İzdivaç Programları ve Maddiyat

01 Eylül 2015Evlilik, İsmail Aybey12 Yorum »

ismail aybey (1)Geçtiğimiz günlerde, bir evlilik programında ilginç bir olay yaşanmıştı. Gelin adayı, damat adayının maaşının ikibinbeşyüz lira (bir çok insanın asgari ücretle geçindiği ülkemizde bence hiç de küçümsenmeyecek bir maaş) olduğunu öğrenince bozulmuştu. Bu para benim mazot parama bile yetmez diye tepki göstermişti. Olay haber sitelerinin günemindeydi. Oysa ki bu sadece bir tanesi, programlarda buna benzer ne tartışmalar yaşanıyor…

Evlilik programları, evlilik gibi kutsal bir birlikteliği ayağa düşürüyor. Reyting uğruna her gün değişik olaylar, kavgalar, bağrışlar, evliyken programa katılanlar, loca denilen yerde (evlilik adaylarının toplandığı salon) aynı anda üç dört kişiye yazılanlar, neler neler…

Geçtiğimiz yıllarda da genç bir erkek bir bayana talip olmuştu. İş yerinde çalışıyorken annesi aramış. Programda gördüğü bir kızı beğenmiş. Hemen oğlunu aramış tam sana göre bir kız diye. Oğlu da koşmuş gelmiş kızı almaya. Sanki manavdan elma alıyor. Kabul etmedi tabi kız, hiç kabul eder mi? Bir kere çocuk, kendi özgür iradesiyle gelmemiş. Annesi beğenmiş o da almaya gelmiş kızı.

Bir gün kanallar arasında gezinirken, benim izlediğim anda garip bir olay yaşandı. Bir genç erkek, bir kıza talip olmaya geldi. Konuşmuşlar. Kıza demiş ki sen benim eski sevgilime çok benziyorsun, o yüzden geldim. Kız kabul etmedi tabi. Eder mi hiç? Adam eski sevgilisini aklından silememiş, her gördüğü kızda onu görüyor. Nasıl olacak bu iş?

Bir de programda genellikle söyledikleri şu oluyor: “Benim için paranın, malın önemi yok. Ben, bana değer verecek, beni sevecek birisiyle aşk evliliği yapmak istiyorum.”

Otuz-kırk yıldır bulamadığı aşk evliliğini televizyonda bulacak. Öyle düşünüyor. Telefonla bağlanan talibini çağırıyor ekranlara. Talibi çıkıp geliyor ta uzak diyarlardan.

Gelin adayı, gelen talibine şu soruyu soruyor: Aylık gelirin ne kadar? Evin var mı, araban var mı, katın var mı, yatın var mı, atın var mı?

Demek istiyor ki, “Eğer sadece atın varsa, bin o ata geldiğin yere geri git. Ama katın, yatın varsa eğer, atının terkisine beni de al birlikte gidelim.”

Şaka bir yana, geliri düşükse elektrik alamadığından dem vurup çay içmek için bile fırsat vermiyor talibine. Bu böyle olunca, hem para pulun önemi yok deyip hem de maaşını ve kendine ait evinin olup olmadığını sormak kişinin samimiyetsizliğini gösteriyor.

Elbette evlenecek bir bayan, kendini güvence altına almak ya da rahat etmek için maaş, ev gibi durumları sorabilir, en doğal hakkıdır. Fakat bari en başından paranın, pulun öneminin olmadığını söyleme.

Maalesef, televizyon ekranlarında boy gösteren dizilerin de tetiklemesiyle evlilikte “maddiyat” algısı oluşturulmaya çalışılıyor. Maddiyat ön planda tutulunca da maneviyat göz ardı ediliyor. Oysa Ebu Hüreyre’den rivayet edilen hadise göre Peygamber Efendimiz (sas) şöyle buyuruyor: “Bir kadınla dört özelliği için evlenilir; malı, soyu, güzelliği ve dini için… Siz dindar olanını seçin.”

Başka bir Hadiste ise,  “Kim bir kadınla sadece soyu, şerefi ve itibarı için evlenirse, Allah o kimseyi zelil eder. Kim bir kadınla sadece malından dolayı evlenirse, Allah onu fakir kılar. Kim de gözünü haramdan korumak, ırz ve namusunu muhafaza etmek, akrabası ile ilişkilerini devam ettirmek için evlenirse, Allah bu evliliği iki taraf için de hayırlı ve uğurlu kılar.” buyruluyor.

Peygamber Efendimizin tavsiye ettiği evlilikte aranan vasıflarla, izdivaç programlarında istenilen vasıfların hangileri örtüşüyor?

Her şeyimizi sanal ortamda yapmaya alıştığımız için evliliği de sanal ortamlarda yapmaya başladık. Televizyon ekranlarında ve sanal ortamlarda yapılacak olan evlilik ne derece sağlıklı olabilir?

İsmail Aybey

Okunma Sayısı : 4.262

Yorum yapın

“İzdivaç Programları ve Maddiyat” için 12 Yorum

  1. Ademoğlu dedi ki:

    Böyle programların tek derdi reyting değilde biraz samimiyet olsa, para, araba ve ev hakkında konuşmayı yasaklarlardı. Eğer birinin malı olması veya olmaması evlilik kararında bir kriterse, ozaman o kişiyle zaten evlenilmez. Bir kriz, bir hastalık, bir deprem ve elinde ne varsa hepsi kaybolur gider. Ozaman boşancaklarmı?

  2. Gulpembe dedi ki:

    Programlara gelen insanlari jupiterden toplamiyorlar. Onlar bizim insanimiz. Oradakiler biziz. Orasi sosyal bir labaratuar ayni zamanda. Sadece bizim iki yuzluluk yapmamiz daha kolay tv dekilere gore. Onlar sahsi hayatlarini butun kamuoyuyla paylasmis oluyorlar ve bence bu fazla cesaret , sorumluluk gerektiren birsey. Maddiyattan ziyade baska buyuk etmenler var cikmalari icin onlari ikna eden, insanlar artik bir sihir bekliyorlar. Televizyonda daha fazla farkedilme sansim olduguna gore tam aradigim insani burada bulabilirim gibi… Sevgiye de doymuyoruz, cok kisi tarafindan cok sevilelim, begenelim gibi.
    Mesala matlub hanimin talip beyleri birbiriyle kavga ediyor, kiskanclik krizleri yasiyor, reddedilen talip kendisini reddedene” ah cok sey kacirdin, halbuki bir berbere girsem herkesin bizim askimizi konustugunu duyuyordum cok yakistiriyorlardi” gibi esas uzuldugu seyin hakkinda kararsizlik yasayan ilginc insanlar…
    Talibini kapida gorur gormez” aman aman istemem, yoh yoooh!” Diye aglamakli kizlar, gururu incinen aglamakli delikanlilar…
    ” kararim olumsuz ama nezaketen cay icelim”ci kibarciklar…
    Yani orasi bizim sokagimiz, bizi esas rahatsiz eden sey, kibrin, paraciligin, iki yuzlulugun sokaktaki varligi degil tvde bunlarin gozumuze sokulmasi.

    • ... dedi ki:

      Gülpembe hanım yazdıklarınız doğru tespitler. Evet bu insanlar toplumun içinden çıkanlar ve bu durumlara gelinen hali sebep süreç sonuç ilişkisini irdelemek gerekir.

      Reyting,cast ajansları,ünlü olma ekrana çıkma, maddiyat vs. faktörler olabilir ama evlilik isteğini arayışları beklentileri iyi tahlil etmek gerek. Eski toplum yapımızla bugün arasındaki farklılıklar. Görücü usulü ünde yaşanan sorunlar akıllı aracılık olmaması ve insanların artık evlilikkere aracı olmak istememesi sanal ve tvde evlilik fikrini ortaya çıkardı. Bir sürü sorunları psikolojiye akıla kalbe zararı olsa da.

      Çok fazla insan davranışına ve örneklere dikkat etmemden mi bilmiyorum bu sitede yayınlanan hemen her konuda yazacak bir şeyler karşıma çıkıyor yaşananlardan örnek veriyorum.

      Bahsettiğiniz tv programından evlenen bir tanıdık oldu. İkiside daha önce eşlerinden ayrılmış kişilerdi ve ikiside yeni evliliklerinde sorun yaşadılar çocukları oldu şuan ne durumdalar bilmiyorum.

      Bir başka örnekte internet yoluyla msnle birbirini tanıyıp evlenenler olmuştu. İki tarafta tahsilli ve düzgün kişilerdi evlendiler çocukları oldu. Daha sonra psikolojik sorunların olduğu ortaya çıktı ve boşanıyorlar.

      Yine internet vasıtasıyla oyun oynarken tanışan bir çiftin evliliği. Bu iki çiftte belirli tahsilde kişiler şuan çocukları var ve mutlular.

      Ara ara haberlerde şahit olduğumuz farklı ülkeden birbirini internetten tanıyarak evlenenlerin hali.

      Sonuç itibariyle tv yada internette evlilik arayışına sürükleyen sebepleri araştırmak gerekir. Beklentiler çevre faktörü ve mükemmelik arayışları.

      Bu tür programları eleştirmek kadar evliliğe aracı olmayan toplumu parayı put yapan algılarımızı güzellik beklentilerimizi de sorgulamak gerekir. Son çare tv ve sanalda harama düşünmemek için son çare arayışlarda olan insanlar olabilir.

      Evlilik programındaki çelişkilerin ikiyüzlülüklerin daha fazlası gerçek hayatta yaşanmaktadır. Sadece evlilik değil her konuda toplum olarak psikolojik ruh davranış gelgitlerimiz var. Sünnetten güzel ahlaktan uzaklaştıkça ya çelişkiler yaşıyoruz yada daha fazla çelişkiye dayanamayıp davranışlarımıza kılıf buluyoruz.

      • hüzün gecesi dedi ki:

        Sayın …
        Tespitleriniz çok yerinde. Ben de bu programları ilk gördüğüm zaman olumsuz tepki vermiştim ama daha sonra insanları böyle bir şeyi yapmaya iten sebepleri de düşünmek gerektiğine inandım. Herkes kalbine mukabil bir kalbi ariyor çevre ya da toplum “iyi olur kendinden bilir kötü olur senden bilir” diyerek mevzunun üzerine eğilmiyor. Gençler de o zaman kendi göbeğini kendi kesmek zorunda kalıyor.
        Bizim iş yerinde bir arkadaş vardı internetten tanisarak evlenmiş eşiyle. Kiz buluşmaya annesiyle gitmiş. Şimdi evliler ve 2 çocukları da var.
        Bir örnek de arkadaşım anlatmisti. İşaret diliyle iletisim kuran bir akrabasi varmış kendisiyle aynı durumda olan biriyle netten tanışıp nisanlanmisti simdi evlendi mi bilmiyorum. Sağlık sorunu olmayanlara aracı olmayan toplum bu durumdaki bireylere hiç aracı olmuyor zaten. Kalpleri evirip çeviren birbirine isindiran Allah olduğu halde, insanlar nasil olsa onu kimse istemez mantığıyla hareket ediyorlar. Sonuçta da böylesi durumların ortaya çıkması kaçınılmaz oluyor ne yazık ki.
        Üstelik artık islami evlilik sitesi adı altında dindar gençleri de bu ağın içine çekmeye çalışıyorlar.

        • Meryem dedi ki:

          Bence yetkililer bu duruma el atmali. Çünkü bu devirde Bekarlar evlenemiyor. Kimisi bulamıyor Kimisi nin karsisina kimse çıkmıyor . Şahsen benim böyle . Haliyle her birimiz ruh esimizi arıyoruz .Bence yetkililer resmi ve güvenilir olan bir evlilik sitesi yada farklı bir çalışma yapılmalı . Evlenmek isteyen ciddi insanların başvurusu alınarak çeşitli görüşmeler yada istişareler sonucu kişiler gorusturebilir. Malum evlenmek isteyen kimi bay ve bayanlar hem çevrelerine söyleyemiyor özellikle bayanlar bu konuda daha hassas . Haliyle internet , İzdivaç programları da güvenilir durmuyor . Bu yüzden toplumun bu kanayan yarasına ( bence ) bir çözüm bulunmalı . Hatta bu tarz bir calisma Sema Hanim ve ekibi tarafından yapılsa ben güvenirim . Bu sadece bi öneri . Ama söyle bir gerçek var nasip değilse ne yapılabilir ki !!! Şimdi bu konuda gayret nasıl olur bilmiyorum . Rabbim hakkimiza hayırlısıni versin .

          • adem dedi ki:

            aile bakanlarının işi gücü yuvaları yıkmak için kanun çıkartmak bir de kadınları iş hayatına sokmak olduğundan aile kurma işi eminim şimdiye kadar akıllarına bir kere bile gelmemiştir. ama binbir emekle kurulan aileleri yıkma noktasına getirecek kanunları topluma farkettirmeden nasıl çıkartırız nasıl bu millete yuttururuz diye çok düşündüklerini düşünüyorum.

        • ... dedi ki:

          Sayın hüzün gecesi sizde çok güzel noktalara temas etmişsiniz. Yazdığınız durumu son bir aydır bende kafama takmış durumdayım. Hatta Sayın Sema hanım dan bu konuyla ilgili bir yazı yazmasını yada konunun uzmanı olan kişilerin bu duruma dair çözüm önerisi sunmalarını isteyecektim.

          Evet belki bizler evlilik yada uygun eş adayıyla ilgili ciddi imtihanlar veriyoruz ama çeşitli engelleri özel durumları olan insanların imtihanları daha ağır. Bazen asrı saadet ve Osmanlı dönemindeki toplumsal yapıyı ve evlilikleri okuduğumda toplum bu durumu çok güzel düzenlemiş bekarlar evlendirilmiş günümüzde ise dediğiniz gibi artık herkes kendi başının çaresine bakıyor.

          Engelli insanların evliliği ve evlilik arayışları uzun uzun yazılacak bir konu. Bununla ilgili birkaç örnek verebilirim. Belirli bir yaşta ve eğitimde olan özel durumu olan bir tanıdığım evlenmek istemesine rağmen uygun insanı nasıl ve nerede bulacak? Yine başka bir tanıdığım 37li yaşlarda bayan evlenmek ve anne olmak istemesine rağmen özel durumundan dolayı evlenemiyor? Bir diğer noktada insanlar bedensel zihinsel özel durumda yaratılmış olabilirler ama onlarında fıtratlarında çeşitli istekler ve duygular var. Bu duyguları istekleri sürekli bastırdıklarında ruhsal ve bedensel imtihanları daha da ağırlaşıyor.

          Başka bir konuda boşanan kişilerin yeniden evlilik arayışı. Her boşanan kişinin potansiyel hatalı suçlu görülmesi yanlış yaşanan durumlar farklı olabilir ve bu insanlar tekrar evlenmek istediklerinde uygun eş nasıl bulunacak?

          Eşi vefat etmiş yalnız kalmış kadın ve erkeklerin tekrar evlilik arayışları?

          Topluma bizlere çok iş düşüyor ve diğergam olmamız gerekiyor. İçinizden bekarları evlendirin ayetinde sorumluluk toplumda. Toplum üzerine düşeni yapmadığında tv ve sanal alem insanlara çıkış kapısı olur.

          Akıllı aracılık ve evlilik şubeleri gibi sosyal bir yapı kurulabilir mahallelerde ilçelerde. Toplumun önde gelen kişileri imam muhtar öğretmen yada önder olabilecek bu işlerde becerikli kişiler belirli bir insan kaynağı veri oluşturabilir. Çeşitli,psikolojik dini sorumluluk ahlak konusunda araştırılıp uygun kişiler tanıştırılabilir. Sünnete uygun olarak kişiler ve aileler birbirini görüp araştırabilir.

          Sayı olarak bilmiyorum ama uygun insanı bulamayan evlenemeyen her geçen gün yaşlanan kişi çok fazla.

          • hüzün gecesi dedi ki:

            Ben bahsettiğiniz özel durumu yaşayanlardanım. Size sadece şu kadarını söyleyeyim: eğitim hayatınız olsa da dini anlamda kendinizi yetiştirmeye çalışıyor olsanız da özel durumunuz varsa ve söz konusu evlilikse öne çıkan tek yönünüz özel durumunuz oluyor. Bunun örneğini bizzat yaşadım. Bir ara sevdiğim, değer verdiğim bir hanım abla aracı olmak istedi ama ne aracılık?? Olmaz olaydı dedirten cinsten. Bana söz ettiği kişiyle aramızda dini-dünyevi anlamda denklik yok tek bir ortak nokta vardı o da aynı gruptan olmasa da karşı tarafın da bir özel durumunun olmasıydı. Konuyu o gün kapatmıştık ama beni hem çok üzen hem de çok sinirlendiren bir durumdu bu. Yahu abdestsiz namazsız adamı sen kendi kızın için ister misin ki bana öneriyorsun dedim içimden. Bu vakıa benim içime çok oturmuştu o zamanlar. Her şeyi göz ardı edip bir tek sağlık sorununa takılmış olmaları……………….yorumsuz yani.
            Tabi kaderin payını da hiçbir zaman unutmamak gerek. Belki de perde açılsa ve görünmeyeni görsek” oh elhamdülillah şükür iyi ki olmamış” diyeceğiz. O yüzden MEVLA GÖRELİM NEYLER, NEYLERSE GÜZEL EYLER…
            Bahsettiğiniz gibi eşi vefat ettiği için dul olan ya da boşanmış olan insanlara vebalı muamelesi yapmak da bizim toplumun bir özelliği. Alıştık ne de olsa kınamaya, yadırgamaya, suçlamaya ………….
            Allah’tan -sözde- müslüman bir toplumuz da hal böyle. Bir de müslüman olmayaydık ne olacaktı halimiz düşünmek bile istemiyorum.

        • ... dedi ki:

          Sayın hüzün gecesi öncelikle yazdıklarımda bilmeden en ufak kırıcı bir ifade ve üslup kullanmışsam özür dilerim.

          Sizin özel durumunuzu bilmiyorum ama kesinlikle yaşadığım gördüğüm hayat tecrübelerinden bu dünyada kimseninde sağlık garantisi yok. Bende geçirdiğim bir kaza sonucu geçici olarak bu durumu yaşadım sessiz ve korkarak ağladığım geceleri zihinde oluşan acaba sonum ne olacak sorularını ve bunun psikolojisini bu durumda olan insanların halini. Ve Allaha karşı ne kadar şükür süz olduğumu ve mutlak korkulması sığınılması ve sevilmesi gerekenin yalnız Allah olduğunu anladım.

          Öncelikle Allahtan ümidimizi kesmemeliyiz ve olandada olmayandada hayır var. Benim çevremde özel durumu olan çok insan var ve hemen hepsi hayatlarını ev iş ve eğitim olarak çok güzel idare ettiler evli olanlarda var evliliği isteyenlerde var.
          Dediğiniz gibi bazen insan perde arkasını göremiyor. Karı koca aynı özel durum bulunan bir tanıdığımızın evliliğinde oldu çocuklarıda oldu ama bilmiyorum insanlar bazı şeylerin kıymetini ne yazık ki bilmiyorlar tam anlamıyla erkek sorumluluk sahibi olmadığından şuan boşanıyorlar. Evlenmeden önce din ahlak olarak çevre ve ailesini iyi araştırmak gerekiyor sadece belirli noktalara odaklanıldığında sonucu ağır olabiliyor.

          Elimden gelse uygun insanları tanıyabilsem kesinlikle aracı olurum çünkü bende evlilik ve uygun eş arayışı konusunda ciddi imtihanlar veriyorum ve sanırım en iyi aynı imtihanı çeken anlar bazen aracılar yada toplumla ilgili ciddi imtihanlara muhatap oldum bu konuyla ilgili kitap yazacak tecrübem oldu.

          Allah bir şeyi nasip edecekse her iki kalbede muhabbeti veriyor ve maddi alem gözüyle değil gönül gözüyle evlenenleri biliyorum, Çevremde böyle 3 tane evlilik oldu gayette mutlular.

          Allah kimseyi nasipsiz bırakmaz bizden ve toplumdan istediği güzel işlere vesile sebep olmamız insanların sıkıntılarını usulünce gidermemiz takdir zaten O’ndadır.

          • hüzün gecesi dedi ki:

            Sayın …
            Kesinlikle özür dilemenizi gerektiren bir durum yok içiniz rahat olsun.
            Bahsettiģimiz konuyla ilgili bazı insanların bakış açısının ne olduğunu ortaya koyan bir örnek olduğu için paylaştım.
            Kaza sonucu nasıl bir kaybınız oldu bilmiyorum ama bu tür durumların doğuştan değil de sonradan olmasının ne demek olduğunu birebir yaşadığım için sizi anlayabiliyorum ve Allah tekrarını yaşatmasın diyorum. Nimetler elin altında hazir olduğu zaman kıymeti pek bilinmez. Ne zamanki ellerin altından kayar gider, alışmış olduğumuz hayat 360 derece tersine dönmeye başlar ancak o zaman bazi seyleri idrak etmeye başlariz maalesef.
            Selam ve dua ile. ..

    • ceylan dedi ki:

      Sosyal labaratuar demişsiniz ya. Korktum kendim-iz-den.
      Evlilik konusu ayağa düşmese keşke, gerçekten evlilik niyeti olup kısmetini ekran önünde aramayanların sayısı daha çok. Ama izleyiciyi ekrana bağladıkları kesin. Merak uyandırıyor herşeyden önce. Gittikçe daha da normalleşiyor gözlerde. Bankalar nasıl normalleşti,hatırlayın, hiç bir yakınınız size bu kadar miktarda ve sürede borç vermez, bir kimseye borçlu olmaktansa bankaya borçlanmak iyidir,kimseye minnet edilmez bu devirde…denilerek. Zayıf yönlerimiz kullanılıyor, toplumumuza bilinçli bir şekilde mahremiyet unutturuluyor. Millet belki aile kurmak niyetiyle oralara çıkıyor ama malesef ahlaki değerlerimiz ayağa düşüyor. Kadınlarla erkekler kendini beğendirmeye çalışırken,güzelim kültürümüz hızla yok ediliyor.

  3. KEMAL YAGDİ dedi ki:

    Ben de doğru bulmuyorum tv proğram evliliğini. ora gelenlerin çoğundan aile olmaz. Hep maddi durumu iyi olanlar erkekler geliyor. Bazıları da şovmen, şov yapmak için gelenlerde oluyor. Ne kadar bayan ve erkek varsa elettirik aklamadım deyip biz arkadaş kalacağız, arkadaaşız diyor. Ya nikahsız arkadaşlık mı olur?
    Bayanlarda daha iyi yaşarım, fakirlik çekmem, fakirlikten kurtulurum diye geliyor. Bir kişi evlenmeye niyet ederse kadarde varsa evlenmek evlenme gerçekleşir. sanal alemde her şey güzel, güllük gülüstanlık olur.
    Herkesin çevresinde muhakkak vardır tanıdığı. yeter ki evlenemye niyet etsin. Parayla saadet olmaz demiş artalarımız. Para da gerekli ama mutluluk ta gerekli.
    Neymiş güzel değilse adaylar maaşı 1500 tl değilse en az tv adayları şans yok sayılır. Güzellik ve para ilk sırada oluyor. Neymiş elettirik alamadım. Tanışmadan birbirini tanımadan elettirik mi olur. Tv evliliğin çoğu boşanma veya tanışma anında ayrılmalarla sonuçlanıyor.
    Evlenemde allah rızası, kur’an Sünnet çok zaman, çok yerde gözetilmiyor.
    Birde boşanalarda eski eşleri ile birleşmek istiyor. çoğu olumsuz oluyor. Zaten birleşme olacaksa tv siz olur. Tv de ağlamanın sızlamanın bir faydası olmaz, olmayacaktır.

    Allah rızasına uygun evlilikler olursa o evlilik uzun, ölünceye kadar sürecektir. Şimdiki gençler biraz sabırsuız gibi boşanma oranları çok yüksek.
    Bazı boşananlarda uzun, ve kısa, orta birkaç yıl sonra boşanıyor. Neymiş görücü usulü ile evlendim diye nmana buluyorlar. Madem anlaşma olmadı niye uzun seneler evli kaldınız?

    sanal evliliğe, gösterişli nefse uyup evlilik yapmayalım. bu evliliklerden tv ler reklam alarak kazanıyorlar. Evlenenler de kazansada az.
    Ah bir elettirik alınsa her şey güllükm gülüstanlık olacakda, nerdeyse o elettirik? neeye saklandı ise.

    selam sevgi ve saygılarımla.

Dünden Bugüne

Hadis-i Şerif Düşmanlığı

Bizim halkımız Kur’an-ı Kerimi pek bilmez. Bu elbette büyük bir eksikliktir fakat yine de dinimizi Peygamber Efendimizin hayatı ile öğrendiğimiz için halkın inancı sağlamdır. Batılılar yüzyıllar boyunca İslam ülkelerine hoca kılığında ...
Devamını Oku

Güzel Söz

Beğenmiyorsan değiştir, değiştirmiyorsan bakış açını değiştir ama asla şikayet etme. ( Maya Angelou)

Kitap

Yuvamızda Huzur Bulalım Diye

Huzur, modern dünyada, moda dışı bir kelime gibi duruyor artık. Oysa, Huzur; ne tatlı bir kelimedir. Huzur; ruhun, zihnin ve bedenin sükûnet bulma hâlidir. Huzur; gönlün yatışması, nefsin tatmin olmasıdır. Huzur; baş dinçliği, gönül ...
Devamını Oku