Sevdiğimizi Göstermek İçin Namaz Kılıyoruz

02 Nisan 2012Büşra Karaca5 Yorum »

Ergenlik çağına giren çocuğun nasıl düzenli namaz kılacağı konusu dindar ailelerin en büyük kaygılarından biri. Daha önceki bir yazıda geçtiği gibi, ana baba olarak ergenlik çağına kadarki uzun süreçte çocukta “bir iman ve İslam binası” inşa etmekten yana olduğumu söylemiştim. Ergenliğe girene kadar rahat zamanı nasıl olsa sıkmayayım diye üzerinde durmayınca, sonra panik başlıyor. Zaten yıllar içinde adım adım yol alırsak, sıkmış ve baskı kurmuş olmayız..

Bir tanıdığım çocuğun namaza önceden alışması konusunda ilkokul 1. sınıfta günde 1 vakit, 2. sınıfta günde 2 vakit.. gibi bir uygulama ile her yıl bir vaktin daha eklenmesi ve çocuk 12 yaşına geldiğinde 5 vakti kılmaya oldukça alışmış olması gibi bir çözümden bahs etmişti. Kendisi de uyguluyormuş. Tabi çocuk aksatınca uyarma, hatırlatma gibi şeyler yok.

Bana da makul gelen bu yöntemi “nasıl uygulayabiliriz” sorusu bugünlerde gündemimde. Ancak namazın anlamından bahsetmeden günde 1 defa kılması için çocuğa birşeyler tavsiye etmeyi istemedim. Böyle bir tavsiye ya da kural gibi bir şey çocuk için de hiç heyecan verici olmazdı.

Hani çocukken anne babanızın söylediği bazı cümleler vardır, öyle yer eder ki hafızanızda hiç unutmazsınız ve bir tohum gibi yerleşir zihninize ve hep o bilgiyle yaşarsınız. O cümlenin söylendiği andaki duygularınız hep taze kalır. İşte, çocuğa namazla ilgili öyle birşeyler söyleyeyim ki, hep aklında kalsın istiyorum. Namazı güzel ve hayatını anlamlı yapan birşey olarak hatırlasın.

İlk önce neden namaz kıldığımız üzerinde mi dursak diye düşündüm. Günlerden bir gün ailece bir aradayken çocuklara sorduk. Çocuklar biz neden namaz kılıyoruz biliyor musunuz? Sabah erkenden kalkıyoruz kılıyoruz, dışarıdaysak kılıyoruz, her gün 5 defa. Neden biliyor musunuz?

4,5 yaşındaki kızım hemen coşkuyla atladı. “Cennete gitmek için!” Sanırım yuvada öğrenmiş bu cevabı 🙂

Evet dedik, namaz kılan insanlar cennete gider inşallah. Başka? Peki oğlum sen ne dersin diye 7 yaşındaki oğluma sorduk. Bilmiyorum dedi.

Aslında biz ara sıra, Allah(cc) bize ne çok nimetler vermiş, dünyayı yaratmış, gözümüzü elimizi ayağımızı herşeyi O vermiş. O’na teşekkür etmek için namaz kılıyoruz derdik. Özellikle o da bizimle namaz kıldığında. Ben bunu söyler belki dedim ama söylemedi.

Sonradan düşündüm aslında teşekkür için kılıyoruz demek de çocuğa pek anlamlı gelmemiş olabilir. Biri bize birşey verince teşekkür etmemiz lazım, teşekkür etmek bir zorunluluk gibi, hissiz yapılan birşey gibi düşünmüş olabilir. Teşekkür günümüzdeki yaygın kullanımı böyle çünkü. Ayıp olur teşekkür etmezsek gibi, suni bir yapıştırma cevap gibi.

O gün bir cevap vermedik. Bunu biraz düşünelim o zaman sonra yine konuşuruz dedik. Zaten biz tam o sırada eşimle cemaatle namaz kılma hazırlığı yapıyorduk. Namaza başlamadan önce sormuş gibi olduk yani.

Neden namaz kılıyoruz sorusuna sayısız cevap verilebilir, ve bir çocuğa bu konuda söylenebilecek çok değişik cümleler de olabilir.

Kendimce, çocuğun sevmeyi ve sevilmeyi en çok hissedeceği bir cevap aradım. Çünkü namazın anlamında gerçekten bu var. Sevme ve sevilme var.

Seviliyor olmanın güveni var, beni seven bir Yaratıcı var ve ben O’nun varlığını, O’na inandığımı ilan ediyorum hissi var namazda.

O’nun beni sevmesine, O’nun sevdiği şeyi yaparak karşılık veriyorum hissi var.

Ben de O’nu sevdiğimi göstermek istiyorum hissi var.

O’nu sevdiğimi gösterince mutlu oluyorum, sükun buluyorum, huzur buluyorum hissi var.

Evet dedim bunları iletmeliyim bir şekilde. Tohum gibi içinde büyüyecek, hiç unutmasın istediğim şeyler bunlar!

İlk adım olarak dualarımıza kattım.

“Allahım senin bizi çok sevdiğini biliyoruz, biz de seni çok seviyoruz” diye duamıza başlardık geceleri yatmadan önce. Artık “Seni sevdiğimizi göstermek için namaz kılıyoruz” kısmını da ekledim. “Sen bizim sevgimizi kabul et, namazlarımızı kabul et” diyoruz.

Şu dünyada sevmek ve sevilmek için her şeyini veren insanoğlunun elinde, namaz gibi bir anahtar var. Bu anahtarın bizim en içli sevilme ihtiyaçlarımıza cevap veren bir kapıyı açtığını görebilenlerden oluruz inşallah. Ve şu manayı yaşayanlardan:

Seni sevdiğimizi göstermek için namaz kılıyoruz. Namaz kıldıkça seni sevdiğimizi ve senin bizi sevdiğini daha çok hissediyoruz.

www.annenotlari.com

Okunma Sayısı : 9.535

muzmin rahatsız için yorum yapın

“Sevdiğimizi Göstermek İçin Namaz Kılıyoruz” için 5 Yorum

  1. muzmin rahatsız dedi ki:

    Bu güzel ve bize yol gösteren yazılarınız için Allah razı olsun.

  2. tarık dedi ki:

    Anne babanın, çocuklarının namazları için dertlenmeleri, onların düzenli namaza nasıl alıştıracakları yönünde kafa yormaları kadar Allah’a güzel gelen birşeyin olacağını sanmıyorum. Perde açılsa da tam o anda anne baba o beyin sancısı sırasında aldıkları sevabı ve dereceyi görseler sanırım hayat boyu buna devam ederlerdi. Zaaten ibadetimizle cennete girmek hayal ancak bu gibi ekstralarla gidebiliriz sanırım.

    Bu konuda birkaç şey söylemek isterim. Bazısı kendi uygulamalarım:

    1-Öncelikle çok sayıda çıkan çocuk eğitim kitapları etkisiyle ve modern çağın ebeveynleri kendilerini çocukların kölesi gigib görmesiyle sanki çocuklarımıza hiç bir şey söyleyemiyecekmişisz veya zorlamayacakmışız gibi geliyor ama modern pedagoji bile artık bundan vazgeçiyor. Evet elbette dini yaşamın çocuklara sevdirebilmesi ve uyugulamalarını sağlamak için en büyük ve en güçlü yol kendimizin yapması ve örnek olmak. Bunu bir kenara koyalım. Ama artık çocuk 6-7 yaşına geldiğinde “söylemeyeyim de bıkmasın” demek yanlış düşünce. Sorun söylemede ısrar etmede değil, yapılış tarzında.

    2-Anne baba bence her vesilede Allahın nimetler verdiğini ve biizm namazla Allah karşılık vermemiz gerektiğini söylemeli bıkmadan usanmadan. Biz bıkmadan usanmadan söyleyeceğiz bunda sorun yok ama çocukları bıktırmamak usandırmamak lazım. Bundaki ölçü de çocuk o konuyu konuşmayı bıraktığında üzülmemeli ve devam etmemeliyiz. Emin olun çocuk o söylediğiniz bir cümleyi kaydetti. Mesela çok olmuştur, oğlumla dini bişey konuşurken veya bir hikaye anlatırken “Aaaa baba pırt yaptım” demiştir. Ben asla ona kızmam, ben de onunla güler şakalaşırım. Dinlemediğini sandığım o bilgiyi ise mutlaka kendisi bana hatırlatır.

    3-Mesela camiye giderken asla hadi gel camiye gidelim dememişimdir. “Kuzum ben camiye gidiyorum, ne güzel Allah beni çok sevecek” derim. Her zaman kendisi gelir böylece. Bazen ezan okunnunca değil, yarım saat sonra gideriz ve cami içinde yakalamacılık oynarız, minbere çıkar iner oynar. Sever yani. Bu önemli. Keşke imkan olsa da tüm camilere, caminin bizzat içine oyun parkı kosa bir köşeye. Cami havasını alsa.

    4-Çocukluğuma dair hiç unutmadığım bir olay da, mahallede cimriliği ile bilinen bir amca vardı. Birgün 20-30 tane eti puf alıp çocukları topladı. Kelmei şehadet getiren herkese verdi, getiremeyenlere de söyleyip takrarladı ve onlara da verdi. 30 sene oldu hala unutmam. Bunu kullanmak lazım. Çocuklara zaten çikolota dondurma alıyorsak bunları biizmle camiye geldiğinde veya namaz kıldığında vermek güzel bir yol olabilir. Ama dikkat; kılarsan alırım demek doğru değil. Kıldığında almak önemli. Camiden gelirken dondurma almak gibi. Arada bir almayıp neden almadığını sorarsa da “Bugün param yok canım, olduğunda alırız” diyerek dondurmayı namaza da bağlamamış oluruz. Ama yalan söylememek adına gerçekten camiye giderken yanımıza para almamak lazım:)

    5-Benim çok faydasını gördüğüm bir yöntemde şimdilede anaokullarında uygulanan yöntemlerin dini hayata alıştırmak için adaptasyonu. Mesela ben bunun için bir mantar pano aldım. Bilgisayardan kaza nazmları için çetele çıkardım. Üstüen ismimi yazdım ve başka kağıda da onun ismini. İsmini yazdığımı gösterdim. Kağıt büyüklüklerini aynı yaptım ki değer verdiğimi anlasın. Sonra dedim ki” ben her namaz kıldığımda burayı sarı fosforlu kalemle boyyuyacağım. Her taraf sarı olunca Allah beni çok sevecek, inşallahcennetine alacak” Seninkini de boyayaylım demeden namaz kılıp göreceği zamanda boyadım. Ondan sonra ben her namaz kıldığımda veya sadece kendisi namaz kılıp boyamak istedi. Panoyu odanın tam ortasına, herkesin göreceği yere astık. Gelen misafiler bile sorduğunda ne olduğunu anlattı. Böylece ben söylemeden benimle namaz kılmaya başladı.

    6-Mesela erkek çocukları kavga dövüş savaş hikayelerini çok sever. Çocuk ben10 izleyeceğine ben hz ali ve hz hamza ile ilgili bir kısmı benim uydurduğum bir kısmı gerçek hikayeler anlatırım. İçinde yeterli derecede savaş sahnesi de olur:) Mesela hz. hamza aslan avlar ormanda. 3-4 tane aslanı avlar ama en büyük aslanı avlayamaz. Bunun için her seferinde ama her seferinde önce abdest alıp namaz kılar ve Allaha dua eder. sonra da en büyük aslnı kolaylıkla avlar. Bunu belki 100 kere anlattrmıştır. Bir süre sonra da “hadi namaz kılsın da yesin” demeye başlamıştı.

    Bunlar ve bunlar gibi çok yöntem olabilir. Sadece biraz kafa yormak lazım. Çocuğu gözlemleyip onun fıtratına göre bir yöntem geliştirmek lazım. Anne babasının piknikte bile, hastalıktan yatarken bile titriyerek kalkıp namaz kıldıklarını gören bir çocuk elbette namaza karşı ilgili olacak ve belli yaştan sonra hassas olacaktır.

    • ömer dedi ki:

      Teşekkürler Tarık bey. Çok güzel tesbitleriniz var.Uygulamaya çalışacağız.Dua ve selam ile.

    • büşra karaca dedi ki:

      Tarık bey, yazdıklarınızın çok büyük bir kısmına katılmakla beraber yine de çocuklara “namazı hatırlatmama” davranışını desteklemek benim görüşüme göre daha doğru. Evet çocuğun namaza alışması bir amaç ama tek ve birincil amaç değil. Birinci amaç sevmesi olmalı diye düşünüyorum. İnsanlar kendilerine bir görev gibi gelen ve yapmaları için hatırlatılan şeyleri ister çocuk ister yetişkin olsun sevmekte zorlanıyorlar. Allah (cc) insan iradesine namaz kılmak ya da kılmamak özgürlüğünü vermiş. Kılmanın ve kılmamanın sonuçlarından bizi haberdar etmiş Kuran-ı Kerim’inde.

      Çocuk dünyadaki bu özgürlüğü hissetmeli ve kendi hür iradesiyle namazı istemenin tadına varmalı diye düşünüyorum. Zaten insan olmamızın kul olmamızın kıymeti burada değil midir? Kötüyü tercih edebilme özgürlüğümüzü hissedip, iyiyi tercih etmek. Evet hepimizde çok büyük korku, çocuğumuz namaza alışmazsa korkusu ama güçlü bir alışkanlık kazanıp pek hissetmeden sevmeden kılmak değil amaç. Siz öyle dediniz demek istemiyorum elbette yanlış anlamayınız, ancak çevremdeki ailelere baktığımda bu söyleme ve hatırlatma davranışının, genel olarak “iradenin iyiyi seçme zevkine” ve bununla tatmin olma duygusuna engel olduğunu düşünüyorum. Çocuğun seçim yapma şansı kalmıyor adeta gibi geliyor bana. Katkılarınız için gönülden teşekkür ederim.

  3. nuseybe dedi ki:

    cok güzel olmus ellerinize saglik benim icin büyük yaraydi bu durum bir türlü oturtamadigim ve nasil ne yapip tesvik edeyim diye hatta evde imam olup berabermi kilsak bile diyordum tesekkur ederim sizlere bazisini paylastigim oluyor daha cok kendimi yetistirmek adina okuyorum.her ne kadar herkesin yasam tarzi imtihani farkli olsada…..vesselam

Dünden Bugüne

Hadis-i Şerif Düşmanlığı

Bizim halkımız Kur’an-ı Kerimi pek bilmez. Bu elbette büyük bir eksikliktir fakat yine de dinimizi Peygamber Efendimizin hayatı ile öğrendiğimiz için halkın inancı sağlamdır. Batılılar yüzyıllar boyunca İslam ülkelerine hoca kılığında ...
Devamını Oku

Güzel Söz

" Allah erkeğin eşi ile muhabbet etmesinden memnun olur, bundan dolayı ikisine de sevap yazar.Ve rızıklarını arttırır. (Hadis-i Şerif) "

Kitap

Yuvamızda Huzur Bulalım Diye

Huzur, modern dünyada, moda dışı bir kelime gibi duruyor artık. Oysa, Huzur; ne tatlı bir kelimedir. Huzur; ruhun, zihnin ve bedenin sükûnet bulma hâlidir. Huzur; gönlün yatışması, nefsin tatmin olmasıdır. Huzur; baş dinçliği, gönül ...
Devamını Oku