Güçlü Kadının Kocası

04 Ocak 2018Ademler & Havvalar15 Yorum »

kadın bağıranBir Adem Diyor ki…

1-Karınız kendini güçlü olarak tanımlıyor mu? Ya da size karşı güçlülük vurgusu yapıyor mu? Sizi yönetmeye çalışıyor mu? Yapıyorsa,

Karım güçlü bir kadın olmak için her şeyi yapıyor. Bana her dediğini dinletmeye çalışıyor. Örneğin ben bir fikir soruyorum diye dedi ki

“sen bana fikir soruyorsun ama dediğimi yapmıyorsun o zaman neden soru soruyorsun?”

Ben de dedim ki

“ben senin fikrini öğreniyorum aklıma yatar ise öyle yaparım.”

Yani kendisinin dediğinin mutlak doğru olduğuna inanıyor ve sürekli onun dediğinin yapılması gerektiğini söylüyor.

Üstünlük hissi ile sürekli bana “benimle sidik yarıştırma” diyor. Bu laf yani “benimle eşit olmaya kalkma ben üstünüm” demek oluyor. “Bir konuda tartışma benim dediğim olsun.” demek istiyor.

Onun istediklerini ben isteyemiyorum. Mesela ben işten yarım saat geç gelemem o gece saat 01:00 a gelir soru soramam. Çünkü o sorgu sorulamaz ulaşılamaz hesap soran ama hesap vermeyen bir varlıktır.

Üstün olmak için geleceği ve görmediği şeyleri bilmek için sürekli büyücü falcıya gider. Annen büyü yaptırmış neden inanmıyorsun diye benimle 10 senedir tartışır. Ben bilemem diyorum bir büyücünün lafı ile kimseyi suçlayamam diyorum. Sen anneni tutuyorsun diyor. Tabi bence bu bir üstünlük değil zaaf işaretidir. Yani gelecekten korkmaktır bu. Halbuki tevekkül etse Allah a  bıraksa daha iyi bir psikolojiye sahip olacaktır diye düşünüyorum.

Sürekli “sen kim oluyorsun, sana ne…” gibi aşağılayıcı sözler ile konuşuyor.

Sürekli sinkaflı küfürler ediyor. Tabi siz ne ilgisi var diyeceksiniz. Bir kişi kendinde küfür etme hakkı görüyor ise o insanda üstünlük hissi vardır bence.

Sürekli bana acı çektirmek için çalışıyor. Bence bu da onun benden üstün olduğunu ispatlama çabasıdır. Sana zarar verebilirim ben üstünüm duygusu sanırım.

Özellikle devlet 6284 sayılı kanun gibi, velayet gibi bir çok konuda kadının elini kuvvetlendirince sanırım kadınlar güç zehirlenmesi ile kendilerini yarı ilah zannetmeye başlıyorlar. Öyle ya ol diyor oluyor.

2-Bu davranışları evliliğiniz nasıl etkiliyor? Sizde nasıl bir his uyandırıyor? Ona karşı duygularınız nedir? Onun gücü sizi güçsüzleştiriyor mu?

Esasen kadının gücü erkeğin gücü demektir. Hayat bir teavündür (yardımlaşma) cidal (çatışma) değildir. Evliliklerde öyle olmalıdır. Ancak eşim eline geçen her gücü bana karşı kullanıyor. Beni yıkmak onun hayat amacı olmuş.

Kadının güçlü olmasını tabiî ki isterim ancak kontrolsüz güç güç değildir. Ben şu konuda Allah ın ne güzel yarattığını düşünürüm. Çocuklar eğer o zekası ile kuvvetli olsalar idi kendilerini öldürürlerdi. Benim karım ve birçok bayan duyguları ile hareket ediyorlar ama ellerinde muazzam bir kanun ve medya gücü var. Dolayısı ile rayından çıkmış tren gibi her yeri yıkıyorlar.

Evliliğimi yıktı bu davranışları. Şu an 3 çocuk ile boşanıyoruz.

Sürekli durduk yere taşınıyoruz. Ben sana hesap vermem ben üstünüm kafası ile telefonunu kapatır, geceleri çıkar, hakaretler eder, vb. bir çok ayarsız davranış.

Tabiî ki bu yapılanlar ile ona olan sevgim yok oldu. Saygım da yok oldu. Güvenimde yok oldu.

Onun gücü beni güçsüzleştiriyor çünkü o gücünü ailesi için değil benim yıkmak için kullanıyor. Hatta çoğu zaman benim gücümü de beni yıkmak için kullanıyor. (Örnek: ona aldığım altınları bozdurdu boşanma davası için avukata verdi. Avukat altınlarımı çaldı diye telkinde bulunmuş altınları mı çaldı diye bana iftira attı. Yani benim maddi gücümü beni yıkmak için kullandı)

3-En çok ne yaptığında size ağır geliyor?

İftira attığında.

4- Hangi davranışlarını bir kadına yakıştıramıyorsunuz?

Küfür etmesi, saldırması, iftira atması , yalan konuşması.

5-Kendinizi psikolojik şiddet altında hissediyor musunuz? Karınızdan fiziksel şiddet gördünüz mü?

Evet, sürekli psikolojik şiddet altındayım. Karımdan onlarca kez fiziksel şiddet gördüm. Ayrıca yatak ayırarak cinsel şiddet uygulama toplumda çok yaygın erkekler bunu dile getirmiyor.

Kadınların benim param benim senin paran yine benim tavırları da ekonomik şiddet olarak görülmelidir. Kadınlar evin harcamalarına katılmak istemiyor. Bunu da İslam a dayandırıyor ama diğer konularda İslam ın hiçbir hükmünü uygulamıyorlar.

Bu şiddetlerin en mühimi bence hukuksal şiddettir. Çünkü diğerlerini bir şekilde şikayet edeceğiniz yer yargıdır. Ancak yargının da kadını her koşulda tutması adeta sen istediğin zulmü yap ben senin arkandayım demesi kadına en büyük zulümdür bence.

6-Karınızın davranışları cinsel hayatınızı nasıl etkiliyor?

Kendisinden soğuyorum. Eskisi gibi tatlı birliktelikler olmuyor. Bu eziyetlerine boyun eğmeyince beni yataktan kovuyor. Cinsel şiddet uyguluyor. Bu şekil davranıp sonra da eşinin peşine dedektif takip kendisini aldattığını ispatlamaya çalışan kadınlar olduğunu da duydum.

7-Annelerinin otoritesinden çocuklarınız nasıl etkileniyor?

Mutlak itaatleri var. Annelerini seviyor ama aşırı derecede korkuyorlar. İnşallah bu baskılar çocukların için de ona karşı nefrete dönüşmez. Şimdilik anneleri çocukları bana karşı da dolduruyor. Yani EYS uyguluyor.

8-Kendi anneniz otoriter bir kadın mıdır? Babanız evde anneniz tarafından saygı ve değer görür müydü? Babanız annenize değer verir miydi? Nasıl bir ailede büyüdünüz?

Annem otoriter değildir ancak baba mı zekası ile kadınlığı ile ve babamın pasifliği ile yönetir. Babam anneme çok değil ama değer verir ama bunu göstermez. 50 yıllık evliliğinde bir insan eşine bir kez eline sağlık demez mi?

9-Kayınvalideniz otoriter bir kadın mıdır? Kayınpederiniz evde reis midir? Eşiniz nasıl bir ailede büyümüş.

Kesinlikle evet. Eşini nasıl dövdüğünü kahkahalarla dünürüne anlatan biridir. Kayınpeder evde kedidir. Eşim babasından çok şiddet gördüğünü söyler.

Eşimin ailesi fakir bir aileymiş. Annesinin ailesi vurdulu kırdılı bir aile babası ise mülayim bir aileye sahipmiş..  

10-İkiniz de büyüdüğünüz ailelerden neleri kendi evliliğinize taşıdınız?

Eşim vurma, küfür etme, saldırma, iftirayı evimize taşıdı.

Ben de kendimi ezdirmemeye çalıştım ancak yasalar sayesinde bunu başaramadım. Eşimin keyfine göre kendi evimden atıldım. Eşim saldırdı ben suçlandım.

Tabi siz kendi penceremden anlattığımı düşünebilirsiniz ama 6 kez psikiyatrdan randevu aldık hep kaçan o oldu.

11-Evliliğinizde yanlış giden şeyleri gördüğünüzde düzeltmek için bir çaba içine giriyor musunuz? Yoksa umutsuz musunuz? Güçlü kadın karşısında erkek de güçlü durabilir mi?

Şu an boşanıyoruz. Umutsuzum. Güçlü kadının karşısında bir erkeğin güçlü durabilmesi için devletin adil olması lazım. Bir kadın 6284 ile sizi evden keyfi atar ise siz bu kadın karşısında nasıl güçlü durabilirsiniz?

Yani bu devirde kadına karşı güçlü durabilmek devlete kafa tutabilmek demektir.

12- Şimdiki aklınız olsaydı eşinizle evlenmek ister miydiniz? Eşinizle yeni evlenecek olsanız baştan itibaren nasıl bir eş olmak isterdiniz? Neleri yapar, neleri yapmazdınız?

Ben âşık olup evlendim her şeyi tabiî ki kötü değil ama evlilik yapılacak bir insan değilmiş. Keşke huyu güzel olsa idi çok sevmiştim.

Ben eşimden başka hiçbir kadını tanımadım evlilik öncesi ve eşime şunu söyledim: benim kız kardeşim yok hiç kız arkadaşım da olmadı seni tanımam için bana müsaade et uyar konuş benimle dedim. Ama o tam tersini yaptı babasına ve erkeklere olan nefretini bana kustu, beni ilk günden beri düşman gördü. Ben de ani tepkiler verdim.

İlk günlere gitsem onu daha iyi anlayabilirim. Ona kurulan tuzaklara o düştü ben de farkına varamadım. Beni düşman bildiği için ona kurulan tuzakları konuşmadığı için de bilemedim. Eğer başa dönebilsek onu daha çok dinler neyi neden yaptığını anlamak için daha çok soru sorardım. İç dünyasını anlamaya çalışırdım. O zaman da yaptım ama şimdiki tecrübem ve kadınlar hakkında ki bilgim o zamanlar yoktu.

Mesela bizim en büyük hatamız ev içinde olanları dışarıda konuşmamız oldu. Ama farkımız şu oldu ben onun yaptıklarını anlattım o benim yapmadıklarımı iftira attı. İkisi de yanlış tabiî ki. Bu bizim evliliğimizde çok etkili oldu.

İnanın kendim de çokta suç bulamıyorum. Bunu belki de megalomanlık veya üstünlük algısı gibi algılayabilirsiniz. Ancak eşime bile soruyorum neyimi düzelteyim o bile sadece anneni çok dinliyorsun diyor. Annene bağımlısın diyor. Bir tane örnek ver diyorum 10 yıldır bir örnek veremiyor.

3 çocuğum var onları alıp memleketine gitti, kafasına göre çocukları götürdü, devlette kızım sen ne yapıyorsun demiyor.

Keşke hatalar hep bende olsa ben de düzeltsem yuvamı kurtarsaydım.

 

Editör Notu: “Güçlü Kadının Kocası Olmak” yazısı üzerine soruları cevaplayan bir Adem’in gönderdiği e-postayı izni ile yayınladık.

http://www.cocukaile.net/guclu-kadinin-kocasi-olmak/

Okunma Sayısı : 7.499

Yorum yapın

“Güçlü Kadının Kocası” için 15 Yorum

  1. sevgi diyor ki:

    İnsan kendi ağzıyla ilk günden beni düşman olarak gördü dediği bir kadınla neden evlenirki? Bilemiyorum belkide herkes evlilik konusunda ısrarcı olmamalı, yada daha iyi mukayese edebileceği yaşları beklemeli (yazan kişi bu zamanki aklım olsaydı demiş, herhalde o zaman ya yaş olarak yada zihinsel olarak küçüktü)
    Bu tarz bir kadına sadece GÜÇLÜ KADIN demek de ayrıca oldukça saçmamı desem yersizmi desem bir acayip durmuş yazıda. Gecenin 1inde eve gelmek oldukça rahat ailelerde bile bir kadın için garip karşılanır, heleki burada okuduğumuz oldukça normal şartlarda yaşadığını düşündüğüm aile için.
    Eşine küfür etmek, fiziksel şiddet uygulamak, hukuksal şiddetle tehdit etmek, oldukça aşırılardaki davranışlar bana göre.
    Bana kalsa kadın ileri derece bir psikolojik vaka, herhangi bir kelime içine hapsedemedim ben durumunu.
    Eğer bu tarz durumlar yaşayan erkeler varsa (ben algılamakta zorluk çekerek inanamıyorum halen daha) Allah yardımcıları olsun ve çıkış yolu göstersin inşAllah. Ve bekarlara da ders olsun durumları, evlilik kararı sürecindeki birçok yanlış kararın ve adımın sonucu sanırım bunlar.

  2. Abdullah Bir diyor ki:

    Bazı kadınların (???) mantığına göre;

    Dikenleri olsa da GÜL ÇİCEKTİR, kaktüsün de dikenleri vardır öyleyse KAKTÜS de ÇİÇEKTİR, bazı kadınlar kaktüs gibi de olsa çiçektir, ne olursa olsun erkekler ikisine de aynı muameleyi yapmalı, ikisini de sevmelidir.

    Tabiii canım ne demezsiniz biz erkekler zaten MAZOŞİST’iz, kendimize eziyet etmekten ve ettirmekten müthiş zevk alırız. hele hele de kaktüslere sarılmaya, onların dikenlerinin canımızı yakmasına bayılırız…

    Başka bir emriniz varmı efendim…

    Bu tiplerin mantığınıza (!!!) göre;

    HAYAT ACIDIR, biberde acıdır, öyleyse BİBER HAYATTIR

    Bu mantıksızlığa bir önermede benden

    Eşekler karın tokluğuna yük taşır, azar işitir, dayak yer, ömür boyu çalışır, erkekler de karın tokluğuna de çalışır, karısından azar işitir, hakaret yer, öyleyse erkekler EŞEKTİR…

    Sen bana sabır ihsan eyle Allah’ım…

  3. gulpembe diyor ki:

    Zor insanlarla evlilik yaptiklarini dusunen eslere bir hatirlatma yapmak istiyorum. Kurani kerim de buyuruluyor ki;”kotulukle iyilik bir olmaz. O halde sen kotulugu iyilikle sav. Boylece bir de bakmissin ki aranizda adavet ( kin ve dusmanlik)bulunan kimse sana sicacik fedakar bir yoldas/veli,dost oluvermis.”

    Buradaki dost kelimesi icin “hamim” ifadesi yer aliyor. Ayni ifade cehennemdeki baslardan asagi dokulen kaynar su icin de kullaniliyor, ayni manaya geliyor. Demekki eslerimizin bize yoldas mi yoksa kaynar bir su mu olacagini cogu kez bizim karsi cevaplarimiz belirliyor.

    Bazen cocuklar kavga ettiginde hep savunmalar “ama o baslatti..”diye olur. Kimse ilk baslatan oldugunu kabul etmez, ve isin icinden cikamazsiniz. Ben de artik baslatani degil karsilik verip surdurene odaklaniyorum. Ve sen dogruluktan ayrilmissin Allah kotuluge kotuluk yoktur buyurmuyor mu?diye sorguladigimda tartisma kesiliveriyor.

  4. gulpembe diyor ki:

    Kadinlar kocalarini evlilik hayati muddetince hep test ederler, bunu bilincli degil, istemsizce yaparlar. Ne kadar degerli oldugunu, sevildigini anlamak icin; cevabini bildigi sorulari sormak, istedigi seyi istemiyor, istemedigini istiyor gibi yapmak, bazen ufaktan sitem ederek ve surat asarak boylece ustune dusulmesini ve iltifat duymayi beklemek siradan kadinca oyunlardir.
    Kadinlarin anlasilmaz oldugunun sanilmasi ve ne istedigini bilmediklerinin dusunulmesi cogu kez bundandir.

    1.“sen bana fikir soruyorsun ama dediğimi yapmıyorsun o zaman neden soruyorsun?”diyen bir kadina kocasi,simdiye kadar onun icin neler yaptigini, fedakarliklarini vazgectiklerini sakin bir dille hatirlatmasi gerekir. Ama bunun yerine “seni dinlerim, lakin aklimdakini yaparim, kusura kalma gardas”modunda cevap verilirse, kadin hayalkirikligi yasar.

    2. yukaridaki kadin, neden buyuden supheleniyor, neden kocasinin anneci oldugunu dusunuyor?saglikli bir kadinsa bunlari tek basina kafasindan kurgulayamaz, muthis bir guvensizligi, kaygi ve korkulari var demekki. Mevzu “buyucunun lafina bakamam”deyip gecistirilmemeliydi.psikiatriste gitmekten kacinmis ama hangi zaman ve durum uzerine bu kapiyi kapatmis?

    3.evdeki meseleleri disarda anlatmak ,”ani tepkiler(nasil yani?!)” vermek, “Ona kurulan tuzaklara o düştü ben de farkına varamadım”(kadini elbirligi ile delirtmisler galiba), yine maalesef ,kendinden sogutucu ve guvensizlestirici durumlar.

    4.tanidigim bir arkadas var, cocuklugunda babasi kafasi atinca onu annesini ve kizkardesini sira dayagina cekermis. Simdi cok duzgun bir beyefendiyle evli lakin o yillardaki gordugu haksizliklari hala sindirememis. Esi diyormus ki”sen de kendine azicik laf soylettirmiyorsun, hemen parliyorsun”o da diyormuski”ben zamaninda cok hirpalandim artik kimseye eyvallahim yok!”

    5.yukaridaki kadinin agzinin bozuk olmasini, cocuklarini babadan kacirmasini, gunahkar oldugu durumlari elbette tasvip etmiyorum. Fakat anlamak gerekir ki, dile hafif uygulamada zor oldugu uzere “kadinlar guldur ama cicektir”:)Lutfen onlari kaybetmeden degerlerini bilelim.

    • Feyza diyor ki:

      Gulpembe hnm
      Bazi kadinlar gercekten guldur ve su ister ama bazilari kaktus. Sonucta Ikisi de cicektir tabi..
      Yazida beyefendinin sozlerine bakarsak hanimin buyu takintisi ve kufurlu sozleri geceyarisi eve gelmesi, hesap sorup hesap sordurmamasi gibi durumlar kadinin cok hatali oldugunu gosteriyor. Yazi cok uzun hepsini alintilayamiyorum ama bir kadina bunlar yakismaz. Tabi kadini dinlemedik ama okudugumuz tabloya gore yorum yapiyorsak bunlari tasvip etmemiz mumkun degil. Siddet yok, evden kovma aciz birakma vs hak hukuk cigneme durumu yokken basit kaprislerle bir yuvayi bitirip psikiyatr teklifini reddediyorsa bir kadin, kendisini dinlemeden durumunu aklayacak arguman bulmak icin cabalamak biraz beyhude gibi..
      Selamlar.

      • gulpembe diyor ki:

        Evet,kadin agzi bozuk, psikopat,yalanci, deli, takintili bir vakia.
        Kocasi da Kabe’den yeni gelmis haci yahut kozasindan dunyaya gozlerini yeni acmis bir sevgi kelebegi:)
        kolay gelsin.

        • Sadece Fatih diyor ki:

          Kocayı sevgi kelebeği ya da eşek arısı yapan da kadındır ama bunu unutmayın…

          • gulpembe diyor ki:

            “Gercek bir mumin bir yilanla bile gecinir”

          • Sadece Fatih diyor ki:

            Hımm.
            Ben gerçek bir mümin olamadığım için ben şahsen yılanla geçinemem ancak siz de isterseniz yılanlardan sakınmak için ben gibi dua edin.
            Zaten Nasreddin hocanın eşeğini çaldıklarında suçlu tamamen hocaydı çünkü kapıyı kilitlememişti.
            Hani yahudiler öldüklerinde doğrudan cennete gideceklerine inandığı için onlara denilmişti ya madem bu kadar eminsiniz hadi ölmeyi dilesenize diye. Madem siz de dert çekmeye bu kadar meraklıysanız çekin o zaman. Çok komikti geçen deaşlı bir teröriste sormuşlar niye masum insanları öldürüyorsun sen nasıl müslümansın onlar da müslüman değil mi diye. Evet biliyorum zaten ben onları öldürerek şehit ediyorum ve cennete gönderiyorum demiş.

            Nedense konu hep en sonunda ya nefis terbiyesine ya da gerçek mümin olmaya geliyor. O halde kadınlarımız da yılanla bile geçinebilecek hale gelsin. Boşanmak istemesinler, kocaları kötülük etse dahi evi terk etmesinler. Yılsalar dahi yuvayı yıkmasınlar. Hem kocaları da sevaba girer onlar yılınca. Onlar da yılanla yaşamış olur.
            Kadınlar çalışmasın mesela kocalarının getirdiğine kanaat etsin…
            Öyle ya bir lokma bir hırka yeter değil mi?

          • Sadece Fatih diyor ki:

            “Madem siz de dert çekmeye bu kadar meraklıysanız çekin o zaman”

            Bunu beddua olarak algılamayın. Ben meraklıysanız diyorum daha doğrusu meraklı olanlar varsa lafım onlara. Siz de dua ediyor olmalısız Allah’ım kaldıramayacağım dert bela verme diye…

          • Adamın biri diyor ki:

            Gülpembe hanım in cevaplarını görünce Nasreddin hocanın ” hırsızın hiç mi suçu yok?” sorusu aklıma geldi.

          • gulpembe diyor ki:

            Bizim hedefimiz gercek bir mumin olmaktir,.ben bize dusen gorevi yazdim, sen gercek muminsin, ben biraz sanal o yandan carkli gibi zanlara duselim diye degil. o cumleden bosanananlarin imani zayif yahut zulum gormek sevaptir anlami cikarmak icin epey takla atmak gerekir bana gore:)

            peygamberimiz sav , “kardesin mazlum da olsa zalim de olsa yardim et” diye buyurunca , sahabeler; mazlumu anladik ama zalime nasil yardim edelim diye sorar, Efendimiz de onu zulmunden vazgecirerek diye yanitlar. Ben yazidaki kadini aklamiyorum, nasil tanimadigim bir adami yalancilikla suclayayim ki, evet kadin yasadiklarini ic muhasebeye cevirmek yerine buyukce bir kin tutmus hem kendini hem yuvasini yakmakta esas katalizoru oynamis , bu dogru olabilir. Ama koca uzerine duseni yapabilmis mi?kendisi itiraf ediyor zaten yeterince dikkatli ve iyi bir sinav geciremedigini. 10 senede 3 cocuk dogurmus bir kadinin duygusal dalgalanmalarini bekar bir kiz yahut evli/bekar bir erkekden ziyade, 10 yillik evli ve cocuklu birkadin olarak belki de ben daha fazla anlayabilirim.

          • Sadece Fatih diyor ki:

            Gülpembe Hanım.

            Açıklamanız için teşekkürler de ortada iki taraflı bir durum var. Burada kadın da suçlu olabilir erkekte. Sizin yazdığınız yorumdan çıkan anlam kadın suçluysa erkek de bir o kadar suçludur. Her zaman böyle mi olmak zorunda? Kadın çok suçlu erkek az suçlu olabilir ya da tersi de olabilir. Farklı bir bakış açısı katacağım derken kantarın topuzu kaçmış bence. Benim muhalefet ettiğim nokta da bu. Neden hemen uç noktaya çekiyorsunuz ki? Aklıma şu skorun üstüne yatan futbolcular geliyor. Hani topu korner bayrağına taşırlar da orada bekletirler zaman erisin diye. Sonra top sıkışır kalır. Maalesef yazdığınız yorumda da böyle oldu
            Uç noktaya çekince top sıkışıp kaldı. Halbuki bu yorumunuzda yazdığınız gibi yazsaydınız daha hoş olurdu. Biz de evet bu kadının epey kabahati olmuş ancak erkrğin de dikkat etmesi gereken hususlar varmış o hususlar da şunlarmış diye öğrenirdik.

            Son olarak o verdiğiniz örnekten zaten bahsettiğiniz gibi boşananların imanı zayıftır diye anlamadım aklıma dahi gelmedi. Ben sabır odaklı bir cümle olduğunu gördüm. Bir insan bana derdini anlatsa önce dinlerim şahsen. Anlayıp dinlemeden dert bu çekeceksin denmez hani. Biraz öyle kaçtı. Bu arada dertsiz mümin olmaz bir insanın derdi yoksa kendini sorgulamalı.

            Selametle kalın.

  5. Feyza diyor ki:

    Allah yardimciniz olsun.
    Bosanma surecini yasayip dava acan ve yine kendisi geri adim atip evine donen bir kadinin agzindan sunlari duydum, “bir dahaki sefere evimden gitmem”.
    Zannettim ki evi terkedip gittigine pisman olmus ve bu yuzden bir daha yuvami birakmam diyor ben oyle anlamistim. Ama devami suymus; “bir dahaki sefere kendim evi terketmem, onun valizini verir kapinin onune koyarim, cunku hukuken kadinin evi terketmesi sucmus..”
    Yani kocaman bir bosanma surecinden cikarilan ders evliligin yikilmamasi gerektigi degil, hukuki haklarin ne sekilde kendi lehine cevrilecegi. Bes alti ay sure zarfinin hanima ogrettigi sey yalnizca bu olmus, garip degil mi, ben duydugum zaman sasirdim. Pisman bir kadin beklerken gardini almis, ofkesini bilemis ve sanki o eve sirf geri kalan hukuki haklarini esinden soke soke almak icin donen ihtiras dolu bir kadin buldum.
    9.madde dikkatimi cekti. Bu sitede kisa sure once kullanilan, “siddet siddeti dogurur” tezine hem destek hem antitez niteliginde bir ornek.
    Hanimin babasi mulayim bir aileden geldigi halde hanimina(erkegin k.validesi) siddet uyguluyor olmasi bu teze antitez; annenin siddet gordugu yuvadan cikip evlendiginde kocasina siddet uyguluyor olmasi ve olumsuz davranislari evliligine tasimasi ise bu teze destek niteliginde.
    Yani demek ki bazen siddet siddeti doguruyor, bazen ise siddet yumurtadan cikiyor.

  6. gul diyor ki:

    Slm.Rabbim eşinize yanlış yaptığını bildirsin,iş işten geçmeden yaptıklarına pisman etsin.Dünya ahiret güzellikleriyle size dondursun.Benim eşim de benim yaptığım yapmadığım hatta yaptığımı düşündüğü hatalarimi hep ailesine anlattı.Ben aileme onu anlayamadım düşündüm ki eşimin iki güzel sözüyle onu affedebilirim bütün yaptıklarını unutabilirim ama ailem unutmaz ona karşı bugzederler.
    Bu evde olan şeylerin dışarıda anlatılması çok çirkin.Kadına da yakışmaz ama erkeğe hiç yakışmaz.Bir gün hadi birbirimizden beklentilerimizi yazalım dedim.Bırak bi işleri dedi.ama böyle evlilik olmaz dedim.Olmazsa olmasın dedi.Hiç düzeltme tamir etme imâr etme yoluna gitmedi.Kadın olsun erkek olsun gecimin yolunu araması o evliliği kurtarır.ama geçirmekte gözü yoksa yapacak bir sey de yok.Nevzat Tarhanin bir sözünü okumustum:Evleneceginiz kişi de üç özellik arayin:1-Allahtan korksun2-Kuldan utansin3-Inatçı olmasın.Ama esimde hiçbiri yoktu.Allahtan korkan iftira atmaz,zanda bulunmaz,yalan söylemez.Kuldan utanan eşinin hatalarını dışarıda ve de namahrem erkeklere anlatmaz.inatçı olmayan : Bütün ailesi akrabaları bu yaptiklarin yanlış dediğinde “ben boyleyim”demez.20 kişinin ak dediğine kara diyor.”Ben boyleyim” diyen bir adam düzelmez,ahlakını güzelleştirmek.
    sonun da mi olur Allah dünyasını da ahiretini de berbat eder o karısını anlattığı insanlar da pencereden onun sefilligini izler.

Dünden Bugüne

Ayşe Askere Git Ali Sofra Kur

(30.9.2015 tarihli bir yazım. Yeni müfredatta cinsiyet eşitliği ne kadar yer aldı bilmiyorum. Bilgi sahibi olan okuyucular yazarlarsa memnun olurum.) Yeni okul dönemi açıldı, Allah sonumuzu hayreylesin. Özellikle "okul dönemi" dedim, ...
Devamını Oku

Güzel Söz

“ En eğitimli kişi yaşadığı, yaşadığı hayatı en iyi anlayandır. “ ( Hellen Keller)

Kitap

Algı Yönetimi ve Manipülasyon

Algı Yönetimi ve Manipülasyon "Kanmanın ve Kandırmanın Psikolojisi" kitabı nasıl kandırıldığımızı çok iyi gözler önüne seren bir kitap. Mücahit Gültekin kitapta bilimsel açıklamalarla birlikte günümüzden ve İslam tarihinden örneklerle  yalın bir ...
Devamını Oku