Erkeğe Şiddet 4 (Evden Uzaklaştırma)

25 Mart 2015Sema Maraşlı18 Yorum »

7_b“6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun” maddelerine göre bir kadın istediği zaman kocasını evden atabiliyor. Kocasını evden atması için dayak, yaralama gibi bir fiziksel şiddete uğraması da gerekmiyor, psikolojik şiddet de kanun kapsamında.

Kadın kocası ile tartıştığında karakola gidip “Kocam bana bağırdı şikayetçiyim, bana vurma ihtimali var, evden uzaklaştırılsın.” dediğinde erkeğe hemen evden uzaklaştırma cezası veriliyor. Ya da kadın “Eşimle cinsel birliktelik istemiyorum fakat ısrar ediyor.” dediğinde de erkeğe evden uzaklaştırma cezası kesiliyor. Bunlar herhangi iki sebep. Kadın bunlar gibi abuk sabuk herhangi bir sebeple gidip kocasını şikayet ettiğinde delil, şahit aranmadan erkeğe hemen evden uzaklaştırma cezası veriliyor. Aynı şeyleri kadın yaptığında cezası yok.

Erkeğe verilen bu ceza sadece evden uzaklaştırma cezası değil, mahalleye yaklaşmama, çocuklarını görmeme, okullarına yaklaşmama, karısını telefonla aramama ya da mesaj atmama gibi erkeğin ailesi ile iletişimini kesecek pek çok şeyi de kapsıyor. Erkek bunlardan birine dikkat etmezse bir eşyasını almak ya da karısı ile konuşmak ya da çocuklarını görmek gibi bir sebeple evine gelirse ya da telefon açarsa erkeğe hapis cezası var.

Yani Aile Bakanlığımız aileyi korumanın çaresini evin direğini evden söküp atarak korumakta bulmuş besbelli. Zannetmişler ki direk olmadan çatı ayakta durur. Konu ile ilgili bana e-posta gönderen bir beyefendi şöyle diyor:

“Bilhassa AB uyum yasaları çerçevesinde çıkarılan Fatma Şahin kanunları (Mağdurlar bu kanunu böyle isimlendiriyor) Erkeğin boynu üzerinde kılıç gibi duruyor. İşin vahametini bilmiyordum,  yeğenimin başına gelene kadar. Yeğenim eşiyle tartışıyor. Dayak, tokat falan yok ama anlaşıldığı kadarıyla sert bir tartışma olmuş. Hanımı karakola gidip şikayet ediyor. “Dövme ihtimali var.” diye yeğenim 3 ay evden uzaklaştırılıyor.

Kalacak yeri olmadığı ve evleri kirada olduğu için yanımda kalıyor. 3 ay dolduğu halde eve dönemeyince işin aslını o zaman anlıyoruz. Tebligat yapıldıktan sonra süre başlıyormuş. O da 1.5 ay etti 4.5 ay. Sürenin dolmasına yakın eşi tekrar müracaat edip 1 ay daha süreyi uzattı. Etti 5.5 ay.

Kayınbabası (ablam vefat etti) bir de kendisi konuşmak istedi, beni de yanına aldı, gelinin evine gittik. Eniştem 2 saat dil döktü: “Torunlarımın hatırı için kocanı affet, eve dönsün” diye neredeyse gelinin ayağına kapanacaktı ama razı edemedi.

Nihayet ”Peki kızım, ne istiyorsun?” Deyince, gelin hanım gayet pişkin ”İki ev ve 2.000 TL nafaka ” deyince, kayınpeder çılgına dönüp üzerine hızlandı. Sakinleştirip oturmasını sağladım. Eli geline ulaşmadığı halde gelin şimdi kayınpeder hakkında da dava açmış beni de şahit yazmasın mı!.. Kayınpederin kızgınlığı ve çileden çıkması şundan: Rahmetli ablamla tabir caizse yemeyip içmeyip bu daireleri çocuklarına almışlar. Çocuğun hiç bir katkısı yok. Yeğenim kendisi şu anda 1.500 TL maaşla kardeşimin yanında eleman olarak çalışıyor.

Netice… Yeğenim bütün bunlardan sonra yalvar yakar kiracıyı çıkartıp diğer eve geçti. Devlet; erkeği evinden uzaklaştırıyor ama erkeğin hayatını normal şartlarda nasıl idare edeceğine dair hiç bir tedbiri yok.

Şu anda o evin yeniden kurulup düzene girmesinin ne kadar zor olduğunu bu uzaklaştırmayı veren devletimiz bilmiyor mu?

Kaldı ki evden uzaklaştırılan her erkeğin yedekte bekleyen bir evi yok ki…

Mahkeme tedbiren 2.000 Tl nafakaya hükmetti. Eşi site aidatı ödemediği için o da 200 TL etti 2.200. Yeğenim çocuklarını haftada ancak 6 saat görebiliyor. Mahkemenin ne zaman olacağı meçhul. Kadın 6 ay önce boşanma davası açmış daha duruşma günü belli değil. Fatma Şahin kanunlarından sonra hal vaziyet böyle. Kadınlara hak veriyoruz adı altında adalet terazisi kaymış, erkekler ihkakı hak yoluna gittiğinden, kadın cinayetleri artmış, boşanmalar katlanmış bulunmaktadır. Yeğenim ilk bir ayda eve döneceğini umuyordu. İş uzadıkça soğudu. Şu anda üste para verilse dahi eve dönmeye niyeti yok.”

Okurumun bu anlattığı, yaşanan sadece bir örnek. Daha niceleri var. Bu kanun sebebi ile binlerce erkek evinden atıldı. Devlet kurumu TÜİK kanun çıktığından beri kaç erkeğin evinden uzaklaştırıldığı ile ilgili sayıyı bizlere vermiyor. Fakat yüz binleri geçen bir rakam olduğu aşikar. Evden uzaklaştırılan erkeklerin kaçının tekrar dönmek istemeyip boşandığının rakamları da açıklanmalı.

Belli ki kanun yapılırken, kocasına psikolojik şiddet uygulamak için kötü niyetle kullanacak olan kadınlar hiç düşünülmemiş. Ayrıca evine dönen erkeklerin karısının yanında hali nasıl olur, o evde ayrı mesele. Evden atılıp dönen bir baba, çocuklarının gözünde ne kadar saygıya layık görülebilir? Bunları düşünen de olmamış.

Bu kanunla başta devletimiz kadını korumak adına erkeğe şiddet uyguluyor. Ayrıca bu şiddet dönüp dolaşıp kadını da vuruyor. Anlık kızgınlıkla kocalarını şikayet edip evden uzaklaştıran kadınların çoğu sonradan pişman olup şikayetlerini çekmek istiyorlarmış. Bu da ayrı bir yazı konusu.

Seçime hazırlanan milletvekili adayları yeni hükümette yer alırlarsa bu kanunu değiştirmek için gayret göstersinler. Bu yazıyı okuyanlar da lütfen kendilerinden oy isteyen milletvekili adaylarına bu kanun ile ilgili düşüncelerini ve kazanırlarsa kanun ile ilgili ne yapacaklarını sorup gerekli sözleri alsınlar.

Eğer ki kanun değiştirilmeyecekse hiç olmazsa adını değiştirsinler. Şu anki ismi içeriği ile uyuşmuyor. Kanunun adı: “Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi” değil de “Ailenin Korunması İçin Kadını Kocasından Uzak Tutma Kanunu” olabilir, “Aile İçi Fitne Çıkarma Kanunu”, “Aileyi Yıkma Kanunu”, “Aile İçinde Erkeği Sindirme Kanunu” “Erkeği Kadına Köle Etme Kanunu” gibi kanunun içeriğine uygun bir adı olsun bari. En azından erkekler evlenirken hangi kanunları da kabul etmiş olduklarını bilsinler.

 

Okunma Sayısı : 11.717

.:. için yorum yapın

“Erkeğe Şiddet 4 (Evden Uzaklaştırma)” için 18 Yorum

  1. Ferhat dedi ki:

    Bu kanun kötü niyetli kadına fırsat tanıyan bı kanun ,derhal duzeltilmeli
    Ben sabah işten geldim , babamda İzmir’den Iğdır’a annemle beraber bizi ziyarete gelmişti bahçede salça yapmaya niyetlendik nasıl yapicaz diye babamla konuşurken eşim içeri girdi ve yüksek sesle ve ters bir tavırla kapatın artık şu konuyu dedi ,bende yaptığının ayıp olduğunu söyledim ,devamında tartışma uzadı , kahvaltı yapıp yatıcam ,hanım sus uzatma çeneni kapat ,yorgunum sus artık deneme rağmen beni iyice delirtti ,bende film kopunca bende hakaret küfür etmeden , tahmini 15 ,20 dakka yüksek sesle söylendim ,eşim polise gitmiş benden şikayetçi değilim ama sen salaksın seni kimse çekmez dedi demiş ,öğün ben kendisine sen salaksın demedim ,fakat beni hiç dinlemeden bana 15 gün uzaklastırma verdiler ,,günlerden cuma 5 ten sonra bana tebliğ edildiğinden ancak pazartesi itiraz edebilirmisim ,izine Eylül’de çıkacakken , Ağustos sıcağında çıkmakerken çıkmak zorunda kaldım , anamı babamı alıp Ağustos sıcağında çıkmak zorunda kaldım ,evden çıkarken benden eşim para istedi bende şikayet ederken dusunseydin dedim ,parası olduğunu biliyorum ,biraz alışveriş yapsın ,faturaları ödesin aklı başına gelsin istedim ,ama daha yoldayken neyse dedim bileziğini bozdurmak zorunda kalmasın deyip , arkadaşım vasıtasıyla para gönderdim ,daha sonra niye iftira attın dediğimde sen hakketmiştin,önceki söylediklerine say dedi ,kendiside bana defalarca hakaret ve küfür etti ,ama ben hep düzelmesi yönünde uyarılarda bulundum ,iki çocuğumuz var , düzelmesi için sabrettim ,amacım geçinmek ,karı koca araisnda tartışma olabilir ,hemen polisemi gitmek lazım ,kendisine bir daha beni bu şekilde evden uzaklaştırırsa kendisini boşayacağımı söyledim ama keçi gibi aksi ,halen en ufak bi tartışmada polise ararım şeklinde tehditleri var ama iki çocuğun hatırına , dişimi sıkıp sabrediyorum ,evin her ihtiyacını fazlasıyla karşılarım , hanfendi sabahları kalkıp kahvaltı hatırlamaz ,kendisi ev hanımı , kesinlikle pazar , market alışverişi yapmaz , erkeğin görevi olduğunu söyler , sabah 9:30 dan önce kalkmaz ,çocuklar yataktan kalktımı evde aç aç gezinirler sağdan soldan bı bisküvi bulup onu yerken bulurum çocuğumu ,biri 3 diğeri 5 yaşında ,ben çocuklara ve kendime kahvaltı hazırlarım ,6 senelik evliyiz belki ayda bı sefer keyfi yeterse kahvaltı hazırlar ,milet elektrik faturası fazla gelmesin diye termosifon kullanmaz, karısına kışın buz gibi suyla bulaşık yikattırır ,bizim evde 7/24 termosifon çalışır ,380 TL fatura öderim ,beni şikayet ettikden sonra ,memlekete gitcem dedi kırmadım ucakla İzmir’e gönderdim ,uzun lafın kısası ben kahvaltı hazırlamadigını ,alışveriş yapmadığını mesele yapmıyorum sadece saygılı olsun yeter diyorum ama durum bu ,şimdi bu yasanın neresi aileyi koruyor söylermisiniz ,haa ben boşanırsam dünyanın sonu değil yaşım 43 , gelirim ev geçindirmek için yeterli ,istersem yine evlenirim ama o dakikadan sonra kesinlikle nikah kıymam , hem bana karılık yapmiycaksin hem sana nafaka vericem ,bu yasa insanları nikahsız yaşamaya zorlamaktan ,yuvayı yıkmaktan , toplumu çökertmekten başka bişeye yaramaz , boşanmanın en büyük zararıda çocuklara

  2. Kadir çelik dedi ki:

    Selam arkadaşlar, hanımıma küfür ettim diye bana altı ay evden uzaklaştırma verildi, silahıma el konuldu, bir küfüre altı ay uzaklaştırma nasıl verilir bir türlü anlam veremedim. şahsi elbiselerim bile verilmeden sokağa atıldım, bir kaç gün otelde kaldım para bitti, bir arkadaşla aynı evde kalmaya başladım arkadaşımın kız arkadaşının bir kız arkadaşı vardı boşluktan dolayı onla tanıştık ve aynı evde hep beraber kaldık evli gibi olduk, 6 ay sonra tetbir davam kalktı şimdi iki hanımım oldu herşeyde bir hayır vardır

    • Meryem dedi ki:

      Kadir Bey
      Ne olursa olsun eşinize küfretmek insanca bir davranış değil . Ayrıca zina etmenin Hayri nasıl olur onu çözemedim .

    • Kübra Velioğlu dedi ki:

      Okurken sinirlendim. Ne kadar rahat bir uslup bu. Rahat rahat da anlatmış.
      Eşiniz o küfürü hakedecek ne yaptı çok merak ettim. Bir kadına,bir hanımefendiye nasıl küfür edilebiliyor. Küfüre 6 ay uzaklaştırma nasıl oluyormuş anlamamış. Boşanmadığınıza şükredin.
      Ondan sonra da zina yapmış, iki hanımım var diye şükrediyor. Diğer kadının aklına ne deyim ben. Sen nasıl bir kadınsın ki karısına küfür ettiği için uzaklaştırma alan bir adamla beraber oluyorsun.
      Büyük ihtimalle de eşiniz olan hanımında ya gidecek yeri maddi durumu yok, böyle bir duruma boyun eğmek zorunda kalıyor.
      Allah ıslah etsin sizi ne deyim.

    • ... dedi ki:

      Hz. Ömer’in kader anlayışı ile ilgili çok güzel bir hadisesi vardır. Allah’ın kaderinden yine Allah’ın kaderine kaçıyorum hikmeti.Zina da bir seçimdir evlilikte bir seçimdir bu seçimleri yaparken kader hayır şer kavramları nasıl ele alınmalıdır?

      Her hayırda bir şer her şerde bir hayır vardır hakikatinden anlayabildiğiniz küfür ederek uzaklaştırma almak üzerine daha fazla yanlış içinde olup ikinci bir yanlışı yapmak bunların sonucuna günah,hata kul hakkı tövbe zaviyesinden değil paradoks bir hal ile hayır zaviyesinden mi bakmaktır?

      En azından bu tür hataları günahları bu tür ortamlarda yazarak ifşa ederek başka insanlarıda hakkınızda şahit zan durumunda bırakmayın.

    • aşk mı yalan dedi ki:

      insan başına gelmeyince bilmezmiş.uzaklaştırma yedim uzlamaşadım daha da soğudu aramız iki oğlum babasız iki boşanmış kişi ekledi türkiye.adı aileyi koruma kanunu değil yıkma kanunu ha bu arada merak edenler için söyleyeyeyim trafikte sadece birileriyle tartışmış eve geldiğimizde eşim benden korkmuş.155 i aradı sonrası facia erkek denen bir olgu kalmadı eşiyle tartışmaya korkar hale gelen bir varlık.Bende artık imama gerek yok nikahını kendin kıy gidene elveda durana baş tacı.ortak yaşam.dinden bahseden zina diyen kadınlar dinde aile hayatında nasıl davranılması gerektiği anlatılırken böyle bir şey olamaz deyin sonra eyvah yuvam yıkıdı demeyin demeyeceksiniz çünkü haklı bir gerekçeniz her zaman vardır.vesselam

      • Aadem dedi ki:

        Kardeşim bak bakalım arka planda ne vardır senin bilemedigin, ama hissettigin. 6284 te arka plan çok farklı çünkü.ve 6284 bilerek, isteyerek çıkarılmıştır, amacı bellidir ve çok büyük bir hızla istenen ve açıklanmayan gizli amaç hızla gerçekleşiyor. ve asla 6284 kaldirilmayacaktir. Algı yönetimi çok iyi yapılarak operasyonlar gerçekleştiriliyor.Erkekçe , mertçe davranilmiyor.Operasyan için ilk önce algı yönetimi yapılıyor, altyapi hazırlanıyor adeta insanlar narkoz yemişçesine uyuşturuluyor ve son vuruş yapılıyor.ve sonrası için kurtuluş yok.

  3. Yahya dedi ki:

    Olay özetlenmiş:

    “Kadına Şiddet İnsanlığa İhanet”

    söz bitmiş…

    • Abdullah Bir dedi ki:

      Sayın YAHYA

      Haklısınız…

      Bu kanunlar görünürde ve kısa vadede erkeğe, gerçekte ve uzun vade de ise evlenecek erkek bulamayacak ve “bekar ölmeye mahkum kadına” şiddet uyguluyor.

      Eeee, ne demişler hırsızın hiç mi susçu yok arkadaş…

      Olmaz mı? Elbette ki var. Atalarımız bu gibi durumlar içinde güzel bir söz söylemiş…

      KENDİ DÜŞEN AĞLAMAZ….

  4. .:. dedi ki:

    Şiddet in tanımını yapmıştınız yıllar önce. Bu günleri ve sonralarını gördüğünüz için.

    Cinsel Şiddet
    http://www.cocukaile.net/cinsel-siddet/

    Kadına Şiddete Ceza arttıtımı ilkel çözüm (etraflıca bahsetmiştiniz. Bütün içerisinde)
    http://www.cocukaile.net/kadina-siddete-ceza-artirimi-ilkel-cozum/

    Bugün yazdıklarınız da aslında bu günlerin geleceğini haber veriyordu.

    Erkek düşmanlığı nereye kadar.
    http://www.cocukaile.net/erkek-dusmanligi-nereye-kadar/#comment-35322

    Bu kanun ilk çıkacağı zamanlardaki yanlışlara olan çözüm önerileri, hiç kaile alınmadı ki. O zamanki aynı yanlışlara, bu yanlışları yapanlar tarafından çözüm bulunmaya çalışılıyor sayın Cumhurbaşkanı tarafında. Değişen birşey yok ki, o zmandaki aynı kişiler zaten bu yalnışları yapmışlardı. O zamanda hatalıydılar. Yine çözümü dışarıda arayacaklar. Sistemin içinde erkek yok erkek, sistemin içinde damdan düşen baba yok ki. Uydurma araştırma kanunları ile sözde çözüm ürettiler ama hepsi gerçek dışı ve hayali idi. Bu ülkede olmayan gerçeklerdi. Sizi bizi ve sağduyulu vatandaşları hiç dinlemediler. Aynı durum tamamı ile şimdi var.
    http://www.cocukaile.net/bu-kanuna-hep-birlikte-hayir-diyelim/

    Sayın Cumhurbaşkanımız bu yazılar bütününü kaile almalı. Ekip kurmalı ama tek taraflı değil. O zamanlarda da dile getirdiğiniz konular dikkat edilirse ne kadar gerçekçi ve gerçekleşme durumu ne kadar yüksek. O zaman da açıkça mektup yazmıştınız. Ama aile bakanlığı bu ülkenin bakanlığı değil gibi davranmıştı. Sağır ve tek taraflıu yanlı sistemin ürünü. Babasız yaşama doğru. Yorumcuların yorumlarıda bunu görüyordu.
    http://www.cocukaile.net/peki-erkeklerin-haklari-ne-olacak/

    Zamanında yapılmış olan gerçekçi ve yaşanmış tespitler vardı ve bir çok okur deneyimlerini de bahsetmişdi, Ancak o zamanın idarecileri bunların hiç birisini dikkate almamıştı. Gerçek rakamlar ve somut yaşanmışlar yerine. Hayali uydurmaca sözde araştırma dedikleri tek taraflı masa başında ve bir kesimle yapılmış rakamları tespit diye ele aldılar. Oysa hepsi gerçek dışı ve aldatmaca idi. Bu gün gelinen nokta bunu göstermiştir. Siz ve sizin gibi halkın içinden gelen tespitleri göstermek istediğinizde bunları yok saydılar. Oysa hata yapmışlardı.

    Kocaları avutmak kolay olacak mi?
    http://www.cocukaile.net/kocalari-avutmak-kolay-olacak-mi/#comment-46399

    Kadın dernekleri ne istiyor diye bir başlığınız vardı. Yerinde olan tespitler. Şimdi bu derneklerin Aile bakanlığı içerisindeki konumlarına bakınız. Aile adına yapıldığını söylenen çalışmalara. Bu listelerdeki dadın derneklerine, Aile bakanlığından aldıkları desteklere. Sözde buldukları çözümlere ve geçen haftaki sayın Cumhurbaşkanımızla yapılan toplantıdakilere bakınız ve aile bakanlığı içindeki bu listelerle karşılaştırırsanız hep aynı gurupları göreceksiniz. Ne kadar ilginç değilmi yıllar önce bu durumu tespit etmek hiç de zor değil. Çünki bunlar Batı da yaşanmışlardir. Bunlar sadece oralardan alınan kopyalardı.

    http://www.cocukaile.net/kadin-dernekleri-aslinda-ne-istiyor/#comment-3739

    Bir çok birşeştirici cözüm üreten yazılarınız vardı. Çözümün tek taraflı ve kadın penceresinden bakılarak değil veya sadece erkek penceresinden. Kadın-erkek fıtratları geregi yapması gerekenleri bilmeleri kafi idi aslında.

    http://www.cocukaile.net/kadinlar-ve-erkekler-birbirlerinin-dostlardir/

    Oldukça fazla tespitli yazılarınız vardı. Her biri birbirini tamamlayan, Elinizden gelen gayretleri göztermiştiniz.

    Mecburiyetten.
    http://www.cocukaile.net/mecburiyetten/

    Boşanmış babalar bildirisi.
    http://www.cocukaile.net/bosanmis-babalar-bildirisi/#comment-15327

    Babasız Türkiye ye doğru
    http://www.cocukaile.net/babasiz-turkiyeye-dogru/#comment-19980

    Yukarıda belirtilen tespitler gibi daha nice onlarca başlıklar vardı. Çok geniş persfektiflerden ele alınan konular. Sizler gibi farklı bakış açılarına sahip olan kişileri dinlemeleri fikirlerine önem vermeleri gerekiyordu. Toplumun birçok kesiminden size gelen bilgiler aslında bir şekilde araştırma sonuçları gibidir. Bunlar çözümlere zenginlik katıyor. Yetkililerin bu konuları daha geniş ve detaylı olarak ele almaları gerekiyor.

    Allah yardımcınız olsun. Allah Razı olsun. Bu yazıları okuyanlar tespitlerinize geçmişte olan diğer yazı başlıkları ile bakarlarsa daha net resmin bütününü görürler.

    Şiddet Kavramını Tek yanlı ve içerisine ne isterse doldurulacak kavram ve kişilere özgü olarak ele almamak lazım.

    Umarım yetkililer biraz olsun bu çözüm önerilerinizi ve tespitlerinizi , gayretlerinizi dikkate alırlar. Çatışma değil birleştirici çözümler bulurlar. BATI da uygulanan herşey doğru değildir. Doğru olan herşey tek başına birşey ifade etmez. Kendi sistemlerinde bile bunu çözemediler.

    • hakan dedi ki:

      Sayın .:. Bey,
      yazdığınız akademik bir çalışma olmuş. çok emek vermişsiniz, meseleyi dediğiniz gibi tamemen anlamak üzere, kattiginiz yorumlarla bereber okumak elzem. Sizin bu yazınızı kaydettim, başkalarına da okutmak için, teşekkürler.

  5. dursun dedi ki:

    ALLAH razı olsun.kızım yaşlarında var yok, ama islami duyarlılığı sebebiyle elleri öpülecek tarzda yazılarını zevkle okuyup paylaşıyorum.bizde kanun kanun çıkarmak mecliste şunu yaptık bunu yaptık havası atmak için çıkıyor ve çoğu bir işe yaramadan arşivde yerini alıyor .batı dünyası müslüman aileyi yıkmak için çook uğraştı ama baltanın sapı misali içimizden bizden dediklerimiz bunu başardı.erkek o hale geldiki evlenip başımı belaya sokacağıma günübirlik yaşar arı gibi dolaşırım demeye başladı BİRDE ALLAH korkusu yoksa onu ne engelleyebilir.daha ucuza gelmezmi ona.yuva yükü yok ev derdi evde nafaka işgüç geçim derdi hop kalktı. geriye zevk ve cehennemi hayat kaldı.aile yok çoluk çocuk yüküde olmayacak devlet kendi ayağına kurşun sıktı haberi yok. kim bu saydığınız ve doğru saydığınız şiddete gönüllü olsun. affedersiniz hayvan gibi alacası dışında değilki, insanın içinde. canım cicim sonra felaket .niye kadın cinayetleri arttı diyorlar bende niye artmasın az bile diyorum.bu sayı katlanarak artacak hele yeni yetişen nesil hepten zokayı yuttuki bu gidişle çocuklar piç analar yosma babalar deyyus olursa şaşmayın devletde bu yüzyılı tamamlarmı bilmem ama sanmıyorum ben merkezli egoların tavan yaptığı yeni nesil uyuşturucu ve cinayetlerin kurbanı olmaktan kurtulamaz aile terbiyesi yok okulda yok askerde yok yok oğlu yok sonuç kocaman bir hiçe dönecektir vesselam selam ve dualarımla ALLAH’a emanet olasın kızım.

    • Sekku dedi ki:

      Doğru ve çok yerinde açıklamalar olmuş.Nerden mi biliyorum.Bekar bir erkeğim,Namaz kılan,tesettürlü,yumuşak huylu birini arıyorum.Numune misali karşılaştığım 2 kişi ile farklı sebeplerden devam edemedik(evlenme aşamasına gelemedik).
      Tam da bahsettiğiniz gibi,bu kanunlar yürürlükteyken evlenmemek erkek açısından daha akıllıca gözüküyor.Bu kanunları çıkarıp fitneye sebep olanlara da hergün buğz ediyorum.Allah korkusu kolay kazanılan birşey değil ama çok çabuk eksiltilebilir.Korkarım ki birgün gözüm dönecek,hem dünyamı hem ahiretimi kendime zehir edeceğim.

      • hakan dedi ki:

        bizi her ne günaha davet ederse ondan kaçıp, helalleri tercih etmemiz şiarımızdır. biz nikahı “Allah’ın emri ” diye isteriz. Öyleyse O’ nun razı olduğu şekilde nikahlaniriz. Bu kanunlardan zarar görüyorsak alternatif yollar buluruz. Fakat Allah’ın emrini aynen yaparız. İnşallah demek istediğim anlaşılır.

  6. mete dedi ki:

    Sema Hanım her zamanki gibi -tabiri caiz ise- damardan yazıyor; elleri dert görmesin.

    Mevzu bahis olan evden uzaklaştırma olayını bendeniz de eski evliliğimde bizzat yaşamış biriyim. Bu olayın bir erkek ve daha da önemlisi bir baba için ne anlama geldiğini iyi bilirim. Yaşanmadan tam olarak anlaşılamayacak bir konu bu bence. Bir erkeğin kendi evine girememesi, çocuklarının başını okşayamaması, onların sesini sadece telefondan duyabilmesi, çevre baskısı gibi bir sürü çapraşık duygu yumağı içinde kalması çok vahimdir. Bir aylık uzaklaştırma yetmiyormuş gibi süre bitiminde bir ay ek uzatma daha aldırıldı; sebep ise güya telefonla arayıp tehdit ediyormuşum. Ama sonra gördüm ki amaç evi taşımak için zaman kazanmakmış…

    Uzaklaştırma kararı benim kesin olarak o eve bir daha dönmeme kararı alamama vesile olmuş ve sonrasında yaşadığım uzun ve sancılı bir boşanma sürecinden sonra, elhamdülillah, beraatimi almak nasip olmuştur. Sonrasında eski eşim çok pişman olmuş, gelmiş ayaklarıma kapanmış ancak son pişmanlığın ne ona ne de geride kalan çocuklarıma hiçbir faydası olmamıştır.

    Efendim, bir kadın eğer cibilliyet sahibi ise kanunlar kendisine ne kadar gayri meşru yetkiler verirse versin tenezzül etmez; etmemelidir! Farz-ı muhal, kanunlarımız bize “her evde günde en az bir kere domuz eti yenilecek ve şarap içilecektir” veya “zina etmek kadın erkek herkese serbesttir” diye emretse biz müslüman olarak buna uyacak mıyız? “Kanun böyle diyor ne yapayım?” diyen bir “müslüman” hakkında ne düşünürüz?

    Bendeniz bir mazlum müslüman olarak, her zamanki gibi, bu “Fatma Şahin Kanunları” ‘nı yapanlara, aracı olanlara, onlara alkış tutanlara hakkımı “essebbü kel fail” sırrınca kesinlikle helal etmiyorum. Ahirette hepsinden hesap soracağım biiznillah! Burada kaçabilirler ama orada kaçacak delik bulamayacaklar.

  7. MÜEZZİN dedi ki:

    s.a.ey müslümanlar hanginizin çocuğun elinden çukulatasını elinden alabilirmisiniz ağlar deilmi anneside babasıda olsa nasıl reflex gösteririr.işte kardeşlerim yorgun argın sabah git akşam eve girememek kapıdan kovulmak polisin eşliğinde eşyalarını almak kendi evinden melun melun bakarak yıkılan gururun kırılan kalbin sizde sevgimi doğar, nefret,kinmi,isyan insanı nere götürür.En büyük DOST RABBİM BİR BÜYÜĞÜME DANIŞTIM YAPACAKLARIMI SIRALARKEN CAMİYE SIĞINDIM DEDİKİ RABBİMLE BULUŞ AYETİ HATIRLA SABIR VE NAMAZLA YARDIM İSTE O ZAMAN ALLAH cc SENİNLE BERABER OLUR BAKARA 154 ,HASBÜNALLAHÜ VENİAMEL VEKİL TAMAMEN AİLELERİ YIKMAK İÇİN KOYDURULAN FEMİSTLERİN BİZZAT BAKAN FATMA HANIM MARDİNDEYKEN BU YASA ÇIKTI SEMAHANIM AKİT GAZTESİ GİBİ MAĞDUR ERKEKLERİN SESİ OLUYOR RABBİM MUAFFAK ETSİN MÜTTAGİLERDEN EYLESİN.

  8. .:. dedi ki:

    “Aile İçi Fitne Çıkarma Kanunu”

    Bence, Devletin birliği ve ülke bütünlüğünü bozmak ile eş anlamlı ve kesinlikle önceden öngörülemeyen Bir yapılanmadır.

    Fatma Şahin ve o zamanlar bu yasaları benimseyip kabul ettirenler bunları öngörememişler. Gerekli araştırmaları ve incelemeleri ülkemizin faydasına olabilecek yanlarını yeterli araştırmadan, sadece AB fonlarını almak adına yapmış oldukları açık. Bu zaten yem idi. Türkiyenin AB sürecindeki fasıllarda da bu şekildedir.

    Fon yardımı veya para yardımı yapılınca bizimkiler zannediyor ki, tamamı ile bizim faydamıza hibe edilmiş tutardır. Çok büyük yanılgı içerisindeler.

    Tamamı ile dışı seni yakar, içi beni yakar durumudur. Daha önce benzer konularda izah etmeye çalıştım. Resmin bütününe sahip olmayan kesinlikle bunu göremez. Büyük tuzaktır. Lokal bakınca sanki fayda gibi görülür. Arada çok ince hassas bir durum var.

    Örneğin yakın zamanda olan bir çalışmayı bahsedersek. AB diyor ki ben senin ülkene sadece Annelere destek için 38 milyon euro vericem .

    Fakat birçok şartları var. Tamamına bakınca kimlere nasıl ve ne süre ile yapıldığı hemen anlaşılıyor. Bitince büyük ihtimal devlet de elini çekiyor. çünki 80 milyonluk ülkede bu işlem lokal ve etkisiz kalıyor. Geneli ile projenin sürdürülmesi imkansız . Amaç başka aslında Bu tür parça başı birçok yıkıcı proje var ve bunların sürekliliği yok. Diğer yeni AB ülkelerinde de böyle yaptılar. Sonuç hüsran.

    Son günlerdeki yazılarınız aslında Özellikle devletimiz açısından ve ilgililer açısından ders niteliğinde. Yakın zamanda Cumhurbaşkanımızın önderliğinde yapılan toplantılarda bu şekildeki fikirlerin ön planda tutularak değerlendirmeye katılması yerinde olurdu. Ancak haber kaynaklarından öğrendiğimiz kadarı ile 19 farklı alandan katılan kadınlardan oluşan guruplar içinde sadece bir erkek varmış ve neyi nasıl temsil ettiği de pek bilinmiyor.

    Buradan çıkacak kararların sonucunu az çok tahmin edebiliriz. Bence yine hüsran. Daha fazla yaptırım, daha fazla ceza erkek için. Bu kararları alanlar ise yine aynı kesimler.

    Yukarıdaki makalenizde aslında bir çok açıdan değerlendirme yapmışsınız. Sizi tebrik ederim. Bizim ülkemizde bu yazdıklarınızı açık yüreklikle ortaya koyacak kişi sayısı çok azdır. Hemcinsleriniz arasında bu bakış açısına sahip olacak birini henüz göremedik.

    Siyasetciler içinde ise henüz böyle bir Don Quishot çıkmadı. Benzer konudaki cesareti olan siyasetci birisini ben bir AB ülkesinde gördüm. “Toni Canto” youtube de bu konularda gerçekçi birçok açıklamaları var. Mücadelesi var. Ancak Türkiye yi kıyaslama yaptığım zaman şunu görüyorum. Düzeltilmesi için yapılacak cabalar çok geride kalacaktır.

    Kavgası ave mücadelesi, slında eşitlik istediğini söyleyen kadınların eşitlik adı altında aldıkları pozitif ayrımcılıkların eşitliği bozduğu üzerine. Tespitleri ve savundıkları gerçekçi olsa da o da yanlız.

    Yukarıdaki makalenizdeki bir konuya ülkemiz haricinde örnek vererek değinmek istiyorum.

    Evden uzaklaştırma sonrası geri dönme, süre bitmesi sonrası geri dönme, şikayet edenin affetmesi veya affedecek duruma gelip geri dönme gibi durumlarda bazı AB ülkelerinde bu yasaların ilk çıktığı yıllarda % 60 dan fazlası geri dönmemiştir. Dönenlerin ağırlıklı çoğunluğu daha fazla yaptırımlara maruz kalmıştır. Sistem bir önceki şikayeti silmiyor. Bu erkek üzerinde sizin yukarıda izah ettiğinizden fazla bir korku bırakıyor. Evdeki diğer aile fertleri ve çevredeki bıraktığı etki cabası.

    Bütün bunlar var olan gerçekler olduğu için, Sistem daha en başında evliliği cazip olmaktan çıkarıyor. Bir çok İnsan evli olmadan yaşıyorlar. Hatta çocuk yapıyorlar. Ancak yasalar evli olmayanlar ve sevgililer için de geçerli. Nafaka konularında kurtarıyorlar mal paylaşımlarından kurtarıyorlar. Çoğu bu şekilde çocuk yapmıyor zaten.

    Bu yasa toplumumuzda geniş çercevede ele alınmadı zaten erkek en başından beri yok sayıldı. Yasanın ülkemizde kabul edilmesi sürecini biliyoruz. Aile bakanlığı içinde Erkek statüsü başkanlığı yok. Alınan kararlar en başından beri tek taraflı olmuştur.

  9. yunus dedi ki:

    Bu kanunları başına gelmeyen bilemez, hikayedeki babaya çok üzüldüm böyle eş… ALLAH babaya ve çocuklara sabırlar versin devletimiz neden islami olarka yaklaşmıyor kanun çıkarırken dinimiz ne demiş nasıl yapalım gibisinden, boşama hakkı dinimizde neden erkeğe verilmiş düşünen varmı kadının duygusal olduğu bir anlık sinirle neler yapabileceği belli demekki, boşanmak için evlelen yoktur herhalde.BU KANUNLAR DEVAM ETTİKÇE NE BOŞANMALAR AZALIR NEDE KADIN CİNAYETLERİ.

Dünden Bugüne

Hadis-i Şerif Düşmanlığı

Bizim halkımız Kur’an-ı Kerimi pek bilmez. Bu elbette büyük bir eksikliktir fakat yine de dinimizi Peygamber Efendimizin hayatı ile öğrendiğimiz için halkın inancı sağlamdır. Batılılar yüzyıllar boyunca İslam ülkelerine hoca kılığında ...
Devamını Oku

Güzel Söz

" Allah erkeğin eşi ile muhabbet etmesinden memnun olur, bundan dolayı ikisine de sevap yazar.Ve rızıklarını arttırır. (Hadis-i Şerif) "

Kitap

Yuvamızda Huzur Bulalım Diye

Huzur, modern dünyada, moda dışı bir kelime gibi duruyor artık. Oysa, Huzur; ne tatlı bir kelimedir. Huzur; ruhun, zihnin ve bedenin sükûnet bulma hâlidir. Huzur; gönlün yatışması, nefsin tatmin olmasıdır. Huzur; baş dinçliği, gönül ...
Devamını Oku