İlgi Dilenciliği

07 Aralık 2020Haberler13 Yorum »

Acaba kadın kocasını sevebilme kapasitesine ulaşabilmiş mi de kayınvalidesini de sevebilsin?

Dahası, acaba kadın ya da erkek -biraz farketse de farketmez- insan olarak bizler kendimizi ve bizi en güzel surette yaratan Rabbimizi sevebilmiş miyiz de eşimizi de sevecekmişiz?

Çözümsüzlüğün başıdır gelin-kayınvalide anlaşmazlığına “Kayınvalide sorunu” adı koymak.

Bize dayatılıp yaşatılan sorunların kaynağındaki müsebbiplere ve sebeplere vasıl olmak için aklı selim ve baliğ, yüreği açık ve diğerkâm olmak kaçınılmaz.

Dünyadaki varlığımızın sancısını çekmiş ve de kulluk dışında bir amaç doğmuşsa bizi bekleyen sorunların hiçbirinin içinden çıkamayız.

Eskiden bir yastıkta rızayı ilahiyle kocamak niyetiyle ve sağlıklı nesiller yetiştirmek amacıyla bir araya gelen taraflar şimdilerde benlik ispatlama kavgasıyla tek kişilik yastıklarda haz tasasıyla debelenmekte acaba çocuk yapsak mı yapmasak mı endişesiyle boğuşmakta, sanki çocuğu yapan kendilermişmiş.

Müminin zindanı olan edna dünyada hücre refiki ve refikası iken dünyayı yeryüzü cenneti olarak algılayışın hüsranı ve hezimetidir yaşadıklarımız vesselam.

İlgiyi, rızayı, eşleşebilme donanımından yoksun bencil birey olan eşten bekleme hali, yanlış bir bilgi, ki bu çağımızın hastalığı; ilgi dilenciliği.

Bütün dünyanın ilgisini çekip gözde olup göz kamaştırsanız ne yazar, eğer Hakkın rızasını gözetmeden sürüler gibi hayat sürüyorsak ve Allah bizim yüzümüze bakmıyorsa.

Ruhumuzun gönül penceresi kalbimizi dünyadan uzaklaşıp ukba ile meşgul olmadıkça arındıramayız, hulasa ruhumuzdaki kiri evimizi soframızı ve kendimizi süsleyerek örtme gayretinin adı nedir ki riyadan gayrı?

Reşat

Okunma Sayısı : 4.857

Yorum yapın

“İlgi Dilenciliği” için 13 Yorum

  1. Nur dedi ki:

    Meryem hanım cok bilgim yok bu konularda ama bu dunya imtihan yeri. Karsımızdakını biz sekle sokamayız. Zor ama ınsallah bunun mukafatını ahirette alırsınız. Boyle insanlar herzaman olacak. Hani dediniz ya hangi anne böyle muamele eder diye. Benim annem zor bir insan.Kaldıramayacağın agir lafları soyler .. Ayrıntıya girmeyeceğim cok zor ayni evde yasamak. İmtihan dunyası herzaman bu hayatta engeller olacak. Ama insan ama Baska seyler. Karsımızdakını oldugu kabul edip farklı yaklasmanın yollarını aramalıyız. İnsanları biz terbiye edemeyiz. Bu bizi yorar. Hesap sorucu Allah. Uzerımıze dusenı yapmakla sorumluyuz. Herkes yaptıkların sorumlu. Siz kendinize yakışanı yapın. Bu zor bende cok zorlandıgımda sıkayet ediyorum. Dogru olan bu diye dusunuyorum. Kendi nefsimi zorluyorum. Bu anlayısda davranmaya calısıyorum. Bol bol dua edin kayınvalıdenıze.

  2. Reşat YILDIZ dedi ki:

    Girdabına düştüğümüz dünya hayatının olağan sorunlarına karşı sergileyeceğimiz duruş zaten kadere imanla belirlenmiş olup bize iman ve sabırla ilahi hikmeti ve muradı kollamak, gözlemek düşer.

    Girdiği sınavda önüne konan konulara ve sorulara itiraz eden haylaz çocuklar gibiyiz.

    Oysa bize dünya imtihanında karşılaşacağımız konular, sorular ve sorunlar vahiyle bildirilmiş olup bize düşen Rabbimizin verdiği bilgiyle bilgilenmiş-aydınlanmış,

    Rabbimizin verdiği akılla akıllanmış-uslanmış olarak göstereceğimiz metanetle bu sevap kazanma fırsatını ganimete dönüştürerek ancak bu imtihandan başarıyla çıkma ihtimalimiz doğar.

    Bize düşen bu ihtimalin dua ve niyaz ile mağfiretimizle lütfa tebdil etmesini dilemek her daim. Önümüze imtihan gereği çıkmış sorunlara itiraz en hafif ifadeyle cahillik ve akılsızlıktan başka ne olarak tesmiye edilebilir ki?

  3. Meryem dedi ki:

    Evli bir insan olarak yazıda haklı bulmadığım taraf şu : Ülkemizde kayınvalide sorunu gerçekten var. Kadınlar birbiri ile anlaşamıyorlar. Gözlemlediğim kadarı ile problemin büyük çoğunluğu da kayınvalidelerin oğullarına evlendikten sonra daha düşkün bir hal almalarından kaynaklanıyor. Sanki gelini değil de kuması .

    Bir de kayınvalidelerin yaşı kaç olursa olsun oğul evlendirdiklerinde sanki bir mertebeye ulaşmış, oğluyla evlenen kişi ona hizmet etmek zorundaymış gibi algı olması bu sorunu tetikliyor.

    Kayınvalide olmak bir mertebeye ulaşmak değildir. Oğlunuzla evlenen kız sadece oğluna hizmet etmek zorundadır kayınpeder ve kayınvalideye değil. Ama tabi ki hizmet ederse bu bir zorunluluk değil, bir lütüf yada ikram olarak algılanmalı.

    Kadının biri 45 yaşında kayınvalide olmuş, kendi evinin temizliği için bile gelininden medet umuyor. Bu zihniyet yanlış.

    Bir de gelini kıskanmak, kontrol altına almak, istemediği gün ve ziyaretlere zorlamak, bizim ülkemiz kayınvalidelerinde sıkça görülen özellikler. Öyle olunca da hiç bir gelin kayınvalidesini sevmez sevemez.

    İnsan annesi ile tartışır küser ama sevgi azalmaz, kan bağı var ama kayınvalide ile durum böyle değil. Sürekli kusur bulmak için alttan bakmalar, bahaneler aramalar, hepsi kayınvalidelerde var. Bu durumda haklı olarak gelinler de yakın olmak istemez, fazla yüzgöz olmak istemezler, benimseyemezler. Çünkü karşıda her zaman eleştirel duran asla memnun olmayan, gelini ikinci sınıf gören bir kadını kimse sevmez. Koca hatırına sadece katlanılır saygı duyulur. Vesselam.

    • Ferzan dedi ki:

      Meryem hanım,

      “İnsan annesi ile tartışır küser ama sevgi azalmaz, kan bağı var ama kayınvalide ile durum böyle değil.”

      Bu cumlenizdeki kan bağı meselesini, bir kac defa aynı isim altinda benzer yorumları görünce , konuya açıklık getirmek icin aynı isimli yorumcunun bir kaç cumlesini buraya taşıyıp bu sözlerin üstünden geçmek istedim. Bunlari yazan ayni meryem mi bunu bilemem. Kişilerin isimleri değil, fikirleri önemli , ruhu önem arzeder.Yoksa ki adeta hic ölmeyecekmiş gibi şu fani dunyanin gecici lezzetlerine göz dikmiş ve her istegine ulasmak için şımartılmış bir nefse sahip olan, ruh onu terkettiginde ise ortada kalan bir cesetle değil bizim mücadelemiz.

      Bütün kötülüklere rağmen ruhunda hala güzellik iyilik olanlar anlar kavrar bazı hakikatleri.

      “Anne sizin anneniz gönlünü bir şekilde alırsınız da eşiniz için aynı şey olur mu bilemem. Ben de evliyim ve şunu size rahatlıkla söyleyebilirim. Kayınvalide ve gelin arasında kan bağı yoktur. Kayın validenin gelin üzerinde hakkı da yoktur.”

      Kan bağı ne kadarda önemliymiş.Bu yorumlar sayesinde bilgilendim bende.Ben halbuki kan bagindan ziyade dinde kardeş oldugumuz icin birbirimize daha merhametli daha sabırlı olmak gerekir diye düşünüyordum.O zaman kocaylada kan bağı olmadigina göre bosuna hizmetcilik yapiyor hanımlar.Beylerde boşu boşuna nazını cazını çekiyor hanımların.Böyle düşündükleri için mi bir zaman sonra sevgide bitince kan bağımızda yok diye her turlu ezaya mustehak görebiliyorlar birbirlerini.Hani nikah bağı filanda pek önem arzetmiyor galiba.Kan bağı kan bağı diye tutturulmuş gidiyor.

      “Hatta gelinlerin kayınvalide üzerinde hakları vardır. Kendi kayınvalidem üzerinden baz aldığımda durumu böyle görüyorum temizliği yemeği çayı çamaşırı bende. Bu bir emektir. Hal böyle olunca kan bağı da olmayınca insan ufacık bir trip yada sözünü bile kaldıramıyor.”

      Çamasirlari bulasiklari elinizde yikiyorsunuz öyle mi?zor derim.Bu aletler genelde her evde vardır diye düşünmüştüm. Teknolijinin girmedigi ev çok azınlıktadır yoktur belkide.

      K.valideniz olmasaydı o corba o yemek yine yapilacakti degil mi?.Esinizle birlikte basbasa yemek isterdiniz gerci anlayabiliyorum sizi.

      Meryem hanım ,çalışan bir hanımsanız size tavsiyem ilk firsatta bırakın işi.is yerinde yeterince hem bedeniniz hem de kafanız oldukça yoruluyor ve bu halde eve geldiginizde k.valideniz icin bir tas fazladan suyunu koyup pisirdiginiz corba size eziyet olarak geliyor.

      Gönülsüz pişen aş , ya karın ağrıtır ya da baş demisler.
      Kadıncağıza şifa olmaz yani pişirdikleriniz.

      Her aksam eve yorgun argın gelip, birde evde ihtiyar bir kadin sureti ve onun sizi dikizlemesi sizi rahatsiz ediyordur muhakkak

      Çünkü hem çalışmak hem de eve gelince bir kaynana görüp söylediklerini sineye cekmek her babayiğidin kârı değil.
      Çalışırken haramlara girme meselesine ise hic girmedim daha.

      Kızlarımız kendi ayaklari ustunde durmak icin ailesinin sartlarinda kıt kanaat yasamamak icin zorluklara göğüs gererek aileden uzakta gurbette tek baslarina okuyup çaba gösteriyorlar. Bir iş sahibi olup, birde evlilik gerceklestirdiklerinde ilk başlarda pembe bir dünyaları oluyor zannediyorlar.Amaaaa zamanla madalyonun obur yuzunude gordukleri vakit şartelleri attirip, isyan bayraklarini cekiyorlar.

      Neden peki? Nerde yanlış yapiliyor.Yanlışı yapan onlar degil.Alıştiklari hayat tarzı.

      ” Eski gelinler sineye çeker ama günümüzde pek kimsenin buna tahammül edeceğini sanmıyorum o yüzdendir ki kimse kayınvalide ile yaşamak istemiyor haklı olarak.”

      Cevabını yine Meryem hanım vermis.Haklıda meryem hanım.

      Eski gelinler yok. Eski gelinler kız iken okusalar bile oyle tek baslarina ev tutup kendi düdüklerini ötturerek okumadilar.Bir akraba yaninda okudular ya da aileden biri kızın okuyacagi yere giderdi nöbetleşerek.Evle kökleriyle iletisimi kesmediler. Onun icin evde buyuklere karsi sorumluluk ,saygı, gibi duygularini kaybetmediler en azından. Okuyoruz bize kimse karisamaz havalarina girmediler. Simdi okuyoruz diyen kizlari sokaktan eve zor sokuyorlar.Hele birde toplu geziydi arkadas grubuydu derken evin yolunu, annenin babanin yüzünü unuttular.Eee genclerimizin böyle olmasını isteyende yine biziz.

      “kayınvalidenizi karşınıza alın ve konuşun konuşurken de hatta telefon kaydı alın alın ki yalan yanlış şeylerle oğluna anlatıp sizi kötülemesin.”

      Meryem hanım bu hareket çok çirkin kaçar bence.Bir evlad anne babasinin sesini kayda alıp dinletmesi hic hoş birsey degil.
      Biz cokmu eskilerden kaldık acaba diye dusunuyorum bazen.Burda buna benzer yorumlar okuyunca.Hani biz bazı seyleri dillendiremezdik bile.Haalada öyleyiz.Utanırız bir büyüğümüzün sesini kayda filan almayi ,haya ederiz.
      Sonra yuzune nasil bakacaksiniz.Gercekten bu kadar hafifmi olay.Tamam karsindaki edepsizdir ya da kendine cirkin sozler soylemeyi yakistiriyordur ama biz kendi seviyemizi bilelim.Ne bileyim cok uygun bir akıl vermemissniz diye dusunuyorum.

      Kayınvalidesiyle beraber yasayan meryem hanima son olarak sunlari soylemek istiyorum.

      Hem iş hem ev sorumlulugu birde k.validenin olmasi sizin iyice sinirlerinizi bozmuş.Evlenmeden once biliyordunuz belki k.valide ile beraber ayni evde yasayacaginizi.Kolay zannettiniz ya da bir yuva kurmak icin kabul etmek zorunda kaldınız ilk başta.Geride adım atamiyorsunuz belli ki vicdanlisiniz yinede.

      Onun icin gencler,evlilige adım atarken tutamayacaginiz vaadlerde bulunmayin.Hele de keyfinize düşkün , rahat biriyseniz.Gözü karada olsanız yapamazsınız.

      Meryem hanım, k.valideniz için diger aile buyuklerinden yardim isteyin biraz onlar yanina alıp ilgilensinler yalniz birakmasinlar.Uygun bir dille ifade etmeye calisin.Ya da ya sabır deyip biraz daha tahammül gösterin.
      Mukafatini muhakkak alacaksiniz insallah.

      Rabbim kolaylik versin.

      • Meryem.K dedi ki:

        Ferzan Hanım /Bey ;
        Cinsiyetinizi bilmiyorum o yüzden böyle yazdım. Yorumunuz için teşekkür ederim baştan sona okudum. Ben bu sitenin neredeyse 8 yıldır takipçisi okuyucusu ve bazen de sorulan sorulara yorum yapan yorumcusuyum. Bekarken de evliyken de . Yaklaşık bir bucuk yıldır evliyim.

        Şimdi gelelim sizin yazdıklarınıza. Yazdığım yorumları okumuşsunuz belli ki size dokunan bir şeyler yada sözler olmuş. Şunu unutmayın bir insan durup dururken fikir yada kanaat sahibi olmaz.
        Benim kayınvalidelere yönelik yapmış olduğum gözlemler ve kendi kayınvalidem de dahil olmak üzere bu şekilde. Kan bağı önemli hala da söylüyorum. Bir kanının kocası ile nikah bağı vardır ama onun annesi ile değil. Ülkemizde yanlış anlaşılan şeylerden bir tanesi. Karı koca ile nikahlanır bir kadın yada erkek. Ailelerle değil. Bu ayrım yapılamadığı için sorunlar ortaya çıkıyor.

        Kayınvalidesi ile sorun yaşayan Meryem hanıma tavsiyede bulundum konuşurken ses kaydı alın diye. Neden mi çünkü karşısında Allah korkusu olmayan, ona iftira atıp yuvasını dağıtabilecek bir kayınvalidesi var çünkü. Kayınvalidenin birbir yalan dolanla iftira atması ayıp değil de kendini ispatlaması için ses kaydı alması mı ayıp. Pes doğrusu.

        Birde beni tanımadan etmeden hakkımda fikir sahibi olmadan bir tas çorba vs söylemleriniz hoş değil. Bu konuda size hakkımı helal etmiyorum. Nimetin size şifa olması için önünüze geldiğinde her seferinde kusur aramak yerine besmele çekip başlamak daha evla değil mi ? Asla sofraya konan fazla bir tabakta gözüm olmaz sözüm sofraya konan yemeklere hep eleştirel bakılması ve hep gelinini sizin dediğiniz gibi dikizleyen , kusur aramaya çalışan kayınvalidelere. Din kardeşi bağı derken de bu sadece gelinler için olmamalı değil mi ? Kayın valideler de bu zihniyete sahip olmalı ki işler yürüsün.

        Ben ayrıca çalışan Meryem hanımım. Kendi ofisimde çalışıyorum.İşi de bırakmayı düşünmüyorum nitekim pandemi döneminde 3 ay evde olduğumuz zamanlarda fark ettim ki kayınvalide ile ne kadar az muhabbet o kadar az sorun demektir. Evimde çamaşır makinesi bulaşık makinesi de var ama çamaşırlar kendi kendine girmiyor makineye kendi kendine asılmıyor bulaşıklar da öyle. Ev de kendi kendine temizlenmiyor yemek te kendi kendine hazırlanmıyor. Bunlar kocama ve evime karşı yapmam gerekenler ama ortada emek var. Yani yanımda kalan kayınvalideme sarf ettiğim emek değil mi ?

        Yani Ferzan hanım yada bey ;yine söylüyorum kayınvalidemin benim üzerimde bir hakkı yok. Arkadaşımın kayınvalidesi 45 yaşında kız yeni düşük yapmış ona diyor ki ”becerip tutamadın çocuğu ” Buyrun burdab yakın hangi müslüman bakış açısı bunu din kardeşine ! oğlunun eşine söyler ? Kendi kayınvalidem mesela benim sırtımda platin var ”bilseydim seni oğluma almazdım” diyor halbuki eşime evlenmeden durumu söylediğimde ”benim dışımda kimseyi ilgilendirmez sırtındaki platin ”demişti. Evet hangi din kardeşi Allah’tan gelen bu imtihanı sanki gelinin kusuruymuş gibi lense eder yada bu kadar ağır bir kelime sarf eder. Daha başka bir sürü şey.

        Sizde kalkmış bana bir tas çorba , yok biz böyle diyemezdik yok şöyle yok böyle diyerek hadsizce yorum yapıyorsunuz. Şunu kabul edelim, oğlunu seven mutluluğunu isteyen, gelinini de din kardeşi olarak gören bir kayınvalide gelinine kusur bulmaya çalışmaz , eleştirel bakmaz, dikizlemez, yalan yanlış şeylerle oğluna karşı doldurmaz, hani sizin anlamadığınız o kan bağı var ya hangi anne kızına yada oğluna böyle muamele eder ? O yüzden yorum yaparken tek taraflı olaylara bakmayalım.

        • Ferzan dedi ki:

          Meryem hnm,
          Siteyi sekiz yıldır takip ediyorsunuz demek.Kıdemlisiniz yani.Çok güzel.
          Allah ömür verirse sizler gibi kıdemli olmak nasip olur belki bizede.
          Yalnızca size eksi puan vermek istiyorum.Siteyi sekiz yıldır takip etmeniz hususunda.Neden mi?
          Siteyi sekiz yıldan beri takip ediyorsanız, benim cinsiyetimide bilirdiniz.Çok olmasada bir seneyi aşkın ara ara yorumlara katılıyorum.
          Benim beymi hanım mı oldugumu bilmiyorsanız o zaman siteyi sekiz yıldır takip eden biri olma olasılığınız çok düşük.
          Mesela siz gibi kıdemli gülpembe hanımla karsilikli yorumlarimiz oldu ve onun hitap seklinden gayet güzel anlayabilirdiniz.

          Hiç dikkatli bir takipçi değilsiniz.Site sorumlusu olsaydim ben size guzel bir ceza verirdim. Elime iyi ki düşmediniz.
          Sizden, bir tencere sarma yapıp göndermenizi isterdim.
          Neyse sizin icin önem arzetmek zorunda degil yorumlarım.Hic sorun degil benim için.Sizi iyice kızdırdım biraz daha kızdırayım dedim.

          Gelelim konuya.
          Meryem hanm, dün yorumunuzu okuyunca , içinden sadece bir cümleniz beni darladi.Beni darlayan o cümlenize rağmen hemen size cvp yazmayi degilde Kuran’dan biraz ayetler okumayi tercih ettim.Bütün samimiyetimle söylüyorum ki, actigim sayfada Sad suresinin 17.ayetiyle karsilastim ve elhamdulillah dedim.

          Bugün de bu satirlari yazmaya başlarken Mevlana’nın Şeb-i Arus kutlamalariyla ilgili bir haber düştü önüme.7 Aralikta baslayip 17 Aralikta sona ermiş.
          Çok iyi denk geldi gercekten. Hz.Mevlananın o tesirli sözleriyle biraz devam edeyim ki gönüllere şifa olsun.

          Mevlana ölüm gününü “Hakk’a vuslat’ yani “Yaradana Kavuşma”düğün günü saymıştır.

          “Herkes ayrılıktan bahsetti, bense vuslattan” der Mevlana.

          Hz.Mevlanaya göre ölümden korkanların bu korkularının sebebi; asıl kendi içyüzleriyle yüzleşmekten çekinmeleridir. Yani ahlâkî kötülüklerin nefislerinde bıraktığı izlerden dolayı böyle bir endişe taşımaktadırlar. Bu durumda ölüm, Mevlâna’ya göre insanın içyü­zünü kendisine gösteren bir ayna pozisyonundadır.

          Ey can, aklım başına devşir… Ölümden korkup kaçarsın ya… doğrusu sen kendinden korkmadasın.

          Gördüğün, ölümün yüzü değil, kendi çirkin yüzün. Canın bir ağaca benzer… ölüm ise onun yaprağıdır.

          Hz.Mevlana sözlerini nasil gercek samimi dostca söylemiş, değil mi? Bizde hayata Mevlanaca bakabilir Mevlanaca düşünebiliriz insallah.
          Ben burdaki yaptigim yorumlarımı bütün samimiyetimle yazıyorum.Ayrıca incitmeden, haddi aşmadan yapiyorum. Benim mücadelem sizin şahsınızla değil (zaten tanimiyorum ) hakikatten uzak olan dogru zannedilenlerle. İlköncede kendi nefsimle mucadelem.
          Sizin hakkinizda da kanaatte bulunmadım.Lütfen dikkatlice tekrar okuyun.
          Hakikatleri söylerkende haddi aştığımı düşünmüyorum.
          Okuyoruz calisiyoruz diye ahlaki degerlerden uzaklaşan herkese lafım yani toplumun genel yapisina.özel olarak sizin şahsınıza degil.
          Nimete hizmetle kavuşulur der tasavvuf ehli.Mahlukata yaptigimiz hizmet karsiliginda , nasip ayagimiza gelir.
          Karincaya varincaya kadar tüm aleme hizmet etmekle nimete kavusulur.

          Nefsin terbiyesiyle ugrasan Hak aşıkları, en asagilardan hizmet etmekle bu yolda nefislerini ezip, Mevlada yok olup ermisler nice makamlara.
          Sizde k.validenizin vesilesiyle kazanacaksinizdir. Kazanç kapiniz odur belkide.Kim ne demiş.bosverin bunları. ne söylerse söylesinler.
          Esiniz sizi sevmiş almış , k.valideniz bu saatten sonra -bilseydim almazdım- dese ne dwgisecek? Yaşlılar illa bisey diyecek.onu demese baska bisey der.
          K.validenizin üzerinizde bir hakkı yok demeyin.
          Mesele değer vermektir.
          Yaşlı biriyle kendinizi bir görmeyiniz.Bir kere akran degilsiniz , o sizin büyüğünüz.Büyük büyüklüğünü bilsin denirse, bilir ya da bilmez herkes kendi hesabini verecek.
          En önemliside k.validenize sabretmekle esinizi memnun edeceksiniz.
          Allah rasulu (sav) , biricik kızı Hz. Fatımaya, “Kızım, bilmez misin, Allahü Tealanın rızası kocanın rızasına bağlıdır.”buyurmustur.

          Meryem hanım ,endişemiz son nefeste iman üzere gidebilmek.Bize tertemiz olarak verilen emaneti yine tertemiz bir sekilde huzura kavusturmak. Rabbim kolaylık versin.
          Birde lutfen kimsenin önüne hak kı hukuku sürüpte ahirette ne kendinizi ne de bizi zora koşun.
          Ben sizi Allah icin uyardim ama siz benim önüme hak koydunuz olacak işmi.
          Hanenize saldirmadim malinizi talan etmedim ya da size yalan bir söz isnad etmedim.Sizi ahlaksızlikla suçlamadım.
          Ben yinede hafif yazdigimi dusunuyorum.Siz kelimelerinizi guzel seciniz.
          Nasıl cirkin bir yakıştırma yaptiginizin farkinda bile degilsiniz.
          “Sanki gelini değil de kuması .”
          Bu sözünüz cok cirkin yerlere dogru gitmiş.
          Ben başta dillendirmek istemedim.Kendiniz farketmişsinizdir yazdiktan sonrada pisman olmyssunuzdur belki diye dusundum.
          Biz bazi seyleri öyle kolsy kolay dillendiremeyiz daha öncede dedigim gibi.Aynen ses kaydi almayida ayıp saydigimiz gibi.
          Sonrada “pes doğrusu,yok burdan yak “gibi sözcuklerle guzel ahlakı horlayıp beni hadsizlikle suclamaniza hic bir anlam veremedim.
          Yok kardesim öyle.Yoruma gelen cvp nefse agir gelince “yorumlarimi okumussunuz ,size dokunan birseyler olmus “deyipte sıyrılamazsiniz öyle isin icinden.Vicdan yaptirmak icin arkasindanda hakkimi helal etmiyorum lafınızada ben pes diyorum.

          ” Şunu kabul edelim, oğlunu seven mutluluğunu isteyen, gelinini de din kardeşi olarak gören bir kayınvalide gelinine kusur bulmaya çalışmaz , eleştirel bakmaz, dikizlemez, yalan yanlış şeylerle oğluna karşı doldurmaz,” demişsiniz.

          Evet cok haklisiniz ama burda karsimizda kayinvalideniz yok ki.O olsa onada haktan hakikatten bahsederdim.Gelininiz size emanet, onu incitmeyin, size emek veriyor deger veriyor yaptiklarini horlamayin tesekkur edin gibilerinden onu incitmeden saygida kusur etmeden sohbet ederdik.
          Burda yorum birakan sizin gibi, bizim gibi bir cok kisi var. ici darlaniyor biseyler yaziyor yardim istiyor yol gosterin diyor ya da kendince yanlis larini dogrularini yaziyor.Vakti musaid olanlarda dili döndugunce mumin kardesinin hem derdine ortak oluyor hem de bazi çözüm onerileri sunuyor.
          Sizde yorumlara katilip cvpadiginizi belirtmissiniz zaten.
          Ama burda olmayana bunlari okumayanlara bir katki saglanabilir mi? Hayır.
          Ancak bu sayfada yolları kesişenler birbirini elestirir gerekirse dostca kardesce birbirine yüklenir ve sabredemediģi bazi seylerde uyarilarini yaparlar.
          Bazen nefsin bize galebe çalmasiyla basaramadigimiz öyle seyler oluyor ki, burda birinin yazdigi bir cumle o hasta nefsi şifalandiriyor. Yaş olarak bizden küçükte olsa , bazı kardeslerimizn yorumları cok hakikatli oluyor ve gercekten cok fayda sağlıyor.

          Rabbim hak ve hakikat gòzümüzü açık eylesin.
          Rabbim herkese kolaylık versin.(amin)

          • Meryem dedi ki:

            Ferzan Hanım ;
            Ancak şimdi yazmaya fırsat bulabildim. Siteyi uzun yıllardır takip ediyorum bilenler bilir . Sarma yaparım cezaya gerek yok 🙂 Ama bazı şeylere açıklık getirmek istiyorum. Eskiden çoğul evlilik yapan beylerin yaşadığı sıkıntılar vardır ya iki kadın arasında kalmak, yada onların birbiri ile anlaşamaması tartışması vs. Benim sanki ”gelini değil de kuması ”kelimesini kullanma sebebim de öyle şeyler duydum ve şahit oldum ki ”bir anne diyorum bir anne yani anlam veremiyorum gelini ile yarış halinde olan kayınvalidelere. Siz anlam verebiliyor musunuz ? Bu ayırımı yapamayan da genelde kayınvalideler değil mi ? Siz kelimelere değil de benim anlatmak istediğime odaklanın. ”Buyur burdan yak ”derken ”örneğin ”demek istedim. Her neyse boş verelim bunları . Bazı sözlerimi kızgınla yazmış olabilirim sizin bana yazdıklarınıza istinaden. Yani ”bir tas çorba pişirmek ağır, yada yedikleri şifa olmaz vs ”gibi. Bu sözler benim zoruma gittiği için bende böyle yazdım kusura bakmayınız. Hazır burada yazmışken buradan kayınvalidelere bazı tavsiyelerim olacak .

            1) Sadece bir oğlunuzda kalmayın çocuk sayınız kaç ise hepsine eşit mesafede olun ve hepsine eşit aralıklarla gidin kalın. Tek bir oğlunuza ve gelininize yüklenmeyin belki oğlunuzun değil ama gelininizin hakkına girmiş olursunuz.
            2) Eşiniz vefat etmiş olabilir, evlatlarınıza emek vermiş olabilirsiniz ama en son kalan çocuğunuzu evlendirdiğinizde yeni evliyken onunla kalmayın mümkün mertebe ilk yıllar diğer çocuklarınıza gidin.
            3) Gelinlerinizi dikizlemeyin, kusur bulmaya çalışmayın.
            4) Nasıl ki siz onları kızınız gibi göremiyorsanız onların da sizi anneleri gibi görmelerini beklemeyin.
            5) Sizi sevmek zorunda değiller bunu kabullenin ama saygıda kusur etmedikleri sürece.
            6)Unutmayın ki evlilik arefesinde hiç bir erkek annesini eşine karşı kötülemez ve gelinler evlenirken size sempati besleyerek evlenir (ben öyleydim ) ve o sempatiyi davranışlarınızla öldürmek de sizin elinizde pekiştirmek te.
            7) Hep ilk adımı gelinlerden beklemeyin, hep idare etmesi gereken kişi olarak onları algılamayın sizde idareci olun.
            8) Gelin dururken ben mi yapayım tribine girmeyin aynı evde yaşıyorsanız sizde cuzi de olsa destek olun bazı konularda.
            9) Oğlunuz ve gelininiz saat kaçe kadar oturmak isterse otursunlar. Siz onlar kalkana kadar onlarla salonda oturmayın mümkün mertebe onları yanlız bırakın. ( Aynı evde oturanlar için söylüyorum. Kayın validem biz yatana kadar yatmaz bir gün saat gece 3 te yattık inanın bizimle oturdu aynı saate kadar. Bu hoş değil )
            10) Oğlunuzun annesisiniz sahibi değil, oğlunuz evlenince size olan sevgisi azalmaz , sadece kendi de artık bir aile bir yuva kurduğu için önceliği mecburen değişir bunu kabullenin, oğlum elden gidiyor havasına girerek gelinle yarışmayın.
            11) Gelini oğlunuza haksız yere şikayet etmeyin haklı da olsanız gelininizle konuşun onu uyarın.
            12) Asla gelininizi başkaları ile kıyaslamayın , kendi farklı kültürde yetişmiş olabilir kendi kültürünüzü ona dayatmayın.
            13)Dedikodu yapmayın , Allah rızasını gözetin .
            14) Bu devirde sizi kabul etmiş aynı evde yaşadığınız bir gelininiz varsa kıymetini bilin kimse kayınvalidesi ile yaşamak istemez. Sebebini de siz daha iyi bildiğiniz halde anlamıyormuş gibi davranmayın.
            15) Çocuk mevzusuna karışmayın , eğer biraz geç olursa da ilk kusuru gelinden bilmeyin bilseniz de dillendirmeyin.

            Daha yazacak bir sürü şey var ama artık eklemek isteyen eklesin. 🙂

          • Ferzan dedi ki:

            Meryem hanm,
            Sizin bu k.valideler icin sıraladıklarınızı görunce,hani şu yiyecek içecek otomat makineleri var ya onlar geldi aklima.Tatli tuzlu gazlı gazsız hangini canınız cekiyorsa ona göre bir miktar para atıp hooop düşüyor ya önünüze istediginiz ürün.
            Bütün bu saydiginiz özellikleri birarada barındıracak bir k.valide modeline kavusmak için bu otomat makinalarin insan secimi yapanıda icad edilmesi lazim ki , tercihe gore dugmeye bas hoop önüne düşüversin herkesin.Hayali bile güzel diyenler olmustur belki. 🙂

            Hee birde şu 9.maddeyle ilgili birsey demek istiyorum.
            Aynı sizin k.valideniz gibi gelini ve ogluyla gec saatlere kadar oturup onlardan önce yatmayan bir hanım kendisi anlatmıştı .E§lerden birtanesi (karisi yada kocasindan biri ) tam hatirlamiyorum , en sonunda dayanamayip söyluyor.
            Biz başbaşa oturmak istiyoruz sen bizi bekleme uykusuz kaliyorsun gibi benzer biseyler soyleyince, kadıncağız bir memnun olmuş.
            Meğer erken gittide yativerdi bizimle oturmak istemiyor diyecekler diye dūşùndugu icinmiş.Siz yacinca aklima geldi. bizzat kendisi anlatmisti kadın.Yaşlılar farkli dusunuyor.Onlar bir ev dolusu insanla yasamislar ayni evin icinde.Anlatirlar duymussunuzdur muhakkak sizde. Onun icin , sizin rahatsiz olacaginiz aklina bile gelmiyordur.

          • Meryem dedi ki:

            Ferzan Hanımcım;
            Onun öyle bir düşüncesi olmadığını bildiğim için zaten yazdım hatta görümcemler bile kaç kere uyarmıştı onu bu geç yatma mevzusu ile ilgili. Bende bir kaç kez söyledim ”yatıp ne yapacağım ”diyor. 🙂 Zor değil otomat makinesine gerek yok empati yapmaları kendi gelinliğini baz alarak nasıl kayınvalide isterlerdi düşünmeleri yeterli bence.

          • Betül dedi ki:

            Ferzan bey yazdıklarınızın her kelimesini özen ve titizlikle okudum. Okurken bende böyle bakabilsem böyle düşünüp yaşayabilsem dedim. Maşallah çok güzel izah etmişsiniz herşeyi. Lakin Meryem hanımında yazdıklarını okuyunca allah imtihanını kolaylaştırsın demeden edemedim. Fakat bu haklı haksız aramışım gibi algılanmasın bizlere yaşarken zor geliyor ne yazıkki birde “kasıtlı olarak” söylenenler, yapılanlar mevzu bahis olunca yazdiklariniz gibi bakis acisindan uzak olabiliyoruz. Nefsimize agir geliyor yapilanlar. rabbim imtihanınızı kolay eylesin imtihanımız ıimtihan olarak gorecek feraset ihsan eylesin duam once kendi nefsim icin..

          • Ferzan dedi ki:

            Betül hanım,
            İnsanlara tahammül seviyemizi yüksek tutup herseyde bir hikmet vardir gözüyle bakabilmek için şu sözü kendime çok söylemeye çalışırım.

            “Yaratılanı hoş gör, Yaratandan ötürü.”

            Ama her zaman beceremiyoruz.Rabbim becertsin hepimize. (Amin)

            Çokmu dalgınsınız ya da yoğun bir işte mi çalışıyorsunuz?
            Hitabınıza dikkat ettimde. 🙂
            İnsanlık hali kafalar dolu oluyor tabii bazen.
            Bende de çok olurdu.Hele gećirdigim bir kazadan sonra, konustugum bir sözü ya da karsimdaki insanın söylediklerini bazen hiç hatirlamazdim. Çok şükür yinede her halimize.

            Selamlar sevgiler…

  4. Suat dedi ki:

    Doğru söze ne denir? Doğrudur dediğin. Çok yerinde tespitler. Tebrik ederim. Ama yine de ataerkil bakış açısına göre yazmışsın. Erkek de karısına muhabbet edecek, giderek merhamet hatta şefkat duyacak, kollayıp gözetecek ki kadın da kayınvalidesi için olmasa da oğlu hatırına iyi gelin olsun. Bu da var yani.

    • Muhammed dedi ki:

      Lütfen yazıyı düzgün bir şekilde okumadan yorum yapmayalım.2.paragrafi okursanız bu da var

Dünden Bugüne

Hadis-i Şerif Düşmanlığı

Bizim halkımız Kur’an-ı Kerimi pek bilmez. Bu elbette büyük bir eksikliktir fakat yine de dinimizi Peygamber Efendimizin hayatı ile öğrendiğimiz için halkın inancı sağlamdır. Batılılar yüzyıllar boyunca İslam ülkelerine hoca kılığında ...
Devamını Oku

Güzel Söz

“ Bir insan niçin yaratılmışsa ona o kolaylaştırılır. “ ( Hz. Muhammed s. a. v )

Kitap

Yuvamızda Huzur Bulalım Diye

Huzur, modern dünyada, moda dışı bir kelime gibi duruyor artık. Oysa, Huzur; ne tatlı bir kelimedir. Huzur; ruhun, zihnin ve bedenin sükûnet bulma hâlidir. Huzur; gönlün yatışması, nefsin tatmin olmasıdır. Huzur; baş dinçliği, gönül ...
Devamını Oku