Erkeğe Şiddet 2 (Eşit Mal Paylaşımı)

19 Mart 2015Sema Maraşlı36 Yorum »

7_bBeş aylık evli bir çift boşanıyorlar. Erkek ticaretle uğraşıyor, kadın da bir devlet kurumunda  memur olarak çalışıyor. Evliliğin üçüncü ayında erkek ortak olduğu ticaret şirketinden ayrılıyor ve bütün sermayesini alıp bir iş yeri açıyor, oturmak için bir ev, bir de araba alıyor. Evliliğin beşinci ayında evlilikleri çatırdıyor ve ayrılmaya karar veriyorlar.

Erkek, ailesinin desteği ile başladığı önceki işinden kazancı ile kurduğu yeni iş yerinde sermayenin yarısını, aldığı evin yarısını ve yeni aldığı arabanın yarı parasını ayrıldığı karısına vermek zorunda. Ayrıca karısı boşanmak beni çok üzdü diye manevi tazminat isterse tazminat, bir de nafaka isterse nafaka vermek zorunda. Şaka gibi ama gerçek.

Kanunlarımıza göre 2002 yılına kadar evlilik içinde herkesin kazancı ve kazancı ile aldığı mal kendine ait sayılıyordu. Fakat 1 Ocak 2002’de değişen kanuna göre bu tarihten sonra evli çiftler arasında ne kadar evli kaldıklarına bakılmaksızın, kimin ne kadar kazandığına, o malın alınmasında kimin ne kadar katkıda bulunulduğuna bakılmaksızın “Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi” adı altında karı-koca bütün mallarda ortak sayılıyor ve ayrılma durumunda malları ortak paylaşılmak mecburiyetinde kalıyorlar.

Eğer ki kadın çalışmıyor da olsa erkeğin aldığı her şeye yarı yarıya ortak. Ayrılık durumunda erkek nikâh sonrası alınan bütün malların yarı değerini kadına ödemek zorunda. Sadece birkaç ay evli kalarak kadın evlilikten son derece zengin ayrılabiliyor.

Eşit mal paylaşımı adalet anlayışına sığacak bir şey değil. Ancak karı-koca birlikte çalışıp birbirlerine yakın kazançları ile ortak bir şeyler alsalardı, ayrılık durumunda alınanları yarı yarıya paylaşmak zorunda olsalardı, eşit mal paylaşımı adaletli olurdu. Fakat bu kanunda taraflardan biri çalışmasa da ya da kazancı diğerine göre çok az olsa da bütün malları ortak bölmek gerekiyor.

Tabii kanun sadece erkekler için geçerli değil, kadın içinde geçerli.  Kadın da evlilik sonrası kendi üzerine ev, araba alsa; iş yeri açsa, o da ayrılık durumunda yarısını kocasına vermek zorunda. Kim için olursa olsun çok haksız bir kanun.

Fakat kanundan en çok erkekler zarar görüyor. Kendinden maddi olarak çok düşük kazancı olan ya da işsiz olan bir erkekle evlenen kadın sayısı çok az olduğu için kadınlar bu kanundan pek zarar görmüyor. Kazançlar yakınsa zaten eşit paylaşıyorlar.

Fakat kazancı iyi erkek- kazancı olmayan kadın (ya da az kazanan kadın) evliliği çok fazla var. Bu durumda kısa süreli evliliklerde bile erkek evinin, arabasının, evlilik sonrası sahip olduğu bütün malın yarısını ayrıldığı kadına vermek zorunda kalıyor. Üstüne bir de nafaka da vermek zorunda bırakılabiliyor. Çünkü malın yarısını kadın kendi malı gibi alıyor.

İki tarafın bekârken aldıkları mallar ve evlilik içinde iken onlara miras düşen mallar ayrılık durumunda paylaşılmıyor. Bunların dışında evli iken alınanlar paylaşılmak zorunda.

Dinimizde durum nedir? Kadının malı kadının, erkeğin malı da erkeğindir. İster kazanmış olsun, ister miras yolu ile gelmiş olsun, ister bekârken, ister evli iken alınmış olsun fark etmez.   Kimse diğerinin malı üstünde hak iddia edemez. Evi kuran, eşyaları alan erkekse onlar da erkeğindir. Ayrılık durumunda herkes kendine ait olan malı alır gider. Kadın da çalışmışsa kazancı kadar malı alır. Birbirlerinin malına ortak olma durumları yoktur ve zorla alırlarsa haramdır.

Erkek evin reisi olarak evin geçimini sağlamak ve ailesinin ihtiyaçlarını gidermek zorundadır. Bunun dışında kazancı erkeğin kendinindir, eşiyle kaç yıl evli kalmış olursa olsun.

Devlet kanun eli ile vatandaşına haram yediriyor. Ayrıca yalan söylemelerine ve sahtekârlık yapmalarına da sebep oluyor. Nasıl mı? Ayrılık ihtimaline karşı kişiler evlilik içinde aldıkları malları babalarının, annelerinin, kardeşlerinin üzerine yapıyorlar. Onlarla aralarında bir tatsızlık olduğunda ya da onlardan birinin ölümü durumunda başka problemlere ve haramlara sebep oluyor.

Eşit mal paylaşımından kurtulmanın tek yolu evlilik sözleşmesi yapmak. Evlilik sözleşmesi yapılmadan evlenirseniz bu kanunu kabul etmiş sayılıyorsunuz. Fakat pek çok kişi evlilik sözleşmesi teklif etmeye utanıyor, çekiniyor. Erkekler daha evlenmeden boşanırsak malları nasıl paylaşacağız teklifinden bulunmaya korkuyor, kadınların çoğu da bu teklifi bir hakaret olarak kabul ediyor. Bu yüzden düğün öncesi ayrılan kişiler oluyor.

Oysa bunun tam aksi olması gerekmiyor muydu? Normalde herkesin malı kendine olmalıydı fakat “biz eşit mal paylaşımı istiyoruz” diyenler sözleşme yapmalı değil miydi? Devlet bu kanunla yine erkekler üzerinde maddi manevi şiddet uyguluyor. Erkek evlenirken evlilik sözleşmesi istese bir dert istemese ayrı bir dert. Hele ayrılık kararında kadın kusurlu ise, erkek için malının mülkünün yarısını belki hiç yüzünü güldürmemiş belki ona hayatı zindan etmiş bir kadına vermek zorunda olmak kolay olmamalı.

Sonra devlet yetkilileri evlilikler azaldı, boşanmalar arttı diye şikâyet ediyor. Bu kanunların varlığına rağmen, erkekler yine iyi cesaret edip evleniyorlar bence. Boşanma davalarını daha çok kadınların açtığı gerçeğini de göz önüne alırsak bu kanunların kadınları boşanmaya teşvik ettiğini söylemek hiç de insafsızlık olmaz diye düşünüyorum. Bulduysan durumu iyi bir adam: Evlen, boşan zengin ol. Oh, ne âlâ memleket. Bir de haram yiyenler diğer tarafta hesap verirken devlet yetkililerimiz vatandaşlarına orada da yardımcı olabilecekler mi acaba?

 

Okunma Sayısı : 7.451

Yorum yapın

“Erkeğe Şiddet 2 (Eşit Mal Paylaşımı)” için 36 Yorum

  1. ANIL diyor ki:

    …………bilen biri varsa cevaplasın lütfen…..
    —–gerekce sunmadan cıkarları icin boşanma davası acan kadın islami kanunlara göre mehir ve tazminat ve nafaka alma hakkı varmı.
    —beraber yaşam süresince maddi desteği olmadan kazanılmış mallara ortak olma hakkı varmı.
    —-eşden rızası olmadan ayrılan kadın hakkımı helal etmiyorum sözü gecerli olurmu.
    —–intikam olsun diye kadın eşine zülüm iftira ve olmesine sebep olup surunu kaybeden adam icin vebal tasırmı..

    • Yasin diyor ki:

      O kadınları, imkânlarınız ölçüsünde, barındığınız yerin bir kısmında barındırın. Onları baskı altında tutmak için onlara zarar verme yönüne gitmeyin.

      Eğer HAMİLE İSELER yüklerini bırakıncaya kadar onlara nafaka verin.

      Eğer sizin için çocuk EMZİRİYORLARSA, ücretlerini de verin.

      Aranızda örfe uygun biçimde konuşup tartışın.

      Eğer anlaşmakta zorluk çekerseniz o zaman, doğmuş olan çocuğu BABA HESABINA BAŞKA BİR KADIN emzirecektir.
      TALAK 6
      _________

      yeterince açık değil mı?

    • Yasin diyor ki:

      Dini ölçülere göre erkeğin kusurlu bir durumu yoksa;
      KADIN KENDİSİ BOŞANMAYI istemişse mehir hakkı da yoktur. Aksine erkek icabında masraflarını dahi talep edebilir.

    • Abdullah Bir diyor ki:

      Öncelikle sen ve senin durumunda olan bütün erkeklerin Allah yar ve yardımcısı olsun Anıl Kardeş.

      “gerekce sunmadan cıkarları icin boşanma davası acan kadın islami kanunlara göre mehir ve tazminat ve nafaka alma hakkı varmı.”

      NE SEBEPLE OLURSA OLSUN KOCASININ KENDİSİNİ BOŞAMASI HARİCİNDE KOCASINI TERK EDEN, RESMİ BOŞANMA SÜRECİNDE KOCASINA KARILIK YAPMAYAN KADIN “ŞERİAT HÜKÜMLERİNE GÖRE” HİÇBİR İSİM ADI ALTINDA TERK ETTİĞİ, AYRILMAK İSTEDİĞİ KOCASINDAN ” 5 KURUŞ” DAHİ ALAMAZ…

      “beraber yaşam süresince maddi desteği olmadan kazanılmış mallara ortak olma hakkı varmı.”

      EVLENMEDEN ÖNCE KENDİSİNE AİT OLAN ve EVLENDİKTEN SONRA BABASINDAN KENDİSİNE MİRAS KALAN MAL ve PARA HARİCİNDE KOCASININ MALINA, PARASINA HİÇBİR ŞEKİLDE ORTAK OLAMAZ; O MAL veya PARA’dan HAK TALEP EDEMEZ…

      “eşden rızası olmadan ayrılan kadın hakkımı helal etmiyorum sözü gecerli olurmu.”

      BÖYLE BİR KADIN “PİRİNCE GİDERKEN EVDEKİ BULGURDAN OLUR” BİR BAŞKA İFADE İLE HAK-HUKUK KONUSUNDA ALACAKLI OLMAYI UNUTSUN, HATTA KOCASINA YAPTIĞI ZULÜMLERDEN (sadece karı koca hukukuna dair yaptığı haksızlık ve zulümler) DOLAYI KENDİSİNE HAKKINI HELAL ETMEYEN KOCASINA BORÇLU OLACAĞI İÇİN HESAP GÜNÜNDE BUNUN HESABINI NASIL VERECEK ONU DÜŞÜNSÜN.

      “intikam olsun diye kadın eşine zülüm iftira ve olmesine sebep olup surunu kaybeden adam icin vebal tasırmı”

      İSLAM da İNSAN ÖLDÜRMENİN HANGİ ŞARTLARDA CAİZ-HELAL OLDUĞU NET BİR ŞEKİLDE İFADE EDİLMİŞTİR. BU ŞARTLAR İÇERİSİNDE “KARISININ ZULMÜNE UĞRAMAK” vb TAHRİKLER “İNSAN OLDÜRMEYİ HELAL KILAR” ŞEKLİNDE BİR İZİN YOKTUR.

      BU NEDENLE NE OLURSA OLSUN ASLA ve KATTA NE KARINIZI NEDE BAŞKA BİR İNSANI (AĞIR TAHTİK VE TACİZ ALTINDA OLSANIZ, BU KONUDA ZULME UĞRAMIŞ, ÇOK SIKINTI ÇEKMİŞ, MADDİ OLARAK İFLAS ETMİŞ OLSANIZ DAHİ) ÖLDÜRMEYİ DÜŞÜNMEYİN.

      çÜNKÜ HİÇ BİR SEBEP ALLAH KATINDA SİZİN KATİL OLMANIZI MEŞRULAŞTIRMAZ, EBEDİ ALEMDE Kİ CEZANIZI ve ALLAH’ın MAFİRETİNDEN MAHRUM OLMA DURUMUNUZU ORTADAN KALDIRMAZ.

      UNUTMAYIN…

      BU DÜNYA DA Kİ HİÇ BİR SIKINTI ve MUTLULUK EBEDİ (BAKİ-KALICI) DEĞİLDİR. BU DÜNYANIN OLDUĞU GİBİ HER TÜRLÜ HUZUR, MUTLULUK, SIKINTI ve ACININDA BİR SONU VARDIR. KALICI (EBEDİ) OLAN AHİRET YURDU’dur.

      ALLAH SABRINIZI ve GÜCÜNÜZÜ ARTIRSIN (Amin)

      • ANIL diyor ki:

        S.A ABDULLAH BEY
        SİZİN YORUMLARINIZA VE OLAYLARA BAKIŞ ACINIZ GAYET ANLAŞILIR VE NET CEVAP VERİYOR.YORUMLARINIZDA HİÇ BİR TARAF TUTMAYAN VE KARŞINIZDAKİNE SAYGI ÇERCEVESİNDE NET CEVAP VERİYORSUNUZ.YORUMLARINIZ TAHRİK ETMEDEN TAMAMEN YATIŞTIRICI VE DÜŞÜNDÜRÜCÜ OLARAK GÖRÜLMEKTEDİR.FERAHLIK VEREN VE İSLAMİ CEVAPLAR ÇOK GÜZEL AKLINIZLA VE GÖNÜL GÖZÜNÜZLE KURANDAN SÖZLERLE CEVAPLARINIZ GAYET GÜZEL VE ANLAŞILIR.
        ALLAH CC RAZI OLSUN SİZİNLE TANIŞMAK GÜZEL VE İNŞALLAH BU MUHABBET DEVAM EDER KENDİNİZE İYİ BAKIN.

        • Abdullah Bir diyor ki:

          Sayın ANIL

          Teveccühünüz ve duanız Teşekkür ederim.

          Not: Zerre miktarıda olsa şuuru yerinde olan bir kişinin İntihar etmesi o kişiyi kendi canına kıyan bir KATİL yapmakla kalmaz, aynı zamanda kişiyi (sadece ve sadece Allah’a ait olan CAN VERME ve CAN ALMA eylemine ortak olduğu için) ŞİRK’e düşürür.

          Eylemlerinizin her daim hayırlı ve helal daire içerisinde olması duasıyla…

  2. Abdullah Bir diyor ki:

    Allah evlilik, boşanma ve Mehir konusunda yorumlanmaya ihityacı olmayan, değiştirilemez, değiştirilmesi dahi teklif edilemez NET ve AÇIK hükümler koymuştur, tartışılması bile yapılamaz.

    Ama…

    TMK da Yüklüce tazminat, ömür boyu süren nafaka zulmü varken (en fazla bir yıl yetecek kadar para) 10-12 bin tl mehiri ne yapsın FEMİNAZİLER

    Unutmadan birde
    “Arabesk düşünceye, mutant imana sahip (Allah nazarında ki makbul-geçerli imanını kaybetmiş) kadınlar” ya bunun aksini düşünür yada hem 25 kuruş olsun hemde şöför mahalline oturacağım düşüncesinde olanlar var…

    “İşime gelirse dini hükümler, gelmezse TMK Kanunları, oda yetmezse ikisini birden isterim”

    Bunca yüzsüzlükten sonra bu tür kadınlara “Dizlerimin üstüne de çökmemi ister misin sırtıma binmek için” diyesi geliyor insanın…

    • hakan diyor ki:

      Sayın Abdullah Bir, dediklerinizden çok şey öğreniyor ve hak veriyoruz. Bu zulme ben de uğradım. Mahkeme diye neticesi belli, getirdiğim şahitleri ve delilleri kaale almayan, karşı tarafın iftiralarina bakan, onların yalancı olduğunu 155 kayıtları gibi objektif delillerle ispat etmeme rağmen alehime tazminata hükmeden tiyatroyu 16 ay izledim. Dediğiniz gibi bu feminist ve nazi ideolojisindeki insanların faaliyeti hem zulüm, hem nankörlük, hem günah, hem kibirlenmek, hem aileleri tehdit ediyor, helal olan nikahı zora sokuyor, haramlari tesvik ediyor, hem de nesli dejejere ediyor. Onları yaptıklarının yanlış olduğunu ispatlayarak caydırmak ise imkansızdır. Zira günah, adalet, nesli bozmak gibi neticeler onların bizzat emelidir. Arzuladıkları düzen ahlaksız, dinsiz, cinsiyetsiz , ailesiz bir toplum olduğu için onlara karşı “sizi gidi ahlaksizlar ” demenin bir tesiri olmuyor. Evet malesef halimiz şu anda onlara mağlup olmuşuz, fakat nerede olduğumuzu idrak edemeyip, müslümandan insaf ummak gibi o nazilerden insaf ümit ediyoruz…..

      • Abdullah Bir diyor ki:

        Sayın Hakan

        Kulağımıza hoş gelen, bu konuda ki PAYLAŞMA, BİLGİLENDİRME, İYİLİĞİ EMRETME VE KÖTÜLÜKTEN ALIKOYMA sorumluluğumuzu artıran iltifatınız için teşekkür ederim. İnşaAllah bu gibi methiyeler bizi şımartmaz, aksine gücümüzü artırır.

        Yeri gelmişken görünürde size, ama gerçekte ise sizin durumunuzda olan bütün erkeklere benden birkaç abi nasihatı.

        Kesinlikle aklınızdan çıkartmamanız gereken ilk seyin “Hayatın tamamı bir imtihandır” sözü olsun…

        Bu nedenle….

        1- Kendiniz zulme ve haksızlığa uğramış bile olsanız size zulmeden kişiye bile haksızlık yapmayın. Zulme uğrayan olun ama Asla ve asla zulmeden siz olmayın.

        2-Sabredin, er veya geç adalet yerini bulacak, hakkı gaspedilen hakkını geri alacaktır.

        3- Asla ve asla namaz ve samimi dua ile Allah (cc) dan yardım istemekten ve sıkıntılarınızın çözümü için Allah’ı (cc) vekil tayin etmekten vazgeçmeyin. “O” vekillerin en güçlüsüdür.

        4-Derdi sahiplen irsen derdine derman bulmakta senin üzerine vacip olur. Ama derdini sahibine iade edersen kurtulursun. Her zaman “ben dertliyim ama benim derdimden daha büyük ve her derdin dermanı olan bir Allah’ım var” düşüncesini aklınızdan çıkartmayın.

        5- UNUTMA… Moral ve motivasyonunuzun en az olduğu sıkıntılı dönemlerde her zamankinden daha fazla nefsinin, insan ve cin şeytanların vesvesesine, aldatmasına ve saldırısına muhatap olacaksın. Bu nedenle “bir kereden bir şey olmaz” veya nefsinin ve seytanın benzeri aldatmalarına kanarak üç BÜYÜK günahtan birisi olan ZİNA kötülüğüne bulaşma.

        6- Çünkü Şeytanların yaptırmak için çaba harcadığı, en çok sevdiği BÜYÜK günahlardan biriside resmiyette EVLİ, ama fiiliyatta BEKAR Allah (cc) kadın ve erkek kullarına ZİNA yaptırarak onları kendisine kul etmektir. Asla ve katta Şeytana kul olmayın…

        7- Bir kere dahi zina yapmaktansa (her türlü dünyevi sıkıntıyı göze almak pahasına da olsa) en kısa sürede sizin için “doğru insan” olduğuna inandığınız bir hanım ile Allah/İslam’ın meşru gördüğü NİKAH ile evlenerek yeni bir düzen, yuva kurarak yarım olan dininizi tamamlayın. Çünkü dininin yarısını kaybetmiş dul bir kadın veya erkek tek kanatlı kuş misali uçamaz, çakala, kurda (nefsine ve şeytana) yem olur.

  3. Kul Ahmet diyor ki:

    ERKEK KADINLA, KADIN DA ALTINLA İMTİHAN OLUYOR.

    Hadisi Şerif:

    “Cennet annelerin ayakları altındadır.”
    “Efendimize gelip kime iyilik yapayım diye soran bir sahabeye 3 kere annene annene annene dedikten sonra 4.de babana der”

    Şimdi Allah Rasülü kadını bu kadar gökler ötesi aleme yüceltirken bir kısım dindar feministler de tutturmuş ben Cennetten aşağı inip erkekle eşit olacağım da ne demek?

    Bunlar hep imtihan.
    Allah cc.Tevbe surei celilede şöyle buyuruyor:Mealen anlamı “Biz sizi yılda birkaç kere imtihan ederiz” diyor.
    Tabii imtihan her saniye var ama ağır imtihandan bahsediliyor.

    EY KADINLAR ve ERKEKLER…Hem bu dünyam zengin olsun, hem öbür taraf…Allah iki emniyeti birarada vermez.

    Kadın çekiyorsa kocasının elinden vay erkeğin haline.Erkek çekiyorsa kocanın halinden vay o kadının haline.

    Ölçumuz kuran ve sunnet.Zulmeden olma, Zulme uğrayan ol.Hatta zalime acı cunku ucunda azap var.

    Erkek için uyarıcı bir hadis: Kişiye günah olarak gecimini sagladigi kisilerin bakımıni ihmal etmesi yeter.

    Kadin icin uyarıci bir hadis:”Miraç’a çıkarken cehennem ehlinin çoğunun taifei nisa olduğunu gördüm…”

    Yine bir hadis Mealen:..Şeytan askerkerini gorevlendirir.Gunun sonunda hepsi anlatır.Ben faiz yedirdim,ben icki icirttim, ben adam öldürttüm, ben hırsızlık yaptırdım, seytan hepsine aferin basar.Bir tanesi ise ben karı ile kocanın arasını açtım deyince şeytan alnından öper en iyisini sen yapmışsın der…”

    Ahirzaman da şeytan hükmünü çok fazla icra eder.Evlerimizde metafizik ajanlar cirit atar(3harf).Bunun için dua ile korunma gerek.Maddi ve manevi temizlik gerek.

    1.Evlerinizi kimyasallarla temizlemeyin.Özellikle yatak odanızı elma sirkesiyle temizleyin.Ebeyvn ve banyo gibi yerlerinizide elma sirkesiyke temizleyin.Mutfaginizi temiz tutun.Tezgahinizdada elma sirkesi kulanin.Gusul alırken kovadan yapın icine de biraz sirke dökünuz.Ne yedigimizi bilekim:Hazır yoğurttan ve hazır olan herseyden uzak dur.Uzerinde jelaten, Karminid asit, karamel yazanlardan uzak dur.Çunku bunların ne olduğunu bilseniz…Bunun için internette Gimdes ve helal gidayı inceleyin. Vücuda haram lokmanın girmesi sadece parayla ilgili değil yediğimizin icindekilerle de ilgili.Mesela yakın zamanda ” islami” yazıp icinden esek eti ve domuz çikan bir sucuk oldu.Ne de olsa yalan rayiç.Amacimiz maddi olarak temiz olmak melekleri celbeder başka varlıklar daha az yaklaşır.Az vesvese ve kirli dusunceden uzak tutar.

    2.Evinizde mp3 player inize veya teybinize “rukye ayeterini yükkeyin evde siz yokken de calsin.Veya Kendiniz okuyun .ozelkikke sad 41, muminun 97.98., saffat süresinin 7.ayeteri gerekirse bunları ezberleyin.Ve tabi muvazenetyn süreler ını Fatiha, ihlas felak nas Kürsi yatmadan okuyun.TV. ve internetten uzak durun. Rahmani şeylerle uğraşın.Ozellikle sesli kuran okuyun.Kurandaki manevi titreşim ve seslerin oluşturduğu dalgalar bize sera olacaktır.Çalgıyı turkuyu az dinleyin.Kuran okuyamiyorsak, veya evde yoksak da sürekli mp3 çalarımizdan kuran nağmeleri ciksin.

    Bundan sonrası Rabbimize ait tevekkeltü Alallah.

    Rab Teala afüv gafur settar tevvab dır.İstemeden cahilliğimizden aceleciligimizden ve ibsan olmadan kaynaklanan hataları Rabbim affetsin ümidimiz o.

    • Ferhat diyor ki:

      Kul Ahmet “…okuyun.TV. ve internetten uzak durun. Rahmani şeylerle uğraşın…” demiş. Kendisi de bu uyarıyı internetten yapmış. üstelik interneti tavsiye bile etmiş. “…Bunun için internette Gimdes ve helal gidayı inceleyin.” Rabbimiz ise;
      ” Siz ey imana ermiş olanlar! Niçin bir türlü söylüyor, başka türlü yapıyorsunuz
      Yapmayacağınız şeyi söylemeniz Allah nazarında en tiksinti verici şeydir!” (Saf Suresi 2-3. Ayetler) buyuruyor.
      Yine kul Ahmet’ten devam edelim;
      “Ölçumuz kuran ve sunnet…” ama kardeşim Kur’an’da bir sureye bile adı verilmiş cin kelimesini telaffuz etmemiş. “…Evlerimizde metafizik ajanlar cirit atar(3harf)…”
      İçine elma sirkesi katılmış su ile alınan gusül insanı bu hale getiriyor herhalde. Allahım aklımıza ve dinimize mukayyet olmayı nasib eyle bizlere.

  4. selcen diyor ki:

    tabi, eskiden çok güzeldi, niye bozdular ki işi. 20 sene evli kalırdın, kocandan ayrılırdın, “kendi malın olan” çeyizinde getirdiğin perdeleri alır giderdin. kocan da 20 yıl “kendi malını” biriktirir, evini, arabasını, işini alır yeni maceralara yelken açardı.
    aynı evde oturuyorsunuz, aynı hayatı paylaşıyorsunuz, niye sadece erkeğin parası oluyor? niye kadının emeği hiç görünmüyor?
    tamam, öyle olsun, herkes kendi malını alsın, kadın da ileride mağdur olmamak için evliliği sırasında çalışsın. a yoo o da olmaz tabi, çalışan kadın da makbul değil, çocuklar sefil oluyor, kadının dili uzuyor, evlilik sarsılıyor…
    en iyisi perdeleriyle mutlu olmak sanırım. ya da dizini kırıp “hayatta hiç yüzünü güldürmeyen” (illaki kadın güldürmeyen taraf olacak değil ya) kocasıyla oturmak. hemcimslerime kolaylıklar.

    • elif diyor ki:

      perdeleri bile vermemek lazim bosanmaya kalkan kadina. evt erkeklerde eziliyor belli durumlarda ama kadin bosaninda bes parasiz ortadami kalsin yani. dinimizin ongordugu bedeli yasalar olmasa kac kisi verirki acaba. mecburen yasalasacak ve kadin hakkini bu yolla alacak.

  5. Elif Feyza diyor ki:

    Bu konuyu ele alırken, hele ki konuyu dini boyutlarıyla yorumlarken atladığınız önemli bir müessese yok mu sizce de Sema hanım? Dinimizde “mehir” adı verilen, kadının mağdur olmaması anlamında büyük öneme haiz bir husus vardır. Boşanmaların akabinde kadınların ve erkeklerin hayatları nasıl değişiyor ve dinimiz bu konuda neler emretmiş, Allah erkeklerin boşandıkları eşlerine nasıl davranmalarından razıdır biraz düşünüp yazılarınızda değininiz lütfen.

    Müslüman bir hukukçu olarak fikirlerinize bakıyorum, baştan sona eksik bilgiler ve hatalarla dolu bir değerlendirme yaptığınız kanaatindeyim. Erkek haklarını fazla müdafaa etmenizden ötürü çok eleştirildiğinizi yazdığınıza şahit olmuş ve size hak vermiştim fakat çok eksik-yanlış değerlendirmelerde bulunmuşsunuz. Ki bir durumu yanlış öğrenmek/öğretmek hiç bilmiyor olmaktan kötüdür zira insanlar ilk öğrendikleri bilgileri silip yenilerini eklemekte zorlanırlar.

    Hukuk sistemini hep birlikte eleştirebiliriz fakat beğenemsek de bu hukuk sistemi ile bağlıyız. Evlenme, boşanma akitleri bu sisteme göre yapılıyor ve mehir müessesi medeni hukukta yok. Lütfen konuyu tastamam ele alınız. Adaletsizliği kadın için de erkek için de istemeyiz. Ama sizin ele aldığınız kısım boşanma ve sonrasına ilişkin durumun ancak yüzde onunu kapsar.

    Saygılar.

    • hukukçu diyor ki:

      “Müslüman bir hukukçu olarak fikirlerinize bakıyorum, baştan sona eksik bilgiler ve hatalarla dolu bir değerlendirme yaptığınız kanaatindeyim”
      tek hukukçu müslüman siz değilsiniz. benim ailem de 2 tane hukukçu müslüman var… sema hanım boşverin bu yorumları
      elif feyza hanım;
      siz müvekkillleriniz için sadece mehir peşinde mi koşuyorsunuz.(o da çalışan kadınlar için en yüksek 7-8 bin diyor müftülerimiz). yoksa adamlara dava açarken
      1- süresiz nafaka (aylık 500 olsa 1 yılda tamam bu iş)
      2- tazminat(neymiş kötü söz söylemiş al 10 milyar tazminat)
      3- eşit mal paylaşımı (buda dinen haram)
      4- velayeti alan anneler çocuklarını babaya göstermiyor.(şimdilik kanunlarda cezası yok, mahkeme-i Kübraya kalıyor.) da talep ediyormusunuz.
      peki müslüman hukukçu olarak, bunları müvekkiliniz olan hanınmlara anlatıyor musunuz.

      “Allah erkeklerin boşandıkları eşlerine nasıl davranmalarından razıdır biraz düşünüp yazılarınızda değininiz lütfen.” demişsiniz. yanlış yazmışsınız..
      “boşandıklar”ı değil “boşadıkları” olacak. Erkek boşarsa mehir var.. kadının boşaması yok, baştan o hakkı erkekten almadıysa.. eğer o hakkı aldı ve kocasından boşandı ise mehir de yok.. sema hanım beşer hukukunu değil ama islam hukukunu hepimizde çok okumuştur. merak etmeyin.. daha fazla öğrenmek isterseniz diğer hocalara da sorun.. mesela;
      1- “hocam ben kocalarından boşanan kadın müvekkillerime takılan altınların tamamını, süresiz nafaka, tazminat, boşadığı kocasının mallarının yarısını falan kazandırıyorum, nasıl iyi ediyor muyum diye” bir sorun bakalım… ben sordum cevabımı aldım elhamdulillah, siz de sorun ilim öğrenmek farzdır..

      • Abdullah Bir diyor ki:

        Soramaz, Soramaz, Soramaz…

        Çünkü;

        Medeni kanun ile kocalarına dünyayı zindan eden cehennem ehli kadınların en büyük destekçisi Müslüman olduğunu iddia ettiği halde “Ey İman edenler (ettiğini zannedenler) İman edin ( Nisa 136) ayetinin muhatabı olduğunun farkında olmayan Boşanma avukatlardır.

        “Allah size hidayet nasip etsin, Allah sizi ıslah etsin, ıslahınız mümkün değilse Allah sizi kahru perişan etsin” den başka ne diyelim.

        Hasbiyallahü la ilahe illa hu aleyhi tevekkeltü ve hüve rabbül arşil aziym. (Bana Allah yeter. O?ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Ben ancak O?na tevekkül ettim. O, yüce Arş?ın sahibidir )

        Amin !

      • elif diyor ki:

        gercekten merak ettigim ve bilmedigim icin soruyorum. mahkemeden bosanma isteyen kadin esinden tazminat (kotu soz soyledi yada ne sebeple olursa olsun), suresiz nafaka (cocuk dahi yoksa), mallerin yarisini, taa bilme ne zaman takilan altinlarin hepsini istedi diye hemen veriliyormu. benim tanidigim bikac bosanmis kisi var eski eslerinden cocukta oldugu halde 200 ile 500 lira arasi nafaka alabildiklerini soyluyolar. mal paylasimi yok tazminat hic biri yok zaten. bu kadinlarmi isteyememisler yoksa iyi bir avukatmi bulamamislar bu yazilari okuyunca hep aklima dusuyor.
        gercekten kadin istedi diye mahkeme hemen veriyormu. ne kadari veriyliyor. bu yasalar oldugu gibi isliyormu yani?

    • BEYAZ İNCİ diyor ki:

      Sizin bu yorumunuzu okuyunca aklıma (sizin bu sitede yazılan makaleler ve Sema hanımın mihir ve boşanma sonrasıyla alakalı yazılarını okumadığınızı anladım) hakkında bir hikaye geldi, hikayeyi okuduğunuzda sizin durumunuzla birebir örtüştüğünü gördüğünüzde sizde bana hak vereceksiniz…

      Hoca camide vaaz ederken (ders verirken) cemaatten birisi uyuya kalır. Bir süre sonra uyanır. Ve Tam uyandığında hoca ders ile alakalı olarak “eşşek anırınca abdest bozulur” sözünü söyleyerek dersi bitirir. Ve uyuyan adamın aklında hocanın bu son sözü kalır.

      Bir süre sonra başka bir adam namaz kılarken eşşeğin birisi anırır. Eşeğin anırdığını duyan uyuyan adam namaz kılan adamın namaza devam ettiğini görünce aklınca namaz kılan adamı ” eşşek anırdı, senin namazın bozuldu” diye uyarır. Adam bu sözü duyunca şaşırır, “olmaz öyle şey, sana bunu kim söyledi” der. Uyuyan adam ” filanca hocadan duydum” der. Namaz kılan adan “ben bu hocayı tanıyorum, o hoca böyle bir şey demez” der. Uyuyan adam yemin eder bu sözü o hocadan duyduğuna.

      Bunun üzerine iki adam beraber o hocaya gitmeye karar verirler. Hocaya durumu anlatırlar ve Hoca
      —Sen o gün ki ders sırasında uyudun galiba, çünkü senin duyduğun o söz çölde yolculuk yaparken dinlendiği sırada uyuyan adamın uyandığında (abdest almak için eşşeğinin sırtında su vardı ) eşşeğinin kaybolduğunu görür. Bir süre aramasına rağmen eşşeğini bulamayınca namazı kaçırmamak için teyemmüm eder ve namaza durur. Ama namazın sonuna doğru eşşeğin sesini duyar, eşşekde su olduğu için teyemmüm (toprak ile alınan abdest) bozulur, teyemmüm bozulduğu içinde namaz bozulur. Ben bunun için “eşşek anırınca namaz bozulur” dedim.

      —-Ama sen bu dersin başında uyuyup sonunda uyandığın ve sadece “eşşek anırınca namaz bozulur” sözünü duyduğun için konuyu yanlış anladın” der…
      Sizin durumunuzla ne kadarda örtüşüyor değil mi?

  6. nurmavi diyor ki:

    Erkekler zaten sorumluluk almaktan korkuyorlar; korktukları için evlenmekten kaçıp günahı tercih ederlerken bu yasa hiç olmamış. Bu erkeklerin gözünü daha da çok korkutup daha çok evlilikten kaçıracak. günaha ve zinaya daha çok neden olacak. Kadınlar evde kalıp sevgiye aç bırakılacak… Evlilik düşmanı olanlar(bekar ya da boşanmış farketmez) kariyer yapacak Ve çalışıp para eline geçince kendini güçlü zannedip erkeğe itaat etmeyen kadın zengin ama mutsuz zengin ama fıtratına aykırı yaşamış, zengin ama sevgisiz bırakılmış olacak.
    Bu yasa, feminizm ya da bizim ezik-güçlü kadınlarımızın bir tasarısı olsa gerek

  7. hakan diyor ki:

    Bir de boşanan kadınlar erkeğin aldığı evi, arabayı gerçekten kendi hakları olduğunu zannediyorlar. İnanarak yüksek perdeden kocasına kafa tutuyorlar. Avukat, doktor, mimar, müsteşar vs. maaşı yüksek yerlerde çalışan kişiler, veyahud işleri yolunda olan özel sektör deki erkekler karilarinda gördükleri tavırlarla kendi mallarına sahiplik yapamıyorlar. Onlar kendi mallina “ben kazandım, gene kazanırım, benim gibisini nereden bulacaklar ” diyerek başkalarına laf edemezken art niyetli kadınlar. “benim gibisini nereden bulacaksın, benim meziyetlerim ile o malı alabildik…o mal benim, ben malimi söke söke alırım. …” diyorlar. Daha vahimi bu dediklerine inanıyorlar, yani mala düşkünlükleri onları ateşe çekiyor, göremiyorlar.

    • Yahya diyor ki:

      İşin dahada vahimi, bununla ilgili diyanetten veya bazı hocalardan fetva bile alabiliyorlar. Haram yemek bu kadar kolay işte…

  8. husna diyor ki:

    Kadinlar davet ayni sekilde cesaret edemiyorlar.sanki mağdur olan cogunlukla erkekler.ben eşimin geliri çok iyi oldugu halde çalışmak zorundayim. Ayrilsam dimdizlak ortada kalirmisim

  9. MÜEZZİN diyor ki:

    selamünaleyküm DUAİLE BAŞLAMAK İSTERİM.RABBİM FAYDASIZ İLİMDEN,HUŞU DUYMAYAN KALPDEN,DOYMAYAN NEFİSTEN,KABUL OLMAYAN DUADAN MEVLAMIZA SIĞINIRIM.DÜN MAHKEMEM VARDI 21 YILLIK EŞİMDEN AYRILDIM ESKİ EŞ İKİZ KIZLARA BAKMAYIP DUKKAN AÇTI KIZLARA BEN BAKMAK ZORUNDA KALDIM NEREYE KADAR AYRILDIK İKİZ KIZLARIN VELAYETİ BANA VERDİ MAHKEME 2 KALA ZAMANIN DOLMASINA MAL PAYLAŞIM DAVASI AÇTI HRE ŞEYİ BIRAKTIĞIM HALDE ÇEKETİMİ ALDIM ÇIKTIM HAKİME DEDİMKİ DİKİŞ DİKERKEN DÜKKAN ÇALIŞTIRIRKEN EVE YARARI DOKUNMADI MAKİNASI 7BİNLİRA ODA KAZANCINI KOYSUN DEDİĞİMDE EVE HARCADAIM DİYOR SENİN HER ŞEYİNİ ALACAĞIM DİYOR YOKKİ ALACAK AMA HER AY FAİRLİK NAFAKASI 300 VERİYORUM HELAL ETMİYORUM 78 ŞİKAYET ETMİŞ SAVCILIĞA AKLI ESMİŞ BENİ GÖRMEDİĞİ HALDE BENİ TEHDİT EDİYOR ,HAKARET DARP ETTİDİYE EVİME ZORLA GİRİYOR ÖZEL GÜVENLİK NEN ÇIKARTTIK KOLLARINI DARP ETMİŞİZ ALLAHDAN KAMARA VE ŞAHİTLER VARDA 2 SENE MAHKEMELERDE UĞRAŞTIRDIM BU YASA DEĞİŞMELİ AKLI ESTİĞİ ZAMAN SAVCILIĞA KOŞ GERÇEK MAĞDURLARDA DAHA BÜYÜK FACİALARA SEBEB OLUYORLAR KOCANI UZAKLAŞTIR İSPATLAYAMAZSA KENDİSİ CEZA ALSALAR O ZAMAN POZOTİF AYRIMCILIK YAPTIKLARIN FARK EDİP VAZ GEÇSELER ADALET HERKESE LAZIM HAİME DEDĞİM GİBİ SİZİNDE ÜSTÜNÜZDE HAİMLERİN HAKİMİ VAR ORDA TERAZİ ŞAŞMAZ SİZİ KANDIRIRLAR AMA SEMİ VE BASAR ALİM OLAN MEVLAMIZI KANDIRAMAZLAR.RABBİM ŞERRLİLERİN ŞERRİNİ KENDİ BAŞLARINA ÇEVİRSİN.

    • Yahya diyor ki:

      Allah Yar ve Yardımcınız olsun.

    • elif diyor ki:

      Allah askina buyuk harfle yazmayin. ne sebeple yapiyorsunuz bilmiyorum ama okunacagi avrsada okunmuyor yorumlariniz haberiniz olsun.
      sayin site yoneticileride bunu yasaklasin artik.

  10. mete diyor ki:

    AKP’nin yediği haltlardan sadece birisidir bu meşum olayın sebebi. Kader her zaman adalet eder. Demek ki hak ediyoruz böyle bir yönetimi ve o yönetimin dayattığı kanunları. Ben hakkımı helal etmiyorum, etmeyeceğim de… Allah sebep olanları hem bu dünyada hem de ahirette zelil eylesin!

    • Yasir diyor ki:

      Bu yasayı AKP Çıkarmadı. Körü körüne siyaset yapmayı bırak. Yazının Başında Kanun 1 Ocak 2002 de çıktı yazıyor. Hükümet Anasol-M idi. (Bahçeli Yılmaz Ecevit)

      • Yasin diyor ki:

        Eşit mal paylaşımı ecevit hükümetinde yasalaştı bu doğru lakin bu konuda akparti de masum değil. Çünkü 6284 sayılı yasa ve pozitif ayrımcılık akparti döneminde çıktı.

        Mevcut Hukuktaki usul kanunları, medeni kanunlar, tedbir kanunları, ceza kanunları vs. hep evli erkeklerin aleyhinde. Bu adaletsizliğe neden el atılmıyor.

        Adeta İnsanlarımızı meşru daireden ayırma adına özel bir çaba harcanıyor.
        Tecavüzcüler ceza bile almadan bırakılıyor, evli erkekler ise nikahlı karısının sadece “istemiyordum” demesiyle cezalandırılıyor. Dahası boşanma davasında bu şikayetler iftira bile olsa delil sayılabiliyor. Gayri meşru beraberlikler kolaylaştırılıyor ve hatta cazip hale getiriliyor. Bunlar bu hükümetin eseri.

        Evet mal paylaşımı ecevit hükümetinin ama ya 6284 sayılı yasa, pozitif ayrımcılık vs yasalar oylarımızla iktidar olanlar tarafından çıkartıldı… :(

      • BEYAZ İNCİ diyor ki:

        Sizde körü körüne AKP savunuculuğu yapmayın

        Yasanın ilk değişikliği 2002 de olsa bile bu hale gelmesi (6284 ile zulm aracına dönüştürülmesi ) nisan 2012 de Fatma Şahin’in bakanlığı zamanında olmuştur.

        TMK 6284 yaz Google amcaya sor inanmıyorsan….

      • .:. diyor ki:

        “Bu yasayı AKP Çıkarmadı. Körü körüne siyaset yapmayı bırak. Yazının Başında Kanun 1 Ocak 2002 de çıktı yazıyor. Hükümet Anasol-M idi. (Bahçeli Yılmaz Ecevit)”

        Haklısın.!!!

        Evet AKP çıkarmadı. o gun cogu meclisten kactılar.

        Hatta 2012 yılında bunu 8 mart oylamasına getiren donemin Kadın Bakanı Fatma Şahin Kendi hazırladığına bile oylamaya katılmadı birçok AKP li katılmadılar meclisten kaçtılar. zaten 550 vekilin yarıya yakını vardı ve oylandı. Belkide CHP-MHP ve BDP oyları ile geçti bu yasa.

        Buradaki TBMM nin arastırma komisyon raporlarına bakabilirsiniz ozellikle aile bakanlığı yok iken 2009 da irlanda ve ispanya.
        http://www.tbmm.gov.tr/komisyon/kefe/kom_rapor.htm

        Bu işlerin arkasındaki asıl ülke Hollanda dır.

        Devlet eli ile TRT2, yanına NTV ve CNN Türk. hep Fatma şahini pofpoflarlardı. O zamanki Ladın derneklerine bütçeler aktarılıyor denildiğinde itirazlar ederlerdi. şimdi hepsi Bakanlığın web sayfalarında. ERKEK adına hiç birşey yok. Devlet başkanlarının hanımlarını bile her işe koştular. Devletin vergi gelirlerini sömürmek için. Bu sistem belli bir süre sonra Doymak nedir bilmedi. Artık Pozitif ayrımcılık öylesine sırıtmaya başladıkı. ERKEK peşinen Düşman oldu. Hiç bir etkinlik, reklam ve sosyal duyurularda BABA kullanılmadı. Erkek çocuklar, Babalar ve dedeler adeta köpek muamelesi, ikinci sınıf muameleye maruz kaldı. Bu durum o zaman da aynı idi, şimdi de aynı oldu. şimdi ise yeni farklı bir çalışma http://durdiyelim.com/ deyin ama kime dur diyeceksiniz.

        Fuhuşa dur demiyor, zinaya, hırsızlığa, çocuk istismarına, yaşlı istismarına, yolsuzluklara, fakirliklere, sokakları mesken tutan dilencilik sistemine, işsizşiğe, uyuşturucuya, tecevüzlere, sokak terorlerine. var da var….. dur demiyorsunuz . Buna dur diyelim, bakın içeriğindeki açıklamalara. sadece ele alınan KADIN. Erkek nerede? onların lugatında erkek yok..

        Burdan açıkca ilan edeyim ALAYINIZ çırpınsa bunu dğzeltemeyecek, battıkça batacaksınız. Bu öylesine büyük bir sektör ki bunun bizim ülkenin ehil olmayan yöneticileri hariç dünyanın her tarafı biliyor artık.

        Çok daha kötü şeyler olacak. Bu devleti ve Hükümeti Bu sistemle paramparça edecekler hallaç pamuğu gibi atacaklar. Ben 2011 yılından beridir bu platformdayım ve farkına vardığım zamandan beri benzer şeyleri yazdım ve yazıyorum. Bu yazılarımıza geçmise yönelik bakabilirsiniz.

        Ülkedeki Her pisliğin azğınlığın altında Bunun olduğunu göreceksiniz. hepsinin ucu buraya gelecektir.

        O zamanlar dönemin Bakanı Fatma şahin yeryüzünde böbürlenerek yürüyordu. bu guruplarla kapalı kapılar ardında toplantılar yapıp kararlar aldırıyordu. Askeri birliklere ve Diyanet işlerine kadar ulaşıyordu.

        Peki o zamandan bu güne kadar bu ve paralelindeki ve ilintili konularda bir tane sayısal veri söyleyşn ki pozitif çıksın… Bir tane soyleyemezsiniz. Bu insanlar bu işleri bilmiyorlar. EHİL değiller. Bu görevlere getirenlerde bilmiyorlar Ehil değiller. AİLE bakanlıgı diye bir bakanlık yok bu ülkede. o sadece tabelada. isterseniz web sayfasına, isterseniz facebook sayfasına bakınız. ne dediğimi anlarsınız.

        Bilindiği gibi artık insanlar sokaklara çıkmaya korkar oldu, sokaklarda kopekler ceninlerle oynuyor. çop kontenyerlerinde bebek cesetleri, hastane tuvaletleri bebek cesetler. kanalizasyonlar. evde bırakılan , bogulan oldurulen cocuklar. bunlar aleni ve olagan olur oldu. siddetler oldui aldatmalar arttı. Birvirlerini bogazlayan bogazlayana.

        yakın zamanda yeni bosanma rakamları açıklanır. tam gaz gidiyoruz.

        buralara goz atınız. biz bu konuları işlemiştik.

        Sağ olasın Sema Maraşlı Kardeşimize.
        http://www.cocukaile.net/amazon-cagindasin-ayagini-denk-al/

        http://www.cocukaile.net/yeni-aile-kanunu-2/

        http://www.cocukaile.net/kocalari-avutmak-kolay-olacak-mi/

        http://www.cocukaile.net/bu-kanuna-hep-birlikte-hayir-diyelim/

        daha niceleri, oku oku bitmez , bir derya var burada.

        bunların ozamandan gelecegini iletmeye ve ulkemiz insanlarını uyarmaya calışmıştım. o zamanki yazılarımda çok daha detay var idi. gerçekleşme durumlarına bakabilirsiniz.

        Sema hanımın o zamanki ileri görüşleri de aynı bugu o zamanda fark etmiştim. İlgililer sorumlular ondan korkuyorlar. yüzleşemezler kaçıyorlar. Çünki anlatacaklari birşey yok. Bu ülkenin bu girdaptan kurtulmasının bu uygulama ve sistemlerle imkanı yok. Bu insanlar herşeyi ithal etmişler. Sadece AB fonlarını almak için kendi ülkelerini perişan etmişler adeta peşkeş çekmişler.

        Bunu düzelmenin yolu başka landadır. Çözümü vardır. sancılıdır. ama temizdir. Aileler en azından sağlam kalanlar kendi nesillerinizi çocuklarınızı koruyun. Bu işler pozitif ayrımcılıkla olmaz Bunu diyen Sayın Cumhur başkanı ise diyeyim, Ukalarlık degil. Ben sadece bu konuda kendisinden çok daha fazla yetkin ve bilgiliyim, Yaptığı külliyen hatadır. Sayın Başbakanın da, sayın ilgili bakanında. Bu konunun çözüğmü konusunda pozitif yapıcı akılcı ve adaletli hiç bir fikiirleri yok. Bu konudaki ipler. BM, ABD, ve AB nin elindedir. Uluslar arası sozleşmeler de vardır. Verdikleri söz ve popilist müjdelerin hepsi oy kaygısıdır.

        Buradan Erkek olan vatandaşlara söylemek istediğim kısa birşey vardır. Her ne olursa olsun malınıza sahip çıkın, kaptırmayın. Bu sistemdeki ana hedef Sizlerin Ekonomik durumudur. yani Paranızdır. Bu sistem elinizdekini alıp sizi sömürme amçlıdır. ve öylesine büyük bir sektörki. içine düşen bunu anlar. Kendini avutmak için bazen, oraya gidicem, buraya gidicem, ona şikayet edicem, taaa AİHM ne kadar gidicem diyenler var. içine düşünce anlarsınız.

        Allah insalarımızın yardımcısı olsun.

  11. irmak diyor ki:

    “Eşit mal paylaşımından kurtulmanın tek yolu evlilik sözleşmesi yapmak. Evlilik sözleşmesi yapılmadan evlenirseniz bu kanunu kabul etmiş sayılıyorsunuz.” diyor Sema Hanim.
    Ben de buna cani gonulden katiliyorum.. Kanunlari bilmek vatandasin gorevi degil mi?
    Evleniyorsun, Belediye baskaninin gorevlendirdigi Nikah memurun karsisinda, iki sahitle bazen de bir yigin davetliyle, kari koca oldugunuza dair kocaman bir defteri imzaliyorsunuz. Bir antlasma-sozlesme yapiyorsunuz. Bu sozlesmeyi yaparken, detaylari inceleyip arastirilmali degil mi???
    Bu anlasma bozuldugunda edinilen mallar 50/50 paylasilacak, belki de diger tarafa tazminat, omur boyu nafaka verilecegi ihtimalleri kanunlarda yaziyor degil Mi???
    Evlilik sozlesmesi antlasmasi bozuldugunda,Esit mal paylasimini,neden “Erkege Siddet ” olarak algiliyorsunuz, ben de bunu anlamiyorum…

    • Yahya diyor ki:

      Çok yanlış düşünüyorsunuz!
      Tamam insanların kanunları bilmemesi bir muafiyet getirmez.
      Ancak ben bu kanunları bile bile evlendim. Çünkü aklımın, hayatımın hiç bir zerresinde boşanmak yoktu. Düşünebiliyor musunuz Allah resulü boşanma durumunu yer ve göğün titremesi ile tarif ediyor. Ne kadar büyük bir felaket bunu idrak edebiliyor musunuz?
      Ve ben daha o defteri imzalamadan önce, mustakbel eşime diyeceğim ki – bak hanım eğer bir gün boşanırsak benim mallarım bana senin malların sana imzala bakalım bu anlaşmayı – böyle bir mantık var mı ALLAH AŞKINA ??? Ben bayan olcam kocam olacak adam bunu bana söyleyecek, o masada bir saniye durmam. Bu nasıl bir zihniyet? nasıl bir ahlak? nasıl bir dayatma?
      Biz dede ve ninelerimizden böyle mi öğrendik; kocanın evine gelinlikle girilir, kefenle çıkılır…
      Erkek zulüm ediyorsa, fasıksa veya başka kusurları varsa bu durum başka tabii, ancak yinede bunun usulu belli.

    • anadoluerkeği diyor ki:

      SAYIN İRMAK BU YAZIYI DİKKATLE OKU
      anlayamazsınız,,, bunlar ne Kuran da ne de Peygamberimizin sünnetinde yok.. bende sizin gibi müslüman kadınların Allahın kendilerine verdikleri ve vermediklerini bilmemelerini anlayamıyorum.. zira günümüzde sizin gibi müslüman kadınlar, Kuranda Allahın kendine vermediği, velayet, 50-50 mal paylaşımı, ömür boyu nafaka yı hakkımız diye talep ediyorlar.. ne Kuranda ne sünnette kadının böyle bir hakkı yok.. ben müslüman olarak evvela Kurana bakarım, seçeceğim kadının da kurana bakmasını isterim. sonra sünnetlere..
      ama galiba siz önce avrupadan alınma T.c. kanunlarına bakıyorsunuz…
      Sema Hanım, size her daim duacıyım..

  12. ararat diyor ki:

    @Sema Hanım,
    Valla artık cesaret edipte evlenemiyorlar :) Kim ne derse desin, işin çivisi çıkmış durumda, kolay kolayda düzelmez geri. Sebep olanların Allah ahirette yüzünü güldürmesin.

    • Abdullah Bir diyor ki:

      Sebep olanların Allah ahirette yüzünü güldürmesin.

      Amin…
      Amin…
      Amin…
      Amin…
      Amin…
      Amin…
      Amin…
      Amin…
      Amin…

    • sekku diyor ki:

      Hepsini aynı kefeye koymuyorum ama Hiçbir aslan kendi boynuna tasma taktırmaz,taktıramaz,aslan olana tasma yakışmaz..Bende taktırmayacağım.Sebep olanları Allah’a havale ediyorum.

Dünden Bugüne

Ayşe Askere Git Ali Sofra Kur

(30.9.2015 tarihli bir yazım. Şu an ocak 2019, bu süreçte ders kitaplarından bütün cinsiyet rolleri çıkartıldı ve 162 okul pilot okul olarak seçildi "cinsiyet eşitliğine duyarlı okul" adı altında cinsiyetsiz ...
Devamını Oku

Güzel Söz

Beğenmiyorsan değiştir, değiştirmiyorsan bakış açını değiştir ama asla şikayet etme. ( Maya Angelou)

Kitap

Algı Yönetimi ve Manipülasyon

Algı Yönetimi ve Manipülasyon "Kanmanın ve Kandırmanın Psikolojisi" kitabı nasıl kandırıldığımızı çok iyi gözler önüne seren bir kitap. Mücahit Gültekin kitapta bilimsel açıklamalarla birlikte günümüzden ve İslam tarihinden örneklerle  yalın bir ...
Devamını Oku