Yaratılışa Ters Olan Dine de Terstir

26 Ocak 2015Sema Maraşlı4 Yorum »

7_bEr­ke­ğin ai­le­de kav­vam ol­ma­sı ve kav­va­mın özel­lik­le­ri üze­ri­ne yaz­ma­ya de­vam ede­ce­ğim in­şal­lah. Fa­kat bun­dan ön­ce kav­vam­lı­ğın önün­de­ki en­gel­le­ri ko­nuş­mak la­zım. Fe­mi­nizm­le baş­la­ya­lım.

Fe­mi­niz­min as­lın­da bir Müs­lü­man ül­ke­de hiç­bir şe­kil­de prob­lem ol­ma­ma­sı la­zım. Ba­tı­da fe­mi­niz ha­re­ke­ti­nin çı­kış ama­cın­da on­lar açı­sın­dan hak­lı­lık var­dı. Hı­ris­ti­yan din adam­la­rı Hz Adem’in ka­rı­sı Hav­va’nın onu kan­dır­ma­sı yü­zün­den Al­lah’ın koy­du­ğu ya­sa­ğa uy­ma­dı­ğı­nı inan­dık­la­rı için yüz­yıl­lar bo­yun­ca in­sa­nın cen­net­ten çı­ka­rıl­ma­sı­nın gü­na­hı­nı ka­dı­na yük­le­miş ve ka­dı­nı bir şey­tan gi­bi gör­müş­ler ve ger­çek­ten de ka­dın çok ezil­miş, sö­mü­rül­müş.

Oy­sa İs­lam top­lum­la­rın­da ka­dın her za­man kıy­met­li ol­muş­tur. Di­ni­miz ka­dı­na en iyi şe­kil­de hak­la­rı­nı ver­miş­tir. Uy­gu­la­ma da ek­sik­ler var­sa bu da bir ba­tı söy­le­mi ile de­ğil, ken­di di­ni­miz­den çö­züm­ler üre­te­rek ya­pıl­ma­lı. Fa­kat ma­ale­sef ki Müs­lü­man ha­nım­lar fe­mi­niz­me pek bir sa­hip çık­tı­lar.

Oy­sa fe­mi­nizm her şey­den ön­ce fıt­ra­ta kar­şı bir ha­re­ket­tir. Fe­mi­niz­min eşit­lik söy­le­mi ya­ra­tı­lı­şa ters­tir. Çün­kü ka­dın ve er­kek eşit ya­ra­tıl­ma­mış, bir­bi­rin­den fark­lı ya­ra­tıl­mış­tır. Ya­ra­tı­lı­şa ters olan, el­bet­te di­ne de ters­tir.

Ni­sâ sû­re­si 32. âyet-i ke­rî­me de şöy­le buy­ru­lu­yor.

“Al­la­h’­ın si­zi bir­bi­ri­niz­den üs­tün kıl­dı­ğı şey­le­ri ar­zu­la­ma­yın, er­kek­le­re ken­di ka­zan­dık­la­rın­dan bir pay ol­du­ğu gi­bi, ka­dın­la­ra da ken­di ka­zan­dık­la­rın­dan bir pay var­dır.  Al­la­h’­ın lüt­fun­dan is­te­yin. Şüp­he­siz ki Al­lah (her şe­yi) hak­kıy­la bi­len­dir.”

Rab­bi­miz ön­ce­lik­le ka­dın ve er­ke­ği bir­bi­rin­den fark­lı nok­ta­lar­da üs­tün ya­rat­tı­ğı­nı vur­gu­lu­yor. Eşit­lik yok. Ve di­ğe­rin­de olan ve si­ze ve­ril­me­miş ola­nı ar­zu­la­ma­yın, di­ye de uya­rı­yor.

Fe­mi­nizm, gel­di­ği nok­ta­da Rab­bi­mi­zin “ar­zu­la­ma­yın” de­di­ği­ni ka­dın­la­ra ar­zu­lat­mak üze­ri­ne kur­gu­la­nı­yor.

Fe­mi­nist­ler ka­dın hak­la­rı adı­na; mi­ras, mül­ki­yet hak­kı, eşit üc­ret gi­bi bü­tün hak­la­rı al­dı­lar, fa­kat hâ­lâ mem­nun de­ğil­ler. Da­ha ne is­ti­yor ola­bi­lir­ler?

Fe­mi­nist­ler ar­tık sa­de­ce ka­dın hak­la­rı ile ye­tin­mi­yor­lar, er­kek­le­rin hak­la­rı­nı da is­ti­yor­lar. Er­kek­ler sü­rek­li de­ğer­siz­leş­ti­ril­me­ye uğ­ra­şı­yor­lar. Ka­dın şid­de­ti ba­ha­ne­siy­le bü­tün er­kek­le­rin üze­rin­de psi­ko­lo­jik bas­kı ku­rul­ma­ya ça­lı­şı­lı­yor.  Fe­mi­nist­le­rin is­te­di­ği ar­tık eşit­lik fa­lan de­ğil. Söy­lem­le­ri­ne bak­tı­ğı­nız za­man mut­lak ka­dın üs­tün­lü­ğü­nü sa­vu­nu­yor­lar. Ve bu­nu da er­kek düş­man­lı­ğı­na ya­pa­rak sağ­la­ma­ya ça­lı­şı­yor­lar.

Bi­zim Müs­lü­man fe­mi­nist­ler far­kın­da de­ğil; fa­kat ba­tı­lı fe­mi­nist­ler sa­vun­duk­la­rı fik­rin ya­ra­tı­lı­şa ters bir söy­lem ol­du­ğu­nun far­kın­da­lar. Fa­kat on­lar da fi­kir­le­rin­den vaz­geç­mek ye­ri­ne ya­ra­tı­lış fark­lı­lık­la­rı­nı or­ta­dan kal­dır­ma­ya ça­lı­şı­yor­lar yıl­lar­dır. Bu uğ­raş­la­rın­da da ba­şa­rı­lı ol­duk­la­rı söy­le­ne­bi­lir. Er­kek gi­bi ka­dın­lar ve ka­dın gi­bi er­kek­ler gün geç­tik­çe hız­lı bir şe­kil­de ar­tı­yor. Fa­kat tak­lit hiç bir za­man ger­çe­ğin ay­nı­sı ola­ma­dı­ğı gi­bi as­lı­nın da bo­zar, ye­ni bir tür or­ta­ya çı­ka­rır.

Ba­tı­nın in­saf­lı bi­lim adam­la­rı ar­tık iti­raf edi­yor­lar ki ka­dın-er­kek fark­lı­lı­ğı­nı or­ta­ya ko­yan pek çok bi­lim­sel ça­lış­ma so­nu­cu fe­mi­nizm ha­re­ke­ti za­rar gör­me­sin di­ye giz­len­miş­tir.

Eşit­lik da­va­sı ka­dın­la­rı er­kek­le­re kar­şı aman­sız bir ya­rı­şa sok­tu.

Fark­lı ola­nın eşit ol­ma­sı müm­kün de­ğil­dir, bu ada­le­te ay­kı­rı­dır. Ka­dın ve er­ke­ğin eşit ol­ma­ma­sı, bi­ri­nin da­ha iyi, bi­ri­nin da­ha kö­tü ol­du­ğu­nu gös­ter­mez. Su ve ateş bir­bi­ri­ne eşit de­ğil­dir fa­kat bi­ri­nin di­ğe­ri­ne üs­tün­lü­ğü yok­tur.

 

Okunma Sayısı : 5.239

Yorum yapın

“Yaratılışa Ters Olan Dine de Terstir” için 4 Yorum

  1. Ali Şeftali dedi ki:

    yazınızı kullanarak bir video yapabilirmiyim tabi ki isminizi vererek

  2. Abdullah Bir dedi ki:

    Sayın Gülpembe

    Toplamda beş satır olan yorumunuzda dahi 2 defa kendinizi TEKZİP etmişsiniz ama maalesef algılarınızla birlikte gözlerinizide kör etmiş Feminizm mikrobu nedeniyle bunu bile görmüyorsunuz.

    Bir cümlenizde:
    “erkegin kavvamlik yapmamasinin onundeki ilk engel bizatihi KENDİSİdir.”

    derken hemen akabinde

    “…ozellilke narsist, ANNECİ(!)…”

    ifadesi ile asıl suçlu olarak ilan ettiğiniz ERKEKLERİ bu hale getirenin (anne olan kadın) ve “simarik bireyler kadin…” ifadesi ile evdeki mutsuzluğun 2 sebebinden birisinin yine bir KADIN (eş olan kadın) olduğunu itiraf ediyorsunuz.

    Özetle sizin de ifade ettiğiniz gibi sorunların temelinde erkekler değil (anne veya eş) her zaman bir KADIN var…

    • Gulpembe dedi ki:

      Sayin beyefendi,
      O sizin husnu kuruntunuz. Anneci demek, bagimsizligini kazanamamis , birey olamamis insan demektir. siz dusman arama oyununuza devam edin, iyi eglenceler:)

  3. gulpembe dedi ki:

    bu yazi biraz suna benzemis: anne-babalarin ebeveynlik yapmasinin onundeki en buyuk engel “cocuk haklari “dir.:)

    erkegin kavvamlik yapmamasinin onundeki ilk engel bizatihi kendisidir.belki bunun hakkinda da yazacaksinizdir ama bana gore siralamada daha onlerde olmali. ozellilke narsist,anneci(!) ve simarik bireyler kadin yada erkek olsun , aile kurmakta ve karsinindakini mutlu etmekte basarisizdirlar,evlenecek kardeslerin dikkatine diyelim..

Dünden Bugüne

Hadis-i Şerif Düşmanlığı

Bizim halkımız Kur’an-ı Kerimi pek bilmez. Bu elbette büyük bir eksikliktir fakat yine de dinimizi Peygamber Efendimizin hayatı ile öğrendiğimiz için halkın inancı sağlamdır. Batılılar yüzyıllar boyunca İslam ülkelerine hoca kılığında ...
Devamını Oku

Güzel Söz

“ Merhamet en etkili silahtır; kalbe kadar işler ve ebediyete kadar iyileşmeyecek yaralar açar. “( LAvigerie)

Kitap

Yuvamızda Huzur Bulalım Diye

Huzur, modern dünyada, moda dışı bir kelime gibi duruyor artık. Oysa, Huzur; ne tatlı bir kelimedir. Huzur; ruhun, zihnin ve bedenin sükûnet bulma hâlidir. Huzur; gönlün yatışması, nefsin tatmin olmasıdır. Huzur; baş dinçliği, gönül ...
Devamını Oku