Burcunu Ne Kadar Yansıtıyorsun?

04 Temmuz 2017Anlat Rahatla35 Yorum »

indir

Bir Adem Diyor ki…

Burçların ne olduğunu sanırım bilmeyeniniz yoktur. Burçlarla ilgili bu soruyu muhtemelen en az bir defa size birileri sormuştur ya da kendiniz bu sorunun cevabını aramışsınızdır.

Bilinmeyenin peşinden gitmeye meraklı olan insanoğlu burçlar konusunda da epey teoriler üretmiş ve çıkarımlar yapmıştır. Ayrıca burçların ilk kökenlerinin insanların karakterlerini tahlilden ziyade tarım toplumlarında ekim ve hasat zamanlarının tespit edilmesinde kullanıldıkları düşünülmektedir. Zamanı ve mevsimleri tespit etme konusunda teknolojik imkanları kısıtlı olan insanlar yıldızların konumlarına bakarak mevsimsel dönemleri kestirmeye çalışmışlardır.

Öncelikle burçların ne olduğuna değinelim. Uzaydaki bazı özel takım yıldızlara burç adı verilmektedir. Altı adet kuzey ve altı adet de güneyde olmak üzere on iki adet olarak belirlenmişlerdir. Bu takım yıldızları özel kılan Dünya ve Güneş’i birleştiren bir doğru çizdiğimizde bu doğrultunun yılın belirli dönemlerinde belirli takım yıldızları kesiyor olmasıdır.

Buradan hareketle burç yorumcuları bu dönemlerde doğan insanların karakterlerinin ilgili takım yıldızı tarafından etkilendiğini savunmaktadırlar. Ayrıca daha da ileri gidip insanların gelecekleri hakkında yorum yapmakta, fal bakmaktadırlar. Günümüzde hayranlık duyduğumuz batı astronomi alanındaki ilerlemelerini de bir nebze burçlara borçludur.

Kahinlerine inanan hükümdarlar savaşlara girmeden önce galip gelip gelemeyeceklerini kahinlerine danışmışlardır. Kahinler de gök cisimlerini inceleyerek belli başlı çıkarımlarda bulunmuşlardır, elbette bunları yaparken Dünya’nın Güneş’in etrafında döndüğünün keşfi gibi tespitlerde bulunmuşlardır.

Fal bakmanın sadece burçlar aracılığıyla değil kahve falı vb. gibi yöntemlerle de doğru olmadığına herkes farkında olsa da değinmek istiyorum. Yüce Allah ayette şöyle belirtiyor, “De ki: ‘Göklerde ve yerde olan gaybı, Allah’tan başka bilen yoktur.” (Neml, 27/65). Keza peygamber efendimiz Hz. Muhammed de bizleri şöyle uyarıyor, “Kim bir kâhine gider, dediklerini doğrularsa; şüphesiz ki Muhammed’e indirilmiş olanı inkâr etmiş olur.” (EbûDâvûd, Tıb, hadis no: 3904).

Acaba burç yorumlarına bakarsak falcılık yapmış olur muyuz? Eğer günlük yorumlara bakıyorsak evet bu kesin falcılıktır diyebiliriz. Ayrıca günlük olmayan yorumları okumak da falcılığa girer. Şöyle ki pozitif bilimlerle sebep sonuç ilişkisi içinde açıklayamadığımız şeyler hakkında yorum yapmamız gibi. Kişinin kahve fincanındaki telveye bakarak doğacak bir çocuğun ileride şöyle şöyle huylara sahip olacak demesiyle yıldızlara bakarak yorum yapması arasında bir fark yoktur.

Ayrıca günümüzde kullanılan burç takvimi muhtemel hatalar içermektedir. Şöyle ki burç hesabında kullanılan zamansal dilimlerde yörüngesel hareketlerden ötürü kaymalar olmaktadır ve yaklaşık iki bin üç yüz yılda bir burçlar birer kademe kaymaktadır. Nitekim güncel olarak kullanılan burç tarihlerinin yanlış olduğunun NASA tarafından tespit edildiği yakın zamanda magazin haberlerinde yer almıştır.

Peki gerçekten doğduğumuz tarih ya da mevsim ile kişiliğimiz arasında bir bağ yok mudur? Bilim adamları şubat ayında doğanların şizofreniye daha fazla yatkın olduklarını tespit etmişlerdir. Başka bir araştırmada yaz aylarında doğan erkek çocuklarının daha az vicdanlı oldukları bilgisi elde edilmiştir.

Bu araştırmalar dahi istatistiki olduğundan yeterli ve net sonuçlar olarak kabul edilmezken aynı zamanda kuzey yarım küre ile güney yarım küre arasında mevsimsel etki arasında bir fark görülmemiştir. Yani kuzey yarım kürede kış çocuğu olarak dünyaya gelen birisi güney yarım küredeki kış çocuğuna benzemektedir. Halbuki aynı doğum tarihine sahip kişiler farklı yarım kürelerde farklı mevsimleri yaşamaktadır.

Gelelim burçlarla ilgili en çok merak edilen iki hususa. Birincisi neden kadınlar erkeklere nazaran burçlarla daha çok ilgilenmektedirler? İlk sorunun cevabı her ne kadar feministler bilimsel gerçekleri inkar etse de kadın beyninin ve zihin yapısının erkeklere göre farklı olmasıdır.

Kadınlar sahip oldukları bağlantı şeması gereği daha duygusal, daha sezgisel, erkeklere göre daha fazla estetik kabiliyetlilerdir. Ancak en önemlisi erkeklere göre daha irrasyonellerdir, yani olayları, süreçleri sebep sonuç ilişkisi içerisinde ele almadan karar verme eğilimi gösterirler. Kadınları anlaşılmaz kılan da budur. Ayrıca sonuç değil, süreç odaklılardır. Buradan hareketle onlara bir hikaye tadında anlatılan ve sebep sonuç ilişkisinden ziyade doğrudan sezgisel hükümlere dayanan burç yorumları çekici gelir.

İkinci husus ise okuduğumuz yorumların bizi gerçekten tanımladığını neden düşündüğümüzdür? Bu sorunun cevabı da psikolojideki Barnum etkisi ya da Forer etkisi dediğimiz durumdur. Ayrıca yorumları yazan kişilerin manüplatif üsluplarını da göz ardı etmemek gerekir.Barnum etkisi, birbiriyle çelişen sözlerin bir arada verilmesi sebebiyle insanların kendilerine özgü bir açıklama yapıldığı izlenimine sahip olmaları durumudur. Örneğin bir burç yorumunda şöyle bir ifade geçmektedir, “… mütevazi ve sadedir ancak aynı zamanda kibirli ve gösterişlidir.” Sizce bir insan aynı zamanda hem mütevazi hem de kibirli olabilir mi?

Ya da aynı anda hem sade hem de gösterişli olabilmesi ne kadar mümkündür? Ayrıca burç yorumları incelenirse insan kişiliğine ait tüm olasılıkları saymaktadırlar. Bugün yağmur yağabilir de yağmayabilir de cümlesi gibi. Bu cümle her iki olasılığı kapsar ve bir bilgi içermez. Bir psikolog olan Forer 1948 yılında burç sayfasından aldığı bir yorumu öğrencilerine vermiş ve kendilerine ne kadar uyduğunu 1 ile 5 arası puanlamalarını istemiştir. Yapılan puanlama sonucuna göre ortalama 4 değeri elde edilmiştir.

Aynı deney farklı zamanlarda da tekrarlanmış ve benzer puanlar elde edilmiştir. Forer etkisi (P. T. Barnum’un gözlemlerinden sonra Barnum Etkisi olarak da adlandırılmıştır) bireylerin, özellikle kendileri için hazırlanmış gibi görünen ama aslında büyük çoğunluktaki insanlara uyacak kadar genel ve belirsiz kişilik betimlemelerine inanma eğilimlerini anlatan bir gözlemdir.

Bu zaafın sebebi ise, insanların kendileri hakkında bir şeyler duymaya olan ihtiyaçlarıdır. Olumlu düşünce ve biriciklik yanılsaması olarak açıklanan bu durum astroloji gibi, grafoloji gibi, falcılık gibi bilimsel olarak objektifliği kanıtlanamamış alanlara olan ilgiyi ve insanların yorumlara olan güvenini açıklamaktadır.

İnsanların doğdukları tarih ile karakterleri arasında kesinlikle bir bağ yoktur diyemesek de burçlarla ilgili yorumların herhangi bir bilimsel ve dini dayanağı olmadığını görmek mümkündür. Ayrıca sırf doğduğu tarihten ötürü bir insanın geleceği hakkında yorum yapmak falcılığa girer.

Bahar mevsiminde doğan çocukların polen alerjisi sebebiyle travma geçirip kişiliklerinin şekillenebileceği irdelenebilir ancak adeta atılan bir zarın ardından üçten büyük gelirse sen küçük gelirse ben kazanırım dercesine şu tarih ile şu tarih arasında doğanlar bencildir demek doğru değildir.

Kaldı ki insanın karakterini on iki modelle sınırlamak ne derece doğrudur? Buna çözüm olarak yükselen burç diye bir şey icat edilmiştir ki toplamda yüz kırk dört karakter yapmaktadır. Yorumlar incelenirse göreceli kavramlar olduğu görülecektir. Mesela çalışkandır yazar, kime göre neye göre? Uysaldır yazar, acaba bir kedi kadar mı yoksa aslan kadar mı uysaldır?

Şimdi denilebilir ki bu konuda yazılmış dini eserler de bulunmaktadır. Yazan kişiler mevsimleri mi yoksa yıldızları mı işaret etmişlerdir? Ayrıca onlar bir şeyleri gönül gözüyle yazmışlardır, acaba bizler yazılanları doğru anlayacak durulukta bir kalbe sahip miyiz?

İnsanın karakterini sahip olduğu genlerin de etkilediğini ve bunların anne babadan geldiğini artık bildiğimiz halde sezaryen doğumlarda doğum saatini bile burçlara göre ayarladığımızda sünnetullaha uygun olan inancın yıldızların etkisine mi yoksa diğer öğelerin etkisine mi inanmak olduğunun takdirini siz okuyuculara bırakıyorum. Enerji ya da aura gibi öğelerden bahsederseniz de bunun yine tamamen hissiyatla olduğunu ve tamamen kalbi bir mesele olduğunu, yanılma payının epey fazla olduğunu hatırlatmak isterim.

Velhasılı kelam fala inanmamakla beraber insanların karakteri hakkında yıldızlara bakarak fal bakmayalım, falsız da kalalım.Karakterlerin uyumunu burçlardan çıkarmaya çalışmak yerine istişare yolunu seçelim, istişarede hayır vardır, aklımıza takılan durumları sağdan soldan kulaktan dolma bir şeylere göre hükümlendirmek yerine güvendiğimiz insanlarla istişare yapmayı da ihmal etmeyelim. Okuyuculardan ricam sulandırılmaya çok elverişli olan bu konu hakkında çok fazla yorum yapılmasın.

Merak edenler özellikle Barnum etkisi konusunu ve bebeklerin doğdukları mevsimlerin karakterleri üzerine etkisini araştırabilir. Boş işleri terk etmesi Müslümanın güzelliğindendir. Ayrıca yüce Allah’ın şu ayetteki uyarısıyla yazıyı bitirelim. “Bilmediğin şeyin ardına düşme; doğrusu kulak, göz ve kalp, bunların hepsi o şeyden sorumlu olur.”(İsra, 17/36)

Selametle.

Fatih

Okunma Sayısı : 2.287

Yorum yapın

“Burcunu Ne Kadar Yansıtıyorsun?” için 35 Yorum

  1. Ahir zamanda Müslüman Olmak diyor ki:

    “Kavgalarinin buyugunu hic duymadik. Sakin sakin yasayip gidiyorlar. Ic dunyalarini Allah bilir ama uyumlu gozukuyorlar ”

    Feyza kardeşim umarım bu tanıdığınız boğa çifti hep böyle uyumlu kalırlar:)

    İnşaallah sizde uyumu yakalayacağınız kalbinize mukabil bir kalp bulursunuz yaşınızı bilmiyorum tahminen 25-26 yaşlarında olmalısınız belki daha küçük yada büyükte olabilirsiniz ama size tavsiyem evliliği fazla ertelemeyin çünkü sizde de benim gibi kolay kolay beğenmeme durumu var. Hadi biz erkekler geçte evlensek yine kısmet bulunur da siz hanımlar için aynı şey pek mümkün olmuyor özellikle 30 yaşından gün almaya başlamışsa bir kadın onun için artık tehlike çanları çalmış demektir. Bu bakımdan önünüze çıkacak yeni talipleriniz olursa biraz hoşlantı oluşursa aşırı beğenmeye gitmeden tabi dindarlık ölçütünüze de uyuyorsa bence reddetmeyin derim. Sizin çok iyi bir eş ve anne olacağınıza inancım tam. Rabbim kalbinize göre birini karşınıza çıkarır inşallah. sizden de bizlere dualar bekliyoruz inş. :)

    Vesselam…

    • Feyza diyor ki:

      Azmo kardes, Allah razi olsun. Dediklerinizde haklisiniz. Bazen geri donup bakinca belki de evlenseydim simdi iki cocuk annesi olmustum dahi vs gibi seyler dusunuyorum ama daha once de demistim, yas acisindan biraz olgun bir insan beklentisi icindeydim ama bunu biraz gec ve gorustukce kesfettim. Su an ise bulundugum yerde bana aracilik edecek hickimseyi tanimiyorum, gecen Fatih beye de yazmistim bakin ben de su an kimsenin unrunda degilim dert etmeyin diye. :)
      Eski yerimdekiler ailem gibiydi buradakiler beni tanimiyor. Ustu kapali sorular geliyor ve ben de ustu kapali cevaplar veriyorum yalnizca bu.
      Bizde belli bir yasa kadar da evlenmememiz icin talipler soylenilmedi. Yirmili yaslarin basina kadar ozellikle ki hizmet edekim. Bu biraz hakkimi gaspetmek oldu ama nasip diyorum sikayet etmiyor Allah’a guveniyorum. Simdi karsima cikan biraz olgun ve biraz da hayatin sefkat tokadini yemis bir insan olursa dusunecegim ins.
      Yasim 24 bu arada, kirka merdiven dayadim 😀
      Selam ve dua ile..

      • Ahir zamanda Müslüman Olmak diyor ki:

        Feyza kardeşim, Evlilik işleri kader, kısmet zaten evleneceğiniz kişi kaderinizde varsa el,ayak birbirine girermiş, kalb teskin olur evet bu o kişi dermiş :))

        “Simdi karsima cikan biraz olgun ve biraz da hayatin sefkat tokadini yemis bir insan olursa dusunecegim ins.”

        hayatın şefkat tokadından kastınız nedir şerh düşebilir misiniz? :)

        “Yasim 24 bu arada, kirka merdiven dayadim” demişsiniz.

        Ben sizi 25-26 tahmin etmiştim tutturamadım,yaklaştım. Ama daha 24’ünde çok olgun ve oturmuş düşüncelere ve sağlam bir islami bilince sahipsiniz şimdiki 24 lü kızlara bakınca sizin gibilere madalya verilmeli bence.

        Ayrıca bende 28’e yeni girdim sayılır. Ama siz kırka merdiven dayamışsanız bizde 50’ye dayadık o zaman merdiveni :))

        Vesselam…

        • Feyza diyor ki:

          ….ve yine ben Azmo kardes :) ;
          Bu yorumunuz alt kisimlarda kalmis, henuz gordum.
          Sefkat tokadindan kastim, bu cok soyut bir durum aslinda nasil tarif edilir bilmiyorum. Hem belki kimine gore yanlis da dusunuyorum, ama olsun.
          Simdi bunu anlatabilmem icin kendi durumumu anlatmam da gerekir ki beni anlayabilesiniz. Ama bunu da pek istemiyorum ajitasyona kacar cunku, kendi durumumu ajite etmeyi pek sevmiyorum su kadarini soyleyebilirim, karsima cikanlar hep mukemmele yakin ozellikteydi.
          Yaslari benden az buyuk askerligini yapmis okumus etmis is guc sahibi vs.
          Ama gecmislerini sordugum zaman oyle pek bir uzuntu yasamamislar Allah yasatmasin temennim.bu degil. Ama ben biraz yokluk, belki bir saglik problemi belki ailevi bir kayip ya da ailevi bir sorun yasamis yani bir yani biraz buruk bir insan olursa daha cok sey paylasabilecegime inaniyorum Ruhen daha yakin hissedecegime ve onun yarasini sararken kendim de mutlu olacagimi ve birbirimizi daha iyi tamamlayabilecegimize inaniyorum. Bu tamamen bensi birseey kimse bu tercihimi sorgulamasin. Sonunda eger bu yanlis bir tercih olursa bunun faturasini yine ben odeyecegim ama su an hislerim bana bunu telkin ediyor ve cok inaniyorum.
          Birseyleri kaybeden insanlarin elinde kalan ve eline gececek nimetlere daha cok sukrettigine ve daha iyi sahiplendigine inaniyorum. Hem de insanlara yardimci olmayi da cok seviyorum. Ben ona yardimci olayim o da bana kol kanat gersin istiyorum. Ben onu ruhen ac oldugu kisimlarda besleyeyim, o da bana guc olsun dayanak olsun ve o kisiyi sahip oldugu mukemmele yakin ozellikleriyle degil de eksigiyle gedigiyle sevdigimi bilsin, ilk gunden inansin ve oyle sevsin oyle sahiplensin istiyorum. Bunlar cok soyut ve tamamen ic dunyama ait durumlar o yuzden bu kadar yazayim. Gerisi bana mahsus. Dindarlik evet olmazsa olmazim ama zaten dindar olmayan bir erkek beni ne yapsin, calisan okuyan bunca kiz varken baba talip olduysa kuytu koselerde, zaten dinim icin talip olmustur o ayri. Fkat ben hayati biraz zorlukla gecmis insanlara meylediyorum. Temel kriterler disinda dindarlik gibi, bu tek kriterim diyebilirim. Cunku bu durundaki insanlarla ekseri kizlar da dahil iyi anlasiyorum. Cok da anlatilmaz yasanir bu his, telefonla bu kadar anlatiliyor.
          Yas muhabbetine gelirsek, mesela hepimiz yetmise de merdiven dayadik aslinda, cikabilecek miyiz Allah bilir ama dayadik mi evet dayadik 😀 Yirmi yasindan ilk gun aldigimda bu espriyi yapmistim “otuza merdiven dayadim” :)
          Simdi biri yasimi sorunca bazen kirka bazen elliye merdiven dayadim diyorum ama yalan da degil. 24’ume ben de yeni girdim iki ay oluyor ama sonucta istesem 100 yasima bile merdiven dayayabilirim kime ne ki 😀

          • Süleyman diyor ki:

            Feyza Hanım

            Tok açın halinden anlamazmış. İşte aslında kendinize benzeyen birini arıyorsunuz. Şahsen bende karşındaki kişinin evlilik için biraz sıkıntı çekmiş, evlenmeyi hakikaten isteyen biri olmasını önemsiyorum. Yoksa evlendiğimizde evliliğin kıymetini bilemeyecek ve hani evliliği önemsiz görüp nankörlük edecebilecekmiş gibi geliyor. Sonuçta çok rahat evlenen biri, bekarlıpın sıkıntılarını hiç çekmemiş biri beni tam anlayamaz gibi geliyor.

            Ancak bazı insanlar merhametli ve empati yeteneği kuvvetli olduğu için gene de sizi anlayabilir. Şahsen ben öyle birini görsem ve öbür kriterlerim uyarsa kabul ederim. Sıkıntı çeken her insan iyi olmayabiliyor. Ya da siz iyi anlaşırız diye düşünüyorsunuz ama aynı zamanda hem kendinizin hemde onun problemlerini kaldıramayabilirsiniz. Böyle bir çift tanıyorum. Ne erkek ne de hanım birbirlerinin problemini kaldıramadı. Yani kriteriniz ç güzel ama dikkat edin

          • Ahir zamanda Müslüman Olmak diyor ki:

            Sizi anladım Feyza kardeşim. İnş. öyle birini bulursunuz. Aslında bakarsanız bende varlıklı aile kızları zengin aile kızları hep rahat yaşamış yoklu çekmemiş kızları tercih etmem. Biraz hayatın zorluklarını bilmesi lazım bence de.

            Benim de yaşadığım zorlu süreçlerim oldu maddiyat olsun maneviyat olsun bunaldığım dönemler olmuştur.hiç birimizin mükemmel bir hayatı geçmişi yok bence. ama neticede dünya rahat yeri değil birazda o gözle bakmak lazım.

            Neyse uzatmaya gerek yok ben alacağımı aldım. Rabbim bu sitedeki herkesin kalbine mukabil bir kalp versin inşaallah…

            Vesselam…

          • Feyza diyor ki:

            Suleyman bey haklisiniz. Zaten cok siyah ya da cok beyaz bir dunyam yok aslinda, grilere de her zaman yer veriyorum bircok konuda. Koseli oldugum kadar esnek oldugum durumlar da oluyor zaman zaman.
            Iste empati her insanda yok ne yazik ki ve merhametli mi degil mi anlayamiyorsunuz. Alninda yazsa keske her insanin. O yuzden de ihtimaller uzerinden bag kurnaya calisiyorsunuz. Iste soyle olursa daha merhametli olur, sunu yasamissa daha olgundur vs . Tanimadikca bilinmez ama tanima sansimiz da sınırlı. Benim.merhametsiz birine dusersem fazla luksum de olmaz, umarim anlatabiliyorum, o yuzden merhameti cok onemsiyorum. Bunu da zannediyorum ki zorluk yasamis insanlar daha cok hisseder. Onun da kendince problemi olmussa, ama mesela bu psikolojisini olumsuz yonde etkilemisse mesela cok sinirli agresif asabi ya da takintili bir insana donusturmusse onu, o zaman korkarim iste. Son cumlede dediginiz duruma donusur bu Allah muhafaza etsin. O sekilde olacaksa sorunsuz birini tabi tercih ederim. Benim cok fazla problemim yok elhamdulillah o kisim da yanlis anlasilmasin sanki sikayet gibi. Sadece fazla bir destegim dayanagim olmadigi icin biraz yalniz hissediyorum o kadar.
            Neyse, ben inaniyorum Allah kimseye tasiyabileceginden agir yuk yuklemez. Insaallah hepimizin kalbinden en iyi anlayacak insanlar nasibimiz olur, karsilikli birbirimizin degerini bilecegimiz.

          • Feyza diyor ki:

            Azmo kardes,
            Herseyden onemlisi elbette ahlak ama varlikli bir ailede buyuyen insanin citasi biraz yuksek olur haliyle. Bunu evlendikten sonra esinin kendisine sunabildikleriyle dengeleyecek olan ise guzel ahlakidir.
            Bazen ise fakirlikten gelme insanlarin da sonradan nasil degistiklerine sahit olursunuz. Yumurtadan cikar kabugunu begenmezler.
            Hepsinin altinda yatan guzel ahlak. Allah en hayirli zamanda gonlunuze gore olani versin. Amin.

  2. .../nisa diyor ki:

    Sadece Fatih bey,

    Yazı ve araştırmanız için teşekkür ederiz. Daha öncede yazmıştım ben kışın tam ortasında doğmuşum oğlak burcuyum. Sonra yükselen burç konusu açılınca onuda araştırayım dedim akrep burcu. Sonra bu iki burcu karşılaştırınca birbiriyle tezatlıklar olduğunu gördüm. Bir burçta hem çok sadığım diğerinde çapkınım ben anlamadım.

    Oğlak burcunun en belirgin özelliği maddiyatçı ve inatçı yazıyor ki benim maddiyat hayatta birinci önceliğim olmadı çok inat biride değilim biraz inadım oda Karadeniz damarından. Oğlak kadını iş hayatında çok başarılıdır deniliyor ben çalışmayı sevmiyorum. Ahir zamanda Müslüman olmak bey disiplinlidir yazmış bu noktada doğruluk payı olabilir gözlemlediğim kadarıyla birkaç kişide benzerliğin olduğunu gördüm. Anneliklerinde yada iş hayatında bir disiplinleri oluyor otoriterler. Ama genelleme yapmak tabiki doğru olmaz.

    Benimle aynı memlekette aynı günde doğan bir akrabamız var karakterlerimiz zıt. Yine benimle aynı gün doğan benden yaşça büyük bir tanıdık var ki karakterlerimiz benzese de dünya görüşlerimiz çok farklı. Bu işler burçlardan önce fıtratla aile çevre yetişme ortamıyla ilgili. Aynı aile ortamında yetişip farklı mizaçlarda olan çocuklar var yine farklı aylarda doğmalarına karşın ailenin verdiği eğitimle aynı karakterde olan çocuklar var.

    Mevsimlerin ve isimlerin insanın karakteri üzerinde birincil sebep değil ama bir etkisi olabilir.

    Gayb konusu ve kişilik mizaç testleri insanın her zaman merakını cezbediyor özellikle hanımların. Erkekler bu konuda biraz daha düz mantıkla objektiflikle hareket ediyorlar.

    Fal ile uğraşan kişilerin genellikle hayatları düzgün gitmiyor simalarında bir tuhaflık oluyor. Kahve içmeyi sevmediğim için çok şükür bu konudan muafım.

    • Gulpembe diyor ki:

      Yazdiklariniza katiliyorum, insanin karakterine tesir eden Basta yetistirilme sekli gibi diger pekcok ogrenilmis kazanimlar var.

      Ben Rahat bir cocukluk gecirdim, kati bir disiplin almadim. Babamla saygiyi korudugumuz sekilde her tartisma , sakalasma icinde olurduk. Hatta babam hazircevap olmami sever, inadina ugrasirdi benimle… esim dadas; agir bir dogu terbiyesi alarak yetismis. Babasiyla tum konusmasi 3 kelimedir” evet babacim,tabi babacim, haklisin babacim” .o babasinin yaninda hala konusmaya cekinirken biz kayinpederle iki iyi arkadas olduk bile:)
      Burclarimiz ayni, birbirimizi iyi anliyor ve anlasiyoruz. Ama bu yetistirilme sekli Bazen cok fark ediliyor,yine de sevgiyle ustesinden gelindiginde bir catisma degil, renklilik katiyor evlilige. Onun daha tutucu ve geleneklerine bagli olmasina saygi duyuyorum, Ondan da ozveri gordukce Ben de ona ayak uydurmaya calisiyorum , birgun kitlama cay icmeyi de ogrenebilirsem kotu bir erzurum gelini sayilmam aslinda:)

      • .../nisa diyor ki:

        Gülpembe hanım,

        Aslında yazdıklarınız doğru oğlak burcu yada insan sadece kendi hakikatinin peşinde. Kış mevsiminde doğanlar belki dünyaya geldikleri mevsimin zor şartları sebebiyle hayata tutunma karşısında daha fazla efor sarf edebilirler. Köyde dik yokuşu çıktığımda bazen keçi gibi diyorlar bilinçaltında bu olabilir. Gariptir gerçek hayatta aralık ocak döneminde doğan insanları kolay anlayabiliyorum.

        Ailede kaçıncı çocuk olduğu bile etkileyebiliyor. İlk çocuklar anneye daha düşkün olurken koruma sahip çıkma güdüleride yüksek oluyor. Biraz daha çekingen duygularını kendi içlerinde yaşayabiliyorlar.

        Mevsimlerin ve memleketin yaşam tarzı hastalık gibi konularda etkisi olabiliyor. Mesela bizim yöre bol yağışlı ve nem olduğu için kemik hastalıkları yüksektir.

  3. Sadece Fatih diyor ki:

    Konuyla doğrudan olmasa da dolaylı olan bir hikaye bir de insanları manüple etme yöntemini paylaşayım.

    Vaktin birinde çok yetenekli bir adam varmış bilmem kaç arşın öteden bir oku bir yüzüğün içerisinden geçirebilirmiş. Bu kişi hünerini padişaha da göstermek istemiş. Hazırlıklar yapılmış, adam hünerini yine sergilemiş. Gösteri bitince padişah vezirlerine önce şu adama kırk kese altın verin ardından da kırk kere falakaya yatırın demiş. Vezirler şaşmış kalmış ve padişaha tamam altın ödülünü anladık ama falaka cezası niye verdiniz demişler. Padişah da şöyle demiş. Kırk kese altın bu kadar zor bir işi başardığı için, kırk falaka ise bu kadar gereksiz bir işle hayatını çok fazla meşgul ettiği için demiş…

    Gelelim manüplasyon yöntemine. Günümüzde maalesef bahis epey yaygın ve sanal maçlara bile bahis oynatılıyor. Keza borsa gibi kolay yoldan para kazanma araçlarının da epey talibi var. Tabi ki talipleri olduğu kadar onları sömürecek insanlar da. Bu insanlar nasıl güven kazanıyor. Önce bir şekilde kendilerine bir mail havuzu ya da sosyal medya takipçisi temin ediyorlar. A, B, C ve D takımının yaptığı ve maçları eleme usülü olan (beraberlikle sonuçlanmayacak) bir turnuva düşünün. Bu adam grubundaki insanların dörtte birine A takımı kupayı alır diyor sırasıyla diğer çeyrek kitleler için de B, C ve D takımı. Diyelim kupayı A takımı kazandı. Muhtemelen ilk gruptan epey takipçi aldı. Ardından başka bir turnuvada yine aynı taktiği uyguluyor ilk turnuvada daraltmış olduğu kupayı A takımı alacak grubuna bu dört takımı aynen paylaştırıyor. Bu sefer kupayı B takımı almış olsun. Ne oldu, onaltıda birlik grup diyecek ki vay be adam iki kupayı da bildi. Çünkü onlar sadece o adamın ilk turnuva için bu kupayı A takımı alır diğer turnuva için B takımı alır dediğini sanıyor. İmkanları olsa da diğer gruplarla konuşsalar. Düşünün bir turnuva daha ve hatta ardından bir turnuva daha oldu, C ve D takımları da kupa aldılar. Adamın takipçileri arasında vay be bu adam tüm kupaları biliyor diyen insanlar olacaktır. Belki sayıları ilk takipçileri kadar olmasa da kendisine güvenen insan toplulukları elde etti (1/256 oranında) . Şimdi tam sömürme zamanı değil mi? Hatırlasak zamanında ağaç mevzusu vardı, meselenin ağaç olmadığı daha en başından belliydi. Bugün de toplum mühendisleri boş durmuyor. Neymiş halk arasında artık göçmenlere karşı tepki başlamışmış. Neymiş insanlar adalet aramak için yollara düşmüşlermiş, protesto hakkıymış. Bunu siyasi bir gözle yazmıyorum, provokasyona çanak tutmanın adı protesto hakkı olmuş. Okullarda medya okuryazarlığı dersleri verilecekti ne durumda bilmiyorum. Ancak kitle iletişim araçları ve sosyal medya bugün insanları çok güzel şekillendirebiliyor. Burç yorumları da belki bu işin bir parçası. Çünkü adamlar boş durmuyor, burçların hangi hediyelerden hoşlandığını yazmayı da ihmal etmiyorlar, sizi de aramakla uğraştırmayıp satanları da vardır muhtemelen.

    Site yönetimi de kızmasın sesim çok çıkıyor diye madem bu kadar konuşacaksın git kendine bir blog aç demesin daha az konuşayım artık :)

  4. gulpembe diyor ki:

    Her genelleme yanlistir;buna inanirim. Yillar once burclar uzerine cokca okumalar yapmis biri olarak ben de burclari gereginden fazla dikkate almam ,ama insanlarla tanisirken haklarinda bir fikir edinmek yahut muhabbet acmak icabi ilk zamanlar burclardir,memleketlerdir sorulur. Yoksa herkes kendince ozeldir farklidir,ve insan surekli ogrenen/cok degisken bir varlik, onu cozmek bu kadar kolay olmuyor.

    Biz esimle ayni burctaniz, soyle burc uyumumuza bakiyim dedim;
    -cok cimri bir ciftmisiz; cimrilikten bitlerini de yiyen komsular bizmisiz, sabah gunaydin demeden para konusurmusuz(burasi yanlis biz once gunaydin diyoruz.)
    -cok inatciymisiz, koprude karsilasan iki keci sarkisi bizim icin yazilmis..
    -duygulari one cikarmayi tercih etmezmisiz, mum isiginda yemek yeme yerine, dinozor muzesi gezip kendimizi gelistirmek bizce daha romantikmis.

    Yani pek hayirli birsey bulamadim, yukselenden kurtaralim desem benim yukselen de ayni burcu gosteriyor, hatta o kadar inanmak istemedim ki anneme kac kere iyi hatirla dediysem de “ kizim sabah 9 iste, kafa sisirip durma”dedi..
    neyseki esimin yukseleni farkli, bir de oradan arastiriyim ,belki umit vaat eden biseyler bulurum:)

    • .../nisa diyor ki:

      Gülpembe hanım,

      Muhtemelen siz ve eşinizde oğlak burcusunuz. Bu tanımlamalar bana yabancı gelmedi. :) Burç yorumlarına göre oğlak burcu olanların trilyoner olması lazım. İnsanlarıda $ olarak görüyoruz gibi bir durum ortaya çıkıyor.

      • Gulpembe diyor ki:

        Nisa hanim,
        Iyi yakaladiniz bizi,oysa ki Hic acik vermedim:)
        Oglak ,aslinda basarinin kendisinin pesinde;bu azimli ve disiplinli calisma istiyaki disaridan para hirsi gibi algilanabiliyor demekki.. bildigim tum oglaklar comerttir bu cimrilik efsanesi nerden Cikmis anlamadim:)

        Yalniz tahmin etmeye kalksam ben de size oglak derdim. Malum ki, oglak mutefekkirlerin burcuymus. Siz de oyle bir damar sezinlemistim:)

  5. Feyza diyor ki:

    Fatih bey,
    Tesekkur ederiz cok guzel olmus. Fazla bilgim olan bir konu olmadigi icin yazmanizi istemistim konusu acildigi zaman ve faydali bir yazi olmus.
    Ben Boga burcuyum. Sadece kendi burcumla ilgili ozellikleri okuyup gulumsemistim ne kadar benziyor tanimlama diye, ama kimsenin burcunu sornuslugum ya da burcundan dolayi onyargiya kapilmisligim olmadi. Fal bahsini de zaten daha once yazmistim ne denli tehlikeli bir illet oldugunu ve teget dahi gecmemek gerektigini, insani kufre surukleyecegini.
    Dusununce pek cok mantiksal tutarsizliklar var haklisiniz. Yukselen icin annenin dogum yaptigi saat gerekliymis, onu da zaten bilmiyorum ve “ana” kaynagi kaybettigim icin ogrenmedim de. Ilgilenmedim.
    Allah razi olsun, emeginiz icin tekrar tesekkurler.

    • Sadece Fatih diyor ki:

      Sağolun Feyza Hanım.
      Sizin vesilenizle cümle ahirete göçmüşlerimize Allah rahmet eylesin diyelim. Umarım iyi kalpli kayınbaba ve kaynana denk gelir bir nebze olsun bir şeylerin eksikliğini kapatırlar. Genelde çok sahiplenici oluyor kimileri ve sizin gibi olanlara da kıymet bilecek kaynanalar denk gelir çoğunlukla :)

      Burç muhabbetini ben de bilmezdim. Ta ki kızlar burçlarını bir şeylere bahane edene kadar. Seninle anlaşamayabiliriz dediydi biri neymiş burcu aslanmış, birisi kararsız kaldı neymiş burcunun özelliği karasızlıkmış birisi kendi ağzıyla söylüyordu havalı ve kibirli biriyim diye neymiş burcu öyleymiş :)

      Konu konuyu açıyor, önceden de yazdıydım tesettürlü bulamıyoruz kapalı giyinsin yeter modundayız diye. Burç ve benzeri konularda da benzer sorunlar var. Mesela birisi günlük yorumları takip ederdi. Şimdi bir yerde bir kız var deseler aklıma geliyor mesela yılbaşı kutlar mı, erkeklerle tokalaşır mı, günlük fal okur mu? Faizi normal mi görür. Zekat vermek icab ederse mızıklar mı? Maalesef bir çok haram hatta tehlikeli haramlar normal karşılanır olduğundan kafa barıştırabileceğim insan sayısı azalıyor. Aracıların da bu kadar detayı bilmesi zor olduğu gibi onlar da benim kafadan değilse eleştirilen ben oluyorum. Mesela geçenlerde bir hanım kahve falı bakıyordu çok üzüldüm. Çünkü namazlarına dikkat eden bir hanımdı. Keza liseden tanıdığım bir hanım var öldürseniz namazını terk etmez kız falcıya gittiydi bir ara. Yazdıklarım yanlış anlaşılmasın. Eleştirdiğim kişiler değil kimseyi kınamıyorum. Hatta ben de kısmen popüler kültürle yetişmiş bir insanım, sütten çıkmış ak kaşık değilim kurcalasak çok yanlışım çıkar. Ancak bu yazıyı da yazma sebebim bir yerde burç muhabbetindeki fal tehlikesini ortaya koymaktı. Dolaylı olarak da günlük hayatta hafife alınan bazı durumların ağır sonuçları olabileceğini hatırlatmak.

      Boğa burcuyum demişsiniz. Güncellenmiş burç tarihlerine göre tekrar bir kontrol edin isterseniz :) Ayrıca doğdunuz mevsimdeki kişilerin karakter özelliğini inceleyebilirsiniz. Söz vermeyeyim de Hanne hanım ve sizin burcunuza karşılık gelen aya ait istatistikler bulursam paylaşayım.

      Selametle.

    • Ahir zamanda Müslüman Olmak diyor ki:

      “Ben Boga burcuyum.” bir boğa daha çıktı :))

      Feyza kardeşim heralde çok inatçı biri olmalısınız :) çünkü boğa burcunun en önemli özelliğidir inatçılık.
      Ben de daha önce söylemiştim haralde “boğa” burcundan olduğumu. Ama hatırlağım kadarıyla boğa erkeği ile boğa kadını anlaşamazmış hatta bir evde iki boğa olmaz derler. :)) çünkü iki aynı karakter baskın ve inatçı karakterde olurlar boğa borçları bende öyleyim :)

      Ama çalıştığım yerdeki erkek hemcinslerim iki tane boğa burcundan vardı anlaşıyorduk onlarla. çalıştığım yerdeki kadınların burçlarını sormadığımdan acaba aralarında boğa var mıydı bilmiyorum :))

      Her ne ise Fatih kardeşim ellerine sağlık zahmet etmişsin yazmışsın… Tabi çelişkiler illa ki vardır burç işlerinde… ama mesela bak bir meslektaşım çok disiplinli idi geçen aylarda burç mevzusu açıldı onun burcuna baktık oğlak burcu idi birde ne görelim “disiplinlidir” yazıyordu. yani mesela benim burcta böyle bir şey yazmıyor ama oğlakta yazıyor ve oğlak burcu olan o arkadaş zaten arkadaşlar arasında disipliniyle öne çıkan biri ve aynı özellik ondan %100 tuttu.

      Yani demem o ki bu burç işlerinde %100 olmasa da var bir bit yeniği yani boşuna değil bu yıldızlar. Ama tabi iman akidesi haline getirmemek lazım. Fazla da takılmamak lazım evlilik görüşmesinde ilk sorunun burç olmaması lazım belki en son sorulabilir. Ayrıca güzel bir islami ahlak olduktan sonra her burçla da anlaşabilir, yoksa eski nesil burç sorarak evlenmiyorlardı heralde.

      Mesela benim amcam boğa burcu bu arada bizim akraba çevresinde boğalar bayağı var :) amcamın karısı yengemde yay burcuymuş geçen gece evlerinde muhabbet açıldı öğrendik. Oysa burç sitelerinde boga burcunun yay burcuyla pek anlaşamadığı söylenir ama yaklaşık amcamla yengem 27 yıllık falan evliler. Yani karşılıkla anlayış fedakarlık olursa heralde anlaşamayan burçlar bile anlaşırlar. Ama tabi bende bir boğa olarak o fedakarlık ne kadar olur bilemiyorum. :)

      Bu arada sitede başka boğalar varsa bilelim lütfen :)))

      Vesselam…

      • Sadece Fatih diyor ki:

        Azmo kardeş tam üzerine bastın, ayağını kaldır :)

        “Disiplinlidir”. Kime göre neye göre. Birimizin disiplinli bulduğunu diğerimiz gevşek bulabilir. İnsan ilişkilerinde bu durumu çok yaşıyoruz. Çok çalışkandır, bilgilidir denilen adamlar girdikleri ortama göre tembel sınıfına bile düşebiliyor.

        Benim burç yorumlarımda da evlenemez yazıyor mesela :) O halde ben hiç kimseyle görüşmeyeyim.

        Ben şahsen anne babamın karakterine ve beni yetiştirme tarzına bakarak kendi karakterimin nasıl şekillendiğini görebiliyorum. Doğduğum mevsimin etkisini araştırmadım.

        Bir bit yeniği olabilir. Bunu zaten bilim de söylüyor, doğduğu mevsim ve ay insanı etkiler diye. Şu var, dolunayda da diğer günlere göre suç oranlarının arttığı tespit edilmiş kurt adam masalı misali. Etraf aydınlık olduğundan mı yoksa görmediğimiz bir şeyler mi var bilemiyoruz. İşte bu noktada yazının özü de o aslında. Bu işler hakkında çok fazla veri yok elimizde, bu yüzden kafa yormak tehlikeli :) Yılan burcu var mesela, unutulmuş nedense, bir yılı 13’e bölmek zor mu geldi acaba :)

        Selametle.

        • Süleyman diyor ki:

          Ay ile ilgili şunu belirtiyim. Muhtemelen bahsettiğiniz etki ayın Çek’im kuvvetiyle alakalı. Hatta tam kesin olmamakla beraber Resullah (s.a.s) Hicri ay başında ortasında ve sonunda oruç tutmayı tavsiye etmesinin hikmetlerinden biri de bu sanırım. Çünki Ayın en fazla Çek’im kuvveti olduğu vakitler yeniay (yani Hicri ayın sonu) ve dolunay(Hicri ayın ortası). Bu çekimin insanın biyolojisini etkilediği düşünülüyor. Hani deriz ya kan beynine sıçradı. Belki kan veya hormanlarımız üzerinde bir etkisi vardır ayın böyle.

        • Feyza diyor ki:

          Azmo kardesim,
          Oncelikle benden korkmayin, kirmiziyi gormedigim surece endiseye mahal yok :) Bu durumda evlenince de evimde kirmizi mobilyalardan uzak durursam insaallah sorun olmaz. Bir “Boga” kadini olarak ev ortamimin “arena”ya donmesini istemem 😀
          Boga burcunu okudugum zaman en cok guldugum sey oburluk derecesinde bogazina ve keyfine duskun olduguydu :)
          Mesela kurs hayatini yasayanlar bilir, her gun sevdiginiz yemek cikmaz ve bu yuzden yemeyenler olur. Bilhassa bazi sebze yemeklerini. Ben ise hic ayirdetmedigim ve her cikani yedigim icin kendimi pisbogaz biri gibi hissettigim cok olmustur 😀
          Sadece az yiyorum ama ne bulursam yiyorum gercekten, o yuzden hic ac kalmadim. Ama mesela yemegi yerken icine cesitli baharatlar katmayi ve kendime ozel bir tat haline getirmeyi seviyorum en siradan yemegi bile ve damak tadimin kuvvetli oldugunu her zaman soylerler. Bu mesela burc konusundan cok once konustugumuz bilinen bir ozelligimdi ve burc bahsinde okuyunca gulmustum. Yine mutfaga merakim hep vardi, asci ablanin sadik ve vefali yardimciliginu cok kez gonullu yapmisimdir. Gece buzdolabina ulasabilirsem severim birseyler atistirmayi bu mesela tuhaf geliyor bircok insana :)
          Bu yuzden iki boganin uyumunu okurken suna da guldum mesela, i
          Iki boga evlenirse mutfakta bol vakit geciren obez bir cift olabilir diyordu :) Allah muhafaza etsin.
          Sonra keyfine duskundur lafina guldum. Taniyanlar gervek hayatta beni bilir. En kalabalik ortamlarin arasindan dahi siyrilip kendime ozel bir yasam alani acmak icin cati kati dahi organize edip kullanmisimdir. Denize nazir keyif surmeyi, kahve molasini cay molasini cok severim. Buna zaman ayirmak icin de islerimi ekseri planli yapmayi seviyorum yoksa zaman kalmiyor ki, belli bir duzen icinde yasamak da burcumun ozelligiymis zaten :)
          Belli konularda sabit fikirli oldugum da dogrudur. Ozellikle burada da farketmissinizdir. Inandigim dogrulari savunabildigim kadar savunurum, susarsam da disariya susarim ama fikrim kolay kolay degismez. Ama bunun artilarini gordum. Sabit fikirli olmasaydim iki uc hayat arasinda gidip gelebilir ve sallantida kalabilirdim. Ama elh.dini egitimi duzgun almisiz ki sapik yollara ve akimlara bulasmamisiz. Bu sabit fikirlilik eger bir ateistte ya da batil bir yolu benimseyen kiside tam tersi eksi bir ozellik olabilirdi. Yolundan donduremezsiniz. Yine degerlerine ve gecmisine bagli olmasi hali de uyuyor. Hatiralara cok onem veriyorum.
          Baska seyler de yaziyordu simdi tam hatirlamiyorum. Ha bir de dogalligi severler yaziyordu, gercekten samimiyete onem veriyorum. Estetik yonleri ve guzel sanatlara kabiliyeti fazladir diyordu bu da dogruydu.
          Net insanlardir diyordu ornegin. Evlilik gorusmelerinde buna cok onem verdigimi burada daha once belirtmistim. Bir gorusmede hatta burcumu sormustu birisi bu ozelligime istinaden :)
          Guvenmeyi seviyorum insanlara, guven vermeyi de onemsiyorum. Bunlar da Boganin mutemmim cuzuymus.
          Kolay kolay kimseye asik olmaz ve sevdigi kisiye de sadik olurlar diyordu ornegin. Kimseye asik filan olamadim yani cok etkilendigim biri de olmadi kac insanla gorustum. Cok kriterim de olmadigi halde kolay etkilenemiyorum.
          Inat konusuna gelirsek :)
          Insanlarla birarada yasadigim halde hic insani bir problem yasamadim elh. Kavga, inat ve kinin dunyamda yeri olmadi hic, “kirmizi” cizgilere riayet etmeyi sevdigim icin. Fakat bir seyi yapmak icin inat edersem ugrastigim dogrudur pek kolay vazgecmiyorum. Bunun disinda bir inat problemi yasamadim. Bunu torpulemek icin vs de ugtasmadim yani, icimden kin duymak inat etmek gelip de inancima aykiri oldugu icin bunu bastirnaya dahi calismadim. Icimden gelmiyor kin barinmiyor. Inat da ayni sekilde hayatta kus duramam hakli da olsam barisirim karsimdakiyle cogu zaman. Ama bazen cok mutekebbir insanlar oluyor Allah biliyor ki onlarla anlasamayacagim icin uzak duruyorum. Cunku kalbimi kirarsa ve sinir ederse beni, degerlerime saygisizlik ederse kalbini kirabilecegimi hissediyorum. O yuzden bulasmiyorum ve duvar oruyorum.
          Simdi bu yazdiklarimdan burc yorumlarini , kahve fallarini ya da klise burc koselerini teyid ettigim manasi cikmasin. Bunlar benim burcumu bilmeden once de kendimde hissettigim ve cevremin de bende farkettigi ozelliklerdi. Karakterimi burcuma uyarlamadim, burcumu okuyunca karakterimle aradaki paralelligi farkedip ine cikan hallerimin boyle net anlatilmasina sasirdim ve guldum o kadar. Elbette ayni burctan olup cok farkli karakterde insanlar vardir tevafuk belki de boyle denk geldi. Derinligi sever yaziyordu mesela, derin dusunen insanlardan etkileniyorum kadin da olabilir bu. Ve bu benim burcumu okumadan once bildigim bir ozelligimdi. Burc bahsi yalnizca bir teyid makami oldu benim.icin isin esprisiydi.
          Mesela bir Basak burcu kadinini tanidim ozelliklerini okuyunca. Titiz, kili kirk yaran, becerikli vs. Ama gelini de ayni burc olmasina ragmen gelini de her isi bastan sagma yapan son derece ozgur ruhlu bir kiz oldugundan hic anlasamiyorlardi. :)
          Celiskiler de denk gelme durumlari da cok fazla. Zaten daha once burada da yazmistim. Insanin karakterini belirleyen etmenler bana gore, anne babanin genetik mirasi ve akabinde yetistirme tarzindan tutun, helal haram cizgisinde gosterdigi hassasiyete kadar etki altinda olabilir. Yine yasam sartlari, buyudugu sosyo kulturel ve ekonomik yapi vs. Burclar da bunca etmenin arasinda sadece bir etmen olarak bulumabilir diye dusunsem de bunu hic kistas olarak kabul edip tanistigim kisiye sorma ihtiyaci dahi hissetmedim.
          Geve vakti olunca biraz uzun ve bol gulucuklu bir yazi oldu. Mutlu mutlu okuyun insaallah, cumleten gozleriniz dert gormesin :)

          • Sadece Fatih diyor ki:

            Feyza Hanım.

            Çocuğa yedirilip içirilenin haram mı helal mi olduğuna dikkat edilmezse hangi burçtan olduğunun bir önemi kalmıyor sanki. Eskiler bu konuda çok dikkatliymiş. Hatta gezen kümes hayvanları öyle hemen kesilip yenmez, bir süre kapalı tutulur öyle kesilirmiş.

            Mevsimlerin etkisini de araştırdım. Farelerle de deney yapmışlar. Amaçları tabi ki burçları doğrulamak değil insanların hastalıklarıyla doğdukları mevsim arasında ilişki kurmak. Öyle ki doğulan mevsim daha doğrusu hamileliğin geçtiği mevsim hayat boyu insanın üzerinde uzun vadede etkisini gösterebiliyormuş. Kesin olmamakla birlikte bazı noktalar burç yorumlarıyla tutabiliyor. Yalnız şu var kendi burcum hakkında bir kaç yerden okuduğum yorumlar çok farklıydı. Hepsini birleştirince acayip bir insan oluyorum. Zıt şeyler bile yazıyor. Hadi normal burcu bir şekilde ittire kaktıra anladım yıldızlar hizaya geliyor da yükselen muhabbetini çözemedim. Astronomiyle alakası yok. Nisa Hanım’ın yazdığı durum gibi benim de yükselen diye iddia edilen zıt bir burç. Bir de ben de sağlam yerim. Burcuma yazmayı unutmuşlar. Kime göre neye göre diyebileceğimiz boğazına düşkündür yorumunu delikanlıysalar üç tabak yemek yer diye yazsınlar :) Bana zor evlenir yazmışlar mesela. Acaba bir yerlerden haber mi aldılar?

            Yeri gelmişken bizim günlük yorumcuların ipliğini pazara çıkaralım. Yorum ve tanımlamaların birçoğu yabancı kaynaklardan çeviridir. Günlük diye okuyanlar varsa bir önceki günü okuyor olabilirler:)

          • Ahir zamanda Müslüman Olmak diyor ki:

            Kıymetli Feyza kardeşim, Boğa burcunun tipik özellikleri var işte sizde :)

            Aynı şekilde bende de hemen hemen hepsi mevcut :) Mesela sıralayacak olursak;

            – “Damak tadına düşkünlük”,annem fırsat buldukça yemekleri bana sorar nasıl olmuş? diye eskiden yemeklerin tadına baktırırdı artık son senelerde bakmıyorum. Damak tadıma çok güveniyorum o konuda bazen ukalalıkta yapabiliyorum. Ayrıca güzel bir sofraya hayır diyemiyorum. Yani kalbe giden yol bende heralde mideden geçiyor :)

            – “Kimseyi kolay kolay sevememe durumu” o bende de çok var hatta nasıl evleneceğim diye merak etmiyor değilim acaba beğeneceğim biri çıkacak mı? şu ana kadar da hiç aşık olmadım sadece 2-3 tane hoşlantı, etkilenme olmuş olabilir onlarda geçici şeylerdi zaten. Benimde fazla kriterim yok aslında burada yorumlarda zaten az, çok nasıl bir şey istediğimiz belli oluyor. Ama boğa burcunun bir özelliği de zarif,naif,güzel kızlardan etkilenmek miş :)) bu özellik maalesef oluyor bende de ama mantığımı çok şükür devrede tutup hemen tesettür,hanımefendilik vb. diğer kriterleri öne çıkarıp güzelliğin beni cezbetmesine fırsat vermemeye çalışıyorum.

            -“Kırmızı renge gelince” kırmızı renk aslında bir metafor olabilir ama ben evlilik hayatında özellikle yatak odasının pembe,ya da kırmızıya yakın bir renk tonuyla boyasından örtüsüne adar dizayn edilmesi taraftarıyım çünkü renkler çok önemli insan hayatında. Mesela geçen aylarda bir kaç arkadaşla yeni yapılmış lüks bir apartmana baktık. Yatak odasının duvar boyası siyahla karışık bir desenle boyanmış hemen döndüm arkadaşa dedim: “bu odada cinsel hayat biter” :)) yani her odaya ayrı renk olması lazım dolayısıyla kırmızı yada pembe sadece boğalar için değil herkese lazım. :)

            – “Obezite durumuna gelince” evet boğaza düşkünlüğüm var hatta yaz ayları bir kaç kilo alabiliyorum. spor yapmayı bırakınca hantallık olabiliyor ama kilomu korumaya çalışıyorum kendimi bırakırsam kolay kilo alacak yapım var. ama tabi bu boğalıkla ilgilimi onu bilmiyorum etrafta tanıdığım bir kaç boğada da kilo problemi var.

            – “İnatçılığa gelince” evet bazen çok katı ve inatçı olabiliyorum bu bazen savunduğum fikirler bazen de şahıslar için olabiliyor. birine kırılınca kin olmaz ama kırgınlığım bazen aylar haftalar sürebilir.

            – “sabit fikirlilik” oda var mesela tesettür konusu kadının çalışması konusu ve benzeri konularda bazı sabit fikirlerim var :))

            – “estetik kaygısı” aynen oda var estetiğe sanatsal şeylere önem veriyorum özellikle giyim kuşama ev dekorasyonuna falan gittiğim evlere bakıyorum dekorasyonuna döşenme zevkine vb :))

            – “keyfine düşkünlük” evet oda var :) akşamları çayımı demleyip odamda içme zevki gibi uykuyu çok sevme çok strese gelememe gibi vb şeylerde var maalesef :)

            – ayrıca iki boğa anlaşamaz diye eskiden okumuştum ama sonra baktığımda anlaşabileceklerini de okudum ve dinledim demek ki boğalar isteyince birbirleriyle de anlaşabiliyorlarmış :)) ayrıca benim burc çok insancıl burç olduğundan yanlış değilsem 3 burç hariç hepsiyle bir şekilde anlaşabiliyor onlarda “aslan,başak ve oğlak”

            velhasılı uzatmaya gerek yok bu saydığım şeyler boğa burcu diye bir burç olmasa bile bende olan şeyler sadece boğa burcuna baktığım da bunları görünce bu kadar da olmaz diyesi geliyor insanın hepsi bu :))

            ayrıca evlilikte burçlara göre karar vermemek lazım tabi de bir de rüyalara göre çünkü “istihareye yatma” diye bir mevzu var ki dillere destan, bence fatih kardeşim onunla ilgili de bir yazı yazı versin :))

            Vesselam…

          • Sadece Fatih diyor ki:

            Azmo kardeş.

            Ben boğa burcu değilim ama yazdıkların bana da uyuyor :) yükselenim küçükbaş hayvan belki oradan yakınsıyordur. Şaka bir yana önceden de yazdım muhabette bahane olabilir ancak bel bağlamak sıkıntılı olabilir. Ayrıca bir kız karşısındakinden hoşlanmıyorsa olmaz bu iş deyip delikanlı gibi söyleyecek öyle burcunu falan bahane etmeyecek. Benim burcumu duyan daha beni tanımadan önyargıyla yaklaşıyor :)

            İstiharenin uygulamada var olduğunu biliyoruz da istihareden önce istişare yapmak lazım bence. Rüya konusuna girersek işin içinden çıkamayız da rüyalarla ilgili şunu yazayım. Rüyaları herkese anlatmak iyi değil. Bir de çoğu rüya gelecekle ilgili yorumlansa da geleceği değil var olan durumu anlatır. Atıyorum işiyle sıkıntı yaşayacak der halbuki rüyayı gördürten o sırada yaşadığı sıkıntılardır.

            Selametle…

          • Feyza diyor ki:

            Yukselen muhabbetuni ben de bilmiyorum, o biraz yedek lastik gibi geliyor bana acikcasi. Hani gervek burcun karakteri uymazsa yukseleni yedekte bulunduralim ama astrolojiye olan inancimiz sarsilmasin gibi :) O yuzden yukselenle pek ilgilenmedim.
            Insanlarin hamileliginin gectigi mevsimle hastaliklarinin bir bagi olabildigini hic duymamistim. O zaman yilin dokuz ayi riskli durumdayiz hepimiz :)
            Kis aylarini mesela cok seviyorum hatta kisa girerkenki sonbahari sirf kis yaklastigi icin seviyorum. Soguk hava yagmur ruzgar kar firtina. En sevdigim hava benim. Acaba annemin hamileligi o doneme denk geldigi icin mi bilmiyorum cok huzur duyuyorum kis mevsiminden. Belki bunun da bir bagi vardir ilgincmis.
            Cocuga yedirilip icirilen konusunda haklisiniz hatta ben bu konuda citayi yukseltiyor ve anne babanin da tohumu tarlaya ektikleri zaman dahil ve daha da oncesinde isledigi fiillerden yiyip ictiklerine kadarki surecin cocugun karakterini etkiledigine inaniyorum. Bununla ilgili menkibeler var hepimiz biliriz. Cocugunu emzirirken annenin abdestli olmasi da muhim. Astroloji bu hikmetleri ne bilsin?

          • Feyza diyor ki:

            Azmo kardesim,
            Iki boganin on bes yillik evliligine cok fazla yakindan sahidim. Kisaca bahsedeyim.
            Her yaz evlerini guzellesturnek icin tadilat yapar yenilerler. Evde beraber oturup el sanatlariyla ugrasir keyif alirlar ve beraber mutfaga da girer yemek yaparlar. Bazen de ikisi de odasina cekilir ve whatsap yoluyla iletisim kurar. Biri yalniz kalip kitap okur, kafasina gore takilir digeri de ilgi alani olan elektronik cihazlarla ugrasip surekli ikisi de ilgi duydugu alanda kendilerini gekistirneye calisir ve her firsatta kahve cay vs icer sohbet ederler. :) Kavgalarinin buyugunu hic duymadik. Sakin sakin yasayip gidiyorlar. Ic dunyalarini Allah bilir ama uyumlu gozukuyorlar :)
            Renk konusunda haklisiniz. O renkleri zaten kadinlar ev dekorasyonunda cok sever ekseriyetle ve ben de seviyorum. Ortami sirin ve sicak bir havaya buruyor abartiya kacilmadigi surece.
            Istihare konusu cok yaygin fakat sunu da duyuyorum. Mesela bazi kisiler istihareye yatarken o isin haklarinda hayirli olup olmayacagindan ziyade o isin olup olmayacagini gormek icin bu yonteme basvuruyorlar. Gaybden sual eder gibi ki bu kismi cok yanlis.
            Bir de her ne kadar sadik ruyalar hayatimizda inkar edilmese de bizde “ruyayla amel olunmaz” diye de bir kanaat vardir. Yani her ruyaya tercihlere yon verme noktasinda yuzde yuz itibar etmek yanlis kararlara sebebiyet verebilir. Istisarenin sonucunda istihare daha makul gozukuyor. Istihareyi cok mecbur kalmadikca denemiyorum birkac kez yapmisligim oldu onda da birsey gormedim. Fakat sunnettir sonuc alabilenlere ne mutlu.
            Ama ruya yoluyla cok denemesem de kararsiz kaldigim her durumda en hayirli olani kalbime ilham etmesi icin cokca dua ediyorum ve bunda muvaffak oluyorum. Allah jalbimi selamete cikariyor bunu hissediyorum.
            Istihare ile ilgili annem cok asiri derecede biiznillah basarili bir insandi. Yani ondan korkardiniz o derece diyeyim. Bazen olaylari ve simalari birebir goruyor ve herkesi hayrete dusuruyordu. Buyuk birkac yanlistan bu sayede dondugu vakidir ailemin. Anlatsam uzun olur ama hocalar dahi saskinligini gizleyemiyordu. Allah vergisi bir durum yakindan cok kez sahidim. Istihareye yatmadan da bircok seyi ruyasinda Allahu Teala habersizs oldugu durumlardan haberdar ediyor ve akabinde aldigi haberler bizi “anne ne olur bize hayir dua et, sen nasil bir insansin ” diye tirsma noktasina getiriyordu. Bu her insanda gecerli olmaz elbette ve her ruya ile amel olunmaz. Zaten ruya gornek kadar dogru tabir edebilmek de Allah vergisi bir ilimdir. Sahsen o konularda kendime guvenmiyorum, ehline muracaat etmek gerekir.

      • Gelincik diyor ki:

        Ben de boğa burcuyum 😊😊😊 Bizim burcumuz toprak burcu burçlar içerisinde en insancıl en güvenilir en sevecen en esprili burç boğa burcudur tüm özelliklerini de taşıyorum 😊😊😊😊

        • Ahir zamanda Müslüman Olmak diyor ki:

          Gelincik kardeşim sizde bir “boğa” olarak tekrardan aramıza hoş geldiniz :))

          “en insancıl en güvenilir en sevecen en esprili” yorumlarınızla bile belli ediyorsunuz zaten bu özelliğinizi. :)

          Vesselam…

          • Gelincik diyor ki:

            Çoooooooooook teşekkür ederim Azmo Beyyyy sağolun 😊😊😊😊😊

          • Sadece Fatih diyor ki:

            Azmo kardeş.

            Kurban bayramından önce boğaları tespit ettiğimiz iyi oldu. Bu sene dişi hayvan kesimi yasak. Kendinizi ele verdiniz :)

        • EvliHuzurlu diyor ki:

          Boğalar tespit ediliyormuş bende yazayım dedim. Ben de boğa burcuyum :) çok ilgilenmediğim bir alan ama damak tadı,kıyafet,ev dekorasyonu vb.. Konularda birçok kişiden duydum sen boğa burcu musun diye. Demekki ben de taşıyorum özelliklerini. Bir de ben eşimin burcunu evlendikten sonra kayınvalidem eşimin gerçek doğum tarihini söylediğinde öğrendim kriter olacak kadar önemli değil ama gerçekten eşim de taşıyor özelliklerini.

  6. Hanne diyor ki:

    Fatih bey yazınız için teşekkür ederim. Yorum yapmak için yazmadım ama konu başlığını görür görmez ve yazıyı okurken sonuna bakmadan okudum özellikle.. Dedimki bu yazı kesinlikle Fatih bey e aittir. Emek harcamışsınız ve bilgilendirmeniz güzel, tesbitleriniz yerinde olmuş. Ellerinize sağlık. (duygusal ve depresyona musait bir yengeç olarak bundan sonra daha dikkatli olacağım inşallah :) )

    • Sadece Fatih diyor ki:

      Sağolun Hanne Hanım.
      Önceden bu konuda yazacağım demiştim, söz vermiş gibi oldu. Feyza Hanım da merak ediyorum demişti hatta.

      Yıldızları bir kenara bırakırsak doğduğunuz mevsim ya da ayla ilgili yapılmış araştırmaları inceleyebilirsiniz. Ben çok detaya girmedim yazıda. Neredeyse her mevsim ve aya ait araştırma var. Bir de bir şeyin nasıl olduğunu bilmek her zaman fayda vermiyor. Mesela bir insan sinirli ve onunla yaşamak zorundasınız bilmenizin faydası yok değiştiremezsiniz.

      Bu arada kimse yorum yazmasın diyemem öyle bir hakkım yok. Sulandırılmasın diye rica ettim. Gayri ciddi bir durumu bu siteye konduramam. Zaten epey tereddüt ettim çok mu gereksiz bir konu diye.

      Duygusal olduğunuz yorumlarınızdan anlaşılıyor ki neticesinde depresyona eğilim oluşuyor. Böyle hanımların genelde hormonları da dalgalı oluyor ve bazen hayata karşı zorlanıyorlar.(Nereden biliyorum acaba :) )

      Selametle.

    • Zeynep diyor ki:

      Benim oğlum da yengeç çok duygusal evet ya üzüldüm şimdi depresyona musait bir burç mu yengeç inşallah büyüyünce değişir bu karar duygusal olmaz

      • Sadece Fatih diyor ki:

        Zeynep Hanım.
        Yorumunuz üzere araştırma yaptım. Canınızı sıkmak istemem ama İngiltere’de yapılan bir araştırmaya göre mayıs ayı doğumluların klinik depresyona meyilleri olduğu tespit edilmiş. Sonuçta veren de alan da Allah. Niye böyle yarattın diyemeyiz. Her zorlukla beraber kolaylık vardır. Depresyon çok illet bir şey ki hasta yakınları için daha zor bence. Ancak bir kere kurtulmayı öğrenirseniz iş o kadar kolay hale geliyor ki. Mesele iyileşene kadar sabırla beklemekte.

        Evladınızla ilgili tek derdiniz bu olsun :) Hem duygusallık bence kararında olduğu sürece iyi bir şey. Gönül gözü açık olur inşAllah…

Dünden Bugüne

Ayşe Askere Git Ali Sofra Kur

(30.9.2015 tarihli bir yazım. Yeni müfredatta cinsiyet eşitliği ne kadar yer aldı bilmiyorum. Bilgi sahibi olan okuyucular yazarlarsa memnun olurum.) Yeni okul dönemi açıldı, Allah sonumuzu hayreylesin. Özellikle "okul dönemi" dedim, ...
Devamını Oku

Güzel Söz

" Bir evin güzelliği uyumdur. Bir evin tadı bağlılıktır. Bir evin sevinci sevgidir. Bir evin zenginliği çocuklarıdır. Bir evin yasası hizmettir. Bir evin refahı memnun olan gönüllerdir. " (Henry Taylor)

Kitap

Çocuğunuzun Sahibi Değilsiniz

“Sormamız gereken soru şu: Geçmişimizin şimdiki yaşamımızı ne kadar süre daha yönetmesine izin vermek istiyoruz? Daha ne kadar başka bir zamanın hayaletleriyle savaşmak istiyoruz?" #drshefalitsabary nin kitabını internette kitap araştırmaları ...
Devamını Oku