Evlilik Eğitimi Ne Zaman Başlamalı?

22 Aralık 2014Sema Maraşlı2 Yorum »

7_bEvliliklerin azalması, boşanmaların artması sebebiyle aile kurumunu kurtarmak adına, önceki yıl aile danışmanlığı konusu gündeme geldi; yetkililerce adımlar atıldı. Belediyeler, vakıf ve dernekler de evlilik okulları açmaya başladı.

Bunlar iyi niyetli adımlar fakat kötü gidişatı durdurmaz. İki sebepten. Birincisi, eğitim yapanlardan kaynaklanan sebeplerden. (ayrı bir yazı konusu) İkincisi bu eğitimler evlenmek isteyen bekarlar ya da evliler için oluyor. Yani evlilik için, niyet etmiş, yola çıkmış olanlara. Muhakkak faydası olur fakat yeterli olmaz. Çünkü geç kalınmış bir eğitim bu.

Açıklanan resmi rakamlara göre geçen yıl boşananların yüzde yetmiş dokuzu ilk bir yıl içinde boşanmış. Bir ömür boyu çıktıkları yolda bir  yılı bile tamamlayamamışlar. Bu durum bize neyi gösteriyor? Yeni neslin evliliğini sürdüremediğini. Sebep ne olabilir?

1-Bu gençlik “ben nesli” Aileleri tarafından önlerine bütün imkanlar sunulan, karşılığında sadece okul başarısı beklenen, kendine odaklı, sabırsız, sorumluluk almaya alışmamış gençler. “Ben” demeye alışmış olanların “bize” geçmesi çok zor.

2-Bu gençlik, özgürlük sloganları ile büyümüş bir nesil. Aile olmak sağlam bir bağ ile bağlanmayı gerektirir. Hem tamamen özgür olmak hem de bağlanmak ikisi bir arada pek mümkün değil.

3-Bu gençlik, sınav nesli. Kazandığı ve başardığı kadar değer gören, rekabetçi bir nesil. Sevgiyi yaşatan merhamet duygusu eksik çoğunda. Hatta kendi ailesine karşı bile pek yok.

4-Bu gençlik, kız erkek ilişkisi ile yıpranmış bir nesil. Çok fazla tecrübe sahibiler ve tecrübelerden edindikleri bilgilerle kızlar ve erkekler diye kafalarında oturmuş yanlış yargıları var. Evlilik hayatına da ben bilirimle başlıyorlar.

5-Bu gençlik, bilgisayar nesli. Onlar, sanal dünyanın sahte kahramanları. Orada küfrediyorlar, orada gösteri yapıyorlar orada beğeniliyorlar. Gerçek hayatta ise çoğu sanal dünyadan çıkamıyorlar. Fotoğraf çekmekten, fotoğraf paylaşmaktan, twit atmaktan, çok beğenilmek için ne yazacağını düşünmekten normal yaşamayı unutuyorlar. Nerede kaldı evliliği devam ettirmek.

Elbette içlerinde istisnalar, iyi yetişmiş gençler var fakat genel manzara maalesef ki böyle.

Bütün bu olumsuzlukların yanında, bu gençlerin çoğu, evlilik adına ailelerinde de iyi model göremiyorlar.

Okullarda ise aile olmak; eş olmak, anne-baba olmak üzerine hiç bir eğitim yok.

Eğitim sistemimiz sadece zekayı geliştirmeye hizmet ediyor. Bunun içinde aklı doğru kullanmak yok, kalbi güçlendirmek yok, kendini tanımak yok, iyi bir insan olmak yok.

Gençlerin okula gitmelerini ana sebebi, iyi para kazanacakları bir meslek sahibi olmak. Bu mudur eğitim ve öğretimin amacı? Bir devletin geleceği olan gençler, eğitimi sadece para ve statüye araç olarak görüyorlarsa ve okuldan mezun olurken, insani değerlerinden kayıpla çıkıyorlarsa, milli eğitim sistemi muhakkak sorgulanmalıdır.

Okullarda daha az sayısal ve sözel dersler olsun fakat daha fazla insanlık dersleri olsun.

Ev­li­lik eği­ti­mi er­ken yaş­ta baş­la­ma­lı. Ders­ler­de kü­çük yaş­tan iti­ba­ren ai­le ku­ru­mu­nun de­ğe­ri öğ­re­til­sin. Ço­cuk­lar ka­dın-er­kek ara­sın­da­ki fark­lı­lık­la­rı ve na­sıl dav­ra­nı­la­ca­ğı­nı öğ­ren­sin­ler. Eş ol­ma­nın, an­ne-ba­ba ol­ma­nın, so­rum­lu­luk­la­rı öğ­ren­sin­ler. Sev­gi için, say­gı­nın ge­rek­li­li­ği­ni bil­sin­ler. İle­ti­şim öğ­ren­sin­ler, ada­bı-mu­aşe­ret öğ­ren­sin­ler.

Ne ka­dar er­ken öğ­re­nir­ler­se o ka­dar iç­sel­leş­ti­rir­ler. Kı­sa­ca­sı ai­le ol­mak için ge­rek­li er­dem­le­ri öğ­ren­sin­ler ki ge­le­ce­ğin umu­du ol­sun­lar, ai­le ku­ra­bil­sin­ler.

 

Okunma Sayısı : 9.186

Yorum yapın

“Evlilik Eğitimi Ne Zaman Başlamalı?” için 2 Yorum

  1. gulpembe dedi ki:

    bosanmalarin gerceklesmesi encok 1-5 yil icinde oluyor ama en cok bosanan yas gurubu 30-34 olarak saptanmis.dolaysiiyla bosanan nesil cok da yeni nesil degil…esas bosanma nedenleri siddetli gecimsizlik adi altinda ortuluyor.devletin de ozel bir anket verisi yok,ozel arastirmalara gore ise bosanma nedenlerinde ilk sirada aldatma geliyor,ikincisi eslerden birinin sorumsuzlugu ve ilgisizligi…

    sosyal medya karabasan gibi evliliklerin ustune cokuyor,diziler algimizla oynuyor,kendimizi ,hayatimizi ,esimizi begenmez oluyoruz.en dindar bilinen kimseler bile enaz 1 mustehcen icerikli diziyi ailecek izliyor.
    yeni bir arastirmaya gore imam hatip okulllarindaki ogrencilerin yuzde 80 den fazlasi namaz kilmiyor,yani Allah korkusu ve sevgisi zayif…degerlerimiz tahrip oluyor,Allah korkusu ve hesap bilinci zayifliyor.

    aile toplumu olusturdugu kadar,toplum da aileyi olusturur.mikroplu suda saglikli balik yasayamayacagi icin toplumsal projelere agirlik vermek gerekiyor,devletin kendi tekeline almadan seffaf olmalari kaydiyla musbet sivil topluma,cemaat ve camialara destek olmasi gerekiyor,tabii evlilikleri kurtarmak gibi bir derdi varsa..

    • .:. dedi ki:

      Devlet resmi rakamlarinda toplam rakamlara ve yuzeysel verilere bakıldıgında resim gorulebilir ama eksik ve yetersizdir. ,Onemli olan detaylardir ama o detaylar dogru degildir.

      Bunun bir kac sebebi vardir detaya girmezler ve o kesimdeki bilgileri siyasiler kullanırlar. Yoksa cingar cikar. Dusunsenize, bosananlari kadin ve erkek direkt memleketi olarak ele alsaniz. Yani hangi sehirde degillll. NERELİ, hangi yöreli diye. ortalik karisir. Bu cok farkli aslinda. Dini yasam bicimi, mezhebi, alkol, sigara, calisan calismayan.

      Yas konusundaki bilgilerde de Sema hanımın ifade ettigini ben su sekilde algiliyorum. aslinda verilerde bu var ve datayda daha belli olsa da dikkatten kaciyor. rakamlarin alt kademelerine inilse rahatlıkla gorulebilir ama bu sefer baska sorunlar cıkar ve bunu acıklamazlar.

      Cunki bu rakamlarda detay ortaya cıkarsa. Siyasi politik konulara ucu gider. ASLEN DE OYLEDİR.

      Soyle ornek vereyim belirtilen rakamlardan. Sema Hanım haklı.

      Yani 1-5 yil icinde oluyor, hatta ilk bir sene kendi basina daha agirlikli ve cok daha aci bir durum. (sanki ben bunu biryerde okumus ve yazmisim gibi geldi bana .. neyse) 1-5 yil icinde bosanmalar agirlikli oluyor. Bosanan yas gurununun 30-34 oldugusaptanmis diyoruz ya.

      Bence buradaki detay yok. O sudur. İnsanlar gec evleniyorlar yani 30 yasinda ve civarlarinda evlenenler de bu sayının icinde asslinda) yani 20 sinde evlenip de 30-34 une geldiginde bosanmiyorlar. O saptamanin icerisinde Buyuk sorunlar yumagı var. İnsanlar yas ilerledikce daha secici, daha kaprisli, toleresi az. calisma meseleleri, ve bircok etken var.

      PROBLEM BURADAdir…

      Bu isleri yapanlar bu isleri pek beceremiyorlar. Rakamlarla olcme isini beceremiyorlar. Bu cok onemli bir konudur. Devletin İstatistik ve veri konularinda yapısının cok kotu oldugunu biliyorum. Bi bakıma bu rakamların hepsi geneli ile BİR SİLAH onemli veri kaynagidir. bilen icin. Bu ayrı bir konudur.

      Diger yazdıklarınıza katılıyorum cok haklısınız.

      Evlilik Egitimine Ne zaman baslanmali? Nerede Baslanmalı? Nasıl Baslanmali?

      Bu egitimi devlet veremez, Kurumlar veremez, Belediyeler kuruluslar hic veremez..

      Bu egitim Ailede baslar. Baslamali, Cocuk dogduktan sonra baslar. Ama her yasın egitimi farklidir. Bu yasam bicimidir. Kadın Kadın gibi, Erkek Erkek gibi olmasi icin, Kiz cocuklari kiz cocugu gibi yetistirilmeli, Erkek cocukları da erkek cocugu gibi. Ailedeki bu egitim, Ahlak, Din, Terbiye, Orf, olarak verildiginde ilerleyen yaslarda ve evlilik zamanlarında. Geriye cok az sey kalır.

      Adeta bir bayan GEYŞA gibi olmali yani KADIN GIBI. Erkek de ERKEK GİBİ.

      Etrafimiza bakmamız lazim. Bunlarin hepsi baskalarinin kontrolune coktan gecmis bile, sizin dediginiz gibi, ha televizyon, ha dizi, kitap, internet, cevre v.s….

      Butun bunlar evlilik egitiminin temelidir. Giyim-kusam, oturup-kalkmak, buyuk ve kucuge saygi-sevgi, yemek-icmek, Konusmak v.s.

      Geriye sonrasinda pek birsey kalmaz. Bunlari yuksek olcude basaranların evlilikler,de, is hayatlari da, arkadas iliskileri de hep ekseriye iyi olur.

      Yoksa devlet bu konuda hic bir sey yapamaz.

      AILE TOPLUMUN, ULKELERIN DIREGİDİR. BİTİRİLİYOR.

      Bütün sorunların ekseriye cogunlugu buradan kaynaklanmaktadir. Hangi kapıdan girseniz hemen hemen aynı noktaya gelinir. Bunları da okullarda anlatmazlar.

Dünden Bugüne

Hadis-i Şerif Düşmanlığı

Bizim halkımız Kur’an-ı Kerimi pek bilmez. Bu elbette büyük bir eksikliktir fakat yine de dinimizi Peygamber Efendimizin hayatı ile öğrendiğimiz için halkın inancı sağlamdır. Batılılar yüzyıllar boyunca İslam ülkelerine hoca kılığında ...
Devamını Oku

Güzel Söz

“ Her insanın hayatında mutluluğa kavuşabilmesi için bir saat vardır. İş o saati kaçırmamakta… “ ( B. Fletcher)

Kitap

Yuvamızda Huzur Bulalım Diye

Huzur, modern dünyada, moda dışı bir kelime gibi duruyor artık. Oysa, Huzur; ne tatlı bir kelimedir. Huzur; ruhun, zihnin ve bedenin sükûnet bulma hâlidir. Huzur; gönlün yatışması, nefsin tatmin olmasıdır. Huzur; baş dinçliği, gönül ...
Devamını Oku