebebiyle kişinin etkilenmesi durumuyla vücudun belirli yerlerinin normalken daha dolgun olmadığı için etkilenmesi aynı değildir.

            Estetik ameliyat olmadan da sporla vücuda şekil verilebilir şişmanlık durumunda zayıflama, zayıf durumda kilo alma bazı hareketlerle vücutta belirli yerlerdeki kasları çalıştırılabilir. Sonuçta dolgu yapılan malzemede slikon yada vücudun belirli yerinden alınıp başka yerine enjekte edilen yağ bu ameliyatın sağlık açısından sakıncaları var mıdır araştırılmalı.

          • Feyza diyor ki:

            Cevaplariniz icin cok tesekkur ederim. Gorustugum kisi ile ilgili bir durumdu ve bipolar bozukluga bagli major depresif ve hafiza kaybi yasadigini soyledi. Evet kesindi, tani dr.lar tarafindan konup tedaviye tabi tutulmustu ama bu rahatsizligin omur boyu devam edebilecegini ve tedavinin birakilmamasi gerektigini ogrendim. Ama o beyin tamamen iyilestigini ve tedaviyi biraktigini soylemesi kafami karistirdi. Iki gorusme sonucu vazgectim.

            Yazdiginuz tereddutleri ben de yasadim bu imtihani omur boyu kaldiramayabilirim. Kendim kadar karsimdakine de zarar verebilirim, zira depresif donemde intihar egilimi de olabiliyormus.

            Sefkat tokadi yemis biri olmasi guzeldi ama bu birazagir bir tokat olurdu ikimiz icin. Ailem de genelde olumlu yaklasir ve karari bana birakirlardi ama bu kez pek sicak bakmadilarm Sema abla da sagolsun karar vermemde yardimci oldu. Allah razi olsun.
            Sizlere de cok tesekkur ederim fikir beyan ettiniz. Emek verdiniz. Allah hepinizden ebeden razi olsun.

          • Rumuzsuz diyor ki:

            Yine buraya yazıyorum malesef. Hayır Yahya bey. Kilo yada erkeğin yanına yakışması anlamında demedim. Aksine zayıf biri yani her yerinden zayıf biri. Daha nasıl anlatabilirim bilemiyorum.

          • Süleyman diyor ki:

            Feyza hanım

            Hakkı’nızda hayırlısı olsun. Psikolojik rahatsızlığı olan biri ile devam etmek sizin için çok zor olabilirdi. Bunu birde sadece kişi kendi boyutuyla düşünmemeli. Çocuklar anlamında da düşünmeli. Zira çocukların babasının böyle bir hastalığa sahip olması sıkıntı. Bu tür hastalıkların bazıları genetik yolla geçiyorlar. Öyle olmasa dahi anne olacak kişi böyle biriyle evlendiğinde çok yıpranması sebebiyle çocuklarına istemsiz olarak kötü davranabilir. Zira annelik çok zor bu süreçte hem çocuklara anne hem kocaya annelik etmeye çalışmak bir hanımı aşırı derecede yıpratabilir.

          • Sadece Fatih diyor ki:

            Rumuzsuz Hanım.

            Yahya Bey’e hitaben cevap yazmışsınız. Sanırım 2. ve 3. tahminlerimdeki durumu anlatıyorsunuz. Sizi anladığımı düşünüyor ve umuyorum.

            Endokrin uzmanına kesin gidin o halde. Tüm hormon tahlillerinizi yapsın ayrıca anatominizi incelesin. Yaşınızı bilmiyoruz(yazdıysanız kusura bakmayın) Herkesin bir ayar noktası var, yaratılışı. Önce bu yönden kendiniz emin olun ardından şunları yapın derim. Bitkisel bazı çözümler var. Faydalı olduklarını duydum. Ayrıca biraz kilo almalısınız. Ancak sağlıklı yollarla abur cuburla değil.

            Bu tip şeyleri kafaya takmayın kendinizle barışın. İnanın Allah sizi bu halinizle kabul edecek birisini karşınıza çıkaracaktır ki bu haliniz dediğimde de bir anormallik yok muhtemelen. Keza bebeğiniz olduğunda da sorun oluşturacak bir durum yok. Ancak bir şekilde vücudunuza müdehale ederseniz hani bir laf vardır bir kere bıçak değdi mi gerisi gelir diye, üzücü sonuçları olabilir.

            Özetle. İçinizin rahat etmesi için doktora gidin, şerbetçi otu gibi bitkisel çözümleri deneyin (aman ha gıda takviyeleri değil), sağlıklı bir şekilde kilo alın. Eğer hormonsal bir eksiklik varsa bu yönde de tedavi size olumlu sonuç verecektir.

            Hani yazsam edepsizlikle suçlanacağım belki ama yazayım. Ben karma çalışma ortamında neleri görüyorum ki evliler. Muhtemelen siz onlardan daha iyi durumdasınızdır. Lütfen kendinizi bunaltmayın kompleks yapmayın. Evlendiğinizde halen sorun olacağını düşünürseniz kıyafet, kolye gibi aksesuarlarla bazı şeyleri örtersiniz. Erkekler görseldir tamam ama iş beyinde biter. Uyanık insanlar için anasını boyayıp babasıyla tekrar evlendirir diye bir özdeyiş vardır. Siz de uygun metodlarla sahip olduğunuz güzelliğinizi eşinize yansıtırsınız. Kendinizi üzmeyiniz.

            Selametle kalın.

          • .../nisa diyor ki:

            Feyza hanım,

            Hakkınızda hayırlısı olsun. Az çok bu sebeple sorduğunuzu tahmin etmiştim. Bence o kişi size dürüst davranıp en azından böyle bir hastalığının olduğunu anlatmış anlatmayabilirdi sonrası hem sizin için hem karşı taraf için daha da ağır olabilirdi. Böyle kişilerde olabiliyor. İleride sizinde sabrınız tükenip ruh sağlığınız bozulabilirdi. Tabiki hiçbirimizin garantisi yok yarına başımızın ne geleceğiyle ilgili. Bugünün imtihanı için durumu konuşuyoruz.

            Ramazan bayramından sonra olmadı ama ben kurban bayramından sonra umutluyum. Hayırlı haberleri alırız inşaAllah sitedeki bekarlardan.

          • .../nisa diyor ki:

            Rumuzsuz hanım,

            Zayıflık yada kilo alma konusunda benimde arayışlarım oldu yıllarca 49 kilonun üstüne çıkamadım. Bunun birçok sebepleri olabiliyor.

            Tiroid hormonu testi yaptırın hızlı çalışıyorsa kilo almayı engelliyor. Demir eksikliği anemisi yada B12 vitamini eksikliğiniz varsa midenizde rahatsızlık varsa bunlarda etkiliyor. Stres hem kilo aldıran hemde kilo verdiren bir durum bende genellikle zayıflığa yol açıyordu stres durumunu gözden geçirin. Diyetisyen eşliğinde kilo almanız faydalı olabilir bazen protein mamaları veriyorlar. Düzenli 3 öğün yemek yemek gerekiyor.

            Sporla kilo almada mümkün istediğiniz bölgedeki kasların çalışması sağlanabilir. Kemikleriniz inceyse bunu kalınlaştırmak pek mümkün olmuyor ama vücuttaki yağ kas oranınız dengelenebilir.

          • Sadece Fatih diyor ki:

            Hakkınızda hayırlısı olsun Feyza Hanım.

            Hastalıklar her insanın başına gelebilir. Önemli olan onu kaldıracak bünye ve çevreye sahip olmak.

            Çok detay vermeyeyim de iki tanıdığımdan biri benzer psikolojik rahatsızlıklar sebebiyle boşandı. Diğer tanıdığımızda kayın valide ben hasta olsa da gelinime bakarım evlensinler dedi, oğlunun özel durumu vardı çünkü.

            Bir arkadaşımın bana dediğini ben de size aynen yazmış olayım. Fatih derdi sana sorunsuz birisi olması lazım. Öyle ailesi vb. uç noktalarda problemli birisi olmaması lazım…

            Sizin için de aynısını söylüyorum. Bu saatten sonra biraz da hayat yükünüzü hafifletecek uç noktalarda sorunu olmayan birisi lazım size bence. Hem öyle olunca maneviyata ağırlık vermek daha kolay olur.

            Hakkınızda hayırlısı olsun. Yaşınız genç yol uzun. Bir kırmızı topu daha çektiniz torbadan, beyaz topa yaklaştınız inşAllah
            Selametle.

          • Feyza diyor ki:

            Suleyman bey ve Nisa hnm,
            Allah razi olsun tesekkur ederim.
            Dediginiz gibi durust davrandigi icin kendisine minnet duydum ve ben de bu dusuncesine karsilik vazgecme sebebim olarak rahatsizligini degil, farkli bir sebebi one surdum.
            Suleyman bey dediginiz gibi genetik bir rahatsizlik olarak cocuklara da kalabiliyor oldugunu ogrendim ve sanirim dogru bir karar oldu hepimiz icin. Allah onu da hayirli biriyle karsilastirsin ve mesut etsin.

        • Felakettellalci diyor ki:

          Kişiler birbirlerinin dış görünüşü ile evlilik yoluna gidiyorsa güzellik geçince yaşanan boşanmalar, aldatmalar bu kavram ile yola çıkılmaması gerektiğini doğrular nitelikte. İslami kurallar neticesinde bir görüşme yaptığınızı düşünürek diyorum ki: görüşmeler esnasında kendinizle alakalı (idealleriniz,hedefleriniz,ev içinde bir gününüz, aile ilişkileriniz hakkında ipucu … ) ifadelerinizde olduğunuz gibi samimiyetle davranırsanız görsellik sonraki planlara itilir. Çünkü o an sizi tanımak ister. Ve karşı tarafın aradığı kriterlere uyuyor ise yaşamınız ve onun yaşamı size uyuyor ise görsellik bahsi olmayacak bir şey olur o noktada. Tabii ki bahsettiğim aklı başında evlilik ile beklentisinin ne olduğunu bilen karakteri oturmuş kişiler için geçerli. Aksi durumda erkek ” Taktı mı koluna yakısmalı” kadın ise “Dit dit para geldi cep bank” mantığında olur. Yani demem o ki görselliği baz alan şahıslar ile görüşmeyi dahi kabul etmiyorum sizin de bir tavrınız olmalı bu konuda kendinizi bu kadar yıpratmamak adına. Ve son olarak görsellik kriteri olan bireye elbette ki saygım var benim de görsellik kriteri olmayan biri kriterim var deyip beni tanıma fırsatını vermiyorum. Belki de yanlış yapıyor olabilirim ama ben nasıl ki Rabbim tarafından bahsedilen her şeyin emanetçisi olduğu idrarığında isem karsı tarafında bu şuur da olmasını istemem en doğal hakkım olduğunu düşünüyorum. Evliliğimi; sürekli güzel kalmak, güzel olmakbakımlı olmak, mükemmel olmak gibi gayesi olan kapitalist sistemin dayattığı sözde kusursuz eş olmak için uğraşmak üzerine kuramam. Ya da evimden çok Güzellik salonlarında vakit geçirecek kadar aylak değilim:) İnşallah görüşmeleriniz neticesinde sizi siz olduğunuz için benimseyen daha sonra seven bir Eşiniz olur ve eşşizliğinizi hissettirir. Dua ile…

  5. serhat diyor ki:

    bazılarının cinsellik meselesine bu kadar yabancı olması ve bunu çok basit bir şey gibi cinselliğe karşı çıkmalarını anlamak mümkün değil. Siz nasıl olur da cinselliği bu kadar basitleştirirsiniz, küçümsersiniz??? Sen kendin cinselliği hayatın merkezine koymaya bilirsin, o zaman sen sadece %1 lik kısımdasındır. Hele hele hele hele bu zamanda erkekler çok yoğun cinsel bombardıman, saldırılar altındadır. Çok ciddi yıkımlar yaşanmaktadır.

    Ben kendimden örnek vereyim güzel kızlara karşı çok zayıfımdır, güzel bir kız gördüğümde acı çeker kahrolurum hemen beğenirim. Neden? Çünkü ne demiş yazar,,ben güzele güzel demem güzel benim olmadıkça. Yani güzel görürüm hayata küserim, canım sıkılır isyan ederim.

    Cinsellik de çok güzel olmakla beraber ciddi bir ihtiyaçtır. Ben yaş gelmiş 30 sevgilisiz(eşsiz) nefes alıp vermekteyim. Girişken de değiliz ki şöyle kendime bulayım gidip konuşalım noolcak bu halim bilmem. En sonunda intaar edecem yani durum bunu gösteriyor.

    Türk erkekleri kadın konusunda çok çok şansızlar. Türk erkekleri gerçekten çok şansız.

    Türk kızları bence acil olarak kendilerine çeki düzen vermeleri gerek. Yoksa erkekler bir uyanırsa Rus kızlarına hatta ve hatta Suriye kızlarına hücum edebilir. Çünkü gaziantepte filan savaşzedelere karşı doğuda ilgi var. 2. kadını suriyeli olarak evlenen erkekler hızla yayılıyor. Daha fena bir patlama yaşanırsa da hiç şaşırmam.

    • Uğur diyor ki:

      Serhat Bey, aman intihar filan demeyin. Bu konuda İmam Ahmed’in fetvasını dinleyin. İmam Ahmed 40 yaşında evlenmişti; bazı beden sıvılarını kendi kendine atarak rahatlama hakkındaki fetvası da bu sebeble anlayışlı ve mantıklıydı. Ayrıca sokaklarda gözünüzü indirmeye gayret edin, fakat TV’lerdeki filmler ve dizilerdeki kadınları gördükçe sanmayın ki günaha giriyorsunuz, çünkü eski ulemanın hiçbirine göre resim veya aynadaki görüntüye bakmak karşındaki bir kadına gerçekten bakmak gibi haram değildir, meğer ki fitne (ayartılma) ihtimali olsun. Bunun da manası ANLADIĞIM KADARIYLA odur ki görüntüsünü gördüğünüz kişiye karşı ayartılıp onunla günaha girme ihtimaliniz varsa onun resim veya aynadaki görüntüsüne bakmak o zaman haram olur. Yine de zihninize takılıp sizi gün boyunca rahatsız etmemesi için bunlara bakmamak veya az bakmak daha iyi olabilir. Keza hadis-i şerifteki ifadeyle giyinik çıplak olan kadınları elinizde olmaksızın gördüğünüzde hissettikleriniz için de biz günahkar olmayız.

      Gelelim bunu anlamayanlara. Kadınların çoğu anlamaz, çünkü daima yüksek cinsâni isteğe sahib olan biz normal erkeklerin aksine normal kadınların bu isteği esnektir, duruma göre ayarlayabilirler. Testosteron hormonumuz normal seviyedeyse biz her zaman yüksek istekli oluruz, ama kadınlar öyle değildir, o yüzden cahil cahil bize kuduruk filan dedikleri olur. Allah’ın yarattığı normal erkek tabiatını aşağılayarak günaha girerler. Erkeklere gelince, bazıları anlarlar, ama çok mübarek Müslüman abiymiş gibi yapmak için anlamazdan gelirler. Bazıları da gerçekten anlamazlar, çünkü cinsani şehvetleri ortalama seviyenin çok altındadır.

      Son olarak, güzel kadınlara karşı zayıf olmamaya çalışmak kendi faydamıza olur. 30 yaşına kadar bekar kalınca kişide bu zaafın bulunması herhalde normal olsa gerektir, fakat bunun saçmalığını düşünerek bundan kurtulmak da mümkündür. Bu sitenin her yerinde evlendikleri kadınların en iyi ihtimalle kibrine maruz kalmış erkeklerin şehadetleri dolu. Pek dile getirilmiyor, ama ondan şübheleniyorum ki bu kadınların birçoğuyla ya güzellikleri ya da cazib görünen başka bir vasıfıları (para, sosyal statü vs.) için evlenilmişti.

      Not: Karar verdim ki bundan sonra sadece ismimle yorum yazayım. Soyismimle yazınca istemediğim insanlar beni internette bulup anlayabilirler dahi ki tanıdıkları kişi gerçekten benim.

      • Uğur diyor ki:

        İlk paragrafın son cümlesindeki birkaç kelime şöyle olacaktı: “elimizde olmaksızın gördüğümüzde hissettiklerimiz için”…

      • Cengiz Öldür diyor ki:

        Harama bakmak gunahtir. Canli kadina bakip azmal ne kadar sufli ve pistir. Camdaki veya fotograftaki kadin suretine bakip azan ise cenazeye bakip azandan daha beter gunaha girer.

        Milleti sapitma hemşerim. Bakilabilir, yapilabilir deme ! Olmaz.

        Gunah, gunahtir.

        Haram, haramdir. Kadin Online da olsa sanal da olsa, sen gerceksin.
        Gozun gercek. Hissiyatin gercek. Masturbasyon gercek.

        Gunahi gunah bilmek lazim. Gunah ama yapar, gunahkar olur.

        Ama boyle sey gunah olmaz dese imandan olur.

        Allah gunahlarimizi affetsin.

        • Uğur diyor ki:

          Burada linklere izin vermiyorlar. Verseler size link veririm ve görürsünüz ki İslam ulemasına göre, tamamına göre, resimlere bakmak asla normal kadına bakmak gibi haram değildir. Bu konuda zerrece şek ve şübhe yoktur. Helale haram diyen de kafir olabilir, o yüzden sözlerinize dikkat edin ve tevbe edin.

          Bu sitelerden birinden alıntı yapıyorum:

          “Bununla beraber, gazete ve dergilerdeki müstehcen resimler ile televizyondaki açık görüntüler gerçek değil resim ve hayal olduğu için onlara bakmak hakiki kadının vücuduna bakmak gibi haram sayılmaz. Ancak şehvet ile bakan bir kimse için haram olur. İbn Hacer Heytemî ile Şirvanî şöyle diyorlar Aynada veya suda görünen kadın görüntüsüne bakmak haram değildir. Ancak fitneye vesile olduğu takdirde haram olur.”

          Yalnız dikkat edin: Eski ulema “fitneye sebeb olursa haram olur” derken, bu siteyi yazan kişi “fitne (ayartılma)” yerine “şehvet” diyerek kendi yorumunu yapmış. Şehvetle bakın demiyorum, ancak asıl metni böyle çarpıtmak da doğru değil.

          Bu ifadenin kaynağını ben linkleyemiyorum, ama cümlelerden biri Google’da ararsanız, bulursunuz.

          • Uğur diyor ki:

            Son cümle yanlış anlaşılabilir. Yani demek istedim ki: “…ama cümlelerden birini Google’da ararsanız, alıntının tamamını bulursunuz.

          • Uğur diyor ki:

            Link vermeden bu metnin bulunduğu bir siteyi söyleyeyim: İskender Paşa nokta com sitesi. Sorularla İslamiyet sitesinde de bu var. Birçok sitede aynı metin var. Ben harama helal dememek için kaynağımı sağlam tutuyorum, lutfen başkaları da helale haram dememek için kaynaklarını sağlam tutsun, çünkü bu ikisi de aynı tehlikeyi haiz!

      • hakikat diyor ki:

        şehvetle bakılan her görüntü haramdır. googleden kaynağı nerden olduğu belli olmayan fetvalarla haram helal tayin edilemez. fitne kavramını kendinize göre yorumlayamızsınız.şehvete neden olmak zaten büyük bir fitnedir. tv.lerdeki namahrem görüntülere de aynen gerçek hayattaki gibi bakılamaz.bütün dini meselelerimizin fetvasını kendi mezhebimizde fetva makamında olan icazetli islam ulemasından veya onların kitaplarından bakıp öğrenmeliyiz.

        • Abdullah Bir diyor ki:

          Hakikate…

          “bütün dini meselelerimizin fetvasını kendi mezhebimizde fetva makamında olan icazetli islam ulemasından veya onların kitaplarından bakıp öğrenmeliyiz.” DEMİŞSİN

          Kimmiş “O” İCAZETLİ’ler?

          KİM’den almışlar icazetlerini?

          BEN (Resulullah s.a.v efendimiz gibi) MEZHEPSİZİM, FETVA’yı kimden almam lazım mesela?

          Benim sosyal iletişim/iletişim sosyolojısı alanında diplomam-yeterlilik (icazet) hatta uzmanlık belgem var.

          Ben şimdi size sizin için “BU ADAM ANTİ SOSYAL BİR YOBAZ” diye FETVA versem siz bunu kabul eder misiniz?

          Ahkam ayetler ile kesin hüküm altına alınmış HELAL* ve HARAM** lar dışında GENELE FETVA VERİLMEZ.

          Sorulan sorular aynı olsa bile BİREYLERE VERİLEN FETVALAR TAMAMEN AYNI DEĞİLDİR, kişiye, olaya, zamana, duruma göre değişiklik gösterebilir.

          Örnek:

          Bundan 75-100 yıl önce ülkemizde ki 16-18 yaşlarında ki normal, sağlıklı bir erkek veya kadın için evlenmek helal, sünnet hatta farzdır.

          Ama günümüzde bu yaşlarda ki kız veya erkeklerin mevcut şartlar ve sınırlayıcı yasalardan dolayı % 90 nının evlenmesi caiz değildir.

          Bilmem anlatabildim mi?

          *HELAL: Allah rızasına uygun kesilen hayvanın eti, su, ayran vb yiyecekleri yemek veya içmek vb…

          **HARAM: Domuz eti, alkol, kumar, zina vb işleri yapmak vb…

          • Feyza diyor ki:

            Abdullah abi bu cumleniz yanlis anlasilmaya sebebiyet verebilir. Dilerseniz serh dusun,
            “BEN (Resulullah s.a.v efendimiz gibi) MEZHEPSİZİM, FETVA’yı kimden almam lazım mesela?”
            Bir de hakikat kardesin yazdiklari ve konu hakkinda bir iki sey eklemek istiyorum.
            Konu ile ilgili,
            mustehcen resimler ve filmler insanin sehvetini tetikleyen ve gozu sakinmamiz gereken, nefsi besleyen son derece sakincali ve bir mu’minin kadin olsun erkek olsun sakinmasi gereken goruntuler.
            Zina kadar zinaya goturen haller de yasak ayeti kerime ile ve zina etmek kadar zinaya yaklasmak, yaklastirici eylemlerde bulunmak da. Bu goruntuleri ve filmleri bu ayetin kapsami icerisinde ele alirsak, hem zinaya (goruntudeki sahsa degilse de goruntudeki sahsin isledigi fiile) “yaklastirmakta”, hem insanlarin sehvetini kabartarak zinayi “normallestirmekte”, hem “sapkin” iliskileri yayginlastirmakta, hem evli ya da bekar erkek ve kadinlarin eslerine olan “sehvetini kirmakta” ve hem de unutkanliktan tutun kalpteki kararmaya kadar bircok zahiri ve uhrevi hastaliklara sebep olmaktadir. Ayrica aliskanlik yaptigi ve bazi evli insanlarin da esine yonelme yerini kendini bu yayinlarla teskin ettigini duyuyoruz.
            Hakikat kardesimin bahsettigi ulema ise dort buyuk mezhep imamimiz ve onlarin isiginda eserlerini vucuda getirmis alimlerdir.
            Bu mevzuda kendisine katiliyorum.
            Selam ve dua ile..

          • kevser diyor ki:

            Abdullah bey hakikat rumuzuyla yazan kişiye kendinden başka kimseyi kabul etmiyor dışlıyor demişsiniz de,acaba siz neyi kabul ediyorsunuz? Mezhep imamlarını kabul etmiyorsunuz.ayrica sevgili peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem hayattayken tabi ki de dört mezhep yoktu çünkü zaten peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem kendisi hayattaydı.kendinize:”bende peygamberimiz gibiyim mezhepsizim “diyorsunuz.bu cümlenizle haşa kendinizi peygamberlik makamıyla bir tutmaya çalıştığınız izlenimi uyandı bende.Allahu teala her kulunu farklı yaratmıştır.bizler hiçbirimiz eshab ı kiram değiliz hicbir zaman da olamayız.cunku yaratilisimiz aynı değil.peki siz nereden o uzmanlık belgenizi aldınız acaba bende onu sorayım.insanlara karşı uslubunuzu bazen anlayamıyorum da

        • Abdullah Bir diyor ki:

          FEYZA HANIM KARDEŞİME…

          Ben o sözü BİLİNÇLİ kullandım. Çünkü, AMEL ‘de değil ama İTİKAD de MEZHEP ZORUNLULUĞUNA, DAYATMASINA, TAASUBUNA’na son derece karşıyım ve laf olsun diye söylemedim, ben itikadı manada gerçekten MEZHEPSİZ’im, tıpkı Resulullah efendimiz gibi. Farklı bir ifade ile AMELİ MANADA TÜM MESHEPLERİ KABUL EDİYORUM.

          Hakikat’in İCAZETLİ ALİMLER ifadesiyle senin düşündüğün gibi dört mezhep imamını kastettiğini düşünmüyorum.

          Söz konusu kişinin rumuzu olan HAKİKAT ifadesi bile tek başına kendi inancından başka düşünceleri, inançları, toplulukları-cemaatleri ÖTEKİLEŞTİRİCİ, REDDEDİCİ ve İTİCİ.

          Yoksa senin açıklamalarında değindiğin konulara bir sözümüz yok.

          Çünkü Allah;

          Kullarına ZİNA YAPMAYIN değil, ZİNAYA YAKLAŞMAYIN diye açık bir emir veriyor ve bu konuda ki tehlikenin büyüklüğünü yeterince açık ifade ediyor.

          Selam ve Dua ile kardeşim

          • seysey diyor ki:

            İtikaadde mezhepsizim ama amelde mezhebleri kabul ediyorum demek icin hicbir sey bilmemek gerekir.En azindan Fikhul ekberi okuman ayni zamandabir islam tarihi kitabi bitirmen sonra da bir bilene danisman lazim.İtikad gini ciddi bir kpnu sakaya gelmez.

          • Abdullah Bir diyor ki:

            Bir deniz bilimleri profesörü ile görünürde cahil bir kayıkcı beraber balığa çıkmışlar. Bir taraftan balık tutarken, bir taraftanda sohbet ediyorlarmış. Prof. kendisinin ne kadar çok sey bildiğini vede küçümsediği balıkcının cahilliğinin ne kadar kötü bir sey olduğunu anlatmak için konuyu ilim ve cehalete getirmiş ve balıkcıya

            — Sen suyun kaldırma kuvvetinin nasıl olduğunu bilir misin? demiş.

            Balıkçı cevap vermiş

            –Bilmem beyim

            –Hem hayatın denizde geçiyor hemde suyun kaldırma kuvvetini bilmiyorsun, gitti senin hayatının % 25 i

            — Peki sen, suyun yoğunluğunun ve tuz oranının ne işe yaradığını bilirmisin

            — Onuda bilmem

            –peki bu denizde kaç çeşit balık var onu biliyor musun?

            — Onuda bilmem beyim, Allah ne verirse ona razı olur yaşayıp giderim

            — Ohhoo, sende su ve deniz hakkında hiç bir sey bilmiyorsun
            senin hayatının % 75 i gitti

            Demiş bizim Prf. daha lafını yeni bitirmiş ki ani, kuvvetli bir rüzgar ile birlikte dev dalgalar peydah olmuş. Tam o sırada bizim balıkcı prfa dönmüş ve

            –Sen iyi yüzme bilir misin beyim? diye sormuş. Bizim prof

            –Yok, bilmem der demez balıkçı

            — Senin deniz hakkında bildiklerinin hiç birisinin şimdi bir önemi kalmadı ve onlar seni boğulmaktan kurtarmayacak, ben senin bildiklerini bilmeden bu yaşa kadar bu denizde yaşadım, bundan sonra da yaşarım herhalde ama iyi yüzme bilmediğin için kayık devrildiğinde senin bu fırtınadan kurtulma sansın yok, yani senin anlayacağın SENİN HAYATININ % 100 GİTTİ

            Diyerek lafı gediğine koymuş.

            Hikayenin Anafikiri;

            Bir insanın amelinin mükemmel olması TAHKİKİ İMAN’ı yoksa işe yaramaz. İslamın olmazsa olmaz ilk sartı Taklit değil TAHKİK (bilinçli farkındalık, makbul İman) dir.

            Umarım anlatabilmişizdir.

        • kevser diyor ki:

          Evet. Hakikat rumuzlu kişinin yzadiklarina sonuna kadar katılıyorum.ne yani sen açık saçık tv de izle ondan sonra da bu haram olmuyor de yok artık yani!

          • Abdullah Bir diyor ki:

            Kevser’e…

            Sizin Tahkiki İman ve Gerçek İlim sahiplerine mi, Abdullah ismine mi antipatiniz var, yoksa içinde bulunduğunuz durum büyük harfler ile ve çok net sekil de yazıldığı halde bazı ifadeleri görmenize engel oluyor. Veya gördüğünüz, okuduğunuz halde yazılanları anlamanıza engel olan bir başka özel rahatsızlığınız, durumunuz mu var?

            Benim yazdıklarımı anlamamanızın sebebi ne olursa olsun Feyza hanım kardeşime yazdığım ifadeleri sizin için tekrar buraya kopyalıyorum.

            “Ben o sözü BİLİNÇLİ kullandım. Çünkü, AMEL ‘de değil ama İTİKAD de MEZHEP ZORUNLULUĞUNA, DAYATMASINA, TAASUBUNA’na son derece karşıyım ve laf olsun diye söylemedim, ben itikadı manada gerçekten MEZHEPSİZ’im, tıpkı Resulullah efendimiz gibi. Farklı bir ifade ile AMELİ MANADA TÜM MESHEPLERİ KABUL EDİYORUM.”

            Bu açıklamalar ve sizin için yaptığım bu ifade tekrarından sonra hala fikirlerimi, tezlerimi değil de beni- sahsımı eleştirecek olursanız bundan sonra sizi muhatap almam, yok sayarım.

            Size son tavsiyem ÇOK GERGİNSİNİZ, BİRAZ RAHATLAYIN, GEVŞEYİN, FİKİR ve ZİKİR SAHİBİ OLMADAN ÖNCE BİLGİ SAHİBİ OLMAYI DENEYİN…

    • kevser diyor ki:

      Işte islamiyetin tesettür emrinin hikmetini şu yukarıda serhat rumuzlu kişinin yazdığı yorum ortaya koymuş oluyor.hani demiş ya güzel birini gördüğüm zaman canim sıkılır isyan ederim diye.erkekler güzel birini gördü mü haliyle her gördüğüne de sahib olamayacağına göre “kin”adavet hırs gibi kötü duygular uyanmasına vesile oluyor.bu ise insanlık bırakmıyor acıma bırakmıyor.boyle kötü niyetli kişilerin nazarından korunmak için en güzel şey tesettür.

  6. Sefa taşkın diyor ki:

    Allah razı olsun. Cinsel konularda aydınlattığınız ıçin
    Ben sema hanımın söyledıklerini çok
    Önemsiyorum. Sevgiyi saygıyı muhabbbeti
    Yaşayalım artı cınsellkle taçlandıralım.
    Cınsel rahatlama olmadan hayatın dığer
    Güzellikleri eksik kalıyor. Cinselliğe
    Tabu olarak bakılıyor. Bunu aşmamız lazım.
    Allahın verdiği güzellikleri yaşamadan gitmeyin
    Dostlar. Hem burda yaşayın hem ahirette
    İnşallah. Ben yaşayamadım evliliğim bitti.
    Lütfen iyi düşünün.

  7. abdurrahim korkmaz diyor ki:

    Makalenizi okudum gerçekten isabetli çok çok doğru ifadeler bunlar teşekkürler.on yıl kadar önceydi yaşlı birbayanin erkek ve bayanın birbirine vermesi gerekli olduğu değeri anlatmıştı da ne mükemmel bir düşünce deyip hayranlıkla dinlemiş hak vermiştim.hiç kimse rolünü bilmiyor, ne yapmasi gerektiginide bilmiyor.okullarda ve ekranlarda halka anlatılmalı

  8. yusuf diyor ki:

    Ben Sema hanımada İzzet Beyede katılıyorum, ikisinin de söylediklerine katılmamak mümkün değil. Kişiler ve yaratılış hormonlar ile ilgili farkılılar var insanlar arasında. Sema hanım cinsellik konularında muhafazakar camiada bilgi eksikliğine vurgu yapıyor ve bu boşluğu dolduruyor bence en büyük hizmetide kadınların evlilik hayatındaki yeri ile ilgili bugüne kadar kimseye nasip olmamış bir hizmeti yapıyor sağolsun ablama, özetle evlilikte cinsellik önemlidir diyor haklı, özellikle de erkek için olmazsa olmaz bunu kimse inkar edemez cinsellik evliliğin nimeti bonusu.

    İzzet beye de katılıyorum cinsellik evliliğin merkezi değil ama önemli bir parçası, kimi bu ihtiyacı haftada bir kimi 15 günde bir duyar yaşanır ve yaşanır biter , evliliğin merkezi ise muhabbettir saygı sevgidir bunlar olunca cinsellikte yaşanır elbet.

    Sema hanım bu konularda ey gençler evlilikte karşılıklı tatmin önemlidir, mutluluğa pozitifi katkı sağlar diyor doğru elhak öyledir maddi manevi mutluluk çift kanatlıdır İzzet bey bu yazılardan evliliğin cinselliğe indirgenmemesi gerektiği uyarısı yapıyor hazzın pençesine düşmeyin diyor haklı ama Sema hanım zaten böyle bir şey yapmıyor.

    Sonuç olarak sizleri seviyoruz…

    • Uğur diyor ki:

      Şu çok sağlam senedli hadis-i şeriften anlaşıldığına göre cinsellik GENÇLER İÇİN evliliğin merkezi cinsaniliktir, daha doğrusu normal şartlarda öyle olmalıdır:

      “Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem), Câbir bin Ab­dullah’a evlendiği zaman; ‘bakireyle mi, dulla mı, evlendin?’ diye sormuş, ‘dul’ cevabını aldığında da, ‘bakireyle evlenseydin ya! Sen onunla, o da seninle eğlenirdi [423] buyurmuştur.”

      [423] Buhârî, 5079; Müslim, 715.

      Buradaki eğlenme başka çevirilerde “oynaşma”dır. Herhalde kimsenin şübhesi yoktur ki burada edebiyle kasdedilen şey cinsani ilişkiden başkası değildir.

      • Uğur diyor ki:

        Ama bazı Müslümanlar o kadar melekleşmişler (!) ki evliliği gençler için karşılıklı eğlenme veya oynaşmaya odaklayan Allah’ın elçisine bile onaylamaz çatık kaşlarla bakarlar. Hele hele Nur Suresinin 32. ayetini yerine getirip bekarları evlendirirlerse, meleklikleri maazallah tamamen tarumar olur. Gençlerin bazı yönlerden bahtsız olanlarını 35 yaşına kadar bekar tutmak için ellerinden geleni yapmazlarsa, kızları okutup turşularını çıkarmazlarsa, feministlere ve diğer şeytanlara itaatten zerre miskali ayrılıp Allah’a itaat ederlerse, cinsaniyeti hoş görmeyen üstün varlıklar oluşları darbe alır.

        • Uğur diyor ki:

          Yukarıda cinsel veya cinsî yerine cinsanî deyip durdum, çok doğru olmadı. Keşke bari cinsî deseydim. Ama cinsî kelimesi de 20. yüzyıl başına kadar “soya dair”, “vatandaşlığa dair”, “ülkeye dair” gibi bir anlama sahibdi. Arabcadaki anlamı hâlâ odur. Benim kullandığım Arabca cinsanî ise bizdeki cinsel/cinsî yerine yeni uydurulmuş.

          Tamamen uydurukça olduğu için -sel ekinden nefret ediyorum. Aslında -î ekinin dahi böyle bağlamlarda kullanılması bile fasih Arabca ve fasih Türkçe değildir.

          En iyisi daha direkt kelimeler kullanmaktır, aslında bunlar ayıb kelimeler de değildir, biri Türkçe sevmek fiilinden, diğeri de Arabca “ceme’a” (topladı, cem etti, bir araya getirdi) fiilinden türerler, ama site yönetiminin o kelimelere dair bilgi ve tavrını bilemediğim için yorumum boşuna gitmesin diye onları da kullanamadım. Böyle bir tuhaflık oldu.

      • .:. diyor ki:

        “”Şu çok sağlam senedli hadis-i şeriften anlaşıldığına göre cinsellik GENÇLER İÇİN evliliğin merkezi cinsaniliktir, daha doğrusu normal şartlarda öyle olmalıdır:””

        çok sağlam senedli hadis ….. ????? Bence Pek sağlam durmuyor. Çelişkilerle dolu. Birçok soru sormayı gerektirir.

        Ayrıca şunu ifade etme gereği duydum. Senedli hadisler veya çok sağlam senedli hadisler veya varsa az sağlam senedli hadisler nasıl olmaktadır. Bunların çıkış noktaları ve kaynağı nedir?

  9. zehra diyor ki:

    cinselligin algilanmasinda toplum olarak cok cok buyuk onyargilarimiz, garip dusuncelerimiz var. korkuyoruz. ve ustelik bu dusuncelerin de dinimizle degil, gelenegimizle ve kulturumuzle daha cok alakasi var. mesela arap toplumunda cinsellik bizden daha rahat konusuluyor ve kadinlar-erkekler de bu konuda daha istekli-ozenliler.. ya da peygamberimiz ve sahabiler bu konularda pek cok sey aktarmislar. hz ayse peygamberimizle olan mahrem seylerini bile dini ogretmek adina anlatmis. hatta hz ayse kadin halleri ile ilgili soru soran bir sahabi kadini ovucu sozler soylemis.

    Oncelikle bir insanin esine dokunmasi, beraber olmasi buyuk bir ibadet. ama muslumanlar olarak evlilik bizim icin cok buyuk bir degisim. belki 25-30 yasimiza kadar hic bir karsi cinsle konusmadan, elini tutmadan, bazen nisanlilik doneminde bile kisitli bir sekilde goruserek evleniyoruz. ve bir gun icerisinde tum mahremlerimizin kalktigi bir iliski icerisine giriyoruz. bu tabi ki psikolojik ve fizyolojik olarak zor bir zaman..

    ama Allah kadini ve erkegi birbirini sevecek ve tamamlayacak sekilde yaratmis. bu beraberligin ve tam duygusunun en yogun ve en guzel oldugu zaman birlesme anidir. ve askin en guzel hali budur. bir insanla herseyinizle beraber oldugunuz bu zaman hem cok guzel ve cok suh bir andir. bunu inkar edip cinsellikle ilgili sevgiler pis, ama cok dokunmadan yasanilan sevgi cok ulvi demek sacma. cunku cinsellik de helal sinirlar icerisinde oldugu surece nezihtir, temizdir ve hic bir sekilde cirkin bir bakisi haketmez.

    ulkemizde cinsel problemler evlilikte anlasmazliklarin sebeplerinden biridir ve bunun konusulmasi ayip degildir. bu konuda ihtiyac var ve bu web sitesi bu ihtiyaci en temiz sekilde musluman insanlara anlatiyor.

    bir doktor olarak tavsiyem bu konularda problem yasiyorsaniz terapiste, psikiyatriste vs gidip problemlerinizin cozumlerini aramaniz. erkekler eslerine merhametli yaklasmali, cinsel yakinlasmayi guzel sozler ile meczedebilmeli. hanimlar da artik evlendikten sonra utangaclik vs gibi duygulari bir kenara atip bu isi kesfetmeli, sevmesini ogrenmeli.

  10. veysel öztekin diyor ki:

    Allah sizlerden razı olsun. İslamı bir bütün olarak anlamak ve yaşamak lazım.

  11. Emre diyor ki:

    Sema Maraşlı hanımefendi insanları bilgilendirmek için yaptığınız çalışmalardan dolayı öncelikle sizi tebrik ediyorum. Allah Razı olsun. Buradaki yorumlarda bazı kardeşlerimiz kendisini haklı çıkarmak için çabalıyor. Oysa insan haklı olamaz, haklı olan El hakk olan Allahdır. İnsan hakkı nakleder. Çok şey yapan çok hata yapar, hiç birşey yapmayan doğal olarak hatada yapamaz. Bu yazınızda bazı yerlerde hata yaptığınızı gördüm. İnsanız hata yapabiliriz bu normal birşeydir.
    “Kadının kendini kadın, erkeğin kendini erkek hissettiği yer asıl olarak yataktır. Allah (c.c) “Sûkunete eresiniz diye sizi çiftler halinde yarattık.” buyuruyor. Sûkunete ermenin yeri yatak odasıdır. Orada bir problem varsa karı-koca arasında hep bir gerginlik olur.”
    Bu hayata ters düşen bir görüştür. “Kendileri ile huzur bulasınız diye sizin için türünüzden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet var etmesi de O’nun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır.” Rum Suresi 21.Ayet
    Eğer sizin dediğiniz gibi olsaydı. Bütün yaşlılar, cinsel gücünü kaybetmiş karı kocalar bir birlerine düşman olurlardı. Olmadılar onların sükûnet buldukları yer yatak değil, paylaştıkları hayatlarıydı. Acıyı, sevinci, sıkıntıyı v.s. birlikte yaşadılar. Bir çok şeyi paylaştılar. Sizin dediğiniz gibi bazende birlikte cinsel hazıda paylaştılar. Ama o sadece onlar için sıradan bir aktivite oldu. O aktivite oluşturmadı onlardaki sükûneti, paylaştıkları hayat oluşturdu. Cinsellikte güzelliğin yeri vardır. Güzel olan birinden daha fazla haz alınır. Sizin söyleminize göre daha fazla sükûnet için daha güzel biriyle evlenmek gerekir.
    Cinsel birliktelik sevgi, saygı getirmez. Akleden kalp sevgi ve saygı getirir. Sevgi ve saygı kadın ile erkek arasındaki iletişim bağını kuvvetlendirir. Sevgi ve saygının artması iletişimim bağının kuvvetlenmesini sağlar. İletişim bağı kuvvetli olan eşler işte o zaman sükûnete ererler. Artık cinsel ilişkileri ve hayattaki diğer sorunların üstesinden birlikte gelmeye çalışırlar.
    Siz eşlerinize ne kadar saygılısınız ? Eşinize ismiyle hitap etmeyecek kadar saygılı mısınız ? Kadınlar çicek gibidir. Çicekler narin, zarif varlıklardır. Erkeksi kadınlar bu narinlik ve zariflikten yoksundur. O yüzden sevgiden de yoksun kalırlar.
    Kocalarıyla sorun yaşayan kadınlar gidip beyinizin dizi dibine oturun o izin vermeden, soru sormadan konuşmayın ona saygı duyun bey olduğunu hissettirin. Kısacası hanım olun. Aranızdaki iletişim bağı kuvvetlendikçe diğer istediğiniz şeylerde zamanla olur. Allah’ın izniyle.

    “Belki kadının en cazibedar, en tatlı güzelliği, kadınlığa mahsus bir letafet ve nezaket içindeki hüsn-ü sîretidir ” Said Nursi

  12. emre diyor ki:

    Cinsellik biter’de evlilik bitmez. Siz hiç insanı Allah için sevdiniz mi? Eşinizi, hayat arkadaşınızı yüreğinizde hissettiniz mi? İlk gece sevdiğinin elinden tutup, cennet bahçelerinde gezmenin hayalini kurmak varken kim neylesin cinselliği. Sevgi cinselliği doğurur, cinsellik sevgiyi değil! İlk gece saçlarını okşayıp sarılıp ağlamak varken kim ne yapsın cinselliği.

    • elif diyor ki:

      cinsellikten ne anliyorsunuz tam olarak. gercekten erkelerin bakis acisini cok net ifade etmissiniz. saclarini oksamak varken ne yapsinmis cinselligi. oda birtur cinsellik degilmidir yani sizce? sokaktan gecen herkesin saclarinimi oksuyorsunuz siz. size ozel esinize ozel olan bu durum durum cinsellik degilmidir yani.
      gercekten sema hanim cok hakli erkelere cinselligin ne oldugu anlatilmali once.

    • BEYAZ İNCİ diyor ki:

      “sarılıp ağlamak varken kim ne yapsın cinselliği.”

      Ne içtiniz bilmiyorum ama, bende aynısından istiyorum.

    • Uğur diyor ki:

      Emre bey demiş ki: “Sevgi cinselliği doğurur, cinsellik sevgiyi değil!” Burada cinsellik denirken, dar anlamı kast edilip cima hadisesi kast edilmiş. Yoksa yukarıda Elif Hanımın bahsettiği gibi cinselliğin daha geniş anlamı da var ve hatta asıl anlamı odur.

      Fakat Emre beyin hükmü yine de yanlıştır. Nasıl ki sevgi cinselliğe sebep olursa, cinsellik de sevgiyi arttırır ve eşleri birbirine yakınlaştırır. Bunu anlamak için evlenmiş olmaya gerek yoktur; Kur’an’dan ve psikolojik yayınlardan edinilecek bilgiler bunu ispata yetmektedir.

      • Emre diyor ki:

        Kadın ile erkek arasındaki sevgi eşsiz benzersiz bir sevgidir bunun adını cinsellik koymak saçmalıktır. Cinsellik cimadan ibarettir. Sevginin cinselliği doğurduğunu söylemem saçma olmuş. Sevmediğiniz birisiylede cinsel münasebet kurabilirsiniz. Çünkü cinsellik insanın doğal sıradan ihtiyacıdır. Cinsellik evliliğin temelini oluşturmaz. Eğer evliliğin temeli cinsellikse bu yeteneği kaybetmiş insanların evliliği bozulması gerekirdi. Cinsellikte ayrıca estetikte yani güzellikte söz konusudur. Eşiniz ne kadar güzelse yani cinsel yönden ne kadar haz veriyorsa o zaman o kadar mutlu bir aile yapınız olmalıdır. Mutlu bir aile için cinsellik ön plandaysa evlenirkende cinsel yönden en iyi olan eş seçilmedir. Cinselliği anlatmak için aşırılığa gitmeniz üzücü bir durum. Evliliğin tek formül sevgi saygıdır. Sevgi ve saygıda güzel ahlaklı insanlarda mevcuttur.

        • Abdullah Bir diyor ki:

          Emre’ye

          “Cinsellik cimadan ibarettir…Cinsellik evliliğin temelini oluşturmaz.”

          Eminim “Annesini emen bebek bu emme eylemi sırasında cinsel haz duyar” iddiasında ki Sigmund Freud bile sizin bu sözlerinizi duysa size “Önünüzde saygı ile eğiliyorum Üstad” der, ellerinizden öperdi…

          • Hatun diyor ki:

            Yahudi kökenli Sigmund Freud müslüman emre kardeşimin ellerinden öpsün zatenn bence de :)

            Sigmund Freud’in bu tezi doğrumu bilemem doğruluğu çürütülmüş teorilerine de vardır doğru olduğuna inandığımız cümleleride.

            Sigmund Freud’in bütün teorileri kesin doğrudur diyemediğimiz gibi bazıları gibi de sapık psikanalizci dir de diyemeyiz.

            Duygularıyla yaşamayı karar vermeyi seven ve isteyen Emre kardeşimizin evlilik hakkındaki düşüncesi de yanlıştır diyemeyiz. Hatta en doğrusu da Rabbim için sevmek gerçekten yapabilir isek ne mutlu.

            Hepimizin parmak izleri birbirinden farklı olduğu gibi karekterlerimiz isteklerimiz önceliklerimiz veya ikinci plana ittiklerimiz de farklıdır…

            Evliliğin temelinin nereye dayandığı (genel çerçeveyle bakarsak cinselliktir tabi deriz kişisel çerçeveden bakılma durumu da vardır) veya kişinin nereye dayandırdığı kişilerin karekterleriyle istekleriyle arzularıyla öncelikleriyle doğru orantılıdır bence…

    • kudret diyor ki:

      emre kardeşim; senin cinsel sorunların var sanırım.? cinsellik olmadan evlilik mi olurmuş? nasıl bir bakış açınız var? bu nasıl bir düşünce şekli? bende bir erkek olarak sizi maalesef yadırgıyorum..

  13. elzem diyor ki:

    Bir müzekker olarak bu cinsellik hususunda teferruatlı malumatım yoktu öğreneyim diye geldim lakin bilakis aklım karıştı!

  14. esragül diyor ki:

    1,5 yıllık evliliğimde cinsel hayatımız bitti, ne yapacağımı bilemiyorum. Kocama yaklaşmaktan korkuyorum sanki

    • ... diyor ki:

      Merhaba Esragül hanım. Bu konuda araştırma yapıp, kendinizi geliştirmenizi tavsiye ediyorum. Tabi bey efendilerinde bu gelişmelere ortak olması gerekiyor. Biraz gurur yapabiliyorlar ama rencide etmeden yapıcı olmaya çalışarak sorunlarınızı aşabilirsiniz.. Malesef ki bu konuda hakikaten eğitime ihtiyacımız var. Allah yar ve yardımcımız olsun. Olacaktırda inşaallah. Dünya imtihan dünyası hem fiili hem kavli duayı eksik etmemek lazım.

  15. seymen diyor ki:

    “Sitemizde geçen hafta yayınlanan ilk gece yazısına gelen eleştirilere bakarak cinsellikle ilgili yazıların başlamasının çok isabetle olduğuna karar verdim. Şunu daha iyi anladım ki dindar erkeklerimizin çoğunun cinselliğe bakışının batılıların bakışından bir farkı yok. Cinselliği pis nefsi susturmak için yapılan üç beş dakikalık haz, diye görüyorlar.”

    ‘İlk Gece’ yazısına 66 yorum yapılmış, bunun yaklaşık 38 adedi erkekler tarafından yapılmış. Bu yazıya yorumların 13 tanesi olumlu, 16 tanesi olumsuz ve 7 tanesi yazıyı yetersiz bulanlardan oluşuyor. Böyle yazıların olmaması bu konuların fazla irdelenmemesi gerektiğini düşünen sadece ve sadece 4-5 erkek iken buradaki yazıya böyle bir giriş yapmak fazla iddialı olmamış mı? Dindar erkekler sadece bu yazıya yorum yapanlardan mı ibaret? Ben kendi çevreme bakınca yukarıdaki satırlarda haksız bir suçlama ve bühtan görüyorum.

    Ki bu sitede cinsellik hiç konuşulmamış değil, bu konuda belki de onlarca yazı vardır sitede. Sağlıklı bir değerlendirme için o yazılara erkeklerin yaptığı yorumlara da bakılmalı. Süreyya Eshankhodjaeva hanımın eğitimine, bilgisine saygımız var ama bu ülkeye sonradan gelmiş biri kulaktan dolma bir şekilde öğrendiği gelenekleri eleştirme veya yazma konusunsa biraz daha hassas olmalı diye düşünüyorum.

  16. Mehmet Altın diyor ki:

    İşte bu izdivaca sevk eden üç sebep var:
    Birisi: Tenasülün devamı için, hikmet-i İlâhiyece o fıtrî hizmete bir ücret olarak bir fıtrî meyil ve şevk vermiş. Halbuki o zevk, on dakikada bir lezzet verse de, eğer meşru ise, erkek bir saat meşakkat çekebilir. Fakat kadın, on dakikalık o zevk için on ay çocuğu kendi vücudunda zahmetini çekmekle on sene çocuğun hayatına yardımla meşakkat çeker. Demek, o on dakikalık fıtrî meyil, bu uzun meşakkatlere sevk ettiği için, ehemmiyeti kalmaz. His ve nefis, onunla onu izdivaca tahrik etmemeli.
    (Bediüzzaman)

    5. “Kadere İmân eden, kederden emin olur.” kudsi düsturunu kendine rehber et. Hevesli akılsız çocuklar gibi, muvakkat, ehemmiyetsiz lezzetlerin peşinde koşma. Düşün ki, fani zevkler, sana manevi elemler, teessüfler bırakıyor. Sıkıntılar, elemler ise, bilakis, manevi lezzetler ve uhrevi sevaplar veriyor. Sen divane olmazsan, muvakkat lezzeti yalnız şükür için arayabilirsin. Zaten lezzetler şükür için verilmiş.
    (Bediüzzaman)

    İnsan evladının 3 temel kuvvesinden birinin şehvet olduğu ortada olmakla birlikte, neredeyse hayatın merkezine oturtacak şekilde bu meselenin üstüne düşmek de da pek sağlıklı görünmüyor gerçekten…

    Ayrıca her insan münasebete girmek için gerekli donanıma sahip olarak yaradılmıştır, erkeklerin kadınlara gayri ihtiyari şaka, kur ve benzeri hareketleri yapmaları da neticesi hep malum yere kadar uzanacak ve orada noktalanacak bir sürecin girizgâhları nev’indendir. Hatta gayet efendi ve utangaç bir mümin işbu mahrem alanda büsbütün zıt bir karaktere bile bürünebilir ki bu da fıtrata muvafıktır…
    Bu yüzden çok fazla tafsilata girmeye ve -tabiri caizse- antrenörlüğe gerek yoktur, arif olana tek işaret kâfidir.

    • ... diyor ki:

      Arif olanlar müstesna kalsın yazıdan. Ya olamayanların hali, helali…
      Konuyu bulandırmayın, hemde gayet nezih bir şekilde yazılmış yazıyı. Bediüzzamanın anlatmak istediği başka, bu konu bambaşka. Bu konu erkeklere ne kadar dokundu böyle…. Bir anda namus timsali kesiliverdiler… HEP BÖYLE KALSALAR KEŞKE…

      • Mehmet Altın diyor ki:

        “His ve nefis, onunla onu izdivaca tahrik etmemeli.” Yani hayatın merkezine -helal olsa bile- bu meseleleri oturtmayın demektir ki bunu anlamak için irfan sahibi olmaya bile gerek yok. Ahmak olmamak kâfi…

        Ayrıca “nokta nokta”nın sui zannına göre erkekler namussuzmuş… Kendi düşüncesizliklerinden dolayı başlarına musallat olan türlü türlü belalardan kaynaklanan bir hınç ile meseleleri derhal erkek-kadın çekişmesine çekip tıkamaya çalışan bu kıt idrakli, didişken ve türedi zavallıllara söz kâr etmez, acımak lazım..

        • ... diyor ki:

          Madem ahmak değil arifsiniz bu yazıyı okuyarak nasıl vardınız hayatımızın merkezine bu konuyu oturttuğumuzu. Herkezin hayatının merkezini sadece kendi vicdanı bilir. Allahu alem…
          Ayrıca kıt idrakli, didişken zavallıların türemsi hoşunuzu gitmedi, işinize gelmedi sanırım. Nasıl olsa sorunu, sorumluluğu yükleyecek biri vardı hep değilmi.
          Aile adına atılan her adım büyük bir hizmettir.Konu ne olursa olsun. Siz okumazsınız, ilgilenmezsiniz olur biter.
          Diğer yorumcuları da dikkate alıp okuduysanız, bu konuda sorunu olan insanların, hatta boşanma noktasında olanların olduğunu göreceksiniz.
          Son olarak, acımak için herkezin kendi nefsi kendine yeter. Zahmet etmeyin.Kalın sağlıcakla…

  17. Ahir zamanda Müslüman Olmak diyor ki:

    Psikolog İzzet beyin bazı yazdıklarına yorum yazma gereği hissettim bunun üzerinden kendisine birkaç sorumda olacak…

    Demiş ki izzet bey:“Oysa cinselliğin amacı zevk bile değildir; üremektir. Cinsellik öğretilmiş / öğrenilmiş bir psikolojik ihtiyaçtır biraz da. ” elhak dediği doğrudur. Cinselliğin amacı neslin devamıdır aracı ise cinsel hazdır. Ama bizim sünnet-i seniyyeden öğrendiğimiz hangi iş olursa olsun bir iş yapıldımı hakkı verilerek yapılmalıdır. Bu cinselliktede böyledir. Nitekim bu hususta peygamberimiz (s.a.v)’İn birçok hadisi şerifleri varid olmuştur. Kendisi cinsellikle ilgili sahabelere uyarılar, tavsiyeler yapmış hatta erkeklere eşlerini tatmin etmeleri gerektiğini söylemiştir.

    Peki, size sorum şu eğer sadece cinsellik amacı üremek için ise o halde neden peygamberimiz başka sorunlar dururken cinsel konular hakkında bu denli nasihatlerde bulunma gereği duymuştur. Herkes istediği şekilde üreyebilirdi nasılsa ama İslam nezaket dini nezafet dinidir. En ufağından en büyüğüne kadar yapılan her işte titizlik nezaket ve zerafet ön plandadır.

    Aynı şekilde bunu bir yemek örneğiyle de açıklayabiliriz. Yemek yemeninde amacı karnın doyması değilmidir? Ama neden yemek için bu denli titizce zaman kaybı yapılırda damak tadına uygun en leziz yemekler için mutfaklar seferber edilir? neticede ekmek peynirde aynı işlevi görmüyor mu?lakin burada dilin aldığı bir damak zevki söz konusu ki tıpkı cinsellikte bedenlerin aldığı zevk gibi.yani sözüm o ki bir şeyi yaparken salt amaca odaklanıp rabbimizin bize lütfuyla bahşettiği araç olan zevklerden de kendimizi mahrum etmeyelim.

    Esasında bu dünyadaki cinsellik nimeti çok azdır.Asıl amaç izzet beyinde dediği gibi neslin devamıdır.Rabbimiz bize sanki şunu söylemektedir:”bu dünyada bin bir sıkıntıyla evlenip tatmak istediğiniz üstelikte amaç olmayıp sadece size araç kıldığım bir zevki yarın ahirette cennette milyon kat fazlasıyla size verip sizi ödüllendireceğim hem de bu dünyadaki kadınlardan kat ve kat güzel olan hurilerle”..peki size bu minvalde bir soru daha sormak istiyorum cinsellik sadece bir amaç diyorsunuz aracı (zevk almayı) fazla önemsemeyin diyorsunuz o halde cennette neslin devamı diye bir şey yok o halde cennette neden cinsellik var???

    • cihad diyor ki:

      Azmo kardeşimin bu yorumunu çok begendim. Çok güzel yazmış. Üstadın da buna yakın bir izahati vardı aynen alintiliyorum.

      S- Yiyecek, içecek şahsî vücudu ibka etmek içindir.
      Çünki vücuddan eriyip ayrılan şeylerin yerini doldurup tamir etmek, yemek ve gıda ile olur.
      Nikâh da, nev’in bekası içindir.
      Halbuki âhirette eşhas ebedî olduğundan, vücudlarında eriyip ayrılan birşey yoktur ki gıdaya ihtiyaç olsun ve âhirette tenasül yoktur ki nikâha lüzum olsun?
      C- Yemek, içmek ve nikâhın faideleri, yalnız bekaya ve tenasüle münhasır değildir.
      Evet şu elemli, kederli âlemde onlarda pek büyük lezzet ve faideler olsun da, lezzetler yeri olan âlem-i saadette ne için daha nezih lezzet ve faideleri olmasın?
      İşarat-ül İ’caz – 145

  18. Esragül diyor ki:

    kocam sizin de dediğiniz gibi cinselliği pornolardan öğrenmiş, ve hep o şekilde uygulamış. Şuan bunun dışındakini kabul etmiyor ve hoşlanmıyor da işin kötüsü. Bu konuda ne yapacağımı bilemiyorum. Birbirimizden uzaklaşmakta bulduk çareyi.
    Kadın doğumcuya da gittim, hazırlık aşaması olmadan bunları yaşamayın dedi, eşime söyledim, “senin kendi fikirlerin bunlar” dedi.
    Keşke dindar bir adamla evlenseymişim, o kadar pişmanım ki. En azından dinden imandan girer olayı çözerdim.
    Yatak hayatımız neredeyse bitti. Zaten o kesinlikle sonuca ulaşamıyor benimle. Aynı o filmlerdeki gibi olunca sadece mutlu oluyor, bunun çözümü nedir?

    • seymen diyor ki:

      Esragül hanım “Keşke dindar bir adamla evlenseymişim, o kadar pişmanım ki.” demiş.

      Sema hanım “Şunu daha iyi anladım ki dindar erkeklerimizin çoğunun cinselliğe bakışının batılıların bakışından bir farkı yok. Cinselliği pis nefsi susturmak için yapılan üç beş dakikalık haz, diye görüyorlar.” demiş.

      Hadi bakalım, genç kızlar ne yapacak şimdi. En iyisi damat adayı önce yazılı bir sınava alınsın. Değerli yorumcularımız soru önerilerini braya yazarlarsa faydalı olur diye düşünüyorum. :)

  19. sevelim, sevilelim... diyor ki:

    SEMA HANIM SİZE ÇOK TEŞEKKÜR EDER, AYDINLATICI YAZILARINIZIN DEVAMINI DİLERİM.
    FARKETTİYSENİZ ÖZELLİKLE ERKEK OKUYUCULAR BU KONUNUN LAFINI BİLE ETTİRMEK İSTEMİYORLAR. ( sanırım özelliklede bu konuda kendini eksik görenler, tedaviye ihtiyacı olanlar, gurur yapıyorlar) AMA SORUNU ÇÖZMENİN YOLU ÖNCE SORUNU SORUN OLARAK KABUL ETMEKTEN GEÇİYOR.

  20. hemhal diyor ki:

    bir şeyleri merkeze oturtmak değil amaç, o zaman sağlık , felsefe,siyaset, psikoloji sosyoloji ,gençlik vs. gibi ayrı ayrı dallarda da yazılar yazıldığında merkezimize koyduğumuz paradigmaları reddedip onları mı alıyoruz, temel dinamiklerimizin arasına yerleştiryoruz hayır tabiki de insan olmanın gereği birçok farklı şeyle ilgilenmemiz tabiki bu şeylerde de Allah ın rızası istikameti aranmalı her daim , yoksa dolu sandığımız birçok iş boşa olmuş olur tabiki.
    bu konu da hayatın bir parçası keza Allah ın emri ,neden insanlar diğer şeylerde de olduğu gibi bunu da daha çok severek bilincinde olarak İslami çerçevenin ışığında ve üslubunda konuşabilip daha çok bilinçlenmesinler, kulaktan dolma bilgilerle birçok evlilklerin çatırdamasının sebebi olacağına.

  21. Mehmet GÜN diyor ki:

    “Güneş balçıkla sıvanmaz” Cinsel sorunları olan, cinsel doyumsuzluk yada cinsel açlık, yaşayan aile bireylerinin, birçok sorunlara neden olduğunun, örneklerine ben çok şahit oluyorum. Bir çok insan basit ve temelsiz kaygılarla sizlere karşı çıkıyor. Zaten insanlar, bilmedikleri her şeye karşı çıkarlar. Süreyya Hanım’ ın yazısını, ben de okudum. Çok güzel bir yazıydı. Tebrik ederim. O yazıya yorum yazamadım ama, bu zamanım olmadığı içindi. Benim güzel bir evlilik hayatımın olduğuna inanıyorum. Ben Süreyya Hanımın yazısı yada benzerini, evlenmeden önce okuyabilseydim, evliliğim şimdikinden daha da güzel olurdu. Sema Hanım, Süreyya Hanım, Tuğba Hanım ve diğer arkadaşlarınız, sizler doğru yoldasınız. Allah yar ve yardımcınız olsun. Amin. Unutmayın; MEYVESİ OLAN AĞAÇLAR TAŞLANIR.

  22. Ceyhun KOCAL diyor ki:

    herkesin fikrine saygılı olmak ile beraber, bu yazıya konu ile alakasız bir yorum yapma zorunluluğu hissettim. bazı yorum yapan kişiler ismini ve mail adreslerini farklı yazarak kendilerine hak veren yorumlar yazmış. halbuki ip adreslerinden aynı bilgisayar üzerinden yapıldığını görüyorum. lütfen kendinizi komik duruma düşürmeyin (=

    • seymen diyor ki:

      Bu ne ya. IP adreslerini kim kontrol ediyor. Birileri böyle birşey yapsa bile ortaya açıklama yaparak herkesi zan altında bırakmış olmuyor musunuz? Madem böyle bir durum var bunu yapanları da açıklayın ki diğer yorumcular itham altında kalmaktan kurtulsun.
      Aynı bilgisayardan farklı kişilerin yazma ihtimali de yok mu? Kardeş, eş, iş arkadaşı vs. olma durumları olmaz mı?

      • tugbaakbeyinan diyor ki:

        ceyhun bey bu siteyi tasarlayan kişi.elbette böyle bir hakkı var.zira bazı insanlar-her nedense- farklı farklı isimlerle siteye gelip yorumlar yapıyorlar. şimdiye kadar deşifre etmedik ma ceyhun beyin de söylediği gibi bu haberdar olmadıgımız anlamına gelmiyor.
        ayrıca söylediğiniz çok küçük bir ihtimal…

        • Hakaik diyor ki:

          Bu konuya hiç yorum yapmadım ama, Bizde bu siteye kardeşimle beraber giriyoruz. Ben bile bazen Hakaik, bazen ismimi Gülşah bazende G.D. İsmimle soy ismimin baş harflerini kullanıyorum. Bazen benim yorum yaptıklarıma kardeşimde yorum yapmış olabiliyor. Aynı ıp den. :) O küçük ihtimal bizde geçerli oluyor. :) Ama hiç kendi yaptığım yoruma katılan cinsten bir uygulamayı denemedim, etikde değil açıkçası.

          Sema Hanım’ın ya bir yazsında okumuştum yada bir programında dinlemiştim. Cinselliği öğrenmek için insanların pornografik sitelere ahlaksız sitelere girmemesi adına bu tarz konulara sitelerinde yer verdiğinden bahsetmişti. Ben bu uygulamasını yerinde buluyor ve kendisini canı gönülden tebrik ediyorum.
          Allah emeklerinden faydalananları nasip etsin.

          Bekar biri olarak kendisini tanıdığımdan beri evlilikle alakalı görüşlerime büyük katkı sağladığını düşünüyorum, Tüm kitaplarını okudum, katıldığı radyo programlarını takip etmeye çalışıyorum.
          Benimle aynı düşünceyi paylaşan bekar ve evli bireylerde vardır, ki var yorumlarda görüyoruz. Ama ben çizdiği yolda emin adımlarla gitmesinden oldukça memnunum.

          Bu siteyi takip edipte bazı konulardan rahatsız olanlar, o zaman o konuları okumasınlar. Sitedeki çoğu konuyu faydalı buluyorum, bana hitap etmeyen konular olmuyor mu? kimi zaman oluyor. Katılmadığım yerlerini bazen yazıyorum. Yada okumuyorum! Ama gelipte bu konuyu niye açtınız bana göre değil bu demiyorum! Çünkü kişiye özel konu açılmadığını biliyorum.

      • Ceyhun KOCAL diyor ki:

        sattım ip’leri amerikaya birazdan fbi helikopterlerle mahallenizi basabilir. şaka bir yana yorum yaptığınız bilgisayarın ip adresi sadece bu sitede değil tüm internet sitelerinde yönetim panellerinde görünür. burada etik olmayan bir durum yok. web sitelerinin işleyişi bu şekilde. kimseyi zan altında bırakma niyetim de yok. minik kurnazlıklar yaparak egosunu tatmin etmek isteyen bazı kişilerin aslında site yöneticileri tarafından göründüğünü ve komik duruma düştüklerini belirtmek istedim. bunu yapanlar zaten kendilerini biliyordur. herkesin bilmesine gerek yok. saygılar.

  23. tugbaakbeyinan diyor ki:

    ben de reyting için mi yapıyorsunuz diyenlere şunu eklemeden yapamayacagım.Valla google da bu konular sıkça aranıyorsa yeterki bizim siteyi tıklasınlar ne fotoğrafla ne de cümlelerle zihinleri kirletiyoruz.
    Bir de buna ihtiyacımız olsa konumuz var;çok eşlilik…Yazınca burda bu konuyu eleştiren erkekler “bir daha söyle” nidasıyla bolca okuyorlar ve yorumluyorlar zira:)
    Son söz;Allah kalplerde ve açıkta olanı bilir.

  24. Ahir zamanda Müslüman Olmak diyor ki:

    siteyi sürekli takip etmekle beraber bu aralar pek yazmıyordum ama bu konuda biraz konuşmak istiyorum..

    öncelikle Sema Hanımın TEZİ nedir: saygı değer sema hanımın cinsellikle ilgili yazdıklarının ana tezi şudur ki;sema hanım bilhassa ülkemizde cinsellik hakkında çok bilgisizliğin olduğunu islama göre bir cinsel hayatın ailelerde yaşanmadığını evli çiftlerin birbirlerini bu konuda iyice tanımadıklarını söyleyip bunun için kendi birikimleri ve tecrübeleri vasıtasıyla bu konudaki önerilerini sık sık dile getiriyor.ayrıca günümüzde medyanın,küresel güçlerin,batının vs.her kesimde bir cinsellik füryasının ana merkezde olduğunu evli erkeklerin çok kolay buna yem olabileceklerini buna mukabil evli erkeklerin eşlerinin bu konuda hiç çaba sarfetmediklerini söyleyip hem kadına hem erkeğe düşenin bu cinsellik füryasında olabildiğince en az zararla bu durumu atlatmak olduğunu bunun içinde kendisi kuran,sünnet ve diğer pskoloji vs.fenni ilimlerin harmanlanmasıyla evli çiftlere mutlu bir cinsel yaşamın sırlarını makul ve ölçülü bir şekilde anlatıyor.kısaca sema hanım vahim bir durumun tespitini ve teşhisinin yapmış ve kendince bu vakıa nasıl tedavi edilir onun için çaba gösteriyor.

    peki psikolog İzzet beyin TEZİ nedir: sitemizin sayın psikoloğunun da anladığım kadarıyla bu konudaki ana tezi şudur ki;günümüzde cinsellik furyasının pohpohlana pohpohlana malesefki hayatın ana merkezine yerleştirildiğini söylüyor ki elhak doğrudur.izzet bey ayrıca burda bir parantez açıyor ve diyorki sema hanım gibi mütedeyyin yazarlarında cinsellik üzerine yazmaları cinselliği bir kat daha önemli kılıyor ve tabiri caizse yangına bir odunda sema hanım gibiler atıyor.ve anladığım kadarıyla çözüm olarakda mütedeyyin kesimin cinsel konularda fazla sarfı kelam etmemesi gerektiğini dolaylı olarak söylüyor.

    kendimce SONUÇ:sema hanım ve izzet beyin teşhisleri ve çözüm önerilerini anladığım kadarıyla yazmaya çalıştım şimdi benim burda hangi görüşe katıldığımı söylemem gerekirse.ben izzet beyin teşhisini doğru bulmakla beraber çözüm olarak sema hanım gibi mütedeyyin yazarların bu konuları yazmamasını tasvip etmiyorum..bilakis sema hanım gibiler yazmalılar.çünkü zaten biz istesekte istemesekte cinsellik bir şekilde hayatımızın ana merkezi olmuş durumda gözümüzü kapatıp sadece kendimize mi gece yapalım..ortada bir vakıa var ve tedaviye muhtaç tedavisi ise yazmakla konuşmakla olur ve bu konularda yazanlarda bizzat mütedeyyin insanlar olmalıdır…doğrular yazılsınki yanlışlar izale olsun yoksa yanlış bilgilerle nereye varacağız..

    saygı değer sema hanım lütfen siz son sürat bu konularda yazmaya devam edin…rabbim kolaylıklar versin…

    • ismet badem diyor ki:

      Sayın yorumcu çok doğru tespitlerde bulunmuşsunuz. Kendi adıma konuşmam gerekirse, iş yerine giderken adımımı dışarı atar atmaz maalesef fütursuzca giyinmiş bayanların saldırısına uğruyoruz. Televizyon internet vs açınca zaten cinsellik had safhada. Tamam gündeme çok getirmemek lazım anca biz ismesek de geliyor yapabileceğimiz birşey yok. Bu sebeple madem gündemde ise doğru yönlendirilerek akışı selametli hale getirmek gerekli ki Sema Hanım bu yönde gayret sarf ediyor Allah razı olsun.

  25. salih özgür diyor ki:

    bizim aile ilgili bir dernek çalışmamız var dernek tüzüğüne bir maddemiz şu

    cinsel eğitim ve tavsiye merkezi

    bu maddeyi prof.dr kemal çakmalının kitabını okurken görmüştüm kemal hoca cinsel eğitim ve tavsiye merkezlerinin batıda kurumsal olarak çok yaygın olduğunu türkiye bu konularda çok geride olduğunu söylüyor ,ayrıca dr. ayşe duman da ifade etmişti cinsel eğitimi çalışma alanı olarak almıyan aile derneklerinin eksik olduğunu ifade etmişti .

    her halde cinsel eğitim ve tavsiye merkezi türkiye bizim HZ.MUHAMMED SAV HZ.HATİCE SEVĞİ VE GÜZEL AHLAK DERNEĞİNDE OLACAK İNŞ ,sema hanımında yazdığı gibi peygamberimiz sav sahabeyi kiramı cinsel konularda sorunları olanlara çözüm göstermiştir….

  26. MAĞDUR diyor ki:

    Öncelikle şunu belirtmek isterim, sitenizi yeni yeni takip ediyorum.. Ama şimdiye kadar diğer konularda yorum yapma gereği hissetmemiştim. Taki ilk gece isimli yazıya yapılan yorumları görene kadar..

    Eleştirileri hayretle ve teessüfle okudum. Genellikle, sert eleştirilerin erkeklerden gelmesi doğrusu beni hiç şaşırtmadı. Sema Maraşlı hanımefendinin her zaman üzerine basa basa erkekler hakkında söylediği bir söz var erkekle kadın arasında yaradılıştan gelen farklar var. o farkları bilip ona göre davranış geliştirmek gerek diyor yanlış ifade etmiyorsam. gönülden katılıyorum biz bu farkları yıllarca görememişiz. kulaktan dolma bilgilerle erkekler şöyle kadınlar böyle diye birbirimizi yedik. bence erkekler ve kadınlar birbirlerini tanımak isterken önce kendilerini tanımakla işe başlamaları gerekiyor.

    Burada gördüm ki insanın yaradılışından beri varolan ve süregelen cinselliği ve cinsellikle ilgili sorunları yokmuş gibi kabul edip kafasını deve kuşu gibi kuma gömmeye çalışan çoğu erkek insanlar var.. İster dindar olsun ister olmasın herkesin bu konuda çok fazla eksiği kusuru ve sorunu olduğunu kabul etmeyen yok. Hal böyle iken bir kaşık suda fırtına koparan ve kendilerinin çok bilgili olduğunu zanneden kişilere soruyorum :

    1- Evlenip sıcak bir yuva kuran eşler cinsellik yaşamıyor mu?
    2- Evlenmemiş gençler cinsellik yaşamıyor mu?
    3- Ben dindarım diyen erkek ya da kadın cinsellik yaşamıyor mu?
    4- Bu gün istemesek de cinselliğin anaokulu seviyesine indiğini biliyoruz peki engel olabiliyor muyuz? ( biz konuşmayalım çözülür mü diyelim)
    5- Bu konularda binlerce mağdur olmuş insanlar yok mu? (kulaklarımızı kapatalım duymayalım konuşmayalım mı?
    6-”Siz dindarlar ot gibisiniz bişeyden anlamazsınız” diyenlere biz sadece üremek için yatarız mı demeliyiz( her ne kadar kendimiz de buna inanmasak da)

    Uzatmayayım bu örneklerden yüzlerce yazmak mümkün. Kim ne derse desin cinsellik amaç olmamakla birlikte hayatın bir parçasıdır. Şimdi gelelim sadede, her şey bu kadar açıkken hala cinselliği yok saymak görmezden gelmek mümkün mü? Cinsellikle ilgili hayatımızın, kültürümüzün ve evlilik hayatının bu kadar ortasında olan hatta temelini oluşturan ilk gece nin yazısının kaleme alınması niye bukadar insanları huzursuz etmiş olabilir? Düşünmek gerek…

    Bu arada asıl mağdur olan kadınlar değil midir?Mesela ılk gece bekaret konusu; erkekler bunu fark edene kadar kadınlar mağdur olmamış mıdır? Genellikle tecavüze kadınlar uğramaz mı? Ve kadın mağdur olduğu yetmezmiş gibi bir de kadının namusunu üstüne vazife alan erkek sözde onu temizlemek için kadını bir daha mağdur etmez mi? Peki kadın mağdur olurken erkek bunun neresindedir?

    Ne güzel eleştiri yapan erkeklerin cinsel hayatları ile ilgili hiç sorunları yok demek ki..

    Ha bu şu demek değildir bu sitede yazılanlar dertlere çare olacaktır ya da kesin çözümdür.. Şu var ki bağımlı insanların bağımlı olduğunu kabul etmeleri başarmalarının yarısı demektir. diğerleri sadece dışarıdan bu insanları eleştirmekle büyük bir iş yaptım sanırlar. Elbette özel vardır ve öyle kalacaktır.. Kimse kendini kusursuz görmesin.

    Söylemlerinizden cinsellik sadece bir haz meselesi herkes onun için çalışmalı dediğinizi çıkartabilecek kadar da artniyetli insanların var olması çok gariptir..

    Cinselliği aşırı abartı yaparak bu noktaya taşımak değildir mesele. Gaye zaten böyle olagelmiş ama herkesin de dile getirmekten hep çekindiği bu durumu insanların tabu olarak görmekten vazgeçip üzerinde konuşabilecekleri yeme içme kadar hayatın içinde ve gereksinim olan bir konu olduğunu gösterebilmektir. korkulmaması ve çekinilmemesi gerektiğini göstermeniz açısından sizleri sonsuz tebrik ediyorum.. Bu konularda derdi olupta onlarca yıl bu dertlerini içine atıp bir çare bulamadan sıkıntı dolu bir ömür geçiren insanların olduğunu gözardı etmediğiniz için de ayrıca teşekkür ediyorum. Zararın neresinden dönersek kardır..

    İnsanlar sıkıntılarını dile getirmiyor diye böyle bir sıkıntı yoktur demek mantık dışıdır. bu konuyu başka yerlere çekmek isteyenlere atfolonur..

  27. Bir Adem diyor ki:

    Sema hanım, bu sorunu yeterli çözdüğünüzü düşünüyorum. *Muhalefette görüşünü belirledir. Bu konuyu kapatalım ve değerli Sema hanımın vaktını harcamayalım. Ben Sema hanımın tüm aileyle ilgili kitaplarını ve inette bulabildim tüm makaleleri okudum ve öneriyorum tanıdıklarıma. Okurlarınıza yorumlar için vakit ayırmanıza ayrıca teşekkür etmek istiyorum. Lütfen tartışmayı uzatmayalım.

  28. mehmet yakcin diyor ki:

    Sayin izzet bey

    yorum ve yazilarinizdan anlaşılana göre gerçek hayatin ve islamin icinde oldugunuz anlaşılıyor. Ekonomik ve duygusal problemi olmayan veya olmadığını zanneden, aldigi ve ya aldığını zannettigi egitimle, ogrendigi veya öğrendigini zannettigi hayat bilgisi birseyler yapmaya calisan bir kisi profili görüyorum.

    Yasadigi sorunları çözen veya cozmeye çalışan yüzlerce kisi bu yazilari takip ediyoruz. Çözüm olmaya calismadiginiz ortada en azindan engel olmayin

  29. E.Y. diyor ki:

    Sema hanım öncelikle elinize sağlık,tahmin etmiştim sizden böyle bir yazı geleceğini çünkü şimdiye kadar erkek okuyucular genellikle teşşekkür ederlerdi böyle yazılara fakat nedendir şimdi birkaç yorumcu türedi ortalığı bulandırmaktan başka işleri yok.Gerçekten yok çünkü beyefendinin yazdığı yorumlar toplansa rahat kitap olur.Açıkcası bu yorumların kasıtlı yapıldığını düşünüyorum ve bunlara harcadığı efor ve vakti düşününce…Ölçülü eleştirilere yazarlarımız açık,bunu biliyorum ancak rica ediyorum lütfen gereksiz torumları yayınlamayın..İnsanlar biraz düşünceli olsun.Biz teşekkür yorumu yazarken bile kelimeleri dikkatle seçiyoruz.Bu insanlar sitenize-sitemize yakışmıyorlar.

    • Necmettin diyor ki:

      Siz sıkıntı yapmayın benim eliştirim gayet ölcülü.

      Islam’ı da kullanıp insanları zevk düşkünü, hayatta tek hedef daha fazla haz almak (gerekirse uzmanlara tanışarak) ailenin temelini cinsel birleşmeye bağlarsa buna pekala her inanan insanın karşı cıkma hakkı vardır.

      Dinimizin hakikatlarına ve dünyaya geliş gayemize aykırı batıl bir anlayıştır!

      Bu aynı feminstlerin Islam’ı kullanıp şeytani şekilde kadınlarımızın beyni yıkadığı gibidir.

      Asıl kutsal ailemizi zevk köleliği yapmak isteyen zihniyete bu site hic yakışmıyorlar.
      Onlar icin binlerce gayri-islami siteler var!

  30. izel diyor ki:

    kim ne derse desin doğru yoldasınız devammmmmmmmmmmmmmmm…. Allah razı olsun cesaret ve istikamet versin… en doğruları yazacak ilim nasip etsin , bizde anlayalım düşünelim öğrenelim faydalanalım…

  31. zeynep şahin diyor ki:

    genelde sorunu olmayan insanlar sorumluluk hissedilerek girişilen bu tür işlere engel olmaya çalışır. gerçekten ailesinde bu konular sebebi ile huzursuzluk yaşayan insanlar vardır ülkemizde. herkes kendine hitap ettiğini düşündüğü konuları okusun, başkaları için büyük bir hizmet niteliği taşıyan girişimleri baltalamaya çalışmasın.

    bir hanımın kaleminden, zarif bir ifade ile, ince elenip sık dokunarak ortaya konulmuş bir çalışmayı aşağılamak da deliler gibi eleştirmek de kimsenin üzerine vazife değildir. mesele cinselliğin konuşulması değil, ailelerin yıkılmasında ana sorunlardan birisinin çözüme ulaşmasında yardımcı olmaktır.

    eğer ki cinsellikle ilgili konuşulmayacak olsaydı başta Yüce Allah(cc) Kur’an-ı Kerim’de bu konulara hiç değinmezdi, sonra da Peygamber Efendimiz sav konuşmazdı da konuşturmazdı da. Asrı saadette erkekler mahrem konular hakkında hz.Ayşe’ye danışabiliyorsa, bu konunun konuşulmayacak-tabular listesinden birazcık çıkarılması gerekmez mi.

    yapılan her iyi işi gözü kapalı eleştiren, herşeyi günah sayan, kendisi huzurlu ve mutluysa başkasında sorun varmış yokmuş önemsemeyen, bencilliğin dik alasını dindarlık kisvesinde saklayamadığını farkedemeyecek kadar kendi dünyasında yaşayan insanların yorumlarını koyun bir kenara. eleştirilere cevap olarak yazdığınız açıklama yazısı son derece güzel bir cevap olmuş zaten. ellerinize sağlık.

    Huzurlu aileler ve mutlu aile ortamında yetişen mutlu çocuklar için yapılan her hizmet elbet bir yerlerdeki yaralara merhem olacaktır. Rabbim hizmetlerinizin tümünden razı olsun. sizin vicdanınız rahatsa bir kaç kişinin bıdı bıdısına tıkayın kulaklarınızı.

    • seymen diyor ki:

      “deliler gibi eleştirmek de kimsenin üzerine vazife değildir.”
      “yapılan her iyi işi gözü kapalı eleştiren, herşeyi günah sayan,”
      “bir kaç kişinin bıdı bıdısına tıkayın kulaklarınızı.”

      Bu cümlelerdeki üslubu tasvip etmiyorum.

  32. Necmettin diyor ki:

    Sema hanım,

    “Site daha çok okunsun diye cinsel yazılar yayınladığımız eleştirisi (belki de hakaret demek daha doğru olur)yapan okuyucularımıza ise sadece teessüflerimi bildiriyorum.”

    Hakaret diye hic bir maksatım yoktu tabiiki.
    Uzun zamandır sitenizi büyük bir ilgi ile takip ediyorum ve yorumlarımı paylaşıyorum.
    Aile kurumunu kurtarmak icin verdiğiniz emeği ve bilhassa müslüman toplumumuzu adeta haclı seferleri gibi kuşatmış aile ve din düşmanı şeytani feminizm zihniyetine eleştirmeniz her zaman takdir edilmeyi hak ediyor.

    Fakat evlilik ve aile gibi kutsal kurumun ortasına cinselliği oturtarak onu zevklerin kölesi yapmak Islami yaklaşım değildir.
    Sevgili peygamberimiz: ‘Evlenin, çoğalın; ben Kıyamet Günü ümmetimin çokluğuyla iftihar edeceğim’ buyurmuş.

    Size cinsellik sorunu olan cok insanlar geldiği gayet tabiidir. Günümüzün her köşesi cinsellik olan dünyada beklentiler yükselmiş adeta insanlar nefslerine köle olmuş.
    Düşünüyorumda acaba onlara “modaya” uyup evet cinsellik cok cok önemlidir’mi demek gerek yoksa Islam’ın dediklerinimi hatırlatmak gerekir?

    • dilruba diyor ki:

      haklısınız ilk gece yazısı yanlış yazılmış.aslında şöyle öneriler olması gerekiyordu:
      1)cinsellik islamiyette çocuk yapmak içindir
      2)ilk gecenizi çocuk yapmaya karar verdiğiniz gün yaşayın çünkü cinsellik islamiyette çocuk yapmak içindir
      3)bakabileceğiniz maksimum çocuk sayısına ulaştığınızda cinselliği terkedin çünkü cinsellik islamiyette çocuk yapmak içindir
      4)eğer taraflardan birisi üreme yeteneğine sahip değilse uzak durun çünkü cinsellik islamiyette çocuk yapmak içindir.
      5)eğer taraflardan birisi üreme yeteneğini kaybederse de terkedin çünkü cinsellik islamiyette çocuk yapmak içindir.

      yukarıdaki yazı bendeniz tarafından uydurulmuştur.umarım şimdi huzura kavuşmuşsunuzdur :)

    • alieren diyor ki:

      Necmettin bey allah sizden razı olsun.yorumlarınız ile gerçekleri en okkalı biçimde su yüzünüze çıkarıyorsunuz.bitmek bilmeyen kadın mağduriyeti edebiyatları ile insanların beynini yıkayarak kadın egemen bir toplum kurmak istiyen feminist bacıların size olan tahamülsüzlüklerini görüyorum.içlerinden bazıları sansür isterük!diye bağırmaya bile başladı.istedikleri kadar bağırsınlar gerçekleri haykıran sesler elbette sonsuza kadar susmayacak.

    • seymen diyor ki:

      “aile gibi kutsal kurumun ortasına cinselliği oturtarak onu zevklerin kölesi yapmak ”

      Gayet aşırı bir iddia ve itham olmuş. Bu cümleyi düzeltmeniz gerekir kanaatindeyim.

  33. Necmettin diyor ki:

    Maalesef dindar kesim olarak bilhassa kadınlarımızda sözde cağdaş aslında gayri-islami kesimdeki her türlü saptırmaları kopya etmekte son zamanlarda yarış yapar olduk.

    Ilk önce islami feminizm diye hasta bir görüs icat ederek gayri-islami kesimden cok daha şiddetli şekilde bu nefret ideolojisine ruhları kaptırıp erkeklere savaş ilan edildi.

    Ikinci aşamada cinsellik ve haz almayı adeta kutsallaştırıp bu yetmezmiş gibi cinsel ilişkiye girmek ibadet etmekdir diye fetva veren sapık görüşlü hocalar bile türedi. Bütün insallık tarihinde ve bilhassa Islam cografyasında mahremiyet konusu olan cinsellik ile yatıp cinsellik ile kalkar olduk.

    Daha fazla cinselliğin aileleri kurtarabildiği kuyruklu bir yalandır.
    Acı gercek daha fazla cinselliğin doyumsuzluk ve bundan kaynaklanan her türlü fekatlere yol acmasıdır.

    Buna örnek: ana okulunda başlayarak cinsel eğitim verilen ve ömür boyu sınırsız cinsellik yaşanan batı dünyası.
    Sonuc: aile kurumu yok oldu, 60% boşanma oranı, evliliklerin büyük bir kesimi eşcinseller arası ve her türlü tecavüz ve cocuk istismarı.

    “Kim bir kavme (topluluğa) benzemeye çalışırsa o, onlardandır.”

    • hemhal diyor ki:

      sizce buradaki yazılarda sadece cinselliği ön plana çıkarıp tuhaf bir neslin türemesi mi amaçlanıyor başka yerlerde olduğu gibi yoksa birçok açıdan kangıren olmuş, aile hayatını hayata döndürmeye yeniden islami temelli bir yaşantı, Allah ın rızasına nasıl ulaşılırın sorularına cevap bulmak için yazılması amaçlanmış vicdanen bunu sorgulamak gerektiğini düşünüyorum.
      yoksa başka sitelerde olduğu gibi kadını hem önce metalaştırıp adeta satışa sunan(affınıza sığınıyorum bunları söylerken):( sonra da bu problemin sonucu olarak kadın eziliyor diyip feminizmi sürekli dillendiren bir yer değil. vesselam

    • dilruba diyor ki:

      ” cinsel ilişkiye girmek ibadet etmekdir diye fetva veren sapık görüşlü hocalar bile türedi.”

      Peygamberimiz;”Sizden birinizin eşi ile cinsi münasebette bulunmasında bile sadaka (sevabı) vardır.” buyurunca, ashab hayret ve merakla: “Ya Resulalah! Bizden biri cinsel arzularını tatmin eder de bu sebeple ona nasıl sevap verilir?” diye sorar. Resulullah şöyle der: “Zina yapacak olsaydı, yaptığı zinadan ötürü günaha girmeyecek miydi? Bunun gibi nikahlı eşiyle tatmin bulduğu zaman da kendisine sevap verilir.” (Müslim, Mesabih, Müsned)

      dipnot1:Allah’ın rızası gözetilerek yapılan her işte ibadet sevabı vardır.
      dipnot2: burada kimse daha fazla cinsellikten bahsetmiyor.olması gerektiği kadar eşin hakkı olandan bahsediliyor.

  34. seymen diyor ki:

    Bazısında gizli bazısında açık sebep olmakla birlikte boşanmaların veya ikinci eş arayışlarının en önemli sebeplerinden biri olması hasebiyle cinselliğin usulunce konuşulması çiftlerin bu konuda daha iyiye ulaşmaları açısında ihmal edilmemesi gereken bir konudur diye düşünüyorum.

    Peygamber efendimiz (s.a.v.) ‘in bazı seferlere giderken bile hanımlarından birini yanına aldığı biliniyor. Ki bu durum çocuk sahibi olmak için çok uygun bir ortam olmasa gerek! Hz. Ömer (r.a.) ın sefere gidenlere en az dört ayda bir ailesi ile görüşmeleri için izin verilmesini istediği de biliniyor. Daha başka örneklerde verilebilir bu konuda … .
    Nimet varsa şükretmek yoksa sabretmek gerekir. İsrafta haramdır !

  35. canı canan diyor ki:

    Sema Hanım Allah sizden razı olsun.Yerinde bir yazı olmuş…

  36. ahmet akkuş diyor ki:

    Sema abla Rabbim ebeden razı olsun senden .. İyi varsın.

  37. Harun Taşcı diyor ki:

    Bence izzet bey kendi site ismini burda vererek, birkaç ta abartılı anlaşılması zor, gerçeklerden uzak yorumlar yaparak tanınmaya ilgi çekmeye çalışıyor. Sema hanım a desteğiniz sonsuzdur. Herkesin kendini öz eleştiriye çekmesi gerekir ki Sema hanım sonunda haklı çıkacaktır. Cinsel sorunlar vardır, öğrenmek ayıp değildir. Cesaretinizden dolayı sizi tebrik ediyorum Sema Hanım. Saygılarımla

    • .:. diyor ki:

      Konular cok hizli degisti Turkiye gundemi gibi…:) Bugun site cok aktif…

      İzzet beyin soylediklei hic abartili degil bilakis gercek olanlardir. Sizin icin anlasilmasi zor olabilir, anlamaya calisalim. Sema hanim bu konuda yaniliyor olabilir. Daha fazla bilgi edinmekte fayda vardir. Aslinda konu cok uzun ve derindir, Balangic noktasi olmali ve oradan yavas yavas baslamalidir. Ayrica Goremediginiz durumlar olabilir, hatta gorseniz bile durumunuz aciklama yapmaya müsait olmaz kestirip kapatmak zorunda kalirsiniz.

      Cinsel sorunlar heralde ki vardir. Bazilari cok ama cok ozeldir. Eger bu konuda uzmanlik varsa, her iki tarafida cok ama cok iyi bilmek gerekir. Yoksa yarim eksik uzman olunur. Empati yapsanizda yeterli olmaz, cinsel konularda, bir erkek bir kadini, bir kadin bir erkegi ne derece empati yaparak anlayabilir.

      Ogrenmenin ayip olmadigi farkli birsey, kimden ne ogrendigindir onemli olan, kaldiki asil onemli olan ne anladigimizdir.

      Ben bu konuda bu sitede ilk Cinsellik konusunda isi ile ilgili problemini anlatan ve ne sekilde cozum buldugunu bizlerle paylasan, esinin destegini alan biri olarak Sayin Unzile hanimi okudum, O bile Sinirlamalarini koymus birisidir. Aileside bir yere kadar destek vermistir.

      Bizim ulkemizde ve insanimizda bu konulara alisma sureci icin daha zaman vardir veya Bu islami yonden cozulmelidir. İslami süzgecten gecmis demek yeterli olmaz, Suzgec ten kacanlar olur.

      Bu yuzden O konu bana gore baslikta anlatildigi sekilde anlatilamaz. nitekim cok kisa olmustur. baslama noktasi yanlis olmustur. Pozitif bakiyorum, düzeltilebilir. Bu yuzdendirki Sayin İzzet beyin dedikleri cok ama cok onemlidir. Bircok Baba ve erkek de kendi yasadiklarindan dolayi ve tecrubelerinden dolayi bunu dile getirmislerdir. İnsanlar boyle durumlarda kendi onlemlerini alirlar, alamayanlar bir taraftan algiladiklari sekilde devam ederler, Taki o kisiler algisini kendileri degistirene kadar, Yoksa dunya yikilsa bunu degistiremezsiniz.

      Ben bu durumun farkina vararak belirtmeye calistim. PARADIGMA konusunda biraz daha bilgi sahibi olmamiz lazim.

      Mesele birisinin hakli, birisinin haksiz cikmasi degildir. Size yanilabileceginizi soyleyebilecek bircok ornek verebilirim.

      Siz rahatsizliginizdan dolayi hic hayatinizda bir Ürolog a gittiniz mi? (Kapiyi acip karsilastiginiz ürolog Kadin karsiniza cikti mi? Erkeler kendisine bu soruyu sorsun? Kadinlarda tersini sorsunlar. Bu sekilde karsilasirsaniz ne yaparsiniz…. Benim Basima bir kere geldi. Benim gibi birisi icin Cok zor olsa da muayeneden gectim. Neler yasadigimi anlatmayayim (cinsel sorundur ogrenmek ayip degil dersen anlatabilirim. Ben buna hasir olabilirim herkez olamaz. Olaya bu yonu ile az biraz bakiniz. O zaman İtirazi olanlari neye ne sekil itiraz ettiklerine de dikkat edelim.)

      Zor donemlerden geciyoruz ve bir kesim kisiler bu yollarla cok cabuk kandirilabilir. Baslangic noktasi farkli giden nokta farkli olabilir. Nitekim Dun bir haber vardi, Sanirim Antalyada bazi ogrenciler milli egitimi protesto icin eylem yapiyorlarmis. not durumlari v.s. Belliki beyinlerini birileri yıkamislar, Su anki ,Siyasal olaylar, Spordaki olaylar v.s. hep bunun uzerindendir. İste o protestolari tesaduf goren bir baba oradaki kisilerin icerisinde kendi kizini fark etti. malesek kucuk yaslarda egitimlerin yanlisligindan kaynaklanan bu durum, Aslen farkli gorulse de, Necmettin beyin vurgulamak istedigi konulardan birisidir “ilk gece basliginda” ilk bakista size farkli gelebilir. Goremeye anlamayabilirsiniz.

      Gunlerce bu sayfalardan bir cok baslikta yorum bile goremezken adeta bir kac gunde mesaj patlamasi ve ayrismalar olustu, Aslinda bircok kisi hakli. Dengeyi bulmak lazim. İzzet beyin dedigi gibi B konuyu merkeze almamak lazim. Cunki acilan baslik bana gore cok yetersiz ve eksik, Sorabilecegim o kadar cok soru olabilirki. Soyledigim gibi Buna cevap verilemeyebilinir veya yayinlanamaya bilir. Bazi konularda Kisilere ozeldir.

      Beklentileri cok uc noktalara tasimamamiz gerekir.

      Cinsel sorunlar soz konusu olursa bunun sonuna kadar gidilmesi lazim, Her iki tarafi da cok iyi bilmek lazim, Bu sadece okuma ile kagit uzerinden olmuyor, Bazi seyler insanin basina ilk defa da gelebilir. Cesaret farkli birseydir sonunu getirmeniz lazim. Her soruya cevap verebilmeniz lazim. Suanki Kosullarda Sema hanim Bu konuya giremez. Girmez, bana gore girmemelidir de uzmanlik alani degil sanirim bu anlasiliyor. İlgili yazar ne derece bunu bilmiyorum . Bazi seyleri Cevaplamak hele hele ulu orta soylemek cok zordur. Ozel gerektirir. Kisiye ozeldir Sinirlari vardir. Olmalidir.

      Medikal konular Ekseriyeti yabanci kaynaklidir. patentlerden bu net belli, biz otlarla idare ediyoruz, daha cok yolumuz var. Oldukca fazla inanamayacaginiz sekilde, fiziki ve mental testler yapiliyor bu arastirmalarda, hatta hem insanlarda hemde hayvanlarda, diger canlilarda.

      Daha onceki yazilarimda belirtmistim gelecegin mesledi, doktorlar, ozellikle mental konularda, ve Hukukcular .:)) daha güclü silah yoktur.. Bir deli cikana kadar, veya daha akilli.

      daha net anlasilmasi acisindan PARADİGMA ile ilgili Maymun hikayesini ornek verebilirim. Butun konuyu ozetler. BES MAYMUN DENEYI google de aratin gorsellerde de bakabilirsiniz. Yalniz dikkat edelim bizim akillilar bunun ismini degistirmisler yanlis algiya neden olabikir …:)

      selamlar..

  38. muhammed tokalı diyor ki:

    elinize kaleminize sağlık sema hocam ian zayıflığı ne kadar kötü bişi neden uzatılıyo konu anlamıyorum tekrar dan tebrikler::::)

  39. semamarasli diyor ki:

    İzzet bey,

    “Son dönemde mütedeyyin kesimde bir cinsellik takıntısıdır gidiyor. Eskiden bu konuyu hiç ağza almazdı bu ifrattı. Şimdi de bu meseleye aşırı bir önem atfeder hale gelindi ki bu hızımızla tefrite düştük.” Boşanmaların artmasıyla mütedeyyin kesim konunun önemini yeni yeni anlıyor. Bu iyi bir gelişme.

    “Eşi ölmüş, hiç evlenmemiş yani cinselliği bırakın sağlıksız yaşamayı hiç yaşayamayan nice kişi ve kesim psikolojik deli olarak ortada gezinmiyor. ” demişsiniz. Size şöyle bir cevap vereyim. Açsınız ya da oruç tutuyorsunuz ortada yemek yok ya da yemeğe mani bir durum var. Sabredersiniz bu sizin psikolojinizi bozmaz. Fakat açsınız ortada bir yemek var fakat yiyemiyorsunuz ya da yemeğin üzerine eşiniz gelip tadını bozmak için bolca tuz boca ediyor yemeğin tadını bozuyor. Sinir olmaz mısınız? Evli olup cinsel hayatı kötü olanlarda bunaklık hastalığı daha çok oluyormuş, oysa bekarlarda o kadar değil.

    “Eşi hasta, eksik olan yahut cinsellikleri belli sebeplerle bozulan nice kişiler o zaman psikolojik etkilenmeye mahkumdur. ” demişsiniz yine ortada yemeği yemeye mani bir durum var, sinir olmazsınız sabredersiniz. Biz hiç manisi yokken Allah’ın karı koca muhabbet etsin diye verdiği bir nimetin kıymetini bilmeyenler için yazıyoruz.

    “Oysa cinselliğin amacı zevk bile değildir; üremektir. Cinsellik öğretilmiş / öğrenilmiş bir psikolojik ihtiyaçtır biraz da. ” demişsiniz. Rum suresi 21. ayeti kerime böyle söylemiyor. Rabbimiz çoğalın üreyin diye sizi kadın-erkek olarak yarattık demiyor. “Sûkunete eresiniz rahatlayasınız kaynaşasınız” diye buyuruyor. Biz Yaradan’ın dediğini kabul ederiz. Psikoloji bilimini İslam süzgecinden geçirmeden almayız. Uyanları alırız.

    “Adeta olmazsa olmaz noktasına. Hayır; cinsellik olmadan olur. Tarihte de bu böyle olmuştur halen de milyonlarca kişi için böyle olmaya devam etmektedir.” zaten böyle olduğu için dünyada bu kadar savaş ve gerginlik var.

    “Demek ki birçok kişi maazallah yarın bir gün yatağa vs. düşse keyfi için kendisini kapının önüne koyacak yılanları eş diye koynunda saklıyor!” Sağlık zamanında ilişkisi iyi olan bir çift hastalıkta da birbirine vefasızlık etmez. Fakat sağlığında kötü bir ilişkileri varsa bu karı-kocanın iletişimlerinin, muhabbetlerinin de iyi olmadığını gösterir. Sağlığında araları iyi olmayan bir karı-koca hastalıkta birbirlerini hiç çekemezler. Biz iyiyken olması gereken şeyleri yazıyoruz.
    Bir psikolog olarak sözleriniz beni şaşırttı doğrusu.

    • Sema hanım terihteki savaşları cinselliğin nitelikli yaşanmamasına bağlamışsınız. Savaşı çıkaranlar cinsellikle doyum bulamamış avam değil; düzinelerce karısı – metresi olan krallardır. Onlar cinsel doyumsuzluktan değil fazla doymuş olmaktan yani haddi aşmaktan savaş çıkarmışlardır olsa olsa.

      Sağlığında iyi cinselliği olmayanların hasta olunca hiç çekilmeyeceğini söylemişsiniz. Bu hangi ayete dayanıyor? Sağlığımızda bizi iyi tatmin edemeyen eşler hasta olunca terk edilebilir mi, ruhsat var mı? Dinen ruhsatı olsa bile bence bu insani değil.

      Cinsel mutsuzluk cinselliğin yaşanma şeklinden değildir; cinsel beklentisi yükseltilen kişilerin bu beklentiye kavuşamamaları yüzündendir. Köylerde beklentisi makul olduğu için senelerce ilişkisi olmamış eşler anlatılır ve gayet mutludurlar. Şehirli ve modern birey cinsellikten daha fazla muzdarip çünkü onun beklentisi yükseltildi. O beklentisine cevap alamadığı için cinsellikten bu oranda mutsuz. Bu beklentiyi bu tür yazılar artırıyor… Cinsellik çok önemli vurgusu cinsel mutsuzluk virüsü yayıyor.

    • Bu arada atlamışım oruç örneği beni doğruluyor. Demek ki beklenti, algı, bakış tarzı açlığı bile etkiliyor. Oruç tuttuğunu düşünen etkilenmiyor ama yemesine mani olmadığını düşünen rahatsız oluyor. Demek ki açlık bile herkesi yüzde yüz etkilemiyor. Nasıl algıladığımıza bağlı olarak etkiliyor. Demek ki açlık bile illaki olmazsa olmaz değil.

      Buradan kesin bir “açlık büyük bir sorundur” sonucu çıkmıyor; açlığı algılama yani psikolojik bit sürecin rolü gerçeği ortaya çıkıyor. Cinsellik çok önemli diye diye milleti cinsel ilişkisine karşı aşırı beklenti sahibi yapıyoruz.

      Cinsellik olmazsa olmaz demek akşama kadar açlık dayanılmaz demektir. Oysa oruç tutan dayanıyor. Niye? Doymak ihtiyaçsa nasıl dayanıyor? İnancı belirliyor. Cinselliği de belirleyen cinsellikle ilgili inancımız. Bu inancı bu tip yazılar kuruyor.

      • semamarasli diyor ki:

        İzzet bey biz herkes cinsellik yaşasın demiyoruz, siz yine yanlış anladınız. Biz karı-koca olanlar cinselliği dinin emri peygamberin tavsiyesi üzerine en güzel şekilde yaşasın diyoruz. Siz bir psikolog olarak yaşamazlarsa yaşamasınlar yaşasalar ne olacak tarzında karşı bir savunmaya niye girdiniz anlamadım.

        Biz evlenme imkanı olmayanlar da muhakkak cinsellik yaşasın demiyoruz. Peygamberimiz ona da yol göstermiş. Erkek cinselliğinin kontrolü daha zor olduğu için bekar erkekler nefsini kontrol etmek için çokça oruç tutsunlar tavsiyesi var.

        Biz cinsellik olmazsa olmaz demiyoruz bekarlar için.

        Fakat sağlıklı evliler için evet cinsel hayat yoksa büyük bir problem var demektir. Tabii bu konularda psikoloji fakültelerinde yeterince bilgi vermiyor olabilirler. Bence ön yargı ve acele ile yazmayın. Süreyya hanım bu konuların uzun yıllar eğitimi almış uzman birisi, onun yazılarını okuyun, faydalanacağınızı düşünüyorum.

        • sema hanım polemiği uzatma düşüncesinde değilim. Bu işleri öğrenme yeri sadece fakülte ise siz hangi fakültede öğrendiniz diye sorma hakkım doğar. Süreyya hanımın uzun yıllar eğitim almasına gelince. Bunun benim için zerre kadar önemi yok çünkü ben yıllardır uzun yıllar eğitim almış kişilerin içinde çalışıyorum, hepsini çok iyi tanırım. Bu işler uzun yıllar eğitim alma meselesi değildir. Hikmet, feraset, derin bakış, doğru düşünce meselesidir. Verdiğiniz mesajla cinsel beklentileri yükseltiyor, böylece cinselliği durup dururken merkeze oturtuyor; en hayati sorun ve çatışma kaynağı haline getiriyorsunuz. Bunu hatırlatmak istedim sadece. Şahsımın eğitimini vs. sorgulamanız için yazmadım. İyi çalışmalar…

          • semamarasli diyor ki:

            İzzet bey ben de sizinle polemiğe girmekten yana değilim. Bu sitede böyle bir şey olmadı hiç kimseyle olmazda. Sizin yazıma itirazlarınız vardı ben de cevap verdim. Benim evlilik okullarında çok fazla psikoloji öğrencim oldu ve bu konuları okullarda kesinlikle görmediklerini söylediler, bu yüzden fakültede olmadığını belirttim yoksa sizin eğitiminiz sorgulamak için değil.

            Ayrıca cinsel problemler için çok fazla kişi psikologlara gidiyor fakat hiç bir sonuç alamıyorlar. Cinsellikte ayrı bir alan ayrı bir ilim, eğitimi gerekli. Ben davranış bilimleri okurken bu konunun eğitimini aldım üniversitede. Fakat bu konuyu anlamam için yeterli değil elbette. Ayrıca dini kaynaklardan çok araştırdım, Süreyya hanımın derslerine katıldım. Siz erkek olduğunuz için belki gelen kadın hastalarınız size dertlerini söyleyemiyorlardır, erkek hastalar bile sorulmadan söylemezler büyük ihtimal. Çünkü biz de bu konular ayıp.

            Dindar insanların bu konuları işlemeleri günümüzde özellikle gerekli. Ortada çok fazla yanlış ve kirli bilgi var. Güvenilir insanlardan bunun doğrusunu öğrenmeye ihtiyaç var.

            Ayrıca muhafazakar insanların bu konuyu çok gündeme getirdiklerini söylemiş siz ve bir kaç okuyucu. Ben görmedim, bana denk gelmedi. Varsa böyle bu konularda eğitim veren işin ehli inançlı insanlar bizim de haberimiz olsun okuyucularımıza tavsiye edelim. Bana cinsel konularda problemli pek çok çiftten mesaj geliyor gidecek psikolog soruyorlar, isim veremiyorum çünkü benim bildiğim güvenerek tavsiye edeceğim kimse yok. Kadınları kadın-doğumculara yönlendiriyorum fakat erkekler için isim yok. Konu vebalı gibi bizim insanlarımız kaçıyor. Keşke dindar insanlar bu konuya ciddi bir şekilde eğilseler. Bu konu vebalı değil veballi bir konu. Bu konuda bilgi sahibi olan insanların ilmini paylaşması ve bilmeyenleri bilgilendirmesi lazım. Derdimiz bu başka bir şey değil. Aile adına çok önemli bir konu.

          • ademoğlu diyor ki:

            ya siz sema hanım ı nasıl eleştirirsiniz. toplum için ne faydanız oldu hangi çalışmalarınız oldu da onu eleştiriyorsunuz bir psikolog olarak.. hadi çalışmanız olmadıysa bile aile konusunu ne kadar dertlendiniz Allah aşkına. sema hanım benim bildiğim 2-3 yıldır bu konularla ilgili hem yazıyor hemde aktif bir şeklide çalışıyor kadın olmasına rağmen. bilgisi, tecrübeleri, görüştüğü insan sayısı da sizden fazladır yani. sema hanıma haksızlık etmeyin. sema hanım sizde kimseyi takmayın.

          • seymen diyor ki:

            Herkeste bir agresiflik var nedense bu aralar.

            İzzet bey’in yazdıklarına çok fazla katılamasam da kendisinin profesyonel olarak psikoloğluk yaptığını, hastahanesinde klinik-görüşme yaptığı binlerce hastası olduğunu, tecrübeli biri olduğunu biliyoruz.

            Kendisi de görüşlerini belirtmiş.

      • Necmettin diyor ki:

        Izzet bey

        Cok sağolun. Görüşlerinizi baylaşıyorum.
        Evli ve 2 cocuk sahibi bir erkek olarak cinselliği ve zevk almayı adeta hayatın ve evliliğin merkezine koyan bir zihniyetin insallık dışı olduğu gibi tamamen Islam dışı olduğuna hic süphem yok.

        Fakat burjuvalaşan dindar kesim nasıl daha fazla maddiyatta doymuyorsa şimdide yüksek beklentilerle cinselliğin mutlaka mükemmel olmasının beşinde.
        Kendimizi kandırıyoruz.
        Bu dünyaya gelme gayemiz sadece yaratana ibadet etmek icindir!

        • Cetn Alkan diyor ki:

          Evlilikte ve duygusal iliskilerde cinsel davranis iliskinin merkezi degildir. Cinselligi iliskinin merkezi yapmak insanin dogasina aykiridir. Arastirmaci ve yazar olarak defalarca facebookda kendi sayfamda cinsellik ve islam konulu paylasimlarimda cinsel davransin dini otoriteler tarafindan yonlendirildiginden bahsettim Dini cevrelerde cinselligi, iliskide merkez goren zihniyet tipki Fraud’in sorunları çocukluk doneminin cinsel krizlerine baglamasina benziyor. Sosyal yasamda insanlarin basarilari, evilik hayatinda mutluluk sadece cinsellige indirgenemez.

          • Ahsen diyor ki:

            ikili ilişkilerde genellikle erkeklerdir cinselliği merkeze koyan…Hiçbir erkek cinsellik düşünmeden kendisine bir partner edinmez.Duygusal bağlanma diye bir bağlanma biçimine şuan günümüzde inanmıyorum yaşanan o ilişkide eğer cinsellik yoksa mutlaka bir süre sonra bitecektir günah sebebiyle fazla uzatmadan evliliğe dönüştüren insanlar varsa kendilerine en büyük hayrı yapmış olurlar ama böyle kaç insan var yada toplumumuzda bu sebeple mağdur olmayan kaç genç kızımız var..Eşler arasındaki sevgi şefkat merhamet duyguları elbette herşeyin üstünde olmalı ama evlenmenin bir gerekliliğide insan fıtratının ihtiyaçlarını helal yoldan temin etmektir.
            Evlenip üremek çoğalmak peygamber efendimizin tavsiyesidir fakat sadece bunun için eşlerin bir birliktelik yaşaması (duygusal bağlanma, karşıdaki eşini memnun etme niyeti olmadan)bana göre hakaret gibi.
            İnsan hayatında çok ciddi anlamda sorgulaması gereken bir konu ve çağımızın vebaları olan çarpık ilişkilerin toplumumuzun ahlakını yozlaştırdığı günümüzde gençleri ve nefsi korumak hayli güç.
            Dindar toplumları parçalamanın en kolay yoluda bu konu..Tam bu noktada merkeze koyulması gerekiyor ailelerin biliçlenip çocuklarını kaybetmemeleri adına.
            Çocuklukta yaşanan birçok olumsuzluğun acısının gençlikte ve yetişkinlikte birçok cinsel problemlerle ortaya çıktığınıda unutmayalım.Son yazdığım konu bile çok uzun çalışmalarla bile kesinlikle es geçilmeyecek öneme sahip.İnsanların biliçsizliğinin faturasını ne aileler ne gençler nede çocuklar ödemesin.

  40. hakan diyor ki:

    Bütün objektifler cinseliğe zumlandıgı için malesef cinselik haytın merkezine oturtulmuştur. pavlovun köpekleri gibi şartlanmış 21 yüz yılın acınası insanlarımız proplem çıkınca herşeyı cinselik sanıp cözümüde orda arıyor, esaslı doyurucu muhabbet dolu bir aile birliğnde cinselık %10 bile yer tutmaz . Bu düpedüz cağın hastağı ve siz de malesef
    bu hastalıga çanak tutyorsunuz yada çagın gerklerıne ayk uyduruyorsunuz işinize bakıyorsunuz. saygılar

  41. toprak diyor ki:

    Çok teşekkür ederim Sema hn. bu eleştirilere sessiz kalmanızı beklemiyordum. Yerinde ve güzel bir yazı olmuş.
    Bazılarına bir tokat bin nasihatten iyi gelir. Allah Razı olsun. Sizi sonuna kadar destekliyorum. İlk geceyi siteden haberi olmayan arkadaşlarıma okuttuğumda çok memnun oldular. Onların bana sevgileri arttı. Süreyya hn’a ve size nasıl dua ediliyor anlatamam. SELAMETLE

  42. Son dönemde mütedeyyin kesimde bir cinsellik takıntısıdır gidiyor. Eskiden bu konuyu hiç ağza almazdı bu ifrattı. Şimdi de bu meseleye aşırı bir önem atfeder hale gelindi ki bu hızımızla tefrite düştük.

    Cinsellik evlilikte kuşkusuz ki önemli bir yaşantıdır.

    Lakin öfke, stres, gerilim türü bazı psikolojik tepkilerde cinselliğin sağlıklı yaşanmamasını sorumlu tutmak çok gerçekçi değildir.

    Eşi hasta, eksik olan yahut cinsellikleri belli sebeplerle bozulan nice kişiler o zaman psikolojik etkilenmeye mahkumdur.

    Bu zorunlu bir sonuçtur böyleyse.

    Bu ise sağlığını kaybetmek demektir bir bakıma.

    Bu durumda bir hoca da çıkar ve, “Sağlık riski varsa mazuriyet vardır, sağlığı kaybetmeyecek kadar zina / ihanet meşrudur” diyebilir!

    Tıpkı ölmeyecek kadar domuz etinin helal olması gibi.

    Cinsellik olmayınca olmaz ise ve aksi bir durum psikolojiyi bozuyorsa nefislere zulmetmeyin diyen bir dinin sağlığı bozan bu sıkıntıya (haşa) kolaylaştırıcı bir cevaz vermesi gerekir.

    Birileri öyleyse boşanılsın diyebilir lakin boşanmak kolaylaştırmaz bilakis zorlaştırır. Kendi zevkin – sefan için çocuğun, eşin vebalini senin omuzlarına yükler üstüne de.

    Eşi ölmüş, hiç evlenmemiş yani cinselliği bırakın sağlıksız yaşamayı hiç yaşayamayan nice kişi ve kesim psikolojik deli olarak ortada gezinmiyor.

    Son dönemde mütedeyyin kesimde modern ve tarafsız görünme adına cinsellik konularında bir ölçüsüzlük ve fazla ileriye gidiş, bu işi gereğinden fazla abartış göze çarpıyor!

    Oysa cinselliğin amacı zevk bile değildir; üremektir. Cinsellik öğretilmiş / öğrenilmiş bir psikolojik ihtiyaçtır biraz da.

    Eskiden az öğrenmiştik az önemsiyorduk. Şimdi filmlerle, dergilerle, sitelerle vs. çok öğrettiler bize çok önemser hale geldik biz de. Ne kadar önemsiyorsak o kadar hızlı bu iş olmadan olmaz deme noktasına taşıdık zihniyetimizi.

    Adeta olmazsa olmaz noktasına. Hayır; cinsellik olmadan olur. Tarihte de bu böyle olmuştur halen de milyonlarca kişi için böyle olmaya devam etmektedir.

    Öyle ki birçok kişi tanırım; cinsellik olmasa evliliğim biter diyen. Buna gayet tabii bir hakmış gözüyle bakan!

    Yani vefadan merhametten sevgiden bile önemli gibi görüyor çoğu kişi cinselliği. Cinselliği aşırı abartı bu noktalara taşıyor.

    Demek ki birçok kişi maazallah yarın bir gün yatağa vs. düşse keyfi için kendisini kapının önüne koyacak yılanları eş diye koynunda saklıyor!

Dünden Bugüne

Nasıl Hitap Ediyorsunuz?

Bir mikrop gibi nasıl geldi yerleşti dilimize, bilmiyorum. Çocuklara, gençlere hitaplarımız bozuldu.  Neredeyse kimse çocuğuna “Oğlum, kızım, yavrucuğum, evladım, çocuğum…” demiyor. Anne-babalar çocuklarına “anneciğim, babacığım” diyor, halalar çocuğa “halacığım” teyzeler” ...
Devamını Oku

Güzel Söz

" Yumuşak muamele kimde bulunursa onu güzelleştirir. Yumuşaklık kimden söküp alınırsa onu çirkinleştirir. (Hadis-i Şerif) "

Kitap

Çocuğunuzun Sahibi Değilsiniz

“Sormamız gereken soru şu: Geçmişimizin şimdiki yaşamımızı ne kadar süre daha yönetmesine izin vermek istiyoruz? Daha ne kadar başka bir zamanın hayaletleriyle savaşmak istiyoruz?" #drshefalitsabary nin kitabını internette kitap araştırmaları ...
Devamını Oku