Fatih Akbaba ile Sohbetler 5-Kardeş İlişkileri

25 Şubat 2014Hayatın İçindenYorum Yok »

IMG_5616Fatih Akbaba : “Büyüklerin iliklerine kadar hissetmediği bir duyguyu, bir değeri ve inancı, dünyaya getirdiklerine bırakın yaşamayı ve hissetmeyi öğretmelerini doğru dürüst isteme hakları bile yoktur!”

Ailenin mutluluğunda ve çocukların iyi birer yetişkin olarak büyümelerinde

kardeş ilişkisi nasıl bir etkiye sahiptir?

Öncelikle ailelerin mutluluğunda özellikle tek çocukluk ciddi bir etkiye sahip olduğunu ifade etmeliyim. Özel bir durum ve sebep olmadığı müddetçe tek çocuklu kalmamak gerekir. Hem çocuğunuzun özellikle ruhsal ve psikolojik gelişimi açısından bir kardeşe ihtiyaç duyduğu bir hakikattir. Bu durumu belirtmeden geçmek istemedim. Asıl sorunuza gelince, kardeşler arası ilişki denince nedense hep uyum gelir. Bu aslında doğru bir bakış açısı değildir. Zira, tek tiplilik her daim bir sorundur. Zaten bunu başarmak için ciddi bir uğraşı ve kendinizi zorlamanız gerekecektir. Otorite sınırlarını aşıp dikte edişler ve baskı unsurlarını devreye sokmanız gerekecektir. Aslında burada yanıldığımız nokta, çocukları tek tip yapayım derken kendinizi bozmaktasınız ve değiştirmektesiniz. Öyleyse uyumu en azami derecede sağlayabilmek için sevgi eksenli bir duruş sergilemek ve çocuklara kendilerini ortaya koyabileceği bir alana kavuşturmalıyız. Yani önce bir birey olmalarını sağlayıp sonra ortak yanlarından yeni bir ortak alana geçirmeliyiz. Sonra da farklılıklarını iyice analiz edip bir asgari durum tablosuna ihtiyaç var. Ve bunları yaparken doğal olmalı aynı zamanda objektif bakabilmeli. Bu objektiflik bir yetişkin olarak değil bir çocuk bakış açısıyla olmalıdır.

Kardeşler arası ilişkinin, evin genelinde bir etki alanı vardır. Bu etki sadece evle kalmaz dış dünyanıza da yansır. Bu durumda ailenin sorunu olarak değil çözümü kendisi içinde saklı doğal bir akış olduğu gerçeğini görmeliyiz. Tıpkı biz büyürken neler yaşadıysak sadece format ve imkanlar değişmektedir. Burada en temel nokta, kardeşler arasında taraf olmak hususunda gelgitler yaşanacaktır. Çocuklara verilecek en temel duygu adalet ve vicdan olduğunda işleriniz kolaylaşacak ve zamanla kendilerine ait ilişki kurma tekniklerini kendileri geliştirecektir. Bunun için zaman size sabrı, sabır ise zamana bırakmayı öğretecektir. Elbette öğrenilmesi gereken en temel duruş, anne-baba uyumudur. Anne-baba uyumu, eş olma uyumundan farklı olarak kazanılabilir.

Yetişkin olmalarının önünde kardeş ilişkisi önem arzetse de merkezinde sadece bu yoktur. Kardeş ilişkisini neler dizayn ediyorsa yetişkin olmalarında da bu etkenler önemlidir. İşte bu önemli noktaları biraraya getirip oradan yeni sonuçlara çıkartacak olan yine aile büyükleridir. Çocuklar önce çocuktur sonra kardeştir. Yani önce bireydir sonra da bizdir! Bunu farkedebilirsek yeni bakış açılarıyla meseleye bakabilirsek hem ailenin mutluluğunda hem de yavruların yetişkin olmalarında kardeşliğin önemini anlarız. Zira burada mesafe almamız gereken bakış açılarından hareketle, değerler eğitimini yaşayarak öğrenmiş, uyumlu olmayı anne-baba kavramında çözmüş, fedakarlıkla sevginin içiçe olduğunu gözlemlemiş, birlikte oldukça biz olmanın görsel boyutunu keşfetmiş, aynı mekanda olmadan da biz olmanın mutlu ağırlığını hissetmiş çocukların kardeşlik ilişkisinde başarılı olduğunu hemen farkederiz

Okunma Sayısı : 4.092

Yorum yapın

Dünden Bugüne

Hadis-i Şerif Düşmanlığı

Bizim halkımız Kur’an-ı Kerimi pek bilmez. Bu elbette büyük bir eksikliktir fakat yine de dinimizi Peygamber Efendimizin hayatı ile öğrendiğimiz için halkın inancı sağlamdır. Batılılar yüzyıllar boyunca İslam ülkelerine hoca kılığında ...
Devamını Oku

Güzel Söz

“ Sana kızdığı halde bir kötülükte bulunmayan insanı kendine arkadaş edin, çünkü öfke insanın karakterini ortaya çıkarır. “ ( Hz. Ali)

Kitap

Yuvamızda Huzur Bulalım Diye

Huzur, modern dünyada, moda dışı bir kelime gibi duruyor artık. Oysa, Huzur; ne tatlı bir kelimedir. Huzur; ruhun, zihnin ve bedenin sükûnet bulma hâlidir. Huzur; gönlün yatışması, nefsin tatmin olmasıdır. Huzur; baş dinçliği, gönül ...
Devamını Oku