Kalpli Pasta ve Kafa Karışıklığı

10 Mart 2014Sema Maraşlı18 Yorum »

430566_308685999187023_1816551280_n3-150x1501Geçen hafta içinde “Dünya Kadınlar Günü” olması münasebeti ile hafta boyunca gazetelerin sayfalarının pek çoğu kadınlara ayrılmıştı. Yazılar, röportajlar; “Kadına şiddet bitsin” ya da “Kadınlar kutsaldır” babındaydı. Yeni bir şey yok, çözüme dair bir şey yok. Kadınlar günü daha doğrusu haftası feminist söylemlerle geçiştiriliyor.

Kadın haklarına yönelik, haberler, yazılar, çıkan kanunlar, kışkırtmalar kadınların kafasını karıştırıyor. Bir karı-kocanın yaşadığı şu olay bu karışıklığı çok iyi anlatıyor.

Genç bir karı-koca. Kadın rahat. Kocası tarafından gideceği yerler konusunda kısıtlanmıyor. İstediği gibi akrabaları, arkadaşları ile görüşüyor. Fakat bir gün gitmek istediği bir yer yüzünden eşiyle tartışıyorlar. Eşi gitmesini kesinlikle istemiyor. Erkek sinirle “gidersen bacaklarını kırarım” diyor.

Kadın, ertesi günü bunu telefonda annesine anlatıyor. Annesi kocasını da alıp birlikte karakola gidip “Damat kızımızı tehdit etti, şikayetçiyiz.” diyorlar. Polisler “Kızınızın gelmesi lazım” diyor.

Kızlarını arıyorlar. Kız evde kalp şeklinde yaş pasta yapmakla meşgul. Üzerine de minik kalplerden süsler yapıyor. O gün kocasının doğum günü. “İşim var” dese de annesi ısrar ediyor, o da kalkıp yola düşüyor. Bir koşu şikayetini yapıp eve dönüp pastasını yapmaya devam ediyor. Akşam üzeri kocası geldikten az sonra polisler gelip adamı karakola çağırıyorlar.

“Karına böyle böyle dedin mi?” diye soruyorlar. O da “Tartışırken öfkeyle dedim ama böyle bir şey yapacağım için değil.” diyor. Fakat söylediği için suçlu bulunuyor. Bu ilk olduğu için ceza ikinci şikayete kalıyor. “Üç ay karına sesini bile yükseltmeyeceksin bir daha şikayet ederse ceza alırsın.” diyorlar.

Adam karakoldan eve geliyor. Karısı kalpli yaş pastayı çıkarıyor “İyi ki doğdun” diyor. Hediyesini veriyor. Adam: “Hediyeye gerek yoktu. Ben bu doğum günümde senden ömür boyu unutamayacağım bir hediye aldım.” diyor.

Koca üç ay çok dikkat ediyor, kadın ne istese yapıyor. Üç ay bitince karısını götürüp annesinin evine bırakıyor. Kadın annesinin evinde bir kaç hafta durunca evine dönmek istiyor ama kocası kabul etmiyor. Bir de küçük çocukları var bu arada. Son durum ne oldu bilmiyorum ama çok ibretlik bir olay.

Şiddet haberleri ve kadınlara ayrımcılık yapan kanunlar kadınlara fayda değil zarar getiriyor. Kadınlar bir kızgınlıkla gidip kocalarını şikayet edip, sonrasında çok pişman oluyorlar. İşin en kötüsü kanunlardan şiddet gören kadınlar değil; kocasının gözünü korkutup kocasına kendine göre ayar vermek, ona hükmetmek isteyen kadınlar faydalanıyor.

Gerçekten şiddet görenlerin çoğu korkularından gidip şikayet edemiyor. Ayar vermek isteyenlerin de çoğunun yaptığı iş elinde patlıyor. Kadınlara geriye kalan yalnızlık ve pişmanlık oluyor.

www.cocukaile.net

 

 

 

 

Okunma Sayısı : 8.518

Mehmet GÜN için yorum yapın

“Kalpli Pasta ve Kafa Karışıklığı” için 18 Yorum

  1. MEHMET YETİM dedi ki:

    SEMA HANIM,
    Çok güzel yazmışsınız.Gezelim görelim’de sunucu Karadenizli yaşlı bir kadına “nine nasılsın?” diye sorunca yaşlı kadın “iyi değilim kızım kaynanaların güçlü olduğu ve borusunu öttürdeğü zaman biz gelindik,ezildik.Şimdi gelinlerin güçülü olduğu ve borusunun öttüğü bir zamanda ben kaynanayım,yine eziliyorum.”cevabını vermiş.Şimdiki erkeklerin hali de yaşlı kadın gibi . Genel olarak ifade edilecek olursak eskiden babalarımız zamanında kadınlar eziliyordu,şimdi erkekler.

  2. hasret dedi ki:

    işte çırpıcı bir anne modeli…nasılda ortalığı karıştırmış,pireyi deve yapmış..yazık! Üzüldüm ;(
    Bence evlenirken ilk annelere dikkat etmek lazım..eğer anne akıllıysa evladı da akıllı yönlendirir,sabrı tavsiye eder..yok hırslıysa kendi yaşayamadığı hayatı,istekleri kızına /oğluna yaptırmaya çalışır…

    atalarımız boşuna “anasına bak kızını al” dememiş 😉 ..

    Ne hikmetse evlenmeden önce annesine hiç bir şekilde benzemeyen ,dinlemeyen kızlar,evlendikten sonra annelerinin kuklası,kuzusu oluyorlar ve ona göre hareket ediyolar…onun için evlenmeden önce hem kız hemde erkek annelerini iyi analiz edip doğru kişileri seçmeye çalışmalı….

    • aali dedi ki:

      benimm düşüncem de aynen sizinki gibi. tşk ler. yorum yazmama gerek kalmamış

    • Hasan dedi ki:

      Boşuna dememişler “cahil bir annenin akıllı kızını alacağıma, akıllı bir annenin cahil kızını alırım”.

  3. Mehmet GÜN dedi ki:

    Sema Hanım, Allah sizden razı olsun. Uzun zamandır yazılarınızı okuyamıyordum. Bu anlattığınız olay da, ibretlik. Günümüzdeki ayrılıkların çoğunun sorumlusu maalesef, kız anaları. Eskiden, evlenen kızına analar şöyle derlerdi: “Haydi kızım güle güle git. Yaşarsan el beğensin, ölürsen yer beğensin.” ve “Kızım bu evden gelinlikle gidiyorsun, ancak kefenle geri dönebilirsin.” Bu şekilde, insanlar evlilikte başarılı olmaya kendilerini mecbur hisseder ve bu konuda başarılı olurlardı. Günümüz kız anaları ise, “Gel kızım gel, bizim aşımız da, ekmeğimiz de çok. Ben senin sıkıntı çekmene dayanamam.” diyorlar ve evliliklerin temeline dinamit koyuyorlar ve sorunların ardı arkası kesilmiyor.

  4. hüzün(eski) dedi ki:

    bir çift eğer evlilikler boyunca bir birlerine olan sevgileri devam ediyorsa ‘aralarındaki’ ilişkiyi hiç bir şekilde dışarıya sızdırmazlar.

    eğer birbirlerini gerçekten seviyorlarsa , sevgi ; evde var olan durumun dışarıya sızmaması için , kapı arasını , bacayı pencereyi bile kapatır , dışarıya kokunun bile sızmasına müsade etmez.

    sevgi bitmişse perdeler örtük , kapıları kitli olmasına rağmen evin içi tamamen dışarıya açıktır.

    ha burada sevgi bitmiştir.

  5. seymen dedi ki:

    ” Üç ay bitince karısını götürüp annesinin evine bırakıyor. Kadın annesinin evinde bir kaç hafta durunca evine dönmek istiyor ama kocası kabul etmiyor.”

    Kadın adamın pişman oalcağını sanır ama erkeklerin %90 ı kabul etmez böyle bir durumda. Çok sevse alternatifsiz görse zaten götürüp bırakmaz. Kadınlara böyle bir durumda gitmeyi reddetmeleri, gitmemek için ellerinden geleni (özür, af vs. vs.) yapmaları tavsiye olunur !

  6. HAMZAYÜREKLİ dedi ki:

    Çoğunlukla kadınlar ( dini hassasiyeti olanlar için) feminist söylemlerin (bilinç altı söylemlerin) hilesini ayırt edemeyip hak arama ya çıkınca kendilerine ( tabiki tüm aileye) erkeklerin ve hiç kimsenin yapamayacağı kötülüğü yapıyorlar. Sonra tamiri (hikayede olduğu gibi) ya zor oluyor yada hiç olmuyor. Allah yardımcımız olsun.

  7. onur dedi ki:

    geçen gün tv de bir kadın aglıya aglıya anlatıyor. kocam beni bir kadın için boşuyor. kadın tutturmuş benimle evleneceksin karını boşa diyormuş. kadında eşinin ve o kendisi boşatan kadına ver yansın ediyordu. haklı tabi. kocamada o kadınada hakkımı helal etmiyorum. bu dünyadan başka dünyada var ,diyordu. kul hakkı. hemde o kadın çok dindarmış. dinini bilen bir kadın kul hakkına girermi?
    gelecek yazınızda bir de kul hakkını işleyin.önemli bir konu.sizin gözünüzden nasıl degerlendireceksiniz.

    • hanım dedi ki:

      tabi ki kul hakkına girer. helalinin rızası yok ve gayr-i meşru ilişki. yazıklar olsun.

      • saray dedi ki:

        şu kadınları anlamıyorum cidden bazen, rabbimiz izin vermiş 4 kadınla evlenebilir diye. ama tabi ki de 4 kadına bakmak ve onlarla ugraşmak ciddi bi sorumluluk. adaletli davranması gibi mevzular var. hatta hadislerde allah rasulü hanımları arasında adaleti sağlayamayanları uyarıyor,yarın ahirette nelerle karşılaşacakları gibi uyarılar yapılyor. 4 eşliliği yasaklamıyor allah rasulü,çünkü kuralı koyan rabbimiz. bugün suriyede,dün ırakta ve daha önceki savaşlarda evsiz barksız kalan kadınların evliliği için çok eşlilik bir uygulama örneğin. hatta dogudan gelip suriyeli kadınlarla evlenenler varmış,helali hoş olsun.söylenecek çok söz var da ,yalın bir akılla kur’ana ve allah rasulüne kulak verelim inşaallah.

      • kervan dedi ki:

        “Eğer bir eşin yerine başka bir eş almak isterseniz, öbürüne (mehir olarak) yüklerle mal vermiş olsanız dahi ondan hiçbir şeyi geri almayın. İftira ederek ve açık günaha girerek mi verdiğinizi geri alacaksınız?” Nisa-4

        Görüldüğü gibi kul hakkına falan girmez.Sadece verdiklerini geri almayacak.O kadar.

  8. Gulpembe dedi ki:

    Toplum olarak iletisim ozurlu oldugumuzu dusunmeye basladim artik. Birbirimizle konusmuyoruz, birbirimize cemkiriyoruz. Kocani sikayet et gel evde pasta yap, nasil bir ruh hali ?karakola verilen isimlerin hediye cekilisine katildigini falan mi saniyor acaba. Bilmedigimiz baska bi mesele etken yoksa kadin saglikli degil. Koca acisindan ise bu olay bardagi tasiran son damla gibi gorunuyor.

    • Ftm dedi ki:

      Ben de buna takıldım açıkçası. Kadın bir koşu gidip şikayet ediyor, sonra hiç bir şey olmamış gibi pastaya (hem de kalpli) devam ediyor… 🙁

  9. Hasan dedi ki:

    Kadın bu tartışmayı hangi bahaneyle annesine anlatıyor, ve annesi nasılda kızını kıskanıyorda hemen polise koşuyor? Dört duvarda olan dört duvarda kalır. Karakola gidileceğine önce anne gibi nasihat verilir, ki kadın zaten olayı unutmuş kocasına pasta yapıyor. Hz. Ali nin özel bir sözü vardır. “Dertlerini ancak yardım beklediğin insana anlat. Nasıl bir tavsiye ama. Gerisi dedikodu ve ailenin sırlarını mutsuzluğunu yaymakdan başka bir şey değil.
    Erkekde biraz afedici davranabilirdi ama.

  10. ÖMER ÇETİN dedi ki:

    Merhaba , Görülüyorki gene 3.kişi müdahalesi ..üstüne bastıra bastıra söylüyorum .. Toplum olarak ; dedi ki demişki için , insanlar için yaşıyoruz. Herşeyi Allah için yapsak sorun çözülecek .. Bu hadisede gördüğüm ikinci önemli sıkıntı da aile içi iletişim eksikliği …
    saygılar ..

  11. onur dedi ki:

    kadınlar günü boş şeyler. çünki kadın kadına en büyük zülmü ypmıyor mu?ihanet eden erkekler yuva yıktıkları kim kadınlar.. çevreye bakın. aşık oldum diyor. sehvet ugruna evliliği bitiriyor. kim için bir boş kadın için. o boş kadın anlamıyor. bir gün oda bu ihaneti tadacaktır. al ma mazlumun ahını,çıkar aheste aheste… namuslu kadınlar başımızın tacı..bu bizim islami çevrede bile var.bu dünya nın öbür dünyasıda yokmu?

  12. sude dedi ki:

    Ne kadar da çelişkili bir vaziyet…

    Güler misin, ağlar mısın?

Dünden Bugüne

Hadis-i Şerif Düşmanlığı

Bizim halkımız Kur’an-ı Kerimi pek bilmez. Bu elbette büyük bir eksikliktir fakat yine de dinimizi Peygamber Efendimizin hayatı ile öğrendiğimiz için halkın inancı sağlamdır. Batılılar yüzyıllar boyunca İslam ülkelerine hoca kılığında ...
Devamını Oku

Güzel Söz

"Sizin en hayırlınız, ailesine iyi davrananızdır. Çünkü ben ailesine en iyi davrananınızım . (Hadis-i Şerif) "

Kitap

Yuvamızda Huzur Bulalım Diye

Huzur, modern dünyada, moda dışı bir kelime gibi duruyor artık. Oysa, Huzur; ne tatlı bir kelimedir. Huzur; ruhun, zihnin ve bedenin sükûnet bulma hâlidir. Huzur; gönlün yatışması, nefsin tatmin olmasıdır. Huzur; baş dinçliği, gönül ...
Devamını Oku