Evliliği Aile İstemediğinde…

23 Eylül 2014Sema Maraşlı194 Yorum »

430566_308685999187023_1816551280_n3-150x1501Aileler olarak hepimizin hayalleri var: Çocuklarımızı istediğimiz gibi yetiştirelim; bizimle aynı fikirleri paylaşsınlar, bizim istediğimiz meslekleri seçsinler, bizim beğendiğimiz kişilerle evlensinler, bizim istediğimiz gibi yaşasınlar.Yok böyle bir şey. Acilen bu hayalden kurtulmamız lazım.

Üniversiteler açıldı, bu yıl binlerce genç yeni bir şehre, yeni bir okula ve yeni bir hayata başladı. Önceki yıllarda kazananları da katarsak on binlerce genç yuvadan uçtu. Aileler yürekleri pır pır ederek gönderdiler evlatlarını. En büyük korkuları da onlara göre gereksiz birini karşılarına gelin ya da damat olarak getirmeleri.

Pek çok anne-baba çocuğuna “Aman evladım dersine çalış, sınıfını geçmeye bak. Okulun bitsin, mesleğini eline al, evlendiririz biz seni. Birine takılıp kafanı dağıtma. Başına bela alma, hele ailemize uymayan kimseyi karşımıza çıkarma, gönlünü kimseye kaptırma…” demiştir.

Gençler de  genellikle “Tamam merak etmeyin. Okumaya gidiyorum evlenmeye değil.” derler. Fakat sanki bunu diyen gençler onlar değilmiş gibi; sanki anne-babaları “Aman evladım, gözünü dört aç, beğendiğin, kendine uygun gördüğün birini bulursan ilk yıldan sakın kaçırma.” demişler gibi kısa zamanda pek çoğu kendine birini buluverir.

Dindar aileler, biraz daha emindir, çocuğunun kimseyi bulmayacağından. Onlar genellikle “Benim çocuğum asla yapmaz” modundadırlar. Onlar “harama bakma” der gönderirler.

Bunlar dindar gençler; gözlerine gönüllerine sahip çıksın, demek kolaycılıktan ve gerçekleri görmemekten başka bir şey değil. Allah (c.c) “Zinaya yaklaşmayın” buyuruyor. Kadın-erkek karışık ortamlar zinaya en yakın ortamlardır. Eğer bu gençler zinaya düşmeden, kendilerini korumuşlarsa, evlenmek için ailelerin karşısına gelmişlerse, şükredip evlendirmek gerek. Fakat maalesef durum böyle olmuyor genellikle.

Geçen kış, gençlerden bu konu hakkında çok fazla mesaj geldi. Genelde şu minval üzereydi. “Üniversitede tanıştık, şunca yıldır birbirimizi seviyoruz, konuşuyoruz, harama helale de dikkat etmeye çalıştık, şimdi evlenmek istiyoruz fakat ailelerimiz kabul etmiyor, onları nasıl ikna edebiliriz?”

Öncelikle ailelerinizi nasıl ikna edeceğinizi bilmiyorum. Çünkü bunun belli bir metodu yok. İşiniz çok zor. Zaten ikna olacak bir yapıda olsalardı, bu soruyu bana sorma safhasına gelmeden işiniz hallolurdu.

Pek çok mesajda anne- babalarından duydukları şantaj cümleleri de vardı “Onunla evlenirsen hakkım haram olsun.” çoğunlukta “Bizi çiğnersen bizi unut.” diyenler ve “senin yüzünden depresyona girdim.” deyip gerçekten hasta olup tedavi olanlar…

Babalar daha kolay ikna olurken gençler, anneleri ikna edemiyorlar.

Bu kadar katı tutumlu insanlar (hele de kadınsa) nasıl ikna olur, ben gerçekten bilmiyorum. Zaten normalde anne-babaların şöyle düşünmesi lazım. “Evladımız kaç yıl onunla görüşmüş, gönülleri kaymış. Birbirlerine bağlanmışlar, bize artık nikahla onları günahtan kurtarmak düşer.”

Fakat damat ya da gelin adayı istedikleri ya da hayal ettikleri gibi olmuyor çoğunlukta. Bu hayal kırıklığının bütün suçunu evlatlarına yüklüyorlar. Oysa bu durumda önce kendi hatalarını da görmeleri lazım. (Söylediklerim aynı zamanda kendime. Benim çocuklarım da okuyorlar.) Tam evlilik çağında, tam kanların deli attığı zamanda, sen evladını karma bir okula göndermişsin; kızlar, erkekler sabahtan akşama sınıfta, kantinde, bahçede birbirlerini görüyorlar ve muhatap olma durumunda kalıyorsa, evladının birine tutulma ihtimali de çok yüksektir. Anne-baba üniversiteye göndererek dolaylı yoldan baştan bunu kabul etmiş oluyor.

Sonuçta üniversiteye odun göndermiyorsun. (Çok nadir genç, kendini koruyabiliyor o ortamlarda. Onlar da çok büyük mücadelelerle, nefis terbiyesi ile uğraşarak.) Kadın-erkek birbirini her zaman çeker. Bu yüzden anne baba önce kendi hatasını görmeli. “Ne yapayım okul sistemi böyle.” diyorsan sistemin hatasını da gör. “O benim evladımı tavlamış.” diye karış tarafı suçluyorsan, evladının hatasını da gör. “Evladım bana bunu nasıl yapar.” diyorsan kendine tekrar bak, kendi hatanı da gör. Ayrıca evlilik niyeti ile karşına gelmişlerse, gizli kapaklı bir şeyler yapmamışlarsa, yine iyi. Evlendir, kavuştur.

Gerçi konu sadece üniversite ile alakalı değil. İş yeri de olabilir başka bir yer de. Anne babanın onaylamak istemediği her evlilik durumu için geçerli.

Gençler, ailelerinin itirazlarını da yazmışlar. Kabul etmemek için pek haklı bir sebepleri de görünmüyor.

“Dindar bir genç. Ailesi bize çok uygun. Babam kabul etti fakat annem aynı boydayız, diye kabul etmiyor.” demiş genç bir kız.  (Bahane. Annenin damatta aradığı şartlar olsaydı boyunu gözü görmezdi. Büyük ihtimal maddi durumunu beğenmemiştir, ya da işini. Kızıyla aynı okulda okumuş olsa bile. Çünkü kadınlar genellikle kendileri ile aynı seviyede olanı değil, daha üst seviyede olanı ister.)

“Evlenince onun memleketinde oturacağız, diye annem kabul etmiyor.” demiş bir başkası  (E tabi seni düşman tarafına göndermek istemiyorlar. Evladı bekar olarak gitsin otuz sene gurbette çalışsın, itiraz etmezler fakat evlenip üç sene karısının ya da kocasının memleketinde otursun büyük problemdir bu bizim toplumda genellikle. E ne de olsa dünür, düşman olarak görünür çoğunlukta)

“Annem onun ailesi köylü diye kabul etmiyor. ‘Ben nişanda düğünde onları dünürüm diye nasıl insanların karşısına çıkaracağım.’ diye itiraz ediyor.” diye özetlemiş başka biri de. (İnsanlar arasında köylü şehirli ayırımı yapan insanlara çok kızdığım için bu konuda hiç bir şey söylemeyim. Ağır kaçabilir. Şehirde doğup büyüdüğü için kendini üstün görmek de ne büyük bir kibir. Hele el gün lafı da ayrı bir cehalet örneği. Sen evladının mutluluğuna bak.)

Yalnız çok ilginç. Bütün mesajlarda “babam ikna oldu annem kabul etmiyor” sözünün bulunması, erkeklerin evde hanımları tarafından ne kadar adam yerine konduğunu da açıkça gösteriyor. Adamların evladının üzerinde söz hakkı bile yok. Kız istemeye gidince babasından değil, annesinden istemek lazım demek ki. Anneler gitsinler birbirlerinden istesinler. Adamları süs olarak götürüp yormaya gerek yok. Nasıl olsa “hanım bilir” diyecekler.

Neyse konuya dönersek,  aileler gençleri kavuşturmak yerine ayırmaya çalışıyorlar. Dindar aileler anne-baba hakkını sonuna kadar kullanıyorlar. “Hakkımı haram ederim. Beni incitirsen ömür boyu yüzün gülmez. Seni hiç affetmem…”

Bazı gençler baskıya fazla dayanamayıp ayrılıyorlar, birbirlerine verdikleri bütün sözleri silip, karşı tarafın âhını alarak.

Bazıları zorla ikna ediyor, anneyi fakat anne nişanı, düğünü burunlarından getiriyor. Sonrasında da problem çıkarmaya devam edebiliyor.

Bazıları dinlemeyip kendi başlarına evleniyorlar. Karı-koca aralarında en ufak bir tatsızlık olsa anne-babamızı dinlemedik iflah olmayız ruh hali içinde oluyorlar.

Bir de sevdiği ve ailesi arasında kalıp, iki taraftan da vazgeçmek istemeyip, çaresizlik içinde kalıp üzüntüden depresyona giren, hatta aklını kaybedenler  de var.

El insaf anne-babalar! Evlatlarınıza bu kötülüğü niye yapıyorsunuz? Hem kendi sinirlerinizi hem onların sinirlerini yıpratıyorsunuz. Kısmet deyin, evlendirin. Evlenmelerine engel olsanız, ayırsanız daha iyi olacaklarının hiç bir garantisi yok. Ayrıca size vebali de olur.   Çocuklarınızın eş adayı aranan bir sabıkalı değilse, cidden çok haklı sebepleriniz yoksa bırakın sevdiği ile evlensin ve eğer hataysa seçiminin sonucuna kendi katlansın.

Aile baskısı ile sevdiğinden ayrılanlar genellikle evliliklerinde mutlu olamıyorlar. Çünkü ayrıldığı gözünde kalıyor. Birbirleri ile çok mutlu olacağı hayallerini kurmuşlar yıllarca, onu yıkamıyorlar. Belki onunla evlense hiç mutlu olamayacak fakat evlenmediği için gözünde büyüyor ve evlilik yaptığında evinde pırlanta gibi eşini gözü görmüyor. Aklı kavuşamadığında kalıyor. Böylece aileler hem evladına hem onun sevdiğine hem de evladının yeni eşine oğluna ya da gelinine (bu işte hiç suçu olmayana) yazık ediyor. Bu da büyük bir vebal.

www.cocukaile.net

 

 

Okunma Sayısı : 54.495

Yorum yapın

“Evliliği Aile İstemediğinde…” için 194 Yorum

  1. kevser diyor ki:

    Ramazan ayında istanbulun carsaflilarla ünlü semtinin camisinde bankta oturuyordum hemen yanima 2 tane siyah feraceli kız geldi birbirleriyle konuşmaya başladılar.konustuklari seylere istemeden de olsa kulak misafiri oldum.bi tanesi digerine anlatıyor.bu anlatanin ablasi varmış ablasını istemeye gelmişler.isteyen çocuk pazarcılık yapıyormuş.aslinda iyi çocukmuş ama tek problem çocuğun pazarcılık yapmasiymış!!(ıçimden dedim ki kızım siz kimsiniz ki pazarciyi begenmiyorsunuz dedim)ve hemen ardından şu can alıcı cümle geldi ve benim sartelim attı:”babam problem değil babamı ikna ederiz.(yani kız babasını çantada keklik görüyor.bsbasini ikna etmek kıza göre hiç problem değil! )”ve akabinde de:”bizim evde annemin sözü geçer “dedi.
    Birde Sema hanım, kendi ailem değil ama etrafimda gördüğüm hemen hemen bütün aileler çocukları universiteden kendine birini bulsun diye bakıyor.bizzat söyleyenleri bile gördüm:gözüne kestirdigin biri olursa aman oglum/kızım kaçırma diyen bir sürü aile gördüm ben.akrabalik bağları artık eskisi gibi değil insanlar evlilik konusunda okul ve isyerlerinden inanilmaz derecede medet umar oldu.yukaridaki yazdıklarınızı ozetleyecek olursam biz hepimiz islama uygun yasamayisimizin bedelini ödüyoruz.cunku islamiyete uygun yaşasaydık okullar karma olmazdı.aileler kız çocuklarını okusun da okusun diye üniversiteye yollamazdi.son olarak ailelerin okullardaki bu tehlikeyi bal gibi de bildiğini düşünüyorum.sandigimiz kadar saf değiller.sadece görmezden geliyorlar.rahat ve lüks bir yaşam uğruna…

    • Süleyman diyor ki:

      Kevser Hanım

      Dediğiniz örneğe katılıyorum ne yazık ki. Üniversitede birilerini bulmak o kadar yaygınlaştı ki. Ben üniversitede evlenecek birini bulmayı hiçbir ebebeynin eleştirdiğini görmedim bugüne kadar. Yani ne kadar problemli bir durum oysaki. Bir erkeğin üniversitede kendine uygun birini bulması için kaç kıza bakması gerek? Beğendiği kız kendine uygun değilse bu sefer ne yapılacak. Aa uygun değilmiş dur seni bırakayım bu sefer başka biriyle konuşayım birde senle aynı sınıfta 2-3 sene daha geçireyim. Bunları bir tek biz mi görüyoruz anlamış değilim. Bunlar bir risk veya yıpranma değil mi?

      Pazarlamacı çocuk için ise şunları söyleyeyim. Hakikaten biz erkeklere yazık ya. Talip olduğun hanımın memleketinde durmak için statü olarak ya da maaş olarak daha düşük bir mesleği kabul edersin. Onu beğenmezler. İyi bir meslek sahibi olmak için talip olduğun kişinin memleketinden uzak yaşarsın onu beğenmezler. Yok efendim dışarı kız vermezler. Yok efendim babasıyla aynı mesleği yapan adamı beğenmezler. Erkekler hanımları, onların annelerini, babalarını ve çevrelerini mutlu etmek için ne yapmalılar?

      Son olarak dediğiniz üzere artık son hükmü anneler veriyor. Başımdan geçen aracı olaylarında aracı olan amca çevresi çok geniş biriydi. Bana dediği aynen şöyleydi. Aslında babalar olur gibi bakıyor başka bir şehirde olmasına ama anneler hiç bir şekilde kabul etmiyor. Bu olay başıma o kadar çok geldi ki. Bu evde sözü geçen babalar bana hiç denk gelmiyor. Aslında bir yandan da mutluyum evde paşa olan anne kabul etse kızı evde padişahçılık oynamaya kalkar heralde.

      Kısacası Kevser hanım artık hassasiyetlere dikkat etmeye çalışanların işi daha da zorlaşıyor. Allah mümin erkek ve kadınlara kolaylık versin

  2. Gülay diyor ki:

    Merhaba efendim çok caresizim Ben üniversite 2 oluyorum 20 yaşındayım mühendislik okluyorum konuştuğum kişi ile aynı siniftayiz onu aileme anlattim ve konuştuğum kişi ciddi olduğumuz için evlenmek istiyor aile evlenmek istedigimi soyledim fakat okul bitmeden istemiyorlar onun ailesi herseyi yapmaya razı durumlarida baya hayli yerinde fakat benim ailem istemiyor okul bitmeden olmaz diyorlar bizde 3 sene daha beklemek istemiyoruz çünkü zina işlemekten korkuyoruz aileme bunu anlatamıyorum yoksa evleneceğim insan da hiç bir problem yok bunu ailemde biliyor ben biz bu sene evlenmek istiyoruz fakat annem beni hakkını helal etmemekle ve hiç bir sey yapmayacağına arkamda durmayacagini söylüyor ve bana sürekli beddua ediyor o guvendigin dağlara karlar yagsin insallah diyor ne yapmalıyım ben kararlıyım mutlu olacagimi da hissediyorum fakat beklemek istemiyorum zina yapmaktan korkuyorum koskoca 3 sene ve aynı sehirdeyiz evlerden uzak yani

    • Sadece Fatih diyor ki:

      Gülay Hanım.

      Evlenmek için acele etmeyin. Belli ki bir duygu yoğunluğu yaşıyorsunuz. Bunu test etmenin yolu bir süre ayrı kalmaktır. Evlilik kararı sırf duygularla alınacak bir karar değildir. Mantıken de uygun biri demişsiniz ama yaşınız çok genç. Bu konuda ailenizi de dinlemek lazım.

      Diğer taraftan ailenizi ikna edecek olan görüştüğünüz kişi ve ailesi. Onların ailesi istiyor mu? Talip olan erkekse ikna etmeye çalışmak onun görevi makul şekilde.

      Son olarak da hayatınızı ileride kesiştirebilecek misiniz mesela en basiti aynı şehirde iş bulabilecek misiniz onu sorgulayın. Yurtdışı yüksek lisans durumu olursa ne yaparsınız? Mesela işe başladıktan kısa süre sonra tektaşı takan kız iki hafta sonra ayrıldı. Ben de değiştim o da değişti diyor. Değişebiliyormuş bir şeyler demek ki. Mesela yeni biriyle tanışınca, para kazanmaya başlayınca…

      Bir de su testisi kırıldıktan sonra eleştirmenin anlamı yok ama içinde bulunduğunuz durumla ilgili de özeleştiri yapın derim. Doğru tedavi için doğru teşhis gerekli. Bunu da ancak kök nedenler üzerine düşünerek yapabilirsiniz.

      • Gülay diyor ki:

        Suan yaz tatilindeyiz ve bayadir gorusemiyoruz zaten
        Evet görüştüğüm kişinin ailesi her seyi yapmaya hazırlar annem tanışmak istese hemen gelecekler
        Mezun olduktan sonra da babasida mühendis şirketleri var bu sektor üzerine görüştüğüm kişiye bırakacak herseyi o devam ettiirecek yani mezun olur olmaz gelirimizde olucak fakat ailem onların durumu bizden iyi diye veya ışte busuru etten puften sebeblerle bahane oluyor lar annem benim yerine hayaller kurup onları gerceklestirmemi istiyor mezun olup işimi elime alıp evimi felan alıp oturmami istiyor anlam veremiyorum .

        • Sadece Fatih diyor ki:

          Gülay Hanım.

          Babanızdan hiç bahsetmediniz. Hayattadır umarım. Ailede abi abla kardeş amca dayı varsa onlar da bir yerde arabuluculuk yapabilir. Yalnız tekrar yazıyorum. Evlilik çok ciddi bir karardır. Birbirimizi çok seviyoruz evlenelim olmaz. Aynı evde yaşamak bambaşka bir şeydir. Bence bu aşamada ancak bir söz kesilebilir aileleri de dahil etmek açısından. Annenize de sizin kendi bir hayatınız olduğunu ayrı bir birey olduğunuzu hatırlatın. Her konuda sadece bu konuda değil. Diğer taraftan sizin görmediğiniz ama ailenizin gördüğü şeyler olabilir. Saygı duyun. Aileniz gerçekten haklı olabilir. Onları dinlemeden size haklısınız haksızsınız diyemeyiz. Ayrıca bazen ailelerin çocuklarını evlendirmek istedikleri biri oluyor. Annenizin belki bu yönde planı olabilir. Ancak annenize bu devirde aracı bulmak evlenecek birini bulmak mesele bak burada bir sürü bekar ve yaşı ilerlemiş insanlar var. Ben birisini bulmuşken kısmetimi kapatma sonra bana birisini bulabilecek misin deyip küçük bir tehditte bulunabilirsiniz.

          Zinaya düşmekten korkuyorum demişsiniz. Bir erkekten duysam anlarım ama bir hanımdan duymak ilginç. Baş başa kalmazsanız korkmanızı gerektirecek bir şey yok. İnsan içinde yapmazsınız herhalde. Evli olmadığınız baş başa kalıyorsanız oğlanın evine gidiyorsanız siz zaten kararınızı vermişsiniz zaten deriz. Beraber sinemaya vb. gidiyor maddi olmasa da manevi halvet durumunu yaşıyorsanız kusura bakmayın bizlik bir durum kalmamış deriz.

          Nacizane tavsiyem annenizi ikna edip sadece sözlenin ve bu aşamada mümkün olduğunca mesafeli olun. Evlilik kararını da yuva kuracak olgunluğa geldiğinizde alın. Bunun örnekleri az değil. Ancak ilerisini düşünmeyip duygusal davranışların bedellerini de ödeyenlerin sayısı az değil. Evlilik bir şeylerden korkarak adeta kılıf uydurma amaçlı yapılacak bir şey değildir. Ciddi bir kurumdur. Sırf zinadan kaçmak için değil yuva kurma amaçlı yapılır. Koruma paketi de yanında gelir zaten. Yol gösteriyor gibi olacak ama İmam nikahına da aman bulaşmayın. Yasal bağlayıcılığı olmayınca hevesini alan erkek güle güle diyor. Ailenizi siz ikna etmeye çalışmayın çok fazla. Gerçekten istiyorlarsa tabiri caizse kapınıza dayansınlar sizi istesinler. Anneniz oğlanı ve ailesini görsün. Ancak bu durumda doğru bir netice alınabilir bana göre.

          Esen kalın.

          • Gülay diyor ki:

            Hayir siz beni yanlis anladiniz benim Annemle babam ayrı Babamla görüşmedim hiç annem başka biriyle evli ortada tam bir aile yok
            Görüştüğüm kişiyle sırf bu yuzden evlenmek istemiyorum tabiki bazi sebeblerimi anlattim ben sadece .
            onunla daha mutlu olacagimi aile kuracagimi düşünüyorum çünkü
            kendi ailemi kurmak istiyorum anlayacağınız 3 sene beklemek istemiyorum bunun için belki biraz erken olabilir ama kolay kolay insanlarla bu noktaya gelecek birisi değilimdir hic bir erkeğe suana kadar boylesine bir seyler hissetmedim özellikle evlilik üzerine benimde her zaman tek hedefim okuldu okul herzaman on plandaydı benim için oyuzden hayatima da aileme de böyle kararlarla gelmedim ve biraz garip birisi olduğumu biliyorum beni bu halimle seviyor olması bile benim için çok güzel bir sey örneğin ben universitedeyken ailemden uzaktayken o benim her ihtiyacima her seyime o koşturdu bana çok büyük yardımları oldu ben bu geçirdiğimiz 1 seneyide göz önünde bulunduruyorum zaten

          • Sadece Fatih diyor ki:

            Gülay Hanım

            “ben universitedeyken ailemden uzaktayken o benim her ihtiyacima her seyime o koşturdu bana çok büyük yardımları oldu ben bu geçirdiğimiz 1 seneyide göz önünde bulunduruyorum zaten”

            Yazmışsınız da aynı dili konuşamıyoruz sizle. O kişi size bunları hangi sıfatla yaptı. Eş, abi, akraba. Hiçbiri değil. Siz buradaki yanlışı göremezseniz benim size tavsiyede bulunmam anlamsız olur.

            Esen kalın.

          • Yahya diyor ki:

            Fatih Bey,

            Bu kızlarda çok görülen bir durumdur. Baba eksiğini ve yokluğunu, başka bir erkek dolduruyor. Babanın yerini alan erkeğe karşı ilgi alaka doğuyor bu çok normal.
            Hanım efendiye başka bir erkekte benzer şekilde “büyük” yardımlarda bulunsa hanım efendi o erkeğe de kalben yönelecektir. Hatta bazen bu yüzden kızlar iki erkek arasında ikilemde de kalırlar…

            Uzatmadan sizin sorunuza cevap: baba yerini alan erkek sıfatıyla…

          • Sadece Fatih diyor ki:

            Yahya Bey.

            Tespitleriniz doğru ama ortada bir yanlışlık var ve belki de bunun sorumlusu sorumsuz yetişkinler. Gençleri nefisleriyle baş başa bırakıyorlar. Başka şekilde de tanışabilirlerdi. Ateşle barut yana yana durmamış. Gülay Hanım da bu detayı görmeli. Madem denize düşmüş sarıldığı şeyin yılan olup olmadığına dikkat etmeli.

          • Gülay diyor ki:

            Nasıl tanisabilirdik ki baska kader bizi karşılaştırdı her ne olursa olsun ben buna inanıyorum mantigimda askim da onu gösteriyor
            ortada tek memnun olmayan insan annem annemde çok iyi insan olduklarını biliyor tek sorun okulun bitmemesi ailem için . ben size tek soruyla gelecegim ailemi nasıl ikna edebilirim . Onlara karşı çıkmadan ?

          • Sadece Fatih diyor ki:

            Gülay Hanım.

            Yorumlarımda bu sorunuzu dolaylı olarak cevapladım. Anlatmak istediğiniz birşeyler olursa yazın rahatlayın, dinleriz ama annemi nasıl ikna ederim sorunuza yazdıklarım dışında doğrudan verebileceğim bir cevap yok.
            1-Anneniz belki de gerçekten haklı biz bilemiyoruz
            2-Bahsettiğiniz kişi belki sizin için doğru insan değil tanımıyoruz.

            Bu noktada elimizde sihirli bir değnek olsa ve bizi karı koca yapın derseniz bu vebaldir. Hakkında yeterince bilgi sahibi olmadığımız bir süreç için sizi teşvik edemeyiz. Tam tersi de geçerli, vazgeçin de diyemeyiz. Hayat sizin hayatınız, annenize bunu kavratın…

          • sherlock_holmes diyor ki:

            Merhaba Gülay Hanım,
            Ben İslami hassasiyetleri olan bir insanım.
            Ben buradaki arkadaşlardan çok farklı düşünüyorum. İslamda, İllaki aileyi dinleyin onlar tecrübeli diye bir durum yok. Aileler bazen olmadık konularda sorun çıkartabiliyor.
            Evlenmenin herhangi bir şartında eğitimini tamamlamak diye bir şart da yok.
            Aynı zamanda, Ailerinin rızasını almak ilerisi için önemli ama ailenizi dinlemek zorunda değilsiniz. (Bazı arkadaşlar ailerini dinlemediği için mutsuz olan bir çok insan olduğunu söylerler ama
            referans alınacak nokta aile değil, İslam ve karşıdaki insanın ahlakı ve karakteri) Önemli olan ailenizin dedikleri İslama uyması halinde dinlenebilinir.
            Çünkü siz yaşını almış olgun bir insanız. Evlenmeyi düşündüğünüz insanın, zararlı alışkanlıkları varsa, ahlaki olarak bozuk bir insansa
            bu durumda, aileniz izin vermezse, siz yalnızca duyguları dinlediğiniz ve mantıklı düşünmediğiniz için onlar sizin için yalnızca mantıklı düşünmenize sağlıyor. Önemli olan karşı tarafın ahlak ve karakter olarak iyi bir insan olması önemli.
            Ancak, Anneniz neden karşı çıkıyor. Öncelikle bence annenizin endişeleri/korkuları var. Babasız olduğunuz için, özellikle sizin mesleğini eline almanızı istiyor. Hayatınızı garanti altına almanızı özellikle istiyor.
            Hayatta sizi koruyan babanız olsaydı, annenizi ikna etmesi daha kolay olurdu. Ancak bence öncelikle sizin annenizi anlamanız gerekiyor. Siz anneniz anlamazsanız, o da sizi anlamaz. Annezinin yeniden evlendiği insan sizin
            gerçek babanız gibi olmadığı için, görüştüğünüz insanın gösterdiği şefkat,yardımlar onu daha kolay sevmenizi sağlamış.
            Yapılacak yol ne, sizin bir adım atmanız ve hemen evleneyim diye inatlaşmamamız gerekiyor. Annezin endişesini sorun. Evliliği hemen yapmayı düşünmeyin. Annezin endişesi eğitimi tamamlayamsnız dan korkuyor olabilir. Evli olup, çalışıp, yüksek lisans doktora yapan
            ve çalışan insanlar var.Ancak evliliğin sorumluluk boyutunu düşünmeniz gerekiyor. Evliyken okumak daha zor olabilir.
            Bence orta yol iyidir. Ne 3 yıl bekleyin ya da hemen evlenin.
            Bence 1-1,5 yıl daha bekleyip, eğitiminizde biraz daha ilerlemeniz hem annenizi memnun edebilir. Hem bu noktadaki endişesi azalmış olur. Hem 3 yıl beklememiş olursunuz. Hem de görüştüğünüz insanı daha iyi tanırsınız. Bu süreçte nişanlı kalabilirsiniz.
            Görüştüğünüz insan da beklesin.
            Annenizin, Karşı taraftan eğitimini tamamlama endişesi varsa bunun evlendikten sonra tamamlayacağına dair sözünü almanız lazım. Başınıza beklenmedik bir şeyler gelse bile, biraz ilerleyince eğitimi tamamlamanız bence kolay olacaktır.
            İnşallah mutlu olun.

          • Gülay diyor ki:

            ailemle tanışmak için geliyorlar umarım herşeyin hayırlısı olur

          • Sadece Fatih diyor ki:

            Umarız Gülay Hanım.

            Hayırlı haberlerinizi bekliyoruz, Allah utandırmasın…

    • Abdullah Bir diyor ki:

      GÜLAY HANIM’a…

      Sizin hali hazırda içinde bulunduğunuz ve sizi rahatsız eden sey ailenizin karşı çıkması ile SEVDİĞİNİZE KAVUŞAMAMAK DEĞİL.

      Sizin ( sen ve o erkeğin) asıl probleminiz öyle veya böyle bu ana kadar o insan ile karşılıklı yaşadığınız bir takım NEFSANİ HİSLERİ MESRU-CAİZ-HELAL ve DAHA İLERİ SEVİYEDE YAŞAYAMAMAK.

      Bu nedenle su anda her ikinizin de cinsiyet horonlarını harekete geçiren yöneten, bu konuda sağlıklı-mantıklı düşünmenize, hareket etmenize ve kararlar almanıza engel olan AİLENİZ DEĞİL, NEFSANİ DUYGULARINIZ.

      Ailenize rağmen bu konuda acele eder ve partnerinizle evlenirseniz KARŞILIKLI HEVES ve MURAT ALMA, DOYUMA ULAŞMA durumu sona erdiğinde mevcut öğrencilik durudan dolayı ciddi sıkıntılar yaşama ihtimaliniz yüksek.

      Size tavsiyem hazır yaz tatilindeyken ve o insan ile birbirinizden uzak kalmışken kendinizi ve bu konuda ki kararınızı biraz sorgulayın. Okullar açıldığında ise daha önce yaşadığınız nefsani yakınlaşma işine bulaşmayın.

      Hayırlı kararlarınızda Allah yar ve yardımcınız olsun…

  3. Ayşe diyor ki:

    Merhaba ben 25 yaşında bir bayanım. Sevdiğim kişi ile iki yıldır ailemi ikna etmek için uğraşıyoruz. Annem ikna oldu ama babam asla tıza göstermiyor. Sebebi ise onların yurt dışında yaşıyor olması benim okumuş olmam ve Fransızca bilmediğim için orada mesleğimi yapamayacak olduğumu düşünmesi ve kendi ayaklarımın üzerinde durmam gerektiği. Ben dil öğrenip sonrasında akademik olarak eğitimime devam edeceğimi uygun bir iş olursa da çalışacağımı sürekli söylüyorum ancak o inanmıyor. En fazla 3 yıl sonra boşanıp geleceksin o oranın kültürü ile yetişmiş sen burada büyüdün çok farklısınız diyor. Ama biz çok iyi anlaşıyoruz ve iki yıldır erkek arkadaşımla çabalıyoruz. Oda en saygılı şekilde ve sabırlıca bekledi hep uğraş verdi. Sonuç olarak bugün istemeye geliyorlar ancak babam beni silerek kabul etti gelmelerini. Bundan sonra beni asla affetmeyeceğini söyledi. Ben ne yapacağım bilmiyorum. Çok üzülüyorum. En güzel günün olması gerekirken sürekli ağlıyorum. Mutsuz olurum babamın dedikleri çıkar geri boşanır gelirim diye korkuyorum hp dua ediyorum Rabbim yüzümüzü kimseye eğdirmesin diye. Erkek arkadaşım ileride babamın bizi çok seveceğini bu kötü günlerin geçeceğini çok mutlu olacağımızı söylüyor sürekli. Ne yapacağım nasıl davranacağım kime inanacağım bilmiyorum.

    • Sadece Fatih diyor ki:

      Ayşe Hanım.

      Her zaman büyük sözü dinlemek gerekir. Babanızın sözünden çıkmayın. Babanızı ikna etmesi gereken erkek arkadaşınızdır, siz değil. Gerçekten çok seviyorsa gelir babanızı ikna eder ki bu sizin için de bir gösterge olur. Bunu yapacak cesareti ya da tıniyeti yoksa babanız haklıymış deriz…

      Sizi yeterince tanımadığımız için evlilik kararını tamamen mantığınızla mı yoksa duygularınızla mı aldığınızı bilemiyoruz.

      Babanıza inanın. Şöyle ki bir düşünün, babanıza bu zamana kadar güvenip de boşa güvenmişim dediğiniz bir durum oldu mu? Mümkünse annenize pek kulak asmayın.

      Benim de bir tanıdığım hanım var benzer şekilde, ben babamı ikna edemem oğlan gerçekten beni seviyorsa gelir babamı ikna eder diyor yoksa ayrılacağım diyor…

    • Sennur diyor ki:

      Bence de babanıza inanin. Rahmetli benim babam da damadıni pek çok konudan alttan aldı , tüm kaprisler ini hoşgörü ile karşılamaya çalıştı. Bana nasihat etti;kızım ,torunum var , sen bir gemiye bindim , sakin denizin ortasında ben yanlış yere bindim , inmeliyim deyip bir Hata yapma diye beni uyardı .Baba bir Kanat imiş evlatların üzerinde. Zulüm eden adamlar da hanımın babası öldügünde daha fazlasini yapmakta. Bakınız etrafa , boşanan çoğu kadının babası ölmüş. Sonra içinize oturur yaşadıklarımız….. bir de farklı bakış açısı var; arkadaşinin babası polis ti , annesi okuma yazma bilmediği için kadını sürekli ezmis, kaprisli biri .kizini okuması için cabaladi, kız okudu gitti babasına rağmen uzak memleketten biri ile sevdiği için evlendi .babası kızı hayatından sildi , acayip kapris yaptı .torunu olunca yumuşar diye düşünse de adam aynı .ve arkadaş hala gözü yaşlı. Aile ve Eş arasında kalmak büyük bir imtihan. Bu imtihan a kendi rızaniz ile girmeyin derim.

    • cihad diyor ki:

      Ayşe Hanım,

      Siz iki büyük yanlış yapmışsınız ve yapıyorsunuz.

      1) Anne-babanızdan habersiz(veya izinsiz) karşı cinsle gönül ilişkisine girmişsiniz.

      2) Kendinizi anne-babanızı ikna edecek kişi konumunda düşünüyorsunuz halbuki siz anne-babanıza itaat ve hürmetle tavsiye alacak konumdasınız çünkü onların evladısınız ve bugüne kadar geçen hayatınızı hayal şeridinde bir hatırlayın. hayatınızın her safhasında ilmek ilmek onların emeklerini göreceksiniz.

      Dolayısıyla hayatnızın en mühim kararını onlarla beraber almanız hem insanidir, hem İslamidir.

      Sonuç olarak,

      yanlış hareketinizin sonucu olarak kalbiniz ile babanız arasında kalmışsınız ve her ihtimalde üzüleceksiniz. mümkünse babanızı dinlemenizi ve bundan sonraki evlilik süreçlerinde ailenizle birlikte hareket etmenizi tavsiye ederim.

      not: ayrıntıları bilmediğimizden genel tavsiyelerdir size uymayan kısmına takılmadan işinize yarayan kısmını alabilirsiniz. Allah hayırlısını versin inşaallah.

      • Gelincik diyor ki:

        ” ayrıntıları bilmediğimizden genel tavsiyelerdir size uymayan kısmına takılmadan işinize yarayan kısmını alabilirsiniz ” Bu uyarınızı çok beğendim Cihad Bey çok insanî 😊

        • cihad diyor ki:

          Teşekkür ederim Gelincik Hanım. Evlilik mühim bir konu, yanlış bir telkinde bulunmak istemem. yazdıklarım samimi fikirlerimdir.

    • ismi gereksiz adam diyor ki:

      hanımefendi

      öncelikle bu durumunuzun flört tarzı ilişkilerin bilindik bir zararını göstermesi bakımından ibretlik olduğunu belirtmek isterim. bu yorumu şahsi algılamayın. bu yorumları sadece siz okumuyorsunuz.

      yani aslında sizin yapacağınız şey bu iş başlamadan olabilecek sıkıntıları düşünmekti. maalesef sizin için o tren kaçmış durumda. peki şimdi ne yapabilirsiniz?

      bir kere işi sakın inada bindirmeyin. yapabiliyorsanız babanızı ikna edin. yapamıyorsanız ya biraz zamana bırakın ve tepkisini ölçün ya da hiç ikna olmayacak gibiyse bu işi bitirin. sakın ” evlenirim bir de çocuk yaparım. babam sonra beni affeder” diye düşünmeyin. bakın anneler ve babalar farklıdır. anneler her şeyi affedebilir ama babalar için durum farklı. zaten babanız beni sil demiş açıkça. bu kesinlikle blöfe benzemiyor. haberiniz olsun.

      ”Erkek arkadaşım ileride babamın bizi çok seveceğini bu kötü günlerin geçeceğini çok mutlu olacağımızı söylüyor sürekli. ” kesinlikle bu söze aldırış etmeyin. evlenmek istediğiniz kişiyle iyi anlaşabilirsiniz belki ilerde ama babanızın hiç ” kızım haklıymış, damadımla uyumlularmış, ben onlara haksızlık etmişim ” diyeceğiniz sanmıyorum. devamlı ” beni silip onunla evlendi” diye düşünür ve bir ömür bunu unutamaz…

      yani velhasılı kelam karar sizin ama şu aşamada birinden vazgeçmeniz lazım gibi görünüyor. ama şunu unutmayın: evlenecek başka birilerini bulabilirsiniz ama sizin babanız bir tane…

      • Ayşe diyor ki:

        Yorumlarınız için teşekkür ederim. Dün akşam istemeye geldiler sözümüz oldu sözlümün babası kapıdan girince selamınaleyküm deri elini uzattı babam elini vermedi ve Aleykümselam dahi demedi. Ayrıca babam iki yıldır sözlüM ve ailesine gerek telefondan gerek yüzlerine çok sert aşağılayıcı konuştu ve tehdit etti. Buna rağmen hiç bir zaman kendisi de ailesi de yılmadı hep babandır senin bizim için önemli değil dediler. Dün akşam aile olarak bize çok uygun olduklarını dayılarım amcalarım teyzelerim büyük olarak anneannem onayladı. Her biri namazını kılan tesettürüne uygun insanlardı çok şükür ki. Hatta çok şükür karşımıza ağızlı alkol kokan insanlar da gelebilirlerdi ama Allah korkusu olan insanlar geldiler denildi. Evet babalar hassastır haklıdır ama onlarda insan sonuçta hata yapabilirler. Zaten babamın da aile olarak bir şikayeti Yok. Babamın tek şikayeti benim iş kadını olup ayaklarımın üzerinde duramayacak olduğumu düşünmesi. Bu konuda da Rabbim ne gösterir bilinmez. Umuyorum ki babam da ben mutlu olunca mutlu olur. Çünkü sözlüm ve ailesi gerçekten benim için çok çaba sarf etti her lafı sineye çekip ısrarla kapımıza geldiler. Bende bu yüzden bana verdikleri değere sonsuz inanıyorum.

        • Sadece Fatih diyor ki:

          Hakkınızda hayırlısı olsun Ayşe Hanım. Olumlu düşünün. İyi olur inşAllah. Önünüzdeki süreç zaten babanızın tavrını netleştirecektir.

    • Meryem diyor ki:

      Ayşe Hanım
      Burada yapacağınız iki şey var,birincisi erkek arkadaşınız bir şekilde babanızın gönlünü alacak onu ikna edecek, onun sizi ileride yarı yolda bırakmayacağına inandırması gerekiyor. Yani bu işler kırgınlık olmadan ve herkesin gönlünü ( anne baba, abi vs) hoş ederek yaşanırsa daha güzel olur.
      İkincisi ayrılacaksınız. Ne yardan ne serden diyorsanız ilki daha mantıklı.

      Anne baba bulunmaz doğru. Ama bu devirde eş te bulunmuyor maalesef, bulunursa da kalp aynı şekilde atmıyor yada aynı hisleri yaşayamıyorsunuz. Ama anne -babanın ikna olmadığı bir kaç durumla karşılaştım. ”Kimisi iyi ki vermişim kızımı, damadım iyi insanmış ” kimisi de haklı çıkıyor. Yani çevremde iki tür örnekler olduğu için söylüyorum.O yüzden durumunuz zor. Allah yardımcınız olsun.

      • Ayşe diyor ki:

        Yorumunuz için teşekkür ederim Meryem Hanım. Yukarıda da yazdığım gibi babam 2 senedir sözlümün ailesine çok zulm etti, çok tehdit etti ve aşağılayıcı konuştu. Biraz özel olacak ama sözlümün babasının, annesinin ve ablasının numarasını telefonuna çok nahoş isimlerle (küfürlü) kaydetmiş. Söylemeye dilim dahi varmıyor. Bu olumsuzlukların hepsini sözlüm ve ailesi sineye çekti. Madem siz evlenmek istiyorsunuz bize arkanızda durmak düşer dediler ve hiç tavır yapmadan kapımıza geldiler. Olumsuzluklar hala devam ediyor ama ben çok şükür ki sözlümden bu olumsuzluklara rağmen bana ve aileme verdiği değeri gördükçe daha da emin oluyorum. Tek duam var; Rabbim bizim yüzümüzü kimseye eğmesin ve aileme iyiki evlenmiş dedirtsin.

        • Sadece Fatih diyor ki:

          Ayşe Hanım.

          Şu yorumumu ciddiye alın derim. Bizler bir anlık hevesle mi hareket ediyorsunuz yoksa ince eleyip sık mı dokudunuz bilemeyiz. Hayat ve evlilik filmlerdeki gibi toz pembe değil…

          “Sizi yeterince tanımadığımız için evlilik kararını tamamen mantığınızla mı yoksa duygularınızla mı aldığınızı bilemiyoruz.”

          • EvliHuzurlu diyor ki:

            Ayşe hanım hâlâ yorumlara bakıyor musunuz bilmiyorum ama ben yine de yazaym. Öncelikle Allah yardımcınız olsun. İnşallah aldığınız kararlar hayırlı olur hakkınızda. Yalnız sizin meselenizde muhakkak ters birşeyler var. Yarın öbürgün Eşiniz ve ailesi inşallah babanızın yaptıklarını önünüze getirip koymazlar umarım iyi tanımışsınızdır. Bu durumda sözlünüze çok iş düşüyor birşekilde ya babanızın gönlünü almalı yada bu şekilde devam etmesi iyi görünmüyor.
            Babalar ve anneler farklı oluyor. Benim annem şu anki evliliğimi uzak bir şehire gideceğim için istemedi (ama kimseye de hissettirmedi) şu an damadını çok seviyor ve iyiki diyor.. Ama babam da ablamın evliliğini aynen babanız gibi hiç gönlü yoktu ablam istiyor diye oldu bir şekilde. yıllar oldu ama hâlâ babamla arasındaki buzları eritemedik.
            İnşallah anlatabilmişimdir.

          • Ayşe diyor ki:

            Evet bakıyorum. İyi dilekleriniz için teşekkür ederim. Sözümünüzün üzerine yaklaşık 3 ay geçti ve ailemin sözlümle dan çok bir arada bulunma durumları oldu. Birlikte vakit geçirdikçe sözlümün gerçekten kötü biri olmadığına beni sevdiğine bana değer verdiğine kanaat getirdiler. Bu süre zarfında ailesi ile de birlikte vakit geçirdik. Bir hafta kadar akrabaları başka bir şehirde bizi ağırladı ve ailem ailesini de sevdi. Zaten en başından beri tek sorun benim uzağa gidecek olmamdı. Ama aileyi ve sözlümü tanıdıkça iyi insanlar olduklarını gördükçe bu sorunu da yavaş yavaş aşmaya başladılar sanırım ve aile olarak güzel iletişimler kurmaya başladılar. Umarım bundan sonra da Rabbim yüzümüzü kara çıkarmaz. Hep bu şekilde da ediyorum.

  4. Sibel diyor ki:

    Selamun aleykum dostlar acilen ne olur yardım edin. Intihar etmek üzereyim. Ailem nişanlımı istemiyor. Nisanlimla ailem anlaşamıyor her iki taraf da birbirine zıt ben nişanlımı da ailemi de istiyorum yarın ailem yüzüğü atacak ne olur yardım edin

    • Abdullah Bir diyor ki:

      Sibel Hanıma…

      Aleyküm Selam.

      Öncelikle (nasıl yaparsınız bilmiyorum ama) SAKİN ve İTİDALLİ olmaya çalışın.

      Söze Allah’ın selamı ile başladığınıza göre az cok İslami bilgiye ve İmana sahipsiniz, bu nedenle “intihar” düşüncesini aklınızdan ve gündeminizden çıkartın. Çünkü bu GEÇİCİ sıkıntı yerine EBEDİ sıkıntıları tercih etmek demektir. Bu da akıllı ve imanlı birisinin yapacağı bir eylem değildir.

      Ayrıca AŞIRI STRES, ÜZÜNTÜ, HAYAL KRIKLIKLARI vb ruhsal durular ile insanın “vucut kimyasının” (psikolojık-ruhsal durumunun değişmesi bir tür SARHOŞLUK yani AKLIN ÖRTÜLMESİ dir ve GEÇİCİDİR. Bu nedenle DUA ve NAMAZ ile ayılmya, normalleşmeye calışın.

      Sonrasında ise sizi sıkıntıya sokan konu hakkında bizlere daha fazla ve detaylı bilgiler verin ki ben veya burada ki diğer dostlarımız ( Feyza, Azmo, Yahya, Cihad, Sadece Fatih vb) size yardım edebilsin.

      Hayırlı işlerinizde Allah yar ve yardımcınız olsun.

      • Sibel diyor ki:

        Aileme hoş olmayan sözler kullandı ailem bize göre olmadığını söylüyorlar

        • Gelincik diyor ki:

          Ailene hoş olmayan sözler kullandıysa ailene uygun değil demektir

          • Sibel diyor ki:

            Ağza alınmayacak laflar söyledi

          • Yahya diyor ki:

            Bugün ailene hoş olmayan, “ağza alınmayacak” sözler söyleyen insan yarın size neler neler söyleyip, neler neler yapar değil mi Gelincik hnm?

            Evlilik öncesi aileye saygısını sevgisini yitiren insandan, evlilik içinde ne bekleyebilirsiniz?

            Yarın yuvanızda yaşayacağınız bir sıkıntıda, ailenizden yardım istediğinizde; sevgisi, saygısı kalmamış bir damat ile nasıl konuşacaksınız ve çözüme ulaşacaksınız?

            Sonra intihar ne demek? Değer mi bu fani dünya ve fani insanlar için cana kıymaya… hiç tasvip etmedim, bir müslüman hanımın ağzına yakışıyor mu? Rabbinize karşı isyan etmeyin lütfen.

          • Sadece Fatih diyor ki:

            Yahya Bey’e katılıyorum Sibel Hanım.

            İntiharı düşünme sebebinizi anlayabiliyorum ama çözüm bu değil. İnanın kimse için değmez böyle bir eylem. Bu aynı zamanda Rabbimize ve kadere isyan olur. Belki de bu evlilik kısmetiniz değil. Varsa bir problem imzalar atılmadan görebilmek de Allah’ın bir lütfudur. Bunu da göz ardı etmeyin.

            İsterseniz sakinleşince buraya yazın, rahatlarsınız belki.

        • Feyza diyor ki:

          Sibel hnm,
          Yarin nisanlim yuzugu atacak demissiniz ne oldu attilar mi yuzugu?
          Oncelikle dunyanin sonu degil, intihari filan silin kafanizdan.
          Nisanlilik doneminde bircok aile sorun yasiyor emin olun..
          Iki birbirini tanimayan aile, catismalar yasaniyor tabi ama nisanlilar birbirini istiyorsa aileler bir yerden sonra durumu kabulleniyorlar ve zamanla da butun sorunlarin uzeri ortulup unutuluyor.
          Aslinda anlatsaniz biraz daha iyi olur. Bu sekilde karanliga kursun sıkmaktan cekinir insan yorum yapamaz. Ama lutfen rahat olun.
          Nisanlilik evresinde kizlar farkindaysaniz hep zayiflar :) Neden dersiniz? Iki ailenin arasindaki bu tarz sorunlar.
          Yani cok muhim bir durum yoksa sakin ve stratejik hamlelerle bu isi nisanlinizla berabet cozer aileleri ikna edersiniz.
          Isterseniz biraz bahsedin hem rahatlamis olursunuz…

          • Sibel diyor ki:

            Nişanlım değil biz yüzüğü atacağız iki gündür onlara yüzüğü alacağımızı söyledik onlarda ses seda yok

          • Feyza diyor ki:

            Himm ben yanlis anlamisim cok afedersiniz..
            O zaman durum degisir ama yine de bilemiyoruz teferruatini..
            Yalniz, ailenize agzina alinmayacak laflar soylemesi bir damat adayina yakismiyor. Sebebi neydi bilmiyoruz karsilikli bir atisma mi, hakaret vs uzerine yaptigi bir savunma refleksi mi yoksa keyfi bir durum mu?
            Her ne olursa olsun oyle sozler soylediyse ve iki gundur de yuzugu atacagiz dediginiz halde ses seda cikarmiyorlarsa,
            siz de bu kadar kendinizi harap etmeyin..
            Durumu en iyi bilen sizsiniz Sibel hnm. nisanliniz ozur diledi mi bu sozleri yuzunden mesela? Ailesi yapici davrandi mi, sizin de ailenizden onemli hatalar sadir oldu mu veya bu tartismanin fitilini ilk ceken kimdi?
            Tartisma sebebi incir cekirdegini doldurmayacak bir mesele miydi yoksa telafi edilemez muhim bir sorun mu vardi? Eger basit bir meseleyse neden nisanliniz ofke kontrolu saglayamadi, hayati bir engel ya da sorun uzerine cikan bir tartisma ise tekrar barissaniz bu sorunu kendi aranizda sulh ile cozebileceginize inaniyor musunuz?

        • cihad diyor ki:

          Sibel Hanım,

          Verdiğiniz bilgiler yetersiz olduğundan ancak bazı genel tavsiyelerde bulunabiliriz.

          1) Bekar gözüyle eş seçilmez veya karar alınmaz mutlaka sizi iyi tanıyan evli kimselere danismalisiniz. Bu konuda anne-babadan daha iyisini bulamazsınız çünkü evlatlarına karşı cibilliyyeten taraftardirlar. Sizin zarariniza olan birşeyi istemezler. Onlar uygun değil diyorlarsa bir bildikleri olabilir çünkü evlilik tecrübeleri var ama sizin yok.Ayrıca sizi bebekliginizden beri tanıyorlar, bence buyuklerinize güvenin. Eskileri hep büyükleri evlendirirdi, evlerde huzur,bereket,çocuk,geçim ve mutluluk vardı. Şimdilerde ise malum huzursuzluk geçimsizlik ve boşanma almış başını gidiyor. Demek Allah büyüklerin kararına rahmet ediyor( hissi ve nefsi olmadığı için olabilir Allahu alem)
          Ayrıca aday iyi olsa bile anne-babanın rızası haricinde kurulmuş bir yuvaya Allah huzur ve bereket vermeyebilir,,riskli bir durum.
          bir diğer husus eşinizle aileniz arasındaki sorun çözülmezse (ki çözülmeyebilir) siz sevdikleriniz arasında kalarak aşırı yipranirsiniz. Buna da hiç gerek yok.

          2) Kalp ayine-i sameddir yani Allah’a muhabbet için bize verilmiş bir cihazdir. Allah’tan gayrisina yani masivasina muhabbet edelim diye değil. Masivaya muhabbet ancak Allah için olabilir. Allah hesabına,onun namiyla esimizi,çoluk çocuğumuzu ve herşeyi sevebiliriz.Birşeyi kendi nefsinde bizzat sevmek gayr-i meşrudur.
          Dolayısıyla sizin nişanlınızdan ayrılma ihtimaline binaen intiharı düşündüğünüze göre nişanlınızı Allah hesabına değil belki nefis hesabına bizzat onu seviyorsunuz. Böylesine nefsani evliliklerde sorunlar bitmez.
          size tavsiyem,
          nişanlinizi terk ederek bir kac yil evliliğe manen hazırlanın, ailenizinde uygun gördüğü başka münasip bir adaya yonelebilirsiniz. Niyet hayr,akibette hayr olur inşaallah.

          Bu yazdıklarım genel prensip veya tavsiyelerdir. Size uyani alın, gerisini de boşverin gitsin.

          Allah hakkınızda hayirlisini versin inşaallah.

          Selam ve dua ile…

          • Sibel diyor ki:

            Allah razı olsun çok iyi geldi yazdiklariniz

          • Sibel diyor ki:

            Çok basit sebepten ötürü daha önce de böyle davranmıştı ailem ona iyi davranmasına rağmen aileme bunu yaptı şimdi ise iki gündür nişanı atıyoruz dedik ses seda yok zaten bunu dediğimiz zaman ilk söyledikleri söz esyalarimizi kargoyla gönderin dedi

          • Feyza diyor ki:

            Sibel hnm,
            Dun yazinizdaki intihar bahsine odaklaninca konuyu yanlis anladim. Zannettim ki siz nisanlinizla cok iyi anlasiyorsunuz, fakat aileler arasinda bir sorun yasandi.
            Bunun da daha cok her dugun oncesinde yasanan basit sebepler uzerine oldugunu dusundum. Ustelik ailenize bu denli kotu sozler soyledigini de sonradan ogrendim.
            Ama durumunuz cok farkli.
            Birincisi, hakareti eden nisanlinizsa ve bu basit bir sebepten oturu ve tekrar eden bir durumsa uzaklasin derim.
            Ikincisi ise, nisani atiyoruz dediginiz halde hala ses cikmadi diyorsunuz.
            Sizi isteyen bir erkek ise bu duruma kayitsiz kalmasi mumkun degildi. Hic bosuna uzulmeyin. Aileniz en dogru karari almis arkasinda durun onlarin. Siz de gereginden fazla deger verip kendinizi uzmeyin derim.
            Diger butun yorumcu arkadaslarin gorusune katiliyorum. Yeterince incelmis birakin kopsun..
            Hayirlisini dilerim…

    • Adem diyor ki:

      Kardeş dur yahu. Nişan nedir ya. Kaç kere nisan atıp takan var memlekette. Dünyanın sonu mu ya.. nisan atılır şartlar olgunlaşır sonra tekrar takılır. Şartlar olgunlaşmamış demek ki. Sende zamanla tekrar olgunlaşır şartları. Sonra tekrar olur yani.. ama can senin miki intihar edecekm diyorsun. Sana Allah emaneten bi can vermiş bu emanete hıyanet mi edeceksin. Sakın haa

      • Sibel diyor ki:

        Yüreğim yanıyor dostlar

        • Gelincik diyor ki:

          Sibel Hanım bu adamdan ne köy olur ne kasaba hem hakaret et yüzükler atılınca kargoyla eşyalarımızı gönder de hem kel hem fodul derler böylelerine insan bi özür diler affedin der Allah’ın sevgili kuluymuşsun Rabbim bundan sonra daha iyilerini çıkarır karşına dua edeceğiz sana sağlıcakla kal

          • Sibel diyor ki:

            Allah razi olsun bu yazilariniz sayesinde cok akillandim

          • Gelincik diyor ki:

            Cümlemizden razı olur Ins Sibel Hanım çarşamba Berat Kandili şimdiden kandilin mübarek olsun kendine iyi bak ne bu ömür kalıcı ne de bu dertler Rabbim dermansız dert vermesin 💕💜💕

          • U-mutlu diyor ki:

            Evli biri olsa kocasi ile ailesi arasinda kalsa bu kadar caba sarfedermiydi. Vazgecmeyip duzeltmeye calisirmiydi. Kocasina hala Boyle seviyorum oluyorum Der miydi ?
            Kestirip atarmiydi?
            Iste seytanin bizi nasil yonlendirdigi Ortada
            Evliyken olmasi gerekenler ve nisanli iken olanlar hersey tersine donmus bu Dunyada.
            Ayni performansi evli kadinlardan dq bekliyirum. ( elbette saygisizligi tasvip etmiyorum ama ).kadinlarin evlendikten sonra cok sabirsiz oldugunu gozlemliyorum.
            Kopruden gecince Gelin..

          • Yahya diyor ki:

            Sn. U-mutlu

            Çok güzel yakalamışsınız. Esasında bu tarz insanların/evliliklerin öncesin ve sonarasının durumununu araştırıp, toplum ile paylaşmak gerekir!

  5. Ayşegül diyor ki:

    Merhaba iyi günler. 25 yaşında bir bayanım ve konuştuğum kişi ile aileleri tanıştırmaya karar verdik. Ama benim annem damat tarafına gitmek istediğini ve babasının doğduğu yere gitmek istediğini amcasıyla görüşmek istediğini vs vs. Dile getirdi. Fakat zaman darlığından dolayı başka ikamet ettikleri yere gidildi. Ve annem iyi ağırlanmadığını ve kardeşlerinin annemin sorularına karşılık tartışma havasında cevap verdiler diye görüştüğüm insanı istemiyor. Dediği yere gidilmedi diye istemiyor ve bana da çok büyük baskılar yapmakta. Beni unut, kızım artık Yok derim ve artık geçmişte benim için yaptığı bazı harcamaları geri isteme gibi psikolojik baskılara maruz kalıyorum. Ne annemden ne de sevdiğim insandan vazgeçmek istemiyorum. Yardımlarınızı bekliyorum. Teşekkür ederim.

  6. Hayat garip diyor ki:

    İki senedir süren bir ilişkimiz var çokta seviyoruz birbirimizi ancak benim geçirdiğim bir trafik kazasından sonra anne olma imkanım elimden alındı ve erkek arkadaşım bınu annesine söyledi ve annesi haliyle istemiyor beni. Beş ay gibi ayrılık yaşadık ama ikimizde yapamadık olmadı bi türlü tekrar barıştık. Şimdi nolacak bilmiyoruz maalesef…

    • Sadece Fatih diyor ki:

      Süt kardeşliğiyle haramlık oluşturabileceğiniz bir evlat edinme yöntemi çözüm olabilir.

  7. Glcn96 diyor ki:

    Merhaba bende birini seviyorum fakat benden 15 yaşı büyük 1 buçuk senedir annemi ikna edemiyorum sürekli hayır olmaz diye tutturuyor ben ise vazgeçmedim ama yoruldum annem be onun arasında kalmaktan seviyorum dememe rağmen seni vermiycem diyor ve ailesi gelip istemem istiyor ne cok maddi durumu iyi ne bişi benden büyük olması art niyetli değil gerçekten seviyorum ve nasıl ikna ederim annemi bilmiyorum

    • Gelincik diyor ki:

      Sevgili Glcn96 rumuzunda 96 sayısı var sen 1996 doğumlu musun yani daha 21 yaşındasın sevdiğin insan da 36 yaşında cidden aranızda büyük yaş farkı var şu an çok sevdiğin için bazı gerçekleri göremeyebilirsin ancak ileride sıkıntı olur

    • Sadece Fatih diyor ki:

      Glcn96 Hanım.

      Bu kişiyle tanıştığınızda ailenizin durumdan haberi var mıydı? Hangi ara sevdiniz?
      Biraz geriye gidersek belki çözüm bulunabilir. Temeliniz sağlam mı yoksa anlık hevesle mi istiyorsunuz biz bilemeyiz.

  8. gül diyor ki:

    merhaba kolay gelsin benm bir sıkıntım var ailem istediğim insanı istemıyor sebep ise cocuk dogustan bıraz kambur ama allah vergisi bu maddi acıdan br skntısı yokk ahlak acısındanda yok namazında kuranında bır ınsan sadece goruntuyu aılem sıkıntı edıyor ıkna edemyrm ama karsı tarafta cok ısrarcı sızce aılemı nasıl ıkna edebilirim ?

    • adem diyor ki:

      ailene sıkıntılı evlilikleri anlatabilirsin. günümüzde her şey dört dörtlük uyumlu gibi görünen fiziksel oloarak fakat ayrılan pek çok kişi olduğundan bahsedebilirsiniz. ruhen bu insana eğer ki bağlandıysanız bunu ailenize söyleyin. aklıma başka bişey gelmedi şu an için.

  9. mete diyor ki:

    sayın hocam saygıdeger takipçiler.bu sayfaya telefonda bir müddet konustuğum ama ayrıldığım birinin yaptığı evliliğin ailesinin istemediğini ve acaba böyle yapılan evliliklerin sonu ne olur diye araştırma sonuçlarını merak ettiğm için geldim.öncelikle yatın kalkın Allaha huzurlu bir evlilik için dua edin. bilirim gönül ferman dinlemez.ama evlilikde hayatı cennet yada cehenneme çevren bir yol.COK ÜZÜLDÜM.cok düşündüm.iki yıl oldu.hala kafama takılır. konusulanlar. hatıralar.benimki biraz farklıydı.belki parasızlıktan olmadı.belkide karsımdakının tutarsızlığından korktum. o beni korkutunca bende onu sozlerimle korkuttum.sadece geçen zamana üzülürüm.HOCAM makalede çok güzel anlatmış.ama siz siz olun yinede anne baba yı dinleyin.çünkü onlar sizi en iyi tanıyan insanlar.benim yaşım mı kaç?merak etmeyin az buz degil. 35 yaşındayım.pempe bulutların dağıldığı bir yaş.davul ne kadar birbirine uygun vurursadüğün o kadar neşeli olur.ALLAH önce benim sonra sızlerin yardımcısı olsun.saati merak ediyosanız yazayım. sabaha karsı 4 suları.

  10. Zeynep diyor ki:

    Merhabalar,benimde tamamen başka bir sorunum var.İnşallah bir kaç ay sonra Düğünüm var,sorun Kına gecesinde.Ben Almanyada yaşıyorum ve burda Kına gecelerin çoğu hep oynamalı oluyor.Ben Kına gecesine karşı değilim ,lakin oynamayı ve oynamalı ortamları hiç sevmiyorum. Oynamasız Kına olurmuymuş sen ne biçim kızsın veya dul musun sen gibi laflara maruz kalıyorum sürekli.Oynayan insanlar beni anlamıyor bende onları anlamıyorum..bu konuda hemen hemen yalnızım.İlahili oynamasız Kına gecesi Alternatifi sunuyorum,bu seferde çok sıkıcı olur veya elalem ne der diyorlar..Söz konusu kına ise evdede yakılır camide de başka bir yerde de ..
    Başka fikirleriniz var mı? Lütfen bana sadece bir kere oluyor oynamalı yap gitsin demeyin lütfen 😅

    • Feyza diyor ki:

      Bu senin kina gecen, istemiyorsan elbette yapmamalisin. Saygi duymak zorundalar sana. Ben de hic sevmem (laf aramizda) Bizim sulalemiz de cok sever oyle seyleri ama sukur ki bizim ailemize karisamadilar, ben olsam karistirmam yani. :)

      • Zeynep diyor ki:

        Ne güzel,bende çok denedim açıkladım neden istemediğimi,defalarca..Kınasız gelin olmazmış,oynamasız da Kına olmazmış..başaramadım,daha büyük sorun çıkmaması için,istemeye istemeye,istediğiniz gibi olsun dedim .Tek umudum beni oynamaya kaldırmasınlar😅sanırım bu benim en büyük fobim 😂

    • Zuhal diyor ki:

      Sadece hanımların katılabileceği bir kına gecesi yapabilirsiniz bence ben de hiç sevmem düğünumuz ilahili olmuştu ama kına gecesinde alternatif bulamadım .Oynamali istemiyorum diye direttim ama nasil olacagi konusunda en ufak bir fikrim de yoktu.Sonunda şirin bir cafe de sadece bayanlara özel yapmaya karar verdim.Kına organizasyonu yapan bir bayanla anlaştım herseyi o ayarladi. çok güzel oldu ben oynamasam da arkadaşlarım çok eğlendi damat yani eşim kına yakilirken geldi sadece en son da kına yakıldı

      • Zeynep diyor ki:

        Herhalde benim Kınamda benim dışımda herkes eğlenecek 😅İnşallah bende sizin gibi sonunda çok güzel oldu diyebilirim,tek umudum bu 😬 malesef bizim buralarda öyle ayarlayabileceğim Cafeler yok ..

    • Zuleyha diyor ki:

      Bir evliligin temelini nasil kurulursa o evlilk oyle gider sen sakin vaz gecme .. elinden geldigi kadar diren eger seni dinlemezlersede kalkipda oynama ! Ok bu seferse seni zorla vermia gibi gözuckcek.

  11. Yıldız diyor ki:

    Benim görüstugum birisi var 7 sene olacak nerdeyse telefon yakalattm swviyorum desemde bbmgl secenek sundu hep dediler ki ya biz ya o dediler bnde bbma seviyorum ddim ya bni sil de dugun yapiver diyemedm ztn kimse diyemez heralde de simdi gene bi laf duymuslar ve benim yuzum yok artik demeye yoruldum artik anlamiyolar bbm kufur etmisti oncdn telefon yakalatinca o yuzden olmaz diyo yardimci olurmusun cok cikmazdayimm

    • ibrahim diyor ki:

      yanlış anlamayın da siz pek oldun değilsiniz gibi yaşınız kaç bilmiyorum ama evliliğe bile hazır değilsiniz gibi geldi.

      Benim düşüncem ve fikrim şu ki eğer evliliğe hazır değilseniz bu tür işlere hiç girmeyin. adamlar lisede ilkokulda kendi aralarında sözleniyor evlilik hayatı yaşıyorlar sonra ayrılıyorlar. sonrada bekarım diye gezerler. ya yarım yapmayın yada tam yapın

      • Yıldız diyor ki:

        21 yasindayim bn evlilige hazirim ama sadece kararsiz kaliyorum cikmazdayim ailemi dusunuyorum 5 defa telefon yakalattim bn lise hayatinda seviyorum dedim ama birakcaksn ddler bbmin karsisinda bisey diyemiyorum o basliyor soylemeye iste ya oglan ya biz bizi silceksen olur dugunun yapariz sonra silersin diyor bnde swviyorum diyorum ama sil bni yaliver diyemiyorum herkes oturuyo sen yok kucuksun neden yapiyosun birakmiyosun bizim istrmedigimiz yerde sen olabilirmisin diye korkutyolar bni korkuyorum sadece bu

        • Yıldız diyor ki:

          Istemeye glck oldular olmaz ddiler herkimi araya koyduksak bbmdan herkes korkuptabisi diyemedi kimse benim yanimda olmadi akil verir misinz artik kacmaktan bska carem kalmadigini dusunuyorum artik her yolu denedik olmadi

          • ibrahim diyor ki:

            birde yanlış anlamayın da telefonda mesajlaşa mesajlaşa kelimeleri düzgün yazmayı unutmuşsunuz.

            gerçek olan şu ki telefonda mesajlaşmaya benzemez evlilik.

        • ibrahim diyor ki:

          ALLAH yardımcınız olsun.
          gelip erkek tarafı istesin diretsin onlar desin ikna etmeye çalışsın.
          size kimse kaç demez.

  12. Cansu diyor ki:

    Ben 20 yaşındayım üniversite okuyorum lisede biriyle tanıştım 4 sene sevgili olduk sonra sözlenmeye karar verdik annem babam 5 senedir ayrı benim iki tarafta evli benim velayetim annemde iki kardeşimin velayetide babamda ama babamla babannemlerle sürekli görüşürüm giderim yanlarına ünide para falan yollarlar anneme dedim sözlenmek istedigimizi oda eşiyle konuştu eşide sordu soruşturdu kabul etti babamlara söylemeden

  13. gizem diyor ki:

    benim görüştüğüm birisi var elimden geldiğince günaha girmemeye dikkat ediyorum 1 seneye yakın görüşüyoruz aynı zamanda kapı komşuyuz evlerimiz karsı karsıya beni iki defa istemelerine ragmen ailem istemiyor bana haytı zehir ediyorlar sebeb ise daha önce nişanı bozulmuş olması anne babasını sevmemeleri sizi okurken kendi durumumla karşı karşıya kaldım annem hep der bizim karşımıza bizim gibi insanları getir diye.. yılbasından sonra bir kez daha gelmeyi düşünüyorlar ben tüm kalbimle sevdiğimi istiyorum ama annemin bu tavırları çok canimi sıkıyor babamda çocuklarıyla bi kez dahi olsun konuşmayan ev iş arası mekik dokuyan birisi hayırlı geceler kardeşlerim fikirlerinizi merak ediyorum..

    • adem diyor ki:

      kardeşim durumun biraz zor.şimdi bu iş olmazsa hep aklında kalacak ve seviyorumda diyorsun. ileride hep keşke keşkelerin olacak belki de hele başkasıyla evlenirsen belki ailene kabahat bulacaksın. huzrsuzluğunun sebebini ailende bulursun. peki bu iş olsa ve ileride diyelim ki bazı sıkıntılar yaşadın sevdiğin kişiyle ailen nasıl yapar. kızım biz zaten bu aileyi sevmemiştik senin kendi kabahatin çekmek zorundasın mı der. bu seni mutsuz eder. veya kızım bu aileyi bizde zaten sevmiyorduk bırak gel dese eminim gene mutsuz olacak sensin. karar senin demekte zor. çünkü büyüklük işte böyle zamanlarda belli olacak. büyükler tecrübelerine göre böyle yollar çatallaştığı zaman devreye girip yönlendirebilmeliler biz gençleri. benim naçizane tavsiyem seviyorsanız ve iyi de tanıyorsanız duygularınızın arkasında olun. Allah seçiminizi hakkınızda hayırlı kılsın.

      • gizem diyor ki:

        teşekkür ederim öncelikle fikirleriniz dikkate alacağım. yalnız söyle bir husus var ailem biz sizi evlendirmeye hazır değiliz değip kestirip atıyor yaşım 25 oldu ben artık evliliğe o sorumluluğu alacak kadar kendimi hazır hissederken ailem bana kulak vermiyor herhangi bir aile büyüğünede konuyu taşıyıp istişare yapmıyor..

        • adem diyor ki:

          siz annenizi babanızı aşıpta başka bir büyüğünüze durumu açsanız. onların da fikirlerini alsanız. dayı amca teyze hala bunun gibi.

    • Yahya diyor ki:

      Gizem hnm,

      1. buradan bizim fikirlerimiz ile hareket etmeyin.

      2. annenizin babanızın söylediğinde her ne kadar katılmasanız da, onların söylediklerinde bir hayır/hikmet olabileceğini lütfen unutmayın.

      3. unutmayın, evlilik gerçekleştiğinde ailelerde evliliğin bir parçasıdır. Sizin anneniz babanız ile, eşinizin annesinin babasının ters düşmesi, evliliğiniz ne kadar mükemmel olursa olsun, evliliğinize gölge düşürür… problemler yaşamanıza sebebiyet verir. Aile uyumu da son derece önemlidir.

      4. ülkemizde bir çok ailenin ve eş adayının müthiş ön yargıları ve “elalem neder” leri vardır. Bunları aşmak maalesef çok zordur. Aileniz haklı/haksız olarak kim bilir niçin nişanını bozdu, ne oldu gibi düşünüyordur; ve benzeri bir çok düşünce belki… Bu noktada çözüm; varsa aile büyüklerini veya hatrı olan büyükleri/akrabaları/kişileri devreye sokarak, aileni ikna etmeye çalışırsın ama ısrar etme!
      Veya karşı taraf büyüklerini devreye sokarak durumu izah edip, aileni ikna etmeye çalışır ama yine ısrar olmadan.

      5. Adem beyin “duygularınızın arkasında” durun tavsiyesine katılmıyorum. Çünkü onu da seversin, bunu da seversin. Biraz basite indirgedim gibi ama gerçekte bir çok insanı zamanla seversin, kalplere muhabbet sonrada geliyor. Boşanan insanların bir çoğu hatta kanlı bıçaklı olanların bir çoğu severek aşık olarak evlenenler…

      Belki bir kaç madde daha eklenebilir.

      Bu arada 1 seneye yakın görüşüp, günaha girmemeye dikkat ediyorum demişsiniz; buna çok dikkat edin. Güzel bir birlikteliği günah ile kirletmeyin.

  14. Ece diyor ki:

    Benin Babam urfada polis arkadasimla Univde tanistik 4 senedir beraberiz 23 yasndaym annem olmaz o Kurt Dior babama soylemedm ve ne yapcam bilmiyrm Artik gizmo is istemiyoruz

    • Yahya diyor ki:

      Ece hnm,

      yukarıda Gizem hnm’a yazdığım cevabı okumanızı tavsiye ederim.
      Kürt/Türk diye ırkçılık yapılmasına şiddetle karşıyım. Ancak insanlardaki ön yargıyı silip atamıyorsunuz.
      Tabii kültürel farklılıklar ciddi sıkıntılar oluşturabilir. Buna dikkat edin.
      Örneğin, doğu kültüründeki kadının rolü ile batıdaki kadının rolü farklıdır.
      Aynı şekilde erkelerin kadınlara bakış acıları çok farklıdır bu iki bölgede…

      VE evlilik hayatı ile, evlilik dışında yaşadığınız birliktelik aynı değildir. Evlilik insanlara mesuliyetler yükler. 4 sene herşey mükemmel olabilir, birbiriniz için yaratılmış gibi hissedebilirsiniz ancak evlenince 4 ay bile tahammül edemeyebilirsiniz.
      Ki bu tecrübeyle sabittir… Bir de utanmadan sorarlar evlilik aşkı öldürüyor mu diye :)

  15. Rukiye diyor ki:

    Selam ben cok yarali bi anneyim. Oglum bir kiza tutuldu oglum henuz 18 yasinda mezhep farkliligi var yani alevi cemiyetinden biz sünniyiz mutasip bi aileyiz kiz cok rahat alkol gezme bar oglumu vaz geciremedim onlarin resmen köpegi olmus onlar ne derse onu yapiyo biz sanki onun düsmaniyiz cildiricam ne yapicagimi bilmiyorum elim kolum baglim oglum bi duvar ordu

    • zeynep diyor ki:

      Benim kardeşimin de başına böyle birşey gelmişti annem çok tepki gösterdi annem tepki gösterince kardeşim de inatlasip daha çok görüşmeye başladi sonra komşumuz un eşi var kardeşim çok saygı duyar kendisine annem ondan konuşmasını rica etti sağolsun o da almış karşısına eğer ben seviyorum bu kızı mutlu olurum diyorsan evlendirelim seni bütün masrafını ben karşılarım arkanda olurum iyice düşün günaha girme ya evlen ya da evlenemeyecegin bir kız ile de gezip gönül eglendirme yazık demiş. Kardeşim de sakin kafa ile düşününce cesaret edemedi kardeşim 18 yaşındaydı o zaman birdaha hiç gorusmedi.Hatta kız intihar teşebbüsünde bulundu sıkıntılı bir süreç benzer o günler aklıma geldi belki fikir olur diye yazayım dedim. Allah yardımcınız olsun.

      • Süleyman diyor ki:

        Yalnış anlaşılmasın ama babalar nerede? Niye sadece anneler müdahale etmiş? Bu problemlerin çıkışı birazda babaların paylaşım ve otorite eksikliğinden olabilir mi?

        • zeynep diyor ki:

          Babam anlattığım olaydan 3 yıl önce vefat etmişti.Kardesim de üniversitede okuyordu. Yani baba faktörü çok önemli tabiki ama o yaşta babalarını da fazla dinlemeleri gençler. komşumuz un eşi hem karakter itibariyle hem de mesleki anlamda yakındı kardeşime Abisi gibi gorurdu o yüzden etkili olmuş olabilir.

    • Feyza diyor ki:

      Zeynep hnm.in yorumu mantikli. Oglunuz hem yasi hem de icine dustugu duygusal (aslinda nefsani ) girdabin tesiriyle su durumda siz ‘hayir’ dedikce daha fazla inat edecek ve sizden daha cok uzaklasacaktir. Bu da aile iliskilerinizin iyice raydan cikip oglunuzla yuzgoz olmaniza sebep olacak ve aradaki saygiyi tamamen yitirme noktasina geleceksiniz. O yuzden madem sizi dinlemiyor, sozunu dinledigi, saygi duydugu, gercekten itibar ettigi bir yakinizi devreye sokarak soylemek istediklerinizi onun uzerinden dile getirebilirsiniz. Baba faktorunu bilmiyoruz hayatinda ne derece etken? Ama bahsetmediginize gore baba da soz geciremiyor olmali. En guzeli saygin buldugu kisileri tesbit edip onlardan gizlice rica etmeniz. Isi ciddiyete dokme durumunu gundeme getirdiginizde zannetmiyorum o yasta o sorumlulugu alabilsin, muhtemelen cayacaktir. Allah akil fikir basiret versin oglunuza, bir anne-baba icin zor bir durum Rukiye hnm. Ama yasi cok genc, umarim kendiliginden cayar..

  16. Orhan diyor ki:

    Selamün aleyküm. .
    Ben bir insanı seviyorum yanlız evlenmiş ayrılmış 3 tane de çocuğu var 15 sene evlilik hayatı oldu bende bekar insanım
    Ailemle çok defalarca yüz yüze geldim iyilikle anlattım olmadı kötülükle olmadı hiç bir şekilde kabul etmiyorlar. . Annem ile babam bana kesnlikle bu iş olmaz çok istiyorsan da al git bizi sil ama hakkımızı helal etmeyiz diyorlar ömür boyu … sevdiğim kızda sen beni sevmedin pes ettin aileni seviyorsun onları kıramıyorsun deyip sürekli piskolojik altında hissedyrm kendimi .. ne yapmam gerekir ailemi silio atsam sevdiğim kız içn dinen ne kdr doğru olur lütfwn yardım edin bi fikir verin allah rızası için

    • duck diyor ki:

      orhan senin olmayanı sev…sevgi ilerde mantık evliliğine dönüşecek..cicim ve balım ayları bitecek.ikiniz de birbirinizde kusur ve hata aramaya başlayacaksınız..zaman icinde onun çocukalarına bakmak sana zahmet ve eziyet verecek..çocukların yaptıgı en ufak hata bile dağ gibi gözünde büyüyecek..sen sevmek değilde …tutkulu kalmış olabilirsin.

    • Abdullah Bir diyor ki:

      Orhan Kardeşime

      Lafı eğip bükmeden direkt kitabın ortasından konuşacağım.

      Belli ki gençsin, tecrübesizsin, sevgiye ve ,ilgiye ihtiyacın var ve bu kadın da bunu biliyor ve senin bu açlığını sana karşı kullanıyor.

      Ama bu yolun sonu çıkmaz sokak, hatta uçurum.

      Benden sana bu yolda-konuda saçlarını ağartmış bir ağabey tavsiyesi.

      Sazan olma, geleceğini karartacak cahilce bir tercih yapma sana “sen beni sevmedin pes ettin aileni seviyorsun onları kıramıyorsun ” bu sözü söyleyen kadından ve onun olduğu ortamdan hemen ve arkana bakmadan uzaklaş.

      O sana göre bir kadın değil…

      Ayrıca;

      ” Annem ile babam bana kesnlikle bu iş olmaz çok istiyorsan da al git bizi sil ama hakkımızı helal etmeyiz diyorlar ömür boyu ”

      Babanın ve annenin bu sözlerinden sonra senin o kadın ile mutlu olman mumkün değil.

      Kendine yazık etme güzel kardeşim…

      • adem diyor ki:

        yemin ederim abimiz Abdullah Bir

        “””Sazan olma, geleceğini karartacak cahilce bir tercih yapma sana “sen beni sevmedin pes ettin aileni seviyorsun onları kıramıyorsun ” bu sözü söyleyen kadından ve onun olduğu ortamdan hemen ve arkana bakmadan uzaklaş.

        O sana göre bir kadın değil…””” diye yazmasaydı bende aynen böyle yazacaktım.
        evlenirsen ömür boyu çekersin böyle bir kızdan. nefsani davranma.

    • Aslı diyor ki:

      Sn.orhan bey benim abim de Avrupa hayaliyle iki çocuklu bi bayanla seviyorum diyerek evlendi tüm ısararlara rağmen kimseyi dinlemedi…
      5 yıl oldu evleneli bi kızı olduktan sonra bayanın çocuklarından nefret etmeye başladı…
      Bu o kadar ilerledi ki bayandan bile nefret etmeye başladı
      İkinci çocuğu istedi onuda bayan istemedi benim çocuklarım var diye
      Şu anda mahkemelikler boşanmak istiyor ama kızının velayet alamadığı için boşanamıyor…
      Kısaca o bayanla evlendiğinden bu yana her adımı sorun..
      Haddim olmadan Size söylemek istediğim ailenizi ve kendinizi mahvetmeye…

    • hakan 1 diyor ki:

      Sayın Orhan Bey; en sondaki sorunuz üzerine yazdım. Size kötülük niyetinde değilim. Diğer saygıdeğer yorumcularla aynı şeyi diyorum. Bir fazla olarak bahsettiğiniz hanımdan da fazlasıyla korktum. Sizi bunları soracak duruma düşürmüş, fakat belli ki siz içinde olduğunuz hali göremiyorsunuz.

      “…sevdiğim kız da, sen beni sevmedin, pes ettin aileni seviyorsun, onları kıramıyorsun deyip…” yazmışsın.
      Sayın Orhan Bey, seven kızın edeceği laf gerçekten bu mu olmalıydı? Seven insan “acaba beni niye sevmiyorlar-istemiyorlar” diye kendi kendini yer, yapabilirse hatalarını farkedip sevdiğine güzel görünmek ister. Halbuki, benim için herşeyi yak diyen insan KENDİSİNDEN BAŞKA KİMSEYİ SEVEMEZ.

      Ailen, senin bugün olduğun kişiyi olmanın sebebidir. Onlardan vazgeçersen senden geriye hiçbir şey kalmaz.

      “…ailemi sevdiğim kız için silip atsam, dinen ne kadar doğru olur…” demişsin. Sayın Orhan Bey, herhalde akl-ı selimi (sağ duyuyu) tamamen kaybetmişsiniz. Böyle bir sorunun cevabı açıktır.

      Uzaktan öyle görünüyor ki, sizin basiretiniz bağlanmış. İnşallah hayırlı yoldan bu müşkülünüz hallolur.
      Kendinizi bile bile ateşe atmayın. Bize de gönül koymayın.

  17. Derya diyor ki:

    Selamun aleykum nisanliyim ailem istediği için zorla nisanlandimm ve nişanlımi hiç sevmiyorum hicc ısınamadım annem ve babama çok kızgınım bu yüzden istemediğim biriyle zorla evlendircekler önümüzdeki yaz düğünüm olucak ama ben evlenmek istemiyorum ölürüm daha ii yani ama benm sevdiğim bi çocuk var o beni kaçırmak istiyo bende onu istiyorum ailesi olsun kendisi olsun çok ii insanlar o kadar kafam karışık ki ne yapacağımı bilemiyorum allah rızası için bana bi akıl verin

    • Derya diyor ki:

      Bana biraz çabuk dönüş yaparsanız sevinirim allah rızası için benim durum çok farklı çünkü

      • Meryem Karagüzel diyor ki:

        Derya Hanim
        Size önerim şu :ıstihareye yatın ona göre karar verin. Ilk olarak şu an nişanlı oldugunuz çocuk için yatin. Yatsı namazından sonra 2 rekat namaz kilin. Istihare duasını okuyun ve konuşmadan yatın . Ikinci gün sevdiğiniz çocuk için yatın . Hangi rüya daha hayırli ise ona yönelin. Bu konularda babalar daha ılımlı diye düşünüyorum . Babanız ile konuşun şuanki nişanlı nizi istemediğinizi belirtin . Allah’a siginin .

        • Feyza diyor ki:

          Gonlunun isindigi bir baskasi varken ve bunca israra ragmen o kisi ile evlenmek istemiyorsa istiharede hayirli sonuc alsa da mantigi evet der belki ama gonul tatmin olmadikca ruhen kendisini zorla evlendirildigi kisiye ait hissetmeyecektir Meryem hanim. Istihare cok kuvvetli bir sunnet ama bu bir gonul isi ve gorulen o ki mantigin onune gecen siddetli bir duygu durumu sozkonusu. Derya kardesim, oncelikle sakin ol.. Sakin ha kacma fikrini once bir kenara koy. Aileni karsina alip kacacagin adamin ileride hayirsiz cikabilme ihtimalini dusun, o zaman ailenin yaninda olmasini isteyeceksin. Kacirmak bir erkek icin en kolay yoldur, madem sizi o kadar seviyor kacirmayi degil ailenin gonlunu razi etmeyi denesin. Bununla beraber siz de hic isinamadiginiz bir kisi ise karsi tarafla bu konuyu acik ve net sekilde konusursaniz ve ailenize de kesin kararinizi bildirirseniz hem karsi taraf zoraki bir evlilik icim sizinle yola cikmak istemeyecektir, hem de aileniz kizlarini sanmiyorum ki bir evlilik ugruna kaybetmeyi goze alabilsin. O yuzde net olup bu konuyu iki tarafla da konusup once kalben tatmin olmadiginiz bu kisi ile kesin olarak baginizi kesin ki o kisi de daha fazla umit baglamasin, bu ona da haksizlik ve ihanet olur, hem de gercekten sevdiginize inandiginiz kisinin sizin icin ne derece mucadele edebilecegini tesbit etme imkaniniz o zaman daha rahat olur ve ikinci asamayi o zaman dusunursunuz. Istisare edersiniz, zira su an sevmeseniz de nisanli bir bayansiniz ve once bu konuya bir aciklik getirmeniz gerekiyor.

      • ahmet diyor ki:

        Öncelikle, sevdiğiniz insani söz/ nisan olmadan önce mi tanıdıniz yoksa sonra mı? Eger önce tanimissaniz niçin ailenize sevdiğiniz insani anlatmadiniz?Anlatmissaniz, Niçin sevdiğiniz insan size istemeye gelmedi? Su anki nisanlanmaya kadar ailenizin bilgisi yoksa niçin beklediniz? Nisanlinizin hayalleri ve duyguları var. İşler bu noktaya gelinceye niçin bekleme gereği duydunuz.Hic o insanın yerine kendini koyabilir misiniz?  Nisanli sevememizin ve sevdiginiz insanda beğendiğiniz durum ne ? Ben maalesef buyuk olasılıkla dışsal görüntü olduğunu düşünüyorum. Nisanlinizin  farkettiginiz ciddi bir ahlaki bir durum bozuklugu varsa bozmak düşünebilir. Ornegin, nisanlizin içki ve kumar gibi zararlı aliskinliklari varsa. Eğer sozlendikten ve nisanlandiktan sonra sevdiginiz insani tanimissaniz, çok yazık. Nisanlinizin yerinde siz olmayı ister miydiniz? Bir kişi sizinle evlenmeyi dusunuyor, hayaller kuruyor. Ancak siz arkasından iş ceviriyorsunuz. Umarım kırıcı olmamisimdir. Ama gerçek olabilecek durumlardan bahsettim. Hiç bir durumda kaçmayı dusunmeyin.Bence sevdiginiz ve kaçmayı dusundugunuz insan çok iyi bir insan değil. Birincisi nisanliyken sizle konusabiliyor ve empati yapamiyor.(nisanlizin yerine kendini koyamiyor) Ailenizin rızasıni almadan kaçmayı düşünüyor. İşler daha kötüye gider. Öncelikle, nisanlığa devam edip etmeme kararı veriniz. Nisanlinizin  beğendiğiniz ve beğenmediğiniz yönlerini siralayin.Tek kriteriniz dışsal görüntü olmasın. Daha sonra, nisanlinizi sevmediğini yönleri neler, bunların çevrenin etkisiyle değil objektif gözle değerlendirin. Eğer bu özellikler zamanla düzeltebilecek yönler mi? Bu arada kimsenin mükemmel olmadığı  varsayarak değerlendirin. Dışsal görüntü gerçekten sizi çok rahatsız eden durum var mı onu değerlendirin.  Eğer tüm bu değerlendirmelerden sonra,nisanliga devam etme kararı alırsanız, sevdiginiz insanla tum ilişkinizi kesin. Daha fazla nisanlizin arkasından iş cevirmeyiniz. Nisanliliga devam etmeme kararı aldınız. Bu sefer aynı degerlendirmeleri sevdiğiniz insana karşı yapın. Kesinlikle kaçmayı dusunmeyin. Ailenize durumu anlatın. Aileniz sevdiğiniz insani, istemiyorlarsa niçin istemiyorlar? Nisanlinizi neden istiyorlar? Bunu açık yüreklilikle konusun, istişare edin. İstihareden ziyade istişare önemlidir. Ancak bu değerlendirmeler tamamen İslami bakış açısıyla olmalı.

        • meryem diyor ki:

          Bir erkek bakış açısı ile düşünüldüğünde Ahmet bey’e hak vermek gerekir. Kaçmak kesinlikle çözüm değil lakin bu durumda yapılacak en doğru şey istihare, ve bu durumu bilen kişilerle iştişaredir. Ayrıca aileyi ikna yoluna gidilmeli. Ailenin karşısına çıkarak net bir şekilde neyi isteyip neyi istemediğinizi bildirirseniz belki bir faydası olur. Ama zor bir durum, Allah yardımcın olsun.

      • Tuğrul diyor ki:

        istemediğiniz kişiyle asla evlenmeyin. fakat asla kaçmak gibi bir şey de yapmayın. burada siyaset uygulamanız lazım. Başkasını seviyorum demek değil önce ötekini bi yollayacaksınız usulü dairesinde.
        anne babanın rızası olmadan yapılan evliliklerden hayır gelmemiştir. ikna edeceksiniz bi şekilde, bu farz. sonra diğer taraf gelecekler.

        kaçan kızlardan da muradına ereni pek yoktur, ben görmedim.

        sizin öteki tarafı iyi görmeniz hüsn-ü zannınızdan da kaynaklanmış olabilir. bunu aileniz daha iyi tartar ama diyelim ki makul birisi.

        ayrıca kaçan bir kız sahipsiz kaldığı için diğer taraf, iyi kızı ucuza kaptık diye bakar, değer vermez. üç gün sonra itibar etmemeye başlar. eziyet etse, nasılsa arkası boş gibi görür, umursamaz. hayat mükemmel kayın valide, mükemmel koca örneği daha görmedi. zahiri ilgiler köprüyü geçene kadar olur genelde. (eğer sağlam, dindar bir aile olsa zaten kaçırma gibi bir iş yapmaz.)

        hem bir kız ömründe bi sefer mutlu bir düğün yapacakken, onu da sahipsiz, sıkıntılı geçirmeyin. aşka meşke iltifata aldanmayın. (bunun önemini zamanla anlarsınız, ama iş işten geçmiş olmasın)

        sizin arkanızda kapı gibi aileniz, babanız, abiniz… vs olursa, ayrıca sağlam bi mehir de alırsanız karşı taraf size itibar etmeye mecbur olur, kıymet verir. (erkek malının kıymetini daha iyi bilir)

        yani muhakkak ama muhakkak anne babanın rızası dairesinde hareket edeceksiniz. onlar eğer hakikaten olmayacak bir durum değilse, az-çok uygunsa, elinde sonunda, mecbur sizin istediğinize uyar. (tek yol onları ikna etmek, yoksa babanın rızası olmadan caiz olmaz zaten.)

        • Feyza diyor ki:

          Tugrul bey, bu konuda “Derya hanimin durumundan bagimsiz olarak”, yazinizin son kismina bir duzeltme yapmak istiyorum. Derya hanimin durumundan bagimsiz diyorum cunku yazacaklarim onu yanlis bir karara sevketmesin fakat fikhi bir ayrintiyi da gozardi etmeyelim. Babanin izni olmadan nikah caiz degildir sarti Hanefi mezhebi disindaki diger uc mezhep icin gecerli olup, Hanefi mezhebinde ise resit olmus, hur ve akil sagligi yerinde bir kiz “kendisine Islami sartlar cercevesinde denk olan” bir erkekle velisinin izni olmadan nikahlanabilir.

          • Tuğrul diyor ki:

            hüküm ekseriyete göre verilir. 😉

            ve ekseriyetin -hele ki böyle makbul ehl-i içtihatta- nazarı yanlış görmez. dolayısıyla mezheb-i hanefiyenin bir ruhsatındansa mezheb-i ekserin azimetini tercih etmek böyle zamanda ehl-i takvaya lazım ve elzemdir.

            (aslında yazarken gözümün önünde birkaç kocaya kaçmış kızların durumu vardı. tecrübeye istinaden yazdım. kitaba bakarak değil)

            mesela benim açımdan, bu ve diğer bayanların bi erkekle kaçma mevzusunu konuşacak kadar yakınlaşmış olması kabul edilebilir bir durum değil zaten. ana babadan habersiz aşklar-meşkler… rezilliğin bini bi para. kusura bakılmasın. ama madem ki bi durum var ortada, çıkar bir yolu anlatmaya çalıştım. daha beteri olmasın. yoksa cevap vermem böyle durumları artık kabullendiğime, böyle şeylerin normalleştiğine işaret değil.

        • Feyza diyor ki:

          Fakat velisinim izni olmadan nikah kiyan kizin nikahlandigi esinin kendisine “denk” olmadigi, velisi tarafindan tesbit edilirse veli bu nikahi Hanefi mezhebinde de feshetme hakkina sahiptir. Velhasili kelam, sayet iki kisinin arasinda bu denklik sozkonusu iken veli kizini geri almaya calissa veyahud erkek esini bosamayacak olsa o kiz kocaai bosamadikca bir baskasi ile de evlenemez cunku nikahi sahihtir. Yani nikah kiyma durumu cok riskli bir is. Bu bahsettigim altini cizerek tekrar soyluyorum ki,”Hanefi”fikhinin fetvasidir. Diger uc mezhepte ise velinin izni olmadikca nikah caiz olmaz, bu da kendi alaninda teferruatli bir bahis. Ola ki birbirine denk olup aileden izinsiz nikah kiyan iki kisi dusunun. Aile sonra ortaya cikiyor ve nikahi bozdugunu soyluyor ve babanin izni olmadan nikahiniz caiz degildir diyor. Halbuki dinimizce denk iki kisinin nikahini keufi olarak kizin ailesi feshedemedegi icin, Allah katinda gecerki bir nikahi yok sayiyorlar ve bu kiz da ailesine karsi gelemeyip evine donup bir baskasiyla evlenmeyi kabul ediyor, ama eski kocasi onu bosamadigindan yeni evlenecegi kisi ile kiyacagi nikah gecersiz hukumde olur ve dogacak cocuklar veled-i zinadir. Yani mezhepler arasindaki ihtilafa binaen bu ayrintilari gozonunde bulundurarak yazalim ki baska bir kisi okursa eksik fetva ile yanlis amelde bulunup her iki dunyasini mahvetmesin. Babanin izni olmadan bir evliligi ise cok ozel sartlar barindirmadigi surece ne orfumuze ne adetimize ne vicdana ne evlatliga yakistiramiyorum. Mutlu bir yuvanin temeli icin mutlaka ailenin rizasi ve duasi alinmali, gizli sakli islere kalkismadan sabir ve metanetle usul ve âdab cercevesinde hareket edilmeli ki sonrasi husran olmasin. Bu gibi evliliklerde en cok magdur olan yine kizlardir. Cunku erkek o kizi bosamasa da bir baskasiyla nikah kiyip yoluna devam edebiliyor fakat kizin hayati erkegin ellerinde mahvoluyor veya evlilige devam etseler dahi zamanla sahipsiz gorulen kizlar haddinden fazla eziliyor, ailesine karsi cephe aldigi icin aile de sahip cikmak istemiyor, ciksa dahi bir suru sorunla karsilasiyorlar. Yazinizin diger kismindaki tesbitlerinize aynen katiliyorum.

        • ... diyor ki:

          Sayın Tuğrul Bey,

          “istemediğiniz kişiyle asla evlenmeyin. fakat asla kaçmak gibi bir şey de yapmayın. burada siyaset uygulamanız lazım. Başkasını seviyorum demek değil önce ötekini bi yollayacaksınız usulü dairesinde.”

          Sizinde yazdığınız gibi Derya Hanım’ın öncelikle nişanlısıyla bu durumu çözmesi gerekir. Kırmadan dökmeden ama karşı tarafı bir beklenti içinde bırakmadan nişanı bitirmeli. Kimse sevilmediğini bile bile evlenmek istemez. İki taraf arasında nişan bittikten sonra ailenin kabulü daha kolay olur sanırım.

          “anne babanın rızası olmadan yapılan evliliklerden hayır gelmemiştir. ikna edeceksiniz bi şekilde, bu farz. sonra diğer taraf gelecekler.”

          Bazen anne baba kırılmasın diye yapılan evliliklerde de hayır olmuyor. İnsan sevmediği yemeği bile yerken zorlanırken sevmediği bir insanla ömür geçirmeye çalışması zulümdür. Böyle bir evliliğe şahit oldum bir ömür kavgayla geçen iki tarafında birbirinden usandığı çocukların mutsuz olduğu bir ortam.

          “kaçan kızlardan da muradına ereni pek yoktur, ben görmedim.”

          Kaçmayı tasvip etmiyorum yalnız genelleme ve kesin yargılarla konuşulmasını da onaylamıyorum. Kaçan mutlu olan insanlarda var. Ama en güzeli bir kız için en güzel hatıra olanı kına düğün ve dualarla baba evinden çıkmak.

          İstemediği bir insanla nişanı bitirdikten sonra evlilikle ilgili uygun kişiyi beklemek daha doğru olur. Belirli süre sonra anne baba kızı istedikten sonra sevdiği insana verir. Çünkü anne ve babalarda özellikle kızlar için belirli yaşı geçtikten sonra evlenmesi için olur gözüyle bakıyor. Eğitimi,yaşı,maddi durumu yada kültür farkını belirli zamandan sonra sorun etmemeye başlıyorlar.

        • Abdullah Bir diyor ki:

          Sevgili Tugrul Karrdeşim’e

          “hüküm ekseriyete göre verilir” DEMİŞSİN

          Eğer HÜKÜM den kastın FETVA ise ki öyle anlaşılıyor, yanılıyorsun.

          HAYIR…

          Hüküm-Fetva Umuma değil kişiye, olaya, duruma, zaman göre, yani bireysel, lokal yani ÖZEL durumlar, olaylar, yaşanmışlıklar için verilir.

          Bunun en güzel örneklerini ve ispatınıda Resulullah’ın AHKAM AYETLER ile sabit olmayan konular ile ilgili olarak kendisine gelen Sahabenin durumuna ( yası, cinsiyeti, yaşı, toplumsal statüsü, içinde bulunduğu özel sartlar vb) göre benzer olay veya konulara farklı şekilde (olumlu-olumsuz-sessiz ve tepkisisz kalmak) cevap vermesini gösterebiliriz.

          Şu anda dünya üzerinde bulunan Müslümanların 4 faklı MESHEB’e tabi olmaları ve mesheblerin alimlerinin (şia hariç) birbirlerini HAK MESHEB olarak görmelerinin temelini Sünnet-i seniyede ki uygulama farklılığı oluşturmaktadır.

          İslam ümmetinin cografi şartlar, iklim, içinde yaşanılan toplum vb sebepler ile ameli manada hayatı kolaylaştıran konularda farklı hükümlere tabi olması faydalı bir uygulamadır.

          Ancak diğer taraftan İSLAM ve KUR’AN TEK oldugu halde dünya üzerinde ki İSLAM ÜMMETİ İTİKADİ konularda bu kadar ayrılıga düşmüş, mesheplere, fırkalar bölünmüş, parçalanmış olması ÜMMET’in BİRLİĞİ’ne zarar veren en büyük faktörlerden birisidir.

          Bu nedenle;

          Kaynagı Kuran ve Sünnet olmayan konularda mesheplere dayanarak bir şeyi TOPLUMUM TAMAMINA HELAL veya HARAM kılmak, yani KESİN HÜKÜM-FETVA vermek doğru değildir.

          Aksi Taktirde kişinin

          Ey İnananlar! Allah’ın size helal ettiği temiz şeyleri haram kılmayın, hududu da aşmayın, doğrusu Allah aşırı gidenleri sevmez.(maide 87)
          ayetinde ki sevilmeyenlerden olmasına sebep olur.

          Selam ve muhabbetle

          • Tuğrul diyor ki:

            hocam çok kasılmışsın, boşa yorulmuşsun.

            yazını tam dikkatli okuyamadım, ama ahirde hüküm-fetva vermemekten bahsedip, hemen akabinde hakkımda verdiğin ince ve zarif fetvanı reddettim. bilgine..

            (dipnot: lütfen cevap verme)

    • Süleyman diyor ki:

      Yani hanımefendi çok az bilgi ile Nasıl yardım edelim? Şimdi sizin sevdiğiniz kişiyi aileniz kabul etmedi mi? Kabul etmediyse ne sebeple etmediler? Size ne söylediler tam? Öbür yandan evlenmenizi istedikleri kişi ile sizi neden evlendirmek istiyorlar? Sizin o kişide sevemediğiniz şey ne? Öbür kişide sevdiğiniz şey ne?

    • Yasir diyor ki:

      Derya Hanım Nişanlınızla öncesinde baş başa görüşmediniz mi? Orada izah edebilirdiniz. Aklı başında bir erkeğin kendisini istemeyen biri ile evilik yapacağına inanmam. Önce Anne babanızla bu işi çözmek gerekir. Olmazsa İkinci adım yakın akrabadan sizi anlayacak kişileri devreye sokmak olmalı. Eğer yine çözülmezse nişanlınıza onu istemediğinizi izah edip nişanın onun tarafından bozulmasını sağlamak gerekir. Nişan bozulduğunda ikinci erkeğin sizin için uygun olup olmadığını daha iyi düşünebilirsiniz. Şu an onu bir kurtuluş olarak görüyor olabilirsiniz. Eğer nişanlınız inat edip nişanı hala bozmazsa siz de başkasına kaçmak niyetindeyseniz zaten birbirinize uygun değilsinizdir. Kaçmak ise son çare olmalı. Çünkü ailenizin de nişanlınız tarafınında onuru zedelenir. Her iki tarafında onurunu zedelemeden bu işi halletmeniz lazım. Son çareyi denemeden önce ikinci çocuğun dini yaşantısına dürüstlüğüne edebine, sorumluluk taşıyabileceğine iyi bakın.

    • adem diyor ki:

      bunu erkeğe açık açık söyle. o eğer adamsa çekilmesini bilir. onun da hayatını yakma. vebal altında kalma. sevdiğin adamla dahi Allah mutluluğu yaşatmaz yoksa.

  18. Dilek Ç diyor ki:

    Merhabalar, o kadar dar ve zor günlerden geçiyorum ki. Bu siteyi görünce bana akıl verebilecek insanlar olduğunu düşündüm. Üniversite 2. Sınıfa geçtim ve bir arkadaşım var. Uzun süreli tanışmamız var ve ailem ile tanıştırmak istiyorum. Aileme karşı dürüst olmak adına onlardan hiçbir şeyimi gizlemedim. Ve bu zamana kadar üniversitedeki bölümüme kadar her şeyimi belirlemelerinde onların tavsiyelerini aldım dinledim. Arkadaşım benden 3 yaş büyük fakat ben 4 o ise 2 yıllık üniversite bitirdi. Ailem ilk olarak üniversite ikinci olarak ise kürt oluşunu sebep göstererek izin vermiyor. Haklarında bildikleri tek şey bu. Ve bir ayrıca neden ailesinin bu zamana kadar 3 4 şehir değiştirmiş olması. İş sebebiyle olduğunu belirtsem de kesinlikle kabul etmiyorlar. Tanışmalarını ön yargılı davranmamaları gerektiğini söylüyorum. Fakat beni evlatlıktan silmek ile. asla beni bir daha saymamak ile tehdit ediyorlar. Aslında bilmiyorlar ki benim için esas önemli olan onların gönül rızası. Verdikleri emekleri boşa saymak istemiyorum fakat sevdiğim insana bir tek şans verilmeden kabaca yaptıkları yorumlar ile beni öldüreceksin hasta olucam demelerini asla anlayamıyorum. Onların gönül rızasını almak için ne yapabilirim. Okuduğunuz için teşekkürler

    • Süleyman diyor ki:

      Yasir Bey

      Daha dün demiştim işte bir örnek. Dahasını okumak istiyorsanız:
      http://www.cocukaile.net/evliligi-aile-istemediginde/#comment-89315

      Kız erkeği, erkek kızı beğenmese bir süre otursalar gene gönül düşebilir. Bu kaçınılmaz. En isabetlisi görücü usulü. Çünkü bu tablolar 1 değil 2 değil

      Şimdi Dilek Ç. Hanım

      Öncelikle inat ediyorsanız ve bu meseleden dolayı aile ile cedelleşiyorsanız bunu bırakın. Annenize de babanıza da onların her sözünü dinlemeye hazır olduğunuzu ve onlara hürmet ettiğinizi hissettirin. Daha sonra bir büyüğünüzle beraber bu konuyu onlara açın. Özellikle anne üzerinde etkisi olan bir büyüğünüzle çünkü Anneyi ikna etmek daha zordur. Ama eğer bu da başarısız olursa gönlünüzden silmeye hazır olun o kişiyi. Evlenilecek hayırlı ve size uygun binlerce kişi vardır. Allah’a tevekkül edin pişman olmazsınız.

  19. Gülay diyor ki:

    Slm alkm ilkbaşta ben kızı tanıdığımda cok uygun görmüştüm kızı ama boşuna sevindim kısa zaman sonra aileyle tanıştım aileyi beğenmediğim yine oğlum istedi diye devam. ve 3 ay sonra bir sorun yaşadım. kız bana ailesi ayrı olduğu icin istemekte babada bulunmasını istedi. bana 1 hafta önce annesini ikna ederim diye “konuş annemle” dedi ama anne inaat edip beni kandırdı. bende kız icin annesini ikna ederim ve defalarca seni ikna etmek değil kızımız icin atıldım.

    iyi düşün evinde olmasa eski eşinle evinde istemezsen başka yer tutarım orda gelir isteriz dedik annesi terbiyesizleşti ve bizim evimize geldi, kızı istemeden 4 gün önce gelip bana yüklendi ve bende kötü birşey yapmadım kızımız istedi diye yaptım sonra annesi beni suclarken gelin adayı da ben ne haklı annesini mecbur tutarmışım diyince iş değeşti.

    eşim hemen istemiye gelcezmi gelmicezmi diye söyledi kızarak annesine ve tabi korktu istemeye gelinmicek diye hemen yok gelin ama yüzük takılmıcak diye söyledi ve bizde salak olduğumuz icin oğlan istiyor diye zorla gitdik istedik. ben o sıra bu ailede terbiye edep yok dedim sucladım oğulumuda. bundan sonra kaynar su dökülmüş oldu onlara ve artık cok şükür sökülmeye başladı gün gidikce ailenin itici hareketlerini görür oldum ama oğulum görmüyor sürekli dönek ne dedikleri yaptıkları sudan cıkmış tauva döndiler.
    en sonunda oğlan artık görür diye beklemekteyim rabbim duamı kabul eder inşallah,kızın annesi alışverişe gidilcek bu sırada fol yok yumurta yok ne nişan belli ne tarih ona rağmen oğulum ila alışveriş olsun diye istedi diye söylenemiyoruz derken büyük kızı ile sürekli gelin kızımızı da sürekli baskı altında sokup ona azını alışverişte söz hakkı yok sırf susuyor.

    Bende oğlana otelde oğulum bu aile yaramaz kızad a güvenim yok bana aldırdırıyor bir nişan günü bile belli değil ona rağmen sürekli şekil fikir değeştiriyorlar neye bezdirmeye calışıyorlar anlıyamadım yok siz bakın damatlığı alın parasını veririm yok yüzüklerin parasını onlarla anlaşmamışım öfemezmiş phalı ise velan sataşıyor ben susuyorum oğulum yüzünden düşman eksik değil sataşmalarına devam derken herşeyi aldık oğlumun yüzünden.

    Artık gün gectikce karektersizlik şekilde laflar soktular bana büyük kızı bana beni cüzmiş benim ne olduğum beliymiş annesini ezdirmezmiş annesi oğuluma cepi o kadarmı delikmiş bir kahve makinası veyahut da bir gül bile almamış Sevgiler gününde kızının kıymeti bu kadarmıymış yazıklar olsunmuş alsada şimdiden sonra kıymeti kalmamış.
    bir insan bu kadar mı ac olur damatlığı sırf alırmış ben mecburmuşum her şeyi alıp yapmaya diye annesi midemi bulandırdı terbiyesiz baştan belli bunların ahlakı belliydi ve hucuma girdiler bende artık patladım tam üstüne basdılar bu aileye 5 para etmez.
    bizi miloner sanmışlar oğlum kendini öyle göstermiş ve ayağımı anında cektim sırtımı döndüm işi bitirdim bu aile asla yaramaz Aldıkca doymayı bilmediler bir kuruş vermicek hepsini bize yıdırmak istedi albukisi hrşeyin iyisinden yapmak icin cırpındım ortada hiçbirşey yokken alışverişin hepsini yaptırdılar bende artık korumaya aldım ailemi bu şekilde hakaret etilerre rağmen oğlum anlamadı ve aldıklarımızın üstüne kondular aldıklarımı evine götürüp vermiyor üstelik oğulum onlara izin verdiki bana böyle hakaret etiler ve artık bende Allahın iziniyle bir daha o aileyle işim olmaz oğulum dedim birde yetmiyormuş annesinin ablasının hakareti kız 1 hafasına kalmadı kızın pisliği cıktı ortaya.

    kendince beni korkutacak herhaldeki neymiş ben onlarla mesafeli duracakmışım ve benimle şimdi ve ilerisinle hiç beraber olmucakmış annesinden özürdileyecekmişim yoksa düğün olmıcakmış benimle beraberliği koparmış bulundular cok şükür akılsızlar düğünü yaptırmaya bekliyemediler huylarını edeplerini göstermeye😅👻iyce şurundan kactı oğulumada dedim bu iş bitti bitirdiler benden bu kadar gerisi de yok o kız gelin olarak olmaz artık bu olaylar irenc cingenelik oldu. oğlum da halen devam ediyor bu aileyle ne yapsam artık rabbimden ümit kesilmez 👍

  20. Abdullah Bir diyor ki:

    Sayın Hatun Kişi’ye ve Sitenin Tüm Yorumcuları’na

    Bu platforma “Abdullah Bir’in” yaptığı ANALİZ’lere ve TESPİT’lere, ortaya koyduğu TEZ’lere, savunduğu DÜŞÜNCE lere DEĞİL; konulara dair yazdığı yazılar-yorumlar üzerinden ŞAHSI’na yapılan ELEŞTİRİ, örtülü HAKARET ve SUÇLAMALAR’a mümkün olduğunca saygı sınırları içerisinde kalmaya çalışarak, dilimiz döndüğünce, vaktimiz yettiğince, ilmimiz ve editoryal yapı izin verdiği ölçüde; ama hak edene de hak ettiği şekliyle ve anlayacağı dilden cevap vermeye çalıştık, bundan sonra da aynı şekilde devam etmeye niyetliyiz insaallah.

    Bu niyetle;

    ” kendinizi astiniz ”

    “BİR GÜNÜ DİĞERİ İLE AYNI OLAN (yeni bir şey öğrenmeyen, bildiklerini öğretmeyen, söylemeyen, kendini geliştirmeyen, yenilemeyen vb ) MÜSLÜMAN ZARARDADIR” hadisinin gereğini yerine getirmeye çalışıyoruz. Sizin ifadeleriniz den ve mağdurlardan aldığımız dualardan da bu konuda başarılı olduğumuzu görüyoruz. ELHAMDULILLAH…

    ” harcaniyorsunuz buralarda ”

    İyi niyetli, ama önünü gör(e)meyen mağdur ve mazlum bir Müslüman’ın derdine çare olmayı, uçuruma giden bir Kulun önüne çıkıp uçurumdan düşmesine engel olmanın getireceği manevi kazancı (aldığımız hayr dualarını) dünyanın tüm alkışlarına ve altınlarına değişmem.

    Bu nedenle burada harcandığıma değil, aksine tecrübelerimi, sahip olduğum ilmi paylaşarak, çok karlı bir ticaret ve hayırlı bir iş yaptığıma inanıyorum.

    Sonuç,

    Bu nedenle sizden ve diğer yorumculardan ricam Allah rızası için benim tespit ve analizlerime anti tez veya cevap kisveli yazdığınız yazılarda benim enerjımı, zamanımı ve sabrımı zorlayan, “laf olsun torba dolsun” türünde şahsımı tahrik ve taciz eden sataşma ve ifadeler kullanmayın ki ben de burada derdine derman arayan, yardıma ihtiyacı olan insanlara (kadın, erkek) sunacağım çözüm öneirileri için daha fazla zaman ve enerjı aktarabileyim.

    Selam ve Dua ile

    • Hatun kişi diyor ki:

      Değerli vaktinizi alarak cevap yazmak zorunda bıraktım sizi özür dilerimm.

      ”yazdığı yazılar-yorumlar üzerinden ŞAHSI’na yapılan ELEŞTİRİ, örtülü HAKARET ve SUÇLAMALAR’a mümkün olduğunca saygı sınırları içerisinde ilmimiz ve editoryal yapı izin verdiği ölçüde; ama hak edene de hak ettiği şekliyle ve anlayacağı dilden cevap vermeye çalıştık.”

      Size yazdığım senaryo yazıyorsunuz lafını alındınız kızdınız Eleştiri, hakaret, suçlama olarak kabul ettiniz ya sızın hiç tanımadığınız bilmediğiniz bir bayan hakkında sadece İletişim Sosyolojisi (yan odada iletişim üzerine doktorası olan akademisyen ama iki kişiyle iletişim kuramayan insanlar biliyoruz diploma = iletişim= adalet değil sizinde çok iyi bildiğiniz gibi üstadım) alanında uzman kimliğinizle irdeleyip yaftaladınız sizin içiniz rahatsa zanda bulunduysam diye vicdanınız sızlamıyorsa sorun yok üstadımm… bu fakirin ne haddine ki size veya bir başkasını eleştirmek sadece bakış açımı ve düşüncemi yazarım musadenizle …

      Bela dile bağlıdır derler… Bazen hayatta yaşadığım bir cok sıkıntının çok değerli Annemin dik kesin yargılı ve biraz buyuk konuşmalarından olduğu duygusu aklıma kalbime düşüyor ve o üslupta konuşanı görüp duyduğumda da üzülüyorum biraz o üslubu o duyguyu hissettiğimden yorum yazdım. yoksa amacım muhalefet olmak ve gereksiz yorum yapmak değil üstadım.

      ”benim tespit ve analizlerime anti tez veya cevap kisveli yazdığınız yazılarda benim enerjımı, zamanımı ve sabrımı zorlayan, “laf olsun torba dolsun” türünde şahsımı tahrik ve taciz eden sataşma ve ifadeler kullanmayın.” bu yaştan sonra tahrik taciz sataşan da oldum önemli değil insan yaşadıkça neler oluyor neler.

  21. gulpembe diyor ki:

    cengiz bey,
    madem ailen kizi istemiyor,yalanla hicbir is olmaz,bundan hemen haberdar edecektin karsi tarafi.”iliskimiz yipranmasin,uzulmesin diye kiz arkdasima bunu anlatmadim” gibi tutarsiz savunmalara bosuna girme kardes.kizi oyaladin,gezdin tozdun bu arada “hersey yolunda merak etme canim” dedin.gercekleri soylediginizde hanfendi ne derse memnun olurdu zati alileriniz?”tamam sorun cikmasin,nikaha gerek yok,biraz daha oyala beni nasil olsa evlenip ayrildim mustehakim” mi?artik sizi hakli olarak hayatinda istemezse hanfendiyi rahat birakin, yoluna baksin,namuslu karakterli bir insanla yolunu birlestirdiginde sakin rahatsizlik vermeyin, gozunde yeterince kuculmussunuz zaten…

  22. ceylan diyor ki:

    Cengiz Bey, evlenmek için sakın acele etmeyin, oldu bittiye getirmeye çalışırsa nişanlınızdan zaman isteyin. Asıl karakteri bundan sonra ortaya çıkacaktır… Siz de duruma göre davranırsınız.
    Ailenizi kesinlikle karşınıza almayın.inadın gözü de, aşkın gözü gibi kördür.

  23. Zeynep diyor ki:

    Türk Kürt evliligi hakkinda ne düsünüyorsunuz ?
    Ben dogma büyüme Almanyaliyim,görüstügüm kiside Türkiyede dogmus ama Almanyada büyümüs.Ve Sanliurfali.
    Ön yargilarindan dolayi ,Bir sene sonra ailem onlarla tanismayi kabul etti.Annem sürekli Kültür farkindan bahsediyor.Kültürlerimizin catistigini söylüyor.Dini konuda yalniz cok sükür uyusuyoruz.
    Sizlere sorum,nedir bu Kültür farki? Bu farki kapatmamiz mümkün müdür? Ileride büyük sorunlar yasar miyim sizce?

    • U-mutlu diyor ki:

      Sayin Zeynep
      Zaten gorustugunuz kisi Almanya da buyumus,kulturlerinizin uyusmasi gerekir,beyfendi oranin kulturu ile buyumus,benim anladigim kadariyla anneniz dogulu oldugu icin istemiyor.En onemli konuda dininiz bir.eger gercekten dininin geregini yapiyorsa Allah korkusu varsa sorun olmaz diye dusunuyorum.Farkli ulkenin vatandaslari bile evleniyorlar onemli olan kafayapisi turk kurt degil mesele.ben de doguluyum esimde.ama kaynim gorucu usulu ile batili biri ile tanisti kisa bir surede evlilik karari aldilar eltimin ailesi de pek istememis ama kabul etmisler.3 yillik evliler 2.cocuk yolda cok sukur mutlular Rabbim daim etsin..
      Siz de annenizle konusun eger gercekten size guven veriyorsa ve gercekten seviyorsaniz..Allah hakkinizda en hayirlisini versin..

    • U-mutlu diyor ki:

      Bunu eklemeyi unutmusum:) evlilikte kulturel farkliliklar olabilir, idare edilebilecek uyum saglanabilir bisekilde ama ayni fikirde olmak veya fikir ayriligi varsa bile buna saygi gostermek, oldugu gibi kabul etmek daha onemli ..fikir ayriliklarini catismaya donusturmemek gerekir.Usak li bi arkadasim eşi Ş.Urfa li .kulturleri farkli gorusleri de.ama onlarin sorunu bunlar degil..Evliliklerinde mutlu olmamalarina ragmen devam ettirebiliyorlar.gerksiz yere uzattim sanirim.demek istedigim Arada sevgi varsa gerisi tefeeruattir….

  24. ANIL diyor ki:

    Kardeşimizin yazdığı ifadeleri aslında “KADINLARIN BOŞANMA SÜRECİ ve SONRASINDA YAŞADIKLARI” başlığı ile kendi başına bir yazı konusu.

    Anıl Kardeşimizin anlayışına sığınarak konunun daha iyi anlaşılması için kardeşimizin ifadelerinden bazılarını maddeleştirelim.

    1-“Kadınlar boşanırken agızlarından çıkan sözler, kocalarıyla bu aşamada yaptıkları kavgalar, attıkları İFTİRALAR” ilk zamanlarda kendilerini iyi hissetmelerine neden olsa da orta ve uzun vade de kadınların aleyhine olmaktadır.

    2-Kadınların boşanma sürecinde çocuklarına, eski kocasına ve çevresine yaşattığı zorluklar boşanma gerçekleştikten sonra “yol, su, elektrık faturası” olarak kendisine dönecektir. Ve bu fatura her zaman tahmin edilenden çok fazla olur.

    3- Hırsız misali evden ayrılırken kocadan habersiz alınan eşya, mal ve ziynet eşyalarının tamamı haram ve bereketsiz olacağı için kısa sürede bitecek; bu nedenle de boşanan kadın kısa süre sonra maddi sıkıntılar yaşamaya başlayacaktır.

    4- Bu süreçte ilk soku atlatan koca kısa sürede kendisini toplayacak ve başka bir kadın ile yeni bir hayat ve aile kuracaktır. Bunu öğrenen eski eşin kısaknçlığı ve pişmanlığı daha da artacaktır. Bu durum eşki eşin çocuklarına ve çevresine karşı daha fazla agresifleşmesine sebep olacaktır.

    5- Eski kocasının yeni bir kadın ile yeni bir evlilik yaptığını öğrenen kadın eski kocanını kıskandırmak ve çevresine “ben de yeni bir koca bulur ve evlenir mutlu olurum” mesajı vermek için alelacele başka bir adam ile evlenir. Ama bu evlilik çogu zaman kadın için bekleneni vermez. Çünkü kadınların ilk kocalarından ayrıldıktan sonra başka bir erkek ile yaptıkları 2. evilikler sakin kafayla, iyi niyetli, mantık ve akıl ile değilde “kin, nefret ve eski kocayı kıskandırma amaçlı” yapıldığından dolayı kadın için sonuç çok kötü, hatta bir felaket olur.

    Son sözü Anıl kardeşimize bırakalım.

    “AH” İLE GİDEN KADIN’ın ELİNE SADECE KOCA BİR “VAH” KALIR.

  25. ANIL diyor ki:

    türkiyede boşanma davası açan kadılar 100/75 hemde çocuk olmasına rağmen niye acaba..
    erkek boşanma davası 100/25 niye acaba …
    mahkeme istatikleri genelde kadınların boşama davası açtığını belirlemiş ve savunmaları bile hazır dilekçe olarak yazılmış

  26. ANIL diyor ki:

    evlilikte söz hakkkı anne babaya varilmisse o evlilik ilerde mutlaka biter.aile evli çiftlerin arasına girerek eşleri biribirlerine DÜŞMAN ediyor kız tarafı bunu daha çok yapıyor.eşler biribirleri ile değil eş aileri ile EVLİLİK yapıyor.birde eş ailerinde MADDİ beklenti varsa hemen ayırma yoluna giriyorlar.boşanmada İLK zaman erkek darbe görsede ileriki zamanda KADIN en büyük darbeyi önce ailesi uğruna bitirdiği evliliği.daha sonra maddi manevi zarar görerek ödüyor.erkek se kendine yeni hayat kurarak ilk evlilğinden olan çocugunu bile unutmak zorunda kalıyor buda ilk eşin kıskanç ve dengesiz taraflarıyla meydana geliyor.EŞLER KENDİ AİLERİ İLE EVLİLİKLERİNİ BİTİRİYORSA İLERDE EN BÜYÜK PİŞMANLIĞI ONLAR YAŞIYOR..

  27. celil diyor ki:

    merhaba;
    ben evlenmiş birisiyle evlendım,istanbulda oturuyordum ozaman ama çok zor oldu evin tek çocuyum ama hiç tek çoçuk gibi buyumedım hıc kımse akrabalar aılem kımse ıstemedı ama evlendık zorda olsa babam 10 mılyar verdı gerısını dugun masrafını bana bırakdı ve ben ıstanbuldaydım ısım yokdu yenı mezundum ıs buldular bursaya gıttım 10 ay sonra esım muhendıslıyı kazandı istanbula gıttık gerı ben dedım esıme yapamazsın aılemle cunku aılem kendı dusunuyorlardı ama esımın aılesı hep destek cıkmısdır maddı manevı,ben yaparım dedı ve tasındık ıstanbula aynı eve o okuyacakdı ama para lazımdı ıs buldum vardıye 2 sene sonra okulu bıtmeye yakın ben ayrılmak ıstıyorum dıye ayrı eve tasınmak zorunda kaldım sebeb annemle babamla anlaşmadıkları ıçın hergun kavga cıkıyordu aramızda artık ya ben ya aılen durumuna geldık sesımı cıkarmadım ayrı eve cıkdık iş bulduk eşıme yok yemek sektoru zor dıye cıkdı aradan zaman gecdı o sıralarda tartısdık benım burda kımsem yok ıs yok senın ısın vardıye 12 saaat ayda 1 gun taatıl benım 2 haftada bır tatıl sımdı de dıyor bursa tasınalım sanada ıs buluruz banada iş buluruz dıye ben kabul etmeyınce kavga cıkıyor 2,3 kerem evı terkeddım cekeıp gıttı sonradan hatasını anlayıp gelmısdı ama sımdıde benım cok zorluyor ne yapacagımı bılemıyorum bı cozum eden var mı arkadaşlar

  28. Cengiiz diyor ki:

    Merhabalar ;
    Şuan bulundugum durumda hayatim boyunca böyle zorlukla karşılaşmadım , ya kafayı yiyecegim yada ölecek miş gibi hissediyorum kendimi … Sevdigim evlenmek istiyorum dedigim kiz daha once evlenim ayrildigini anlattip onlari tanistirdiktan sonra hayat resmen zindan oldu .. Ailem babam hastalandi kalp rahatsizligi annem sözleriyle beni mahfetti hayatim boyunca onlari cignemedim agizlarinin icine baktim her kararimda ama onlar hislerime duygularima dusunmeden ayrilcaksin dediler ben ne ailemden nede sevdigim kizdan vazgecmek istemiyorum ve sevdigim kizin bu iliskiyi sorun ettiklerinden haberi yok uzulmemesi ilisikimizin yipranmamasi icin ona soylemedeim … Ne yapacagimi bilmiyorum kafayi yemek uzereyim

    • Meryem diyor ki:

      Cengiz bey
      Inanin bir şey anlamadim. Şimdi kim evlenip ayrıldı siz mi sevdiğiniz kız mi ? Eger sizseniz kızın ailesi mi istemiyor yada eğer kız ise sizin aileniz mi istemiyor ? Her iki ihtimali düşünerek söyleyeyim . Eğer sevdiğiniz kişi ise ,anne babaları da düşünmek gerek . Sonuçta onlarda siz bekar birisi olarak bekar bir bayanla evlenmenizi ( daha önce hiç evlenmemis ) isterler . Anne baba olarak kendinizi düşündüğünuzde hak vereceksiniz . Yada ayrılık sebebini makul bir şekilde aciklayacaksiniz. Örneğin benim bir akrabam evlendi 2 ay sonra boşandı ancak eşi şizofren olduğundan ve can tehlikesi olduğundan dolayı boşandı . Bu makul bir gerekçe . Ve anlaşılabilir . Lakin toplulumuzda ” evlenip boşanan insanlara “kocası ne yaptı da boşandı yada karısı ne yaptı da boşandı ” gibi önyargılar mevcut ki haklılar da . Hep aynı gerekçe “SIDDETLI GECIMSIZLIK ” neymiş arkadaş . Ne büyük bir problem içi boş bir kavram . Neyse konumuza dönersek size önem ne olursa olsun ailenizin rızasını alın gerekirse yalvarın yakarın ilk olarak babanız ikna edin babalar daha kolay ikna olur sonra babanizi da arkaniza alarak annenizi ikna edin . Bol bol fetih süresi okuyun . Birde Hz. Musa’nin Firavun’un karşısına çıkmadan önceki duayı okuyun . Nacizane selametle

      • Cengiiz diyor ki:

        Kiz arkadasim daha once evlenip ayrilmis , bu yuzden bana yakismadigini etrafta duyulursa kötü olucagini , eski kocasi tekrar arar veya rahatsiz ederse suan ki durumundan 3 kat daha fazla uzulecegimi dusunuyolar , ve eger istersen bizi silip bu yasantiya devam edebilirsin diyolar .. Ve bu benim cok agirima gidiyor cunku ben hem ailemi cok seviyorum hemde kiz arkadasimi .. Onun bu olaylardan haberi yok ona hersey gayet iyi gittigini soyluyorum oda nisan zamanini belirlemek icin baski yapiyor bunu duydukca ben 2 kat kahroluyorum cikmaz sokakta gibiym

        • Abdullah Bir diyor ki:

          Cengiz Bey

          “Onun bu olaylardan haberi yok” YANILIYORSUN.
          Kız arkadaşının (senin ailenin ona bakışı dahil ) her şeyden haberi var ve bu nedenle de “nisan zamanini belirlemek icin sana baski yapiyor”

          Çünkü;

          Seni “başkasına kaptırmak” veya senin “kendisinden vazgeçme riskini” göze almak istemiyor.

          İfadelerinden anladığım kadarıyla ” iyi niyetli, temiz ve saf” bir insansın kız arkadaşın ise “hayatın çemberinden geçmiş” bazı konularda tecrübesi olan bir KADIN. Bu durum ileride senin için ciddi sorunlara sebep olur. Şimdi çok sevdiğini söylediğin o kıza yakın bir gelecekte

          “Seni tanıdığım güne lanet olsun” deme ihtimalin çok yüksek.

          Benden sana bir abi tavsiyesi.

          YOL YAKINKEN SEN BU SEVDADAN VAZGEÇ.

          • Cengiiz diyor ki:

            Dün ailemin ona düşündüklerini söledim ve aramizda büyük kavga çıktı , kendisinin kötü yollardan gelmedigini namusunla evlenip bosandigini ve 27 yasindaki bi kizin hayallerini yikildigini hic dusmedigi kadar kucuk duruma dustugunu ve ailemden nefret ettigini soyledi , ben hersey icin kahroluyorum çunkü hislerime engel olamiyorum onu seviyorum vazgecemiyorum ailemdende vazgecemiyorum , bu yasadiklarim okadar zor geliyorki ne yapcagimi bilemiyorum çünkü her iki türlü secimdede ben üzülücem arada kalicak tek kişi benim …

          • kadriye öztürk diyor ki:

            bu nasıl kötü bir bakış açısı tanımadan bilmeden bir insanın hakkına giriyorsunuz hakkında kötü düşünüp birde bunu basın yoluyla ifşa ediyorsunuz üstelik boşanmış tüm kadınları feleğin çemberinden geçmiş filan diye aşağılayarak tanımlıyorsunuz belkide ilerde gayet iyi yürüyecek bir evliliği ve iyi nesillerin oluşmasını önleme peşindesiniz içinizdeki tüm küflü zehiri dışarı vurmuşşunuz tanımadaığınız insanlar hakkında bu önyargı ve kötücül bakış umarım en kısa sürede silinir içinizden sizin en yakınlarınız bile olabilir bu durumdaki bir kadın birazcık olsun Allahtan korkun

          • Abdullah Bir diyor ki:

            Cengiz kardeşim’e

            “Dün ailemin ona düşündüklerini söledim ve aramizda BÜYÜK KAVGA çıktı”

            Gerçekten Allah’ın sevgili kuluymuşsun ve Allah sana merhamet etmiş ve Allah (cc) çok sevdiğini söylediğin o KADIN’ın (İfadeye dikkat kız değil KADIN) maskesini iş işten geçmeden erken düşürmüş ve O kadının gerçek yüzünü sana göstermiş. Ama sen hala gerçekleri görmemekte ısrar ediyorsun.

            “KÖTÜ YOLA (?) DÜŞMEDİĞİ, NAMUSUYLA (?)evlenip bosandigini ve 27 yasindaki bi kizin HAYALLERİNİN YIKILDIĞI hic dusmedigi kadar KÜÇÜK (?) DÜŞTÜĞÜNÜ”

            Yukarıda ki ifadeler benzer durumlar ile karşılaşan her kadının en çok kullandığı en önemli iki silahın ( Dili ve Gözyaşları) kullanmasından başka bir sey değil.

            Yöntem çok basit ve etkili bir yöntem…

            “DİLİNLE, TAVIRLARINLA ERKEĞİ TACİZ ve TAHRİK ET, bunlar ile istediğin sonucu alamazsan erkeklerin YUMUŞAK KARNI olan MERHAMET duygularına HİTAP ET, GÖZYAŞLARINI KULLAN, KENDİNE ACINDIR”

            Sevgili Cengiz Kardeşim.

            Aklını başına topla göz göre göre bu TUZAĞA DÜŞME.

            Sözde AŞIK olduğun bu KADIN ile Annenin ve babanın onayı-rızası olmayan bir evlilik yaparsan bu kadın ile mutlu olma şansın hamsinin kavak ağacına tırmanma ihtimali ile aynı.

            “hislerime engel olamiyorum onu seviyorum vazgecemiyorum”

            Hayır, YANILIYORSUN…

            Senin O kadından vazgeçememe sebebin AŞK DEĞİL, bir kadının sana vereceği şeylerin ( huzur, sıcaklık, muhabbet vb) sadece ve sadece o kadında olduğu konusunda ki YANILGINdır.

            O kadın da bulduğunu sandığın şeyler nikah defterine atacaın imza ile uçup gidecek, YOK OLACAK. Hatta daha da kötüsü evlendikten kısa bir süre sonra (maksimum 3 ay sonra) O kadının gerçek yüzünü gördüğünde kendini kandırılmış hissedeceğin ve aptal durumuna düşürüldüğünü düşüneceğin için ya bir ömür boyu hayata kahredeceksin, ya bir gün intihat edeceksin yada kızgın ve sinirli olduğun bir anda o kadının boğazını keseceksin.

            Tercih senin saf ve temiz duyguları olan Cengiz kardeşim…

          • Abdullah Bir diyor ki:

            Kadriye Öztürk’e

            “bu nasıl KÖTÜ bir bakış açısı, bir insanın hakkına giriyorsunuz hakkında KÖTÜ düşünüp, boşanmış TÜM KADINLARI (!!!) feleğin çemberinden geçmiş diye AŞAĞILAYARAK (!!!),önyargı ve kötücül bakış ile içinizdeki tüm KÜFLÜ ZEHİRİ dışarı vurmuşşunuz”

            Pardon, siz bu ifadeleri yazarken karşınızda boy aynalı bir şifoniyer mi vardı?

            Not: Bknz Cengiz beyin “4 Kasım 18.18” cevabi yorumu

          • ... diyor ki:

            Sayın Abdullah Bir Bey,

            Yazdıklarımı hakkaniyetle okumanızı anlamanızı ve idrak etmenizi umuyorum.

            Benim daha önce anlatmak istediğim konuda tam bu durumlarla ilgiliydi. Arap toplumunda boşanma, birden fazla kişiyle evlenme yada boşanmış dul biriyle bekar birinin evliliği bizim toplumumuza göre kabulü kolay.

            Bizim toplumumuzda boşandığınızda hayatınız kayar ve yeni düzen kurmanız bazen kolay olsa da çoğu zaman zor olur.

            Bizim toplumumuzda evliliğe en uygun ve tek kişiyle bir ömür zaviyesinden bakılır bu yüzden evlilikler bizde uzun ömürlüdür yada uzun ömürlüydü. Boşanmış biriyle bekar birinin evliliğini ailelerin kabulü genelde zordur. Tecrübeler olabilir önyargılarda olabilir.

            Erkek ve bayan açısından da ileride sorun olup olmayacağı iki tarafın samimiyetine ve evlilikten ne beklediğine bağlıdır. Bekar olan kişi evlendiğinde daha önce boşanıp ayrılmış kişinin başına kakabilir yine aileden baskı olabilir. Birbiriyle benzer durumda olan insanların evlenmesi daha uygun olur.

            Şu noktalara özellikle dikkat çekmek istiyorum.

            1.Daha önce uzun bir bekar tanımı tarafınızdan yapıldı. Bu durumda daha önce boşanıp ayrılmış bu hanımefendi de bekar oluyor. Yapmış olduğunuz bekar kadın erkek yaş evlilik istatistiğine göre böyle bir örnek zuhur etti.Matematiksel mi olaya bakmak gerekiyor toplumsal mı ailesel mi yoksa kader noktasından mı?

            2. Bu durumun tam tersi olsaydı tavrınız ne olurdu? Hanımefendi bekar olsaydı beyefendi boşanıp ayrılmış biri olsaydı evlenmek isteselerdi aile karşı çıksaydı aynı yorumlar yazılır mıydı? Yoksa dinen bir engel olmadığını ama toplumsal gerçekleri göz önüne aldığımız için şirk mi koşuyor olacaktık?

            3.Tanımadığınız bir hanımefendi ve beyefendi hakkında sadece tek taraflı ifadelere göre yargılamanız analiz yapmanız ve tek tarafa ceza kesmeniz insani midir?

            4. Cengiz Beyin kız arkadaşım diye bir üslup kullanması. Belirli bir zaman geçirerek oluşan bayan ve erkek arkadaşlığı hissiyatı ve alışkanlığının getirdiği sonuçlar.

            5. Bayanın bu süreçte nişan olmasını isterken karşı tarafın ailesinin kararını hanımefendiye dürüstçe söylememesi sürüncemede bırakması.

            6. Hanımefendinin gerçeği öğrendiğinde verdiği tepkiler.

            Sonuç

            Erkek yada bayan toplumsal ve ailesel kabulleri dikkate alsınlar. Kendilerine benzer durumdaki kişilerle evlilik görüşmesi yapsınlar. Kimseyi sürüncemede bırakmasınlar. Duygusal kadar akıl penceresinden de evliliğe baksınlar. Her boşanan kişi potansiyel kötü ahlaksız değildir evlilikle ilgili tecrübe sahibidir.Bu konuda cinsiyet ayrımı yapılıyor mu yapılmıyor mu? Biranda oluşan hissiyatlar sevgi midir? Eğer sevgi ise hemen ardından büyük nefrete dönüşür mu? İnsanlar vazgeçilmez biricik değildir. Eminim bu yaşanılan durumlar çabuk unutulur bayanın güvensizliği bir kat daha artar erkek tarafı ise kendisi karşı cins hissiyatında tecrübe sahibi olsada hiç birşey olmamış gibi hiçbir erkekle hissiyatını paylaşmamış bir kızla evlenir. Allah iki tarafa da haklarında en hayırlı olanı kolay olanı uygun olanı nasip etsin. Bizlere de hakkaniyetli davranmayı nasip etsin.

          • hatun kisi diyor ki:

            Sayın ….diyor ki kardeşim adaletle bakan yuregine saglik.

            Asaletten eşitlikten bahseden çok olur ama uygulayıp hal diline döken azdır görüldüğü gibi.

            Sayin cengiz by;
            Size kilmaniz soylenen sukur namazini, o KİZ olmayan size turlu tuzak kurup kendini size yamamaya çalışan gururu şerefi haysiyeti olmayan DUL bayanda kilsin hatta o dört rekat kilmali bence…
            Ne istediğini ne bekledigini ne aradigini nebuldugunu bilmeyen biriyle yollarını ayırdığı için.
            Nasıl bir yola çıktının farkında olmadan sorumluluğunda olmadan kendi verdiği kararlarin arkasında bile olmayan biten ilişkinin arkasından ileri geri konusabilecek kapasitede bir erkek ile yollarını ayırdığı için.
            Durustce sevdim olmadi bitti diyebilmeli bir durust erkek.

            Abdullah bir by (iyi niyetle demek istiyorum) biraz art niyetli o KİZ olmayan felegin cemberinden gecmis DUL bayan hakkında senaryo yazmış ama sizzz Hayır o kadar oldugunu sanmiyorum diyerek biten iliskinizi savunan erdemli bir davranışta bile bulunmuyorsunuz.

            Tek umit ettigim ve taktir ettigim sey olarak o KİZ olmayan DUL bayandan başka konuda nasiplenmek için yaklasmamissiniz insallahh.

          • Abdullah Bir diyor ki:

            Sayın … ‘ya

            “Arap toplumunda boşanma, birden fazla kişiyle evlenme yada boşanmış dul biriyle bekar birinin evliliği bizim toplumumuza göre kabulü kolay”

            KABULİ DAHA KOLAY ÇÜNKÜ ARAPLAR BU KONUDA ALLAH’ın MÜSLÜMAN KULLARINA HELAL KILDIĞINI ÖRF,ADET ve GELENEKSEL SEBEPLERİ ÖNE SÜREREK “HARAM” KILMIYORLAR.

            “Bizim toplumumuzda boşandığınız da hayatınız kayar”

            KESİNLİKLE DOĞRU… ÇÜNKÜ GELİRİ SINIRLI BİR ERKEKSENİZ BOŞANDIĞINIZ FEMİNAZİYE BİR ÖMÜR BOYU ÖDEYECEĞİNİZ HARAÇ (Nafaka) YÜZÜNDEN YENİDEN BİR YUVA KURMA İHTİMALİNİZ NEREDEYSE SIFIR.

            “Bizim toplumumuzda evliliğe en uygun ve tek kişiyle BİR ÖMÜR zaviyesinden bakılır bu yüzden evlilikler bizde UZUN ÖMÜRLÜ’dür”

            TEK KİŞİ İLE EVLİLİK’den KASTETTİĞİNİZ SEY “RESMİ NİKAH” İLE EVLİLİK İSE BU DOĞRU. ÇÜNKÜ GEÇMİŞTE OLDUĞU GİBİ GÜNÜMÜZDE DE TMK (Türk Medeni Kanunu) HALEN BİRDEN FAZLA KADIN İLE RESMİ NİKAHA İZİN VERMİYOR. BU NEDENLE ERKEKLERİN BİRÇOĞU İÇİN MECBURİYETTEN DOLAYI “DOSTLAR ALIŞVERİŞTE GÖRSÜN” MİSALİ KAĞIT ÜZERİNDE DE OLSA DEVAM EDEN EVLİLİKLER HALEN BİR ÖMÜRLÜK, NASIL OLSA AYNI YASALARA GÖRE ZİNA SUÇ DEĞİL…

            “Boşanmış biriyle bekar birinin evliliğini ailelerin kabulü genelde zordur. Tecrübeler olabilir ön yargılarda olabilir”

            TESPİT DOĞRU, AMA AİLELERİN ve ÇEVRENİN ERKEĞE BU KONUDA YAPTIĞI MAHALLE BASKISI KESİNLİKLE YANLIŞ, İSLAMİ ve ADİL DEĞİL..

            “Birbiriyle benzer durumda olan insanların evlenmesi daha UYGUN OLUR”

            BELKİ FARKINDA DEĞİLSİNİZ AMA SİZDE “DOĞRU YOLU BİLEN AMA DOĞRU YOLDA İLERLEMEYEN” TOPLUMUN İSLAM İLE ÇATIŞAN KURALLARINA BOYUN EĞMEYEN MÜSLÜMAN İNSANLARA BASKI UYGULAYAN, GEREKTİĞİNDE BU TÜR İNSANLARI AFOROZ EDEN MAHALLELİLERİN SAFINDA YERİNİZİ ALMIŞSINIZ.İÇİNDE YAŞADIĞINIZ TOPLUMUN BU KONUDA Kİ “YANLIŞ İNANCI” SİZİNDE BİLİNÇALTINIZA YERLEŞMİŞ ve VAHİY İSLAM’ın DEĞİL TOPLUMUN ÖRFLERİ, ADETLERİ, ,GELENEKLERİ (Geleneksel İslam’ın) “OLMAZSA OLMAZ KURAL” HALİNİ ALMIŞ.

            “…bu hanımefendi de bekar oluyor”

            BEN BU BAYANI DAHA ÖNCE “EVLENİP BOŞANDIĞI” İÇİN AYIPLAMADIM, KÜÇÜMSEMEDİM, YARGILAMADIM. BENİM YAPTIĞIM ŞEY CENGİZ KARDEŞİMİZİ BU BAYANIN AMACI VE İLERİDE YAPABİLECEĞİ ŞEYLERE KARŞI UYARMAKTI. NİTEKİM BU KONUDA HAKLI ÇIKTIĞIMI CENGİZ KARDEŞİMİZ DE TEĞİT ETTİ ve GÖREMEDİĞİ GERÇEKLERİ KENDİSİNE GÖSTERDİĞİMİZ VE GÖZÜNÜ AÇTIĞIMIZ İÇİN BİZE TEŞEKKÜR ETTİ.

            “Bu durumun tam tersi olsaydı, (kızın) aile(si) karşı çıksaydı aynı yorumlar yazılır mıydı?”

            BEN MÜLECCİM veya FALCI DEĞİLİM, BU NEDENLE HAKKINDA ELİMDE VERİ, BİLGİ OLMAYAN KİŞİ veya OLAYLARA DAİR YORUM YAPAMAM, HÜKÜM VEREMEM, SADECE KANAATİMİ BİLDİRİRİM. NİTEKİM BU OLAYDA DA CENGİZ KARDEŞİMİZİN BİZE VERDİĞİ BİLGİ ve DONELER İLE YAPTIĞIMIZ TEK ŞEY ELDEKİ VERİLER İLE “ANALİZ” YAPARAK BİR SONUCA ULAŞMAKTAN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİL.

            “Tanımadığınız bir hanımefendi ve beyefendi hakkında sadece tek taraflı ifadelere göre yargılamanız analiz yapmanız ve tek tarafa ceza kesmeniz insani midir?”

            “İNSANLARI TANIMAK” İÇİN ONLARI GÖRMEK, ONLAR İLE KONUŞMAK SIRADAN İNSANLAR İÇİN GEREKLİ ve MECBURİ OLABİLİR. AMA BENİM İŞİM ve UZMANLIK ALANIM “İLETİŞİM SOSYOLOJISI” BİRİLERİNİ TANIMAK İÇİN MUTLAKA ve MUTLAKA O İNSANLARI GÖRMEM ve O İNSANLAR İLE KONUŞMAM GEREKMİYOR. KALDI Kİ BİNLERCE İNSAN 10-15 YIL AYNI YASTIĞA BAŞ KOYDUĞU EŞİNİN GERÇEK YÜZÜNÜ GÖREMEDİĞİNİ, ONU TANIYAMADIĞINI BEYAN ve İTİRAF ETMİŞTİR.

            “Cengiz Beyin kız arkadaşım diye bir üslup kullanması. Belirli bir zaman geçirerek oluşan bayan ve erkek arkadaşlığı hissiyatı ve alışkanlığının getirdiği sonuçlar,Bayanın bu süreçte nişan olmasını isterken”

            KADIN ve ERKEK ARASINDA BELLİ BİR SÜRE (6 ay, bir yıl vb) DEVAM EDEN “YAKIN veya DUYGUSAL ARKADAŞLIK” TARAFLARIN BİRBİRLERİYLE NİŞANLANMALARINI veya EVLENMELERİNİ MECBUR KILDI ve BU KONUDA BİR YASA ÇIKTI DA BİZİM HABERİMİZ Mİ YOK?

            “karşı tarafın ailesinin kararını hanımefendiye dürüstçe söylememesi sürüncemede bırakması (yanlış değil mi?)”

            HAYIR YANLIŞ DEĞİL. ÇÜNKÜ BU OLAY DA CENGİZ KARDEŞİMİZİN AMACI O BAYANI OYALAMAK, ONDAN FAYDALANMAK DEĞİL. CENGİZ KARDEŞİMİZİN AMACI DUL BİR BAYAN İLE EVLENME İSTEĞİNE AİLESİNİN VERECEĞİ “OLUMSUZ TEPKİYİ” ÖNCEDEN ÖNGÖRMESİ; BU NEDENLE DE ZAMAN İÇERİSİNDE AİLESİNİN BU KONUDA Kİ DİRENCİNİ KIRARAK, BU DUL BAYAN İLE YAPACAĞI EVLİLİĞİN “MÜMKÜN, OLABİLİR ve NORMAL OLDUĞUNU AİLESİNE KABUL ETTİRMEK” ÇABASINDAN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİL.

            NEREDEN Mİ BİLİYORUM?

            (Bknz: Cengiz kardeşimizin bu konuda yaptığı ilk iki yorumda ki ifadelerin samimiyetine ve bu süreçte çektiği acıların inkar edilemeyecek kadar net ve anlaşılır sekilde kelimelere yansımasına)

            “Erkek yada bayan toplumsal ve ailesel kabulleri dikkate alsınlar. Kendilerine benzer durumdaki kişilerle evlilik görüşmesi yapsınlar”

            (SİZE KATILIYORUM. HAMAMA GİRMEK İSTEYEN DE AZ veya ÇOK TERLEYECEĞİNİ HESABA KATMALI, HATTA AŞIRI SICAKTAN DOLAYI FENALAŞMAYI, BAYILMAYI GÖZE ALMALI, TERLEMEK İSTEMİYOR BAYILMAKDAN KORKUYORSA HAMAMDAN UZAK DURMALI)

            “Kimseyi sürüncemede bırakmasınlar”

            (EVLİLİKDEN ÖNCE BİRBİRLERİNİ TANIMAK VB AMAÇLA FLÖRT’ü TERCİH EDEN TARAFLAR BİRLİKTE GEÇİRİLEN SÜREÇ SONUNDA “BİZ KESİNLİKLE EVLENECEĞİZ” BİÇİMİNDE KENDİLERİNİ ŞARTLANDIRMAMALARI; BU SÜREÇTE ANLAŞMAZLIĞIN, KAVGANIN ve AYRILIĞIN DA KARŞILAŞILACAK SONUÇLARDAN BİRİSİ OLDUĞUNU UNUTMAMALI)

            “Duygusal kadar akıl penceresinden de evliliğe baksınlar”

            DOĞRU BİR ÖNERİ KATILIYORUM
            “Her boşanan kişi potansiyel KÖTÜ ve AHLAKSIZ değildir evlilikle ilgili tecrübe sahibidir”
            BU DA DOĞRU BİR İFADE AKSİNİ SÖYLEMEK İNSANLARA ZULM ve İFTİRA ATMAK OLUR.

            “Bu konuda cinsiyet ayrımı yapılıyor mu yapılmıyor mu?”
            YAŞADIĞINIZ YER TÜRKİYE ve BİRLİKTE YAŞADIĞINIZ İNSANLAR GELENEKLERİNİ, GÖRENEKLERİNİ ALLAH’ın EMİRLERİNDEN-YASAKLARINDAN, VAHİY İSLAM’dan DAHA ÖNEMLİ ZANNEDEN, KABUL EDEN TÜRK TOPLUMU İSE CEVABIM EVET, MAALESEF BU KONUDA KADINLAR ALEYHİNE CİNSİYET AYIRIMI YAPILIYOR

            “Biranda oluşan hissiyatlar sevgi midir? Eğer sevgi ise hemen ardından büyük nefrete dönüşür mu?”

            SEBEBİ HİKMETİ NEDİR HALA ANLAMIŞ DEĞİLİM AMA TÜRK TOPLUMU OLARAK BİR İNSANI “ÇOK HIZLI, HESAPSIZ,KİTAPSIZ, LİMİTSİZ BİR ŞEKİLDE SEVİYOR, KABUL EDİYOR, AYNI HIZ ve ŞEKİLDE DÜN UĞRUNDA CANIMIZI BİLE VERMEYİ DÜŞÜNDÜĞÜMÜZ O KİŞİDEN SOĞUYOR, O İNSANDAN NEFRET EDİYOR, HATTA ONA DÜŞMAN OLUYORUZ. BENCE BUNUN SEBEPLERİ KONUSUNDA CİDDİ BİR ARAŞTIRMA YAPILMALI…

            Allah iki tarafa da haklarında en hayırlı olanı kolay olanı uygun olanı nasip etsin. Bizlere de hakkaniyetli davranmayı nasip etsin.

            AMİN… AMİN… AMİN…

            Selam ve Dua ile

          • ... diyor ki:

            Sayın Abdullah Bir Bey,

            Ben sizden yazdıklarımın doğruluğunu teyit etmenizi istemedim hakkaniyetle anlamanızı istedim.

            Görüyorum ki üslup incelmedikçe, tek taraflı yanlı yargılayıcı sabit cümle kelime kalıbı değişmedikçe bazen sekuler bazen tekfirci bazen yaftalayıcı düşünce yerini hakkaniyete özeleştiriye bırakmadıkça ne yazılsa anlamsız.

            Belirli vaktinizi ayırarak cevap yazmak zorunda kaldığınız ve zamanınızı çaldığım için özür dilerim.

        • Meryem diyor ki:

          Cengiz Bey
          Size bir önerim şu . Çok güvendiğiniz 3 kişi ile istişare edin . Daha sonra istihare namazı kılın . Sonuca göre hareket edin . Herşeyden önce içinizdeki ses ne diyor . Anne baba önemli tabi rızası alınmalı . Lakin siz gerçekten bu bayanla mutlu olabileceğinizi düşünüyor musunuz ? Eger bu soruya gönülden evet diyorsanız annenizi babanizi dert etmeyin torun olunca barışırsiniz :) Lakin kızın da ” ailenden nefret ediyorum ” demeye hakkı yok . Çünkü her anne baba evladının bekar ( hiç evlenmemis birisi ile ) evlenmesini ister . Ayrıca bu şekilde tavır herseyden önce size saygısızlık . Bence iyice kendinizi tartın o şekilde karar verin . Bu aşk meşk meselesi de biraz içi boş bir kavram . Zamanla hersey unutulur . Zaman en sessiz testeredir.

          • Cengiiz diyor ki:

            Sevgili abdullah abicim ;
            Bu yazdiklarini okuduktan sonra soyledirinin hepsi bir cogunu yasadim ve dogrulugunu gordum , sana bu hususta cok tesekkur ederim gozumu actigin icin Allah razi olsun , insanlar duygularinin esiri olup yanlis adimlar atabiliyor neyseki erkenden anladim , bunuda kucuk bir kavgada ve bakis acisi farkinda nekadar KOTU bir insanla bu tarz ciddi konulara girdigimi farkettim , cunku istenilen seyler olmayinca yavru kedi olan resmen panter kesildi , ne ailem kaldi ne arkadasim nede ben herkes kotu oldu iste o an anladim dogru insan olmadigini , tek kotu olayda herseyimi silen yarin oburgun neler olur kimbilir

          • Abdullah Bir diyor ki:

            Sevgili Cengiz Kardeş’e

            İş işten geçmeden gerçekleri gördüğün ve hayatının geri kalanında seni ciddi sıkıntılara sokacak bir yanlıştan zamanında döndüğün için “Senin adına çok sevindim”

            Şimdi sana düşen seni bu sıkıntıdan kurtaran Allah’a hakkıyla teşekkür etmek ve hayatının bundan sonrasında da seni bu tür insanların şerrinden emin ve muafaza etmesi için kılacağın 2 rekatlık ŞÜKÜR NAMAZI sonrasında Allah’a yürekten dua etmek olmalı.

            Ayrıca samimi olduğuna inandığım Allah razı olsun duan için teşekkür ederim.

            Bu kainatın ve insanların Birilerinin ettiği dua ve Rıza üzerine durduğuna inan bir kul olarak insanların bana verebileceği en güzel hediyeye (yürekten edilmiş hayr duası) bizi layık görenlere selam olsun.

          • Abdullah Bir diyor ki:

            Sevgili Cengiz’e

            Ettiğin teşekkür ile azgın nefsimiz kabardığı için :-) az daha EN ÖNEMLİ şeyi sana hatırlatmayı unutacaktım.

            Sakın ve asla “yavru kedi maskeli dişi kaplanın” elinden ebediyen kurulduğunu düşünerek rahavete kapılma.
            Çünkü sen bu tür de ki (saf erkek avcısı) yaralı ve avını elinden kaçırmış AZGIN DİŞİ KAPLAN’ların neler yapabileceğini tam olarak bilmiyorsun.

            Bunlar asla pes etmezler, vazgeçmezler, başarısızlığı, yenilgiyi kabul etmezler.

            Kadınları, hayatı tanımayan senin gibi eti lezzetli ve kolay lokma olan”yavru ceylan” türünde ki (tecrübesiz,saf ve temiz) avlarını başka dişilere kaptırmak istemezler.

            Bedeli ne olursa olsun (kendi hayatlarını feda etmek pahasına da olsa) avlarını elde etmek için mücadeleye devam ederler.

            Bu nedenle senin bu azgın dişi kaplana karşı şimdiye kadar olduğundan daha fazla dikkatli ve uyanık olman lazım.

            Çünkü;

            Bu azgın dişi kaplan bir anlık öfke ve kızgınlık ile yaptığı büyük hatanın ( yüzündeki maskeyi çıkartarak gerçek yüzünü sana göstermesinin) yanlış bir davranış olduğunu fark edecek, en kısa sürede ve en uygun zamanda tekrar seni elde etmek için iş başı yapacaktır.

            Bunun için belli bir süre seni ortak arkadaşlarınız üzerinden uzaktan takibe alacak, senin duygusal ve psikolojık olarak zayıf ve savunmasız olduğun bir anda tekrar seninle iletişim kurmak ( sana saldırmak) için hamle yapacak; ilk hamlesinde olmasa bile 2. veya en geç 3. hamlesinde amacına ulaşacaktır.

            Bu nedenle o azgın dişi kaplanın (hiçbir yerde ve şekilde sebep ne olursa olsun) asla ve katta seninle iletişim (telefon, mesaj, yüz yüze, daha önce birlikte gittiğiniz ortak mekanlarda sözde tesadüfen karşılaşma vb) kurmasına izin verme, özür üstüne özürler dilese, ayaklarına dahi kapansa, kulun kölen olduğunu söylese de iletişim yollarını “kesin ve kalıcı” olarak kapat.
            Telefon numaranı değiştir. Sakın ola ne sebeple ve nerede olursa olsun o azgın dişi ile yalnız kalma. Bunu yaparsan kendi ellerinle kendi kafana sıkmış ve intihar etmiş olursun.

            Ayrıca bu azgın kaplan seni tekrar elde etmek için hap içerek veya benzer yöntemler ile İntihar etmeye kalkışsa ( bunu gerçekten yapmayacak sadece ve sadece seni buna inandırmaya çalışacaktır) bile onun olduğu yere dönüp bakma.

            Bu dediklerimi harfiyen yerine getirsen, yakın bir zamanda başka bir kız ile görüşmeye başlasan, o kız ile nişanlansan, hatta evlensen bile bu azgın dişi kaplanın senden (seni avlamaktan) vazgeçeceğini düşünme. Nişanlandığında veya evlendiğinde senin için avlanma tehlikesi ortadan kalkmadığı gibi dahada büyük hale gelmiş demektir.

            Çünkü;

            Senin nişanlandığını veya evlendiğini öğrenen veya tüm çabalarına rağmen seni avlayamayan, başka bir kız ile kuracağın birlikteliğe engel olamayan bu azgın dişi kaplan dahada hırçınlaşacak ve “nasıl olsa benim huzurum yok, seninde olmasın” mantığıyla senin nişanlın veya karın ile huzurunu kaçırmak, mutlu olmanıza engel olmak ve seni karından ayırmak için yeni ve farklı saldırılar yapacaktır.

            Bu saldırılar şiddet içerikli olmayacağı gibi tam aksine senin merhamet duygularına, erkeklik hormonlarına yapılan saldıırılar seklinde olacaktır.

            Mesela

            İlk etapta belli bir süre sonra sana başka bir kadın ile evli olmanın kendisi için önemli olmadığını, kendisinin seni çok sevdiğini, bu nedenle eskisi gibi arkadaş-sevgili kalmayı veya olmayı teklif edecek, akabinde de kadınlığını kullanarak zayıf bir anında ( eşin ile tartıştığın veya eşinin sana kadınlık yap(a)madığı bir zamanda ) ilk fırsatta seni yataga atmaya çalışacaktır.

            Sakın bu yalanlara inanma, nefsine yenik düşme ve azgın dişi kaplanların en güçlü silahı-hilesi olan bu tuzağa (dişiliklerini kullanma) düşme…

            Kazan mubarek ve Allah yardımcın olsun…

          • hatun kisi diyor ki:

            Çok sayın Abdullah bir kardeşim,

            Masallahh bu ne senaryodur böyle kendinizi astiniz harcaniyorsunuz buralarda senarist Meral Okay oldu yerini anca sizin gibi cok degerli kardeşlerimiz doldurabilir selametle…

  29. Gözde diyor ki:

    Merhabalar,
    Annem beni sevdiğime vermemekte kararli, annem çok ön yargili davraniyor hiç tanimadan olmaz diyor. Unutmami istiyor ve ben napacağimi bilmiyorum, ve babamin bundan haberi yok ve korkumuz babaminda ayni tepki vermesi olacak. Annem aramizda çok yaş farki oldugunu söyluyor halbuki bizim icin fark etmiyor. Şuan elim kolum bağli

    • isimsiz diyor ki:

      Allah yardimciniz olsun gözde hanim. Benim babamda bu zamana kadar damat adaylarini tanimama izin vermedi uygun görmedigi icin, kiz babasi biraz zor kizi icin en iyi olsun istiyor ama üzdügünün farkinda degil malesef konusup anlatirsaniz biraz biraz anliyabilir. Sizin babanizla iletisiminiz nasil?

    • Uğur Dinç diyor ki:

      Arkadaşımın ablaları için anlattıklarından yola çıkarsam annenizin derdi yaş farkı filan değil. Zaten umumen böyle şeyler bahanedir, kızı ikna etmek içindir. Zamanımızda asıl mesele çoğu zaman damad adayının maaşı ve birikmiş parasıdır.

      • Meryem diyor ki:

        Doğru zamanimizda evlilikler emlak alım satım gibi . Arada anneler nerdeyse komisyon alacak :)

      • Uğur Dinç diyor ki:

        Buna rağmen şahsan kendim kararlıyım ki kız annelerini memnun etmek için para biriktirmeyeceğim. Annemle babamın muhtemelen borçla yapacakları takı/mehir dışında zırnık banka hesabı koklatmayacağım inşâallah. Onun yerine paramı Suriyeli kardeşlerime ve kendi ihtiyaclarıma harcayacağım. Benim kazandığım paranın fazlasını paragöz kız anne babaları ve onlara uyan kızlar değil, Suriyeli muhacir kardeşlerim ve kendim hak ediyoruz. Ben evlenmeden de yaşarım, ama onlar yemek yemeden yaşayamaz.

        • Meryem diyor ki:

          Aslında ne kadar acı bir şey değil mi Uğur Bey
          Bu hale gelmemiz. Herşey maddiyata dökülmüş ve buna bağlı olarak insanlar bencilleşmis. Hiç kimsenin gorusmede güzel ahlak ,takva ,iyi bir eş , iyi bir baba ,itaatkar sâliha kadın lafizlarini sorguladiklari yok . “Evin var mı ,Araban var mı ,boyun kaç ,güzel misin ,yakışıklı mi , baş örtüsünü modern bağlıyor mu , ne mezunusunu geç hangi üniversite mezunusun vs. vs . Sonra da hakim sorar ” boşanma sebebi ne : Şiddetli gecimsizlik . Hani güzellik ,para ,maddiyat herseyi cozuyordu . Işte hazin son .

          • Uğur Dinç diyor ki:

            Meryem Hanım, dediğiniz gibi bunlar temelinde iş çözülmez, çünkü biz basit hayvanlar değiliz. Diğer taraftan bu dediklerinize bakmak bizim hayvan tarafımızdan olan bilinçaltı güdülerimizdir ve büsbütün yanlış da değildir.

            Mesela erkeklerin hepsi güzellik ister çünkü daha güzel kadın, daha sağlıklı ve doğurgan olan veya öyle görünen kadındır (fakat elbette arada sırada görüntü yanıltır, mesela nadirattan olarak alımlı bir kadında rahim hastalığı olup çocuğu olmayabilir). Kadınlar da sosyal statü ve paraya tav olur, çünkü bunlara sahib olan erkek kadınını ve onun çocuklarını daha iyi koruyup kollayacak olan veya öyle görünen erkektir, yine fakat arada sırada görüntü yanıltır ve gelecek beklenenden farklı şekillenir, mesela erkekte beklenmeyen bir hastalık çıkar veya öldürülür.

            Yalnız dikkat ediniz ki kadınlar ve erkekler bu sebebleri şuurlu olarak bilmezler. Bunlar onların bilinçaltlarına kazınmış şeylerdir. Bizler güzelliğe ve statüye tav olurlarken benim zikrettiğim altta yatan gerekçelerin farkında olmayız. Kendimize sorarsak sadece güzelliğe ve statüye tav oluruz, ama altta yatan asıl sebeb sağlık ve doğurganlık ve koruma-kollama kabiliyetidir.

            Bu arada kadınlar da statüden sonra erkeğin güzelliğine/kaslılığına bakarlar, çünkü onlara da sağlıklı nesiller isteme güdüsü verilmiştir, fakat onlar için korunma-kollanma güdüsü önceliklidir.

            Bununla beraber biz sıradan hayvanlar değiliz. Erkeksek, sağlıklı ve çok sayıda nesil üretmekten öte şeyler de bizim için mühimdir. Kadınsak korunup kollanmak ve rahat/güvenli yaşamaktan öte şeyler de bizim için mühimdir. Hatta böyle yüce şeyler bizim için hayvani güdülerimizden daha mühimdir; fakat eğer müttakîlerden isek, çocukluğu ve cehaleti aşabildiysek.

            İşte bunun için Resulullah (s.a.v.) demiş ki:

            “Kadın, dört şey için nikâh edilir: Malı, soyu, güzelliği ve di­ni. Eli toprakla dolasıca, sen dindar olanını elde etmeye bak!

            Bir veb sitesine göre bu hadis şu kaynaklardaymış: Buhârî, Nikâh, 15; Ebû Dâvûd, Nikâh, 2; İbn Mâce, Nikâh, 6.

            Galiba eş seçimi hakkındaki en kuvvetli senede bu andığım hadis sahib.

            Öte yandan, diğer bir hadis-i şerife göre Peygamberimiz tavsıye etmiş ki hayvan olan tarafımızı da tamamen ihmal etmeyelim:

            “Doğurgan ve sevecen kadınlarla evlenin; çünkü ben diğer ümmetlere karşı sizin çokluğunuzla övüneceğim.

            Ebû Dâvûd, Nikâh, 3; İbn Mâce, Nikâh, 1.

            Spesifik olarak kadınlara ve ana babalarına matuf olarak şu hadis çok alıntılanır:

            “Allah’ın elçisi dedi ki: “Size dininden ve ahlâkından razı olduğunuz biri geldiğinde ona kızınızı nikâhlayınız. Eğer böyle yapmazsanız yeryüzünde fitne ve fesat çıkar.” Ya Rasulallah eğer onda (fakirlik) varsa?” denildi. “Size dindarlığını ve ahlâkını beğendiğiniz biri gelirse ona kızınızı nikâhlayınız.” buyurdu ve bunu üç kere tekrar etti.”

            Bu sefer Sivas Müftülüğü sitesinde olan bir dosyaya göre de bunun kaynağı şuymuş: Tirmizi, Nikah, 1005.

            Saygılarım ve selamlarımla

          • Meryem diyor ki:

            Uğur Bey
            “Saliha ,takvali ve itaatkar kadın ” doğal olarak zaten sevecen olur . Tabi ki nefsin de sevmesi lazım (hayvansal yönümuz) Ancak günümüzde boşanmaların artma sebebi nefsin isteklerinin artması mi bunu irdelemek gerek . Yani erkekler ve kadınların öncelik vermesi gereken kriterler alaşagi edildiğinde ortaya bu tarz sorunlar çıkiyor. Neyse Allah hepimizin hakkında hayırlısini versin .

          • Uğur Dinç diyor ki:

            Meryem Hanım, çok haklısınız, ama ben işin çok önemli başka noktalarına temas etmek istiyorum, bakınız “itaatkâr” kelimesini kullanmışsınız. Hakikaten kadının itaat etmediği bir aile yürüyemez, çünkü bir âmirin, bir yetkilinin, bir liderin olmadığı hiçbir topluluk toplu kalamaz, muhakkak dağılır, o yüzden her toplulukta bir yönetim hiyerarşisi vardır. Ailede eşitlik kanunlarını yapan zeki insanlar da bunu bilirler. Fakat onların amacı da zaten aileyi dağıtmaktır, çünkü Batıdaki kanun yapıcıların hemen hepsi ateist ve agnostik aile düşmanlarıdır, nikahsız beraberlik yaşayan veya mümkün olsa öyle yaşayacak olan insanlardır. Onlar aileyi devlet ve ulus gibi meşru bir topluluk olarak görmezler. Kanunları da buna göre yaparlar. Sonra da bu kanunları bize dayatırlar.

            Dolayısıyla asıl soru şudur ki itaat kelimenin arkasını nasıl dolduracağız? Yasaların (yani yürürlükteki İslam şeriatının) kadınlara kocaya itaati emrettiği bir zamanda, hem de Peygamberimizin eşleri olan annelerimiz ona itaatsizlik etmişler ve bu sebeble peygamberimizi savunan birçok âyet inmişse, yasaların kocaya itaati yasakladığı, kadın erkek eşitliğini bir ilke olarak koyduğu zamanımızda hangi kadın kocasına itaat etmekte sabredebilir? Çoğu “Müslüman” kadın bu itaate inanmıyor bile zaten, böylece imanları bile tehlikeye giriyor. Ağır cehalet içinde yaşamasalar eski ulema onları tekfir dahi ederdi. Ama itaate inananlar bile kendilerine itaatsizliği ve kocayla eşitlik talebini emreden yasaların cazibesine ne kadar direnebilirler? Bu hukuk sistemiyle itaatkâr bir kadın ne kadar mümkün? Açıkçası annelerimiz bile bu hataya düşmüşse, şu yasalar altında ben en dinibütün kadına bile güvenemem ve onun şerrinden korkarım. Çünkü Peygamberimizi eşlerinin hatasından Allah ve onun yasaları kurtarmıştı, fakat bugün yürürlükte olan yasalar beni kurtarmak bir tarafa itaatsiz bir kadını bana karşı destekleyecektir, hatta kışkırtacaktır. (Buna rağmen elbette ben de evlenmek ve mutlu olmak isterim, o ümidle ki Allah’a iman ve şükredersem Allah imkansız görünenleri mümkün kılabilir veya beni evlenmeden de mutlu yapabilir.)

            Yanlış anlaşılmasın, boşanmalardaki bütün suçu kadınlara yıkmak istemem. Birçok ailede gerçekten suçun büyüğü erkekte olabilir, ama işin arkasını bir deşerseniz görürsünüz ki bunların dahi hepsinde değil fakat birçoğunda erkeğin “çıldırması”nın altında karısının kadın-erkek eşitliğine olan inancı, yasalara güvenerek itaatsizlik ve isyan etmesi yatar.

            Velhasıl tavsıye ederim ki boşanmaların sebebi derin ahlakî ve felsefî soyutlamalarda değil, çok daha hukuki, somut ve gerçekçi olan bu sebebde, yani kadın-erkek eşitliğinde aransın. Çünkü o derin ahlâkî ve felsefî soyutlamalar gerçek hayatta ancak somut yasalar ve somut gelenekler olarak var olurlar. Bu yasalar ve gelenekler sorgulanıp yıkılmadıkça ve doğru yasalar ve geleneklerle değiştirilmedikçe bunlarla ilişkili ahlak kusurları zaten sorgulanamaz ve giderilemez.

        • adem diyor ki:

          uğur kardeş sana aynen katılıyorum. bu uğurda yalnız değilsin.

        • meryem diyor ki:

          Uğur Bey ,
          Duanın insanın kaderi bile değiştireceğini düşünüyorum. Nitekim Bakara süresi 186. ayette ” Şayet kullarım Beni senden sorarlarsa gerçekten Ben çok yakınım. Bana dua edince duacının duasını kabul ederim; O halde onlar da Benim davetime koşsunlar ve Bana layıkiyle iman etsinler ki, doğru yola gidebilsinler.” Yani size önerim duanıza her daim devam edin. Herşeyden önce O’nun rızasını kazanmak, imanın yarısını tamamlamak ve huzurlu bir yuvaya sahip olma ihtimali var. Denemeden bilemezsiniz. Allah utandırmasın :) Siz hele bir niyet edin sonra fiiliyata dökün :)

          • Uğur Dinç diyor ki:

            Meryem Hanım ve Adem Bey, destekleyici sözleriniz için sağ olun. Şimdi hele bir belli olsun ki tezimi bitirebilecek miyim bitiremeyecek miyim ve bitirebileceksem bitireyim, ondan sonra bakarız. İmam Ahmed b. Hanbel 40 yaşında, hayatını incelemeye çalıştığım âlim 43 yaşında evlenmişler. Gerçi o âlimin sosyal statüsü benden yüksekti, devlette bürokrattı, ama kim bilir o yaşa kadar belki benim de statüm yükselir veya statü olarak çok düşük bir hanımla evlenirim, böylece hanımlar için gereken “statü fazlası”nı sağlamış olurum. Tabii ki gönül ister ki o yaşlara kadar beklemeyeyim, yani 7 ila 10 sene daha böyle bekâr geçmesin, ama kısmet.

  30. ceylan diyor ki:

    Süleyman Bey,
    Ben kız annesi olsam, kızımın helal rızık peşinde olan biriyle evlenmesini isterim. Mesleği olmasa da, ekmeğini taştan çıkarsın isterim. İş önemli bir ölçüdür aslında. Kızımı başkasına muhtaç etmemesini, zaruri ihtiyaçlarını rahatça karşılayabilmesini isterim. Bu zamanda evlilik yürütmek öyle zor ki, bi de geçim sıkıntısıyla huzursuzluk olmasın diye. ( Başka önemli ölçüler de var, konu iş olduğu için sadece iş konusuna değiniyorum)
    Örnek de vereyim, bebeğinin öksürük şurubunu alamayan bir komşum vardı, sağlık güvencesi olmadığı için doktora götürmeyip eczaneden şurup alacaktı. Kayınvalidesinden 20lira istemiş, çok hasta diye, o yok demiş vermemiş, kadın bana geldi ben alıverdim. Sordum nasıl evlendiklerini. Kocasını seviyor, evliliğinden pişman değil ama kocası uzun süre çalışmayı sevmezmiş. Sabah erken kalkmayı istemezmiş. Kimseden emir almamak için kendi işi olmalıymış ama sermaye yokmuş ve oraya buraya ödemediği borçlar olduğu için de kimse güvenmiyormuş. Kirada oturuyor, kadın çok temiz, titiz,çalışmak da istiyor ama bebek küçük olduğu için,baktıracak kimsesi de olmadığı için çalışamıyor. Bu yüzden 2.çocuk istemediğini söyledi. Gündeliğe gidiyormuş önceden, o zaman geçinmeleri daha kolay oluyormuş. Kızın hasta bi annesi varmış babası yokmuş. Annesi başta istememiş, ama kız ısrarla istediği için razı olmuş. Annesi de varlıklı değilmiş ama çoğu zaman onun verdiği sebze, meyve, bakliyat ile mutfak ihtiyaçlarını gideriyorlarmış. Akşamları camdan bakar, ışıkları yanmıyorsa faturayı yine ödeyememişler diye düşünür, üzülürdüm. Annem halime öyle üzülüyor ki, beni bu halde görmesin diye eve bile davet etmiyorum demişti.
    Bu aile tek örnek değil.
    Tamam, Allah deldiği boğazı aç koymaz da, sebebe de sarılmak gerek. Siz kız babası olsanız şu dönemde damat adayında neleri görmek istersiniz? İşim yok dese, kızınızı elinizle teslim edeceğiniz,tanımadığınız birine güvenmek için maddi olarak neyi ölçü alırsınız?

    • Süleyman diyor ki:

      Kız görücü usulu mu evlenmiş, yoksa flört tarzı birşey ile mi bilmiyorum ama annesine ısrar ettiyse muhtemelen istemeden önce bir sevgi varmış aralarında. Görücü usulu olsa evlenmeleri daha zor olabilirdi. Emin değilim.

      Son sorunuzu cevaplamadan önce birşeyi anlatayım. Benim babam ile annem sözlendiklerinde babam (babası küçğk yaşta vefat etmiş bir insan)bir gazetede paket sarıyormuş. Yani hiç aile geçindirecek bir meslek değil. İlk kez görmeye geldiklerinde annem ile babam konuşurken annemin yanında dayımda durmuş. Babam konuştuktan sonra dayım anneme adam professör gibi konuştu ha fln demiş:) Duruma bakın ki babam şu anda üniversitede dekanlık görevi yürüten bir professör:) Annem o zaman çok bakmamış tipine mesleğine veya başka özelliklerine(Doğru değil ama işte iyi niyetite diye heralde Allah böylr nasip etmiş) sadece dindar mı değil mi diye bakmış. Allah da nazik, şbadetlerinde dikkatli sabırlı (Babam diye demiyorum:) bir insan nasip etmiş. Zorluk olmamış mı olmuş illaki. Kimin hayatında olmamış? Bu tür örneklerden de benim etrafımda çok var.

      Şimdi sondaki sorunuzu cevaplayayım. Be kız babası olsam damat adayında neler görmek isterim? Kız babası olsam danatta doğru bir islam anlayışı olan biri görmek isterim. O kafi:) Çğnkü erkeğin rızkını kazanması farzdır dinimizde. Cihada, fakire harcasığı paralardan en hayırlısı ailesinin ihtiysçlarına harcasığı paradır buyuruyor peygamberimiz(s.a.s) . İlim müslümanın kaybolan malı gibidir nerede olursa alın diyor. Yani doğru , iyi bir islam anlayışında olan bir müslüman ne hanımının ne ailesinin hakkını yememeys, çalışmaya ve ilim öğrenmeye bunları yaparken evi ve toplumu ihmal etmemeye gayret gösterir. (Yazınca kolay gözüktü ama keşke yazması kadar kolay olsa. Allah ilmimizi amel etmeyi nasip eylesin.)

      Dediğiniz örnek gibi benim etrafımda kişilerde var. Bizim evi temizlemeye gelen hanımın kocasıda çalışmıyormuş. Sabit bir işte ilerleyemiyormuş. Ondan hanımı çok mağdurdu. (Annem anllattı) Yani kişiler milletin kaşıma gözüne bir bir yakın inceleme atacaklarına genel suretine baksınlar evlenirken (kimseyi kınamıyorum. Allah büyük konuşturtmasın, gaflete düşürmesin)Konuşmasını incelesinler. Zaten Allah ın izni ile çalışıp emek gösteren kişileri az çok anlarlar. Beni yanlış anlamayın dışarıdan eleştiren biri değilim insanları ama insanların iç dünyaları dışlarına kıyafet görünüş olarak aksediyor. Ha birde sosyal ağlar var oraya zaten külliyen yansıyor:)

      • ceylan diyor ki:

        Tamam genel suret çok önemli, maneviyat, iman, karakter çok önemli. Ama bunları bakınca ve konuşarak anlayamıyoruz ki. Ölçütümüz ne olacak? Somut şeyler değil ki.
        Ailesi iyi, kendi konuşması düzgün, dilinde kız ve kız ailesinin hoşuna gidecek cümleler var, dindarların kullandığı inşallahı maşallahı da çokça kullanıyor… Ailesinin sorumluluğunu alacak karakterde mi, nerden bileceğiz?
        Bir arkadaşım görücü usulü ile biriyle nişanlandı. Anne babası emekli öğretmen, yaşı otuzun üstünde, 2üniversite okumuş, askerliğini yapmış, hatta başından kısa bir evlilik de geçmiş, olgun görünümlü, konuşunca ikna edebilen biriyle. Arkadaşım haram diye öyle çok da görüşmezdi, ailece bir araya geldikçe tanıma fırsatı buluyordu. İçine sinmediğini görüyordum, hatta adama sen diyemeyip siz dediğini, gözgöze bile gelmekten kaçındığını söylüyordu. Ama mantıklı bir sebebi olmadığı için içine sinmemesini, görüşememelerine yoruyordu. Haram olduğum için hassas davranıyor diye beğeniyordu. Ne zaman düğün tarihini sorsam, belli olmadığını, eş adayının pek aramadığını, bu konularda onun ailesinin de hiç konuşmadığını söylerdi.
        Öyle böyle derken tam 9ay sonra bana geldi. ”Hattımı değiştirdim, 1haftadır ailemi de, beni de merak edip aramadı, numaramı öğrenmek istemedi, umrunda değilim” dedi. 2gün beraber kaldık yine arayanı olmadı. Düğünü, eşyaları, oturacağınız evi sor, geçiştirirse ısrar et, belirsizlikle yaşamak istemediğini söyle, bunların konuşulmaması normal değil dedim. Kafası çok karışıktı, ‘ben haram diye görüşmüyorum ama o benim herşeye evet dediğimi düşünüyor, fikrimi bile sormuyor’ diye.
        Neyse birkaç gün sonra ailesini ziyaret etmiş, oğulları eve gelince ona neden aramadığını sormuş, adam işlerinin çok olduğunu filan söylemiş.
        ‘Ara ve ailesi olmadan görüşmek istediğini söyle, sonra da aklına takılan herşeyi konuş, bu böyle olmaz’ dedim.
        Arkadaşım ilk defa başbaşa konuşacaklarının heyecanı ve tedirginliğiyle herhalde akşam yemeğine götürür bi restoranda filan konuşuruz diye hazırlanıp çıkmış. Nişanlısı onu babasının meyve bahçesine götürmüş(hava yağmurlu) arabada hadi konuş demiş. Herhalde o da kimse görüp yanlış anlaşılmasın diye hassas düşünüp burda konuşmak istedi diye düşünmüş.
        Aklındaki soruları sormuş. Daha önce nasılsa vakti gelince konuşuruz,gönlümüze göre yaparız diye düşündüğü için sormadığı şeyleri sormuş.
        Meğer adam önceki evliliğinde alınan eşyaları kullanmayı düşünüyormuş. Düğün için 1yıl daha beklemeyi, önce kendine işyeri açmayı planlıyormuş, hem de kızın diploması üzerinden. Kız bir hediye, bir çiçekle olsun beni kendine bağlamadın demiş, adam(aralarında 5-6yaş vardı) sen de bana almadın demiş. Hiç aramadın demiş, sen beni arasaydın demiş. Hislerini sorunca da evlenince söylerim demiş. Arkadaşım aylar önceki konuşmayla bu konuşmayı yapanın aynı kişi olduğuna inanamamış. O gün bunları konuştuğumuz iyi oldu deyip ayrılmışlar.
        Ertesi gün takı, giysi, nişanda ne alındı ve ailesi ne hediye ettiyse hepsini paketleyip geri göndermiş. Arkadaşımın iyi niyeti, sırf imanlı,namazlı diye birçok iyi kısmeti geri çevirip aylarca nişanlı kalıp nişandan ayrılması,..bunları hakeden biri asla değildi. Ama yaşadı ve dedi ki, ‘nişanlanmasam tanıyamazdım, tanımadan da hayır demek istemedim.’
        ‘Belki konuşarak ortak kararlar alırsınız’ dedim, ‘böyle biriyle ortak karar alsam ne olacak, artık onunla evlenmek istemiyorum.’dedi. Adamın ailesi çok üzüldüler, araya birilerini koydular, adam ben 2.defa ayrılık yaşadım diye bunalıma girmiş…filan ama ertesi yıl civar köylerden birinden bir kızla evlendiğini duyduk…
        Bu bir istisna diyebilirsiniz. Ama ben bu durumlara şahit olduktan sonra evlilik görüşmelerinde daha somut ölçütlere ihtiyaç olduğuna inanıyorum. Yaşanacak varsa yine yaşanır, ama ben iyice konuşup somut adımlar atıldığını görmeden karar verilmemelidir diyorum. Hele ki iş (helal rızık kapısı için,kirada ise kirayı ödeyebilmek için) ve ev(hanımının iffetini korumak için güvenli ve temiz muhitten,kira da olabilir) konuları çok çok önemli diye düşünüyorum. Evlat bir emanettir, emanet de ehil olana verilmelidir. Neler yaşanacağını bilemeyiz fakat aklımızın ve gücümüzün yettiğince tedbir alır,gerektiğinde de destek oluruz.

        • Süleyman diyor ki:

          Aslında çok uzun bir yorum yazmıştım ama sildim. Meseleyi tartışmakta pek istemiyorum. Sadece şunu kısaca açıklayayım. Erkeğin ve hanımın önündeki senelerde ne yapacağı, hangi ilde kalacağı, eğitim ve öğretim açısından neleri gerçekleştirecekleri, hayatla ilgili hedeflerinin ne olduğu tartışılmalı elbette. Ekonomik ve sosyal statü açısından ailelerinin birbirlerine yakın olmaları ev,mobilya vb. meselelerin çoğuna çare olur. Evlilikten beklenen somut istekler böyle sıralanabilir.

          Benim tek sıkıntım evlilikte iş sahibi olmanın sanki yazının icadı gibi gözükmesi. Herşey ondan sonra başlıyor:D

          • ceylan diyor ki:

            Anladım. Size hak veriyorum bu noktada.
            Eşime sormuştum işiyle ilgili bir sorun yaşadığında. Başka bir iş mi düşünsen diye. İş konusunda sorun yaşamaya alışık olduğunu, gerekirse başka iş de yapabileceğini, rızkın Allahın elinde olduğunu bildiğini söylemişti. Liseden itibaren yaz tatillerinde çalışarak okul harçlığını biriktirdiğini söylemesi beni çok duygulandırmıştı.
            Evet rızık Allah’tan, helal kazanç niyetinde olan zaten evini geçindirebilir.
            Allah bütün kızlara, sizin gibi ve benim eşim gibi, bu konuda bilinçli ve gayretli eş nasip etsin.

          • Süleyman diyor ki:

            Alllah razı olsun Ceylan Hanım

            Burada böyle anlatıyoruz bu meseleleri hanımlar olarak veya erkekler olarak. Maksadımız kimseyi kınamak (en azından bendenixin maksadı) değil. Yalnışları söylemek. Evlenemiyoruz diye de bir şükürsüzlük veya isyan halimiz yok. Allah muhafaza etsin.

            Duanıza amin diyorum. Allah bizlerede sizin gibi eşinden razı ve memnun , elindeki ile mutlu olan eşler nasip eylesin. Sizinde eşinizin işini kolay eylesin. Rızkını bol eylesin:) Amin

    • süleyman diyor ki:

      Birde şunu da belirtmek istiyorum. Benim patronum olmasın. Ben patron sözü dinlemek istemiyorum gibi söylemlerde sıkıntılı. Bu da bir felakettir. Yani biz burada hanımlar ben koca sözü dinlemem diyor. Kocama niye itaat edecek misim diye eleştiriyor. İşte erkekler içinde bu şekil patronuma itaat etmem, amirimin sözünü dinlemem demekte o kadar sıkıntılı bir durum. Erkekler için hatta bütün toplum için bir afettir bu. Patronu İslamin emirlerine karşı gelmiyor ve işçilerinin dini ibaadet ve düşüncelerine müdahale etmiyorsa kişi amirinin, patronunun ve yöneticisinin sözünü dinlemekle mesuldür velev ki kendinden deneyimsiz, küçük, beceriksiz olsa dahi. İslam her zaman düzene önem verir. Devlet içinde aynısı. Eskiler devlet için sürahi benzetmesi yapmışlar. İçinde pis su olsa dahi zamanla o su temizlenebilir fakat sürahiyi kırarsanız bir daha o sürahiye hiçbir şey dolduramazsınız.

      Bugünlerde de özgürlük namına her şey yakılıyor. Kişiler özgürlük diyor 200 milyar değerinde otobüsleri yakıyorlar. Daha kötüsü aile, dernek, toplum ve devlet adına hiçbir şey bırakmıyorlar. Yav ne özgürlükmüş görende acılar içinde kıvranıyoruz. Açlıktan ağzımız kokuyor zanneder. Şükrümüz mü az ne? Yani biraz zahmet çeksek, sıkıntı görsek hemen özgürlük ve demokrasi diyoruz.Ne demokrasi ne özgürlük. Milleti yediler. Demokrasi, Özgürlük diye Irakta 1 milyon kişiyi(en iyi rakamlarla) katlettiler. Bugün bizde aileden tutun her alanda özgürlük. Evlilikte kadın erkek özgürlüğü. Herkes istediğini yapsın. Evlenmeden öncede ekonomik özgürlük. Saysam bitiremem. Ondan dolayı artık nerede demokrasi, özgürlük, eşitlik deniliyorsa 2 kat temkinli yaklaşıyorum. Allah bizlere “KUL” olabilmeyi ve tevekkül edebilmeyi nasip eylesin. Olduğunda şükür olmadığında da sabredenlerden eylesin. Amin

      • ceylan diyor ki:

        Amin…
        Kuralların olmadığı, varsa da uygulanmadığı yerde özgürlük yoktur. Patron kelimesi itici geliyorsa başka bir kelime kullanmalı ama kadın, kocasına itaat etmeli. Günah ve haram bir şey istemiyorsa kocaya itaat farz.
        Kadınlar ittatten mesul, erkekler kadının zorunlu ihtiyaçlarını giderip korumaktan ve merhamet etmekten mesul.
        Özgürlük zorunlu ihtiyaçtır Süleyman Bey, ekmekten aştan daha zorunludur. Ama özgürlüğü elde etmek için kendine de başkasına da zarar vermemek esastır.
        Eskiden mutluluk ütopik hedefimizdi,şimdi de özgürlük. Gerçekten özgürlüğü elinden alınanlar da var, inşallah yakın zamanda özgürlüklerine kavuşurlar. Allah hepimize basiret versin.

        • Uğur Dinç diyor ki:

          Kurallar olacak diye âmirlik yetkisi de suiistimal edilmemeli. Türkiye’de âmirlik nobranlık ve gaddarlıkla karıştırılıyor. Fakat bu kişinin böyle konuşmasını bu meşru kılmaz. Bence bu arkadaşın psikolojik sıkıntısı var, ama doktoralı gerçek bir terapistin haftalık seansı 250 TL’den başlıyor. Evinizdeki Terapist kitabı yardımcı olabilir belki.

    • Uğur Dinç diyor ki:

      Ceylan Hanım, elbette işsiz kişi evlenemez, çünkü koca farz olarak karısının giyim, yiyim ve barınmasından mesuldür, fakat işsiz olduğu halde anne babasının evlendirmek istediği kişiyi ben görmedim. Galiba sadece siz öyle birini bu kişide tanımışsınız. Yahud bir ihtimal de şudur ki bu kişinin ailesi zengindi ve kız ona bu sebeble verildi, daha sonra da işler böyle sarpa sardı.

      Diğer taraftan, zamanımızda doğru düzgün iş sahibi olanlara bile burun kıvrılıp kızların turşusu çıkarılıyor. Kızlar evlenmeyince erkekler uzaylılarla evlenecek değil ya, onların da turşusu çıkıyor. Bilirim ki dört-beş bin lira maaşlı banka müdürüne kız verilmedi, çünkü bankada birikmiş parası yokmuş. Yine bilirim ki geçen sene 2500 lira maaşlı arkadaşıma annesi telefonda kızıp duruyordu ki niçin maaşı bu kadar düşük, çünkü kadın kendi kızlarını galiba 4-5 bin lira maaşlıdan aşağısına vermemiş, bu sebeble kızlarını türlü yalanlarla hep sevdiklerinden ayırmış, böylece şimdi korkuyor ki aynısı onun oğluna da yapılacak. Oğlunun maaşı şimdi arttı, ama bilmiyorum yeterli buluyor mu.

  31. ümitvar diyor ki:

    aynı durumdan müzdaribiz babam daha hiçççççç tanımadan görmeden istemem gelmesin evime kimse tanımam dedi kestirip attı ha bir de evlenirsen kendime fenalık yaparım anneni boşarımı da ekledi ve biz birbirimizi çok seviyoruz duamız hep evlilik içindi ..geceleri uyku tutmaz oldu yüzüm gülmez oldu ne hakları var bunu yaşatmaya anlam veremiyorum…birimiz doğudanmış birimiz karadenizden olmazmış falan filan.sizce ne yapmalıyız biz hala birbirimizii çok seviyoruz bu da geçer ya hu diyoruz sabırla bekliyoruz..

    • Sabır diyor ki:

      Bende hem anne hem baba istemiyor,sebep Doğulu olmaları,Kültür farkı varmış…henüz onları tanımıyorlar,önyargılar ile hareket ediyorlar. .seni çok iyi anlıyorum..ben zaman zaman anne babamla konuşmaya çalışıyorum,konuşmalar iyi geçmesede pes etmeyeceğim,evleneceğim kişinin ailesini tanışmak için eve çağırana kadar onlarla konuşmaya devam edeceğim.Ben evleneceğim kişiden eminim,ailem bu işe evet diyecekleri için pişman olmayacaklar..bunu biliyorum.
      Eğer sende sevdiğin insanda ve onun ailesinden biraz olsun eminsen,pes etme mücadele et…ve anne babana olan saygını hiç bir zaman kaybetme,onların rızasını mutlaka almalıyız..

      • tugce diyor ki:

        Bende ayni dertten muzdaribim. Erkek arkadasim doğulu diye istemiyor annemde babamdan babm taniyim birbirnizi diyor bir buçuk yil daha diyor bizde önümüzdeki yaza istyrz ne olur YARDIMCI olun ben nasil ikna edicem. Bol bol dua ediyorum elimden gelen başka birşey yok:(

        • Sabır diyor ki:

          Hatrı sayılır,konuşmasını bilen, anne babanızı ikna edebileceğini düşündüğünüz bir büyüğünüz yok mu? Özellikle Erkek tarafını iyi tanıyan biri olmalı bu.Ben şahsen kendi durumumda öyle yapmayı düşünüyorum. .Biz sadece konuşabiliriz onlarla,elimizden başka bişey gelmez ki. .

          • Süleyman diyor ki:

            Aslında bu hanım kızlarımızın yazdıkları toplumumuzu yansıtıyor. Türkiye de evlilikler artık ya parası olanla oluyor yada aşık olunan sevilenle oluyor. Erkek iş, meslek vesaire sahibi olmadan düğün için para biriktirmeden evlenemez. Kız okuldan mezun olmadan evlenemez. Yalnız okulda görür, iş ortamında görür vb. bir yerde görür. Göz görünce gönül ısınır, söz konuşulur. Sonra sevgi olur, aşk olur. Ya da görücü usulü olur. Gidilir kız istenir. Yalnız dindarlığı, kişiliği, ahlakı bilinse de erkeğin mesleği yoksa bu iş olmaz. Yani ya işi olur, arabası olur vs. ya da kız ve erkek birbirine aşık olur. 10 milyar maaş alır sigara içer. Küçük bir alışkanlık canım ne olacak denir. Dindar bilinen aile bile olabilir pekala der. İşi olmaz sigara içer. O zaman tiryaki bu sigarayı bile bırakamayan adam kıza nasıl bakacak olur. Aileler belki dindar bakar ama işi olmayınca yarım dindar olunduğu için onları eler. İşi varsa olur. Yani anlayacağınız Peygamber Efendimizin dindar olanını seçin sözü bizler için ne yazık ki ancak ya meslekten sonra geçerli olur ya da göz namahrame baktıktan dil namahremle konuştuktan sonra geçerli olur.

          • tugce diyor ki:

            Maalesef bilmiyorum ne olacak bakalim konuscam erkek trafi diyarbakrda ben manisa da nasil olacak ki ne desem ikna ederim önümüzdeki yaz evlenmeye

          • Nazif diyor ki:

            Süleyman kardeşim,
            Bizim göz görmedi gönül ısınacak fırsat bulamadı,kız arkadaşımız olmadı. Bitse de gitsek çalışmaya başlasak diye 4 yılı geçirip çıktık üniversiteden. Sonra aşka rastlamadık zaten. Görücü usulü ile de istediğimize erişemedik. Kimi memleketimizi sorun etti,kimi çalıştığımız yerin uzaklığını,kimi babasının ev taksidi için çalışacağını öne sürdü,kimi kariyer hesaplarından başını kaldırıp görüşme talebimize bir cevap bile vermedi. Halbuki işimiz de vardı,ailemiz parmakla gösteriliyordu ama olmadı olmadı..

          • Süleyman diyor ki:

            Nazif Bey

            Yorumunuzu okuyunca içim cızladı. Çünkü belirttiğiniz sebeplerden çoğu sebebiyle bende reddedildim. Ama ümitvar olun. Allah illaki yazmıştır hayırlı bir kısmet.

            Zamanında büyük bir zattan dıymuştum şı sözü: İnsanın ibadet halinde bulunmadan rahat olması mümkün değil ama basiretimiz köreldiği için hissedeniyorız” Kadın veya erkek evlenmek duygusuna sahip olmaması çok zor. Çok az görülen bir ihtimal buna rağmen hanımların evlenmek isteklerinin geçikmelerini şuna bağlıyorum. Hanımlar obur cubır yiyen çocuklar gibi durmadan evlilik ihtiyaçlarını örtmeye yöneliyorlar. Kariyer, Sosya faaliyetler, arkadaşları ile eğlenme hatta ilmi evlilik ihtiyaçlarını örtecek bir obır cubır tarzı tüketiyorlar. Kendileri de ara sıra abur cuburun zararını hissetsede hazır ve kolay bir gıda olduğu için onları genellikle tercih ediyorlar. Kimisi az yiyor çabuk acıkıyor. Kimisi çok yiyor 30 yaşına kadar acıkmıyor. Ne ihtiyacım var normal yemeğe (evliliğe) diyor.

          • Meryem diyor ki:

            Nazif bey
            Belki ınanmayacaksiniz ama aynı dertten muzdarip bayanlar da var ve ben dahil çevremde bekar bayanlar mevcut . Evlenemiyor uz neden mi ? En azından kendi penceremden cevap vereyim . Neden evlenemiyorum . Mezun olalı 3 yıl olmasına ve hayırlı bir yuva kurmak istememe rağmen neden ? Nasip kısmı bir tarafa sebepler aşağıdadır :)
            1.Çevremdeki baylarin çalışan bayan aramasi ( aslıni yaşamak isteyen ben için bu talep çok itici geliyor )
            2.Eskiden “görücü usulu ” yada ” vesile ” olmak kavramları ortadan kalktı . Ben üniversite okurken erkeklere konuşmayan, ( hatta biraz abarttim galiba sınıfımdaki erkeklerin isimlerini mezun olana kadar bile öğrenmedim .sormadım . HARAM diye gozumu sakinmaya çalıştım .) Is hayatında zoraki konuşuyorum .
            3. Karşıma çıkan insanların çok zayıf karakterde olması ( namaz kilmamasi, dinden bihaber olmaları vs )
            4. Günümüz erkeklerinin süslü -makyajlı kızlara rağbet göstermesi maneviyati ikinci hatta en arka plana atmalari.

            Daha sebepler sayılabilir . Çok mu bir şey istiyorum Hayır . Sadece gerek ilmi bilgi gerekse eğitim ve takva yönünden benden bir adım önde olsun bana kavvam olsun . Sonradan kazanilabilecek ve kaybedilecek şeylerle isim olmaz ama çevremdeki Baylar maalesef çok farklı. Belki düzgün takva sahibi insanlar da vardır ki vardır ama onların da benim karşıma cikması nasip meselesi :) Rüyamda görmüştüm . Rüyamda bir bay bana ” yanlış dua ediyorsun , bekar erkekleri bekar kızlara , bekar kızları bekar erkeklere nasip et diye dua edeceksin ” dedi . O yüzden bu dAllah herkesin gönlüne göre versin .

          • Süleyman diyor ki:

            Meryem hanımın yorumunu okudum. Çok sevindim. Böyle hanımlar olduğunu görmek beni sevindiriyor. Ümidimi artırıyor.

            Meryem hanımın yorumunu okuduğumda dedim ki ne kadar güzel. Bende üniversitede hiç bir hanımla konuşmamaya gayret ettim. Ders konusunda dahi. İsimlerini bilmiyordum:) meryem hanıma duam inşAllah hayırlı bir kismet nasip olur. Böyle haramlardan sakınmış gençlerimize Allah yardımcı olsun. Hayırlı kısmetker nasip etsin .

  32. ELIF diyor ki:

    BEN 21 YASINDAYIM KONUSDUM COCUK KONYALI BEN KARADENIZLIYIM OKUDUK OKUULLAR BITTI CALISIYORUZ 4SENEDIR TANISIYORUZ AMA YAKLSIK 1 BUCUK SENEDIR KONUSUYORUZ VE DIREK EVLENMEK ISTEDINI BU SEKIL GUNAHA GIRDIMIZI SOYLEDIK AILELERIMIZE AMA ANNEEM ARKADASIMIN BOYUYLA BENIM BOYUM AYNI OLDUNU GORUNCE VAZGECTI YOKSA ILK KONUSMAYA BASLADIMIZ GUNDEN ITIBAREN BILIYODU BIRSEYDE DEMIYORDU VE BIRGUN ONU BI DUGUNDE GORDU VE BANA ASLA DEMEYE BASLADI NAPICAM NASIL YAPICAM BILMIYORUM O INSAN NAMAZINDA ORUCUNDA HELAL PARASINI KAZANIYO BIR TEK AYNI BOYDAYIZ DIYE ISTEMIYOR .. NASIL IKNA EDICEM BILMIYORUM YAKSALIK 1 SENEDIR ONLARLA UGRASIYORUZ

    • Zeynep diyor ki:

      Direneceksiniz..bende 8 aydir ugrasiyorum,annen daha dogrusu annelerimiz elbette bir gün bu isin olmasini ne kadar cok istedigimizi anlayacaklardir..
      ortada adam akilli bir sebep bile yok, cok sacma ,bir anlam veremiyorum bazi annelerimizin böyle cahilce davranislarina.
      Allah sabir versin inan seni cok ama cok iyi anliyorum..

      • Süleyman diyor ki:

        Anlamıyorum demişsiniz. Anne olunca anlarsınız. Ben şahsen aynı olayı yaşayan birine şahit oldum. Tamamen aynı dediklerinizle tıpatıp hatta bu sefer boy o bu şu gibi bir bahanesi bile yoktu annenin. En son anne ikna oldu bu sefer başka bir sıkıntı yüzünden tamamen annenin yorumuyla alakasız bir durumdan dolayı ayrıldılar.

        Bu ilişkiler kaygan zeminde yürümeye başlamak gibidir. Çok sıkıntılıdır. Sakin inatlaşmayın Anneniz ile. Yoksa hem aileniz ile aranız bozulur hemde çok istediğiniz evlilik gerçekleşmez. Gerçekleşse bile böyle sıkıntılar eşliğinde başladığı için çok üzülürsünüz. Demesi kolay ama biliyorum yapması çok zor. Bundan dolayı görücü usulü vb. Önemli çünkü gönül biraz ısındımı bir daha koparmak muazzam zor. Allah kolaylık versin.

    • .:. diyor ki:

      “ANNEEM ARKADASIMIN BOYUYLA BENIM BOYUM AYNI OLDUNU GORUNCE VAZGECTI”

      Sebep sadece bu mudur? vardır belki de başka bir şeyler size söylemediği. Bilemediğiniz başka önemli bir durum. Bahane olur da direk söylemediği diyeceğim ama bu şekilde yapılmaz heralde.

      Veya bunlar sizin gördüğünüğüz, sezgileriniz midir? zannettiklerinizmidir?

      Bunu size nasıl açıklamıştır acaba? “Kızım bak sizin boyunuz aynıymış bu adamdan aile reisi olmaz, ev bakamaz, geliri düşük olur, huyu bozuk olur, geçmişi karanlıktır, aile yapısı bozuktur, çocuk yapamaz içkiye başlar v.s. v.s.

      Bir çok şey sıralayacağım da, çok gereksiz olacak.

      Boylarınızın aynı olması (iyi ki daha kısa değilmiş) evliliğe engel olabilecek hiç bir kritere eş tutulamaz ,sebep gösterilemez, tutulmamalıdır. (ağırlıkta diyelim, neler neler var diyebileceğimiz durumlar vardır, bir kaç istisna ihtimal de olsa.)

      Çözüm; Sorun boy ise, siz yüksek topuklu ayakkabı giymeyin, saçınızı topuz yapmayın omuzlarınız dik yürümeyin, O da yüksek ökçeli ve tabanlı ayakkabılar kullanmaya gayret göstersin (annenizin yanında, maksat gönlü olsun.) .:)

      Bir senedir onlarla ugraşıyorsanız siz yanmışsınız…

      Olur da bir şekilde ilerde tercihiniz aynı boydaki sevdiğiniz ve beğendiğiniz bu konyalı namazında, orucunda, helal parasını da kazanıyor, geriye bir tek boy problemi kalmış, kardeşimiz olursa.

      Bu boy meselesini her koşulda hep anneniz önünüze getirecek. her meseleyi ona bağlayacak .:)

      Değil de tersi bir durum olursa, tercihiniz farklı olursa, siz bu boy meselesini annenizin önüne getireceksiniz. .:) öyle görünüyor.

      Bu yazıyı okuduğumda sessiz ortamda beni dert aldı ve uyku tutmadı, sahur vakti hep bu durumu düşündüm. Ne yazsam acaba diye.

      Aslında hiç birşey de yazmayacaktım. Lakin Davulcu geçmediğinin farkına vardım. Gerçekten de davulcu ramazan boyunca hiç geçmedi. “Yahu size davulcu geçmedi diyorum size… Vallahi de geçmedi.” Bu bizim mahalleye mi ait bir durumdur yoksa yurd dışına çıka gele, bir orada bir burada, farklı gündemlerle meşkul olurken ortalık android kafalı insanlarla dolmuşken biz mi farkında değiliz.

      Sizlerin davulcusu geçiyor mu?

      Değerlerimizin yok edildiğinin farkında değiliz.

      Bu durumda Sayın Gonca Anıl ın “AĞIR ÇEKİM” makalesine kısa zamanda yazı yazmak isterim (o makaledeki anlatılanlar benim açımdan algıladığım paradigmamda çok değerli bir başlık aslında), hatta Tuba hanımın “Ramazanın çocuk yanı na.” ve bir çok başlığa da gider ya.

      Davulcumuz yok….

      Asıl konu olan Bu boy meselesinide ivedilikle çözüme kavuşturmanız lazım… Mesele gerçekten bu ise ve Ananızı da ikna edemiyorsanız, vay halinize, (Çırpıcı anne) bakınız; http://www.cocukaile.net/yuvalari-karistiran-cirpici-anneler/

      • .:. diyor ki:

        Konyalı kardeşim e,

        Olur da sevdiğine (babaları, amcaları, ADAM ları devreye sokarak) kavuşursan, ve bu n kayın validenin burnundan fitil fitil getirmezsen sen konyalı değilsin. .:)

        sonu buralara gidebiliyor.

        http://www.cocukaile.net/evliligi-aile-istemediginde/#comment-55520

      • Süleyman diyor ki:

        Asıl mesele boy falan değil. Dediğiniz şeylerle de çözülmez. Annenin hoşlanmadığı birşey var damatta. Para vs de değil bence çünkü pek çok örnek gördüm önceden. Anneniz gördüğünde bir rahatsızlık sezmiş muhtemelen. Sevmedim ben bu çocuğu demek yerine boyu öyle böyle demiş. Yani tamamen somut bit nedeni yok.

        Dediğim gibi sakın inatlaşmayın. Aikido yapanlar bilir. Biri kolunuzu büktüğü zaman veya kıvırdığı zaman kesinlikle tersine kuvvet uygulamamalısınız. Yoksa kolunuzu kırarsınız. Yapılacak şey doğru zamana kadar kolunuzu çevirmesine izin vermektir. Daha sonra akıllı bir hamle ile kollunuzu kurtarırsınız.

        Yani bazen ipi biraz gevşetmelisiniz. Annenize “peki Anneciğim” deyin ve onun sözünü dinleyip gelecek hafta vb bir zamanda çocuğada ayrılacağınızıı söyleyin. Hakikaten ama ayrılmayı göze almanız lazım. Illaki ağlayacak bir durumunuz olacak zaten. Sizi böyle üzgün gören annenizin kabul etme oranı şu anki durumdan çok daha fazladır. Şu an anneniz benim yargım kızım için önemli mi değil mi onu görmek için de diretiyor. Benim dediğim olacak mı diyor. Bakın ciddi anlamda söylüyorum eğer bunun dışında aile içinde ve dışından bir ikna çabası olursa anneniz onada çok sert tepki verecek ve işler sertleşecek. Daha öncede gördüm bu durumu.

  33. Kübra diyor ki:

    Benim eşimi de annem istememişti. Bana uygun değil biraz kaba v.s. filan diye. Ama ben sevdiğimden babamında desteğiyle evlendik.2,5 yıldır evliyiz.Bir oğlumuz çok şükür. İkimiz beraberken hiç bir sıkıntı yok. Ama eşim annemin baştan kendisini istemediğini bildiği için, kendini sevdirmek yerine,tam tersi iyice her konuda annemin zıttına gitmeye başladı. Annem ak derse o kara der. Dolayısıyla annemin seveceği varsa da sevemiyor artık. Birde anneme karşı çok saygısız. Kibar bir konuşması yok ona karşı. Kadın yaşlı. Oğlumuza bakıyor.Eşim Allah razı olsun anne diyeceğine sanki mecburmuş gibi davranıyor. İkisinin arasında kalmaktan yoruldum inanın. Biri canım annem, diğeri sevdiğim. Eşimle kırk defa konuştum.Anneme karşı daha saygılı ol, güler yüz göster ama bir kulaktan giriyor diğerinden çıkıyor. Bazen evlendiğime pişman ediyor bu hareketiyle.

    • Ademoğlu diyor ki:

      Ayni duruma bir arkadaşın kayınpederiyle şahitim. Kızın babası damadına çok soğuk ve saygısızdı evlenmeden. Arkadaşda evlendikten sonra o kırılmış gururunu artık böyle iyileştirmeye çalışıyor.
      Bir erkek olarak diyebilirim ki, kocanızın gururuna dokunuldu ve siz o zamanlarda desteklediniz mi etmediniz mi bilmiyorum ama erkek böyle davranır. Size tavsiyem. Anneniz kocanızdan açık bir şekilde özür dilesin. Evlendiklerinize mutlu oldunu ve zamanında yanlış düşündünü söylemeli. Yoksa bir erkeğin gururu kolay kolay düzelmez.

      • Kübra diyor ki:

        Sayın Ademoğlu, tamam annem başta istemedi ama hiç bir zaman eşime karşı saygısızlığı olmadı. Tam tersi hangi ortama girersek girelim damadım oğlum diye başüstünde tuttu.
        Ama gördüğü karşılık bu olmadı. Özellikle başkalarının yanında yüksek sesle konuşmalar, ben yapma dedikçe uyardıkça daha çok üstüne gitmeler. Dolayısıyla eşim annemi hiç anne yerine koymadı.Ve bu yaptığı hatayı kabul etmiyor. Ben hatalıyım demez, empati kurmaz.
        Ve bu durum benim gitgide ondan soğumama sebep oluyor.

        • Ademoğlu diyor ki:

          Kübra hanım, anneniz ilk başta kocanıza >ben senin damadım olmanı istemiyorum ve kızımın kocası olmanı zaten istemiyorum< demiş oldu. Yanlışmıyım? Bu kocanıza saygısızlık olarak yetdi ve gururuna dokundu anneniz. Önce rettedipde sonra oğlucum demek pek inandırıcı değildir kocanıza. Anneniz samimi olsada. Herkes yanılabilir. Sanırım annenizin davranışlarını kocanız zorunlu olarak görüyordur. Samimi olmadını düşünebilir. Anneniz kocanızı ilk zamanda damat olarak istemediği için, kocanızda annenizi anne olarak görmüyor. Tekrarlamak isterim. Anneniz kocanıza açık bir şekilde başta yanıldığını ve şuan mutlu oldunu söylemeli. Eminim kocanız bu günden sonra annenizi anne olarak görür.
          Saygılarla

          • kubra diyor ki:

            belki haklı olabilirsiniz ama ben hiç bir annenin (ne yapmış olursa olsun) saygısızlığı hakkettiğini düşünmüyorum. Böyle bir durumda anneme tutupta eşimden özür dilemelisin diyemem.
            Tavsiyeniz için teşekkür ederim.
            Saygılar benden size

  34. Zeynep 22 diyor ki:

    Benim annemde bana talip olan adayı istemiyor.Oysa o tam benim istediğim gibi dindar,ahlaklı ve dürüst biri,sorun onun annesi.Biz yurt dışında kalıyoruz,onun annesinin piskolojik sorunları varmış,o kadar ki sınır dışı edilmiş.
    Sonra onlar urfalı olduğundan ilerde sorun çıkacağını söylüyor annem,büyük bir aileler,defalarca haber yolladılar,bizi tanıyın,gelelim görüşelim, demelerine rağmen annem yinede istemedi.İstememesinin diğer sebepleride şunlar: Yaşım kücükmüş! ,daha karşıma çok kişi çıkarmışş…mışş,Çocuk çok ısrar ediyor ,annen bizi tanısa çok sever diyor,tanışalım istiyor..Ama annem ne yaptıysam istemiyor,babamda onun tarafında tabiki..Annemide üzmek istemiyorum,ne yapacağımı şaşırmış durumdayım,sizce nasıl davranmalıyım,lütfen bana yardımcı olun..

    • Tuba diyor ki:

      Dua edin, eger o kisi sizin icin hayirliysa Allah annenizi babanizi razi eder insaallah

    • Abdullah Bir diyor ki:

      Sayın Zeynep
      Sizin sorununuz birden fazla ve tahminizden çok daha büyük.
      Yaşınızın küçük olmasından olsa gerek annenızın satır aralarında gizlediği sizin evliliğinizle ilgili düşüncelerinin ve gerçek niyetini görememişsiniz.
      Dilimiz döndüğünce annenizin gerçek amacını size anlatmaya çalışalım izninizle.

      “onlar urfalı olduğundan ilerde sorun çıkacağını söylüyor annem”

      Anladığım kadarıyla sizin aileniz ortaanadolulu, batılı ( en azından doğu veya güney doğulu değilsiniz) veya karadenızlısınız. Ayrıca annenızın Kurtlere veya doğululara karşı bir antipatısı var. En yumusak ıfadeyle o bölge insanını sevmiyor.
      Bu ciddi bir problem sizin için. Bu sorunu bugun cözseniz (hallettığınızı, annenizi bu konuda ıkna ettiğiniz düşünseniz) bile yarın evlendiğinizde çok daha acı bir sekilde bu problemi cözemediğinizi görmeniz kuvvetle muhtemel.

      “”Yaşım kücükmüş! ,daha karşıma çok kişi çıkarmışş…””

      Muhtemelen anneniz talipliniz olan erkeğin eğitimini, mesleğini, tipini vb özelliklerini beğenmedi. Çevresinde ki arkadaşlarının veya kendi akrabalarının ileride “bu damadı çok aradın mı?, nereden buldun bu adamı, size layık değil, kızın daha iyilerine layık vb…” sözleriyle muhatap olmak istemediği veya ileride cevresine “benim damadım doktor, avukat, muhendis, yakışıklı ve zengin” demek, hava atmak ve damadıyla gururlanmak istiyor. Bu nedenle de size “kızım daha yasın kucuk, gençsin güzelsin, alımlısın acelen ne” mesajını veriyor.

      Diyelim ki bu problemi de bi şekilde aştınız (daha doğrusu aştığınızı zannetdiniz) ve evlendiniz. İleride kocanızla yaşayacağınız en küçük sıkıntı veya tartışmada annenizin ilk sözü ” ben sana dememişmiydim bu adam sana layık değil, acele etme evlenmek için, beni dinlemedin ama bak ben haklı çıktım” türünde sözler ile hem sizi yargılayacak hemde zor günlerinizde size köstek olacak. Hatta köstek olmakla kalmayacak ve sizi gaza getirerek size “gençsin güzelsin, çocuğunuzda yok, gel bu adamdan kurtul, sana koca mı yok bu dünyada” türünde ki sözler ile size boşanmanızı bile söyleyecek.
      Boşanmasanız bile eşinizle aranızda ki PİRE büyüklüğünde ki meseleleri DEVE yapmak için elinden geleni ardına koymayacak. Emin olun er veya geç sizi o adamdan boşayacak.

      Diyelim ki sizin ısrarlarınız ve kararlılığınız karşısında anneniz geri adım attı ve sizin bu adamla evliliğinize razı oldu ve siz evlendiniz. Anneniz damadıyla ilgili her düşüncesinde yanıldığını gördü, damadının çok ıyı bir insan ve iyi bir koca olduğunu anladı. Siz zannediyor musunuz kı her şey sut lıman olacak, kocanız ve anneniz arasında hıç bir sorun yaşanmayacak, tu aile masallarda olduğu gibi sonsuza kadar mutlu bır sekilde yaşayacaksınz.
      Bu mumkun değil…
      Çünkü;
      Bu seferde kocanız gerek bu sureçte gerekse nişan surecinde annenizin kendisine yaptıklarının intikamını; nıkaha kadar sıktığı dişlerinin kendisine verdiği acının hesabını sizinle evlendikden sonra mıslıyle çıkartacak annenizden.

      Tabi olan yıne size olacak. Siz yıne annenızle kocanız arasında kalacaksınız. Ve emin olun erkekler belkı AFFEDER ama HICBİR ŞEYI UNUTMAZ.

      Ben size ileride olması muhtemel bazı seyleri siz daha yaşamadan size ve sizin durumunuzda olan diğer bekar kızlara senaryolaştırarak anlatmaya çalıştım.

      Bundan sonrası size kalmış, karar sızın….

      Allah (cc) size hayırlı kararlar almayı nasip etsin.

    • Abdullah Bir diyor ki:

      Bu arada belkı okunuz ama ben size bir kez daha dikkatlıce ve tekrar okumanızı öneriyorum sizinle benzer sıkıntıları yaşayan sayın KUBRA’nın uste kı yorumunu. Özellikle de;

      ” eşim annemin baştan kendisini istemediğini bildiği için, kendini sevdirmek yerine,tam tersi iyice her konuda annemin zıttına gitmeye başladı…. anneme karşı çok saygısız….İkisinin arasında kalmaktan yoruldum inanın.”

      “”Bazen evlendiğime pişman ediyor bu hareketiyle.”””

      ifadelerine dikkatınızı çekmek ıstıyorum.

      Belki şimdi beni çok bilmişlikle, müneccim veya felaket tellalı vb olmakla suçlayacaksınız. Sizi temin ederim ben sadece sizin veya sizin ile benzer durumda olan insanların (kadın veya erkek) “sonu başından belli” sıkıntılı bir sürecin faturasını yaşayarak ödemenizi istemiyorum.
      Tek derdim bir tane bile olsa deniz yıldızını kurtarmak.

      • Zeynep 22 diyor ki:

        Allah razı olsun,sanırım almam gereken cevabı aldım.Bu yazıyı yazmasaydınız o kişiyle görüşmeyi devam ettirmeyi düşünüyordum.Şimdi yol yakınken dönmek en doğrusu olacak diye düşünüyorum..

  35. a.sancakoglu diyor ki:

    Slm…gorucu usulu kiz bakmaya gittim. Anlik begeni oldu iki hafta.sonra nisan oldu.g..3ay gecti kiz bana tuhaf geliyo begenemiyorum.ben bu kisiyi nasil begendim diye kahroluyorum.nikah islemleri basliyacak.ben hic begenemiyorum..altin takilar oldugu icin ailemde iyi olur diyorlar..ben hic hosnut dglm.ne yapabilirim..vesselamm..

    • Ademoğlu diyor ki:

      En önemlisi ne yanlış yaptığınızın farkında olmanız. Yoksa bu hataya tekrar düşersiniz. Tanımadığınızbir insanla 2 hafta sonra nasıl evlenme niyeti alınıp nişan yapılır? Eğer ortada altın/para olduğu için vazgeçmıyorsanız. Gelecek yılları mutsuzca geçirmeyi hak ediyorsunuz bence. Gerçekten o şahsiyetle bir ömür geçirmeyi ve aile kurmak istemiyorsanız, tek çareniz durumunuzu anlatıp nişanı bozmanız. ” Seni veya kızınızı beğenmiyorum” demenize gerek yok. Geçmiş aylarda aranızda uyum olmadını ve geleceğe umutla bakamadığınızı ifade etmenîz lazım. Zorla mı evlendircekler sizi?

      • zehra diyor ki:

        bence onemli olan ne kadar surede karar verildigi degil, gonullerin isinmasi, istisare edilmesi. ben esimle 3 kere gorustum, nisan yapildi, 1 ay sonra da resmi nikahimiz kiyildi, ondan iyisini bulacagimi sanmiyorum. ama buyuklerimle cok istisare ettim, mursidimden izin aldim

        eger gonul yoksa, hele ki erkek kisi kadini begenmiyorsa en kisa zamanda bitirmeli, ama kisi kendisini de yoklamali, ne istiyorum, beklentilerim neler, bu beklentilerimden ne kadari gercekci gibi

  36. Siyahzambak diyor ki:

    Sema Hanim birakin evlensinler diyorsunuz.
    ben öyle bir tecrube yasadim maalesef.Oglum istedi biz de .(kiz tesettursuz olmasina
    ragmen) istedik ama adet ve torelere gelince turk ve guya musluman yasayis ecnebii
    Sonunda dayanamadilar ayrildilar.Kiz annesinin etkesindeydi cunku(ben olumsuz
    elekrik vermis olabilirim ama karismadim)
    Anlatmak istedigim sey iki ayrı kültürde yetişen insanlar (cok istisnalar
    haric)anlasamiyorlar.Herkes benim oglum kadar sansli degil nisanliyken ayrilsin.
    Ortada olan cocuklara oluyor. Ben onun icin __ilk defa–size katilamayacagim.
    Allah a emanet olun

  37. salih özgür diyor ki:

    Salih Özgür bizimde evlatlık verdiğimiz kız kardeşimiz vardı üniversite tanıştığı biriyle evelenmek istiyordu annem ve amcamlar damat adayı doğulu diye vermiyorlardı ben madem evlenmek istiyorlar engel olmayın demiştim evlendiler ikiz çoçukları oldu.

  38. Ahir Zamanda Müslüman Olmak diyor ki:

    saygıdeğer sema hanım bence en önemli problem karma eğitim ortamları.eğer aileler kızlarının iffetlerine zarar gelmemesini,kızlarının karşılarına olup olmadık tipte erkekleri damat adayı olarak getirmemelerini istiyorlarsa kızları çok aşırı zeki ve çalışkan(tıpı kazanacak)seviyede değilse bence açık öğretim yoluyla okutmalılar.size tavsiyem KARMA EĞİTİME HAYIR !!! kampanyalarına ön ayak olmanız bu konuda da sesinizi yükseltmenizdir..çünkü benim gördüğüm,bildiğim kadarıyla üniversite bitirmiş biri olarak tek cümleyle ifade etmem gerekirse Karma Eğitim tam bir CİNAYET ‘tir…!!! vesselam…

    • bir Allah ın kulu diyor ki:

      Ahir zamanda müslüman olmak size katiliyorum ben de bunu yaptim aöf bitirdim isletme .hem sonuçta orgun egitimlelerle ayni diplomaya sahip olunuyor Elhamdülillah pişman değilim evlendim evliliğim sirasinda 3 sene okudum çok şükür bitti . (calismayi dusunmuyorum iktisat en büyük zenginlik .kadin mecbur olmadikca calismamali bence) karma egitim gercekten zor imtihan ateşle barut misali Allah yardimcisi olsun herkesin.

Dünden Bugüne

Ayşe Askere Git Ali Sofra Kur

(30.9.2015 tarihli bir yazım. Yeni müfredatta cinsiyet eşitliği ne kadar yer aldı bilmiyorum. Bilgi sahibi olan okuyucular yazarlarsa memnun olurum.) Yeni okul dönemi açıldı, Allah sonumuzu hayreylesin. Özellikle "okul dönemi" dedim, ...
Devamını Oku

Güzel Söz

“ Bağışlama menekşenin kendini ezen topuğa anında bulaşan güzel kokusudur. ” (George Roemisch)

Kitap

Çocuğunuzun Sahibi Değilsiniz

“Sormamız gereken soru şu: Geçmişimizin şimdiki yaşamımızı ne kadar süre daha yönetmesine izin vermek istiyoruz? Daha ne kadar başka bir zamanın hayaletleriyle savaşmak istiyoruz?" #drshefalitsabary nin kitabını internette kitap araştırmaları ...
Devamını Oku