Namazı Sevmek

29 Mayıs 2012Büşra Karaca28 Yorum »

Birçoğumuzun çocuklara namazı sevdirme kaygımız var. Sevsin, istekli kılsın. Hep vaktinde kılsın. Vaktinde kılmak sevmenin göstergesi onu da biliyoruz.

Bunlar haklı kaygılar ama acaba kendimizin namazı sevme kaygımız var mı?

Cevap hayırsa durumu şuna benzetiyorum. Ben başka bir insana bir malı, bir ürünü ya da belki bir filmi çok güzel harika, çok lazım, mutlaka dene diye tavsiye ediyorum ama aslında kendim ondan hiç hoşlanamıyorum.

Nefs-i insanî namazı sevmez hepimiz biliyoruz. Namazı sevmemek suç değildir, insanî bir özelliktir. Nefis zaten ibadetlerin hiçbirisini sevmez, tenbellik etmek ister. Ama sevmeye çalışmamak, yani sevmeden kılmaya devam edip durumumuzdan rahatsız olmazken çocuklara sevdirmeye çalışmak pek garip bir şey gibi.

İlk yazılardan birinde, çocuklarımızın imanî ve dinî eğitimiyle ilgilenmek aslında kendimizi de iyi yönde değiştirmeye vesile olacak demiştim. Çocuklara namazı sevdirmek için önce kendimiz sevmeye çalışmalıyız şuuru işte o vesileliklerden biri olur inşallah.

Namazı sevmek için çözüm kalp ve ruhumuzda. Nefis sevmez ama kalbimiz ve ruhumuz namazı çok sever.

Kalp ve ruhumuzun namazı ne çok sevdiğini biliyoruz tabi ama bilmek yetmiyor, hissetmek lazım. Nasıl nefis namazı sevmediğini gayet güzel hissediyorsa, kalp ve ruhun namaz sevgisini de hissedip açığa çıkarmak lazım.

Kalp Rabbi’nin varlığına dayanmayı, olaylarla ve insanlarla başa çıkabilmek için O’ndan yardım istemeyi sever. Kendisine eman verebilecek yegane gücün kalesi içine Allahu Ekber diyerek girmek ister.

Kendisine nimet verene, merhamet edene Elhamdülillah diyerek şükr etmek kalbin içinden gelir, zorlamayla değildir.

Kimseye arz etmediği kusurlarını Rabbine arz edip, kusursuz olan bir tek Sensin demekten kalp haz alır. Subhanerabbiyel Azim cümlesiyle bu duyguyu söze dökmek ister. Secdede, ben de bütün varlıklar gibi bir hiçim, Rabbiyel A’la’nın secdesinde varlığım olmazsa ne kadar anlamsızım şuuruna varmak ister.

Ve ruh, Rabbine Baki olan hiç bitmeyen Sensin demek ister. Benim hayatımı fanilikten kurtarabilecek yalnız Sensin diye hitap etmek, yaklaşmak ister.

Bitmeyen fani işlerin arasında namaz kılarak, beni ebedileştirecek bu dünyanın en değerli işini yapıyorum hissinden bıkmaz ruh.

Her şey gelip geçici, Ezeli ve Ebedi olan Sensin, namazla Senin ayinen olup ben de ebedileşmek istiyorum duasını tekrar etmekten usanmaz.

Nefisperest bir asırda, sanki her şey bizi bu duygulardan uzaklaştırmak için elbirliğiyle çalışıyor olsa da, Rabbimizden ve imanımızdan kuvvet almaktan başka çaremiz yok. Namazı seven tarafımızı keşfetmeye, hissetmeye çalışalım.

 

 

 

 

Tabi gün içinde nasıl yaşıyorsak namazımız da öyle olur. Gün içinde şükürsüz, tevbesiz, duasız, Rabbimize dayanma sığınma taşımayan duygular yaşıyorsak; namaza durunca birden bu manalara geçiş yapmak mümkün değil. Namazda gün içinde yaşadığımız duyguların sunumunu yapıyoruz biraz.

Namazı sevmeye çalışmak, bir müminin belki en büyük kaygısı olmalı desek herhalde yanlış olmaz. Biz namazı sevme kaygısı taşırsak, severek kılmaya çalışırsak çocuklarımıza zaten yansır. Yoksa sevmeden sevdirmeye çalışmak, iyi niyetli gibi görünse de boşuna bir çaba oluyor.

Namazla ilgili olumsuz bilinç altı oluşturacak konuşma ve davranışlardan da kaçınmak lazım. Nefis namazı sevmediğini seslendirmek ve şaka/ciddi dışa yaymak istiyor. Ama yaydığımızda iyi bir iş yapmış olur muyuz düşünmek lazım. Mesela şunları der:

– “Of, ben daha namaz kılıcam”: Yakınmadır. Of o kadar zor bir işim var ki öyle gözümde büyüyor ki anlamında.

– “Benim için de abdest alsana, benim namazımı da kılsana”: Şakadır. Tabi gerçeği yani başkasının yerine namaz kılınmayacağı açık olduğu için şaka. Ama çok derin manalı bir şaka gibi.

– Kadınların namazdan muaf oldukları dönemdeki ben izinliyim cümlesi söylenirken yüzdeki mutlu “Oh be namazsızım” ifadesi.

– Namazı hep son 10-15 dk içinde kılmayı alışkanlık haline getirmek de davranışsal bir mesajdır ve “yumurta kapıya dayanmasa hiç içimden gelmiyor kılmak, o kadar sevemiyorum yani” anlamını taşıyor herhalde.

Hep hatırlayalım ki, bize namazı öğreten Resulullah(SAV) namazı çok çok seviyordu.

Belki de O’nun en büyük ve mühim sünneti, namazı sevmek.

Allah(cc) hepimizi, ailemizi ve çocuklarımızı namaz kılanlardan ve namazı sevenlerden etsin. Amin.

www.annenotlari.com

Okunma Sayısı : 10.609

hayrunisa için yorum yapın

“Namazı Sevmek” için 28 Yorum

  1. hasret dedi ki:

    çok güzel ve gerekli bir yazı emeğinize sağlık..namaz dinin direği,gözümüzün nuru ..hayatın merkezi ve olmazsa olmazı.Allah huşu içinde namaz kılanlardan eylesin …(.bizi ve evlatlarımızı)

  2. Deniz dedi ki:

    Namaz Rabbimizin bize bahsettigi en guzel nimet . Cogu zaman kildigimiz namazlardan gafil olsak da Cenab-i Hak bizi bu lutfundan uzak tutmasin insallah. cocuklarin namazi bir aliskanlik olarak elde etmelerinde ozellikle evde cemaat olmanin onemine inaniyorum.Abi abla cemaat icerisinde olmak da bu aliskanligi pekistirir diye dusunuyorum

  3. tarık dedi ki:

    Bir diğer konu gençlerin evlenmeden önce şu düşünceleri. Ben eşimi namaza başlatırımdır. Olmaz demeyelim ama bunun örneği azdır. Daha çok kadınlar eşlerinin sevkiyle başlayabilir ama kadının kocasını namaza başlatması pek görülmez.

    Bir büyüğümün ifadesiyle “Karıdan kocaya, kocadan karıya hoca olmaz” O yüzden ben bu kızı çocuğu namaza başlatacağım düşüncesi çoğu kez güzelliğini zenginliğine aşık olunan kişiyi, belki de namaz kılmayacağını bildiğimiz halde bu düşünceyle normal gösteriyoruz. Yanlış, olmadığını binlerce örnek göstermiş.

    Kişi eşinin namaz kılmasından şikayetçi ise bunu kendisnin sağlaması çok zordur. Ancak eşine bunu öğrenebileceği kanalları açmakla, sağlamakla olur. Bir sohbet halkası, bir cemaat tarikat mensubiyeti bunu sağlamanın en rahat yollarından biri.

  4. tarık dedi ki:

    Büyükler için:

    Kadın veya erkek kişi namaz kılıyorsa bile zamanla aşkı şevki azalabilir. Gerek kılmayanlar için gerek kılıp tembellik gösterenler için bazı yöntemler:

    1-Öncelikle ahir zamanda ibadetin önünde binlerce engel varken kişinin tek başına ne namazını ne de diğer ibadetlerini sağlıklı ve kesintisiz yürütmesi imkansıza yakındır. Bunun için bir çok mana büyüğünün de tavsiyesine istinaden kişi kendi meşrebine, mezhebine, fıtratına ve mantığına en uygun gelen bir cemaat, camia, halka, tarikat, sohbet çevresine devam etmeli, oradan beslenmeli, gönlü kurudukça orada susuzluğunu gidermeli.

    2-Kişi aylık giyimine kuşamına, telefonuna ayırdığı paranın 5’de birini ki -İbrahimi zekattır- dinimi imar için harcamalı, bu kapsamda namaz ile alakalı ne kadar kitap, cd ve teşvik edici materyal varsa almalı. Mesela sanırım Moral yayınları set halinde 25-30 kitap satıyordu çok ucuza, alınabilir. Bunlar okunmalı, namaza ait sürekli bilinçaltı beslenmeli. Bunlar namaza başlamamış insanlara da verilip teşvik edici olması sağlanabilir.

    3-Telefonumuzda veya mp3 çalarımızda mutlaka namazla alakalı vaazlar olmalı, mümkünse işyermize, pc nin açılışına, defterimize, evin köşesine kurulan panoya namaz ile alakalı ayet ve hadisler asılmalı.

    4-Namaz ve ibadetlerin temrin ile, tekrar ile yarine oturacağını unutmamak lazım. Bu temrin hayat sonuna kadar devam eder.

    5-Namazın devam etmesi ondan alınan zevke bağlıdır. Namazdan zevk almanın birkaç yolu:
    a-Namazı evde veya camide cemaatle, kıraatı güzel birinin arkasında kılmak.
    b-Dışarıda kılanacaksa iç mimarisi güzel camiler tercih edilebilir.
    c-Namazda okunan ayetlerin anlamları öğrenilebilir.
    d-Namazda, peygamberimizin tavsiyesi gereği gözyaşı dökmeye zorlayabilriz kendimizi, böyleleikle manevi bir bağ oluşturabilriz yaradanla.

    6-Eşler veya kardeşler anne babaların olduğu evde, ev arkadaşlarıyla kalınan evlerde herkesin görebileceği bir çetele takip edilebilir, buna göre kaza namazları grafiklerle takip edilir, puanlama yapılır, ay birincisine ufak hediye verilebilir. Bu yöntem 10 yaşından küçük çocuklarla da mutlaka uygulanmalı, teşvik için son derece etkilidir.

  5. tarık dedi ki:

    Oh be şöyle güzel konu olsun da rahatlayalım. Ne yazık ki 2. eş konusu rekor okunma ve yazma sayısına ulaşır ama bu konu ulaşmaz.

    Kendi bilgi ve tecrübelerimi namazı nasıl sevdirebilriz açısından aktarmaya çalışayım, Önce çocuklar için:

    1-Öncelikle yazıda da belirtilmiş ve artık herkesin bildiği gerçektir ki; çocuk ne görürse onu alır. Biz öfleye pöfleye namaz kılarsak çocuk da o kadar ciddiye alıyor.

    2-Bu devirde ailenin çocuğa namaz sevdirmesi 7 yaşına kadar mümkündür 11-12 yaşından sonra kılmaya devam ettirmesi imkansıza yakın gibidir. Burada devreye arkadaş çevresi giriyor. Anne baba, çocuğuna alacağı bisikleti, bilgisayarı ve spor ayakkabıyı dert ettiği kadar dindar arkadaş çevresini dert edinirse bu iş çözülür. Yoksa imkansıza yakındır.

    3-Anne baba hiç bir zaman kızmadan, zorlamadan ama ısrarcı şekilde hayatlarını namaz endeksleyerek çocuğa namaz mesajı vermeli. Mesela:
    a-Çok hasta olunmasına rağmen kılınan namazı çocuğa anlatmalı, kim hasta değilse çocuğa “bak baban-annen o kadar hasta ama namaz kılıyor neden? çünkü Allah bizi o zaman daha çok sever cennetine koyar” gibi

    b-Kalkılan sabah namazlarında (sabah namazı vakti güneş doğmadan öncedir, doğduktan sonra kılınan namaz sabah namazı olmaz, kazadır) ve gece namaza kalkılınca çocuğun uyanacağı iekilde icab ederse gürültü yapılmalı, odasına girip ışık açmalı, belki kuran dinlenmeli ve böylece o saatte namaz için uyanmanın o aile için normal olduğu gösterilmeli.

    c-Pikniğe gidilecekse, sabah namazı bulunulan ildeki önemli bir türbenin camisinde veya büyük camide kılınıp gitmeli, piknikte dahi namaz kılınarak namazsız bir ortam olmadığı gösterilmeli, sinemaya maça vs giderken namaza göre plan yapılmalı bu planlar çocuklarla beraber yapılıp eksenin namaz olduğu belirtilmeli.

    d-Çocuğun sevdiği veya hayran olduğu akraba ve büyüklere daha önceden konuşulup sohbet sırasında namaz hakkında telkinlerde bulunması rica edilmeli, ergenliğe yakın ergenlikte çocuk anne babasına adeta düşman olduğundan bu mesajları başkalarının vermesi sağlanmalı.

    e-Çocuklara alınan hikaye kitapları, boymalar, bilgisayar vs gibi ne olursa olsun içinde mutlaka dini temalar olan şeyler seçilmeli, oyunlar olmalı.

    f-Çocuklar, her ne kadar onlara kızan zebani kılıkla yaşlılar olsa da camiye götürlmeli, orada oynayıp koşmalarına engel olmamalı, bunun için mümkünse cemaatin olmadığı zaman seçilmeli.

  6. hayrunisa dedi ki:

    ya sevdiğimiz insanlara nasıl namazı anlatmalıyız. ben kılmasını çok istiyorum ama ona söyleyip onu soğutmak istemediğimden bişey söylemiyorum

    • AYsun dedi ki:

      hayrunnisa hanım hep bu konular açıldığında aklıma,gönlüme ilk gelen şey şudur: niye kılınır namaz, amacı ne ki,kim niye istemiş bunu?…tanımadığım bir varlık için hiç bişey yapasım gelmez ki…o yüzden Alemlerin Rabbi lutfetmiş bizimle konuşmuş,bize kendi sözünü indirmiş bizim de bu lutfa karşılık sabah akşam şükredip o yüce Kitabı okumamız gerekiyor.daha sonra biiznillah ben inanıyorum ki namaz kıl,oruç tut,tesettüre gir cümleleri BAŞKALARININ ONA DEĞİL,KİŞİNİN KENDİ NEFSİNE KURDUĞU CÜMLELER OLACAKTIR.BENİM BİR RABBİM VAR,BENİM HAYATIMIN BİR ANLAMI VAR,SENİ SEVİYORUM İLAHIM VE SANA YAKLAŞMAK İSTİYORUM.Olay böyle devam edecektir inşaallah.Clinton ın baldızı müslüman olduktan sonra şunu söylüyor müslümanlara” SİZİN YAŞADIĞINIZ HİSLERİ ANLAYABİLİYORUM ARTIK,ÇÜNKÜ BEN DE NAMAZ KILIYORUM” ANLAM EKSENLİ Bİ HAYATTA NAMAZ MÜSLÜMAN İÇİN VAZGEÇİLMEZ BİR İBADETTİR.BUNU Bİ İÇSELLEŞTİREBİLSEK…KİMDEN BAHSETTİNİZİ BİLMİYORUM AMA KONUŞTUĞUNUZ KİŞİNİN ÖNCE GÖNLÜNE GİRİN.ONA TEFSİRLİ BİR MEAL ALIP VERMENİZ HAYATTA ALDIĞI EN MÜKEMMEL HEDİYE OLACAKTIR.SELAMETLE…DUAYLA…

      • hayrunisa dedi ki:

        Aysun hanım teşekkür ederim. bahsettiğim kişiyle evlenmeyi düşünüyorum ama ben namaz konusunda hassasım o yüzden ondan da emin değilim. onunlada bazı sorunlardan dolayı görüşemiyoruz.

        • AYsun dedi ki:

          oooo mesele çok hassasmış:) bu öyle bir durum ki üste yazdıklarım aynen geçerli ve bunların dışında neler olabilir? 1) namaza yavan çıkar,ha hoş kılsam iyi olur der ama başlamaz.2) namaza sizi sevdiği ya da sizinle evlenmek istediği için başlar ama sonra namazı bırakması olasıdır.3) ben buna leyla ya bakarken mevlayı bulma diyorum.namaza başlar ve onun için namaz olmazsa olmazlar listesine girer.
          ama mesele çok ciddi evlenmekten bahsediyorsunuz karşıdaki insanı tanımadığım için birşey diyemeyeceğim ama iyi düşünmeniz gerekiyor siz benim üste yazdıklarımı deneyin inşaallah HELAL sınırları içinde konuşun,ne zaman konuşabilirseniz. not: bunları üniversitede psikoloji eğitimi alan, psikoloji öğrencisi olarak söylüyorum umarım faydalı olur.Rabbimiz diyor ya birbirinizin örtüsüsünüz.Rabbim size ahirette de sürecek bir hayırlı örtü nasip etsin inşaallah.
          .
          biraz uzun olacak ama herkese faydalı olur ,açık olsun diye link değil yazıyı gönderiyorum; bu alttakiler de psikolog hatice dilek öztürk e ait.

          1- EŞ SEÇİMİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER NELERDİR?

          1’ İTİKADİ; – Tevhidi bir bilince sahip olmalı.

          – Ümmet bilinci taşımalı.

          – Kur’an bilinci taşımalı.

          – Sünnet bilinci taşımalı.

          – İstişare bilinci taşımalı.

          – Hikmet bilincine sahip olmalı.

          – İlim sahiplerine değer vermeli.

          2’ AHLAKI; – Doğruluk.

          – Yumuşaklık.

          – Nezaket.

          – Güzel sözlü olma (fasih konuşma).

          – Adalet.

          – Vefa.

          – Temizlik (Giysi, el, yüz, ağız, saç)

          – Edep.

          – Cömertlik.

          – Sabır.

          – Tevazu.

          – Fedakârlık.

          3’ İBADETİ; _ Zikir (Kur’an, Tesbih, Her an Allah’ı anma).

          – Namaz (5 + Gece neşesi)

          – Oruç ( Ramazan harici Pazartesi, Perşembe… v.s).

          – Umre – Hac

          4’ KÜLTÜRÜ ; – Nasıl bir aileye mensup?

          – Gelenekleri mi, İslam mı hayatına hâkim?

          – Aile bağları sıkımı, gevşek mi?

          – Ailede kaçıncı çocuk?

          – Ailenin ondan beklentileri?

          – Onun ailesinden beklentisi?

          5’ EĞİTİMİ; – Baştan sona gördüğü eğitimler, mezun olduğu yerler nelerdir?

          – Mesleği ne?

          – Meslek dışı, gelir getiren bir yeteneği var mı?

          – Neden bu mesleği seçmiş?

          – Aslında olmak istediği ne imiş?

          – İşini seviyor mu?

          – Devlette mi, özelde mi çalışıyor?

          – Kadrolu mu, sözleşmelimi?

          – Sigortası var mı?

          6’ PLANLARI; – Beş yıl sonra nerede ve ne yapıyor olmak istiyor?

          – 10 yıl sonra nerede ve ne yapıyor olmak istiyor?

          – Ölümü nerede ve ne şekil olsun istiyor?

          – Evlilikten beklentisi ne?

          – Anne- Baba olmaya hazır mı?

          – Neden Anne- Baba olmak istiyor?

          – Evliliğe hazırlanmış mı?

          – Cinsellik konusunda yeterli ve doğru bilgiye sahip mi?

          – İyi bir eş ve baba olamaya, ya da iyi bir eş ve anne olmaya hazır mı?

          7’ EKONOMİSİ; – Aylık geliri ne kadar?( bu arada bunlar yanlış anlaşılmaya müsait konular evlenceğimiz kişide aranacak ilk özellik elbette bu değil ama sorulması gereken bir soru olarak düşünülmeli.aysun.)

          – Bir aile ona göre kaç liraya geçinir?

          – Para ona göre ne ifade ediyor?

          – Tutumlu, cimri, cömert kimdir?

          _ Cimri ve cömertten anladığı ne?

          8’ HOBİLERİ; – Yapmayı sevdiği şeyler neler?

          – Yetenekleri neler?

          – Nasıl eğlenir?

          – Nasıl dinlenir?

          – Nerede ve nasıl gezmek veya tatil yapmak ister?

          9’ FOBİLERİ; – Korkuları var mı?

          – Varsa neler?

          – Bu konuda tedavi gördü mü?

          10’ SAĞLIĞI; – Kalıtsal bir hastalığı var mı?

          – Kronik bir hastalığı var mı?

          – Ailede sık görülen hastalıklar?

          – Geçirdiği ameliyat var mı?

          – Düzenli veya sık kullandığı ilaç var mı?

          – Yaşadığı hayattan memnun mu?

          Not:Uzun yorumları Tuğba Hanım yayınlamıyor da bana denk geldiniz, bunu yayınlıyorum fakat daha kısa bir kaç parça halinde de olabilir yorum yazarsanız sevniriz. (Sema Maraşlı)

          • eymen dedi ki:

            Bu kriterleri görürse bizim hanım beni boşar. 🙂
            Kızlar yukarıdakilerin yarısına uyan bir erkeği bulabilirseniz, üzerine atlayın hemen.
            Hatta düğünü falan beklemeden dini nikah yapmaya ikna etmeye çalışın, ne olur ne olmaz.
            Sakın arkadaşlarınıza falanda bahsetmeyin ondan, elinizden kapmaya çalışabilirler.

            “Tevhidi bir bilince sahip olmalı.” Teslisçi falan olmasın, tagutlara itibar etmesin, eyvallah.
            “Ümmet bilinci taşımalı.” Bütün müslümanları kardeş bilmeli bu da tamam.
            “Kur’an bilinci taşımalı.” Kur’an’ a önem vermek kastediliyorsa buda pekiyi. Adam hafız olacak diyorsanız zor.
            “Sünnet bilinci taşımalı.” Farzların dışında elinden geldiğince sünnetleri de yapsın. Cübbeyle sarıkla dolaşsın derseniz buda zor.
            “İstişare bilinci taşımalı.” Herşeyi hanımına sorsun istyorsanız bu hiç olmaz, birşeye karar verirken ehline danışmak, arkadaşlarda fikir almak, hocaların rızasını gözetmek iyidir.
            “Hikmet bilincine sahip olmalı.” Bunu anlamadım. Hikmet sahibi olmak, hikmetler muttali olmak kastediliyorsa böyle insan yüzbinde birdir. Yani buda imkansız gibi birşey. Elli yaşında biriyle evlenmeyecek kız herhalde değil mi?
            “İlim sahiplerine değer vermeli.” İlk önce ilim sahibinin kim olduğunu bilmesi lazım, sonra bunada pekiyi. (Medreseye baş müderris atayacağız :))
            Çok zaman alacak atlayarak gidelim.

            “Zikir (Kur’an, Tesbih, Her an Allah’ı anma).” Günlük yüzbin lafza-i celal çekmiyorsa onu boşver.
            “Namaz (5 + Gece neşesi)” Bir ajan ayarlayıp gece namazına kalkıp kalmadığını kontrol ettirmessek olmaz.
            Yok yok bunları yazan kişinin kesin ellili yaşlarda evlendirmek istediği mübarek bir abisi var.

          • tarık dedi ki:

            eymen ben de yazdım ama yayınlanmadı. Hayatımda gördüğüm en saçma yazı yukarıdaki. Sünnette yeri yok. Sünnet belli; kadın dini, parası, soyu, güzelliği için alınır. Bu yazıyı kaleme alan kişi iyilik yaptım mı sanıyor? Ne kadından ne erkekten bu şartlara uygun kişi bulmak imkansız. Hele bazı maddeler zaytung haberi gibi. Adam/kadın böcek fobisi varsa örümcekten tırsıyorsa evlenmeyelim mi:)

            Yazı olsun diye yazılmış.

          • AHSEN dedi ki:

            bende okuyunca ürktüm açıkçası.İnsani ilişkileri iyi olsun inançlarına sıkı sıkı sarılsın eşini sevsin kısaca böyle özetlesek.

            insanlar başkalarına hep evleneceği kişinin reklamını yapmak istedikleri için farklı istekler doğuyor onlarla bazı insanları kısa ve öz istekleri olanları ayırmak gerek birde her insanı aynı kefeye koymamalı.
            bunlardan çok bence insanları her insanın kusurlarının eksikliklerinin olabileceği anlatılmalı ve bunlara hoşgörü anlatılmalı biz bunları herkeste bulabileceğimiz kanaati taşıdığımız için eş adayı bulamıyoruz sorunda burda yanlış şeyler arıyoruz ve yanlış bilgilendirmeler dolaşıyor etrafta sonra insan karşılaştıkları insanların böyle olmadığını görünce tam bir hayal kırıklığı.Her insan evlendikten sonra eşinin başka bir kişilikte olduğunu anlamakta geçikmiyor.Bence eğer karşıdaki insan sizi kusurlarınızla hatalarınızla hastalıklarınızla fobilerinizle engellerinizle ailenizle görgünüzle karakterinizle kabul etmiyorsa hiç etmesin.

          • AYsun dedi ki:

            eymen ve tarık adlı kişiler siz yorum yapmayın OLUR MU YAPMAYIN YORUM, BENİM YAZDIKLARIMA.YUKARDAKİ KRİTERLER HEPSİ OLSUN, OLMAZSA EVLENMEYİN DEMEK DEĞİL Kİ!!!.BUNLAR BELLİ BİR ÖLÇÜ OLMALI.VE HEM KADIN HEM ERKEK İÇİN.ALLAH IM YA NASIL SİNİRLENMEYİM Kİ.NE SİNİR BOZUCU.ÖZELLİLKLE TARIK ADLI KİŞİ DAHA ÖNCE SÖYLEMİŞTİM SAÇMA SAPAN YORUMLARA İHTİYACIM YOK BANA YORUM YAZMAYIN!!!.YAZI OLSUN DİYE YAZILMIŞMIŞ.KALBİMİ YARIP TA MI BAKTINIZ? BEN PSİKOLOJİ OKUYORUM,ÜSTE YAZANLARDA ÇOK SAYGIN BİR PSİKOLOGA AİT.DAHA FAZLA SINIRINIZI ZORLAMAYIN.ANLAMIYOR MUSUNUZ SİZİNLE MUHATAP OLUP SEVİYEMİ DÜŞÜRMEK İSTEMİYORUM.KİM OLDUĞUNUZ , NE YAZDIĞINIZ UMRUMUN KÖŞESİNDEN DAHİ GEÇMİYOR.

          • tarık dedi ki:

            Abla dövecek bizi 🙂

            Psikoloji okurken arada Sünnete göre evlilik için aranması gereken özelliklere de bakın boş vakitte.

          • .:. dedi ki:

            Sayin psikolog a ait olan es seciminde dikkat edilmesi gerekenler ile ilgili olan kendi tavsiyelerini okudum.

            Icerisinde bizlerin de hayatimizda az cok uyguladigimiz, arkadas secerken, es secerken, is secerken hatta bir secim yapacagimiz zaman kullandigimiz maddeler ve kriterler vardir. Her insana gore bu secenekler degiskenlik tasir, en onemlisi de aslinda onem sirasidir. Kimileri bu maddelerin bir kismini uygular, kimilerinin daha farkli secenekleri de olabilir. Herkezin kriteri kendisine uygun olani bulmaktir neticede.

            Oncelikle genel olarak maddeleri okuyup kisisel olarak kendim degerlendirince, Bana gore, ahlak icerisindeki maddeler, her seyden daha onemlidir, onem sirasinda birinci olmalidir. Itikat , ibadet, daha sonralari gelebilir. Ben daha azi ile yetinip kucuk seyler ile kendimi mutlu edebiliyorum, Baslangic noktami Ahlak ve kultur degerleri ile belirleyip gidersem, ayni kiriterlere sahip birisi ile digerlerini kesinlikle Cozebilecegime inaniyorum (Onemli konu, en az bu degerlere sahip birini bulmak onemli idi, burada kendime igne batiriyorum, ben bunu yapamadim. Bunu tespit etmemde eksikllikler ve sikintilar olmustur. Bunu farkettigim zaman gecmis idi.) Boyle bir sitenin farkina yeni vardik, Yeni evliligi dusunecek kardeslerimiz bu siteden ve Sema hanimin yazdiklarindan faydalanirlarsa, en azindan ellerinde iyi bir es secimi icin iyi bir rehber olacaktir. (Evlendigim zaman bu kadar cok bilgi paylasimi ve ornek yok idi ve ayrica sartlar farkli idi, artik yeni sartlara ya ben ayak uyduramadim veyahutta, sartlar baskasini iyi degistirdi. )

            Benim dusunceme gore bu maddeleri her hangi bir kisi kendi kriteri olarak yazarsa bu normal birseydir. Kendi secimidir. EŞ SEÇİMİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER NELERDİR? Denilerek yazildigi icin ben bir cinsiyet ayrimi gozetmeden Isim geregi sistem analist (ben buna sistem psikologu diyorum. Yaptigim iste fazlasi var, icerisinde sadece insan yok. Ama insan en buyuk hem de birinci etken.) olarak, 10-12 degisik denek ile bazilarinda empati yaparak bazilarinda kendimi katarak, bazilarinda, anne ve babami, arkadaslarimi, bir kac farkli din ve kulturden kisileri, yas da cok onemli, 20 yasinda genc birisi ile 35-40 yasindan sonraki birisi arasinda fark vardir. (aslinda cok fazla) zihnimden test edip analiz ettim, Tum maddeleri uygulayinca, Uygun es bulmak icin cok zorlandim, Sadece Bazi maddeleri uygulayinca ve, onem sirasini degistirince ve kriterleri azaltinca buldum. DIGERLERINI de EVLENDIKTEN SONRA BIRLIKTE YASAYARAK COZSUNLER.:)

            Testleri yapinca, bir cok insanin onem sirasini degistirip asgari maddelerden sonra mutlu olabilecegi ortaya cikabiliyor. Annem Namazini kilan ibadetini yapan birisi, Cok guclu bir kadin, egitimi yok ve ev hanimi, bazi on yargilari var (Din eksenli degerlendiriyor genelde. Babam 5 vakit namaz kilmiyor diye de.:) ) Babam 5 vakit kilmayan ama diger ibadetlerini yapiyor, o kadar cok iyi pozitif ozellikleri var ki, (Baba ve es olarak) Annemin Babami ikna etmesi lazim.:) Isterse bunu basarabilir. Biz zaman zaman arada denge olmaya calisiyoruz. Oncelikle bazen kendilerinin goremedikleri , birbirlerinin iyi huylarini gormelerini saglkamaya calisiyoruz. Orneklere yakinlarimdan baslayip degerlendirdim, kendimi de buna dahil ettim. Kendi beklendilerimi de sorguladim, ben zaten basarili olamayan birisiyim, Su eksikligimi de gordum, siralamami ahlak, kultur, itikat, din olarak yapsaydim, belki basarili olabilirdim, ama maddelerin icerigine bakinca, karsinizdaki bunu saklarsa ne yapabilirsiniz ki, Bazi meyvelerin disindan bakinca icerisinde bozukluk oldugunu, kurt oldugunu goremeyebilirsiniz, karpuz alirken de oyle, belki minimize etmek icin yontemler vardir.

            Es secmek icin dikkat edilmesi gerekenlerin basligini degistirip de sorulari tekrar soralim, Bir psikolog mutlaka bunu yapmalidir, Iyi bir sistem analist kesinlikle yapar. Baslik su olsun icerigi ayni olabilir. “EŞ OLABILMEK ICIN DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER NELERDİR?” tabiki kendimize uygun iyi bir es.

            Bu maddeler bir psikolog kimligi ile yazilirsa ben hepsini birlikte degerlendirince onu gordum, Objectiflikten kesinlikle uzak, sekilci yani var, secici ve sadece belli bir kesimdeki kisileri ilgilendiriyor. Bunu yine isim geregi sistem analist olarak, analiz ettim, (Yani isyeri acmak, sistem kurmak, yeterli musterisinin olmasini, bu musterilerine kaliteli hizmet vermesini, Musteri memnuniyeti, para kazanmak, marka olmak…..gibi taleplerle bir psikolog bana gelirse diyerek.)

            Yazdiklarimdan Psikolog takintim oldugu dusunulmesin, gozlemledigim Genelde Psikolog ve avukat gibi mesleklerdeki kisiler musterilerinin onlara verdikleri kadar bilgiler ile musterilerinin cikarlari dogrultusunda hareket ederler, Cozumleri de genelde bu dogrultuda oluyor.

            Inanci olmayan veya farkli inanctaki kisiler icin yukaridaki maddelerin cogu kullanilamaz hale gelebiliyor, o yuzden onem sirasini yanlis buluyorum. Televizyonda “SEKSENLER” diye bir diziye denk geldim, Evin hanimi icin tek kriter SSK si var mi? Yukaridaki maddelerde sigortasi varmi? sorusunu okuyunca, aslinda orada yazilmayan ama aklima gelen pesi sira baglantili sorulari ben kendi kendime sorunca gulumsedim, Cunki boyle bir soru tek basina ise yaramaz oraya yazildi ise pesi gelmelidir. asgari ucretli sigorta ile, En yuksek memur maasindan sigortasi odenen arasinda fark cok acayip fark vardir, birde ozel sigorta var, biriktiren hesap gibi, (Bunun asgari ucretten sigorta kadar bile degeri yok.) Bu sekilde bir kac ornek vermemdeki gaye maddeler uzerinde tartisma ortami yaratmak degildir. Zaman ve zaman icerisindeki kosullarda cok onemlidir, Ama oncelik sirasini degistirdiginiz zaman, zaman kavramindaki etkinliklerin gucu her zaman az olur. Benim dusuncelerim bu yondedir.

            Sonuc olarak es secimindeki kriterlerin onem sirasinin farkli olmasi gerektigini dusunuyorum, Egitimcilerin veya bu vasiflara sahip kisilerin, Bu gibi konularda din i sinirlayici olarak dusunmemeleri gerekir. Toplumun her kesimini, farkli din ve kulturleri de goz onune almalari gerekir. Bunu Es secimi ile ilgili onceliklerin ele alinmasi bakimindan soylemek isterim.
            Editör not: Lütfen yorumları çok uzun yazmayın, hatırlatmak durumunda bırakmayın bizi.

          • seymen dedi ki:

            Sayın .:. bey, erkeklerde olması gereken birinci ve en önemli kriterin ‘SORUMLULUK BİLİNCİNE SAHİP OLMAK’ olduğu konusunda hemfikir olabilirmiyiz?

          • .:. dedi ki:

            Seymen bey ,

            Tabiki olabiliriz. AHLAK icerisine ikinci madde ye eklesek ve bunu birinci oncelikli dikkat edilmesi gerekenlere koysak.Nasil olur? Belki AYsun hanimda ayni fikirde olabilir. Diger kardesler ne sekilde dusunuyorlar acaba.

            Ben ‘SORUMLULUK BİLİNCİNE SAHİP OLMAYI’ sadece erkeklere ozel oldugunu dusunmuyorum, Onem sirasi bana gore daha sonra, Evliligi de bir ortaklik ve paylasim olarak goruyorum, Erkek ve bayan yapilarinin geregini, gucleri nispetinde birbirlerinin rollerini calmadan birbirlerine yardimci olmalari gerektigini dusunuyorum, Bir erkegin calisip evin gecimini saglamasini, bir bayanin ev islerini daha fazla yapmasini da esitligi bozacak davranis olarak gormuyorum, Bir bayan in eger calismak zorunda kaliyorsa, evine destek olmasini esi ile birlikte hareket etmesini, Erkegin de Kadin a gore yaptigi ustun davranislarida aile icerisinde ustunluk veya eksiklik olarak gormuyorum.

            O yuzden Benim dusunceme gore ‘SORUMLULUK BİLİNCİNE SAHİP OLMAK’. Erkekler icin oldugu kadar kadinlar icin ayni oranda gereklidir. Kullanim yerleri fakli olabilir. Hatta cocuklar da varsa onlarin da yaslarinin getirdigi sorumluluk bilincine sahip olmalari ve o sekilde egitilmeleri gerektigini dusunuyorum.

            Bunun en guzel cevabini bulmak icin, kendimizden baslayarak, en yakinlarimiza ve cevremize de sorgulayabiliriz. Insanlarin kulturlerine, egitimlerine, ekonomik, sosyal ve yasadiklari ortamlara gore bile degiskenlik gosterir.

        • eymen dedi ki:

          Tamam, tamam bir daha yazmayız. Üniversiteniz iyi olabilir ama sizin bölüm pek iyi eğitim veremiyor bence.

        • eymen dedi ki:

          Evlilerden görüş alın, bekarların ayakları yere basmamış oluyor genelde. 🙂

          • AHSEN dedi ki:

            evli insanlar görüş bildirmek yerine kendi sorunlarına odaklanmış durumda iyi ama evlenmeden önce onlar ayaklarını yere sağlam basıyor muydu acaba?

            yoksa tabiki her görüş değerlendirilmeye değer bana göre.

        • yasemin dedi ki:

          Evlenmeyi düşündüğünüz kişide aramanız gereken ilk özellik namaz kılıyor olması olmalıdır bence.Çünkü bir insanın namazlarına hassasiyet göstermesi büyük ihtimalle Allah ın diğer emirlerine de riayet ettiğinin göstergesidir.Allah yardımcınız olsun.

          • hasret dedi ki:

            yasemin hanıma katılıyorum.. bir insanın namazı yoksa tercih edilmemeli..isterse dünyanın en mülayim en cömert ve zengin insanı olsun.
            namaz insanı kötülükten alıkoyar.önce namaz daha sonra aile ,iş ..gibi başka kriterlere bakılmalı..Rabbinin gözünde değeri olmayan bir kulun hanımının ve çocuklarının gözünde değeri olmaz.namaz kılınca her insan her vakit Rabbinin huzuruna çıkar ve onunla konuşur.bundan mahrum bir eş istememek lazım ilk öncelik isteğiniz dindar eş olursa elbet Rabbim bir kolaylık gösterecektir..

          • osman dedi ki:

            size katılmıyorum. namazın ne kadar önemli olduğunu ve dinin direği olduğunu biliyorum. beş vakit namazını kılıp insanlıktan nasıbını alamamış okadar insan varki. namaz konusunda hassas bir arkadasım beş vakit namazıda hassas ve parasınıda faizlı bankalarda tutmaz ama fatura satar. namaz kılıyor diye olay tamam demek tamamen hüsrana uğratır.
            allah rızası için namaz kılan vardır.
            küçüklükten beri alışmış ve inancı olduğundan ve namazını kılmadıgında boşluk hissettiği için namaz kılanlar. kişiliği oturmamıs insan değer vermeyı bilmeyen kişiler.,
            gösteriş için ve bundan manevi ve maddevi çıkar sağlamak için kılanlar.

            bence kişinin sabit fikirli olmaması, ögrenmeye açıkl olması ve kendi muhasebesini yapıyor olması çok önemlidir. namaza sonradan başlayan çok insan var.

            küçük bir soru sormak istiyorum. 5 vakit namazı kılmakta çok hassasiyet gösteren bir bayan aynı hassasiyetı tesettürde gösteremiyorsa namaz kılıyor diye evlenmekmı lazım. çok sahit oldum bundan dolayı soruyorum. namaz allah la kul arasında bir hesaptır. allah affedicidir. ama bir bayan dar giyinip sokağa çıktığında ona bakıp günaha giren herkesın o bayanda hakkı vardır. burada günahı sadece bayana yüklemek değil amacım birileri savunmaya geçmesım :)kul hakkıdır bu yanı. ve kul hakkını allah affetmez. bunu bilip hala dar giyen hanımla evlenilebilirmi?

          • osman dedi ki:

            bence kişinin sabit fikirli olmaması, ögrenmeye açık olması ve kendi muhasebesini yapıyor olması ve uzerine namaz klıyor olması doğru olandır. namz kılıyorsa ve yukarıdakı ozellıkler yok ise namaz kılmayan benım için daha değerlidir. çunki bu insan gelşmeye daha acıktır ve kamıl insan olma yolunda daha hızlı ilerleyebilir. ve bu ınsandan kolay kolayda zarar gelmez diye düşünüyorum.

          • İMRAN dedi ki:

            Osman bey tesbitleriniz isabetli, tebrik ediyorum.Necip Fazıl Merhumun güzel bir sözü var: “Şahsiyeti olmayanın hiç bir şeyi yoktur” buyuruyor. Bu bağlamda meseleyi genişletecek olursak kişinin NAMAZIN AHLAKIYLA ahlaklanıp ahlaklanmadığını fiillerinde görmek mümkündür. Kişiyi kötülüklerden alıkoymayan, kul haklarından ısrarla alıkoymayan namaz o kişiyi zahiren namaz kılıyor göstersede ve biz onu musalli bir kardeş olarak bilsek bile emin bir mümin olarak göremeyiz. Bütün ibadetlerin kişiliğe ne gibi yansıdığını görmek lazım.

            DUDAKTAN GİREN, YANAKTAN BELLİ OLUR.

          • hasret dedi ki:

            osman bey
            namaz önemli ancak tek başına hiç bir zaman referans değildir ..benim demek istediğim insanın yada en azından dini hasasasiyeti olan ,namaz kılan insan tıpkı kendisi gibi olan birini tercih etmelidir bence.ilk öncelik namaz olmalı ,sonra AİLESİ, HUYU,AHLAKIı ,İŞİ GÜCÜ vb..gelir.yani aile kötü ise yada huyu iyi değil ise tabiiki o kişi ile evlenilip kendini dünyadaki cehenneme atmak yersiz zaten..yani sırf namaz var diye diğer sorumlulukları gözü kapalı kabul edilsin demiyorum .

            ancak dünyalık herşeyi var da bir namazı eksikse ben tercih edilmesi tarftarı değilim tabiiki bu benim fikrim.eğer evlilik uhrevi hayatıda kapsayacak ise bu hayat arkadaşınıda ona göre seçmek lazım.inanın insan ne isterse Allah insanın gönlüne göre veriyor ve ameller gerçektende niyetlere göre oluyor.yani neye niyet ederseniz o şekilde gerçekleşiyor..

            bu arada neden namaz kılan insan hata yapamaz yada günah işlemez, işleyemez olgusu var.?kul bu şaşar beşer nihayetinde.namaz kılan ,yada hacı hoca hata yapınca kıyamet kopar ancak başka insan hata yapınca normal karşılanır af edilir bunu anlamış değilim.halbuki şeytanın ençok ta uğraştığı kişiler namazlı,hacı ,hoca dini hasassiyetleri olan kişlerdir…

            bu arada şeytanın en büyük tuzağı ve hilesi çoğu ibadetlleri yarına yada geleceğe ertelemektir.ya sonradan namaza başlarsa bu bir varsayım ve risktir.tabiki, hidayete erdiren Allah tır.ancak göz göre göre belki evlendikten sonra kılar düşüncesi çok zayıf bir ihtimal.
            tam tersi namazı ve dini hasasiyeti olan insanlar bu şekilde düşünüp evlenince kendisinden bile taviz vermeye başlar.dinden dahada uzaklaşır.etrafımda çok var öyle insanlar.

            evlenince içkiyi bırakıcam diyen ancak bırakmayan.kapanıcam diyen adı kapalı farz değil tarz yapan çok insan var .evliliği sihirli değnek gibi görmemek lazım.insan evlenince daha iyiye gidecek daha takvalı olacak diye bir şey yok genelde daha kötüye dönenler daha çok var ve boşanmlarda bunların göstergesi…

            bu arada içiniz eşiniz dar giyiyor diye rahat etmiyorsa evlenmeyin yok ,eğer kul hakkına kendi giriyor düşüncesi varda kaldırabiliyorsanız bilemeyeceğim :/ ama siz yinede tesettürü tam olan birini tercih ederseniz rahat etmiş olursunuz hem bu sıcakta gerçekten tesetütürü olan kişi mutlak namaz kılan ve Allah tan gerçekten korkan biridir.

    • eymen dedi ki:

      Evlenmek namaza başlamak için çok iyi bir sebep olabilir. Yeni bir hayata başlıyorsunuz. Aynı hac’da olduğu gibi bütün günahlarınız dökülerek başladığınız bir hayat. Nikaha yakın ona anlatın bunları.

  7. eymen dedi ki:

    Herkes çocuklarının kendisinden daha dindar olmasını istiyor, ama kendisine zor geliyor.

    Bazı zamanlar koşa koşa (severek) kılıyoruz, ama bir müddet sonra motivasyonu kaybediyoruz, zorlanmaya başlıyoruz.

Dünden Bugüne

Hadis-i Şerif Düşmanlığı

Bizim halkımız Kur’an-ı Kerimi pek bilmez. Bu elbette büyük bir eksikliktir fakat yine de dinimizi Peygamber Efendimizin hayatı ile öğrendiğimiz için halkın inancı sağlamdır. Batılılar yüzyıllar boyunca İslam ülkelerine hoca kılığında ...
Devamını Oku

Güzel Söz

“ Çocuklarınızla yedi yaşına kadar oynayın, onbeş yaşına kadar onlarla arkadaş olun, on beş yaşından sonra da onlarla istişare edin.” ( Hz.Ali)

Kitap

Yuvamızda Huzur Bulalım Diye

Huzur, modern dünyada, moda dışı bir kelime gibi duruyor artık. Oysa, Huzur; ne tatlı bir kelimedir. Huzur; ruhun, zihnin ve bedenin sükûnet bulma hâlidir. Huzur; gönlün yatışması, nefsin tatmin olmasıdır. Huzur; baş dinçliği, gönül ...
Devamını Oku