Fast Food Sana Güle Güle

Sağlıklı ve dengeli beslenebilen öğrencinin okul başarısı artıp, zihin ve kapasite gelişimi uygun değer seviyeye çıkar. Sağlıklı ve dengeli beslenmenin tartışılmaz beslenme aracı sıcak yemektir. Sabah kahvaltısı yapma imkânı bulamayan öğrenci, sıcak öğle yemeği ile beslenme açığını kapatma fırsatı bulmakta, ders dinleme ve yorumlama kapasitesini gün içinde yakalama fırsatı bulmaktadır

Fast food besinler adından da anlaşılacağı gibi sınırlı sayıda ürünleri, önceden pişirilmiş olarak veya önceden paketlenmiş şekilde çok pahalı olmayan restoranlarda hızlı bir şekilde yiyip karın doyurmak anlamına gelmektedir. Fastfood denilince akla sadece hamburger menüler ve hazır sandviçler gelmemeli, cips, kurabiyeler, çikolata, hazır meyveli yoğurtlar, bisküviler, sokakta satılan simit,lahmacun, ekmek içi dönerde birer fastfood’dur.Yaşamın içerisinde dışarıda yemek yeme kültürünün artması ile 1985 yılında fastfood junk food yani besin değeri az çok fazla kalori içeren terimlerle aynı anlamda anılmaya başlandı. Çünkü sağlık araştırmaları sağlıksız fast food ile beslenmenin obezite, şeker hastalığı, hipertansiyon ve kalp sağlığının bozulması gibi ciddi hastalıkları tetikleyici bir unsur olduğunu gösterdi. Bunun üzerine beslenme uzmanları piyasada olan fastfood besinlerin kalite çalışmalarına başladı ve sonuçta hızlı hazır yemek servisinde sunulan besinlerin çok yağlı, şekerli ve tuzlu olduğunu bununla birlikte sağlığa zararlı katkı maddeleri içerdiğini belirlediler.

ABD’deki beslenme uzmanları, “fast food” restoranlarına sık giden çocuklarda saldırganlık, korkulu rüya görme ve uykusuzluk saptandığını belirtiyor. Bu durumun bu tür diyette yer almayan B1 vitamini eksikliğinden kaynaklandığı ileri sürülüyor. Bu tür beslenmede hamburger yanında içilen ve “fast food”un ayrılmaz parçası olan karbonatlı içecekler de insan bedenindeki kalsiyum dengesini olumsuz etkileyerek özellikle çocukların kemik yapısına zarar veriyor.

Hamburger yapımında kullanılan kızartma teknikleri ve ambalaj malzemelerinin kanserojen etkileri olduğu da kaydediliyor. Hamburgerlerin pişirildiği ızgaralarda, hızlı üretimden dolayı yeterince temizlenemediği için ağır bağırsak enfeksiyonuna yol açabilen bakteriler gelişebiliyor.

Hamburger köftelerini dayanıklı hale getiren ışınlama tekniği nedeniyle protein, yağ ve karbonhidratlarda oluşan yeni kimyasal bileşimler insan bedenine değişik zararlar verebiliyor.

Standart ölçülerin ve tadın tutturulması, hizmet süresinin kısaltılması, dayanıklılığın sağlanması için ekmekten köfteye, patates kızartmasından salataya tüm yiyeceklerin hazırlanmasında ve pişirilmesinde en az on iki değişik kimyasal katkı maddesi kullanılıyor. Bu katkı maddeleri; alerji, sinir ve sindirim sistemi bozuklukları hatta kanser gibi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.

Dünyada oransal olarak hızla artan kalp ve damar hastalıklarının hazırlayıcı etkenleri arasında bu tür beslenme de bulunuyor. Hamburger etlerinde ve kızartma yağlarında bulunan doymuş yağlar ve kolesterol, özellikle bu besinlerin en büyük tüketicisi olan çocuk ve gençlerde erken yaşlardan itibaren damar iç duvarlarında yağ birikmesine yol açabiliyor.

Fast food ürünlerde sebze ve meyve yetersiz olduğundan vitamin ve mineral yetersizliğine sebep oluyor.

Sebze,kurubaklagil ve meyvelerde bol bulunan posa bağırsakların çalışmasına sebep olduğundan bağırsak ve mide kanseri başta olmak üzere birçok hastalığın oluşmasını engelliyor.

Ayrıca posa mide kapasitesini artırdığından tokluk hissi veriyor. Dolayısıyla posa miktarı düşük fast food besinler tokluk hissi vermediğinden yedikçe çok fazla yeme ihtiyacı doğurmaktadır. Böylelikle tüketildikçe kanser ve obesite başta olmak üzere birçok hastalığın riskini artırıyor.

Fast food besinlerin yanında tüketilen gazlı içecekler de süt, meyve suyu, ayran gibi doğal ve kaliteli besinler olmadığından kişi sağlığını olumsuz etkiliyor.

Özellikle çocuklarda alışkan haline gelerek sosyal ve kültürel yaşamı da olumsuz yönde etkiliyor.


Bunlar da ilginizi Çekebilir

0 Yorum Yorum Yaz

Yorum Yaz