Nafakalar Boşanmayı Artırıyor

21 Mart 2017Haberler9 Yorum »

365702-3-4-47abb1

Konya merkezde yılda yaklaşık 7 bin boşanma davası görülüyor ve 3 bin aile bu davalarda boşanıyor. Avukat Hülya Gök, taraflara bağlanan nafakaların ve FETÖ’nün boşanma sayılarını arttırdığını söyledi

Konya’daki boşanma nedenlerin başında ise şiddetli geçimsizlik, eşlerin birbirlerini aldatması, ailelerin özellikle annelerin eşlere müdahale etmesi, alkol ve madde bağımlılığı, zina, eşlerin birbirlerinin cinsel ihtiyacını karşılayamaması, aile sırlarının üçüncü bir kişiye anlatılması ve sosyal medyanın etkileri gibi konular geliyor.

Boşanmaya neden olan konular arasında ilginç nedenlerde yer alıyor. Bu ilginç sebeplerden birine değinen Avukat Hülya Gök, orta yaşlı bazı kadınların, yaşlı erkeklerle planlı bir şekilde evlendikten sonra mehir alıp ve ardından nafaka almak için boşanmak istediklerini söyledi. Taraflara bağlanan nafakaların da boşanma sayısını artırdığını dile getiren Avukat Hülya Gök,  boşanma sayılarını artıran diğer bir durumunda ‘6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un yanlış ve gereksiz kullanılmasından kaynaklandığını söyledi.

Çok önemli bir konuya daha dikkat çeken Avukat Hülya Gök, FETÖ denilen Fethullahçı terör örgütü mensuplarının, abla ve ağabey bahaneleriyle çocukları kendilerine bağlayarak ailelerinden uzaklaştırdıklarını, çocukları ailelerinden kopararak örgüt elemanı yaptıklarını ve bundan dolayı çocuklarından uzaklaşan ailelerde geçimsizliklerin baş gösterdiğini, bunun da tarafları boşanmaya kadar götürdüğünü dile getirdi.

KONYA MERKEZDE YILDA 7 BİN BOŞANMA DAVASI GÖRÜLÜYOR

Ailenin önemine değinerek sözlerine başlayan Avukat Hülya Gök, “Aile, toplumun kalesidir. Huzuru ve mutluluğu içerisinde barındıran en önemli sosyal müessesedir. Bu mutluluğu kurmak ne kadar önemli ise devam ettirmek de bir o kadar önemlidir. Aile yapısının bozulması, ailelerin fiilen ve hukuken, birlikteliklerinin sona ermesi anlamını taşımaktadır. Bu bağlamda sıkça duyduğumuz boşanma davaları gündeme gelmektedir. Konya Aile mahkemelerinden aldığımız verilere göre yıllık yaklaşık olarak 7 bin adet boşanma davası görülmekte ve ne acıdır ki yaklaşık 3 bin aile bu davalarda boşanmaktadır. Bu veriler sadece Konya Merkezinde olup Karatay Selçuklu ve Meram ilçelerini kapsamaktadır” dedi.

TARAFLARIN ANNELERİ EVLİLİKLERİ YIKIYOR!

Genel olarak boşanma sebeplerini ele alan Gök, “Boşanma davaları öncelikle şiddetli geçimsizlik sebebine dayanmaktadır.

Bunların en başında ise özellikle ilimizde, ailelerin taraflara müdahalesi geliyor. Taraflar, ailelerinden ayrı yaşıyor da olsa, annelerinin müdahaleleri boşanma davalarında sıkça görülen sebep olarak karşımıza çıkmaktadır.

İkinci sıklıkta karşımıza çıkan diğer bir sebep ise eşlerin birbirlerini aldatmasıdır. Gerek fiilen, gerekse sosyal medya üzerinden gerçekleştirilen bu aldatmalar maalesef evlilik birliklerini yıkmaktadır.

Yine zina, darp, hakaret, tehdit, eşin ekonomik anlamda eve bakmaması, erkeğin eşini dövmesi ve aile sırlarının üçüncü kişilere anlatılması da boşanmalara sebep teşkil etmektedir.

Ayrıca alkol ve madde bağımlılığı da maalesef Konya’da görülen boşanma davalarının diğer sebeplerinden biridir.

Çok sık olmasa da tarafların birbirlerinin cinsel ihtiyaçlarını karşılayamaması boşanma sebebi olabilmektedir. Bu arada evlilik süresince kadının bakire olarak kalması da bir boşanma sebebidir” diye konuştu.

SANAL MEDYA ÜZERİNDEN ALDATMALAR HAT SAFHADA

Boşanma nedenlerinin ilginç noktalarına da değinen Avukat Gök, “Boşanmaya neden olan ilginç bir sebepte, orta yaşlı bazı kadınlar, yaşlı erkeklerle planlı bir şekilde evleniyor ve mehir alıyor. Daha sonra nafaka alabilmek için boşanmak istiyor.

Son yıllardaki boşanma sebeplerinin temeline indiğimizde, sosyal medyanın ve akıllı iletişim araçlarının payının büyük olduğunu da söylemeden geçemeyeceğim. Sosyal medya ile fazla vakit geçiren eşler, ailesine vakit ayıramamakta, nitelikli beraberlikler ortadan kalkmakta, eşler arasında iletişimsizlik, eşini beğenmeme ve soğukluk gözlenmektedir.

Sanal medya üzerinden de sadakatsizlikler ve aldatmalar da had safhadadır. Boşanma davalarının bazılarında taraflar iddialarına delil olarak eşlerinin sosyal medya hesaplarını göstermektedirler” şeklinde konuştu.

NAFAKALAR BOŞANMA DAVASI SAYILARINI ARTIRIYOR

Taraflara bağlanan nafakaların boşanma davası sayılarını arttırdığına dikkat çeken Gök, şu ifadelere yer verdi: “Kadın olarak biraz beni yadırgayacaksınız ama boşanma davalarının sonucunda taraflara bağlanan nafaka da boşanma davası sayılarını artırmaktadır. Boşanma davası sonunda tarafların müşterek çocuklarına bağlanan nafaka dışında, ‘boşanmakla yoksulluğa düşecek eş’ kavramından yola çıkarak mağdur eş nafakaya hükmedilmektedir.

İlginç olan husus şudur ki; evlilik sürelerine bakılmadan yani 1 ay, 2 ay, 3 ay evli kalanlarda; 5 yıl, 10 yıl, 20 yıl evli kalanlarda nafakaya hükmedilmektedir. Uzun yıllar evlenmemiş evlendikten sonra hasbel kader bir kaç ay evli kalan bir kadın, boşandıktan sonra ölünceye kadar ya da bir başkasıyla evleninceye kadar nafaka adı altında kendini maaşa bağlatmaktadır. Nafaka aslında olması gereken ama kime hangi miktarlarda bağlanacağı iyi hesap edilmesi gereken bir konudur. Kadının, boşanmakla gerçekten yoksulluğa düşüp düşmeyeceği, evlenmeden önce hayatını nasıl idame ettiği ve evlilik süreçleri çok iyi irdelenerek o şekilde karar verilmesi gerekmektedir. Bu konuda yasal bir düzenlemeye de ihtiyaç vardır.”

6284 SAYILI KANUNUN DA BOŞANMALARI ARTIRIYOR

Avukat Hülya Gök, “Boşanma sayılarını artıran bir durumda 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun yanlış ve gereksiz kullanılmasıdır.

Eşlerinden intikam almak isteyen bazı kimseler bu yasaya sığınarak, yargıyı hem gereksiz meşgul ediyor hem de hâkimlerimizi zor durumda bırakıyor. Çünkü başvuru sonrası hâkimin takdir hakkı olmayıp, koruma kararını vermek zorundadır.

Bu yasa kadına karşı şiddeti önlemek ve kadını korumak üzere kanun koyucu tarafından çıkartılmıştır. Özünde doğru ve faydalı olan bir yasa artık amacını yitirmiştir.

Kolluk kuvvetleri ve aile mahkemesi hâkimleri, her hangi bir araştırma yapmadan, her talep eden kadın lehine erkek eşe evden uzaklaştırma vermektedir. Şiddet gören değil, şiddet görme ihtimalim var diyen herkese bu koruma verilmektedir.

Aniden bu kararla karşılaşan eş, eve girememekte, şahsi eşyalarını dahi alamamakta. Konya gibi hala örf ve adetlerimizin uygulandığı bu şehirde erkek, ailesinin ya da bir akrabasının yanına gidememektedir. Maddi imkânları kısıtlı olduğundan bir otele de gidememektedir. Belki güleceksiniz ama kadın sığınma evi var, erkek sığınma evi yok.

Gideceği bir yeri kalmayan erkek bunalıma giriyor ve hiç aklında yokken eşine şiddet uyguluyor, boşanma davası açıyor. Uzaklaştırma alan eş, bu yasağı çiğnediği zaman hapis ile cezalandırılmakta ve ömründe adliyeye gitmemiş suç işlememiş insanlar bile cezaevine girmektedir. Bu durumda şiddeti, boşanmaları ve hatta cinayetleri de maalesef beraberinde getirmektedir” diye konuştu.

FETÖ BOŞANMALARDA DA KENDİNİ GÖSTERDİ

Çok önemli bir konuya daha dikkat çeken Avukat Hülya Gök, “ FETÖ dediğimiz Fethullahçı Terör Örgütü mensupları, özellikle abla ve ağabey gibi bahanelerle çocukları kendilerine bağlıyor,  ailelerinden uzaklaştırıyor ve örgüte eleman yapıyorlardı. Bu şekilde çocuklarından uzaklaşan ailelerde geçimsizlikler baş gösteriyor ve taraflar boşanmaya kadar gidiyordu. Amaçları Türkiye’yi bölmek, yok etmek ve kendi düzenlerini kurmak olan bu terör örgütü, ülkemizi ayakta tutan değerlerimizden biri olan aile mefhumunu yıkarak amaçlarına ulaşmaya çalışıyorlardı. Yine mesleğim dolayısı ile karşılaştığım gerçek olan bir sebepte FETÖ örgütünde olup da örgüt dışından biri ile evlenen ya da sonradan örgüte katılan kimseler, üyenin eşinden boşanıp örgüt üyesi biri ile evlenmeleri konusunda telkin ve baskı yaparak yeni boşanmalara sebebiyet veriyorlardı” dedi.

Kader EŞİYOK / yenimeram.com 

Okunma Sayısı : 2.668

Feyza için yorum yapın

“Nafakalar Boşanmayı Artırıyor” için 9 Yorum

  1. Feyza dedi ki:

    Yani zaten Yahya bey ben o kadar artniyetle bu yola ciksam zaten isi kilifina uydururum ki. Mesela farkli sehirlerde otursam kim ne bilir kiminle gezip tozdugunu kadinin. Hem farkli bir sehirde gayriyasal da olsa ses kaydini temin etmek zaten zor.
    Yani Allah bu insanlara sabir versin. Sadece bir baska adama eski esinin parasini yedirmek degil ki. Dusunsenize belki adam kendi anne babasindan hatta yeni esinden kisip eski hanimina nafaka odeyecek, hanimi bunu alip kendi anne babasina servis edecek? Elalem oluyor bu insanlar artik hangi hakla o paradan nasiplenebilir? Yani cok sinir bozucu birsey gercekten.
    Acikcasi adam yolladigi bu nafakayi kimin yedigini bilmeyerek dahi yeterince sinir ve strese gark olur. Bu dusunce bile insani yipratir hele ki uzak bir sehre mesela kadin bosaninca kendi memleketine donmus. Kimin ne haberi olabilir?
    Simdi evlenirken neden “anlasamazsak bosaniriz” diyen bosanma odakli yola cikan kitlenin arttigini daha iyi anlamaya basliyorum.

  2. .../nisa dedi ki:

    Evli değilim boşanma ile ilgili konularda konuşmam ne kadar yerinde olur gerçekçi olur bilmiyorum. Yazacaklarımı da ancak gözlemlediğim örnekler üzerinden yapabilirim.

    Evliliği sonlandıran sebepler arasında ailelerin müdahalesi ön planda. Genellikle anneler evliliğe daha çok müdahale eder. Ben pek kayınbaba gelin kavgasına tanık olmadım daha çok kaynana gelin, kaynana damat çatışması oluyor.

    Gözlemlediğim başka bir noktada yetişkin yaşta olduğu halde çocukluktan çıkamamış bireylerde aileye bağımlı yaşama problemli var. Bağlılık saygı değil bağımlılık bu eş ile ilişkileri de yıpratıyor.

    Maddi sebepler bunun içine geçim zorluğu da girer,özenti yüzünden yapılan harcamalar, çekilen ama ödenemeyen krediler girer.

    Bilinçsiz kullanılan sosyal medya hesaplarının ve mesafenin olmadığı karma çalışma ortamlarının evliliği etkilediği bir gerçek. Eşler arasındaki iletişimi ve muhabbeti öldürüyor. Alternatifin çok olduğu ve ulaşımın kolay olduğu bir ortamda fitne ve sadakatsizlikte ortaya çıkıyor.

    Aldatmalar bazen fiili olurken bazen de duygusal olabiliyor. Yalnız burada en önemli etken kişi. Kişinin gözünü korumada sadakat duygusunda yada ciddiyet konusunda problemi varsa böyle girişimlerde bulunabiliyor. Başka bir noktada eşlerin meşru olan sorumluluklarını yerine getirmediği zamanda eşini harama yönlendirebiliyor.

    Fetö konusuna girsem mi girmesem mi bilemedim. En başta bir müslümanın müslüman kardeşine güvenme hissini yıktı. Bundan evliliklerde etkilendi çocuklarda. Anlaşmalı yapılan evlilikler anlaşmalı boşanmalar. Menfaat için yapmadıkları oyun kalmamış.

    • Sadece Fatih dedi ki:

      Nisa Hanım.
      Ayrı başlık açmadım kusura bakmayın, sizin yorumunuz üzerinden yazıyorum, ben de fikirlerimi paylaşmak istedim.

      İkinci paragrafta yazdıklarınız çok doğru. Sadece evlilik sonrası değil öncesinde de aileler büyük sıkıntı. Evlilik hazırlığındaki bir arkadaşa eşya bakıyorduk. Ailelerin çok müdahil olduğunu görünce arkadaşımı ve hanımını oradan bir bahaneyle uzaklaştırıp aileleri sert denilebilecek bir dille uyarmak zorunda kalmıştım. Aileler bazen o kadar müdahil oluyor ki iş çığırından çıkıyor.

      Üçüncü paragraf da çok doğru. Çok önceden şahit olduğum bir olayı paylaşayım. 24 yaşında bir erkek evlat var ve haşlanmış yumurtanın sadece sarısını yiyor diye annesi ona yumurtasını bir güzel soyup sarısını ayırıp veriyor. Burada onu bağımlı hale getiren annesi mi sorumlu yoksa o kişi mi?

      Dördüncü paragraf da çok doğru. Burada ailelerin de payı büyük. Ev almazsanız kızımızı vermeyiz dediler bir arkadaşa. O kadar parası yok, nasıl alacak, borçlanacak. Eşya meselesi var bir de. Hanımlar gereksiz eşyaları aldırmayın kocanıza. Ya da alacaksanız sonra alın. Birçok arkadaşım eksik eşyayla evlendi, sonradan tamamladı.

      Beşinci paragraf aslında asıl yazma sebebim. Bu konu gerçekten hassas bir konu. Sosyal medyadaki mesafesizlikler ve karma çalışma ortamı insanı zorda bırakan bir durum. Karma çalışma ortamında herkes aynı hayat görüşünde olmadığından mesafe tanımı maalesef değişebiliyor kişiden kişiye. Bir arkadaşım anlattı emekli bir abimiz varmış, öğlen yemeğe çıkmazmış. Reklamın iyisi kötüsü olmaz derler yazmasam mı dedim ama bazı çalışma ortamları panayır yeri gibi. Teşbihte hata olmaz diyorum hep bir arkadaşın tabiriyle o bayanlar izzet-i ikramda bulunuyormuş bize(!) Nasıl giyindiklerini yazmak istemiyorum buraya ama kendimden pay biçeceğim. Ne zaman bir hanımla muhatap olmak zorunda kalsam onlara karşı olan davranışlarımda aslında o arkadaşların eşlerine veya görüştükleri kişilere karşı sorumlu olduğum aklıma geliyor hep. Empati yapmaya çalışıyorum birisi benim hanımıma yapsa ne hissederim diye. Yalnız benim gibi düşünenlere empati yapılıyor mu bilmiyorum. Ben buradayım diyen parfümler, sesi elli metreden duyulan topuklu ayakkabılar, her türlü dekolte, kısa eteğe rahmet okutturan şortlar. Hani bayanlar güçlüydü erkekler gibi. İş yaparak ön plana çıkacaklardı hani. Ne oluyorda erkeklerin ilgisini cezbetme ihtiyacı hissediyorlar ki evli olmalarına rağmen. Makyaj bunların arasında en hafifi kalıyor.

      Altıncı paragrafa ait elimde örnek var ve maalesef boşanmayla sonuçlandı. Duygusal aldatma genelde fiiliyata dönüşüyor. Şöyle ki duygusal bağı zayıflayan çift fıtri bağda da zayıflama yaşıyor. Sonrası malum…

      Son paragrafla ilgili az şey biliyorum. Bayanların resimleri ve özgeçmişlerinin olduğu kataloglar olduğunu duymuştum. Erkeklere seçtiriyorlarmış. Anlaşmalı evlilikler ve boşanmaları zor da olsa anlamak mümkün, bir amaçları var diyoruz. Fakat karısından habersiz iş çevirip onu çocuğuyla ortada bırakıp yurt dışına kaçanlara ne denir bilemedim. Yıllarca ılımlı islam safsatasını ve türevlerini devletimize, kültürümüze, inancımıza zerk ettiler. İyileşmemiz kolay olmayacak ki kalıcı hasarlar da aldık sanki.

      Herkes selametle kalsın.

      • .../nisa dedi ki:

        Sadece Fatih bey,

        Estağfurullah. Aklımdan geçenleri yazmaya çalıştım. Sizde önemli noktalara değinmişsiniz.

        İki tarafın anneside müdahaleci olduğu için bitecek bir evliliğe şahit oldum Allahtan boşanmadılar. Bu insanlarda çocuk değillerdi belirli olgunlukta insanlardı ama gereksiz yere müdahalede annelere söz dinletemediler. Aileleri ve 3. kişileri evlilikteki önemsiz sorunlara dahil etmemek gerekiyor.

        Eşya alışverişinde yaşanan tartışmalar bir yana çeyiz serme olayında bile olaylar oluyor. Açıkçası çok kalabalık yapılan alışverişler küçük şeyleri deve yapma durumları özenti bana gereksiz geliyor. Önemli olan insanın doğru insanı ebedi olacak eşini bulmasıdır. Eşya zamanlada alınır pahalı yerine ucuz alınır. Evi mobilya dükkanı değil huzurlu muhabbetli bereketli sohbetli yapmak marifet.

        Ben kredi çeken ve krediyle ev alan kişilerin çoğunun evliliğinde huzurun kaçtığını gördüm.

        Kız ve erkek tarafının evliliği yürütebilmek için bir olgunluğunun olmasına inanıyorum. Kendisine güvenemiyorsa annesiz babasız yapamıyorsa yola çıkmamalı. İki tarafın ve doğacak neslin vebaline girmemeli. Açıkçası anneler hem erkek evladını hem kız evladını hazırcı yetiştiriyor. En ufak sıkıntıda sözde dünyaları başına yıkılıyor.

        Kadın yada erkekte sadakat yada gözü koruma konusunda sıkıntı varsa bu tip durumlar daha çok oluyor. Allah insanı nefsiyle bir an baş başa bırakmasın. Bahsettiğiniz durumla ilgili bir örneği bende duymuştum. İşletmelerde özellikle aranılan prezantabl durumu. Bu kişilerin evli oldukları da düşünüldüğünde eşlerinde hiç kıskançlığın olmaması da düşündürücü. Açıkçası şaşırmıyorum bu tip durumları özgürlük modernlik gören bir kitle var.

        Müslüman kişiye yakışan zor olsa da gözü korumak. Allah hem kendi imtihanını hemde muhatap oldukları kişilerin imtihanını zorlaştıran kendisini meta haline getiren bu kişileri ıslah etsin doğru yolu bulsunlar.

        Geçen bir arkadaşımla görüşürken eşine seni boşayacağım diye söyleniyormuş bende bu tür şeyleri çok diline getirme alışkanlık yapma dedim. Allahın neden kadınlara değilde erkeklere boşama hakkını verdiğini önde tuttuğunu daha iyi anlıyorum. Kadınlara kalsa günde kırk defa eşlerini boşarlar sonrada pişman olurlar.

        • Halil Mümin dedi ki:

          Nisa hanım merhaba;
          “Allahın neden kadınlara değilde erkeklere boşama hakkını verdiğini önde tuttuğunu daha iyi anlıyorum. Kadınlara kalsa günde kırk defa eşlerini boşarlar sonrada pişman olurlar.”
          Bu yazdığınız cümle bende gerçek oldu.Devamlı boşanacağım derdi sonunda dediği oldu mahkemeliğiz

          • .../nisa dedi ki:

            Halil bey,

            Geçmiş olsun Allah hakkınızda hayırlı olan neyse onu nasip etsin neticelendirsin. Sürekli tekrarlanan olumsuz kelimelerin ve temennilerin bu duruma yol açtığına inanıyorum.

            Boşanmaya götüren sebeplerinizi tam olarak bilmiyorum ama ortada ciddi bir sebep yoksa kadınların aşırı duygusal olmaları ve fevri hareketleri yuvanın yıkılmasına sebep olabiliyor.

          • Halil Mümin dedi ki:

            Nisa hanım merhaba;
            Sema hanımın yazdığı gibi İtaat zor geldiğini maalesef ki geç fark ettim.Başına buyruk idi ..Ama annesi ve babası kızlarına da yüz verdiler.İşler çığrından çıktı maalesef..

  3. Feyza dedi ki:

    Saka gibi kanunlar acilen duzenlenmeli. Yani ben bir hanim olara sinir oluyorum gerisini dusunemiyorum. Bir ay evli kalip omur boyu nafaka alabilmek ne kadar sacmasapan bir is?
    Yani ben artniyetli bir kadin olsam ve evlensem, sonra kocama istedigim zulmu edip bosanmak icin elimden geleni yapsam ve bosansam, vasifsiz ve geliri olmayan bir insan olarak bir anda magdur konumuna gecip nafaka alabilecegim.
    Bunun yanisira evlenmis bosanmis olmanin verdigi ragatligi da suistimal edersem resmi nikah kiymama sartiyla istedigin erkekle gezsem tozsam yasasam hatta dini nikahli beraberlikde bulunsam bu yeni adama da eski esimden aldigim nafakadan yedirsem….? Yani bu yasalarla bu mumkun mu gercekten dogru mu anliyorum?
    Hakikaten iyiymis, adalet (!) adina daha iyisi dusunulemezdi.
    …………………..

    • Yahya dedi ki:

      Feyza hnm,

      Esasında çok teknik bilgi vermemek lazım.

      Ancak boşandığınız eş diyelim, sizin bir erkekle “nikahsız” birlikte olduğunuzu veya yaşadığınızı ispatlarsa, mahkemeye müracaat ederse, nafakayı keser. Hatta 1-2 sene önce birlikteliğin olduğunu ispatlarsa, geriye dönük nafakaları da talep eder..
      Tabii bu söylediğim bu kadar kolay değil – ispat gerekir.
      İspat demek delil, tanık demek; bunların yasal yollarla elde edilmiş olması lazım… Yani siz gizli ses kaydı yaptınız ve mahkemeye verdiniz, suç işlemiş oluyorsunuz 🙂
      Hele farklı şehirlerde yaşıyorlarsa çok daha zor.

      Siz şaka falan diyorsunuz ama adamın geliri iyise kadın da hiç çalışmamışsa, kadın yoksulluğa düşecek diye iyi miktar nafaka bağlıyor.
      Sonra eski eşin parası çok güzel afiyetle yeniyor!

      Ha bir de nafaka almak için boşanmaya da gerek yok, evli olun yeter 😉

Dünden Bugüne

Hadis-i Şerif Düşmanlığı

Bizim halkımız Kur’an-ı Kerimi pek bilmez. Bu elbette büyük bir eksikliktir fakat yine de dinimizi Peygamber Efendimizin hayatı ile öğrendiğimiz için halkın inancı sağlamdır. Batılılar yüzyıllar boyunca İslam ülkelerine hoca kılığında ...
Devamını Oku

Güzel Söz

"Sevgi ile , bulanık ve tortulu sular arı ve duru hale gelir." (Mevlana)

Kitap

Yuvamızda Huzur Bulalım Diye

Huzur, modern dünyada, moda dışı bir kelime gibi duruyor artık. Oysa, Huzur; ne tatlı bir kelimedir. Huzur; ruhun, zihnin ve bedenin sükûnet bulma hâlidir. Huzur; gönlün yatışması, nefsin tatmin olmasıdır. Huzur; baş dinçliği, gönül ...
Devamını Oku