Devlet Çocuğun Ruh Sağlığından da Sorumludur

23 Ocak 2016Ebubekir Ertem4 Yorum »

Ebubekir_ErtemTelefonum çaldı, arayan sağlık ocağından bir hemşire hanımdı. “Kızınızın 3 yaş boy ve kilo takibi var bu hafta sağlık ocağına gelebilirmisiniz” dedi. Tabi ki dedim ve kapattım telefonumu.

Ardından zihnimden bir sürü düşünce geçti. Aziz misafirimiz 3 yaşına gelene kadar zaman zaman başka telefonlarda aldık böyle. Aşıları, damlaları, boyu ve kilosu ile alakalı dönem dönem sağlık ocağı tarafından aranarak uyarıldık ve davet edildik. Güzel bir hizmet, unutan veya gününü kaçıran ebeveyn telefonla aranıp hatırlatılarak sağlık hizmetinden faydalandırılıyor. Ücretsiz hemde.

Ancak zihnimde geçen düşünceler daha farklıydı. Bir çocuğun okul öncesi dönemde bu sağlık takipleri kadar önemli bir başka takibi daha var ki, o da çocuğun ruhsal ve gelişimsel olarak takip edilmesiydi. Mesela:

  • Kişisel, sosyal, konuşma ve dil becerileri ile alakalı takip.
  • Anne sütü alabiliyor mu ve ne kadar daha alması gerektiği ile alakalı takip.
  • Anne ile birlikte hangi şekilde ve ortamda nasıl uyuması gerektiği ile alakalı takip.
  • Mevcut yaş aralığında ki duygu ve davranış özellikleri ile alakalı takip.
  • İnce motor ve kaba motor gelişimi ne düzeyde bununla alakalı takip.
  • Anne ile çocuk bağlanması doğru bir süreçte mi ilerliyor bununla alakalı takip.
  • Çocuk ek gıdaya geçerken yanında abur cubur yememesi gerektiği ile alakalı takip.
  • Babanın hangi dönemde çocukla nasıl bir ilişki içinde olması gerektiği ile alakalı takip.
  • Uyku düzeni, yemek düzeni hangi dönemlerde ortalama ne düzeyde olacağı ile alakalı takip.
  • Tuvalet alışkanlığı ne zaman başlamalı ve nasıl başlamalı, minik minik bilgiler verilmesi ile alakalı takip.
  • Çalışan bir annenin yavrusundan zorunlu ayrılması gerektiği durumlarda, acil bilmesi gerekenler ile alakalı takip.
  • Bakıcı tutulacaksa çocuğun anneden sağlıklı olarak ayrılıp, bakıcı ile sağlıklı olarak bağ kurabilmesi ile alakalı takip.
  • Kardeşi var ise aralarındaki iletişim sorunlarını aşabilmek adına ufak bilgi kırıntıları ile anneyi rahatlatacak tavsiyeler.
  • Aile toplantıları, aile içi aktiviteler, sinema saatleri, akşamları okuma saatleri ile alakalı tavsiye niteliğinde ki takipler.
  • TV, telefon, teknoloji vs ile alakalı çocuğun neye, ne kadar süre ulaşabilmesi veya hangi yaşta ulaşabilmesi ile alakalı takip.
  • Oyuncak seçiminden, hikaye kitabına kadar genel olarak çocuğa alınacak gelişimsel materyallerde dikkat edilmesi gerekenler ile alakalı takip.
  • Büyük aile binalarında dede, anneanne, babaanne, teyze, amca, hala, dayı, yeğen vs vs iç içe yaşam alanlarında dikkat edilmesi gerekenler ile alakalı takip.
  • Sokakta, misafirlikte, seyahatte, bayramda, ölümde, hastanede, yeni kardeş doğumunda, yakın akraba kaybında kısacası farklı ortamlarda annenin çocuğuna yaklaşımı ve toplum baskısı karşısında takınması gereken tavırlar ile alakalı takip.

Bu maddeleri uzatmak mümkün. Ve bu maddelerin pek çoğunu tavsiye niteliğinde A-4 kağıdına basılarak ebeveynlere dağıtmakta mümkün. Hangi anne baba buna hayır der ki? Resmi bir kurum eli ile tek bir ağızdan verilen bilgiler, ortak bir dilden kendi kültürümüzden değerlerle yoğrularak toplumun her alanına yayılabilir böylece.

Ben genelde çok sık özelden ve genelden gelen sorulardan derledim bu takipleri. Ve bunlar saatlerce zaman alacak tavsiyelerde değil. Çoğu bir aşının aldığı zamanla, bir sağlık kontrolüne ayrılan vakitle ebeveynlere aktarılabilecek konular. Ortalama 15 dakikada verilecek bilgiler. Üstelik hepsini 1 yaşta ya da 2 yaşta vermeye de gerek yok. Bazıları dönemine göre erken bazıları ilerleyen dönemde verilmesi gereken bilgiler.

Genel bir kitapçıkta basılabilir ve sonra adım adım takip edilmesi gerekenler 6 ayda bir ya da yılda bir takip edilebilir. “O kadar biliyorsun sen yaz madem bunları” diyenlere; ben yazarım veya bunların yazılmışları piyasada muhakkak vardır ancak herkesin alacak durumu olmayabiliyor. Ya da bazı bilgiler için yüksek miktarda danışmanlık ücretleri ödenmesi gerekebiliyor. Eğer erken yönlendirilebilse ebeveynler, başlangıç aşamasında ki bir tuvalet sorunu, nihayete erdirilemeyen bir emme süreci, bir türlü karar verilemeyen yatak ayırma gibi basit durumlar kangren hale gelmeden çözülebilir.

Yoksa piyasada böyle kitaplar illa ki var, olmayan bir şeyden bahsetmiyorum. Ancak ulaşma yolları bazen herkes açısından kolay ve masrafı karşılanabilir olmayabiliyor.

Devlet her bir çocuğu sağlık açısından doğumdan itibaren atlamadan tek tek hemde ücretsiz takip ediyorsa, bir de yukarıda ifade ettiğim çerçeve de takip başlatsa nasıl olur? Çok mu külfet olur? Sosyal devlette bunların olması normal olsa gerek.

Sorularınız için:

facebook.com/EbabekirErtem

ebubekirertem[@]hotmail.com

Okunma Sayısı :