Her Şeye Sahip Kız Anneleri!

26 Kasım 2014Sema Maraşlı12 Yorum »

430566_308685999187023_1816551280_n3-150x1501Her şey sahip kadınlar, genellikle her şeyi sahiplenen otoriter anne ve pasif baba modeli olan ailelerde yetişir. O zaten öyle görmüştür; her şeyin sahibi annesidir, baba sadece bir emir eridir. Genç kız aynısını evlendiğinde kendi evliliğinde de devam ettirir.

Zaten annesi de kızının üzerindeki sahipliğini, o evlendi diye bırakmaz, devam ettirir. Talimatlarla sürekli kızını yönlendirir. El kapısı onun kızını ezmesin, üzmesin diye var gücüyle çalışır.

Bu anneler etkilerini zaten nişan, düğün alışverişinde gösterir. Her şey onların istediği gibi olmalıdır. Kendi doğrularını kızlarına dayatırlar ve kendi evini döşüyormuş gibi kızlarının evlerini döşerler. Bu arada damat ve ailesi ile ilgili çıkacak bütün tatsızlıklar, ilerde onun elinde şantaj malzemesi olarak saklanır. Vay ki damat ve ailesi onun isteklerine tam olarak itaat etmesinler.

Kızlar da pek çok konuda anneleri ile anlaşamazken, konu eş ve ailesi olduğunda genellikle tıpış tıpış annelerini dinlerler. Karşı cephe için anneleri yanlarında hazır kuvvettir. Ayrıca annelerine minnet borçları da vardır; çünkü anneleri; kocasını bir tarafa, kendi hayatını bir tarafa bırakmış ve bütün ömrünü çocuklarına adamıştır. Bunu sık sık hatırlatırlar zaten çocuklarına. Sizler için şunu yaptım, bunu yaptım diye. Hatta bazıları bakarsan evliliği bile çocukları için sürdürmüşlerdir. Bu da doğal olarak çocuklar üzerinde psikolojik baskı yapar. Tabii duygusal şantaj olarak da bunu kullanan anne sayısı da çok.

Her şeye sahip kadınlar, damadını da sahiplenmek ister. Damat annesine düşkün olmamalıdır. Hatta damat kendi ailesini bir tarafa bırakmalı ve tamamen onların ailesine dahil olmalıdır. Damat bunu kabul eder ve kendi ailesine sırt çevirirse, damadı üzerinde de otorite kurmaya çalışır. Çünkü en doğrusu bilen, en doğrusunu gören odur.

Fakat damat ailesine sırt çevirmez, kayınvalidesinin emrine girmezse, her şeye sahip olmak isteyip olamayan kadın, kızını damadından ve kayınvalidesinden kıskanır. (Gizlemeye çalışsalar bile bu davranışlarında açık açık okunur.)

Gerçi bu kadınlar hep şunu beklerler: Damadı ile farklı düşündüğü her konuda, kızı muhakkak annesinin dediğini yapmalı ya da annesinden yana olmalıdır, kocasından yana olursa vay haline. (Annesini çiğnemiş, koca için ölmüş, gebermiş sayılır ve kınanır.) Kızına gel dediğinde gelmeli, git dediğinde gitmelidir; aksi halde kızını da üzmekten kaçınmaz.

Her şeye sahip olmaya çalışan bir kadın, kızının kayınvalidesi ile iyi anlaşmasından ve onu sevmesinden de rahatsız olur. Kendi de zaten kocasını paylaşamadığı için kayınvalidesi ile anlaşamamıştır. Kızının kayınvalidesini ise kendine rakip olarak görür; bu yüzden kızı ile kayınvalidesinin arasına nifak tohumları atmaktan çekinmez. Kızına kayınvalidesinin hatalarını sık sık hatırlatır; aralarını soğutmaya çalışır. Aman onu çok sevmesin, çok görmesin diye. Hatta mümkünse hiç görmesin diye. Bu annelerin kızlarının boşanmasında da ciddi etkileri vardır.

Velhasıl her şeye sahip kadın olmak zordur. Çokça kaygı ve kaybetme duygusu; bolca kıskançlık yaşarlar Sahip olmak sorumluluğu beraberinde getirir. Bu yüzden bu kadınlar hiçbir zaman kendilerini tam rahat hissedemezler. Ayrıca sevdiklerini her tehlikeden korumak zorunda da hissederler. (Tabii burada tevekkül eksikliği de var) Oysa sahiplenmek, korumak ve kollamak erkekçe bir davranıştır. Fakat bu kadınlar bu sorumluluğu kocalarına bırakamazlar çünkü güvenemezler. Bu ağır yük de onlara çoğu zaman psikolojik ve fiziksel hastalık olarak geri döner. Kısacası kendi hayatlarını mahvettikleri gibi kızlarının da hayatını olumsuz etkilerler. Ah bir farkında olsalar…

Not: Tabii ki genellemek doğru değil; fakat maalesef bu konuda genelleyecek kadar  çok örnek var. Ancak  istisnalar  da muhakkak vardır.

Her şeye sahip kadınların oğulları ve kocaları ile ilişkileri başka bir yazı konusudur.

 

 

Okunma Sayısı : 14.742

Yorum yapın

“Her Şeye Sahip Kız Anneleri!” için 12 Yorum

  1. beyza dedi ki:

    Bnm yuvami da 3 cocugumun babasinin babasi yikti.kaynanalik vazifesini kayinpeder ustlendi.eside ondan asagi kalir diildi elbet ama sinsi calisirdi.kimi zam.evt kiz tarafi bazende erkek tarafi yikici olabiliyr.ancak ruh sagligi bozuk ve kalbi hasta kisilerin yikici olabilecgini ve fitne cikarabilecegi muhakkak.peygamberimizn bi hadisi serifi surekli aklimda:ahir zam.da fitne girmeyen ev kalmayacak buyuruyr.aile huzursuzluklarini gorunce anliyorm ne demk oldugunu.kimse evliliginden tatmin degil maalesef.

  2. fatma dedi ki:

    kendi anne ve babam bu yazının istisnası olan insanlar. eşimin ailesi ve eşim rahatsız ve mutsuz olmasın diye çok çok hassas davranmaya çalışan ve bana da sürekli bu konuda nasihat eden kimseler. bu yazı kayın valideleri konu almış. oğlunu evlendirince gelinin tapusunu aldığını sanan ve onu öz anne, babasından,kardeşlerinden kıskanan, oğlunu da bir şekilde etkilemeyi başaran aile siyasetçisi….

  3. Selda K dedi ki:

    boyle bir anne modeli benim arkadasimin annesi iste:) arkadasimin evliliginin baslarinda kayinvalidesiyle sorunlari vardi, kuslerdi falan..sonra zamanla unutulur gibi oldu, biz de unut bosver takilma diye rahatlatmaya calistik. O da dedi ki ‘ne zaman annemin yaninda kayinvalideme ziyarete gidecegimi soylesem annem hemen: oo yaptiklarini ne cabuk unuttun? bik bik bik diye gaza getiriyor. Ama mesela ben kusken de kendisi ele gune karsi iyi dursun diye onu gunlerine cagiriyor, ne zaman ben de bir adim atmak istesem beni engelliyor, istiyor ki biz kus kalalim ama anne “evladinin anlasamadigi kayinvalidesine buyukluk yapip gunlere cagiran fedakar, cilekes ana” rolunu oynasin..

  4. Beyza dedi ki:

    Yazınıza katılıyorum elbette vardır bu tarz annelerden.Ama yazdığınız notta da belirttiğiniz gibi o istisnalardan biriyim. Annem hayatımıza müdahaleyi bırakın, sırf oğlanın ailesi mutlu olsun diye bana sürekli nasihat veren birisidir. Ama gelin ki, ne yapsanız istenmedikten sonra kusur bulmak çok kolay oluyor bir kayınvalide tarafından. Bu yazının aksine kayınvalidem ve ailesinin evliliğimizin en başından beri gereksiz müdahaleleri, ve karşılanamayan istekleri sonucunda boşanmanın eşiğine gelmiş, hatta evlatlarına hakkımızı helal etmeyiz evlatlıktan reddederiz tehdidiyle de oğullarının yuvasını bozma bahtiyarlığına tam erişeceklerken Rabbimin yardımları ve dostlarımın dualarıyla bir U dönüşü yaparak şimdiye kadar onlar yüzünden sağlayamadığımız huzuru,, hamdolsun elde ettik. Kayınvalidemlere gelince eşimle biraraya gelmemizden çok rahatsız olup eşime bağırıp çağırsalar da , şu anda sanki onlar yüzünden sıkıntı yaşamamışız gibi bir görüntü sergiliyorlar, hiç birşey yapmamışlar gibi, ki biz buna iki yüzlülük diyoruz. Eşimin hatrına saygı duyuyorum kendilerine,, sevgiye gelince maalesef kendilerine karşı zerresi kalmadı. Sema hanım, oğlan annelerinin günümüzde bu hususlarda diktatör kesilen kesimine de hitap edici yazılarınızı görmek istiyoruz.. Saygılarımla..

    • ali dedi ki:

      imtihan dünyası deyip bakmak lazım olaya. her aile mutlaka karışır evladına. ama önemli olan evladın bu konuda ne yaptığıdır. ailesinin yönlendirmesine müsade etmemesi gerekiyor.

  5. ismail dedi ki:

    Kaleminize sağlık Sema Hanim

  6. mete dedi ki:

    Sema Hanım her zaman olduğu gibi yine harika bir yazı ortaya koymuşsunuz. İnanın memleketimizdeki kadınlar sizin yarınız kadar olabilselerdi boşanmalar ve aile içi huzursuzluklar ciddi oranda azalırdı.

  7. ismet badem dedi ki:

    Sema Hn yazılarınızdan anladığım kadarıyla bayağı bir birikim, tecrübe, gözlem ve muhakeme sahibisiniz, Allah razı olsun…

  8. Gulpembe dedi ki:

    ” kiZ annesi” yerine ” erkek annesi” koysak, yazi da cok birsey degismez. Annelerin bu durumunun pekcok nedeni olabilir tabii. Bunlardan biri de cevrenin beklentileri, annelik herkesin bir fikrinin oldugu ve surekli elestirilebilen bir durum.cocugun kilosundan, terbiyesine, derslerinden bakimina kadar herkes anneden birsey bekliyor. Yazida ilk cumlede geciyor zaten ” pasif baba” anneyi yalniz birakan, cocuk hizmeti ve disiplinde yardimci olmayan babalar kadini ister-istemez bu durumun icine sokuyorlar. Adem gunes hocanin bir tabiriydi” hicbir anne cocugunu yalniz yetistirebilecek sinir sistemine sahip degildir” en sonunda sinir sistemleri cokuyor bu kadinlarin. Obsesif takintili haller ediniyor. temizlikte aile bireylerinin sagliklarinda ,islerinde surekli kaygi, endise, kontrol etme gudusu hissediyorlar.
    Cunku o Anne oldugu icin “bir sey” ,basarili” bir Anne ise degerli toplumun gozunde.o zaman cocuklarini evlendirdiginde 20-25 yilini verdigi ” bir proje”den vazgecmesi kolay olmuyor. Cocugu ” artik benim kendi hayatim, baska ve daha oncelikli bir ailem var” dediginde kiriliyor, varlik sorunsali yasamaya basliyor.

    • Selda K dedi ki:

      cok dogru yazmissiniz

    • elif dedi ki:

      gercekten cok dikkat cekci bir konuya deginmissiniz.
      kadin daha hamilelikte basliyor bu yalniz yolculuga, geceleri tek basina kalkip doyurdugu, altini her zmn kendisinin degistirdigi (erkek adam altmi degistirirmis diktesiyle yetisen kocalar karsisinda), kendisinin oynadigi parka yalniz goturdugu, derslerine yalniz calistirdigi, kiyafetini almaya yalniz gittigi, hastaligina sagligina yalniz karar verdigi cocugunu hayatinin merkezina koymasi son derece normaldir bence.
      hic bir kadin herseye ben karar vereyim diye yasamiyor, herseyde yalniz birakildigi icin kosede sus gibi oturan kocaya yer kalmiyor pek bu hayatta.

  9. Yılmaz dedi ki:

    Aynı benim kaynanam… yuvamın bozulmasının, kızımdan ayrı bırakılmamın tek nedenii…

Dünden Bugüne

Hadis-i Şerif Düşmanlığı

Bizim halkımız Kur’an-ı Kerimi pek bilmez. Bu elbette büyük bir eksikliktir fakat yine de dinimizi Peygamber Efendimizin hayatı ile öğrendiğimiz için halkın inancı sağlamdır. Batılılar yüzyıllar boyunca İslam ülkelerine hoca kılığında ...
Devamını Oku

Güzel Söz

“ Tartışmalarda öfkelendiğimiz an, gerçek için değil, kendi hesabımıza çalışmaya başlarız. “  ( T. Carlye)

Kitap

Yuvamızda Huzur Bulalım Diye

Huzur, modern dünyada, moda dışı bir kelime gibi duruyor artık. Oysa, Huzur; ne tatlı bir kelimedir. Huzur; ruhun, zihnin ve bedenin sükûnet bulma hâlidir. Huzur; gönlün yatışması, nefsin tatmin olmasıdır. Huzur; baş dinçliği, gönül ...
Devamını Oku