Cinsel İsteksizlik Sorunu Çözülebilir mi? (Vajinismus)

27 Şubat 2012Cinsel Eğitim, Evlilik Okulu31 Yorum »

Bir genç karı koca ile tanışmıştım geçen yıl. İki aylık evliydiler ve hiç birlikte olamamışlardı. Ülkemizde çok görülen klasik Vajinismus vakası. Böyle bir sorun olduğunda köylerine yakın köyde bir hoca varmış. Karı koca ona giderler, okunurlar geçermiş.

Aslında köylerde çok görülmüyor daha çok şehirlerde ve okumuş kızlarda görülüyor, cinsel sorunlar. Çünkü köylerde cinsellik daha doğal yaşanıyor. Fakat bu karı kocanın köyünde çok görülüyormuş, neredeyse her evlenenin başına geliyormuş bu durum. (Cinsellikle ilgili kızlara nasıl bir hikaye anlatılıyorsa.) Köyde bir hoca varmış o okuyunca geçiyormuş.

Bu karı koca da gitmiş hocaya okunmuşlar; fakat geçmemiş. Diğerlerine faydası olan okunma neden onlara fayda etmemişti? Çünkü genç kadın hocayı yakından tanıyor ve hocaya yakışmayacak hatalarını biliyor ve onun okuduğu duaların faydalı olacağına da inanmıyordu.

Diğerlerine faydalı oluyor; çünkü sorun korkudan dolayı psikolojik zaten. Orada hocanın okuduğu dualardan ziyade “Okundum, artık bir şeyim kalmadı.” inancı ile kadının kendini kasmayı bırakması ile sorun çözülüyor. Yeni evlilerde cinsel sorunlar olduğunda kişiler duasının etkisi olacağına inandıkları bir hocaya giderlerse faydalanırlar. Fakat sorunların üzerinden zaman geçmişse okunma ile geçmesi zor.

Kadın ve erkekteki cinsel  sorunların  çoğunun psikolojik olduğunu daha önce de yazmıştım. Cinsel isteksizlik daha çok kadınlarda görülüyor. Bu sorunları ve çözümleri anlamak için beynimizin çalışma sistemini bilmemiz gerek. En önemlisi bir konu ile ilgili bilinçaltınızda hangi düşünce varsa vücudunuz o tepkiyi verir. Düşünceyi değiştirmedikçe, tepkiyi değiştiremezsiniz.

Mesela Çinliler fare, yılan, kurbağa, solucan, böcek kızartması yiyorlar. Lokantada canlı bekletilen hayvanların kızarmasını iştahla bekliyorlar. Aynı şey bizim başımıza gelse “İçerde kızaran hayvanları az sonra yiyeceksiniz.” deseler daha yiyecekler gelmeden öğürmeye başlarız. Midemiz tepkisini ortaya koyar. Neden? Çünkü biz o hayvanları yemeyi “dinen caiz değil, diye pis ve yenmez” diye şartlanmışız. Midemiz tepkisini düşüncemize göre verir. Yiyebilmek için o hayvanların etinin pis olmadığı ve lezzetli olduğu ile ilgili düşünce geliştirmek lazım. Bu da bir gün de olacak bir şey değil. Biz inancımız gereği zaten yemeyiz, böyle bir düşünce geliştirmeye ihtiyaç yok.

Konuyu cinselliğe bağlarsak, cinsellikle korkutulan, tiksindirilen kız çocukları evlendikleri zaman cinsellik yaşamak istemiyorlar. Eğer erkekte ilk günlerde aceleci ve sabırsız davranmışsa isteksizlik bir ömür boyu sürebiliyor. Kadın evlendiği zaman cinselliğin yaşanması gerektiğini bildiği halde vücudu tepki gösterip kasılıyor. Korku çok fazla ise Vajinismus oluyor yani hiç cinsel birliktelik yaşanmıyor.

Korku daha az seviyede ise cinsel birliktelik yaşanıyor; fakat kadın cinselliği sevmiyor. Kadında cinsel birlikteliğe engel olmayacak; fakat kadının canın acıtacak kasılmalar devam ediyor. Zamanla bu kasılmalar azalsa bile cinselliğin hoş bir şey olmadığı ile ilgili düşünceleri durduğu sürece kadın cinsellikten hoşlanmıyor, yataktan kaçmanın yollarına bakıyor.

Bu sorunu yaşayan kadına cinsel birlikteliğin gerekliliğini anlatmanın bir faydası yok. Bunu kadın da biliyor çoğu zaman; fakat vücuduna söz dinletemiyor. Cinsellikle ilgili olumsuz düşüncesi bir günde gelmediğine göre bir günde ya da bir sözle gitmeyecektir. Önce cinsellikle ilgili düşüncelerini değiştirmesi gerekiyor, bunun içinde bir süre uğraşması, çaba göstermesi lâzım.

Kadının cinsellikle ilgili “ayıp, günah, pis” gibi olumsuz düşünceleri atıp, yerine cinselliğin karı koca muhabbeti için yaratılmış, karı koca birbirlerinde rahatlasınlar diye onlara verilmiş Allah (c.c) ın bir ikramı olduğuna inanması gerek.

Eski düşünceleri nasıl atıp, yerine yenisini koyabileceğimizi daha önce evlilik okulu dersinde iki konuda işlemiştik. Yazıya oradaki notlarda aldım. Burada ek bir konu daha var.

Bunun için birlikte yapılması gerekin iki yol var.

1. Telkin: Yeterince sık ve kuvvetle söylerseniz, insan beyni, ona yapmasını söylediğiniz, mümkün olan her şeyi yapacaktır.

Beynimize ne koyarsak, onu geri alırız. Bilinçaltı bir süngerdir; yeterince sık ve kesin söylerseniz ona söylediğiniz her şeye inanacaktır bir yalana bile. Beyin, ahlaki yargılarda bulunmaz, sadece ona söyleneni kabul eder. Şu anda var olan düşüncelerimiz de zaten bize zamanla yerleşmiş düşüncelerdir.

Vajinismustan kurtulmak için yapılması gerekenler.

İlk adım: TELKİN CÜMLELERİ

İnsan beyni tekrarla öğrendiği için kendinize doğru telkin cümleleri hazırlayın.

Telkin cümlelerinde dikkat edilmesi gereken en önemli nokta

1-Şimdiki zaman cümlesi olması: “Eşimle birlikte olmayı seviyorum” gibi. Beynin gelecek kavramı yok. Cek cakla söylediğiniz şeyleri hep erteliyor.” Yapıyorum” dediğinizde henüz yapmıyor bile olsanız, beyin sizi yapmaya teşvik ediyor.

2-Her gün hafif sesli en az 20 dakika sürekli telkini tekrar etmek gerekiyor. 

3-Bu çalışma en az 3 hafta düzenli devam etmeli; tam bir iyileşme için 40 güne tamamlaması yerinde olur.

4-Cümlelerin olumlu olması da önemli. İçinde korku ya da olmasını istemediğiniz cümleler geçmesin. Güzel bir cinsel hayat çağrışımı yapacak, eski olumsuzları silecek, bir kaç olumlu cümle ile isteksizlik yaşayan hanımlar bir süre telkin çalışması yaparlarsa sorunu yenmede çok önemli bir adım atacaklardır.

Bu konuyu ve telkinin şartlarını daha önce Evlilik Okulu 3. Dersin Ödevinde yazmıştım.

https://www.cocukaile.net/nasil-degisebiliriz/

İkinci Adım: HAYAL KURMAK

Hayaller gerçeklerin provalarıdır. Provasını yaptığınız, emek verdiğimiz elbiseyi bir gün giyiverirsiniz. Beyin gerçek ve hayali ayırt edemiyor. Aynı telkindeki gibi söz ya da hayal de beynimize tekrarlı olarak geliyorsa bir süre sonra beyin bunu gerçek olarak algılıyor. Yine telkindeki gibi hayal süresi de bilimsel olarak en az üç haftadır; fakat kırk güne tamamlandığında daha kalıcı olur. Tam bir çözüm için hem telkin hem hayal ikisi de yapılmalı.

Beynimiz resimlerle düşünür. Ev dendiğinde gözünüzün önünde bir ev şekli canlanır. Sözcüklerin çağrışımına göre beyin hayal eder, resim çizer.

Cinsel isteksizlik yaşayan, cinsel sorunu olan kişi, her gün sessiz, sakin bir ortamda, (Gece yatarken uyku öncesi olursa etkisi daha da çok olur; fakat gece uykuya çabuk dalıyorsa gündüz de olur.) 20 dakikaya yakın bir süre, kendini eşi ile birlikte zihninde güzel bir birliktelik içinde canlandırmalı. Normal hayatın içinde cinselliğin başlangıç öncesinden sonuna kadar, hayalinde yirmi dakikalık kısa bir film. Yalnızca cinsel birlikteliği hayal etmek değil, ön hazırlık evresi de dahil, adım adım cinselliğin duygusal basamağını içine katarak sevgi dolu güzel bir birliktelik hayal ederse cinsel sorunlarını yenebilir.

Yalnız bu arada karı koca üç hafta hiç cinsel birliktelik yaşamayacaklar. Zihinde kurulan hayali sabote edecek bir durum olmasın, isteksizlik ve korkular zihinde tekrar canlanmasın diye.

Beyin üç haftadan sonra cinsellikle ilgili olumsuz düşüncelerin yerine, yeni gelen düşünceleri doğru olarak kabul etmeye başlar ve cinsellik yaşanacağı zaman vücut doğru tepkiler verir.

Vajinismus sorunu yaşayanlarda da en önemli adım budur, devam eden cinsel isteksizlikte de. Sadece bu adımla sorunu çözen aileler çok.

Cinsel isteksizlik sorunları için ilaç tedavisinin faydası yoktur. Bazı doktorlar tıbbı müdahale ya da ilaç tedavisi ile hastaları boş yere yormaktalar. Cinsel sorunlar ile ilgili uzmana gidilecekse kadın ve erkek için fark etmez ürolog ya da kadın doğumcuya değil, karı koca birlikte cinsel terapistlere gitmeliler.

Tabi cinsel terapistte de inançlı olanları tercih etmek gerekiyor. Cinsel isteksizlik sorununda bazı uzmanlar evli kadına “Eşin olması önemli değil, hayal kurarken, kimi beğeniyorsan kendini onunla hayal et.” diyorlarmış. Tabii mümin olarak ölçümüz hayal de olsa haram helal konusu bizim için önemli. Müslüman hayalini de kirletmez. Bu yüzden psikolog, danışman ya da terapistlere giderken dini hassasiyeti olanları tercih etmek gerek.

Gerçekte helal olmayan kişi ile ilgili hayal kurmak doğru olabilir mi? “Zinaya yaklaşmayın.” âyeti kerîmesi zina ile ilgili hayal kurmayı yasaklamıyor mu? Madem ki beynimiz böyle çalışıyor ve hayal edilen şeyi bir süre sonra normal kabul ediyor, zihnimizi de temiz tutmalıyız.

Bu tarz hayal kuranlara bir süre sonra zinanın normal gelmesi şaşılacak bir şey olmaz; çünkü beyin yargıda bulunmuyor. Beyne tekrarlı olarak ne çok gelmişse beyin bir süre sonra kabul ediyor ve kişiyi o davranışa yönlendiriyor.

Karı koca birbirini düşünerek hayal kurmalı. Cinsel korkusu olan gençler de evlilik öncesi hayal metodu ile sorunlarını yenebilirler. Ortada bir eş olmadığı için hayalinde nikahlı eşi ile birlikte olduğunu düşünerek ve eşi olarak hayal ettiği kişinin de yüz hatlarını gözünde canlandırmadan, tanıdığı ya da fotoğrafını gördüğü birini düşünmeden, hayal metodu ile korkusunu atabilir.

Toplumda zina çok yaygınlaştı. Dini hassasiyeti olan kaç anneden duydum, “Oğlumun cebinden prezervatif çıktı.” diye. Ya da dindar bilinen erkeklerin nikahsız ya da evli kadınlarla birlikte olduğunu duyuyoruz. Zinanın bu kadar normalleşmesinde internet, gazete ya da dergilerdeki manken, şarkıcı gibi tanınmış güzel kadınların çıplak pozlarının erkekler tarafından hayallerine malzeme olarak kullanılmasının çok önemli bir etkisi olduğuna inanıyorum. Zina hayali, zinayı getirir ve normalleştirir. Sonra kişi kendi bile nasıl zina yaptığına şaşar. Bu yüzden mümin hayalini de kirletmemeli. Hayal metodunu bilmeli ve hayırlı işler için kullanmalı.

Kısacası cinsel isteksizlik sorunu kendi kendine telkin ve hayal ile giderilebilir. Bunun yanında eş ile iletişimi iyi tutmak (her iki taraf içinde) kadının vücut temizliği, süslenme, çekici koku, güzel giyinme; erkeğin temizlik kurallarına, ağız ve diş sağlığına dikkat etmesi, eşinin hassasiyetlerini dikkate alıp özen göstermesi ve “Cinsellik nedir?” yazımdaki cinselliğin fiziksel, ruhsal ve duygusal basamaklarına dikkat etmek çok önemlidir. Okumayanlar için:  https://www.cocukaile.net/cinsellik-nedir-evlilik-okulu-6-ders/

www.cocukaile.net  Sema Maraşlı

Okunma Sayısı : 24.849

Ayşegül için yorum yapın

“Cinsel İsteksizlik Sorunu Çözülebilir mi? (Vajinismus)” için 31 Yorum

  1. saliha dedi ki:

    Ya onu bunu bilmem de bizlere neden bu hadis öğretilmiyor anlamıyorum (sözüm bayanlara,bilmemiz gerekir!): “Bir kadın eşi yatağa çağırdığı halde gitmezse tüm gece melekler ona lanet eder!” ve Allah da lanet ediyor. Düşünebiliyor musunuz? Erkeklere istediklerini verin hanımlar, onların nefsi bizimkinin 7-8 katı. ve biyolojik olarak buna ihtiyaçları var. Psikolojik değil, biyolojieri böyle.

    • Sinem dedi ki:

      Bende erkek gibiyim bir bayanım ama ,benimde istegimi eşim herzaman karşılamıyor ve mastürbasyon yapma zorunda kalıyorum ,sadece erkekler değil bayanlarında eşleri isteğini karşılamaz ise günaha girmiyormu ?

  2. karabela dedi ki:

    gerçekten yazıların akıcılığına, üslubuna, yorumlardaki nazikliğe hayran kaldım. ya sizler kalburüstü eğitimli insanlarsınız, yada edebi yönü çok kuvvetli olan yazarlardansınız. tebrik ediyorum.

  3. Ayşegül dedi ki:

    Sema hanıma tşk ederim .Kadın olarak cinseliği belli kalıplara oturtuyoruz.Kız çocuklarını küçük yaştan itibaren cinsellik üzere hep olumsuz örnek görmesi ,duyması veya yaşaması hayatı boyunca etkiliyor yaşamını Okullarda Eğitimi verilse kişiler daha bilgili ve donamlı olsa olumlu yönleri gençlerimize aktarılsa tabi ki dini açıdanda desteklenip ayetler ve hadis,sünetle beraber takviye edilmiş olsa evlenmeden önce yalan yanlış bilgilerle gençlerimiz hayatlarını birleştirmemiş olur.Birde kişilerin aklında başka şahısları seviyor fakat başka kişilerle evleniliyor ya istemiştir vermemişlerdir,veyahut bazı sebeplerden ayrılmıştır.Öncelik aklındaki sevgili bitir daha sonra başkasıyla evlen tabiki buda cinsel hayatı olumsuz etkiliyor.Bayanlara önerim eşlerinizi sevin sayın onlar sizin koruyucunuz ve başkası için değil eşleriniz için süslenin cilveyide işveyide eşinize yapın allaha emanet olun

  4. mihrimah dedi ki:

    S.A.sema hanım benim eşim bazen ihtilam oluyor.ben bunu hiç anlamıyorum yanında ben varken canlı canlı.sinirim bozuluyor öyle olunca surat yapıyorum.ben neyapabilirim oluyor işte diyor.lütfen beni rahatlatacak bişeyler yazabilirmisiniz.çok teşekkür ederim.

  5. birisi dedi ki:

    Sema hanım bu söylediğiniz terapi erken boşalma için de uygulanabilir mi? saygılar..

    • Sinem dedi ki:

      Erken boşalmamak için o esnada aklına farklı şeyler getireceksin anlık olarak ve kıpırdamadan duracaksın yada aniden dışarı çıkarıp biraz bekleyeceksin yada dışarı çıkarıp Soguk ıslak bez ile biraz ıslatacaksın erken boşalmanın çözümü çok .

  6. şehrazat dedi ki:

    sema hanım nasıl anlatacağımı bilemiyorum ama ben 23 yaşında 2 yıllık evli bir bayanım. eşimi seviyorum, onun da beni sevdiğini biliyorum ama cinsellik konusunda bana karşı çok isteksiz. ilk zamanlarda böyle değildi gün geçtikçe daha da uzak durmaya basladı ama eminim sevgiyle alakalı bir sorun yok. hala güzel anlaşıyoruz, beraber gülüp eğlenebiliyoruz. evlenmeden önce cinsel içerikli filmler izlediğini ağzından kaçırdı bir kere.zaten bol bol sevgili değiştiren biriymiş. belki yapmamam gerekirdi ama duyduklarıma çok üzüldüm. kızdım,küstüm, bu konuda suçladım onu. çünkü ben onu islamı düzgün yaşayan biri diye biliyordum o yüzden evlendim. ögrendiklerim beni çok yaraladı,eşime sürekli bu konuyla ilgili sorular sormaya,kıskançlık yapmaya basladım. kendimi engelleyemedim. en büyük kavga sebeplerimiz hep kadınlarla ilgili oldu.

    onun kadınlarla konusurken çok rahat davranması,filmlerde cinsellikle alakalı sahneler çıkınca değiştirmemesi hatta bazen etrafındaki kadınlara yanlışlıkla eskli sevgililerinin adıyla hitap etmesi beni çıldırttı.telefonundan eski sevgililerinin numaralarını hala silmemiş ben kavga çıkarttıktan sonra sildi, facebooktan da aynı sekilde. anlamıyorum benim bu konuda bu kadar hassas oldugumu bildiği halde neden böyle umursamaz davranıyor. son olarak da bir hafta önce ben uyurken kalkıp internette gezinmiş. bende her zaman ki gibi o gittikten sonra geçmişe baktım nerelere girmiş diye. resmen porno filmler izlemiş. büroda da internet var, benim hep geçmişe baktıgımı da biliyor neden bunu evde yapıyor ve silmiyor anlamıyorum.
    eve gelince kavga ettik yine önce bakmadıgını yanlış bir sayfaya basınca çıktıgını falan söyledi, her zamanki gibi önce inkar etti sonra ben ısrarla sorup senin derdin ne niye böyle yapıyorsun benimle alakalı biz sorun mu var lütfen söyle diye üzerine gittim. aslında öyle bir sorun yok ama kabul etmesı için öyle söyledim. oda biraz düşündükten sonra evet ben açtım. bakmadım ama sen gör diye bıraktım. çünkü artık eskisi gibi kendine bakım yapmıyorsun falan gibi şeyler söyledi ama inanmıyorum.
    eskiden de bakıyormus o tarz filmlere evlenınce bıraktım demişti ama asla ınanmıyorum. çünkü gözümün önünde bile açık giyinmiş bir bayan görünce tepen tırnaga süzüyor. şimdi bende onu yaklastırmıyorum. o istese de ben engel oluyorum. sırf onu cezalandırrmak için yapıyorum ama yaptıkları çok agırıma gidiyor. nasıl davranmam gerektıgını bılmıyorum. ayrılmak da ıstemıyorum çünkü onu hala seviyorum oda beni seviyor. lütfen bana yardım edin, öneri de bulunun. çok kötü durumdayım

    • muhammed dedi ki:

      Şehrazat Hanım galiba siz yatakta da çok dindarsınız.
      Siz eşinizin yataktaki beklediklerine cevap vermiyorsunuz, bu konudaki imalarını görmezden geliyorsunuz gibi.
      Adam dayanamamış açık açık söylemiş.
      Hala anlamamış onu suçlamaya devam ediyorsunuz.
      Bence onu anlamalısınız.

    • ahmet dedi ki:

      zaten bu yazın ile nasıl bir eş oldugunuz belli oluyor,bende evliyim görüdgüm okudugum hanım yorumlarının çogu aynı kapıya çıkıyor hep erkek suçlu hanım her türlü bakımını yapıyor sizlerde hiç suç yok bakın söyleyeyim bu kendi düşüncem bir erkek eğer dışarıya gidiyorsa bu hanımın suçudur hanım dedigin erkegine yatakta süprizler yapacak herşey erkekten beklemiyecek,ilk önce siz suçu kendinizde arayın,,hanımın yanına gideyim diyorum aa bir bakıyorum uyumuş kalmış halbuki ben ondan daha az uyurum 14 yıllık evliyim son 7-8 yılım resmen adet yerini bulsun evliligi bende çok kere uyardım neler neler yaptım bir iki gün iyi sonra yine aynı tas aynı hamam ha unutmadan kendiside çalışmıyor ekonomik sorun yok tatilse tatil gezme tozma ne biliyim allaha şükür sorun yok,ama artık bende sıkıldım sanırım sizin eşinizde aynı benim gibi düşünüyor ve uyarılarını yapmış artık şapkanızı önünüze alıp düşünün herkes benim gibi sabırlı değildir bende artık lanet olsun diyorum içimde allah korkusu olmasa evdekiyle işim olmaz..

      • Ayça dedi ki:

        Bazen erkeklerde haklı belki bizde erkeklere gereken özeni göstermiyoruz haklı ya haklısın demek gerekir doğrusu bu bir bayan olarak erkekleri de haklı görüyorum.

  7. darüsselam dedi ki:

    Kadınlarımızın daha canlı kanlı olması için bu çalışmalara ihtiyaç var…Evlilikten murat zaten hissi beraberliktir..Hissi beraberliği kuvvetli olan kadınların kocaları için endişelenmesine gerek yok.Düşünün bir defa ihtiyacı karşılanmış bir erkek başkasına istese de gidemez zaten..Hafta da iki defa beraberlik, erkeği eve bağlar..Ve kontrol sağlar…

    • Süheyla dedi ki:

      Cinsiyetinizi merak ettim:)

      • fatih dedi ki:

        Süheyla hanıma cevap ; bakın hala cinsiyetini merak ediyorsunuz kişinin . o halde kadın cinsel isteksizmidir diyorsunuz ? hep erkek istemeli ve red mi edilmeli.

  8. ekrem dedi ki:

    saçma sapan yazılar. karı koca birbirini sevdikten sonra hertürlü cinselliğin üstesinden gelirler.boşa konuşuyosunuz

    • Süheyla dedi ki:

      Doğru karı koca birbirini sevdikten sonra her türlü sorunun üzerinden gelir,mesela erkek çözüm yolu olarak metres,2.eş,yada günübirlik ilişkileri tercih eder,kadın kocamı nasıl eve bağlarım neden bir başkasına gidiyor diye kendini yer ve hıncını çocuklarından çıkarır,evde hır gür gırla…

      Ekrem Bey,cinsellik evliliğin bel kemiğini oluşturuyorsa ve bu bel kemiğinde kırık çıkık varsa öyle “birbirimizi sevdikten sonra herşeyin üstesinden geliriz”le olmuyor.Özellikle bilinçaltına yerleşmiş korkuları yada vesveseleri aşmak için mutlaka bir uzmana başvurmak gerekiyor.İşte Sema Hanım bu noktada güzel yazılarıyla burada pek çok insana fayda sağlıyor.Bir kişiye bile faydası olmuşsa bu yazıları yazmaya değer diye düşünüyorum.

    • ABDULLAH BİR dedi ki:

      EKREM RUMUZLU BEKAR “BAYAN”

      AŞAĞIDA HAKKINIZDA YAPTIĞIM TAHMİNLERİMİ LÜTFEN HAKARET OLARAK ALGILAMAYIN. SADECE SAMİMİ BİR TESPİT. YANILIYOR OLABİLİRİM.

      YANILIYORSAN SİZDEN ŞİMDİDEN ÖZÜR DİLERİM.

      “””saçma sapan yazılar. karı koca birbirini sevdikten sonra hertürlü cinselliğin üstesinden gelirler.boşa konuşuyosunuz”””

      BU CÜMLEYİ KURAN BİRİSİNİN (RUMUZU EKREM OLSA BİLE) YA SAMİMİYETİNDEN YA KULLANDIĞI RUMUZ İLE CİNSİYETİNİN ÖRTÜŞTÜĞÜNDEN YADA DÜRÜSTLÜĞÜNDEN ŞÜPHE EDERİM ŞAHSEN.

      EVLİ BİR ERKEK YA BU İFADEYİ İNANARAK KULLANMAZ,( samimiyetsizlik) YA CİNSİYET OLARAK ERKEK DEĞİLDİR,(dürüst değildir) yada KENDİSİNİ DAHİ KANDIRMAKTADIR(Samimiyetsizdir)

  9. aydemir dedi ki:

    OLAY OLMASIN DA!!!
    Çok güzel açıklamışsınız, objektif ve ayrıntısıyla. Ama bir gerçek var ki, (sizin de belirttiğiniz gibi) inançlı erkekler günaha giriyorlar. Bunun sebebi sadece açık saçık gezenler değil, tam tersine çok kapalı olanlardır. Kendi soğukluklarına ibadet kılıfı ekleyip erkeği de kendilerinden soğutanlar var. Sanki Allah onlara : ” sen ibadet et ama kocanı memnun etmesen de olur” diye bir ayet göndermiş gibi günaha davetiye çıkaranlar var. böylece evde istediğini bulamayan erkek sokaklarda dolaşan şeytanın görevlileriyle karşılaşıyorlar ve batıyorlar günaha. Şimdi polik konusu olmasın ama, ikinci eşi olan bir erkek bu durumda şeytana gitmez helal olan ikinci eşine gider. Böylece bu eşi de “benim asıl görevim kocamı memnun etmektir” ilkesinin farkına varır ve ona sıcak yaklaşması gerektiğini yerleştirir beynine. Hiç bilimsel çalışmanın sonucu Kuran dan daha ileri de olamaz, evlilik hayatının düzenlemesinde de olduğu gibi.

    • Süheyla dedi ki:

      Af buyurun gerçekten merakımdan soruyorum,iki eşli misiniz?Hayatınız beni ilgilendirmiyor ama bir kaç yorumunuzda iki eşlilik vurgusunu yaptığınız için merak ettim.

      • sultan(26-kadın) dedi ki:

        Aydemir bey ikinci eşi alsanız da artık siz de kurtulsanız biz de:)

        • aydemir dedi ki:

          ben olay olmasın demiştim ama;
          Sayın SÜHEYLA hanım,
          Ben konuyla ilgili kendi yorumumu ekledim. Yorumum hoşunuza gitmeyebilir belki, (çoğu feminist bayanın gitmediği gibi) ancak sizin istediğiniz gibi yorum yapmak zorunda değilim. Eğer sizin bildiğiniz daha doğru şeyler varsa lütfedip paylaşın da biz de faydalanalım. Ben kendime göre doğru bildiğimi yazıyorum. Yanlışlarım olursa lütfen doğrularını yazın, düşünce üretmekten ve paylaşmaktan çekinmeyin. Eleştirmekten de lütfen çekinmeyin. Üslubunuz kırıcı ve itici değil belli. Engin bilgilerinizden faydalanmak isterim.

          Sayın SULTAN (26-kadın)
          Çok sevimli ve latif espri anlayışınız var. Alırsam bunu ilk önce buradan açıklarım, ama o zaman ben mi kurtulurum sizler mi onu bilemem. 🙂

          • Süheyla dedi ki:

            Aydemir bey,ben sadece tüm samimiyetimle size bir soru sordum hepsi bu.Cevap verip vermemek elbette sizin tasarrufunuzda olan bir durum.

          • aydemir dedi ki:

            Sayın Süheyle Hanım;
            Aslında Sultan(26kadın), rumuzlu yorumcu hanım efendiye bunun cevabını vermiştim. Dikkatinizden kaçmış olmalı. Size de söyleyeyim, ikinci eşim henüz yok ama bunu çok istiyorum. Bilginiz olsun ve merakınız gitsin diye yazıyorum.
            Ayrıca buraya sadece acizane düşüncelerimi yazıyorum. Sayın yöneticiler dilerlerse hiç bir yorumuma izin vermezler. Bunun için kimseye gücenme lüksümüz yok.
            Bir de Sema Maraşlı Hanım efendinin Kur’an ve Sünnet ışığında Aile, kadın – erkek ilişkileri ve diğer ilgili konulara ait yürekli ve objektif çalışmalarını takdir ettiğim için buradayım. Keşke 500 tane Sema Maraşlı olsa hanımlar biraz daha yaratılışına uygun yaşamaya gayret ederler diye düşünüyorum.

          • Süheyla dedi ki:

            Aydemir Bey,parantez içinde belirttiğiniz feminizm sözü umarım bana yönelik değildir,çünkü bunu hakaret olarak telakki ederim.Ben bu ülkede bir tek kadınların yada erkeklerin haklı olduğuna inanmam,eğer ortada haksızlıklar varsa bu iki cins içinde geçerlidir.Dinimiz kadına da erkeğede yeterince hak hukuk vermiştir.Bir erkek dinimizdeki kadın haklarına riayet ediyorsa devletten ekstra bir hak beklemeye gerek yoktur.Aynı şekilde kadın da dinimize göre erkeğin haklarına saygılı olmalı ve ona göre davranmalıdır.Kısacası her iki cinste hakka hukuka riayet ederse ortada sorun kalmaz,ama tabiki bu tek taraflı olacak bir şey değil.

            2.eş mevzusuna gelince,pek konuşmak istediğim yada üzerine tartışmak istediğim bir konu değil aslında(büyük söz etmekten korkuyorum) ama şunu eklemeden geçemeyeceğim,erkek birden fazla evlilik yapıyorsa ve eşler arasında problem arzetmiyorsa,söz söylemek,eleştirmek kimsenin üzerine vazife değil.Yanlız erkeklerin 2.ya da 3.eş almalarının nedenleri de bir araştırılsın derim.Gerçekten karısından gün yüzü görmediği,ruhsal ve fiziksel isteklerini karşılamadığı için mi? Ya da kırkından sonra azıp ve ya parayı sonradan bulup tam bir sonradan görme olduğu için mi?Sebepler önemli öyle değil mi?Benim çevremde de birden fazla eşli olanlar var ama ben o çok eşli erkeklerin ahirette pek de kolay hesap vereceklerine inanmıyorum,Allahualem.Bir kaç örnek vermek isterim,tanıdığın biri yıllarca karısına kan kusturdu,huysuz ve geçimsiz babasının bakımını ilk karısının üzerine atıp 2.bir eş aldı ve Almanya’da gününü gün etti.Sene de bir iki kez Türkiye’ye geldiğinde de 1. karısının burnundan getirdi.Kadıncağız en sonunda kanserden vefa etti.Yine bir tanıdığım karısının üzerine 2.yi getirdi hem de aynı eve,bir kaç sene sonra ilkini sepetledi,neden böyle bir şey yaptı bilmiyorum.Bir diğer tanıdığım ise erkek çocuk sahibi olmak isterken altı kız çocuğu sahibi olunca gitti 2.evliliğini yaptı gizlice,sanki erkek çocuğu sahibi olamamaları hanımının suçuymuş gibi.Allah 2.eşindende erkek çocuğu nasip etmedi ve ondan da bir kızı oldu.Tabii herşey zamanla gün yüzüne çıkınca ilk hanım yıllarında verdiği çileyle beyninden ciddi bir rahatsızlık geçirdi.Ameliyat olması şarttı ama ameliyat masasında kalma ihtimalide yüksekti.Neyseki hem yaşayacak ömrü olduğundan hem de edilen dualar sayesinde masadan kalktı.Sonra ne mi oldu?Başka bir erkekte o adamın kızını üzdü.Örnekler uzar gider,parayı sonradan bulup azanları hiç yazmıyorum bile.

            Yıllarca çile çeken bir kadının bolluk ferahlık dönemlerinde eşinin başka kadınlara gidip ya da tekrar bir evlilik yapıp bütün rahatlığı 2.eşine yada metresine yaşatmasında çile çeken kadının yanında yer aldığım gibi, hanımı kendisine saygısız,terbiyesiz,sorumsuz.çirkef olan bir erkeğinde tarafında olmayı doğru bulurum.Sözün özü,ne kadından ne de erkekten yanayım,sadece adaletten yanayım.

      • aydemir dedi ki:

        Öncelikle kibar açıklamalarınız için teşekkürler Süheyla Hanım.Seviyeli bir yorum yaptığınız için inanın memnun kaldım. Çünkü bazı hanımlar sırf meseleyi kadın – erkek üstünlüğü çatışmasına sokuyorlar ve hakkı değil de nefislerinin hoşlarına gideni yazıyorlar. Bu konuda size bir diyeceğim yoktur.

        Ancak benim en çok ilgi alanıma giren ikinci eş konusunda şu dikkatimi çekti. İlginçtir çevrenizde ikinci eşli beyler oldukça varmış. Ve nedense hepsinin sonu benzer şekilde acı olmuş. Ne kötüdür ki bu evliliklerin sebepleri arasında sünnete uymak değil de, bilimden ve ahlaktan uzak sebepler vardır. Yani hem hanımına iyi davranmamış hem de ikincisini almış ve diğeri sırf erkek çocuk için evlenmiş. Bundan şunu anlıyoruz ki bu bahsettikleriniz eğitim seviyesi ve dini bilgisi yetersiz insanlardır. Günümüzde artık biliniyor ki erkek çocuk olmamasının sorumluluğu daha çok erkekten kaynaklanmaktadır. (Ayrıca evladın erkeği kızı diye ayrımı yapılmaz. Evlat güzeldir.)

        Kadınlar hep şunu dayatırlar hemen, “ya sizin kızınızın başından da ikinci evlilik geçmesini ister misiniz?” diye. Siz söylemeseniz de bunu ima ettiğinizi hissediyorum. Bakın daha önceki yorumlarda bu konuda Hz peygamberin damadına (hz Ali’ye) ikinci bir eş istemesinden dolayı üzüntülerini belirttiğini, onu vaz geçirmeye çalıştığını ve bunu belki biraz da peygamberlik sıfatını kullanarak başardığını biliyoruz.Çünkü onun nesli Fatımasından devam edecekti ve öyle oldu.Bir baba olarak nasıl davranılması gerektiğini göstermiş bize peygamberimiz. Aynı zaman da hz Ali de peygamber damadı olduğu için ikinci eşi alamamıştır (ama istemiştir).

        Evet ben de peygamberimiz gibi yapardım bir baba olarak. Ancak kocalık vazifesini yerine getiriyorsa ve ikinci eşi sünnete uymak için alıyorsa kızımın haklarını korumasına, gözetmesine, Allah ‘ın emrine riayet etmesine yarımcı olurdum, hesap sorucu olurdum. Şimdi İLMİN KAPISI ünvanına sahip hz Ali bile Peygamber damadı olarak ikinci eşi istemişse bizim gibi 21.yüz yil müslümanlarının bu hakkı istemelerinde kim nasıl bir engel koyar? İki kere iki dört eder, bu bir ihtiyaç durumuna gelir bazı erkekler için. Sizin anlattıklarınız istisnadır ve niyetleri sünnete uymak değildir besbelli.

        Ayrıca kırkından sonra azmak deyimini de çok haksız ve uygunsuz buluyorum, çünkü azmak insanlara ait bir özellik değildir. 🙂 Bir de şunu belirtmeliyim ki , ikinci eşe evet ama metres yada sevgili gibi din dışı birliktelikler bizim vicdanımıza ve ahlakımıza sığmaz.

        Feminizme gelince; bunu bir hakaret gibi görmeniz her şeyden önce sizin islami çizgiye uygunluğunuzu gösterir. Çünkü feminizm dünyada kadını ve kadınlığı ön plana çıkarıp, insanlığı ve muhafazakarlığı yok etmeyi planlamıştır. Feminizm olmasa da her çocuğun annesi güzeldir, melektir ve bir tanedir. Her kadın kocası için emanettir, el üstünde tutulandır, kollanıp gözetilendir bizim dinimizde. Feminizm ise kadını bayağılaştırmak, iffetsizleştirmek, kadınlığını ön plana çıkarıp toplumun değerlerini yerle bir etmektir.
        Teşekkürler…

    • desperate dedi ki:

      Yani her şeyi iki eşliliğe getiriyorsunuz ya bravo, eşler bu sorunu çözmek için uğraşmasın eğitim almasın erkek ikinci eş alarak ilk eşini cezalandırsın psikolojisi daha da bozulsun arada kıskançlık rekabet olsun erkek kendi keyfine baksın ne güzel. Tam kendi lehinize bir çözüm bulmuşsunuz.

    • saliha dedi ki:

      Hanımlar, ben de bir bayanım fakat işe o kadaar alıngan ve garip bir açıdan bakıyorsunuz ki. Size bu beyin anlatmak istediğini şöyle açıklayayım, madem erkeklere empati kuramıyoruz/sunuz:

      *Önünüze bir su konuyor ve açsınız ama çöl açlığı. Fakat bu suyu koyan kişi diyor ki sen bu suyu göre göre yaşayacaksın, dilediklerimi yapacaksın (ama beyler eğer karınız bunu istemiyorsa çözümü şu: öncelikle ön sevişmeyi uzun tutmak gerekiyor, kadınlar hemen hazır olamıyorlar, sonrasında dışarıda ona romantik davranmalısınız fakat bunu özellikle ilişkiden sonra yapın ki kafalarında en azından bir şartlanma oluşsun. Normal vakitlerde yanağına dokunun, boynuna dokunun, sarılın. Kadınlar daha cinselliği temsil eden dokunmalarda bilinçaltlarına yerleştirilen yanlış inançlardan dolayı bunları kullanılma olarak algılayabiliyorlar. Sizinle yatağa girdiği zaman bunun sizin için bir sevgi ifadesi olduğunu söyleyin. Yani sana cinsi olarak değil de kalp olarak ihtiyaç duyuyorum gibi. Ki ERKEKLERİN BAĞLANMASINI VE KARILARINI SEVMESİNİ SAĞLAYAN OKSİTOSİN DİYE BİR HORMON KEŞFEDİLDİ, BU HORMON İLİŞKİ ESNASINDA NORMALİN 200 KATINA ÇIKIYOR! hanımlar, ilişki onların aşkını besliyor ve bu bilimsel, biyolojik yaratılış olarak böyle.) Her neyse sudan devam edelim: O erkek bu susuzluğu karşılamak zorunda yoksa vücudundaki birçok sistem sekteye uğruyor. Neden olduğunu sormayın, bu böyle kabul edin, lütfen. İkinci eşin sebebi de bu. Sen sana önünde duran suyu vermeyen insanden nefret ettiğin için değil, susadığın için buna ihtiyaç duyarsın.

  10. nurhan deveci dedi ki:

    yazınız gayet açık ve net olmuş.yalnız isteksiz olan bir eş sanmıyorum ki günde yirmi dk sını ayırıpta zihin terapisi yapsın.onda bile hileye kaçar.

  11. mehmet dedi ki:

    Kadınların dışarıya çıkarken ,evde süslenmediği kadar süslenmelerini nasıl açıklarsınız.Yazınızı ilk defa böyle detaylı okudum beğendim bir konuşma esnasında cesaretli yazılar yazdıgınızı söylemişti yazınızı görünce aklıma geldi okudum.

Dünden Bugüne

Hadis-i Şerif Düşmanlığı

Bizim halkımız Kur’an-ı Kerimi pek bilmez. Bu elbette büyük bir eksikliktir fakat yine de dinimizi Peygamber Efendimizin hayatı ile öğrendiğimiz için halkın inancı sağlamdır. Batılılar yüzyıllar boyunca İslam ülkelerine hoca kılığında ...
Devamını Oku

Güzel Söz

“ Sıkıntılar akıllıca idare edildikleri takdirde karakteri terbiye ederler. “ ( S. Smiles )

Kitap

Yuvamızda Huzur Bulalım Diye

Huzur, modern dünyada, moda dışı bir kelime gibi duruyor artık. Oysa, Huzur; ne tatlı bir kelimedir. Huzur; ruhun, zihnin ve bedenin sükûnet bulma hâlidir. Huzur; gönlün yatışması, nefsin tatmin olmasıdır. Huzur; baş dinçliği, gönül ...
Devamını Oku